İş Kanunu 39. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 39 - İş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yılda bir belirlenir.
(Mülga ikinci fıkra: 2/7/2018-KHK/700/145 md.)
Komisyon kararları kesindir. Kararlar Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer.
Komisyonun toplanma ve çalışma şekli, asgari ücretlerin tespiti sırasında uygulanacak esaslar ile başkan, üye ve raportörlere verilecek huzur hakları Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının birlikte hazırlayacakları yönetmelikte belirtilir.
Asgari Ücret Tespit Komisyonunun sekretarya hizmetleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
Yarım ücret
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
4 karar eşleşti
9. Hukuk Dairesi, 2016/31864 E., 2020/16568 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
e delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretinin aylık ücret içinde ödendiği savunması yapılmış ise de; davalı işveren tarafından asgari ücret ödendiği savunması yapılmış olmakla; 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca asgari ücretin altında ücret ödenmesi mümkün olmadığından davalının çelişkili savunmada bulunmuş olmasına göre;
9. Hukuk Dairesi 2016/31864 E. , 2020/16568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, kanunî gerektirici sebeplerde ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretinin aylık ücret içinde ödendiği savunması yapılmış ise de; davalı işveren tarafından asgari ücret ödendiği savunması yapılmış olmakla; 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca asgari ücretin altında ücret ödenmesi mümkün olmadığından davalının çelişkili savunmada bulunmuş olmasına göre; yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24/11/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.
Diğer kararlar (3)
22. Hukuk Dairesi, 2015/18292 E., 2017/22824 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez.
22. Hukuk Dairesi 2015/18292 E. , 2017/22824 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : TESPİT
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, kısa çalışma ödeneğinin iadesine yönelik kurum işleminin iptali ile davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin kısa çalışma ödeneği şartlarını yerine getirmediğinin anlaşılması üzerine ödenen meblağın geri iadesinin istendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı kuruma kısmen borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre ise, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir.
Dava konusu ihtilafın yasal dayanağı 4447 sayılı Yasa'nın Ek 1. maddesidir. Sözü edilen bu yasa maddesinde,”Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir.
Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren, kısa çalışma talebini, derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların da görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir.
Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez. Kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara ait sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına ilişkin işlemler 5510 sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülür. Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür.
Zorlayıcı sebeplerle kısa çalışma yapılması halinde, kısa çalışma ödeneği ödemeleri 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesinin (III) numaralı bendinde ve aynı Kanun'un 40. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar.
Bu maddede yer alan kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.”
Somut olayda davacı şirket işveren, davalı ise Türkiye İş Kurumudur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4857 sayılı İş Kanunu'ndan değil 4447 sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. 4447 sayılı Yasa'nın Ek 1. maddesinde “Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği” kullandırılması ile ilgili çıkan ihtilafların iş mahkemesinde görüleceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Yine davanın tarafları arasında işçi işveren ilişkisi de bulunmamaktadır. Bu haliyle davanın iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi isabetsizdir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup dava şartı olduğundan bu husus re'sen nazara alınmalı ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2015/5634 E., 2015/7109 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemez.
7. Hukuk Dairesi 2015/5634 E. , 2015/7109 K.
"İçtihat Metni"
İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 14.04.2015 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... vekili Av... ile karşı taraftan davacı ... vekili Av... geldi. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin başvurusu üzerine işyerinde yapılan inceleme sonucunda 05.04.2010-02.10.2010 tarihleri arasında kısa zamanlı çalışma yapılacağı için kısa çalışma ödeneği verildiğini, kısa çalışma döneminde İş Kanunu ve Çalışma Süreleri Yönetmeliğinde düzenlenen haftalık olağan 45 saatlik çalışmanın, kısa çalışma döneminde %50 azaltılarak en fazla haftada 22,5 saat olmasını öngördüğünü, davalı firmaya uygulanan 6 aylık kısa çalışma döneminin 02.10.2010-30.03.2011 tarihlerini kapsayacak şekilde uzatıldığını, ancak işyerinde fiilen kısa çalışmanın yapılmadığı, işverenin kısa çalışma ödeneği verilme şartlarına aykırı davrandığını, işyerinde olağan tam zamanlı çalışma yapıldığını, bu nedenle işyerinde çalışan 58 işçiye kısa çalışma yapıldığı için çalışmadıkları haftalık 22,5 saat karşılığı ödenen, kısa çalışma ödeneğinin ödeme koşulları oluşmadığını, hatta işyerinde fazla mesai yapıldığının tespit edildiğini, yapılan ödemenin geri verilmesinin davalıdan talep edildiğini, davalının Kurum nezdinde yaptığı itirazın reddedildiğini, işverenin kusuru ile tam zamanlı çalışan işçilere 05.04.2010-02.10.2010 tarihleri arasında kısa zamanlı çalışma yapılacağı için verilen kısa çalışma ödeneğinin bugüne kadar geri ödenmediği için 197.799,09 TL olarak davalıdan tahsilini talep etmiştir
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, altışar aylık 2 dönemde yapılan kısa çalışma kapsamında kalan işçilere tam süre ile çalışma yaptırılmadığını, firmalarına ait Kastamonu Taşköprü sigara kağıdı fabrikasının satışının sigara satışlarının düşüşüne paralel üretiminin düştüğünü, olağan dönemlerde 120-130 işçinin çalıştığı fabrikada son yıllarda çalışan sayısının 50 işçiye düştüğünü, ekonomik kriz nedeni ile kısa çalışma uygulamasında önceden öngörülemeyen talep dalgalanması nedeni ile çalışma düzeninin tek düze kurulamayacağını, aksi halde önceden bildirdiği kısa çalışma düzeni nedeni ile gelen siparişleri yerine getirememek veya reddetmek durumunda kalacağını, ancak kısa çalışma düzenlemesinin amacının ve ruhunun bu olmadığını, davalı şirketinde bu gerekçelerle kısa çalışma uygulandığı 12 aylık dönemde bazı aylarda artan siparişler nedeni ile üretimini arttırdığını, bu günlerde işçilerin çalışma günlerinde bir miktar artış olduğunu, fakat siparişlerin yetersiz olduğu dönemlerde azalan üretim neden ile çalışılan günlerin azaldığını, ekonomik sıkıntılardan kurtulma ve geçiş döneminde olabilecek çalışmada birkaç gün fazla birkaç gün eksiklik olmasının, davacı Kurumdan haksız ödenen alma olarak değerlendirilemeyeceğini, ayrıca Kısa Çalışma Yönetmeliği'nin 3. maddesinde haftalık çalışma kısıtlaması olmadığını, aylık 20 günlük sınırlama bulunduğunu, davalı şirkette de aylık çalışmanın bu süreyi aşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istek hüküm altına alınmıştır.
Uyuşmazlık, davaya bakmaya iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava konusu ihtilafın yasal dayanağı 4447 sayılı Yasa'nın Ek 1.maddesidir. Sözü edilen bu yasa maddesinde,”Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir.
Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren, kısa çalışma talebini, derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların da görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir.
Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemez. Kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara ait sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına ilişkin işlemler 5510 sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülür. Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür.
Zorlayıcı sebeplerle kısa çalışma yapılması halinde, kısa çalışma ödeneği ödemeleri 4857 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar.
Bu maddede yer alan kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.”
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesidir.
Görüldüğü üzere 4447 sayılı Yasa'nın Ek 1.maddesinde “Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği” kullandırılması ile ilgili çıkan ihtilafların iş mahkemesinde görüleceğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi, somut olayda işçi ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'ndan kaynaklanan bir uyuşmazlık da sözkonusu değildir. O halde davanın genel mahkemelerde görülüp çözüme kavuşturulması gerekir. Hal böyle olunca mehkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına
, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.04.2015 günü oybirliği ile karar verildi.
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi, 2012/4892 E., 2012/27269 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Mahkemesi
tam metni aç
Ancak bu ödeme, işçinin son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ı kadar olup bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemeyeceğinden işçi açısından kısa çalışma sürecinde bir ücret kaybı da me
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/4892 E. , 2012/27269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 04/02/2003-08/11/2010 tarihleri arasında boyahane bölümünde kontrolcü olarak çalıştığını, müvekkilinin 08/11/2010 tarihinde işyerine gittiğinde güvenlik tarafından içeriye alınmadığını, bu şekilde ... sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, sosyal yardım olarak işveren tarafından yemek ve servis hizmeti verildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette çalıştığını, son dönemde yaşanan ekonomik kriz sebebi ile müvekkili şirkette üretim miktarlarının ciddi şekilde düştüğünü, bunun sonucu olarak ... ... Kurumu’nca onaylanan kısa çalışma düzenlemelerine tabi şekilde çalışma sürecine geçildiğini, üretimin olmadığı dönemlerde ve kapatılan bölümlerde çalışan işçilerin işyerinde bulundurulmaları ve ... verilmeden tutulmalarının düşünülemeyeceğini, bu çerçevede davacının 08/11/2010 günü çalışılmayan bir bölüm için işyerine alınmasının ve boş boş oturtulmasının düşünülemeyeceğini, davacıya 08/11/2010 tarihinde işyerinde bu bölümde yapılacak ... olmadığı için işyerinde boşuna beklememesi ve kendisini çalışacağı grubun çarşamba ve perşembe günleri gelerek üretime devam edeceği yönünde beyanda bulunulduğunu, davacının bu beyanı ... akdinin fesih beyan olarak değerlendirdiğini, ayrıca bekçinin ... akdinin fesih yetkisinin bulunmadığını, kısa çalışma ödeneği talebi ve bu talebin kabulüne rağmen davacının ücretinde yapılmış bir kesinti bulunmadığını, davacının ... sözleşmesinin 22/10/2010 tarihinde ve devamsızlığa bağlı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin ... sözleşmesini haklı bir neden yokken feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık davacının ... sözleşmesinin kim tarafından ne şekilde sona erdirildiği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle kısa çalışma uygulamasının açıklanması zorunludur. Kısa çalışma; genel ekonomik kriz, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı nedenlere bağlı olarak işyerindeki haftalık çalışma süresinin geçici ve önemli ölçüde azaltılması veya işyerindeki çalışmanın yine geçici olarak tamamen ve kısmen durdurulması şeklinde tanımlanabilir. Kısa çalışma düzenlemesi ilk olarak 4857 sayılı ... Kanunu’nun 65. maddesinde yer almış, daha sonra söz konusu madde yürürlükten kaldırılarak kısa çalışma düzenlemesi 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamına dahil edilmiştir. Nihayet kısa çalışmanın düzenlendiği 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 2’inci maddesinde 13/02/2011 tarihinde 6111 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle sektörel ve bölgesel krizler de kısa çalışma uygulamasına başvurulabilecek nedenler arasına katılmıştır.
Kısa çalışmaya ilişkin düzenleme uyarınca işverence işçilere kısa çalışma yaptırılabilmesi için; genel ekonomik kriz, sektörel veya bölgesel kriz ya da zorlayıcı nedenlerin bulunması dışında işverenin ... ... Kurumu’ndan talepte bulunması, Kurum tarafından da talebin uygun görülmesi ile kısa çalışmanın işyerinde ilan edilmesi ve toplu ... sözleşmesi tarafı işçi sendikasına bildirilmesi gereklidir.
Kanun'un aradığı şartları taşıyan kısa çalışma uygulaması bakımından işçinin rızasının bulunması şart değildir. Bununla birlikte kısa çalışma faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması şeklinde ise kısa çalışma kapsamındaki ... sözleşmeleri kısa çalışma süresince en çok üç ay için askıdadır.
Kısa çalışma süresince ve en çok üç ay için ... sözleşmesinin feshi dışındaki işsizlik sigortasından yararlanma şartlarını taşıyan işçilere İşsizlik Sigortası Fonu’ndan kısa çalışma ödeneği ödenir. Ancak bu ödeme, işçinin son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ı kadar olup bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemeyeceğinden işçi açısından kısa çalışma sürecinde bir ücret kaybı da mevcuttur.
Diğer taraftan kısa çalışma uygulaması ile işverene, kanunda yer alan belirli koşulların gerçekleşmesi halinde işçilerin rızaları bulunmaksızın çalışma koşullarında geçici olarak değişiklik yapma, kanun ve sözleşme hükümleriyle belirlenen çalışma koşullarını yine geçici bir süre uygulamama imkanı verilmektedir. Buna karşın, uygulamada da görüldüğü üzere çoğu zaman ne kadar süreceği de belli olmayan kısa çalışma uygulaması bakımından ücret kaybı da olmasına rağmen işçiye haklı nedenle fesih hakkının verilmemesi ise menfaatler dengesine ve hakkaniyete uygun düşmez. Bu nedenle 4857 sayılı ... Kanun'u açısından kısa çalışma ödeneğinden yararlanıp yararlanmadığından bağımsız bir ./..
değerlendirme ile işçinin, kısa çalışma uygulamasının kaynağı zorlayıcı nedenler ise 4857 sayılı ... Kanunu’nun 24’üncü maddesinin III numaralı bendi uyarınca, diğer kısa çalışma nedenleri yönünden ise yine aynı maddenin II numaralı bendinin “f” alt bendi uyarınca ... sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğinin kabulü yerinde olacaktır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Davalının ekonomik kriz gerekçesiyle 07/10/2010 tarihinde ... ... Kurumu’ndan kısa çalışma talebinde bulunduğu, Kurum tarafından yapılan incelemeler neticesinde işyerinde 15/10/2010-14/04/2011 tarihleri arasında kısa çalışma uygulaması yapılmasının uygun görüldüğü, kısa çalışmaya ilişkin gerekli ilanların işyerinde yapıldığı, ilk hafta kısa çalışma uygulamasının da sorunsuz yerine getirildiği görülmektedir.
Davacının ikinci hafta kısa çalışma programında yer aldığı günler dışında davalıya ait işyerine gidip çalışmak istediği, ancak davalı tarafından verilen talimat uyarınca programda belirtilen gün gelmesi gerektiği gerekçesiyle işyerine alınmadığı, bu tarihten sonra da davacının işe gitmediği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, ... sözleşmesi işçi tarafından feshedilmiş olup fesih sebebi ise temel olarak işyerinde uygulanan kısa çalışmadır. Bu itibarla mahkeme tarafından yapılan feshin işçiden geldiği yönündeki tespit ve buna bağlı olarak ihbar tazminatının reddi kararı yerinde olmakla beraber yukarıda belirtilen esaslar uyarınca davacı işçinin ... sözleşmesini 4857 sayılı ... Kanunu’nun 24/II-f bendi kapsamında haklı nedenle feshettiğinin kabulü ile davacının kıdem tazminatı talebinin hüküm altına alınması gerekirken talebin reddine karar verilmesi ise hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İş Hukuku
4857 sayılı İş Kanunu’na göre, işçilerin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi amacıyla belirlenen asgari ücrete ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Asgari ücret, Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde kurulan ve Kurum teknik elemanları ile sosyal tarafların temsilcilerinden oluşan Asgarî İşçilik Tespit Komisyonu tarafından yıllık olarak belirlenir.
B) Komisyonun asgari ücrete ilişkin kararları Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer ve bu kararlar idari bir işlem niteliğinde olduğundan, menfaati ihlal edilenler tarafından Danıştay'da iptal davasına konu edilebilir.
C) İşveren ile işçi arasında akdedilen iş sözleşmesinde daha düşük bir ücret kararlaştırılmış olsa dahi, işverenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
D) İşçinin ücretinden disiplin cezası olarak yapılacak kesintiler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen asgari ücretin günlük tutarını aşamaz ve kesilen tutar doğrudan işçinin kıdem tazminatı fonuna aktarılır.
E) Asgari ücret, sadece 4857 sayılı İş Kanunu'nun kapsamına giren işçiler için emredici nitelikte olup, bu kanun kapsamı dışındaki çalışanlar için genel bir tavsiye niteliği taşır.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.