4857 sayılı İş Kanunu Madde 52

İş Kanunu 52. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 52 - Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işveren, her hesap pusulasının genel toplamını gösteren bir belgeyi işçilerin kendi aralarından seçecekleri bir temsilciye vermekle yükümlüdür. Bu belgelerin şekli ve uygulama usulleri iş sözleşmelerinde veya toplu iş sözleşmelerinde gösterilir. Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
10. Hukuk Dairesi, 2023/9163 E., 2024/9644 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri.
10. Hukuk Dairesi         2023/9163 E.  ,  2024/9644 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/171 E., 2023/160 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, ... sigortalı ...'ın davalı Çamlı Enerji A.Ş. emrinde çalışmaktayken 19.10.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda yaşamını yitirdiğini, meydana gelen kazada müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın işveren davalıların iş güvenliği kurallarına aykırı tutum ve davranışları ve çalıştırdığı kişilerin kusuru sonucunda oluştuğunu ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ... ile müvekkili şirket arasında herhangi bir işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin ihale makamı olduğunu, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil şirket ile Çamlı Enerji A.Ş. arasında imzalanan 12.02.2015 tarihli arıza, onarım ve bakım işleri ile ilgili sözleşme gereği iş güvenliği ile ilgili önlemlerin alınmasından sorumlu Çamlı Enerji A.Ş. tarafından gerekli iş güvenliği önlemleri alındığını, iş güvenliği malzemelerinin müteveffaya teslim edildiğini, olayın müteveffanın kendi kusurundan kaynaklandığını ifade ederek haksız davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı Çamlı Enerji Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin meydana gelen kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin İş Kanunu'nun kendisine yüklemiş olduğu işçilerin sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması için gerekli olan her türlü tedbirleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müteveffanın şoför olarak çalıştığını, yaptığı işte eğitimli ve deneyimli olduğunu, iş güvenliği ile ilgili çeşitli eğitimlerden geçtiğini, iş güvenliği malzemelerinin teslim edildiğini, söz konusu kazanın müteveffanın kendisine ait olmayan ve sorumluluğunda olmayan ağaç kesimi işine yardım etmekte iken kendi kusuru ile gerçekleştiğini, bu nedenle meydana gelen kazada müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur olmadığını, müteveffanın ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, müteveffanın görev tanımının dışında olan ağaç kesimi işi için ısrarcı olduğunu, ağaç kesimi yapılırken ekip elemanı gerekli uyarıyı yaptığı fakat müteveffanın yanlış istikamete kaçması sonucu istenmeyen kazanın gerçekleştiğini ifade ederek haksız davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... Genel Sigorta A.Ş. vekili tarafından 12.10.2016 havale tarihli dilekçe ile cevap süresinin uzatılmasına dair dilekçesi ve ekinde vekaletname verdiği, 12.10.2016 tarihinde süre uzatım talebinin kabulüne dair ara karar yazıldığı, ancak davalı vekili davaya cevap vermeyerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli ve 2015/805 Esas, 2018/821 Karar sayılı kararı ile ... sigortalının 19.10.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda vefat ettiği, hükme esas alınan kusur raporunda kazanın meydana gelişinde, ... ...'ın % 40 oranında, Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. 'nin % 48 oranında, Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin % 10 oranında, ... Şenen'in % 2 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, tarafların kusur oranı, Kurum tarafından yapılan ödemeler ve dosya kapsamı nazara alınarak davacı eş ve çocukların maddi zararının olduğunun tespit edildiği ve lehlerine manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/969 Esas, 2020/355 Karar sayılı kararıyla; davacılar vekili ile davalı ...Ş. ve Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davacılar ve davalılar Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.03.2021 tarih ve 2020/7034 Esas, 2021/3758 Karar sayılı kararı ile "... Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; ... sigortalının, davalı Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.'de şoför olarak çalıştığı, şirket çalışanı olan bakım ekiplerinin elektrik hattında bakım yaptıkları sırada, motorlu testere ile elektrik tellerine temas eden kavak ağacının kesilmesi esnasında kesilen ağacın üzerine düşmesi sonucu vefat ettiği, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde ... ...'ın % 40 oranında, Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.'nin % 48 oranında, Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin % 10 oranında, ... Şenen'in % 2 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, SGK Başkanlığınca düzenlenen müfettiş raporunda ise ... ...'ın % 50 oranında, Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.'nin % 40 oranında, ... Şenen'in % 5 oranında, işletme şefi olarak görev yapan ... Parlak’ın ise % 5 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, kusur oranlarında oluşan bu çelişkinin mahkemece giderilmediği gibi bahse konu raporlarda kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, rücu dava dosyasındaki kusur raporu da dosya kapsamına getirtilip, tarafların kusurunun aidiyeti ve oranının hiç kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya konulması açısından olay tarihindeki iş güvenliği mevzuatı gözetilerek dosya kapsamında yer alan ve kusurun ağırlığının aidiyetini birbirinden farklı şekilde yorumlayan, Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi raporu ile bilirkişi heyet raporu arasındaki çelişkiyi gidermek için, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine dosyayı tevdi etmek, özellikle kazalının davalı şirkette şoför olarak çalıştığı hususunun gözönünde tutulması suretiyle tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek, maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında bir karar vermekten ibarettir." gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, 2. İş Mahkemesine müzekkere yazılarak 2018/121 Esas sayılı dosyası dosya arasına alınmış, dosya tüm kapsamı ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi raporu ile bilirkişi heyet raporu arasındaki çelişkiyi gidermek için, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş, 17.01.2022 tarihli raporda; dosya içeriğindeki mevcut belge bilgilere göre Mapfre Genel Yaşam Sigorta A.Ş.'nin mezkur iş kazasının meydana gelmesinde bir etkisinin olmadığı, mevcut belge ve bilgilere göre başkaca kişi veya kişilerin kazanın meydana gelmesinde etkili olmadıkları, dosya içeriğindeki mevcut belge ve bilgilere göre Ankara 36. İş Mahkemesine sunulan 10.08.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ve 20.10.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda iş sağlığı ve güvenliği anlamında tespit edilen eksikliklere iştirak edildiği, sonuç ve kanaatinin ifade edildiği, aldırılan bilirkişi raporunun hadiseye uygun olması, dosya kapsamında bulunan kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette olması ve iş güvenliği mevzuatı kapsamında yapılan değerlendirmelerin olaylarla örtüşmesi nedeniyle bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapor içeriğine ve kusur oranlarına itibar edildiği, davacıların maddi zarar miktarının hesabı için hesap bilirkişisinden 18.04.2022 tarihli kök rapor, 26.09.2022 tarihli ek rapor ve 19.02.2023 tarihli 2.ek rapor alındığı, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olması, ayrıntılı ve gerekçeli olması, denetime elverişli olarak hazırlanması, usul ve kanuna uygun bulunması gerekçeleriyle itibar edildiği, her ne kadar davalı taraf usuli müktesep hak kurallarına aykırı davranıldığı iddiasında ise de; Yargıtay bozma ilamının içeriği, ve davacı tarafın kanun yollarına başvuru dilekçeleri dikkate alındığında yapılan hesaplamalarda davalılar lehine oluşmuş herhangi bir usuli müktesep hak durumunun olmadığının anlaşıldığı, maddi tazminat taleplerine hükmederken davalı ... şirketince Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan ödemeler gözetilmek suretiyle tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek üzere karar vermek gerektiği, Yargıtay bozma ilamı, tüm dosya kapsamı, kusur ve hesap raporları dikkate alındığında, davacının maruz kaldığı olayın, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş sırasında meydana geldiği, olayın iş kazası oluşu, tarafların kusur durumları, hesap bilirkişisi raporu, SGK evrakı ve dosya kapsamına uygun olarak; tarafların kusur durumlarına göre tespit edilen, davacı ... için 137.335,37 TL maddi tazminatın ve birleşen dosya yönüyle 544.256,46 TL maddi tazminatın, davacı ... için 14.289,08 TL maddi tazminatın, davacı ... için 8.903,23 TL maddi tazminatın, davacı ... için 12.352,42 TL maddi tazminatın, davacı ... için 1.775,86 TL maddi tazminatın, davalı Çamlı Enerji A.Ş ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, Mapfre Sigorta AŞ yönünden 20.09.2016 davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, manevi tazminat bozma ilamı kapsamı dışında kaldığından, kaza tarihi, davacı işçinin kazadaki kusur oranı ve yaşı, tarafların mali-sosyal durumları gözetilerek, mevzuat ve Yüksek Mahkeme kararları ışığında, önceki kararda belirtildiği şekilde ve Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan ödemeler (yargılama giderleri ve vekalet ücretleri dahil olmak üzere) gözetilmek suretiyle tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde asıl dava ve birleşen Sivas 2. İş Mahkemesinin 2016/278 Esas sayılı dava ile talep edilen maddi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan tahsilat gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 137.335,37 TL maddi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, Mapfre Sigorta AŞ yönünden 20.09.2016 davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan tahsilat gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 14.289,08 TL maddi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, Mapfre Sigorta AŞ yönünden 20.09.2016 davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan tahsilat gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 8.903,23 TL maddi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş.. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, Mapfre Sigorta A.Ş. yönünden 20.09.2016 davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan tahsilat gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 12.352,42 TL maddi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, Mapfre Sigorta AŞ yönünden 20.09.2016 davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, 1.775,86 TL maddi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, Mapfre Sigorta AŞ yönünden 20.09.2016 davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ... 'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Sivas 2. İş Mahkemesinin 2022/204 Esas sayılı dava ile talep edilen maddi tazminat davasının kabulü ile 544.256,46 TL maddi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Sivas 2. İş Mahkemesinin 2018/39 Esas sayılı dosyasında talep edilen manevi tazminat yönüyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan tahsilat gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan tahsilat gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan tahsilat gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan tahsilat gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Sivas İcra Dairesinin 2019/30737 Esas sayılı dosyasına yapılan tahsilat gözetilerek, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı Çamlı Enerji A.Ş. ve Çamlıbel A.Ş. yönünden 19.10.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ... 'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davalar yönünden maddi tazminatın tamamının kabul edilmediğini, kısmen kabulüne karar verildiğini, verilen kararın bu nedenlerle usul ve kanuna aykırı olduğunu, müteveffaya atfedilen kusur oranının hak ve nesafet kurallarıyla bağdaşmadığını, uğranılan zarar karşısında hükmedilen manevi tazminatın miktarının az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporunu ve atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu, maddi tazminat hesabında hataya düşüldüğünü, davacının ücretinin yanlış değerlendirilerek yüksek miktar üzerinden hatalı bir şekilde hesaplandığını, hesap bilirkişi raporunda davacı eş ...'ın evlenme ihtimalinin hatalı değerlendirildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı Çamlı Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporunu ve atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu, maddi tazminat hesabında hataya düşüldüğünü, davacının ücretinin yanlış değerlendirilerek yüksek miktar üzerinden hatalı bir şekilde hesaplandığını, hesap bilirkişi raporunda davacı eş ...'ın evlenme ihtimalinin hatalı değerlendirildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 4.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda müvekkili sigorta şirket bakımından muğlak bir şekilde hüküm kurulduğunu, belirsiz alacak davasında maddi tazminat tutarları için ek dava açılamayacağını, poliçe kapsamında ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, bilirkişi raporunda beklenen ömürlerin TRH mortalite tablosuna göre belirlendiğini ancak genel şartlarda tanımlanan belirli süreli hayat formülünün (ax:n) ve 1.8 teknik faizinin kullanmadığını, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacı yanın taleplerinin sigorta teminatı içinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kararın hüküm kısmında asıl alacak bakımından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun ayrı ve açık bir şekilde ifade edilmediği gibi vekalet ücreti bakımından da müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun ayrı olarak belirtilmesi gerektiği halde tüm davalılar bakımından müşterek müteselsilen hüküm kurulmuş olmasının kabul edilemez olduğunu, ayrıca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti sorumluluğunun poliçe limitinin hükmedilen tutarlara oranlanması neticesinde bulunması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri. 3. Değerlendirme 1.Manevi tazminatlara ve davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMK.'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.735,737 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Davacı eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacılar vekilinin, davalı Çamlı Enerji Dağıtım.. A.Ş. ve davalı ..... A.Ş. vekillerinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Uyuşmazlığın Mapfre Sigorta Şirketinin yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden ne şekilde sorumlu olacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere sigorta şirketlerin sorumluluğu sigorta poliçesi ve sigortanın tabi olduğu genel şartlara göre belirlenir. Mali Mesuliyet Sigortası Genel şartlarının 2/4 üncü maddesinde, sigortacının karşı taraf lehine hükmedilen dava masrafları ile mahkemece hükmedilen karşı taraf avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlü olduğu, şu kadar ki hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde, sigortacının bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödeyeceği düzenlenmiştir. 3.Bu açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece davalı ... Şirketinin teminat altına aldığı miktarın hükmedilen tazminata oranı dahilinde yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulması gerekirken diğer davalılar ile birlikte bu miktarlardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi hatalı olmuştur. 4.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminatlara ve davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davalı Çamlı Enerji Dağıtım.. A.Ş. ve davalı ..... A.Ş. vekillerinin davacı eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, 3.Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 4. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4, 5, 6 ve 7 nci bendinde yer alan; "4-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 60.721,60 TL harçtan, asıl davada peşin alınan 34,16 TL, birleşen 2016/278 Esas sayılı dosyada alınan 34,16 TL, birleşen 2018/39 Esas sayılı dosyada alınan 1.536,98 TL harcın, birleşen 2022/204 sayılı dosyada alınan 1.678,41 TL harcın ve ıslahta alınan 564,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.873,89 TL harçtan bozma öncesi 28.02.2019 tarih ve 2019/101 nolu harç tahsil müzekkeresi ile yazılan 21.252,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 35.621,06 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık vekalet ücreti tarifesi uyarınca; Asıl dava ve Birleşen Sivas 2. İş Mahkemesinin 2016/278 Esas sayılı dava ile talep edilen maddi tazminat yönü ile kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan (Sivas İcra Müdürlüğünün 2019/30737 Esas sayılı dosyasında yapılan tahsilatlar gözetilmek suretiyle tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde); 21.600,31 TL vekalet ücretinin, davalılardan (Çamlı Enerji A.Ş., Çamlıbel A.Ş. ve Mapfre Sigorta A.Ş.) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı hak sahibi ...'a ödenmesine, 6-Davacılar tarafından harcaması yapılan muhtelif davetiye ve müzekkere gideri, bilirkişi ücreti 4.456,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddine göre 3.373,30 TL'sinin davalılar Çamlı Enerji A.Ş., Çamlıbel A.Ş. ve Mapfre Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, sair kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Yine davacılar tarafından harcaması yapılan 3.484,01 TL ilk masraf ve ıslahta alınan 564,00 TL harç olmak üzere toplam 4.048,00 TL'nin davalılar Çamlı Enerji A.Ş., Çamlıbel A.Ş. ve Mapfre Sigorta A.Ş.'den tahsil edilerek davacılara ödenmesine," ibarelerinin hükümden çıkarılmasına, yerine, "4-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 60.721,60 TL harçtan, asıl davada peşin alınan 34,16 TL, birleşen 2016/278 Esas sayılı dosyada alınan 34,16 TL, birleşen 2018/39 Esas sayılı dosyada alınan 1.536,98 TL harcın, birleşen 2022/204 sayılı dosyada alınan 1.678,41 TL harcın ve ıslahta alınan 564,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.873,89 TL harçtan bozma öncesi 28.02.2019 tarih ve 2019/101 nolu harç tahsil müzekkeresi ile yazılan 21.252,83 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 35.621,06 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına ( davalı ... şirketinin harçtan poliçedeki limitiyle sınırlı tutulmasına), 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık vekalet ücreti tarifesi uyarınca; Asıl dava ve Birleşen Sivas 2. İş Mahkemesinin 2016/278 Esas sayılı dava ile talep edilen maddi tazminat yönü ile kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan (Sivas İcra Müdürlüğünün 2019/30737 Esas sayılı dosyasında yapılan tahsilatlar gözetilmek suretiyle tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde); 21.600,31 TL vekalet ücretinin, davalılardan (Çamlı Enerji A.Ş, Çamlıbel A.Ş. ve Mapfre Sigorta A.Ş.) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı hak sahibi ...'a ödenmesine (davalı ... şirketinin vekalet ücretinden poliçedeki limitiyle sınırlı tutulmasına), 6-Davacılar tarafından harcaması yapılan muhtelif davetiye ve müzekkere gideri, bilirkişi ücreti 4.456,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddine göre 3.373,30 TL'sinin davalılar Çamlı Enerji A.Ş., Çamlıbel A.Ş. ve Mapfre Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, sair kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına (davalı ... şirketinin yargılama giderinden poliçedeki limitiyle sınırlı tutulmasına), 7-Yine davacılar tarafından harcaması yapılan 3.484,01 TL ilk masraf ve ıslahta alınan 564,00 TL harç olmak üzere toplam 4.048,00 TL'nin davalılar Çamlı Enerji A.Ş., Çamlıbel A.Ş. ve Mapfre Sigorta A.Ş.'den tahsil edilerek davacılara ödenmesine ( davalı ... şirketinin harçtan poliçedeki limitiyle sınırlı tutulmasına)..." rakam ve sözcüklerinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde ... iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının davacı ve davalılardan ... ile ...'nden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'nun muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 08.10.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Anayasa ile güvence altına alınan hukuki korunma ... (36 ncı madde) yalnızca şekli bir yargılama yapılmasını değil, bunun yanında adil ve doğru bir yargılamayı da gerektirmektedir. Adil yargılamanın teminatlarından biri de kanun yollarıdır. (... Akkaya –Modern Usul Hukukunda İstinaf) Mahkeme kararlarının hukuka uygunluğunun bir üst Mahkeme tarafından denetlenmesi Anayasal bir gerekliliktir. Anayasa Mahkemesine göre de mahkeme ... sadece ilk derece mahkemesine başvurmayı değil temyiz yoluna başvurmayı da kapsar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341 inci maddesinde ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilen kararlar, HMK’nın 361 inci maddesinde; bölge adliye mahkemelerinin temyiz edilebilen kararları, 362 nci maddesinde ise bölge adliye mahkemelerinin temyiz edilemeyen kararları düzenlenmiştir. HMK’nın 373/4 maddesi gereğince, Yargıtayın bozma kararı üzerine, ilk derece mahkemesince bozmaya uygun karar verildiği takdirde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu gibi hallerde, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yolu mevcut olmayıp, sadece temyiz yoluna başvuru mümkündür. İlk derece mahkemesince yanlış ve hatalı kararlar verilebilmektedir. Bu hataların giderilebilmesi ancak kanun yoluna başvuru ile mümkün ... gelir. Kararın aleyhine olduğunu düşünen taraf kararın denetlenmesini ve düzeltilmesini kanun yoluna başvurarak isteyebilir. Kanun yolları hakimin yapabileceği hatalar karşısında taraflara tanınmış yasal bir güvencedir. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile iki aşamalı kanun yolu sistemi söz konusu olmakla birlikte, HMK’nın 373/4 maddesi kapsamına giren ilk derece mahkeme kararlarında sadece temyiz yoluna başvuru mümkün olup, kanun yoluna incelenmesinde yüksek parasal sınırın uygulanması halinde çok sayıda dosyada İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin kanun yolu incelemesi mümkün olmayacaktır. Bu ise hak arama özgürlüğünün ağır ihlali anlamına gelir. Hukuk davalarında asıl olanın her karar için denetim yoluna açık olmasıdır. Ancak HMK’da öngörülen parasal sınırların uygulanması gerektiği de açıktır. HMK’da, bölge adliye mahkemesi kararları için öngörülen parasal sınırın, ilk derece mahkemesi kararları için uygulanması, yasanın lafzına ve ruhuna aykırıdır. Mahkemeye erişim ..., kanun yoluna başvuru hakkını da içerir. Böylesi bir uygulama adil yargılanma hakkına, mahkemeye erişim hakkına ve hak arama özgürlüğüne aykırılık teşkil eder. Yargıtayın temyiz incelemesi yapıp ilk derece mahkemesi kararını bozmasından sonra bozma üzerine verilen kararda temyiz incelemesi yapılması, Mahkemeye erişim hakkının bir gereğidir. HMK’da, ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi halinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından, HMK’nın 341/2 maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerekir. Kanun yolu başvuru sınırlarının başvurulacak kanun yoluna göre değil, kararı veren Mahkemeye göre belirlenmesi gerekir. Hukuk Genel Kurulunun 24.06.2021 tarihli, 2021/4-307 Esas, 2021/833 Karar sayılı, 05.07.2023 tarihli, 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararlarında da bu husus vurgulanmıştır. Kanunda açık bir hüküm bulunmayan yoruma açık tartışmalı konularda hakkın engellenmesi değil, hakkın yoluna açan bir uygulamanın geliştirilmesi gerekir. Aksi halde bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle iki aşamalı kanun yolu sistemi uygulanan ülkemizde, istinaf inceleme sınırının çok üzerinde, ancak temyiz sınırının altında kalan çok sayıda ilk derece mahkemesi kararı esasa ilişkin hiçbir denetim yapılmadan kesinleşecek hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim ... engellenmiş olacaktır. Açıkladığım nedenlerden dolayı; ilk derece mahkemesi kararlarına ilişkin temyiz yolu başvurusunda, HMK’nın 341/2 maddesindeki düzenlemenin ve parasal sınırın uygulanması gerektiği, HMK.'nın 341/2 maddesine göre davacılar ..., ..., ... ve ... lehine hükmedilen maddi tazminat tutarları temyiz sınırının altında kalmakla birlikte, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının temyiz sınırının üzerinde olduğu, manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği, bölge adliye mahkemesi kararlarına ilişkin HMK’nın 362 nci maddesindeki parasal sınırların uygulanması halinde, ilk derece mahkemelerinin çok sayıda kararının hukukiliğinin denetlenme imkanı ortadan kalkacağından, çoğunluğun manevi tazminatlara ilişkin temyiz talebinin miktardan reddine ilişkin kararına katılmıyorum.

Diğer kararlar (3)

10. Hukuk Dairesi, 2022/3457 E., 2023/2096 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk (İş) Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunu'nun 13, 16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri.
10. Hukuk Dairesi         2022/3457 E.  ,  2023/2096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/83 E., 2021/206 K. DAVACILAR : 1-... 2- ... 3- ... 4- ... vekilleri Avukat ... İHBAR OLUNAN : ... Sigorta A.Ş. DAVA TARİHİ : 30.06.2014 KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Kapatılan 21. Hukuk Dairesince ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi kazazede sigortalının 10.06.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini beyanla, eş ve çocuklar için 1.000,00 er TL maddi, eş ... için 30.000,00 TL, her bir çocuk için 25.000,00 er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde tüm davacıların T.C kimlik numarasının belirtilmesinin zorunlu olduğu halde belirtilmediğini, istenilen tazminat miktarlarının çelişkili olup talep sonucunun açık olmadığını, davacıların murisinin ölümü iş kazası olmadığını, bünyesel faktörlerden kaynaklanan kal p krizi iş kazası sayılmadığını, murisin vefatı SGK tarafından iş kazası sayılmadığı gibi davacıların kuruma bu yönde bir başvurusunun da olmadığını, olayın SGK tarafından iş kazası sayılması bu dava bakımından ön sorun niteliğinde olduğunu, SGK bakımından iş kazası sayılmayan bir olayın işveren bakımından iş kazası sayılmasının mümkün olmayacağını, iş kazasından işverenin sorumlu tutulabilmesi kusurunun ispatına bağlı olduğunu, dava konusu olayda işverenin kusuru söz konusu olmadığı gibi dava dilekçesinde işverenin kusurlu olduğuna ilişkin bir iddia dahi bulunmadığını, ölüm olayı ile işverenin herhangi bir kusurlu hareketi arasında illiyet bağı olmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, usul ve esas yönünden hukuka aykırı olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istediğini bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2018 tarihli ve 2014/519 Esas, 2018/485 Karar sayılı kararıyla; her ne kadar Sosyal Güvenlik Hukuk kaspasında meydana gelen kaza iş kazası kabul edilmiş ve müteveffanın mirasçılarına maaş bağlanmış ise de davacının talep ettiği maddi manevi tazminattan sorumluluk kusura dayalı olduğundan ve işverene veya 3. bir kişiye atfedilecek bir kusur da tespit edilemediğinden işveren yönünden davanın sübuta ermediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2019/453 E.- 2019/721 K. sayılı kararıyla; Mahkemece ilk iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için, talimat yolu ile İş Güvenliği Uzmanı, İnşaat ve Makine Mühendisi ile Kalp Damar Cerrahisi uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 20.04.2018 tarihli kusur bilirkişi heyet raporunda ise almakla yükümlü olduğu iş güvenliği önlemlerini yeterince almış olduğunun görülmüş olması sebebiyle davacılar murisinin ölüm nedeni olan kalp krizinin ön görülemez ve fark edilemez olduğu, periyodik muayenelerinde bu hususun belirlenemediği işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri ile olayın önlenmesi arasında illiyet bağı bulunmadığı, ortamının çalışma şartlarının kalp krizi geçirilmesine neden olabilecek herhangi bir rolü bulunmadığından davalı işverene yüklenebilecek kusurun bulunmadığı, ölümüne neden olan kalp krizinin önceden fark edilemeyeceğinin tıbben sabit olduğu, ölümünde kendisinin de herhangi bir ihmalinin bulunmadığı anlaşıldığından davacılar murisine yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığının rapor edildiği, talimat ve keşif yolu ile alınan 29.11.2017 ve 20.04.2018 tarihli kusur bilirkişi heyet raporlarında davacılar murisi ile davalı işverenin iş kazasının oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığı tespit edildiğinden davanın reddine dair mahkeme kararında yasal isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Kapatılan 21. Hukuk Dairesinin 04.02.2020 tarih ve 2019/4411 E.-2020/508 K. sayılı ilamıyla; Mahkemece yapılacak işin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 9 uncu maddesinde açıklanan tebliğe ekli Ek 1 Listesine göre işyerinin tehlike sınıfının belirlenerek, işverenin yükümlülüklerini açıklayan 4,5 ve 10 uncu maddeler ile çalışanların yükümlülüklerini açıklayan 19 uncu madde hükümleri; doğrultusunda, sigortalının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait temin edilebilen tüm tıbbi belge ve raporları dosyaya celp edildikten sonra ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği, olay günü sigortalının ne kadar süre çalıştırıldığı ve ölüm olayının ne şekilde meydana geldiği gözetilerek, aralarında bir kardiyologun da bulunduğu, iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden, meydana gelen iş kazası olayında sigortalı veya davalının kusurunun bulunup bulunmadığını, kusuru bulunanlar varsa her bir taraf için ayrı ayrı açıklanmak suretiyle nedenlerini, iş kazasının meydana gelişinde işyeri koşullarının etkili olup olmadığını, sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin zararlı sonucun meydana gelişinde ne kadar etkili olduğunu da kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yüksek mahkememe ilamı doğrultusunda müteveffa ... 'ın çalıştığı iş yerinin tehlike sınıfının 'çok tehlikeli' olduğunun tespit edildiği, yine sigortalının kaza öncesinde tedavi olduğu hastanelerin tespit edildiği, kullanmış olduğu ilaçların listesinin ve tedavi evraklarının dosyaya kazandırıldığı, dosyanın iş sağlığı ve güvenliği alanında uzman bilirkişiler ile kardiyologtan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek 20.09.2017 tarihli rapor ile 20.04.2018 tarihli rapor arasındaki çelişkinin giderilerek rapor tanzim edilmesinin istenildiği, bilirkişilerce hazırlanan 08.02.2021 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, hem iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında hem kalp krizi olayının ayrıntılı ve gerekçeli olarak raporda değerlendirildiğinin anlaşıldığı, bilirkişilerce kap ve damar hastalıkları açısından değerlendirme yapılarak ''müteveffanın kardiyovasküler hastalıklar ile ilgili olarak sağlık gözetimi ya da düzenli kardiyoloji kontrolü altında tutulmasını gerekli kılan bir durum bulunmamaktadır'' tespitinin yapıldığı, yine iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirme yapılarak ''iş yerinde çalışacakların yapacak oldukları işe bedenen ve ruhen uygun olup olmadıklarının tespiti için gerekli görülen temel işe giriş muayenelerini ve iş yeri hekiminin belirlediği tetkiklerin yapıldığı, çalışma süreci boyunca periyodik muayenelerin düzenli olarak yaptırıldığı ve iş yerinde gerçekleşen sağlık gözetimi ve kalp krizi sürecinde davalının etkili olmadığı'' ve davalının kusurunun bulunmadığı yönünde belirleme yapıldığı, heyetçe hazırlanan raporun bilimsel verilere, mevzuat hükümlerine uygun çelişkileri giderir mahiyette olduğunun mahkememizce kabul edildiği, eldeki davanın iş kazası sebebiyle tazminat davası olup davalının kusuru oranında sorumlu tutulabileceği, kazanın meydana gelmesinde davalıya atfedilecek kusur bulunmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğu, yukarıdaki maddi ve hukuki olgular uyarınca, kusursuz olan davalı işverenin sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz sebepleri olarak özetle; müteveffa ...'ın 06.06.2013 tarihinde çok ağır efor gerektiren derz makinesinin temizlenmesi esnasında yüksek sıcaklık altında 45-50 dakika çalıştıktan hemen sonra molaya çıktığını, aniden terlemeye başlayıp yere yığıldığını ve akut miyokart enfaktüsünden henüz 34 yaşındayken vefat ettiğini, müteveffanın ölümünden altı gün sonra bir çocuğunun dünyaya geldiğini, davalı şirketin müteveffanın eşi ve çocuklarının mağduriyeti ile ilgili hiçbir girişimde bulunulmaması sonucu iş bu davanın açıldığını, olay günü ölçü aletleri bakım başmühendisliğinde teknisyen olarak çalışan sigortalının iş yerinde bildirilen bir arızanın giderilmesi sonrasında teknisyen dinlenme odasında fenalaşarak kaldırıldığı hastanede kalp krizine bağlı olarak öldüğünün anlaşıldığını, dava konusu olayda illiyet bağını kesen durum söz konusu değilken işverenin tehlike sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini, tanık ifadeleri incelendiğinde davalı iş yerinin ortalama sıcaklığının çok yüksek olduğu, üretim yeri dökümhanenin işin doğasına uygun olarak yüksek sıcaklıkta olması gerektiği anlaşılırken keşfin Kasımın sonunda yapılması iş yerinin uygun olarak hazırlanması ve gerçek şartları içermediğini, müteveffanın henüz otuzlu yaşların başında olması sağlık açısından daha önce hiçbir sıkıntısı olmaması, hiçbir ilaç kullanmadığını, yüksek efor ve sıcaklıktan kalp krizi geçirdiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunu'nun 13, 16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...
10. Hukuk Dairesi, 2023/1568 E., 2023/5081 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 51, 52, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un,13, 16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı kararı ile 09.0
10. Hukuk Dairesi         2023/1568 E.  ,  2023/5081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalılardan ... Hafriyat İnş Taahhüt Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilleri tarafından tarafından temyiz edildiği, davalı vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep ettiği tayin olunan 09.05.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafaalı temyiz eden davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. adına Av.... ile davacı adına Av. ... geldikleri Davalı Verim Müh. İnş. Turz. Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... adına gelen olmadığı anlaşıldıktan ve gelenlerin yüzlerine karşı murafaaya başlanarak, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra murafaaya son verilerek, aynı gün yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.09.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğradığını beyanla, belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik kaydıyla 1.000 TL maddi tazminat ve manevi tazminat olarak 30.000 TL’nin kaza tarihinden itibaren faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 2. Davacı vekili talep artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi tazminat istemini 360.813,48 TL’ye, bakıcı gideri olarak istemini 810.117,67 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava dilekçesinde sunduğu aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, dava konusu kaza sonucunda davacının şikayetçi olması üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/112994 numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ancak hem müvekkilinin hem de davacının uzlaşma isteği doğrultusunda, aralarında uzlaşma sağlandığını, müvekkilinin hakkında açılan soruşturma dosyasında iyi niyetli davrandığını ve davacının mağduriyetini biran önce karşılamak gailesi ile uzlaşma yoluna gittiğini, yapılan uzlaşma protokolüne istinaden, 16.09.2013 tarihinde 2.000.00 TL, yine uzlaşma protokolüne istinaden 01.11.2013 tarihinde davacının askerlik borçlanması olarak 5.883,34 TL’yi SGK’ya, iş kazasından dolayı protez ve hastane masrafı olan 1.500,00 TL’yi ...’ın kardeşi ...’a elden ödediğini, ayrıca müvekkilinin tekerlekli sandalye alımı için, 15.01.2014 tarihinde 650,00 TL ödemiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Hafriyat İnş Taahhüt Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili duruşmadaki beyanında, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Diğer davalı Verim Müh. İnş. Tur. Temizlik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmediği, herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2018/191 Esas, 2020/189 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile; 24.000,00 TL manevi, 360.813,48 TL maddi zarar ile davacının bakım gideri olarak bilirkişi raporu ile tespit edilen alacağının davacının bakiye ömür süresinde aile içi destekten yararlanacağı gözetilerek 1/3 hakkaniyet indirimi yapılmak sureti ile tutarın 540.078,45 TL olarak tespiti ile 540.078,45 TL bakım gideri alacağının olay tarihi olan 12.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine fazla talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. Ltd. Şti. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2021/173 E-2021/1104 K sayılı kararıyla; dosya kapsamı, dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, kanuni gerektirici sebepler, toplanan deliller ile davacının uzlaşma tarihinde maluliyet oranının belli olmayışı, uzlaşmada belirtilen 1800 işgünü ve SGK gün sayısını dolduruncaya kadar davacının işyerinde özürlü kadrosunda çalışma ve sonunda malulen emekli olma koşulunun gerçekleşmesinin mümkün bulunmaması karşısında uzlaşmanın nazara alınamayacağına yönelik İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik itirazların yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince aldırılan raporlar içeriği ve dosya kapsamı ile gerek Kurumun meslekte kazanma gücüne ilişkin raporunda, gerek aldırılan Yüksek Sağlık Kurulu raporunda, gerekse aldırılan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporunda meslekte kazanma gücü, maluliyeti %100 oranında tespit edilmekle, raporların birbirini teyit etmesi ile de davalı tarafın maluliyete yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, yine dosyada mevcut SGK teftiş raporu, Mahkemece aldırılan bilirkişi ve heyet raporları içeriği, İş Sağlığı ve Güvenliğe yönelik hükümler, dosya kapsamı, raporların birbirini teyit etmesi ile %80 işveren, %20 işçi kusuruna yönelik tespite ilişkin itirazların da yerinde olmadığı, delil durumu, denetime açık rapor ile hesaplamalara ilişkin itirazların yerinde görülmediği, dosya kapsamı ile yapılan hakkaniyet indirimine yönelik itirazların da yerinde olmadığı, yine maluliyet durumu, olay tarihi, paranın satın alma gücü, dava dilekçesinde talep edilen miktar, kusur durumu, delil durumu ile İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminata bu kapsamda AAÜT hükümleri ile hükmolunan vekalet ücretine yönelik itirazların da yerinde olmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararına karşı tüm istinaf itirazlarının esastan reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 01.03.2022 tarih ve 2021/8739 E- 2022/2727 K sayılı ilamıyla bakıcı giderinin tespiti açısından kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek, hükme esas alınan 17.09.2019 tarihli hesap raporunda bilinen dönem sonu olarak esas alınan 31.12.2019 tarihini gözeterek bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretleri rapora yansıtmamak, bilinen bu dönem boyunca bilinen asgari ücretlerin brüt tutarı üzerinden hesap yapmak, bilinen dönem sonundan itibaren ise progresif rant sistemiyle %5 artırım ve %5 iskontolama suretiyle bilinmeyen dönemde davacının hak edeceği bakıcı giderini tespit etmek, öte yandan tespit edilen bu tutardan davacının %20 oranındaki kusuru gözetilerek indirim yapmak, devamla davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde bakıcı giderinden 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapmak, sonuç olarak hesap edilecek bakıcı gideri miktarına göre iş bu temyize konu kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı gözeterek, hesap edilecek miktar iş bu kararda bakıcı gideri olarak hüküm altına alınan 540.078,45 TL’den az ise o miktara, yüksek ise şimdiki gibi hüküm altına alınan 540.078,45 TL’ye hükmederek sonucuna göre usuli kazanılmış hakları gözeterek bir karar verilmesi yönünden ilk derece mahkemesi bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 24.000,00 TL manevi, 360.813,48 TL maddi zarar ile davacının bakım gideri olarak bilirkişi raporu ile tespit edilen alacağının davacının bakiye ömür süresinde aile içi destekten yararlanacağı gözetilerek 1/3 hakkaniyet indirimi yapılmak sureti ile tutarın 526.596,75 TL olarak tespiti ile 526.596,75 TL bakım gideri alacağının olay tarihi olan 12.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine Fazla talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. Ltd. Şti. temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; önceki kararı sadece ... Hafriyat İnş.Taah. Nak. Tic. Ltd. Şti. temyiz etmiş olup, davalı taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olması nedeniyle ... Hafriyat Şirketinin temyiz başvurusundan diğer davalıların da faydalanması mümkün olmadığından diğer davalılar yönünden bozma öncesi kararın yeniden kurulması gerektiğini, bakıcı giderinden yapılan hakkaniyet indiriminin kanuna uygun olmadığını, müvekkilinin enflasyon karşısında uğradığı zararın da hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz sebepleri olarak özetle; bakıcı giderinin dava dilekçesinde istenmeyip talep artırımla istenmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davanın genişletilmesi yasağına tabi olduğunu, ıslah ile artırılan istemler için faize ıslah tarihinden hükmedilmesi gerektiğini, bakıcı gideri hesabında bozmaya aykırı olarak %5 artırım ve iskontolama yerine %10 artırım ve iskontolama uygulanmasının bozmaya aykırı olduğunu, bakıcı giderinden reddolan kısımdan nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücret takdirinin hatalı olduğunu, manevi tazminat bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğini ve Kemalpaşa İcra Müdürlüğüne depo edilen nakit teminattan 20.05.2022 tarihinde ödeme yapıldığından bu hususla ilgili karar verilip vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Ceza Dosyasında uzlaştırma raporunun CMK 253/19 gereği dikkate alınarak davadan feragat edilmiş sayılarak davanın reddi gerektiğini, davacı ile yapılan ibranamenin değerlendirilmediğini, uzlaştırmanın malulen emekliliğe ait istihdam şartının fiili ve hukuki imkansızlık nedeniyle yerine gedilmediğini, TBK'nun 112 ve 136 ıncı maddesi gereğince sorumluluğun belirlenmesi borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebepten dolayı imkânsızlaştığından müvekkiline kusur verilemeyeceğini, davacının askerlik borçlanması dahil 1.262 gün SGK’ya sigorta pirimi olduğunu 1.800 prim gününden 538 gün eksiği olduğundan TBK 112 inci maddesi kapsamında oranlama yapılarak kusur belirlenmesi, bu şekilde 538 prim gününe ilişkin sigorta pirimi ödenmek suretiyle sorumluluğunun sona erdirilmesini 31.10.2013 tarihli ibranamenin değerlendirilmediğini, tazminatın hatalı tespit edildiğini, sürekli iş göremezliğin Adli Tıp Genel Kurulundan tespiti gerektiğini, Cumhuriyet Savcılığı dosyasında alınan kusur raporunda davacının asli kusurlu kabul edildiğini, bu dosyada bilirkişilerin soyut kanaat bildridiğini, tanıkların kendilerine emniyet kemeri verildiğine dair kabulünün dikkate alınmadığını, davalılara müştereken % 80 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, SGK'dan bağlanan gelirin ilk peşin değerinin 50 artırımlı olarak tenzil edilmemesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe C.A. Davacı vekilinin, davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti yönünden kısmen reddolan bakıcı giderine yönelik temyiz itirazları ile Davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ıncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ilk kararında davacı lehine 360.813,48 TL sürekli iş göremezlik ve 540.078,45 TL bakıcı gideri tazminatı ile 24.000 TL manevi tazminata hükmedildiği bu karara karşı davacı ve davalılardan ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli kararıyla istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği, kararın davalılardan ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 01.03.2022 tarihli kararıyla bozulduğu, iş bu temyize konu 15.09.2022 tarihli kararda ise Davacı lehine 360.813,48 TL sürekli iş göremezlik ve 526.596,75 TL bakıcı gideri tazminatı ile 24.000 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. 4. Bu açıklamalar doğrultusunda davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. yönünden reddolan bakıcı giderine yönelik temyiz itirazı ile davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı ve davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekillerinin bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. C.B. Davacı ve Davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat alacağına kazanıp kazanamadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 51, 52, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un,13, 16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı kararıdır. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz edenlerin sıfatlarına temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacı vekili ile davalılardan ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı). 3. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.) 4. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 5. Somut olayda davalılardan ... ve Verim Müh. İnş. Tur. Temizlik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin önceki kararı temyiz etmemiş olmaları nedeniyle bozma kararından önce hükmedilen bakıcı gideri olan 540.078,45 TL yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın bozma kararından sonra kurulan hükümde gözetilmemesi, hatalı olmuştur. 6. Öte yandan bozma kararında işaret edildiği şekilde bilirkişiden alınan hesap raporunda brüt asgari ücretten hesap yapılması, (bilinen) işlemiş devre sonu olarak 31.12.2019 tarihinin esas alınması ve davacı kusuru oranında bakıcı giderinden indirim yapılması yerinde ise de, 31.12.2019 tarihinden sonrası için yapılan bilinmeyen (işleyecek) devre hesabının bozma kararında işaret edildiği gibi progresif rant sistemiyle %5 artırım ve %5 iskontolama suretiyle yapılması gerekirken buna aykırı olarak %10 artırım ve %10 iskontolama suretiyle yapılmış olması da hatalı olmuştur. 7. Bu açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklamalar gözetilerek bakıcı giderinin hesabında işlemiş devre sonunu ileri çekmemek, mevcut hesap raporunda bilinmeyen (işleyecek) devre hesabını progresif rant sistemiyle %5 artırım ve %5 iskontolama yapmak suretiyle düzenlenecek hesap bilirkişi raporunu hükme esas almak ve davacının ilk kararı temyiz etmeyen davalılar ... ve Verim Müh. İnş. Tur. Temizlik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. yönünden lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı gözeterek bir karar karar vermekten ibarettir. 8. O halde, davacı ve davalılardan ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin, davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. yönünden kısmen reddolan bakıcı giderine yönelik temyiz itirazları ile Davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davacı ve davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 4. Dairemizde icra edilen duruşmada davacı ve davalı ... Hafriyat İnş. Taah. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti kendilerini vekille temsil ettirmiş olmaları nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife üzerinden 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile iş bu davalıya, 8.400,00 TL vekalet ücretinin ise davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10. Hukuk Dairesi, 2022/13224 E., 2023/6111 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 51,52,54,55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 13, 16,19,21 ve 95 nci Maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri.
10. Hukuk Dairesi         2022/13224 E.  ,  2023/6111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1039 E., 2022/3251 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/1038 E., 2019/277 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ..., davalı ... ve davalı ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş. vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murislerinin meslek hastalığı sonucu ölümü nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, eş ... için 300,00 TL, çocuk ... için 100,00 TL ve çocuk ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 500 TL maddi tazminatın davalı taraftan (... Selçuk Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş.'den) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili tarafından 25.12.2014 tarihinde aynı mahkemenin 2014/833 Esas - 2014/724 Karar sayılı dosyası ile Güneş Sigorta A.Ş. aleyhine dava açılmış ve eş ... için 300,00 TL, çocuk ... için 100,00 TL ve çocuk ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 500 TL maddi tazminatın tahsili talep edilmiştir. Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 31.12.2014 tarihli karar ile ... 2. İş Mahkemesi'nin 2013/294 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 3.Davacılar vekili, 07.04.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile hesap bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat talepleri yönünden ıslah talebinde bulunmuş, aynı zamanda manevi tazminat talep etmiş, ayrıca, sigortalının kızı ..., annesi ... ve kardeşi ... yönünden de manevi tazminat talep etmiştir. Söz konusu ıslah dilekçesinde, hem ... Selçuk Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş., hem de Güneş Sigorta A.Ş. davalı olarak yer almıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... Selçuk Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işyerinin işçi sağlığı ve korunması ile ilgili tedbirleri aldığını ve eğitimler verildiğini, davalı şirketin Çalışma Bakanlığı tarafından sürekli denetlendiğini, müteveffanın ölüm sebebinin başkaca sebepler olabileceğini beyan ederek beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Güneş Sigorta A.Ş. nezdinde tanzim edilen söz konusu İşveren Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında meslek hastalıklarının ek teminat olarak belirlenmediğini, iş bu sebeple davaya konu meslek hastalığı açısından müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2018/1038 Esas, 2019/277 Karar sayılı kararıyla; 1)Dosyamız ve dosyamızla birleştirme kararı verilen mahkememizin 2014/833 Esas - 2014/724 Karar sayılı dosyasında davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin kabulüyle, a) Davacı ... için bilirkişi raporunda hesaplanan 227.802,74 TL maddi tazminattan davacının talebiyle bağlı kalınarak 155.658,81 TL maddi tazminatın, b) Davacı ... için bilirkişi raporunda hesaplanan 44.050,81 TL maddi tazminattan davacının talebiyle bağlı kalınarak 31.502,51 TL maddi tazminatın, c) Davacı ... için bilirkişi raporunda hesaplanan 4.050,75 TL maddi tazminatın; Müteveffanın vefat tarihi olan 04.05.2012 tarihinden itibaren (sigorta şirketi açısından faiz başlangıcı olarak dosyamızla birleştirme kararı verilen mahkememizin 2014/833 Esas - 2014/724 Karar sayılı dosya dava tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş. şirketi ve davalı ...Ş.'den (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçedeki limitle sınırlı olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, 2)a) Davacı tarafın ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü ve başvuru harcının yatırdığı davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin kısmen kabulüyle, I) Müteveffanın eşi ... için 40.000 TL manevi tazminatın, II) Müteveffanın kızı ... için 30.000 TLmanevi tazminatın, III) Müteveffanın kızı ... (Ayögül) için 30.000 TL manevi tazminatın, IV) Müteveffanın oğlu ... için 30.000 TL manevi tazminatın, V) Müteveffanın annesi ... için 10.000 TL manevi tazminatın, VI) Müteveffanın kardeşi... için 10.000 TL manevi tazminatın; Müteveffanın vefat tarihi olan 04.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş. şirketinden alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b) Davalı ... açısından ıslah talebi ile ileri sürülen manevi tazminata ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/2626 E- 2020/684 K sayılı kararıyla; taraflar arasında gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın reddinin gerekip gerekmediği, rücan alacak davası ile iş bu davanın birleştirilip birleştirilemeyeceği, husumet, sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu olup olmadığı, davalı ... Şirketinin dava konusu alacaklardan sorumlu olup olmadığı konularında uyuşmazlık bulunduğu, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin Kurumca açılan rücu davası ile, aynı iş kazasına dayalı olarak hak sahipleri tarafından açılan tazminat davasının, gerek hukuksal temelleri, gerek zararın belirlenme yöntemi, gerekse istinaf ve temyiz denetim yerlerinin farklı olması nedeniyle birleştirilmemesinin doğru olduğu, müteveffa ...'nun, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere, 2004 yılı Mayıs ayından 2010 Aralık ayına kadar fiilen çalıştığı ... Selçuk Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş.’de 2004-2005 ile 2006-2007 yılları arası bahçıvan olarak diğer yıllarda ise, imalat hatası tuğlaların seçiminde, kırma, eleme, alümina binasında geri dönüşüm malzemelerinin fraksiyona dönüştürme işlemlerin yapıldığı ünitelerde çalıştığı, bu sürecin sonlarına doğru solunum sorunları yaşayan müteveffanın, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu ve 13.05.2011, 11.08.2011, 10.11.2011 ve 09.02.2012 tarih ve 468 protokol nolu Sağlık Kurulu Raporunda "interstisyel akciğer hastalığı (slikozis) + solunum yetmezliği, interstisyel akciğer hastalığı” teşhisi konulduğu, 04.05.2012 tarihinde vefat ettiği, SGKB ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce (Bölge Sağlık Kurulu) 20.05.2014 tarih, 13767 sayı ile sigortalının ölümünün tutulduğu pnömokonyoz meslek hastalığı ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu olmasının kuvvetle muhtemel olduğuna; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 15.08.2014 tarihli raporunda da, sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu olduğuna karar verildiği, hükme esas alınan ve alanında uzman iş güvenliği uzmanı ve uzman hekimler tarafından düzenlenen 23.02.2015 ve 16.10.2016 tarihli kusur heyeti raporlarında, davacı tarafın kusursuz, davalı tarafın %93 oranında kusurlu ve %7 oranında kaçınılmazlık bulunduğu, dairenin gönderme kararından sonra ilk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 18.04.2019 tarihli gerekçeli kararının hüküm kısmında sehven harç, masraf ve vekalet ücreti hususlarının yazılmamış olduğu, 24.04.2019 tarihli ek karar ile anılan hususların yazıldığı, mahkemenin 14.11.2018 tarihli tensip zaptının 2 nolu kararı ile “2)Davacı tarafa HMK 120/2 ve GAT inci 6 ıncı maddesine göre, GAT inci 4 ncü maddesine göre hesaplanan 100- TL yargılama giderinin tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde karşılanmasına” karar verildiği, bu avansın yatırılmadığına ilişkin bir bilgi ve belge dosyada bulunmamakta olup, işlemlere devam edildiği, yargılama giderinin yatırılması için Mahkemece verilen kesin sürenin usul ve yasaya uygun olmaması ve sonuç itibariyle giderlerin karşılanması nedeniyle davalı tarafın gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğine dair istinaf talebinin yersiz olduğu, davalı ...Ş. vekilinin, müvekkili Güneş Sigorta A.Ş. nezdinde tanzim edilen söz konusu İşveren Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında meslek hastalıklarının ek teminat olarak belirlenmediğini, iş bu sebeple davaya konu meslek hastalığı açısından müvekkili Şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürdüğü, dairece, taraflara müzekkere yazılarak, davalılar arasında düzenlenen işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi ve tüm eklerinin onaylı suretinin istendiği, gönderilen belgelerde, davalı ... şirketinin meslek hastalıklarından sorumlu tutulmayacağına dair bir bilgiye rastlanmadığı, davalıların hesap raporuna dair istinaf başvurularının kabulü gerekçesi ile; 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2. maddesi gereğince davalıların hesap raporuna dair istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının (bu yönden) kaldırılmasına, 2-A)Asıl ve Birleşen davada davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin kabulüne; Müteveffanın eşi davacı ... için 155.658,81 TL maddi tazminatın, Müteveffanın kızı davacı ... için 31.502,51 TL maddi tazminatın, Müteveffanın oğlu davacı ... için 4.050,75 TL maddi tazminatın, Müteveffanın vefat tarihi olan 04.05.2012 tarihinden itibaren (sigorta şirketi açısından faiz başlangıcı olarak birleşen davanın dava tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş. ve davalı ...Ş.'den (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçedeki limitle sınırlı olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, B)Davacı tarafın ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü ve başvuru harcını yatırdığı davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin kısmen kabulüne; Müteveffanın eşi davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın kızı davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın kızı davacı ... Evliyaoğlu (Ayögül) için 30.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın oğlu davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın annesi davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın kardeşi davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın vefat tarihi olan 04.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş.’den alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Davalı ...Ş. açısından ıslah talebi ile ileri sürülen manevi tazminata ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ile ... ve davalı ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 21.12.2021 tarih ve 2020/9335 E- 2021/16326 K sayılı ilamıyla; müteveffa sigortalının magnezit tuğla üretimi yapılan işyerinde önce bahçıvan daha sonraki yıllarda ise defolu tuğla seçimi ile kırma-öğütme ünitelerinde imalat işçisi olarak çalışlıştığı, çalıştığı ortamda duman ve tozlara maruz kalmasından dolayı mesleki akciğer hastalığına yakalanması biçiminde gelişen olayın, işverene kusur verilmesi yanında, kömür ve maden işçileri için uygulanan “32 yıl formülü”nün, burada uygulama yeri ve etkisinin bulunmadığı gözetilmeksizin düzenlenen hatalı rapor esas alınarak karar verilmesinin isabetli bulunmadığı, bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğu gözetilerek, rücu dava dosyasındaki kusur raporu da dosya kapsamını getiritilip, 32 yıl formulünün dikkate alınamayacağı gözetilerek, davalı işyerinde sigortalının yaptığı işin özellikleri, yakalandığı meslek hastalığına yol açan etkenler, hastalığın önlenebilmesi için alınması gereken önlemler ile bunların gerçekleştirilme ve önlemlere uyum durumları göz önünde bulundurularak ve ayrıca kaçınılmazlığın da somut olayda etkisinin olup olmadığı irdelenip değerlendirilmek üzere alanında uzman göğüs hastalıkları hekim bilirkişi ve A belgeli iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak heyetten ; yargısal denetime elverişli, ayrıntılı irdeleme içeren rapor alınıp; dosyadaki deliller ışığında yapılacak değerlendirmeyle usuli kazanılmış haklar da göz önünde bulundurularak sonuca varmak olduğu belirtilerek Bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı gereklerinin yerine getirildiği; rücu dosyasında bulunan kusur raporunun dosya kapsamına alındığı, Dairece içlerinde uzman göğüs doktoru ve A sınıfı İş güvenliği uzmanları bulunan heyetten kusuru raporu alındığı, alınan kusur raporunun olaya ve oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, yine, Dairece alanında yetkin bir bilirkişiden hesap raporu alındığı, davacı tarafın, Dairenin kaldırma kararı öncesinde 12/05/2017 tarihli ilk derece Mahkemesi kararını maddi tazminat yönünden istinaf etmemiş olduğu ve bu nedenle davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, hal böyle olunca, dosyada mevcut usuli kazanılmış hakkın dayanağını oluşturan 04.04.2017 tarihli hesap raporundaki verilerin nazara alınması gerektiğinden, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ve davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek Dairece yeniden hüküm kurulduğu gerekçesiyle; 1-A) Asıl ve Birleşen davada davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin kabulüne; Müteveffanın eşi davacı ... için 155.658,81 TL maddi tazminatın, Müteveffanın kızı davacı ... için 31.502,51 TL maddi tazminatın, Müteveffanın oğlu davacı ... için 4.050,75 TL maddi tazminatın, Müteveffanın vefat tarihi olan 04.05.2012 tarihinden itibaren (sigorta şirketi açısından faiz başlangıcı olarak birleşen davanın dava tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş. ve davalı ...Ş.'den (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçedeki limitle sınırlı olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, B) Davacı tarafın ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü ve başvuru harcını yatırdığı davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin kısmen kabulüne; Müteveffanın eşi davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın kızı davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın kızı davacı ... Evliyaoğlu (Ayögül) için 30.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın oğlu davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın annesi davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın kardeşi davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, Müteveffanın vefat tarihi olan 04.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş.’den alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Davalı ...Ş. açısından ıslah talebi ile ileri sürülen manevi tazminata ilişkin taleplerin reddine, Müteveffanın vefat tarihi olan 04.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş.’den alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Davalı ...Ş. açısından ıslah talebi ile ileri sürülen manevi tazminata ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ile ..., davalı ... ve davalı ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar ... ile ... vekili temyiz sebepleri olarak özetle; bozma kararına uyularak verilen karar üzerine düzenlenen rapor ile kusur oranları değişerek davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, olayın oluşumuna ilişkin kusur oranları değişerek davalı işverenin kusur oranında artış meydana gelmiş olması ve temyiz taleplerinin kabulü dikkate alınarak talep edilebilecek tazminatların hesaplamasının yapılması için dosya bilirkişiye tevdi edilerek 01.08.2022 tarihli rapor alındığını, söz konusu raporda bilirkişinin 16.02.2019 tarihinden sonra yürürlüğe giren tüm Asgari Ücretleri dikkate alarak hesaplama yapması gerekir iken söz konusu ücret artışlarını dikkate almadan 04.04.2017 ve 16.02.2019 tarihli raporlardaki verileri esas alarak hesaplama yaptığını, taraflarınca gerek 04.04.2017 tarihli rapora gerekse de 16.02.2019 tarihli rapora karşı sunulan itiraz dilekçelerinde “ Usulü Müktesep Hakka” yol açmayacak şekilde raporlara itiraz ettiğini, Yargıtay HGK ve İlgili dairelerin yerleşik, “Asgari Ücretin Kamu Düzenine İlişkin olduğu ve hüküm tarihine en yakın verilerin göz önüne alınarak zararın somut olarak tespitinin gerektiği” kuralını göz ardı ettiğini ve 16.02.2019 tarihinden sonra yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin dikkate alınarak hesaplama yapması gerekirken yapmamasının açıkça yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olup uygulanmasının zorunlu olduğunu, karar tarihine en yakın asgari ücret esas alınarak karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz sebepleri olarak özetle; poliçede mesleki hastalık teminat kapsamında olmamasına rağmen teminat kapsamında kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı fahiş hatalı bir karar olduğunu, ayrıca hatalı şekilde de kurularak poliçe limitlerinin aşıldığını, gerekçeli kararda müvekkil, şirketin sorumlu olduğu teminat miktarları gösterilmeksizin sorumluluğa hükmedildiğini, dava konusu olayın çözümünün özel bilgi gerektirmekteyken dosyanın sigorta alanında bilirkişiye gönderilmemesinin eksik inceleme sonucu hatalı hüküm kurulduğunun göstergesi olduğunu, .hükme esas alınan kusur raporundaki kusur durumunun tespitinin açıkça hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasına esas alınan kusur oranlarını kabul etmediklerini, müvekkili sigorta şirketinin faiz ödeme borcu olmadığını, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... Selçuklu Krom Magnezit Tuğla San. A.Ş. vekili temyiz sebepleri olarak özetle; müteveffanın vefatının sorumluluğunun tamamının, müteveffanın hastalığa yakalanmasına neden olabilecek diğer faktörler gözetilmeksizin, tüm ömrüne kıyasla kısa bir süre çalıştığı müvekkil şirkete atfedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, her ne kadar Yüksek Sağlık Kurulunun 15.08.2014 tarihli raporunda müteveffanın meslek hastalığına bağlı olarak vefat ettiği benimsenmişse de bu raporun dayanağı olan SGK ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce 20.05.2014 tarih ve 13767 sayılı sigortalının ölümünün tutulduğu Pnömokonyoz meslek hastalığı ve buna bağlı komplikasyonlar sonucu olmasının kuvvetle muhtemel olduğunun belirtilmesi karşısında kesinlik ifade etmeyen yetkili kurul raporuna dayanmadığından, meydana gelen hastalığın meslek hastalığı kabul edilip edilmeyeceği hususunun Adli Tıp Kurumu tarafından karara bağlanması gerekirken bu hususun eksik bırakılmasının Yargıtay kararlarına açıkça aykırı olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında işçinin meslekte kazanma gücünü kaybetme oranının /sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti gerekirken hatalı ve yasaya aykırı olarak işçinin %30,2 oranında maluliyetinden söz edildiğini, taraflarınca bu rapora itiraz edilmiş olmasına rağmen ve bu hususta da yegane yetkili bilirkişi Adli Tıp Kurumu olmasına rağmen bu konuda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmaksızın karar verilmiş olmasının da bozma sebebi olduğunu, hesap bilirkişi raporunda, hatalı olarak sürekli işgöremezlik derecesi gözetilmeksizin, işçinin elde edebileceği tüm gelirden kusuru oranında işverenin sorumlu tutulmasının fahiş bir hata olduğunu, Borçlar Kanunu’nun 51nci ve 52 nci maddeleri gereğince tazminattan indirim yapılması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe C.A. Davacılar ... ile ... ve davalılar vekillerinin manevi tazminatlara, çocuklar için hükmedilen ve reddedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. HMK 362/2 inci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir” HMK 366 ıncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.070,00 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacılar ... ile ... ve davalılar vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. C.B. Davacılar ... ile ... ve davalılar vekillerinin davacı eş lehine hükmedilen ve reddedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 51,52,54,55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 13, 16,19,21 ve 95 nci Maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar ... ile ... ve davalılar vekillerinin manevi tazminatlara, çocuklar için hükmedilen ve reddedilen maddi tazminatlara temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davacılar ... ile ... ve davalılar vekillerinin davacı eş lehine hükmedilen ve reddedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,30.05.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY I. Temel Uyuşmazlık: 1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “ilk derece mahkemesince verilen kararı maddi tazminat yönünden davacının istinaf etmediği dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesince geri gönderme kararından sora önceki raporun ücrete esas katsayının asgari ücret oranlarındaki artış dikkate alınarak değiştirmesinin davalı yararına lehine usulü kazanılmış hak olup olmayacağı, buna göre yeniden değerlemenin son karar tarihine yakın tazminata esas değerlere taşınıp taşınmayacağı” noktasında toplanmaktadır. II. Karşı oy gerekçesi: 2. Belirtmek gerekir ki Sayın Özekes’inde değindiği gibi “Yargıtay tarafından neredeyse mutlak olarak, doktrinde de ağırlıklı olarak kabul edilen usuli müktesep hak kavramının kanuni bir kurum olmadığını, yargı kararları ile kabul edildiğini ortaya koymak gerekir. Usuli müktesep hak, bugün neredeyse usuli her sorunda, her derde deva bir kurum olarak gündeme gelmekte, sadece kanun yolunda değil, yargılamanın farklı kesitlerinde kullanılmaktadır. Bu kurumun kabul edilebilirliğinin tartışması bir yana, bu kadar geniş bir uygulama alanı bulması doğru değildir. Ayrıca usuli müktesep hak, usuli sorunları çözmeye gerçek anlamda da elverişli değildir. Nitekim, önceleri çok sınırlı kabul edilen usuli müktesep hakkında kapsamı genişlemiş, ancak bu genişlemenin sakıncaları ortaya çıktıkça Yargıtay, usuli müktesep hakka her geçen gün … birçok istisna da kabul etmiştir. En ilginç ve kendi içinde çelişkili durum ise kamu düzeninden kabul edilen usuli müktesep hakka, kamu düzenine ilişkin durumların istisna kabul edilmesidir. Bir şeyin kendisinin, kendisinin zıddı olması gibi garip, biraz da mantığı zorlayan bir durum ortaya çıkmaktadır(PEKCANITEZ, Hakan/ ATALAY, Oğuz/ÖZEKES, Muhammet, Medeni Usul Hukuku, ... 2013. s: 2190).” 3. Öncelikle usulü müktesep hak, yasal bir kurum olmadığı gibi mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları ile istisnalarına göre değerlendirilmesi gereken bir kavram olup, Yargıtay tarafından bozma kapsamında göre açıklayıcı ve yol gösterici şekilde kararda yer verilmesi beraberinde sakıncalara da yer verecektir. Zira mahkemenin eksik inceleme nedeni ile bozmaya uyması halinde usulü müktesep hakkı gözetme yönündeki bozmaya da uyduğu gibi bir sonuç çıkacaktır ki bu da mahkemenin bu yönde yapacağı değerlendirme ve tartışmanın önceden sınırlandırılması anlamına gelecektir. 4. Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerine usulü müktesep hakkın yeniden kavram olarak değerlendirilmesi gerekir. Zira kanunun kısmi dava başlığı taşıyan 109 uncu maddesinin son fıkrasında açıkça “Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü gibi kısmi miktar talep eden davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı ve açıkça da bakiye kısmından feragat etmedikçe geri kalan kısmını ek dava(veya ıslah) yolu ile edebilmektedir. O halde yargılama sırasında davacı tarafın kusur oranına, iş göremezlik oranına itiraz etmemesi, açıkça da feragat etmediği sürece kusur veya maluliyet oranının daha sonra lehine değişmesi halinde bakiyesini talep etme hakkı doğduğundan, usulü kazanılmış hak teşkil etmeyecektir. 5. Diğer taraftan Dairemizin 2021/6262 Esas, 2022/6811 Karar sayılı ilamında yazılı karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere özellikle maddi tazminatın karar tarihine yakın verilerle hesaplanması gerektiğinden ve bu durum usulü kazanılmış hakkın istisnası olması nedeni ile çoğunluğun usulü kazanılmış hak teşkil ettiği” görüşüne katılınmamıştır. Zira; 6. Maddi tazminat hesapları yapılırken, en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğinden, hüküm gününe en yakın güne kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanması gerekir. Daha önce bir veya birkaç hesap raporu verilmiş olsa bile, dava bitinceye kadar yürürlüğe giren asgari ücretlerden dolayı yeniden değişen değerler nedeni ile ek rapor alınması zorunludur. 7. Maluliyet oranı gibi zararın hesaplanmasına ilişkin diğer bir unsur da ücrettir. Asgari ücretin artması halinde, karar tarihine yakın ücrette değişeceğinden, bu ücrete göre zararın hesaplanması gerekmektedir. Zira asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davanın her aşamasında uygulanması zorunludur. Bozmadan sonra dahi asgari ücretlerde artış olmuşsa, yeniden tazminat hesabı yapılması gerekir. Yargıç, bir istek olmasa dahi, yargılamanın her aşamasında asgari ücret artışlarını doğrudan dikkate almakla yükümlüdür. Davacı, bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olsa dahi, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlerin uygulanması kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan, davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmaz. 8. Bozmadan sonra karar tarihine yakın veriler alındığında, hesabın unsurları değişeceğinden, tazminat miktarı da elbette değişecektir. Davacı taraf bozmadan önceki ilk kararda bilinen ücret üzerinden hesaplanan tazminata itiraz etmemiştir. Ancak bu bilinen ücret bozmadan sonra değişecektir. Bir tarafın ilerde değişecek diye kararı temyiz etmesi hayatın olağan akışına uygun olmayacaktır. Zira karar onanmış olsa idi hesaplama bilinen ücrete göre hesaplandığından sorun olmayacaktır. Ancak bozmadan sonra değişen durum nedeni ile daha önce doğmayan hesaba esas unsur olan ücrete itiraz etmeme usulü kazanılmış hak oluşturmayacaktır. Kaldı ki gerçek belli iken varsayıma gidilmez ilkesinin gözetilmesi gerekir. III. Sonuç: 9. Yukarda açıklanan nedenlerle davacının gerek ilk kararı kanun yoluna getirmemesi doğmamış hakka dayandığından, bozma sonrası kamu düzeninden olan asgari ücrete ilişkin değişiklikler nedeni ile tazminatın karar tarihine en yakın verilerle hesaplanması gerektiğinden ve bu husus usulü kazanılmış hak oluşturmadığından kararın özellikle davacı eş temyizi yönünden bu nedenle bozulması gerekirken, usulü müktesep hak teşkil ettiği gerekçesi ile davacının temyiz isteminin değerlendirilmemesi ve kararın onanması görüşüne katılınmamıştır.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.