İş Kanunu 69. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 69 - Çalışma hayatında "gece" en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat 06.00'ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saat süren dönemdir.
Bazı işlerin niteliğine ve gereğine göre yahut yurdun bazı bölgelerinin özellikleri bakımından, çalışma hayatına ilişkin "gece" başlangıcının daha geriye alınması veya yaz ve kış saatlerinin ayarlanması, yahut gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci fıkradaki hükmün uygulama şekillerini tespit etmek yahut bazı gece çalışmalarına herhangi bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak veyahut gece işletilmelerinde ekonomik bir zorunluluk bulunmayan işyerlerinde işçilerin gece çalışmalarını yasak etmek üzere yönetmelikler çıkartılabilir.
İşçilerin gece çalışmaları yedibuçuk saati geçemez. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/37 md.) Ancak, turizm, özel güvenlik, sağlık hizmeti ve 30/5/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu uyarınca petrol araştırma, arama ve sondaj faaliyetleri kapsamında yürütülen işlerde işçinin yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir.[20]
(Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)
(Mülga beşinci fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)
(Mülga altıncı fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)
Gece ve gündüz işletilen ve nöbetleşe işçi postaları kullanılan işlerde, bir çalışma haftası gece çalıştırılan işçilerin, ondan sonra gelen ikinci çalışma haftası gündüz çalıştırılmaları suretiyle postalar sıraya konur. Gece ve gündüz postalarında iki haftalık nöbetleşme esası da uygulanabilir.
Postası değiştirilecek işçi kesintisiz en az onbir saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz.
Hazırlama, tamamlama ve temizleme işleri
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
83 karar eşleşti
9. Hukuk Dairesi, 2024/6368 E., 2024/10006 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 22, 32, 41, 42, 44, 46, 47, 63, 68 ve 69 uncu maddeleri.
9. Hukuk Dairesi 2024/6368 E. , 2024/10006 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/739 E., 2024/792 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 66. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/323 E., 2023/690 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin söz konusu kararının ortadan kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlık ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7, 10 ve 15'er günlük nöbetler ile gece gündüz yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yaptığını ve ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, gece çalışması da yaptığını; ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli bir oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı ve ücret bordroları, puantaj kayıtları ile yasal mevzuat dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, işveren tarafından yapılan ödemelerin toplam alacaktan mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; yapılan işin niteliği dikkate alındığında 24 saat aralıksız çalışma olgusunun kabul edilmesi gerektiğini, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile gece zammı alacaklarına ilişkin hesaplamaların hatalı yapıldığını, ücret farkı alacağından bağımsız olarak 11 saati ve gece 7,5 saati geçen çalışmaların ödenmediğini, pandemi nedeniyle yapılan aralıksız çalışmalar neticesinde hak kazanılan hafta tatili ücreti alacaklarının ödenmediğini, hükme esas alınan raporun ve dolayısıyla hükmün eksik incelemeye dayandığını, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının toplu iş sözleşmesindeki düzenlemelere uygun şekilde zamlı şekilde hesaplanması gerektiğini, hesaplamalarda ilgili aylara ilişkin fazla ödeme varsa bu ödemelerin sadece ilgili aydan mahsup edilmesi gerektiğini, davacıya yapılan toplam ödemelerin toplam hak kazanılan miktardan mahsubunun hatalı olduğunu, davacının, gece yedi buçuk saatin üzerinde çalışma yapmaya muvafakati olmadığını, davalı işveren tarafından dosyaya da böyle bir yazılı onay sunulmadığını, davacının kadroya geçiş öncesi asgari ücretin yüzde fazlası ücret üzerinden çalıştığı sabit iken kadroya geçiş sonrası ücretin eksik ödendiğini, ücretin işverence tek taraflı şekilde düşürülmesi hukuka aykırı olduğundan ücret fark alacaklarının da hüküm altına alınması gerektiğini, gece zammı alacağına en yüksek banka mevduat faizinin uygulanmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren en yüksek işletme kredi faizinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli bir oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, ücret bordroları, puantaj kayıtları ile mevzuat dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu ayrıca faiz başlangıç tarihinde de hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; yapılan işin niteliği dikkate alındığında 24 saat aralıksız çalışma olgusunun kabul edilmesi gerektiğini, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile gece zammı alacaklarına ilişkin hesaplamaların hatalı yapıldığını, ücret farkı alacağından bağımsız olarak 11 saati ve gece 7,5 saati geçen çalışmaların ödenmediğini, pandemi nedeniyle yapılan aralıksız çalışmalar neticesinde hak kazanılan hafta tatili ücreti alacaklarının ödenmediğini, hükme esas alınan raporun ve dolayısıyla hükmün eksik incelemeye dayandığını, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının toplu iş sözleşmesindeki düzenlemelere uygun şekilde zamlı şekilde hesaplanması gerektiğini, hesaplamalarda ilgili aylara ilişkin fazla ödeme varsa bu ödemelerin sadece ilgili aydan mahsup edilmesi gerektiğini, davacıya yapılan toplam ödemelerin toplam hak kazanılan miktardan mahsubunun hatalı olduğunu, davacının, gece yedi buçuk saatin üzerinde çalışma yapmaya muvafakati olmadığını, davalı işveren tarafından dosyaya da böyle bir yazılı onay sunulmadığını, davacının kadroya geçiş öncesi asgari ücretin yüzde fazlası ücret üzerinden çalıştığı sabit iken kadroya geçiş sonrası ücretin eksik ödendiğini, ücretin işverence tek taraflı şekilde düşürülmesi hukuka aykırı olduğundan ücret fark alacaklarının da hüküm altına alınması gerektiğini, güncel Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri içtihatları doğrultusunda arabuluculuk son tutanak tarihinin tüm alacak kalemleri bakımından temerrüt tarihi kabul edilmesi gerekirken dava ve ıslah tarihlerinin temerrüt tarihi kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve gece zammı ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile faiz hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
2. 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 üncü madde.
3. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 22, 32, 41, 42, 44, 46, 47, 63, 68 ve 69 uncu maddeleri.
4. Postalar Hâlinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü.
5. Dairemizin 10.01.2023 tarihli ve 2022/16457 Esas, 2023/169 Karar sayılı ilâmının ilgili kısmı şu şekildedir:
"4. 4857 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesinde gece kavramının tanımı yapılmış olup çalışma hayatında gece en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat 06.00'ya kadar geçen ve her hâlde en fazla 11 saat süren dönemdir. Türk Hukukunda işçilerin gece çalışma süresinin 7,5 saati geçemeyeceği genel bir kural olarak belirlenmiş olup istisna kapsamındaki işçiler hariç olmak üzere, bu süreyi aşacak şekilde çalışma yapılması Kanun gereği mümkün değildir. Bu hüküm karşısında kanun koyucunun gece çalışmalarında belli bir zaman dilimi içinde denkleştirme usulü ile çalışılmasını öngören bir kural koymadığı söylenebilir (Muhittin Astarlı, İş Hukukunda Çalışma Süreleri, Ankara 2008, s. 290). Postalar hâlinde çalışma yapılan işyerlerinde ise, gece çalışmaları yönünden 7,5 saati aşan bir çalışma yapılamamakla birlikte gündüz postasında, 11 saati aşmamak kaydıyla yoğunlaştırılmış çalışma yapılarak kısmi bir denkleştirme yapılabilir (Astarlı, s. 292). Ancak bu hâlde dahi gece çalışma süresinin 7,5 saati geçmemesi kuraldır. 04.04.2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 37 nci maddesi ile 4857 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesine ek cümle ile turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde işçinin yazılı onayı ile 7,5 saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabileceği öngörülmüş ise de bu işçiler dışındaki işçilerin gece çalışmaları aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca günde 7,5 saati geçemez. Bu nedenle gece çalışmaları yönünden haftalık 45 saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa dahi, günde 7,5 saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Değişikliğin yürürlüğe girdiği 04.04.2015 tarihinden önceki dönem için turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işyerlerindeki işçiler için de bu kural geçerlidir. 04.04.2015 tarihinden sonraki dönem için ise turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işyerlerindeki işçilerin 7,5 saati aşan gece çalışması için yazılı onay vermeleri hâlinde, bu süreyi aşan gece çalışması yapmalarının önü açılmıştır. "
6. 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin geçiş aşamasındaki ücretlerinin tespiti ile bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün ileriye etkisine ilişkin ilke ve esaslar, Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/3001 Esas, 2023/6593 Karar sayılı ilâmında şu şekilde açıklanmıştır:
"...
2. 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin doğru değerlendirilmesi son derece önemlidir. Dairemiz uygulamasına göre kadroya geçiş sırasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin sadece asgari ücretin belli bir oranda fazlası yahut geçiş öncesindeki hizmet alım sözleşmesinde öngörülen ücret veya bu ücretin katları olarak belirlenmesi hâlinde, bu ücretin işçinin kadroya geçiş aşamasındaki ilk (temel) ücreti olduğu, taraflar arasında sonraki dönemler yönünden işvereni ücret artışı yapmakla yükümlü kılan bir düzenleme olmadığı kabul edilmektedir. Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir.
..."
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki (4) numaralı paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli kaldırma kararına uyulduğu açıklanarak, 4857 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davacının gece 7,5 saati aşan çalışmaları yönünden fazla çalışma alacağına hak kazanamadığı gerekçesiyle fazla çalışma alacağı sadece pandemi dönemi ile sınırlı olmak üzere ve günlük 11 saati aşan çalışmalar dikkate alınarak hesaplanmıştır.
3. İlgili Hukuk kısmındaki 4857 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile Yönetmelik ve 2828 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında, davalıya ait yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde güvenlik görevlisi olan davacının güvenlik hizmeti işinde çalıştığı görülmekle, zorlayıcı sebep olan pandemi koşulları altında davacı tarafça yapılan fazla çalışmaların denkleştirme hükümleri kapsamında olduğunun kabulü yerindedir.
4.Ancak dosya kapsamında, davacı işçinin 7,5 saati aşan gece çalışmasına yazılı olarak onay verdiğini gösterir hiçbir belgeye rastlanmamıştır. Dosya içerisinde yer alan puantaj kayıtları ve çalışma çizelgelerine göre davacının pandemi dönemi dışında 20.00-06.00 saatleri arasını kapsayacak şekilde ve 7,5 saati aşan gece çalışmalarının bulunduğu da sabittir. Bu itibarla bahsi geçen dönem açısından davacının gece 7,5 saati aşan çalışmalarının tespiti ile fazla çalışma alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
9. Hukuk Dairesi, 2015/10942 E., 2017/9796 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİŞ MAHKEMESİ
tam metni aç
leri arasında 1 saat ara dinlenme ile 18 saat, haftada 2 gece 18.00-08.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile 25 saat olmak üzere haftada 43 saat çalıştığı, haftalık çalışma süresi olan 45 saatlik sürenin aşılmadığının anlaşıldığı, 4857 sayılı İş Kanununun 69/3 maddesinde gece çalışmasının 7,5 saati geçemeyeceği düzenlendiği, Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında ise haftalık çalışma süresi
9. Hukuk Dairesi 2015/10942 E. , 2017/9796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Büyükşehir Belediyesine ait sosyal tesislerde davalı firmanın bağlı bulunduğu grup şirketlerden ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. bünyesinde 24.04.2006 tarihinde işe başladığını, 01.04.2011 tarihine kadar aynı iş yerinde çalıştığını, çalıştığı süre boyunca ... Büyükşehir Belediyesine bağlı birçok sosyal tesislerde Belediyeye bağlı tesis amirinin kontrolünde çalıştığını, müvekkiline işe başlarken açığa imza attırıldığını, bir maaş tutarındaki ücretinin de şirket bünyesinde tutulmak üzere çalışmaya başlatıldığını, rızası hilafına grup şirketler olan ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti., ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti., davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.’de sigortalı gösterildiğini, sicil olarak aynı grup içindeki taşeron şirketlerde çalışmış olsa da müvekkilinin tüm çalışmasının ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Sosyal Tesislerinde ve Belediyeye bağlı Tesis Amirinin gözetim ve denetiminde geçtiğini, davalı işverenden ücret, fazla mesai, yıllık ücretli izin ve kıdem tazminatı alacakları talep edilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/11 maddesi gereği haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili belediyenin işçisi olmadığını savunarak,davanın husumetten reddini istemiştir. Davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kısmi dava açılamayacağını, diğer davalı ile imzalan sözleşmenin konusunun iş değil işçi olduğu, sözleşmenin diğer davalı ... Belediyesine personel teminine yönelik olduğu, davacının işe başladığı günden beri ... Büyükşehir Belediyesi'nin işçisi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller,tanık beyanları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde;davacının davalı İBB bünyesinde kesintisiz olarak davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. elamanı olarak çalıştığı, her ne kadar işe giriş tarihin 24.04.2006 tarihi olduğunu belirtmiş ise de davacının işyeri sicil dosyasında bulunan 24.10.2006 tarihli ifade tutanağı esas alınarak davacının davalılara ait işyerinde 11.10.2006-01.04.2010 tarihleri arasında toplam 4 yıl, 5 ay, 21 gün hizmet süresinin olduğu, davacı aylık net ücretinin 1.300,00 TL. olduğunu iddia etse de tanıkların maaşları banka kanalı ile ödendiği beyanları ile bordrolarla uyumlu banka hesap dökümleri dikkate alındığında, davacının son aylık brüt 1.420,20 TL. ücretle çalıştığının anlaşıldığı,davacının ücret alacakları ödenmediği için iş akidini haklı nedenle feshettiğinin anlaşıldığı,davacı tarafından dosyaya sunulan vardiya çizelgeleri ile davacı tanık beyanlarının uyumlu olduğu görülmekle, davacının izinli olduğu 06.04.2009-22.04.2009 tarihleri, raporlu olduğu 23.03.2011-01.04.2011 tarihleri ile 10.01.2010, 09.01.2011, 13.01.2011, 14.01.2011, 15.01.2011 tarihlerinde 16.00-24.00 saatleri arasında çalışması sebebi ile bu tarihler hesaplama dışı bırakılarak, davacının haftada 2 gün 08.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile 18 saat, haftada 2 gece 18.00-08.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile 25 saat olmak üzere haftada 43 saat çalıştığı, haftalık çalışma süresi olan 45 saatlik sürenin aşılmadığının anlaşıldığı, 4857 sayılı İş Kanununun 69/3 maddesinde gece çalışmasının 7,5 saati geçemeyeceği düzenlendiği, Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında ise haftalık çalışma süresinin 45 saati geçmediği durumlarda gece çalışması için %50 fazla ücret verilmesi gerektiği kabul edildiği,davacının haftada 2 gün 12,5-7,5= 5x2= 10 saat fazla gece çalışması yaptığı, hesaplama normal saat ücretinin %50 artırılması suretiyle fazla çalışmalarının bulunduğu sonucuna ulaşıldığı, işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak bilirkişi tarafından hesap edilen miktardan %30 oranında takdiri indirim yapıldığı, davacı ücret alacaklarını 04.07.2012 tarihinde ( dava tarihi ) talep ettiği dikkate alındığında, davacının 04.07.2007 tarihinden önceki ücret alacaklarının zaman aşımına uğradığı anlaşılmakla,davacının ücret alacağının reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin tüm,davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında fazla mesai alacağının hesabı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta vardiya çizelgeleri ve tanık anlatımlarının değerlendirmesi sonucunda davacının haftada 2 gece 18.00-08.00 saatleri arasında İş Kanunu'nun 69. maddesi kapsamında gece çalıştığı sabittir. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 69. maddesi uyarınca 7.5 saati aşan fazla çalışma yasak çalışmaya girdiği için fazla mesai ücreti alacağının her saati için 1.5 katı olarak fazla mesai ücretinin hesap edilmesi gerekirken mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki 0.50 katı ile fazla çalışmanın hesabı hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.06.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi, 2017/2203 E., 2020/9390 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
a kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md.
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2017/2203 E. , 2020/9390 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının idarenin ... Rehabilitasyon Merkezi işyerinde 06/01/2007-01/05/2012 tarihleri arasında çeşitli alt işveren şirketler nezdinde bakıcı/ işçi olarak çalıştığını, son ücretinin aylık net 1.075,00 TL olduğunu, günlük bir öğün yemek ve gidiş-geliş servis hizmetinden yararlandığını, 01/05/2012 tarihinde işyerine alınmamak suretiyle iş akdinin feshedildiğini, belirterek,kıdem tazminatı,ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... İnş. Elekt. Üre. Ltd. Şti. vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Sosyal Hizmetler İnş. Bil. Taş. ve Dan. Hiz. Ltd. Şti. vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı, davalı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili, davalı ... İnş Elekt. Üre. Ltd. Şti. vekili, davalı ... Sosyal Hizmetler İnş. Bil. Taş. ve Dan. Hiz. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir. Ayrıca Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in gece çalışma süresini düzenleyen 7/son maddesine göre postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde, çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan bir postanın çalışması, gece çalışması sayılır.Somut olayda, Dairemizce incelemesi yapılan davacı tanıklarının dosyalarında kabul edilen fazla çalışma saatleri değerlendirildiğinde (Dairemizin 2014/ 22123 esas ve 2015 26878 esas sayılı dava dosyaları) davacının kayıtlı olmayan dönemde ayda bir değişen vardiyalarla gündüz vardiyasında haftanın 6 günü 08.00-17.00 saatleri arasında, gece vardiyasında ise 17.30-08.00 saatleri arasında çalışarak ertesi gün izin yaptığının dosya kapsamına uygun olacağı kanısına varılarak bozma kararı verilmiştir.Açıklanan nedenler ile yapılacak iş kayıt olan dönem yönünden kayıtlara göre davacının gece ve gündüz vardiyasında çalıştığı dönemler belirlenmeli, kayıt olmayan dönem yönünden ise davacının ayda bir değişen vardiyalarla çalıştığı kabul edilerek gündüz vardiyasında şimdiki gibi fazla mesai yaptığı kabul edilmeli, gece vardiyasında ise, haftalık çalışma süresi aşılmasa dahi 7,5 saatin üzerindeki gece çalışmalarının fazla mesai olarak değerlendirilmesi gerektiği İş Kanunu'nun 69. maddesinden açıkça anlaşılmakta olup 17.30-08.00 saatleri arasında ara dinlenmenin mahsubu sonucu belirlenecek çalışma saatinin 7,5 saati aşan kısmı kadar fazla mesai yaptığı kabulüne göre sonuca gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Taraflar arasında ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi gerekip gerekmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır.Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı sebeplerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir.Somut olayda, dava dilekçesine karşı süresinde ileri sürülen zamanaşımı itirazı değerlendirilmiş ancak ıslah dilekçesinin davalılara tebliğine dair tebligat parçasının dosya arasında bulunmadığı anlaşıldığından ıslaha karşı zamanaşımı itirazının süresinde olup olmadığı anlaşılmamaktadır. Bu nedenle ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ tarihi dikkate alınarak ıslaha karşı yasal süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunan ve kararı temyiz eden davalı yönünden davacının hak kazandığı işçilik alacaklarının yöntemine uygun biçimde ileri sürülen ıslaha karşı zamanaşımı itirazı değerlendirilerek belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılardan ...r İnş. Elekt. Üret. Ltd. Şti. ile ...Sosyal Hizmetler İnş. Bilg. Taş ve Dan. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti'ye iadesine, 13.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
22. Hukuk Dairesi, 2016/25617 E., 2019/23991 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md.
22. Hukuk Dairesi 2016/25617 E. , 2019/23991 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının asıl işveren olan bakanlığa bağlı rehabilitasyon merkezinde en son diğer davalı olmak üzere değişik alt işverenler nezdinde 01/11/2006 ila 09/10/2013 tarihlerinde çalıştığını, iş akdinin emeklilik sebebiyle sona erdiğini, ancak işçilik haklarının ödenmediğini öne sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ve yıllık izin ücret alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçeleri ile, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle ve kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve fazla çalışmanın hesap yöntemi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir. Ayrıca Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in gece çalışma süresini düzenleyen 7/son maddesine göre postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde, çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan bir postanın çalışması, gece çalışması sayılır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı rehabilitasyon merkezinde bakım elemanı olarak çalışmış olup iş yerinde gece ve gündüz olmak üzere 2 vardiya olduğunu, gündüz vardiyasının 08.00-17.00, gece vardiyasının ise 17.00-08.00 saatleri arasında olduğunu ve kendisinin 2009 yılından beri çoğunlukla gece vardiyasında çalıştığını iddia ederek fazla mesai talebinde bulunmuştur. Dosya içerisine ibraz edilen gece ve gündüz mesaisine yönelik saat aralığı içermeyen bir kısım kayıtların bulunduğu ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raprorunda davacının davalı işyerinde 08.30-17.30 ve 17.30-08.00 saatleri arasında dönüşümlü olarak çalıştığı, gece vardiyasını takip eden gün izin yaptığının anlaşıldığı, gece vardiyasındaki çalışmalarının toplamının 14 saat 30 dakika olup Yargıtay içtihatlarına göre fiilen 12 saat çalıştığı kabul edildiğinden buna göre davacının fazla çalışmasının 4,5 saat olup gece fazla çalışmasının bunun içerisinde olduğu ve bunun zamlı karşılığının 6 saat 45 dakika olduğu ve takip eden iş gününde iş saatlerinde 7,5 saat dinlendiğinden fazla çalışmasının serbest zamanla karşılandığının anlaşıldığı ancak gündüz vardiyası için aynı hususun söz konusu olmadığı, davacının gündüz vardiyasında 1 saat ara dinlenme ile haftalık 3 saat fazla çalışma yaptığının anlaşıldığı belirtilerek sadece kayıt olan dönem yönünden gündüz vardiyasında yapılan fazla mesainin hesaplandığı görülmüş ise de öncelikle gece vardiyası yönünden yapılan hesaplama doğru olmamıştır. Ayrıca Davacının çalışma saat aralıkları davacı tanık anlatımlarına göre belirlenip bu belirlemeye göre fazla mesai hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davacı tanıklarının da davalı aleyhine aynı nedenle açtıkları davaları bulunmakta olup bir başka deyişle davacı tanıkları davalı işverenle husumetlidir. Şu halde, başka delillerle desteklenmeden tek başına husumetli tanık anlatımına itibar edilmesi mümkün değil ise de Dairemizce incelemesi yapılan davacı tanıklarının dosyalarında kabul edilen fazla çalışma saatleri değerlendirildiğinde (Dairemizin 2014/ 22123 esas ve 2015 26878 esas sayılı dava dosyaları) davacının kayıtlı olmayan dönemde ayda bir değişen vardiyalarla gündüz vardiyasında haftanın 6 günü 08.00-17.00 saatleri arasında, gece vardiyasında ise 17.30-08.00 saatleri arasında çalışarak ertesi gün izin yaptığının dosya kapsamına uygun olacağı kanısına varılmıştır.
Açıklanan nedenler ile yapılacak iş kayıt olan dönem yönünden kayıtlara göre davacının gece ve gündüz vardiyasında çalıştığı dönemler belirlenmeli, kayıt olmayan dönem yönünden ise davacının ayda bir değişen vardiyalarla çalıştığı kabul edilerek gündüz vardiyasında şimdiki gibi fazla mesai yaptığı kabul edilmeli, gece vardiyasında ise, haftalık çalışma süresi aşılmasa dahi 7,5 saatin üzerindeki gece çalışmalarının fazla mesai olarak değerlendirilmesi gerektiği İş Kanunu'nun 69. maddesinden açıkça anlaşılmakta olup 17.30-08.00 saatleri arasında ara dinlenmenin mahsubu sonucu belirlenecek çalışma saatinin 7,5 saati aşan kısmı kadar fazla mesai yaptığı kabulüne göre sonuca gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı ... İnş. Elekt. Ür. Tic. ve San. Ltd. Şti'ye iadesine 23.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
9. Hukuk Dairesi, 2024/9276 E., 2024/11052 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
tam metni aç
696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK 'ya eklenen geçici 23 üncü madde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22, 32, 41, 44, 46, 47, 68 ve 69 uncu maddeleri.
9. Hukuk Dairesi 2024/9276 E. , 2024/11052 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/592 E., 2024/1248 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında Ankara 20. İş Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 19.09.2023 tarihli karar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece 16.01.2024 tarihli karar ile ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesine, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7, 10 ve 15'er günlük nöbetler ile gece gündüz yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yaptığını ve ulusal ... ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, gece çalışması da yaptığını; ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 20. İş Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile; davacının davalı Bakanlık bünyesinde bakım personeli olarak alt işveren firmalar nezdinde çalışırken 696 sayılı KHK ile kadroya geçirildiği ve 01.04.2018 tarihinde taraflar arasında belirsiz süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, davacının Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası üyesi olduğu, dosya içerisinde yer alan Çumra Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi güvenlik personeli puantaj cetveli başlıklı tabloda "% oranı" sütununda % fazlası şeklinde oran ibaresinin yer aldığı, davacının ücretinin belirlenen bu orana göre asgari ücretin % fazlası olduğu, bu durumda davacıya ücretinin % fazlası oran dikkate alınmadan ücret ödendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacının fark alacaklarının bulunduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli kararıyla; davacı tarafından talep edilen fazla çalışma ücreti alacağının puantaj kayıtlarının saat kaydı içermemesi ve tanık dâhil başka bir delil de sunulmadığından ispat edilemediği gerekçesiyle reddinin yerinde olduğu, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanmasında hata bulunmadığı, hizmet alım sözleşmelerinde yüklenici tarafından istihdam edilen işçilerin ücretlerinin asgari ücretin katları ya da asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde belirlenmesinin hizmet alım sözleşmesinin devam ettiği döneme ilişkin uygulama olduğu, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23 üncü madde uyarınca sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin istihdam edilmesine esas hizmet alım sözleşmelerinin geçiş işleminin yapıldığı tarih itibarıyla feshedilmiş sayılacağı, sürekli işçi kadrolarına geçirilmeyle ilgili söz konusu düzenlemenin hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışanların daha önce ücret ile diğer mali ve sosyal haklarını asgari ücretle irtibatlandıran uygulamalara son verdiği, yükleniciler tarafından istihdam edilip de sınavla sürekli işçi kadrolarına geçen işçilerin ücret ile diğer mali ve sosyal haklarının yeni süreçte Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin uygulanması ile oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamayacağı, sözü edilen uygulamanın ... Çalışma Genel Müdürlüğünün görüş yazısına da uygun olduğu, sürekli kadroya geçirildikten sonra kamu kurum ve kuruluşlarınca bireysel iş sözleşmesinin yapılmamış olmasının, yapılmış olsa dahi ücret kısmının boş bırakılmasının da sonuca etkili olmayacağının açık olduğu; ancak eldeki dosyadaki durumun yukarıda izah edilen uygulamadan farklı olduğu, nitekim davacı ... davalı arasında imzalanan 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 4 üncü maddesinde ücretin açıkça belli bir oran dâhilinde artırılmasına yönelik hüküm bulunmasa da eldeki dosya ile birlikte incelenen seri dosyalarda yer alan ve davalı Bakanlık tarafından dosya kapsamına sunulan Çumra Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi güvenlik/bakım personeli puantaj cetveli başlıklı tablolarda ''% oranı" sütununda %40, %50, %55 vb. oranların yer aldığının görüldüğü, buna rağmen ödemelerin puantajda yazan oran miktarına göre eksik yapıldığı, sonuç olarak davacının eksik ödenen bakiyeyi talep edebileceği, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi hesap raporunda 01.01.2021 tarihinden itibaren yapılan hesaplamalarda ikramiye alacağının da hesaplanması hatalı ise de davacı vekilince ıslah talep edilmediği, bu sebepten davanın dava dilekçesinde belirtilen miktarlar üzerinden kısmen kabul edildiği ve İlk Derece Mahkemesince gerekçede alacak miktarları ile ilgili bir değerlendirmede bulunulmadığı, davacının her durumda talep ettiği 10,00 TL ikramiye alacağının korunduğu anlaşılmakla bu hususun belirtilmekle yetinildiği, sonrasında bakiye alacaklar için ikame edilecek bir davada davacının 01.01.2021 tarihi itibarıyla fark ikramiye alacağına hak kazanmadığının göz önünde tutulması gerektiği, davalı vekilince reddedilen alacaklar bakımından vekâlet ücreti hususundaki istinaf talebinin dayanaksız olduğu, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün neticesi itibarıyla doğru olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 10.04.2023 tarihli bozma ilâmı ile; Bölge Adliye Mahkemesince bir taraftan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, diğer taraftan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirildiğinin görüldüğü, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirildiğine göre Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken anılan hükme aykırı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı, 6100 sayılı Kanun'a uygun şekilde karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına ve dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli kararı ile; 15.12.2022 tarihli kararda yer alan gerekçe tekrar edilmek suretiyle sonucu itibarıyla doğru ancak gerekçesi isabetli olmayan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği, yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte İlk Derece Mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olduğu, ancak yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararın ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 16.01.2024 tarihli ilâmı ile; davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek davacının davalı Bakanlık ile imzalamış olduğu 02.04.2018 tarihli sözleşmede ücretin asgari ücretin katları yada belirli oranda fazlası üzerinden ödeneceği şeklinde bir düzenleme bulunmadığı, davalı Bakanlıkça davacının ücretinin yürürlükte bulunan düzenlemelere uygun bir şekilde belirlendiği ve ödendiği anlaşılmakla davacının fark alacaklara ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, kabule göre de Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan ilave tediye alacağına yasal faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde en yüksek banka mevduat faiz uygulanmasının bir diğer hatalı yön olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlık ile imzalamış olduğu 02.04.2018 tarihli sözleşmede ücretin asgari ücretin katları ya da belirli oranda fazlası üzerinden ödeneceği şeklinde bir düzenleme bulunmadığı, davalı Bakanlıkça davacının ücretinin yürürlükte bulunan düzenlemelere uygun bir şekilde belirlendiği ve ödendiğinin anlaşılmasına göre davacının fark alacaklarına ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvurusunda; bireysel iş sözleşmesinde bir oran bulunmasa da davacının ücretini % oranında farkla aldığının puantaj kayıtlarından anlaşıldığını, davacının onayı alınmaksızın ücretin düşürülemeyeceğini, gece zammı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin talebin reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının ispatı hususlarındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi.
2. 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK 'ya eklenen geçici 23 üncü madde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22, 32, 41, 44, 46, 47, 68 ve 69 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesin, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İş Hukuku
Bir fabrika sahibi, iş yoğunluğu nedeniyle işçilere ara dinlenmesi vermemiş ve gece vardiyasında işçileri 10 saat aralıksız çalıştırmıştır. İş müfettişi bu durumu tespit etmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’na göre bu olayla ilgili hangisi doğrudur?
A) İşin düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırı hareket eden işverene, bu durumdaki her işçi için idari para cezası verilir.
B) Ara dinlenmesi vermemenin hiçbir cezai müeyyidesi yoktur.
C) Gece çalışması sınırı ihlal edilse dahi sadece işçiye ek ücret ödenmesi yeterlidir.
D) İşverene verilen idari para cezaları doğrudan işçilerin banka hesabına yatırılır.
E) İş düzenine aykırılık suçları sadece ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Bu maddeyle ilgili 14 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.