TCK Madde 102Cinsel saldırı
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
5237 sayılı TCK'nın 102. maddesi, cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal etmesi olan cinsel saldırı suçunun temel şeklini, sarkıntılık düzeyindeki hafif şeklini, vücuda organ veya cisim sokulması suretiyle işlenen nitelikli hali, nitelikli hallerin (savunmasız kişi, nüfuz, hısımlık, silah veya birden fazla kişi, toplu yaşam ortamı) cezayı artıran etkisini, neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali ve mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü halindeki cezayı düzenler.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)
(1)Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2)Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
(3)Suçun;
a)Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
b)Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
c)Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından,
d)Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,
e)İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.
(4)Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(5)Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Madde gerekçesi
Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 1 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.
Cinsel dokunulmazlık, kişilerin vücudu üzerinde cinsel davranışlarda bulunulması suretiyle ihlâl edilir. Bu bölümde yer alan suçlarla korunan ortak hukukî değer, kişilerin cinsel dokunulmazlığıdır. Bu Bölümde yer alan suçlar, esasen kişiye karşı işlenmiş olan suçlar olması itibarıyla, İkinci Kitabın "Kişilere Karşı Suçlar" başlıklı İkinci Kısım altında düzenlenmişlerdir. Maddenin birinci fıkrasında, cinsel saldırı suçunun temel şekli tanımlanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik davranışlarla kişinin vücut dokunulmazlığının ihlâl edilmesi gerekir. Suçun temel şekline ilişkin maddî unsuru, kişinin vücudu üzerinde gerçekleştirilen, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik ve fakat cinsel ilişkiye varmayan cinsel davranışlar oluşturmaktadır. Suçun oluşması için, gerçekleştirilen hareketlerin objektif olarak şehevî nitelikte bulunmaları yeterlidir; failin şehevi arzularının fiilen tatmin edilmiş olması gerekmez. Söz konusu suç, farklı cinsten kişiye karşı işlenebileceği gibi, aynı cinsten kişiye karşı da işlenebilir. Suçun temel şekline ilişkin olarak soruşturma ve kovuşturmanın yapılması, mağdurun şikâyetine bağlı tutulmuştur. Maddenin ikinci fıkrasında, cinsel saldırının vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi, bu suçun nitelikli hâli olarak tanımlanmıştır. Suçun bu nitelikli hâli için, vücuda vajinal, anal veya oral yoldan organ veya sair bir cismin ithal edilmesi gerekir. Bu bakımdan vücuda penis ithal edilebileceği gibi, vajinal veya anal yoldan cop gibi sair bir cisim de ithal edilebilir. Bu bakımdan, söz konusu suçun temel şeklinin aksine, bu fıkrada tanımlanan nitelikli hâlinin oluşabilmesi için, gerçekleştirilen davranışın cinsel arzuların tatmini amacına yönelik olması şart değildir. Cinsel saldırı suçunun nitelikli hâlini oluşturan bu fiiller, eşe karşı da işlenebilir. Evlilik birliği, eşlere sadakat yükümlülüğünün yanı sıra, karşılıklı olarak birbirlerinin cinsel arzularını tatmin yükümlülüğü de yüklemektedir. Buna karşılık, evlilik birliği içinde bile, cinsel arzuların tatminine yönelik talepler açısından tıbbi ve hukukî sınırların olduğu muhakkaktır. Bu sınırların ihlâli suretiyle eş üzerinde gerçekleştirilen ve cinsel saldırı suçunun nitelikli hâlini oluşturan davranışlar, ceza yaptırımını gerekli kılmaktadır. Ancak, bu durumda soruşturma ve kovuşturmanın yapılması, mağdur eşin şikâyetine bağlı tutulmuştur. Üçüncü fıkrada, bu suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli unsurları tanımlanmıştır. Buna göre, suçun, a) beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı, d) silâhla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde, verilecek cezanın belirtilen oranda artırılması gerekmektedir. (d) bendinde, cinsel saldırının birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, bu suçun icra hareketlerinin müşterek fail olarak sorumluluğu gerektirecek şekilde gerçekleştirilmesini ifade etmektedir. Bu bakımdan, söz konusu suçun örneğin bir başkası tarafından azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak ederek işlenmesi hâlinde, sadece bu nedenle (d) bendi hükmüne istinaden cezada artırım yapılamayacaktır. Cinsel saldırı suçunun özelliği, bu suçu oluşturan fiillerin mağdurun iradesi dışında gerçekleştirilmesidir. Mağdura karşı cebir veya tehdit ya da hile kullanılabileceği gibi, örneğin bilincinin yitirilmesine neden olmak veya örneğin uyku hâli dolayısıyla bilincinin kapalı olmasından yararlanmak suretiyle de bu suçlar işlenebilirler. Maddenin dördüncü fıkrasına göre, bu suçun işlenmesi sırasında mağdurun direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanılması durumunda, ayrıca kasten yaralama suçundan dolayı cezaya hükmetmek gerekecektir. Beş ve altıncı fıkralarda cinsel saldırı suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri düzenlenmiştir. Bu itibarla, cinsel saldırı suçunun işlenmesi suretiyle mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulmasına neden olunması, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Keza, cinsel saldırı sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunacaktır. Ancak, bu durumlarda, netice sebebiyle ağırlaşmış suçlar dolayısıyla sorumluluk için aranan koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır.
Değişiklik geçmişi(1)
- 18.06.2014maddenin tamamı 18.06.2014 tarihinde 6545 sayılı Kanunla değiştirildi
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Atıflar(4)
Bu maddeye atıf yapanlar
Bu maddedeki kavramlar
- Neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal
- Cinsel davranış
- Sarkıntılık
- Toplu yaşama zorunluluğu
- Vücuda organ veya cisim sokma
- Vücut dokunulmazlığının ihlali
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
5.313 karar arasından seçildiİçtihat ayrılığı olabilir: bu maddede en yeni Genel Kurul kararı (11.02.2026, onama) önceki Kurul kararlarının çoğunluğuna zıt yönde. Kararları metinleriyle birlikte okuyun.
- Ceza Genel Kurulu E.2025/182 K.2025/476 T.2025-11-19Ceza Genel KuruluOnamaYerleşik içtihat
TCK'nın 106/2-c maddesinde düzenlenen tehdit suçu açısından 4. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 1485-17714; TCK'nın 119/1-c maddesinde ifade edilen konut dokunulmazlığının ihlali suçu açısından 17. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli ve 1162-5612; TCK'nın 102/3-d maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçu açısından 5. Ceza Dairesinin 18.02.2010 tarihli ve 14000-1259 sayılı kararlarında suçun birlikte işlenmesi hâlinden müşterek failliğin anlaşılması gerektiğine hükmedilmiştir.
- 9. Ceza Dairesi · E. 2025/6402 · K. 2025/9288 · T. 10.12.2025Daire kararıBozma
Özetle, sanığın katılanın 2. dereceden kayın hısmı olduğu gözetilerek temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/3-c maddesi gereğince artırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
- 9. Ceza Dairesi · E. 2021/13793 · K. 2024/8017 · T. 01.10.2024Daire kararıBozma
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine, Mahkemece sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu gerçekleştirmediği kabulüne rağmen bu suçtan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/3-d ve 43/1. maddelerinin şartları oluşmamasına rağmen uygulanmasının hatalı olduğuna, atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
(TCK İçtima) Fail A, mağdur B’ye cinsel saldırıda bulunurken kullandığı cebir ve şiddet sonucunda B’nin kolunu kırmıştır (Kasten yaralamanın ağır neticesi). Bu durumda uygulanacak yaptırım rejimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Sadece cinsel saldırı suçundan ceza verilir, yaralama içinde erir.
- B) Sadece kasten yaralama suçundan ceza verilir.
- C) Cinsel saldırı suçundan ceza verilir, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
- D) En ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir (Fikri içtima).
- E) Zincirleme suç hükümleri uygulanır.
Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl