Türk Ceza Kanunu 12. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması halinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikayeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı halinde fail, Adalet Bakanının istemi ile yargılanır:
a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi.
b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye'de yeniden yargılama yapılır.
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/56 md.) Birinci fıkra kapsamına giren hâllerde rüşvet ve nüfuz ticareti suçlarından dolayı yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlı değildir.
Diğer suçlar
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
35 karar eşleşti
1. Ceza Dairesi, 2013/649 E., 2013/2902 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
A-Mağdur Ömer'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümde; sanıklar hakkında TCK.nun 87/2-b uygulamasıyla 12 yıl 18 ay hapis, TCK.nun 62. maddesi uygulanması ile de 10 yıl 15 ay hapis yerine, 13 yıl 6 ay hapis cezası verilerek fazla ceza tayini yasaya aykırıysa da bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322.
1. Ceza Dairesi 2013/649 E. , 2013/2902 K.
* KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA
* GENEL GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE SOKMA
* SUÇ İŞLEMEK İÇİN ÖRGÜT KURMA VE ÖRGÜTE ÜYE OLMA
* İŞ YERİNİN GECE VEKTİ KURŞUNLANMASI
* MALA ZARAR VERME
* KASTEN YARALAMA
* KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 35
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 42
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 43
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 44
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 81
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 86
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 87
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 109
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 149
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 165
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 171
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 220
* TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 265
* ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA KANUN (6136) Madde 13
* CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 322
"İçtihat Metni"
1.a-Sanık O.. K..’ın tabanca ile ateş ederek mağdur Ercan'ın batın bölgesinden isabetle karaciğer ve kolon yaralanmasına ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda; teşebbüs nedeniyle 9 ila 15 yıl arasında ceza öngören TCK.nun 35.maddesi uygulaması sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte dikkate alınarak, sanıklar O.. K.. ve H.. K.. hakkında alt ve üst sınırlar arasında üst sınıra yakın bir ceza yerine 12 yıl hapis cezası tayin edilmek suretiyle eksik ceza tayini,
b-Tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanıklar H.. K.., O.. K.. ve M.. K.. hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanması gerektiği ayrıca suç örgütü üyesi olan sanıkların örgüt kapsamında işlediği suçlar nedeniyle TCK.nun 58/9.maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
c-Sanıklar H.. K.., O.. K.. ve S.. K..’ın mağdur Özen'e yönelik yağma suçunu işlerken yasanın birden fazla bendini ihlal etmeleri nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Suç örgütüne üye olma suçundan mahkum olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58/9.maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düzeltme öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık H.. K.. hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, mağdur Özen'e yönelik yağmaya teşebbüs, mağdur Ömer’e yönelik hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama, mağdurlar Maşallah ve Ercan'a yönelik kasten insan öldürmeye teşebbüs, mağdur Lütfü ve Uğur’a yönelik kasten yaralama, görevli memura direnme, sanık O.. K.. hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak,mağdur Özen’e yönelik yağmaya teşebbüs,mağdurlar Maşallah ve Ercan’a yönelik kasten insan öldürmeye teşebbüs, mağdur Lütfü ve Uğur’a yönelik kasten yaralama, görevli memura direnme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık S.. K.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, mağdur Özen’e yönelik yağmaya teşebbüs, görevli memura direnme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık V.. T.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, mağdur Maşallah'a yönelik kasten insan öldürmeye teşebbüs, mağdur Lütfü’ye yönelik kasten yaralama, hırsızlık malını kullanma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık M.. T.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, mağdur Lütfü'ye yönelik kasten yaralama, mağdur Ercan’a yönelik eylemi ile hırsızlık malını kullanma, görevli memura direnme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık M.. K.. hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, mağdur Ömer’e yönelik hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama, sanık M.. Ş.. hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, mağdur Ömer'e yönelik hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama, sanıklar S.. H.. ve S.. H.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanıklar S.. E.., R.. Ç.., T..M.., E.. A.., K.. B.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, sanıklar A..T..T.. ve F.. K.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte bilerek yardım etme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık M.. T..'nün mağdur Ercan'a yönelik eylem dışındaki suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar M.. P.., S.. Ç.., Y.. S.., H.. Ö..ve Ş.. A.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, sanıklar H.. K.., O.. K.. ve S.. K.., M.. Ş..'nın mağdurlar A.. L.. ile H.. Ç..'e yönelik şantaj, tehdit, mala zarar verme, genel güvenliğin tehlikeye sokulması; sanıklar Y.. S.. ve H..Ö..’in mağdurlar Maşallah, Ercan, Lütfü ve Uğur'a yönelik kasten insan öldürmeye teşebbüse azmettirme, sanıklar H.. K.. ve O.. K.. hakkında hırsızlık malını kullanma, sanıklar R.. Ç.. ve M.. Ş.. hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, sanıklar H.. K.., O.. K.., S.. K.., V.. T.., M.. T.., S.. E.., M.. K.., M.. Ş.., A.. K.., Y.. S.., H..Ö.., M.. P.. hakkında mağdur Engin’e yönelik tehdit, sanık Serkan hakkında mağdur Nuh'a öldürmeye teşebbüs, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, sanıklar H.. K.., O.. K.., V.. T.. ve M.. T.. hakkında 21/05/2006 tarihindeki olayda genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarının TCK.nun 44.maddesi uyarınca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri, düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar H.. K.., O.. K.. ve S.. K.. müdafiileriyle sanıklar Volkan ve Sertaç müdafii ve sanık Suat müdafiinin bir nedene dayanmayan, sanık Tuncay'ın bir nedene dayanmayan, sanık M.. K.. ve M.. Ş.. müdafiilerinin bir nedene dayanmayan, sanıklar Rizvan ve Süleyman müdafiinin 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun sübuta, seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğine vesaireye, sanıklar Mahmut ve Eyyup müdafiinin bir nedene dayanmayan, sanık Fahrettin müdafiinin sübuta vesaireye, sanık Kemal müdafiinin bir nedene dayanmayan, sanık A..T.. T..müdafiinin sübuta, seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğine vesaireye, Cumhuriyet Savcısının mağdurlar Hakkı ve Ahmet'e yönelik eylemde sanıkların suçunun sübutuna, sanıklar M.. P.., S.. Ç.., Y.. S.., Hacı Özdemir ve Ş.. A..'in suç örgütüne üye olma suçlarının sübutuna, sanıklar Yakup ve Hacı'nın mağdurlar Maşallah, Lütfü, Ercan ve Uğur'a yönelik eylemde suçlarının sübutuna, mağdur Engin'e yönelik eylemde sanıkların suçunun sübutuna, sanık Serkan'ın genel güvenliğin tehlikeye sokulması ve mağdur Nuh'a yönelik eyleminin sübutuna, sanıklar Hakan ve Oktay'ın hırsızlık malını kullanma suçunun sübutuna, sanıklar Rizvan ve M.. Ş..’nın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun sübutuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A-Mağdur Ömer'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümde; sanıklar hakkında TCK.nun 87/2-b uygulamasıyla 12 yıl 18 ay hapis, TCK.nun 62. maddesi uygulanması ile de 10 yıl 15 ay hapis yerine, 13 yıl 6 ay hapis cezası verilerek fazla ceza tayini yasaya aykırıysa da bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak; mağdur Ömer'e yönelik kasten yaralama suçundan, sanıklar H.. K.., M.. K.. ve M.. Ş.. hakkında kurulan hükümde, verilen "13 yıl 6 ay hapis" cezasının TCK.nun 87/2-b uygulamasıyla 12 yıl 18 ay hapis, TCK.nun 62. maddesinin uygulanması sonucu “10 yıl 15 ay hapis” olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümle, sanık H.. K.. hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, mağdur Özen'e yönelik yağmaya teşebbüs, mağdur Ömer’e yönelik hürriyetinden yoksun kılma, mağdurlar Maşallah ve Ercan'a yönelik kasten insan öldürmeye teşebbüs, mağdur Lütfü ve Uğur’a yönelik kasten yaralama, görevli memura direnme, sanık O.. K.. hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, mağdur Özen'e yönelik yağmaya teşebbüs, mağdurlar Maşallah ve Ercan’a yönelik kasten insan öldürmeye teşebbüs, mağdur Lütfü ve Uğur’a yönelik kasten yaralama, görevli memura direnme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık S.. K.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, mağdur Özen'e yönelik yağmaya teşebbüs, görevli memura direnme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık V.. T.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, mağdur Maşallah’a yönelik kasten insan öldürmeye teşebbüs, mağdur Lütfü’ye yönelik kasten yaralama, hırsızlık malını kullanma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık M.. T.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, mağdur Lütfü’ye yönelik kasten yaralama, hırsızlık malını kullanma, görevli memura direnme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık M.. K.. hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, mağdur Ömer’e yönelik hürriyetinden yoksun kılma, sanık M.. Ş.. hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, mağdur Ömer'e yönelik hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar S.. H.. ve S.. H.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanıklar S.. E.., R.. Ç.., T.. M.., E.. A.., K.. B.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçlarından verilen mahkumiyet hükümleriyle sanıklar M.. P.., S.. Ç.., Y.. S.., H.. Ö.. ve Ş.. A.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, sanıklar H.. K.., O.. K.., S.. K.. ve M.. Ş..'nın mağdurlar A.. L.. ile H..Ç..’e yönelik şantaj, tehdit, mala zarar verme, genel güvenliğin tehlikeye sokulması, sanıklar Y.. S.. ve H..Ö..'in mağdurlar Maşallah, Ercan, Lütfü ve Uğur’a yönelik kasten insan öldürmeye teşebbüse azmettirme, sanıklar H.. K.. ve O.. K.. hakkında hırsızlık malını kullanma, sanıklar R.. Ç.. ve M.. Ş..hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından verilen beraat hükümleri ve sanıklar H.. K.., O.. K.., S.. K.., V.. T.., M.. T.., S.. E.., M.. K.., M.. Ş.., A.. K.., Y.. S.., H.. Ö.., M.. P.. hakkında mağdur Engin'e yönelik tehdit, sanık Serkan hakkında mağdur Nuh'a yönelik öldürmeye teşebbüs, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve sanıklar H.. K.., O.. K.., V.. T.. ve M.. T.. hakkında 21/05/2006 tarihindeki olayda genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarının TCK.nun 44. maddesi uyarınca hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B.a-Sanık Mahmut hakkında mağdur Ercan'a yönelik kasten yaralama suçu yönünden;
Oluşa, dosya içeriğine ve kabule göre; olay esnasında sanık Mahmut ile sanık Oktay'ın mağdur Ercan'a doğru tabancayla birden fazla ateş ettikleri, sanık Oktay'ın tabancasından çıkan merminin mağdurun batın bölgesine isabetle karaciğer ve kolon yaralanmasına neden olduğu, sanık Mahmut'un tabancasından çıkan merminin ise mağdurun bacağına isabetle femur açık kondil kırığına neden olduğu olayda; sanık Mahmut'un birlikte suç işleme kararına bağlı olarak sanık Oktay’la suçun icrasına katıldığı ve savunmayı imkansız kılarak eylem üzerinde ortak hakimiyet kurdukları gözönüne alınarak, sanık Mahmut'un da kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde kemik kırığı meydana getirecek şekilde yaralama suçundan hüküm kurulması,
b-Sanıklar A.. T.. ve F.. K.. hakkında suç işlemek için kurulan örgüte bilerek yardım etme suçları yönünden;
aa-Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 85.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK.nun 220/6-7. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
bb-Örgüt mensubu olmayan sanıklar hakkında TCK.nun 58/9. maddesinin uygulanması,
c-Sanık H.. K.. hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden;
Sanığın mağdur H..Ç..'e yönelik 28/01/2006 tarihinde işyerinin gece vakti kurşunlanması eylemi ile ilgili beraat kararı verilmiş olup sanığın yakalandığında da üzerinde ruhsatsız tabanca bulunmaması karşısında gerekçesi gösterilmeden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreye göre tahliye taleplerinin reddine, karşı temyiz bulunmadığından sanık Mahmut hakkında CMUK.nun 326/son maddesinin gözönüne alınmasına, 03/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Diğer kararlar (4)
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
lgede çıkış, sol uyluk ön yüzde giriş ve arka yüzde çıkış, boyun arka oksipital kemik hattından 3-4 cm altında giriş-çıkış olmak üzere hayati tehlike oluşturmayacak şekilde, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı olayda; 5237 sayılı Yasanın 9-15 yıl arasında ceza öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar ara
Ceza Genel Kurulu 2010/1-55 E. , 2010/116 K.
"İçtihat Metni"
İtirazname : 2009/211054
Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi
Sanık A. Z..’nın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCY’nın 81/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.05.2007 gün ve 442-173 sayılı hüküm sanık mü¬dafii tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 18.11.2008 gün ve 3648-7350 sayı ile;
“Tanıklar H. T.. ve F.T..’ın ifadelerinin alındığı 20.12.2006 tarihli talimat tutanaklarının ilk sayfasının hakim tarafından imzalanmaması ve bu eksikliğin mahkemece tamamlattırılmaması suretiyle CMK’nun 219. maddesine aykırı davranılması” isabetsizliğinden bozulmuştur.
Bozmaya uyan yerel mahkemece 10.03.2009 gün ve 427-105 sayı ile; bu kez sanığın 5237 sayılı TCY’nın 81/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalan¬dırılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 02.02.2010 gün ve 8948-555 sayı ile;
“Sanık A.Z..’nın, mağdura tüfek ile ateş ederek, sol kosta frenik bölgesinde sıyrık, sağ ayak dorsalde giriş ve planter bölgede çıkış, sol uyluk ön yüzde giriş ve arka yüzde çıkış, boyun arka oksipital kemik hattından 3-4 cm altında giriş-çıkış olmak üzere hayati tehlike oluşturmayacak şekilde, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı olayda; 5237 sayılı Yasanın 9-15 yıl arasında ceza öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini gerektiği gözetilmeden, 15 yıla hükmedilerek fazla ceza tayini” isabetsizliğinden hüküm bozulmuştur.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 03.03.2010 gün ve 211054 sayı ile;
“Sanık A. Z..'nın mağdura tabanca ile 4 el ateş ettiği, 4 atışta da isabet sağlayarak mağduru sol ayak, sağ ayak, sol uyluk ve boyun arka kısımlarından yaraladığı, alınan raporda sol kosta frenik bölgesinde sıyrık, sağ ayak dorsalde giriş ve planter bölgede çıkış, sol uyluk ön yüzde giriş ve arka yüzde çıkış, boyun arka oksipital kemik hattından 3-4 cm altında giriş-çıkış olmak üzere hayati tehlike oluşturmayacak şekilde, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığının anlaşıldığı, hayati nahiyeler olan sol uyluk ve boyun bölgesine ateş edildiği halde şans eseri mağdurun ağır yaralanmayıp hayati tehlike geçirmediği, ancak meydana gelen tehlikenin büyük olduğu, olayda kullanılan silah, atış sayısı, meydana gelen zarar ve tehlike dikkate alınarak mahkemece teşebbüs nedeni ile 5237 sayılı Yasanın 9-15 yıl arasında ceza öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza olan 12 yıl hapis cezasına hükmedildiği halde, Yüksek Yargıtay 1.Ceza Dairesince sanığın olayda tüfek kullandığı ve daha az bir ceza verilmesi gerektiği gerekçesine dayanan bozma kararının yasaya aykırı olduğu” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendi¬ril¬miş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCY’nın 81/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen somut olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın cezasından teşebbüs nedeniyle yapılması gereken indirim miktarının belirlenmesine ilişkindir.
5237 sayılı TCY’nın 35/2. maddesi; “Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir” şeklindedir.
Dosyanın incelenmesinde;
Olay öncesinde sanık A.Z.. ile mağdurun ailesi arasında çeşitli sorunlardan dolayı anlaşmazlık bulunduğu, ailesine karşı uygunsuz sözler söylemesi üzerine kendisiyle konuşmak üzere gelen mağdura, sanığın yakın mesafeden tabanca ile ateş ederek, sol kosta frenik bölgesinde sıyrık, sağ ayak arka giriş ve planter bölgede çıkış, sol uyluk ön yüzde giriş ve arka yüzde çıkış, boyun arka oksipital kemik hattından 3-4 cm altında giriş-çıkış olmak üzere hayati tehlike oluşturmayacak şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı, olayın bu şekilde gerçekleştiği konusunda yerel mahkeme, Özel Daire ve Yargıtay C. Başsavcılığı arasında herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, her ne kadar Özel Daire bozma kararında, sanığın mağdura tüfekle ateş ettiği belirtilmekte ise de, dosya içeriğinde bulunan 24.07.2006 tarihli olay yeri inceleme raporu ve tutanağı, muhafaza alma tutanağı, silah taşıma ruhsat fotokopisi, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuarının 17.08.2006 gün ve 2524 ile 21.11.2006 gün ve 1498 sayılı raporları, emanet kayıtları, Malatya Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 29.09.2006 gün ve 3788 sayılı raporu, sanık, mağdur ve tanık anlatımları ve tüm dosya içeriği karşısında sanığın olay tarihinde üzerinde bulunan taşıma ruhsatlı Unique marka 7.65 mm çaplı 770609 seri nolu tabanca ile yakın mesafeden ateş ederek mağdurun yaralanmasına neden olduğu Özel Daire ilamındaki tüfek ibaresinin yazım yanılgısından kaynaklandığı, bu yazım yanılgısının oluş ve kabule her hangi bir etkisinin bulunmadığı görülmektedir.
Yerel mahkeme 03.03.2007 tarihli ilk hükmünde, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle en az oranda indirim uygulayarak sanığın cezasını 15 yıl olarak belirlemiş, bu hükmün Özel Daire tarafından usule ilişen bir nedenden dolayı bozulması üzerine ise bu kez daha fazla oranda indirim uygulamak suretiyle 12 yıl hapis cezası belirlemiştir.
Yerel mahkeme, Özel Daire ve Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından kabul edilip, dosya içeriği ile de uyum sağlayan oluş ve meydana gelen zararın ağırlığı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, yerel mahkemenin sanık hakkında TCY’nın 81/1. maddesi uyarınca hükmettiği müebbet hapis cezasını, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 35/2. maddesi uyarınca 12 yıla indirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta, bu nedenle Özel Dairenin; “TCY’nın 35. maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini gerektiği gözetil¬meden, 15 yıla hükmedilerek fazla ceza tayini” şeklindeki bozma kararı Yerel Mahkeme uygulaması ile de örtüşmemektedir.
Bu itibarla, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Dairenin bozma kararı¬nın kaldırılmasına, sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.02.2010 gün ve 8948-555 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
3- Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2009 gün ve 427-105 sayılı kararının ONANMASINA,
4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2010 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.
5. Ceza Dairesi, 2022/164 E., 2024/2384 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
yaklaşık maliyetin altında ve en uygun teklifi veren istekli üzerine bırakılmış olması karşısında sanıkların üzerlerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçuna konu eylemlerin sübutu halinde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı, bu suçun anılan maddede öngörülen cezas
5. Ceza Dairesi 2022/164 E. , 2024/2384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/38 Esas, 2014/43 Karar
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüt adına suç işleme, zincirleme şekilde nitelikli zimmet ve ikna suretiyle irtikap ile bu suçlara yardım etme, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık ve bu suça yardım etme, resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, resmi belgeyi yok etme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
HÜKÜMLER : 1-Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında örgüt adına suç işleme, ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmete yardım etme, ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde ikna suretiyle irtikap, ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde ikna suretiyle irtikaba yardım etme, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılığa yardım etme, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgeyi yok etme ile suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından beraat,
2-Sanık ... hakkında zincirleme şekilde basit zimmet, zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından ve ikna suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasında eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkumiyet,
3-Sanık ... hakkında zincirleme şekilde basit zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet,
4-Sanık ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet,
5-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan mahkumiyet.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, ... ile Hazinenin sanıklara yüklenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüt adına suç işleme, resmi belgede sahtecilik ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, Hazinenin bu suçlar yanında nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve resmi belgeyi yok etme suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediklerinden kamu davasına katılma haklarının olmadığı, mahkemece ... için usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz ... vermeyeceği ayrıca sanıklardan ...'ın da müdafii olan Av. ...'ın 07.03.2014 günü yüzüne karşı tefhim edilen hükümlere yönelik verdiği süre tutum dilekçesinde adı geçen sanığın ismine yer vermediği, 14.04.2014 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise bu sanık yönünden verilen mahkumiyet hükmünü de temyiz ettiği, bu haliyle sanık ... için temyiz isteminin yasal süresinden sonra vaki olduğu anlaşılmakla, ... vekili ile Hazine temsilcisinin kendi kurumları açısından yukarıda değinilen suçlardan verilen hükümlere ve sanık ... müdafiinin bu sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talepleri ile tayin olunan ceza miktarları itibarıyla yasal koşulları bulunmayan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafii Av. ...'ın duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin temsilcisi tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı nazara alınarak, temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre incelemenin katılan ... vekilinin zimmet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve resmi belgeyi yok etme suçlarından verilen beraat, katılan Hazine temsilcisinin zimmet, irtikap ile ihaleye fesat karıştırma suçlarından verilen beraat ve mahkumiyet, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar ..., ... ve ... hakkında irtikap suçundan verilen beraat, ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ile ... hakkında irtikap suçundan açılan kamu davasında eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan verilen mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin adı geçen sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI VE DURUŞMASIZ OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında irtikap, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgeyi yok etme suçlarından verilen beraat hükümleri ile ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sahtecilik suçuna konu belge ve eklerinin Zile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan adli soruşturma işlemleri sırasında sanıklardan ...'nın müdür olarak görev yaptığı Zile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne hitaben yazılan müzekkereye verilen ve adı geçen sanığın imzasını taşıyan cevabi yazı ile ekleri olduğu, 4483 sayılı Kanun'un 2/son ile 5271 sayılı Kanun'un 161/5. maddeleri göz önüne alındığında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan soruşturma izni alınmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından, 07.04.2017 tarihli asıl ve 04.01.2022 tarihli ek tebliğnamelerde bu hususta soruşturma izni alınması gerektiği şeklindeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, irtikap iddiası ile açılan kamu davasında sanık ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olduğu ve diğer sanıkların eylemlerinin irtikap suçuna ilişkin iddia ve sevk maddeleri de gözetilerek ...'un eylemine iştirak hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında ikna suretiyle irtikap suçu yönünden dönüşebilecek suç vasfına göre dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği kabul edilmiş, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, kurulan mahkumiyet hükmü ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri, mahkumiyet hükmü yönünden eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar ... vekili ile Hazine temsilcisi, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu sırada, 5237 sayılı Kanun'un 158, 43 ve 168. maddeleri uyarınca belirlenen cezadan aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası yerine, hesap hatası neticesinde 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik cezalar tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafileri ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak adı geçen suçtan sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilen hükmün "A-IV" bendinin 4. fıkrası ve "C-II" bendinin 4. fıkrasında yer alan "1 yıl 8 ay hapis ve 867 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibarelerinin "1 yıl 8 ay 25 gün hapis ve 867 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
İddiaya konu ihalenin yaklaşık maliyetin altında ve en uygun teklifi veren istekli üzerine bırakılmış olması karşısında sanıkların üzerlerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçuna konu eylemlerin sübutu halinde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı, bu suçun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 30.05.2013 tarihli son sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1 ile 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Yasa'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasında eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde basit zimmet ile ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
Sahtecilik suçuna konu belge ve eklerinin Zile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan adli soruşturma işlemleri sırasında sanıklardan ...'nın müdür olarak görev yaptığı Zile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne hitaben yazılan müzekkereye verilen ve adı geçen sanığın imzasını taşıyan cevabi yazı ile ekleri olduğu, 4483 sayılı Kanun'un 2/son ile 5271 sayılı Kanun'un 161/5. maddeleri göz önüne alındığında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan soruşturma izni alınmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından, 07.04.2017 tarihli asıl ve 04.01.2022 tarihli ek tebliğnamelerde bu hususta soruşturma izni alınması gerektiği şeklindeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ... hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasına konu isnadın; ücreti Zile Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından karşılanıp çiftçilere hibe olarak dağıtılması için Zile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne teslim edilen 25 ton ve adı geçen müdürlük tarafından parası ödenen fakat sanığa aitmiş gibi satışı yapılan 133,35 ton tohumluk buğday olduğu, kurum müdürü olarak görev yapan ...'un iddia konusu olaya ilişkin dosya kapsamında alınan ifadeler ve elde edilen belgelere göre tohumluk buğdayı diğer ilçelere de aynı şekilde hibe olarak dağıtılması amacıyla alınacak olanlarla birlikte ilgili kooperatiften birim fiyatı 0,85 TL üzerinden temin etmek hususunda anlaşma sağladığı halde faturalandırma işleminin hibe tohumlar yönünden birim fiyatın 1,2 TL olarak yapılmasını sağladığı, böylece kooperatife ödenecek toplam miktar üzerinde herhangi bir değişiklik olmadan köylere hizmet götürme birlikleri tarafından bedelleri karşılanan hibe tohumların anlaşmaya göre yüksek birim fiyat, Zile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne alınacağını bildirdiği 133,35 ton tohumun ise anlaşmaya göre düşük birim fiyat üzerinden faturalandırıldığı, bu şekilde toplam 90.000 TL'lik bedelin de 06.12.2010 ve 20.12.2010 tarihli havalelerle kurum hesabından karşılandığı ancak mahkemece yalnızca hibe olarak dağıtılması için alınan 25 tonluk tohumluk buğday yönünden değerlendirmede bulunulduğu, bedeli kurumca ödenerek ... tarafından satılıp mal edinildiği iddia edilen 133,35 ton tohum yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı,
Diğer yandan aynı kurumun çiftçilerin Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı olduğunu gösteren ve bankalardan çiftçi kredisi alınması veya çiftçilere yönelik devlet desteklerinden faydalanabilmeleri gibi değişik hususlarda ilgili kuruma ibraz edilen ÇKS belgelerinin verilmesi ile farklı konularda üretim yapılması halinde ayrı dosya açtırılması sırasında müracaat eden vatandaşlardan yönetmelikte belirtilen miktarlarda toplanan paralar için makbuz düzenlenmeyerek mal edinilmesi isnadına ilişkin zimmet suçundan açılan kamu davasında makbuz dip koçanları yönünden yeterli araştırmanın da gerçekleştirilmediği nazara alındığında;
Öncelikle Zile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, irtikap suçuna konu bedeli kurum tarafından ödenen 133,35 tonluk tohum yönünden suç tarihlerinde bu miktarda tohumun kurum adına alınıp alınmadığının, depo kayıtlarında yer verilip verilmediğinin, şayet alınmış ise nereden temin edildiğinin, bu kapsamda Konya Tarım Kredi Kooperatifine yapılan 06.12.2010 ve 20.12.2010 tarihli toplam 90.000 TL'lik ödemenin bunlarla uyumlu olup olmadığının, satıştan elde edilen bedellerin kurum hesabına aktarılıp aktarılmadığının sorulmasından, yine zimmet iddiası yönünden çiftçilerden ÇKS belgeleri ve yeni dosya açılması için toplanan bedellere ilişkin düzenlenen makbuzların suç tarihlerini kapsayan dip koçanlarının ilgili kurumlardan temin edilmesinden, Zile C.Başsavcılığı, teftiş ve tarafsız bilirkişiler tarafından yapılan tespitler ile elde edilen deliller ve savunmalar da göz önünde tutulup özellikle suç tarihlerinde döner sermayeye yatırılan bu bedeller ile dip koçanlarına göre toplandığı tespit edilen bedellerin uyumlu olup olmadığının, şayet makbuz koçanlarına göre daha yüksek bir bedel toplanıp bundan azı hesaplara yatırılmış ise bu farkın iddia edilen zimmet miktarını karşılayıp karşılamadığının tespiti amacıyla farklı bir bilirkişi heyetinden rapor temin edilmesinden, akabinde dip koçanlarına göre belirlenen miktar ile döner sermaye hesabına yatırılan miktarın benzer olduğunun tespiti halinde zimmet suçuna ilişkin dosya kapsamı ile uyumlu hale gelecek olan ve hükme esas alınan 13.11.2013 tarihli teftiş raporuna göre tespit edilen zimmet miktarının kurum dışı incelemeler sonucu belirlenebildiği göz önünde tutulup suç vasfının bu doğrultuda tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle zimmet suçundan yazılı şekilde hükümler kurulması,
5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olup ancak kamu görevlisi tarafından işlenebilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri kararın gerekçe kısmında doğru biçimde kabul edilmesine ve dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ...'un eylemlerinin sanık ...'nın anılan suça konu eylemine yardım etme niteliğinde olmasına rağmen, sanıkların aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesinde düzenlenen suçun asli faili oldukları ve asli normun öncelikle uygulanması gerektiği şeklindeki yanılgılı değerlendirmeyle haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararları verilmesi,
Kabule göre de;
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın, ÇKS belgesi ve dosya açtırma bedellerini mal edinmelerine ilişkin zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdikleri eylemlerinin zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden zincirleme şekilde basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle suç vasfında yanılgıya düşülmesi,
Zimmet suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu nazara alınarak sanık ... hakkında bu suçtan tek hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanarak artırım yapılması ve böylece ceza belirlenmesi yerine, yazılı şekilde 1 kez basit zimmet 1 kez de zincirleme şekilde basit zimmet suçlarından cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen kamu görevlisi sanıklar haklarında 53/5. madde ve fıkra hükmü gereği hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri, katılan Hazine temsilcisi ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, zimmet suçu bakımından ise aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi, 2022/997 E., 2024/2660 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Davaya konu ihaleler nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanıklara isnat edilen ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında kalacağı, doğrudan teminin bir ihale
5. Ceza Dairesi 2022/997 E. , 2024/2660 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/244 Esas, 2014/278 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, rüşvet, özel belgede sahtecilik, suç işlemek
amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, bu örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜMLER : a-Ana iddianamede Olay-1 olarak adlandırılan ve birleşen 2010/517 Esas sayılı dosya kapsamında da yargılama konusu yapılan, Batman Bölge Devlet Hastanesi tarafından 24.11.2008 tarihinde düzenlenen 2008/164047 sayılı Yanık Ünitesi İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ..., ... (...), ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet suçlarından beraat, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından, ... hakkında ihaleye fesat karıştırmaya yardım etme suçundan mahkumiyet, ... hakkında bu suça yardım etme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
b-Ana iddianamede Olay-2 olarak adlandırılan, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Ankara) tarafından 15.09.2008 tarihinde düzenlenen 2008/149794 sayılı 4 Kalem Tıbbi Demirbaş Alımı İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat, ... ve ... hakkında aynı suçtan mahkumiyet,
c-Ana iddianamede Olay-3 olarak adlandırılan, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 13.10.2008 tarihinde düzenlenen 2008/151204 sayılı Anahtar Teslimi Götürü Bedel 10 Yataklı Yanık Merkezi Kurulması İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
ç-Ana iddianamede Olay-(4-5-6) olarak adlandırılan ... İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından doğrudan temin usulü ile 11.11.2008 tarihinde yapılan Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığının ihtiyacı olan 219 Kalem Kitap Alımı, 25.11.2008 tarihinde yapılan 144 Kalem Kitap Alımı, 25.11.2008 tarihinde yapılan 229 Kalem Kitap Alımı İşleri ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ... (...) ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
d-Ana iddianamede Olay-7 olarak adlandırılan, ... Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Projeleri Yönetim Birimi tarafından 14.11.2008 tarihinde düzenlenen, 2008/183149 sayılı Biyoteknoloji Laboratuar Ünitesi İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
e-Ana iddianamede Olay-8 olarak adlandırılan, ... Hastalıkları ve Rehabilitasyon Hastanesi (Trabzon) tarafından 26.09.2008 ve 29.12.2008 tarihlerinde düzenlenen, 2008/108225 ve 2008/209037 sayılı 10 Adet Yüksek Seviyeli Mikrobiyolojik Koruma ve Kontaminasyon İndirgeme Cihazı Alımı İhaleleri ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
f-Ana iddianamede Olay-9 olarak adlandırılan, Dr. Lütfi Kırdar Eğitim Hastanesi (İstanbul) tarafından 11.08.2008 tarihinde düzenlenen, 2008/86000 sayılı Tıbbi Cihaz ve Demirbaş Malzeme Alımı İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
g-Ana iddianamede Olay-10 olarak adlandırılan, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından 15.10.2008 tarihinde doğrudan temin usulü ile yapılan 1 (bir) Adet Elektrik Motorlu Yanık Hastası Yıkama Sedyesi ve Dezenfektan Üniteli Duş Paneli Alımı İşi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
ğ-Ana iddianamede Olay-11 olarak adlandırılan, Türkiye Şap Enstitüsü tarafından 05.08.2003 tarihinde düzenlenen, Ultra Santrifüj Tıbbi Cihaz Alım İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine,
h-Ana iddianamede Olay-18 olarak adlandırılan, Türkiye Kızılay Derneği Genel Müdürlüğü tarafından 21.10.2004 tarihinde düzenlenen, 8 Adet Dik Tip Derin Dondurucu Alım İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine,
ı-Ana iddianamede Olay-19 olarak adlandırılan, Türkiye Kızılay Derneği Genel Müdürlüğü tarafından 13.09.2005 tarihinde düzenlenen, Kan Merkezleri İçin 17 Adet Soğutmalı Santrifüj Alım İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
i-Ana iddianamede Olay-20 olarak adlandırılan, Hacettepe Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Birimi tarafından 02.03.2005 tarihinde düzenlenen, 2005/18701 sayılı 3 Kalem Laboratuar Cihazı Alım İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine,
j-Ana iddianamede Olay-24 olarak adlandırılan, Etlik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından 16.02.2005 tarihinde düzenlenen 2004/240543 sayılı 29 Kalem Laboratuar Alet ve Malzemesi Alımı İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine,
k-Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, bu örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından beraat.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre; ana iddianamede Olay-11 olarak adlandırılan Türkiye Şap Enstitüsü tarafından 05.08.2003 tarihinde düzenlenen Ultra Santrifüj Tıbbi Cihaz Alım İhalesi ve Olay-24 olarak adlandırılan Etlik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından 16.02.2005 tarihinde düzenlenen 29 Kalem Laboratuar Alet ve Malzemesi Alımı İhalesi ile ilgili ihaleye fesat karıştırma suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına, diğer taraftan Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği, ... ve Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğünün tüm sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, bu örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından, kendi kurumları tarafından düzenlenen ihaleler haricindeki diğer ihaleler ilişkin tüm suçlardan ayrıca Sağlık Bakanlığının rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmedikleri, bu itibarla kamu davasına katılma hakları olmadığından vekillerinin bahse konu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, keza sanık ... müdafiinin sonuç ceza miktarı itibarıyla koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, bir kısım sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi gereğince itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek katılan ... vekilinin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip bu hususta bir karar verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, süre tutum dilekçesinde, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilen sanık ... yönünden de temyiz talebinde bulunan sanıklar ... ve ... müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesinde talebini sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmü ile sınırlandırdığı gözetilerek, incelemenin, başvurularının kapsamına göre; katılan ... vekilinin sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kendi kurumları ile ilgili ihalelere ilişkin ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçları ile ... hakkında rüşvet alma suçlarından verilen beraat, erteleme ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, katılan ... vekilinin ana iddianamede Olay-(4-5-6) olarak adlandırılan ... İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından doğrudan temin usulü ile 11.11.2008 tarihinde yapılan Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığının ihtiyacı olan 219 Kalem Kitap Alımı, 25.11.2008 tarihinde yapılan 144 Kalem Kitap Alımı, 25.11.2008 tarihinde yapılan 229 Kalem Kitap Alımı İşleri ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ... (...) ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat, Olay-20 olarak adlandırılan Hacettepe Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Birimi tarafından 02.03.2005 tarihinde düzenlenen 3 Kalem Laboratuar Cihazı Alım İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, katılan ... vekilinin ana iddianamede Olay-10 olarak adlandırılan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından 15.10.2008 tarihinde doğrudan temin usulü ile yapılan 1 (bir) Adet Elektrik Motorlu Yanık Hastası Yıkama Sedyesi ve Dezenfektan Üniteli Duş Paneli Alımı İşi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat, katılan ... vekilinin Ana iddianamede Olay-11 olarak adlandırılan Türkiye Şap Enstitüsü tarafından 05.08.2003 tarihinde düzenlenen Ultra Santrifüj Tıbbi Cihaz Alım İhalesi ve Olay-24 olarak adlandırılan Etlik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından 16.02.2005 tarihinde düzenlenen 29 Kalem Laboratuar Alet ve Malzemesi Alımı İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, sanıklar ..., ... ve müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin bu sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ve sanık ... müdafiinin vekalet ücretine münhasır temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Ana iddianamede; Olay-1 olarak adlandırılan Batman Bölge Devlet Hastanesi tarafından 24.11.2008 tarihinde düzenlenen Yanık Ünitesi İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet suçundan verilen beraat, Olay-2 olarak adlandırılan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Ankara) tarafından 15.09.2008 tarihinde düzenlenen 4 Kalem Tıbbi Demirbaş Alımı İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat, ... ve ... hakkında aynı suçtan verilen mahkumiyet, Olay-3 olarak adlandırılan Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 13.10.2008 tarihinde düzenlenen Anahtar Teslimi Götürü Bedel 10 Yataklı Yanık Merkezi Kurulması İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., Olay-(4-5-6) olarak adlandırılan ... İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından doğrudan temin usulü ile 11.11.2008 tarihinde yapılan Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığının ihtiyacı olan 219 Kalem Kitap Alımı, 25.11.2008 tarihinde yapılan 144 Kalem Kitap Alımı, 25.11.2008 tarihinde yapılan 229 Kalem Kitap Alımı İşleri ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ... (...) ve ..., Olay-8 olarak adlandırılan ... Hastalıkları ve Rehabilitasyon Hastanesi (Trabzon) tarafından 26.09.2008 ve 29.12.2008 tarihlerinde düzenlenen 10 Adet Yüksek Seviyeli Mikrobiyolojik Koruma ve Kontaminasyon İndirgeme Cihazı Alımı İhaleleri ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ..., Olay-9 olarak adlandırılan Dr. Lütfi Kırdar Eğitim Hastanesi (İstanbul) tarafından 11.08.2008 tarihinde düzenlenen Tıbbi Cihaz ve Demirbaş Malzeme Alımı İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ..., Olay-10 olarak adlandırılan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından 15.10.2008 tarihinde doğrudan temin usulü ile yapılan 1 (bir) Adet Elektrik Motorlu Yanık Hastası Yıkama Sedyesi ve Dezenfektan Üniteli Duş Paneli Alımı İşi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davaya konu ihaleler nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanıklara isnat edilen ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında kalacağı, doğrudan teminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu itibarla doğrudan temin usulüyle yapılan alımlara ilişkin isnatların sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma ve bu suça iştirak olarak değerlendirilmesi gerektiği ayrıca rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği ancak dosyada rüşvet anlaşmasına dair yeterli delil bulunmadığı gözetildiğinde, kamu görevlisi olan sanık ...'e yönelik rüşvet alma isnatlarının suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. madde ve fıkrasında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ... ve ...'e yönelik rüşvet verme eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça iştirak etme olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetildiğinde; anılan suçların söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırına nazaran 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 ve 12 yıllık asli ve ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, doğrudan temin ile yapılan alımlar ile ilgili ihaleye fesat karıştırma suçundan ve rüşvet alma ile rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan 25.09.2009 tarihli son sorgu işlemi, diğer ihaleler ile ilgili ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat ve mahkumiyet hükümleri yönünden ise zamanaşımını kesen son işlem olan 30.09.2014 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında asli ve ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Ana iddianamede Olay-1 olarak adlandırılan ve birleşen 2010/517 Esas sayılı dosya kapsamında da yargılama konusu yapılan Batman Bölge Devlet Hastanesi tarafından 24.11.2008 tarihinde düzenlenen Yanık Ünitesi İhalesi ile ilgili olarak sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne, Olay-11 olarak adlandırılan Türkiye Şap Enstitüsü tarafından 05.08.2003 tarihinde düzenlenen Ultra Santrifüj Tıbbi Cihaz Alımı, Olay-20 olarak adlandırılan Hacettepe Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Birimi tarafından 02.03.2005 tarihinde düzenlenen 3 Kalem Laboratuar Cihazı Alımı, Olay-24 olarak adlandırılan Etlik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından 16.02.2005 tarihinde düzenlenen 29 Kalem Laboratuar Alet ve Malzemesi Alımı İhaleleri ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkumiyet hükmü yönünden; Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, sanık ... hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 27. maddesi gereğince yasaklama kararı verilmemesi mahkumiyet hükmüne yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükümler yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar haklarında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin, katılanlar ... ile ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarında yer alan "düşürülmesine" ibaresinin "ayrı ayrı düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan sanık hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün DOĞRUDAN ONANMASINA,
3-Ana iddianamede Olay-1 olarak adlandırılan ve birleşen 2010/517 Esas sayılı dosya kapsamında da yargılama konusu yapılan Batman Bölge Devlet Hastanesi tarafından 24.11.2008 tarihinde düzenlenen Yanık Ünitesi İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ile ..., ... (...), ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından verilen beraat, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ile ... hakkında ihaleye fesat karıştırmaya yardım etme suçlarından verilen mahkumiyet, Olay-19 olarak adlandırılan Türkiye Kızılay Derneği Genel Müdürlüğü tarafından 13.09.2005 tarihinde düzenlenen Kan Merkezleri İçin 17 Adet Soğutmalı Santrifüj Alım İhalesi ile ilgili olarak sanıklardan ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Bir kısım sanıklar hakkında Sulh Ceza Mahkemelerince verilen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararlarının bir bölümünün "örgüt kurma, örgüt kapsamında rüşvet verme" bir bölümünün "rüşvet verme" bir tanesinin de "örgüt kurma, örgüt kapsamında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet verme" suçlarından verildiği, örgüt suçlarından tüm sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının temyiz istemlerinin reddine karar verilmekle kesinleştiği anlaşılmakla, bu suç esas alınmak suretiyle verilen uzatma kararlarına istinaden gerçekleştirilen iletişim tespitlerinin delil olarak değerlendirilemeyeceği, diğer yandan ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen tek dinleme kararı haricindeki diğer kararlara istinaden tespiti yapılan görüşme içeriklerinin katalog suçlardan olan ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 138. maddesi uyarınca tesadüfen elde edilen delil niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, ilgili maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak 135/6. maddede sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet savcılığına derhal bildirilir” şeklindeki düzenleme uyarınca, söz konusu görüşmelerin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilme şekli ve zamanı araştırılıp kanıt değerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bu iletişimin tespiti tutanaklarının da hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde söz konusu deliller
de dışlanmak suretiyle dosya kapsamındaki diğer delillerin değerlendirilmesi sonrasında hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Ana iddianamede Olay-1 olarak adlandırılan ve birleşen 2010/517 Esas sayılı dosya kapsamında da yargılama konusu yapılan, Batman Bölge Devlet Hastanesi tarafından 24.11.2008 tarihinde düzenlenen Yanık Ünitesi İhalesi ile ilgili ihaleye fesat karıştırma isnadı yönünden; dosya arasında mevcut ihale evrakı, dava dosyası ile birlikte kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, Beyaz Teknik Yapı Sis. Ltd. Şti'nin ihaleye katılma yeterliğine sahip olup olmadığını, ihale sürecinin Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuata uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğini, sanıkların eylemleri neticesinde oluşan bir kamu zararı bulunup bulunmadığını belirleyen rapor alınmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Ana iddianamede Olay-1 olarak adlandırılan ve birleşen 2010/517 Esas sayılı dosya kapsamında da yargılama konusu yapılan, Batman Bölge Devlet Hastanesi tarafından 24.11.2008 tarihinde düzenlenen Yanık Ünitesi İhalesi ile ilgili edimin ifasına fesat karıştırma isnadı bakımından; Mal Alımları Denetim Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının "Yetkili makam tarafından biri başkan, biri işin uzmanı olmak üzere en az üç veya daha fazla tek sayıda kişi ile yedek üyelerden oluşan muayene ve kabul komisyonları kurulur" hükmü gözetilerek, muayene ve kabul ile görevlendirilen kişilerin yapılan işin uzmanı veya teknik eleman vasfında olup olmadıklarının tespiti ile bu nitelikleri taşıyan sanıkların kendi uzmanlık alanları nazara alınarak sorumluluklarının belirlenmesi, bu nitelikleri taşımayan sanıkların suç kastı ile hareket edip etmedikleri hususu üzerinde durulması gerekirken, görev alanları ve hukuki statüleri farklı sanıklar hakkında aynı yönde değerlendirme yapılmak suretiyle dosya kapsamı ile uyuşmayan gerekçelerle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Ana iddianamede Olay-19 olarak adlandırılan, Türkiye Kızılay Derneği Genel Müdürlüğü tarafından 13.09.2005 tarihinde düzenlenen, Kan Merkezleri İçin 17 Adet Soğutmalı Santrifüj Alım İhalesi ile ilgili edimin ifasına fesat karıştırma isnadı bakımından; teslimat tarihi itibarıyla mevcut otomasyon sistemi bulunmadığından teslim edilen cihazların entegrasyonunun sağlanmadığı, böyle bir sistem kurulduğu takdirde cihazların teknik olarak entegre edilebilir olduğu yönündeki savunma nazara alınarak, bu hususun araştırılması ayrıca sanıkların yetkilisi olduğu şirket ile kurum arasında imzalanan ihale sözleşmesinin "Muayene ve Kabul" başlıklı 4. maddesinde "Reddedilen malzeme itiraz muayenesi dahil her türlü masraf yüklenici tarafından karşılanmak şartı ile yalnızca bir defaya mahsus olmak üzere 10 gün içinde yenisi ile değiştirilir", bahse konu sözleşmenin 2. maddesi gereğince eki niteliğinde olan teknik şartnamenin "Muayene" başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında "Muayene sırasında şartname koşullarına uygun bulunmayan cihazlar yeni cihazlarla bedelsiz olarak değiştirilir" hükümlerine yer verildiği, edimin ifasına fesat karıştırma suçunun zarar suçu niteliğinde olduğu gözetilerek, ilgili kuruma, yüklenici şirkete sözleşme ve eki niteliğindeki teknik şartnameye aykırı nitelikteki malları değişim hakkı tanınıp tanınmadığının, tanınmış ise buna ilişkin belgelerin, yine malın değişiminin sağlanmış olması halinde değişimi gösterir evrakın gönderilmesi için müzekkere yazılarak, gelen cevabi yazı ve belgeler sonrası hasıl olacak sonuca göre suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde gerekçeleriyle tartışılıp sanıkların hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği nazara alınmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 17/a maddesi yollamasıyla anılan Yasa'nın 59/1. maddesi uyarınca yasaklama kararına hükmedilmemesi,
Sanıklar ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 27. maddesi gereğince yasaklama kararı verilmemesi,
Sanık ...'ün adının hüküm fıkrasında "Sıraç" olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın ihaleye fesat karıştırma suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edildiği halde haklarında aynı Yasa'nın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması için mahkemesine ihbarda bulunulmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve müdafiilerinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü dışındaki mahkumiyet hükümleri bakımından kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi, 2023/1163 E., 2023/10910 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
ve ...’nun üzerlerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçuna konu eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı TCK'nın 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı, bu suç ile sanıkların üzerlerine atılı ve oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, silahlı suç örgütüne üye olma, silahlı suç örgütüne
5. Ceza Dairesi 2023/1163 E. , 2023/10910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma ve rüşvet verme, görevi kötüye kullanma, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, nitelikli yağma, kasten yaralama, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet
HÜKÜMLER : 1- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütü kurma, ihaleye fesat karıştırma, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, mağdur ...'e karşı kasten yaralama, mağdurlar ... ve ...’a karşı ayrı ayrı tehdit suçlarından mahkumiyet, nitelikli yağma, rüşvet verme ve mağdur ...’e karşı tehdit suçlarından beraat,
2- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütü kurma, ihaleye fesat karıştırma ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun tehdit olarak kabulüyle bu suçlardan mahkumiyet,
3- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından mahkumiyet, ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
4- Sanık ... hakkında; ihaleye fesat karıştırma ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından beraat,
5- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından mahkumiyet, ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
6- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet, ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
7- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet, mağdur ...'e karşı kasten yaralama ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından beraat,
8- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet, mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan beraat,
9- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma ve mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçlarından mahkumiyet,
10- Sanık ... hakkında; kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan beraat,
11- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet, mağdur ...'e karşı kasten yaralama ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından beraat,
12- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından mahkumiyet,
13- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma ve 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından mahkumiyet,
14- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet,
15- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet,
16- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından mahkumiyet,
17- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından mahkumiyet,
18- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet,
19- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne üye olma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından mahkumiyet,
20- Sanık ... hakkında; suç örgütüne üye olma suçundan beraat, ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
21- Sanık ... hakkında; suç örgütüne üye olma suçundan beraat,
22- Sanık ... hakkında; silahlı suç örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyet, rüşvet alma suçundan beraat,
23- Sanık ... hakkında; rüşvet alma suçundan beraat,
24- Sanık ... hakkında; örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme ile görevi kötüye kullanma suçlarından beraat,
25- Sanık ... hakkında; örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan beraat,
26- Sanık ... hakkında; örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme ile görevi kötüye kullanma suçlarından beraat,
27- Sanık ... hakkında; örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan beraat,
28- Sanık ... hakkında; örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, görevi kötüye kullanma ve rüşvet alma suçlarından beraat,
29- Sanık ... hakkında; örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan beraat,
30- Sanık ... hakkında; örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, görevi kötüye kullanma ve rüşvet alma suçlarından beraat.
EK TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Her ne kadar 14/05/2019 tarihli tebliğnamede sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...’a karşı kasten yaralama suçundan verilen şikayet yokluğu nedeniyle kamu davalarının düşürülmesi, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan verilen kamu davalarının reddi, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı suç örgütüne üye olma, ... hakkında silahlı suç örgütüne yardım etme, ... hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, ... ve ... hakkında mağdur ...’a karşı tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı suç örgütüne yardım etme, ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına da yer verilmiş ve bu hususlara ilişkin görüş bildirilmiş ise de; anılan kararlar yönünden herhangi bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
CMK'nın 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Muratpaşa Belediye Başkanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve bu suçlardan kurulan beraat hükümlerinin de vekilleri tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın 18. maddesindeki düzenlemenin verdiği yetkiye ve CMK'nın 237/2. maddesine dayanılarak İçişleri Bakanlığının rüşvet alma, Muratpaşa Belediye Başkanlığının da ihaleye fesat karıştırma suçlarından açılan kamu davalarına katılan olarak KABULÜNE, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14/02/2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, görevi kötüye kullanma, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, nitelikli yağma, kasten yaralama ve tehdit suçlarından açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bahse konu suçlara ilişkin verilen beraat hükümlerini temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazine vekili ile sanık ... hakkında verilen beraat hükmünü 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra vekalet ücretine yönelik temyiz eden müdafinin temyiz istemlerinin ve sonuç ceza miktarları itibarıyla koşulları bulunmadığı gibi ... müdafii yönünden yasal süresinden sonra da vaki olan sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre incelemenin katılan Hazine vekilinin ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen beraat, katılan ... vekilinin rüşvet alma, katılan ... vekilinin ihaleye fesat karıştırma suçlarından verilen beraat, O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında verilen beraat, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri olan sanıklar hakkında, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın da haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine, sanık ... müdafiinin ise vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı suç örgütü kurma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ile ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Temyiz edilmeksizin kesinleşen mahkumiyet hükümleri de nazara alındığında, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, kurulan mahkumiyet hükümleri ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... ile katılanlar Hazine ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik vekalet ücretine hasren yapılan temyiz isteminin incelemesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Kendisini vekille temsil ettiren sanık ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3.000 TL'nin Hazineden alınarak adı geçen sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat ve mahkumiyet, ... hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme ile görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı suç örgütüne üye olma, ... hakkında silahlı suç örgütüne yardım etme, ..., ..., ... ve ... hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, ... ve ... hakkında mağdur ...’e karşı kasten yaralama, ... hakkında 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet, ... hakkında mağdurlar ... Tuğrul ve Ercan Aslan’a karşı ayrı ayrı tehdit suçları ile ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan açılan kamu davasında eyleminin tehdit olarak kabulüyle bu suçtan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahallinde her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre dava konusu ihale nedeniyle ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar oluştuğu yönünde iddia ve tespit bulunmadığı gibi ihalenin belirlenen muhammen bedelin üzerinde sonuçlandığı da nazara alındığında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nun üzerlerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçuna konu eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı TCK'nın 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı, bu suç ile sanıkların üzerlerine atılı ve oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, silahlı suç örgütüne üye olma, silahlı suç örgütüne yardım etme, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, kasten yaralama, tehdit, 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet ile görevi kötüye kullanma suçlarının suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan düzenlemeler de dikkate alındığında kanunda öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, Aralık 2009 ve öncesi olan suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 09/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ceza Hukuku Genel Hükümler
Fransız vatandaşı (F), Paris'te faaliyet gösteren Türk kanunlarına göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisinin genel müdürü olan Türk vatandaşı (T)'ye, şirketler arası bir ihaleyi kazanmak amacıyla menfaat teklif etmiştir. Teklifin (T) tarafından reddedilmesi üzerine olay Fransız makamlarına intikal etmemiş, ancak (F) bir süre sonra tatil için geldiği Türkiye'de başka bir sebeple yakalanınca durum ortaya çıkmıştır. Bu olayda, yabancı ülkede işlenen rüşvet suçundan dolayı (F) hakkında Türkiye'de bir kamu davası açılabilmesi için gerekli olan usuli şartlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Mağdurun Türk vatandaşı olması nedeniyle, TCK m. 12/2 gereğince, suçtan zarar görenin şikâyeti ve fail hakkında yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşuluyla yargılama yapılabilir.
B) Suçun Türkiye Devleti'nin doğrudan zararına işlenmemesi ve failin Türkiye'de bulunması nedeniyle, TCK m. 12/1 uyarınca yargılamanın yapılabilmesi Adalet Bakanının istemine bağlıdır.
C) Rüşvet suçu, TCK m. 13'te sayılan katalog suçlardan olmakla birlikte, TCK m. 13/2'deki genel kural gereğince bu suçlarda yargılama yapılması her zaman Adalet Bakanının talebini gerektirir.
D) Rüşvet suçu, TCK m. 13/1-b uyarınca evrensellik ilkesi kapsamında Türk kanunlarının uygulanacağı suçlardan olup, TCK m. 13/2'de bu suç tipi için getirilen açık istisna hükmü gereğince yargılama yapılması Adalet Bakanının talebine bağlı değildir.
E) Suçun işlendiği ülke olan Fransa'da da suç teşkil etmesi (çifte cezalandırılabilirlik) ve 6706 sayılı Kanun uyarınca Fransa'nın soruşturmayı Türkiye'ye devretmesi halinde yargılama yapılabilir.
Bu maddeyle ilgili 8 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.