5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 148

Türk Ceza Kanunu 148. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 148- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir. (3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır. Nitelikli yağma

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

185 karar eşleşti
6. Ceza Dairesi, 2022/8371 E., 2024/3914 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2016 tarihli ve 2016/894 Esas, 2016/1046 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2022/8371 E.  ,  2024/3914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/931 E., 2021/220 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2016 tarihli ve 2016/3092 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesi delaleti ile aynı Yasa'nın 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 ncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2016 tarihli ve 2016/894 Esas, 2016/1046 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2017 tarihli ve 2017/81 Esas, 2017/58 Karar sayılı kararı İle suç yerinin Elazığ olması nedeniyle Elazığ Ağır Ceza Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmiştir. 4. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/260 Esas, 2017/367 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2019/931 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak; Sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığına, sanığın müştekiden alacağı olduğu düşüncesi ile hareket ettiğine, sanığın alacağı olduğu konusunda yanılgıya düşmesinin aleyhine yorumlanamayacağına, sanığın yağma kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına; İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın katılanlardan alacağını alamadığı saikiyle yaşamış olduğu hırs ve sinirle hareket ederek katılanlara yönelik söylediği "paramı verin, vermezseniz kızını, hepinizi öldürürüm" cümlesinin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin 1 inci maddesinde düzenlenen tehdit suçunun unsurlarını oluşturduğu ve sanığın alacağını tahsil amacıyla hareket ederek katılanı tehdit ettiği kabul edilerek üzerine atılı bulunan suçtan 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi delaletiyle 106/1 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına; her ne kadar Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu ve bu suçtan cezalandırılması talep edilmiş ise de; sanık ile katılan arasında söz konusu alacak verecek meselesi yüzünden husumet bulunduğu ve sanığın da bu saikle parasını alabilmek amacıyla hareket ettiği, sanığın alacaklı olduğu para katılanın kızı ...'e verilmiş ise de katılan ...'in ...'nin babası olduğu ve söz konusu para nedeniyle sanığın katılanı da sorumlu tuttuğu ve bu parayı alabilmek amacıyla yapılan telefon görüşmesi sorasında atılı eylemin gerçekleştiği bu nedenle atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi yollamasıyla 106/1 inci maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek sanığın tehdit suçunu işlediği ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir. 2. Katılanların aşamalarda tutarlı ve istikrarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür. 3. Sanık, katılanların kendisine hak vererek rızaları ile parayı yatırdıklarını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 4. Tanıklar A.E.K., G.K. ve S.K.'nın beyanları dosya içerisinde mevcuttur. 5. Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/298 Esas sayılı dosyasına ait duruşma tutanakları dosya içerisinde mevcuttur. 6. Sanığın kızı ... ...'ın ...'ü kaldıraçlı işlemleri yapmaya yetkilendirdiğine dair noter onaylı vekaletname ve kaldıraçlı alım satım işlemleri risk bildirim formunun dosyada mevcut olduğu görülmüştür. 7. Katılan ... tarafından sanığın kızı ... ...'a 24-26 Mart arasında 3 ayrı günde toplamda 77.165 TL gönderdiğine dair banka dekontlarının dosyada mevcut olduğu görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda; "Her ne kadar yerel mahkeme tarafından sanığın eyleminin TCK'nın 148 maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturmadığı, eyleminin TCK'nın 150 maddesi delaletiyle 106/1.1.cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gerekçesi ile eylemine uyan TCK'nın 106/1-1.cümle, 62 maddeleri uygulanarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; istinaf incelemesi sonucu mahkememiz suçun bu nitelemesine iştirak etmemiştir. Şöyle ki; sanığın savunması ile doğrulanan tanık ...'ün ayrıntılı beyanlarından da anlaşılacağı gibi tanık ...'ün ... uzmanı olduğu, akraba olan sanık ile kızı ... ...'ın tanık ...'nin yanına gelerek ... sistemine para yatırmak istediklerini söyleyerek yardımcı olmalarını istedikleri, tanığın yardımcı olmak amacıyla sanığın kızı ... ... adına Deniz FX'te hesap açtığı, açılan hesaba sanık ile kızının 125.000 Dolar para yatırdıkları, hesabı sanık ile kızının takip ettikleri, tanık ...'ye sadece danıştıkları, aşamalarda sanık ile kızının hesaptan bir kısım paralarını çektikleri, ancak sonuçta 75.000 TL zararı uğradıklarını söyleyerek sanığın bu parayı tanık ... ve halası olan ...'nin annesi katılan ...'ten talep etmeye başladığı, katılanın bu eylemlerde herhangi bir dahli bulunmamasına rağmen sanığın halası olan katılan ...'i telefonla arayıp "paramı verin, vermezseniz kızını, hepinizi öldürürüm" şeklinde sözler söyleyip tehdit ettiği, katılanın İstanbul'da ayrı yaşayan kızına bir zarar gelebileceğini düşünerek kapıldığı korkunun etkisi ile sanığın kızı ... ... hesabına Yapı Kredi Bankası kanalıyla 24/03/2015 tarihinde 25.560 TL, 25/03/2015 tarihinde 25.560 TL ve 26/03/2015 tarihinde 25.620 TL ki toplam 76.740 TL parayı gönderdiği, yerel mahkemece sanığın eylemini alacağını alamadığı saikiyle yaşamış olduğu hırs ve sinirle hareket ederek katılana karşı sarf ettiği sözlerin TCK'nun 106. maddesinin 1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun unsurlarını oluşturduğunu ve sanığın alacağını tahsil amacıyla hareket ederek katılanı tehdit ettiğini kabul etmiş ise de; sanığın halası olan katılandan herhangi bir alacağının bulunmadığı, kaldı ki sanığın katılanın kızı tanık ...'den de herhangi bir alacağının bulunmadığı, ... yatırımlarının her zaman kazandırmayacağını, kazandırmanın yanında kaybetme riskinin bulunduğunu bilebilecek durumda olduğu, kaybetme riskini kabullenmeyip kaybetme sebebini tanık ...'ye yüklemesinin ona bir alacak hakkı doğurmayacağı, bu nedenle sanığın katılana yönelik eyleminin TCK'nın 150. maddesi delaletiyle106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturmayıp TCK'nın 148 maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu halde yağma suçundan mahkumiyeti yerine tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ile katılan vekilinin istinaf talebinin bu nedenle kabulüne, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/10/2017 gün ve 2017/260 esas, 2017/367 karar sayılı sanık hakkındaki tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına," karar verilerek sanığın eylemine uyan yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Katılanların aşamalarda değişmeyen, tanık beyanları ile uyumlu beyanları, sanık savunması, ödeme makbuzları, sanığın bu yatırım şeklinin riskini bilebilecek durumda olması karşısında; sanığın suçu ... görüldüğünden kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2019/931 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

6. Ceza Dairesi, 2022/3221 E., 2023/8638 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.04.2012 tarihli ve l2012/2692 soruşturma sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 31/3 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
6. Ceza Dairesi         2022/3221 E.  ,  2023/8638 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.04.2012 tarihli ve l2012/2692 soruşturma sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 31/3 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2012 tarihli ve 2012/79 Esas, 2012/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 150/2, 31/3, 62 ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine karar verilmiştir. 3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2012 tarihli ve 2012/79 Esas, 2012/180 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.02.2016 tarihli ve 2013/30465 Esas, 2016/705 Karar sayılı kararı ile; "Suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1 inci maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/65 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 150/2, 31/3, 168/1-3 ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildigi, bu kararın 10.07.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 5. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 150/2, 31/3, 168/1-3 ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri; 1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, 2. Somut herhangi bir delil olmadığı ve ‘Şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğine, 3. Vesaire İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk mağdura mesaj atarak "senin sultanbağlılarla ne işin var onlar çingene seni döveceklermiş, ben hallettim ama para istiyorlar 200 TL para gönder demiştir." Daha sonra suça sürüklenen çocuk mağduru arayarak, "100 TL para vereceksin yoksa adam gönderirim döve döve alırlar" demiş ve bu içerikte bir çok mesaj atmıştır. 19.03.2012 tarihinde saat 12.05 de mağdurun sanığa okul önünde 100 TL parayı verdiği anlaşılmıştır. 2. Mesaj kayıtları ilçe emniyet amirliğince incelenmiş tutanak halinde dosyada mevcuttur. 3. Mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. 4. Mağdurun zararı kovuşturma aşamasında karşılanmıştır. 5. Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmıştır. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Suç Unsurlarının Oluşmadığı ve Suça Sürüklenen Çocuğun Beraat Etmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden Mağdurun ailesinden ayrı olarak öğrenim yaptığı, suça sürüklenen çocuk ... ile arkadaş ortamında bir şekilde tanıştıkları, bu tanışıklıktan sonra suça sürüklenen çocuk ...'ın çeşitli gerekçeler öne sürerek ...'ten para istemeye başladığı, bu amaçla ... ile çeşitli telefon görüşmeleri yaptığı gibi ayrıca ...'in telefonuna para vermesi yönünde ayrıntıları iddianamede bulunan çok sayıda mesaj gönderdiği, bu mesajlarda açıkça müştekiyi para ödemeye zorlayan, hakaret, tehdit içeren kayıtlar bulunduğu, bu tehdit edici doğrudan ve dolaylı söz ve eylemler sonrasında mağdurun okul önünde 100 TL verdiği, ayrıca da suça sürüklenen çocuğun bundan başka da paralar talep ettiği, ancak mağdurun durumu ailesine bildirmesi ile olayın ortaya çıktığı, suça sürüklenen çocuğun bu şekilde üzerine atılı yağma suçunu işlediği anlaşılmakla ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararında her hangi bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Vesaire Yönünden 1. Mahkeme her ne kadar etkin pişmanlık sebebiyle indirim yaparken uygulama maddesini "5237 sayılı Kanun'un 168/3 del. ile 168/2" yerine "168/3 del. ile 168/1" maddesi olarak göstermiş ise de; yapılan indirim oranının doğru uygulanması sebebiyle sonuca etkili görülmediğinden mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak görüşmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. C. Ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Yargıtay bozma ilamından önce verilen 16.10.2012 tarihli kararda hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51/3 üncü maddesi uygulanarak ertelenmesine karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu hususun 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan (c) no.lu paragrafta açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasına; “Suça sürüklenen çocuğun 16.10.2012 tarihli önceki hükümden kaynaklanan kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezanın 5237 Sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve 5237 sayılı TCY’nın 51/3 üncü maddesi uyarınca takdiren 1 yıl 8 ay denetim altında bulundurulmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.
6. Ceza Dairesi, 2023/16563 E., 2023/11786 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2015 tarihli ve 2015/601 Esas sayılı İddianamesi ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
6. Ceza Dairesi         2023/16563 E.  ,  2023/11786 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/497 E., 2023/75 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2015 tarihli ve 2015/601 Esas sayılı İddianamesi ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2015/274 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2015/274 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılanın vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2018/1216 Esas, 2020/1897 Karar sayılı kararı ile; "...Katılan hakkında düzenlenen Kırklareli Devlet Hastanesinin 20.01.2015 tarihli adli rapor form içeriğine göre ise, katılanın aşamalarda tarif ettiği şekilde sağ omuzunda hassasiyet bulunduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığa aşamalardaki çelişkili beyanları sorularak bu hususlardaki çelişkinin giderilmesi; katılanın beyanlarına yeniden başvurularak, sanığın alacak iddialarına ilişkin diyeceklerinin tespiti ile aşamalarda vermiş olduğu ifadelerindeki sanık ile aralarında husumet bulunup bulunmadığı hususunda çelişkilerin giderilmesi, sanık ve katılandan ayrı ayrı suça konu cep telefonunun kendilerine ait olduğu iddialarına ilişkin olarak ellerinde fatura ve benzeri belge bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise mahkemeye ibraz etmeleri sağlanarak, tüm delillerin bir bütün halinde karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma kararı üzerine Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2020/191 Esas, 2021/546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2020/191 Esas, 2021/546 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/5054 Esas, 2022/15384 Karar sayılı kararı ile; "...Sanığın soruşturma aşamasında katılandan yağmaladığı suça konu cep telefonunun katılana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/3-1. maddesi uyarınca 1/3 ten fazla 1/2’ye kadar (½ dahil) indirim yapılması yerine yerine aynı Yasanın 168/3-2. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma kararı üzerine Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2022/497 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz sebepleri 1.Yağma suçunun unsuları oluşmadığına, 2.5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, 3.Katılanın beyanlarına itibar edilmeyeceğine, 4.Sanığın mahkûmiyeti için yeterli delil bulunmadığına, 5.Vesaireye, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Daha önce katılan ile aralarında husumet bulunan sanığın, saat 15.00 sularında iş yeri servisini beklemekte olan katılanın yanına gidip elindeki cep telefonunu almaya çalıştığı, karşı koyan katılanın kolunu sıkarak cep telefonunu zorla aldığı ve bu sırada katılanın dizleri üzerine yere düştüğü, devamında sanığın cep telefonu ile olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır. 2. Katılan hakkında düzenlenen Kırklareli Devlet Hastanesinin 20.01.2015 tarihli adli rapor form içeriğine göre ise, katılanın aşamalarda tarif ettiği şekilde sağ omuzunda hassasiyet bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 3. Sanığın ikametine gelen kolluk güçlerine cep telefonunun yerini gösterip teslim ettiği ve bu şekilde katılana iadesini sağladığı belirlenmiştir. 4. Tanık E.K'nin katılan beyanını doğruladığı saptanmıştır. 5. Sanığın, katılandan alacaklı olduğunu ve cep telefonunu katılanın rızasıyla aldığına ilişkin savunmasının, katılan tarafından doğrulanmadığı anlaşılmıştır. 6. Suça konu cep telefona ait fatura sureti dosya içerisinde mevcuttur. Fatura içeriğine göre suça konu cep telefonun katılan tarafından 26.07.2014 tarihinde 1.300,00 TL bedelle satın alındığı anlaşılmıştır. 7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği ve gereklerini yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Öne Sürülen Temyiz Sebepleri Yönüden 1. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Somut olaya gelince, Katılan beyanı, katılan beyanı ile uyumlu adlî muayene raporu, tanık beyanı, fatura sureti ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Fatura içeriğine göre suça konu cep telefonunu değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Vesaire Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2022/497 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, Oy birliğiyle 21.06.2023 tarihinde karar verildi.
6. Ceza Dairesi, 2023/1076 E., 2023/13573 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2023/1076 E.  ,  2023/13573 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/130 E., 2022/250 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2013/244 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2013/244 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/17030 Esas, 2022/370 Karar sayılı kararı ile; "Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Olay günü olan 22.04.2013 günü saat 12:45 sıralarında yolda seyir halinde giden müştekinin aracına motosikletiyle karşı istikametten gelen sanık ...’in kasten çarparak araçta maddi hasara neden olduğu, sanığın müştekiden motosikletin tamir masrafı nedeniyle 500 TL istediği, “parayı vereceksin, vermezsen sen düşün, dükkanını ve seni silahla tararım” dediği, müştekinin şikayetçi olacağını söylemesi üzerine “polisi aramayacaksın, zararımı karşılayacaksın, benim başka bir dosyam var, şikayetçi olursan dosyam yeniden açılır, sana yapacağımı bilirim” şeklinde sözler söylediği, kaza mahalline olay sırasında gelen sanık ...’in arkadaşı olan diğer sanık ...’ın müştekiye “istesem bereyi takıp seni de dükkanını da taramasını bilirim” dediği, kazadan yaklaşık yarım saat sonra işyerinde çalışan müştekinin yanına giden sanık ...’ın bu sefer “motorun hasarını karşılayın, karşılamazsanız olacakları siz düşünün, görürsünüz” şeklinde sözler söylediği, ertesi gün her iki sanığın işyerinde çalışan müştekinin yanına giderek sanıklardan ...’in “davanı geri çek”, diğer sanık ...’ın da “parayı vermezsen sen bilirsin, olacakları sen düşün” dedikleri, takip eden günlerde de müştekiden şikayetinden vazgeçmesini istedikleri olayda, sanık ... hakkında da nitelikli yağma suçundan suç duyurusunda bulunulmasının ardından dava açılması sağlandıktan ve işbu dosya ile birleştirilmesinden sonra sanıkların eylemlerinin TCK'nın 149/1-c-d maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilerek hukuki durumlarının tartışılması gerektiği halde, suç vasfında hata yapılarak aynı Kanun'un 148/1. maddesi ile hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, Kabule göre de; 2-10.12.2015 tarihli celsede, hakkında TCK’nın 106/1.c.1 maddesi uyarınca dava açılan sanığın TCK’nın 148/1 ve 35. maddeleri uyarınca ek savunmasının alınmasına karar verildiği, aynı zamanda karar celsesi olan bir sonraki celsede ise sadece birleştirme kararı ile iddianame okunarak ek savunmasının alınmadığının anlaşılması karşısında, sanığa usulüne uygun olarak ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 148/1 ve 35/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi" Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/130 Esas, 2022//250 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...'in kazanılmış hakkı korunarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebebi Yağma suçunun unsurları itibari ile oluşmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mağdur ... ile tanık S.P. 22.04.2013 günün saat 12.45 sıralarında araçları ile giderken, okuldan çıkan çocukları görmeleri üstüne aracı durdurdukları bu sırada sanık ...'in motosikletinin burnunu kaldırmış şekilde mağdur ...'e ait araca çarptığı, motosiklette iki kişinin bulunduğu, çarpmadan sonra bir kişinin hemen uzaklaştığı, geriye kalan ve bu olayda motosiklet sürücüsü olan sanık ...'nin kusurlu olmasına rağmen mağdur ...'e "motosikletimde 500,00 TL zarar oluştu, bunu ödeyeceksiniz" dediği, mağdur ...'in ise bu olayda kendilerinin kusurunun olmadığını, asıl motosiklet sürücüsü olarak karşı taraftaki sanığın kusuru olduğunu, bu sebeple bu parayı ödemeyeceğini belirtmesi üzerine sanık ...'in "parayı vereceksin, vermezsen sen düşün artık, dükkanını ve seni silahla tararım" dediği, sanıkların 23.04.2013 günü mağdurun bulunduğu ...'ye ait işyerine geldikleri, burada sanık ... ile mağdur ... arasında tartışma yaşandığı, sanık ...'in mağdura "davanı geri çek, parayı ver uzlaşalım" şeklinde beyanda bulunduğu, sanık ...'ın bu mağdura "parayı vermezsen sen bilirsin, olacakları sen düşün" dediği, 24.04.2013 günü yine sanıkların adı geçen mağdurun yanına gelip "şikayetini geri çek, artık para istemiyoruz" şeklinde beyanda bulundukları olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. 2. Tanık S.P. emniyetteki ifadesinde, olay tarihinde kendi patronu olan mağdur ...'un 31 . .... plaka sayılı aracı ile caddede ilerlerken okul çıkışı sebebi ile caddenin kalabalık olmasından dolayı aracını durdurduğu, kalabalığın yoldan geçmesini beklerken ters istikametten siyah renkli 31 .. ... plaka sayılı motosikletin geldiğini, motosikleti kullanan kişinin bu motosikletin ön kısmını kaldırıp mağdur ...'ın kullandığı araca çarptığını, çarpışma sonrasında motosiklette bulunan bir şahsın hemen olay yerinden ayrıldığı, diğer şahsın ise (sanık ...) yanlarına gelerek çarpma sebebi ile darbe almış bulunan motosikletin tamir masrafı olarak 500,00 TL istediğini, patronu olan mağdur ...'in bu parayı veremeyeceğini söylemesi üzerine "parayı vereceksin, vermezsen sen düşün artık, dükkanını ve seni silahla tararım" dediğini, kendileri olay yerinden ayrıldıktan yaklaşık yarım saat sonra mağdur ...'in işlettiği işyerine gelen başka bir şahsın aynı mağdura "aracın masrafını karşılamazsanız siz görürsünüz" diyerek tehdit ettiğini, patronu olan Meral'in kapıda duran aracının plakasını alıp olay yerinden uzaklaştığını, sonra işyeri önünden kalabalık bir grubun dükkana bakarak oradan geçtiklerini, ellerinde bıçak olduğunu, patronu olan mağdur ...'in bu sebeple polis merkezine başvurduğunu söylemiştir. IV. GEREKÇE Yağma suçu, 5237 sayılı Kanun' un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun' un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalarda birbirleri ile tutarlı ve istikrarlı beyanları, tanık Sezer'in aşamalarda birbiri ile tutarlı beyanları karşısında, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/130 Esas, 2022//250 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.
6. Ceza Dairesi, 2023/18167 E., 2023/13433 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2022 tarihli ve 2022/201905 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 148 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 58 nci ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
6. Ceza Dairesi         2023/18167 E.  ,  2023/13433 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2023/1274 E, 2023/1731 K SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2022 tarihli ve 2022/201905 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 148 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 58 nci ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sanık hakkında ... 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2022/392 Esas, 2023/64 Karar sayılı kararı ile yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2023/1274 Esas, 2023/1731 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Sanığın ceza almasını gerektirir katılanın soyut beyanlarından başka delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ve TCK'nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, B. Sanığın Temyiz Sebebi Herhangi bir gerekçe içermemekle yalnızca hükmü temyiz etme iradesine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü saat 07.30 sıralarında katılanın 44 ... ... plakalı Honda Accord model aracıyla İvedik Caddesi ... İşyeri Merkezi önünde durduğu, aracın kontağını kapatarak anahtarı arabanın üzerinde bırakıp araçtan indiği, aracın ön iki camının açık olduğu, sanığın katılanın aracına binerek aracı çalıştırdığı, katılanın araçtan tutunarak sanığı durdurmaya çalıştığı, sanığın katılanı aracıyla 10-15 metre kadar sürüklediği, aracın hızlanması ve katılanın yaralanması nedeniyle daha fazla tutunamayarak bıraktığı, polise haber verdiği, katılanın aracı için çalıntı kaydı düşülmesinden sonra aynı gün saat 23.20 sıralarında 44 ... ... plakalı aracın kolluk ekiplerince görülmesi üzerine yapılan dur ikazlarına rağmen aracın hızlandığı, kovalamaca sonucu aracın elektrik direğine çarparak durduğu, şoför koltuğundaki şahsın kaçtığı, yan koltukta oturan ...'nun ifadesinde aracı kullanan şahsın ... isimli şahıs olduğunu beyan ettiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/194348 soruşturma sayılı dosyasında ... isimli şahıs hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ayrı soruşturma yürütüldüğü, ...'ın faili meçhul olduğu ve soruşturmanın halen derdest olduğu, kolluk ekiplerince kaçış güzergahında yapılan araştırmalar sonucunda plaka tanıma sisteminden 08.25 de geçiş yaptığı ve araçta tek kişinin bulunduğu, şahsın üzerinde çizgili tişört bulunduğu sol kolunun tamamında ve sağ kol üst pazuda dövme olduğu, bu eşgale göre katılanın aracının çalındığı yerdeki kameralar incelendiğinde, 07.49 da KGYS sisteminden eşgale uyan şahsın geldiği, 07.54 sıralarında aracı çaldığı, görüntülerdeki şahsın hırsızlık ve diğer suçlardan çok sayıda kaydı bulunan sanık olduğunun belirlendiği, aynı gün akşam sanığın da bir benzin istasyonunda yakalandığı anlaşılmıştır. 2. Sanık aşamalarda alınan savunmasında özetle; "....Olay günü işe giderken çalınan aracın yanından geçtiğini, kesinlikle aracın içerisine binmediğini, kamera görüntülerinde aracı çalan şahsın yüzünün görünmediğini, öğleden sonra Ankamall civarında işyerinden müşteri olarak tanıdığı ...'ı gördüğünü, ilerde bırakırım gel dediğini, arabaya bu sırada bindiğini, bunun dışında bu arabaya hiç binmediğini, ...'nu da tanımadığını, suçsuz olduğunu'' beyan etmiştir. 3. Katılanın aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanı dosya içerisinde mevcut olup kamera görüntüleri ve emniyetteki fotoğraflardan sanığı teşhis ettiği ve duruşmada sanığı kesin olarak, tereddütsüz şekilde teşhis ettiği anlaşılmıştır. 4. Dosya içerisinde bulunan 05.09.2022 tarihli kamera izleme ve tespit tutanağı içeriğinde, olay yerine ve olay saatine ilişkin görüntülerle araç plakasından kaçış güzergahındaki PTS ve KGYS görüntülerinden sanığa ulaşıldığına dair görüntüler mevcuttur. 5. Dosya içerisinde bulunan 06.09.2022 tarihli tutanak içeriğinde, katılanın aracının plakadan tespit edilerek ikaza rağmen durmayarak kaçtığı, kullanan şahsın aracı bırakıp kaçtığı ve yakalanamadığı, sağ yolcu koltuğunda ...'nun bulunduğu, aracı kullanan şahsın ... olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. 6. Dosya içerisinde bulunan 11.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın fotoğrafları ile olayı gerçekleştiren şahsın görüntülerinin karşılaştırıldığı, arabanın alınmasından sonraki yol üstündeki görüntüdeki kişinin kıyafeti, kollarındaki dövmeleri, boyun bölgesi, saç rengi ve kesiminin sanıkla aynı olduğu, tüm kamera görüntülerindeki şahıs ile sanığın aynı kişi olduğu beyan edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri kapsamında yapılan incelemede, 1. Sanığın Ceza Almasını Gerektirir Katılanın Soyut Beyanlarından Başka Delil Bulunmadığına, Eksik İnceleme ile Karar Verildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; Katılanın aşamalarda değişmeyen kamera kayıtları ile uyumlu, tutarlı beyanları, daha önceden tanımadığı sanığı kesin olarak teşhis etmesi, sanık savunması, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporu karşısında; sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Katılanın kamera kayıtları ile uyumlu beyanları, sanığı kesin olarak teşhis etmesi, sanık savunması, kamera kayıtları ve bilirkişi raporu karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, sanığın aracın götürülmesini engellemeye çalışan katılanı araçla 10-15 metre kadar sürükleyerek cebir kullanarak alması şeklinde gerçekleşen eyleminde, yağma suçunun unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5237 Sayılı Kanun'un 62. Maddesinin Uygulanmama Gerekçesinin Hukuka ve Hakkaniyete Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümde, "Sanığın geçmişi, fiilden sonra ve yargılama sürecinde mahkemeye yansıyan bir pişmanlığının olmaması gözetilerek" gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2023/1274 Esas ve 2023/1731 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Özel Hükümler

Yağma suçunun maddi unsurları düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Korunan hukuki değer karma niteliktedir.
B) Hareket unsuru; tehdit veya cebir kullanarak malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmaktır.
C) Mağdurun suçun işlendiği an yaşıyor olması gerekir.
D) Yağma suçunun tamamlanması için failin mal üzerinde egemenlik kurması gerekmez, cebir kullanması yeterlidir.
E) Mağdur öldükten sonra malın alınması hırsızlık suçunu oluşturur.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol