Türk Ceza Kanunu 151. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 151- (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.)
Mala zarar vermenin nitelikli halleri[69]
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
433 karar eşleşti
2. Ceza Dairesi, 2024/6116 E., 2024/17584 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi gereğince 180 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun'un 62/1.
2. Ceza Dairesi 2024/6116 E. , 2024/17584 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/592 E., 2023/477 K.
SUÇ : Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/25407 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 1-Sanıklar ..., ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi gereğince 180 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak 150 gün adli para cezası yerine, 75 gün adli para cezası tayin edilmesini takiben, anılan Kanun'un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirasından paraya çevrilmek suretiyle sonuç olarak 3.000,00 Türk lirası yerine, 1.500,00 Türk lirasına hükmedilerek eksik ceza tayin edilerek karar verilmesinde,
2-Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
a)Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak 5 ay hapis cezası yerine, 75 gün adli para cezası tayin edilerek karar verilmesinde,
b) Kabule göre de, 75 gün adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/2. Maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemesinde,isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan temel ceza olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 maddesi uyarınca verilen 180 gün adlî para cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 150 gün adlî para cezası yerine 75 gün adlî para cezasına, devamında aynı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 TL'den paraya çevrilerek ve sonuç ceza olarak 3.000,00 TL adlî para cezası yerine 1.500,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan temel ceza olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 maddesi uyarınca verilen 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 5 ay hapis cezası yerine, 75 gün adlî para cezasına hükmedilmesi, bununla birlikte 75 gün gün adlî para cezasının para cezasına çevrilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Van 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2023 tarihli ve 2021/592 Esas, 2023/477 Karar sayılı kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
2. Ceza Dairesi, 2023/21047 E., 2023/5906 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Somut olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265/1 ve 151/1. maddeleri uyarınca görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraatine
2. Ceza Dairesi 2023/21047 E. , 2023/5906 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/250 E., 2021/564 K.
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59357 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında; " ..Sanığa isnat edilen suçların, CMK'nın 253/3. maddesi kapsamında birlikte işlendiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Çözülmesi gereken sorun, hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması halinde, sübutunda sorun olmayan ve müstakilen uzlaştırma kapsamında olan suçla ilgili nasıl bir yol izleneceğidir.Bu bağlamda, her iki suçtan yargılama devam ederken hakimin uzlaştırmaya tabi olacağını öngördüğü suçla ilgili olarak dosyayı soruşturma bürosuna göndermesi veya bu düşünceyle tefrik kararı vermesi durumunda, uzlaştırma kapsamında olmayan suç açısından beraat kararı verileceği izlenimi oluşabileceği cihetle, bu hususun ihsası rey olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin belirlenmesi gerekir. Bu sorunun CMKnın 226. maddesinde düzenlenen ek savunma konusuyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Anılan madde "Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafiie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır." biçimdedir. Maddeden de anlaşılacağı üzere suçun hukuki niteliği değişir ya da cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirir durumun ortaya çıkması halinde hakim sanık ya da müdafiine ek savunma hakkı tanıyacaktır ancak, bu durum yasal düzenleme nazara alındığında hakim açısından ihsası rey olarak nitelendirilemeyecektir.Bu düzenlemeye kıyasen, uzlaştırmaya tabi olan bir suçla uzlaştırmaya tabi olmayan bir suçun yargılaması devam ederken, hakimin uzlaştırmaya tabi olacağını öngördüğü suçla ilgili olarak dosyayı soruşturma bürosuna göndermesi veya bu düşünceyle tefrik kararı vermesi durumunda uzlaştırma kapsamında olmayan suç açısından ihsası reyde bulunduğundan bahsedilemeyecektir.Yapılan yargılama neticesinde ise, sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için, sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK'nın 253/3. maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK'nın 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir…" şeklinde yer ... açıklamalar kapsamında, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği,
Somut olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265/1 ve 151/1. maddeleri uyarınca görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraatine, mala zarar verme suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ''Uzlaşma" başlıklı 253/3. maddesinde yer ... "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca mahkemesince yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Katılan ... ... ...’ün 04/11/2019 tarihli duruşmada, zararının 1.000,00 Türk lirası olduğunu belirttiği, dosya içerisinde bulunan 02/12/2019 havale tarihli dilekçe içeriğine göre sanık ... tarafından bu zararın 01/12/2019 tarihinde karşılandığı anlaşılmakla; kovuşturma aşamasında zararı gideren sanık hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince cezasında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
3-Katılan ... ... ...’ün 04/11/2019 tarihli duruşmada, zararının karşılanması durumunda şikâyetinden vazgeçeceğini beyan ettiği ve aynı duruşmada sanığın da şikâyetten vazgeçme olduğu takdirde bunu kabul ettiğini belirttiği anlaşılmakla; daha sonra zararı giderdiği anlaşılan sanık hakkında katılanın şikâyetinin devam ... etmediği saptanarak sonucuna göre sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi olan mala zarar verme suçundan sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
4-Adli sicil kaydına göre, Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2013 tarihli ve 2013/96 esas, 2013/214 sayılı kararında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi hâlinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği,
Somut olayda, hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1 ve 151/1. maddeleri uyarınca görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde hükümlünün uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraatine, mala zarar verme suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, hükümlü hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Kanun'un ''Uzlaşma" başlıklı 253/3. maddesinde yer ... "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesindeki esas ve usûllere göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca Mahkemesince yapılarak sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Katılan ... ... ...’ün 04.11.2019 tarihli duruşmada, zararının 1.000,00 Türk lirası olduğunu belirttiği, dosya içerisinde bulunan 02.12.2019 havale tarihli dilekçe içeriğine göre hükümlü ... tarafından bu zararın 01.12.2019 tarihinde karşılandığı anlaşılmakla; kovuşturma aşamasında zararı gideren hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince cezasında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3. Katılan ... ... ...’ün 04.11.2019 tarihli duruşmada, zararının karşılanması durumunda şikâyetinden vazgeçeceğini beyan ettiği ve aynı duruşmada hükümlünün de şikâyetten vazgeçme olduğu takdirde bunu kabul ettiğini belirttiği anlaşılmakla; daha sonra zararı giderdiği anlaşılan hükümlü hakkında katılanın şikâyetinin devam ... etmediği saptanarak sonucuna göre hükümlünün üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi olan mala zarar verme suçundan hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
4. Adli sicil kaydına göre, Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2013 tarihli ve 2013/96 Esas, 2013/214 Karar sayılı kararında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu anlaşılan hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Yalova 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2019/250 Esas, 2021/564 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Ceza Dairesi, 2023/19169 E., 2023/4063 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2016 tarihli ve 2016/232 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan mağdurun evinin panjur ve sinekliğine zarar vererek eve girip hırsızlık yaptıkları iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151, 38, 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ceza Dairesi 2023/19169 E. , 2023/4063 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/272 E., 2016/635 K.
...
SUÇ : Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet, temyizin reddi
...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2016 tarihli ve 2016/232 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan mağdurun evinin panjur ve sinekliğine zarar vererek eve girip hırsızlık yaptıkları iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151, 38, 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/272 Esas, 2016/635 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 151, 38/2, 168/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca sanık ... hakkında aynı Kanun'un 151, 38/2, 168/2, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıklar müdafilerinin kararı temyiz etmeleri üzerine Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.07.2016 tarihli ve 2016/272 Esas, 2016/635 Karar sayılı ek kararı ile verilen cezaların kesin olması nedeniyle temyiz istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmış, Mahkemece sanık ... hakkında verilen kararın kesin olması nedeniyle 28.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirtilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 08.02.2023 tarihli ve 2021/9994 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20470 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20470 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1-Sanıkların, mağdura ait suça konu televizyonun bulunduğu evi, suça sürüklenen çocuklara gösterip, araç içerisinde evin yan tarafında suça sürüklenen çocukları bekledikleri, suça sürüklenen çocukların da eve girerek televizyonu çalıp, sanıkların beklemekte olduğu arabaya geldikleri, karşılığında 20.00’şer Türk lirası para almaları şeklinde gerçekleşen somut olayda, failliğin şerikliğe nazaran önceliği prensibi uyarınca, sanıkların, şerik olmayıp fail oldukları ve eylemleri ile tipikliğin objektif ve subjektif unsurlarını gerçekleştirdikleri, bu hâliyle diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte, fikir ve eylem birliği içerisinde, suçlara doğrudan katıldığı gözetilmeden haklarında 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi yerine hatalı uygulama ile 5237 sayılı Kanun'un 38/2. maddesi uyarınca uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi suretiyle hüküm kurulmasında,
2-6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesinde yer alan “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üç bin Türk lirası dâhil adlî para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklindeki hüküm karşısında, sanık hakkında hapis cezasından çevrili 1.320,00 Türk lirası adlî para cezasından ibaret olan mahkûmiyet hükmünün temyiz yeteneği bulunduğu hâlde, miktar itibarıyla kararın kesin nitelikte olduğundan bahisle reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2.Sanık ... hakkında Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli kararıyla mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151, 38/2, 168/2,62 ve 50. maddeleri uyarınca 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği. kararı sanık müdafiinin temyiz etmesi sonucu Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.07.2016 tarihli kararı ile verilen cezanın kesin olması nedeniyle reddine karar verildiği ancak 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesinde yer alan “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üç bin Türk lirası dâhil adlî para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklindeki hüküm karşısında, sanık hakkında hapis cezasından çevrili 1.320,00 TL adlî para cezasından ibaret olan mahkûmiyet hükmünün temyiz yeteneği bulunduğu hâlde, miktar itibarıyla kesin nitelikte olduğundan bahisle reddine karar verilmesinin yanlış olduğu, henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305 vd. maddeleri uyarınca temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3. 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesinde yer alan “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üç bin Türk lirası dâhil adlî para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklindeki hüküm karşısında, sanık ... hakkında hapis cezasından çevrili 1.320,00 TL adlî para cezasından ibaret olan mahkûmiyet hükmünün temyiz yeteneği bulunduğu hâlde, miktar itibarıyla kararın kesin nitelikte olduğundan bahisle reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
4. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin ilgili bölümünün “... daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
5. Sanık ...'ın mağdura ait suça konu televizyonun bulunduğu evi, suça sürüklenen çocuklara gösterip, araç içerisinde evin yan tarafında suça sürüklenen çocukları beklediği, suça sürüklenen çocukların da eve girerek televizyonu çalıp, sanığın beklemekte olduğu arabaya geldikleri, karşılığında 20.00’şer TL para almaları şeklinde gerçekleşen somut olayda, failliğin şerikliğe nazaran önceliği prensibi uyarınca, sanık ...'ın şerik olmayıp fail olduğu ve eylemleri ile tipikliğin objektif ve subjektif unsurlarını gerçekleştirdiği, bu hâliyle diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte, fikir ve eylem birliği içerisinde, suçlara doğrudan katıldığı gözetilmeden hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi yerine hatalı uygulama ile 5237 sayılı Kanun'un 38/2. maddesi uyarınca uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi suretiyle hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği sanık ...'ın mala zarar verme suçundan Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli hükmü için tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünün (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, sanık ... için Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/272 Esas, 2016/635 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Sanığın mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesi uyarınca belirlenen 120 gün adli para cezasından 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi gereği 1/2 oranında indirim yapılarak 60 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında indirim uygulanarak 50 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20,00 Türk Lirasından 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”
3.Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, sanık ... hakkında verilen 26.07.2016 tarihli ve 2016/272 Esas, 2016/635 Karar sayılı ek kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4 maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Ceza Dairesi, 2023/20966 E., 2023/5018 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 29/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 50 ...
2. Ceza Dairesi 2023/20966 E. , 2023/5018 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/127 E., 2022/161 K.
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 29/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 50 ... adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bilecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2020/127 Esas, 2022/161 Karar sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13.05.2023 ... ve 2022/21301 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 ... ve 2023/58279 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Suça sürüklenen çocuk hakkındaki ceza belirlenirken, 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde seçimlik olarak öngörülen hapis ve adli para cezalarından adli para cezası seçilip sanığın 4 ay adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve aynı Kanun'un 29/1, 31/3 ve 62/1. maddelerince indirim uygulanması suretiyle 50 ... adli para cezasına hükmedildikten sonra belirlenen ... adli para cezasının anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca bir ... karşılığı takdir edilecek miktar ile çarpılmak suretiyle paraya çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 29/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince tayin edilen adlî para cezasının 50 ... olarak belirlenmesinden sonra hükmün bu şekilde bırakılması suretiyle eksik kurulduğu; zira, aynı Kanun'un “Adlî para cezası” başlıklı 52. maddesinde yer ...;
“(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam ... sayısının, bir ... karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir ... karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam ... sayısı ile bir ... karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hâkim, ekonomik ve şahsî hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca infaza elverişli olacak şekilde bir ... karşılığı para cezası miktarı takdir edilerek bu miktar ile belirlenen tam ... sayısının çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın kararda gösterilmesi ve bu şekilde sonuç cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden adlî para cezasının 50 ... olarak tayin edilmesiyle yetinilmesi suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakla, Bilecik 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.05.2022 tarihli ve 2020/127 Esas, 2022/161 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 29/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca belirlenen 50 ... adlî para cezasının aynı Kanun’un 52/2. maddesine göre günlüğü 20,00 TL’den hesaplanarak sonuç cezanın 1.000,00 TL adlî para cezası olarak belirlenmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Ceza Dairesi, 2023/20964 E., 2023/5260 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Mala zarar verme suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151, 29/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1.660,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aliağa 2.
2. Ceza Dairesi 2023/20964 E. , 2023/5260 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/380 E., 2022/201 K.
SUÇ : Mala zarar verme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Mala zarar verme suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151, 29/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1.660,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2020/380 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-35-15248-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 tarihli ve 2023/58143 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine esas mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken ... cezanın 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi gereğince 120 ... adlî para cezası olarak belirlenmesini müteakip, anılan Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca yapılan 1/4 oranında indirim neticesinde 90 ... adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken 100 ... adlî para cezasına hükmedilmesini takiben, anılan Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim neticesinde 75 ... adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken, 83 ... adlî para cezasına hükmedilmesini takiben, aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca bir ... karşılığı olarak takdir edilen 20,00 Türk lirası ile çarpılması sonrasında, sonuç olarak 1.500,00 Türk lirası yerine, 1.660,00 Türk lirası adlî para cezasına karar verilmek suretiyle, fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi uyarınca ... ceza olarak belirlenen 120 ... adlî para cezasından, aynı Kanun’un 29/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 90 ... yerine 100 ... adlî para cezasına hükmedilmesi ve bu hesap hatasına bağlı olarak devamında aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 75 ... yerine 83 ... adlî para cezasına hükmedilmesi sonrasında aynı Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 TL’den hesaplanarak sanığın 75 ... karşılığı 1.500,00 TL yerine sonuç olarak 83 ... karşılığı 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ALİAĞA) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 04.03.2022 tarihli ve 2020/380 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararın, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi uyarınca hükmolunan 120 ... adlî para cezasından, aynı Kanun’un 29/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 90 ... adlî para cezası ile cezalandırılmasına, devamında aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 75 ... adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL’den hesaplanmak suretiyle sanığın mala zarar verme suçundan neticeten 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ceza Hukuku Özel Hükümler
Öğretmen A, okul bahçesinde park halindeki aracının yanına geldiğinde dikiz aynasının kırılmış olduğunu görür. Kamera kayıtlarını incelediğinde, aynayı kıran kişinin kendi öğrencisi olan 15 yaşındaki B olduğunu tespit eder. A, karakola giderek şikayetçi olur. Bu olayla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
A) Mala zarar verme suçunun temel hali şikayete tabi olduğundan, A'nın şikayeti soruşturma için zorunlu bir şarttır.
B) B, A'nın öğrencisi olduğu için TCK m. 167'de düzenlenen şahsi cezasızlık sebebinden yararlanır.
C) Suç, okul bahçesinde işlendiği için kamu malına zarar verme kapsamında değerlendirilir ve re'sen soruşturulur.
D) Şikayet süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
E) B'nin yaşının küçük olması, isnat edilen suçun unsurlarının oluşmasını engeller.
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.