5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 187

Türk Ceza Kanunu 187. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 187- (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir. (2) Bu suçun tabip veya eczacı tarafından ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti[77][78]

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

6 karar eşleşti
10. Ceza Dairesi, 2023/15398 E., 2023/11323 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Sanık ...'ın kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 187 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesi uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ve hapisten çevrili 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2023/15398 E.  ,  2023/11323 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2014 tarihli ve 2010/297 Esas, 2014/114 Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'ın kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 187 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesi uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ve hapisten çevrili 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık ...'in kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 187 inci maddesinin birinci, ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 2.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B.. Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2014 tarihli ve 2010/297 Esas, 2014/114 Karar sayılı kararının, sanık ... müdafii ve sanık ... taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.01.2020 tarihli ve 2017/6645 Esas, 2020/239 Karar sayılı kararı ile; "Her ne kadar iddianamede suça konu ilaçların faturalarının sunulmadığı belirtilerek “Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma” suçundan dava açılmış ise de; yargılama aşamasında suça konu ilaçların faturalarının sunulmuş olması karşısında bu ilaçların orijinal olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre; sanıkların eyleminin “Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma” suçunu mu yoksa 5237 sayılı TCK’nın 193. maddesi kapsamında “Zehirli madde imal ve ticareti” suçunu mu oluşturduğunun tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2020/154 Esas, 2022/985 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir. Sanık ...'in kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 187 inci maddesinin birinci, ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 2.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Eczacı olmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 187 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, 3. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, 4. Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Kararın müsadereye ilişkin kısmını temyiz ettiğine, suç konusu ilaçların orjinal ilaç olması ve kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürmemesi nedeniyle müsadere edilemeyeceğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 14.02.2010 tarihinde temyiz dışı sanık Mehmet Dönder’e ait araçta yapılan aramada 3609 adet Motilium ve 2000 adet Nootropil marka toplam 5609 adet ilacın ele geçirildiği, Mehmet'in beyanında söz konusu ilaçların sanık ...’a ait olduğunu beyan ettiği, sanık ...’ın da söz konusu ilaçların kendisine ait olduğunu, bu ilaçları sanıklar Cengiz ve temyiz dışı sanık İlkay Doğru’dan satın aldığını beyan ettiği, sanık ...’in ise beyanında yakalanan ilaçların kendisi tarafından gönderilen ilaçlar olabileceğini belirttiği, sanıkların beyanlarından bu ilaçların temyiz dışı sanık Javad tarafından İran'a götürüleceğinin anlaşıldığı olayda; “Ecza Depoları ve Ecza Depolarında Bulundurulan Ürünler Hakkında Yönetmelik” kapsamında kimlerin ilaç ihracatında bulunabileceğinin belirtildiği, bu belirtilen kişiler bakımından sanıkların bu kapsamda bir yetkilerinin bulunmaması sebebiyle, sanıkların eylemlerinin ilgili yönetmeliğe ve 5237 sayılı Kanun’un 187 nci maddesine aykırı olduğu, bozma üzerine yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda ele geçirilen ilaçların orijinal olduklarının tespit edildikleri belirtildiğinden sanık ...’in kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan mahkûmiyetine, sanık ... hakkında zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Bozma üzerine yapılan yargılamada Atatürk Üniversitesi öğretim görevlileri tarafından düzenlenen 15.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda ele geçirilen ilaçların orijinal oldukları tespit edildiğinden; ve dosyada bulunan Sağlık Bakanlığı Türkiye ilaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 31.12.2013 tarihli ve 88866997-505.99 sayılı yazısı ile sanıkların ilaç ihraç etmeye yetkili olmadıkları belirtildiğinden sanığın eyleminin 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 43 üncü maddesinde; yer alan “Zehirli veya kimyevi maddelerle tıbbî ecza ve müstahzarların müsaadesiz satılması yasaktır. Bunları müsaadesiz satan veya satmak üzere dükkanında bulunduranlar Türk Ceza Kanununun 193 üncü maddesine göre cezalandırılır....” hükmü delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesi kapsamında “Zehirli madde imal ve ticareti” suçunu oluşturduğu anlaşıldığından sanıkların eylemlerinin “Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma” suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 14.02.2022 tarihinde dolduğu gözetilerek düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmünün kurulmasının hukuka aykırı olduğu ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine Dairemiz tarafından karar verilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... Müdafiinin Hükmün Müsadereye İlişkin Temyizi Yönünden Ele geçen eşyanın suç oluşturması sebebiyle müsaderesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli, 2020/154 Esas, 2022/985 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık ... Müdafiinin Hükmün Müsadereye İlişkin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli, 2020/154 Esas, 2022/985 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün müsadereye ilişkin kısmının Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

10. Ceza Dairesi, 2023/8292 E., 2023/5810 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2014 tarihli ve 2012/253 Esas, 2014/251 Karar sayılı kararı ile sanığın kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 187 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00
10. Ceza Dairesi         2023/8292 E.  ,  2023/5810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/234 E., 2022/592 K. SUÇ : Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2014 tarihli ve 2012/253 Esas, 2014/251 Karar sayılı kararı ile sanığın kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 187 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.02.2020 tarihli ve 2018/2333 Esas, 2020/1349 Karar sayılı kararı ile; "1- Suç konusu ilaçların kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak ve tedavi amacını azaltacak veya kaybedecek nitelikte olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2- Kabule göre; sanığın sabıkasız oluşu, duruşmadaki iyi hali ile yeniden suç işlemeyeceğine dair oluşan olumlu kanaat nedeniyle TCK'nın 51. maddesi gereğince sanığın cezasının ertelenmesine karar verilmiş ise de, sanık müdafii tarafından uygulanması kabul edilen ve daha lehe olan CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması tartışılırken sanığın kişilik özellikleri irdelenerek, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunun değerlendirilmesi gerekirken, "şartları oluşmadığından" şeklinde yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2020/234 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararı ile sanığın kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 187 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiğine, 2. Adli Tıp Kurumu raporunun eksik incelemeye dayandığına, 3. Sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması seçeneğinin değerlendirilmediğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 187 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince dava açılmış ise de, ecza deposu işleten, doktor veya eczacı olmayan sanığın mesleki faaliyetlerinin söz konusu maddede belirtilen resmi izne dayalı meslek ve sanat kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 187 nci maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmekle, suç tarihinden itibaren, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin 21.10.2022 tarihinde dolduğu gözetilmeden düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine Yargıtay tarafından karar verilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2020/234 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.
10. Ceza Dairesi, 2020/20907 E., 2022/9402 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
ını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma” suçundan Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, 07/08/2019 tarihli, 2019/5787 soruşturma, 2019/1807 esas ve 2019/1655 sayılı iddianame ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 187/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Salihli 4.
10. Ceza Dairesi         2020/20907 E.  ,  2022/9402 K. "İçtihat Metni" Adalet Bakanlığının, “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma” suçundan sanık ... hakkındaki Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2020 tarihli, 2019/478 esas ve 2020/53 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/11/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A-) Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Şüpheli ... hakkında, 18/05/2017 tarihli “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma” suçundan Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, 07/08/2019 tarihli, 2019/5787 soruşturma, 2019/1807 esas ve 2019/1655 sayılı iddianame ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 187/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2- Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17/01/2020 tarihli, 2019/478 esas ve 2020/53 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 187/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, Anlaşılmıştır. B-) Kanun Yararına Bozma İstemi: Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında, “Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 187/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2020 tarihli ve 2019/478 esas, 2020/53 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında atılı suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 187/1. maddesi gereğince belirlenen 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezasından aynı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak 10 ay hapis ve 4 gün adli para cezası yerine, 1 yıl 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezasına, gün adli para cezasının da anılan Kanun'un 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden para çevrilirken 80,00 Türk lirası yerine 100,00 Türk lirası adli para cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” denilerek, Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2020 tarihli, 2019/478 esas ve 2020/53 sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmiştir. C-) Konunun Değerlendirilmesi : Sanık ...’nın, “Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma” suçundan Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2020 tarihli, 2019/478 esas ve 2020/53 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 187/1 ve 62/1.maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre; kararın gerekçe kısmında, sanığın atılı suçu zincirleme şekilde işlediği belirtildiği halde hüküm kurulurken zincirleme suç hükümlerine ilişkin TCK’nın 43. maddesinin uygulanmadığı, ancak; Sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 187/1. maddesi gereğince, “1 yıl hapis ve 5 tam gün karşılığı adli para cezası” olarak belirlenmesinden sonra, TCK’nın 43. maddesi uygulanmadan TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak “1 yıl 15 gün hapis ve 5 tam gün karşılığı adli para cezası” olarak belirlendiği, eğer mahkemenin kabul ve uygulaması TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması yönünde ise, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 187/1. maddesi gereğince belirlenen 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezasından aynı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak 10 ay hapis ve 4 gün adli para cezası yerine, 1 yıl 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezasına, gün adli para cezasının da anılan Kanun'un 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden para çevrilirken 80,00 Türk lirası yerine 100,00 Türk lirası adli para cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza belirlenmesi kanuna aykırıdır. Sonuç olarak; kararın gerekçe kısmında, sanığın atılı suçu zincirleme şekilde işlediği belirtildiği halde hüküm kurulurken zincirleme suç hükümlerine ilişkin TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle gerekçe ile hükmün arasında çelişki oluşturulması ve kabule göre de; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 187/1. maddesi gereğince belirlenen 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezasından aynı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak “10 ay hapis ve 4 gün adli para cezası” yerine,“1 yıl 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezasına”, gün adli para cezasının da anılan Kanun'un 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden para çevrilirken “80,00 Türk lirası” yerine “100,00 Türk lirası adli para cezasına” hükmolunmak suretiyle fazla ceza belirlenmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D-) Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2020 tarihli, 2019/478 esas ve 2020/53 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, mahkemece yeniden kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiğine, CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10. Ceza Dairesi, 2021/7128 E., 2021/11158 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Suça konu ağız spreyinin analiz sonuçlarına göre; “TCK'nın 187. maddesi kapsamında kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak” nitelikte olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu veya bu konuda uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınarak dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuc
10. Ceza Dairesi         2021/7128 E.  ,  2021/11158 K. "İçtihat Metni" Mahkeme : KEMALPAŞA 3. Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma Hüküm : Mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Suça konu ağız spreyinin analiz sonuçlarına göre; “TCK'nın 187. maddesi kapsamında kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak” nitelikte olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu veya bu konuda uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınarak dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 03.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
19. Ceza Dairesi, 2017/1909 E., 2017/8140 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
5237 sayılı TCK'nın "Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma" başlıklı 187. maddesi;
19. Ceza Dairesi         2017/1909 E.  ,  2017/8140 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1219 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: 1-) Şikayetçi derneğin temyiz talebinin incelenmesinde; Açılan kamu davasının niteliğine göre; 1219 sayılı Kanun'un 41. maddesinde öngörülen suçla korunan hukuki yararın kamu sağlığı, suçun mağdurunun ise toplumu oluşturan bütün bireyler olduğu, davaya katılma hak ve yetkileri açıkça yazılı olmayan ve suçtan doğrudan zarar görmeyen İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğü veya Diş Tabipleri Odası gibi tüzel kişi kurumların davaya katılma ve hükmü temyize yetkileri bulunmadığı, adı geçen derneğin mahkemece kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına kabulünün, şikayetçiye bu niteliği ve dolayısıyla kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi kazandırmayacağından, şikayetçinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 2-) Sanığın mahkumiyet kararına yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1219 sayılı Kanun'un 25. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurları; "Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile, hasta tedavi etmek" veya "tabip unvanını takınmak" seçimlik fiilleridir. 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu'nun 19. maddesi ise; "...Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu şekilde imal edilen müstahzarları bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlar, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu müstahzarların kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde ceza üçte bir oranında artırılır. Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18'inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır. Memleket dışında yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret amacıyla ithal etmek veya bunların özelliklerini bilerek satmak veya satışa arz etmek veya sattırmak kaçakçılıktır. Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri tatbik olunur...", 5237 sayılı TCK'nın "Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma" başlıklı 187. maddesi; "...Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir. Bu suçun tabip veya eczacı tarafından ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır..." hükümlerini amirdir. Yukarıda bahsi geçen mevzuat hükümleri karşısında, Kimya öğretmenliği diploması olan sanığın, ... ve...'da işletmekte olduğu şirketler aracılığıyla; yapılan denetimlerde ele geçirilen "... cilt yenileyici krem" adlı ürünü ve saç bakım kremi, tüy dökücü krem, saç boyası gibi çeşitli tür ve miktarlarda tıbbi veya kozmetik ürününün satışını gerçekleştirdiği, internette erişime açık olan "gündüzkrem.com" adresi üzerinden veya aracı şirketler vasıtasıyla ürettiği ürünlerin reklamını yaptığı, en son ... gazetesinde 2012 yılında yapılan "Deney yaparken yüzü yanan kimyager, cilt hastalıklarını iyileştiren krem buldu" manşetiyle bir habere de konu olduğu, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun sanık ve şirketi hakkında ayrıca soruşturma başlattığı, soruşturma devam ettiği sırada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığın bulduğu ve değişik deri hastalıklarını tedavi ettiğini söylediği ilacı hastalara satıp uygulamaktan ibaret eylemleri nedeniyle 1219 sayılı Kanun'un 25. maddesi gereği cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmakla, Sanık hakkında Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan soruşturmanın akıbetinin ve suça konu ilaçlar üzerinde yapılan incelemenin sonucunun sorulması, gelecek cevaba göre dosyada mevcut diğer delillerle birlikte sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre ise; Mahkemece suçtan doğrudan zarar görmediği için davaya katılma hakkı bulunmayan Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneğinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Özel Hükümler

"Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçu hangi bölümde düzenlenmiştir?

A) Genel Tehlike Yaratan Suçlar
B) Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar
C) Çevreye Karşı Suçlar
D) Ekonomi ve Ticarete İlişkin Suçlar
E) Uluslararası Suçlar