5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 190

Türk Ceza Kanunu 190. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 190- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için; a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan, b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan, c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren, Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.[84] (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.84 [85] (3) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.85 Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak[86]

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

29 karar eşleşti
1. Ceza Dairesi, 2024/3446 E., 2024/6498 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
a) (Değişik:RG-18/8/2016-29805) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması,
1. Ceza Dairesi         2024/3446 E.  ,  2024/6498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1270 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli hırsızlık suçlarından Burhaniye İnfaz Hâkimliğinin 27.02.2023 tarihli ve 2023/1354 Esas, 2023/1356 Karar sayılı içtima kararı ile 10 yıl 5 ay 1120 gün hapis cezasına hükümlü ...'nin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 9. maddesinin 6. fıkrası uyarınca Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta ve 95. maddesindeki izin hakkından yararlanmakta iken, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılıp ayrılamayacağının değerlendirilmesi sonucunda, hükümlünün iyi halli olduğuna ve 10.04.2023 tarihinden itibaren açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının uygun olduğuna ilişkin Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 13.04.2023 tarihli ve 2023/4843 sayılı kararının, 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 14/4. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca onaylanması talebinin, hükümlünün içtimalı cezalarının içerisinde nitelikli hırsızlık suçunun bulunduğu, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 6/2-a maddesi uyarınca koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması gerektiği, bu nedenle hükümlünün 16.03.2027 tarihinden önce açık ceza infaz kurumuna ayrılamayacağından bahisle reddine dair İstanbul Anadolu 2. İnfaz Hâkimliğinin 14.04.2023 tarihli ve 2023/3430 Esas, 2023/3407 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2023 tarihli ve 2023/1270 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 94660652-105-34-14776-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve 2024/35824 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve 2024/35824 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İnfaz dosyası incelendiğinde; Adı geçen hükümlünün Burhaniye İnfaz Hâkimliğinin 27.02.2023 tarihli ve 2023/1354 Esas, 2023/1356 Karar sayılı içtima kararı ile 10 yıl 5 ay 1120 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın infazı için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 04.04.2023 tarihli müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 12.07.2036, koşullu salıverilme tarihinin 16.03.2032 olarak belirlendiği, İçtima kararlarına dahil olan ilâmların kesinleşme tarihlerine bakıldığında; Nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2020 tarihli ve 2020/67 Esas, 2020/51 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 7 yıl hapis ve 178.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, ilâmın 30.09.2021 tarihinde kesinleştiği, Nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/407 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 2 yıl 1 ay hapis ve 75.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, ilâmının 26.10.2022 tarihinde kesinleştiği, Nitelikli hırsızlık suçuna ilişkin Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2018 tarihli ve 2017/497 Esas, 2018/456 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, ilâmın 30.03.2022 tarihinde kesinleştiği, suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan hükümlünün ilâmın kesinleştiği tarihte on sekiz yaşını ikmal ettiği, Dosya kapsamından; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 04.04.2023 tarihli müddetnameye göre hükümlü hakkındaki adli para cezalarının 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/9. maddesi uyarınca 1095'er gün hapis cezası olarak anılan müddetnameye dahil edildiği anlaşılmış olup, 5275 sayılı Kanunun 99. maddesi uyarınca adli para cezasından hapse çevrilen cezaların içtima kararına dahil edileceğine dair hükmün, 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinde belirtilen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasıyla sınırlı olduğu, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılması hususunun değerlendirilmesinde dikkate alınmaması gerektiğinden bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2023 tarihli ve 2023/1270 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmış olup; 5275 sayılı Kanun'un 99. maddesinde yer alan, (1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir." şeklindeki düzenleme ile, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 5/1-c maddesinde yer alan ''Doğrudan açık kuruma alınacak hükümlüler'' başlığı altında düzenlenen '' Terör suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hariç olmak üzere;.....Adlî para cezası hapis cezasına çevrilenleri......cezaları doğrudan açık kurumlarda yerine getirilir.'' düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda; hükümlünün içtimalı cezaları içerisinde nitelikli hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü bulunduğu, bu nedenle hükümlü hakkındaki açığa ayrılma talebi anılan yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrası (a) bendi uyarınca koşullu salıverilmesine beş yıldan az süre kalması durumunda değerlendirilebilecek ise de; Hükümlünün içtimalı cezaları içinde Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ve Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan ilamları ile hükmedilen adli para cezasından hapse çevrilen 1095'er gün hapis cezalarının infazının ise anılan Yönetmeliğin 5/1-c maddesi uyarınca açık ceza infaz kurumunda infaz edilmesi gerektiği, her ne kadar bu cezaların hak ederek tahliye tarihinin hesaplanmasında dikkate alınması 5275 sayılı Kanun'un 99. maddesinin bir gereği ise de; hükümlünün içtimalı cezaları infaz edilirken öncelikle adli para cezasından çevrili olmayan hapis cezalarının infazının yapılması, anılan Yönetmeliğin 5/1-c maddesi uyarınca doğrudan açık ceza infaz kurumunda infaz edilmesi gereken adli para cezasından çevrili hapis cezalarının ise en son infaz edilmesi gerektiği gözetildiğinde; hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin hesaplanmasının adli para cezasından çevrili hapis cezaları dikkate alınmadan yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesi; (1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir. (Ek cümle 14.04.2020 - 7242 S.K./42. md) 3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin (3), (4), (7), (9) ve (11) nci fıkraları; (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. (4) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır. .... (7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez. ... (9) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) 16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır. .... (11) İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir. 4. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin, "Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler " başlıklı 6. maddesinin konu ile ilgili (1) ve (2) nci fıkrasının (a) bendi ile (3) ncü fıkraları; Madde 6 – (1) Hükümlülerden; a) (Değişik:RG-22/8/2015-29453) Toplam (Değişik ibare:RG-22/2/2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar, b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar, c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar, açık kurumlara ayrılabilir. (2) Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca; a) (Değişik:RG-18/8/2016-29805) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması, ...... şartı aranır. (3) Birden fazla cezanın toplanarak infazı hâlinde, açık kuruma ayrılmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur. (4) Açık kuruma ayrılma süresini dolduranlar hakkında altı aylık deneme süresinin tamamlanması beklenmeden açık kuruma ayrılma kararı alınabilir. 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107. maddesine göre koşullu salıverilme süresinin belirlenmesi açısından aynı Kanunun 99. maddesine göre mahkemece bir toplama kararı verildiğinden, adli para cezasından çevrili hapis cezalarının infazında öncelikle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirinin uygulanması gerektiğinden ve adli para cezalarının infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmadığından, 6545 sayılı Kanunla Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesinde yapılan ve adli para cezasından çevrilen hapis cezasının öncelikle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma şeklinde bu mümkün olmadığı takdirde açık ceza infaz kurumunda infaz edilmesi gerektiğine ilişkin düzenleme ile 7242 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinin "Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir." şeklindeki açık hükmüne göre, adli para cezasından çevirilen hapis cezasının toplama kararına dahil edilebilmesi için ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelmesi gerektiği dikkate alınmalıdır. 6. Adli para cezasından çevrili hapis cezasının infazı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 3. fıkrası uyarınca doğrudan açık ceza infaz kurumunda infazı gerektiğinden, kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmada, adli para cezasından çevrili hapis cezasının hesaplamada dikkate alınmayarak doğrudan verilen ve infazı yapılan hapis cezasının süresi ve kesinleşen mahkumiyet hükmündeki suç nevi dikkate alınarak açık ceza infaz kurumuna ayrılma durumu ile ilgili değerlendirme yapılmalıdır. 7. Bu açıklamalara göre somut olaya bakıldığında; nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli hırsızlık suçlarından verilen ve kesinleşen hapis cezaları ile adli para cezasından çevrili hapis cezalarının 10 yıl 5 ay 1120 gün hapis olarak içtima edilip, 27.02.2023 tarihli ve 2023/7-4569 sayılı müddetnameye göre, 11.02.2023 tarihinde ceza infaz kurumunda infazına başlandığı, adli para cezasından iki ayrı hüküm ile verilen 1095'er günlük hapis cezasının 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 5 yıl hapis olarak tamamen indirim olmaksızın infaz edilmesi gerektiğine ilişkin açıklamaya yer verilmek suretiyle koşullu salıverilme tarihinin 04.03.2033, bihakkın tahliye tarihinin ise 30.06.2037 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. 8. Hükümlünün infaza konu içtimalı cezaları içinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmü bulunması nedeniyle Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 3. fıkrası ile 2. fıkrasının (a) bendi hükmü birlikte değerlendirildiğinde, kapalı ceza infaz kurumundan, açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az sürenin kalması gerektiği, bu süre belirlenirken hükümlünün içtimaya dahil adli para cezasından çevrili hapis cezasının infazının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 3. fıkrası uyarınca doğrudan açık ceza infaz kurumunda infazı gerektiğinden, kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılma ile ilgili olarak yapılan hesaplama ve değerlendirmede, adli para cezasından çevrili hapis cezasının dikkate alınmaması ve doğrudan verilen hapis cezalarının süresi dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiği gözetilmeksizin verilen İnfaz hakimliği kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.04.2023 tarihli ve 2023/1270 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2024 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

1. Ceza Dairesi, 2023/5805 E., 2024/3387 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
yet Başsavcılığının 29.03.2021 tarihli müddetnamesine göre koşullu salıverilme tarihinin 12.04.2045 olduğu, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, " 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403, 404, 491/3-4, 492, 49
1. Ceza Dairesi         2023/5805 E.  ,  2024/3387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/701 değişik iş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme, mala zarar verme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğinin 05.02.2021 tarihli ve 2021/984 Esas, 2021/1014 Karar sayılı içtima kararı ile 49 yıl 101 ay 80 gün hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinde bulunması üzerine, hükümlünün yasal şartları taşımadığı gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının uygun olmadığına dair Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 21.12.2021 tarihli ve 2021/14739 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin kabulü ile anılan kararın iptaline ilişkin Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğinin 15.02.2022 tarihli ve 2022/37 Esas, 2022/1727 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2022/701 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-26-16211-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/61270 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/61270 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, hükümlünün 18 yaşından önce işlemiş olduğu suçlar sebebiyle çocuk eğitimevi yerine kapalı ceza infaz kurumunda cezasının infazına başlanması sebebiyle lehine hükümlerden yararlanarak açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinde bulunması üzerine, Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca yapılan değerlendirme neticesinde, hükümlünün 18 yaşından sonra işlemiş olduğu suçlar sebebiyle aldığı cezalara ilişkin infazı devam eden mahkûmiyetlerinin olduğu, kapalı ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin henüz tamamlanmadığı, koşullu salıverilme tarihine beş yıldan fazla süre olduğundan bahisle açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının uygun olmadığı gerekçesi ile talebinin reddine karar verildiği, hükümlünün anılan karara yönelik şikâyeti sebebiyle Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğince yapılan inceleme sonunda, hükümlünün içtima kararı kapsamında yer alan ve 18 yaşını doldurmadan önce işlediği cezalarını açık kurumda infaz etmesi gerektiği ancak firar etmiş olması sebebi ile kapalı kuruma iade edilmesi sonrası hakkında verilen disiplin cezasının infazından sonra yasal kaldırma süresi tamamlanmasını müteakip hükümlünün yeniden firar edip etmeyeceği yönünde değerlendirme yapılarak sonucuna göre açık kuruma ayrılıp ayrılmayacağı hususunda karar alınması gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden hükümlünün açık kuruma ayrılma şartlarını taşımadığı yönünde değerlendirme yapılmasını kanuna aykırı görerek hükümlünün şikâyetinin kabulüne karar verildiği, Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğinin 15.02.2022 tarihli kararına karşı yapılan itirazın ise mercii Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli kararı ile reddedildiğinin anlaşıldığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; "Çocuk kapalı ceza infaz kurumları" başlıklı 11 inci maddesinde "(1) Çocuk tutukluların ya da çocuk eğitimevlerinden disiplin veya diğer nedenlerle kapalı ceza infaz kurumlarına nakillerine karar verilen çocukların barındırıldıkları ve firara karşı engelleri olan iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, eğitim ve öğretime dayalı kurumlardır. (2) Oniki-onsekiz yaş grubu çocuklar, cinsiyetleri ve fizikî gelişim durumları göz önüne alınarak bu kurumların ayrı ayrı bölümlerinde barındırılırlar. (3) Bu hükümlüler, kendilerine özgü kurumun bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine yerleştirilirler. Kurumlarda ayrı bölümlerin bulunmaması hâlinde, kız çocukları kadın kapalı ceza infaz kurumlarının bir bölümünde veya diğer kapalı ceza infaz kurumlarının kendilerine ayrılan bölümlerinde barındırılırlar. (4) Bu kurumlarda çocuklara eğitim ve öğretim verilmesi ilkesine tam olarak uyulur.” şeklinde, "Çocuk eğitimevleri" başlıklı 15 inci maddesinde "(1) Çocuk eğitimevleri; çocuk hükümlüler hakkında verilen cezaların, hükümlülerin eğitilmeleri, meslek edinmeleri ve yeniden toplumla bütünleştirilmeleri amaçları güdülerek yerine getirildiği tesislerdir. Bu kurumlarda firara karşı engel bulundurulmaz; kurum güvenliği iç güvenlik görevlilerinin gözetim ve sorumluluğunda sağlanır. (2) Kurum içinde veya dışında herhangi bir eğitim ve öğretim programına devam eden ve onsekiz yaşını dolduran çocukların, eğitim ve öğretimlerini tamamlayabilmeleri bakımından yirmibir yaşını bitirinceye kadar bu tesislerde kalmalarına izin verilebilir. (3) Haklarında tutuklama kararı bulunanlar ile 11 inci madde kapsamına girenler hariç olmak üzere, bu tesislerde bulunan çocuk hükümlüler kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmezler." şeklinde, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin "Çocuk eğitimevinden açık kuruma ayrılacak hükümlüler" başlıklı 7 nci maddesinde "(1) Çocuk eğitimevinde cezası infaz edildiği sırada eğitime devam etmeyenler on sekiz yaşını bitirdiklerinde, eğitime devam edenler ise yirmi bir yaşını bitirdiklerinde suç türüne bakılmaksızın açık kuruma gönderilir. (Ek cümle: RG-22/8/2015-29453) Açık kuruma gönderilenlerin on sekiz yaşını doldurmadan önce işlediği diğer suçların cezaları da açık kurumlarda infaz edilir." şeklinde düzenlemelerin yer aldığı, Somut olayda, hükümlü ...'ın ilk defa ceza infaz kurumuna 19.04.2017 tarihinde Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na çocuk hükümlü sıfatıyla alındığı, 07.05.2017 tarihi itibarıyla Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrıldığı, hükümlünün 18 yaşını doldurmuş olduğu 08.05.2017 tarihi öncesinde "Çocuk Eğitimevi" kurumu kapsamında infaz edilen cezasının bulunmadığı, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2022 tarihli müddetnamesine göre koşullu salıverme tarihinin 16.04.2045 tarihi olduğunun anlaşılması karşısında, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 7 nci maddesine göre çocuk eğitimevinde bulunan çocuklardan eğitime devam etmeyenler on sekiz yaşını bitirdiklerinde, eğitime devam edenlerin ise yirmi bir yaşını bitirdiklerinde suç türüne bakılmaksızın açık kuruma gönderilecekleri, anılan düzenlemenin çocuk hükümlünün cezasının infazına çocuk eğitimevinde başlanması ve infazda bir kesinti olmaması hâlinde uygulanabileceği de nazara alındığında, bu yönden açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşımadığı, hükümlünün Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/7071 Esas, 2022/7047 Karar sayılı içtima kararı ile 57 yıl 110 ay 96 gün hapis cezasına hükümlü olduğu, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2021 tarihli müddetnamesine göre koşullu salıverilme tarihinin 12.04.2045 olduğu, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, " 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması şartı aranır" şeklindeki düzenlemeler de değerlendirildiğinde hükümlünün açığa ayrılma şartlarını taşımadığı anlaşılmakla hükümlü hakkında Eskişehir 1. İnfaz Hâkimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin, “Çocuk eğitimevinden açık kuruma ayrılacak hükümlüler” başlıklı 7 nci maddesi; (1) Çocuk eğitimevinde cezası infaz edildiği sırada eğitime devam etmeyenler on sekiz yaşını bitirdiklerinde, eğitime devam edenler ise yirmi bir yaşını bitirdiklerinde suç türüne bakılmaksızın açık kuruma gönderilir. (Ek cümle:RG-22/8/2015-29453) Açık kuruma gönderilenlerin on sekiz yaşını doldurmadan önce işlediği diğer suçların cezaları da açık kurumlarda infaz edilir.” Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 08.05.1999 doğumlu olan hükümlünün, 18 yaşından küçük olduğu dönemde ve sonrasında işlediği içtimalı 49 yıl 101 ay 80 gün hapis cezasının infazı amacıyla düzenlenen 29.03.2021 tarihli ve 2019/2-5440 sayılı müddetnameye göre 21.12.2018 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, şartla tahliye tarihinin 16.04.2045, bihakkın tahliye tarihinin 03.05.2059 olarak belirlendiği görülmektedir. 4. Hükümlünün işlediği bir suç nedeniyle tutuklanarak 11.03.2017 tarihinde Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alındığı, tutuklama kararının infazına devam edildiği sırada kesinleşerek gelen 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasının infazına aynı ceza infaz kurumunda 19.04.2017 tarihinde başlandığı, 20.04.2017 tarihli müddetnameye göre şartla tahliye tarihinin 06.09.2018, bihakkın tahliye tarihinin ise 24.01.2020 olarak tespit edildiği, 16.05.2017 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına karar verildiği, bu kurumda cezasını infaz ettiği sırada İnfaz Hakimliğinin 25.05.2017 tarihli ve 2017/1147 Esas, 2017/1143 Karar sayılı kararı ile cezasının şartla tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği, hükümlünün işlediği başka bir suçtan tutuklanması nedeniyle 07.09.2017 tarihinde kapalı ceza infaz kurumuna mahkumiyet hükmünün infazı amacıyla tekrar alındığı ve 02.10.2017 tarihinde tekrar Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına karar verildiği, bu kurumda cezasını infaz ettiği sırada İnfaz Hakimliğinin 05.10.2017 tarihli ve 2017/2162 Esas, 2017/2154 Karar sayılı kararı ile cezasının şartla tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği ancak hükümlünün ikinci kez yükümlülük ihlali nedeniyle İnfaz Hakimliğinin 30.01.2018 tarihli ve 2017/2162 Esas, 2017/2154 Karar sayılı ek kararı ile hakkında verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılarak kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği, 06.02.2018 tarihinde mahkumiyet hükmünün infazına başlandığı, kesinleşerek gelen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası nedeniyle içtima kararı alınıp, 17.09.2018 tarihinde düzenlenen müddetnameye göre şartla tahliye tarihi 13.03.2020, bihakkın tahliye tarihi 27.04.2022 olarak tespit edilen hükümlünün 02.10.2018 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına karar verildiği, bu kurumda cezasını infaz ettiği sırada 09.12.2018 tarihinde firar ettiği, hakkında yakalama emri düzenlendiği ve 20.12.2018 tarihinde yakalanarak 21.12.2018 tarihinde kapalı ceza infaz kurumuna alındığı, hükümlünün firar ettiği tarihte infaza konu cezaları ile daha sonra kesinleşerek gelen cezalarının birlikte infaz edildiği sırada infaza konu tüm suçları işlediği tarihte 18 yaşından küçük olduğundan cezasını açık ceza infaz kurumunda çekmesi gerektiğinden bahisle Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmayı istediği, talebinin İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 21.12.2021 tarihli ve 2021/14739 sayılı kararı ile hükümlünün 18 yaşını doldurduktan sonra işlediği suçları nedeniyle kapalı ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tamamlanmadığı, infaza konu cezaları arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinden verilen mahkumiyet hükümleri bulunması nedeniyle Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma yönetmeliğinin 6. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince şartla tahliye tarihine beş yıldan az süre kalması durumunda açık ceza infaz kurumuna ayrılmayı hak edebileceği gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 5. 08.05.1999 doğumlu olan hükümlünün, 18 yaşını doldurmadan önce işlediği bir suç nedeniyle verilen ve kesinleşen cezasının infazı amacıyla Çocuk eğitimevinde kalmadığı, işlediği suç nedeniyle hakkında verilen tutuklama kararı bulunması nedeniyle Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada kesinleşerek gelen cezasının infazına 19.04.2017 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başlandığı anlaşılmakla, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 7. maddesinin uygulanma koşullarının somut olayda gerçekleşmediği dikkate alınarak hükümlünün talebinin reddi yerine kabulüne dair İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2022/701 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 ncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2024 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2023/3263 E., 2023/7670 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
a) (Değişik:RG-18.8.2016-29805) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1.3.1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması,
1. Ceza Dairesi         2023/3263 E.  ,  2023/7670 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/119 değişik iş HÜKÜMLÜ : ... İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2018 tarihli ve 2017/114 Esas, 2018/78 Karar sayılı kararı ile 3 yıl 9 ay hapis cezasına hükümlü ...'ün, cezasının infazı sırasında, açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddine ilişkin Beşikdüzü T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 25.01.2022 tarihli ve 2022/552 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin reddine dair ... İnfaz Hakimliğinin 04.02.2022 tarihli ve 2022/517 Esas, 2022/580 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2022 tarihli ve 2022/119 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2023 tarihli ve 94660652-105-61-11216-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve 2023/31925 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve 2023/31925 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde yer alan ''1- Hükümlülerden; a)...cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar, b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar, c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar, açık kurumlara ayrılabilir. (2) Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca; c) 29.7.2003 tarihli ve 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanun'u, 30.7.1999 tarihli ve mülga 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 221 ... maddesinden yararlananların koşullu salıverilme tarihine iki yıldan az süre kalması... şartı aranır. ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması..., '' şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumlarından, açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilmeleri için toplam cezalarının üçte birini iyi halli olarak geçirmeleri ve koşullu salıverilme tarihine 3 yıl ve daha az süre kalması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğine ilişkin genel bir düzenleme öngörüldüğü; terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilen hükümlüler hakkında ise koşullu salıverme tarihine 1 yıldan az sürenin kalması halinde açık ceza infaz kurumuna ayrılabilineceğinin öngörüldüğü; diğer taraftan terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanlar etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandılar ise, bu hükümlülerin koşullu salıverilme tarihlerine 2 yıldan az süre kalması halinde açık ceza infaz kurumlarına ayrılabileceklerine ilişkin özel bir düzenleme bulunduğu anlaşılmakla; Dosya kapsamına göre, hükümlünün Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 ... maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci madde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verildiği, ceza infaz kurumuna giriş tarihinin 22.06.2021, koşullu salıverilme tarihinin ise 13.01.2024 olduğu, hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması nedeniyle, açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için koşullu salıverilme tarihine 2 yıldan az sürenin kalmasının yeterli olduğu, terör ve örgütlü suçlardan etkin pişmanlık göstermek suretiyle hüküm giyenlerin açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmeleri için koşullu salıverme tarihlerine 2 yıldan az süre kalması kuralının yanında, ayrıca toplam cezalarının üçte birini iyi halli olarak kapalı ceza infaz kurumunda geçirmeleri gerektiğine ilişkin açık bir düzenlemenin bulunmadığı düşünülmekle; karar tarihi itibariyle hükümlünün koşullu salıverilme tarihine 2 yıldan az süre kalması nedeniyle, anılan Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan düzenleme göz önünde bulundurularak, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9 uncu maddesi; (1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır. (2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), (e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir. (3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler. (4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır. (5) (Değişik: 25.5.2005-5351/1 md.) Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir 3. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin “Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler” başlıklı 6 ncı maddesi; (1) Hükümlülerden; a) (Değişik:RG-22.8.2015-29453) Toplam (Değişik ibare:RG-22.2.2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar, b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar, c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar, açık kurumlara ayrılabilir. (2) Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca; a) (Değişik:RG-18.8.2016-29805) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1.3.1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması, b) (Değişik:RG-18.8.2016-29805) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 ve 103 üncü maddeleri ile eşe karşı işlenen 82/1-d, 86/3-a ve 96/2-b maddeleri ve 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 414, 416/1, 418/1 maddeleri ile eşe karşı işlenen 449/1, 456 ve 457/1 maddelerinden mahkûm (Değişik ibare:RG-11.4.2019-30742) olanların koşullu salıverilme tarihine üç yıldan az süre kalması, c) 29.7.2003 tarihli ve 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanun'u, 30.7.1999 tarihli ve mülga 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 221 ... maddesinden yararlananların koşullu salıverilme tarihine iki yıldan az süre kalması, ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması, şartı aranır. (3) Birden fazla cezanın toplanarak infazı hâlinde, açık kuruma ayrılmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur. (4) Açık kuruma ayrılma süresini dolduranlar hakkında altı aylık deneme süresinin tamamlanması beklenmeden açık kuruma ayrılma kararı alınabilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Hükümlünün, terör örgütü üyesi olmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 ... maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci madde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5. Terör örgütü üyesi olmak suçundan verilen ve kesinleşen cezasının infazı amacıyla 22.06.2021 tarihinde Beşikdüzü T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun yüksek güvenlikli bölümünde cezasının infazına başlanan hükümlü hakkında Cumhuriyet savcılığınca düzenlenen müddetnamede, şartla tahliye tarihinin 13.01.2024, bihakkın tahliye tarihinin ise 20.12.2024 olarak belirlendiği, hükümlü müdafinin 14.01.2022 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin açık ceza infaz kurumuna gönderilmesini talep ettiği görülmüştür. 6. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre “..... süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, ..... bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir .” şeklindeki açık düzenleme ile Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, üç ayrı bent halinde infaza konu ceza süresi ve infazın yapıldığı kurumun niteliği dikkate alınarak hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmeleri için gerekli genel ve temel şartların gösterildiği, ikinci fıkrada ise bazı suçlar yönünden ek ve özel şartlar getirildiği maddenin düzenleniş biçiminden açıkça anlaşılmaktadır. 7. Kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılma ile ilgili 6 ncı maddenin birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin birbirinden bağımsız olduğunu, ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söylemek ve kabul etmek, maddenin düzenleniş biçimi dikkate alındığında mümkün değildir. Her olayda infaza konu ceza süresi, infazın yapıldığı yer ve infaz edilen cezanın hangi suç nedeniyle verildiği birlikte değerlendirilmek suretiyle kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya hak kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir. 8. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde, terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılan ve cezası kapalı ceza infaz kurumunun yüksek güvenlikli bölümünde infaz edilen hükümlünün, kapalı ceza infaz kurumunda geçirdiği süre dikkate alındığında, talep tarihi itibariyle cezasının 1/3 ni kapalı ceza infaz kurumunda geçirmediği anlaşılmakla, talep tarihi itibariyle açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkı bulunmadığından haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2023 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2023/2371 E., 2023/3869 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
a) (Değişik:RG-18.8.2016-29805) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1.3.1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması,
1. Ceza Dairesi         2023/2371 E.  ,  2023/3869 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ... İnfaz Hakimliğinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/2108 Esas, 2022/2116 Karar sayılı içtima kararı ile 11 yıl 26 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın bu cezasının infazı sırasında, Covid-19 nedeniyle izinli sayılması talebinin reddine dair ... Açık Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 26.05.2022 tarihli ve 2022/1249 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezasının onda birini infaz kurumunda geçirmemesi nedeniyle izin hakkı henüz oluşmadığından bahisle reddine ilişkin ... İnfaz Hakimliğinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/2645 Esas 2022/2666 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/448 değişik ... sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.01.2023 tarihli ve 94660652-105-58-22836-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve 2023/3458 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve 2023/3458 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31.05.2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere ondokuz kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır." şeklindeki, Anılan Kanun'un geçici 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, toplam hapis cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve daha fazla olanlar ise üç ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olan iyi hâlli hükümlülerden ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kuramlarına ayrılmalarına bir yıl veya daha az süre kalanlar, talepleri hâlinde açık ceza infaz kuramlarına gönderilebilirler. Bu hükümlüler, açık ceza infaz kurumlarında barındırılır. İlgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kuramlarına ayrılmaya, beşinci fıkrada belirtilen süreler içinde hak kazandıkları takdirde beşinci fıkra uyarınca izinli sayılırlar. Beşinci fıkrada belirtilen sürenin tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kuramlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın, 95 ... maddede düzenlenen izin hakkından yararlanırlar. Bu fıkra hükmü 31.07.2023 tarihine kadar uygulanır." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında; Hükümlünün 23.01.2022 tarihinde cezaevine girdiği, koşullu salıverme tarihinin 18.06.2027 olduğu, hükümlü hakkında ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 22.03.2022 tarihli 2022/1926 sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un geçici 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükümlünün iyi halli olduğuna, 24.03.2022 itibariyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesinin uygun olduğuna dair karar verilmesi karşısında Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen şartların aranmayacağı gözetilmeksizin itirazın bu yönde kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 9 uncu maddesinin konu ile ilgili (5) ve (6) ncı fıkraları; (5) "Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31.05.2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere ondokuz kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır." (6) "Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanun'u kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, toplam hapis cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve daha fazla olanlar ise üç ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olan iyi hâlli hükümlülerden ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kuramlarına ayrılmalarına bir yıl veya daha az süre kalanlar, talepleri hâlinde açık ceza infaz kuramlarına gönderilebilirler. Bu hükümlüler, açık ceza infaz kurumlarında barındırılır. İlgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kuramlarına ayrılmaya, beşinci fıkrada belirtilen süreler içinde hak kazandıkları takdirde beşinci fıkra uyarınca izinli sayılırlar. Beşinci fıkrada belirtilen sürenin tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kuramlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın, 95 ... maddede düzenlenen izin hakkından yararlanırlar. Bu fıkra hükmü 31.07.2023 tarihine kadar uygulanır." 2.. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesi; “(1) Hükümlülerden; a) (Değişik:RG-22.8.2015-29453) Toplam (Değişik ibare:RG-22.2.2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar, b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar, c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar, açık kurumlara ayrılabilir. (2) Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca; a) (Değişik:RG-18.8.2016-29805) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1.3.1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması, b) (Değişik:RG-18.8.2016-29805) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 ve 103 üncü maddeleri ile eşe karşı işlenen 82/1-d, 86/3-a ve 96/2-b maddeleri ve 1.3.1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 414, 416/1, 418/1 maddeleri ile eşe karşı işlenen 449/1, 456 ve 457/1 maddelerinden mahkûm (Değişik ibare:RG-11/4/2019-30742) olanların koşullu salıverilme tarihine üç yıldan az süre kalması, c) 29.7.2003 tarihli ve 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanun'u, 30.7.1999 tarihli ve mülga 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 221 ... maddesinden yararlananların koşullu salıverilme tarihine iki yıldan az süre kalması, ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması, şartı aranır.”. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Somut olayda; ... İnfaz Hakimliğinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/2108 Esas, 2022/2116 karar sayılı içtima kararı ile 11 yıl 26 ay hapis cezasına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 05.05.2022 tarihli müddetnameye göre hükümlünün ceza infaz kurumuna 23.01.2022 tarihinde alındığı, hakederek tahliye tarihinin 10.01.2024, koşullu salıverilme tarihinin ise 18.06.2027 olarak belirlendiği, hükümlünün işbu cezasının infazı sırasında, 5275 sayılı Kanun'un Geçici 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 22.03.2022 tarihli ve 2022/1926 sayılı kararı ile iyi halli olduğuna, 24.03.2022 tarihi itibariyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesinin uygun olduğuna dair karar verilmiştir. 4. Alınan bu karar sonrasında yasa gereği açık ceza infaz kurumunda barındırılmaya başlanan hükümlünün, açık ceza infaz kurumunda barındırılsa dahi idari kararla orada bulunduğu, açığa ayrılma hakkını henüz kazanmadığı, geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrasında yer alan, “...ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya, beşinci fıkrada belirtilen süreler içinde hak kazandıkları takdirde beşinci fıkra uyarınca izinli sayılırlar” şeklindeki düzenlemede dikkate alındığında, hükümlünün infaza konu cezasının süresine ve suç tipine göre açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkını kazanabilmesi için Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, toplam cezasının onda birini kurumlarda iyi halli olarak infaz etmesi gerektiği, ancak açığa ayrılma hakkını kazandığı takdirde, 5275 sayılı Kanun’un geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca izin hakkından yararlanabileceği anlaşılmaktadır. 5. Hükümlünün 24.05.2022 tarihli dilekçesi ile yapmış olduğu Covid-19 iznine ayrılması yönündeki talebi üzerine ... Açık Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 26.05.2022 tarihli ve 2022/1249 sayılı kararı ile hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, toplam cezasının onda birini ceza infaz kurumunda geçirmemesi nedeniyle talebinin reddine karar verildiğinden, hükümlünün bu karara karşı yaptığı şikayetin, İnfaz Hakimliğince hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkını süre yönünden henüz kazanmadığı, açığa ayrılma hakkını kazandıktan sonra izin hakkından yararlanabileceği gerekçesiyle reddine karar verilmesi yasal mevzuata uygun olduğundan, İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2023 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2023/819 E., 2023/795 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
a) (Değişik:RG-18/8/2016-29805) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması,
1. Ceza Dairesi         2023/819 E.  ,  2023/795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KARAR : İtirazın reddine Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2018 tarihli ve 2018/97 Esas, 2018/246 Karar sayılı kararıyla 7 yıl 15 ay hapis cezasına hükümlü ...'in bu cezasının Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infazı sırasında, açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddine ve durumunun 18.04.2022 tarihinde yeniden değerlendirilmesine ilişkin anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 18.01.2022 tarihli ve 2022/267 sayılı kararına yönelik şikayetin kabulü ile anılan İdare ve Gözlem Kurulu Kararının iptaline ilişkin ... 1. İnfaz Hakimliğinin, 31.01.2022 tarihli ve 2022/511 Esas, 2022/658 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2022/1549 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 94660652-105-06-7097-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve 2022/149174 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve 2022/149174 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24 üncü maddesinde yer alan, “ (1) Hükümlüler; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular gibi gruplara ayrılırlar.'' şeklindeki, Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin hükümlülerin gruplandırılması başlıklı 19 uncu maddesinde yer alan ''Hükümlüler, bulundukları veya gönderildikleri ceza infaz kurumlarında; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Zihinsel ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, ç) Terör suçluları, d) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, e) Gözlem sürecinin devamına karar verilenler, gibi gruplara ayrılırlar.'' şeklindeki, Anılan Yönetmeliğin 24 üncü maddesinde yer alan ''..19 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen suçlular ayrıca; a) Örgüt lideri olanlar, b) Aktif örgüt üyesi olanlar, c) Örgütten ayrılanlar, ç) Tarafsız olanlar şeklinde gruplandırmaya tâbi tutulurlar..'' şeklindeki, Adı geçen Yönetmeliğin 36 ncı maddesinde yer alan '' Hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezalarının infaz edilmesine ve ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilmelerine ilişkin talebi üzerine, ilgili talebin mevzuatta belirtilen süre ve kaldırılmamış disiplin cezasının bulunmaması gibi şartları taşıyıp taşımadığı idare tarafından araştırılır, gerekli şartları taşımayan talep reddedilerek hükümlüye tebliğ edilir. Talebin bulunması, süre şartını sağlaması ve kaldırılmamış disiplin cezası bulunmaması gibi mevzuatta belirtilen şekil şartlarını taşıyan dosyalar; idare ve gözlem kurulu sekretaryası tarafından işleme alınarak ilgili hakkında gözlem ve değerlendirme dosyası hazırlanır. Dosyanın 5275 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunup bulunmadığı belirlenerek müteakip işlemlerin ikmali sağlanır...'' şeklindeki, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6/2-ç maddesinde yer alan, “Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması şartı aranır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Somut olayda, hükümlünün silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ... 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2018 tarihli ve 2018/97 Esas, 2018/246 Karar sayılı kararı ile 7 yıl 15 ay hapis cezasına mahkum edildiği, koşullu salıverilme tarihinin 21.09.2022 olduğu, hükümlünün koşullu salıverilmesi için Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6/2-ç maddesi gereği mensup olduğu örgütten ayrıldığının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi gerektiği, Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 10.12.2021 tarihli ve 2021/3475 sayılı kararı ile hükümlünün FETÖ/PDY terör örgütüne sempatisinin devam ettiği, anılan örgütte aktif üye olduğu, örgütten ayrıldığına dair aktif bir çabasının bulunmadığı, bu suretle açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebi beyanlarına yönelik olumlu bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle talebinin reddine karar verildiği, her ne kadar anılan mercii kararında hükümlünün pişmanlığını ortaya koyacak davranışta bulunmayacağının kabulünün peşinen hakkı ortadan kaldırmak niteliğinde olduğundan bahisle yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesine yönelik itirazın reddine dair mercii kararı incelendiğinde, cezaevi yönetiminin yetkili olarak anılan düzenlemeler kapsamında takdir hakkına sahip olduğu, terör suçundan hükümlü olanların açığa ayrılmaları için gerekli olan mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi şartının sağlanması için hükümlünün bulunduğu koğuştan bağımsız bir koğuşa alınmasının gerekli olmadığı, bu yönde kanuni bir zorunluluk bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 14 ncü maddesinin (3) ve (6) fıkraları; (3) (Değişik fıkra: 14.04.2020 - 7242 S.K./18. md) Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. (6) (Ek fıkra: 14.04.2020 - 7242 S.K./18. md) Hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına, açık ceza infaz kuramlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kuramlarına gönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudan açık ceza infaz kuramlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" başlıklı 89 ncu maddesi; (1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur. (2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır. (3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet Başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet Başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır. .... (5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır. (6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemez. (7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir." 3. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesi; "(1) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda; ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında; idare ve gözlem kurulu tarafından, iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere bir değerlendirmeye tabi tutulur. (2) Yapılan değerlendirmede; infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı eğitim-öğretim, psiko-sosyal yardım ve destek programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, yükümlülüklerine riayeti, kurum güvenlik ve düzenine katkısı, aldığı disiplin cezaları ve ödüller dikkate alınır." 4. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 17 nci maddesi; "(1) Kurul kararları gerekçeli olarak yazılır; karara karşı başvuru yolu, mercii, süresi ve şekli kararda açıkça belirtilir. (2) Açık ceza infaz (Değişik ibare:RG-10/11/2021-31655) kurumuna ayrılmaya, kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıvermeye dair değerlendirmede hükümlünün iyi hâlli olmadığına karar verilmesi durumunda, hükümlü hakkında yapılacak bir sonraki değerlendirme tarihi kararda açıkça belirtilir. Yeniden değerlendirme süresi (Değişik ibare:RG-10/11/2021-31655) üç aydan az, bir yıldan fazla olamaz. Hakkında olumsuz karar verilen hükümlü hakkında psiko-sosyal yardım servisi ile eğitim ve öğretim servisince hazırlanan iyileştirme planı revize edilerek hükümlüye tebliğ edilir. (3) İdare ve gözlem kurulunun, açık ceza infaz kuruma ayrılmaya, kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıvermeye esas olumlu iyi hal değerlendirmesini içeren gerekçeli kararı; 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yazılı “gerekçeli rapor” ile ilgili yönetmeliklerde belirtilen “değerlendirme raporu” ve “iyi hal kararı” yerine geçer." 5. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin Kapalı kurumdan açık kuruma ayırma kararı başlıklı 10 ncu maddesinin birinci fıkrası; Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin talepleri üzerine, koşulları taşıdıklarının anlaşılması hâlinde kurum idare ve gözlem kurulu tarafından açık kurumlara ayrılmalarına karar verilir. Hükümlünün koşulları taşımadığının anlaşılması halinde ise talebin reddine dair verilen gerekçeli karar ilgiliye tebliğ edilir. 6. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler başlıklı 6 ncı maddesinin (1) ve (2) nci fıkraları; (1) a) (Değişik:RG-22/8/2015-29453) Toplam (Değişik ibare:RG-22/2/2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar, b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar, c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar, açık kurumlara ayrılabilir. (2) Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca; a) (Değişik:RG-18/8/2016-29805) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması, b) (Değişik:RG-18/8/2016-29805) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 ve 103 üncü maddeleri ile eşe karşı işlenen 82/1-d, 86/3-a ve 96/2-b maddeleri ve 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 414, 416/1, 418/1 maddeleri ile eşe karşı işlenen 449/1, 456 ve 457/1 maddelerinden mahkûm (Değişik ibare:RG-11/4/2019-30742) olanların koşullu salıverilme tarihine üç yıldan az süre kalması, c) 29.7.2003 tarihli ve 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanun'u, 30/7/1999 tarihli ve mülga 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanununun 14 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinden yararlananların koşullu salıverilme tarihine iki yıldan az süre kalması, ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması, şartı aranır. Şeklinde düzenlenmiştir. 7. Yasal mevzuat bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 14 ncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca oluşturulan İdare ve Gözlem Kurulunun iyi hâl değerlendirmelerini yapacağının ve bu değerlendirmelerin 5275 sayılı Kanun'un 89 ncu maddesi ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesindeki düzenlemeler esas alınarak yapılması gerektiğinin hüküm altına alındığı, 8. İyi halliliğe ilişkin değerlendirmenin hükümlünün ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında, infazın tüm aşamalarında katıldığı eğitim-öğretim, psiko-sosyal yardım ve destek programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, yükümlülüklerine riayeti, kurum güvenlik ve düzenine katkısı, aldığı disiplin cezaları ve ödüller dikkate alınmak suretiyle yapılması, yapılan değerlendirme sonucunda somut ve denetlenebilir, dosya içeriğine uygun takdir hakkının objektif ve yerinde kullanıldığını gösterecek nitelikte yeterli ve yasal gerekçe gösterilmesi ve karar verilmesi gerekmektedir. 9. Somut olayda, Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 14.01.2022 tarihli ve 2022/192 sayılı kararı ile hükümlünün terör örgütünden ayrılması konusunda samimiyetinin tasdikine karar verilmesine rağmen aynı kurulun 18.01.2022 tarihli ve 2022/267 sayılı açık ceza infaz kurumuna ayırmama kararında gösterdiği "...kendisinin ceza almasına neden olan süreçten pişmanlık duyduğunu ifade etmiş olsa da suçu algılama şekli ve pişmanlığı konusunda samimi olup olmadığına dair net bir gözlem yapılamaması..." şeklindeki gerekçenin ilk verilen kararla açıkca çelişkili olduğu gibi hükümlü hakkında ceza infaz kurumu yetkili birimleri tarafından düzenlenen olumlu değerlendirme raporlarına rağmen, toplumla bütünleşmeye hazır olmadığı yönünde İdare ve Gözlem Kurulunda oluşan kabulü haklı kılacak, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun takdir hakkının objektif ve yerinde kullanıldığını gösterecek nitelikte yeterli ve yasal gerekçe gösterilmemesi nedeniyle hükümlünün şikayetinin kabulü ile İdare ve Gözlem Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 2022/267 sayılı kararının iptaline dair İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 ncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2023 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Özel Hükümler

Sanat galerisi sahibi (S), evinin bir bölümünü ses yalıtımlı ve özel atmosfer aydınlatmalı bir odaya dönüştürmüştür. (S), bu odayı, kendi getirdikleri sentetik kannabinoidleri tüketmeleri için sanat çevresinden arkadaşlarına tahsis etmektedir. (S), odaya uyuşturucu madde kullanımını daha steril ve konforlu hale getiren çeşitli aparatlar (özel cam pipolar, ısıtıcılar vb.) yerleştirmiş ancak arkadaşlarına hiçbir zaman uyuşturucu madde temin etmemiş veya satışını yapmamıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre, (S)'nin eyleminin hukuki nitelendirmesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Uyuşturucu madde ticaretine yardım eden sıfatıyla TCK m. 188 hükümleri uyarınca cezalandırılır.
B) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunu işlemiştir.
C) Arkadaşlarının TCK m. 191 kapsamındaki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna iştirakten sorumludur.
D) Uyuşturucu madde kullanımını alenen özendirme suçunu işlemiştir.
E) Uyuşturucu madde temin etmediği ve ticari bir amaç gütmediği için eylemi ceza kanunu kapsamında bir suç teşkil etmez.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol