Türk Ceza Kanunu 210. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 210- (1) Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
Daha az cezayı gerektiren hal
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
20 karar eşleşti
Ceza Genel Kurulu, 2016/491 E., 2019/455 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza
Resmî belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ün, TCK'nın 210/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 204/1, 43/1, 62 ve 53.
Ceza Genel Kurulu 2016/491 E. , 2019/455 K.
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 23. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Sayısı : 80-128
Resmî belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ün, TCK'nın 210/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 204/1, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna; nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanık ...'ün ise beraatine ilişkin Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.03.2013 tarihli ve 80-128 sayılı hükümlerin sanık ... ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesince 19.01.2016 tarih ve 17975-413 sayı ile;
"...1- Sanık ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;
Sanığın savunmaları, mevcut kriminal raporu, bilirkişi heyetinin raporu, tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'nin bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin resmî belgede sahtecilik suçunu oluşturması nedeniyle mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyetin yasal sonucu olan TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 E. ve 2015/85 K. sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekili ve sanık ... müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün onanmasına,
2- Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelenmesinde;
Özel Metropol Tıp Merkezi şirketinin müdür ve ortağı olan sanık ...'nin kadın doğum uzmanı olarak çalıştığı tıp merkezine başka şikâyetlerle başvuran tanık olarak dinlenen hasta ...'in kronik vajinit rahatsızlığı ile kadın doğum doktoruna muayene olmadığını ve kan-idrar tahlili ve ultrason çekimi yaptırmadığını, sanık ...'yi tanımadığını beyan etmesi, yine bir başka hasta olan tanık ...'nın kadın hastalıkları ile ilgili bir rahatsızlığının olmadığını, bu sebeple kadın doğum doktoruna muayene olmadığını, herhangi bir kan-idrar ve kültür tahlilini yaptırmadığını beyan etmeleri ve 14.12.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre sanık ... ile birlikte sanık ...'nin de laboratuvarda çalışan personele usulsüz emirler verilmesi sonucu kamu zararının ortaya çıktığı ve zarardan her iki sanığın da sorumlu olduğunun belirtilmesi ile tüm dosya kapsamına göre; yüklenen suçların sübut bulduğu gözetilmeden, sanık ...'nin dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun olmayan yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına," karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 16.02.2016 tarih ve 144009 sayı ile;
"...Sanık ... hakkındaki resmî belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmüne ilişkin onama ve sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik bozma kararlarının yerinde olup olmadığı hususu itirazımızın özünü oluşturmaktadır.
...
1) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesinde; 'Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.' Buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 34. maddesinde de 'Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.' hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar.
Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanıkların eylemlerinin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması, dayanaklarının gerekçeleriyle kararda açıklanıp gösterilmesi gerekirken, sanık ...'ün sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilirken hangi belgelerin mahkûmiyete esas alındığı, sanıkla ilişkisi, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının kararın gerekçesinde gösterilmemesi,
2) Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 22.02.2011 günlü ve 7740 sayılı raporunda; inceleme konusu hasta çıkış özetleri, radyoloji ve laboratuvar istek formlarındaki yazıların tedavi yapan doktorların eli ürünü olup olmadığı yönünde yapılan incelemede; bir kısım belgelerdeki imzaların adı geçen doktorların eli ürünü olduğunun, bir kısmının eli ürünü olmadığının, bir kısmının tespit edilemediğinin, bir kısmının da doktorların eli ürünü olmasının kabulü gerektiğinin bildirildiği, diğer doktorların eli ürünü olmayan yazı ve imzaların sanık ... tarafından yazılıp imzalandığına dair bir tespitin bulunmadığı gibi bu yazı ve imzaların kimin eli ürünü olduğu konusunda bir tespitin bulunmaması,
3) Mahkeme tarafından sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulurken, tanık doktor ...'nın beyanlarının esas alındığı, hâlbuki ...'nın çalıştığı dönem içerisinde hastane sekreterlerinin bulunduğu yerde kendisine ait doktor kaşesinin bulunduğunu gördüğünü, bunu sorduğunda, sekreterlerin ...'ü kastederek 'Sakın... Bey'e bu durumdan bahsetmeyin, bizi işten atar' dediklerini duyduğunu beyan ettiği, adı geçen sekreterlerin bu hususta beyanlarının alınmadığı, ...'nın Özel Metropol Tıp Merkezinde çalışan bir başka doktoru kasten yaralaması nedeniyle tıp merkezi ile ilişkisinin kesildiği ve görevine son verildiği, bu nedenle bir husumet oluştuğu, ayrıca ...'nın yanıda hemşire olarak çalışan ...'nin 25.09.2013 tarihli dilekçesinde, ...'nın yapmakla yükümlü olduğu hastalara ait teşhis ve tanı yazılarını, laboratuvar istem yazılarını, hasta çıkış özet belgelerini çoğu zaman kendisine emir vererek yazdırdığını, boş olan kısımları da yine kendisinin doldurduğunu, ...'nın bu tavrının hastane yönetiminin tepkisini çektiğini, bir kaç defa uyarıldığını, başka doktorla kavgası neticesinde hastane yönetimince görevine son verildiğini, husumet nedeniyle yönetim aleyhine beyanda bulunabileceğini belirtmesi, yine tanık ...'nin mahkemede de; '...Biz hemşire olarak hasta kayıtlarını yaparız, eksikliklerin hepsini biz tamamlarız' şeklinde beyanda bulunması,
4) Tanık doktorlar ..., ..., ..., ... benzer beyanlarında; suç tarihlerinde Özel Metropol Tıp Merkezinde doktor olarak çalıştıklarını, iş yoğunluğu nedeni ile bazen laboratuvar, radyolojik tetkik kağıtlarını ve hasta çıkış özetlerini hemşirelere yazdırdıklarını, bazen imza atmayı unuttuklarını, bunların nadir olduğunu, kaşelerini yanında taşıdıklarını, ikinci kaşe yapılıp yapılmadığı konusunda bilgi sahibi olmadıklarını, tıp merkezinde usulsüzlük yapıldığına dair bilgilerinin olmadığını beyan etmeleri, sanık ...'ün kendilerini yönlendirdiklerine ve yerlerine imza attıklarına dair beyanlarının bulunmaması,
5) Dosyada beyanları alınan 144 adet hasta veya hasta yakınının tedavi ve muayenelerini 2006 yılı sonu ve 2007 yılı Ocak ayında yaptırmalarına rağmen aradan bir yıl gibi uzun bir müddet geçtikten sonra, Kasım 2007 yılında ifadelerinin alınmaya başlanması ve müfettiş tarafından sorulan sorulara, hasta veya hasta yakınının anlayamayacağı şekilde, tıbbi terimlerle cevap vermesi, bazı durumlarda hastaların doğrudan kendilerinin değil, hasta yakınlarının çağrılarak ifadelerine başvurulması, ifadesine başvurulan hasta veya yakınlarının Özel Metropol Tıp Merkezindeki muayene ve tedavileri sırasında, kendilerine uygulanan tıbbi hizmetlerin mahiyetini tam olarak bilememesinden dolayı sorulan sorulara verdikleri cevapların yetersiz ve yanlış olma ihtimalinin olması, hastaların tamamının tıp merkezine geldiklerini beyan etmeleri, tahlil ve filmlerin tedavi ile uyumlu olup olmadıklarının ve ayrıca hastalardan alınan kan, idrar, film ve grafilerin adı geçen hastalara ait olup olmadıkları yönünde bir araştırma yapılmamış olması,
6) Yüksek Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesi sanık ... ... hakkında; 'Özel Metropol Tıp Merkezi şirketinin müdür ve ortağı olan sanık ...'nin kadın doğum uzmanı olarak çalıştığı tıp merkezine başka şikâyetlerle başvuran tanık olarak dinlenen hasta ...'in kronik vajinit rahatsızlığı ile kadın doğum doktoruna muayene olmadığını ve kan-idrar tahlili ve ultrason çekimi yaptırmadığını, sanık ...'yi tanımadığını beyan etmesi, yine bir başka hasta olan tanık ...'nın kadın hastalıkları ile ilgili bir rahatsızlığının olmadığını, bu sebeple kadın doğum doktoruna muayene olmadığını, herhangi bir kan-idrar ve kültür tahlilini yaptırmadığını beyan etmeleri ve 14.12.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre sanık ... ile birlikte sanık ...'nin de laboratuvarda çalışan personele usulsüz emirler verilmesi sonucu kamu zararının ortaya çıktığı ve zarardan her iki sanığın da sorumlu olduğunun belirtilmesi ile tüm dosya kapsamına göre; yüklenen suçların sübut bulduğu gözetilmeden, sanık ...'nin dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun olmayan yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi,' gerekçesiyle bozma yapmış ise de; Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında; 'Sanık ...'ün Özel Metropol Tıp Merkezinin şirket müdürü olup, aynı zamanda bu hastanede kadın doğum uzmanı doktoru olarak çalıştığı, eşi olan diğer sanık Dr. ...'ün ise hastanenin mesul müdürü olduğu, SGK müfettişi tarafından sanık ...'e ait birden fazla hasta evrakının tetkik edildiği, ancak bunlardan yalnızca ... isimli hastanın bu hastanede kadın doğum servisinde muayene olmadığı, sadece KBB uzmanı ve diş doktoruna muayene olduğunu belirten ifadesi doğrultusunda sanık hakkında atılı suçlardan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, sanık ...'ün savunmasında ... isimli hastanın hasta çıkış özetindeki...kaşesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, yazıların ise elemanı olan İlknur Yaşlı tarafından yazıldığını, diğer yazıların kendisine ait olduğunu, ... isimli hastanın iddiasının doğru olmadığını belirterek atılı suçlamayı inkâr ettiği, dosya arasında mevcut Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda da görüleceği üzere; sanık ...'e ait birden fazla evrakın incelendiği, sadece bir evrakta imzasının kendisine ait olmadığı şeklinde rapor düzenlendiği, oysaki bu sanık tarafından birden fazla hasta muayene edilmesine rağmen, bir tek evraktaki hatanın bu sanığın dolandırıcılık kastı ile haraket ettiğini göstermeyeceği, mevcut bu durumun beşerî bir hatadan kaynaklanabileceği gibi ... isimli hastanın da kendisine yapılan tedavi ve muayeneyi aradan geçen zaman da dikkate alındığında hatırlayamayabileceği, zaten sanık ...'ün de evraktaki imzanın kendisine ait olduğunu ifade ettiği, 1 yıl içerisinde birkaç milyonluk ciro yapan bir tıp merkezinde müdür olarak bulunan sanığın tek bir hastada bu şekilde sahtecilik ve dolandırıcılık yapmasının da hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına uygun düşmeyeceği, sanık ... Özel Metropol Tıp Merkezinin müdürü ise de; mevcut usulsüzlüklerin laboratuvar ve radyolojik tetkiklere ilişkin yoğunlaşma şeklinde yaşandığı, bu sanığın sahte belge tanzimi için hastane personeli çalışanlarına emir ve talimat verdiğine dair bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, ayrıca bu sanığın her bir laboratuvar ve radyolojik tetkik ve istek evrakını inceleyip bunların gerçek veya hayalî olup olmadığını tespit etmesinin fiilen ve fiziken mümkün bulunmadığı, ... anlaşıldığından sanık ...'ün üzerine atılı zincirleme hâlinde kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık ve zincirleme hâlinde özel belgede sahtecilik suçlarından dolayı beraatine karar vermek gerekmiştir.' gerekçesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu,
Nedenleriyle sanık ... hakkındaki resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiği ve yine sanık ... hakkındaki beraat gerekçesinin yerinde olduğu ve bu sanık yönünden de beraat hükmünün onanması gerektiği," görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesince 16.03.2016 tarih ve 4589-2973 sayı ile; itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
İtirazın kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet ve sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararları ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;
1- a) Sanık ...'ün resmî belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine ilişkin Yerel Mahkeme hükmünün Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediğinin,
b) Yasal ve yeterli gerekçe içerdiği sonucuna ulaşılması hâlinde; suçun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının tespiti bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının,
2- Sanık ...'e atılı;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçunun,
b) Sahtecilik eyleminin,
Sabit olup olmadığının,
Belirlenmesine ilişkin olup sanık ...'ün sahtecilik eyleminin sabit olduğu sonucuna ulaşılması hâlinde, ayrıca eylemin resmî belgede sahtecilik suçunu mu yoksa özel belgede sahtecilik suçunu mu oluşturduğunun da değerlendirilmesi gerekmektedir.
İncelenen dosya içeriğinden;
Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca; Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin işlettiği Özel Metropol Tıp Merkezi isimli iş yeri ile katılan ... arasında yapılan anlaşma doğrultusunda katılan kuruma tabi sigortalılara tıbbi hizmet verildiği, 31.10.2005-14.06.2007 tarihleri arasında tıp merkezine gelen hastaların muayenesini yapan ilgili doktor tarafından talepte bulunulmadığı hâlde hasta çıkış özetlerinde tahrifatlar yapılıp sahte istek belgeleri oluşturularak gerçekte yapılmayan tıbbi tahlil, tetkik ve radyolojik incelemelere yönelik sahte raporlar ve faturalar düzenlendiği, bu suretle katılan kurumun toplam 546.774,40 TL zarara uğratıldığı, usulsüz olarak tahsil edilmek istenen paranın bir kısmının müfettiş raporu doğrultusunda ödenmediği, bir kısmının ise Özel Metropol Tıp Merkezinin alacaklarından mahsup edildiği, katılan kurumun son bildirimine göre kalan alacak miktarının 138.854,63 TL ana para ve 69.045,06 TL faiz olmak üzere toplam 207.899,69 TL olduğu, sanık ...'ün Özel Metropol Tıp Merkezinin ortağı ve mesul müdürü olduğu ve aynı zamanda tıp merkezinde radyoloji uzmanı olarak çalıştığı, tıp merkezinin yetkilisi sıfatıyla gerçekte verilmeyen hizmet bedellerini katılan kuruma fatura ederek tahsil ettiği veya etmeye çalıştığı, düzenlenen sahte radyoloji raporlarının sanık ...'ün uzmanlık alanı ile ilgili oldukları, diğer sanık ...'ün de kuruluşundan itibaren Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin ortağı ve tıbbi konularda sorumlu müdürü olduğu ve bu nedenle gerçek dışı tıbbi tahlil, tetkik ve radyolojik incelemelere ilişkin sahte raporlar düzenlenmesinin bilgisi olmadan gerçekleştirilmesine imkân bulunmadığı, sanık ...'ün tanık ...'in ifadesinde belirtilen usulsüz işlemleri yaptığı ve kendisinin de haksız menfaat elde ettiği, bu şekilde sanıkların zincirleme biçimde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açıldığı,
Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin 05.08.2005 tarihli ortaklar kurulu kararında; şirket müdürlüğüne 10 yıl süre ile şirket ortağı sanık ...'ün seçilmesine ve şirket unvanı altında atacağı münferit imzası ile şirketi her sahada temsil ve ilzam etmesine karar verildiği, alınan bu kararın 10.08.2005 tarihli ve 6365 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı,
Karşıyaka 4. Noterliğinin 14.03.2006 tarihli ve 9311 yevmiye numaralı "Mesul Müdür Sözleşmesi"nde; Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına sanık ... ile sanık ... arasında imzalanan sözleşme uyarınca sanık ...'ün sözleşme tarihinden itibaren bir yıl süre ile mesul müdür olarak yetkili ve sorumlu olarak görevlendirildiği,
İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün 04.04.2006 tarihli ve 230 sayılı mesul müdürlük belgesinde; ...'ün Özel Metropol Tıp Merkezinde mesul müdürlük görevini yürütmesinin uygun görüldüğü,
30.03.2006 tarihli ve 6524 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde; Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin ortaklar kurulu kararı ile hisse devri sonucu ortaklarının ..., ... ve Cevdet...olduğunun belirtildiği,
İzmir Ticaret Sicil Memurluğunun 25.03.2009 tarihli ve 12265 sayılı yazısına göre; Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ni 31.10.2005-14.06.2007 tarihleri arasında sanık ...'ün münferiden temsil ettiği,
Sanık ...'ün 12.10.2005 tarihli dilekçesi ile Özel Metropol Tıp Merkezinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak çalışmak, sanık ...'ün ise 21.12.2005 tarihli dilekçesi ile; radyodiagnostik uzmanı olduğunu belirtip Metropol Tıp Merkezi isminde radyoloji laboratuvarı açmak istediğini il sağlık müdürlüğüne ilettikleri,
Maliye Bakanlığı, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve İzmir Sağlık Kuruluşları Derneği ile Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan 31.10.2005 tarihli sözleşme ile; Maliye Bakanlığı ve Emekli Sandığı ile sağlık kurum ve kuruluşlarını temsil eden dernekler arasında imzalanmış olan protokol hükümlerinin kabulüne ve uygulanmasına karar verildiği,
İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün 04.04.2006, 20.04.2006, 13.07.2006, 08.11.2006, 01.02.2007, 09.08.2007 ve 14.11.2007 tarihli ve 230 sayılı çalışma uygunluk belgelerine göre; Özel Metropol Tıp Merkezinin dahiliye, kadın hastalıkları ve doğum, KBB, genel cerrahi, üroloji, ortopedi ve travma, ağız ve diş sağlığı, mikrobiyoloji laboratuvarı ile radyoloji laboratuvarı dallarında hizmet verdiği, mesul müdür ... sorumluluğunda faaliyet göstermesinin uygun görüldüğü,
Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin 22.05.2008 tarihli ve 5859 sayılı yazısı ekinde bulunan listelere göre; 06.06.2006-23.10.2007 tarihleri arasında Özel Metropol Tıp Merkezince Emekli Sandığına gönderilen faturalar toplamının 1.339.085,59 TL olduğu ve 17.11.2006-19.04.2008 tarihleri arasında 971.671,76 TL ödeme yapıldığı,
Şikâyetçi ...'in 29.03.2007 tarihli dilekçesine istinaden İzmir İl Sağlık Müdürlüğünce Özel Metropol Tıp Merkezi tarafından yapılan işlemlerin incelenmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 07.11.2008 tarihli soruşturma raporunda; soruşturmanın konusunun bedeli tahsil edilmek üzere katılan kuruma gönderilen faturaların ekini oluşturan muayene ve tedavi belgelerinin incelenmesi olduğu, toplam 600 hastaya ilişkin 12 adet ödeme emri ile eki muayene ve tedavi belgelerinin incelenmesinde yerine göre ilgili doktor ve hastaların gıyabında tamamen usulsüz olarak belge düzenlendiği, yerine göre de ilaveler yapılmak suretiyle belgenin tahrif edildiği, belgelere usulsüz olarak düzenlenmiş radyoloji sonuç raporlarının eklendiği, 12 adet ödeme emrine konu belgeler ile radyoloji ve tahlil laboratuvar defterlerindeki kayıtların incelenmesinde 347 hastanın 14.314,65 TL tutarındaki görüntüleme (röntgen, ultrason, tomografi vs) ve 15.440,56 TL tutarındaki tahlil (biyokimya, idrar, gaita, hemotoloji, seroloji, hepatit marker, mikrobiyoloji vs) olmak üzere toplam 29.755,21 TL tutarındaki sağlık işlemlerinin kaydının olmadığı, yani sağlık hizmeti verilmediği hâlde ücretlerinin katılan kurumdan tahsil edildiği, bunun üzerine sözleşme başlangıcı olan 31.10.2005 tarihi ile emekli sandığının katılan kuruma devredildiği 14.06.2007 tarihi arasında Özel Metropol Tıp Merkezi tarafından yapılan muayene ve tedavilere ilişkin katılan kurumca tutulan dijital kayıtlar ile tıp merkezi tarafından tutulan radyoloji laboratuvar, tahlil laboratuvar ve ameliyat kayıt defterleri mukayese edilerek yapılan incelemede, katılan kuruma fatura edilen toplam 1.037.365,24 TL tutarındaki radyoloji, tahlil ve paket ameliyat işlemleri kapsamında 489.971,98 TL tutarındaki radyoloji (grafi, ultrason ve tomografi vs) işlemlerinin 238.040,12 TL'si, 467.460,39 TL tutarındaki tahlil işlemlerinin 262.569,39 TL'si ve 79.932,87 TL tutarındaki paket ameliyat işlemlerinin 46.164,89 TL'si olmak üzere toplam 546.774,40 TL tutarındaki işlemlerin usulsüz ve kayıt dışı olduğunun tespit edildiği ve bu işlemlerin yapılması ve uygulanmasında Özel Metropol Tıp Merkezinin mesul müdürü olan sanık ...'ün sorumlu olduğu kanaatine varıldığı,
Yargılama aşamasında alınan ve emekli başmüfettiş ile emekli Sayıştay uzman denetçilerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan 11.12.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda; 31.10.2005-14.06.2007 tarihleri arasında yapılan muayene ve tedavilere ilişkin usulsüz şekilde düzenlenen faturalar nedeniyle kamu zararının 238.040,12 TL radyoloji, 262.549,04 TL tahlil, 46.164,89 TL ameliyat gideri olmak üzere toplam 546.754,05 TL olduğu, bu tutarın 416.543,61 TL'sinin katılan kurum tarafından ödemesinin yapıldığı, 130.210,44 TL'sinin ise ödenmediği, katılan kurum müfettişi tarafından düzenlenen 07.11.2008 tarihli soruşturma raporu ile heyet bilirkişi raporu arasında oluşan 20,35 TL'lik farkın daha sonra katılan kurum tarafından gönderilen 01.10.2009 tarihli ve 12703099 tarihli yazı ekindeki belgeler ile karşılaştırılması sonucu doğru olduğunun değerlendirildiği, tıp merkezi çalışanlarının işveren/mesul müdür tarafından kendilerine verilecek emir ve talimatları yerine getirmekle yükümlü oldukları dikkate alındığında, mesul müdür veya şirket müdürü tarafından personele usulsüz şekilde verilen emir ve talimatların yerine getirilmesi sonucunda işlendiği anlaşılan ve iddianameye konu usulsüz iş ve işlemlerin yapılmasına ilişkin talimatların mesul müdür sanık ... ve şirket müdürü sanık ... tarafından verildiğinin ve söz konusu iş ve işlemler nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından da bu sanıkların sorumlu olduklarının kabul edilmesinin daha sağlıklı ve objektif bir yaklaşım olacağının kabul edilmesi gerektiği,
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 22.02.2011 tarihli ve 7740 sayılı raporunda; inceleme konusu yapılan toplam 517 adet "Hasta Çıkış Özeti", "Radyoloji İstek Formu" ve "Laboratuvar İstek Formu"ndan 138 adedindeki yazı ve imzanın Doktor ..., 56 adedindeki yazı ve imzanın Doktor ..., 40 adedindeki yazı ve imzanın Doktor ..., 58 adedindeki yazı ve imzanın M. ... ve 11 adedindeki yazı ve imzanın Doktor ... eli ürünü olmadığı, 62 adedindeki imzaların ve bir kısım yazıların ilgili doktorun eli ürünü olduğu, ancak bu yazılar dışında ilgili doktorun eli ürünü olmayan yazıların da bulunduğu, tanık ... adına düzenlenmiş hasta çıkış özeti, laboratuvar ve radyoloji istek formlarındaki yazı ve imzaların sanık ...'ün eli ürünü olmadığı, tanık ... adına düzenlenmiş hasta çıkış özetindeki imzanın sanık ...'ün eli ürünü olduğu, ancak aynı hastaya ait hasta çıkış özetindeki yazılar ile laboratuvar istek formundaki yazı ve imzaların sanık ...'ün eli ürünü olmadığı,
... Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 22.06.2009 tarihli ve 7578752 sayılı yazısında; müfettiş raporunda kurum zararının 546.774,40 TL olduğu belirtilmekte ise de CD kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda bedeli ödenmeyen radyoloji tutarı 89.143,33 TL, tahlil tutarı 90.727,28 TL, paket ameliyat tutarı 41.511,89 TL, bedeli ödenen radyoloji tutarı 148.896,79 TL, tahlil tutarı 171.821,76 TL, paket ameliyat tutarı 4.653 TL olmak üzere kurum zararının toplam 546.754,05 TL olduğu, bedeli ödenen radyoloji, tahlil ve paket ameliyat tutarlarının toplamı olan 325.371,55 TL'nin kurum zararı olarak borç çıkarıldığı, müfettiş incelemesi nedeniyle ödemesi yapılmayan faturalardan mahsup edilmekte olduğu,
... Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 01.10.2009 tarihli ve 12703099 sayılı yazısı ile; son mahsup işleminin yapıldığı 27.05.2009 tarihi itibarıyla kalan borç tutarının 138.854,63 TL ana para ve 69.045,06 TL faiz olmak üzere toplam 207.899,69 TL olduğu,
Özel Metropol Tıp Merkezince düzenlenen hasta çıkış özetlerinden;
22.12.2006 tarihli hasta çıkış özetinde; hastanın ..., tanının mastodini, çarpıntı, tip 4 DM, sinüzit, karın ağrısı, şikâyetin halsizlik, ağız kuruluğu, baş ve karın ağrısı, memelerde ağrı ve hassasiyet, terleme, çarpıntı, bulantı, cilt renginde sararma, yapılan işlerin muayene, sinüs grafisi, akciğer grafisi, abdomen US, tiroid US, meme US ile kan ve idrar tahlillerine ilişkin istemler olduğu, sonuç olarak reçete verildiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre yazıların ve imzanın doktor ...'nın eli ürünü olmadığı,
23.12.2006 tarihli hasta çıkış özetinde; hastanın ..., tanının menopoz, kronik vajinit, şikâyetin kasıklarda ağrı, vajinal akıntı, kaşıntı, sinirlilik, terleme, yapılan işlerin muayene, kan ve idrar tahliline ilişkin istemler olduğu, sonuç olarak reçete verildiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre yazıların ve imzanın doktor ...'ün eli ürünü olmadığı,
27.12.2006 tarihli hasta çıkış özetinde; hastanın ..., tanının vertigo, baş ağrısı ve halsizlik, şikâyetin baş ağrısı ve dönmesi, ateş, terleme, halsizlik ve mafsal ağrıları, yapılan işlerin muayene, waters grafisi, karotis renkli doppler US, vertebral arter renkli doppler US ve kan ve idrar tahlillerine ilişkin istemler olduğu, Adli Tıp Kurumu raporuna göre yazıların ve imzanın doktor M. ...'ın eli ürünü olmadığı,
04.01.2007 tarihli hasta çıkış özetinde; hastanın ..., tanının kronik vajinit, düzensiz adet, karın ağrısı, şikâyetin kasık ağrısı ve kokusu, vajinal kaşıntı ve ağrı, idrar yaparken yanma ve ağrı, düzensiz adet görme, halsizlik, bitkinlik, cilt renginde sararma, çarpıntı, terleme, titreme, sinirlilik, eklemlede ağrı, yapılan işlerin muayene, abdomen US, tiroid US, kan ve idrar tahliline ilişkin istemler olduğu, sonuç olarak reçete verildiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre yazıların ve imzanın doktor ...'ün eli ürünü olmadığı,
11.01.2007 tarihli hasta çıkış özetinde; hastanın ..., tanının sistit N 30, şikâyetin pollikrum ve dizüri, yapılan işlerin muayene, idrar tahlili, düz karın grafisi, abdomen US, alt abdomen BT olduğu, Adli Tıp Kurumu raporuna göre imzanın doktor ...'na ait olduğu, ancak bir kısım yazıların adı geçen doktorun eli ürünü olmadığı,
19.01.2007 tarihli hasta çıkış özetinde; hastanın ..., tanının HP, epilepsi, bulantı, extremite ağrısı, çarpıntı, karın ağrısı, bel ağrısı, şikâyetin baş ağrısı, kollarda ağrı, bel ağrısı, karın ağrısı, bulantı, terleme, çarpıntı, yapılan işlerin muayene, abdomen US, tiroid US, alt ve üst ekstremite arteriyel ve venöz renkli doppler US, kan ve idrar tahliline ilişkin istemler olduğu, sonuç olarak reçete verildiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre yazıların ve imzanın doktor ...'nın eli ürünü olmadığı,
30.01.2007 tarihli hasta çıkış özetinde; hastanın ..., tanının sinüzit, şikâyetin boğazda şişkinlik hissi, burun akıntısı, tad ve koku almada duyarsızlık, baş ağrısı, yapılan işlerin muayene, sinüs waters grafisi, tiroid US, kan tahliline ilişkin istemler olduğu, sonuç olarak reçete verildiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre yazıların ve imzanın doktor ...'in eli ürünü olmadığı,
31.01.2007 tarihli hasta çıkış özetinde; hastanın ..., tanının dislipidemi, KOAH ve bronşit, şikâyetin halsizlik, yorgunluk, sırt ağrıları, öksürük, yan ağrılar, yapılan işlerin muayene, akciğer grafisi, servikal iki yön grafisi, lomber iki yön grafisi, toraks BT olduğu, sonuç olarak reçete verildiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre yazıların ve imzanın doktor ...'nın eli ürünü olmadığı,
... isimli hasta adına düzenlenmiş ve uzman doktor sıfatıyla sanık ... tarafından imzalanmış bulunan 11.01.2007 tarihli tüm batın ultrasonografik inceleme raporunda; uterus ve overlerin normal olduğunun belirtildiği, dosyada mevcut Başkent Üniversitesince düzenlenmiş 15.02.2006 tarihli radyoloji tetkik raporunda ise "Uterus izlenmedi (Histerektomize) Bilateral overler vizualize edilemedi (Postmenopozal atrofi)" ibarelerinin yazılı olduğu,
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre; sanıklar ... ve ...'ün 22.12.2001 tarihinde evlendikleri ve suç tarihinde evli oldukları,
Anlaşılmıştır.
Şikâyetçi ...; Çiğli Belediyesi'nde memur olarak çalıştığını, boğaz ağrısı ve ses kısıklığı nedeniyle 02.02.2007 tarihinde Özel Metropol Tıp Merkezi'nde muayene olduğunu, çocukluktan kalan bir maddenin burun sağ deliğinde tıkanmaya yol açtığının tespit edildiğini, ancak doktorun bunu çıkaramadığını ve reçete yazdığını, 2007 yılı Mayıs ayında Ege Üniversitesi KBB polikliniğinde endoskopi ile burnundaki parçanın alındığını, belediyede iken hastanelerden faturalar geldiğini görünce tesadüfen kendisiyle ilgili evrakı incelediğinde gerçekte yapılmayan beyin ve larenks tomografisi ile mantar araştırması gibi işlemlerin yapılmış gösterilerek fatura düzenlendiğini gördüğünü, kendisine sanık ... imzalı, 02.02.2007 tarihli beyin BT ve larenks BT raporlarının verilmediğini, raporda tiroidin normal olduğunun yazıldığını, hâlbuki kendisine 2005 yılında tiroid rahatsızlığı teşhisi konulduğunu ve hâlen kontrol ve tedavisinin devam ettiğini, şikâyetçi olmadığını,
Tanık ...; 2005-2008 yıllarında Özel Metropol Tıp Merkezinde dahiliye uzmanı olarak çalıştığını, muayene neticesinde yazdıkları teşhise ilişkin bilgileri sekreterin kod numarası ile bilgisayara girdiğini, bu bilgilerin katılan ... Kurumunda da göründüğünü, hasta çıkış özetinin önemli olduğunu, sekreterlerin aynısını yazmak zorunda olduklarını, yapılan ilaveleri sekreterlerin tek başına yapamayacağını, tıp merkezinde çalışmaya başladıktan bir yıl kadar sonra hasta muayenelerine ilişkin düzenledikleri belgelerde ilaveler yapıldığını, yerlerine imza atıldığını ve kaşe basıldığını dedikodu olarak duyduklarını, sorduğunda böyle bir şeyin olmadığını söylediklerini, müfettiş tarafından bazı hastalara ait kendisine gösterilen evraktaki yazıların kendisine ait olmadığını, hatta bazı kaşelerin de kendi kaşesi olmadığını gördüğünü, zira kaşe yaptırdığında ileride delil olsun diye bir işaret koyduğunu, sahte kaşe yapıldığını bildiğini ve hastanede sekreterlerin bulunduğu yerde bütün doktorların yedek kaşesinin olduğunu görüp nedenini sorduğunda sekreterlerin yalvararak, "Sakın... Bey'e bundan bahsetmeyin, bizi işten atar" dediklerini, kaşeleri toplayıp içeriye aldıklarını, o günden sonra da muhasebe bölümünü kilitlediklerini, sanık ...'ye "Niçin böyle yapıyorsunuz" diye sorduğunu, ancak adı geçenin mantıklı bir açıklama yapmadığını, kardiyolog olan Doktor Sefa Saraç'ın yaptığı tedaviye ilişkin gelirleri yarı yarıya paylaştığını duyduğunu, bir hasta yakınının oğluna anjiyo önerdiklerini söyleyip kendisinden EKG'sine bakmasını istediğini, hasta yakınına anjiyo gerekmediğini, bunun gençlik taşikardisi olduğunu söylediğini, bunu duyan Doktor Sefa Saraç'ın, sanık ...'ye giderek, "Ya sen hastaneden at, ya ben gidip dağıtayım" şeklinde sözler söylediğini duyduğunu, Doktor Sefa Saraç'ın odasına gelerek kendisini darp ettiğini, bu olaydan sonra işten ayrıldığını,
Tanık ... savcılıkta; 2006 yılında Özel Metropol Tıp Merkezinde ortopedi uzmanı olarak göreve başladığını ve bir buçuk yıl kadar çalıştığını, hasta çıkış özetlerini bazen kendisinin, bazen de yanındaki hemşirenin yazdığını, tıbbi tahlil ve tetkik isteklerini genelde kendisinin işaretlediğini, hastanede iki adet doktor kaşesi yapıldığını, birinin hastanenin muhasebe biriminde olduğunu bildiğini, mahkemede farklı olarak; doktor kaşelerinin iki adet olduğunu, bir adedinin poliklinikte, bir adedinin de muhtemelen muhasebede bulunduğunu, bir kaşe kaybolunca yenisinin yapıldığını, daha sonra kaybolan kaşe bulunduğunda iki adet kaşe olduğunu, kaşenin resmi özelliğinin olmadığını,
Tanık ...; 2006 yılında Özel Metropol Tıp Merkezinde üroloji uzmanı olarak görev yapmaya başladığını, burada yaklaşık 15 ay kadar çalıştığını, hasta çıkış özetini genelde sağlık personelinin, radyoloji ve laboratuvar istek formlarını ise kendisinin doldurduğunu, istediği tetkik ve grafilerin karşısına çarpı işareti koyduğunu, istek formlarındaki hasta kimliğini hemşirenin, hastalık tanısını ise kendi el yazısıyla yazdığını, çalıştığı dönemde istemediği bazı tetkiklerin de yapılıp rapor düzenlendiğini gördüğünü, ancak kimin tarafından yapıldığını bilmediğini,
Tanık ...; 2006-2007 yıllarında Özel Metropol Tıp Merkezinde KBB uzmanı olarak çalıştığını, müfettişin gösterdiği evrakta bir kısım hastalarla ilgili olarak bazı yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını tespit ettiğini, doktor olarak bir hastayı muayene ettiğinde kendisinin reçete yazdığını, kayıt işlemlerini sekreterin yaptığını, iş yoğunluğu nedeniyle tetkik kağıtlarını hemşireye yazdırdığını, ancak imzayı kesinlikle kendisinin attığını, bazen imza atmayı unuttuğu istek formlarının olduğunu, ancak bunların sayısının bir ikiyi geçmeyeceğini, kaşesini sürekli yanında taşıdığını, fakat adına ikinci bir kaşe yapılmış olabileceğini, sanık ...'nin kendisinden fazladan inceleme yapıldığına dair belge düzenlemesini istemediğini, kendisine bu yönde bir tavsiyede de bulunmadığını,
Tanık ...; yaklaşık 4 yıldır Özel Metropol Tıp Merkezinde genel cerrahi uzmanı olarak çalıştığını, bazen iş yoğunluğu nedeniyle hemşireye veya diğer yardımcı sağlık görevlilerine "Siz yazın paraflayın" dediğini, hasta çıkış özetlerini çoğu zaman kendisinin yazmadığını, laboratuvar ve radyoloji istek formlarının çoğu zaman kendisi tarafından, baze de talimatı ve bilgisi dahilinde yardımcı personel tarafından yazıldığını,
Tanık Şükran (Keklikçi) Üçkardeş mahkemede; Özel Metropol Tıp Merkezinde dört yıl hemşire olarak çalıştığını ve bu süre zarfında Doktor ...'nın hemşireliğini yaptığını, daha sonra idari büroda çalıştığını, hemşire olarak hasta kayıtlarını yapıp eksikleri tamamladıklarını, sanık ... müdafisi Av. ...'in temyiz dilekçesi ekinde sunduğu 25.09.2013 tarihli dilekçesinde ek olarak; Doktor ...'nın hastalara ait teşhis ve tanı yazılarını, laboratuvar istek belgesi ve hasta çıkış özetini çoğu zaman kendisine emir vererek yazdırdığını, kimi zaman da bu belgeleri yazmayıp ilgili kısımları boş bıraktığını, hastane yönetimince bu şekilde boş olan belgeleri katılan ... Kurumuna gönderilmesinin uygun görülmemesi nedeniyle eksik kalan kısımları hastaların durumlarına uygun şekilde kendisinin doldurduğunu, Doktor ...'nın bu tavrı ile hastane yönetiminin tepkisini çektiğini ve bir kaç defa da uyarıldığını, daha sonra başka serviste çalışan bir doktorla kavga etmesi sonucunda hastane yönetimince görevine son verildiğini, bu husumet nedeniyle hastane yönetiminin aleyhine beyanda bulunmasının mümkün olduğunu,
Tanık ...; eşi ...'in tansiyon hastası olduğunu ve sürekli tansiyon ilaçları kullandığını, 27.12.2006 tarihinde Özel Metropol Tıp Merkezine giderek Doktor ...'a eşinin tansiyon ilaçlarını yazdırdığını, herhangi bir kan ve idrar tahlili yapılmadığını, sinüs grafisi ve renkli doppler çekilmediğini, eşinin yanında olmadığı için bunların yapılmasına da imkân bulunmadığını,
Tanık ...; 30.01.2007 tarihinde deride dökülme şikâyetiyle Özel Metropol Tıp Merkezinde Doktor Gökçe Güven'e muayene olduğunu ve adı geçenin reçete yazdığını, kendisinden kan ve idrar tahlili, meme ve abdomen ultrasonu istenilmediğini ve yapılmadığını, sanık ... tarafından düzenlenmiş tüm batın ultrason raporu ve bilateral meme ultrasonu raporunun kendisine verilmediğini, kendisini muayene eden ve ilaç yazan doktorun kadın olduğunu, erkek bir doktora muayene olmadığını,
Tanık ...; Özel Metropol Tıp Merkezine şeker rahatsızlığı olduğu için kontrol ve tahlil amacıyla gittiğini, böbreklerini kontrol amacıyla karın ultrasonu çekildiğini, kan ve idrar tahlilleri yapıldığını, ancak bunun dışında akciğer ve sinüs filmi ile triod ve meme ultrasonu çekilmediğini, batınla ilgili ultrasonda yalnızca böbreklerinin kontrol edildiğini, sanık ... imzalı 22.12.2006 tarihli batın ultrason ve troid ultrason raporunun kendisine verilmediğini, emekli hemşire olması nedeniyle yapılan tıbbi tahlil ve tetkiklerin ne olduğunu bilebilecek konumda bulunduğunu,
Tanık ...; Özel Metropol Tıp Merkezine prostat rahatsızlığı nedeniyle bir kez gittiğini, dahiliye polikliniğinde de kolestrol ve trigliserit gibi rahatsızlıkları için muayene olduğunu, kan tahlillerinin yapıldığını, ancak herhangi bir akut bronşit ve akciğer rahatsızlığı bulunmadığını, akciğer filmi ile bilgisayarda tomografi çektirmediğini, halsizlik, yorgunluk, sırt ağrısı, öksürük, yan ağrısı şikâyetleri ile anılan tıp merkezine gitmediğini, tomografinin ne demek olduğunu bildiğini,
Tanık ...; 11.01.2007 tarihinde idrar yolları rahatsızlığı nedeniyle Özel Metropol Tıp Merkezine gittiğini, idrar tahlili yapılıp reçete yazıldığını, karın bölgesinin grafisi, ultrasonu veya tomografisinin çekilmediğini, doktorun da böyle bir talebinin olmadığını, sanık ... imzalı tüm batın ultrason raporu ve alt abdomen tomografi raporunun doğru olmadığını, raporda uterus ve overlerin normal olduğunun yazıldığını, ancak 1976 yılında Güzelyalı Hava Hastanesinde rahminin alınmış olduğunu, bu hususun ibraz ettiği 15.02.2006 tarihli Başkent Üniversitesi Hastanesince düzenlenen radyoloji raporundan da anlaşıldığını,
Tanık ...; baş ağrısı ve sinüzit rahatsızlığı nedeniyle 30.01.2007 tarihinde Özel Metropol Tıp Merkezinde KBB uzmanı Doktor ...'e muayene olduğunu, sinüs röntgeni çektirdiğini, kan tahlili yapılmadığını ve ultrason da çektirmediğini, sanık ... tarafından düzenlenen tiroid ultrason raporunun doğru olmadığını, zira tiroidinde nodül olduğunu, ancak raporda tiroidde nodül saptanmadığının belirtildiğini,
Tanık ...; daha önceden kalp krizi geçirdiğini, kendisinde yüksek tansiyon ve kansızlık bulunduğunu, ayrıca mide ameliyatı olduğunu, 15.01.2007 tarihinde Ege Üniversitesinde bütün tahlillerini yaptırdığını, dooppler çekiminin de orada yapıldığını, dooppler çekimi için sabahleyin aç karnına gittiğini, makinaya girdiğini, öğlen şeker hastalarına süt, kendisine ise çikolata verildiğini, yine makinaya girdiğini, bunun akşama kadar devam ettiğini, işlemleri bitince Ege Üniversitesinden tanıdığı Doktor ...'ya sonuçları göstermek için Özel Metropol Tıp Merkezine gittiğini, doktorun dooppler raporunu inceleyip "Senin hiçbir şeyin yok, sen zayıfsın sende tansiyon ne gezer" dediğini, Özel Metropol Tıp Merkezinde herhangi bir kan ve idrar tahlili, grafi ve renkli doppler çekimi yaptırmadığını, sanık ... tarafından düzenlenen biletaral üst eksremite arteriyel sistem renkli doppler US ve bilateral üst ekstremite venöz sistem renkli doppler US raporunun kendisine verilmediğini,
Tanık ...; Özel Metropol Tıp Merkezine tansiyon ilaçlarını yazdırmak için gittiğini, Doktor ...'ya muayene olduğunu, reçete düzenlendiğini, bunun dışında herhangi bir ultrason ve doppler çekimi, kan ve idrar tahlili yapılmadığını, sanık ... imzalı, renkli doppler, batın ultrason ve tiroid ultrason raporlarının doğru olmadığını ve kendisine böyle bir rapor verilmediğini,
Tanık ...; annesi olan ...'ın tansiyon, beyinde su toplanması, idrar tutamama, kısmi felç gibi rahıtsızlıkları bulunduğunu, akli durumunun da yerinde olmadığını, kendisinin 2004 yılında annesine vasi tayin edildiğini, 04.01.2007 tarihinde annesinin kullandığı tansiyon ilaçlarını yazdırmak üzere anılan tıp merkezine gittiğini, Doktor ...'nın tansiyon ilaçlarını yazdığını, annesi yanında olmadığı için muayenesi ile kan ve idrar tahlili, tiroit ultrasonu ve doppler çekimi yapılmadığını, sanık ... tarafından düzenlenen tiroit ultrason raporu ile doppler raporlarının doğru olmadığını,
Tanık ...; 17.01.2007 tarihinde kızları Cansın ve İlksin'i gıda zehirlenmesi nedeniyle Özel Metropol Tıp Merkezine götürdüğünü, burada kızlarına serum takıldığını, kan ve idrar tahlili yapıldığını, batın ultrasonu, karın ve akciğer filmi çekilmediğini, takılan serumlar nedeniyle her bir çocuğu için 20 TL alındığını, müfettiş tarafından cevaplandırması için sorular gönderildiğinde Özel Metropol Tıp Merkezinden sekreter ve sanık ...'nin telefonla kendisini aradığını, "Size Emekli Sandığından bir yazı gelmiş, onunla ilgili görüşebilir miyiz" dediklerini, kendisinin kızlarına hangi tıbbi tahlil ve tetkikleri yapmış iseler onları yazıp müfettişe göndereceğini söylediğini, "Gelin çay içelim, konuşalım" şeklinde sözler söylediklerini, kendisinin de "Konuşacak bir şey yok" dediğini,
Tanık ...; Özel Metropol Tıp Merkezine iki kez gittiğini, kulak ağrısı nedeniyle KBB uzmanına muayene olduğunu ve ilaç yazıldığını, bir kez de diş doktoruna gittiğini, doktora muayene olup çıktıktan sonra kadın bir doktorun peşi sıra gelip "Verin ben size bir ağrı kesici yazayım" diyerek sağlık karnesini aldığını, kronik vajinit, düzensiz adet ve karın ağrısı şikâyetlerinin olmadığını, kadın doğum doktoru sanık ...'yi tanımadığını ve kendisine muayene olmadığını, zira dokuz yıl önce adetten kesildiğini, bu hastanede kan ve idrar tahlilie yapılmadığını, tiroit ve tüm abdomen ultrasonu çekilmediğini, sanık ... tarafından düzenlenen batın ultrason ve tiroit ultrason raporunun doğruyu yansıtmadığını, zira karaciğerinde büyüme bulunduğunu ve bunun da raporda yer almadığını,
Tanık ...; eşi ...'nın kulağındaki rahatsızlık nedeniyle 23.12.2006 tarihinde Özel Metropol Tıp Merkezine gittiklerini, eşini KBB uzmanının muayene ettiğini ve reçete yazdığını, başka hiçbir tıbbi işlem yapılmadığını, kadın hastalıkları ile ilgili bir rahatsızlığı nedeniyle eşinin muayene edilmediğini, zira eşinin 2004 yılında ameliyat olduğunu, rahim ve yumurtalığının alındığını, ameliyatın da Central Hospitalda yapıldığını,
Tanık ...; 23.12.2006 tarihinde kulağındaki rahatsızlık nedeniyle Özel Metropol Tıp Merkezine gittiğini ve KBB uzmanına muayene olduğunu, kadın hastalıkları doktoru sanık ...'ye muayene olmadığını, kan ve idrar tahlili ile kültür tahlili yaptırmadığını, çünkü kadın hastalıkları ile ilgili bir rahatsızlığının olmadığını, 2004 yılında ameliyat olduğunda rahim ve yumurtalıklarının alındığını ve o tarihten beri hiçbir şikâyetinin olmadığını,
İnceleme dışı sanık ...; Nisan 2006 - Ekim 2007 tarihleri arasında Özel Metropol Tıp Merkezinde personelden sorumlu görevli olarak çalıştığını, şirketin muhasebesiyle ve hastalara verilen tıbbi hizmetler nedeniyle katılan kurumdan yapılan tedavi bedelinin tahsili ile ilgili bir görevinin olmadığını, bazen doktordan, bazen hemşireden, bazen de ilgili görevlilerin kayıtları tutmasından kaynaklanan eksiklikler olduğunu, ancak usulsüzlük olmadığını, hastalarla ilgili yapılan tıbbi tahlil, tetkik ve radyolojik incelemelere ilişkin raporların belge olarak saklanmadığını, ancak bilgisayara giriş yapılmış ise bilgisayarda kaydının olduğunu, tahlil ve radyolojik sonuçların hastanın kendisine verildiğini,
İnceleme dışı sanık ...; 2005 yılında Özel Metropol Tıp Merkezinde muhasebe sorumlusu olarak görev yapmaya başladığını ve 2007 yılı Nisan ayına kadar çalıştığını, ilgili doktorun düzenlediği epikriz ile radyoloji ve laboratuvar tarafından yapılan inceleme ve tetkiklere ilişkin listelerin icmalini çıkartıp fatura işlemlerini yaptığını, günde yaklaşık 500-600 civarında hastaya ilişkin fatura düzenlendiğini, faturaların sistemde gerekli kontrol yapıldıktan sonra düzenlendiğini, Emekli Sandığının ödemelerde çok titiz davrandığını, tanı ve evrak eksikliği veya tanı ile tahlil uyumsuzluğu nedeniyle çoğu kez evrakı iade edip ödeme yapmadığını, bu nedenle evrakı daha özenli olarak hazırladıklarını, evrakı kontrol ederken bilgisayarda yapılan tahlilleri, tetkikleri ve radyolojik incelemeleri istem formunda gördüğünü, ancak hasta çıkış formundaki eksik tahlillerle ilgili yazıları doktora bilgi vererek tamamladığını, ayrıca laboratuvar ve radyolojideki görevlileri de arayarak yapılan işlemin teyidini aldıktan sonra hasta çıkış kâğıdındaki eksiklikleri doldurduğunu, bunu bazen kendisinin, bazen hemşirenin, bazen de doktorların tamamladığını, yapılmayan tıbbi tetkik, tahlil ve radyolojik incelemelere ilişkin fatura düzenlenmediğini,
İnceleme dışı sanık ... Dışkaya; 2006 yılından itibaren Özel Metropol Tıp Merkezinde radyoloji teknikeri olarak çalıştığını, röntgen, MR, tomografi, mamografi ve sintigrafi çekimlerini yaptığını, ultrason çekimlerinin radyoloji uzmanınca yapıldığını, doktorun istediği radyolojik tetkiklerin istek formuna doktor veya hemşire tarafından işaretlendiğini, bilgi işlem merkezinde bilgisayar girişlerinden sonra hastanın geldiğini ve gerekli çekimlerin yapıldığını, personel yetersizliğinden dolayı defter kayıtlarının düzenli tutulamadığını, bazen formlarda hasta isimlerinin okunaklı olmadığını, bu durumda ilgili doktoru telefonla arayıp düzeltme yaptıklarını, sanık ... tarafından hastayı muayene eden doktorun talebi dışında radyolojik incelemelerin kayda geçirilmesi için kendisine herhangi bir yönlendirme yapılmadığını, sanık ...'nin kendilerini kayıtların düzenli tutulması konusunda zaman zaman uyardığını,
İnceleme dışı sanık ... Aydoğdu; 2005-2007 tarihleri arasında Özel Metropol Tıp Merkezinde laboratuvar teknisyeni olarak çalıştığını, doktorlar tarafından muayene yapıldıktan sonra kan ve idrar tahlillerine ilişkin isteklerin ilk önce girişte bilgisayara işlendiğini, daha sonra hastanın kan alma bölümüne gittiğini, tahlil isteklerinin laboratuvar defterine hemen kaydedilmediğini, biriktirilip aynı gün akşam kaydedildiğini, bazen acil hastalara ilişkin sonuçlar ile beraber laboratuvar istek formlarını da hemşirenin alması nedeniyle bazı hastaların kaydının olmayabileceğini, sanık ...'nin gerçek dışı laboratuvar kaydı düzenlenmesi hususunda bir talebi, baskısı veya yönlendirmesinin olmadığını,
İnceleme dışı sanık ... Karadaş; 2007 yılı Ocak ayından itibaren Özel Metropol Tıp Merkezinde laboratuvar teknikeri olarak çalıştığını ve laboratuvar sorumlusu olduğunu, laboratuvar defter ve bilgisayar kayıtlarınının kendisi ve diğer personel tarafından girildiğini, doktorun istediği tahlillerin bilgi işlemde bilgisayara kaydının yapıldığını, daha sonra hastanın kendilerine geldiğini ve incelemenin yapıldığını, inceleme sonuçlarını sisteme aktardığını, tahlil sonucuna ilişkin çıktıların hastalara verildiğini, istenilen tahlilleri laboratuvar defterine toplu olarak kaydettiklerini, iş yoğunluğu nedeniyle kayıtların aynı anda yapılmadığını, ancak yaptıkları kayıtların doktorların taleplerine uygun olduğunu, sanık ...'nin hastanenin sorumlu müdürü ve radyoloji uzmanı olduğunu, hastayı tedavi eden doktorların istekleri dışında bir tahlilin defter ve bilgisayar ortamına kaydının yapılmasını istemediğini,
İfade etmişlerdir.
Sanık ...; kadın doğum ve hastalıkları uzmanı olduğunu, 2005 yılında kurulan Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ilk ortaklarının Cevdet Algül, Zeki Uzun, Halil İbrahim Baysöz ve Nail Yoloğlu ile kendisi olduğunu, sanık ...'nin ise 20.03.2006 tarihinde yapılan hisse devriyle şirkete ortak olarak katıldığını, Zeki Uzun, Halil İbrahim Baysöz ve Nail Yoloğlu'nun ise ortaklıktan ayrıldıklarını, kendisinin 31.10.2005 tarihinden itibaren şirketin imzaya yetkili müdürü ve temsilcisi olduğunu, hisse devrinden sonra sanık ...'nin mesul müdür olarak görevlendirildiğini, tıbbi işlemler ile muhasebe işlemlerinden mesul müdürün sorumlu olduğunu, yapılmayan tıbbi tetkik, tahlil ve radyolojik incelemelerin yapılmış gibi gösterilip katılan kuruma fatura edilerek haksız çıkar sağlanmadığını, ilgili personelin laboratuvar ve röntgen kayıtlarını eksik tuttuğunu çok sonradan fark ettiklerini, poliklinik, radyoloji veya laboratuvar defterinde hastanın adının yazılı olmasına, özellikle laboratuvar defterinde kan çalışması yapılmış olmasına rağmen deftere yazılmayan kan tahlilinin müfettiş tarafından yapılmamış gibi kabul edildiğini, örneğin kaydı tutan görevlinin hemogram veya biyokimya kaydettiğini, ancak bu arada yapılan hormon ve kültür araştırmalarının deftere yazılmadığını, oysa gerçekten bunların da yapıldığını, müfettişin incelemesine kadar bunların ayrıntılı olarak yazılması gerektiğini bilmediklerini, tanık ...'e ilişkin hasta çıkış özetindeki doktor kaşesi altındaki imza ile başlık kısmındaki hasta adı, protokol numarası, giriş ve çıkış tarihi yazıları dışındaki diğer yazıların kendisine ait olduğunu, muayene yapmadığı bir hastaya tedavi evrakı düzenlemesinin mümkün olmadığını, hastaların çoğu zaman yapılan tıbbi tahlil, tetkik ve radyolojik incelemenin ne olduğunu bilmediklerini,
Sanık ... idari soruşturma kapsamında İzmir İl Sağlık Müdürlüğünde; yüzlerce fatura olduğu için hepsini birebir takip etmesinin mümkün olmadığını, imzaların kime ait olduğundan emin olmadığını, yoğun olan bir dönem olduğu için sadece parafladığını, tetkik formunun kaybedilmiş veya tetkik formunu yapmamaları gerektiği hâlde muhasebe görevlisi veya hemşirenin doldurmuş olabileceğini, tedavi evrakına tanının yazılması ve imzanın atılması konusunda doktorları uyardıklarını, şikâyetçi ... ile ilgili olarak ortopedi polikliniğine başvuran Emine Güller adında başka bir hasta ile karışıklık olduğunu düşündüğünü, yaptığı incelemede Emine Güller isimli hastaya tomografi çekimi ve laboratuvar tetkikleri yapıldığını, iki hastanın bilgilerinin karıştığını ve geriye dönük tetkik formu ve hasta çıkış özeti doldurulduğunu düşündüğünü, yapılan yanlışlığın sonradan düzeltildiğini,
Savcılıkta; 2005 yılında kurulan Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye 2006 yılı Mart ya da Nisan ayında ortak olduğunu, mesul müdür olarak görevlendirildiğini ve aynı zamanda radyoloji uzmanı olarak çalışmaya başladığını, hastanede yaptığı iş adedince maaş almadığını, aylık tespit edilmiş bir maaşının olduğunu, bir de hastanenin ortağı olarak hastanenin kârından pay aldığını, müfettişin yaptığı soruşturma sırasında 1.000 ya da 1.500 kişiye mektup yazıldığını veya sözlü olarak sorular sorulduğunu, ancak dosyaya sadece 144 kişinin adının yansıtıldığını, ayrıca söz konusu tarihte 30.000'e yakın hastanın muayene kaydının bulunduğunu, şikâyetçi ...'in 02.02.2007 tarihinde tedavi gördüğünü, kendi iş yerinde arkadaşlarıyla ilgili problemlerden dolayı şikâyette bulunduğunu, şikâyetçi ...'in yapılmadığını iddia ettiği BT çekimleri ve mikrobiyoloji incelemesinin gerçekten yapıldığını, tanık ... ile ilgili düzenlenen 11.01.2007 tarihli tümbatın ultrasonografik inceleme raporundaki paraf imzalarının kendisine ait olduğunu, tespit edilen hususların bilgisayardaki matbu rapor üzerinde düzeltildiğini, rapordaki uterus ve overlerle ilgili matbu ibarenin notu yazan sekreter tarafından çıkarılmasının, kendi yazdığı ibarenin ise eklenmesinin unutulduğunu, ayrıca 72 yaşındaki bir şahsın rahminin de ultrasonla görülmeyebileceğini, yapılmayan ultrason incelemesinin yapılmış gibi gösterilmediğini, suç duyurusuna konu edilen hastaların, gerçekte tedavi, muayene, tıbbi tahlil, tetkik ve radyoloji incelemelerinin yapıldığını, başka doktorlar yerine hayali radyolojik veya laboratuvar istek belgeleri düzenlemediğini, hayali radyoloji raporları da yazmadığını, ...'in şikâyeti sonrasında yaptıkları incelemede radyoloji ve laboratuvar kayıt defterlerinde ciddi eksikliklerin olduğunu, yapılan incelemelerin defterlere düzenli kaydedilmediğini, personelin çoğu hastayı kaydetmeyip günde az sayıda hastayı formalite icabı kaydettiklerini öğrendiklerini, müfettiş soruşturmasına kadar defterdeki kayıtların düzenli tutulmadığı konusunda bir bilgisinin olmadığını ve bu kayıtların bu kadar önemli olduğunu da bilmediklerini, hastaya reçete yazılırken mutlaka protokol numarası verilmesinin gerekmesi nedeniyle poliklinik defterlerindeki kaydın düzenli tutulduğunu,
Mahkemede; sigorta müfettişinin ön yargılı davrandığını, hastalara ifade almadan önce usulsüzlük olduğunu, bunu kendisinin tespit ettiğini belirtir şekilde ön bilgi verdiğini, hatta hastaları çoğu kez tek tek değil ikili üçlü gruplar hâlinde yönlendirdiğini, bazı hastalara da "Karnenizi iptal ettiririm, maaşınızdan keserim" şeklinde baskı oluşturarak bu ifadeleri aldığını, herhangi bir tıbbi formasyonu olmayan sade bir kişinin bir iki yıl önce yapılan tıbbi tetkiklerin detaylarını hatırlamasının mümkün olmadığını, beyanı alınan hastaların toplam masraf tutarının 15-16 bin TL olmasına rağmen bir genelleme yapılarak iddianamede belirtilen miktara ulaşıldığını, özel tıp merkezlerine ilişkin yönetmelik gereği bilgisayar dökümlerinin esas alınması gerektiğini, fakat ısrarla laboratuvar ve radyoloji defterlerinin incelendiğini,
Savunmuşlardır.
Uyuşmazlık konularının ayrı ayrı değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır.
1- Sanık ...'ün resmî belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine ilişkin Yerel Mahkeme hükmünün Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediği;
Gerekçeli kararın 2. sayfasında sanıklar ile ilgili iddialara, 3 ilâ 13. sayfaları arasında sanık savunmaları, şikâyetçi ve tanık beyanları ile delillere, 13 ilâ 16. sayfaları arasında "Delillerin Tartışılması ve Gerekçe" başlıklı kısmında ise bütün sanıklar yönünden dosyaya sunulan raporların ve belgelerin ayrıntılarına yer verildikten sonra sanık ... hakkında ayrıca;
"Sanık ...'ün Özel Metropol Tıp Merkezi isimli şirketin 20.03.2006 tarihinde şirket ortağı, 04.04.2006 ve 14.06.2007 tarihleri arasında şirket ortağı ve yetkilisi, yani şirketin mesul müdürü olduğu, aynı zamanda bu hastanede uzman radyoloji doktoru olarak görev yaptığı, sanık ... her ne kadar aşamalardaki savunmalarında görev yaptığı süre içerisinde herhangi bir usulsüz işlemin yapılmadığını, tüm muayene, tetkik ve tahlillerin gerçek olduğunu, hayalî muayene, tetkik ve tahlil yapılmadığını, fatura edilen bedellerin gerçekten verilen sağlık hizmetlerine ilişkin olduğunu, verilmeyen sağlık hizmetine ilişkin fatura düzenlenmediğini iddia ederek atılı suçlamaları inkar etmiş ise de; sanık tarafından düzenlenen radyoloji ve laboratuvar istek ve tetkik formlarının, sanığın uzmanlık alanı ile ilgili raporlar olduğu gibi tespit edilen usulsüzlüklerin de radyoloji bölümünde ağırlık kazandığının görüldüğü, yine dosya arasında mevcut Adli Tıp Kurumu raporu ile bir kısım belgelerdeki yazı ve imzaların Özel Metropol Tıp Merkezinde çalışan doktorlara ait olmadığının tespit edildiği, yine Özel Metropol Tıp Merkezinde çalışan bazı doktorların tanık olarak alınan beyanlarında; (ki; bunlar Özel Metropol Tıp Merkezinde dahiliye uzman doktoru olarak çalışan Dr. ... tanık olarak alınan beyanında; Özel Metropol Tıp Merkezinde doktor olarak çalıştığı dönem içeresinde hastane sekreterlerinin bulunduğu yerde kendisine ait doktor kaşesinin bulunduğunu gördüğünde sekreterlere 'Nedir bu' diye sorduğunda sekreterlerin yalvararak ve sanık ...'ü kastederek ‘Sakın... beye bundan bahsetmeyin, bizi işten atar' dediğini duyduğunu, ayrıca bu hastanede görev yaptığı süre içerisinde hasta muayenelerine ilişkin düzenledikleri dosyalar üzerinde ilaveler yapıldığını, kendilerine ait olmayan yazılar yazıldığını, adlarına imzalar atıldığını, kaşe basıldığını duyduklarını, bazı evraktaki yazıların kendisine ait olmadığını, yine Murat Akkaya isimli hasta adına düzenlenmiş hasta çıkış özeti, laboratuvar istek formu, radyoloji istek formundaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, kaşesinin kullanıldığını, yine ... ve Şerafettin Korkmaz isimli hastalara ilişkin hasta çıkış özeti, laboratuvar ve radyoloji istek formlarındaki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını, kaşesinin kullanıldığını, yine Nevvar Salgara isimli hastaya ilişkin hasta çıkış özetindeki yazıların kendisine ait olmadığını, yine ... isimli hastaya ilişkin hasta çıkış özetindeki yazıların kendisine ait olmadığını, yine ... isimli hastaya ilişkin hasta çıkış özeti, laboratuvar ve radyoloji istek formundaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, yine Selami Türel'e ilişkin hasta çıkış özetindeki yazıların kendisine ait olmadığını, yine Sermin Kaçar isimli hastaya ilişkin hasta çıkış özetindeki yazıların kendisine ait olmadığını belirttiği, yine Özel Metropol Tıp Merkezinde ürolog uzman doktor olarak çalışan Dr. ... tanık olarak alınan beyanında; bu hastanede çalıştığı dönemde kendisinin istemediği bazı tetkiklerin yapıldığını, rapor düzenlendiğini gördüğünü, ancak bu durumun istisnai olduğunu, bir kısım evraktaki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını belirttiği, yine Özel Metropol Tıp Merkezinde ortopedi uzmanı doktor olarak çalışan Dr. ... tanık olarak alınan beyanında; tıbbi, tahlil ve radyoloji istek formlarından bazı evraktaki imzaların ve yazıların kendisine ait olmadığını belirttiği) yine mahkememizce yukarıda isimleri ve ayrıntılı beyanları belirtilen Özel Metropol Tıp Merkezine hasta ve hasta yakını olarak başvuran bir çok tanığın alınan beyanlarında; (ki bu tanıkların bazıları ..., ..., İbrahim Şen, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Nejat Ünlüer, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Sıdıka Yavuz Aydın, ..., Alparslan Usal, ..., ..., ..., ..., Sürahi Talan, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Makbule Şimşek Yakar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Türkan İtgü, ..., ..., ..., Gazi Kezer, ..., ..., ..., ..., ...) raporlarda belirtilen tetkik, tahlil ve çekimlerin bazılarının yapıldığını, bazılarının ise yapılmadığını belirttikleri, yine mahkememizce yukarıda isimleri ve ayrıntılı beyanları belirtilen Özel Metropol Tıp Merkezine hasta ve hasta yakını olarak başvuran tanıkların alınan beyanlarında; (ki; bu tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Melikcan Başkan, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...) kendilerinin sadece ilaç yazdırdıklarını, raporlarda belirtilen hiçbir tetkik, tahlil ve çekimlerin kendilerine yapılmadığını belirttikleri görüldüğünden, ayrıca dosya kapsamındaki diğer tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'ün atılı suçlamaları inkâr eder mahiyetteki savunmaları gerçek ve samimi bulunmadığından, mahkememizce sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve böylelikle sanık ...'ün gerçekte yapılmayan tıbbi tahlil, tetkik ve radyolojik raporları sahte olarak düzenleyip kurum yetkilisi olarak verilmeyen hizmet bedellerini Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura ederek müdahil Sosyal Güvenlik Kurumunu dosya arasında mevcut Başmüfettiş soruşturma raporu ve mahkememizce aldırılan heyet raporunda belirtilen miktarda zarara uğrattığı, düzenlenen sahte radyoloji raporlarının sanığın uzmanlık alanı ile ilgili raporlar olduğu, dosya arasında mevcut Sosyal Güvenlik Kurumu yazılarında da belirtildiği üzere müdahil kurum tarafından kaynakta mahsup edilerek alacaklarından kesildiği ve dolandırıldığı iddia edilen bu paranın Özel Metropol Tıp Merkezine ödenmediği, önceden ödenen miktarlara ilişkin mahsup işlemi yapıldığının anlaşıldığı, öte yandan sanık ... hakkında her ne kadar iddianamede özel belgede sahtecilik suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanığın sahte olarak düzenlediği belgelerin TCK'nın 207/1. maddesi kapsamında ifade edilen özel belge niteliğinde olmayıp TCK'nın 210/2. maddesi delaletiyle TCK'nın 204/1. maddesi kapsamında belirtilen resmî belge niteliğinde olduğu ve bu şekilde sanık ...'ün zincirleme olarak kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık ve zincirleme şekilde resmî belgede sahtecilik suçlarını işlediği," şeklinde değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrası; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." şeklinde düzenlenmiştir.
CMK'nın "Kararların gerekçeli olması" başlıklı 34. maddesinin birinci fıkrasında; "Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230. madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.",
"Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesinde;
"(1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.
(2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir.",
"Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232. maddesinde ise;
"(1) Hükmün başına, 'Türk Milleti adına' verildiği yazılır.
(2) Hükmün başında;
a) Hükmü veren mahkemenin adı,
b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği,
c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile hâlen tutuklu olup olmadığı,
Yazılır.
(3) Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur.
(4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır.
(5) Hâkimlerden biri hükmü imza edemeyecek hâle gelirse, bunun nedeni mahkeme başkanı veya hükümde bulunan hâkimlerin en kıdemlisi tarafından hükmün altına yazılır.
(6) Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
(7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir."
Hükümlerine yer verilmiştir.
Buna göre, Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunlu olup, hüküm; başlık, sorun, gerekçe ve sonuç (hüküm) bölümlerinden oluşmalıdır. "Başlık" bölümünde; hükmü veren mahkemenin adı, mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının, zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, varsa vekilinin ve kanuni temsilcisinin adı ve soyadı, sanığın açık kimliği ile varsa müdafisinin adı ve soyadı, beraat kararı dışında suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile hâlen tutuklu olup olmadığı belirtilmeli, "Sorun" bölümünde; iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ortaya konulmalı, "Gerekçe" kısmında; mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra, hükme esas alınan ve reddedilen deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilmeli ve sonuç bölümünde açıklanan uygulamaların dayanaklarına değinilmeli, "Sonuç (hüküm)" kısmında ise; CMK'nın 230 ve 232. maddeleri uyarınca aynı Kanun'un 223. maddesine göre verilen kararın ne olduğu, TCK'nın 61. ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre uygulanan kanun maddeleri ve hükmolunan ceza miktarı, yine aynı Kanun'un 53 ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbiri, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanaklar, kanun yollarına başvurma ve tazminat talep etme imkânının bulunup bulunmadığı, kanun yoluna başvurma mümkün ise kanun yolunun ne olduğu, şekli, süresi ve mercii tereddüte yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir.
Uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi açısından mahkeme kararlarının "Gerekçe" bölümü üzerinde ayrıca durulması gerekmektedir.
CMK'nın 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçe bölümünde, suç oluşturduğu kabul edilen fiilin gösterilmesi, nitelendirilmesi ve sonuç (hüküm) bölümünde yer alan uygulamaların dayanaklarının gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçe bölümünde hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da geçerli, yeterli ve kanuni olması gerekmektedir. Kanuni, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime imkân sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g ve 1412 sayılı CMUK'un 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 308. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hukuka kesin aykırılık hâllerinden birini oluşturacaktır.
Diğer taraftan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); bir yargılamada hak ve özgürlüklerin gerçek anlamda korunabilmesi için davaya bakan mahkemelerin, tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi olduğunu belirtmektedir (Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, § 33). AİHM; mahkemelerin davaya yaklaşma yönteminin, başvurucuların iddialarına yanıt vermekten ve temel şikâyetlerini incelemekten kaçınmaya neden olduğunu tespit ettiği durumları, davanın hakkaniyete uygun bir biçimde incelenme hakkı yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin ihlâli olarak nitelendirmektedir (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, §§ 84, 85).
AİHM ayrıca, derece mahkemelerinin, kararların yapısı ve içeriği ile ilgili olarak özellikle delillerin kabulü ve değerlendirilmesinde geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu pek çok kararında yinelemiştir (Van Mechelen ve diğerleri/Hollanda, B. No: 21363/93, 21364/93, 21427/93 ve 22056/93, 23/4/1997, § 50; Barbera Messegue ve Jabardo/İspanya, B. No: 10590/83, 6/12/1988, § 68). Buna göre, temel hak ve özgürlüklerin ihlâli sonucunu doğuracak derecede ve keyfî olmadıkça belirli bir kanıt türünün (tanık beyanı, bilirkişi raporu veya uzman mütalaası) kabul edilebilir olup olmadığına, değerlendirme şekline veya aslında başvurucunun suçlu olup olmadığına karar vermenin ilk derece mahkemelerinin görevi olduğunu vurgulamaktadır (Garcia Ruiz/İspanya, B. No: 30544/96, 21/1/1996, § 28; S.N./İsveç, B. No: 34209/96, 2/7/2002, § 44).
Bunun yanı sıra AİHM; derece mahkemelerinin kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda olmamakla birlikte somut davanın özelliğine göre esas sorunları incelemiş olduğunun, açık ya da zımni, anlaşılabilir bir şekilde gerekçeli kararında yer almasına önem vermektedir (Boldea/Romanya, B. No: 19997/02, 15/2/2007, § 30; Hiro Balani/İspanya, B. No: 18064/91, 9/12/1994, § 27). Bu anlamda AİHM, mahkemelerin, tarafların temyiz hakkını kullanabilmeleri için gerekli olan "kararlarını hukuken geçerli hangi temele dayandırdıklarını yeterince açıklama" yükümlülüğü altında bulunduklarını belirtmektedir (Hadjıanastassıou/Yunanistan, B. No: 12945/87, 16/12/1992, § 33).
Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamakta; tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddiaların kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda, toplumun kendi adına verilen yargı kararlarının sebeplerini öğrenmesinin sağlanması için de gerekli olmaktadır (AYM, Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde, davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve diğerleri, § 35). Aksi bir tutumla mahkemenin, davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında "İlgili ve yeterli bir yanıt" vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlâline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, § 39).
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 25.05.2017 tarihli ve 11798 sayılı kararında da aynı hususlar vurgulanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Yerel Mahkemece, gerekçeli kararda sanık ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulurken, tüm sanıklar ile birlikte ortak bir gerekçe yazıldıktan sonra her bir sanık ile ilgili ayrı ayrı gerekçe yazıldığı, ortak gerekçede Adli Tıp Kurumu raporu ile heyet bilirkişi raporu içeriklerine, yapılan tespitlere ve haksız menfaat miktarına, şikâyetçi, katılan ve tanık anlatımları ile savunmaya yer verildiği, sanık ... ile ilgili gerekçede delillerin tartışılıp değerlendirildiği ve ulaşılan kanaat ile sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin gösterilerek nitelendirilmesinin yapıldığı anlaşılmakla; Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34. maddeleri uyarınca mahkûmiyet hükmünün gerekçeli olarak yazıldığı, gerekçenin yazımında CMK'nın 230. maddesinin göz önünde bulundurulduğu, hükmün gerekçeyi ve hüküm fıkrasının CMK'nın 232. maddesindeki hususları içerdiği kabul edilmelidir.
2- Sanık ...'e atılı resmî belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının tespiti bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığı ile sanık ...'e atılı nitelikli dolandırıcılık suçu ile sahtecilik eyleminin sabit olup olmadığı;
Uyuşmazlıkların sağlıklı bir hukuki çözüme kavuşturulabilmesi için dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarının unsurlarının, resmî belge hükmündeki belgelerin ve müşterek failliğin açıklanmasında yarar bulunmaktadır.
Dolandırıcılık suçu TCK'nın 157. maddesinde "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir." şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK'nın "Nitelikli dolandırıcılık" başlıklı 158. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi suç tarihi itibarıyla "Dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak işlenmesi hâlinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.", son cümlesi ise "Ancak, (e), ... bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." biçiminde düzenlenmiş, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile son cümledeki "üç yıldan" ibaresi "dört yıldan" şeklinde değiştirilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun maddi unsurunun hareket kısmı, 765 sayılı TCK'nın 503. maddesinde bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiseler yapma olarak düzenlenmiştir. "Desise" Arapça kökenli olup kişilerin iradesini sakatlamak, aldatmak, yanıltmak amacıyla yapılan düzen ve oyunlardır. 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde hileli davranışlarla bir kimseyi aldatma şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı Kanun'da yer alan desise kavramına 5237 sayılı Kanun'da yer verilmemiş ve hileye desiseyi de kapsayacak şekilde geniş bir anlam yüklenmiştir.
Malvarlığının yanında irade özgürlüğünün de korunduğu dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
a) Failin bir takım hileli davranışlarda bulunması,
b) Hileli davranışların mağduru aldatabilecek nitelikte olması,
c) Failin hileli davranışlar sonucunda mağdurun veya başkasının aleyhine, kendisi veya başkası lehine haksız bir yarar sağlaması,
Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Fail kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bilerek ve isteyerek hileli davranışlar yapmalı, bu davranışlarla bir başkasına zarar vermeli, verilen zarar ile eylem arasında uygun nedensellik bağı bulunmalı ve zarar da, nesnel ölçüler göz önünde bulundurularak belirlenecek ekonomik bir zarar olmalıdır.
Görüldüğü gibi, dolandırıcılık suçunu diğer malvarlığına karşı işlenen suç tiplerinden farklı kılan husus, aldatma temeline dayanan bir suç olmasıdır. Birden çok hukuki konusu olan bu suç işlenirken, sadece malvarlığı zarar görmemekte, mağdurun veya suçtan zarar görenin iradesi de hileli davranışlarla yanıltılmaktadır. Madde gerekçesinde de, aldatıcı nitelik taşıyan hareketlerle, kişiler arasındaki ilişkilerde var olması gereken iyiniyet ve güvenin bozulduğu, bu suretle kişinin irade serbestisinin etkilendiği ve irade özgürlüğünün ihlâl edildiği vurgulanmıştır.
5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde yalnızca hileli davranıştan söz edilmiş olmasına göre, her türlü hileli davranışın dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Kanun koyucu anılan maddede hilenin tanımını yapmayarak suçun maddi konusunun hareket kısmını oluşturan hileli davranışların nelerden ibaret olduğunu belirtmemiş, bilinçli olarak bu hususu öğreti ve uygulamaya bırakmıştır.
"Hile", Türk Dili Kurumu sözlüğünde; "birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, desise, entrika" (Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlük, s. 891) şeklinde, uygulamadaki yerleşmiş kabule göre ise; "Hile nitelikli yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Kullanılan hile ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır... hileli davranışın aldatacak nitelikte olması gerekir. Basit bir yalan hileli hareket olarak kabul edilemez." biçiminde tanımlanmıştır.
Öğretide de hile ile ilgili olarak; "Olaylara ilişkin yalan açıklamaların ve sarf edilen sözlerin doğruluğunu kuvvetlendirecek ve böylece muhatabın inceleme eğilimini etkileyebilecek yoğunluk ve güçte olması ve bu bakımdan gerektiğinde bir takım dış hareketler ekleyerek veya böylece var olan halden ve koşullardan yararlanarak, almayacağı bir kararı bir kimseye verdirtmek suretiyle onu aldatması, bu suretle başkasının zihin, fikir ve eylemlerinde bir hata meydana getirmesidir." (Sulhi Dönmezer, Kişilere ve Mala Karşı Cürümler 2004, s. 453), "Hile, oyun, aldatma, düzen demektir. Objektif olarak hataya düşürücü ve başkasının tasavvuru üzerinde etki doğurucu her davranış hiledir." (Nur Centel/Hamide Zafer/Özlem Çakmut, Kişilere Karşı Suçlar, İstanbul 2011, Beta Yayınevi, 2. Baskı, Cilt I, s. 456) biçiminde tanımlara yer verilmiştir.
Yerleşmiş uygulamalar ve öğretideki baskın görüşlere göre ortaya konulan ilkeler göz önünde bulundurulduğunda; hile, maddi olmayan yollarla karşısındakini aldatan, hataya düşüren, düzen, dolap, oyun, entrika ve bunun gibi her türlü eylem olarak kabul edilebilir. Bu eylemler bir gösteriş biçiminde olabileceği gibi, gizli davranışlar olarak da ortaya çıkabilir. Gösterişte, fail sahip bulunmadığı imkânlara ve sıfata sahip olduğunu bildirmekte, gizli davranışta ise kendi durum veya sıfatını gizlemektedir. Ancak sadece yalan söylemek, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Kanun koyucu yalanı belirli bir takım şekiller altında yapıldığı ve kamu düzenini bozacak nitelikte bulunduğu hallerde cezalandırmaktadır. Böyle olunca hukuki işlemlerde, sözleşmelerde bir kişi mücerret yalan söyleyerek diğerini aldatmış bulunuyorsa bu basit şekildeki aldatma, dolandırıcılık suçunun oluşumuna yetmeyecektir. Yapılan yalan açıklamaların dolandırıcılık suçunun hileli davranış unsurunu oluşturabilmesi için, bu açıklamaların doğruluğunu kabul ettirebilecek, böylece muhatabın inceleme eğilimini etkisiz bırakabilecek yoğunluk ve güçte olması ve gerektiğinde yalana bir takım dış hareketlerin eklenmiş bulunması gerekir.
Failin davranışlarının hileli olup olmadığının belirlenmesi noktasında öğretide şu görüşlere de yer verilmiştir: "Hangi hareketin aldatmaya elverişli olduğu somut olaya göre ve mağdurun içinde bulunduğu duruma göre belirlenmelidir. Bu konuda önceden bir kriter oluşturmak olanaklı değildir." (Veli Özer Özbek/Koray Doğan/Pınar Bacaksız/İlker Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara 2012, Seçkin Yayınevi, 4. Baskı, s. 650), "Hileli davranışın anlamı birtakım sahte, suni hareketler ile gerçeğin çarpıtılması, gizlenmesi ve saklanmasıdır." (Doğan Soyaslan, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 6. Baskı, s. 343), "Hilenin, mağduru hataya sürükleyecek nitelikte olması yeterlidir; ortalama bir insanı hataya sürükleyecek nitelikte olması aranmaz. Bu nedenle, davranışın hile teşkil edip etmediği muhataba ve olaya göre değerlendirilmelidir." (Nur Centel/Hamide Zafer/Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, İstanbul 2011, Beta Yayınevi, 2. Baskı, Cilt I, s. 462).
Esasen, hangi davranışların hileli olup olmadığı ve bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği yolunda genel bir kural koymak oldukça zor olmakla birlikte, olaysal olarak değerlendirme yapılmalı, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmak suretiyle sonuca ulaşılmalıdır.
Uyuşmazlık konusu ile ilgili resmî belgede sahtecilik suçu TCK'nın 204. maddesinde;
"(1) Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması hâlinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Suçun konusu resmî belge olup, resmî belgede bir kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenen yazıyı ifade etmektedir.
Maddenin birinci fıkrasında resmî belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmıştır. Birinci seçimlik hareket, resmî belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmî belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir. İkinci seçimlik hareket gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan resmî belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Birinci ve ikinci seçimlik hareketle bağlantılı olarak belirtmek gerekir ki; sahteciliğin, belge üzerindeki bilgilerin bir kısmına veya tamamına ilişkin olmasının, suçun oluşması açısından bir önemi bulunmamaktadır. Üçüncü seçimlik hareket ise, sahte resmî belgeyi kullanmaktır. Kullanılan sahte belgenin kişinin kendisi veya başkası tarafından düzenlenmiş olmasının bir önemi yoktur. Kullanma mütemadi suç şeklinde de gerçekleşebilir.
Sahtecilik suçlarının hukuki konusu kamu güveni olup, belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi, gerçek bir belgeye eklemeler yapılması, tamamen veya kısmen değiştirilmesi eylemlerinin kamu güvenini sarstığı kabul edilerek, söz konusu eylemler suç olarak düzenlenmiş ve yaptırım altına alınmıştır.
Sahtelikten söz edebilmek için, düzenlenen belgenin gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi aldatıcı nitelikte olması gerekir. Aldatıcılık özelliği suçun temel unsuru olup, özel bir incelemeye tâbi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge, sahte belge olarak kabul edilmelidir. Sahteciliğin kişileri aldatacak nitelikte (nesnel) bulunup bulunmadığının ve beş duyuyla ilk bakışta anlaşılabilir olup olmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekir.
Ceza Genel Kurulunun 09.06.2015 tarihli ve 460-198, 14.01.2014 tarihli 409-14, 09.10.2012 tarihli ve 335-1804 ile 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı kararlarında da; muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve bu nedenle aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği belirtilmiştir. Sahteciliğe konu olan belgenin aldatma yeteneğinin olup olmadığının tartışılması ve belirlenmesi öncelikle yargılamayı yürüten mahkemeye ait olup, hakim olayın çıkış, oluş ve akışını, düzenlenen belgelerle yapılan işlemleri göz önüne alarak, sahteciliğin kolaylıkla anlaşılıp anlaşılamayacağını bizzat belirlemeli ve sonucuna göre belgelerde aldatma yeteneği olup olmadığını takdir ve tespit etmelidir.
Görüldüğü gibi, mahkemece, mümkün olması hâlinde suçun konusunu oluşturan belge aslı getirtilerek resmî belgede bulunması gereken başlık, sayı, tarih, imza, mühür gibi zorunlu öğeler incelenmeli, nesnel olarak aldatma gücü olup olmadığı belirlenmeli, tereddüt hâlinde ise; mahkemeye yardımcı olma ve aydınlatma bakımından konusunda uzman bilirkişinin görüşüne başvurulmalıdır.
Belgenin ele geçmediği durumlarda ise, suça konu belgenin somut olayda muhatapları öznel (subjektif) olarak aldatması, yani fiili iğfal tek başına yeterli görülmeyerek, mutlaka diğer yan deliller göz önüne alınmalı, bu bağlamda; evrakın varsa suretinin imza, mühür, şekil, sayı vb. yönlerden incelenmesi, mümkün olduğu takdirde evrakın ibraz edildiği muhatapların dinlenmesi gibi deliller değerlendirildikten sonra objektif olarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Fikri sahtecilik ya da içerik sahteciliği de denilen belgenin yetkili kişi ya da kurum tarafından düzenlendiğinin sabit olduğu hallerde ise, suça konu belge ele geçirilemese bile yetkili kişi ya da kurum tarafından düzenlenmiş olması nedeniyle iğfal kâbiliyetinin bulunduğu kabul edilmelidir.
Resmî belge hükmünde belgeler ise TCK'nın 210. maddesinin ikinci fıkrasında "Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması hâlinde, resmî belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur." biçiminde düzenlenmiştir. Böylece aslında özel belge niteliğindeki belgeler kanun gereği resmî belge hükmünde sayılmaktadır. Ancak bunun için düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması gerekir. (Durmuş Tezcan, Mustafa Ruhan Erdem, R. Murat Önok, Ceza Özel Hukuku, Seçkin Yayınları, Eylül 2013, s. 739)
TCK'nın 210. maddesinin ikinci fıkrasında, kamu görevlisi olmayan sağlık mesleği mensuplarının içerik yönünden gerçeğe aykırı belge düzenlemeleri yaptırım altına alınmıştır. Burada belgenin içeriğindeki olay veya olgu gerçek değildir veya olduğundan farklı bir şekilde yansıtılmıştır. Bu şekilde düzenlenebilecek belgeler sayılmamıştır. Dolayısıyla içeriği yönünden sahte olarak düzenlenen belge reçete olabileceği gibi, sağlık raporu da olabilir. (Mahmut Koca, İlhan Üzülmez, Ceza hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, Ankara 2017, s. 725-726)
Diğer taraftan müşterek faillik TCK'nın 37. maddesinin birinci fıkrasında "Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur." şeklinde düzenlenmiştir.
Kanunda suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK'nın 37. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır.
Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
a) Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır.
b) Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır.
Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı "fail" konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira müşterek faillikte aranan en önemli unsurlardan birisi, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunmasıdır.
Öte yandan 27.03.2002 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve suç tarihinde yürürlükte bulunan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 16. maddesinin birinci fıkrası "Özel hastanelerin tıbbî, idarî ve teknik hizmetleri bir mesul müdür sorumluluğunda yürütülür.", şeklinde düzenlenmiş olup mesul müdürün görev, yetki ve sorumluluklarının düzenlendiği aynı Yönetmeliğin 17. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde "Özel hastanenin tıbbî, idarî, mali ve teknik hizmetlerini mevzuata uygun olarak idare etmek ve denetlemek" şeklindeki hüküm 11.03.2009 tarihinde "Özel hastanenin tıbbî, idarî ve teknik hizmetlerini mevzuata uygun olarak idare etmek ve denetlemek" biçiminde değiştirilmiştir.
a) Sanık ...'e atılı resmî belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının tespiti bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığı;
Sanık ...'nin, 14.03.2006 tarihli sözleşmeyle Özel Metropol Tıp Merkezinin mesul müdürü, 30.03.2006 tarihinde hisse devri yoluyla da söz konusu tıp merkezini işleten Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin ortağı olduğu ve aynı zamanda tıp merkezinde uzman radyoloji doktoru olarak çalıştığı, tıp merkezi ile katılan kurum arasında yapılan katılan kuruma tabi sigortalılara tıbbi hizmet verilmesine ilişkin anlaşma kapsamında muayene için tıp merkezine gelen bir kısım hastaların muayene işlemleri tamamlandıktan sonra ilgili doktor tarafından istenmeyen laboratuvar tahlilleri veya radyolojik tetkiklerin yapılmasına yönelik hasta çıkış özetleri düzenlendiği veya mevcut hasta çıkış özetlerine eklemeler yapıldığı, buna istinaden düzenlenen sahte istek formları ile yapılmayan tahlil ve tetkiklerin yapıldığına dair hazırlanan raporların sanık ...'nin mesul müdür sıfatıyla imzaladığı faturalara eklendiği ve bu şekilde katılan kurumun 546.754,05 TL zararına neden olduğu olayda;
Katılan kuruma bedeli tahsil edilmek üzere gönderilen fatura ekinde ibraz edilen ve sanık ...'nin mesul müdür kaşesi ve imzası ile onayladığı toplam 517 adet "Hasta Çıkış Özeti", "Radyoloji İstek Formu" ve "Laboratuvar İstek Formu"nun 307 adedinde bulunan yazı ve imzaların ilgili doktorların eli ürünü olmadığının, 62 adedinde bulunan imzaların ve bir kısım yazıların ise ilgili doktorların eli ürünü olduğunun, ancak bu yazılar dışında ilgili doktorların eli ürünü olmayan yazıların da bulunduğunun hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, sanık ...'nin tıp merkezinin idari hizmetlerini yerine getirme görevi kapsamında hareket ettiği, ayrıca tıp merkezini işleten şirketin hisse ortağı olması nedeniyle haksız bir menfaat sağladığı gibi eyleminin kamunun zararına bir sonuç doğurucu nitelik de taşıdığı, bilirkişi raporuna göre tıp merkezince tutulan defterler ile katılan kurum kayıtlarının karşılaştırması neticesinde ulaşılan toplam 546.754,05 TL zararın kayıtlarda olmayan işlemlerin faturalandırılması neticesinde oluştuğu, hesaplanması mümkün olan zarar miktarı itibarıyla suça konu her bir evrakın sahte olarak düzenlenmiş olduğunun ve ayrıca yargılamaya konu olan 517 adet belgeden toplam 369 belgenin de içerik itibarıyla sahte olması nedeniyle iğfal kabiliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, içerik itibarıyla sahte olarak düzenlenip kullanıldığı tespit edilen yeteri sayıda evrakın olması, toplam evrak sayısının çokluğu, aradan geçen süre ve dosyanın geldiği aşama gözetildiğinde 546.754,05 TL zararın oluşmasına dayanak oluşturan bütün evrakın aldatma kabiliyetinin olup olmadığı ve Adli Tıp Kurumu raporunda ilgili doktorun eli ürünü olmadığı belirlenen yazı ve imzaların kimin eli ürünü olduğu yönünde ayrıca bir araştırma yapılmasının sonuca etkili olmayacağı,
Müfettişçe beyanları tespit edilen hasta ve yakınlarının bir çoğunun savcılık ve mahkemece dinlenildiği ve beyanlarının birbirleriyle ve hükme esas alınan tanık ...'nın beyanı ile örtüştüğü, tanık Şükran (Keklikçi) Üçkardeş mahkemedeki beyanında ve 25.09.2013 tarihli dilekçesinde teşhis ve tanı yazıları ile istek yazılarını tanık ...'nın çoğu zaman kendisine yazdırdığını belirtmiş ise de Adli Tıp Kurumu raporuna göre toplam 138 adet belgedeki yazı dışında imzanın da tanık ...'nın eli ürünü olmadığının belirlendiği, tanık ...'in hastanede iki adet doktor kaşesi yapıldığını, birinin hastanenin muhasebe biriminde olduğunu bildiğini, tanık ...'in ise kendisi adına ikinci bir kaşe yapılmış olabileceğini beyan etmeleri karşısında, tıp merkezinde görevli sekreterlerin mahkemece dinlenilmesinin yargılamaya bir katkı sağlamayacağı, aksine yargılamayı uzatacağı,
Tanık ...'in belgelere imzayı kesinlikle kendisinin attığını, imza atmayı unuttuğu belge sayısının bir ikiyi geçmeyeceğini beyan etmesine rağmen 56 adet belgedeki imzanın tanık ...'in eli ürünü olmadığının belirlendiği, ayrıca 40 adet belgedeki imzanın tanık ..., 58 adet belgedeki imzanın tanık M. ... ve 11 adet belgedeki imzanın tanık ... eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, diğer taraftan sanık ...'nin hastaları muayene eden doktorları yönlendirdiğine veya onların yerlerine imza attığına dair bir iddianın da bulunmadığı,
Tanık ...'in emekli hemşire olduğu için kendisine yapılan tıbbi tahlil ve tetkiklerin ne olduğunu bilebilecek durumda olduğunu, tanık ...'ın annesi olan ...'a ilaç yazdırmak için tıp merkezine gittiğini ve annesinin yanında olmadığını, tanık ...'in eşi ...'e ilaç yazdırmak için tıp merkezine gittiğini ve eşinin yanında olmadığını, tanık ...'ın kadın bir doktorun kendisini muayene ettiğini, tanık ...'ın akciğer rahatsızlığı bulunmadığını, tanık ...'nin 1976 yılında rahminin alınmış olduğunu, ancak tıp merkezinde düzenlenen raporda uterus ve overlerin normal olduğunun belirtildiğini, tanık ...'ın tiroidinde nodül olmasına rağmen düzenlenen raporda tiroidde nodül saptanmadığının belirtildiğini, tanık ...'ın Ege Üniversitesinde yaptırdığı tahlil sonuçlarını göstermek için tıp merkezine gittiğini, tanık ...'ın kendisine sadece reçete düzenlendiğini, tanık ...'in gıda zehirlenmesi nedeniyle kızlarına serum takıldığını beyan ettikleri ve bu beyanlardan adı geçen tanıkların kendilerine yapılan işlemlerin ne olduğunun bilincinde ve farkında olduklarının anlaşıldığı,
Nazara alındığında, dosya kapsamındaki delillerin sanık ...'ye atılı zincirleme şekilde resmî belgede sahtecilik suçunun sübutu bakımından yeterli olduğu, sanığa atılı resmî belgede sahtecilik suçunun hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde sübuta erdiği ve eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulmadığı kabul edilmelidir.
b) Sanık ...'e atılı nitelikli dolandırıcılık suçu ile sahtecilik eyleminin sabit olup olmadığı;
Sanık ...'nin Özel Metropol Tıp Merkezini işleten Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin ortağı ve temsile yetkili müdürü olduğu, tıp merkezi ile katılan kurum arasında katılan kuruma tabi sigortalılara tıbbi hizmet verilmesi hususunda anlaşma yapıldığı, bu kapsamda muayene için tıp merkezine gelen bir kısım hastaların muayene işlemi tamamlandıktan sonra ilgili doktor tarafından istenmeyen laboratuvar tahlilleri veya radyolojik tetkiklerin yapılmasına yönelik hasta çıkış özetleri düzenlendiği veya mevcut hasta çıkış özetine eklemeler yapıldığı, buna istinaden sahte istek formları düzenlendiği ve yapılmayan tahlil ile tetkiklerin yapıldığına dair raporlar hazırlandığı, gerçekte yapılmayan tahlili ve tetkik işlemlerinin yapılmış gibi gösterilip fatura düzenlenerek bedelinin katılan kurumdan tahsil edilmesi suretiyle 546.774,40 TL kamu zararına neden olunduğu olayda;
Sanık ...'nin ortağı olduğu Metropol Özel Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin 05.08.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak seçilmesi ve bu hususun 10.08.2005 tarihli ve 6365 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi, bu yetkisine istinaden aynı zamanda eşi de olan diğer sanık ...'yi Özel Metropol Tıp Merkezinin mesul müdürü olarak görevlendirmesi, şirket müdürü olarak mesul müdür üzerinde gözetim ve denetim yetkisinin bulunması, şeklen sahte olmayıp içeriği itibarıyla sahte olarak düzenlenen evrakın ödeme yapılmasını sağlamak amacıyla katılan kuruma gönderilmesi, sanık ...'nin suçtan elde edilen haksız kazançtan şirket ortağı olması nedeniyle menfaatinin bulunması, 11.12.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda; tıp merkezi çalışanlarının işveren/mesul müdür tarafından kendilerine verilecek emir ve talimatları yerine getirmekle yükümlü oldukları dikkate alındığında, mesul müdür veya şirket müdürü tarafından personele usulsüz şekilde verilen emir ve talimatların yerine getirilmesi sonucunda işlendiği anlaşılan ve iddianameye konu usulsüz iş ve işlemlerin yapılmasına ilişkin talimatların mesul müdür... ve şirket müdürü ... tarafından verildiğinin ve söz konusu iş ve işlemler nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından da bu sanıklar... ve ...'nin sorumlu olduklarının kabul edilmesinin daha sağlıklı ve objektif bir yaklaşım olacağının kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi,
Özel Metropol Tıp Merkezinde muayenesi yapılan hasta ve hasta yakınlarının tanık sıfatıyla alınan beyanları, 31.10.2005-14.06.2007 tarihleri arasını kapsar şekilde yapılan inceleme sonucu Teftiş Başkanlığı müfettişi tarafından düzenlenen rapor, Adli Tıp Kurumu raporu ile Yerel Mahkemece üç kişilik bilirkişi kurulundan aldırılan rapor içeriklerine göre, Özel Metropol Tıp Merkezinin katılan kurum ile anlaşma imzaladığı 31.10.2005 tarihinden 14.06.2007 tarihine kadar muyane edilen bir çok hastaya ilişkin belgenin katılan kuruma fatura edilerek gönderilmesi, mesul müdür tarafından gerçekte yapılmayan laboratuvar tahlili ve radyolojik tetkik işlemlerini yapılmış gibi gösteren belgelerin onaylanması neticesinde düzenlenen faturaların katılan kuruma gönderilmesi eyleminin sanık ...'nin bilgisi olmadan gerçekleştirilmesinin mümkün olmaması, yargılamaya konu olan 517 adet belgeden toplam 369 belgenin de içerik itibarıyla sahte olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edilmesi, tanık ... adına düzenlenen hasta çıkış özetindeki yazı ve imzaların sanık ...'nin eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olmasına rağmen sanık ...'nin kendisine gösterilen bu belgedeki imza ile tanı, şikâyet, yapılan işler ve sonuç kısımlarındaki yazıların kendisine ait olduğunu savunması, adı geçen tanığa ait hasta çıkış özetindeki bilgilere göre sahte olarak laboratuvar ve radyoloji istek formlarının oluşturulması, tanık ... adına düzenlenen hasta çıkış özetindeki imzanın sanık ...'nin eli ürünü olmasına rağmen eklemeler yapılmak suretiyle sahte olarak laboratuvar ve radyoloji istek formlarının düzenlenmesi ve bu hâliyle eylemin kamunun zararına bir sonuç doğurucu nitelik de taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Olayın başlangıç ve gelişimine göre sanık ...'nin diğer sanık ... ile birlikte nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işleme kararlarının olduğu, suçların işlenişi üzerinde ortak hâkimiyet kurdukları ve atılı suçları TCK'nın 37. maddesinin birinci fıkrası anlamında müşterek fail olarak işledikleri, tıp merkezinin ortağı ve temsile yetkili müdürü olan sanık ...'nin aynı zamanda tıp merkezinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak görev yaptığı da gözetildiğinde, eyleminin TCK'nın 210. maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 204. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmî belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu,
Kabul edilmelidir.
Bu itibarla, haklı nedene dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 28.05.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
Ceza Genel Kurulu, 2014/433 E., 2018/32 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza
tam metni aç
Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nun 210/2 (son cümle) ve 37/1. maddeleri delaletiyle 158/1-e, 43/1 (hapis cezaları yönünden), 62, 53 ve 63.
Ceza Genel Kurulu 2014/433 E. , 2018/32 K.
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Günü : 17.06.2008
Sayısı : 81-75
Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nun 210/2 (son cümle) ve 37/1. maddeleri delaletiyle 158/1-e, 43/1 (hapis cezaları yönünden), 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca; sanıklar ... ve ...'ın 5 yıl hapis ve 2.500 TL adli para, sanık ...'in 6 yıl 3 ay hapis ve 25.000 TL adli para, sanıklar ... ve ...'un 5 yıl hapis ve 1.500 TL adli para, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın 5 yıl hapis ve 5.000 TL adli para, sanıklar ... ve ...'ın 7 yıl 6 ay hapis ve 75.000 TL adli para, sanıklar ... ve ...'ın 6 yıl 3 ay hapis ve 25.000 TL adli para, sanık ...'nun 5 yıl hapis ve 10.000 TL adli para, sanık ...'ın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 2.500 TL adli para, sanıklar ... ve ...'ın 6 yıl 3 ay hapis ve 15.000 TL adli para, sanık ...'in 5 yıl hapis ve 1.000 TL adli para, sanık ...'nun 5 yıl hapis ve 20.000 TL adli para, sanık ...'nın 5 yıl hapis ve 7.500 TL adli para, sanık ...'in 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 7.500 TL adli para, sanık ...'in 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 5.000 TL adli para, sanık ...'ün 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba,
Nitelikli dolandırıcılık suçuna yardımdan sanıklar ... ve ...'in TCK'nun 210/2 (son cümle) ve 37/1. maddeleri delaletiyle 158/1-e, 39/1, 43/1 (hapis cezaları yönünden), 62, 52, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba,
Nitelikli dolandırıcılık suçuna yardımdan 5237 sayılı TCK'nun 210/2 (son cümle) ve 37/1. maddeleri delaletiyle 158/1-e, 39/1, 43/1 (hapis cezaları yönünden), 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın 2 yıl 6 ay hapis ve 1.250 TL adli para, sanık ...'ün 2 yıl 6 ay hapis ve 1.666 TL adli para, sanıklar ..., ... ve ...'nin 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 12.500 TL adli para, sanıklar ... ve ...'nun 2 yıl 6 ay hapis ve 750 TL, sanık ...'ın 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500 TL adli para, sanık ...'in 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 1.250 TL adli para, sanıklar ... ve ...'ın 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba,
Resmi belgede sahtecilik suçundan TCK'nun 210/2 (son cümle) ve 37/1. maddeleri delaletiyle 204/2, 43/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın 5 yıl, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın 6 yıl 3 ay, sanıklar ... ve ...'ın 7 yıl 6 ay, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ün 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba,
Resmi belgede sahtecilik suçuna yardımdan TCK'nun 210/2 (son cümle) ve 37/1. maddeleri delaletiyle 204/2, 39/1, 43/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın 2 yıl 6 ay, sanıklar ..., ... ve ...'nin 3 yıl 1 ay 15 gün, sanık ...'in 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba,
Sanık ...'in nitelikli dolandırıcılık suçuna yardımdan TCK'nun 210/2-son cümlesi ve 37/1. maddesi delaletiyle 158/1-e, 39/1, 43/1 (hapis cezası yönünden), 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 833 Lira adli para, resmi belgede sahtecilik suçuna yardımdan TCK'nun 210/2 (son cümle) ve 37/1. maddeleri delaletiyle 204/2, 39/1, 43/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki hüküm yönünden TCK'nun 51. maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine ve mahsuba,
İlişkin hükümlerin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., sanık ... ve müdafisi, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri, şikâyetçi ... vekili ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... lehine Cumhuriyet s.....sı tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 11. Ceza Dairesince 19.12.2013 gün ve 27973-19536 sayı ile;
“...C- .... vekil...inin temyiz istemlerinin incelenmesinde:
...şikâyetçi Adalet Bakanlığının, 28.09.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra, 02.07.2012 havale tarihli ....çesi ile temyiz ettiği anlaşıldığından, vekilinin süresinden sonra vaki temyiz ist....in 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca reddine,
...
G- Yerel Cumhuriyet s.....ları ile katılanlar vekillerinin, .... sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ... ve müdafilerinin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlere yönelen temyizlerin incelenmesinde:
...5237 sayılı TCK'nun 40/2. maddesine göre; özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişilerin fail olabileceği, bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulacağı, memurun resmi belgede sahteciliği suçuna memur olmayan kişilerin ancak 5237 TCK'nun 38/1. maddesi anlamında azmettiren veya aynı Yasanın 39/2-c maddesi anlamında yardım eden sıfatıyla katılabileceği, anılan Yasanın 210/2-son cümlesinde bahsi geçen sağlık görevlilerinin kamu görevlisi olmadığı dolayısıyla bu maddeler yollamasıyla uygulama yapılamayacağı cihetle; mahkemenin eczanelerin gerçek sahibi sanıklar ile sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçuna doğrudan iştirak ettiği gerekçesiyle TCK'nun 37/1 ve 210/2-son cümlesi maddeleri yollamasıyla hüküm kurması isabetsizliği, sanıkların atılı suça azmettiren sıfatıyla katılmaları nedeniyle; sanıklar ..., ..., ..., .., ..., ..., ...'in kamu kurumunda doktor olarak çalıştıkları sırada düzenledikleri sahte belgelerle yüklenen memurun resmi belgede sahteciliği suçunu işledikleri, keza ......... 2 Nolu Sağlık Ocağında memur olarak görevli bulunan sanıklar ... ve ...'in anılan sağlık ocağındaki sahte belgelerin düzenlenmesine yardım eden olarak katıldıklarının anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK'nun 210/2-son cümlesi uyarınca aynı Yasanın 204/2. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetsizliği sonuca etkili görülmediğinden; sanıklar ... ile ... hakkında zincirleme biçimde işlendiği kabul edilen nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; mahkemenin birleştirilen 2007/19 esas sayılı dosyasında iddianame ile kamu davası açılan sanıklar ... ve ... hakkında memurun resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından zamanaşımı içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
...resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ... ve ... hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına ilişkin gerekçeler gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ve müdafileri, yerel Cumhuriyet s.....ları ve katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu hükümlerin onanmasına,
...
L- Sanıklar ..., . ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun resmî belgede sahtecilik, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlere yönelen yerel Cumhuriyet s.....ları, sanıklar ve müdafilerinin temyizlerinin incelenmesine gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık ...'ın, en son olarak 13.07.2004 tarihinde sahte belge düzenlediği gözetilerek, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Diş hekimi olan sanıklar ... ve ...'ın, özel muayenehanede gerçekleştirdiği kabul edilen resmi belgede sahtecilik suçlarına konu evrakın niteliği ile.....Polikliniğinin gizli sahibi olduğu belirlenen sanık ... ile burada çalışan sanık doktor ... ile aynı poliklinikte çalışan diğer sanıklar ... ve ...; ....Tıp Merkezinin gizli sahibi sanık ... ile buranın ortağı olup aynı zamanda burada çalışan sanık Doktor ... ve aynı yerde çalışan sanık Doktor ...'nun sübuta eren resmi belgede sahtecilik eylemlerine konu belgelerin özel poliklinikte düzenlenen reçete, tahlil ve benzeri belgelerden olması ve düzenlenen bu belgelerin kullanılarak kişi veya kişilere haksız bir menfaat sağlanması ve kamu zararını .....rucu nitelik taşıması karşısında eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 210/2. maddesinin ikinci cümlesi delaletiyle aynı Yasanın 204/1. maddesine uyduğu ve bu madde uyarınca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayini,
3- Sanıklar ... ve ...'in, hak sahipleri .... ve .....karnelerine bilgileri dışında gerçeğe aykırı reçete düzenlettirdiği iddia olunmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen zararın toplam 198,41 TL olduğu gözetilmeden temel adli para cezasının fazla belirlenmesi,
4- 5237 sayılı TCK'nun 52. maddesinin 1. fıkrası, 'adli para cezası beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir' şeklinde adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında 'kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir' ve aynı Kanunun 61. maddesinin 8. fıkrasında ise 'adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler gün üzerinden yapılır. Adli para cezası belirlenen sonuç günle kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur' hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmekte olup, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetlerine hükmolunurken temel adli para cezasının öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiği dikkate alınmadan, doğrudan adli para cezası olarak belirlenmesi ve suçun zincirleme biçimde işlendiği kabul edildiği hâlde TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması,
Yasaya aykırı, yerel Cumhuriyet s.....ları, katılan kurumlar vekilleri ile sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi bozulmasına, mahkûm olan sanıklarla ilgili aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,” karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başs.....lığı ise 25.04.2014 gün ve 2014/80229 sayı ile;
“İtiraz Nedenleri:
1-5271 sayılı CMK.nun 147 ve 191. maddeleri uyarınca iddianame okunup sorguya çekilmesi gerekirken kovuşturma aşamasında savunması alınmadan, zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından hükümlülüğüne karar verilen sanık ...'nın ......... ....Eczanesinin fiili sahibi olduğu ve yine savunması alınmadan zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatına karar verilen sanık doktor...... de ......... Devlet Hastanesinde dahiliye uzmanı olarak görev yaptığı, savunması alınmayan bu sanıklar ile birlikte ......... Devlet Hastanesi, ilçedeki sağlık ocakları ve özel polikliniklerde bulunan doktorlar, diş hekimleri, eczacılar, eczane çalışanları ve sağlık personeli ile bazı hastaların, mahkeme gerekçeli kararında vurgulandığı gibi '...sanık ...'nın üzerine atılı resmi evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını doktorlar ..., ..., ...., ..., ... ile birlikte doğrudan doğruya işleyen sıfatıyla suçu irtikap ettiği', sanık ..... ise 'üzerine atılı suçları işlediğine dair tam kanaat verici delil elde edilemediği' kabul edildiği hâlde; yukarıda açıklandığı gibi savunmayı ilgilendiren aykırılıklar bulunduğu, alınacak savunmalar bu sanıklar ile mahkûm olan diğer sanıkların durumlarında değişiklik yapabileceğinden, bildirilen aykırılık giderilip, kanıtlar birlikte değerlendirilip tüm sanıkların hukuksal konumları tartışılarak bir bütün halinde karar verilmesi gerektiği düşüncesinden dolayı, yerel mahkeme kararının bir kısım sanıklar yönünden onanıp, bir kısım sanıklar yönünden bozulmasının yerinde olmadığı, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetine karar verilen tüm sanıklar yönünden başka yönler incelenmeden bozma kararı verilmesi gereklidir.
2- Belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, o belgenin hukuki sonuç .....rabilecek ve ilk bakışta dikkati çekmeyecek biçimde düzenlenerek çok sayıda kişiyi aldatabilecek yetenekte olması ve bu konunun objektif olarak saptanması gerektiği, teknik konularda uzman bilirkişilerden icabında destek alınarak, belgenin nesnel (objektif) olarak aldatma gücünün bulunup bulunmadığının belirlenmesinin ve değerlendirmesinin ise belge ile doğrudan ilişki kuran mahkemeye ait olduğu gözetilerek; gerçek belgeler ile yargılamaya konu sahte olduğu iddia edilen belgeler, bu konularda uzman bilirkişilere gösterilip karşılaştırma yapılmak suretiyle, kâğıt kalitesi, renk, ton, ebat, yazı karakteri gibi niteliklerindeki benzerlik ve ayrılıkları saptanarak yasal unsurları yönünden rapor aldırıldıktan sonra, duruşmaya getirtilip incelenerek yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği taşıyıp taşımadığı tartışılarak, bu değerlendirme duruşma tutanaklarına yansıtılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi ve belge asılları denetime olanak sağlaması bakımından dosya içinde bulundurulması gerekir.
......... ilçesinde bulunan devlet hastanesi, sağlık ocakları ve özel polikliniklerde, tedavi görmeyen veya gördüğü tedavinin dışında, hastaların bilgileri olmadan sağlık karneleri veya yeşil kartlarına sahte reçete düzenlendiği, hastalıkla ilgili olmayan veya gerektiğinden fazla ilaç yazılması eylemlerinden dolayı doktor, diş hekimi, hastane personeli, eczacı, eczane çalışanları ve bazı karne sahipleri hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma kapsamında, sağlık karnelerine veya yeşil kartlarına sahte reçeteler düzenlendiği iddia olunan kişilerin (hastaların) bazılarının hiç dinlenilmediği, bazılarının kendisi yerine yakınlarının dinlenildiği, dinlenilen bir kısım karne sahibinin ise duruşmada beyanlarını değiştirdikleri, bir kısım karne sahibinin reçetelere yazılan ilaçları kullanmadıklarını, bir kısım karne sahibinin ise reçetelere yazılan ilaçları kullanıp kullanmadıklarını hatırlamadıklarını ileri sürdükleri, doktor, diş hekimi, eczacı, eczacı kalfası ve karne sahibi olan sanıkların da aşamalarda değişmeyen savunmalarında, hastaların muayene edilerek ilaçlarının yazıldığı ve bu ilaçların da eczanelerden alındığını ileri sürdükleri, suça konu reçetelerin dosya içerisinde bulunan fotokopilerinde yasal ögelerinin bulunmadığı, ilaçların alındığına ilişkin reçetelerin arka yüzünde bulunan yazı, rakam ve imzaların aidiyeti yönünde gerek karne sahibi ve gerekse ilacı alan akrabaları bakımından grafolojik yönden yazı imza incelemesi de yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. (Örneğin sanık Doktor ...'in düzenlediği iddia olunan ve dosyada bulunan suça konu reçetelerde, ait olduğu resmi kurum kaydı, doktor isim veya kaşesi, kayıt tarihi, protokol numarası içermediği, reçetelerin unsurlarının gözlemlenemediği ve aldatma yeteneklerinin olup olmadığının anlaşılamadığı, yine.....Eczanesini fiilen işleten sanık ... ve .... Eczanesini fiilen işleten ...'ın mahkûmiyetlerine delil olarak gösterilen, karne sahiplerinden ....’ün doktor ... tarafından karnesine 4 kalem ilaç yazıldığı, eşiyle eczane kalfasına ve doktor ....’a gidip bu duruma itiraz ettikleri ve doktor ...'in yazdığı sayfanın yırtıldığı, karne sahiplerinden ....’ın doktor ... ve ...’e hiç muayene olmadığı, karnesini eczaneye bıraktığı, yazılı bulunan ilaçları alıp kullanmadığını bildirdikleri reçetelere dosyada rastlanılamadığı, tarih ve unsurlarını denetlenememiştir......Eczanesinin 01.01.2005-31.12.2005 tarihleri arasında fatura ettiği reçeteler arasında, (....adına .... Sağlık Ocağında Dr. ...’nun düzenlediği 10.10.2005 tarihli reçete dışında, diğer hastalara ait reçetelere rastlanılamamış, SGK Müfettişi..... 07.02.2007 gün ve 02 sayılı raporu da bu tespiti doğrulanmıştır.)
Geçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, dinlenilmeyen karne sahiplerinin sahte olarak düzenlendiği ileri sürülen reçetelerle ilgili açıklayıcı beyanları alınıp, suça konu reçetelerdeki yazı, imza ve rakamların aidiyetinin belirlenmesi bakımından sahtecilik ve grafoloji konusunda uzman bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayanılarak hüküm veren ......... Ağır Ceza Mahkemesinin belirtilen tarih ve sayılı hükmünün bozulması tarafımızdan istenilmesine rağmen, Yüksek 11. Ceza Dairesi anılan tarih ve sayılı kararıyla '...resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .... ..., nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ... ve ... hakkında...' temyiz istemleri yerinde görülmeyerek red edilip anılan sanıklar ve eylemleri yönünden hükmün 'onanmasına' karar verilirken, aynı şekilde hiçbir inceleme yaptırılmayan başka reçetelerle ilgili olarak, sanıklar ...,. ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun resmi belgede sahtecilik, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin hükmün 'bozulmasına' karar vermiştir. Açıklanan gerekçelerle yerel mahkeme kararının bir kısım sanıklar yönünden onanarak, bir kısım sanıklar yönünden bozulmasının yerinde olmadığı, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetine karar verilen tüm sanıklar yönünden eksikliklerin giderilmesi bakımından bozulmasına kararı verilmelidir.
3- .....beyazıt İlçesinde sağlık çalışanlarına yönelik operasyonun Aralık 2005 yılında başlatıldığı, sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına konu belgelerin bir kısmının 2004 ve 2005 yıllarında, bir kısmının ise 2006 yılında düzenlendiğinin iddia edildiği, dosya içerisinde bulunan reçete fotokopilerinden de anılan tarihlerde düzenlenmiş oldukları ve 5237 sayılı TCK.nun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş olması karşısında; zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilen her bir sanık (doktor, diş hekimi, eczacı, eczane çalışanı, sağlık personeli ve sağlık karnesini bilerek kullandırın sigortalı) yönünden suç tarihleri kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenerek, eylemlerin 01 Haziran 2005 tarihinden önceye veya sonraya ilişkin olup olmadığının somutlaştırılması, 765 sayılı TCK dön....de işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilerek, hangi reçetenin, hangi hastayla ilgili olarak, hangi tarihte, hangi doktor, diş hekimi sanık(lar) tarafından düzenlendiği, hangi hastane çalışanı veya sağlık ocağı görevlisinin hangi reçetenin düzenlenmesine ne biçimde katıldığı ve hangi eczane tarafından ve hangi tarihte kime imza karşılığı teslim edildiği ile hangi kuruma fatura edilerek kullanıldığı kuşkuya yer bırıkmayacak biçimde uzman bilirkişilere tespit ettirilmeyen, açıklanıp tartışılmayan .....beyazıt Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili kararının noksan inceleme sonucu verildiği hâlde, bu eksiklikler giderilmeden söz konusu kararın bir kısım sanıklar yönünden onanması, bir kısım sanıklar yönünden ise bozulması yerinde değildir.
4- Anayasanın 141/3, CMK.nun 34 ve 230. maddelerine göre mahkeme kararlarının sanıkları, katılanları, C. S.....sını ve herkesi inandıracak, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve kanıtlara ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, suçun yasal öğeleri, sanıkların eylemlerinin ne olduğu ve kabul edilen olayların karar yerinde gösterilip tartışılması gereklidir. .....beyazıt Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili kararında bu ilkelere uyulmadan, her bir sanığın işlediği kabul edilen suçların yasal öğelerini oluşturan sabit ve gerçekleşmiş sayılan olaylar ayrı ayrı açıklanmadan, suçların ne şekilde işlendiği belirtilmeden, sübut kanıtları gösterilip tartışılmadan gerekçesiz olarak hükümlülüklerine karar verilmiştir.
Örneğin 2 Nolu Sağlık Ocağında idari memur olarak çalışan sanık ... ve aynı yerde ebe olarak çalışan sanık ...'in telefonlarının 16.01.2006 tarihinden itibaren mahkeme kararı ile teknik takibe alındığı ve sanık ...'in .....Eczanesi işletenleri ... ve ... ile karne getirilip-götürme, sayıları ve protokol verilmesi konularında, sanık ...'nin ise..... Eczanesi işletenleri ... ve .....Eczanesi çalışanı ... ile karne getirilip-götürme, sayıları ve protokol verilmesi konularında yaptıkları görüşmelere ilişkin iletişimin tespitleri mevcuttur. Ancak bir takım şekil şartları taşıması, düzenlenen belgelerin somut biçimde belirlenmesi ve kandırma gücünün olması gerekli olan ve teşebbüse olanaklı bulunmayan resmî belgede sahtecilik suçları yönünden, sanıkların hangi belgenin düzenlenmesine, hangi düzeyde katıldıkları, belgelerin yasal unsurları taşıyıp taşımadığı gerekçeli kararda açıklanıp tartışılmamış, sadece iletişimin tespiti tutanaklarına atıf yapılmıştır. Aynı şekilde kendisi, eşi ve oğluna ait sağlık karnesini kullandırdığı gerekçesiyle zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik (5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1) suçundan mahkûmiyetine karar verilen sanık ...'in anılan sağlık karnelerini akrabası olan .....Eczanesine bıraktığı, kamu görevlisi olan doktorlarla veya özel poliklinik doktorlarıyla suça nasıl iştirak ettiği açıklanıp tartışılmadan, bırakılan bu karnelere kamu görevlisi olan doktor veya özel poliklinik doktorunun hangisi tarafından ilaç yazılacağını nereden bildiği değerlendirilmeden, kamu görevlisi olan doktor sanıklar ile birlikte hareket ederek zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Bu nedenlerle gerekçeden yoksun söz konusu yerel mahkeme kararın bir kısım sanıklar yönünden onanması, bir kısım sanıklar yönünden ise bozulması yerinde değildir.
5- Katılan Sosyal Güvenlik Kurumu ve .....beyazıt Mal Müdürlüğü vekillerinin temyiz istemlerinin, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik olduğu kabul edildiği ve 'resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ... ve ... yönünden eleştirili onama kararı verilirken aleyhe temyiz bulunmadığı kabul edildiği hâlde; Yüksek Daire ilamının (L-4) paragrafından 'sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçlarından...' kurulan hükümler yönünden ise ismi ve suçları sıralanan sanıklar hakkında adli para cezası konusunda, yukarıda açıklanan aleyhe temyiz bulunmadığı düşüncesinden dönülerek, anılan sanıklar ve suçlarla ilgili aleyhe bozma yapılarak Yüksek Daire kararı içerisinde çelişkiye neden olunmuştur.
Sonuç ve İstem:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yüksek 11. Ceza Dairesinin 19.12.2013 tarih ve 2012/27973-2013/19536 sayılı resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ... ve ... hakkındaki 'onanmaya' ilişkin kararı ve yine Yüksek 11. Ceza Dairesinin anılan kararının (L-1-2-3-4) başlığı altında ismi geçen sanıklar ..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun resmî belgede sahtecilik, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetlerine ilişkin karar kaldırılarak, .....beyazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 gün ve 2007/81-2008/75 sayılı hükmünün adı geçen sanıklar ve eylemleri yönünden istemlerimiz gibi bozulmasına karar verilmesi” gerektiği görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesince 28.05.2014 gün ve 10875-10448 sayı ile; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
1- İtiraz merciince itirazın reddine karar verilmek suretiyle kesinleşen; sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar,
2- Özel Dairece verilen temyiz ist....in reddine dair kararın konusu olan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ...., ..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...... ve .... hakkında çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlarından, sanıklar ..., ....... ve .... hakkında çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından, sanıklar ......hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümleri,
3- Özel Dairece onanmasına karar verilen; sanıklar ....., .............. ve .... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümleri,
4- Özel Dairece gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilen; sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü,
5- Özel Dairece bozulmasına karar verilen; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar .... ve ..... ..... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümleri,
İnceleme dışı olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına yardımdan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başs.....lığı ile Özel Daire arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;
1- Her bir sanık yönünden mahkûmiyet hükümlerinin gerekçelerinin Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yeterli olup olmadığı,
2- Yasal ve yeterli gerekçe içerdiğinin kabulü hâlinde; inceleme dışı sanıklar ... ve ....'in sorgularının yapılmamasının, itiraza konu sanıkların hukuki durumlarını etkileyip etkilemeyeceği,
3- Özel Daire ilamının "G" bendinde sanıklar ... ve ... hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından eleştirilerek onama kararı verildiği halde; "L-4" bendinde bir kısım sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakları saklı tutularak aleyhe bozma nedeni içerecek biçimde bozulmasına karar verilmesi suretiyle, sanıklar hakkında aleyhe temyiz olup olmadığı hususunda Özel Daire kararında çelişkiye düşülüp düşülmediği,
4- Sanık ...'a atılı resmi belgede sahtecilik ile diğer sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübutu bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığı,
5- Sanık ... dışındaki sanıklar hakkında 765 sayılı TCK hükümlerinin uygulanma imkânının bulunup bulunmadığı,
6- Sanıklar ... ve ...'ın, özel muayeneye ilişkin fatura düzenlemeleri dışında ayrıca görev yaptıkları ......... Devlet Hastanesinde memuriyetlerine istinaden resmi reçete düzenlemiş olmaları nedeniyle eylemlerinin;
a- TCK'nun 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu mu yoksa TCK'nun 210/2. maddesi delaletiyle 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu mu oluşturduğu,
b- TCK'nun 210/2. maddesi delaletiyle 204/1. maddede düzenlenen suçu oluşturduğunun kabulü hâlinde ise, inceleme tarihi itibarıyla dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği,
Hususlarının belirlenmesine ilişkindir.
Uyuşmazlıkların sağlıklı bir hukuki çözüme kavuşturulabilmesi ve uyuşmazlıklar arasındaki bağlantılar da dikkate alınarak konuların daha kolay anlaşılabilmesi için öncelikle 4 ardından 5 numaralı uyuşmazlıklara ilişkin dosya kapsamındaki deliller belirtilecek, diğer uyuşmazlıklarla ilgili hususlar uyuşmazlıkların çözüldüğü başlıklar altında gösterilecektir.
4 Numaralı Uyuşmazlıkla (Sanık ...'a atılı resmi belgede sahtecilik ile diğer sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübutu bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığı) İlgili Deliller:
Bu başlık altında yargılama sürecinden kısaca bahsedilmesinde, sanıklarla ilgili delillerin eczane ve özel poliklinikler baz alınarak belirtilmesinde, kamu görevlisi olan sanık doktorlar (sanık Doktorlar ... ve ..., kamu görevlisi doktorlar olup aynı zamanda özel poliklinikte de çalıştıklarından bu sanıkların kamu görevinden kaynaklı eylemleriyle ilgili deliller de özel poliklinik bağlantılı eylemleri yönünden belirtilen delillerin yanında gösterilmiştir) ve diş hekimleriyle sanıklar ... ve ...'e ilişkin delillerin ayrıca gösterilmesinde yarar bulunmaktadır.
Ağrı ili ve ......... ilçesinde bulunan bazı devlet hastaneleri ile özel polikliniklerde görevli bir kısım doktorlar ile çalışanların, bazı eczane ve medikal firma çalışanlarıyla anlaşarak sağlık alanındaki faaliyetleri kapsamında sivil iştirakçilerin de katılımıyla organize ve sistematik bir şekilde usulsüzlük yaptıkları, sağlık alanındaki kamu ihalelerine fesat karıştırdıkları, kamuyu yüklü miktarda zarara uğrattıkları iddiaları üzerine soruşturma başlatılmıştır.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, ......... Sulh Ceza Mahkemesinin 09.12.2005 tarihli ve 2005/1040 değişik iş sayılı, 30.01.2006 tarihli ve 2006/76 değişik iş sayılı kararları ile telekominikasyon yoluyla iletişimin dinlenilmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine karar verilmiş olup iletişimin tespiti tutanaklarında yer alan konuşma ve SMS (kısa mesaj) kayıtları aşağıda ilgili başlıklar altında gösterilmiştir.
......... Sulh Ceza Mahkemesinin 09.03.2006 tarihli ve 2006/221 sayılı arama ve el koyma kararına istinaden yapılan arama işlemi sonucu 09.03.2006 tarihli olay, yakalama, tespit ve el koyma tutanağı düzenlenmiş olup aşağıda ilgili başlıklar altında ele geçirilen materyaller belirtilmiştir. (Sanık ... hakkında daha önce başlatılan soruşturma kapsamında yapılan arama işl....den ilgili bölümde söz edilmiştir)
Soruşturma kapsamında Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu, Emekli Sandığı Teftiş Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlıklarınca raporlar düzenlenmiş, yine mahkemece adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulundan rapor aldırılmış olup bahse konu raporlardaki tespit ve kanaatlere aşağıda ilgili kısımlarda yer verilmiştir.
......... Kaymakamı;
24.03.2006 tarihli ve 2006/11 sayılı kararı ile; Merkez 1 Nolu Sağlık Ocağı hekimleri olduğu belirtilen sanıklar ..., ... ve ... hakkında sağlık güvencesi kapsamında olan ve 2005 yılında sağlık kurumlarına tedavi amacıyla başvuran hastalar muayene edilmeden bilgileri dışında sağlık karnelerine usulsüz ve gerçeğe aykırı reçeteler düzenleme fiillerinden dolayı,
14.12.2006 tarihli ve 2006/28 sayılı kararı ile; ......... Devlet Hastanesi ve Merkez 1 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan sanıklar ..., ... ve ... hakkında yeşil kart hak sahipleri muayene edilmeden bilgileri dışında sağlık karnelerine reçete düzenleme fiillerinden dolayı,
27.12.2006 tarihli ve 2006/32 sayılı kararı ile; Merkez 1 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan sanık ... hakkında eczanelerden gönderilen sağlık karnelerine hastaları görmeden reçete yazma, Merkez 2 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan sanık ... hakkında muayene etmediği hastalara reçete yazma, ebe olarak görev yapan sanık ... hakkında eczanelerden gönderilen sağlık karnelerine reçete yazdırılmasına yardım etme, hizmetli olarak görev yapan sanık ... hakkında eczaneden gönderilen reçetelerin yazılmasına aracılık etme, ......... Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yapan sanık ... hakkında.....Polikliniğinde muayene ettiği hastalara yapılmadığı hâlde her türlü tetkik ve tahlil yapılmış ve röntgen çekilmiş gibi göstermek suretiyle hazine zararına sebebiyet verme ve karne sahiplerinin bilgisi dışında reçete tanzim etme, doktor olarak görev yapan sanık ... hakkında ortağı olduğu.....Polikliniğine gelen hastalara yapılmadığı hâlde her türlü tetkik ve tahlil yapılmış, röntgen çekilmiş gibi göstermek suretiyle hazine zararına sebebiyet verme ve hastaların bilgisi dışında yeşil kart ve sağlık karnelerine reçete yazma fiilerinden dolayı,
4483 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca soruşturma izni vermiştir.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ilgili deliller (.....Eczanesi bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
14.01.2006 tarihinde saat 13.07'te .....Eczanesinden sanık ... ile ......... Devlet Hastanesinden bir doktor arasındaki telefon görüşmesinde; ....'in "hocam ben .... .....Eczanesi...hocam şey kalmadı elimizde Peditus şurup", doktorun "Peditus...onu ben yazmıyorum zaten Adem yazıyor", ....'in "evet hocam Adem Hocaya söylerseniz Kongest şurup veya Oledro Forza bunlar elimizde yoğunluk hocam", doktorun "ürünler gidiyor değil mi", ....'in "evet hocam kıtır kıtır satıyoruz", doktorun "hocam bak şey olsun ben size destek veriyorum Arif geldiği zaman siz de bana destek verirsiniz", ....'in "tamam hocam",
02.02.2006 tarihinde saat 13.23'te .....Eczanesinden sanık ... ile .... Eczanesinden sanık ... arasındaki telefon görüşmesinde; Ercan'ın "...240 milyon gönder senin karnelerini alayım", ....'in "240 vallahi yoktur, 150 milyonum var...150 göndereyim üstünü sen tamamla...ben şimdi 150 milyon ....'e verip gönderiyorum", Ercan'ın "abi 240 gönder...senin karnelerin kalsın bana ne", ....'in "...ben şimdi ....i gönderiyorum gelsin alsın", Ercan'ın "karnelerin yirmi dokuz buçuk gün kaldı...hatırlıyor musun 60-70 taneydi...senin karnelerin az kalmış benim başıma iş açmıştı...yaklaşık 40 tane hazırlayayım mı?", ....'in "evet..ben de 40 tane hazırlayayım", (Konuşmanın devamında .....Eczanesinden ....'in telefonla konuşmaya başladığı) Ercan'ın "240 milyon al...gel karneleri alalım...parayı eksik getirirsen karneleri eksik alırız",
03.02.2006 tarihinde saat 10.28'de .....Eczanesinden sanık ... ile .... Eczanesinden kim olduğu belli olmayan şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; şahsın "Nusret Bey, .....'ın karnesini ne yaptınız?", ....'in "oğlum depoda", şahsın "yok depoda Ferruh'a diyorum Ferruh diyor yok", ....'in "...kapat ben geliyorum...",
06.02.2006 tarihinde saat 07.44'de .....Eczanesinden sanık ... ile yine .....Eczanesinden başka bir şahıs arasındaki görüşmede; şahsın "..... buldun", .....'ın "yok ya burada değil", şahsın "nasıl orada değil", .....'ın "karnesini çoktan beri götürmüş küçük çocuğunki burada var", şahsın "..... onları ben kendim bıraktım", .....'ın "tamam bırakmışsın dışarıda ya da eczanededir burada değil...", şahsın "dışarıda kimde karnemiz var", .....'ın "bilmiyorum bir Tekin'gilde var", şahsın "dışarıda karnemiz var dışarıda", .....'ın "söyle .... bir listeye baksın, bir listeye bak",
07.02.2006 tarihinde saat 09.39'da .....Eczanesinden kim olduğu belli olmayan bir şahıs ile Adnan isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; Adnan'ın "ilacı göndereceğim de", şahsın "vallahi onu ben sordum uzman istiyor...artık sen yazdırırsın yeşil kartı getirirsin buraya", Adnan'ın "yeşil karta değil sağlık karnesine...", şahsın "SSK olmaz, yeşil karta yazdırırsın, SSK yok bizde...sen bir tane yeşil kart getir biz yazdıracağız onu", Adnan'ın "kendi yeşil kartımı getirsem olur mu", şahsın "tamam tamam",
07.02.2006 tarihinde saat 15.32'de Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........ile .....Eczanesinden açık kimlik bilgileri belli olmayan bir şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; .....'ın "Ben ....., ....'dan arıyorum da...sizin burda karneleriniz var...onu aldırsanız", şahsın "tamam",
08.02.2006 tarihinde saat 08.46'da .....Eczanesinden sanık ... ile Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........arasındaki telefon görüşmesinde, ....'in "Ben .... buyurun", .....'ın "Ben ....., .... sizin karneler hazır...gelip alın", ....'in "tamam", .....'ın "Bir de hani sen demiştin ya bir karne size getireceğim sevki var da karnesi yoktu...o ne oldu?", ....'in "Onu ben şimdi uğrayacağım adama ben birazdan haber veririm size",
08.02.2006 tarihinde saat 13.40'da .....Eczanesinden sanık ... ile inceleme dışı sanık .........arasındaki telefon görüşmesinde; .....'ın "Nusret abi sizin burada karneleriniz var ya ....'dan arıyorum ben", ....'in "aldırayım hemen", .....'ın "şey sabahleyin telefon açtım kimse gelmedi...bize kızıyorlar kalmasın diye", ....'in "..... hanım, hemen gönderiyorum",
08.02.2006 tarihinde saat 14.46'da .....Eczanesinden sanık ... ile 2 Numaralı Sağlık Ocağından hemşire .... arasındaki telefon görüşmesinde; ....'in "abla karneyi getirdin mi?", ....'in "yok getirmedim, 15.30'da getireceğim", ....'in "şimdi yanında mı abla karne", ....'in "yanımda", ....'in "abla ben gelip alayım onu...", ....'in "...tamam gel" ,
09.02.2006 tarihinde saat 12.49'da .....Eczanesinden sanık ... ile kimlik bilgileri belli olmayan bir şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; şahsın ".... abi, ....'i arasana", ....'in "niye", şahsın "hangi karneyi istedi?", ....'in "tamam, sana söylemedi mi", şahsın "söyledi de burada bir sürü karne var ismini unuttum", ....'in "tamam",
09.02.2006 tarihinde saat 12.50'de .....Eczanesinden sanıklar ... ile ... arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, ....'in ".... sen hangi şeyi istemişsin .....'tan", ....'in "Sebahat Nazlı var ya onun karnesini getirsin.......'da bekliyorum", ....'in "tamam",
09.02.2006 tarihinde saat 13.30'da .....Eczanesinden sanık ... ile .... isimli şahıs arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde; ....'in "ula şerefsiz bizim karneler ne oldu...bizim emanetler sende ne oldu?", ....'in "getirdim.......'e vermiştim", ....'in "hangi ....?", ....'in "sizin ....", ....'in "bizim .......aldı onları", ....'in "he he", ....'in "tamam hadi kendine iyi bak",
Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........ile .....Eczanesinden sanık ... arasında, 10.02.2006 tarihinde saat 09.54'te gerçekleşen görüşmede; ....'in "benim bir sevkim var. 06.02.2006 sevkim varda, karnesi yoktu işleme koyarsan karneyi birazdan", .....'ın "sevki ben sana gönderdim", ....'in "sevk bende işleme koy tarihi geçmesin sevkin tarihi geçerse benden gider, bugün protokol son saate kadar ayır", .....'ın "8 tane"; 16.02.2006 tarihinde saat 13.11'de gerçekleşen görüşmede ise; ....'in "..... hanım ile görüşecektim", .....'ın "efendim", ....'in "kolay gelsin, bizim bir karnemiz vardı hazır oldu mu?", .....'ın "bir bakayım ...., hazır", ....'in "tamam",
16.02.2006 tarihinde saat 08.50'de sanık ... ile 2 Nolu Sağlık Ocağından sanık ... arasındaki görüşmede; ....'in "Karneleri getirmiş, tek tek veriyor, akşam bir iki tane isim yazmışım, o listeyi de bırakıp atmışlar, sabah 6'da açıp gelenleri yırtmışlar, ben de .... abiye dedim kabul etme, yukarıda tartışıyorlar, birer tane istiyor, biliyorsun bizimki de yüklü, ben dedim birer birer alayım bitireyim onu ne yapayım, dosyam yanımda ya abi, ben dün rica ettim bu sabah da ettim, bakalım ne yapalım", ....'in "tamam senin emanetler burada zaten",
20.02.2006 tarihinde saat 14.57'de..... isimli bir şahıs ile .....Eczanesinden sanık ... arasındaki görüşmede;.....'in "...ben şeyi söyleyecektim, siz bizim borcu indirdiniz mi yoksa öyle duruyor mu?", ....'ın "indiriyoruz abla ne demek öyle şey olmaz",.....'in "ne demek diyorsunuz ama unutuyorsunuz galiba", ....'ın "yo yo unutmayız ya ne olacak",.....'in "ha takip edelim de ona göre .... abi ...da vermişti bir ara sevk, ben de vermiştim, sen onları bir düşsene", ....'ın "he düşeceğiz de zaten biliyorum onları",.....'in "...ha bir de .... değil, .... değil başka çocuk bana dedi ki 'sana Clean and Clear getirecekti...' he getirmiş mi acaba", ....'ın "..... mı?",.....'in "hı hı", ....'ın "..... ...o da burda değil gelsin bir söyleyeyim...kendisine",.....'in ".... abi sen bana söylesen yarın uğrayıp alayım o zaman olur mu?", ....'ın "tamam abla",
23.02.2006 tarihinde saat 17.06'da .... Eczanesinden sanık ... ile .....Eczanesinden sanık ... arasında geçen görüşmede; ....'in "ben o on torbayı getireyim mi?", ....'in "getir getir", ....'in "tamam hoşçakal",
24.02.2006 tarihinde saat 11.19'da .... Eczanesinden sanık ... ile .....Eczanesinden .... isimli şahıs arasındaki görüşmede; ....'in "biz dün biraz emanet Nusret'e vermiştik,.... var içinde, o bizimkidir, demek ki adam gelmiş onu istiyor", ....'in "bıraktığımız yer sahibinin namaza gitmesi nedeniyle kapalı",
27.02.2006 tarihinde saat 11.48'de .....Eczanesinden sanık ... ile .... Eczanesinden.....isimli şahıs arasında geçen görüşmede, ....'ın "Salih beye söyle yumurtalar hazır, yani biri gelsin yumurtaları alsın", Nuri'nin "tamam abi",
01.03.2006 tarihinde saat 12.00'de .....Eczanesinden sanık ... ile 2 Numaralı Sağlık Ocağından sanık ... arasındaki telefon görüşmesinde, ....'in "5 tane karne var burada almışım, hepsi de ilaçtır...nasıl ulaştırsaydık sana", ....'in "ben .... abiyi gönderiyorum...öğleden sonra göndersem", ....'in "hemen getirebilir mi?...", ....'in "tabi tabi hemen getirir, yalnız öğleden sonra....... bey şimdi yok", ....'in "tamam bak unutmayasın ha",
01.03.2006 tarihinde saat 13.12'de .....Eczanesinden sanık ... ile yine .....Eczanesinden diğer bir şahıs arasındaki görüşmede; şahsın "neredesin sen?", .....'ın "depoda", şahsın "ne yapıyorsun", .....'ın "karne ayırıyorum", şahsın "ben sana demedim mi bana sigara getir", .....'ın "sigaran bendedir", şahsın "çabuk hadi", .....'ın "geliyorum",
01.03.2006 tarihinde saat 13.15'te .....Eczanesinden sanık ... ile 2 Numaralı Sağlık Ocağından sanık ... arasındaki telefon görüşmesinde, ....'in "5 tane karne vardı ilaç", ....'in "tamam birazdan ....'ı göndereceğim, .... gelsin, ben yollayayım getirsin vereyim", ....'in "tamam",
01.03.2006 tarihinde saat 17.34'te .....Eczanesinde çalışan sanıklar ... ile ... arasındaki telefon görüşmesinde; ....'in "...., ben .... ne yapıyorsun?", ....'ın "evdeyim", ....'in "...sizin eve, Sezol iğne getirdiler ya, onların kupürlerini al, bizim eve bırak, tamam şimdi çabuk bırak benim işim var onlarla", ....'ın "tamam",
03.03.2006 tarihinde saat 09.28'de .....Eczanesinden sanık ... ile 2 Numaralı Sağlık Ocağından sanık ... arasındaki telefon görüşmesinde; Halise'nin "bana birini yolla sana iki tane yazılı karne yollayacağım", ....'in "tamam abi birazdan yollarım abla", Halise'nin "ha yalnız bak elimde birkaç tane daha var, onları da sen yazdıracaksın değil mi...bugün yazdırabilirsen yollayacağım", ....'in "bugün biraz zor abla bugün yazdıramam",
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
09.03.2006 tarihli olay, yakalama, tespit ve el koyma tutanağına göre; sanık Doktor ...'ın ika....de, ....'ın yeşil kart sağlık karnesinin, sanık ...'in ika....de de, 3.352 adet boş ilaç kutusu ile fiyat kupürleri çıkarılmış 104 adet ilacın ele geçirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan, ..... Eczanesince fatura edilen ve hak sahiplerinin içeriğinde yazılı ilaçları almadığını söyledikleri reçeteleri gösteren listede;
a) 2 Nolu Sağlık Ocağından sanık Doktor ...'ın;.....'ün sağlık karnesine 25.05.2005 tarihli ve 3824 protokol numaralı, .....'ün sağlık karnesine 25.05.2005 tarihli ve 3825 numaralı, ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine 15.10.2005 tarihli ve 5125 protokol numaralı, .....'ın sağlık karnesine 10.09.2005 tarihli ve 3443 protokol numaralı, Güverçin .....'ın sağlık karnesine 10.09.2005 tarihli ve 3442 protokol numaralı, Yücel .....'ın sağlık karnesine 16.03.2005 tarihli ve 784 protokol numaralı, yine ......'ın sağlık karnesine 09.03.2005 tarihli ve 298 protokol numaralı,
b) 1 Nolu Sağlık Ocağından sanık Doktor ...'ın;.....'ün sağlık karnesine 10.06.2005 tarihli ve 7733 protokol numaralı, .....'ün sağlık karnesine 10.06.2005 tarihli ve 7737 protokol numaralı, ......'ın sağlık karnesine 18.01.2005 tarihli ve 653 protokol numaralı, Memet İsmailoğulları'nın sağlık karnesine 20.07.2005 tarihli ve 9493 protokol numaralı, .....'nın sağlık karnesine 19.07.2005 tarihli ve 9361 protokol numaralı,
c) ......... Devlet Hastanesinden sanık Doktor ...'in; ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine 09.12.2005 tarihli ve 171379 protokol numaralı,
d) ......... Devlet Hastanesinden sanık Diş Hekimi ...'nun; ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine 24.10.2005 tarihli ve 146300 protokol numaralı, 08.10.2005 tarihli ve 138315 protokol numaralı,
e) ......... Hastanesinden Doktor ....'ın; ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine 16.02.2006 tarihli ve 215620 protokol numaralı,
Reçeteleri düzenledikleri bildirilmiştir.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; ".....Eczanesi" başlığı altında 20 adet reçetenin incelendiği, bu reçetelerden 9 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalar ..... ....oğulları, ....., ......, ......., ....., ..... ve.....'ün sağlık karnelerine 1'er adet) sanık Doktor ...'ın, 5 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalar ....., .... İsmaioğulları, ......, ..... ve.....'ün sağlık karnelerine 1'er adet) sanık Doktor ...'ın, 2 adedini (Bağ-Kur'a tabi hasta ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine) sanık Diş Hekimi ...'nun, 1 adedini (Bağ-Kur'a tabi hasta ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine) sanık Doktor ...'in, 1 adedini (Bağ-Kur'a tabi hasta ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine) Doktor ....'ın, 1 adedini (Yeşil kartlı hasta ....'ın sağlık karnesine) 1316 diploma numaralı doktorun, 1 adedini (Yeşil kartlı hasta ....'ın sağlık karnesine) sanık Doktor ...'nun düzenledikleri, bahse konu 20 adet reçeteden dolayı kurumların zararının 1.318 TL olduğu belirtilmiştir.
İnceleme dışı sanık ....'ın muayene olduktan sonra 28.12.2005 tarihinde .... Eczanesinde bıraktığını belirttiği, daha sonra da sanık Doktor ...'ın evinde yapılan aramada ele geçirilen yeşil kart sağlık karnesinin ikinci sayfasına 14.01.2006 tarihinde, üçüncü sayfasına da 26.01.2006 tarihinde reçete düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Tanıklardan;
...müfettişlikte; kendisinin ve ailesinin sağlık karnesinin .....Eczanesinde kaldığı zamanlar olduğunu, kendisinde tansiyon, oğlu ....'da epilepsi rahatsızlıklarının bulunmadığını, bu rahatsızlıklar ile ilgili olarak kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 20.07.2005 tarihli ve 9493 protokol numaralı, oğlu ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 19.07.2005 tarihli ve 9362 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçları kendilerinin yazdırmadıklarını, sağlık karneleri eczanede kalınca bahse konu reçetelerin eczanece yazdırılmış olabileceğini, reçetelere atılan imzaların kendilerine ait olmadığını,
S.....lıkta; .....Eczanesinin sahibini ... olarak bildiğini, sağlık karnelerini eczaneye kendilerinin bırakmadıklarını,
Muhammet İkram Müftüoğlu müfettişlikte; ilaç aldığı sırada sistemden kaynaklanan arıza ya da elektrik kesintisi nedeniyle sağlık karnesinin bazen eczanede 1-2 saat süreyle kaldığını, eşi .....'nun sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen ve .....Eczanesi tarafından fatura edilen 11.10.2005 tarihli ve 9738 protokol numaralı reçetedeki ilaçların kendileri tarafından alınmadığını ve eşi tarafından kullanılmadığını, ilaçların alındığına dair atılan imzanın da kendisine, eşine ya da bir yakınına ait olmadığını,
..... müfettişlikte; kendisinin ve kardeşi .....'ün sağlık karnelerini .........'ta öğretmenlik yapan teyzelerinin kızı .....'ya sivilce ilacı yazdırması için bıraktıklarını ve sağlık karnelerinin 10-15 gün ....'da kaldığını, kendilerinin ilaçlarını ..... ilçesinden aldığını, .........'a muayene olmaya ya da ilaç yazdırmaya gitmediklerini, .....Eczanesinden hiç ilaç almadıklarını, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 25.05.2005 tarih ve 3824 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 10.06.2005 tarih ve 7733 protokol numaralı reçeteler ile kardeşi .....'ün sağlık karnesine sanık Doktor Korkmaz tarafından düzenlenen 25.05.2005 tarihli ve 3825 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 10.06.2005 tarihli ve 7737 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçların kendisi ya da kardeşi tarafından alınmadığını ve kullanılmadığını, ilaçların alındığına dair imzaların da kendilerine ait olmadığını,
..... müfettişlikte; .....Eczanesi tarafından fatura edilen ve kızı ......'ın sağlık karnesine düzenlenen 18.01.2005 tarihli ve 653 protokol numaralı, 09.03.2005 tarihli ve 298 protokol numaralı, oğlu .....'ın sağlık karnesine düzenlenen 27.05.2005 tarihli ve 3930 protokol numaralı, oğlu Yücel .....'ın sağlık karnesine düzenlenen 16.03.2005 tarihli ve 784 protokol numaralı, yine eşi Güverçin .....'ın sağlık karnesine düzenlenen 10.09.2005 tarihli ve 3442-3443 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçların kendileri tarafından alınmadığını ve kullanılmadığını, ilaçların alındığına dair imzaların da kendilerine ait olmadığını,
Memet İsmailoğulları müfettişlikte; kendisinin ve ailesinin sağlık karnelerinin .....Eczanesinde kaldığı zamanların olduğunu, kendisinde tansiyon, oğlu ....'da epilepsi rahatsızlıklarının olmadığını, tansiyon ilaçlarının yazılı olduğu kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 20.07.2005 tarihli ve 9493 protokol numaralı reçete ile epilepsi ilaçlarının yazılı olduğu oğlu ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 19.07.2005 tarihli ve 9361 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçların kendileri tarafından yazdırılmadığını ve .....Eczanesinden alınmadığını, reçetelerdeki ilaçların alındığına dair imzaların kendilerine ait olmadığını,
..... ....oğulları müfettişlikte; zaman zaman eczanede kalan sağlık karnesinin kaybolduğunu ve bununla ilgili olarak 29.08.2005 tarihinde kayıp ilanı verdiğini, .....Eczanesi tarafından fatura edilen reçetelerden sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 15.10.2005 tarihli ve 5125 protokol numaralı reçetenin kaybettiği karneye ait olduğunu, yine .....Eczanesi tarafından fatura edilen ve ......... Devlet Hastanesinin Acil Servisinde sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 09.12.2005 tarihli ve 171379 numaralı, sanık Diş Hekimi ... tarafından düzenlenen 08.10.2005 tarihli ve 138315 protokol numaralı, 24.10.2005 tarihli ve 136300 protokol numaralı reçetelerden de haberi olmadığını, ......... Devlet Hastanesine muayene olmaya ya da ilaç yazdırmaya gitmediğini, bahse konu reçetelerdeki ilaçları almadığını ve kullanmadığını, reçetelerdeki ilaçların alındığına dair atılan imzaların kendisine veya yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; bahsedilen dönemlerde doktora ya da özel polikliniğe gitmediğini, eşi kanser hastası olduğundan kendi sağlık karnesine eşinin ilaçlarını yazdırmış olabileceğini,
Beyan etmişlerdir.
İnceleme dışı sanık ....; 28.12.2005 tarihinde ......... Devlet Hastanesine bacağındaki ağrı ve idrar yollarındaki rahatsızlık için gittiğini, kendisini erkek bir doktorun muayene ederek reçete düzenlediğini, ilaçlarını almak için .... Eczanesine gittiğini, kendisinden ilaç yüzdesi olarak 7 TL istediklerini, parası olmadığını söylemesi üzerine "bu parayı getir, sağlık karneni al" dediklerini, sağlık karnesinin yaklaşık 15 gün boyunca .... Eczanesinde kaldığını, sağlık karnesini .... Eczanesine bıraktığında daha kendisi gitmeden karnesine ilaçlar yazıldığını, bu ilaçları kendisinin yazdırmadığını, sanık Doktor ...'ı tanımadığını, sağlık karnesinin içerisinde bulunan not kâğıdına yazılı ilaçlardan haberinin olmadığını ifade etmiştir.
Sanıklardan;
... s.....lıkta; suçlamaları kabul etmediğini, kalfa olarak çalıştığı .....Eczanesinin aynı zamanda sahibi olduğunu, eczacının ..... olduğunu, yapılan aramada ele geçirilen kupürlerin hepsinin reçetelerin arkasına tutturulmuş olduğunu, iletişimin tespiti tutanaklarında geçen görüşmeleri hatırlamamakla birlikte 16.02.2006 tarihinde 2 Nolu Sağlık Ocağında çalışan sanık ... ile konuşmasında geçen .... isimli şahsın sanık ...'ın bir tanıdığı olduğunu, muhtemelen eksik kalmış bir ilacın alınması hususunun konuşulduğunu, 14.02.2006 tarihinde .... Eczanesiyle arasında geçen konuşmanın eczanelerin birbirlerinden aldıkları ilaçlardan kaynaklı borçlarla ilgili olduğunu,
Mahkemede farklı olarak; .....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığını, eczanenin sahibinin ..... olduğunu, sanık ... ile yaptığı görüşmelerin içeriğini tam olarak bilmediğini, sanık ... ile yaptığı görüşmeyi, yine .... Eczanesinden sanık ... ile yaptığı içerisinde 40 sağlık karnesinin geçtiği görüşmenin içeriğini hatırlayamadığını, s.....lıkta .....Eczanesinin kendisine ait olduğunu söylemediğini,
...; atılı suçlamaları kabul etmediğini, .....Eczanesinde çalışmadığını, o dönemde .....Eczanesinde kalfa olarak çalışan ağabeyi ...'i görmek amacıyla .....Eczanesine gittiğini, eczanenin sabit telefonuna bakıp müşterilerle görüşmediğini,
... s.....lıkta; atılı suçlamayı kabul etmediğini, .....Eczanesinde işçi olarak çalıştığını, .....Eczanesinin sahibinin sanık ..., eczacısının da ..... olduğunu, iş yerinde ele geçirilen ilaç kupürleriyle ilgisinin olmadığını, bu konuyu sanıklar .... ve ....'in bileceklerini, 02.02.2006 tarihinde sanık ... ile arasında geçen görüşme ile 09.02.2006 ve 24.02.2006 tarihli görüşmeleri hatırlamadığını, 01.03.2006 tarihli görüşmede beş karneden değil iki karneden söz edildiğini, bu karnelerin sanık ...'in yeğenlerinin karneleri olduğunu, görüşmenin de 2 Numaralı Sağlık Ocağında yapılan muayeneye istinaden yazılan ilaçların alımına ilişkin olduğunu, patronlarının vermiş olduğu talimatları yerine getirdiğini,
Mahkemede farklı şekilde; s.....lıkta sanık ...'in eczanenin gerçek sahibi olduğunu söylemediğini,
... s.....lıkta; .....Eczanesinde kalfa tezgahtar olarak bir yıldır çalıştığını, ... ile ...'in de aynı eczanede kalfa olarak çalıştıklarını, eczanenin .....'na ait olduğunu, Ayşe'nin bir ara İstanbul'a gittiğini, Ayşe'nin yokluğunda işleri umumi vekaletname ile kalfa olan sanık ...'in takip ettiğini, eczaneye ait depoda ele geçirilen sağlık karnelerinin ne maksatla bulundurulduğunu hatırlamadığını, sadece müşteriler ile ilgilendiğini, atılı suçları işlemediğini,
Mahkemede; işçi olarak çalıştığı .....Eczanesinin sahibinin ..... olduğunu, kendisine yeşil kart çıkarmak istediğinden ...’a telefonda tanıdığının olup olmadığını sorduğunu, konuşmada geçen para meselesinin ise Ağrı’ya gidecek olan ve kendisine yardım edecek olan şahsın yol parası ile ilgili olduğunu,
... s.....lıkta; atılı suçlamayı kabul etmediğini, .....Eczanesinden günlük 3 veya 5 TL alarak geçimini sağladığını, eczanenin sahibinin ..., bildiği kadarıyla eczacısının da ..... olduğunu, iletişimin tespiti tutanağında bahsi geçen deponun ilaçların bulunduğu yer olduğunu, eczaneye gelen müşterilerin sağlık karnelerinin kaybolmasının önlenmesi amacıyla bu depoya götürüldüğünü,
Mahkemede; hastaların reçetelerinde yazılı bir kısım ilaçlar eksik olduğunda sağlık karnelerini eczanede bıraktıklarını, ilaçları t.... edip öyle verdiklerini, hastaların rızası dışında sağlık karnelerine ilaç yazdırmadıklarını,
...; suçlamaları kabul etmediğini, öğrenci olduğunu, boş zamanlarında .....Eczanesinde ayak işlerine baktığını, eczanedeki lüzumsuz ilaçları, yine yakmak için boş ilaç kutularını eve götürdüğünü,
...; 2 Nolu Sağlık Ocağında idari memur olarak çalıştığını, sanık ... ile olan telefon görüşmesinin ....'in yakın akrabalarının yeşil kartlarının çıkıp çıkmadığına ilişkin olduğunu, görüşmelerde geçen "emanet"ten kastının çocukları için yazdırdığı ilaçlar olduğunu, sanık ... ile olan görüşmesinde de ....'in şahsi dosyası için ne kadar masraf yapıldığını konuştuklarını, sanık ... ile olan görüşmesinde geçen sağlık karnelerinin de yeğenlerine ait sağlık karneleri olduğunu, yeğenlerine ait 2 adet sağlık karnesi olmasına rağmen eczanenin dikkatini çekmek için görüşmede 5 adet sağlık karnesinden söz ettiğini,
... s.....lıkta; .....Eczanesinden sanık ... ile fakir hastalara ilaç t....i hususunda görüştüğünü,
Mahkemede; ......... 2 Nolu Sağlık Ocağında ebe olarak çalıştığını, doktorlar ile eczaneler arasında aracılık yapmadığını, kimsenin karnesini evinde ya da iş yerinde alıkoymadığını, kendi rahatsızlıkları için .....Eczanesinden aldığı ilaçlar nedeniyle biriken borçlarını öğrenmek amacıyla sanık ... ile görüştüğünü,
Savunmuşlardır.
Sanık ...'le ilgili deliller (Ürün Eczanesi bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
23.01.2006 tarihinde saat 11.47'de.... Eczanesinden sanık ... ile.....Polikliniğinden sanık ... arasındaki telefon görüşmesinde; Barış'ın "sen bize bir emanet getirecek misin?", Yusuf'un "İbrahim Erzurum'da kalmış, işiniz saat 5'te tamamdır, yüzde yüz senin paran hazırdır, ben bir şeyler hazırlayayım mı sana?", Barış'ın "şimdi hocalarla konuşmuşuz, öğleden sonra bakalım ne olacak?", Yusuf'un "25-26-27 tane vardır, ben sana getireyim, paranda şey yapma, İbrahim yoldadır, paran bugün garantidir, yalnız doktorla konuş 30 tanemiz vardır ha", Barış'ın "tamam"
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
09.03.2006 tarihli olay, yakalama, tespit ve el koyma tutanağına göre;.... Eczanesinde, muhtelif ilaçlara ait 32 adet ilaç fiyat kupürünün ele geçirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan,.... Eczanesince fatura edilen ve hak sahiplerinin içeriğinde yazılı ilaçları almadığını söyledikleri reçeteleri gösteren listede;
a) Sanık Doktor ...'nun; Nazile .....'ın sağlık karnesine 09.08.2005 tarihli ve 3700 protokol numaralı, 25.07.2005 tarihli ve 2831 protokol numaralı, .... .....'nın sağlık karnesine 01.08.2005 tarihli ve 3158 protokol numaralı, 15.06.2005 tarihli ve 1098 protokol numaralı, .... ....'ın sağlık karnesine 06.07.2005 tarihli ve 2133 protokol numaralı,
b) Sanık Doktor ...'ın; Nazile .....'ın sağlık karnesine 13.09.2005 tarihli ve 9112 protokol numaralı, ....'un sağlık karnesine 10.10.2005 tarihli ve 9748 protokol numaralı, 12.12.2005 tarihli ve 3051 protokol numaralı, 19.01.2006 tarihli ve 801 protokol numaralı, 07.02.2006 tarihli ve 1609 protokol numaralı,
c) Sanık Doktor ...'ın; .... .....'nın sağlık karnesine 05.04.2005 tarihli ve 4688 protokol numaralı, .....'nın sağlık karnesine 08.04.2006 tarihli ve 4692 protokol numaralı, .... ....'ın sağlık karnesine 19.09.2005 tarihli ve 11511 protokol numaralı, ....'un sağlık karnesine 05.09.2005 tarihli ve 10731 protokol numaralı,
d) Sanık Doktor ...'nın; ....'un sağlık karnesine 21.09.2005 tarihli ve 5758 protokol numaralı, 19.01.2006 tarihli ve 801 protokol numaralı,
Reçeteleri düzenledikleri bildirilmiştir.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; "Ürün Eczanesi" başlığı altında 18 adet reçetenin incelendiği, bu reçetelerden 5 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalardan Nazile .....'ın sağlık karnesine 1 adet, ....'un sağlık karnesine 4 adet) sanık Doktor ...'ın, 4 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalardan ....'un sağlık karnesine 1 adet, .... .....'nın sağlık karnesine 1 adet, .....'nın sağlık karnesine 1 adet, .... ....'ın sağlık karnesine 1 adet) sanık Doktor ...'ın, 2 adedini (Bağ-Kur'a tabi hasta ....'un sağlık karnesine) sanık Doktor ...'nın, 1 adedini sanık Doktor ...'in (Emekli Sandığı'na tabi hasta .....'un sağlık karnesine), 6 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalardan ....'un sağlık karnesine 1 adet, Nazile .....'ın sağlık karnesine 2 adet, .... .....'nın sağlık karnesine 2 adet, .... ....'ın sağlık karnesine 1 adet) sanık Doktor ...'nun düzenledikleri, bahse konu 18 adet reçeteden dolayı kurumların zararının 1.624,04 TL olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
.... müfettişlikte; kendisinde hiper tansiyon rahatsızlığı olmadığını, kendisinin sağlık karnesine düzenlenip.... Eczanesi tarafından fatura edilen ve hipertansiyon ilaçlarının da yazılı olduğu 25.06.2009 tarihli ve 4717 protokol numaralı, 27.06.2005 tarihli ve 1307 protokol numaralı, 05.09.2005 tarihli ve 10731 protokol numaralı, 21.09.2005 tarihli ve 5758 protokol numaralı, 10.10.2005 tarihli ve 9748 protokol numaralı, 12.12.2005 tarihli ve 3051 protokol numaralı, 19.01.2006 tarihli ve 801 protokol numaralı, yine 07.02.2006 tarihli ve 1609 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçları kendisinin doktora yazdırmadığını ve bahse konu ilaçları alıp kullanmadığını, ilaçların alındığına dair reçetelere atılan imzaların kendisine ya da yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; sağlık karnesinde yazılı ilaçların tamamını alıp kullandığını, ilaçlarını.... Eczanesinden aldığını, müfettişin kendisine reçeteleri gösterdiğini ancak doktorun ne yazdığını anlamadığını, reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını, bazen yanında çalışan çocukların eczaneden aldığını, imzaların onlara ait olabileceğini,
.... .... müfettişlikte; kendisinde hipertansiyon rahatsızlığı bulunmadığını, sağlık karnesine düzenlenip.... Eczanesi tarafından fatura edilen ve hipertansiyon ilaçlarının da yazılı olduğu 27.06.2005 tarihli ve 1437 protokol numaralı, yine 19.09.2005 tarihli ve 11511 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçların tarafından doktora yazdırılmadığını ve eczaneden alınıp kullanılmadığını, ilaçların alındığına dair reçetelerde atılı imzaların kendisine ya da yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu, tansiyon hastası olup olmadığını bilmediğini, okuma yazmasının olmadığını, ilaç yazıldığında gidip aldığını ancak ne ilacı olduğunu bilmediğini, her ne kadar reçetelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını söylemiş ise de reçetelerde imza olmadığını gördüğünü, ifadesini okumadan imzaladığını,
.... ..... müfettişlikte; kendisinde ve oğlu .....'da mide rahatsızlığı olmadığını ve mide ilacı kullanmadıklarını,.... Eczanesi tarafından fatura edilen ve mide ilacının da yazılı olduğu kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 08.04.2005 tarihli ve 4688 protokol numaralı reçete ile oğlu .....'nın sağlık karnesine düzenlenen 08.04.2005 tarihli ve 4693 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçların kendileri tarafından yazdırılmadığını, eczaneden alınmadığını ve kullanılmadığını, reçetelerdeki ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ve yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; genelde halsizlik, mide bulantısı ve depresyon rahatsızlıklarından dolayı hastaneye gittiğini, ilaçlarını rastgele eczanelerden aldığını, eczanelerde ilaç bulunmadığı zamanlarda sağlık karnesini bir iki saatliğine bıraktığını, müfettişin kendisine gösterdiği 2 adet reçeteyi ve reçetelerdeki imzaları hatırlamadığını,
..... müfettişlikte; .... .....'nın kardeşi olduğunu, kardeşi ....'te hipertansiyon rahatsızlığı bulunmadığını, kardeşinin sağlık karnesine düzenlenip.... Eczanesi tarafından fatura edilen ve hipertansiyon ilaçlarının da yazılı olduğu 15.06.2005 tarihli ve 1098 protokol numaralı, yine 01.08.2005 tarihli ve 3158 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçların kendileri tarafından alınmadığını ve kullanılmadığını, atılan imzanın kardeşi ....'e ve yakınlarına ait olmadığını,
Beyan etmişlerdir.
Sanık ...;.....Polikliniğinde laborant olarak çalıştığını,.... Eczanesinde çalışan sanık ...'le yaptığı telefon görüşmesinin aralarındaki borç ilişkisinden kaynaklı olduğunu,
Sanık ...; 5-6 yıldır.... Eczanesinde çalıştığını, eczaneye temizlikçi olarak girdiğini, zaman içinde işi öğrendiğinden eczanenin kalfası olan ..... .....'a yardımcı olmaya başladığını, eczanenin sahibi olan Nurhan Ünlü'nün sürekli eczanenin başında olmadığını ve ......... ile M.... arasında gidip geldiğini,.....Polikliniğinden ... ile telefon görüşmesinin aralarındaki alacak borç ilişkisinden kaynaklandığını, eczanede ele geçirilen ilaç fiyat kupürlerinin sevk yaptırmadan acilen gelen hastalara verilen ilaçlara ait olduğunu, bu kişilerden bazılarının sevk getirmeyi unutmaları nedeniyle ilaç fiyat kupürlerinin eczanede kaldığını, atılı suçları işlemediğini,
Savunmuşlardır.
Sanıklar ..., ..., ... ve ... ile ilgili deliller (.... Eczanesi bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
30.12.2005 tarihinde saat 13.16'ta..... Eczanesinden.....isimli şahıs ile sanık Doktor ... arasındaki görüşmede; .....'in "Hocam şey, .... hocanın kaşesini getirecektiniz ya", İhab'ın "ya bunu niye şimdi arıyorsun ya, dedim hatırlatın bana kalabalık şu an çalışıyorum, hatırlatın dediğimde bu saatte değil, çıkmadan önce hatırlatın, evde değilim sağlık ocağındayım, artık eve getirirsin", .....'in "tamam hocam görüşürüz",
30.12.2005 tarihinde saat 16.24'te..... Eczanesinden arayan şahıs ile ... arasındaki görüşmede; şahsın "Çocuğu göndereyim mi? .... hocanın kaşesi için", İhab'ın "tamam çabuk gelsin o zaman",
05.01.2006 tarihinde saat 15.09'da..... Eczanesinden sanık ... ile.... isimli kişi arasındaki görüşmede;....'nın "biraz önce ilaç almıştım onlar için sana bir yeşil kart göndereyim mi ya da ablamın oradan al", ....'in "bayramdan sonra ayrı gönder",....'nın "sana yeşil kart vereceğim o zaman sen hallet",
16.01.2006 tarihinde saat 12.42'de sanık ... ile sanık Doktor ... arasındaki görüşmede; .... Savaş'ın "Sana biraz getireyim ha, sıkışmışım o yüzden vallah, 10 tane falan, millet geliyor, karnelerini istiyor, karnelerini veremiyorum, o acil olanları sana getireyim, beşin üstüne çıkartmamaya çalışırım, sen sabah şeyinden bana bir iki tane boşluk bırak",
18.01.2006 tarihinde saat 14.10'da..... Eczanesinden sanık ... ile 2 Nolu Sağlık Ocağından sanık ... arasındaki görüşmede; ....'in "bir karne için oraya kadar kim gelecek, sana isim soy isim söylesem, ..... erkek, 1962 .....mlu, yeşil kart", Halise'nin "sen benden protokol da istiyorsun 2 dakika bekle...448 ablam", ....'in "448 teşekkür ederim",
23.01.2006 tarihinde,..... Eczanesinden sanıklar ... ile ... arasındaki saat 16.10'daki telefon görüşmesinde; Barış'ın "senin dediğin karneler kolinin içindedir", .... .....'in "tamam kolinin içinde 25 tane falan mıdır?", Barış'ın "bilmiyorum saymadım", .... .....'in "bir say kaç tanedir" dediği, aynı gün saat 16.03'teki görüşmede; Barış'ın "bir kolide 25 taneden fazla var", .... .....'in "tamam 25 taneden fazla olanda hem kupür, hem yazılmış kâğıtlar var içinde, ilaçların üzerinde yazılan kâğıtlar oluyor, hemen acele koşa koşa gel"; aynı gün saat 16.17'deki görüşmede ise; .... .....'in "onları getir, o ilaçların içinde soy ismi Akdağ olan Pedifen Peditus'u, o gruba bak acele get", Barış'ın "bir grup yazılmış, bir grup içinde kupürleri olanlar var, sen demiştin toplam 25 tane diye", .... .....'in "25-30 ne getirirsen",
24.01.2006 tarihinde saat 10.51'de ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........ile..... Eczanesinden sanık ... arasındaki görüşmede; .....'ın "sizin karneler hazır isterseniz gelip alın bekletmeyin",
25.01.2006 tarihinde saat 11.55'te..... Eczanesinden sanık ... ile kim olduğu belli olmayan bir şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; .... .....'in "sende kaç tane karne var, bana bir 3-4 tane gönder veya getirebilir misin?", şahsın "ayarlarım abi",
27.01.2006 tarihinde saat 10.37'de sanık ... ile 2 Nolu Sağlık Ocağından sanık Doktor ... arasındaki görüşmede; .... Savaş'ın "Benim bugün 14 tane var...Kaç tane yazabilirsen ama biraz protokol ayın biraz da öğleden sonraya ayır olur mu? ...Birkaç tane, olmazsa bir altı yedi kaç tane yazabilirsin", ....'in "Vallaha bakarız yaa", .... Savaş'ın "Ondördünü de aradan çıkartırsan çok sevinecem çünkü hastalar dedi ben bugün alayım", ....'in "tamam", .... Savaş'ın "Ee şeyi de telefonla aradım kardeşin geldi iki tane bıraktı onları hallettim",
10.02.2006 tarihinde saat 11.01'de..... Eczanesinden sanık ... ile .... isimli şahıs arasındaki görüşmede; ....'in "önümüzdeki hafta muhakkak gönder, ortalık bozuktur, ne olacağı belli değildir", ....'in "ne ortalığı bozuktur?", ....'in "yazdırma işi var ya o iş tamamen artık yazmayabilirler", ....'in "3 tane göndereyim hepsini düş gitsin", ....'in "varsa 4 tane gönderirsen daha rahat olur",
10.02.2006 tarihinde saat 11.38'de..... Eczanesinden sanık ... ile ..... arasındaki görüşmede; .... .....'in "bize birkaç tane karne gönderin", Ayhan'ın "ortam bozukta onun için getirmedim, yarın iki tane getiririm",
10.02.2006 tarihinde saat 12.46'da..... Eczanesinden sanık ... ile inceleme dışı sanık ... Akbalık arasındaki görüşmede; .....'in ".... Ağabeyin sana selamı var, birkaç tane emanet getirseydin, onları halletseydik", ....'ın "tabi ben bugün getireceğim, defter sizde, öğleden sonra uğrayacağım, o listede benim birkaç tane vitaminim de var onları hazırlayın alacağım",
10.02.2006 tarihinde saat 12.42'de..... Eczanesinden sanık ... ile ........ isimli şahıs arasında geçen görüşmede; ....'in ".... Abi, bu sonlarda bana bir şey bırakmış mıydın?", ....'in "iki tane karne bıraktım", ....'in "senin kendinin midir?", ....'in "Mahsup Kaya'nındır", ....'in "tamam abi teşekkür ettim görüşürüz .... Abi", ....'in "onları yaz biraz sonra ben alayım he", ....'in "hee onları biraz sonra al benden varsa sende bana bir iki tane bıraksan iyi olur...pazartesi ya da salı", ....'in "tamam hadi görüşürüz",
10.02.2006 tarihinde saat 12.49'da..... Eczanesinden sanık ... ile Hacı Mahmut isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; ....'in "Hacım emanet varsa bana gönder", Hacı'nın "şimdi sana 4-5 tane mi? 6 tane gene geliyor",
10.02.2006 tarihinde saat 14.05'te..... Eczanesinden sanık ... ile Zeki isimli bir kişi arasındaki görüşmede; .... .....'in "tüm kurumlar provizyon sist....e geçiyor, bu hesabı bir şey yapsak", Zeki'nin "kaç reçete, kaç tane sevk getireyim", .... .....'in "şu an iki tane getirirseniz ona göre bakarız",
27.02.2006 tarihinde saat 13.56'da..... Eczanesinden sanık ... ile.... isimli kişi arasındaki görüşmede;....'nın ".... o sağlık karnesini bugün acilen almam lazım", ....'in "valla herhalde daha yazdırmamışım",....'nın "beşte gelip alayım", ....'in "yarın sabah o zaman",....'nın "tamam hallet",
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
09.03.2006 tarihli olay, yakalama, tespit ve el koyma tutanağına göre; muhtelif ilaçlara ait ilaç fiyat kupürleri (24 adet) ile 3 adet sağlık karnesinin ele geçirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan,..... Eczanesince fatura edilen ve hak sahiplerinin içeriğinde yazılı ilaçları almadığını söyledikleri reçeteleri gösteren listede;
a) Sanık Doktor ...'nun; .....'ın sağlık karnesine 02.01.2006 tarihli ve 1658 protokol numaralı, .....'nin sağlık karnesine 22.02.2006 tarihli ve 2993 protokol numaralı,
b) Sanık Doktor ...'nın; .....'ın sağlık karnesine 12.12.2005 tarihli ve 9763 protokol numaralı, 17.10.2005 tarihli ve 7277 protokol numaralı, .....'in sağlık karnesine 26.04.2005 tarihli ve 3835 protokol numaralı,.....'in sağlık karnesine 14.10.2005 tarihli ve 7230 protokol numaralı,
c) Sanık Doktor ...'ın; .....'ın sağlık karnesine 22.09.2005 tarihli ve 1699 protokol numaralı, Nedime Aşan'ın sağlık karnesine 02.03.2005 tarihli ve 2858 protokol numaralı, .....'in sağlık karnesine 25.03.2005 tarihli ve 3868 protokol numaralı,.....'in sağlık karnesine 15.03.2005 tarihli ve 2106 protokol numaralı,
d) Sanık Doktor ...'in; .....'nin sağlık karnesine 01.08.2005 tarihli ve 5061 protokol numaralı,
e) Sanık Doktor ...'ın; ......'in sağlık karnesine 09.06.2005 tarihli ve 4662 protokol numaralı,
Reçeteleri düzenledikleri bildirilmiştir.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; ".... Eczanesi" başlığı altında 240 adet reçetenin incelendiği, bu reçetelerden 41 adedini (Bağ-Kur'a tabi hasta ......'in sağlık karnesine 1 adet; SSK'na tabi hastalar .... ...,.... Kandemir,.... İldirin Kaya, ...., ...., Nurah Şahin, Keziban Ergül, Necmettin Akbalık, Hatice ....., Mahmut .....,..........,.... Akbalık ve ....'ın sağlık karnelerine 1'er,....., Melek Yılmaz,....., Fikret Ok ve Zeki .....'ın sağlık karnelerine 2'şer,.... Helin ..., ..... ve .....'ın sağlık karnelerine 3'er, .... ve Gülizar .....'ın sağlık karnelerine 4'er adet) sanık Doktor ...'ın, 102 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine 2 adet; Bağ-Kur'a tabi hastalar ....., Nedime Aşan, ..... ve .....'ın sağlık karnelerine 1'er adet; SSK'na tabi hastalar ...., Hatice Alçın, .... İptaş, ...., ....,.... İldirin Kaya, ...., Faik Aslan,....,.... Akbalık,.......... ve ....'ın sağlık karnelerine 1'er,.... Helin ..., .... ..., Ali Yıldırım, Özge Duman, ....., Melek Yılmaz, Necmettin Akbalık, Hatice .....,..... ve.... Akbalık'ın sağlık karnelerine 2'şer, ....,.... Kandemir, ........, ...., Erol...., Nurcan Şahin, Keziban Ergül, Mahmut ....., Fikret Ok ve .....'ın sağlık karnelerine 3'er, Zeki .....'ın sağlık karnesine 4,....., ..... ve Gülizar .....'ın sağlık karnelerine 5'er,....'ın sağlık karnesine 6,.....'ın sağlık karnesine 8 adet) sanık Doktor ...'ın, 32 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine 2 adet; Bağ-Kur'a tabi hastalar ..... ve .....'ın sağlık karnelerine 1'er adet) sanık Doktor ...'nun, 49 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine 1 adet; Bağ-Kur'a tabi hastalar .....'in sağlık karnesine 1,..... ve .....'ın sağlık karnelerine 2'şer adet; SSK'na tabi hastalar .... ..., Dilber İqptaş, ...., Sadiye .....,.... İldirin Kaya, Ali Yıldırım, ........,....., Özge Duman, Faik Aslan,...., Keziban Ergül, Melek Yılmaz, Hatice ....., .....,.........., Gülizar .....,.... Akbalık ve....'ın sağlık karnelerine 1'er, ....,....., ....,.... Helin ...,.... Kandemir, Mahmut .....,....., Fikret Ok, Zeki ..... ve ....'ın sağlık karnelerine 2'şer, ....'nın sağlık karnesine 3 adet) sanık Doktor ...'nın, 7 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine) sanık Doktor ...'in, 9 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine 1 adet; Bağ-Kur'a tabi hasta .....'nin sağlık karnesine 1 adet; SSK'na tabi hastalar....., ....., Nuran Şahin,.... Akbalık ve Gülizar .....'ın karnelerine 1'er, Hatice .....'ın sağlık karnesine 2 adet) sanık doktor ...'in düzenledikleri, bahse konu 240 adet reçeteden dolayı kurumların zararının 11.263,25 TL olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
..... müfettişlikte; sağlık karnesini bir veya iki defa..... Eczanesinden sanıklar ...'e veya ...'a bıraktığını,..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 01.04.2005 tarihli ve 4223 protokol numaralı, 02.12.2005 tarihli ve 13557 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 13.02.2006 tarihli ve 2416 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 07.01.2005 tarihli ve 250 protokol numaralı reçetelerin nerede kimler tarafından düzenlendiğini bilmediğini, reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen, eşi ....'nın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 01.04.2005 tarihli ve 4210 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 12.01.2005 tarihli ve 507 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 22.02.2006 tarihli ve 3024 protokol numaralı reçeteleri düzenleyen doktorların isimlerini eşinin hatırlayamadığını, bahse konu reçetelerde yazılı ilaçlardan kutuları kendisine gösterilen İespor 1 gr, Cefozin 1 gr, Degastrol 30 mg, Lansazol 30 mg, Klindaver 600 mg, Majezik tablet isimli ilaçları kullanmadıklarını, bu ilaçların..... Eczanesi tarafından kendilerine verilmediğini,
.... İptaş müfettişlikte; kendisinin uzun yol şoförü olduğunu, sağlık karnesini kendisinin eczaneye bırakmadığını ancak çocuklarının bırakmış olabileceğini, eşi ....'ın sağlık karnesinin elektriklerin kesik olduğu gerekçesiyle..... Eczanesinde alıkonulduğunu ve 2-3 gün eczanede kaldığını bildiğini,..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 21.02.2005 tarihli ve 2457 protokol numaralı reçetede yazıldığı şekilde kendisine sağlık ocağında serum takılmadığını, bahse konu reçetedeki ilacın verilmediğini, sanık Doktor ...'ı tanımadığını, bu reçetenin nerede ve nasıl düzenlendiğini bilmediğini, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşi ....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 27.04.2005 tarihli ve 3584 protokol numaralı reçetede yer aldığı şekilde eşinde epilepsi (sara) hastalığının olmadığını, bahse konu reçetede yer alan triklorik asetik asit isimli solüsyonun kullanılmadığını, bu ilacın..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini,
.... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kızı.....'un sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 16.05.2005 tarihli ve 6693 protokol numaralı, 08.06.2005 tarihli ve 7591 protokol numaralı, 18.10.2005 tarihli ve 12792 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 25.02.2005 tarihli ve 2803 protokol numaralı, 19.04.2005 tarihli ve 2604 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 05.09.2005 tarihli ve 5041 protokol numaralı, 19.09.2005 tarihli ve 5357 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 18.03.2005 tarihli ve 2311 protokol numaralı, 07.12.2005 tarihli ve 9321 protokol numaralı reçetelerin arkasında bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine, kızı ....'e ya da diğer aile bireylerinden birisine ait olmadığını, kızı ....'in 2 Nolu Sağlık Ocağına gidip herhangi bir hekime muayene olmadığını, kızı ....'in 2005 yılından itibaren..... Eczanesinden enjeksiyon şeklinde uygulanan ya da eczanede yapılan herhangi bir ilaç almadığını, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen, oğlu .....'un sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 19.04.2005 tarihli ve 449 protokol numaralı, 09.05.2005 tarihli ve 3355 protokol numaralı, 14.06.2005 tarihli ve 5081 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 17.02.2005 tarihli ve 2355 protokol numaralı, 14.03.2005 tarihli ve 3454 protokol numaralı, 29.03.2005 tarihli ve 4046 protokol numaralı, 24.05.2005 tarihli ve 7108 protokol numaralı, 02.09.2005 tarihli ve 5022 protokol numaralı, 05.10.2005 tarihli ve 12716 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 21.10.2005 tarihli ve 7745 protokol numaralı, 13.12.2005 tarihli ve 9806 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 09.02.2006 tarihli ve 2272 protokol numaralı reçetelerin arkasında bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine, oğlu Necmi'ye ya da diğer aile bireylerinden birisine ait olmadığını, oğlu Necmi'nin de 2 Nolu Sağlık Ocağına hiç gitmediğini ve 2005 yılından itibaren..... Eczanesinden enjeksiyon şeklinde uygulanan ya da eczanede karışım şeklinde hazırlanan herhangi bir ilaç almadığını,
..... mahkemede; okuma yazmasının olmadığını, kendisini genellikle hastaneye babası Selahattin'in götürdüğünü, kendisine doktor tarafından yazılan ilaçların babası tarafından alınması nedeniyle hangi eczaneden alındığını bilmediğini,
.....müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendi sağlık karnesine, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 22.03.2005 tarih ve 3705 protokol numaralı, 30.03.2005 tarihli ve 4102 protokol numaralı, 12.09.2005 tarihli ve 11153 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 22.04.2005 tarihli ve 3840 protokol numaralı, 20.10.2005 tarihli ve 7698 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 23.02.2006 tarih ve 3258 protokol numaralı reçeteler ile aynı şekilde..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşi....'ın sağlık karnesine, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 12.09.2005 tarihli ve 11162 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 23.02.2006 tarihli ve 3260 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 17.10.2005 tarihli ve 7274 protokol numaralı reçetelerin nerede nasıl düzenlendiği hakkında bilgisi olmadığını, bahse konu ilaçları..... Eczanesinden almadıklarını, reçetelerin arkasındaki imzalar ile adres ve telefon bilgilerinin kendilerine ait olmadığını,
..... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendi sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 27.05.2005 tarihli ve 3927 protokol numaralı, 09.05.2005 tarihli ve 3259 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 26.04.2005 tarihli ve 3533 protokol numaralı, 07.06.2005 tarihli ve 5427 protokol numaralı, 17.10.2005 tarihli ve 7370 protokol numaralı, 16.12.2005 tarihli ve 10223 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 25.03.2005 tarihli ve 3904 protokol numaralı, 02.09.2005 tarihli ve 10598 protokol numaralı, 04.10.2005 tarihli ve 12066 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 26.01.2006 tarihli ve 1740 protokol numaralı reçetelerin arkasındaki bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ait olmadığını, 2005 yılından itibaren 2 veya 3 kez ......... Devlet Hastanesine gittiğini, herhangi bir sağlık ocağına gitmediğini, bahse konu reçetelerden 2 veya 3'ünün içeriğinde yazılı ilaçların..... Eczanesinden alındığını, diğer reçetelerin bilgisi dışında yazdırıldığını, hangi reçetelerin sahte olduğunu ayırt edemediğini, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen kızı.....'nun sağlık karnesine sanık Doktorlar ..., ..., ... ve ... tarafından düzenlenen reçetelerin de gerçeği yansıtmadığını, kızı Perişan'ı sadece ......... Devlet Hastanesine götürüp doktor .....'ye muayene ettirdiğini, .........'ta herhangi bir sağlık ocağına götürmediğini, diğer çocukları ...., .... ve .....'nun sağlık karnelerine sanık Doktorlar ..., ..., ... ya da ... tarafından düzenlenen reçetelerin de çoğunun gerçeği yansıtmadığını,
.... ve..... mahkemede; hastalandıkları zaman babaları ile Devlet Hastanesine gittiklerini, özel polikliniklere gittiklerini hatırlamadıklarını, ilaçları eczaneden babalarının aldığını,
Fatma Kandemir müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendi sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 21.02.2005 tarihli ve 14361 protokol numaralı, 12.04.2005 tarihli ve 5146 protokol numaralı, 24.06.2005 tarihli ve 8482 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 24.03.2005 tarihli ve 2407 protokol numaralı, 27.04.2005 tarihli ve 3581 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 24.05.2005 tarihli ve 2741 protokol numaralı reçeteleri düzenleyen doktorları hatırlamadığını, .........'ta sağlık ocaklarında muayene olmadığını, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen reçetelerde yazılı olan triklorik asetik asit isimli ilaçları kullanmadığını,..... Eczanesinden kendisine böyle bir ilaç verilmediğini,
Mahkemede; böbrek hastası olduğunu, bu nedenle tedavi gördüğünü, ......... Devlet hastanesine gittiğini, ilaçlarını.....,.....ve Merkez Eczanelerinden aldığını, ilaç olmadığı zamanlarda bazen sağlık karnesinin 2-3 saatliğine eczanelerde kaldığını, özel polikliniklere hiç gitmediğini, hangi doktorlara muayene olduğunu hatırlamadığını, müfettişe vermiş olduğu ifadesinin doğru olduğunu,
........ müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 28.01.2005 tarihli ve 1256 protokol numaralı reçetede yazılı olan İespor 1 gr ampul, 05.09.2005 tarihli ve 10722 protokol numaralı reçetede yazılı Gaviscon 500 mg likit ve Amoklavin 1000 mg Bid, 27.10.2005 tarihli ve 13277 protokol numaralı reçetede yazılı Cefozin 1 gr ampul isimli ilaçlar ile sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 02.06.2005 tarihli ve 5061 protokol numaralı reçetede yazılı Sefazol 1 gr ampul isimli ilaçları kesinlikle kullanmadığını, bu ilaçların..... Eczanesinden kendisine verilmediğini, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşi.....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 25.04.2005 tarihli ve 5875 protokol numaralı reçetede yazılı İespor 1 gr ampul ve Lansazol, 23.05.2005 tarihli ve 7004 protokol numaralı reçetede yazılı Sefazol 1 gr ampul, 06.09.2005 tarihli ve 10832 protokol numaralı reçete ile 27.10.2005 tarihli ve 13824 protokol numaralı reçetede yazılı Cefaks 500 mg tablet ile Degastrol 30 mg, 06.09.2005 tarihli ve 10832 protokol numaralı reçete ile 22.12.2005 tarihli ve 15158 protokol numaralı reçetede yazılı Cefozin 1 gr ampul ve Degastrol 30 mg, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 26.01.2006 tarihli ve 1755 protokol numaralı reçetede yazılı Cefozin 1 gr ampul, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 07.06.2005 tarihli ve 4048 protokol numaralı reçetede yazılı Lansazol 30 mg isimli ilaçları eşinin kullanmadığını, bu ilaçların..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini,
Mahkemede; rahatsızlandığında genellikle ......... Devlet Hastanesinde muayene olduğunu, bir kaç sefer de ....Sağlık Polikliniğine eşi ile birlikte gittiğini, ....Polikliniğinde hiçbir tahlil veya tetkik yapılmadığını, muayene sonucu ilaç yazıldığını, ilaçları Beyazıt Eczanesinden aldıklarını,
Fatma İldirin Kaya müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendi sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 04.05.2005 tarihli ve 3914 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 25.05.2005 tarihli ve 7131 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 10.06.2005 tarihli ve 4858 protokol numaralı reçeteleri düzenleyen doktorları isim olarak tanımadığını, kendisine kutuları gösterilen İespor 1 gr (04.05.2005 tarihli ve 3914 protokol numaralı reçetede yazılı) ve Omeprol 20 mg (25.05.2005 tarihli ve 7131 protokol numaralı, 10.06.2005 tarihli ve 4858 protokol numaralı reçetelerde yazılı) isimli ilaçları hiç kullanmadığını ve eczaneden almadığını,
Mahkemede; 2005-2006 yıllarında ....Sağlık Polikliniğine hiç gitmediğini, kendisi, eşi ve çocuklarının Devlet Hastanesinde muayene olduklarını, ilaçlarını.....ve..... Eczanelerinden aldıklarını, sağlık karnesini genellikle eczanelerde bırakmamakla birlikte ilacın olmadığı zamanlarda bir günlüğüne eczaneye bırakıp ertesi gün geri aldığını, sağlık karnesine eczanede kaldığı zamanlarda yazdırdığı ilaçlar dışında farklı ilaç yazıldığını görmediğini, müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu ancak sanık Doktor ... ile diğer doktorlara muayene olduğunu, bahse konu reçetelerde yazılı tüm ilaçları kullandığını, müfettişlikte ifadesi hızlı şekilde alındığından farklı beyanda bulunmuş olabileceğini, şimdiki ifadesinin doğru olduğunu,
.....müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kızı.... Helin ...'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 04.02.2005 tarihli ve 1710 protokol numaralı, 02.03.2005 tarihli ve 2902 protokol numaralı, 28.03.2005 tarihli ve 3984 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 20.05.2005 tarihli ve 4491 protokol numaralı, 24.10.2005 tarihli ve 7869 protokol numaralı, 15.12.2005 tarihli ve 679 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 13.01.2005 tarihli ve 10107 protokol numaralı, 21.04.2005 tarihli ve 2757 protokol numaralı, 10.06.2005 tarihli ve 4844 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 05.09.2005 tarihli ve 5044 protokol numaralı reçeteler ile yine sanık Doktor ... tarafından kızının sağlık karnesinin 39. sayfasına 27.01.2006 tarihinde düzenlenen reçetelerin arkasında yer alan imzaların kendisine ya da kızına ait olmadığını, kendisine kutuları gösterilen İespor 1 gr flakon (13.01.2005 tarihli ve 10107 protokol numaralı, 28.03.2005 tarihli ve 3984 protokol numaralı reçetelerde yazılı), Cefozin 1 gr (15.12.2005 tarihli ve 679 protokol numaralı reçete ile 27.01.2006 tarihli reçetede yazılı), Cefazol 1 gr (10.06.2005 tarihli ve 4844 protokol numaralı reçetede yazılı) iğneler ile Lansor 30 mg kapsül (28.03.2005 tarihli ve 3984 protokol numaralı reçetede yazılı), Lansazol 30 mg kapsül (04.02.2005 tarihli ve 1710 protokol numaralı, 21.04.2005 tarihli ve 2757 protokol numaralı reçetelerde yazılı), Degastrol 30 mg kapsül (24.10.2005 tarihli ve 7869 protokol numaralı reçetede yazılı) ve Omeprol 20 mg kapsül (05.09.2005 tarihli ve 5044 protokol numaralı reçetede yazılı) isimli ilaçların..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini, bu ilaçların kızı tarafından kullanılmadığını, bahse konu ilaçları içeren reçetelerin kızı adına nasıl düzenlendiğini bilmediğini, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen, diğer kızı .... ...'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 30.03.2005 tarihli ve 4080 protokol numaralı reçetede 20 adet, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 13.01.2005 tarihli ve 678 protokol numaralı reçetede 7 adet olarak yazılan ve kutusu kendisine gösterilen İespor 1 gr flakon isimli iğneden 1 adet alındığını ve kızına yapıldığını, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 12.05.2005 tarihli ve 6619 protokol numaralı reçetede yazılı Sefazol 1 gr, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 14.06.2005 tarihli ve 5093 protokol numaralı reçetede yazılı Sefazol 500 mg isimli ilaçların da..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini, reçetelerin arkasındaki imzaların da kızı Nilay'a ya da kendine ait olmadığını, bahse konu ilaçları içeren reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Mahkemede; ilaçları aldıkları belli bir eczanenin olmadığını, eczanelerde "ilaç yok, 1-2 saat sonra gelin" denilerek sağlık karnelerinin alıkoyulduğunu, kızı ....'in sağlık karnelerine düzenlenen reçetelerdeki ilaçları almış olabileceklerini, uzun zaman geçtiği için tam olarak hatırlayamadığını, müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu,
Hatice ..... müfettişlikte; kendi sağlık karnesine düzenlenip..... Eczanesi tarafından fatura edilen 7 adet reçetedeki bir kısım ilaçların eczaneden kendisine verilmediğini, yine oğlu Mahmut .....'ın sağlık karnesine düzenlenip aynı eczane tarafından fatura edilen 6 adet reçetedeki bir kısım ilaçların da oğlu tarafından kullanılmadığını, devlet hastanesinde veya sağlık ocağında muayene oldukları hekimleri ismen tanımadığını, eczanede ilaç olmadığının ve depodan getirileceğinin söylendiği zamanlarda sağlık karnelerini..... Eczanesine bıraktığını, sağlık karnelerini daha sonra ilaçlarla birlikte aldığını, kendisi ve çocuğu adına bu kadar çok ilaç yazıldığını müfettişlikçe yapılan inceleme sonucunda öğrendiğini,
..... müfettişlikte;..... Eczanesince fatura edilen ve kendi sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 26.04.2005 tarihli ve 3845 protokol numaralı reçeteyi kendisinin yazdırmadığını, ilaçların alınmadığını, yine..... Eczanesince fatura edilen eşi .....'in sağlık karnesine düzenlenmiş 25.03.2005 tarihli ve 3868 protokol numaralı reçete ile kızı.....'in sağlık karnesine düzenlenmiş 15.03.2005 tarihli ve 2106 protokol numaralı, yine 14.10.2005 tarihli ve 7230 protokol numaralı reçetelerin de kendileri tarafından doktora yazdırılmadığını ve eczaneden alınmadığını, reçetelerdeki ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ve yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; kendisinin, eşinin ve çocuklarının sağlık karnelerindeki reçetelere yazılan tüm ilaçları alıp kullandıklarını, müfettişe verdiği ifadenin doğru olduğunu, müfettişin kendisine bir reçete gösterdiğini, kendisinin de okuma yazması olmamasına rağmen ifadesini imzaladığını, müfettişin baskı ya da yönlendirmesinin olmadığını,
...... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve ......... 2 Nolu Sağlık Ocağından sanık Doktor ... tarafından kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 09.06.2005 tarihli ve 4662 protokol numaralı reçetenin kendisi tarafından yazdırılmadığını, ilaçların da alınmadığını ve kullanılmadığını, adı geçen sağlık ocağına muayene olmaya ya da ilaç yazdırmaya hiç gitmediğini,
..... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş 08.06.2005 tarihli ve 7577 protokol numaralı, 01.08.2005 tarihli ve 5061 protokol numaralı, yine 02.02.2006 tarihli ve 2992 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçların kendisi tarafından alınmadığını, kullanılmadığını ve reçetelerdeki ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ait olmadığını,
..... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen 22.09.2005 tarihli ve 1699 protokol numaralı, 17.10.2005 tarihli ve 7277 protokol numaralı, 12.12.2005 tarihli ve 9763 protokol numaralı, yine 02.01.2006 tarihli ve 1658 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçları almadığını ve kullanmadığını, ilaçların alındığına dair imzaların da kendisine ya da yakınlarına ait olmadığını, eczanede "ilaç yok sonra gel" dedikleri zamanlarda sağlık kendisinin ya da yakınlarının sağlık karnelerinin bir iki günlüğüne eczanede kaldığının olduğunu, unuttuğu sağlık karnesinin uzun süre..... Eczanesinde kaldığını,
..... müfettişlikte; eşinin yüksek tansiyon rahatsızlığının bulunmadığını,..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 02.03.2005 tarihli ve 2858 protokol numaralı reçetede yazılı hipertansiyon ilacının eşi tarafından alınmadığını ve kullanılmadığını,
Beyan etmişlerdir.
İnceleme dışı sanıklardan;
.... .... müfettişlikte; gazi olduğunu, ayağından engelli olması nedeniyle sürekli kullanmak zorunda olduğu ilaçları....., ....ve .... Eczanelerinden t.... ettiğini, eczacıların ilaçları verdikten sonra sağlık karnesini aldıklarını, kendisine gösterilen reçetelerden haberinin olmadığını, bu ilaçları alıp kullanmadığını, ......... 1 ve 2 Nolu Sağlık Ocakları ile Özel ....Sağlık Polikliniğine hiç gitmediğini,
S.....lıkta; sanık ...'in eskiden medikal firma işlettiğini, sonrasında doktorlarla birlikte poliklinik açtığını, sağlık karnesinde yer alan 27.04.2004, 14.09.2004, 29.10.2004, 26.11.2014, 07.01.2005, 14.02.2005, 11.03.2005 ve 12.04.2005 tarihlerinde ....Sağlık Polikliniğinde sanık Doktor ...'e, 11.10.2004 tarihinde sanık diş hekimi ...'a, yine 18.08.2005 ve 26.09.2005 tarihlerinde ....Sağlık Polikliniğinde, yine 06.02.2006 tarihinde ....Sağlık Polikliniğinde sanık Doktor ...'na tedavi olduğunu gösterir kayıtların doğru olmadığını, sanık Doktor ...'i tanımadığını ve bu doktora hiç muayene olmadığını, ....Sağlık Polikliniğine tedavi olmak için hiç gitmediğini, sağlık karnesini..... Eczanesinde bıraktığını,
Mahkemede; daha önceki ifadelerini kabul etmediğini, ilaçlarını..... Eczanesinden aldığını, sağlık karnesini eczaneye hiç bırakmadığını, sanık Doktorlar ..., ..., ... ve İhap Avvad'ı tanımadığını ama bu doktorlara muayene olmuş olabileceğini, önceki ifadesini verdiği sırada kendisine baskı yapılmadığını ancak korktuğundan o şekilde beyanda bulunduğunu,
.... Akbalık s.....lıkta;..... Eczanesinden.....ile yaptığı telefon görüşmesi içeriğinin doğru olduğunu, .....'in "birkaç tane emanet getirseydin, onları halletseydik" sözü ile ne kastettiğini bilmediğini, babasının daha önceden ilaçlarını eczaneden borç yazdırarak aldığını, .....'in de borcunu kapatmak için babasının sağlık karnesini kendisinden istediğini,
İfade etmişlerdir.
Sanıklardan;
...;..... Eczanesinin sahibi olduğunu, sanıklar ..., ... ve ...'nin eczanede çalıştıklarını, iletişimin tespiti tutanağında yer alan 16.01.2006 tarihli görüşmedeki sanık doktor ...'e söylediği "size getireyim, beşin üzerine çıkarmamaya çalışırım bana sabah şeyinden bir iki tane boşluk bırak" şeklindeki sözleri sağlık ocağında sıra beklemek istemeyip kendisinden yardım isteyen şahıslara yardımcı olmak amacıyla söylediğini, iş yerinde ele geçen karnelerin ne amaçla kaldığını bilmediğini, atılı suçları işlemediğini,
... s.....lıkta;..... Eczanesinde kalfa olarak çalıştığını, eczanenin sahibinin sanık ... olduğunu, her şeyin onun talimatı ve bilgisi dahilinde yapıldığını, iletişimin tespiti tutanaklarında isimleri geçen kişilere ait karnelerin..... Eczanesi ile ilgisi olduğunu, sanık doktor ...'in eczanelerinde muayene yapmadığını ve hastaları görmeden ilaç yazmadığını ancak tesadüfen eczanede bulunduğu zamanlarda acil hasta olursa hastayı eczanede muayene edip reçete düzenlediğini,
Mahkemede farklı olarak; sevki ve reçetesi olmadan eczaneden ilaç alan hastaların daha sonra reçetelerini getirdiklerini, telefonda sanık hemşire ... ile olan konuşmasında sanık ...'den protokol numarası alması için ricada bulunduğunu, bunun karşılığında menfaat t.... etmediklerini,
... s.....lıkta; yapmış olduğu telefon görüşmelerindeki kişileri eczanenin müşterisi olmaları nedeniyle tanıdığını, eczane sahibi sanık ...'in verdiği borçlu listesindeki kişileri telefonla arayıp borçları olduğunu söyleyerek sevk getirmelerini ve bu borçlarını kapatmalarını istediğini, bu kişilerin de sonra gelerek doktorlara borçlu oldukları ilaçları yazdırdıklarını, kendisinin aradığı şahısların hepsinin eczaneye borçlu olduklarını, bu şahısların..... Eczanesi nöbetçi olduğu zamanlarda ilaç alarak daha sonra aldıkları ilaçları yazdırıp getiren kişiler olduklarını, ....Sağlık Polikliniğinden .........ile aralarında geçen görüşmedeki karnelerin hazır olduğuna dair konuşmanın adı geçen poliklinikte düzenlenen reçetelerdeki bazı eksikliklerin giderilmesine ilişkin olduğunu, eczane sahibi sanık ... ve sorumlusu sanık ...'ın talimatları doğrultusunda hareket ettiğini, suçunun olmadığını,
...;..... Eczanesinde temizlik işçisi olarak çalışıp getir götür işlerine de baktığını, eczaneye gelen müşterilerin hastanedeki işlerini takip ettiğini, suçlamaları kabul etmediğini, iletişimin tespiti tutanaklarında bahsi geçen karnelerin sağlık karneleri olmayıp doktorlarca paraflanması gereken tahrifatlı reçeteler olduğunu, eczanede yaptığı her işi sanık ...'in bilgisi dahilinde yaptığını, eczanede bulunan ilaç kutularından kesilmiş kupürlerle ilgisinin olmadığını, eczaneye getirilen reçetelerde protokol numarası yoksa gidip protokol numarası aldığını, atılı suçları işlemediğini,
Savunmuşlardır.
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili deliller (Özel ..............Polikliniği bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
02.02.2006 tarihinde saat 23.52'de sanık ...'in (sanık ... adına kayıtlı GSM hattından) inceleme dışı sanık .......'e "evde karne yok et" şeklinde SMS (kısa mesaj) gönderdiği,
15.01.2006 tarihinde saat 12.02'de .... Eczanesinden sanık ... Sabaş'ın.....Polikliniğinde çalışan inceleme dışı sanık .......'le yaptığı görüşmede; ....'ın ".... bir tane pratisyen doktor vardı, biraz bize yazacaktı", ....'ın "tamam .... gel buraya", ....'ın "bir beş tane ayarla he", ....'ın "tamam sen gel buraya burada onu hallederiz",
23.01.2006 tarihinde saat 11.47'de.... Eczanesinden sanık ... ile ..............Polikliniğinde çalışan sanık ... arasındaki telefon görüşmesinde; Barış'ın "sen bize bir emanet getirecek misin?", Yusuf'un "İbrahim Erzurum'da kalmış, işiniz saat 5'te tamamdır, yüzde yüz senin paran hazırdır, ben bir şeyler hazırlayayım mı sana?", Barış'ın "şimdi hocalarla konuşmuşuz, öğleden sonra bakalım ne olacak?", Yusuf'un "25-26-27 tane vardır, ben sana getireyim, paranda şey yapma, İbrahim yoldadır, paran bugün garantidir, yalnız doktorla konuş 30 tanemiz vardır ha", Barış'ın "tamam",
23.01.2006 tarihinde saat 17.57'de sanık ...'in (sanık ... adına kayıtlı GSM hattından) inceleme dışı sanık ... .....ile yaptığı görüşmede; Tamer'in ".....Eczanesindeki arkadaş gelmiş seni bekliyor...eczanedeki işini bitir gel...gel al götürüp yaptıracaksın", ....'ın "tamam abi, 20 tane Tamer abi", Tamer'in "20 tane 30 tane gel kaç tane yaptıysan ver adam da işini yavaş yavaş yapsın", ....'ın "tamam kendisi alsın...karneler ondadır", Tamer'in "diğeri hazırdır", ....'ın "diğerini gece yazacaklar gündüz yazılmıyor ki",
27.02.2006 tarihinde saat 11.29'da sanık ...'in inceleme dışı sanık ... Tosun (....e Tosun adına kayıtlı telefon hattından) ile yaptığı görüşmede; ....'in "ben beş tane gönderdim sen onları al", .....'in "niye fazla göndermedin, bu gün niye fazla göndermedin", ....'in "bugün boldur, boldur sen altından çıkamazsın", .....'in "gönder gelsin da", ....'in "tamam göndereceğim, ben gidiyorum getirmeye", .....'in "tamam kırk elli tane gönder gelsin", ....'in "tamam...hadi görüşürüz",
.....Eczanesinden sanık ... (..... İsmailoğulları adına kayıtlı GSM hattı üzerinden) ile sanık ...'in;
01.03.2006 tarihinde saat 15.59'daki görüşmede; ....'in "yirmi beş tane var sana göndereyim mi", .....'in "evet", ....'in "yirmi beş tane ha", .....'in "tamam" ,
02.03.2006 tarihinde saat 12.33'teki görüşmede; ....'in "o resmiler", .....'in "evet evet hazırdır", ....'in "abi ben onları göndereyim", .....'in "evet gönder alsın hazırdır", ....'in "on tane daha var gönderiyorum...onları da gönderiyorum", .....'in "dur ben geliyorum eczaneye", ....'in "tamam gel eczaneye"
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 14.07.2006 tarihli soruşturma raporunda; Ağrı Sağlık Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri Şubesinde mevcut özel poliklinikler dosyaları ile Özel ..............Polikliniği evrak ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 01.10.2005 tarihli ve 6423 sayılı nüshasına göre ..............Polikliniği Ltd. Şti'nin kurucularının sanık Doktorlar ..., ... ve ... olduğu, sanık ...'un % 50, sanık ... ve sanık ...'ın ise % 25'er hisseye sahip oldukları, kamuda doktor olarak görev yapan sanıklar ... ve ...'ın ..............Polikliniği mesul müdürlüğüne verdikleri 01.11.2005 tarihli ....çeleri ile poliklinikte yarı zamanlı doktor olarak çalışmak istedikleri, Ağrı Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sanık Doktor ...'un ..............Polikliniğinde mesul müdür olduğuna dair 08.11.2005 tarihli belgenin düzenlendiği belirtilerek soruşturma evrakı kapsamından gerek YİBO öğrencileri gerekse diğer kamu kurum ve kuruluşlarından getirilen sevk kâğıtlarına hastaların bilgileri dışında tahlil, tetkik yapılmış ve röntgen filmi çekilmiş gibi işlem yapılarak poliklinik adına fatura tanzim edilip haksız kazanç t.... edilmek suretiyle Hazine zararına sebebiyet verildiği, bazı kişilerin sevk kâğıtlarının bir vesile ile t.... edilerek hasta müracaatı olmaksızın yapılmayan tetkik, enjeksiyon işlemleri ile çekilmeyen filmlerin yapılmış gibi gösterilerek kurumlarına fatura edildiği, ..............Polikliniği çalışanları ile ...., ...., Ümit, ...., Şifa, ....ve Şehir Eczaneleri çalışanlarının işbirliği içerisinde, sosyal güvencesi olan hak sahiplerinin sağlık karnelerine kişilerin bilgileri dışında reçete yazılması suistimalinde bulundukları, yasal olarak poliklinik açamayacak olan sanık ...'in ..............Sağlık Polikliniğinin asıl sahibi olduğu ve ismini gizlediği yönünde kanaatlere yer verildiği,
Anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda;
"Özel.....Sağlık Polikliniği" başlığı altında, Emekli Sandığına tabi hastalar için düzenlenen 17 adet sevk kâğıdının incelendiği, bu sevklerin (..., .... Gürler, Nejdet Öztürk, Raziye Ülker, Gülan ...., .... Zeren, Erkan Koç ve Ayşegül Erboyacı'nın 1'er kez, Hanım Öztürk ve Atile ....'ın 2'şer kez, Aynur Deniz Oğur'un 5 kez) sanık doktor ... tarafından yapıldığı, kurum zararının 508,75 TL,
Yine sanık Doktor ...'in düzenlediği;
.....Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Bağ-Kur'a tabi hasta ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 57,72 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 4 adet (Yeşil kartlı hastalar ... ve .....'ın sağlık karnelerine 2'şer adet) reçeteden dolayı kurum zararının 446,15 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Yeşil kartlı hasta .....'ün sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 76,35 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 2 adet (Emekli Sandığı'na tabi hasta ....'ün sağlık karnesine 1 adet; Yeşil kartlı hasta ....'ın sağlık karnesine 1 adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 198,41 TL (Emekli Sandığı reçetesi 88,11 TL, Bağ-Kur reçetesi 110,30 TL),
....Eczanesi tarafından fatura edilen 12 adet (Yeşil kartlı hastalar Zayde Demir'in sağlık karnesine 1, Hanım Yavuz ve .....'in sağlık karnelerine 2'şer, .... Yavuz'un sağlık karnesine 7 adet) reçeteden dolayı kurum zararının 987,54 TL,
Halk Eczanesi tarafından fatura edilen 2 adet (SSK'na tabi hasta.... İldirin Kaya'nın sağlık karnesine 1 adet; Yeşil kartı hasta Hanım Yavuz'un karnesine 1 adet) reçeteden dolayı kurum zararının 107,01 TL,
Olduğu belirtilmiştir.
Dosyada mevcut, Özel ..............Polikliniği tarafından fatura edilen hak sahibi ... adına düzenlenmiş, 21.12.2005 tarihli ve 259 kayıt numaralı sevk kâğıdında muayene eden kişi olarak sanık Doktor ...'un gösterildiği, sevk kâğıdı ekinde bulunan sanık Doktor ... imzalı 21.12.2005 tarihli Tetkik ve Tahlil İstem Formu başlıklı belgeye göre, glikoz, üre, kreatinin, total bilirubin, direkt bilirubin, AST, ALT, hemogram tahlilleri ile akciğer grafisi, akciğer grafisi 2 yönlü, idrar tetkiki, idrar mikroskopisi, strip ile idrar tetkiki, gaitada amip-giardia aranması ve cihaz ile idrar tetkiki işlemlerinin yapılmasının istendiği, aynı tarihli ..............Polikliniği labaratuvar sonucu biyokimya başlıklı belgede, bilirubin total, direkt bilirubin, glikoz, ALT, AST, kretatinin ve üre tahlillerinin yapıldığının belirtildiği, yine sanık Doktor ... imzalı ..............Polikliniği Hak Sahiplerine Ait İcmal Formu başlıklı belgede de hemogram, glikoz, kan üre azotu, direkt bilirubin, total bilirubin, ALT, AST tetkikleri ile tek yön akciğer grafisi ve düz karın grafisi işlemlerinin fiyatlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Tanıklardan;
... müfettişlikte; 21.12.2005 tarihinde Özel.....Polikliniğine gitmediğini, sürekli kullandığı bir ilacı yazdırmak için gittiği sanık Doktor ...'in ilacı sağlık karnesine yazmayıp bir eczaneden getirttiğini, ilacı vererek elindeki sevk kâğıdını aldığını, bu sevkin Özel.....Polikliniği kayıtlarına gireceğinden haberinin olmadığını, kan tahlili yaptırmadığını, akciğer grafisi çektirmediğini, kurumuna fatura edilen işlemlerin gerçek olmadığını,
Raziye Ülker müfettişlikte; 2005 yılı Aralık ayında Özel.....Polikliniğinde sanık Doktor ...'e muayene olduğunu, muayene ücretini ödediğini, sanık ...'in birkaç gün sonra kendisinden sevk getirmesini istediğini, kan tahlili yapılmadığını, film çekilmediğini, enjeksiyon yapılmadığını, fatura edilen işlemlerin hiçbirisinin gerçek olmadığını,
Mahkemede; Özel.....Polikliniğinde sanık Doktor ...'e muayene olduğunda sadece uterusun ağzından parça alınıp tahlil için Ankara'ya gönderildiğini, başkaca bir tetkik, tahlil işl....in yapılmadığını, müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu,
Aynur Deniz Oğur müfettişlikte; 12.12.2005 tarihinde kendisinin ve çocuklarının Özel.....Polikliniğinde sanık Doktorlar ... ve ...'a muayene olduklarını, kendisinin tetkik ve tahlil yaptırmadığını, bir oğlu için ayak filmi çekildiğini, kendisine gösterilen 5 adet belgede yer alan ve kurumuna fatura edilen muayene ve 1 adet röntgen çekimi işleri haricinde yapıldığı gösterilen tüm işlemlerin gerçek dışı olduğunu,
Mahkemede; müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu ancak kendisinin sanık Doktor ...'a muayene olmadığını, bu hususun müfettişlikteki ifadesine yanlış geçtiğini,
Hanım Öztürk müfettişlikte ve mahkemede; kızını 06.01.2006 ve 24.01.2006 tarihlerinde Özel.....Polikliniğine götürdüğünü, kan ve idrar tahlilleri yapıldığını, film çekildiğini ancak gaita tetkikinin yapılmadığını,
Nejdet Öztürk müfettişlikte; ......... Devlet Hastanesinde görevli eşi Hanım Öztürk'ün sağlık güvencesinden faydalanarak 06.12.2005 tarihinde Özel.....Polikliniğine gittiğini, sanık Doktor ...'a muayene olduğunu, kan ve idrar tahlilleri yapıldığını, film çekildiğini ancak gaita tetkikinin yapılmadığını,
Gülan .... müfettişlikte; ......... Devlet Hastanesinde görevli babası Ali ....'ın sağlık güvencesinden yararlandığını ve 12.12.2005 tarihinde sevk alarak Özel.....Polikliniğine gittiğini, ....isimli doktora muayene olduğunu, tedavisinin yapıldığını ancak kendisine lavman, mide yıkama ve yara pansumanı işlemlerinin yapılmadığını,
.... Zeren müfettişlikte; 23.12.2005 tarihinde sevk alarak gittiği.....Polikliniğinde bazı işlemler yapıldığını, ancak EKG ve akciğer röntgen filmi çekimi işlemlerinin yapılmadığını,
Mahkemede ek olarak; çocuğunu bir kez.....Polikliniğine götürdüğünü, çocuğuna idrar ve kan tahlili işlemlerinin yapıldığını, akciğer grafisinin çekildiğini, ....Polikliniğine de iki üç kez gittiğini,
Atile .... müfettişlikte; kendisinin ve eşinin 06.12.2005 tarihinde.....Polikliniğine gitmediklerini, hiçbir aile bireyinin adı geçen polikliniğe gidip muayene olmadığını, başhekim imzası bulunmayan sevk kâğıdının kim tarafından.....Polikliniğine verilerek işlem yapıldığını bilmediğini,
Mahkemede; hem ....Sağlık Polikliniğine hem de.....Polikliniğine eşiyle birlikte gittiklerini, her iki poliklinikte de sadece kan ve idrar tahlili yaptırdıklarını, bunun dışında hiçbir tetkik yapılmadığını, müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu ancak müfettişin kendisine göstermiş olduğu sevk kâğıdında başhekimin imzası olmadığından o sevk kâğıdı ile.....Polikliniğine gitmediğini söylediğini,
Ayşegül Erboyacı;.....Polikliniğine 02.12.2005 tarihinde gittiğini, Doktor ... tarafından muayene edildiğini, kan ve idrar tahlilleri yapıldığını, serum takıldığını ancak bu tarihte EKG ve akciğer grafisi çektirmediğini, enjeksiyon yaptırmadığını, kuruma fatura edilen bu işlemlerin gerçek olmadığını,
Ali Can İnanç s.....lıkta; YİBO'da öğrenci olduğunu, dişi ağrıdığı için inceleme dışı sanık ... Tosun'un 27.02.2006 tarihinde kendisini.....Polikliniğine götürdüğünü, muayene sonucu kendisine bir ilaç yazıldığını, başkaca herhangi bir tetkik, tahlil ya da analiz yapılmadığını,
Sıddık Öğecük s.....lıkta; YİBO'da öğrenci olduğunu, ayağı ve sırtı ağrıdığı için inceleme dışı sanık ... Tosun'un 27.02.2006 tarihinde kendisini.....Polikliniğine götürdüğünü, kolundan kan alındığını, başkaca herhangi bir tetkik, tahlil ya da analiz yapılmadığını, film çekilmediğini,
Vedat Baydar s.....lıkta; YİBO'da öğrenci olduğunu, gözünden rahatsızlandığı için inceleme dışı sanık ... Tosun'un 27.02.2006 tarihinde kendisini.....Polikliniğine götürdüğünü, sadece ilaç yazıldığını, başkaca herhangi bir tetkik, tahlil ya da analiz yapılmadığını, film çekilmediğini,
.... Demir s.....lıkta; YİBO'da öğrenci olduğunu, rahatsızlandığı için inceleme dışı sanık ... Tosun'un 27.02.2006 tarihinde kendisini.....Polikliniğine götürdüğünü, göğüs bölgesinin filminin çekildiğini, ilaç yazıldığını, başkaca hiçbir tahlil yapılmadığını,
Önder Uğur s.....lıkta; YİBO'da öğrenci olduğunu, başı ağrıdığı için inceleme dışı sanık ... Tosun'un 27.02.2006 tarihinde kendisini.....Polikliniğine götürdüğünü, kolundan kan alındığını, göğsünün filminin çekildiğini, başkaca herhangi bir tetkik, tahlil ya da analiz yapılmadığını,
.... Gürler müfettişlikte ve mahkemede; 06.01.2006 tarihinde annesi Makbule Gürler'i.....Polikliniğine götürdüğünü, sanık Doktor ...'ın muayene işl....i yaptığını, kurumuna fatura edilen hemogram dışındaki kan ve idrar tahlili işlemleri ile 6 adet enjeksiyon işl....in yapılmadığını,
.... s.....lıkta; 09.11.2005 günü inceleme dışı sanık Doktor ....'a muayene olduktan sonra ilaçlarını hazırlamaları ve protokol kaydını yaptırmaları için sağlık karnelerini .... Eczanesine bıraktıklarını, döndüklerinde sağlık karnelerine sanık Doktor ... tarafından da dört kalem ilaç yazıldığını fark ettiklerini, sanık Doktor ...'in kendisini görmeden neden bu ilaçları yazdığını bilmediğini,
.... Haşim İncegöz s.....lıkta; sanık Doktor ...'in eşi ....'ü muayene etmediği hâlde ......... Devlet Hastanesinde 09.11.2005 tarihinde 153409 protokol numarası ile muayene etmiş gibi eşinin sağlık karnesine ilaç yazdığını,
.....; ......... Devlet Hastanesi acil servisinde muayene olduktan sonra ilaçlarını almak için gittiği .... Eczanesinde bıraktığı sağlık karnesini ertesi gün eczanenin kapalı olması nedeniyle alamadığını, sanık Doktorlar ... ve ...'ı tanımadığını, ......... Devlet Hastanesinde bayan bir doktora muayene olmadığı gibi sağlık ocağında da hiç muayene olmadığını,
Beyan etmişlerdir.
İnceleme dışı sanıklardan;
.... s.....lıkta; 09.11.2005 tarihinde ......... Devlet Hastanesi kadın .....m polikliniğinde görevli olduğunu, aynı tarihte ....'ü muayenehanesinde muayene ettikten sonra kendisine 1 adet ilaç yazdığını, kendisi aynı gün devlet hastanesinde de görevli olduğu için ....'den sağlık karnesini polikliniğe götürmesini, orada protokol kaydı yapacağını söylediğini, bir süre sonra hastane polikliniğine gittiğinde masasının üzerinde ....'e ait sevk kâğıdını gördüğünü, sevk kâğıdını incelediğinde ....'ün aynı gün Doktor ... tarafından da muayene edilmiş gibi işlem yapıldığını fark ettiğini, kendisinin teşhisi ile sanık Doktor ...'in teşhisinin farklı olduğunu, sanık Doktor ...'in hamile birine yazılmaması gereken ilaçları ....'ün sağlık karnesine yazdığını gördüğünü,
.... .... s.....lıkta; sanık ...'in eskiden medikal firma işlettiğini sonrasında doktorlar ile birlikte poliklinik açtığını,
.... Tosun s.....lıkta; ......... YİBO'da hizmetli olarak çalıştığını, eşi ....e Tosun adına kayıtlı olan ancak sürekli kendisinin kullandığı telefon hattı ile 27.02.2006 tarihinde sanık ...'le görüştüğünü, iletişimin tespiti tutanağında yer olan "40-50 tane gönder gelsin" vb. sözlerden kast edilenin ne olduğunu bilmediğini,
Mahkemede; öğrenciler ile ilgisinin olmadığını, sadece okul müdürünün kendisine vermiş olduğu çocukların güvenliğini sağlama görevini yerine getirdiğini,
....;.....Polikliniğinde temizlikçi olarak çalıştığını, teyzesinin oğlu sanık ...'in polikliniğin muhasebe işlerine baktığını, babası sanık ...'in poliklinikle ilgisinin olmadığını,
.... s.....lıkta; kendisinin .... Eczanesine bıraktığı sağlık karnesinin 5. sayfasındaki sanık Doktor ... tarafından yapıldığı görünen muayeneyi olmadığını, yazılı ilaçları almadığını, sanık Doktorlar ... ve ...'ı tanımadığını, kendilerine hiç muayene olmadığını,
..... ....oğulları müfettişlikte; sağlık karnesinin kaybolduğunu ve bununla ilgili olarak 29.08.2005 tarihinde kayıp ilanı verdiğini, .....Eczanesi tarafından fatura edilen ve ......... Devlet Hastanesinin Acil Servisinde sanık Doktor ... tarafından kayıp olan sağlık karnesine düzenlenen 09.12.2005 tarihli ve 171379 numaralı reçeteden haberi olmadığını, ......... Devlet Hastanesine muayene olmaya ya da ilaç yazdırmaya gitmediğini, bahse konu reçetedeki ilaçları alıp kullanmadığını ve ilaçların alındığına dair imzanın kendisine ya da yakınlarına ait olmadığını,
.....; yeşil kartlı olduğunu, 2006 yılının Şubat veya Mart aylarında hastaneye giderken sağlık karnesini kaybettiğini, bu nedenle kaybettiği sağlık karnesine 2006 yılı Mart ayında yazılan ilaçları kullanmadığını, kadın hastalıkları ile ilgili bir rahatsızlığı olmadığını, bu nedenle sanık Doktor ...'e de gidip muayene olmadığını,
İfade etmişlerdir.
Sanık ... müfettişlikte;.....Polikliniğinin resmi olarak kime ait olduğunu bilmediğini ancak hastanede ambulans şoförü olarak çalışan sanık ... ile ......... Devlet Hastanesinde kadın .....m uzmanı olarak çalışan sanık Doktor ...'in.....Polikliniğinin sahibi olduklarının herkes tarafından bilindiğini, polikliniğe her gittiğinde sanık ...'i poliklinikte gördüğünü söylemiştir.
Sanıklardan;
... s.....lıkta; ......... Devlet Hastanesinde ambulans şoförü olarak görev yaptığını, iletişimin tespiti tutanaklarında içeriği belirtilen konuşmaları yaptığını, ancak bu konuşmaların neye ilişkin olduğunu hatırlamadığını, birilerinin gelip kendisine sağlık raporlarını gösterip sağlık raporlarındaki ilaçları yazdırmasını rica etmeleri hâlinde kendisinin de tanıdığı doktorlardan bu ilaçları yazmaları hususunda ricada bulunduğunu, atılı suçları işlemediğini,
Mahkemede ek olarak;.....Polikliniği ile bir ilgisinin olmadığını,.....Polikliniğinde 2 çocuğunun çalıştığını, bu nedenle polikliniğe sık sık uğradığını,
... s.....lıkta; ......... Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yaptığını,.....Polikliniğinde de hissesi olduğunu, görmediği hiçbir hastaya ilaç yazmadığını, takip ettiği hastaların durumunu bildiğinden bu hastaları ya da heyet raporu olan hastaları görmeden ilaç yazdığını, tanıklar .... ve Haşim İncegöz'ün beyanlarını kabul etmediğini, 09.11.2005 tarihinde ....'ü görmeden sağlık karnesine ilaç yazmadığını, atılı suçları işlemediğini,
Mahkemede; görmeden hasta muayenesi yapmadığını, tanık ....'ü daha önce iki kez muayenehanesine gelmesi nedeniyle tanıdığını, ....'ün kendisinden gerekli durumlarda rapor vermesini istediğini, kendisinin ise ancak yasal olduğu takdirde rapor verebileceğini söylemesi üzerine Sevda'nın bir daha kendisine muayeneye gelmediğini, inceleme dışı sanık Doktor ....'un özel muayenehanesinde muayene ettiği hastaları poliklinikte muayene edilmişler gibi göstermek için hastaların sağlık karnelerini kayıt için polikliniğe gönderdiğini, kendisinin hasta muayene ettiği sırada yanında bulunan kişilerin inceleme dışı sanık Doktor ....'un gönderdiği sağlık karneleri üzerinden hasta kaydı yaparken yanlışlıkla muayene ettiği hastanın ilaçlarını inceleme dışı sanık Doktor ....'un gönderdiği sağlık karnelerinden birine yazdığını, bu durumu fark edince de reçetenin üst nüshasını ilaçların alınmaması için yırttığını, sanık Doktorlar ..., ... ile inceleme dışı sanık Doktor ....'un beyanlarını kabul etmediğini, .... ve ..... isimli kişileri tanımadığını, bizzat muayene ettiği kişilerin sağlık karnesindeki resimlerine bakmadığını,
... s.....lıkta;.....Polikliniğinde doktor olarak görev yaptığını, düzenli olarak muayene olmayan hastaların karnelerine ilaç yazmadığını, bir tarihte sanık Doktor ...'in gelerek kendisinden elindeki fiyat kupürleri bulunan ilaçları yazmasını rica etmesi üzerine sağlık karnelerindeki reçetelere söz konusu ilaçları yazdığını, karnelerine ilaç yazılan hastaları tanımadığını,
Mahkemede; suçlamaları kabul etmediğini, sanık Doktor ...'in yakınlarını muayene ettiğini, o dönemde kuş gribi vakası nedeniyle hasta yoğunluğunun fazla olduğunu, muayene etmeden kimseye ilaç yazmadığını, kuş gribi vakasından dolayı gelen hastalar için akciğer filmi istediğini,
... s.....lıkta; atılı suçlamayı kabul etmediğini,.....Polikliniğinde çalıştığını, olaylar çıkmadan önce.....Polikliniğinin ortaklarının sanık Doktorlar ... ve ... olduğunu, mesul müdürlüğünü de sanık ...'un yaptığını, teyzesinin eşi olan sanık ...'in.....Polikliniği ile bir bağlantısının olmadığını, sanık ...'in poliklinikte unuttuğu cep telefonuyla konuştuğunu, diğer görüşmeleri hatırlamadığını,
Mahkemede;.....Polikliniğinin sahiplerinin sanık Doktorlar ..., ... ve ... olduğunu, sanık ...'in poliklinik ile bağlantısı olup olmadığını bilmediğini,
...;.....Polikliniğinde laborant olarak çalıştığını,.... Eczanesinde çalışan sanık ...'le yaptığı telefon görüşmesinin aralarındaki borç ilişkisine ilişkin olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini,
Savunmuşlardır.
Sanıklar ..., ... ve ... ile ilgili deliller (Özel ....Sağlık Polikliniği bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
28.12.2015 tarihinde saat 17.21'de sanık ...'ın oğlu inceleme dışı sanık ........ ile Demirkan Mühendislik firmasından Kadir isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; Kadir'in "Cevdet beyle görüşebilir miyim?", ....'ın "Cevdet bey dışarıda kendileri, kim aradı acaba?", Kadir'in "Ben Ankara'dan aradım Demirkan Mühendislikten Kadir", ....'ın "Kadir bey, babam dışarı çıktı, benle de görüşebilirsiniz şeyi, o konu ile ilgili", Kadir'in "şimdi, ruhsatla ilgili daha önceden sizin bir lisansınız varmış...bu lisansı iptal edecek misiniz? yoksa bu lisansı yeniden mi alacaksınız?", ....'ın "bu lisansı yeniden de alabiliriz, iptal de edebiliriz, bak ben şöyle anlatayım Kadir bey, bu lisansı radyoloji uzmanımız burada çalışıyor, onun adına aldık, ....Tıp Merkezi adına aldık, şimdi bu doktor beyle yollarımızı ayırdık, doktor bey ayrılacağından dolayı şimdi yeni polikliniğimizi şirket üzerine geçiriyoruz, bunun için de herhalde yeni ruhsat gerekecek", Kadir'in "haa, isim değişikliği olacak, şimdi bir saniye, isim değişikliği olacak, peki radyoloji doktoru yine şey yapacak değil mi?", ....'ın "yoo, ayrılacak, o da ayrılacak", Kadir'in "ayrılacak da ama, bu alacağınız ikinci ruhsatı kimin adına alacaksınız?", ....'ın "babamın adına alacağız", Kadir'in "babanızın adına alacaksınız ama bir sorumlu 100 miliamper alacaksınız ya bunun için bir radyolog gerekmiyor, bunun için yalnız biliyorsunuz bir röntgen teknikeri diploması gerekiyor en azından", ....'ın "sağlık memurunun radyoloji eğitimi aldığına dair diploması da olmuyor mu?", Kadir'in "yok, şimdi bunu yapmıyorlar...Atom Enerjisi mutlaka bir röntgen teknikeri diplomasını mutlaka arar, arıyor...yarın Atom Enerjisine gideceğim...vereceğiniz evrak var bunları biliyor musunuz? ha bu evrakı hazırlıyor olmanız önemli, siz bunları hazırlarsanız Atom Enerjisinden ruhsat alma, şey buradaki takibini yaparız", ....'ın "anladım okey, o zaman babam gelir gelmez...ben sağlık memuruyum ödemeler ile pek yetkim falan yok, babam geldiği zaman siparişini v...., size adres her türlü işlerini yapsın, siz gelin kurulumunu bir yapın, ruhsat işleri için başvuruya hemen geçelim, beraber yani kurulum bittikten sonra babamla birlikte dön....iz", Kadir'in "tamam, oldu ben kiminle görüştüm?", ....'ın "....ben", Kadir'in "haaa, ....cığım tamam, peki oldu görüşmek üzere sağ olun, iyi günler",
03.01.2006 tarihinde saat 11.00'de sanık ... ile Demirkan Mühendislik firmasından Kadir arasındaki görüşmede; Kadir'in "şimdi ben bu radyoloji teknikeri arkadaşla görüştüm, şimdi onun söylediği şu, şimdi siz Atom Enerjisine bunu gönderirken anladığım kadarıyla ee, bunu şey yapacaksınız, nasıl anlatsam, eee, SSK'lı göstermek durumunda kalacakmışsınız anladığım kadarıyla", Cevdet'in "Ya, tabi SSK'lı göstereceğiz onu da", Kadir'in "hah, onlar da diyorlar ki, 'abi benim primimi nasılsa ödeyecekler bu primi ödesin fazla bir şey istemiyorum' diyor", Cevdet'in "abi şimdi biz primi, bak biz burada doktorlarla çalışıyoruz, hepsi SSK'lıdır, anlatabildim mi abi, onun da adını koyarız, onun da primini öderiz burada", Kadir'in "tamam o da öyle diyor zaten", Cevdet'in "bizim mesela ....Sağlık, ........ şirketi var şirket adına biz mecburen 5-6 tane sigortalımız var", Kadir'in "bunu da ister istemez Atom Enerjisine duyurunca mecburen bunun primlerini ödemek zorunda kalacakmışsınız, dolayısıyla o da diyor ki 'abi primlerimi ödesinler çok şey değil, herhangi bir şey istemiyorum' diyor", Cevdet'in "primlerini öderiz abi, zaten onu sigortalı yapar primlerini öderiz", Kadir'in "hepsi bu, bunun dışında pek bir talebi yok arkadaşımızın", Cevdet'in "olursa da olsun yani sorun değildir de bilelim ismini koyalım", Kadir'in "ha, yok herhangi bir şey yok, o tamamen şöyle diyor 'açıkçası benim primlerimi ödesinler abi' diyor, ondan sonra tamamen işi size bırakıyor, açıkcası 'ister bir şeyler verirler, ister vermezler tamamen onlara bırakıyorum' diyor", Cevdet'in "tamam canım abim", Kadir'in "tamam şimdi ben bu şeyi göndereceğim size proformayı da aksesuarı var mı, yoksa sadece röntgeni mi göndereceğim?", Cevdet'in "sizinle ne konuşmuşsalar onu yazacaksın abi", Kadir'in "yo yo, aksesuar derken yani kasettir, apansördür, banyodur, şeyler var mı? yoksa çıplak hâlde mi", Cevdet'in "hepsini yazın abi", Kadir'in "hepsini yazıp göndereyim, tamam", Cevdet'in "ben şimdi bunu alacağım, ben şimdi bankadan kredi alıyorum biliyor musun?", Kadir'in "anladım, anladım tamam ben şimdi proformayı şey göstereyim sana", Cevdet'in "normal olarak gösterirseniz, zaten yeteri kadar alıyorum da ama proformayı istiyorlar, müdür ile ben çok samimiyim sorun yok", Kadir'in "anladım tamam, ben o zaman proforma faturayı birazdan mail ile göndereceğim size, tamam", Cevdet'in "oldu Atom Enerjisinden neler isteniyor?", Kadir'in "onları da göndereceğim tamam",
24.01.2006 tarihinde saat 10.51'de Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........ile..... Eczanesinden sanık ... arasındaki görüşmede; .....'ın "sizin karneler hazır isterseniz gelip alın bekletmeyin",
24.01.2006 tarihinde saat 10.52'de Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........ile .....Eczanesi'den Ramazan isimli kişi arasındaki görüşmede; .....'ın "Halk Eczanesi, kiminle görüşüyorum", Ramazan'ın "ben Ramazan buyurun", .....'ın "ben ....dan arıyorum da ....., sizin karneler hazır da, isterseniz gelip alın bekletmeyin", Ramazan'ın "tamam",
07.02.2006 tarihinde saat 15.32'de Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........ile .....Eczanesinden açık kimlik bilgileri belli olmayan bir şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; .....'ın "Ben ....., ....'dan arıyorum da...sizin burda karneleriniz var...onu aldırsanız", şahsın "tamam",
Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........ile .....Eczanesinden sanık ... arasında, 08.02.2006 tarihinde saat 08.46'da gerçekleşen görüşmede; ....'in "ben .... buyurun", .....'ın "Ben ....., .... sizin karneler hazır...gelip alın", ....'in "tamam", .....'ın "bir de hani sen demiştin ya bir karne size getireceğim sevki var da karnesi yoktu...o ne oldu?", ....'in "onu ben şimdi uğrayacağım adama ben birazdan haber veririm size"; 10.02.2006 tarihinde saat 09.54'te gerçekleşen görüşmede; ....'in "benim bir sevkim var. 06.02.2006 sevkim varda, karnesi yoktu işleme koyarsan karneyi birazdan", .....'ın "sevki ben sana gönderdim", ....'in "sevk bende işleme koy tarihi geçmesin sevkin tarihi geçerse benden gider, bugün protokol son saate kadar ayır", .....'ın "8 tane"; 16.02.2006 tarihinde saat 13.11'de gerçekleşen görüşmede ise; ....'in "..... hanım ile görüşecektim", .....'ın "efendim", ....'in "kolay gelsin, bizim bir karnemiz vardı hazır oldu mu", .....'ın "bir bakayım ...., hazır", ....'in "tamam",
08.02.2006 tarihinde saat 13.40'ta .....Eczanesinden sanık ... ile inceleme dışı sanık .........arasındaki telefon görüşmesinde; .....'ın "Nusret abi sizin burada karneleriniz var ya ....'dan arıyorum ben", ....'in "aldırayım hemen", .....'ın "şey sabahleyin telefon açtım kimse gelmedi...bize kızıyorlar kalmasın diye", ....'in "..... hanım, hemen gönderiyorum",
09.02.2006 tarihinde saat 12.50'de sanıklar ... ile ... arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, ....'in ".... sen hangi şeyi istemişsin .....'tan?", ....'in "Sebahat Nazlı var ya onun karnesini getirsin.......'da bekliyorum", ....'in "tamam",
Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........ile .... Eczanesinden sanık ... arasında, 16.02.2006 tarihinde saat 11.25'te gerçekleşen görüşmede; ....'in "14 tarihli yeriniz var mı?", .....'ın "yok", ....'in "var geçenlerde nasıl sana 10 tarihli bir reçete getirdim", .....'ın "var ama ha 16", ....'in "getireyim mi?", .....'ın "16'sı var 16'sına kayıt edelim"; 21.02.2006 tarihinde saat 08.56'da gerçekleşen görüşmede ise; ....'in "..... abla", .....'ın "efendim", ....'in "o dünkü bizim 3-4 tane şey var ya sizde onlar hazır mı? alabiliriz", .....'ın "hazır", ....'in "tamam abla hemen", .....'ın "tamam güle güle",
03.03.2006 tarihinde saat 08.21'de Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık ... İrvül ile .... Eczanesinden sanık ... arasındaki görüşmede; Hatice'nin "sen karneyi ne yaptın?", ....'in "karne masanın üstündedir", Hatice'nin "defterin altındaymış tamam", ....'in "abla bir z.... onları yazdırırsın tamam",
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 14.07.2006 tarihli soruşturma raporunda; Ağrı Sağlık Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri Şubesinde mevcut özel poliklinikler dosyaları ile Özel ....Sağlık Polikliniği evrak ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, sanık Doktor ... tarafından 2003 yılı Ağustos ayında kurulan Özel ....Sağlık Polikliniğinin 05.09.2003 tarihinde açılmasının uygun görüldüğü, başlangıçta düzenlenen adi ortaklık sözleşmesine göre sanık Doktor ... ile Doktor ....'in polikliniğe yarı yarıya ortak oldukları, 05.12.2005 tarihli adi ortaklık sözleşmesinde ise sanık Doktor ...'nun % 35, sanık Doktor ...'in % 30, Doktor ....'in ise % 35 oranında hisse ile polikliniğe ortak olduklarının belirtildiği, 08.03.2003 tarihinde mesul müdürlüğe atanan sanık Doktor ...'in 02.01.2006 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğüne vermiş olduğu ....çesi ile mesul müdürlüğü sanık Doktor ...'na bıraktığını bildirdiği, Ağrı Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sanık Doktor ...'nun Özel ....Sağlık Polikliniğinde tıp doktoru olarak çalışabileceğine dair 02.01.2006 tarihli personel çalışma izin belgesi ile aynı tarihli mesul müdürlük belgesi düzenlendiği, ... tarafından sanık ...'ın adı geçen poliklinikte sağlık memuru ve sekreter olarak çalışabilmesi için bila tarihli personel çalışma izin belgelerinin tanzim edildiği, 06.10.2004 tarihinde sanık Doktor ...'in % 30 oranındaki hissesinden % 3'ünün sanık ... tarafından satın alındığı, 2005 yılına ait poliklinik defterlerindeki tüm kaşelerin sanık Doktor ...'e, 2006 yılına ait poliklinik defterlerindeki tüm kaşelerin ise sanık Doktor ...'na ait oldukları belirtilerek polikliniğe müracaat eden, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne bağlı hak sahipleri ile kamu kurum ve kuruluşları çalışanlarının sağlık karneleri ve sevk kâğıtlarına, hastaların bilgileri dışında tahlil, tetkik yapılmış ve röntgen filmi çekilmiş gibi işlem yapılarak poliklinik adına fatura tanzim edilip haksız kazanç t.... edilmek suretiyle Hazine zararına sebebiyet verildiği, yasal olarak poliklinik açamayacak olan sanık ...'ın Özel ....Sağlık Polikliniğinin asıl sahibi olduğu ve ismini gizlediği yönünde kanaatlere yer verildiği,
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 06.02.2007 tarihli raporda; br kısmı ......... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü personeli, bir kısmı okullarda ya da yatılı ilköğretim bölge okullarında (YİBO) görevli öğretmen, memur ya da yardımcı personel olan, hak sahipleri........... kendilerinin ya da bakmakla yükümlü oldukları yakınlarının 2005 yılı içerisinde gittikleri Özel ....Sağlık Polikliniğinde sanık Doktor ... tarafından muayene edildikleri veya ikinci ya da üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına sevk edildikleri, hak sahiplerinin kendilerine gösterilen sevk evrakı eklerinde bulunan epikriz raporlarında yapılmış gibi gösterilen tahlil, tetkik, enjeksiyon, film ya da grafi çekim işlemlerinin ya yapılmadığını ya da yapılan işlemlerin sayısının fazla gösterildiğini beyan ettikleri, düzenlenen epikriz raporu ve diğer belgelerde hak sahipleri ve yakınlarının gerek muayene edilmeleri gerekse ikinci veya üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına sevk edilmeleri hâllerinde her seferinde tıbbi tahlil ve tetkikler yapıldığının belirtildiği, yine ......... Yatılı İlköğretim Bölge Okullarından çok sayıda öğrenci için Özel ....Sağlık Polikliniği tarafından tedavi gider evrakı düzenlendiği, bu öğrencilerin de sanık Doktor ... tarafından muayene ya da başka bir sağlık kuruluşuna sevk edildikleri, muayene edilen bütün öğrencilere hemen her seferinde iki veya üç ayrı teşhis konularak bütün tetkik ve tahliller yapılmış gibi gösterildiği, düzenlenen belgelere göre röntgen filmi çekilmemiş hiçbir öğrencinin bulunmadığı, başka sağlık kuruluşuna sevk edilen öğrencilere de sevk işlemi haricinde tetkik ve tahlillerin yapılmış gibi gösterildiği belirtilerek yapılmayan işlemler için ücret tahakkuk ettirildiği yönünde açıklamaların yer aldığı,
Anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda;
"Özel ....Sağlık Polikliniği" başlığı altında, Emekli Sandığına tabi hastalar için düzenlenen 1.526 adet sevk evrakının incelendiği, bu sevklerin 1.481 adedinin (....10 kez, ..... 38 kez, .... 4 kez, .... .....2 kez, ....7 kez, ..... 3 kez, .. ... 3 kez, .... .... 4 kez vb.) sanık Doktor ..., 45 adedinin (.....vb.) sanık Doktor ... tarafından yapıldığı, kurum zararının 43.830,13 TL olduğu,
Yine sanık Doktor ...'in düzenlediği;
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Emekli Sandığına tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 89,77 TL,
.....Eczanesi tarafından fatura edilen 33 adet (Emekli Sandığı'na tabi hastalar.... ....'in sağlık karnesine 14, ...'in sağlık karnesine 13, M. ....'in sağlık karnesine 6 adet) reçeteden dolayı kurum zararının 2.888,27 TL,
Ürün Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Emekli Sandığı'na tabi hasta .....'un sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 59,64 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 7 adet (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 725,25 TL,
Halk Eczanesi tarafından fatura edilen 3 adet (Emekli Sandığına tabi hastalar .... ....'un sağlık karnesine 1, .....'un sağlık karnesine 2 adet) reçeteden dolayı kurum zararının 205,28 TL,
....Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 115 TL,
Olduğu belirtilmiştir.
Dosyada mevcut, Özel ....Sağlık Polikliniği tarafından fatura edilen;
a) Hak sahibi ....adına düzenlenmiş, 01.09.2005 tarihli ve 446 kayıt numaralı sanık Doktor ... imzalı sevk kâğıdı ekinde bulunup sanık Doktor ... imzalı Özel ....Sağlık Polikliniği Tahlil ve İstem Belgesi başlıklı belgede hematokrit, lökosit sayımı, gaitada amip-giardia aranması ve düz karın grafisi ve iki yönlü mukayeseli eklem grafisi çekim işlemlerinin yapılmasının istendiği, aynı tarihli Özel ....Polikliniği Tahlil ve Tetkik Sonuç Belgesi başlıklı belgede hematokrit, lökosit sayımı, gaitada amip-giardia aranması ve düz karın grafisi ve iki yönlü mukayeseli eklem grafisi çekim işlemlerinin yapıldığının belirtildiği, yine sanık Doktor ... imzalı Özel ....Sağlık Polikliniği Epikriz başlıklı belgede adı geçen işlemlerin fiyatlandırıldığı,
b) Hak sahibi .....adına düzenlenmiş, 09.02.2006 tarihli ve 822 kayıt numaralı sanık Doktor ... imzalı sevk kâğıdı ekinde bulunup sanık Doktor ... imzalı Özel ....Sağlık Polikliniği Tahlil ve İstem Belgesi başlıklı belgede idrar mikrospokipi, strip ile idrar tetkiki, hemogram işlemleri ile akciğer grafisi ve iki yönlü mukayeseli.... grafisi çekim işlemlerinin yapılmasının istendiği, aynı tarihli Özel ....Polikliniği Tahlil ve Tetkik Sonuç Belgesi başlıklı belgede hemogram, idrar mikroskopisi, strip ile idrar tetkiki, glukoz ölçümü ve iki yönlü akciğer grafisi ve iki yönlü mukayeseli eklem grafisi çekim işlemlerinin yapıldığının belirtildiği, yine sanık Doktor ... imzalı Özel ....Sağlık Polikliniği Epikriz başlıklı belgede adı geçen işlemlerin fiyatlandırıldığı,
Anlaşılmaktadır.
Tanıklardan;
....müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde 7 kez Özel ....Sağlık Polikliniğine sevk aldığını, gidişinin sadece muayene amaçlı olduğunu, sadece 2005 yılı Mart ayı içerisinde iki kez kan tahlili verdiğini, bunun dışında kan, idrar, gaita tahlilleri yapılmadığı gibi röntgen çekimi de yapılmadığını, 2005 yılı içerisinde hamile olduğunu, sevk kâğıtları ekinde bulunan epikriz raporlarındaki yapılmış gibi gösterilen tetkiklerin doğru olmadığını,
Sevda Sayı müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde 6 kez Özel ....Sağlık Polikliniğine muayene amaçlı gittiğini, gittiği her seferde "hemen bir kanını alalım" diyerek kanını aldıklarını ancak idrar tahlili ile röntgen çekimi işlemlerinin yapılmadığını, kendisine gösterilen epikriz raporlarındaki kan tahlili haricindeki işlemlerin yapılmadığı hâlde yapılmış gibi gösterildiğini,
Mazlume Yegül müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde 5 kez Özel ....Sağlık Polikliniğine muayene amaçlı gittiğini, burada kan ve idrar tahlili ile röntgen çekimi işlemlerinin yapılmadığını, kendisine gösterilen sevk kâğıdı ekindeki epikriz raporunda yapılmış gibi gösterilen işlemlerin hiçbirisinin yapılmadığını,
Ramazan Gövez müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde Özel ....Sağlık Polikliniğine toplam 6 kez muayene amaçlı gittiğini, kan ve idrar tahlilleri ile röntgen çekimi işlemlerinin yapılmadığını, sevk kâğıtlarının ekinde yapılmış gibi gösterilen tetkiklerin doğru olmadığını,
Songül Erbet müfettişlikte ve s.....lıkta; Özel ....Sağlık Polikliniğine ilaç yazdırmak için gittiğini, bir kez muayene olup ultrason çektirdiğini, kan ve idrar tahlili yaptırdığını, röntgen ve EKG çektirmediğini, ilaç yazdırmaya gittiğinde yapılmayan bazı tetkik ve tahlillerin Emekli Sandığına fatura edildiğini,
Hanifi Ballıkaya s.....lıkta; 23.01.2006 tarihinde Özel ....Sağlık Polikliniğine gittiğini, sanık Doktor ... tarafından muayene edildiğini, muayene sonucunda yalnızca ilaç yazıldığını, düzenlenen faturada görünen hematokrit, lökosiz sayımı, glukoz, idrar mikroskopisi, idrar tetkiki, akciğer grafisi, düz karın grafisi işlemlerinin yapılmadığını,
Sebahat Topaloğlu s.....lıkta; 06.02.2006 ve 17.02.2006 tarihlerinde Özel ....Sağlık Polikliniğine giderek sanık Doktor ... tarafından muayene edildiğini, ilk gittiğinde idrar ve kan tahlili işlemlerinin yapıldığını ancak fatura edilen EKG çekim işl....in yapılmadığını, ikinci gidişinde ise fatura edilen tahlil ya da film ve grafi çekim işlemlerinden hiçbirinin yapılmadığını,
Hayati Uçar s.....lıkta; polis memuru olduğunu, 22.06.2006 tarihinde Özel ....Sağlık Polikliniğine giderek sanık Doktor ...'na muayene olduğunu, muayeneden sonra sadece ilaç yazıldığını, adına tanzim edilen faturada gösterilen hemogram, idrar mikroskopisi, idrar ve glukoz tahlilleri ile akciğer ve düz karın grafilerinin çekim işlemlerinin yapılmadığını,
Elif Turan s.....lıkta; ......... Devlet Hastanesinde hemşire olduğunu, 06.02.2006 ve 14.02.2006 tarihlerinde Özel ....Sağlık Polikliniğine giderek sanık Doktor ...'na muayene olduğunu ve Iğdır'daki bir hastaneye sevk edildiğini, adına tanzim edilen faturalarda gösterilen hemogram, idrar mikrospokisi, idrar ve glukoz tahlilleri ile IM enjeksiyon işl....in, yine akciğer ve eklem grafileri çekim işlemlerinin yapılmadığını,
Sungur Dölek s.....lıkta; ......... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığını, 17.02.2006 tarihinde kızı Teslime'yi sevk amaçlı olarak Özel ....Sağlık Polikliniğine götürdüğünü, çocuğunun muayene edilmeden Iğdır iline sevk işl....in yapıldığını, faturada gösterilen hemogram, idrar mikroskopisi ve idrar tetkiki işlemleri ile karın ve akciğer grafisi çekim işlemlerinin yapılmadığını,
Bayram Gökçen s.....lıkta; polis memuru olduğunu, oğlu ....'ı 28.02.2006 tarihinde sevk almak suretiyle Özel ....Sağlık Polikliniğine götürdüğünü, sanık Doktor ...'nun oğlunu muayene edip ilaç yazdığını, faturada gösterilen hemogram, idrar mikroskopisi, idrar tetkiki ve glükoz ölçümü işlemlerinin yapılmadığını, akciğer ve eklem grafilerinin çekilmediğini, IM enjeksiyon işl....in yapılmadığını,
Fikret Bayraktar s.....lıkta; 19.01.2005 ve 22.02.2005 tarihlerinde Özel ....Sağlık Polikliniğine gittiğini, sanık Doktor ... tarafından muayene edildiğini, muayene sonucunda sadece ilaç yazıldığını, 19.01.2005 tarihli muayenesine ilişkin faturada yer alan AST, ALT, BUN, hematokrit, lökosit sayımı, glukoz, akciğer grafisi, eklem grafisi işlemleri ile 22.01.2005 tarihli muayenesine ilişkin faturada yer alan ALT, AST, BUN, hematokrit ve lökosit sayımı işlemlerinin yapılmadığını,
Zaide Tayfur müfettişlikte; 2006 yılı içerisinde Özel ....Sağlık Polikliniğine muayene için gitmediğini, ilaç yazdırmadığını ve tahlil-tetkik yaptırmadığını, röntgen çektirmediğini, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 17.01.2006 tarihli reçetede yazılı ilaçları almadığını, kızı ..... ile oğlu .... ....'un da hiçbir zaman Özel ....Sağlık Polikliniğine gitmediğini, sanık Doktor ... tarafından kızı Göknur adına düzenlenen 28.10.2004, 27.08.2004, 30.08.2005 tarihli reçeteler ile oğlu .... Can adına düzenlenen 18.11.2004 tarihli reçetelerdeki ilaçları almadıklarını, önceki yıllarda Özel ....Sağlık Polikliniğine gittiğini ancak röntgen ve EKG çektirmediğini, yalnızca kan ve idrar tahlili yaptırdığını, reçetelerdeki imzaların kendilerine veya akrabalarına ait olmadığını, eczacıların bazen ilaçların eczanede olmadığını ve depodan geleceği söyleyerek sağlık karnelerini birkaç saatliğine eczanede tuttuklarını, bu esnada haberleri olmadan sağlık karnelerinin kullanılmış olabileceğini,
Mahkemede; çocuklarını zaman zaman Özel ....Sağlık Polikliniğine götürdüğünü, poliklinikte çocuklarına sadece ilaç yazıldığını, hiçbir zaman tahlil, tetkik yapılmadığını, film ve grafi çekilmediğini,
Ali Yıldızbaş s.....lıkta; ......... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığını, kızı Busenur'u 13.02.2006 ve 22.02.2006 tarihlerinde tedavi amaçlı olarak Özel ....Sağlık Polikliniğine götürdüğünü, kızının sanık Doktor ... tarafından muayene edildiğini, faturalarda gösterilen eklem grafisi ve mukayeseli röntgen çekimi işlemlerinin yapılmadığını,
Mahkemede ek olarak; çocuğunu ilk götürdüğünde sadece muayene edilip ilaç yazıldığını, sonradan eklem grafisi ve film çekilmiş gibi gösterildiğini öğrendiğini, ikinci kez gittiklerinde bir kez kan tahlili yapılıp bir kez de film çekildiğini, bunun dışında ne kendisinin ne de eşinin filminin çekilmediğini, s.....lıktaki ifadesinin doğru olduğunu,
.....s.....lıkta ve mahkemede; 09.02.2006 tarihinde Özel ....Sağlık Polikliniğinde sanık Doktor ... tarafından muayene edildiğini, kan ve idrar tahlillerinin yapılıp akciğer grafisinin çekildiğini, ancak fatura edilen eklem grafisi çekim işl....in yapılmadığını, 30.01.2006 ve 15.02.2006 tarihlerinde de kızı..... Hamzadayı'nın aynı poliklinikte sanık Doktor ... tarafından muayene edildiği, fatura edilen işlemlerden sadece akciğer grafisi çekim işl....in yapıldığını, glukoz, hemogram ve idrar tahlilleri ile idrar mikroskopisi ve eklem grafisi çekim işlemlerinin yapılmadığını,
....e Durgut s.....lıkta; 20.02.2006 tarihinde Özel ....Sağlık Polikliniğine gittiğini, sanık Doktor ... tarafından muayene edilerek Iğdır'daki bir hastaneye sevk edildiğini, Özel ....Sağlık Polikliniği tarafından adına tanzim edilen faturada belirtilen, hemogram, itrar tetkiki ve idrar mikroskopisi işlemlerinin yapılmadığını,
Mahkemede; s.....lıktaki beyanının doğru olduğunu, başka bir zamanda Özel ....Sağlık Polikliniğine gitmediğini,
..... mahkemede; Özel ....Sağlık Polikliniğine baş ağrısı ya da bademcik rahatsızlığı nedeniyle birkaç kez gittiğini, sadece muayene olduğunu ve kendisine ilaç yazıldığını, herhangi bir tahlil ya da tetkik yapılmadığını, film ve grafi çekilmediğini,
Bayram Göneş; YİBO'da öğrenci olduğunu, o dönemde yüzünde sivilce çıktığını, diğer arkadaşları ile birlikte öğretmenlerinin nezaretinde Özel ....Sağlık Polikliniğine gittiklerini, genelde 8-10 kişilik gruplar halinde gittiklerini, doktorun kendisini muayene edip ilaç yazdığını, herhangi bir tahlil yapılmadığını, film ya da grafi çekilmediğini, kendisinin Özel ....Polikliniğine bir kez gittiğini,
Faime Tayfur; YİBO'da öğrenci olduğunu, mide rahatsızlığı geçirdiğinden Özel ....Sağlık Polikliniğine öğretmenlerinin nezaretinde arkadaşlarıyla birlikte gittiğini, kendisini muayene eden doktorun ilaç yazdığını, kendisine herhangi bir tahlil yapılmadığını, film ya da grafi çekilmediğini, adı geçen polikliniğe bir veya iki kez gittiğini,
Beyan etmişlerdir.
İnceleme dışı sanıklardan;
...... müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde kendisi, eşi ve çocuklarının toplam 15 kez Özel ....Sağlık Polikliniğine genellikle sevk amaçlı gittiklerini, kendisine ve eşine kan, idrar ve gaita tahlilleri ya da röntgen çekimi işlemi yapılmadığını, kendisine gösterilen epikriz raporlarında yapılmış gibi gösterilen tetkiklerin çoğunun yapılmadığını,
Hikmet Kızılkaya müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde kendisinin 5 kez, eşi .....'in 10 kez, kızı Azra Mizgin'in de 7 kez sevk alarak Özel ....Sağlık Polikliniğine muayene amaçlı gittiklerini, kendisine gösterilen sevk evrakı ekinde bulunan epikrizlerde gösterilen idrar ve kan tahlillerinin yapıldığını ancak kendisinin, eşinin ya da kızının röntgenlerinin çekilmediğini,
Alpaslan Keklik müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde Özel ....Sağlık Polikliniğine 10 kez muayene amaçlı gittiğini, bu muayenelerinden beşinde kendisine gösterilen sevk kağıtları ve epikriz raporlarında yer alan kan ve idrar tahlillerinin yapıldığını, diğer beş muayenesinde ise sadece ilaç yazıldığını, herhangi bir kan ve idrar tahlili yapılmadığı gibi röntgen filmi de çekilmediğini,
..... müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde Özel ....Sağlık Polikiliniğine kendisinin 13, eşinin 12, çocuklarının da 13 kez muayene amaçlı gittiklerini, kendilerine hemen her seferinde kan tahlili ile ikişer kez idrar tahlili yapıldığını, çocuklarına birer kez de akciğer filmi çekildiğini, bunların haricinde yapıldığı bildirilen tahlil ve tetkiklerin doğru olmayıp abartılı olduğunu,
Seval Sert müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde muayene amaçlı olarak 11 kez Özel ....Sağlık Polikliniğine sevk aldığını, kan ve idrar tahlili, gaita tetkiki ve röntgen çekimi işlemlerinin yapılmadığını, kendisine gösterilen sevk kâğıdı ekindeki epikriz raporunda yapılmış gibi gösterilen işlemlerin hiçbirisinin yapılmadığını,
...... müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde Özel ....Sağlık Polikliniğine kendisinin 10 kez, eşinin 3 kez, çocuklarının da 15 kez gittiklerini, polikliniğe gitme amaçlarının çoğunun başka hastanelere sevk olduğunu, diğer hastanelere sevk edildikleri zamanlarda herhangi bir tahlil yapılmadığını, muayene amaçlı geldiklerinde de sadece muayene olup ilaçlarını aldıklarını, kendisine ve eşine hiçbir şekilde kan, idrar ve gaita tahlilleri yapılmadığı gibi röntgen çekimi de yapılmadığını, kendisine gösterilen sevk evrakı ekinde bulunan epikrizlerde gösterilen işlemlerin çok fazla abartılı olduğunu, yapılmamış bir çok tahlil ve röntgen çekim işlemlerinin yapılmış gibi gösterildiğini,
Fatma Kaya müfettişlikte; 2005 yılı içerisinde Özel ....Sağlık Polikliniğine 11 kez muayene amaçlı gittiğini, çok sayıda kan tahlili ile iki kez idrar tahlili yapıldığını, üç kez de eklem grafisi çekildiğini, kendisine gösterilen sevk kağıtları ekinde bulunan epikriz raporlarında yer alan tetkiklerin abartıldığını, belirtildiği kadar fazla röntgen filmi çekilmediğini,
Aysel Çiftçi s.....lıkta; Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda (YİBO) öğretmen olarak görev yaptığını, 2005 yılı içerisinde 14 kez Özel ....Sağlık Polikliniğine gittiğini, poliklinikte kendisine bir veya iki kez kan tahlili yapıldığını, başkaca hiçbir tetkik yapılmadığını,
.... .... müfettişlikte; ilaçlarını....., ....ve .... Eczanelerinden t.... ettiğini, eczacıların ilaçları verdikten sonra sağlık karnesini aldıklarını, kendisine gösterilen reçetelerden haberinin olmadığını, bu ilaçları alıp kullanmadığını, ......... 1 ve 2 Nolu Sağlık Ocakları ile Özel ....Sağlık Polikliniğine hiç gitmediğini,
S.....lıkta; sağlık karnesinde yer alan 27.04.2004, 14.09.2004, 29.10.2004, 26.11.2014, 07.01.2005, 14.02.2005, 11.03.2005 ve 12.04.2005 tarihlerinde ....Sağlık Polikliniğinde sanık Doktor ...'e, 18.08.2005 ve 26.09.2005 tarihlerinde ....Sağlık Polikliniğinde, yine 06.02.2006 tarihinde ....Sağlık Polikliniğinde sanık Doktor ...'na tedavi olduğunu gösterir kayıtların doğru olmadığını, sanık Doktor ...'i tanımadığını ve bu doktora hiç muayene olmadığını, ....Sağlık Polikiliniğine tedavi olmak için hiç gitmediğini, sağlık karnesini..... Eczanesinde bıraktığını,
Mahkemede; daha önceki ifadelerini kabul etmediğini, sanık Doktorlar ... ve ...'nu tanımadığını ama bu doktorlara muayene olmuş olabileceğini, önceki ifadesini verdiği sırada kendisine baskı yapılmadığını ancak korktuğundan o şekilde beyanda bulunduğunu,
İfade etmişlerdir.
Sanık ... s.....lıkta; 2004 yılı başında ....Sağlık Polikliniğini arkadaşı Doktor .... ile birlikte açtıklarını, sanık ... ile sanık Doktor ...'e de % 25'er hisse verdiklerini, yaklaşık 2,5 ay boyunca hastanın o günkü rahatsızlığına göre yapılmaması gereken tahlilleri yapıp faturaları şişirdiklerini, bunu yapmadıklarında sanık ...'ın hoşnutsuzluk gösterip işlerine karıştığını ve "hastalara tahlil yaptıralım" dediğini, kendisinin 2,5 ay bu şekilde çalıştıktan sonra hissesini sanık Doktor ...'e devrettiğini, Doktor ....'in de hissesini sanık Doktor ...'e devrettiğini,
Sanık ...; 2006 yılının Ocak ayından önce Özel ....Sağlık Polikliniğini çalıştırdığını, 2006 yılının Ocak ayında polikliniği çalıştırmayı bırakarak sanık ...'a vekalet verdiğini, usulsüz hiçbir işlem yapmadığını, hastaların bilgisi dışında tahlil ve tetkik yapmadığını, röntgen filmi çekmediğini,
Sanık ... s.....lıkta; atılı suçla işlemediğini, 02.01.2006 tarihinden itibaren Özel ....Sağlık Polikliniğinde çalıştığını, tahlil ya da film çekimi işlemlerini yaptırmadan bunları kurumlara fatura etmediklerini, kurumlara gönderilen faturaların altındaki imzalar ile Özel ....Tıp Polikiliniği tahlil ve tetkik istem belgesi altındaki imzaların kendisine ait olduğunu,
Sulh ceza mahkemesinde; yaklaşık 2 aydır çalıştığı Özel ....Sağlık Polikliniğinde soyadını bilmediği Doktor Hakan'ın rahatsızlığı nedeni ile mesul müdürlük görevini de üstlendiğini, hastalarının hiç birine tahlil yapmadan ya da gerekli film ve grafileri çekmeden teşhisini koymadığını, teşhis yapmadan da reçete yazmadığını,
Mahkemede ek olarak; kendisini sanık ...'ın işe aldığını, Özel ....Sağlık Polikiliniğinin sahibinin kim olduğunu bilmediğini, polikliniğe alınacak röntgen, kan ve ultrason cihazı alımı için görüşme yaptığı ...'ın kendisine "bu cihazları alalım" dediğini, Özel ....Sağlık Polikliniğinde yapılan tetkik ve tahlillerden dolayı ekstra bir kazancının olmadığını,
Sanık ... s.....lıkta; ......... Verem Savaş Dispanserinde sağlık memuru olarak görev yaparken 2000 yılında emekli olduğunu ve ......... Devlet Hastanesi karşısına bir sağlık kabini açtığını, sanık Doktorlar ... ve ... ile Doktor ....'e söz konusu sağlık kabinini devrettiğini, Doktor ....'in askere gittikten sonra dönmediğini ve hissesini sanık Doktor ...'e devrettiğini, sanık Doktor ...'nun da 3 ay kadar çalıştıktan sonra hissesini sanık Doktor ...'e devrettiğini, sanık Doktor ...'nın da 10-15 gün kadar bahse konu poliklinikte çalıştığını, 09.03.2006 tarihine kadar poliklinikte çalışan sanık Doktor ...'in 2006 yılının Ocak ayına kadar mesul müdürlük görevini de yaptığını, 2006 yılının ocak ayında mesul müdürlük görevini sanık Doktor ...'na devrettiğini, kendisinin de Özel ....Sağlık Polikliniğinin sekreteri olduğunu, Demirkan Mühendislikten Kadir isimli kişi ile 03.02.2006 tarihinde yaptığı görüşmenin de bu görevinden kaynaklandığını, polikliniğin ihtiyacı olan malzemeler için adı geçen şahısla görüştüğünü, poliklinikte muayene olan hastalara yapılan işlemlerin faturalandırılmasında herhangi bir dahlinin olmadığını, poliklinikten yapılan faturalandırma nedeniyle devletin zarara uğratılmasından dolayı polikliniğin ortağı olmadığı için hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, hak sahiplerinin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, faturalandırılan işlemlerin fazlasıyla yapıldığını, sanık Doktor Abdullah Doğrunun ifadelerini ve atılı suçlamaları kabul etmediğini,
Mahkemede; sanık Doktorlar ... ve ...'nun ifadelerini kabul etmediğini belirterek Özel ....Sağlık Polikliniğinde sekreter olarak çalıştığını, bu polikliniğin ortağı veya sahibi olmadığını,
Savunmuşlardır.
Sanıklar ..., ... ve ... ile ilgili deliller (.....Eczanesi bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
.....Eczanesinden sanık ... ile sanık Doktor ...'ın;
21.12.2005 tarihinde saat 11.16'daki görüşmede; Mücahit'in "abi ekmekleri gidip alayım evden",'in "he he", Mücahit'in "tamam abi ellerinden öperim",'in "hadi görüşürüz", aynı tarihte saat 15.08'deki telefon görüşmesinde ise; Mücahit'in "abi sana akşam şey yapacaz, biraz enjektör yirmi beş tane gönderecem, a bi de benle senin konuştuğumuz var ya",'in "he he", Mücahit'in "mani mani",'in "tamam görüşürüz",
05.01.2006 tarihinde saat 10.47'deki görüşmede; Mücahit'in "poliklinikte misin abi",'in "he poliklinikteyim eve birisini göndersene baba ya", Mücahit'in "tamamdır abi",
16.01.2006 tarihinde saat 19.14'teki görüşmede;'in "Mevlüt bizim eve uğrayın diyo, he çocuklar uğrasın", Mücahit'in "şimdi mi, getirsinler mi",'in "he he", Mücahit'in "kaç tane hocam",'in "ne kadar şey oldu", Mücahit'in "tamam",
01.02.2006 tarihinde saat 18.44'teki telefon görüşmesinde;'in "abican yarın gel tamam mı, yarın sabah", Mücahit'in "he hocam ben geldim kimse evde yoktu bitane şey vardı bırakacaktım eve",'in "sonra tamam hadi görüşürüz",
06.02.2006 tarihinde saat 17.18'deki görüşmede; Mücahit'in "sana bir işim düşmüş",'in "he söyle emret", Mücahit'in "ben sana 25 kilo pirinç sana gönderiyorum, torununu da onunla gönderiyorum sana, onları hallet",'in "tamam caney, tamam kardeşim",
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
Sanık ...'in sanık ...'a;
21.12.2005 tarihinde saat 12.21'de; "hocam akşama yirmi adet ekmek eve götürecem saygılar",
05.01.2006 tarihinde saat 09.52'de; "Hocam ekmekler hazır mı gidip alayım mı?",
16.01.2006 tarihinde saat 09.40'ta; "Hocam saygılar bugün eve ekmek bırakayım mı bıraksam da kaç tane bırakayım",
23.01.2006 tarihinde saat 14.34'te; "hocam kusura bakmayın akşama nakitle beraber kaç tane ekmek bırakayım",
27.01.2006 tarihinde saat 17.50, 19.51 ve 22.20'de, yine 28.01.2006 tarihinde saat 00.21, 06.22, 08.33, 10.34, 12.45, 14.45, 15.10 ve 16.11'de; "Hocam kusura bakmayın rahatsız ediyorum akşama eve bi şey bırakayım mı",
01.02.2006 tarihinde saat 13.46'da; "Hocam saygılar kusura bakmayın rahatsız ediyorum eve gideyim mi",
02.02.2006 tarihinde saat 11.25'te "Hocam, özür dilerim rahatsız ediyorum eve gideyim mi",
04.02.2006 tarihinde saat 15.47, 17.15, 19.16, 21.16 ve 23.18'de, yine 05.02.2006 tarihinde saat 01.18'de; "hocam özür dilerim rahatsız ediyorum ne zaman eve gideyim saygılar",
08.02.2006 tarihinde saat 11.12'de; "Hocam, özür dilerim rahatsız ediyorum malzemeler hazır mıydı, gidip alalım mı, Mücahit",
Şeklinde mesajlar gönderdiği,
Yine sanıklar Mücahit ile arasında;
17.01.2006 tarihinde saat 14.43'te; Mücahit'in "Hocam saygılar eve gideyim mi", 'in "Hayır yazamadım daha", Mücahit'in "Tamam hocam, saygılar yarın giderim artık",
31.01.2006 tarihinde saat 12.58'de; Mücahit'in "hocam kusura bakma rahatsız ediyorum eve gideyim mi",'in "yarın",
06.02.2006 tarihinde saat 09.31'de; Mücahit'in "Hocam özür dilerim rahatsız ediyorum hazırsa eve gideyim mi",'in "Evet"
Şeklinde karşılıklı olarak mesajlaştıkları,
Anlaşılmaktadır.
Emekli Sandığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 17.10.2006 tarihli soruşturma raporunda; 2004-2005 yıllarında Emekli Sandığı sağlık yardımından faydalanan inceleme dışı sanık ... adına 202 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 40 adet reçete (bu reçetelerden 4 adedini sanık Doktor ..., 14 adedini sanık Doktor ..., 1 adedini sanık Diş Hekimi ..., 13 adedini sanık Doktor ..., 5 adedini sanık Doktor ... düzenlemiş olup ... adına düzenlenen son reçetenin tarihi 23.12.2005'tir), .... adına 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 adet reçete (bu reçetelerden 5 adedini sanık Doktor ..., 3 adedini sanık Doktor ..., 2 adedini sanık Diş Hekimi ..., 14 adedini sanık Doktor ..., 9 adedini sanık Doktor ..., 4 adedini Sanık Doktor ... düzenlemiş olup .... adına düzenlenen son reçetenin tarihi 13.12.2005'tir), M. .... adına 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete (bu reçetelerden 2 adedini sanık Doktor ..., 14 adedini sanık Doktor ..., 6 adedini sanık Doktor ..., 6 adedini sanık Doktor ... düzenlemiş olup M. .... adına düzenlenen son reçetenin tarihi 23.10.2005'tir) bedelleri toplamı olan 9.050,94 TL'nin .....Eczanesince Emekli Sandığından tahsil edildiği, ...'in ifadesinde belirttiği hususlar dikkate alınarak bahse konu reçetelerin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine tıbbi açıdan inceletildiği belirtilerek düzenlenen raporda, ..., .... ve ....'in sağlık karnelerine kısa zaman aralıkları ile değişik enfeksiyonlar için antibiyotik ilaçlar reçete edildiği, ... ve ....'e hipertansiyon tanısıyla antihipertansif ilaçlar yazıldığı, bir kişinin bu kısa zaman dilimlerinde bu kadar fazla sayıda enfeksiyon geçirmesinin ve sürekli antibiyotik kullanmasının mümkün olmadığı, hak sahibinin belirttiği rahatsızlıklar ile reçetelerde bildirilen tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği ifade edilmiştir.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; ".....Eczanesi" başlığı altında 161 adet reçetenin incelendiği, bu reçetelerden 12 adedini (Bağ-Kur'a tabi hasta .....'in sağlık karnesine 1 adet; Emekli Sandığı'na tabi hastalar ....'in sağlık karnesine 5, ...'in sağlık karnesine 4, M. ....'in sağlık karnesine 2 adet) sanık Doktor ...'ın, 31 adedini (Emekli Sandığına tabi hastalar ... ve M. ....'in sağlık karnelerine 14'er, ....'in sağlık karnesine 3 adet) sanık doktor ...'ın, 4 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hastalar ... ve M. ....'in sağlık karnelerine 2'şer adet) Doktor M. Savaşkan Olcaysu'nun, 1 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hasta M. ....'in sağlık karnesine) inceleme dışı sanık Doktor Resul Yılmaz'ın, 3 adedini (Emekli Sandığına tabi hastalar ....'in sağlık karnesine 2, ...'in sağlık karnesine 1 adet) sanık Diş Hekimi ...'ın, 1 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine) inceleme dışı sanık Doktor Eylem İnce'nin, 33 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hastalar.... Demir'in sağlık karnesine 14, ...'in sağlık karnesine 13, M. ....'in sağlık karnesine 6 adet) sanık Doktor ...'in, 30 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalar ...'ın sağlık karnesine 11, ....'ın sağlık karnesine 10 adet; Emekli Sandığı'na tabi hasta ....'in sağlık karnesine 9 adet) sanık Doktor ...'in, 38 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalar Necati Kaya,........., M. Sıddık Hanevdeloğulları, Hüseyin Koca, Elif Koca, ....., ... ve.... Çavdarcı'nın sağlık karnelerine 1'er, Hatice Çelik, ve ....'ın sağlık karnelerine 2'şer,.....ve Miyase Karahan'ın sağlık karnelerine 3'er, .... Tunç'un sağlık karnesine 4 adet; Emekli Sandığı'na tabi hastalar ....'in sağlık karnesine 4, ...'in sağlık karnesine 5, M. ....'in karnesine 6 adet; Yeşil kartlı hasta ...'in sağlık karnesine 1 adet) sanık Doktor ...'nun, 1 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hasta M. ....'in sağlık karnesine) sanık Doktor ...'nın düzenledikleri, bahse konu 161 adet reçeteden dolayı kurumlar zararının 14.209,46 TL olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
.... ... müfettişlikte; .....Eczanesi tarafından fatura edilen ve .... Sağlık Ocağı tarafından kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 13.10.2005 tarihli ve 137 protokol numaralı reçetenin ne şekilde düzenlendiğini bilmediğini, bahse konu reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, reçeteyi düzenleyen sanık Doktor ...'yu şahsen tanımadığını, reçetedeki imzaların kendilerine ait olmadığını,
Memet Tunç müfettişlikte; ilaçlarını genellikle .....Eczanesinden aldıklarını, oğlu ....'in sağlık karnesine bronşit teşhisiyle düzenlenen 16.08.2005 tarihli ve 4061 protokol numaralı, 23.08.2005 tarihli ve 4493 protokol numaralı, 29.08.2005 tarihli ve 4828 protokol numaralı, yine 07.09.2005 tarihli ve 5165 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçları kullandığını hatırlamadığını, bu reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini, reçetelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını,
.... Çelik müfettişlikte; kızı Hatice'nin sağır ve dilsiz olup aynı zamanda sara hastası olduğunu, kızının sağlık karnesine düzenlenen 08.12.2008 tarihli ve 833 protokol numaralı, yine 29.11.2005 tarihli ve 833 protokol numaralı reçetelerin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, bahse konu reçetelerde yazılı ilaçları almadıklarını, reçetelerin nasıl düzenlendiğini de bilmediğini, ilaçlarını genellikle .....Eczanesinden aldıklarını, ilaç bulunmadığı ya da elektriklerin kesik olduğu bazı zamanlarda sağlık karnelerini eczanede bırakmalarını söylediklerini ancak bir sahtecilik yapacaklarını düşünmediklerini,
........ müfettişlikte; .... Sağlık Ocağında eşi.........'ın sağlık karnesine düzenlenen 20.12.2005 tarihli ve 1109 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, bahse konu ilaçları kullanmadıklarını, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini, ilaçlarını rastgele eczanelerden aldıklarını, .....Eczanesinden de ilaç aldıklarını, eşinin karnesini .....Eczanesine bırakıp bırakmadığını bilmediğini,
..... müfettişlikte; .... Sağlık Ocağında sanık Doktor ... tarafından kendi sağlık karnesine düzenlenen 30.11.2005 tarihli ve 732 protokol numaralı, eşi ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 30.11.2005 tarihli ve 849 porotokol numaralı reçeteler hakkında bilgisinin olmadığını, anılan tarihlerde .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, bahse konu reçetelerdeki ilaçları kendilerinin almadıklarını, ilaçlarını genelde .....Eczanesinden aldıklarını, elektrik olmadığı zamanlarda ya da ilaç bulunmadığı gerekçesiyle sağlık karnelerinin birkaç saatliğine ya da gün aşırı eczanede kaldığının olduğunu,
.... Kaya müfettişlikte; .....Eczanesi tarafından fatura edilen ve .... Sağlık Ocağında oğlu Necati Kaya'nın sağlık karnesine düzenlenen 26.10.2005 tarihli ve 354 protokol numaralı reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini, reçetede yazılı ilaçları .....Eczanesinden almadıklarını,
....müfettişlikte; .....Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendi sağlık karnesine düzenlenen 28.03.2005 tarihli ve 3975 protokol numaralı, 27.04.2005 tarihli ve 1280 protokol numaralı, 09.05.2005 tarihli ve 6417 protokol numaralı, 25.10.2005 tarihli ve 344 protokol numaralı, yine 11.11.2005 tarihli ve 590 protokol numaralı reçetelerde yazılı hipertansiyon, sinüzit ve bronşit hastalıklarının kendisinde mevcut olmadığını ve ilaçları almadığını, söz konusu reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Alaattin Çavdarcı müfettişlikte; oğlu.... Çavdarcı'da epilepsi hastalığının olmadığını, .....Eczanesi tarafından fatura edilen, oğlu....'ın sağlık karnesine düzenlenmiş 22.06.2005 tarihli ve 1452 protokol numaralı reçetede yer alan ilacı kullanmadığını, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediklerini,
Beyan etmişlerdir.
Sanıklardan;
... s.....lıkta; .....Eczanesinin ....'na ait olduğunu, kendisinin .....Eczanesinde 2 yıldır çalıştığını ve sürekli eczanenin başında olduğunu, bazen Erzurum'a gidip ilaç depolarından ilaç getirdiğini, aile dostu olan sanık Doktor ...'ın eczanenin nöbetçi olduğu bazı gecelerde eczaneye ziyarete geldiğini,'in eşinin rahatsız olduğu zamanlarda evinin ihtiyacını kendisinin karşıladığını, suç işlemediğini,
Mahkemede; sadece sanık Doktor ... ile telefon görüşmelerinin ve mesajlaşmalarının olduğunu, sanık Doktor ...'ın annesinin şeker hastası olduğunu, eşinin de rahatsızlıklarının bulunduğunu, bu nedenden şeker hastalarının yiyebileceği ekmek gibi ihtiyaçları sanık ...'e götürdüğünü, görüşmelerin ve mesajlaşmaların buna ilişkin olduğunu,
...; .....Eczanesinin sahibinin .... olduğunu, eczanenin açıldığı 2001 yılından itibaren kendisinin de eczanede kalfa olarak çalıştığını, eczacının kendisine genel vekaletname verdiğini, eczane sahibinin olmadığı zamanlarda eczane adına verilen senetleri kendisinin imzaladığını, eczanenin isminin kendi ismiyle aynı olmasının tesadüf olduğunu, ....'nun son zamanlarda rahatsızlığı nedeniyle ilçe dışındaki doktorlara gitmek zorunda kaldığını, kardeşi Mücahit'in 2004 yılından itibaren eczanede temizlik işçisi olarak çalıştığını, doktorlarla sağlık karneleri ile ilgili görüşmelerinin karnelerdeki birtakım eksikliklerin paraf ettirilmesi ya da tamamlanması için yapıldığını, suçsuz olduğunu,
...; kendisinde kalp rahatsızlığı ve brusella hastalığı olduğunu, çoğunlukla muayene olmak için ....Sağlık Polikliniğine gittiğini, eşi....'da da mide rahatsızlığı olduğunu, hiçbir eczaneye ya da polikliniğe sağlık karnelerini bırakmadıklarını, reçeteler arkasındaki imzaların kendilerine ait olmadığını, .....Eczanesi sahipleri ile aşiret bağlantısı nedeniyle uzaktan akrabalığının olduğunu, atılı suçları işlemediğini,
Savunmuşlardır.
Sanıklar ... ve ... ile ilgili deliller (.... Eczanesi bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
02.02.2006 tarihinde saat 13.23'te .....Eczanesi'nden sanık ... ile .... Eczanesi'nden sanık ... arasındaki görüşmede; Ercan'ın "...240 milyon gönder senin karnelerini alayım", ....'in "240 vallahi yoktur, 150 milyonum var...150 göndereyim üstünü sen tamamla...ben şimdi 150 milyon ....'e verip gönderiyorum", Ercan'ın "abi 240 gönder...senin karnelerin kalsın bana ne", ....'in "...ben şimdi ....i gönderiyorum gelsin alsın", Ercan'ın "karnelerin yirmidokuz buçuk gün kaldı...hatırlıyor musun 60-70 taneydi...senin karnelerin az kalmış benim başıma iş açmıştı...yaklaşık 40 tane hazırlayayım mı", ....'in "evet..ben de 40 tane hazırlayayayım" şeklinde konuştukları, konuşmanın devamında .....Eczanesi'nden ....'in telefonla konuşmaya başladığı, Ercan'ın "240 milyon al...gel karneleri alalım...parayı eksik getirirsen karneleri eksik alırız",
14.02.2006 tarihinde saat 14.43'te Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık.... Özbay ile .... Eczanesinden sanık ... arasındaki görüşmede;....'nın "ben.... karnem hazır mı?", ....'in "isim nedir",....'nın "Gülay ve Melek Özbay", ....'in "kayıtları çok zor alınıyor yarın ben bu kayıtları alayım sana göndereyim",....'nın "nasıl kayıtlar alınıyor?", ....'in "bu protokol numaraları var ya",....'nın "yarın eğer şey olursa ben geleyim bir borcu yarıya indireceğim",
16.02.2006 tarihinde saat 11.25'te Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........ile .... Eczanesinden sanık ... arasındaki görüşmede; ....'in "14 tarihli yeriniz var mı?", .....'ın "yok", ....'in "var geçenlerde nasıl sana 10 tarihli bir reçete getirdim", .....'ın "var ama ha 16", ....'in "getireyim mi?", .....'ın "16'sı var 16'sına kayıt edelim",
20.02.2006 tarihinde saat 10.39'da .... Eczanesinden arayan kim olduğu belli olmayan şahıs ile sanık Doktor ... arasındaki görüşmede; şahsın "akşam yolladığım serumlar gelmedi ha",'in "abi doğrudur mesajı almadın galiba yanlışlık olmuş, ben başka bir arkadaşın serumlarını takmışım, onu akşama halledeceğim tamam", şahsın "tamam abi görüşürüz",
21.02.2006 tarihinde saat 08.56'da ....Tıp Polikliniğinden inceleme dışı sanık .........ile .... Eczanesinden sanık ... arasındaki görüşmede; ....'in "..... abla", .....'ın "efendim", ....'in "o dünkü bizim 3-4 tane şey var ya sizde onlar hazır mı alabiliriz", .....'ın "hazır", ....'in "tamam abla hemen", .....'ın "tamam güle güle",
23.02.2006 tarihinde saat 17.06'da .... Eczanesinden sanık ... ile .....Eczanesinden sanık ... arasında geçen görüşmede; ....'in "ben o on torbayı getireyim mi", ....'in "getir getir", ....'in "tamam hoşçakal",
24.02.2006 tarihinde saat 11.19'da .... Eczanesinden sanık ... ile .....Eczanesinden .... isimli şahıs arasındaki görüşmede; ....'in "biz dün biraz emanet Nusret'e vermiştik,.... var içinde, o bizimkidir, demek ki adam gelmiş onu istiyor", ....'in "bıraktığımız yer sahibinin namaza gitmesi nedeniyle kapalı",
28.02.2006 tarihinde saat 14.33'te .... Eczanesinden sanık ... ile kim olduğu belli olmayan bir kişi arasındaki görüşmede; ....'in "karneyi gönderdim...50 kâğıt düştüm", şahsın "niye öyle ucuz Salih abi", ....'in "şimdi Ercan burda olmadığı için...biz değişik şeylere gönderiyoruz onlar da çok az yazıyorlar", şahsın "50 değildi vallah fazladır, ben baktım ilaçlara", ....'in "bak soruştur eğer fazla ise", şahsın "Salih abi sabah sizden dün Desefin almıştım ya, onları gönderdim", ....'in "ben 25 milyon geri iade kestim", şahsın "niye 25 dün 40'a vermiştim", ....'in "üç tane değildi, ben sana dört tane vermiştim...ayıp ediyorsun ha", şahsın "onu da 75 düştün şu an değil mi", ....'in "şu anda 75 düştüm", şahsın "tamam, ben bir karne daha vereyim", ....'in "senin için her daim kapımız açıktır", şahsın "sana sonra uğrayacağım",
03.03.2006 tarihinde saat 08.21'de Özel ....Sağlık Polikliniğinden inceleme dışı sanık ... İrvül ile .... Eczanesinden sanık ... arasındaki görüşmede; Hatice'nin "sen karneyi ne yaptın?", ....'in "karne masanın üstündedir", Hatice'nin "defterin altındaymış tamam", ....'in "abla bir z.... onları yazdırırsın tamam",
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
09.03.2006 tarihli olay, yakalama, tespit ve el koyma tutanağına göre; sanık ...'ın ika....de; fiyat kupürleri çıkarılmış 65 adet ilacın, fiyat kupürleri çıkarılmamış 633 adet ilacın, fiyat kupürleri çıkarılmış 1.094 adet boş ilaç kutusunun, 6.250 adet kutusu olmayan toz ve ampul şişenin, muhtelif ilaçlara ait 8.200 adet ilaç fiyat kupürünün, sanık Doktor ...'ın ika....de de inceleme dışı sanıklar ..... ve ...'in sağlık karnelerinin ele geçirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; ".... Eczanesi" başlığı altında 22 adet reçetenin incelendiği, bu reçetelerden 14 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalar .... ve .....'ın sağlık karnelerine 1'er,.... Tanrıkulu'nun sağlık karnesine 5, .....'ın sağlık karnesine 3 adet; Yeşil kartlı hastalar ... ve .....'ın sağlık karnelerine 1'er, .....'ın sağlık karnesine 2 adet) sanık Doktor ...'ın, 1 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine) sanık Doktor ...'in, 4 adedini (Yeşil kartlı hastalar ... ve Hatun Boydak'ın sağlık karnelerine 2'şer adet) sanık Doktor ...'in, 3 adedini (Yeşil kartlı hastalar ...'in sağlık karnesine 1, .....'ın sağlık karnesine 2 adet) sanık Doktor ...'nun düzenledikleri, bahse konu 22 adet reçeteden dolayı kurumlar zararının 1.795,78 TL olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
.... müfettişlikte; sağlık karnelerinin çeşitli nedenlerden dolayı eczanede kaldığı zamanların olduğunu, kızı Neslihan ile diğer çocuklarında mide rahatsızlığı olmadığını, oğlu Rıdvan'ın da akne tedavisi ile ilgili ilaç kullanmadığını, .... Eczanesi tarafından fatura edilen sanık Doktor ... tarafından, kızı .....'ın sağlık karnesine düzenlenen 24.01.2005 tarihli ve 977 protokol numaralı, 23.03.2005 tarihli ve 1269 protokol numaralı, 12.09.2005 tarihli ve 3614 protokol numaralı, oğlu .....'ın sağlık karnesine düzenlenen 23.02.2005 tarihli ve 1234 protokol numaralı, yine oğlu ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 10.02.2005 tarihli ve 2065 protokol numaralı reçetelerde yazılı ilaçlarnı kendileri tarafından alınmadığını ve kullanılmadığını, reçetelerdeki ilaçların alındığına dair imzaların kendilerine ya da yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; genellikle .... Eczanesinden alışveriş yaptığını, ilaçların olmadığı bazı zamanlarda sağlık karnelerini 1-2 saatliğine eczaneye bıraktığını, müfettişlikte verdiği ifadeyi kabul etmediğini,
Yaşar Tanrıkulu müfettişlikte; sağlık karnelerinin bazen 1-2 saatliğine eczanede kaldığını, kendisinde hipertansiyon rahatsızlığının bulunmadığını, .... Eczanesi tarafından fatura edilen, sanık Doktor ... tarafından kendisinin sağlık karnesine düzenlenen ve hipertansiyon ilacı yazılı olan 08.12.2005 tarihli ve 2204 protokol numaralı reçetedeki ilaçları kendisini yazdırmadığını ve bahse konu ilaçları kullanmadığını, ayrıca muayene olmak ya da ilaç yazdırmak için ......... 2 Nolu Sağlık Ocağına hiç gitmediğini, bu nedenle .... Eczanesi tarafından fatura edilen, ......... 2 Nolu Sağlık Ocağı doktoru tarafından kendi sağlık karnesine düzenlenmiş 11.02.2005 tarihli ve 2123 numaralı, 19.04.2005 tarihli ve 2633 protokol numaralı, 23.05.2005 tarihli ve 1279 protokol numaralı reçetelerin de kendisi tarafından yazdırılmadığını, reçetelerin arkasındaki ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ait olmadığını,
..... s.....lıkta; ......... Devlet Hastanesi acil servisine gidip muayene olduktan sonra sağlık karnesine yazılı ilaçları almak için .... Eczanesine gittiğini, ilaçlarını aldıktan sonra sağlık karnesini eczanede unuttuğunu, sanık Doktor ...'ı tanımadığını, sağlık ocağında da hiç muayene olmadığını, yeşil kart sağlık karnesinin sanık Doktor ...'da ne aradığını bilmediğini,
Beyan etmişlerdir.
İnceleme dışı sanıklardan;
...; ....Eczanesine bıraktığı, daha sonra da kaybolduğu söylenen sağlık karnesinde 11. sayfadan sonra yer alan bütün muayenelerinin sahte olduğunu ve gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, sanık Doktorlar ... ve ...'i tanımadığını,
Keriman Duman s.....lıkta; .... Eczanesinde işçi olarak çalıştığını, günlük gelen evrakın kaydını yaparak eczane sahibi sanık ...'a teslim ettiğini,
Halime Özbey s.....lıkta; ilaçlarını aldıktan sonra yeşil kart sağlık karnesini .... Eczanesinde unuttuğunu, sanık Doktor ...'ı tanımadığını ve bu doktora hiç muayene olmadığını, 2 Nolu Sağlık Ocağına da hiç gitmediğini,
.....; yaklaşık 2 yıl önce kırılan ayağının tedavisi için sürekli doktora geldiğini, en son ......... Devlet Hastanesi acil servisine ayağındaki, midesindeki ve böbreklerindeki sorunlar nedeniyle başvurduğunu, kendisine yazılan ilaçları almak için hastanenin karşısında bulunan .... Eczanesine gittiğini, ilaçlarını aldığını, .... Eczanesinden kendisine "karneni buraya bırak, yarın gelir alırsın" dediklerini, kendisinin de sağlık karnesini .... Eczanesine bıraktığını, ertesi gün gittiğinde eczanenin kapalı olduğunu, sağlık karnesini alamadığını, sanık Doktorlar ... ve ...'ı tanımadığını, ......... Devlet Hastanesinde bayan bir doktora muayene olmadığı gibi sağlık ocağında da hiç muayene olmadığını,
.... .... müfettişlikte; gazi olduğunu, ayağından engelli olması nedeniyle sürekli kullanmak zorunda olduğu ilaçları....., ....ve .... Eczanelerinden t.... ettiğini, eczacıların ilaçları verdikten sonra sağlık karnesini aldıklarını, kendisine gösterilen reçetelerden haberinin olmadığını, bu ilaçları alıp kullanmadığını, ......... 1 ve 2 Nolu Sağlık Ocakları ile Özel ....Sağlık Polikliniğine hiç gitmediğini,
S.....lıkta; sanık ...'in eskiden medikal firma işlettiğini, sonrasında doktorlar ile birlikte poliklinik açtığını, sağlık karnesinde yer alan 27.04.2004, 14.09.2004, 29.10.2004, 26.11.2014, 07.01.2005, 14.02.2005, 11.03.2005 ve 12.04.2005 tarihlerinde ....Sağlık Polikliniğinde sanık Doktor ...'e, 11.10.2004 tarihinde sanık Diş Hekimi ...'a, 18.08.2005 ve 26.09.2005 tarihlerinde ....Sağlık Polikliniğinde, yine 06.02.2006 tarihinde ....Sağlık Polikliniğinde sanık Doktor ...'na tedavi olduğunu gösterir kayıtların doğru olmadığını, sanık Doktor ...'i tanımadığını ve bu doktora hiç muayene olmadığını, ....Sağlık Polikliniğine tedavi olmak için hiç gitmediğini, sağlık karnesini..... Eczanesinde bıraktığını,
Mahkemede; daha önceki ifadelerini kabul etmediğini, ilaçlarını..... Eczanesinden aldığını, sağlık karnesini eczaneye hiç bırakmadığını, sanık Doktorlar ..., ..., ... ve İhap Avvad'ı tanımadığını ama bu doktorlara muayene olmuş olabileceğini, önceki ifadesini verdiği sırada kendisine baskı yapılmadığını ancak korktuğundan o şekilde beyanda bulunduğunu,
İfade etmişlerdir.
Sanıklardan;
...; atılı suçları işlemediğini, .... Eczanesinde kalfa olarak çalıştığını, eczanenin gerçek sahibinin.... olduğunu, .... ile yaptığı telefon görüşmesinde alkollü olduğunu, argo konuşmalar yaptığını,
... s.....lıkta; .... Eczanesinde işçi olarak çalıştığını, eczanenin sahibinin sanık ... olduğunu, İstanbul'da ikamet eden eczacı....’nın vefat ettiğini, patronlarının talimatlarını yerine getirmek zorunda olduğunu, evinde ele geçirilen ilaç fiyat kupürleri ile ilaçları eczacı....'nın talimatıyla evinde sakladığını, suçsuz olduğunu,
Mahkemede farklı olarak; .... Eczanesinin....'ya ait olduğunu,....'nın eczanenin işlemlerini yürütmesi için sanık ...'a vekaletname verdiğini,
Savunmuşlardır.
Sanık ... ile ilgili deliller (Halk Eczanesi bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
03.01.2006 tarihinde saat 10.48'de sanık Doktor ... ile .... .... adına kayıtlı telefonu kullanan .... Ülgen arasındaki görüşmede; ....'in "Ben doktor ....", ....'in "Ben .... abiyi şeye götüreceğim karakola", ....'in "ben oradan yeni çıktım da bu Desepine 40 tane yakalanmış ya, şimdi o şey ....diyor o....'ınkidir", ....'in "Yaşar kim", ....'in "Yaşar Boz...., o bence orada çalışan var ya onu hemen bulun, ben onun ismini vereceğim acilen onu bulun diyor, onu siz bulun onun reçetesini düzenleyelim yani", ....'in "Desepin mi", ....'in "he Desepin 40 tane yakalanmış ya", ....'in "tamam ha tamam", ....'in "tamam onu bulursan hallederiz başka diğerleri bir fazla bir şey tutmuyor, görüşürüz", ....'in "tamam abi",
03.01.2006 tarihinde saat 11.03'te 2 Nolu Sağlık Ocağından sanık Doktor ... ile.....Eczanesinden inceleme dışı sanık ....... arasındaki telefon görüşmesinde; ....'in "Yaa, şey ....dedi ki 2-3 tane Nervium...Eee, 2-3 tane Luminaletten...onu Savaşkan'dan yahut diğer doktorlardan muhtelif zamanlarda yazdırsın dedi hemen....2-3 tane hepsinden yakalananlardan 2-3 tane...2-3 tane reçete yazacan...Nervium 5 mg., Luminalatten tabletten yine 2-3 tane ayrı ayrı yaz...Yeşil reçete, başka bi tane daha vardı neydi yaa, ya orda sizin elinizde bulunanlardan 2-3 tane böyle dışarda doktorlardan bir eski tarihli yazdır tamam mı", ....'ın "Tamam hocam...oldu hocam",
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
01.01.2006 tarihli iş yeri, ev arama, zapt etme ve yakalama tutanağına göre;.....Eczanesinde, muhtelif ilaçlara ait 810 adet ilaç fiyat kupürü ile fiyat kupürü çıkarılmış 59 ilacın ele geçirildiği,
09.03.2006 tarihli olay, yakalama, tespit ve el koyma tutanağına göre;.....Eczanesinde, muhtelif ilaçlara ait 21 adet ilaç fiyat kupürü ile fiyat kupürü çıkarılmış 20 adet ilacın ele geçirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.02.2007/2 (AĞRI) sayılı raporunda; sigortalı .... .... adına .... Sağlık Ocağında sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 10.10.2005 tarihli ve 756 protokol numaralı reçetenin, sigortalı muayene edilmeden düzenlendiği, sigortalının tedavisine dayanmayan bu reçetenin İl Müdürlüğüne fatura edilerek kurum zararına sebebiyet verildiği,
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda ise; "Halk Eczanesi" başlığı altında 18 adet reçetenin incelendiği, bu reçetelerden 1 adedini (SSK'na tabi hasta ....e ....'ın sağlık karnesine) sanık Doktor ...'ın, 2 adedini Yeşil kartlı hasta M. ........'ın sağlık karnesine) sanık Diş Hekimi ...'nun, 2 adedini (SSK'na tabi hastalar.... İldirin Kaya ve ....'nın sağlık karnelerine 1'er adet) sanık Doktor ...'in, 3 adedini (Emekli Sandığına tabi hastalar .... ....'un sağlık karnesine 1, .....'un sağlık karnesine 2 adet) sanık Doktor ...'in, 2 adedini (SSK'na tabi hasta.... İldirin Kaya'nın sağlık karnesine 1 adet; Yeşil kartı hasta Hanım Yavuz'un karnesine 1 adet) sanık Doktor ...'in, 8 adedini (Bağ-Kur'a tabi hasta .... ....'in sağlık karnesine 1 adet; SSK'na tabi hastalar ....ve....'ın sağlık karnelerine 1'er, ....e ....'ın sağlık karnesine 3 adet; Yeşil kartlı hasta M. ........'ın sağlık karnesine 2 adet) sanık Doktor ...'nun düzenledikleri, bahse konu 18 adet reçeteden dolayı kurumların zararının 1.178,63 TL olduğu,
Belirtilmiştir.
Tanıklardan;
Zaide Tayfur müfettişlikte; 2006 yılı içerisinde Özel ....Polikliniğine muayene için gitmediğini, ilaç yazdırmadığını ve tahlil-tetkik yaptırmadığını, röntgen çektirmediğini, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 17.01.2006 tarihli reçetede yazılı ilaçları almadığını, kızı ..... ile oğlu .... ....'un da hiçbir zaman Özel ....Polikliniğine gitmediğini, sanık Doktor ... tarafından kızı Göknur adına düzenlenen 28.10.2004, 27.08.2004, 30.08.2005 tarihli reçeteler ile oğlu .... Can adına düzenlenen 18.11.2004 tarihli reçetelerdeki ilaçları almadıklarını, önceki yıllarda Özel ....Polikliniğine gittiğini ancak röntgen ve EKG çektirmediğini, yalnızca kan ve idrar tahlili yaptırdığını, reçetelerdeki imzaların kendilerine veya akrabalarına ait olmadığını, eczacıların bazen ilaçların eczanede olmadığını ve depodan geleceği söyleyerek sağlık karnelerini birkaç saatliğine eczanede tuttuklarını, bu esnada haberleri olmadan sağlık karnelerinin kullanılmış olabileceğini,
.... .... müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş 10.10.2005 tarihli ve 756 protokol numaralı reçeteyi kendisinin yazdırmadığını, bu reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, reçetedeki imzanın kendisine ait olmadığını, ilaçlarını farklı eczanelerden aldığını,.....Eczanesinden de ilaç aldığını, sağlık karnesinin kısa süreli olarak eczanelerde kaldığını,
....müfettişlikte;.....Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 11.07.2005 tarihli ve 2221 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 01.08.2005 tarihli ve 5016 protokol numaralı,..... Eczanesince fatura edilen yine kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 13.06.2005 tarihli ve 7822 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 29.11.2005 tarihli ve 8713 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 03.01.2006 tarihli ve 21 protokol numaralı reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını, mide ile ilgili rahatsızlığının olmadığını, bu reçetelerde yazılı ilaçları almadığını, eşi Fazile .....'da mide rahatsızlığı olduğunu, belki ilaçları eşi için alıp kendi sağlık karnesine yazdırmış olabileceğini,
Musa .... müfettişlikte;.....Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 13.06.2005 tarihli ve 5016 protokol numaralı, 20.06.2005 tarihli ve 5454 protokol numaralı, 06.12.2005 tarihli ve bila protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 05.07.2005 tarihli ve 2065 protokol numaralı, 09.08.2005 tarihli ve 3751 protokol numaralı reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ya da aile bireylerine ait olmadığını, kutuları kendisine gösterilen Sefazol 1 gr ampul isimli ilaç veya benzerinden iki kereye mahsus olmak üzere 6 veya 8'er adet kullandığını ancak 38 adet kullanmadığını, kendisine.....Eczanesinden bu kadar ilaç verilmediğini, yine.....Eczanesi tarafından fatura edilen, eşi ....e ....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 05.07.2005 tarihli ve 2045 protokol numaralı, 08.08.2005 tarihli ve 3593 protokol numaralı, 20.09.2005 tarihli ve 5451 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 13.06.2005 tarihli ve 5017 protokol numaralı, 06.12.2005 tarihli ve 2100 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 27.10.2005 tarihli ve 6856 protokol numaralı reçeteleri düzenleyen doktorları hatırlamadıklarını, eşinin muayene olduğu doktorları da ismen bilmediğini, eşinin kendisine kutusu kendisine gösterilen Sefazol IM 1 gr ampul isimli ilacı kullanmadığını, bu ilacın.....Eczanesinden kendilerine verilmediğini,
Mahkemede; rahatsızlandığında ......... Devlet Hastanesine ya da sağlık ocaklarından birine gittiğini, ilaçlarını.....Eczanesinden aldıklarını, reçetelerdeki tüm ilaçları alıp kullandığını, hangi doktorlara muayene olduğunu hatırlamadığını, müfettişin ifadesini alırken bağırıp çağırdığını ancak bir yönlendirmesinin olmadığını, müfettişteki ifadesini okumadan imzaladığı için kabul etmediğini,
Fatma İldirin Kaya müfettişlikte; ilaçlarını genellikle.....Eczanesinden aldığını,.....Eczanesi tarafından fatura edilen, kendi sağlık karnesine 18.04.2005 tarihli ve 2815 protokol numaralı reçeteyi düzenleyen sanık Doktor ...'i tanımadığını, 14.12.2005 tarihli ve 174611 protokol numaralı reçeteyi düzenleyen sanık Doktor ...'e hiç muayene olmadığını, kendisine kutuları gösterilen Cefamezin 1000 mg (18.04.2005 tarihli ve 2815 protokol numaralı reçetede yazılı) ve Degastrol 30 mg (14.12.2005 tarihli ve 174611 protokol numaralı reçetede yazılı) kapsül isimli ilaçları hiç kullanmadığını ve eczaneden almadığını,
Mahkemede; 2005-2006 yıllarında ....Sağlık Polikliniğine hiç gitmediğini, kendisi, eşi ve çocuklarının Devlet Hastanesinde muayene olduklarını, ilaçlarını.....ve..... Eczanelerinden aldıklarını, sağlık karnesini genellikle eczanelerde bırakmamakla birlikte ilacın olmadığı zamanlarda bir günlüğüne eczaneye bırakıp ertesi gün geri aldığını, sağlık karnesine eczanede kaldığı zamanlarda yazdırdığı ilaçlar dışında farklı ilaç yazıldığını görmediğini, müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu ancak sanık Doktor ... ile diğer doktorlara muayene olduğunu, bahse konu reçetelerde yazılı tüm ilaçları kullandığını, müfettişlikte ifadesi hızlı şeklide alındığından müfettişlikte farklı beyanda bulunmuş olabileceğini, şimdiki ifadesinin doğru olduğunu,
Beyan etmişlerdir.
Sanık ... müfettişlikte; kendisine gösterilen sigortalı .... ....'in sağlık karnesine yazılmış 10.10.2005 tarihli ve 756 protokol numaralı reçetenin .... Sağlık Ocağında görev yaptığı döneme ait olduğunu, reçeteleri .... Sağlık Ocağında düzenlenen sigortalıların bu sağlık ocağına gitmedikleri yönündeki iddiaları kabul etmediğini, hastayı görmeden reçete yazmadığını ifade etmiştir.
Sanık ... s.....lıkta; amcası olan ....'ın sahibi olduğu.....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığını, amcasının rahatsızlığı nedeniyle eczaneyi fiilen kendisinin işlettiğini, eczanede bulunan ilaç fiyat kupürlerinin eczanenin nöbetçi olduğu gecelerde ya da hafta sonlarında rahatsızlığı sebebiyle gelen hastalara verilen ilaçlara ait olduğunu, bu ilaçların fiyat kupürlerinin daha sonra reçeteye yazdırılmak üzere alındığını, İran uyruklu kişilerle ilaç satımı hususunda birkaç kez konuştuğunu ve onlara bir kez ilaç sattığını, ........'un eczanede çalıştığını, ....'ın sanık Doktor ...'le yaptığı konuşmanın içeriğini bilmediğini,
Mahkemede; suçlamaları kabul etmediğini, sanık Doktor ... ile gözaltında kaldığı sırada eczanedeki yeşil ve kırmızı reçetelerin emniyete götürülmesi hususunda telefon görüşmesi yaptığını, sanık Doktor ...’in konuyu yanlış anladığını,
Savunmuştur.
Sanıklar ... ve ... ile ilgili deliller (.... Eczanesi bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
15.01.2006 tarihinde saat 12.02'de .... Eczanesinden sanık ...'ın.....Polikliniğinden inceleme dışı sanık .......'le yaptığı görüşmede; ....'ın ".... bir tane pratisyen doktor vardı, biraz bize yazacaktı", ....'ın "tamam .... gel buraya", ....'ın "bir beş tane ayarla he", ....'ın "tamam sen gel buraya burada onu hallederiz",
23.02.2006 tarihinde saat 10.13'te sanık ... ile inceleme dışı sanık ... Yalçın arasındaki görüşmede; ....'ın "ya ben şimdi başlıyorum bunlara...doksan küsür var herhalde",'in "tamam üç güne ya da dört güne yayılacak", ....'ın "bugüne vermemiz mi lazım hepsini",'in "yok bugüne değil salı gününe, çarşamba gününe", ....'ın "anladım anladım, bunları nasıl yerleştireceğiz",'in "sen ortalama yüzelli bir poliklinik şeklinde ayarla üç günü tamam mı?", ....'ın "yok bunları ne zaman, bugün iade edeceğiz",'in "bugün iade edeceğiz, büyük bir kısmını öyle diyeyim ....'u mesela mutlaka dağıtarak bitir", ....'ın "tamam",'in "tamam mı, diğerini de .....midir nedir o da", ....'ın "bir de burada üç tane var, dört tane değil",'in "dördüncü herhalde evdedir, sen üçünü yap dağıt aradaki boşlukları diğerlerini halledelim tamam"
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
09.03.2006 tarihli olay, yakalama, tespit ve el koyma tutanağına göre; .... Eczanesinde, muhtelif ilaçlara ait 27 adet ilaç fiyat kupürünün, sanık Doktor ...'ın ikâ....de inceleme dışı sanık ....'ın sağlık karnesinin ele geçirildiği,
....'ün sağlık karnesinin 4. sayfasına ve ....'ın sağlık karnesinin 5. sayfasına düzenlenmiş reçetelerin sağlık karnesinde kalan suretlerinin dosya içerisinde mevcut olduğu, ....'ün sağlık karnesine düzenlenen reçetenin tarihinin 09.11.2005, protokol numarasının 153409, sağlık kurumunun D.D.H. (......... Devlet Hastanesi) olduğu, Opr. Dr. ...'in kaşesinin basılı olup kaşe üzerinin imzalı olduğu, teşhis bölümü ile ilaçların yazılı olduğu, ....'ın sağlık karnesine düzenlenen reçetede tarihin, protokol numarasının ve sağlık kurumunun adının olmadığını, Opr. Dr. ...'in kaşesinin basılı olup kaşe üzerinin imzalı olduğu, teşhis bölümü ile ilaçların yazılı olduğu,
Anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; ".... Eczanesi" başlığı altında 2 adet reçetenin incelendiği, bu reçeteleri (Emekli Sandığı'na tabi hasta ....'ün sağlık karnesine 1 adet; Yeşil kartlı hasta ....'ın sağlık karnesine 1 adet) sanık Doktor ...'in düzenlediği, bahse konu 2 adet reçeteden dolayı kurum zararının 198,41 TL olduğu belirtilmiştir.
Tanık .... s.....lıkta; 09.11.2005 günü inceleme dışı sanık Doktor ....'a muayene olduktan sonra ilaçlarını hazırlamaları ve protokol kaydını yaptırmaları için sağlık karnelerini .... Eczanesine bıraktıklarını, döndüklerinde sağlık karnelerine sanık Doktor ... tarafından da dört kalem ilaç yazıldığını fark ettiklerini, eczanede kalfa olarak çalışan sanık ...'e bu durumu sorduklarında kendilerine bir yanlışlık olabileceğini söylediğini beyan etmiştir.
İnceleme dışı sanıklardan;
.... s.....lıkta; en son Iğdır'da muayene olduktan sonra ilaçlarını almak için .........'taki .... Eczanesine gittiğini, eczanede sıra olduğunu, bir çalışanın "sağlık karneni bırak, biz işlemlerini yaparız" diyerek ilaçlarını verdiğini, kendisinin de sağlık karnesini eczaneye bıraktığını, sağlık karnesinin 5. sayfasındaki sanık Doktor ... tarafından yapıldığı görünen muayeneyi olmadığını, yazılı ilaçları almadığını, sanık Doktorlar ... ve ...'ı tanımadığını, kendilerine hiç muayene olmadığını,
.... s.....lıkta; ......... 1 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak çalıştığını, izinde olan sanık Doktor ...'ın 20.02.2006 tarihinde kendisinin ve yakınlarının .....ve .... Eczanelerinden ilaç alıp kullandıklarını söyleyip içlerinde kaşesiz ve imzasız reçeteler bulunan 45-50 tane sağlık karnesini kendisine bıraktığını ve karne içlerinde bırakılmış müsvedde reçetelerde yazılı ilaçları kendisinden sağlık karnelerine yazmasını istediğini, kendisinin de yaklaşık 5 adedi evinde, diğerleri de sağlık ocağındaki odasında olmak üzere yaklaşık 25 sağlık karnesine reçete yazdığını, kalan 25 sağlık karnesini sanık Doktor ...'a iade ettiğini, yazdığı sağlık karnelerinin yeşil kart, Bağ-Kur ve SSK güvencesine sahip kişilerin karneleri olduğunu, 23.02.2006 tarihinde saat 10.13'te ... ile iletişimin tespiti tutanağında yer alan görüşmeyi yaptığını, görüşme içeriğini kabul ettiğini,
İfade etmişlerdir.
Sanıklardan;
... s.....lıkta; .... Eczanesinde kalfa olarak çalıştığını, eczane sahibinin .... olduğunu, sürekli müşterisi olan ....'in acil durumlarda ya da sevk kâğıdı çıkaramadığı zamanlarda ....'ın aldığı ilaçların fiyat kupürlerini kendisinde tutarak ilaçları ....'a teslim ettiğini, ....'ın ilaçları yazdırmasından sonra da kendisinin bahse konu ilaçları ilgili kuruma fatura ettiğini, 15.01.2006 tarihinde .... ile aralarında geçen görüşmede ....'ın kendisine borçlarını ödeyeceğini ve borç karşılığı kupürlerin 5 adedi geçmemesini söylediğini, daha sonra .... ile görüşmediğini,
Mahkemede; .... Eczanesi açıldığı zaman 22 yaşında olduğunu, o yaşta birisinin .... Eczanesine ortak olabilecek maddi güce sahip olamayacağını, suçlamaları kabul etmediğini, önceki ifadelerinin doğru olduğunu, ilaç fiyat kupürünün sadece bir kez ilgili kuruma fatura edilebileceğini, bu nedenle zarar verme ihtimalinin bulunmadığını,
...; .... Gümrük Kapısında kantar görevlisi olarak çalıştığını, okul arkadaşı olan sanık ...’ın çalıştığı .... Eczanesine arada sırada gittiğini, 09.11.2005 tarihinde .... Eczanesinde bulunduğu sırada daha önceden tanıdığı .... Haşim İncegöz ile eşi ....’ü gördüğünü, ....'ün sağlık karnesini kendisine verdiklerini ve kadın .....m polikliniğine götürerek işlemlerini yaptırmasını istediklerini, kendisinin de kadın .....m polikliniğine gittiğini, ....’ün sağlık karnesini hemşireye verdiğini, hemşirenin de sağlık karnesini verdiği sanık Doktor ...'in ....'ün sağlık karnesine ilaçları yazdığını, sağlık karnesini daha sonra getirip verdiği .... Haşim İncegöz'ün yanlış ilaçların yazıldığını söylemesi üzerine sağlık karnesini tekrar sanık Doktor ...'e götürdüğünü, sanık Doktor ...'in de reçeteyi yırtarak sağlık karnesini kendisine verdiğini, atılı suçları işlemediğini,
Savunmuşlardır.
Sanıklar ..., ... ve ... ile ilgili deliller (.... Eczanesi bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
Sanık ...'ın sanık Doktor ...'a;
13.12.2005 tarihinde saat 16.13'te "abi eve ekmek bırakılsın mı",
14.12.2005 tarihinde saat 15.51'de "abi eve ekmek lazım mı"
Şeklinde SMS(kısa mesaj)'ler gönderdiği,
.....Eczanesinden sanık ... (..... İsmailoğulları adına kayıtlı GSM hattı üzerinden) ile sanık ...'in;
01.03.2006 tarihinde saat 15.59'daki görüşmede; ....'in "yirmi beş tane var sana göndereyim mi", .....'in "evet", ....'in "yirmi beş tane ha", .....'in "tamam" ,
02.03.2006 tarihinde saat 12.33'teki görüşmede; ....'in "o resmiler", .....'in "evet evet hazırdır", ....'in "abi ben onları göndereyim", .....'in "evet gönder alsın hazırdır", ....'in "on tane daha var gönderiyorum...onları da gönderiyorum", .....'in "dur ben geliyorum eczaneye", ....'in "tamam gel eczaneye"
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
Anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; ".... Eczanesi" başlığı altında 43 adet reçetenin incelendiği, bu reçetelerden 7 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalar Ali Kuşçu, Zarife Öztürk, .... Öztürk ve .... Seferoğulları'nın sağlık karnelerine 1'er,....'in sağlık karnesine 3 adet) sanık Doktor ...'ın, 3 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalar Ali Kuşçu'nun sağlık karnesine 1,....'in sağlık karnesine 2 adet) Doktor .....'nin, 1 adedini (Yeşil kartlı hasta .....'ün sağlık karnesine) sanık Doktor ...'in, 4 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalar Ali Kuşçu, ..., .... ve Hacı Etingü'nün sağlık karnelerine) sanık Doktor ...'nın, 28 adedini (Bağ-Kur'a tabi hastalar .... Sorak, ...., .... Dinç, Semiha Onay, ...., Halit Timur, .... Salman, Hatice Gözükara, Mecit Gözükara, Mahmut Erdoğdu, Fazile Dönder, Hanım Tanrıkulu, Şekr Uçar, .... Çemik, Güler Taşdemir, Sebahat Çevik, .... .... Aslan ve Rabia Arık'ın sağlık karnelerine 1'er, Ali Kuşçu, Güler Dinç, ..., ..... ve Halit Taşdemir'in sağlık karnelerine 2'şer adet) sanık Doktor ...'nun düzenledikleri, bahse konu 43 adet reçeteden dolayı kurumların zararının 4.792,86 TL olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
Mecit Gözükara müfettişlikte; nerede olduğunu bilmedikleri ve hiç gitmedikleri .... Sağlık Ocağı tarafından kendi sağlık karnesine düzenlenen 12.10.2005 tarihli ve 102 protokol numaralı reçete ile eşi Hatice'nin sağlık karnesine düzenlenenen 07.11.2005 tarihli ve 466 reçetede yazılı ilaçları almadıklarını, ilaçlarını genellikle .... Eczanesinden aldıklarını, bahse konu eczaneye birkaç kez ilaç almaya giden eşinin sağlık karnelerini eczanede bırakmış olabileceğini,
Muzaffer Önay müfettişlikte; eşi Semiha Önay'ın sağlık karnesine düzenlenen ve .... Eczanesi tarafından fatura edilen 24.11.2005 tarihli ve 754 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Halit Timur müfettişlikte; kendi sağlık karnesine düzenlenen 09.11.2005 tarihli ve 519 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
.... müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 25.11.2005 tarihli ve 785 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, yine
09.12.2005 tarihli ve 9639 protokol numaralı reçetede yazılı sprey türü ilacı da kendisinin kullanmadığını, bahse konu reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Mahkemede; rahatsızlandığı zaman devlet hastanesine gittiğini, özel polikliniklere gittiğini hatırlamadığını, genelde mide ve tansiyon rahatsızlığı sebebiyle doktora gittiğini, ilaçları aldığı belirli bir eczanenin olmadığını, sağlık karnesinin eczanede hiç kalmadığını, müfettişe verdiği ifadenin doğru olduğunu,
..... müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenen ve .... Eczanesi tarafından fatura edilen 01.07.2005 tarihli ve 1818 protokol numaralı reçete ile 10.06.2005 tarihli ve 922 protokol numaralı reçetede yazılı ilaçları almadığını ve kullanmadığını, reçetelerdeki imzaların da kendilerine ait olmadığını, bazen ilaç olmadığı durumlarda eczane çalışanlarının isteği üzerine kısa süreli olarak sağlık karnesini eczanede bıraktığını, bu zamanlarda reçetelerin düzenlenmiş olabileceğini,
Ali Kuşçu müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine 1 Nolu Sağlık Ocağı tarafından düzenlenen 11.05.2005 tarihli ve 4112 protokol numaralı, 07.09.2005 tarihli ve 5178 protokol numaralı, 2 Nolu Sağlık Ocağı tarafından düzenlenen 29.07.2005 tarihli ve 6841 protokol numaralı, ......... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 24.11.2005 tarihli ve 162031 protokul numaralı, yine .... Sağlık Ocağı tarafından düzenlenen 25.10.2005 tarihli ve 345 protokol numaralı reçetelerde yer alan bronşit hastalığı için yazılan ağızdan alınan sprey türü ilacı kullanmadığını, 25.10.2005 tarihli reçeteyle ilgili olarak .... Sağlık Ocağına bir kez gittiğini, ilaçlarını genellikle .... Eczanesinden aldıklarını, reçetelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, bazen ilacın eksik olduğu durumlarda sağlık karnesini eczanede bıraktığını,
.... Sorak müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenen ve .... Eczanesi tarafından fatura edilen 23.12.2005 tarihli ve 1206 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini ve reçetede yazılı ilaçları almadığını, 2005 yılında ilaçlarını genellikle .... Eczanesinden aldığını, sistem arızasının olduğu ya da ilaçların bulunmadığı durumlarda sağlık karnesini eczanede bıraktığını,
.... Gadiş müfettişlikte; eşi ....'in sağlık karnesine düzenlenen ve .... Eczanesi tarafından fatura edilen 12.10.2005 tarihli ve 115 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına hiç gitmediklerini, bu reçetede yazılı ilaçları da almadıklarını, reçetedeki imzanın da kendilerine ait olmadığını,
.... Salman müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 06.10.2005 tarihli ve 66 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Ziya Dönder müfettişlikte; eşi Fazile Dönder'in sağlık karnesine düzenlenen ve .... Eczanesi tarafından fatura edilen 07.09.2005 tarihli ve 748 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, reçetedeki ilaçları almadıklarını,
.... müfettişlikte; annesi Hanım Tanrıkulu'nun sağlık karnesine düzenlenen 14.11.2005 tarihli ve 595 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına annesinin gitmediğini, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediklerini ve ilaçları eczaneden almadıklarını,
.....müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş 17.10.2005 tarihli ve 197 protokol numaralı reçete ile kızının sağlık karnesine düzenlenmiş 19.12.2005 tarihli ve 1090 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, yine kızının sağlık karnesine düzenlenmiş 17.01.2005 tarihli ve 837 protokol numaralı reçetede epilepsi teşhisi ile yazılan ilaçları alıp kullanmadıklarını, kızında epilepsi rahatsızlığı bulunmadığını, reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını, ilaçlarını genelde .... Eczanesinden aldıklarını,
Memet Uçar müfettişlikte; eşinin sağlık karnesine düzenlenmiş 17.10.2005 tarihli ve 206 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına eşinin gitmediğini, reçetede yazılı ilaçları almadıklarını ve reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediklerini,
.... Çemir müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş 06.05.2005 tarihli ve 1443 protokol numaralı reçete ile eşi Sebahat'ın sağlık karnesine düzenlenmiş 12.05.2005 tarihli ve 1605 protokol numaralı reçetelerin düzenlendiği Ağrı Verem Savaş Dispanserine gitmediklerini, reçetelerin arkasındaki imzaların kendilerine ait olmadığını, bu reçetelerin nasıl düzenlendiklerini bilmediğini, ilaçlarını genellikle .... Eczanesinden aldıklarını,
Halit Taşdemir müfettişlikte; sağlık karnesine 06.05.2005 tarihinde Ağrı Verem Savaş Dispanserinde, 21.12.2005 tarihinde de .... Sağlık Ocağında, eşinin sağlık karnesine ise 13.05.2005 tarihinde .... Sağlık Ocağında ilaç yazıldığını, eşinin ve kendisinin bahse konu yerlere gitmediklerini, reçetelerdeki ilaçları kendilerinin yazdırmadıklarını, kendisinde ve eşinde KOAH rahatsızlığı bulunmadığı halde reçetelerde KOAH hastalığında kullanılan spreylerin yazılı olduğunu, yine eşinde egzema hastalığı bulunmadığı halde egzema için kullanılan bir kr.... yazılı olduğunu,
Kemal Arık müfettişlikte; eşi Rabia Arık'da KOAH rahatsızlığı olmadığını, .... Sağlık Ocağı tarafından eşinin sağlık karnesine düzenlenen 14.11.2005 tarihli ve 591 protokol numaralı reçetede yazılı KOAH ilaçlarını kullanmadığını, eşinin .... Sağlık Ocağına gitmediğini, eczane çalışanlarının ilaçların olmadığını söylediği zamanlarda sağlık karnelerinin kısa süreli olarak eczanede kaldığını, 2005 yılında ilaçlarını .... Eczanesinden aldıklarını,
Halis Öztürk müfettişlikte; eşi Zarife Öztürk'ün sağlık karnesine düzenlenmiş 15.09.2005 tarihli ve 9310 protokol numaralı reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini, eşinin 2 Nolu Sağlık Ocağına gitmediğini,
.... .... Aslan müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş 25.10.2005 tarihli ve 331 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini, kronik akciğer hastalığıyla ilgili sprey kullanmadığını,
M.... Emengen müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenen ve .... Eczanesi tarafından fatura edilen 17.01.2005 tarihli ve 758 protokol numaralı, 08.02.2005 tarihli ve 1973 protokol numaralı, 15.06.2005 tarihli ve 5227 protokol numaralı, yine 22.11.2005 tarihli ve 160885 protokol numaralı reçetelerin kendisi yurt dışında iken çocukları tarafından yazdırıldığını ve bu ilaçların çocukları tarafından kendisine gönderildiğini, bu ilaçları kullandığını, yine kendisine ait sağlık karnesine düzenlenen 05.12.2005 tarihli reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gittiğini,
... müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş 25.10.2005 tarihli ve 335 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, yine 27.05.2005 tarihli ve 2759 protokol numaralı reçetede yer alan ilacı kullanmadığını, kendisinde sara hastalığının belirtisi olabilecek bir rahatsızlık olmadığını, reçetelerde yazılı ilaçları almadığını ve kullanmadığını, reçetelerdeki imzaların da kendisine ait olmadığını,
Beyan etmişlerdir.
İnceleme dışı sanık İsmail Arslan Ekemen kollukta ve benzer şekilde s.....lıkta; 1979 yılından itibaren .... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, yardımcısı sanık ...'ya eczanesindeki işlemlerin yapılması için vekaletname verdiğini, 9 yıldır eczanede çalışan sanık ...'ın görevinin gelen reçeteleri tahakkuk ettirmek olduğunu,
Mahkemede farklı olarak; kâğıt üzerinde .... Eczanesinin mesul müdürü olduğunu, eczaneyi bizzat sanık ... ile Enver İsmailoğulları'nın işlettiğini, eczanenin faaliyetlerine bizzat katılmadığını,
İnceleme dışı sanık .....; yeşil kartlı olduğunu, 2006 yılının Şubat veya Mart aylarında hastaneye giderken sağlık karnesini kaybettiğini, bu nedenle kaybettiği sağlık karnesine 2006 yılı Mart ayında yazılan ilaçları kullanmadığını, mahkemede kendisine gösterilen sanık Doktor ...'ı tanımadığını ve bu doktora hiç muayene olmadığını, yine kadın hastalıkları ile ilgili bir rahatsızlığı olmadığını, bu nedenle sanık Doktor ...'e de gidip muayene olmadığını,
İfade etmişlerdir.
Sanık ...; .... Eczanesinin 1999 yılında açıldığını, eczanenin sahibinin İsmail Arslan Ekemen olduğunu, kendisinin de eczanenin açıldığı tarihten itibaren eczanede kalfa olarak çalıştığını, İsmail Arslan Ekemen'in kendisine genel vekaletname verdiğini, eczane adına ilaç depolarına verilen senetleri kendisinin imzaladığını, atılı suçları işlemediğini, eczanede kendisiyle birlikte sanık ...'ın çalıştığını, arada sırada sanık ...'nın da yardımcı olduğunu,
...; .... Eczanesinde 3 yıldır kış aylarında işçi olarak çalıştığını, akrabası olan.....İsmailoğulları adına kayıtlı telefon hattını kullandığını, bu hat üzerinden sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde geçen "25 tane var, 10 tane daha var" şeklindeki sözlerle neyi kastettiğini hatırlamadığını, atılı suçları işlemediğini,
Sanık ...; .... Eczanesinde 5 yıldır çalıştığını, eczanede bilgisayardan çıkan evrakın takibini yaptığını, eczanenin İsmail Arslan Ekemen'e ait olduğunu, İsmail Arslan Ekemen'in astım hastası olması nedeniyle yılın iki ayında ilçede bulunmadığını, sanık ...'nun eczanenin kalfası olduğunu, sanık Doktor ...'ı sanık ...'nun arkadaşı olmasından ve eczaneye gelip gitmesinden dolayı tanıdığını, ekonomik durumu iyi olmadığından dolayı ailesini ücret almayan sanık Doktor ...'a götürdüğünü, sanık Doktor ...'ın evinin kendi yolu üzerinde olması nedeniyle akşam eczane çıkışında arayıp ya da mesaj çekip bir ihtiyacı olup olmadığını sorduğunu ve birtakım malzemeler ile ekmek götürdüğünü, "abi eve ekmek lazım mı?, abi eve ekmek bırakılsın mı?" şeklindeki mesaj içeriğinin buna ilişkin olduğunu, atılı suçları işlemediğini,
Savunmuşlardır.
Sanıklar ... ve ... ile ilgili deliller (....Eczanesi bağlantılı eylemler):
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
27.12.2015 tarihinde ....Eczanesinden sanık ... ile sanık ... arasındaki telefon görüşmesinde; ....'in "ben bir ara 14 tane bıraktım ya, 7 tanesini yapmadan gönderdiler", .....'in "niye", ....'in "dün değil önceki gün geldik, mecbur kaldık aldık", .....'in "sen ....'dan mı aldın", ....'in "evet", .....'in "ben ....'ı çağırıyorum şimdi bir şey var mı", ....'in "evet var", .....'in "evet sen gönder", ....'in "7-8'ini geri göndereyim mi", .....'in "evet onları getir bakalım",
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
09.03.2006 tarihli olay, yakalama, tespit ve el koyma tutanağına göre; sanık ...'ın ika....de inceleme dışı sanık ...'in yeşil kart sağlık karnesinin ele geçirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan, ....Eczanesince fatura edilen ve hak sahiplerinin içeriğinde yazılı ilaçları almadığını söyledikleri reçeteleri gösteren listede;
a) Sanık Doktor ...'nun; ....'ın sağlık karnesine 10.06.2005 tarihli ve 910 protokol numaralı, 06.10.2005 tarihli ve 46 protokol numaralı, Hanım ....'ın sağlık karnesine 14.10.2005 tarihli ve 156 protokol numaralı, Tevrat Demirhan'ın sağlık karnesine 08.11.2005 tarihli ve 507 protokol numaralı, 14.10.2005 tarihli ve 150 protokol numaralı, Resul Demirhan'ın sağlık karnesine 06.10.2005 tarihli ve 59 protokol numaralı, Şengül Kaya'nın sağlık karnesine 14.10.2005 tarihli ve 140 protokol numaralı, Necati Kaya'nın sağlık karnesine 11.11.2005 tarihli ve 550 protokol numaralı, Musa Tosun'un sağlık karnesine 05.10.2005 tarihli ve 26 protokol numaralı, Sevtap Kaya'nın sağlık karnesine 11.11.2005 tarihli ve 576 protokol numaralı, Zühre Özmen'in sağlık karnesine 19.10.2005 tarihli ve 257 protokol numaralı, ....Özmen'in sağlık karnesine 14.10.2005 tarihli ve 162 protokol numaralı, Sait Özmen'in sağlık karnesine 28.10.2005 tarihli ve 396 protokol numaralı, Faime Görceğiz'in sağlık karnesine 06.10.2005 tarihli ve 56 protokol numaralı, İdris Görceğez'in sağlık karnesine 06.10.2006 tarihli ve 56 protokol numaralı, Yunus Hanavdeloğulları'nın sağlık karnesine 28.10.2005 tarihli ve 400 protokol numaralı, M. ...'nın sağlık karnesine 27.10.2005 tarihli ve 384 protokol numaralı, Aziz Güneş'in sağlık karnesine 26.09.2005 tarihli ve 5660 protokol numaralı, Osman İsmailoğulları'nın sağlık karnesine 27.06.2005 tarihli ve 1434 protokol numaralı,
b) Sanık Doktor ...'ın; ....'ın sağlık karnesine 02.05.2005 tarihli ve 6001 protokol numaralı,
c) Sanık Doktor ...'in; ....'ın sağlık karnesine 09.11.2005 tarihli ve 7186 protokol numaralı,
d) Sanık Doktor ...'ın; Osman İsmailoğulları'nın sağlık karnesine 14.02.2005 tarihli ve 2176 protokol numaralı, 20.06.2005 tarihli ve 5577 protokol numaralı,
Reçeteleri düzenledikleri bildirilmiştir.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; "....Eczanesi" başlığı altında 25 adet reçetenin incelendiği, bu reçetelerden 2 adedini (Bağ-Kur'a tabi hasta Osman İsmailoğulları'nın sağlık karnesine) sanık Doktor ...'ın, 1 adedini (Bağ-Kur'a tabi hasta ....'ın sağlık karnesine) sanık Doktor ...'ın, 1 adedini (Bağ-Kur'a tabi hasta ....'ın sağlık karnesine) sanık Doktor ...'in, 1 adedini (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine) sanık Doktor ...'in, 20 adedini (Yeşil kartlı hasta ...'in sağlık karnesine 1 adet; Bağ-Kur'a tabi hastalar Hanım ...., Resul Demirhan, Şengül Kaya, Necati Kaya, Sevtap Kaya, Musa Tosun, Zühre Özmen, ....Özmen Sait Özmen, İdris Görceğez, Faime Görceğez, Yusuf Hanevdeloğulları, M. Sıddık Hanevdeloğulları,.....ve Osman İsmailoğulları'nın sağlık karnelerine 1'er, .... ve Tevrat Demirhan'ın sağlık karnelerine 2'şer adet) sanık Doktor ...'nun düzenledikleri, bahse konu 25 adet reçeteden dolayı kurumların zararının 2.273,61 TL olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
.... müfettişlikte; 2 Nolu Sağlık Ocağı tarafından kendi sağlık karnesine düzenlenen 09.11.2005 tarihli ve 7186 protokol numaralı reçetedeki teşhisin doğru olduğunu ancak reçetede yazılı ilaçları kendisinin kullanmadığını, .... Sağlık Ocağı tarafından kendi sağlık karnesine düzenlenen 06.10.2005 tarihli ve 46 protokol numaralı reçetedeki prostat ve şeker hastalığı teşhisinin doğru olmadığını, yine eşinin sağlık karnesine .... Sağlık Ocağı tarafından düzenlenen 14.10.2005 tarihli ve 156 numaralı reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini, .... Sağlık Ocağına eşinin ya da kendisinin gitmediklerini, eşi ve kendisi adına düzenlenen reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını, karnelerinin kısa süreli olarak eczanelerde kaldığını, ....Eczanesi tarafından fatura edilen reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Resul Demirhan müfettişlikte; .... Sağlık Ocağında kendisi adına düzenlenen 06.10.2005 tarihli ve 59 protokol numaralı reçete ile kızı Tevrat adına düzenlenen 14.10.2005 tarihli ve 150 porotokol numaralı, yine 08.11.2005 tarihli ve 507 protokol numaralı reçetelerde yazılı ilaçları almadıklarını ve kullanmadıklarını, o tarihlerde kendisinin ya da kızının .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, ilaçlarını genelde ....Eczanesinden aldıklarını,
.... Kaya müfettişlikte; ....Eczanesi tarafından fatura edilen ve .... Sağlık Ocağı tarafından kızı Şengül Kaya'nın sağlık karnesine düzenlenen 14.10.2005 tarihli ve 140 protokol numaralı reçete ile ve oğlu Necati Kaya'nın sağlık karnesine düzenlenen 11.11.2005 tarihli ve 550 protokol numaralı reçetelerde yazılı ilaçları kendilerinin almadığını, söz konusu reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini, ilaçlarını genelde ....Eczanesinden aldıklarını, ilaç bulunmadığı bazı zamanlarda sağlık karnelerinin eczanede kaldığını,
Musa Tosun müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 05.10.2005 tarihli ve 26 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, reçetenin ne şekilde düzenlendiğini bilmediğini, reçetedeki ilaçları kimin aldığını bilmediğini,
.... Kaya müfettişlikte; .... Sağlık Ocağı tarafından kızı Sevtap Kaya'nın sağlık karnesine düzenlenen 11.11.2005 tarihli ve 576 protokol numaralı reçetedeki ilaçları kendilerinin almadıklarını, .... Sağlık Ocağına hiç gitmediklerini,
Sait Özmen müfettişlikte; .... Sağlık Ocağı tarafından kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 28.10.2005 tarihli ve 162 protokol numaralı, oğlu ....Özmen'in sağlık karnesine düzenlenen 19.10.2005 tarihli ve 162 protokol numaralı, yine eşinin sağlık karnesine düzenlenen 19.10.2005 tarihli ve 257 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçları kendilerinin almadıklarını, reçetelerin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına hiç gitmediklerini, reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını,
Ali Görceğez müfettişlikte; .... Sağlık Ocağı tarafından oğlu İdris Görceğez'nin sağlık karnesine düzenlenen 06.11.2005 tarihli ve 57 protokol numaralı reçete ile kızı Faime Görceğez'in sağlık karnesine düzenlenen 06.10.2005 tarihli ve 56 protokol numaralı reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini, söz konusu reçetelerin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına kendisinin ya da çocuklarının gitmediklerini,
.... ... müfettişlikte; ....Eczanesi tarafından fatura edilen ve .... Sağlık Ocağı tarafından kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 27.10.2005 tarihli ve 384 protokol numaralı, babası...'nın sağlık karnesine düzenlenen 28.10.2005 tarihli ve 400 protokol numaralı reçetelerin ne şekilde düzenlendiğini bilmediğini, bahse konu reçetelerin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, reçeteleri düzenleyen Doktor ...'yu şahsen tanımadığını, reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını,
....müfettişlikte; ....Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 26.09.2005 tarihli ve 5660 protokol numaralı reçetede yazılı hipertansiyon ve prostat ilaçlarını kullanmadığını, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Beyan etmişlerdir.
İnceleme dışı sanıklardan;
.... .... müfettişlikte; ilaçlarını t.... ettiği eczanelerin arasında ....Eczanesinin de olduğunu, kendisine gösterilen reçetelerden haberinin olmadığını, bu ilaçları alıp kullanmadığını, Özel ....Sağlık Polikliniğine hiç gitmediğini,
S.....lıkta; sanık Doktor ...'i tanımadığını ve bu doktora hiç muayene olmadığını, ....Sağlık Polikiliniğine tedavi olmak için hiç gitmediğini, sağlık karnesini..... Eczanesinde bıraktığını,
Mahkemede; daha önceki ifadelerini kabul etmediğini, sanık Doktor ...'i tanımadığını ancak bu doktora muayene olmuş olabileceğini,
İnceleme dışı sanık .... müfettişlikte; eşinin görevi nedeniyle geldiği .........'ta bir aile dostu vasıtasıyla ....Eczanesinin sahibi olan İsmailoğulları ailesi ile tanıştığını, eczanenin % 30'una ortak olarak mesul müdürlük görevini devraldığını, sanık ...'nın eczaneyle ilgilenmediğini ancak eczanenin mali konularında tasarrufunun olduğunu, Hedef Ecza Deposuna verilmiş senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığını, sanıklar ... ya da ...'na ait olabileceğini,
Mahkemede; ....Eczanesinin asıl sahibi ve işletmecisinin kendisinin olduğunu, sanık ...'nın eczanenin kalfası olduğunu,
İnceleme dışı sanık ...; sağlık kurulu raporundaki ilaçları ......... Devlet Hastanesinde ismini bilmediği bir doktora yazdırdıktan sonra ilaçları almak için ....Eczanesine gittiğini, kendisine reçetede yazılı ilaçların olmadığını söyleyerek bir gün sonra gelip ilaçları almasını söylediklerini, sağlık karnesini eczaneye bırakıp köye gittiğini, birkaç gün sonra geldiğinde karnesinin kaybolduğunu söyleyerek reçetede yazılı ilaçları da vermediklerini, sağlık karnesinde 11. sayfadan sonra yer alan bütün muayenelerinin sahte olduğunu, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, sanık Doktor ...'ı tanımadığını,
İfade etmişlerdir.
Sanıklardan;
... s.....lıkta; .........'ta kuyumculuk işi ile uğraştığını, yeğeni sanık ...’nın ....Eczanesi'nde çalıştığını, kendisinin bunun haricinde eczane ile başka bir bağının olmadığını, sanık ...'e zaman zaman küçük altın gönderdiğini, sanık ...'le aralarında geçen telefon görüşmesinde de bu hususun konuşulmuş olabileceğini, konuşmada geçen "14 tane bıraktım ya", "7-8'ini geri göndereyim mi" şeklindeki sözlerle neyin kastedildiğini hatırlamadığını ancak altın alış verişine ilişkin bir görüşme olabileceğini, suçunun olmadığını,
Mahkemede farklı olarak; ...'i tanımadığını, sanık ...'in kendisinden 14 tane altın istediğini, kendisinin de 14 altını gönderdiğini, sanık ...'le görüşmesinin mahiyetinin buna ilişkin olduğunu,
...; 2004 yılından itibaren ....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığını, inceleme dışı sanık eczacı ....'ın kendisine genel vekaletname verdiğini, vekaletnameye istinaden ecza depolarına verilen bir kısım çeklerin altına imza attığını ancak kendisinin eczanede herhangi bir hissesinin veya kâr ortaklığının bulunmadığını, eczanede hiçbir şekilde sağlık karnesi bulundurmadıklarını, atılı suçları işlemediğini,
Savunmuşlardır.
Sanık ... ile ilgili deliller (Merkez Eczanesi bağlantılı eylemler):
14.08.2005 tarihli arama, zapt etme ve yakalama tutanağına göre; ......... ilçesinde faaliyet gösteren eczanelerden birisinin reçete ile sattığı ilaçları devlete fatura ettiği, fiyat kupürleri çıkarılan ilaçların ise bir depoda biriktirildiği yönünde istihbari bilgi üzerine yapılan araştırmalarda Çiftepınar Mahallesi, Kale Sokak üzerinde bulunan bir depoda kupürü çıkarılmış ilaçların olduğunun ve deponun da sanık ...'e ait olduğunun öğrenilmesi üzerine aynı gün Cumhuriyet Başs.....lığından alınan arama kararına istinaden bahse konu depoda yapılan aramada, depo girişinin sol kısmında mutfak eşyası arasına gizlenmiş şekilde fiyat kupürleri çıkarılmış, 31 çeşit, 5.196 kutu ilaç ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulunun 09.12.2005 tarih ve 80-37 sayılı inceleme raporunda; ......... Merkez 1 Nolu Sağlık Ocağı hekimleri olan sanık Doktorlar ..., ... ile 2 Nolu Sağlık Ocağı hekimi sanık Doktor ...'ın aynı ilçede faaliyet gösteren Merkez Eczanesi sahibi ve mesul müdürü ile birlikte iştirak hâlinde hareket ederek, 2005 yılı içerisinde tedavi olmak amacıyla sağlık kurumlarına başvuran, yeşil kart sağlık güvencesine sahip hastaların bilgisi dışında usulsüz ve gerçeğe aykırı reçete düzenlenmesinden sorumlu oldukları, sanık Doktor ... tarafından yeşil kartlı hasta....'nun sağlık karnesine düzenlenen 06.06.2005 tarihli ve 714 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 02.06.2005 tarihli ve 7437 protokol numaralı, ..... ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 02.06.2005 tarihli ve 7441 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 21.06.2005 tarihli ve 5678 protokol numaralı, ..... ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 15.06.2005 tarihli ve 5181 protokol numaralı reçetelerin şeklen uygun, içerik olarak gerçek dışı olduğu, Merkez Eczanesi tarafından fatura edilen söz konusu reçetelerden dolayı Hazine zararının 324,41 TL olduğu,
Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarının 19.04.2006 tarihli raporunda ise; 1 adet ..... .... adına düzenlenmiş "AÇ 195167" seri numaralı, 1 adet .... adına düzenlenmiş "AÇ 195166" seri numaralı toplam 2 adet yeşil kart ve sağlık cüzdanı üzerinde yapılan incelemede, ön kapak iç yüzü sol üst bölümlerindeki tanzim ve geçerlilik tarihleri ile fotoğraf ve kimlik bilgileri bulunan yaprakların arka yüzlerindeki düzenleme tarihinde tahrifat yapıldığı, tarihlerin ay grubundaki basamaklarında mevcut "8" rakamlarının, evvelce aynı hanelerdeki "3" rakamlarından sürşarj (değiştirme/tamamlama) yoluyla dönüştürüldüğü, yapılan tahrifatı kamufle etmek amacıyla tahrifat yapılan kalemle tarih rakamları üzerinden mükerrer gidildiği, yapılan tahrifatların ilk nazarda kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu,
Belirtilmiştir.
Tanıklardan;
..... .... kollukta; yeşil kartına 04.04.2005 tarihinde ......... Kaymakamlığı tarafından el konulduğunu, adına düzenlenmiş reçeteler için doktora gitmediğini, bahse konu reçetelerin yeşil kartlarına kaymakamlık tarafından el konulmasından sonra tanzim edildiğini,
.... s.....lıkta; kendisine ait yeşil kart sağlık karnesini hiç kullanmadığını, reçetede yazılı ilaçları kendisinin almadığını, reçetedeki imzanın da kendisine ait olmadığını, sağlık karnesinin babasında durduğunu,
Abdulmecit Öztürk; züccaciye dükkanını kendisinin kiraladığını, işleri nedeniyle sürekli şehir dışında olduğunu, ağabeyi sanık ...'ün kendisini arayarak dükkana kozmetik ürenler koyacağını söylediğini, kendisinin de izin verdiğini, Salih'in kendisini aramadığını,
... aşamalarda; ailesi ile birlikte 9 adet yeşil kartlarının olduğunu, yeşil kartların süreleri dolduğu için uzatma başvurusu yapmak üzere 04.04.2005 tarihinde kaymakamlığa gittiğini, 18 yaşını bitirdiklerinden dolayı oğulları olan ..... ...., Şahin .... ve ....'a ait yeşil kart sağlık karnelerinin kaymakamlık tarafından alıkonulduğunu, daha sonra kendisini çağıran müfettişlerin oğulları.... ve ..... ....'ın 2005 yılı Temmaz ve Haziran aylarında doktora muayene olduğunu söylediğini, her iki oğlunun da bahsedilen tarihlerde İstanbul'da olduğunu,
Salih Öztürk s.....lıkta; Merkez Eczanesinde bir dönem çırak olarak çalıştığını, depoda ele geçirilen ilaçlarla ilgisi olmadığını, bu ilaçları çalıp depoya koymadığını, ilaçların kime ait olduğunu bilmediğini, eczanede çalıştığı dönemde sanık ... ve eczane sahibi dışında eczanede kimsenin olmadığını, eczane sahibinin de rahatsızlığı nedeniyle sürekli eczanede durmadığını, yılın 3-4 ayını ilçe dışında geçirdiğini,
Mahkemede; ağabeyi ....'in Merkez Eczanesinde çalıştığını, ilaçların ele geçirildiği dükkanın ise ağabeyi Abdulmecit Öztürk'e ait olduğunu, İranlı bir şahsın ilaçları kapalı kutuda getirdiğini, emaneten bakmasını söylediğini, kendisinin de dükkana bıraktığını, s.....lıktaki ifadesini kabul etmediğini,
Beyan etmişlerdir.
Sanıklardan ... s.....lıkta; kendisine gösterilen ..... ....'a ait yeşil kart sağlık karnesinin birinci sayfasındaki reçete ile ....'a ait yeşil kart sağlık karnesinin birinci sayfasındaki reçeteleri kendisinin yazdığını, reçetelerdeki imzaların da kendisine ait olduğunu fakat bu kişileri hatırlamadığını, yoğun bir çalışma tempoları olduğunu, vatandaş yeşil kartı ile geldiğinde muayene edip ilaçları yazdığını, bazen de vatandaşın yazmasını istediği ilaçları yazdığını, sağlık karnesinin getiren kişiye ait olup olmadığını kontrol etmeye zamanının yetmediğini, ..... .... ile ....'ın yeşil kartlarındaki vize tarihlerinin değiştirilmesi ile ilgili bir bilgisinin olmadığını söylemiştir.
Sanık ... s.....lıkta; Merkez Eczanesini .... ....'ın kendisine verdiği vekalet ile işlettiğini, maaş karşılığı çalıştığını, ilaçların ele geçirildiği deponun kardeşi Abdülmecit Öztürk'e ait olduğunu, kardeşi Salih Öztürk'ün de eczanede kendisine çırak olarak yardımcı olduğunu, olay günü Salih'in ilaçları eczaneden çalarak depoya istiflediğini, ilaçların kupürlerini de ilaçları İranlı şahıslara satmak için kesmiş olabileceğini, eczaneye ilaç giriş çıkışı fazla olduğundan bu durumu tespit edemediğini,
Mahkemede; s.....lıkta verdiği ifadesinin doğru olduğunu, ilaçların ele geçirildiği deponun kardeşine ait olduğunu, o sırada başka bir yerde düğünde olduğunu, kardeşi arayınca depoya geldiğini, ne olduğunu anlamadan polislerin "bu ilaçlar sana mı ait?" diye sorduklarını, önceleri kardeşinin ilaçları İran'a satmak için eczaneden aldığını düşündüğünü ama sonradan eczaneden ilaç çıkışının olmadığını tespit ettiğini,
Savunmuştur.
Sanık ... ile ilgili deliller:
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
.....Eczanesinden sanık ... ile sanık Doktor ...'ın;
21.12.2005 tarihinde saat 11.16'daki görüşmede; Mücahit'in "abi ekmekleri gidip alayım evden",'in "he he", Mücahit'in "tamam abi ellerinden öperim",'in "hadi görüşürüz", aynı tarihte saat 15.08'deki telefon görüşmesinde ise;Mücahit'in "abi sana akşam şey yapacaz, biraz enjektör yirmi beş tane gönderecem, a bi de benle senin konuştuğumuz var ya",'in "he he", Mücahit'in "mani mani",'in "tamam görüşürüz",
05.01.2006 tarihinde saat 10.47'deki görüşmede; Mücahit'in "poliklinikte misin abi",'in "he poliklinikteyim eve birisini göndersene baba ya", Mücahit'in "tamamdır abi",
16.01.2006 tarihinde saat 19.14'teki görüşmede;'in "Mevlüt bizim eve uğrayın diyo, he çocuklar uğrasın", Mücahit'in "şimdi mi, getirsinler mi",'in "he he", Mücahit'in "kaç tane hocam",'in "ne kadar şey oldu", Mücahit'in "tamam",
01.02.2006 tarihinde saat 18.44'teki telefon görüşmesinde;'in "abican yarın gel tamam mı, yarın sabah", Mücahit'in "he hocam ben geldim kimse evde yoktu bitane şey vardı bırakacaktım eve",'in "sonra tamam hadi görüşürüz",
06.02.2006 tarihinde saat 17.18'deki görüşmede; Mücahit'in "sana bir işim düşmüş",'in "he söyle emret", Mücahit'in "ben sana 25 kilo pirinç sana gönderiyorum, torununu da onunla gönderiyorum sana, onları hallet",'in "tamam caney, tamam kardeşim",
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
Sanık ...'in sanık ...'a;
21.12.2005 tarihinde saat 12.21'de; "hocam akşama yirmi adet ekmek eve götürecem saygılar",
05.01.2006 tarihinde saat 09.52'de; "Hocam ekmekler hazır mı gidip alayım mı?",
16.01.2006 tarihinde saat 09.40'ta; "Hocam saygılar bugün eve ekmek bırakayım mı bıraksam da kaç tane bırakayım",
23.01.2006 tarihinde saat 14.34'te; "hocam kusura bakmayın akşama nakitle beraber kaç tane ekmek bırakayım",
27.01.2006 tarihinde saat 17.50, 19.51 ve 22.20'de, yine 28.01.2006 tarihinde saat 00.21, 06.22, 08.33, 10.34, 12.45, 14.45, 15.10 ve 16.11'de; "Hocam kusura bakmayın rahatsız ediyorum akşama eve bi şey bırakayım mı",
01.02.2006 tarihinde saat 13.46'da; "Hocam saygılar kusura bakmayın rahatsız ediyorum eve gideyim mi",
02.02.2006 tarihinde saat 11.25'te "Hocam, özür dilerim rahatsız ediyorum eve gideyim mi",
04.02.2006 tarihinde saat 15.47, 17.15, 19.16, 21.16 ve 23.18'de, yine 05.02.2006 tarihinde saat 01.18'de; "hocam özür dilerim rahatsız ediyorum ne zaman eve gideyim saygılar",
08.02.2006 tarihinde saat 11.12'de; "Hocam, özür dilerim rahatsız ediyorum malzemeler hazır mıydı, gidip alalım mı, Mücahit",
Şeklinde SMS'ler (kısa mesajlar) gönderdiği,
Yine sanıklar Mücahit ile arasında;
17.01.2006 tarihinde saat 14.43'te; Mücahit'in "Hocam saygılar eve gideyim mi" diye mesaj yazdığı,'in "Hayır yazamadım daha", Mücahit'in de "Tamam hocam, saygılar yarın giderim artık",
31.01.2006 tarihinde saat 12.58'de; Mücahit'in "hocam kusura bakma rahatsız ediyorum eve gideyim mi",'in de "yarın",
06.02.2006 tarihinde saat 09.31'de; Mücahit'in "Hocam özür dilerim rahatsız ediyorum hazırsa eve gideyim mi",'in de "Evet"
Şeklinde karşılıklı olarak mesajlaştıkları,
Yine, .... Eczanesinden sanık ...'ın sanık Doktor ...'a;
13.12.2005 tarihinde saat 16.13'te "abi eve ekmek bırakılsın mı",
14.12.2005 tarihinde saat 15.51'de "abi eve ekmek lazım mı"
Şeklinde SMS'ler (kısa mesajlar) gönderdiği,
22.12.2005 tarihinde saat 16.27'de sanık Doktor ... ile sanık Doktor ... arasındaki görüşmede; ....'in "Sen karnelerimi hallettin mi? Karne lazım",'in "Karne geldi mi ki buraya?", ....'in "Yav nasıl geldi mi ben çoktan bırakmışım oraya",'in de "Bir dakka doktor .... Beyin karnelerinin işi bitti mi? Onları hemen bir yazın verin, doktor bey burdayken. Baba aha şimdi yazılıyor şu an",
20.02.2006 tarihinde saat 10.39'da .... Eczanesinden arayan kim olduğu belli olmayan şahıs ile sanık Doktor ... ile arasındaki görüşmede; şahsın "akşam yolladığım serumlar gelmedi ha",'in "abi doğrudur mesajı almadın galiba yanlışlık olmuş, ben başka bir arkadaşın serumlarını takmışım, onu akşama halledeceğim tamam", şahsın "tamam abi görüşürüz",
23.02.2006 tarihinde saat 10.13'te sanık ... ile inceleme dışı sanık ... Yalçın arasındaki görüşmede; ....'ın "ya ben şimdi başlıyorum bunlara...doksan küsür var herhalde",'in "tamam üç güne ya da dört güne yayılacak", ....'ın "bugüne vermemiz mi lazım hepsini",'in "yok bugüne değil salı gününe, çarşamba gününe", ....'ın "anladım anladım, bunları nasıl yerleştireceğiz",'in "sen ortalama yüzelli bir poliklinik şeklinde ayarla üç günü tamam mı?", ....'ın "yok bunları ne zaman, bugün iade edeceğiz",'in "bugün iade edeceğiz, büyük bir kısmını öyle diyeyim ....'u mesela mutlaka dağıtarak bitir", ....'ın "tamam",'in "tamam mı, diğerini de .....midir nedir o da", ....'ın "bir de burada üç tane var, dört tane değil",'in "dördüncü herhalde evdedir, sen üçünü yap dağıt aradaki boşlukları diğerlerini halledelim tamam"
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
09.03.2006 tarihli olay, yakalama, tespit ve el koyma tutanağına göre; sanık ...'ın ika....de ....., Yıldız Göltekin, ....., ...., Kibar Koç, .... ........, Abdülhadi Göktaş, ..., ..., Semra Çelik, Adelet Çelik, Berivan Kosta, Yıldız Yakar, ...., Mert Kosta, ...Yakar,.... Akay ve ......... adına kayıtlı yeşil kart sağlık karnelerinin ele geçirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda;
Sanık Doktor ...'ın düzenlediği;
.....Eczanesi tarafından fatura edilen 9 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalar ..... ....oğulları, ....., ......, ....., Yücel ....., Güverçin ....., ....., ..... ve.....'ün sağlık karnelerine 1'er adet) reçeteden dolayı kurum zararının 439,92 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 14 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalar .... ve .....'ın sağlık karnelerine 1'er,.... Tanrıkulu'nun sağlık karnesine 5, .....'ın sağlık karnesine 3 adet; Yeşil kartlı hastalar ... ve .....'ın sağlık karnelerine 1'er, .....'ın sağlık karnesine 2 adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 1.016,54 TL (Bağ-Kur reçeteleri için 613,39 TL, yeşil kart reçeteleri için 403,15 TL),
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 7 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalar Ali Kuşçu, Zarife Öztürk, .... Öztürk ve .... Seferoğulları'nın sağlık karnelerine 1'er,....'in sağlık karnesine 3 adet) reçeteden dolayı kurum zararının 557,03 TL,
Şifa Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Bağ-Kur'a tabi hasta Adil Göleş'in sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 89,15 TL,
.....Eczanesi tarafından fatura edilen 12 adet (Bağ-Kur'a tabi hasta .....'in sağlık karnesine 1 adet; Emekli Sandığı'na tabi hastalar ....'in sağlık karnesine 5, ...'in sağlık karnesine 4, M. ....'in sağlık karnesine 2 adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 906,07 TL (Bağ-Kur reçetesi için 75,86 TL, Emekli Sandığı reçeteleri için 830,21 TL),
Ürün Eczanesi tarafından fatura edilen 5 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalardan Nazile .....'ın sağlık karnesine 1 adet, ....'un sağlık karnesine 4 adet) reçeteden dolayı kurum zararının 465,01 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 41 adet (Bağ-Kur'a tabi hasta ......'in sağlık karnesine 1 adet; SSK'na tabi hastalar .... ...,.... Kandemir,.... İldirin Kaya, ...., ...., Nuran Şahin, Keziban Ergül, Necmettin Akbalık, Hatice ....., Mahmut .....,..........,.... Akbalık ve ....'ın sağlık karnelerine 1'er,....., Melek Yılmaz,....., Fikret Ok ve Zeki .....'ın sağlık karnelerine 2'şer,.... Helin ..., ..... ve .....'ın sağlık karnelerine 3'er, .... ve Gülizar .....'ın sağlık karnelerine 4'er adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 1.508,54 TL (Bağ-Kur reçetesi için 113,62 TL, SSK reçeteleri için 1.394,92 TL),
....Eczanesi tarafından fatura edilen 37 adet (Yeşil kartlı hastalar Hanım Yavuz'un sağlık karnesine 1, .... Yavuz'un sağlık karnesine 4 adet; Bağ-Kur'a tabi hastalar .....,...., Güler ....., İbrahim Ertuğrul,... ve .... İmrek'in sağlık karnelerine 1'er, Ali ....., Gülşen ....oğulları ve .... İmrek'in sağlık karnelerine 2'şer, ..... İsmailoğulları'nın sağlık karnesine 3, ... İsmailoğulları'nın sağlık karnesine 4, .....'ın sağlık karnesine 6, .... İsmailoğulları'nın sağlık karnesine 7 adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 2.339,54 TL (Yeşil kart reçeteleri için 255,92 TL, Bağ-Kur reçeteleri için 2.083,62 TL ),
Halk Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (SSK'na tabi hasta ....e ....'ın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 45,49 TL ,
....Eczanesi tarafından fatura edilen 2 adet (Bağ-Kur'a tabi hasta Osman İsmailoğulları'nın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 188,25 TL ,
Olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
.... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve sanık Doktor ... tarafından, kızı.....'un sağlık karnesine düzenlenen 25.02.2005 tarihli ve 2803 protokol numaralı, 19.04.2005 tarihli ve 2604 protokol numaralı reçetelerin arkasında bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine, kızı ....'e ya da diğer aile bireylerinden birisine ait olmadığını, kızı ....'in 2 Nolu Sağlık Ocağına gidip herhangi bir hekime muayene olmadığını, oğlu .....'un sağlık karnesine düzenlenen 19.04.2005 tarihli ve 449 protokol numaralı, 09.05.2005 tarihli ve 3355 protokol numaralı, 14.06.2005 tarihli ve 5081 protokol numaralı reçetelerin arkasında bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine, oğlu Necmi'ye ya da diğer aile bireylerinden birisine ait olmadığını, oğlu Necmi'nin de 2 Nolu Sağlık Ocağına hiç gitmediğini,
..... müfettişlikte; eşi ....'nın sağlık karnesine 12.01.2005 tarihli ve 507 protokol numaralı reçeteyi düzenleyen Doktor ...'ı hatırlayamadığını, bu reçetenin..... Eczanesi tarafından fatura edildiğini öğrendiklerini,
..... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen kızı.....'nun sağlık karnesine sanık Doktorlar ..., ..., ... ve ... tarafından düzenlenen reçetelerin gerçeği yansıtmadığını, kızı Perişan'ı sadece ......... Devlet Hastanesine götürüp Doktor .....'ye muayene ettirdiğini, .........'ta herhangi bir sağlık ocağına götürmediğini, diğer çocukları ...., .... ve .....'nun sağlık karnelerine sanık Doktorlar ..., ..., ... ya da ... tarafından düzenlenen reçetelerin de çoğunun gerçeği yansıtmadığını,
.... müfettişlikte; kendisinde hiper tansiyon rahatsızlığı olmadığını, kendisinin sağlık karnesine düzenlenip.... Eczanesi tarafından fatura edilen ve hipertansiyon ilaçlarının da yazılı olduğu toplam 8 adet reçetedeki (Bu reçetelerden 4 adedini sanık Doktor ... düzenlemiştir) ilaçları kendisinin doktora yazdırmadığını ve bahse konu ilaçları alıp kullanmadığını, ilaçların alındığına dair reçetelere atılan imzaların da kendisine ya da yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; sağlık karnesinde yazılı ilaçların tamamını alıp kullandığını,
Fatma İldirin Kaya müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendi sağlık karnesine 10.06.2005 tarihli ve 4858 protokol numaralı reçeteleri düzenleyen sanık Doktor ...'ı isim olarak tanımadığını, bahse konu reçetede yazılı Omeprol 20 mg isimli ilacı hiç kullanmadığını ve eczaneden almadığını,
Mahkemede; müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu ancak bahse konu reçetede yazılı tüm ilaçları kullandığını, müfettişlikte ifadesi hızlı şekilde alındığından farklı beyanda bulunmuş olabileceğini, şimdiki ifadesinin doğru olduğunu,
.....müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kızı.... Helin ...'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 13.01.2005 tarihli ve 10107 protokol numaralı, 21.04.2005 tarihli ve 2757 protokol numaralı, 10.06.2005 tarihli ve 4844 protokol numaralı reçetelerin arkasında yer alan imzaların kendisine ya da kızına ait olmadığını, kendisine kutuları gösterilen İespor 1 gr flakon (13.01.2005 tarihli ve 10107 protokol numaralı, 28.03.2005 tarihli ve 3984 protokol numaralı reçetelerde yazılı), Cefazol 1 gr (10.06.2005 tarihli ve 4844 protokol numaralı reçetede yazılı) iğneler ile Lansazol 30 mg kapsül (21.04.2005 tarihli ve 2757 protokol numaralı reçetede yazılı) isimli ilaçların..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini, bu ilaçların kızı tarafından kullanılmadığını, bahse konu ilaçları içeren reçetelerin kızı adına nasıl düzenlendiğini bilmediğini, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen, yine sanık Doktor ... tarafından diğer kızı .... ...'ın sağlık karnesine düzenlenen 13.01.2005 tarihli ve 678 protokol numaralı reçetede 7 adet olarak yazılan ve kutusu kendisine gösterilen İespor 1 gr flakon isimli iğneden 1 adet alındığını ve kızına vurulduğunu, 14.06.2005 tarihli ve 5093 protokol numaralı reçetede yazılı Sefazol 500 mg isimli ilacın da..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini, reçetelerin arkasındaki imzaların da kızı Nilay'a ya da kendine ait olmadığını, bahse konu ilaçları içeren reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Mahkemede; ilaçları aldıkları belli bir eczanenin olmadığını, eczanelerde "ilaç yok, 1-2 saat sonra gelin" denilerek sağlık karnelerinin alıkoyulduğunu, kızı ....'in sağlık karnelerine düzenlenen reçetelerdeki ilaçları almış olabileceklerini, uzun zaman geçtiği için tam olarak hatırlayamadığını, müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu,
.... müfettişlikte; .... Eczanesi tarafından fatura edilen ve sanık Doktor ...'ın kızı .....'ın sağlık karnesine düzenlediği 24.01.2005 tarihli ve 977 protokol numaralı, 23.03.2005 tarihli ve 1269 protokol numaralı, 12.09.2005 tarihli ve 3614 protokol numaralı, oğlu .....'ın sağlık karnesine düzenlediği 23.02.2005 tarihli ve 1234 protokol numaralı, yine oğlu ....'ın sağlık karnesine düzenlediği 10.02.2005 tarihli ve 2065 protokol numaralı reçetelerde yazılı ilaçların kendileri tarafından alınmadığını ve kullanılmadığını,
Yaşar Tanrıkulu müfettişlikte; .... Eczanesi tarafından fatura edilen, sanık Doktor ... tarafından kendisinin sağlık karnesine düzenlenen ve hipertansiyon ilacı yazılı olan 08.12.2005 tarihli ve 2204 protokol numaralı reçetedeki ilaçları kendisinin yazdırmadığını ve bahse konu ilaçları kullanmadığını, reçetenin arkasındaki ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ait olmadığını,
..... müfettişlikte; kendisinin ve kardeşi .....'ün sağlık karnelerinin .........'ta öğretmenlik yapan teyzelerinin kızı .....'da 10-15 gün kadar kaldığını, kendilerinin .........'a muayene olmaya ya da ilaç yazdırmaya gitmediklerini, .....Eczanesinden hiç ilaç almadıklarını, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 25.05.2005 tarihli ve 3824 protokol numaralı reçete ile kardeşi .....'ün sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 25.05.2005 tarihli ve 3825 protokol numaralı reçetedeki ilaçların kendisi ya da kardeşinin almadığını, ilaçların alındığına dair imzaların da kendilerinin olmadığını,
..... müfettişlikte; .....Eczanesi tarafından fatura edilen ve kızı ......'ın sağlık karnesine düzenlenen 18.01.2005 tarihli ve 653 protokol numaralı, 09.03.2005 tarihli ve 298 protokol numaralı, oğlu .....'ın sağlık karnesine düzenlenen 27.05.2005 tarihli ve 3930 protokol numaralı, oğlu Yücel .....'ın sağlık karnesine düzenlenen 16.03.2005 tarihli ve 784 protokol numaralı, yine eşi Güverçin .....'ın sağlık karnesine düzenlenen 10.09.2005 tarihli ve 3442-3443 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçların taraflarından alınmadığını ve kullanılmadığını, ilaçların alındığına dair imzaların da kendilerine ait olmadığını,
Muhammet İkram Müftüoğlu müfettişlikte; eşi .....'nun sağlık karnesine Doktor ... tarafından düzenlenen ve .....Eczanesi tarafından fatura edilen 11.10.2005 tarihli ve 9738 protokol numaralı reçetedeki ilaçların kendileri tarafından alınmadığını ve eşi tarafından kullanılmadığını,
...... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve ......... 2 Nolu Sağlık Ocağı doktoru sanık ... tarafından kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 09.06.2005 tarihli ve 4662 protokol numaralı reçetenin kendisi tarafından yazdırılmadığını, ilaçların da alınmadığını ve kullanılmadığını, adı geçen sağlık ocağına muayene olmaya ya da ilaç yazdırmaya hiç gitmediğini,
...müfettişlikte; ....Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş hemoroit gastrit ve bronşit rahatsızlıklarına ilişkin ilaçlar yazılı 12 adet (7 adedi sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiştir) reçetedeki, yine oğulları ..... ve ...'ın sağlık karnelerine düzenlenmiş mide ilaçları yazılı 9 adet reçetedeki (bu reçetelerden 4 adeti ...'ın sağlık karnesine, 3 adedi de .....'nın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiştir) ilaçların kendileri tarafından alınıp kullanılmadığını, reçetelere atılan imzaların kendilerine ait olmadığını, ilaçların kendileri tarafından alınıp kullanılmadığını, reçetelere atılan imzaların kendilerine ait olmadığını,
Beyan etmişlerdir.
İnceleme dışı sanıklardan;
.... s.....lıkta; en son Iğdır'da muayene olduktan sonra ilaçlarını almak için .........'taki .... Eczanesine gittiğini, eczanede sıra olduğunu, bir çalışanın "sağlık karneni bırak, biz işlemlerini yaparız" diyerek ilaçlarını verdiğini, kendisinin de sağlık karnesini eczaneye bıraktığını, sanık Doktor ...'ı tanımadığını, kendilerine hiç muayene olmadığını,
.... s.....lıkta; ......... 1 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak çalıştığını, izinde olan sanık Doktor ...'ın 20.02.2006 tarihinde kendisinin ve yakınlarının .....ve .... Eczanelerinden ilaç alarak kullandıklarını söyleyip içlerinde kaşesiz ve imzasız reçeteler bulunan 45-50 tane sağlık karnesini kendisine bıraktığını ve karne içlerinde bırakılmış müsvedde reçetelerde yazılı ilaçları kendisinden sağlık karnelerine yazmasını istediğini, kendisinin de yaklaşık 5 adedi evinde, diğerleri de sağlık ocağındaki odasında olmak üzere yaklaşık 25 sağlık karnesine reçete yazdığını, kalan 25 sağlık karnesini sanık Doktor ...'a iade ettiğini, yazdığı sağlık karnelerinin yeşil kart, Bağ-Kur ve SSK güvencesine sahip kişilerin karneleri olduğunu, 23.02.2006 tarihinde saat 10.13'te sanık Doktor ... ile iletişimin tespiti tutanağında yer alan görüşmeyi yaptığını, görüşme içeriğini kabul ettiğini,
..... s.....lıkta; ilaçlarını aldıktan sonra sağlık karnesini .... Eczanesinde unuttuğunu, sanık Doktor ...'ı tanımadığını, sağlık ocağında da hiç muayene olmadığını, yeşil kart sağlık karnesinin sanık Doktor ...'da ne aradığını bilmediğini,
...; ....Eczanesinde bıraktığı daha sonra da eczane çalışanları tarafından kendisine kaybolduğu söylenen yeşil kart sağlık karnesinde 11. sayfadan sonra yer alan muayene bilgilerinin sahte olduğunu, reçetelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, sanık Doktor ...'ı tanımadığını,
.... s.....lıkta; ilaçlarını aldıktan sonra yeşil kart sağlık karnesini .... Eczanesinde unuttuğunu, sanık Doktor ...'ı tanımadığını ve bu doktora hiç muayene olmadığını, 2 Nolu Sağlık Ocağına da hiç gitmediğini,
.....; ilaçlarını aldığı .... Eczanesinden kendisine "karneni buraya bırak, yarın gelir alırsın" dendiğini, kendisinin de sağlık karnesini .... Eczanesine bıraktığını, ertesi gün gittiğinde eczanenin kapalı olduğunu, sağlık karnesini alamadığını, sanık Doktor ...'ı tanımadığını,
İfade etmişlerdir.
Sanıklardan;
... s.....lıkta; daha önceden alınan ilaçların sanık doktor ...'a yazdırılması için anne ve babasına ait sağlık karnelerini sanık Doktor ...'a bıraktığını, 22.12.2005 tarihinde sanık Doktor ...'la aralarında geçen görüşmede kastedilen karnelerin anne ve babasının sağlık karneleri olduğunu,
... s.....lıkta; .....Eczanesinde 2 yıldır çalıştığını, aile dostu olan sanık Doktor ...'ın eczanenin nöbetçi olduğu bazı gecelerde eczaneye ziyarete geldiğini,'in eşinin rahatsız olduğu zamanlarda evinin ihtiyacını kendisinin karşıladığını,
Mahkemede; sadece sanık Doktor ... ile telefon görüşmelerinin ve mesajlaşmalarının olduğunu, sanık Doktor ...'ın annesinin şeker hastası olduğunu, eşinin de rahatsızlıklarının bulunduğunu, bu nedenden şeker hastalarının yiyebileceği ekmek gibi ihtiyaçları sanık ...'e götürdüğünü, görüşmelerin ve mesajlaşmaların buna ilişkin olduğunu,
Söylemiştir.
Sanık ... s.....lıkta; yaklaşık 14 aydır önce ......... 2 Nolu Sağlık Ocağında, sonrasında da ......... 1 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak görev yaptığını, bazen başka doktorlar tarafından müsvedde kâğıtlara yazılmış ilaçları hastaları görmeden sağlık karnelerine yazdığını, bazen eczanelerin sağlık karnelerini getirdiğini, müsvedde reçetelerde muayene yapan doktorların imzası ve kaşesi olduğunu, iş yoğunluğundan dolayı evinde de görmediği hastaların sağlık karnelerine bu şekilde müsvedde kâğıda yazılmış ilaçları yazdığını, sanık ... ile aralarında herhangi bir menfaat ilişkisi olmadığını, tespit edilip kendisine okunan mesajların yüzde doksanının evinin ihtiyaçlarının karşılanması için çekilen mesajlar olduğunu, mesajların yüzde onunun ise resmi geçerliliği olmayan ve doktorların özelde yazdığı müsvedde reçetelerin sağlık karnesine yazılması ile ilgili olduğunu, sanık ...'a sıkıştığı zamanlarda para verdiğini, daha sonra bu paraların kendisine iade edildiğini, sanık ...'in kendisine "biraz da nakit bırakayım mı" şeklinde yazdığı SMS'in bu amaçla yazıldığını, sanık ........ ile de evin ihtiyaçları için zaman zaman mesajlaştığını, izinli olduğu dönemde içerisinde müsvedde reçeteler bulunan yaklaşık 40 sağlık karnesine ilaç yazması için inceleme dışı sanık ... Yalçın'a verdiğini, bu sağlık karnelerinin kime ait olduklarını bilmediğini ancak bir kısmının .....Eczanesinden, bir kısmının da .... Eczanesinden geldiğini, bu karne sahiplerinden bir kısmını muayene ettiğini, bir kısmını da muayene etmediğini, evinde ele geçirilen 19 adet yeşil kart ile sağlık karnesinin ....'ın ilaç yazmayıp kendisine iade ettiği yeşil kart ve sağlık karneleri olduğunu,
Mahkemede ek olarak; s.....lıktaki ifadesinin doğru olduğunu, sanık Doktor ...'nun beyanlarını kabul etmediğini, bütün meslektaşlarının reçetelerini en çok kendisinin resmileştirdiğini, karne sahiplerinin polikliniğe geldiklerini, kendilerinin de onları muayene edip reçete yazdıklarını, yoğunlukta gelen kişilerin kimliklerini kontrol etmelerinin mümkün olmadığını, .........'ta birçok insanın aşiret yapısından dolayı hastanede sıra beklemediklerini, sağlık karnelerini gönderip ilaçlarını yazmalarını istediklerini, birçok reçeteyi bu şekilde yazdığını,
Savunmuştur.
Sanık ... ile ilgili deliller:
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
Sanık Doktor ...'in;
22.12.2005 tarihinde saat 16.27'de sanık Doktor ... ile yaptığı telefon görüşmesinde; ....'in "Sen karnelerimi hallettin mi? Karne lazım",'in "Karne geldi mi ki buraya?", ....'in "Yav nasıl geldi mi ben çoktan bırakmışım oraya",'in de "Bir dakka doktor .... Beyin karnelerinin işi bitti mi? Onları hemen bir yazın verin, doktor bey burdayken. Baba aha şimdi yazılıyor şu an",
03.01.2006 tarihinde saat 10.48'de .... Ülgen (.... .... adına kayıtlı GSM hattından) ile yaptığı görüşmede; ....'in "Ben doktor ....", ....'in "Ben .... abiyi şeye götüreceğim karakola", ....'in "ben oradan yeni çıktım da bu Desepine 40 tane yakalanmış ya, şimdi o şey ....diyor o....'ınkidir", ....'in "Yaşar kim", ....'in "Yaşar Boz...., o bence orada çalışan var ya onu hemen bulun, ben onun ismini vereceğim acilen onu bulun diyor, onu siz bulun onun reçetesini düzenleyelim yani", ....'in "Desepin mi", ....'in "he Desepin 40 tane yakalanmış ya", ....'in "tamam ha tamam", ....'in "tamam onu bulursan hallederiz başka diğerleri bir fazla bir şey tutmuyor, görüşürüz", ....'in "tamam abi",
03.01.2006 tarihinde saat 11.03'te.....Eczanesinden inceleme dışı sanık ....... ile yaptığı görüşmede; ....'in "Yaa, şey ....dedi ki 2-3 tane Nervium...Eee, 2-3 tane Luminaletten...onu Savaşkan'dan yahut diğer doktorlardan muhtelif zamanlarda yazdırsın dedi hemen....2-3 tane hepsinden yakalananlardan 2-3 tane...2-3 tane reçete yazacan...Nervium 5 mg., Luminalatten tabletten yine 2-3 tane ayrı ayrı yaz...Yeşil reçete, başka bi tane daha vardı neydi yaa, ya orda sizin elinizde bulunanlardan 2-3 tane böyle dışarda doktorlardan bir eski tarihli yazdır tamam mı", ....'ın "Tamam hocam...oldu hocam",
16.01.2006 tarihinde saat 12.42'de..... Eczanesinden sanık ... ile yaptığı görüşmede; .... Savaş'ın "Sana biraz getireyim ha, sıkışmışım o yüzden vallah, 10 tane falan, millet geliyor, karnelerini istiyor, karnelerini veremiyorum, o acil olanları sana getireyim, beşin üstüne çıkartmamaya çalışırım, sen sabah şeyinden bana bir iki tane boşluk bırak", 27.01.2006 tarihinde saat 10.37'de yaptığı görüşmede; .... Savaş'ın "Benim bugün 14 tane var...Kaç tane yazabilirsen ama biraz protokol ayın biraz da öğleden sonraya ayır olur mu? ...Birkaç tane, olmazsa bir altı yedi kaç tane yazabilirsin", ....'in "Vallaha bakarız yaa", .... Savaş'ın "On dördünü de aradan çıkartırsan çok sevinecem çünkü hastalar dedi ben bugün alayım", ....'in "tamam", .... Savaş'ın "Ee şeyi de telefonla aradım kardeşin geldi iki tane bıraktı onları hallettim",
08.02.2006 tarihinde saat 15.27'de 2 Nolu Sağlık Ocağından Hemşire Neslihan Aldemir ile arasındaki görüşmede; ....'in "Neslihan hanım merhaba ben doktor ...., ya senden rica edeceğim bir protokol", Neslihan'ın "1022", ....'in "1022 tamam sen isim Handan Yalçın yaz, resmi bu 30 yaşında bu herhalde", Neslihan'ın "resmi 30 kadın, ne yazıyoruz", ....'in "onun teşhisi şey, lumbaji artı pu, bi de üç gün rapor", Neslihan'ın "tamam doktor bey",
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
09.03.2006 tarihli olay, yakalama, tespit ve el koyma tutanağına göre; sanık Doktor ...'in ika....de; Burhan Koç, Zelal Koç ve Delal Koç adına kayıtlı sağlık karneleri ile muhtelif ilaçlara ait 148 adet ilaç fiyat kupürünün ele geçirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda;
Sanık ...'in düzenlediği;
Şifa Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Bağ-Kur'a tabi hasta..... .....'ın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 101,73 TL ,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 9 adet (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine 1 adet; Bağ-Kur'a tabi hasta .....'nin sağlık karnesine 1 adet; SSK'na tabi hastalar....., ....., Nuran Şahin,.... Akbalık ve Gülizar .....'ın karnelerine 1'er, Hatice .....'ın sağlık karnesine 2 adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 1.008,36 TL ( Emekli Sandığı reçetesi için 45,31 TL, Bağ-Kur reçetesi için 63,14 TL , SSK reçeteleri için 899,91 TL ),
Halk Eczanesi tarafından fatura edilen 2 adet (SSK'na tabi hastalar.... İldirin Kaya ve ....'nın sağlık karnelerine 1'er adet) reçeteden dolayı kurum zararının 40,51 TL ,
....Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Bağ-Kur'a tabi hasta ....'ın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 88,50 TL ,
Olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
..... müfettişlikte; sağlık karnesini bir veya iki defa..... Eczanesinden ...'e veya ...'a bıraktığını,..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 07.01.2005 tarihli ve 250 protokol numaralı reçetenin nerede kimler tarafından düzenlendiğini bilmediğini, reçetenin arkasındaki imzanın kendisine ait olmadığını,
........ müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşi.....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 07.06.2005 tarihli ve 4048 protokol numaralı reçetede yazılı Lansazol 30 mg isimli ilaçları eşinin kullanmadığını, bu ilaçların..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini,
..... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş 08.06.2005 tarihli ve 7577 protokol numaralı, 01.08.2005 tarihli ve 5061 protokol numaralı, yine 02.02.2006 tarihli ve 2992 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçların kendisi tarafından alınmadığını, kullanılmadığını ve reçetelerdeki ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ait olmadığını,
Hatice ..... müfettişlikte; kendi sağlık karnesine düzenlenip..... Eczanesi tarafından fatura edilen 7 adet reçetedeki bir kısım ilaçların eczaneden kendisine verilmediğini, devlet hastanesinde veya sağlık ocağında muayene oldukları hekimleri ismen tanımadığını, eczanede ilaç olmadığının ve depodan getirileceğinin söylendiği zamanlarda sağlık karnelerini..... Eczanesine bıraktığını, sağlık karnelerini daha sonra ilaçlarla birlikte aldığını,
....müfettişlikte;.....Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 01.08.2005 tarihli ve 5016 protokol numaralı numaralı reçetenin arkasındaki imzanın kendisine ait olmadığını, bu reçetede yazılı ilaçları almadığını,
.... müfettişlikte; 2 Nolu Sağlık Ocağı tarafından kendi sağlık karnesine düzenlenen 09.11.2005 tarihli ve 7186 protokol numaralı reçetedeki teşhisin doğru olduğunu ancak reçetede yazılı ilaçları kendisinin kullanmadığını, reçetenin arkasındaki imzanın kendisine ait olmadığını, karnesinin kısa süreli olarak eczanede kaldığının olduğunu, ....Eczanesi tarafından fatura edilen reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Zelal Koç ve Delal Koç mahkemede; kardeş olduklarını, o tarihlerde soğuk algınlığı geçirdikleri için sağlık karnelerini de alarak akrabaları olan sanık Doktor ...'in evine gittiklerini, sanık Doktor ...'in kendilerini muayene ettiğini ve düz kâğıda reçete yazdığını, sağlık karnelerine herhangi bir şey yazmadığını, sonrasında sağlık karnelerini sanık Doktor ...'in evinde unuttuklarını,
Beyan etmişlerdir.
Sanıklardan;
...;..... Eczanesinin sahibi olduğunu, iletişimin tespiti tutanağında yer alan 16.01.2006 tarihli görüşmedeki sanık Doktor ...'e söylediği "size getireyim, beşin üzerine çıkarmamaya çalışırım bana sabah şeyinden bir iki tane boşluk bırak" şeklindeki sözleri sağlık ocağında sıra beklemek istemeyip kendisinden yardım isteyen şahıslara yardımcı olmak amacıyla söylediğini,
... s.....lıkta;..... Eczanesinde kalfa olarak çalıştığını, sanık Doktor ...'in eczanelerinde muayene yapmadığını ve hastaları görmeden ilaç yazmadığını ancak tesadüfen eczanede bulunduğu zamanlarda acil hasta olursa hastayı eczanede muayene edip reçete düzenlediğini,
... s.....lıkta;.....Polikliniğinde doktor olarak görev yaptığını, bir tarihte sanık Doktor ...'in gelerek kendisinden elindeki fiyat kupürleri bulunan ilaçları yazmasını rica etmesi üzerine sağlık karnelerindeki reçetelere söz konusu ilaçları yazdığını, karnelerine ilaç yazılan hastaları tanımadığını,
... s.....lıkta;.....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığını, ........'un eczanede çalıştığını, ....'ın sanık Doktor ... ile yaptığı konuşmanın içeriğini bilmediğini,
Mahkemede; sanık Doktor ... ile gözaltında kaldığı sırada eczanedeki yeşil ve kırmızı reçetelerin emniyete götürülmesi hususunda telefon görüşmesi yaptığını, sanık Doktor ...’in konuyu yanlış anladığını,
Söylemişlerdir.
Sanık ... s.....lıkta; ......... 2 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak görev yaptığını, evinde yapılan aramada ele geçirilen 3 adet sağlık karnesinin akrabası olan.... Koç'un ismini bilmediği çocuklarına ait olduğunu, kendilerini yaklaşık 1 ay önce evine ziyarete geldiklerinde muayene edip düz reçeteye ilaç yazdığını ancak sağlık karnelerine ilaç yazmadığını, ilaçlarını düz reçete ile aldıklarını ancak sağlık karnelerini unuttuklarını, evinde yakalanan ilaç fiyat kupürlerinin ise kendisi, eşi ve çocuğu ile birlikte yakın akrabalarının değişik zamanlarda değişik eczanelerden almış oldukları ilaçların fiyat kupürleri olduğunu, bunların bir kısmının uzman, bir kısmının ise pratisyen hekimler tarafından yazılabildiğini, kendi yazabileceklerini sağlık ocağında yazdığını, sağlık ocağında bu ilaçlardan yazdığı olduğu zaman kupürlerini yapıştırıp eczaneye gönderdiğini, uzman doktor tarafından yazılması gereken ilaçları da yakınlarına tavsiye ettiğini, eczaneden bu ilaçları alıp fiyat kupürlerini kendisine verdiklerini, kendisinin de bu ilaçları uzman doktora yazdırmak amacıyla evinde bulundurduğunu, sanık ...'in arkadaşı olduğunu,.....Polikliniğine giderek sanık Doktor ...’a kendisinin, annesinin, babasının, eşinin ve çocuğunun sağlık karnelerini götürdüğünü, daha önce.....Eczanesinden almış olduğu ilaçların fiyat kupürlerini de vererek ilaçları sağlık karnelerine yazmasını rica ettiğini, sanık Doktor ...'un da ricasını kırmayarak ilaçları sağlık karnelerine yazdığını, sanık ...'in genellikle hasta olan müşterilerini kendisine yönlendirip sıra beklememeleri için de kendisinden sıra numarası ayırmasını istediğini, kimseye protokol numarası ayırmadığını, zaman zaman sıra numarası ayırdığını, bir keresinde sağlık ocağında Handan Yalçın isimli bir öğretmen komşusunu muayene edip kendisine ilaç ve rapor yazdığını, Handan Yalçın acilen çıkıp gittiği için kendisine protokol kaydı yapılamadığını, kendisinin daha sonra Handan Yalçın'ın eşinin araması üzerine..... Eczanesinden 2 Nolu Sağlık Ocağını arayarak Handan Yalçın için protokol numarası isteyip teşhisini ve raporunu söylediğini, tespit edilen 08.02.2006 tarihli görüşmesinin buna ilişkin olduğunu, 03.01.2006 tarihinde.....Eczanesinde çalışan inceleme dışı sanık ....... ile görüşmesinde de, o tarihlerde göz altında bulunan ve akrabası olan.....Eczanesinde çalışan sanık ...'ın kendisine ilaç eksiğinin olduğunu söylemesi üzerine suç işleme kastı olmadan sanık ...'ın söylediği ilaçların geçmiş tarihli olarak doktorlara yazdırılmasını söylediğini, .... Ülgen'le görüşmesinin suç işleme kastı olmadan iyi niyetli yapılan görüşmeler olduğunu, daha önceden alınan ilaçların sanık Doktor ...'a yazdırılması için anne ve babasına ait sağlık karnelerini sanık Doktor ...'a bıraktığını, 22.12.2005 tarihinde sanık Doktor ... ile aralarında geçen görüşmede kastedilen karnelerin anne ve babasının sağlık karneleri olduğunu, atılı suçları işlemediğini,
Mahkemede ek olarak; o dönemde ilçede kuş gribi vakası olduğundan dolayı hastanelerin dolu olduğunu, .........'lı olmasından dolayı çok sayıda eş dost, akrabanın gece saatlerinde bile evine muayene için geldiklerini, kendisinin de bu kişilerin muayenelerini yaptığını, ertesi gün de ilgili sağlık kuruluşlarında sağlık karnelerine reçetelerinin yazıldığını, evinde ele geçirilen ilaç fiyat kupürlerinin tanesi 2 TL civarındaki ucuz ilaçlara ait olduğunu,
Savunmuştur.
Sanık ... ile ilgili deliller:
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
30.12.2005 tarihinde saat 13.16'da..... Eczanesinden.....isimli şahıs ile sanık Doktor ... arasındaki görüşmede; .....'in "Hocam şey, .... hocanın kaşesini getirecektiniz ya", İhab'ın "ya bunu niye şimdi arıyorsun ya, dedim hatırlatın bana kalabalık şu an çalışıyorum, hatırlatın dediğimde bu saatte değil, çıkmadan önce hatırlatın, evde değilim sağlık ocağındayım, artık eve getirirsin", .....'in "tamam hocam görüşürüz",
30.12.2005 tarihinde saat 16.24'te..... Eczanesinden arayan şahıs ile sanık Doktor ... arasındaki görüşmede; şahsın "Çocuğu göndereyim mi? .... hocanın kaşesi için", İhab'ın "tamam çabuk gelsin o zaman",
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulunun 09.12.2005 tarih ve 80-37 sayılı inceleme raporunda; ......... Merkez 1 Nolu Sağlık Ocağı hekimleri olan sanık Doktorlar ... ve ... ile 2 Nolu Sağlık Ocağı hekimi sanık Doktor ...'ın aynı ilçede faaliyet gösteren Merkez Eczanesi sahibi ve mesul müdürü ile birlikte iştirak hâlinde hareket ederek, 2005 yılı içerisinde tedavi olmak amacıyla sağlık kurumlarına başvuran, yeşil kart sağlık güvencesine sahip hastaların bilgisi dışında usulsüz ve gerçeğe aykırı reçete düzenlenmesinden sorumlu oldukları, sanık Doktor ... tarafından ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 02.06.2005 tarihli ve 7437 protokol numaralı, ..... ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 02.06.2005 tarihli ve 7441 protokol numaralı reçetelerin şeklen uygun, içerik olarak gerçek dışı olduğu yönünde açıklamalara yer verildiği,
Anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda;
Sanık Doktor ...'ın düzenlediği;
.....Eczanesi tarafından fatura edilen 5 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalar ....., .... İsmaioğulları, ......, ..... ve.....'ün sağlık karnelerine 1'er adet) reçeteden dolayı kurum zararının 369,99 TL,
Ürün Eczanesi tarafından fatura edilen 4 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalardan ....'un sağlık karnesine 1 adet, .... .....'nın sağlık karnesine 1 adet, .....'nın sağlık karnesine 1 adet, .... ....'ın sağlık karnesine 1 adet) reçeteden dolayı kurum zararının 356,37 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 102 adet (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine 2 adet; Bağ-Kur'a tabi hastalar ...... ve .....'ın sağlık karnelerine 1'er adet; SSK'na tabi hastalar ...., .......... ve ....'ın sağlık karnelerine 1'er,.... ..,..... ve.....'ın sağlık karnelerine 2'şer, .........., ..... ve .....'ın sağlık karnelerine 3'er,.......'ın sağlık karnesine 4,....., ..... ve.......'ın sağlık karnelerine 5'er,....'ın sağlık karnesine 6,.....'ın sağlık karnesine 8 adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 5.117,21 TL (Emekli Sandığı reçeteleri için 239,31 TL , Bağ-Kur reçeteleri için 459,82 TL, SSK reçeteleri için 4.418,08 TL),
....Eczanesi tarafından fatura edilen 9 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalar .........'un sağlık karnelerine 1'er,.... ve .....'ın sağlık karnelerine 2'şer adet) reçeteden dolayı kurum zararının 577,47 TL,
....Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet Bağ-Kur'a tabi hasta ....'ın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 100,7 TL,
Olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
..... müfettişlikte; sağlık karnesini bir veya iki defa..... Eczanesinden ...'e veya ...'a bıraktığını,..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 01.04.2005 tarihli ve 4223 protokol numaralı, 02.12.2005 tarihli ve 13557 protokol numaralı reçetelerin nerede kimler tarafından düzenlendiğini bilmediğini, reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen, eşi ....'nın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 01.04.2005 tarihli ve 4210 protokol numaralı reçeteyi düzenleyen doktorun ismini hatırlayamadığını,
.... İptaş müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 21.02.2005 tarihli ve 2457 protokol numaralı reçetede yazıldığı şekilde kendisine sağlık ocağında serum takılmadığını, bahse konu reçetedeki ilacın verilmediğini, sanık Doktor ...'ı tanımadığını, bu reçetenin nerede ve nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
.... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kızı.....'un sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 16.05.2005 tarihli ve 6693 protokol numaralı, 08.06.2005 tarihli ve 7591 protokol numaralı, 18.10.2005 tarihli ve 12792 protokol numaralı reçetelerin arkasında bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine, kızı ....'e ya da bir yakınına ait olmadığını, kızı ....'in 2 Nolu Sağlık Ocağına gidip herhangi bir hekime muayene olmadığını, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen, oğlu .....'un sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 17.02.2005 tarihli ve 2355 protokol numaralı, 14.03.2005 tarihli ve 3454 protokol numaralı, 29.03.2005 tarihli ve 4046 protokol numaralı, 24.05.2005 tarihli ve 7108 protokol numaralı, 02.09.2005 tarihli ve 5022 protokol numaralı, 05.10.2005 tarihli ve 12716 protokol numaralı reçetelerin arkasında bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine, oğlu Necmi'ye ya da bir yakınına ait olmadığını, oğlu Necmi'nin de 2 Nolu Sağlık Ocağına hiç gitmediğini,
.....müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendi sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 22.03.2005 tarihli ve 3705 protokol numaralı, 30.03.2005 tarihli ve 4102 protokol numaralı, 12.09.2005 tarihli ve 11153 protokol numaralı reçetelerin nerede nasıl düzenlendiği hakkında bilgisi olmadığını, bahse konu ilaçları..... Eczanesinden almadığını, reçetelerin arkasındaki imzalar ile adres ve telefon bilgilerinin kendilerine ait olmadığını,
..... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendi sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 25.03.2005 tarihli ve 3904 protokol numaralı, 02.09.2005 tarihli ve 10598 protokol numaralı, 04.10.2005 tarihli ve 12066 protokol numaralı reçetelerin arkasındaki bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ait olmadığını, 2005 yılından itibaren 2 veya 3 kez ......... Devlet Hastanesine gittiğini, herhangi bir sağlık ocağına gitmediğini, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen kızı.....'nun sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen reçetelerin de gerçeği yansıtmadığını, kızı Perişan'ı sadece ......... Devlet Hastanesine götürüp Doktor .....'ye muayene ettirdiğini, .........'ta herhangi bir sağlık ocağına götürmediğini, diğer çocukları ...., .... ve .....'nun sağlık karnelerine düzenlenen reçetelerin de çoğunun gerçeği yansıtmadığını,
Fatma Kandemir müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendi sağlık karnesine 21.02.2005 tarihli ve 14361 protokol numaralı, 12.04.2005 tarihli ve 5146 protokol numaralı, 24.06.2005 tarihli ve 8482 protokol numaralı reçeteyi düzenleyen sanık Doktor ...'ı hatırlamadığını, .........'ta sağlık ocaklarında muayene olmadığını,
........ müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 28.01.2005 tarihli ve 1256 protokol numaralı reçetede yazılı olan İespor 1 gr ampul, 05.09.2005 tarihli ve 10722 protokol numaralı reçetede yazılı Gaviscon 500 mg likit ve Amoklavin 1000 mg Bid, 27.10.2005 tarihli ve 13277 protokol numaralı reçetede yazılı Cefozin 1 gr ampul isimli ilaçları kesinlikle kullanmadığını, bu ilaçların..... Eczanesinden kendisine verilmediğini, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşi.....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 25.04.2005 tarihli ve 5875 protokol numaralı reçetede yazılı İespor 1 gr ampul ve Lansazol, 23.05.2005 tarihli ve 7004 protokol numaralı reçetede yazılı Sefazol 1 gr ampul, 06.09.2005 tarihli ve 10832 protokol numaralı reçete ile 27.10.2005 tarihli ve 13824 protokol numaralı reçetede yazılı Cefaks 500 mg tablet ile Degastrol 30 mg, 06.09.2005 tarihli ve 10832 protokol numaralı reçete ile 22.12.2005 tarihli ve 15158 protokol numaralı reçetede yazılı Cefozin 1 gr ampul ve Degastrol 30 mg isimli ilaçları eşinin kullanmadığını, bu ilaçların..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini,
.....müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kızı.... Helin ...'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 04.02.2005 tarihli ve 1710 protokol numaralı, 02.03.2005 tarihli ve 2902 protokol numaralı, 28.03.2005 tarihli ve 3984 protokol numaralı reçetelerin arkasında yer alan imzaların kendisine ya da kızına ait olmadığını, kendisine kutuları gösterilen İespor 1 gr flakon ve Lansor 30 mg (28.03.2005 tarihli ve 3984 protokol numaralı reçetelerde yazılı), Lansazol 30 mg kapsül (04.02.2005 tarihli ve 1710 protokol numaralı reçetede yazılı) isimli ilaçların..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini, bu ilaçların kızı tarafından kullanılmadığını, bahse konu ilaçları içeren reçetelerin kızı adına nasıl düzenlendiğini bilmediğini, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen, diğer kızı .... ...'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 30.03.2005 tarihli ve 4080 protokol numaralı reçetede 20 adet olarak yazılan ve kutusu kendisine gösterilen İespor 1 gr flakon isimli iğneden 1 adet alındığını ve kızına yapıldığını, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 12.05.2005 tarihli ve 6619 protokol numaralı reçetede yazılı Sefazol 1 gr isimli ilacın da..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini, reçetelerin arkasındaki imzaların da kızı Nilay'a ya da kendine ait olmadığını, bahse konu ilaçları içeren reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
..... müfettişlikte; eşinin yüksek tansiyon rahatsızlığının bulunmadığını,..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 02.03.2005 tarihli ve 2858 protokol numaralı reçetede yazılı hipertansiyon ilacının eşi tarafından alınmadığını ve kullanılmadığını,
..... .... kollukta; yeşil kartına 04.04.2005 tarihinde ......... Kaymakamlığı tarafından el konulduğunu, adına düzenlenmiş reçeteler için doktora gitmediğini, bahse konu reçetelerin yeşil kartlarına kaymakamlık tarafından el konulmasından sonra tanzim edildiğini,
.... müfettişlikte; kendisinde hiper tansiyon rahatsızlığı olmadığını, kendisinin sağlık karnesine düzenlenip.... Eczanesi tarafından fatura edilen ve hipertansiyon ilaçlarının da yazılı olduğu toplam 8 adet reçetedeki (Bu reçetelerden 1 adedini sanık Doktor ... düzenlemiştir) ilaçları kendisinin doktora yazdırmadığını ve bahse konu ilaçları alıp kullanmadığını, ilaçların alındığına dair reçetelere atılan imzaların da kendisine ya da yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; sağlık karnesinde yazılı ilaçların tamamını alıp kullandığını,
.... s.....lıkta; kendisine ait yeşil kart sağlık karnesini hiç kullanmadığını, reçetede yazılı ilaçları kendisinin almadığını, reçetedeki imzanın da kendisine ait olmadığını,
... aşamalarda; 18 yaşını doldurmaları nedeniyle oğulları ..... ....,. .... ve ....'a ait yeşil kart sağlık karnelerinin 04.04.2005 tarihinde kaymakamlık tarafından alıkonulduğunu, daha sonra kendisini çağıran müfettişlerin oğulları.... ve ..... ....'ın 2005 yılı Temmuz ve Haziran aylarında doktora muayene olduğunu söylediğini, her iki oğlunun da bahsedilen tarihlerde İstanbul'da olduğunu,
...müfettişlikte; kendisinin ve ailesinin sağlık karnesinin .....Eczanesinde kaldığı zamanlar olduğunu, kendisinde tansiyon, oğlu ....'da epilepsi rahatsızlıklarının bulunmadığını, bu rahatsızlıklar ile ilgili olarak kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 20.07.2005 tarihli ve 9493 protokol numaralı, oğlu ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 19.07.2005 tarihli ve 9362 protokol numaralı reçetelerdeki ilaçları kendilerinin yazdırmadıklarını, atılan imzaların kendilerine ait olmadığını, sağlık karneleri eczanede kalınca bahse konu reçetelerin eczanece yazdırılmış olabileceğini, yine ....Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş hemoroit gastrit ve bronşit rahatsızlıklarına ilişkin ilaçlar yazılı 12 adet (1 adedi sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiştir), yine oğulları ..... ve ...'ın sağlık karnelerine düzenlenmiş mide ilaçları yazılı 9 adet reçetedeki (bu reçetelerden 1 adeti ...'ın sağlık karnesine, 1 adedi de .....'nın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiştir) ilaçların kendileri tarafından alınıp kullanılmadığını, reçetelere atılan imzaların kendilerine ait olmadığını,
Beyan etmişlerdir.
Sanık ... kollukta; Filistin .....mlu olduğunu, sağlık grup başkanı olarak görev yaptığı için..... Eczanesi çalışanları ile ......... genelinde faaliyet gösteren diğer eczanelerin çalışanlarını da tanıdığını, sanık Doktor ...'nın 2005 yılı Aralık ayının ortalarında uzmanlık sınavını kazanarak İstanbul'a gittiğini, giderken de daha önceden yazdığı reçetelerdeki hatalardan dolayı reçete iadesi olursa bu reçetelerdeki hataları düzeltme gereksiniminden kaşesini kendisine bıraktığını,..... Eczanesi yetkililerinin kendisinden daha önceden sanık Doktor ...'nın düzeltilmesi gereken bir reçetesi olursa kaşesini isteyebileceklerini söylediklerini, 30.12.2005 tarihinde..... Eczanesi çalışanlarından.....isimli şahıs ile yaptığı görüşmenin de buna ilişkin olduğunu,..... Eczanesi çalışanlarından birisinin elinde hatalı reçeteler ile geldiğini, kendisinin de iki adet reçetede hatalı gördüğü kısımlara sanık Doktor ...'nın kaşesini vurarak şahsı gönderdiğini, kaşeyi vermediğini,
S.....lıkta; kendisine gösterilen ..... ....'a ait yeşil kart sağlık karnesinin birinci sayfasındaki reçete ile ....'a ait yeşil kart sağlık karnesinin birinci sayfasındaki reçeteleri kendisinin yazdığını, reçetelerdeki imzaların da kendisine ait olduğunu fakat bu kişileri hatırlamadığını, yoğun bir çalışma tempoları olduğunu, vatandaş yeşil kartı ile geldiğinde muayene edip ilaçları yazdığını, bazen de vatandaşın yazmasını istediği ilaçları yazdığını, sağlık karnesinin getiren kişiye ait olup olmadığını kontrol etmeye zamanının yetmediğini,
Mahkemede; kendisinin sağlık kurulu kaşesi ile reçetelerde herhangi bir oynama yapmadığını, atılı suçları işlemediğini,
Savunmuştur.
Sanık ... ile ilgili deliller:
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda;
Sanık Doktor ...'nun düzenlediği;
.....Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Yeşil kartlı hasta ....'ın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 74,02 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 3 adet (Yeşil kartlı hastalar ...'in sağlık karnesine 1, .....'ın sağlık karnesine 2 adet) reçeteden dolayı kurum zararının 243,32 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 28 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalar .......'nın sağlık karnelerine 1'er, ... ve ....'ın sağlık karnelerine 2'şer,.....ve Miyase Karahan'ın sağlık karnelerine 3'er, .....un sağlık karnesine 4 adet; Emekli Sandığı'na tabi hastalar ....'in sağlık karnesine 4, ...'in sağlık karnesine 5, M. ....'in karnesine 6 adet; Yeşil kartlı hasta ...'in sağlık karnesine 1 adet) reçeteden dolayı kurum zararının 3.487,6 TL,
Ürün Eczanesi tarafından fatura edilen 6 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalardan ....'un sağlık karnesine 1 adet, Nazile .....'ın sağlık karnesine 2 adet, .... .....'nın sağlık karnesine 2 adet, .... ....'ın sağlık karnesine 1 adet ) reçeteden dolayı kurum zararının 545,76 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 32 adet (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine 2 adet; Bağ-Kur'a tabi hastalar ..... ve .....'ın sağlık karnelerine 1'er adet, SSK'na tabi hastalar ....,... sağlık karnelerine 1'er,....., ....,.... Helin ...,....., ..... ve..........'in sağlık karnelerine 2'şer,....'ın sağlık karnesine 3 adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 1.115,33 TL (Emekli Sandığı reçeteleri için 168,29 TL, Bağ-Kur reçeteleri için 47,13 TL, SSK reçeteleri için 899,91 TL),
....Eczanesi tarafından fatura edilen 4 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalar .........'ın sağlık karnelerine 1'er adet; Yeşil kartlı hasta .....'in sağlık karnesine 1 adet ) reçeteden dolayı kurumlar zararının 230,81 TL, (Bağ-Kur reçeteleri için 212,24 TL, yeşil kart reçetesi için 18,57 TL ),
Halk Eczanesi tarafından fatura edilen 8 adet (Bağ-Kur'a tabi hasta .... ....'in sağlık karnesine 1 adet; SSK'na tabi hastalar ....ve....'ın sağlık karnelerine 1'er, ....e ....'ın sağlık karnesine 3 adet; Yeşil kartlı hasta M. ........'ın sağlık karnesine 2 adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 466,32 TL(Bağ-Kur reçetesi için 101,40 TL, SSK reçeteleri için 213,38 TL , yeşil kart reçeteleri için 151,34 TL ),
....Eczanesi tarafından fatura edilen 20 adet (Yeşil kartlı hastan ...'in sağlık karnesine 1 adet; Bağ-Kur'a tabi hastalar Hanım ....,.........ve .... sağlık karnelerine 1'er, .... ve ...ın sağlık karnelerine 2'şer adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 1.781,16 TL, (Bağ-Kur reçeteleri için 1.454,64 TL, yeşil kart reçetesi için 326,52 TL),
Olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
..... müfettişlikte; sağlık karnesini bir veya iki defa..... Eczanesinden ...'e veya ...'a bıraktığını,..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 13.02.2006 tarihli ve 2416 protokol numaralı reçetenin nerede kimler tarafından düzenlendiğini bilmediğini, reçetenin arkasındaki imzanın kendisine ait olmadığını, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen, eşi ....'nın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 22.02.2006 tarihli ve 3024 protokol numaralı reçeteyi düzenleyen doktorun ismini hatırlayamadığını,
.... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kızı.....'un sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 05.09.2005 tarihli ve 5041 protokol numaralı, 19.09.2005 tarihli ve 5357 protokol numaralı reçetelerin arkasında bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine, kızı ....'e ya da bir yakınına ait olmadığını, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen, oğlu .....'un sağlık karnesinesanık sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 09.02.2006 tarihli ve 2272 protokol numaralı reçetenin arkasında bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine, oğlu Necmi'ye ya da diğer aile bireylerine ait olmadığını,
.....müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve sanık Doktor ... tarafından kendi sağlık karnesine düzenlenen 23.02.2006 tarih ve 3258 protokol numaralı reçete ile eşi....'ın sağlık karnesine düzenlenen 23.02.2006 tarihli ve 3260 protokol numaralı reçetenin nerede nasıl düzenlendiği hakkında bilgisi olmadığını, bahse konu ilaçları..... Eczanesinden almadıklarını, reçetelerin arkasındaki imzalar ile adres ve telefon bilgilerinin kendilerine ait olmadığını,
..... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendi sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 26.01.2006 tarihli ve 1740 protokol numaralı reçetenin arkasındaki bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ait olmadığını, 2005 yılından itibaren 2 veya 3 kez ......... Devlet Hastanesine gittiğini, herhangi bir sağlık ocağına gitmediğini, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen kızı.....'nun sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen reçetelerin de gerçeği yansıtmadığını, kızı Perişan'ı sadece ......... Devlet Hastanesine götürüp Doktor .....'ye muayene ettirdiğini, .........'ta herhangi bir sağlık ocağına götürmediğini, diğer çocukları ...., .... ve .....'nun sağlık karnelerine düzenlenen reçetelerin de çoğunun gerçeği yansıtmadığını,
........ müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşi.....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 26.01.2006 tarihli ve 1755 protokol numaralı reçetede yazılı Cefozin 1 gr ampul isimli ilacı eşinin kullanmadığını, bu ilacın..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini,
.....müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kızı.... Helin ...'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 05.09.2005 tarihli ve 5044 protokol numaralı reçeteler ile yine sanık Doktor ... tarafından kızının sağlık karnesinin 39. sayfasına 27.01.2006 tarihinde düzenlenen reçetelerin arkasında yer alan imzaların kendisine ya da kızına ait olmadığını, kendisine kutuları gösterilen Omeprol 20 mg kapsül (05.09.2005 tarihli ve 5044 protokol numaralı reçetede yazılı) ve Cefozin 1 gr (27.01.2006 tarihli reçetede yazılı) isimli ilaçların..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini, bu ilaçların kızı tarafından kullanılmadığını, bahse konu ilaçları içeren reçetelerin kızı adına nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
.... ... müfettişlikte; .... Sağlık Ocağında sanık Doktor ... tarafından kendi sağlık karnesine düzenlenip.... Eczanesi tarafından fatura edilen 13.10.2005 tarihli ve 137 protokol numaralı reçete ile ....Eczanesi tarafından fatura edilen 27.10.2005 tarihli ve 384 protokol numaralı reçetenin, yine aynı sağlık ocağında aynı doktor tarafından babası...'nın sağlık karnesine düzenlenip ....Eczanesi tarafından fatura edilen 28.10.2005 tarihli ve 400 protokol numaralı reçetelerin ne şekilde düzenlendiğini bilmediğini, bahse konu reçetelerin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, reçeteyi düzenleyen sanık Doktor ...'yu şahsen tanımadığını, reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını,
....müfettişlikte; ....Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 26.09.2005 tarihli ve 5660 protokol numaralı reçetede yazılı hipertansiyon ve prostat ilaçlarını kullanmadığını, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
..... müfettişlikte; sanık Doktor ... tarafından kendi sağlık karnesine düzenlenen 30.11.2005 tarihli ve 732 protokol numaralı, eşi ....'ın sağlık karnesine düzenlenen 30.11.2005 tarihli ve 849 porotokol numaralı reçeteler hakkında bilgisinin olmadığını, anılan tarihlerde reçetelerin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, bahse konu reçetelerdeki ilaçları kendilerinin almadıklarını,
Halit Timur müfettişlikte; kendi sağlık karnesine düzenlenen 09.11.2005 tarihli ve 519 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, bu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
... müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş 25.10.2005 tarihli ve 335 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, reçetede yazılı ilaçları almadığını ve kullanmadığını, reçetenin arkasındaki imzanın da kendisine ait olmadığını,
....müfettişlikte;.....Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 11.07.2005 tarihli ve 2221 protokol numaralı, 03.01.2006 tarihli ve 21 protokol numaralı reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını,
.... .... müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş 10.10.2005 tarihli ve 756 protokol numaralı reçeteyi kendisinin yazdırmadığını, bu reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, reçetedeki imzanın kendisine ait olmadığını, ilaçlarını farklı eczanelerden aldığını,.....Eczanesinden de ilaç aldığını, sağlık karnesinin kısa süreli olarak eczanelerde kaldığını,
Musa .... müfettişlikte;.....Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 05.07.2005 tarihli ve 2065 protokol numaralı reçetenin arkasındaki imzaların kendisine ya da aile bireylerine ait olmadığını, yine.....Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşi ....e ....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 05.07.2005 tarihli ve 2045 protokol numaralı, 08.08.2005 tarihli ve 3593 protokol numaralı, 20.09.2005 tarihli ve 5451 protokol numaralı reçeteleri düzenleyen doktoru hatırlamadıklarını, eşinin muayene olduğu doktorları da ismen bilmediğini,
Mahkemede; reçetelerdeki tüm ilaçları alıp kullandığını, müfettişin ifadesini alırken bağırıp çağırdığını ancak bir yönlendirmesinin olmadığını, müfettişteki ifadesini okumadan imzaladığı için kabul etmediğini,
.... müfettişlikte; kendisinin sağlık karnesine düzenlenen 25.11.2005 tarihli ve 785 protokol numaralı reçetenin düzenlendiği .... Sağlık Ocağına gitmediğini, bahse konu reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Mahkemede; müfettişe verdiği ifadenin doğru olduğunu,
.... müfettişlikte; kendisinde hiper tansiyon rahatsızlığı olmadığını, kendisinin sağlık karnesine düzenlenip.... Eczanesi tarafından fatura edilen ve hipertansiyon ilaçlarının da yazılı olduğu toplam 8 adet reçetedeki (Bu reçetelerden 1 adedini sanık Doktor ... düzenlemiştir) ilaçları kendisinin doktora yazdırmadığını ve bahse konu ilaçları alıp kullanmadığını, ilaçların alındığına dair reçetelere atılan imzaların da kendisine ya da yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; sağlık karnesinde yazılı ilaçların tamamını alıp kullandığını,
Beyan etmişlerdir.
İnceleme dışı sanık ... müfettişlikte ve s.....lıkta; ....Eczanesinde bıraktığı daha sonra da eczane çalışanları tarafından kendisine kaybolduğu söylenen yeşil kart sağlık karnesinde 11. sayfadan sonra yer alan muayene bilgilerinin sahte olduğunu, reçetelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini söylemiştir.
Sanık Doktor ... müfettişlikte; 2002 yılında ......... Devlet Hastanesinde göreve başladığını, daha sonra askere gittiğini, askerlik bitiminde de 2004 yılının Nisan ayında ......... 1 Nolu Sağlık Ocağında göreve başladığını, ilçedeki eczanelerin çoğunun muvazaalı olarak çalıştırıldığını, eczanelerin çoğunun zengin aşiret üyeleri tarafından açıldığını, yeşil kart başta olmak üzere Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı tarafından verilen sağlık karnelerine sahip olan kişilerin hastane ya da sağlık kurumuna giderek muayene olmadan doğrudan eczanelere gittiklerini ve sağlık karnelerini vererek istedikleri ilaçları aldıklarını, eczacıların da birlikte çalıştığı kamuda görevli doktorlar olduğunu, eczacıların bu doktorlara götürdükleri sağlık karnelerine istedikleri reçeteleri yazdırdıklarını, bu durumun eczacıların hastaları özellikle muayenehanesi olan doktorlara yönlendirmesinden kaynaklandığını, bu nedenle doktorların eczanelerden gönderilen bu sağlık karnelerine reçete düzenlediklerini, bir nevi kazanç ortaklığı yapıldığını,.....Polikliniğinin resmi olarak kime ait olduğunu bilmediğini anca hastanede ambulans şoförü olarak çalışan sanık ... ile ......... Devlet Hastanesinde kadın .....m uzmanı olarak çalışan sanık Doktor ...'in.....Polikliniğinin sahibi olduğunun herkes tarafından bilindiğini, polikliniğe her gittiğinde sanık ...'i poliklinikte gördüğünü, sanık Doktor ...'ın da aynı.....Polikliniğinde çalıştığını, kendisine gösterilen sigortalı .... ....'in sağlık karnesine yazılmış 10.10.2005 tarihli ve 756 protokol numaralı reçetenin .... Sağlık Ocağında görev yaptığı döneme ait olduğunu, reçeteleri .... Sağlık Ocağında düzenlenen sigortalıların bu sağlık ocağına gitmedikleri yönündeki iddiaları kabul etmediğini, hastayı görmeden reçete yazmadığını,
S.....lıkta; 2004 yılının Nisan ayından itibaren ......... 1 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak görev yaptığını, inceleme dışı sanık ...'in yeşil kart sağlık karnesinin 12. sayfasına düzenlenen 30.09.2005 tarihli ve 8789 protokol numaralı, 13. sayfasına düzenlenen 20.10.2005 tarihli ve 272 protokol numaralı, yine 18. sayfasına düzenlenen 13.01.2006 tarihli ve 823 protokol numaralı reçetelerdeki doktor imzalarının kendisine ait olduğunu, hasta geldiğinde işler yoğun olduğundan genellikle sağlık karnelerini inceleme fırsatlarının olmadığını, bu nedenle karnenin asıl sahibinin kim olduğu hususunun g.... kaçabileceğini, çalışmaya başladığı ilk dönemlerde ismini bilmediği birilerinin akrabalarının sağlık karnelerini getirdiklerini, bu şekilde günde 30-40 defa hastaları görmeden ve muayene etmeden sağlık karnelerine ilaç yazdığını, daha sonra askere gittiğini, 2004 yılı başında ....Sağlık Polikliniği'ni arkadaşı Doktor .... ile birlikte açtıklarını, sanık ... ile sanık Doktor ...'e de % 25'er hisse verdiklerini, yaklaşık 2,5 ay boyunca hastanın o günkü rahatsızlığına göre yapılmaması gereken tahlilleri yapıp faturaları şişirdiklerini, bunu yapmadıklarında sanık ...'ın hoşnutsuzluk gösterip işlerine karıştığını ve "hastalara tahlil yaptıralım" dediğini, kendisinin 2,5 ay bu şekilde çalıştıktan sonra hisselerini sanık Doktor ...'e devrettiğini, Doktor ....'in de hisselerini sanık Doktor ...'e devrettiğini, ......... ilçesinde eczaneler tarafından pratisyen doktorlara reçete yazmaları karşılığında 10 TL para verildiğini, eczaneler tarafından getirilen sağlık karnelerine hastalar görülmeden bazen iş yerinde, bazen evde reçete yazıldığını, bazen de doktorların eczanelerde sağlık karnelerine reçete düzenlendiğini, sağlık karnelerinin eczanelerde çalışanlar vasıtasıyla doktorlara ulaştırıldığını, eczacıların diplomalarını kiraladığını, eczanelerin çoğunun muvazaalı olduğunu, eczacıların genel bir vekaletname vererek eczaneyi aşiret mensubu olan kalfalara bıraktıklarını, hasta görmeden ilaç yazdığını bildiği doktorların sanık Doktorlar ..., ... ve ... olduğunu, ...'in reçetelerini hatırlamadığını, hastayı görmeden de ilaçları yazmış olabileceğini, birisinin onun adına sağlık karnesini getirip kendisinden o tarihlerde yazmış olduğu ilaçları yazmasını istemiş olabileceklerini,
Mahkemede; müfettişlikte ve s.....lıkta verdiği ifadelerinin doğru olduğunu ancak sanık Doktor ... ile ilgili bir beyanının olmadığını, bu nedenle sanık Doktor ... ile ilgili beyanlarını kabul etmediğini, Özel ....Sağlık Polikliniğini 2 ay kadar çalıştırdıklarını, sanık ...'ın resmi olarak görünmese bile gayri resmi olarak polikliniğin ortağı olduğunu belirterek hastaları görmeden ve muayene etmeden reçete yazmadığını,
Savunmuştur.
Sanık ... ile ilgili deliller:
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
30.12.2005 tarihinde saat 13.16'da..... Eczanesinden.....isimli şahıs ile sanık Doktor ... arasındaki görüşmede; .....'in "Hocam şey, .... hocanın kaşesini getirecektiniz ya", İhab'ın "ya bunu niye şimdi arıyorsun ya, dedim hatırlatın bana kalabalık şu an çalışıyorum, hatırlatın dediğimde bu saatte değil, çıkmadan önce hatırlatın, evde değilim sağlık ocağındayım, artık eve getirirsin", .....'in "tamam hocam görüşürüz",
30.12.2005 tarihinde saat 16.24'te..... Eczanesinden arayan kim olduğu belli olmayan kişi ile ... arasındaki görüşmede; arayan kişinin "Çocuğu göndereyim mi? .... hocanın kaşesi için", İhab'ın "tamam çabuk gelsin o zaman",
Şeklinde konuşmalarının olduğu anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda;
Sanık Doktor ...'nın düzenlediği;
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 4 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalar ...., ..., .... ve ....'nün sağlık karnelerine) reçeteden dolayı kurum zararının 396,05 TL,
.....Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Emekli Sandığı'na tabi hasta M. ....'in sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 18,36 TL,
Ürün Eczanesi tarafından fatura edilen 2 adet (Bağ-Kur'a tabi hasta ....'un sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 197,26 TL,
.... Eczanesi tarafından fatura edilen 49 adet (Emekli Sandığı'na tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine 1 adet; Bağ-Kur'a tabi hastalar .....'in sağlık karnesine 1,..... ve .....'ın sağlık karnelerine 2'şer adet; SSK'na tabi hastalar ....... ve....'ın sağlık karnelerine 1'er, ....,....., ....,......... ve ....'ın sağlık karnelerine 2'şer, ....'nın sağlık karnesine 3 adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 2.477,33 TL ( Emekli Sandığı reçetesi için 66,96 TL, Bağ-Kur reçeteleri için 473,25 TL, SSK reçeteleri için 1.937,12 TL),
....Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Bağ-Kur'a tabi hasta .... İsmailoğulları'nın sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 77,52 TL,
Olduğu belirtilmiştir.
Tanıklardan;
... müfettişlikte; 27.05.2005 tarihli ve 2759 protokol numaralı reçetede yer alan ilacı kullanmadığını, kendisinde sara hastalığının belirtisi olabilecek bir rahatsızlık olmadığını, reçetede yazılı ilaçları almadığını ve kullanmadığını, reçetenin arkasındaki imzanın da kendisine ait olmadığını,
.... İptaş müfettişlikte; eşi ....'ın sağlık karnesinin elektriklerin kesik olduğu gerekçesiyle..... Eczanesinde alıkonulduğunu ve 2-3 gün eczanede kaldığını,..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşi ....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 27.04.2005 tarihli ve 3584 protokol numaralı reçetede yer aldığı şekilde eşinde epilepsi (sara) hastalığının olmadığını, bahse konu reçetede yer alan triklorik asetik asit isimli solüsyonun kullanılmadığını, bu ilacın..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini,
.... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kızı.....'un sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 18.03.2005 tarihli ve 2311 protokol numaralı, 07.12.2005 tarihli ve 9321 protokol numaralı reçetelerin arkasında bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine, kızı ....'e ya da bir yakınına ait olmadığını, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen, oğlu .....'un sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 21.10.2005 tarihli ve 7745 protokol numaralı, 13.12.2005 tarihli ve 9806 protokol numaralı numaralı reçetelerin arkasında bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine, oğlu Necmi'ye ya da bir yakınına ait olmadığını,
.....müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve kendi sağlık karnesine, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 22.04.2005 tarihli ve 3840 protokol numaralı, 20.10.2005 tarihli ve 7698 protokol numaralı reçeteler ile aynı şekilde..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve eşi....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 17.10.2005 tarihli ve 7274 protokol numaralı reçetelerin nerede nasıl düzenlendiği hakkında bilgisi olmadığını, bahse konu ilaçları..... Eczanesinden almadıklarını, reçetelerin arkasındaki imzalar ile adres ve telefon bilgilerinin kendilerine ait olmadığını,
..... müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendi sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 26.04.2005 tarihli ve 3533 protokol numaralı, 07.06.2005 tarihli ve 5427 protokol numaralı, 17.10.2005 tarihli ve 7370 protokol numaralı, 16.12.2005 tarihli ve 10223 protokol numaralı reçetelerin arkasındaki bulunan ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ait olmadığını, 2005 yılından itibaren 2 veya 3 kez ......... Devlet Hastanesine gittiğini, herhangi bir sağlık ocağına gitmediğini, yine..... Eczanesi tarafından fatura edilen kızı.....'nun sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen reçetelerin de gerçeği yansıtmadığını, kızı Perişan'ı sadece ......... Devlet Hastanesine götürüp Doktor .....'ye muayene ettirdiğini, .........'ta herhangi bir sağlık ocağına götürmediğini, diğer çocukları ...., .... ve .....'nun sağlık karnelerine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen reçetelerin de çoğunun gerçeği yansıtmadığını,
Fatma Kandemir müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendi sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 24.05.2005 tarihli ve 2741 protokol numaralı reçeteleri düzenleyen doktoru hatırlamadığını, .........'ta sağlık ocaklarında muayene olmadığını, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen reçetelerde yazılı olan triklorik asetik asit isimli ilaçları kullanmadığını,..... Eczanesinden kendisine böyle bir ilaç verilmediğini,
Mahkemede; müfettişe vermiş olduğu ifadesinin doğru olduğunu,
........ müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 02.06.2005 tarihli ve 5061 protokol numaralı reçetede yazılı Sefazol 1 gr ampul isimli ilacı kesinlikle kullanmadığını, bu ilaçların..... Eczanesinden kendisine verilmediğini,
.....müfettişlikte;..... Eczanesi tarafından fatura edilen, kızı.... Helin ...'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 20.05.2005 tarihli ve 4491 protokol numaralı, 24.10.2005 tarihli ve 7869 protokol numaralı, 15.12.2005 tarihli ve 679 protokol numaralı reçetelerin arkasında yer alan imzaların kendisine ya da kızına ait olmadığını, kendisine kutuları gösterilen Cefozin 1 gr (15.12.2005 tarihli reçetede yazılı) ve Degastrol 30 mg kapsül (24.10.2005 tarihli ve 7869 protokol numaralı reçetede yazılı) isimli ilaçların..... Eczanesinden kendilerine verilmediğini, bu ilaçların kızı tarafından kullanılmadığını, bahse konu ilaçları içeren reçetelerin kızı adına nasıl düzenlendiğini bilmediğini,
Mahkemede; müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu,
..... müfettişlikte;..... Eczanesince fatura edilen ve kendi sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 26.04.2005 tarih ve 3845 protokol numaralı reçeteyi kendisinin yazdırmadığını, ilaçların alınmadığını, yine..... Eczanesince fatura edilen kızı.....'in sağlık karnesine düzenlenmiş 15.03.2005 tarihli ve 2106 protokol numaralı, yine 14.10.2005 tarihli ve 7230 protokol numaralı reçetelerin de kendileri tarafından doktora yazdırılmadığını ve eczaneden alınmadığını, reçetelerdeki ilaçların alındığına dair imzaların kendisine ve yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; kendisinin, eşinin ve çocuklarının sağlık karnelerindeki reçetelere yazılan tüm ilaçları alıp kullandıklarını, müfettişe verdiği ifadenin doğru olduğunu, müfettişin kendisine bir reçete gösterdiğini, kendisinin de okuma yazması olmamasına rağmen ifadesini imzaladığını, müfettişin baskı ya da yönlendirmesinin olmadığını,
...müfettişlikte; ....Eczanesi tarafından fatura edilen, kendisinin sağlık karnesine düzenlenmiş hemoroit, gastrit ve bronşit rahatsızlıklarına ilişkin ilaçlar yazılı 12 adet (bu reçetelerden 1 adedi sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiştir) reçetedeki ilaçların kendileri tarafından alınıp kullanılmadığını, reçetelere atılan imzaların kendilerine ait olmadığını,
.... müfettişlikte; kendisinde hiper tansiyon rahatsızlığı olmadığını, kendisinin sağlık karnesine düzenlenip.... Eczanesi tarafından fatura edilen ve hipertansiyon ilaçlarının da yazılı olduğu toplam 8 adet reçetedeki (Bu reçetelerden 2 adedini sanık Doktor ... düzenlemiştir) ilaçları kendisinin doktora yazdırmadığını ve bahse konu ilaçları alıp kullanmadığını, ilaçların alındığına dair reçetelere atılan imzaların da kendisine ya da yakınlarına ait olmadığını,
Mahkemede; sağlık karnesinde yazılı ilaçların tamamını alıp kullandığını,
Beyan etmişlerdir.
Sanık Doktor ... kollukta; sanık Doktor ...'nın 2005 yılı Aralık ayının ortalarında uzmanlık sınavını kazanarak İstanbul'a gittiğini, giderken de daha önceden yazdığı reçetelerdeki hatalardan dolayı reçete iadesi olursa bu reçetelerdeki hataları düzeltme gereksiniminden kaşesini kendisine bıraktığını,..... Eczanesi yetkililerinin kendisinden daha önceden sanık Doktor ...'nın düzeltilmesi gereken bir reçetesi olursa kaşesini isteyebileceklerini söylediklerini, 30.12.2005 tarihinde..... Eczanesi çalışanlarından.....isimli şahıs ile yaptığı görüşmenin de buna ilişkin olduğunu,..... Eczanesi çalışanlarından birisinin elinde hatalı reçeteler ile geldiğini, kendisinin de iki adet reçetede hatalı gördüğü kısımlara sanık Doktor ...'nın kaşesini vurarak şahsı gönderdiğini, kaşeyi vermediğini söylemiştir.
Sanık Doktor ... s.....lıkta; 2001 yılından 19.12.2005 tarihine kadar ......... 1 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak görev yaptığını, görev yaptığı süre içerisinde hastaları muayene etmeden reçete yazmadığını, genelde muayene olan kişilerin sağlık karnelerindeki fotoğrafların eskiden çekilen fotoğraflar olduğunu, bu nedenle gelen kişiyle fotoğraftaki kişinin aynı kişi olup olmadığının anlaşılmasının her zaman mümkün olmadığını, hastaları muayene ettikten sonra ilaçlarını yazdığını ancak iş yoğunluğundan bazı eczane çalışanlarının kendisini vatandaş olarak tanıtarak muayene olup ilaç yazdırmış olabileceklerini, yazdığı bütün reçetelerin usulüne uygun olduğunu, atılı suçları işlemediğini,
Mahkemede ek olarak; hastalar geldiğinde sağlık karnelerindeki fotoğraflarına bakıp fotoğrafın kendilerine ait olup olmadığını sorduğunu, bazılarının fotoğrafları eski olduğu hâlde fotoğraftaki kişinin kendileri olduğunu söylemeleri hâlinde beyanlarına itimat ederek muayene ettiğini, iş yoğunluğundan başkasına ait reçete yazılmış olabileceğini, s.....lıktaki ifadesinin doğru olduğunu, atılı suçları işlemediğini,
Savunmuştur.
Sanık ... ile ilgili deliller:
Emekli Sandığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 17.10.2006 tarihli soruşturma raporunda; 2004-2005 yıllarında Emekli Sandığı sağlık yardımından faydalanan .... adına 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 adet reçete (bu reçetelerden 9 adedi sanık ... tarafından düzenlenmiştir) bedelinin .....Eczanesince Emekli Sandığından tahsil edildiği, ...'in ifadesinde belirttiği hususlar dikkate alınarak bahse konu reçetelerin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine tıbbi açıdan inceletildiği belirtilerek düzenlenen raporda, ....'in sağlık karnesine kısa zaman aralıkları ile değişik enfeksiyonlar için antibiyotik ilaçlar ile hipertansiyon tanısıyla antihipertansif ilaçlar yazıldığı, bir kişinin bu kısa zaman dilimlerinde bu kadar fazla sayıda enfeksiyon geçirmesinin ve sürekli antibiyotik kullanmasının mümkün olmadığı, hak sahibinin eşinin belirttiği rahatsızlıklar ile reçetelerde bildirilen tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği ifade edilmiştir.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda;
Sanık Doktor ...'in düzenlediği;
.....Eczanesi tarafından fatura edilen 30 adet (Bağ-Kur'a tabi hastalar ...'ın sağlık karnesine 11, ....'ın sağlık karnesine 10 adet; Emekli Sandığı'na tabi hasta ....'in sağlık karnesine 9 adet) reçeteden dolayı kurumlar zararının 3.809,08 TL (Bağ-Kur reçeteleri için 2.822,92 TL, Emekli Sandığı reçeteleri için 986,16 TL),
....Eczanesi tarafından fatura edilen 1 adet (Yeşil kartlı hasta .....'in sağlık karnesine) reçeteden dolayı kurum zararının 61,63 TL,
Olduğu belirtilmiştir.
Tanık ..... müfettişlikte; eşi ....'ın ve kızı ...'ın ......... Devlet Hastanesinde kadın .....m uzmanı olarak çalışan sanık ...'e muayene olmaya gitmediklerini, .........'ta kadın hastalıkları uzmanı olarak Canan ön adlı doktora gittiklerini, kızı .....'de mide rahatsızlığı bulunduğunu fakat sık şekilde doktora gitmediğini, sağlık karnelerinin bazen birkaç saatliğine ya da birkaç günlüğüne .....Eczanesinde kaldığını beyan etmiştir.
Sanık s.....lıkta; 2004 yılı başından itibaren ......... Devlet Hastanesinde kadın .....m uzmanı olarak çalıştığını, hastayı görmeden ve muayene etmeden reçete düzenlemediğini, ilçe merkezi ile köylerin nüfusunun yoğun olduğunu, günlük ortalama 80-100 hastaya baktıklarını, iş yoğunluğu içerisinde hastaların sağlık karnelerinin kendilerine ait olup olmadığına bakma şansının olmadığını,
Mahkemede; suçlamaların hiçbirisini kabul etmediğini, hastaları bizzat görüp muayene ettikten sonra reçete yazdığını, s.....lıktaki ifadesinin doğru olduğunu,
Savunmuştur.
Sanık ... ile ilgili deliller:
Emekli Sandığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 17.10.2006 tarihli soruşturma raporunda; 2004-2005 yıllarında Emekli Sandığı sağlık yardımından faydalanan inceleme dışı sanık ... adına 202 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 40 adet reçete (bu reçetelerden 14 adedi sanık ...' tarafından düzenlenmiş olup reçete tarihleri 07.01.2004, 20.01.2004, 30.01.2004, 09.02.2004, 18.02.2004, 01.03.2004, 23.03.2004, 29.03.2004, 12.04.2004, 20.05.2004, 01.06.2004, 25.06.2004, 07.07.2014 ve 13.07.2014'tür) .... adına 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 adet reçete (bu reçetelerden 3 adedi sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş olup reçete tarihleri 02.01.2004, 12.01.2004 ve 27.01.2004'tür), M. .... adına 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete (bu reçetelerden 14 adedi sanık Doktor ...' tarafından düzenlenmiş olup reçete tarihleri 13.01.2004, 20.01.2004, 06.02.2004, 16.02.2004, 26.02.2004, 17.03.2004, 29.03.2004, 08.04.2004, 20.04.2004, 20.05.2004, 01.06.2004, 10.06.2004, 23.06.2004 ve 06.07.2004'tür) bedellerinin .....Eczanesince Emekli Sandığından tahsil edildiği, ...'in ifadesinde belirttiği hususlar dikkate alınarak bahse konu reçetelerin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine tıbbi açıdan inceletildiği belirtilerek düzenlenen raporda, ..., .... ve ....'in sağlık karnelerine kısa zaman aralıkları ile değişik enfeksiyonlar için antibiyotik ilaçlar reçete edildiği, ... ve ....'e hipertansiyon tanısıyla antihipertansif ilaçlar yazıldığı, bir kişinin bu kısa zaman dilimlerinde bu kadar fazla sayıda enfeksiyon geçirmesinin ve sürekli antibiyotik kullanmasının mümkün olmadığı, hak sahibinin belirttiği rahatsızlıklar ile reçetelerde bildirilen tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği ifade edilmiştir.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda;
Sanık Doktor ...'ın düzenlediği;
.....Eczanesi tarafından fatura edilen 31 adet (Emekli Sandığı'na tabi hastalar ... ve M. ....'in sağlık karnelerine 14'er, ....'in sağlık karnesine 3 adet) reçeteden dolayı kurum zararının 2.108,68 TL,
Olduğu belirtilmiştir.
Sanık Doktor ...; 2000-2004 yılları arasında ......... 1 Nolu Sağlık Ocağında ve ......... Devlet Hastanesinde sağlık grup başkanı ve başhekim olarak görev yaptığını, görevi sırasında karne sahiplerinin yokluğunda sağlık karnelerine ilaç yazmasının söz konusu olmadığını, .........'taki eczane sahiplerinin birtakım yolsuzluklar yaptığı, bazı doktorların da eczanelerle ortak çalışarak sağlık karnesi doldurduklarını duyduğunu ancak bunu ispatlayacak somut delili olmadığını, ..., .... ve ....'i de hatırlamadığını, bu kişiler adına gerçeğe aykırı reçete düzenlemediğini, atılı suçları işlemediğini savunmuştur.
Sanıklar ... ve ... ile ilgili deliller:
Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulunca üç diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulundan alınan 30.06.2006 tarihli raporda; ......... Devlet Hastanesi diş polikliniğinde mevcut şartlarda, hastanenin alet kapasitesi dikkate alındığında mukoza retansiyonlu gömülü diş çekiminin mümkün olduğu fakat kemik retansiyonlu diş çekiminin mümkün olmadığı, 2004-2005 yıllarında diş hekimlerinin gömülü diş olarak görülme sıklığı çok düşük olan dişleri dahi gömülü diş şeklinde değerlendirdikleri, ......... Devlet Hastanesinde poliklinik ortamda mukoza retansiyonlu gömülü dişlerin çekilebileceği ancak poliklinik kayıtlarında görülen komplikasyonlu diş çekimlerinin de mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi olarak kaydedildiği, bunun sonucundan da diş çekimi sayılarında dengesizlik olduğu belirtilerek .....beyazıt Devlet Hastanesinde görev yapan diş hekimlerinin komplikasyonlu diş çekimlerini gömülü diş çekimi olarak kayıtlara geçirdikleri ve bu yönde döner sermaye geliri elde ettikleri yönünde görüş bildirildiği,
Sanık Diş Hekimi ... tarafından;
1) .... adına düzenlenen 06.07.2005 tarihli ve 1154 sayılı faturada; 22 adet komplikasyonlu diş çekimi, 10 adet mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi ve alt-üst total protez,
2) ....e.... adına düzenlenen 28.04.2005 tarihli ve 1108 sayılı faturada; 12 adet dolgu,
3) .... adına düzenlenen 29.11.2004 tarihli faturada; 2 adet mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi,
Sanık Diş Hekimi ... tarafından;
1) .... adına düzenlenen 26.04.2004 tarihli ve 758 sayılı faturada; 3 adet komplikasyonlu diş çekimi, 4 adet (20 yaş dişleri) mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi ve alt-üst total protez,
2) ....adına düzenlenen 04.03.2004 tarihli ve 691 sayılı faturada; 2 adet (20 yaş dişleri) mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi,
3).... adına düzenlenen 22.03.2004 tarihli ve 733 sayılı faturada; 11 adet komplikasyonlu diş çekimi, 4 adet mukoza retansiyonlu diş çekimi,
4) .... adına düzenlenen 29.03.2004 tarihli ve 744 sayılı faturada; 15 adet komplikasyonlu diş çekimi ve 4 adet (20 yaş dişleri) mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi,
5) Güzel Daşdan adına düzenlenen 28.04.2004 tarihli ve 770 sayılı faturada; 1 adet komplikasyonlu diş çekimi ve 2 adet (20 yaş dişi) mukoza retansiyonlu diş çekimi,
6) .... adına düzenlenen 16.06.2005 tarihli ve 369 sayılı faturada; 26 adet komplikasyonlu diş çekimi, 4 adet mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi, 14 adet dijital radyografi çekimi,
İşlemlerinin yapıldığı belirtilerek bahse konu işlem bedellerinin fatura edildiği anlaşılmaktadır.
Adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, hastalar ya da refakatçi ifadeleri ile düzenlenmiş faturalar karşılaştırıldığında;
Sanık Diş Hekimi ...'nun, tedavileri Diş Hekimi .... tarafından yapılan ....'nin tedavisini kendisi yapmış gibi fatura düzenlediği, ....e.... adına 4 adet dolgu, .... adına 1 adet mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi işlemleri yapılmadığı hâlde yapılmış gibi göstererek fazladan faturalandırdığı, bu suretle diş hekimi olarak düzenlediği faturalardan dolayı 193,72 TL kurum zararına sebebiyet verdiği, yine ....Eczanesi tarafından fatura edilen Bağ-Kur'a tabi hasta...'un sağlık karnesine düzenlendiği 1 adet reçeteden dolayı kurum zararının 136,83 TL ,.....Eczanesi tarafından fatura edilen yeşil kartlı hasta .... ........'ın sağlık karnesine düzenlediği 2 adet reçeteden dolayı kurum zararının 260,69 TL, yine .....Eczanesi tarafından fatura edilen Bağ-Kur'a tabi hasta ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine düzenlediği 2 adet reçeteden dolayı kurum zararının 239,79 TL olduğu,
Sanık Diş Hekimi ...'ın; .... adına 4 adet 20 yaş dişi çekimi, ....adına 2 adet 20 yaş dişi çekimi, .... adına 7 adet ön çene bölgesinden diş çekimi ve 3 adet 20 yaş dişi çekimi, ..... adına 1 adet 20 yaş dişi çekimi, .... adına 10 adet diş çekimi işlemleri yapılmadığı hâlde yapılmış gibi göstererek fazladan faturalandırdığı, tedavileri Diş Hekimi .... tarafından yapılan....'nın diş tedavisini kendisi yapmış gibi fatura düzenlediği, bu suretle diş hekimi olarak düzenlediği faturalardan dolayı 1.267,20 TL, kurum zararına sebebiyet verdiği, yine .....Eczanesi tarafından fatura edilen Emekli Sandığı'na tabi hastalardan inceleme dışı sanık ....'in sağlık karnesine düzenlediği 2 adet reçeteden dolayı 208,91 TL, sanık ...'in sağlık karnesine düzenlediği 1 adet reçeteden dolayı 172,07 TL, kurum zararına sebebiyet verdiği,
Belirtilmiştir.
Tanıklardan;
........ müfettişlikte; ....Eczanesi tarafından fatura edilen kendisine ait sağlık karnesine düzenlenmiş 2 adet reçeteyi kendisinin yazdırmadığını, reçetelerde yazılı ilaçları ....Eczanesinden almadıklarını,
..... ....oğulları müfettişlikte; .....Eczanesi tarafından fatura edilen ve kayıp olan sağlık karnesine sanık Diş Hekimi ... tarafından düzenlenen 08.10.2005 ve 24.10.2015 tarihli reçetelerden haberi olmadığını, ......... Devlet Hastanesine muayene olmaya ya da ilaç yazdırmaya gitmediğini, bahse konu ilaçları alıp kullanmadığını,
Mahkemede; bahsedilen dönemlerde doktora ya da özel polikliniğe gitmediğini, eşi kanser hastası olduğundan kendi sağlık karnesine eşinin ilaçlarını yazdırmış olabileceğini,
.... mahkemede; diş rahatsızlığı dolayısı ile gittiği ......... Devlet Hastanesinde kendisini muayene eden sanık Diş Hekimi ...'ın kendisini yine diş hekimi olan kardeşi ......'ın özel muayenehanesine gönderdiğini, ......'a dişlerini çektirdiğini ancak kaç diş çektirdiğini hatırlamadığını,
....'nin oğlu .........İlhani; babası ....'nin 2005 yılı Haziran ayında ......... Devlet Hastanesinde sanık Diş Hekimi ... tarafından özele sevk edilmesi üzerine Diş Hekimi ....'ın özel muayenehanesinde protez ve diş çekimi işlemleri yapıldığını, tedavi sonrasında evrakı hastaneye getirerek onaylattığını ve sanık Diş Hekimi ...'a teslim ettiğini,
....e.... müfettişlikte; 2005 yılının Nisan ayında ......... Devlet Hastanesi Diş Polikliniğinden sevkle geldiği sanık Diş Hekimi ...'nun özel muayenehanesinde 1 adet dişine kanal tedavisi, diğer dişlerine dolgu işlemi yapıldığını, Sağlık Bakanlığı müfettişleri tarafından yaptırılan muayenesinde dişlerinden 8 adedine dolgu yapıldığını öğrendiğini, sanık Diş Hekimi ...'nun neden 12 adet dolgu işlemi yapılmış gibi fatura düzenlediğini bilmediğini,
.... müfettişlikte; 18.11.2004 tarihinde ......... Devlet Hastanesi Diş Polikliniğinden özele sevk edildiğini, sanık Diş Hekimi ...'nun muayenehanesinde 2 adet dişine dolgu yapıldığını, 1 adet gömülü dişinin çekildiğini,
Mahkemede; sanık Diş Hekimi ... tarafından kendisine diş çekimi ve dolgu işlemlerinin yapıldığını ancak sayısını bilmediğini, Sağlık Bakanlığı müfettişi tarafından başka bir diş hekimine dişlerinde yapılan işlemlerin kontrol ettirildiğini, müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu,
.... müfettişlikte; 12.03.2004 tarihinde ......... Devlet Hastanesi diş polikliniğinde muayene olduğunu ve sevk üzerine gittiği sanık Diş Hekimi ...'ın özel muayenesinde 3 adet dişinin çekildiğini, alt-üst protez işlemlerinin yapıldığını, o tarihlerde 20 yaş dişleri ağzında olmadığı için hastanede ya da herhangi bir özel muayenehanede 20 yaş dişlerini çektirmesinin söz konusu olmadığını,
....müfettişlikte; ......... Devlet Hastanesinde 03.03.2004 tarihinde yapılan sevk üzerine gittiği sanık Diş Hekimi ...'ın özel muayenehanesinde dişlerine kanal, dolgu ve kaplama işlemlerinin yapıldığını, 20 yaş dişlerini çektirmediğini,
..... müfettişlikte; 2004 yılının Mart ayında diş muayenesi olduğunu, tedavilerinin tamamının Diş Hekimi ....'ın özel muayenehanesinde yapıldığını ve adı geçen diş hekimi tarafından alt ve üst çenesinde bir çok dişinin çekildiğini ve alt çenesine parçalı protez yapıldığını,
.... müfettişlikte; 2004 yılının Mart ayında ......... Devlet Hastanesi diş polikliniğinden özele sevk edildiğini, sanık Diş Hekimi ...'ın özel muayenehanesinde arka kısımdaki dişlerini çekerek 10 adet protez diş yapdığını, 20 yaş dişlerini de çektiğini, bu dişlerden birisinin gömülü olduğunu, ağzının ön kısmındaki dişlerden herhangi birisinin çekilmediğini,
Mahkemede; sanık Diş Hekimi ...'ın özel muayenehanesinde 2 adet 20 yaş dişinin çekildiğini, 10 adet protez diş yapıldığını, müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu,
..... müfettişlikte; 16.04.2004 tarihinde ......... Devlet Hastanesi diş polikliniğinden özele sevk edildiğini, sanık Diş Hekimi ...'ın özel muayenehanesinde diş çekimi, dolgu ve protez işlemlerinin yapıldığını, 1 adet 20 yaş dişi ile yanındaki diğer bir dişin çekildiğini, diş çekimi sırasında herhangi bir problem yaşamadığını,
.... müfettişlikte; 06.08.2005 tarihinde ......... Devlet Hastanesi diş polikliniğinde özele sevk edildiğini, sanık Diş Hekimi ...'ın özel muayenehanesine gittiğini, 20 adet dişinin çekildiğini, alt ve üst çenesine total protez yapıldığını, 30 dişinin çekilmesinin söz konusu olmadığını,
Mahkemede; sanık Diş Hekimi ...'ın özel muayenehanesinde 20 adet dişinin çekildiği ve takma diş yapıldığını, başkaca bir işlem yapılmadığını, müfettişe verdiği ifadesinin doğru olduğunu,
Beyan Etmişlerdir.
İnceleme dışı sanık ... ........ s.....lıkta; sanık Doktor ...'ı tanımadığını ve bu doktora hiç muayene olmadığını, eşi ..... ve kızı ..... ile birlikte tedavi için Van'a gideceklerini, bu amaçla 2006 yılı Mart ayının ilk haftasında ......... Devlet Hastanesine geldiğini, eşine de ya hastanede ya da .... Eczanesinde olacağını söyleyerek yeşil kart sağlık karnelerini getirmesini, kendisini bulamazsa sağlık karnelerini .... Eczanesine bırakmasını söylediğini, kendisi .... Eczanesine uğradığında eczanenin kapalı olduğunu ifade etmiştir.
Sanıklardan;
... müfettişlikte; bölge halkının ancak şiddetli enfeksiyon ve apse olması durumunda diş hekimine başvurduğunu, bu hâllerde kron kısımları tahrip olmuş dişlerin yalnızca kök kısımlarının kaldığını, diş köklerinin de diş eti içinde kalarak kısmen veya tamamen kapandığını, bu tip dişlerin mukoza retansiyonlu gömük diş olarak adlandırıldığını ve bu dişlere işlem yapıldığını, hasta yoğunluğu, zamanın kısıtlı oluşu ve polikliniğin hemşirelerinin sıkça değişmesi nedeniyle defter ve bilgisayar kayıtlarında hata yapıldığını,
Mahkemede; suçlamaları kabul etmediğini, 2002-2005 yılları arasında ......... Devlet Hastanesinde diş hekimi olarak çalıştığını, özel muayenehanesi de olduğunu, özel muayenehanede yapılan işlemlerin Devlet Hastanesindeki doktorlar tarafından onaylanması şeklinde bir uygulama olduğunu, fatura ve sevk arasında uyum olması gerektiğini, doktor tarafından fatura ve sevkin uyumlu olup olmadığının incelenip hastanın ağzında yapılan işler de kontrol edilerek faturaların onaylandığını, sanık Diş Hekimi ...'ın kendisini aradığını ve faturasının kalmadığını söyleyerek kendisine ait faturayı kullanmak istediğini, kendisinin de güvendiğinden dolayı faturayı kullanması için izin verdiğini, ....e.... ile ilgili iddianın doğru olmadığını, ....e....'a 12 adet dolgu yapıldığı için düzenlenen belgede 12 adet dolgu yapıldığının belirtildiğini, yapmadığı işlemler ile ilgili belge düzenlemediğini,
...; atılı suçları işlemediğini, ......... Devlet Hastanesinde 2002-2005 yılları arasında diş hekimi olarak görev yaptığını, özel muayenehanede de muayene yaptığını, bazı işlemlerin hastanede yapılamadığını, müfettiş raporlarında yer alan bazı dişlerin gömülü diş olamayacağı yönündeki görüşleri kabul etmediğini, hastaların çoğunun dişleri sallanana kadar tedavi için gelmediklerini, çekmediği dişleri çekmiş gibi göstererek belge düzenlemediğini,
Savunmuşlardır.
Sanık ...'la ilgili deliller:
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
Sanık ...'ın;
16.02.2006 tarihinde saat 08.50'de .....Eczanesinden sanık ... ile yaptığı görüşmesinde; ....'in "Karneleri getirmiş, tek tek veriyor, akşam bir iki tane isim yazmışım, o listeyi de bırakıp atmışlar, sabah 6'da açıp gelenleri yırtmışlar, ben de .... abiye dedim kabul etme, yukarıda tartışıyorlar, birer tane istiyor, biliyorsun bizimki de yüklü, ben dedim birer birer alayım bitireyim onu ne yapayım, dosyam yanımda ya abi, ben dün rica ettim bu sabah da ettim, bakalım ne yapalım", ....'in "tamam senin emanetler burada zaten",
01.03.2006 tarihinde saat 12.00'de .....Eczanesinden sanık ... ile yaptığı görüşmede; ....'in "5 tane karne var burada almışım, hepsi de ilaçtır...nasıl ulaştırsaydık sana", ....'in "ben .... abiyi gönderiyorum...öğleden sonra göndersem", ....'in "hemen getirebilir mi...", ....'in "tabi tabi hemen getirir, yalnız öğleden sonra....... bey şimdi yok", ....'in "tamam bak unutmayasın ha",
01.03.2006 tarihinde saat 13.15'te .....Eczanesinden sanık ... ile yaptığı görüşmede ise; ....'in "5 tane karne vardı ilaç", ....'in "tamam birazdan ....'ı göndereceğim, .... gelsin, ben yollayayım getirsin vereyim", ....'in "tamam",
Şeklinde konuşmalarının olduğu anlaşılmaktadır.
Sanıklardan;
... s.....lıkta; 16.02.2006 tarihinde 2 Nolu Sağlık Ocağında çalışan sanık ... ile konuşmasında geçen .... isimli şahsın sanık ...'ın bir tanıdığı olduğunu, muhtemelen eksik kalmış bir ilacın alınması hususunun konuşulduğunu,
Mahkemede farklı olarak; sanık ...'la yaptığı görüşmelerin içeriğini tam olarak bilmediğini,
... s.....lıkta; 01.03.2006 tarihli görüşmede beş karneden değil iki karneden söz edildiğini, bu karnelerin ...'ın yeğenlerinin karneleri olduğunu, görüşmenin de 2 Numaralı Sağlık Ocağında yapılan muayeneye istinaden yazılan ilaçların alımına ilişkin olduğunu,
... mahkemede; kendisine yeşil kart çıkarmak istediğinden ...’a telefonda tanıdığının olup olmadığını sorduğunu, konuşmada geçen para meselesinin ise Ağrı’ya gidecek olan ve kendisine yardım edecek olan şahsın yol parası ile ilgili olduğunu,
Söylemişlerdir.
...; 2 Nolu Sağlık Ocağında idari memur olarak çalıştığını, sanık ... ile olan telefon görüşmesinin ....'in yakın akrabalarının yeşil kartlarının çıkıp çıkmadığına ilişkin olduğunu, görüşmelerde geçen "emanet"ten kastının çocukları için yazdırdığı ilaçlar olduğunu, sanık ... ile olan görüşmesinde de ....'in şahsi dosyası için ne kadar masraf yapıldığını konuştuklarını, sanık ... ile olan görüşmesinde geçen sağlık karnelerinin de yeğenlerine ait sağlık karneleri olduğunu, yeğenlerine ait 2 adet sağlık karnesi olmasına rağmen eczanenin dikkatini çekmek için görüşmede 5 adet sağlık karnesinden söz ettiğini,
Savunmuştur.
Sanık ...'le ilgili deliller:
İletişimin tespiti tutanaklarına göre;
Sanık ...'in;
18.01.2006 tarihinde saat 14.10'da..... Eczanesinden sanık ... ile yaptığı görüşmede; ....'in "bir karne için oraya kadar kim gelecek, sana isim soy isim söylesem, ..... erkek, 1962 .....mlu, yeşil kart", Hanife'nin "sen benden protokol da istiyorsun 2 dakika bekle...448 ablam", ....'in "448 teşekkür ederim",
03.03.2006 tarihinde saat 09.28'de .....Eczanesinden sanık ... ile yaptığı görüşmede; Halise'nin "bana birini yolla sana iki tane yazılı karne yollayacağım", ....'in "tamam abi birazdan yollarım abla", Halise'nin "ha yalnız bak elimde birkaç tane daha var, onları da sen yazdıracaksın değil mi...bugün yazdırabilirsen yollayacağım", ....'in "bugün biraz zor abla bugün yazdıramam"
Şeklinde konuşmalarının olduğu,
Anlaşılmaktadır.
Sanık ...; sanık ... ile olan konuşmasında protokol numarası alınması için ricada bulunduğunu, bunun karşılığında menfaat t.... etmediklerini söylemiştir.
Sanık ... s.....lıkta; .....Eczanesinden sanık ... ile fakir hastalara ilaç t....i hususunda görüştüğünü,
Mahkemede; ......... 2 Nolu Sağlık Ocağında ebe olarak çalıştığını, doktorlar ile eczaneler arasında aracılık yapmadığını, kimsenin karnesini evinde ya da iş yerinde alıkoymadığını, kendi rahatsızlıkları için .....Eczanesinden aldığı ilaçlar nedeniyle biriken borçlarını öğrenmek amacıyla sanık ... ile görüştüğünü,
Savunmuştur.
5 Numaralı Uyuşmazlıkla (Sanık ... dışındaki sanıklar hakkında 765 sayılı TCK hükümlerinin uygulanma imkânının bulunup bulunmadığı) İlgili Deliller:
Hükme esas alınan müfettişlik raporlarında hak sahiplerine gösterildiğinde içeriğinin sahte olduğunu söyledikleri belirtilen, bilirkişi raporlarında zarar hesabında dikkate alınan, mahkemece sahte olduğu kabul edilen ve 5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden sonra düzenlenen;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak; .....Eczanesi tarafından fatura edilen ve sanık Doktor ... tarafından Bağ-Kur'a tabi hastalardan .....'nun sağlık karnesine düzenlenen 11.10.2005 tarihli ve 9738 protokol numaralı, ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine düzenlenen 15.10.2005 tarihli ve 5125 protokol numaralı, yine sanık Diş Hekimi ... tarafından ......... Devlet Hastanesi acil servis polikliniğinde Bağ-Kur'a tabi hasta ..... ....oğulları'nın sağlık karnesine düzenlenen 24.10.2005 tarihli ve 146300 protokol numaralı reçetenin,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak;..... Eczanesi tarafından fatura edilen ve SSK'na tabi hastalardan.... Akbalık'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 01.08.2005 tarihli ve 5068 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 09.06.2005 tarihli ve 7621 protokol numaralı, 18.10.2005 tarihi ve 12755 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 19.09.2005 tarihli ve 5352 protokol numaralı, ....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 26.10.2005 tarihli ve 8065 protokol numaralı, 12.12.2005 tarihli ve 9770 protokol numaralı,....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 09.12.2005 tarihli ve 9546 protokol numaralı, .....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 07.06.2005 tarihli ve 7488 protokol numaralı,.....'un sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 05.09.2005 tarihli ve 5041 protokol numaralı, .....'un sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 21.10.2005 tarihli ve 7745 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 09.02.2006 tarihli ve 2272 protokol numaralı reçetelerin,
Sanıklar ...., ... ve ... ile ilgili olarak; .....Eczanesi tarafından fatura edilen ve Emekli Sandığına tabi hasta sanık ...'in sağlık karnesine sanık Diş Hekimi ... tarafından düzenlenen 13.12.2005 tarihli ve 173959 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 13.06.2005 tarihli ve 4929 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 16.06.2005 tarihli ve 1117 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 23.12.2005 tarihli ve 11020 protokol numaralı, inceleme dışı sanık ....'in sağlık karnesine sanık Diş Hekimi ... tarafından düzenlenen 13.12.2005 tarihli ve 173893 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 14.06.2005 tarihli ve 74797 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 24.06.2005 tarihli ve 6071 protokol numaralı, 13.08.2005 tarihli ve 6999 protokol numaralı, 11.07.2005 tarihli ve 6210 protokol numaralı, 27.07.2005 tarihli ve 6597 protokol numaralı, 31.08.2005 tarihli ve 7301 protokol numaralı, 25.10.2005 tarihli ve 9077 protokol numaralı, 14.11.2005 tarihli ve 9338 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 20.07.2005 tarihli ve 2658 protokol numaralı, 03.08.2005 tarihli ve 3304 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 24.08.2005 tarihli ve 10153 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 25.11.2005 tarihli ve 1187 protokol numaralı reçetelerin,
Sanık ...'le ilgili olarak;.... Eczanesi tarafından fatura edilen ve Bağ-Kur'a tabi hasta Nazile .....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 13.09.2005 tarihli ve 9112 protokol numaralı reçetenin,
Sanıklar ..., ..., ... ile ilgili olarak; Özel.....Polikliniği tarafından fatura edilen hak sahibi ... adına düzenlenen 21.12.2005 tarihli ve 259 kayıt numaralı sevk kâğıdı ve ekindeki belgelerin,
Sanık ... ile ilgili olarak; Özel ....Sağlık Polikliniği tarafından fatura edilen hak sahibi ....adına düzenlenmiş, 01.09.2005 tarihli ve 446 kayıt numaralı sevk kâğıdı ve ekindeki belgelerin,
Sanık ... ile ilgili olarak; Özel ....Sağlık Polikliniği tarafından fatura edilen hak sahibi .....adına düzenlenmiş, 09.02.2006 tarihli ve 822 kayıt numaralı sevk kâğıdı ve ekindeki belgelerin,
Sanıklar ..., ... ve ... ile ilgili olarak; .... Eczanesi tarafından fatura edilen Bağ-Kur'a tabi hasta ...'in sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 25.10.2005 tarihli ve 335 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 21.06.2005 tarihli ve 5652 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından....'in sağlık karnesine düzenlenen 15.06.2005 tarihli ve 5227 protokol numaralı reçetelerin,
Sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak; .... Eczanesi tarafından fatura edilen ve Emekli Sandığına tabi hasta .... ....'ın sağlık karnesine Özel ....Sağlık Polikliniğinden sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 26.09.2005 tarihli ve 7..2 (tamamı okunamadı) protokol numaralı reçetenin,
Sanık ... ile ilgili olarak;.....Eczanesi tarafından fatura edilen ve SSK'na tabi hastalardan....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 09.08.2005 tarihli ve 3751 protokol numaralı, ....e ....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 08.08.2005 tarihli ve 3593 protokol numaralı, 20.09.2005 tarihli ve 5451 protokol numaralı, ....'nın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 01.08.2005 tarihli ve 5016 protokol numaralı numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenmiş 11.07.2005 tarihli ve 2221 protokol numaralı reçetelerin,
Sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak; ....Eczanesi tarafından fatura edilen ve Bağ-Kur'a tabi hasta Osman İsmailoğulları'nın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 27.06.2005 tarihli ve 1434 protokol numaralı, sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 20.06.2005 tarihli ve 5577 protokol numaralı reçetelerin,
Sanık ... ile ilgili olarak; Merkez Eczanesi tarafından fatura edilen ve yeşil kartlı hastalardan ....'ın sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 02.06.2005 tarihli ve 7437 protokol numaralı,....'nun sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 06.06.2005 tarihli ve 714 protokol numaralı reçetelerin,
Sanık Diş Hekimi ... ile ilgili olarak; .... adına düzenlenen 06.07.2005 tarihli ve 1154 sayılı fatura ile .....Eczanesi tarafından fatura edilen yukarıda ayrıntısı yazılı ......... Devlet Hastanesi acil servis polikliniğinde düzenlenen 24.10.2005 tarihli reçetenin,
Sanık Diş Hekimi ... ile ilgili olarak; .... adına düzenlenen 16.06.2005 tarihli ve 369 sayılı fatura ile .....Eczanesi tarafından fatura edilen yukarıda ayrıntısı yazılı 23.12.2005 tarihli reçetelerin,
Sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak; .... Eczanesi tarafından fatura edilmiş Emekli Sandığına tabi hastalardan ....'ün sağlık karnesine sanık Doktor ... tarafından düzenlenen 09.11.2005 tarihli ve 15430 protokol numaralı reçetenin,
Sanık Doktor ... ile ilgili olarak;.....Eczanesi tarafından fatura edilmiş SSK'na tabi hasta.... İldirin Kaya'nın sağlık karnesine düzenlenen 14.12.2005 tarihli ve 174611 protokol numaralı reçete ile .... Eczanesi tarafından fatura edilmiş yukarıda ayrıntısı yazılı reçetenin,
Sanık Doktor ... ile ilgili olarak; yukarıda ayrıntıları verilen .....Eczanesi tarafından fatura edilmiş 11.10.2005 ve 15.10.2005 tarihli, .....Eczanesi tarafından fatura edilmiş 13.06.2005 ve 25.11.2005 tarihli, .... Eczanesi tarafından fatura edilmiş 15.06.2005 ve 21.06.2005 tarihli,.....Eczanesi tarafından fatura edilmiş 09.08.2005 tarihli, ....Eczanesi tarafından fatura edilmiş 20.06.2006 tarihli reçetelerin,
Sanık Doktor ... ile ilgili olarak; yukarıda ayrıntıları verilen..... ve.....Eczanelerince fatura edilmiş 01.08.2005 tarihli reçetelerin,
Sanık Doktor ... ile ilgili olarak; yukarıda ayrıntıları verilen..... Eczanesi tarafından fatura edilmiş 07.06.2005 ve 09.06.2005 tarihli, .....Eczanesi tarafından fatura edilmiş 24.08.2005 tarihli, Merkez Eczanesi tarafından fatura edilmiş 02.06.2005 tarihli reçetelerin,
Sanık Doktor ... ile ilgili olarak; yukarıda ayrıntıları verilen..... Eczanesince fatura edilmiş 05.09.2005, 19.09.2005 ve 09.02.2006 tarihli, .....Eczanesi tarafından fatura edilmiş 16.06.2005 ve 20.07.2005 tarihli, .... Eczanesi tarafından fatura edilmiş 25.10.2005 tarihli,.....Eczanesi tarafından fatura edilmiş 11.07.2005, 08.08.2005 ve 20.09.2005 tarihli, ....Eczanesi tarafından fatura edilmiş 27.07.2005 tarihli, Merkez Eczanesi tarafından fatura edilmiş 06.06.2005 tarihli reçetelerin,
Sanık Doktor ... ile ilgili olarak; yukarıda ayrıntıları verilen .....Eczanesi tarafından fatura edilmiş 14.06.2005 tarihli reçetenin,
Sanık Doktor ... ile ilgili olarak; yukarıda ayrıntıları verilen..... Eczanesi tarafından fatura edilmiş 21.10.2005, 26.10.2005, 09.12.2005 tarihli reçetelerin,
Dosya içerisinde mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıklarla ilgili olarak dosya kapsamındaki delillerin gösterilmesinden sonra uyuşmazlık konularının sırasıyla değerlendirilmesinde yarar bulunmaktadır.
1- Her bir sanık yönünden mahkûmiyet hükümlerinin gerekçelerinin Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yeterli olup olmadığı;
Gerekçeli kararın;
28 ilâ 198. sayfaları arasında sanıklarla ilgili iddialara, 195 ilâ 249. sayfaları arasında sanık savunmalarına ve tanık beyanlarına yer verildiği,
"Deliller ve Değerlendirme" başlıklı kısmında;
"17.03.2006 tarihinde ......... Cumhuriyet ..... ilçe genelinde yapılan sağlık operasyonu adı altındaki soruşturmaya binaen bu tarihten önce ......... genelinde faaliyet gösteren eczanelerin muvazaalı olarak işletildiği eczanelerin diploma sahiplerinin diplomalarını kiralayarak eczanenin işletmesini başkalarına devrettikleri, bu eczaneyi işleten eczane gerçek sahiplerinin .........'ta faaliyet gösteren özel poliklinik sahipleri ile burada çalışan doktorlar ve ......... Devlet Hastanesi doktorları ile sağlık ocaklarında çalışan doktorlar, hemşireler, sağlık çalışanları ile birlikte işbirliği hâlinde vatandaşların sağlık karnelerine gerçeğe uygun olmayacak şekilde reçete yazmak sureti ile kamu kurumunu dolandırdıkları, evrakta sahtecilik yaptıkları Cumhuriyet S.....lığı bünyesinde faaliyet gösteren kolluğun usulüne uygun almış olduğu mahkeme kararına istinaden eczacıların ve doktorların, eczanelerin ve polikliniklerin telefon dinlemelerinden, sağlık karneleri kullanılan vatandaşların beyanlarından Sağlık Bakanlığı, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı müfettişleri ile bu raporları doğrulayan tarafsız bilirkişi raporlarından ve dosyadaki diğer delillerden; haklarında mahkûmiyet kararı verilen sanıkların üzerlerine atılı suçun sübut bulduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar sanıklar ve müdafileri tarafından CMK 135 maddesi anlamında dinlemenin usulüne uygun olmadığı, katalog suçlar arasında bulunmadığı, bu sebepten aleyhe delil olarak değerlendirilemeyeceği savunulmuş ise de, öncelikle telefon dinlemelerinin usulüne uygun olarak alınmış mahkeme kararına istinaden yapıldığı, zira CMK 135/6-8 maddesinde suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları nedeni ile dinleme yapılabileceğinin açıkça belirtildiği, sanıklar hakkında örgüt kurma ve yönetmeden dava açıldığı ve dinlemenin bu madde bağlamında katalog suçlar arasında sayıldığı, operasyonun başlangıcında sanıklar hakkında örgüt kurma ve yönetme şüphesinin bulunduğu her ne kadar sanıklar örgüt kurma, yönetme ve üye olmak suçundan beraat etmiş iseler de, soruşturmanın başlangıcında bu şüphenin bulunması nedeniyle yapılan dinlemelerin beraat kararı nedeniyle bertaraf edilemeyeceği usulsüz hâle gelemeyeceği kanaatine varılmakla delil olarak dikkate alınamayacağı yönündeki savunmalara itibar edilmemiştir... Dosyadaki mahkûmiyet kararına esas olan telefon dinlemeleri hukuka aykırı delil mahiyetinde olmayıp usulüne uygun olarak toplanmıştır. Kaldı ki, mahkûmiyet kararına esas olarak tek delil olarak değerlendirilmemiştir. Bu delilin yanında karne sahiplerinin beyanları, bilirkişi raporları ve reçete sahiplerinin tedavi belgeleri de bunun yanında delil olarak değerlendirilmiştir... Her ne kadar sanık müdafıleri telefon dinlemeleri ile elde edilen delillerin tesadüfi delil mahiyetinde olduğunu, delil olarak değerlendirilemeyeceğini iddia etmiş iseler de, başlangıçta yapılan telefon dinlemelerinin resmî evrakta sahtecilik, kamu kurumunu dolandırıcılık suçunu işlemek için teşekkül kurmak ve yönetmek şüphesi ile yapıldığı, dolayısıyla elde edilen delillerin tesadüfi delil olmadığı kanaatindeyiz.
Yine her ne kadar sanıklar ve müdafıleri operasyon başladıktan sonra Sağlık Bakanlığı, SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin hazırlamış oldukları raporların tarafsız olamayacağını, müdahil kurum pozisyonunda bulunduklarını, iddia etmiş iseler de, bu raporların usulüne uygun olarak hazırlandığı ve bu raporların tarafsız bilirkişi heyeti tarafından teyit edildiği dikkate alındığında, sanık ve müdafilerinin savunmalarına itibar edilmemiştir. Kaldı ki, yapılmış olan müfettiş incelemeleri bizzat yerinde denetlenerek yapılmış, reçete sahiplerinin beyanları alınmış, ödemesi yapılan reçetelerle ilgili provizyon belgeleri incelenerek karşılaştırılmış, bu nedenlerle birbiri ile örtüşen tüm bilirkişi raporlarına itibar edilmiştir. Sağlık Bakanlığı müfettişlerince karne sahiplerinin beyanları alınırken reçetelerdeki ilaçların kutuları hasta sahiplerine gösterilmek suretiyle ilaçları kullanıp kullanmadıkları, bu yönde hastalıkları olup olmadıkları sorulmuş, karne sahipleri ilaçları kullanmadıklarını söylemişlerdir. Normal şartlarda belirli bir rahatsızlığı bulunan ya da bulunmayan hastaların hangi ilacı kullandıklarını bilmelerinin normal olduğu, kullanmadıkları bir ilacın kutusu kendilerine gösterildiğinde okuma yazma bilmeseler dahi ilacı kullanmadıklarını bilebilecekleri, aksinin çokta mümkün olmadığı kanaatine varıldığından müfettiş raporlarında karne sahiplerinin beyanlarına itibar edilmiştir.
Yine aynı şekilde sanıklar müdafıleri kimin ne kadar reçete yazdığı, zararın neye göre ne şekilde tespit edildiği, bu anlamda ilintilendirmenin neye istinaden yapıldığı şeklinde savunma yapmış iseler de, gerek müfettiş raporlarının incelenmesinde, gerek tarafsız bilirkişi heyetinin raporunun incelenmesinde, gerekse zarar miktarını belirleyen belgelere bakıldığında, hangi doktorun kime ne kadarlık reçete yazdığı, yine yazılan bu reçetelerden hangilerinin tahsil edildiği ve miktarının ne kadar olduğu raporlara ekli ödeme emri ve provizyon belgelerinden açıkça anlaşılmakla, bu savunmalarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Sanıklar ve müdafıleri tarafından reçetelerin arkasındaki imzaların reçete sahiplerine ait olup olmadıkları hususunda imza incelemesi yapılması gerektiği yönünde savunmalar ileri sürülmüş ise de, bir kısım reçete sahiplerinin beyanlarında reçetedeki yazılı ilaçları almadıklarını, imzaların kendilerine ait olmadığını açıkça ifade etmeleri, reçete sahipleri ve yakınlarının beyanlarına göre, reçetede yazılı birçok ilaçları almadıklarını ifade etmeleri, gerek müfettiş raporları, gerekse tarafsız bilirkişi raporuna göre, beyan sahibinin hastalıkları ile örtüşmeyen ve aynı hafta ya da ay içerisinde bu hastalıkla uygun olmayacak derecede birden çok reçetenin aynı kişiye yazılmış olması, karne sahiplerinin bizzat kendisi tarafından alındığı gibi yakınları akrabaları ya da aynı kurumda çalışan başkaları tarafından teslim alınması gibi hususlar ile bunun yanında yapılmadığı hâlde kan, idrar tahlili, film ve grafınin yapılmış ve çekilmiş gibi gösterilmesi, bazı hastalara polikliniğe her müracaata bu işlemlerin tamamının yapılması karşısında imza incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir. Sağlık Bakanlığı müfettişleri tarafından yazılan raporda belirtildiği gibi ve karne sahiplerinin reçeteleri incelendiğinde görüleceği üzere doktorlar tarafından gerçeğe uygun olmayacak şekilde yazılan reçetelerdeki ilaç sayısının genelde 10, 14, 20 adet olduğu, ilaçların adedinin fahiş olduğu, gerçekle bağdaşmadığı, hastaların beyan etmiş oldukları rahatsızlıklarla tutarsızlık arz ettiği anlaşılmaktadır.
Suç tarihinden sonra SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı adlı sağlık kurumları Sosyal Güvenlik Kurumu adı altında toplanmış olduğundan her ne kadar iddianamede her bir kurum yönünden sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edilmiş ise de, yargılama devam ederken bu üç kurumun tek çatı altında toplanmış olması nedeni ile mahkememizce (üç ayrı kurum yerine sanıkların lehinde olacak şekilde bu suçların tek kuruma karşı işlendiği dolayısıyla tek suç olarak kabul edildiği, ancak reçetelerin birden fazla yazılmış olması nedeni ile suçun teselsülsen işlendiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar iddianamede suç tarihi olarak 09.03.2006 tarihi ve öncesi yazılı ise de en son yazılan reçetelerin tarihi dikkate alınarak suçların teselsül ettiği görüldüğünden suç tarihinin 2006 yılı olarak kabul edildiği sonucuna varılmakla 765 sayılı TCK yerine teselsül nedeni ile 5237 sayılı TCK uyarınca sanıkların cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
SSK, Emekli Sandığı, Sağlık Bakanlığı, Bağ-Kur ve Milli Eğitim müfettişlerinin hazırlamış oldukları raporlarda, zarar miktarı tespit edilirken reçetelerin tamamı üzerinden kurum zararı bildirilmiş ise de, tarafsız bilirkişilerce hazırlanan raporda, zarar miktarı esas alınırken reçete sahiplerinin beyanına itibar edilerek ilaçları almadığını, doktorları tanımadığım ya da reçetede yazan ilaçları kullanmasını gerektirecek hastalığı bulunmadığını söyleyen vatandaşların suçun sübutu yönünden net, açık ve sarih beyanları dikkate alınarak zarar tespiti yapıldığı...anlaşılmıştır.
Yine kurum müfettişlerince yapılan incelemeye esas reçeteler, sondajlama usulü ile tespit edilen ve eczanelerin ve şahısların evlerinde bulunan karneler üzerinden tespit yapılmıştır. Dönem içerisindeki reçetelerin tamamı incelemeye tabi tutulmamıştır. Oysa o dönemdeki reçetelerin tamamı incelense idi (ki bu durum fiilen mümkün değildir) zarar miktarı ve reçete adedinin çok daha fazla olarak karşımıza çıkacağı bir gerçektir. Kaldı ki, mevcut duruma göre dahi reçete sayısı ve zarar miktarı çok fazla olmakla sanıklar açısından ceza tayin edilirken bu durum dikkate alınarak ve derecelendirme yapılarak (sanıklara verilen ceza miktarlarına bakıldığında bu durum görülecektir) alt sınırdan uzaklaşmak sureti ile ceza verilmiştir. Bunun yanında usulsüz olarak tanzim edilen üzerinde kalem ile oynama yapılan tarihi ve miktarı değiştirilen fakat kurum tarafından ödeme yapılmamış binlerce reçete tespit edilen zarar miktarına dahil edilmemiştir.
Bir kısım karne sahipleri dosyaya sanık sıfatı ile dahil edilmiş ise de, bu sanıkların beyanlarının eczane çalışanları ve eczane sahipleri ile özel poliklinikteki usulsüzlükler ve suçlar açısından tanık beyanı mahiyetinde olduğu mahkememiz tarafından kabul edildiğinden bu beyanlar suçun sübutu açısından diğer delillerle birlikte karara esas alınmıştır.
...
Bir kısım karne sahipleri ile mahkememizde tanık ve sanık olarak dinlenen karne sahipleri hazırlık safhasında Sağlık Bakanlığı müfettişlerine ve C. S.....lığında vermiş oldukları ifadelerinde suça konu reçeteleri yazdırmadıklarını, almadıklarını ve ilaçları kullanmadıklarını söylemişler, bu tanıklardan bir kısmı mahkememizde vermiş oldukları beyanlarında önceki beyanlarına tamamen ters bir şekilde beyanda bulundukları görülmüştür. Yörenin feodal ve mahalli yapısı da dikkate alındığında, tanıkların, sanıkların etkisi ile beyanlarını mahkemede değiştirdikleri kanaatine varıldığından, sağlık müfettişlerince ve C. S.....lığında hukuka uygun bir şekilde alınan ilk beyanlarına itibar edilmiş ve delil olarak kabul edilmiştir.
Karne sahiplerinin beyanından, tedavi evrakından kullanmış oldukları ilaç silsilesi de dikkate alınmak sureti ile gerek polikliniklerde, gerekse sağlık ocaklarında ve hastanede tanzim edilen ve eczanelerce kuruma fatura edilen reçeteler ile karne sahiplerinin hastalıklarının uyumlu olmadığı, tansiyon hastalığı bulunmayan karne sahiplerine tansiyon ilacı yazıldığı, yine mide şikâyeti bulunmayan hastalara mide ilaçlarının yazıldığı, hatta o dönemde hamile olan hastalara kullanmayacakları ilaçların yazıldığı, film ve grafılerin çekilmiş gösterildiği anlaşılmaktadır.
Sanıkların sosyal güvenlik kurumlarına vermiş oldukları zararın yüksek olması, suçun işleniş şekli itibarı ile kasıtlarının yoğunluğu, eczanenin sahipleri açısından eczanede de çalışan diğer sanıklarında suça iştiraklerine göz yummaları suçun, işlenmesinde kurmuş oldukları sist.... işlerliği, rahatlığı ve sahte reçete sayısı hususları dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşmak sureti ile ceza tayinine gidilmiştir.
Karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler karşılaştırıldığında birçok karne sahibi tanık yönünden ve sanık açısından reçetelere yazılan ilaçlarla hastalarda bulunan hastalıkların uyumlu olmadığı, bazen mide rahatsızlığı bulunan hastalara epilepsi ilaçlarının yazıldığı, baş ağrısı şikâyeti ile doktora giden hastalara hemoroid ilaçlarının yazıldığı, karne sahiplerindeki rahatsızlıklarla tedavi evrakının ve ilaç reçetelerinin uyuşmadığı hususlarının tamamı konusunda uzman Sağlık Bakanlığı müfettişleri tarafından tespit edildiğinden bu yönde yeni bir tespit yaptırılmamış, müfettiş raporları ile yetinilmiştir. Zira karne sahiplerinin sayısı dosya içerisindeki tanık ve sanık sayısı dikkate alındığında yeni bir incelemenin gereksiz olacağı kanaatiyle müfettiş raporlarındaki bu yöndeki tespitler mahkememiz tarafından yeterli bulunmuştur" şeklinde,
"Mahkum Olan Sanıklar Yönünden Delillerin Ayrı Ayrı Değerlendirilmesi" başlıklı kısmında;
Sanık ...'le ilgili olarak;
"... (.....Eczanesi): Sanık ...’in .....Eczanesinin gerçek sahibi olduğu, eczacı ..... ile muvazaa ilişkisi içerisinde eczacının diplomasını kullandığı, .....Eczanesinin telefonundan yapılan telefon görüşme kayıtları, eczanede ele geçen yeşil kartlar ve .....Eczanesi tarafından fatura edilen reçetelerin yazılı olduğu karne sahiplerinin beyanlarından anlaşılmıştır. .....Eczanesinden ... ile ...'ın 01.03.2006 tarihinde yapmış olduğu telefon görüşmesi yine aynı tarihte ...'ın ... ile yaptığı telefon görüşmesi ile 16.02.2006 tarihli telefon görüşmesinde karne ve liste konularının görüşüldüğü yeşil kartlar ile pazarlık yapıldığı anlaşılmıştır. Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hazırlamış olduğu rapor ile sonradan alınan zarar tespit raporundan anlaşılacağı üzere sanık ...'in sahibi olduğu .....Eczanesinin kurumlara fatura ettiği 20 adet reçete karşılığında 1.318 Lira kurum zararına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Operasyon tarihinde eczacı .....'nun eczanenin başında olmadığı, GSM operatörlerinden alınan ve operasyon tarihinden 3 ay önce HTS baz istasyonlarından ......... dışında sürekli kaldığı ve görüşme yaptığı anlaşılmakla, eczacı .....'nun ... ile muvazaa ilişkisi içerisinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Yine eczane çalışanlarından ... ve ... hazırlık ifadeleri dikkate alındığında, eczanenin gerçek sahibinin ... olduğu anlaşılmıştır. Zira s.....lıktaki ifadelerinde her iki şahıs açıkça .....Eczanesinin gerçek sahibinin ... olduğunu açıkça ifade etmişlerdir. Yine tanık .... İsmailoğulları’nın .....Eczanesinin gerçek sahibinin ... olarak bildiği yönündeki ifadesi de bu yöndeki kanaatimizi kuvvetlendirmektedir. Yine .....Eczanesinin sahibi ...’in.......Sağlık Polikliniğinden .........ile yapmış olduğu telefon görüşmesi ve .... Eczanesinden ..... ile yapmış olduğu telefon görüşmesi ile .... Eczanesinin gerçek sahibi ... ile yapmış olduğu telefon görüşmelerinden ve sanığın diğer sanıklarla ve eczanelerle yaptığı telefon görüşmelerinin tamamından üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmıştır...
Bilirkişi raporunda eczaneler bölümü kısmında liste halinde isimleri bulunan karne sahiplerinden ...beyanında; oğlu .....'na ait 19.02.2005 tarihli reçetenin eczaneden alınmadığını, ilaçların yazdırılmadığını söylemiş, mahkemede alınan ifadesinde C. S.....lığına ve müfettişlere verdiği ifadeleri doğrulamıştır. Tanık..... sağlık müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; kendisi ve ablası .....'ün mide rahatsızlığı bulunmadığını, ilaçları .........'tan almadığını, .....Eczanesinden hiç ilaç almadığını, yakın olması nedeni ile ilaçları .....'dan aldığını, karne sahibi ..... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu beyanında; kendisine, kızı ......'a ve oğlu .....'a ait olan reçetedelerdeki ilaçları almadıklarını, kullanmadıklarını, reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmiş, mahkememizde alınan ifadesinde ise; sağlık müfettişlerine vermiş olduğu ifadesini doğrulamıştır. Yine Muhammed İkram Müftüoğlu beyanında; .....Eczanesi tarafından fatura edilmiş olan 11.10.2005 tarihli reçetelerin alınmadığını, imzaların da kendisine ait olmadığını beyan etmiş, mahkememizde alınan ifadesinde Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu beyanları doğrulamıştır. Karne sahibi ..... ....oğulları Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; .....Eczanesi tarafından fatura edilmiş olan Doktorlar ... ve ....tarafından düzenlenmiş olan reçetedeki ilaçları almadığını ve kullanmadığını söylemiş mahkememizde alınan ifadesinde ise sağlık müfettişlerine verdiği ifadeleri doğrulamıştır. Yine karne sahiplerinden sanık .... tanık olarak alınan ifadesinde karneyi eczaneye bıraktığını, 15 gün müddetle eczanede kaldığını, bu süre içerisinde sağlık karnesine ilaç yazıldığını söylemiştir.
Yukarıda açıklanan tanık beyanları, bu tanıkları doğrulayan müfettiş raporları, müfettiş raporlarına dayanak teşkil eden reçeteler, tarafsız olarak mahkememiz tarafından alınmış olan bilirkişi kurulu raporu, tüm bunları doğrulayan iletişim tespit tutanakları karşısında sanık ...'in 20 adet sahte reçete tanzim ederek resmî evrakta sahtecilik suçunu doktorlar ..., ..., ..., ..., ... ile birlikte doğrudan doğruya birlikte işleyen sanık sıfatıyla resmî evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiş, sahte reçete sayısının birden fazla olması nedeni ile hakkında teselsül hükümleri uygulanmış, bu sahte reçeteler karşılığında devleti 1.318 Lira zarara uğratması nedeni ile ayrıca kamu kurumunu dolandırıcılık suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiş, yine eylemi birden fazla olmakla, bu suç dolayısıyla da sanık hakkında teselsül hükümleri uygulanarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.",
Sanık ...'le ilgili olarak;
"... (.....Eczanesi): Sanığın, .....Eczanesi gerçek sahibi ...'in kardeşi olduğu, .....Eczanesinde çalıştığı, yukarıda ... hakkında ortaya konan deliller, kayıtlar ve reçeteler dikkate alındığında, ...'in de bu suçların işlenmesinde ...'e suçun işlenmesi sırasında yardım ettiği kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla ... açısından ve .....Eczanesinde işlenen suçlar bakımından yazılan gerekçelerin tamamı, ortaya konan deliller ... için de geçerli olduğundan tekrardan kaçınılmıştır.
Sanık ...'in 30.01.2006 tarihli..... isimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesi, yine 23.02.2006 tarhili telefon görüşmesi ile .... Eczanesinden.....ile yapmış olduğu telefon görüşmelerinin içeriği, kullanılan kelimeler dikkate alındığında sanığın bu suçlara iştirakinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bu görüşmeler içeriğinde sanığın yumurtalar tabirini kullandığı, bu tabirden karnelerin kastedildiği, sanığın sembolik kelimeler kullanarak görüşmesini şifrelemeye çalıştığı anlaşılmıştır.",
Sanık ...'le ilgili olarak;
"... (.....Eczanesi): Sanığın .....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığı... ... ile yapmış olduğu telefon görüşmelerinin içeriğinden, sanığın .....Eczanesinde işlenen suçlar ile ...'in işlemiş olduğu suçlara suçun işlenmesi sırasında yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği kanaatine varılmıştır. Özellikle ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde 5 adet karnenin gönderilmesi hususunun açıkça görüşüldüğü görülmüştür. Yukarıda...sanık ... için yazılmış olan delillerin tamamı ve gerekçeler, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları ve diğer deliller sanık ... için de geçerli kabul edilmiştir.",
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (.....Eczanesi): Sanığın .....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığı, 30.01.2006 tarihli .... Eczanesi ile yapmış olduğu telefon görüşmesi, yine aynı tarihli ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesi, hemşire ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesi,..... Eczanesinden.....ile yaptığı telefon görüşmesi, ....Tıp Merkezi ile yapmış olduğu telefon görüşmesi, yine ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesi ile sanığın diğer görüşme tutanakları dikkate alındığında, .....Eczanesinde işlenen suçlar ile ...'in işlemiş olduğu suçlara suçun işlenmesi sırasında yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği kanaatine varılmıştır. Özelikle ... ve ...'in yapmış olduğu telefon görüşmelerinde 5 adet karnenin gönderilmesi ve karnelere ilaç yazdırılması hususunun açıkça görüşüldüğü anlaşılmıştır. Yukarıda ortaya konan sanık ... için yazılmış olan delillerin tamamı ve gerekçeler, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları ve diğer deliller sanık ... için de geçerli kabul edilmiştir. Sanığın gerek hazırlıktaki ifadesinde gerekse mahkememizdeki savunmasında telefon görüşmeleri ile ilgili savunmaları mantıklı ve tutarlı bulunmadığından itibar edilmemiştir.",
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (.....Eczanesi): Sanığın .....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığı, 14.02.006 tarihli görüşmesi, 13.02.2006 tarihli .... Eczanesinden ...ile yapmış olduğu telefon görüşmesi ve 06.02.2006 tarihli, 03.02.2006 tarihli görüşmesi ile 01.03.2006 tarihli görüşmeleri ve bu görüşmelerin içeriğinden, sanığın .....Eczanesinde işlenen suçlar ile ...'in işlemiş olduğu suçlara suçun işlenmesi sırasında yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda sard edilen sanık ... için yazılmış olan delillerin tamamı ve gerekçeler, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları ve diğer deliller sanık ... içinde geçerli kabul edilmiştir.",
Sanık ...'le ilgili olarak;
"... (Ürün Eczanesi):.... Eczanesinin diplomalı sahibinin Nurhan Ünlü olduğu, Nurhan Ünlü'nün eczanede sadece diplomasını kullandırdığı, muvazaa ilişkisi içinde çalıştığı, operasyon tarihinde eczanede bulunmadığı, GSM operatörlerinden alınan kayıtlarda M.... ilindeki baz istasyonlarından görüşme yaptığı, dolayısıyla eczanenin başında bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar.... Eczanesi tarafından Hedef Ecza Deposuna verilen imzalar ..... .....'a ait ise de, eczanede çalışan sanık ...'ün sanık doktorlar ..., ..., ..., ... ve ... ile irtibatı sağlayarak sahte reçete tanzimi ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarında sanık doktorlara yardım etmek suretiyle suça iştirak ettiği kanaatine varılmıştır. Sanığın 23.01.2006 tarihinde.....Polikliniğinden ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde karne sayılarının açıkça belirtildiği, hatta bu karnelere yazdırma karşılığında para verildiğinin belirtildiği, görüşmelerin içeriğinden sanığın.... Eczanesince kurumlara fatura edilen ve ödenen 18 reçete karşılığında 1.624 Lira olmak üzere zarara sebebiyet verdiği, müfettiş raporları, karne sahiplerinin beyanları, tanık beyanları ile raporlardan anlaşılmıştır..... Eczanesinde yapılan arama neticesinde 32 adet kupürü kesilmiş ilaç bulunduğu, bu ilaçların sahte reçetelere iliştirilen kupürleri kesilmiş ilaçlar olduğu kanaatine varılmıştır...tanık .... ..... beyanında; oğlu ..... ve kendisine ait reçetelerdeki ilaçları.... Eczanesinden alıp kullanmadığını, imzaların da kendisine ait olmadığını söylemiştir. Tanık .... beyanında; reçetelerdeki ilaçları doktorlara yazdırmadığını, reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını söylemiştir. Karne sahiplerinden tanık .... .... beyanında;.... Eczanesi tarafından fatura edilen ilaçlan alıp kullanmadığını, kendisinde tansiyon hastalığı olup olmadığını bilmediğini, reçete arkasında olan imzaların kendisine ve ailesine ait olmadığını söylemiştir. Karne sahibi ..... beyanında;.... Eczanesi tarafından fatura edilen ilaçları kendisinin almadığını, imzaların da abisi .... .....'ya ait olmadığını söylemiştir. Karne sahibi Tanık .... ..... sağlık müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde;.... Eczanesinden kendisine ait olduğu belirtilen ilaçları yazdırmadığını, almadığını ve kullanmadığını söylemiştir. Tanık ..... beyanında; Sağlık Bakanlığı müfettişlerine verdiği ifadeyi doğrulayarak, kendisi ve annesi hakkında tanzim edilen bir kısım reçetelerin doğru olmadığını, ilaçları almadıklarını, kullanmadıklarını söylemiştir. Yukarıda beyanları yazılan tanıklar, reçeteler, raporlar, iletişim tespit tutanakları ve toplanan delillerin tamamından sanık ...'ün üzerine atılı resmî evrak tanzim etmek ve kamu kurumunu dolandırmak suçlarına yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği kanaatine varılmakla, cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Reçete sayısı dikkate alındığında suçun teselsülen işlendiği anlaşılmaktadır.",
Sanık ...'le ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi):..... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olan eczacı ...'in kurumlara fatura ettiği ve ödemesi yapılan 240 adet sahte reçete karşılığında 11.263 Lira zarara sebebiyet verdiği, sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik suçu ile dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu toplanan deliller, müfettiş raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Reçete sayısı dikkate alındığında suçun teselsülen işlendiği kanaatine varılmıştır. Eczacı ...'in..... Eczanesi bünyesinde işlenen bütün suçların mesulü olduğu ve sorumlu bulunduğu ve eczane bünyesinde çalışan diğer sanıkların da eczacı ...'e bu suçların işlenmesinde yardımcı oldukları kanaatine varılmıştır...... Eczanesinin 312 .... numaralı sabit telefonundan yapılan çok sayıda telefon görüşmesi de, sanığın bu suçları işlediğine dair mühim delillerdendir. Bizzat eczacı ....'in 27.01.2006 tarihinde doktor ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde sanığın doktor ...'e hitaben 'benim bugün 14 tane var, 14'de aradan çıkartırsan çok sevineceğim' şeklindeki beyanlarının 14 adet karneye ilaç yazdırılmasına ilişkin olduğu kanaatine varılmıştır. Yine eczane çalışanlarından sanıklar ..., ... ve ...’nin yapmış oldukları telefon görüşmelerinde..... Eczanesine borcu bulunan şahısların, karne sahiplerinin ve diğer kamu görevlilerinin borçlarının kapatılması için sevk getirilmesi, karnelerin bırakılması konularının görüşüldüğü, açıkça gerçeğe uygun olmayan reçete tanzim edildiği, ...karne alışverişinin yapıldığı, görüşmelerin tamamından sanık ...'in üzerine atılı suçlan işlediği kanaatine varılmıştır. Sanık eczacı ...'in .........'ta çalışan doktorlar ..., ..., ..., ..., ..., ...'le işbirliği hâlinde doğrudan birlikte işleyen sıfatı ile resmî evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını irtikap ettiği anlaşılmıştır.
...Karneleri kullanılarak sahte reçete tanzim edilen karne sahiplerinden ..... sağlık müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; doktor ... tarafından eşi .....'e ve kızı.....'e yazılan reçeteleri eczaneden almadığını ve kullanmadığını söylemiştir. Her ne kadar tanık mahkemede alınan ifadesini değiştirmiş ise de, yukarıda izah edildiği şekilde sanıkların yönlendirmesi ile beyanlarını değiştirdiği anlaşılmıştır. Yine karne sahiplerinden tanık ..... sağlık müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; yüksek tansiyon rahatsızlığı bulunmadığını,..... Eczanesi tarafından fatura edilen ilaçları alıp kullanmadığını, reçetelerin arkasındaki imzaların da kendisine ait olmadığını söylemiştir. Karne sahiplerinden ..... sağlık müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; kendisi ve eşine ait hipertansiyonla ilgili Doktor ... tarafından yazılmış olan ilaçları alıp kullanmadığını, kendisinde ve eşinde tansiyon rahatsızlığı bulunmadığını o dönem eşinin 8,5 aylık hamile olduğunu, yüksek tansiyon ilacı kullanamayacağını söylemiştir. Mahkememizde sehven ismi zapta ..... olarak geçen tanık, önceki beyanlarını doğrulamıştır. Yine karne sahiplerinden ...... sağlık müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; ... tarafından tanzim edilmiş olan ilacı alıp kullanmadığını, doktor ...'a ilaç yazdırmadığını, sağlık ocağına hiç gitmediğini ve reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını söylemiştir. Yine karne sahiplerinden ..... sağlık müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde;..... Eczanesi tarafından fatura edilen reçetelerdeki ilaçları alıp kullanmadığını, sağlık karnesinin..... Eczanesinde uzun süre kaldığını beyan etmiştir. Yine karne sahiplerinden ..... sağlık müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; kendisine, eşi.....'na ve oğlu ....'na ait Doktor ..., doktor ..., doktor ..., doktor ... tarafından tanzim edilen reçetelerdeki ilaçları almadıklarını ve kullanmadıklarını, imzaların da kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Tanık mahkememizde alınan ifadesinde önceki beyanlarını doğrulamıştır. Yine karne sahiplerinden Melek Yılmaz sağlık müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; karnesinde yazılı bir kısım reçetedeki ilaçları alıp kullanmadığını, imzaların kendisine ait olmadığını söylemiştir. Tanık her ne kadar mahkememizdeki ifadesinde beyanını değiştirmiş ise de, önceki beyanına itibar edilerek delil olarak değerlendirilmiştir. Yine karne sahiplerinden .... .... C. S.....lığına vermiş olduğu ifadesinde; hipertansiyon, kabızlık ve mide bulantı rahatsızlığı bulunmadığını, bu hastalıklar ile ilgili ilaçları almadığı gibi spazm çözücü ilacı da almadığını, sağlık karnesini..... Eczanesine verdiğini söylemiştir. Bütün bunlarla birlikte karne sahiplerinden.............’ın sağlık karnelerine doktorlar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından gerçeğe uygun olmayan reçete tanzim edildiği, karne sahiplerinin hastalıkları ile reçetedeki ilaçların uyum göstermediği, karne sahiplerinin beyanından reçetelerin tamamının veya kısmen yazılı olan ilaçları alıp kullanmadıkları, reçetelerin arkasındaki imzalarında kendilerine ait olmadıklarını söylemişlerdir.Yukarıda karne sahiplerinin beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanık ... in müsnet suçu işlediği kanaatine varılmıştır. Sanığın sosyal güvenlik kuramlarına vermiş olduğu zararın yüksek olması, suçun işleniş şekli itibarı ile kastının yoğun bulunması, eczanenin sahibi ve mesul müdürü olmasına rağmen eczanede çalışan diğer sanıkların da suça iştirakine göz yumması, suçun işlenmesinde kurmuş oldukları sist.... işlerliği, rahatlığı ve sahte reçete sayısı hususları dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşmak sureti ile ceza tayinine gidilmiştir.",
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi): Sanığın,..... Eczanesinde kalfa olarak çalıştığı, eczanede eczacı ...'in işlemiş olduğu suçlara yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği toplanan delillerden anlaşılmıştır. Yukarıda ortaya konan sanık ... için yazılmış olan delillerin tamamı ve gerekçeler, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları ve diğer deliller sanık ... için de geçerli kabul edilmiştir. Sanığın 18.01.2006 tarihinde, 27.02.2006 tarihinde, 10.02.2006 tarihinde, 02.02.2006 tarihinde, 16.02.2005 tarihinde yapmış olduğu telefon görüşmeleri ile ve görüşme tutanaklarına yansıyan diğer telefon görüşmelerinden anlaşılacağı üzere sanığın üzerine atılı suçlar sübut bulmuştur. Bu telefon görüşmelerinde eczaneden kozmetik malzemesi, parfüm vb.....ler alarak borçlanan karne sahiplerinden borcunu kapatmak için sevk kâğıdı ya da karne getirilmesinin istendiği, açık açık bu mevzuların görüşüldüğü anlaşılmaktadır. Sanığın gerek hazırlıktaki ifadesinde, gerekse mahkememizdeki savunmasında telefon görüşmeleri ile ilgili savunmaları mantıklı ve tutarlı bulunmadığından itibar edilmemiştir. ...Verilen zararın çokluğu sanığın suç işleme yönündeki kastının yoğunluğu, eczanenin kendi içerisinde ve doktorlarla birlikte kurmuş oldukları sist.... işleyişindeki rahatlık, sanığın bu sisteme gösterdiği uyum ve karne sayısı dikkate alındığında suçun işleniş şekli itibarı ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinine gidilmiştir.",
Sanık ...'le ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi): Sanığın..... Eczanesinde kalfa olarak çalıştığı, eczanede eczacı ...'in işlemiş olduğu suçlara yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği toplanan delillerden anlaşılmıştır. Yukarıda ortaya konan sanık ... için yazılmış olan delillerin tamamı ve gerekçeler, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları ve diğer deliller sanık ... içinde geçerli kabul edilmiştir. Sanığın 10.02.2006 tarihinde, 24.01.2006 tarihinde, 28.02.2006 tarihinde, 17.02.2006 tarihinde, 25.01.2006 tarihinde, 10.02.2006 tarihinde yapmış olduğu telefon görüşmeleri ile ve görüşme tutanaklarına yansıyan diğer telefon görüşmelerinden anlaşılacağı üzere sanık üzerine atılı suçları işlemiştir. Bu telefon görüşmelerinde eczaneden kozmetik malzemesi, parfüm vb.....ler alarak borçlanan karne sahiplerini borcunu kapatmak için sevk kağıdı ya da karne getirilmesini istendiği açık açık bu mevzuların görüşüldüğü anlaşılmaktadır. Özellikle 25.01.2006 tarihinde yapmış olduğu telefon görüşmesinde karne mevzularının açıkça konuşulduğu, 10.02.2006 tarihli görüşmesinde karne bırakılacağının söylendiği, 23.01.2006 tarihinde ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde küpürleri alınmış ilaçların kutuda bekletildiği, 25-30 tane karne getirmesini söylediği, bu beyanların suçlamaları doğruladığı anlaşılmıştır. Sanığın gerek hazırlıktaki ifadesinde, gerekse mahkememizdeki savunmasında telefon görüşmeleri ile ilgili savunmaları mantıklı ve tutarlı bulunmadığından itibar edilmemiştir.Toplanan delillerin tamamında, karne sahiplerinin beyanları ve telefon görüşme kayıtlarında sanık ...'in üzerine atılı resmi evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırmak suçlarının sübut bulunduğu kanaatine varılmıştır. Verilen zararın çokluğu, sanığın suç işleme yönündeki kastının yoğunluğu, eczanenin kendi içerisinde ve doktorlarla birlikte kurmuş oldukları sist.... işleyişindeki rahatlık, sanığın bu sisteme gösterdiği uyum ve karne sayısı dikkate alındığında suçun işleniş şekli itibarı ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinine gidilmiştir.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi): Sanığın..... Eczanesinde işçi olarak çalıştığı, eczanede eczacı ...'in işlemiş olduğu suçlara yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği toplanan delillerden anlaşılmıştır. Yukarıda ortaya konan sanık ... için yazılmış olan delillerin tamamı ve gerekçeler, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları ve diğer deliller sanık ... içinde geçerli kabul edildiğinden yukarıda yazılan delillerin tekrarından kaçınılmıştır. Sanığın 23.01.2006 tarihinde, 27.02.2006 tarihinde, 28.02.2006 tarihinde yapmış olduğu telefon görüşmeleri ile ve görüşme tutanaklarına yansıyan diğer telefon görüşmelerinden anlaşılacağı üzere sanığın üzerine atılı suçlar sübut bulmuştur. Bu telefon görüşmelerinde eczaneden kozmetik malzemesi, parfüm vb.....ler alarak borçlanan karne sahiplerinin borcunu kapatmak için sevk kağıdı ya da karne getirilmesinin istendiği açık açık bu mevzuların görüşüldüğü anlaşılmaktadır. Özellikle 23.01.2006 tarihinde M......... ile vapmış olduğu telefon görüşmesinde küpürleri alınmış ilaçların kutuda bekletildiği, 25-30 tane karne getirmesini istediği, bu beyanların suçlamaları doğruladığı anlaşılmıştır. Sanığın gerek hazırlıktaki ifadesinde gerekse mahkememizdeki savunmasında telefon görüşmeleri ile ilgili savunmaları mantıklı ve tutarlı bulunmadığından itibar edilmemiştir. Toplanan delillerin tamamında, karne sahiplerinin beyanları ve telefon görüşme kayıtlarında sanık ... nin üzerine atılı resmi evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırmak suçlarının sübut bulunduğu kanaatine varılmıştır. Verilen zararın çokluğu sanığın suç işleme yönündeki kastının yoğunluğu, eczanenin kendi içerisinde ve doktorlarla birlikte kurmuş oldukları sist.... işleyişindeki rahatlık, sanığın bu sisteme gösterdiği uyum ve karne sayısı dikkate alındığında suçun işleniş şekli itibarı ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinine gidilmiştir.",
Sanık ...'le ilgili olarak;
"... (Halk Polikliniği): Sanığın Özel.....Polikliniğinin gizli ortağı olduğu, dolayısıyla Özel.....Polikliniği bünyesinde işlenen suçlardan doğrudan beraber işleyen sıfatı ile sorumlu bulunduğu kanaatine varılmıştır. Doktor ..., hemşire ...., ebe .... ifadelerinde.....Polikliniğinin sahibinin ... ve ... olduğunu, bu polikliniği birlikte işlettiklerini söylemişlerdir. Doktor .... beyanında doktor ...'ın ... ile birlikte.....Polikliniğini ortak olarak açmayı düşündüklerini, daha sonra ile anlaşamadıklarını,'in bu poliklinikte part time olarak ücretli çalıştığını söylemiştir. 1 Nolu Sağlık Ocağı doktoru ... ise mahkememizde doğruladığı hazırlık safhasındaki ifadesinde;.....Polikliniğinin ... ile ...'e ait olduğunu, reçetelerin eczane çalışanları tarafından getirilen sağlık karnesine hasta görülmeden yazıldığını, eczaneler tarafından pratisyen hekimlere reçete başına 10 Lira verildiğini beyan etmiştir. ......... Devlet Hastanesinde ambulans şoförü olarak çalışan ...'in muvazaalı olarak.....Polikliniğini ... ile birlikte işlettikleri, gerek tanık ve sanık beyanlarından, gerekse sanığın tutanaklara yansıyan telefon görüşme içeriğinden anlaşılmıştır. Sanık ...'in YİBO'da görevli ...... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde öğrencilerin.....Polikliniğine getirilmesi hususunun görüşüldüğü, sanığın.....Polikliniğin sahibi gibi hareket ettiği ve tanık olarak mahkememizde dinlenen YİBO öğrencilerinin karnelerine gerçeğe aykırı olarak reçete tanzim ettirdiği, tahlil, tetkik ve film gibi işlemlerin yaptırıldığı anlaşılmıştır....Sanığın İl Sağlık Müdürlüğünden.... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde ilçede çalışan diğer kadın .....m uzmanı ....'un aldırılarak, ...'i korumak istemesi de sanığın ... ile ortak olduğunu söyleyen beyanları doğrulamaktadır......Polikliniğinde çalışan ..., ....'in gerek birbirleri ile yapmış oldukları telefon görüşmeleri ve gerekse ....Eczanesi, .... Eczanesi, .....Eczanesi, ....Eczanesi, .... Eczanesi ile yapmış oldukları harici telefon görüşmelerinden karne getirilip götürülmesi, reçete yazılması hususlarının açıkça görüşüldüğü anlaşılmaktadır......Polikliniğinin faaliyete geçmeden önce Özel .....Polikliniğini olarak tabelaların yazıldığı, ancak bu levhalardaki .....yazısının sonradan silinerek değiştirilmesi de sanık ...'in polikliniğine ortak olduğunu gösteren delillerdendir...Mahkememizde tanık olarak dinlenen YİBO öğrencilerinden .... .... diğer tanık olarak dinlenen YİBO ve PİO öğrencileri kendileri için yapılan tahlil, tetkik, film ve grafileri yaptırmadıklarını veya kısmen yaptırdıklarını söylemişlerdir. Zarar hesabına dahil edilmese dahi resmi evrakta sahtecilik suçu açısından tanıkların bu beyanları da sanığın atılı suçu işlediğini göstermektedir. Yine sanığın eczacı ... ve ... ile yapmış olduğu 01.03.2006 tarihli telefon görüşmelerinde 14 tane bırakıldığı, 7 tanesinin yapılmadan geldiği, sanığın 25 tane göndermek istediği, bu konuşmalarda geçen adedin karne sayısı olduğu açıka anlaşılmaktadır. Yine sanığın poliklinikte bu dönemde çalışan doktor Vyesel Korkmaz ile yaptığı görüşmede aralarında geçen karne yazdırılması hususu da mahkememizin dayandığı delillerdendir. Sanık Doktor ...'un.....Polikliniğinde resmi olarak çlaşıtığı,.....Polikliniği bünyesinde sanık ...'un gerçeğe aykırı olarak tanzim ettiği 17 adet sahte reçete karşılığında 508 Lira kamu kurumunu dolandırmak sureti ile işlemiş olduğu suça sanık ...'in de doğrudan beraber işleyen sıfatı ile katıldığı mahkememizin kabulüdür. Devlet Hastanesinde sevk yaptırarak poliklinikte muayene olan tanık ... beyanında; özel polikliniğe hiç gitmediğini, işlem yaptırmadığını, sevkinin.....Polikliniğinin kayıtlarına nasıl girdiğini bilmediğini, fatura edilen reçeteyi bilmediğini, kan tahlili yaptırmadığını, akciğer grafisi çektirmediğini söylemiştir. Devlet Hastanesinde sevk yaptırarak polikilinikte muayene olan tanık.... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu iifadesinde;.....Polikliniğinde bir kez muayene olduğunu, tetkik ve tahlil yaptırmadığını, oğlu ....'ın ayağını burkması sebebiyle bir kez film çekildiğini, bunun haricinde film çekilmediğini, poliklinikçe yapıldığı gösterilen kan, idrar, EKG, akciğer grafisi, enjeksiyon, lavman, mide yıkama, yara pansuman işlemlerini yaptırmadığını söylemiş, bu beyanlarını mahkememizde doğrulamıştır. Devlet Hastanesinde sevk yaptırarak poliklinikte muayene olan tanık .... Gürler Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde;.....Polikliniği tarafından gösterilen ve fatura yapılan işlemleri hemogram dışındakilerin, kan tahlillerinin, idrar tahlilleri ile 6 adet enjeksiyonun gerçek dışı olduğunu söylemiş olup mahkememizde önceki beyanlarını doğlumaşıtır. Devlet Hastanesinde sevk yaptırarak poliklinikte muayene olan tanık..... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; lavman, mide yıkama, yara pansuman işlemleri yaptırmadığını beyan etmiş, bu beyanını mahkememizde doğrulamıştır. Devlet Hastanesinde sevk yaptırarak poliklinikte muayene olan tanık..... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde;.....Polikliniğinde sadece bir defa muayene olduğunu, kan tahlilinin yapılmadığın, röntgen çekilmediğini, IM ve IV enjeksiyonlarının yapılmadığını söylemiş, bu beyanını mahkememizde doğrulamıştır. Yine sevk sahiplerinden.... ...., ......'nın gerek Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadelerenide gerekse mahkememizde tanık olarak vermiş oldukları ifadelerinde.....Polikliniğine gitmediklerini, gidenler ise kuruma fatura edilen bir kısım işlemleri yaptırmadıklarını beyan etmişler ve bu beyanlarını mahkememizde doğrulamışlardır.
Yukarıda izah edildiği şekilde...tanık beyanlarından, müfettiş raporları ile mahkememizce alınan raporlar ve telefon görüşmelerinin tamamından, sanığın sahibi olduğu.....Polikliniğinde yapılmadığı hâlde bazı işlemleri yapılmış gibi gösterdiği, üzerine atılı resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu Doktor ... ve ... ile birlikte doğrudan beraber işlediği kanaatine varılmakla, cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Sanık ...'le ilgili olarak;
"...: Sanığın, Devlet Hastanesinde kadın .....m uzmanı olarak çalşıtığı...sanık ... ile birlikte.....Polikliniğine gayri resmi olarak ortak olduğu, yüzde 25 oranındaki hissenin kendisine ait olduğu, dolayısıyla.....Polikliniğinin nezdinde işlenen suçlardan doğrudan doğruya beraber işleyen sıfatı ile sorumlu olduğu, sanık ... ve sanık ...'in.....Polikliniğinde işlemiş oldukları suçlara iştirak ettiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca bilirkişi raporunda ortaya konduğu şekilde ödemeleri yapılan ve zarar miktarına dahil edilen 21 adet reçetenin gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiği, bu reçetelerden 1 tanesi .... Eczanesi, 1 tanesi .....Eczanesi, 2 tanesi .... Eczanesi, 12 tanesi ....Eczanesi, 1 tanesi .... Eczanesi, 1 tanesi de.....Polikliniği tarafından fatura edildiği, bu reçeteler mukabilinde 1.927 Lira sosyal güvenlik kurumunun zararına sebebiyet verdiği toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Karne sahiplerinden dosyada sanık olarak bulunan ve sanık ... açısından beyanı tanık mahiyetinde olan ..... s.....lıkta vermiş olduğu ifadesinde, doktor ...’i ve doktor ...’ı tanımadığını, kendilerine hiç muayene olmadığını, sağlık ocağında hiç muayene olmadığını ve kadın hastalığının olmadığını beyan etmiş, mahkememizdeki ifadelerinde beyanlarını doğrulamıştır. Karne sahiplerinden dosyada sanık olarak bulunan ve sanık ... açısından beyanı tanık mahiyetinde olan ... hazırlıkta vermiş olduğu ifadesinde; doktor ... tarafından tanzim edilen reçetedeki ilaçları alıp kullanmadığını, sağlık karnesini ....Eczanesine bıraktığını, karnesinin ....Eczanesinde uzun süre kaldığını söylemiş, mahkememizde alınan ifadesinde ise bu beyanını doğrulamıştır. Yine karne sahiplerinden ...., 1 ve 2 Nolu Sağlık Ocaklarına hiç gitmediğini ve doktor ...'e hiç muayene olmadığını beyan etmiş, bu beyanını mahkememizdeki ifadesinde doğrulamıştır. ....'ın sağlık karnesi incelendiğinde, karnenin 5. sayfasındaki reçetenin ... tarafından tanzim edildiği anlaşılmıştır. Karne sahiplerinden .... beyanında; kadın .....m uzmanı ....'a muayene olduğunu, sonrasında karnesini .... Eczanesine bıraktığını, karnesini aldığı zaman ... tarafından reçete tanzim edildiğini gördüğünü, doktor ....'un kendisini uyardığını, ...'e muayene olmadığını ifade etmiştir. ... tanık.... İldirin Kaya hazırlıkta vermiş olduğu ifadesinde; doktor ...'in tedavi usulünü beğenmediğini, bu nedenle 2005-2006 yıllarında ona muayene olmadığını, ilaç yazdırmadığını, kendisinin bilgisi dışında reçete tanzim edildiğini söylemiş ve bu beyanını mahkemede doğrulamıştır. Yine karne sahiplerinden ....... beyanlarında ...'e muayene olmadıklarını, yazılan ilaçları alıp kullanmadıklarını, reçetelerin arkasındaki imzaların kendilerine ait olmadığını, karnelerini eczaneye bıraktıklarını beyan etmişlerdir....Tanık olarak dinlenen karne sahiplerinin beyanlarından, müfettiş raporlarından, bilirkişi raporlarından ve toplanan tüm delillerden sanık ...'in eczanelerle anlaşmalı olarak ve gerçeğe uygun olmayan reçete tanzim ederek sahtecilik suçunu işleyip kamu kurumunu dolandırdığı yine.....Polikliniğinin ortağı olması sebebi ile bu poliklinikte işlenen suçlardan doğrudan işleyen sıfatıyla sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Her iki suçun teselsülen işlendiği anlaşılmakla cezaların arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (Halk Polikliniği): Sanığın.....Polikliniğinin mesul müdürü ve yüzde elli resmi hissedarı olduğu,.....Polikliniği bünyesinde işlenen suçlar bakımından sanığın sorumlu olduğu, yukarıda isimleri sayılan YİBO öğrencileriyle alakalı tahlil, tetkik, röntgen ve grafılerin gerçeğe uygun olmayacak şekilde yapılmış gösterilmesi suçlarından sorumlu olduğu gibi, yukarıda sanık ...'in gerekçesinde isimleri ve beyanları geçen ............ hakkında sahte sevk tanzim ederek reçete yazdığı, yine bu sevk sahipleri hakkında gerçeğe uygun olmayan tahlil, tetkik, grafı ve enjeksiyon vb. işlemleri yapmış gibi göstererek üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik suçunu işleyerek, kamu kurumunu 508 Lira dolandırdığı kanaatine varılmıştır. Doktor ...'in 16.02.2006 tarihinde elinde sağlık karneleri ile birlikte ...'a gittiği, 5 adet sağlık karnesinin ...'un masasına bırakılarak ilaç yazdırıldığı, bu durumun polis takibi ile tespit edildiği anlaşılmakla, sanığın bu karne sahiplerinin karnelerine gerçeğe uygun olmayan reçete tanzim ettiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında tanık beyanları, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik suçu ile dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ...'le ilgili olarak;
"... (Halk Polikliniği): Sanığın ..............Polikliniğinde çalıştığı, polikliniğin gizli ortağı ...'in akrabası olduğu, sanıklar ..., ... ve ...'in.....Polikliniği bünyesinde işlemiş oldukları suçlara, sanığın da yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği kanaatine varılmakla, yukarıda sanıklar ..., ... ve ... için yazılan gerekçe ve deliller sanık ... için de geçerli kabul edilmiştir. Yine aynı poliklinikte çalışan .... ile 23.01.2006 tarihinde yapmış olduğu telefon görüşmesinde protokol alınması hususları ile ....'ın 20 ile 30 adet olarak söylediği sözlerin karne sayısını ifade ettiği telefon tespit tutanaklarından anlaşılmıştır. Yine sanığın ....'e çekmiş olduğu 02.02.2006 tarihli SMS mesajında, 'evde karne yok et' şeklindeki mesajdan da sanıkların karneleri evde depoladıkları, eve götürdükleri anlaşılmıştır. Sanığın ... adına kayıtlı olan telefonu kullandığı iletişim tespit tutanaklarından ve kayıtlardan anlaşılmıştır. Sanığın görüşme kayıtlarının kendisine ait olmadığını iddia etmesi karşısında Ankara Kriminal Müdürlüğünden rapor alınmış, alınan raporda ses kayıtlarının ...'e ait olmasının mümkün olduğu bildirilmiştir.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını yardım sıfatı ile işlediği ve suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezalandırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
"... (Halk Polikliniği): Sanığın .........Polikliniğinde laborant olarak çalıştığı, sanıklar ..., ... ve ...'in.....Polikliniği bünyesinde işlemiş oldukları suçlara, sanığın da yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği anlaşılmakla, yukarıda sanıklar ..., ... ve ... için yazılan gerekçe ve deliller sanık için de geçerlidir. Sanığın 23.01.2006 tarihinde.... Eczanesinden ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde 25-26-30 adetlerle ifade edilen şeylerin, karne olduğunun anlaşıldığı, karne yazdırılması hususlarının görüşüldüğü, bu telefon görüşmesinden sanığın.....Polikliniği nezdinde işlenen suçlara iştirak ettiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını yardım sıfatı ile işlediği ve suçun teselsülen işlediği görülmekle cezalandırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ...'le ilgili olarak;
"... (....Polikiliniği): Sanığın ......... Özel ....Polikliniğinin yüzde 35 hisse oranında ortağı olduğu, aynı zamanda ....Polikliniğinde çalıştığı, ....Polikliniğinin gizli ortağı olarak kabul edilen ... ile birlikte, tarafsız bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde 1.526 adet sevk kâğıdını fotokopi ile çoğaltmak sureti ile yapılmayan tahlil, tetkik, film, grafi vb. işlemleri yapmış gibi göstererek resmî evrakta sahtecilik suçunu işlediği ve kamu kurumunu 43.512 Lira zarara uğrattığı anlaşılmakla cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Yine sanığın..... Eczanesi tarafından fatura edilen .... ....'a ait karneye 7 adet sahte reçete tanzim ettiği, ....Eczanesi tarafından fatura edilen yine .... ....'a ait 1 adet sahte reçete tanzim ettiği, yine .....Eczanesi tarafından fatura edilen ...., ... ve ....'e ait sağlık karnelerinde 33 adet sahte reçete tanzim ettiği, yine.....Eczanesi tarafından fatura edilen karne sahipleri ..... .'un sağlık karnelerinde 3 adet gerçeğe aykırı reçete tanzim ettiği, .... Eczanesi tarafından fatura edilen .... ....'a ait 1 adet sahte reçete tanzim ettiği,.... Eczanesi tarafından fatura edilen karne sahibi ....'un karnesine 1 adet sahte reçete tanzim ederek, sanık eczacılar ile birlikte ortak hareket ederek atılı suçları işlediği, sanığın bu suçlarının ....Polikliniğinde işlediği suçların yanında ayrı olarak değerlendirmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Hastaların bilgisi dışında yapılmayan tıbbi tahlil ve diğer işlemlerden, tıbben mümkün olamayacağı hâlde yapıldığı, 2. basamak sağlık kuruluşlarına sevk durumunda dahi tahlil ve tetkik ücreti dahil edildiği anlaşılmaktadır. .... İlköğretim Okulu öğretmeni .....beyanında; 16.10.2005 tarihinde ...'e muayene olmadığını, ilaç yazdırıp,..... Eczanesinden almadığını .......Polikliniği tarafından fatura edilen tahlil ve tetkikleri yaptırmadığını beyan etmiştir. Yine öğretmenler ...... kendileri adına yapılmış olan tahlil, tetkik vb. işlemleri yaptırmadıklarını, belgelerin gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiğini söylemişlerdir.
Emekli Sandığı müfettişlerinin düzenlemiş oldukları rapordan da anlaşılacağı üzere sanık ...,.... ve .... adına düzenlenen reçeteler 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine tıbbi açıdan inceletilmiş, müfettişler tarafından inceleme talebinde adı geçen şahısların bu kadar çok ilacı kullanıp kullanamayacakları, aynı antibiyotiğin tekrar tekrar yazılmasının, aynı reçetede birden fazla antibiyotik bulunmasının yerinde olup olmadığının karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklar ile listedeki ilaçların tutarlı olup olmadığı sorulmuş, 3 kişilik uzman doktor heyetine yaptırılan bu inceleme neticesinde .... adına 2004 ve 2005 yıllarında 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 reçete yazıldığı, .... adına aynı dönemde 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete yazıldığı, ... adına 202 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 40 reçete yazıldığı, reçeteler incelendiğinde bir kişinin bu kadar fazla sayıda enfeksiyon geçirmesi, sürekli antibiyotik kullanmasının mümkün olmadığı, aynı ilacın sürekli kullanımının yerinde olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklarla reçetedeki tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu tespit edilmiş ve bu rapor müfettiş raporlarına eklenmiştir.(17.10.2007 tarihli rapor, Ek-4 Sayfa 7) Sanıkların reçeteleri incelendiğinde aynı reçeteye 10, 14, 20 sayıda aynı ilacın yazıldığı görülmüştür.
Yine YİBO öğrencilerinden 2005 yılı içerisinde ....Polikliniğine sevki yapılan öğrenciler hakkında yapılmış gibi gösterilen tahlil, tetkik, enjeksiyon vb. gibi işlemlerin gerçeğe uygun olmadığı, yaptırılmadığı, mahkememizde tanık olarak dinlenen YİBO öğrencileri tarafından ifade edilmiştir. Yine o dönemde ......... ilçesinde hekim olarak görev yapan doktor ... mahkememizde de doğruladığı ifadesinde sağlık karnelerini hastaları göremeden kendisine getirdiklerini, 30-40 defa ilaç yazdıklarını, hastaları muayene etmeden ilaç yazdıklarını, 2 ay boyunca ....Polikliniğinde çalıştığı dönemde yapılmaması gereken tahlillerin yapılmış şekilde gösterilerek faturaların şişirildiğini, bu durumun kendisini vicdanen rahatsız ettiğini, ....Polikliniğinden ayrılmasından sonra Emekli Sandığı karnelerine bakıldığında 5-10 gün aralıkla ilaç yazdırıldığını, pratisyen hekimlere reçete yazılması için reçete başı 10 Lira verildiğini, doktorların bazen bu reçeteleri evlerine götürerek yazdıklarını söylemiş, sanığın bu beyanları diğer delillerle birlikte ele alındığında iddiaları doğrulayıcı bulunmuştur.
2004-2005 ve 2006 yılında.....Polikliniği açılana kadar YİBO öğrencilerinin Özel ....polikliniğine götürüldüğü ve bu öğrenciler için doktor ...'in tahlil, tetkik, film ve grafileri yapılmış gibi göstererek sahte belge tanzim ettiği anlaşılmıştır. Milli Eğitim müfettişleri tarafından yapılan inceleme neticesinde YİBO ve PİO öğrencilerine ait tedavi evrakı incelenmiş, bu inceleme neticesinde gerçeğe uygun olmayan belgelerin tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Yine öğretmen....... memurlar ...... beyanlarında ....Polikliniğine gitmediklerini, gidenlerin ise yapılmış gibi gösterilen birçok işlemleri yaptırmadıklarını, yapılan işlemler ile beyan sahiplerinin hastalıklarının uyumlu olmadığı, tedavi evrakının gerçeğe uymayacak şekilde tanzim edildiği anlaşılmıştır.
....Polikliniğinde tanzim edilen sahte evrak sayısının fazla olması, polikliniğin özelikle Emekli Sandığı kurumuna bağlı hastalar üzerinde gerçeğe aykırı işlemlerin fazlalığı dikkate alındığında suçların kurumlara göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden;
A- ...: Adliyede görevli kâtip olarak çalışan ..... .... ile mübaşir .... ve hizmetli .... hakkında farklı tarihlerde yapmış oldukları sevk belgeleri incelendiğinde bu sevklerin çoğunun gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiği, beyan sahiplerinin gitmediği halde gitmiş gibi belge düzenlendiği, polikliniğe giden hastalar ile tanzim edilen tedavi evrakı arasında uyumsuzlukların bulunduğu anlaşılmıştır. Tanık .... beyanında; ...'in kendisini muayene ettiğini, ilaç yazdığını, bunun haricinde herhangi bir tahlil tetkik yaptırmadığını, oysa kurum tarafından fatura edilen işlemlerde hemotokrik, lökosit sayımı, gaitada amip aranması, eklem grafisi yapıldığının gösterildiği anlaşılmıştır. Tanık ....beyanında; faturada belirtilen hemolokrik (manuel), lökosit sayısı, idrar tetkiki, akciğer grafisi, eklem grafisi yaptırmadığını beyan etmiştir. Tanık ....beyanında; faturada gözüken hemotokrik (manuel), lökosit sayısı, idrar tahlili, akciğer grafisi, eklem grafisi ve diğer tahlilleri yaptırmadığını beyan etmiştir. Diğer tanıklar ............. da faturalarda yapılmış gibi gösterilen tahlil, tetkik ve grafılerin yapılmadığını beyan etmişlerdir. Tanıklar bu beyanlarını mahkememizde de doğrulamışlardır.
B- Milli Eğitim: İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde hizmetli olarak görevli ..... beyanında; faturalandırılmış olan tahlil tetkiklerin doğru olmadığı, abartılı olduğunu beyan etmiştir. .....e ait tedavi evrakı incelendiğinde kendisi ve ailesine yapılan evrakın sayısının çok olduğu, abartılı olduğu, hastaların her müracaatında kan tahlillerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Yine tanık ....beyanında; Özel ....Tıp Merkezine sadece muayene olmak için gittiğini, kan, idrar tahlili, röntgen çekimi yaptırmadığını beyan etmiştir. Yine öğretmen .... beyanında; sadece muayene olmak için polikliniğe gittiğini, herhangi bir tahlil, tetkik yaptırmadığını, film çektirmediğini beyan etmiştir. Yine öğretmen..... beyanında; iki kez kan tahlili yaptırdığını, bunun dışında herhangi bir tahlil tetkik yaptırmadığını söylemiştir. Tanığın tedavi evrakı incelendiğinde, akciğer grafisi, kan üre azotu, lökosit sayısı vb. tahlil ve tetkiklerin yapılmış gibi gösterildiği anlaşılmıştır. Yine tanık ........ beyanında; ....Polikliniğine gittiğini, yapılmış gibi gösterilen tahlil, tetkik ve grafıleri yaptırmadığını beyan etmiştir. Yine Milli Eğitim çalışanlarından ............ beyanlarında ....Sağlık Polikliniğine muayene olmak için gittiklerini, poliklinik tarafından kuruma fatura edilen tahlil ve tetkikleri yaptırmadıklarını film ve grafıleri çektirmediklerini beyan etmişlerdir. Yine .........'ta görevli öğretmenlerden ............ ifadelerinde kendilerine yapılan tahlil, tetkikleri yaptırmadıklarını, film ve grafıleri çektirmediklerini, bunların gerçeğe uygun olmadığını söylemişlerdir. Özellikle ......dosya içerisindeki tedavi evrakı incelendiğinde çok aşırı, abartılı olduğu, normal şekilde izah edilemeyecek şekilde tedavilerin yapıldığı anlaşılmıştır. Yine öğretmenlerden ............ beyanlarında ....polikliniği tarafından fatura edilen işlemleri yaptırmadıklarını, imzaların kendilerine ait olmadığını söylemişlerdir. Yine .........'ta öğretmenlik yapan .......... beyanlarında ....Polikliniği tarafından kuruma fatura edilen tahlil, tetkik ve işlemleri yaptırmadıklarını, imzaların kendilerine ait olmadığını, işlemlerin gerçeğe uygun olmadığını beyan etmişlerdir. Yine ......... Milli Eğitim Müdürlüğünde memur olarak görev yapan ......ile öğretmenlerden ....... da yukarıda geçtiği şekilde ....Polikliniğince yapılmış gösterilen tahlil, tetkikleri yaptırmadıklarını, film ve grafileri çektirmediklerini beyan etmişlerdir. Tanıklar bu beyanlarını mahkememizde doğrulamışlardır. Tanıkların tedavi evrakı incelendiğinde evrakın abartılı bir şekilde şişirildiği, bazılarının her müracaatta kan, idrar tahlilleri ile film ve grafilerinin çektirildiği, bu hastalar 2-3 kez muayene olmak için ....'a gittiğini söyledikleri hâlde 10-15 kez gitmiş gibi işlem yapıldığı, bu incelemeler neticesinde de tanıkların sevk kâğıtlarının fotokopisi çekilerek çoğaltıldığı, müracaat etmiş gibi gösterildiği kanaatine varılmıştır.
C- Emniyet Müdürlüğü: ......... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan tanıklardan ........ beyanlarında ....tarafından kuruma fatura edilen hemogram, idrar mikroskobisi, idrar tetkiki, karın grafisi, akciğer grafisi vb. işlemleri yaptırmadıklarını, kendilerinin doktor ....'na muayene olduklarını, işlemlerin gerçeğe aykırı olduğunu ve sanıklardan şikâyetçi olduklarını beyan etmişlerdir. Sanık ... operasyon başlayınca firar etmiş, dava açıldıktan sonra 6 aya yakın gibi bir müddet geçince adresini müdafii vasıtası ile dosyaya bildirmiştir.
Yukarıda tanık olarak isimleri geçen ve sağlık müfettişlerince ifadeleri alman tanıklar ve mahkememizce sanık olarak savunması alman ........ mahkememizde alman ifadelerinde Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş oldukları ifadeleri doğrulamışlardır.
Yukarıda izah edilen sebepler ortaya konan delillerin tamamı, tanık ve müşteki beyanları, tedavi evrakı, ....Polikliniğine ait hasta kayıt defterleri, poliklinik defterleri, protokol defterleri, polikliniğin radyoloji ve laboratuar defterleri, sanık doktorlara ait hasta kayıt defterleri, ......... Devlet Hastanesi poliklinik defterleri, reçeteler, sevk kâğıtları, Milli Eğitim, Sağlık Bakanlığı ve Emekli Sandığı müfettişlerinin hazırladığı raporlar, tarafsız bilirkişi raporu ve diğer deliller dikkate alındığında, sanık ...'in sanık....'la birlikte resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını işlediği, suçun teredüte mahal bırakmayacak şekilde açık olduğu kanaatine varılmıştır. Suçun teselsülen işlendiği anlaşılmakla, cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
"... (....Polikliniği): sanık Doktor ...'nun ....Polikliniğinde çalıştığı, polikliniğin 2006 yılı defter kayıtlarında kaşelerin sanık ...'na ait olduğu, sanığın polikliniğe müracaat eden Emekli Sandığına bağlı hak sahiplerinin kurumdan getirmiş oldukları sevk kâğıtlarına hastaların bilgileri dışında tahlil, tetkik, film ve röntgen çekimi gibi işlemleri gerçeğe aykırı düzenlemiş ve bu belgelere istinaden kuruma fatura çıkarıldığı, alınan müşteki ve tanık beyanlarından işlemlerin gerçeğe uygun olmadığı anlaşılmıştır. Sanığın 45 adet sevk kâğıdına yapmış olduğu gerçeğe aykırı işlemler neticesinde 1.512,7 Lira kamu zararı söz konusudur.
......... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan tanıklardan .... .... beyanlarında ....tarafından kuruma fatura edilen hemogram, idrar mikroskobisi, idrar tetkiki, karın gratısı, akciğer grafısi vb. işlemleri yaptırmadıklarını, kendilerinin doktor ....'na muayene olduklarını, işlemlerin gerçeğe aykırı olduğunu ve sanıklardan şikâyetçi olduklarını beyan etmişlerdir.
Sanığın hazırlıkta ve mahkememizde vermiş olduğu savunmasında, kendisini ....Polikliniğine ...’ın işe aldığını, görüşmeleri ...'la yaptığını beyan etmesi üzerine, sanığın bu ifadelerinden de ....Polikliniğinin gizli ortağının ... olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen sebepler ortaya konan delillerin tamamı, tanık ve müşteki beyanları, tedavi evrakı, ....Polikliniğine ait hasta kayıt defterleri, poliklinik defterleri, protokol defterleri, polikliniğin radyoloji ve laboratuar defterleri, sanık doktorlara ait hasta kayıt defterleri, ......... Devlet Hastanesi Poliklinik defterleri, reçeteler, sevk kâğıtları, Milli Eğitim, Sağlık Bakanlığı ve Emekli Sandığı müfettişlerinin hazırladığı raporlar, tarafsız bilirkişi raporu ve diğer deliller dikkate alındığında, sanık ...'nun sanık....'la birlikte resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını işlediği, suçun teredüte mahal bırakmayacak şekilde açık olduğu kanaatine varılmıştır. Suçun teselsülen işlendiği anlaşılmakla, cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (....Polikliniği): Sanığın, ....Polikliniğinin gizli ortağı olduğu, kendisinin kanuni olarak poliklinik açma yetkisi bulunmadığından, bu polikliniğine muvazaalı şekilde ortak olduğu, hissesinin yüzde 25 oranında bulunduğu, sanığın kendisinin de ....polikliniğinde muhasebe bürosunda çalışıyor gözüktüğü anlaşılmıştır. Doktor ... mahkemede de doğruladığı ifadesinde ....Polikliniğinin yüzde 25 hissesinin ...'a ait olduğunu söylemiştir. Yine sanıklar ..., .... .... ifadelerinden de ....Polikliniğinin ...’a ait olduğu anlaşılmaktadır. Doktor ....'nun mahkememize verdiği savunmasında kendisini polikliniğe işe alanın ... olduğunu söylemesi de, sanığın bu polikliniğin gizli ortağı olduğunu göstermektedir. Yine telefon görüşmelerine yansıdığı şekilde ...’ın röntgen cihazı alınması ve TAKEK lisans belgesi alınması yönündeki çabaları dikkate alındığında, özelikle Demirkan Mühendislikten Kadir ile yapılan telefon görüşmesi, ...'ın bu polikliniğin sahibi olarak hareket ettiğini göstermektedir. Polikliniğin isminin ....olması, ...'ın çocuklarının ve akrabalarının bu poliklinikte çalışıyor olması, oğlu ........'ın da bu poliklinikte çalışması....’ın polikliniğe oğlunun ismini vermiş olması da bu kanaatimizi kuvvetlendirmektedir. ........'ın 28.12.2005 tarihinde yapmış olduğu telefon görüşmesinde cihazın siparişinin babası ... tarafından verileceğinin söylenmesi de işletmenin gerçek sahibinin ... olduğunu göstermektedir. Hemşire.... ve ebe ....da ifadelerinde ....Polikliniğinin ...'a ait olduğunu söylemişlerdir. O dönemde .........'ta görev yapan doktor ...'nun ifadeleri hem ....Polikliniği açısından hem de dosyanın geneli açısından mühim delillerden kabul edilmiştir. Doktor ... SSK müfettişlerine verdiği ve mahkememizde doğruladığı ifadesinde 2002 yılında ......... ilçesinde hekim olarak göreve başladığını, ilk dönemlerde birilerinin kendisine gelerek akrabalarına ait sağlık karnelerini getirdiğini, hastaları görmeden 30-40 defa ilaç yazdığını...askerden geldikten sonra 2004 yılın doktor .... ile ....Polikliniğini açtığını, yüzde 25 hissesini ...'a, yüzde 25 hissesini ...'e verdiklerini, yaklaşık 2 ay boyunca ...hastaları görmeden rahatsızlıklarını bilmeden yapılmaması gerektiği hâlde tahlillerin tetkiklerin yapılarak faturaların şişirildiği, ...'ın gelen hastalara 'tahlil yaptıralım' demesi üzerine arkadaşı .... ile birlikte hisselerini ...'e devrettiklerini, kendisinin ....Polikliniğinden ayrılmasından sonra hastaların Emekli Sandığı karnelerine baktığında 5-10 gün ara ile ilaçların rutin bir şekilde yazıldığını gördüğünü, ......... ilçesinde eczaneler tarafından pratisyen hekimlere reçete yazmaları için, reçete başına 10 Lira verildiğini, eczane çalışanlarının doktorlara getirilen sağlık karnelerinin bazen iş yerine, bazen de eve götürüldüğünü, sağlık karnelerinin hastalar görülmeden doldurulduğunu, .........'ta her aşiretin bir Eczanesinin olduğunu, bunların çoğunun muvazaalı olduğunu beyan etmiştir.
....Polikliniğinin gizli ortağı olarak kabul edilen ...'ın, doktor ...... ve doktor ... ile birlikte ....Polikliniği kapsamında işlenen suçların tamamından sorumlu olduğu, tarafsız bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde 1.526 adet sevk kâğıdını fotokopi ile çoğaltmak sureti ile yapılmayan tahlil, tetkik, film, grafı vb. işlemleri yapmış gibi göstererek resmî evrakta sahtecilik suçunu işlediği ve kamu kurumunu 43.512 Lira zarara uğrattığı anlaşılmakla cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Hastaların bilgisi dışında yapılmayan tıbbi tahlil ve diğer işlemlerden, tıbben mümkün olamayacağı hâlde yapıldığı, 2. basamak sağlık kuruluşlarına sevk durumunda dahi tahlil ve tetkik ücreti dahil edildiği anlaşılmaktadır. .... İlköğretim Okulu öğretmeni ..... beyanında; 16.10.2005 tarihinde ...'e muayene olmadığını, ilaç yazdırıp,..... Eczanesinden almadığını,.... ....Polikliniği tarafından fatura edilen tahlil ve tetkikleri yaptırmadığını beyan etmiştir. Yine öğretmenler.......... kendileri adına yapılmış olan tahlil, tetkik vb. işlemleri yaptırmadıklarını, belgelerin gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiğini söylemişlerdir.
Yine YİBO ve PİO öğrencilerinden 2005 yılı içerisinde ....Polikliniğine sevki yapılan öğrenciler hakkında yapılmış gibi gösterilen tahlil, tetkik, enjeksiyon vb gibi işlemlerin gerçeğe uygun olmadığı, yaptırılmadığı, mahkememizde tanık olarak dinlenen YİBO öğrencileri tarafından ifade edilmiştir. Yine o dönemde ......... ilçesinde hekim olarak görev yapan doktor ...'nun mahkememizde de doğruladığı ifadesi de, diğer delillerle birlikte ele alındığında iddiaları doğrulayıcı bulunmuştur.
2004-2005 ve 2006 yılında.....Polikliniği açılana kadar YİBO öğrencilerinin Özel ....Polikliniğine götürüldüğü ve bu öğrenciler için doktor ...'in tahlil, tetkik, film ve grafıleri yapılmış gibi göstererek sahte belge tanzim ettiği anlaşılmıştır. Milli Eğitim müfettişleri tarafından yapıları inceleme neticesinde YİBO ve PİO öğrencilerine ait tedavi evrakı incelenmiş, bu inceleme neticesinde gerçeğe uygun olmayan belgelerin tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Yine öğretmen.......... beyanlarında ....Polikliniğine gitmediklerini, gidenlerin ise yapılmış gibi gösterilen birçok işlemleri yaptırmadıklarını, yapılan işlemler ile beyan sahiplerinin hastalıklarının uyumlu olmadığı, tedavi evrakının gerçeğe uymayacak şekilde tanzim edildiği anlaşılmıştır.
....Polikliniğinde tanzim edilen sahte evrak sayısının fazla olması, polikliniğin özelikle Emekli Sandığı Kurumana bağlı hastalar üzerinde gerçeğe aykırı işlemlerin fazlalığı dikkate alındığında suçların kurumlara göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden,
A- ...: Adliyede görevli kâtip olarak çalışan ...... ve hizmetli ..... hakkında farklı tarihlerde yapmış oldukları sevk belgeleri incelendiğinde bu sevklerin çoğunun gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiği, beyan sahipleri gitmedikleri hâlde gitmiş gibi belge düzenlendiği, polikliniğe giden hastalar ile tanzim edilen tedavi evrakı arasında uyumsuzlukların bulunduğu anlaşılmıştır. Tanık .... beyanında; ...'in kendisini muayene ettiğini, ilaç yazdığını, bunun haricinde herhangi bir tahlil tetkik yaptırmadığını, oysa kurum tarafından fatura edilen işlemlerde hemotokrik, lökosit sayımı, gaitada amip aranması, eklem grafısi yapıldığının gösterildiği anlaşılmıştır. Tanık ....beyanında; faturada belirlilen hemotokrik (manuel), lökosit sayısı, idrar tetkiki, akciğer grafısi, eklem grafısi yaptırmadığını beyan etmiştir. Tanık ..... beyanında; faturada gözüken hemotokrik (manuel), lökosit sayısı, idrar tahlili, akciğer grafısi, eklem grafisi ve diğer tahlilleri yaptırmadığını beyan etmiştir. Diğer tanıklar ....... da faturalarda yapılmış gibi gösterilen tahlil, tetkik ve grafılerin yapılmadığını beyan etmişlerdir. Tanıklar bu beyanlarım mahkememizde de ifade etmişlerdir.
B- Milli Eğitim: İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde hizmetli olarak görevli .... beyanında; faturalandırılmış olan tahlil tetkiklerin doğru olmadığını, abartılı olduğunu beyan etmiştir. Tanık .....'e ait tedavi evrakı incelendiğinde kendisi ve ailesine yapılan evrakın sayısının çok olduğu, abartılı olduğu, hastaların her müracaatında kan tahlillerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Yine tanık ....beyanında; Özel ....Tıp Merkezine sadece muayene olmak için gittiğini, kan, idrar tahlili, röntgen çekimi yaptırmadığını beyan etmiştir. Yine öğretmen .... beyanında; sadece muayene olmak için polikliniğe gittiğini, herhangi bir tahlil, tetkik yaptırmadığını, film çektirmediğini beyan etmiştir. Yine öğretmen..... beyanında; iki kez kan tahlili yaptırdığını, bunun dışında herhangi bir tahlil tetkik yaptırmadığını söylemiştir. Tanığın tedavi evrakı incelendiğinde, akciğer grafısi, kan üre azotu, lökosit sayısı vb. tahlil ve tetkiklerin yapılmış gibi gösterildiği anlaşılmıştır. Yine tanık ...... beyanında; ....Polikliniğine gittiğini, yapılmış gibi gösterilen tahlil, tetkik ve grafıleri yaptırmadığını beyan etmiştir. Yine Milli Eğitim çalışanlarından ......... beyanlarında ....Sağlık Polikliniğine muayene olmak için gittiklerini, poliklinik tarafından kuruma fatura edilen tahlil ve tetkikleri yaptırmadıklarını, film ve grafılerini çektirmediklerini beyan etmişleridir. Yine .........'ta görevli öğretmenlerden ...... ifadelerinde kendilerine yapılan tahlil, tetkikleri yaptırmadıklarını, film ve grafıleri çektirmediklerini, bunların gerçeğe uygun olmadığını söyşemişlerdir. Özellike .... Yeğen'in dosya içerisindeki tedavi evrakı incelendiğinde çok aşırı, abartılı olduğu, normal şekilde izah edilmeyecek şekilde tedavilerin yapıldığı anlaşılmıştır. Yine öğretmenlerden Hatice Karabulut, .... .... beyanlarında ....Polikliniği tarafından fatura edilen işlemleri yaptırmadıklarını, imzaların kendilerine ait olmadığını söylemişlerdir. Yine .........'ta öğretmenlik yapan .....beyanlarında ....Polikliniği tarafından kuruma fatura edilen tahlil, tetkik ve işlemleri yaptırmadıklarını, imzaların kendilerine ait olmadığını, işlemlerin gerçeğe uygun olmadığını beyan etmişlerdir. Yine ......... Milli Eğitim Müdürlüğünde memur olarak görev yapan İlhan Dumlu ile öğretmenlerden ....... da yukarıda geçtiği şekilde ....Polikliniğince yapılmış gösterilen tahlil, tetkikleri yaptırmadıklarını, film ve grafıleri çektirmediklerini beyan etmişlerdir. Tanıklar bu beyanlarını mahkememizde doğrulamışlardır. Tanıklarm tedavi evrakı incelendiğinde evrakın abartılı bir şekilde şişirildiği, bazılarına her müracaatta kan, idrar tahlilleri ile film ve grafılerinin çektirildiği, bu hastalar 2-3 kez muayene olmak için ....'a gittiğini söyledikleri hâlde 10-15 kez gitmiş gibi işlem yapıldığı, bu incelemeler neticesinde tanıkların sevk kâğıtlarının fotokopisi çekilerek müracaat etmiş gibi gösterildiği kanaatine varılmıştır.
C- Emniyet Müdürlüğü: ......... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan tanıklardan ..... ve polis memurları eşleri ...... beyanlarında ....tarafından kuruma fatura edilen hemogram, idrar mikroskobisi, idrar tetkiki, karın grafısi, akciğer grafisi vb. işlemleri yaptırmadıklarını, kendilerinin doktor ....'na muayene olduklarını, işlemlerin gerçeğe aykırı olduğunu ve sanıklardan şikâyetçi olduklarını beyan etmişlerdir...
Yukarıda izah edilen sebepler ortaya konan delillerin tamamı, tanık ve müşteki beyanları, tedavi evrak, ....Polikliniğine ait hasta kayıt defterleri, poliklinik defterleri, protokol defterleri, polikliniğin radyoloji ve laboratuar defterleri, sanık doktorlara ait hasta kayıt defterleri, ......... Devlet Hastanesi Poliklinik defterleri, reçeteler, sevk kâğıtları, Milli Eğitim, Sağlık Bakanlığı ve Emekli Sandığı müfettişlerinin hazırladığı raporlar, tarafsız bilirkişi raporu ve diğer deliller dikkate alındığında, sanık....'ın resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını işlediği, suçun teredüte mahal bırakmayacak şekilde açık olduğu kanaatine varılmıştır. Suçun teselsiilen işlendiği anlaşılmakla, cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir."
Sanık ...'la ilgili olarak;
"...: Sanığın 2 Nolu Sağlık Ocağında idari memur olarak görev yaptığı, görevi esnasında doktorlarla işbirliği halindeki eczanelerle yapmış olduğu telefon görüşmelerinden, sanığın yardım eden sıfatı ile müsnet suçlara iştirak ettiği kanaatine varılmıştır. Özelikle .....Eczanesinden .... ile yapmış olduğu 03.05.2006 tarihli görüşmesi ve yine .... ile yapmış olduğu aynı tarihli görüşme ve 16.02.2006 tarihli ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde sanığın, karnelerin getirilip götürülmesi, bunların sayısı, protokol alınması, hususlarının açıkça görüşüldüğü ve pazarlıkların yapıldığı anlaşılmıştır. Yine 16.02.2006 tarihinde ...'in ...'la yapmış olduğu telefon görüşmesinde karnelerin getirilip götürülmesinin konuşulduğu, bu konuşmalarda '5 tane karne var, bunları sana nasıl ulaştıracağız' şeklindeki beyanlarından, bu görüşmelerin tamamından sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır.
Sanığın bu suçlara iştirak ederken hangi karne ve reçetelerde, dolayısıyla ne kadar zarar verdiği tam olarak tespit edilemediğinden verilen zarar açısından gün adli para cezasında alt ve üst sınırları arasında adli para cezası verilmiştir. Özelikle sanığın .....Eczanesi ile çalıştığı, .....Eczanesinde işlenen suçlara yardım ettiği kanaatine varılmıştır. Bu sebepten .....Eczanesi açısından değerlendirilen deliller, yazılan gerekçeler sanık ... içinde geçerli kabul edilmiştir.
Yukarıda izah edilen deliller, gerekçe, telefon kayıtları, tanık beyanları, dosya içerisindeki mevcut müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakl, reçetelerden sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırmak suçuna yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği kanaatine varılmıştır. Suçun teselsülen işlendiği anlaşılmakla, cezasının arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ...'le ilgili olarak;
"...: Sanığın ......... 2 Nolu Sağlık Ocağında hemşire olarak çalıştığı, görevi esnasında doktorlarla işbirliği hâlindeki eczanelerle yapmış olduğu telefon görüşmelerinden, sanığın yardım eden sıfatı ile müsnet suçlara iştirak ettiği kanaatine varılmıştır. Özelikle .....Eczanesinden ... ile yapmış olduğu 03.03.2006 tarihli görüşmesi ve yine 18.01.2006 tarihinde ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde sanığın, karnelerin getirilip götürülmesi, bunların sayısı, protokol alınması, hususlarının açıkça görüşüldüğü ve karnelere hangi ilaçların yazılacağı hususlarının açıkça görüşüldüğü anlaşılmıştır. Bu görüşmelerin tamamından sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır.
Sanığın bu suçlara iştirak ederken hangi karne ve reçetelerde, dolayısıyla ne kadar zarar verdiği tam olarak tespit edilemediğinden verilen zarar açsından gün adli para cezasında alt ve üst sınırları arasında tazmini nitelikte adli para cezası verilmiştir. Özelikle sanığın .....Eczanesi ile çalıştığı, .....Eczanesinde işlenen suçlara yardım ettiği kanaatine varılmıştır. Bu sebepten .....Eczanesi açısından değerlendirilen deliller, yazılan gerekçeler sanık ... için de geçerli kabul edilmiştir.
Yukarıda izah edilen deliller, gerekçe, telefon kayıtları, tanık beyanları, dosya içerisindeki mevcut müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçetelerden sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırmak suçuna yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği kanaatine varılmıştır. Suçun teselsülen işlendiği anlaşılmakla, cezasının arttırılması cihetine gidilmiştir."
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (.....Eczanesi): Sanığın .....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığı, eczanenin diplomalı sahibinin .... olduğu, sanığın da akrabası ... ile birlikte eczaneyi işlettikleri, ....'nun sanıkla ve akrabası ile muvazaa ilişkisi içinde eczaneyi bıraktığı, kendisinin .........'ta olmadığı, toplanan delillerden telefon görüşme tutanaklarından, müfettiş raporları ve tarafsız bilirkişi raporları ile tanık ifadelerinden, reçete ve tedavi evrakından, sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik suçunu, doktorlar ..., ..., ..., ... ..., ... ile birlikte doğrudan beraber işleyen sıfatı ile işleyerek kamu kurumuna 161 reçete karşılığında 14.209 Lira zarar vererek dolandırdığı kanaatine varılmıştır.
Sanığın akrabası ... ile birlikte .....Eczanesini işlettikleri, ...'ın Eczanesi .... tarafından verilmiş vekaletname ile birlikte ecza depolarına verilen çeklerde imzasının bulunduğu, her ne kadar iddianamede eczanenin gerçek sahibinin .... İlhan olduğu beyan edilmiş ise de, yapılan yargılama neticesinde eczaneyi ... ve ...'ın birlikte işlettikleri kanaatine varılmıştır.
Sanığın ....Eczanesi gerçek sahibi ..., ....Eczanesi gerçek sahibi ..., sanık ......., doktor ...'la yapmış olduğu çok sayıda telefon görüşmesinden sanığın atılı suçları işlediği kanaatine varılmıştır. Özellikle doktor ... ile yapmış olduğu telefon görüşmelerinde, sanığın doktor sanık ...'ın evine karne bıraktığının, bunun ekmek, yumurta, pirinç şeklinde ifade edildiğinin, sanığın böyle bir üslup kullanmasındaki sebebin ise şifre kelimeler kullanarak karne getirip götürülmesini gizlemeye çalışmasındandır. ... ile yapılan telefon görüşmelerinde 20 adet ekmek, 20 kilo pirinç gibi hayatın normal seyri ile bağdaşmayacak şekilde çok miktarda gıda maddesinden kast edilenin karne sayısı olduğu anlaşılmaktadır. Bu görüşmelerin sayısının oldukça çok olduğu anlaşılmakla, gerekçede teker teker sayılmamış genel olarak bahsedilmiştir. Sanık savunmasında; doktor ... ile dost olduklarını, eşi rahatsız olduğu vakitlerde evinin ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığını, konuşmalarda geçen 25 adet enjektör, 20 adet ekmek, 25 kg pirinç gibi ibarelerin gerçek olduğunu, doktorun evine gıda maddesi bıraktığını söylese de, yukarıda izah edilen sebeplerden sanığın savunmasına itibar edilmemiştir.
Tarafsız bilirkişi raporunda eczaneler listesinde isimleri geçen ve bir kısmı tanık, bir kısmı sanık olan karne sahiplerinin beyanlarından da sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmıştır. Sanık ...'in kendisine ait sağlık karnesi ile eşi.... ve oğlu ....'e ait sağlık karnelerini akrabası olan, aşiret bağı bulunan .....Eczanesine bırakarak bu karneler üzerinden çok kısa bir dönem içerisinde sahte reçete tanzim edildiği anlaşılmıştır. Sanıklar ...,.... .... ve ....'in beyanları dikkate alındığında, çok kısa bir dönem içerisinde fahiş miktarda çok sayıda ilacın reçetelere yazıldığı, sanıklarda bulunan rahatsızlıklar ile reçetelerdeki ilaçların, ilaçların nevi, sanıkların söylemiş oldukları hastalıklar karşılaştırıldığında gerçeğe uygun olmayan reçeteler açıkça gözükmektedir. Sanık ... bahsedilen ilaçların bir kısmını alıp kullandıklarını, fakat reçetelerin bir bölümündeki ilaçları alıp kullanmadıklarını, imzaların da kendilerine ait olmadığını söylemiştir. .....Eczanesi için tanzim edilen bilirkişi raporunda kurum zararı hesap edilirken reçetelerin büyük bir kısmının bu sanıklara ait olduğu anlaşılmıştır. Yine karne sahiplerinden sanık Besrai İnanç'ın ilaç almak isterken karnesini .....Eczanesine bıraktığı, sağlık karnesi incelendiğinde, periyodik olarak 15-20 günlük aralıklarla reçete yazıldığı, reçetedeki ilaçların bir kısmının sanığın rahatsızlıkları ile uyumlu olmadığı anlaşılmıştır. Yine karne sahiplerinden Hüseyin Koca beyanında; .... Sağlık Ocağına hiç gitmediğini, buranın yerini bilmediğini, bu reçetelerin nasıl düzenlendiğini anlamadığını, reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını söylemiştir. Karne sahiplerinden ..... beyanınd; eşi ve kızı ..... ve ....'ın ......... Devlet Hastanesinde kadın .....m uzmanı olarak çalışan ...'e gitmediklerini, ilaçları alıp kullanmadıklarını, .........'ta kadın hastalıkları doktoru .....a gittiklerini, kızı .....'in mide rahatsızlığı bulunduğunu, fakat sık şekilde doktora gitmediğini, 2005 yılında maaşından 100 Lira eksik para çektiğini, bankadan sorduğunda ilacı fazla aldığını söylediklerini, karnelerinin bazen .....Eczanesinde birkaç saat, bazen iki gün kaldığını söylemiştir. Yine karne sahiplerinden.....beyanında; .....Eczanesi tarafından fatura edilen kendisine ait reçetelerde yazılı hipertansiyon, sinüzit ve bronşit hastalıklarının bulunmadığını ve ....Eczanesi tarafından kendisine fatura edilen hipertansiyon ve prostat ilaçlarını kullanmadığını, imzaların da kendisine ait olmadığını söylemiştir. Karne sahibi ........ beyanında; .... Sağlık Ocağına gitmediklerini, ilaçları alıp kullanmadıklarını, reçetenin nasıl düzenlendiğini bilmediğini söylemiştir...Yine karne sahiplerinden .... Çelik beyanında; .... Sağlık Ocağına gitmediğini, ilaçlarını .....Eczanesinden aldıklarını, elektrik kesik olduğu zaman karneyi .....Eczanesine bırakmalarını söylediklerini, imzaların kendilerine ait olmadığını söylemiştir. Karne sahibi ...... beyanında; Oğlu ....bronşit hastalığının olmadığını, bronşit ile ilgili ilaçları alıp kullanmadığını, ilaçlarını .....Eczanesinden aldığını, imzaların kendisine ait olmadığını söylemiştir. Yine karne sahiplerinden .... ...... beyanında; .... Sağlık Ocağına hiç gitmediğini, ilaçlarını .....Eczanesi ve ....Eczanesinden aldığını, doktor ...'yu tanımadığını söylemiştir. Yine karne sahiplerinden ......., ....., .... beyanlarında karnelerindeki ilaçların bir kısmını alıp kullanmadıklarını, kendilerinde bulunan hastalıklarla ilaçların uyumlu olmadığını, imzaların kendilerine ait olmadığını söylemişlerdir.
Emekli Sandığı müfettişlerinin düzenlemiş oldukları rapordan da anlaşılacağı üzere sanık ...,.... ve .... adına düzenlenen reçeteler 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine tıbbi açıdan inceletilmiş, müfettişler tarafından inceleme talebinde adı geçen şahısların bu kadar çok ilacı kullanıp kullanamayacakları, aynı antibiyotiğin tekrar tekrar yazılmasının, aynı reçetede birden fazla antibiyotik bulunmasının yerinde olup olmadığının karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklar ile listedeki ilaçların tutarlı olup olmadığı sorulmuş, 3 kişilik uzman doktor heyetine yaptırılan bu inceleme neticesinde .... adına 2004 ve 2005 yıllarında 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 reçete yazıldığı, .... adına aynı dönemde 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete yazıldığı, ... adına 202 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 40 reçete yazıldığı, reçeteler incelendiğinde bir kişinin bu kadar fazla sayıda enfeksiyon geçirmesi, sürekli antibiyotik kullanmasının mümkün olmadığı, aynı ilacın sürekli kullanımının yerinde olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklarla reçetedeki tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu tespit edilmiş ve bu rapor müfettiş raporlarına eklenmiştir. (17.10.2007 tarhli rapor, Ek-4 Sayfa 7) Sanıkların reçeteleri incelendiğinde aynı reçeteye 10, 14, 20 sayıda aynı ilacın yazıldığı görülmüştür.
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (.....Eczanesi): Sanığın .....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığının gözüktüğü, oysa bu eczaneyi kardeşi ... ile birlikte işlettikleri, eczanenin diplomalı sahibi olarak gözüken ....'nun sanık Ümit'e vekalet verdiği, ecza depolarına verilen senetlerdeki imzaların, sanık Ümit'e ait olduğu, Eczacı .... ile birlikte muvazaa ilişkisi içinde bulundukları, eczacı ....'nun eczanenin başında olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık savunmasında 350 Lira maaşla eczanede çalıştığını söylemiş ise de, gerek vekaletnamesinin bulunması, gerekse senetlerdeki imzalar ve diğer sanık ...'ın kardeşi olması sebebi ile sanığın da atılı suçlardan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda beyanları geçen doktorlar ..., İhab Avvd gibi sanıkların beyanları da, sanığın ve kardeşi ...'ın eczaneyi muvazaa ilişkisi içinde işlettikleri anlaşılmaktadır.
Yukarıda sanık ... açısından ortaya konan deliller, tanık beyanları ve gerekçe sanık ... inin de geçerli olup eczaneyi birlikte işlettiklerinden .....Eczanesince kuruma fatura edilen reçetelerin tamamından ve verilen zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılmış delillerin yeniden yazılmasından kaçınılmıştır.",
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi): Sanığın .... Eczanesinin gerçek sahibi olduğu, eczacı.... ile muvazaa ilişkisi içinde eczaneyi işlettiğ, her ne kadar sanık .... Eczanesinde çalıştığını söylemiş ise de, eczacı....'nın vekaletnamesinin bulunduğu, eczacı....'nın operasyon tarihinden önce ölmesine rağmen sanığın eczaneyi işletmeye devam ettiği, eczanenin gizli sahibi olduğu kanaatine varılmıştır. Toplanan delillerin tamamından sanığın üzerine atılı resmi evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını Doktor ..., Doktor ..., Doktor ..., Doktor ... ile birlikte doğrudan doğruya beraber işleyen sıfatı ile işledikleri anlaşılmaktadır. .... Eczanesi sabit telefonundan yapılan 20.02.2006 tarihli görüşmede Doktor ile aralarında geçen serum tabirinden karnelerin kastedildiği, ...02.02.2006 tarihinde karnelerin yazdırılması karşılığında para alınması hususlarının açıkça görüşüldüğü...görüşmelerin tamamı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varılmıştır.
Tarafsız bilirkişi raporunda eczaneler listesinde isimleri geçen karne sahiplerinden tanık ..... beyanında; .... Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen reçeteteki bit ilaçlarını alıp kullanmadığını, böyle bir rahatsızlığının olmadığını söylemiştir. Tanığın babası .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde oğlu ...., kızı ....., oğlu ..... için yazılan ilaçları alıp kullanmadığını, imzaların da kendisine ait olmadığını söylemiştir. Her ne kadar .... mahkememizdeki ifadesinde bu beyanlarını değiştirmiş ise de, tanığın sanıkların baskısı ve yörenin aşiret yapısı nedeni ile beyanlarını değiştirdiği kanaatine varılmış, önceki beyanlarına itibar edilmiştir. Karne sahiplerinden.... Tanrıkulu Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; .... Eczanesi tarafından fatura edilen muhtelif tarihlerdeki ilaçları almadığını, kullanmadığını ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemiştir. Karne sahiplerinden ..... beyanında; .... Eczanesine ilaç almak için gittiğini, karneyi yarın almasının söylendiğini, eczaneye tekrar gittiğinde kapalı olduğunu, Devlet Hastanesinde bayan doktora hiç muayene olmadığını, kadın hastalıkları ile ilgili şikâyetinin bulunmadığını, doktor ... ve doktor ...'ı tanımadığını, onlara muayene olmadığını, Sağlık Ocağında hiç muayene olmadığını beyan etmiş ve bu beyanları mahkememizde doğrulamıştır. Karne sahiplerinden.... bayanında; karnesini .... Eczanesinde unuttuğunu ve karnesinde Dr. ... tarafından yazılmış olan ilaçları almadığını, bu doktora hiç muayene olmadığını söylemiştir. Karne sahiplerinden ... beyanında; doktor ... ve doktor ...'i tanımadığını, kendilerine muayene olmadığını, sağlık karnesini eczaneye bıraktığını, daha sonra almak için gittiğinde karnenin kaybolduğunun söylendiğini beyan etmiştir. ...'in sağlık karnesine doktorlar ... ve ... tarafından reçete tanzim edildiği ve bunların kuruma fatura edilerek bedelinin ödendiği anlaşılmıştır. Yine karne sahiplerinden ..... beyanında; doktor ...'ı tanımadığını, sağlık karnesinin .... Eczanesinde bir hafta süre kaldığını, daha sonra karnesini almaya gittiğinde, karnesine elkonulduğu öğrendiğini beyan etmiştir. .....'ın sağlık karnesine doktor ... tarafından reçete tanzim edildiği anlaşılmıştır. Yine karne sahiplerinden .... .... beyanında; sağlık karnesine tanzim edilen bazı ilaçları alıp kullanmadığını beyan etmiştir. Zarar raporunda ödemeleri yapılmadığı için isimleri geçmeyen fakat kendileri hakkında reçete tanzim edilen ...... da alınan ifadelerinde .... Eczanesince kuruma fatura edilen ilaçların bir kısmını almadıklarını, kullanmadıklarını, doktorları tanımadıklarını ve imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmişlerdir.
Yukarıda açıklanan karne sahiplerinin beyanları, bunların tedavi evrakı, müfettiş raporları, müfettiş raporlarına dayanak teşkil eden reçeteler, tarafsız olarak mahkememiz tarafından alınmış olan bilirkişi kurulu raporu, tüm bunları doğrulayan iletişim tespit tutanakları karşısında sanık ...'ın 22 adet sahte reçete karşılığında 1.795 Lira kurum zararına sebebiyet vererek, sahte resmî evrak tanzim ederek resmî evrakta sahtecilik suçunu, doktorlar ..., ..., ..., ... ile birlikte doğrudan doğruya birlikte işleyen sanık sıfatının olduğu bu sebepten resmî evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiş, sahte reçete sayısının birden fazla olması nedeni ile hakkında teselsül hükümleri uygulanmış, bu sahte reçeteler karşılığında kurumu 1.795 Lira zarara uğratması nedeni ile ayrıca kamu kurumunu dolandırıcılık suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiş, yine eylemi birden fazla olmakla, bu suç dolayısıyla da sanık hakkında teselsül hükümleri uygulanarak mahkûmiyet kararı verilmiştir.",
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi): Sanığın .... Eczanesinde çalıştığı, .... Eczanesi bünyesinde işlenen suçlara yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği, toplanan delillerin tamamından anlaşılmıştır. Sanığın ika....de yapılan aramada 65 adet kupürü kesilmiş...ilaç...1.094 adet kupürü kesilmiş boş ilaç kutusu, 6.250 adet kutusu olmayan...toz ve ampul şişeler, 633 adet değişik markada kupürü kesilmemiş...ilaç, 8200 adet değişik isimlerde kesilmiş ilaç kupürlerinin ele geçirildiği, .... Eczanesinde sahte reçete karşılığında, kupürleri kesilmiş ilaçların bu ilaçlar olduğu anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu kanaatine varılmıştır. Yine doktor ...'ın evinde yapılan aramada ele geçirilen 19 adet sağlık karnesinde üzerine yazılı not kâğıtlarının ...'ın olduğu, eczanedeki işleri ... ile ...'ın çekip çevirdikleri, sanık ...'ın beyanlarından anlaşılmıştır.
Sanığın .....Eczanesinden Nusret ile 23.02.2006 tarihinde yapmış olduğu telefon görüşmesindeki torbanın karne olduğu, sanığın şifre isimler kullanarak karne alışverişini gizlemeye çalıştığı kanaatine varılmıştır. Yine 24.02.2006 tarihinde .....Eczanesinden ....'i aradığı, 'biz dün biraz emanet......'e verdik, adam gelmiş onu istiyor, ....'in de 'bıraktığınız yerden alabilirsiniz' şeklinde cevap verdiği, bu konuşmasından eczaneler arasında karne alışverişinin yapıldığı anlaşılmıştır. Yine sanığın ....Sağlık Polikliniği çalışanları ile protokol alınması, reçete yazılması, sağlık karnelerinin bırakılması konusunda birçok görüşmesi de atılı suçu işlediğini göstermektedir. Yine 28.02.2006 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinde de reçete yazdırılması konusunda ücretin konuşulduğu ve karnelere reçete yazdırılması hususunun görüşüldüğü, yine 27.02.2006 tarihindeki telefon kaydındaki .... Eczanesinden Nuri’nin arandığı 'Salih beye söyle yumurtalar hazır gelsin alsın' dediği, yumurtalardan kastın karneler olduğu kanaatine varılmıştır.
Sanığın .... Eczanesi tarafından kurumlara fatura edilen ve ödemesi yapılan sahte reçetelerin tanziminden ve kamu kurumunun dolandırılması suçlarından yardım eden sıfatıyla sorumlu olduğu, sanık ...'a yardım ettiği, bu kapsamda kalan suçları işlediği anlaşılmakla, yukarıda sanık ... için yazılan gerekçelerin ve ortaya konana delillerin tamamı sanık..... içinde geçerlidir. Sanık savunmalarında telefon görüşmelerinde geçen torba, yumurta, emanet, karne vb. ibareler ile evinde yakalanan ilaçlar hakkında yapmış olduğu savunmaları tutarsız bulunduğundan itibar edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını yardım sıfatı ile işlediği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (Halk Eczanesi): Sanığın.....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığı, eczanen diplomalı sahibinin .... olduğu, ....'ın kalp rahatsızlığı sebebi ile eczane işleri ile uğraşamaması sebebi ile eczanenin işlerini ...'ın çekip çevirdiği, dolayısıyla eczanenin kurumlara fatura ettiği sahte reçeteler dolayısıyla ...'ın sorumlu bulunduğu kanaatine varılmıştır. Tarafsız bilirkişi raporunda ortaya konulduğu şekli ile sanığın 18 adet sahte reçete karşılığında kamu kurumuna 1.178,63 Lira zarar vererek dolandırıcılık suçunu da işlediği toplanan delillerin tamamından anlaşılmıştır......Eczanesinde çalışan sanık .......'un 03.01.2006 tarihinde 2 Nolu Sağlık Ocağı doktorlarında doktor ... ile yaptığı telefon görüşmesinde ....'e, ‘....dedi ki 2-3 tane Nervium, 2-3 tane luminaletten, onu Savaşkan'dan yahut diğer doktorlardan muhtelif zamanlardan yazdırsın, hemen’, ....'ın '200 tane' sorusuna, ....'in ‘2-3 tane hepsinden, yakalananlardan, dışarıda doktorlardan eski tarihli yazdır' dediği, ....'ın ‘oldu, hocam’, sözüne .... in ‘Yaşarı bulun, Desefinler onundur, hemen gelmesi gerekiyor’ dediği, bu konuşmanın içeriğinden sanığın doktor ... ile birlikte atılı suçları işledikleri, yine doktor ...'in 03.01.2006 tarihinde ....'i aradığı, ‘Desefın 40 tane yakalanmış, ....diyor o....'ındır, ...orada çalışan var ya onu bulun, reçetesine yazdıralım’, .... in ‘Desefın mi’ diye sorduğu, .... in ‘Desefın 1.000 mg,....'ı bulursan hallederiz’ dediği, 01.01.2006 tarihinde İran ülkesine ilaç kaçırılırken yakalanan yabancı İran Uyruklu ilaçları.....Eczanesinden aldıklarını beyan etmeleri üzerine aynı tarihte.....Eczanesinde yapılan aramada 810 adet muhtelif ilaçlara ait kesik ilaç kupürü, büyük kısmı psikotrop olmak üzere 59 kutu kupür kesik ilacın satışta bulunduğu,.... .... ve ....'e ait sağlık karnelerinin bulunduğu, bütün bunlardan sanığın kupürlerini keserek sahte reçete düzenlemek sureti ile kurumlara fatura ettiği kupürü kesilmiş ilaçlan İran uyruklu şahıslara sattığı kanaatine varılmıştır. Yine Sağlık Bakanlığı müfettişlerince eczanede yapılan incelemede birçok usulsüzlük tespit edilmiştir.
Tarafsız bilirkişilerce hazırlanan ve eczaneler listelerinde isimleri gözüken ödemeleri yapılmış karne sahiplerinden .... .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; .... Sağlık Ocağına hiç gitmediğini, 10.10.2005 tarihinde tanzim edilen ve.....Eczanesi tarafından fatura edilen ilacı almadığını beyan etmiştir. Yine karne sahiplerinden.... İldirin Kaya beyanında; 5 adet reçete içerisinde 3 adet yer alan ilaçlardan bir kısmını kullanmadığı, ilaçların kendisine verilmediğini, hekimliği iyi olmadığını duyduğu uzman doktor ...'e 2005-2006 yıllarında kesinlikle muayene olmadığını, yine sağlık karnesinde ... tarafından düzenlenen reçetede yer alan 10 kutu Cefamezin isimli ilacın.....Eczanesinden kendisine verilmediğini, sağlık karnesini zaman zaman eczaneye bıraktığını, daha sonra ilaçları ve sağlık karnesini eczaneden aldığını, verilmeyen ilaçların kendisinin bilgisi dışında eczane görevlileri tarafından yazdırıldığım söylemiştir. Tanık mahkememizde vermiş olduğu ifadesinde hazırlıktaki beyanlarına ters beyanda bulunmuş ise de, tanığın, sanıkların etkisi ile ve yörenin aşiret yapısı nedeni ile etki altında kalarak beyanlarını değiştirdiği kanaatine varılmış olup, önceki beyanlarına itibar edilmiştir. Karnesi ... isimli işletmede bulunan .... emniyette vermiş olduğu ifadesinde; karnesinde yazılı 7 sayfa reçeteden haberinin olmadığını (bu reçetelerden bir tanesinin doktor ... tarafından yazıldığı ve.....Eczanesi tarafından kuruma fatura edildiği), her ne kadar beyanında sağlık karnesini ....Eczanesine bıraktığını söylemiş ise de, eczaneler arası karne alış verişinin olduğu bilindiğinden karnesindeki bir adet reçetenin.....Eczanesi tarafından kuruma fatura edildiği ve ödemenin yapıldığı ve bu reçetenin gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır. Yine karne sahiplerinden ....Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; Doktorlar ... ve ... tarafından yazılan ve.....Eczanesinde kurumlara fatura edilen reçetelerdeki ilaçları almadığını, kullanmadığını, imzaların kendisine ait olmadığını söylemiş ise de, daha sonra mahkememizdeki ifadesinde ilaçları alıp kullandığını beyan ederek ifadesini değiştirdiği, sanıkların etkisi ve yörenin aşiret yapısı sebebi ile etki altında kalarak böyle bir yola tevessül ettiği kanaatine varıldığından önceki beyanlarına itibar edilmiştir. Yine aynı şekilde karne sahiplerinden .... ....e ....'un karnelerine gerçeğe uygun olmayacak şekilde reçete tanzim edilerek kurumlara fatura edildiği anlaşılmıştır...
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık doktorlar ..., ..., ... ve ... ile birlikte doğrudan işleyen sıfatı ile sucu irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlediği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir."
Sanık ...'la ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi): Sanığın, .... Eczanesinin gizli sahibi olduğu, eczacı .... ile muvazaa ilişkisi içerisinde eczaneyi işlettiği, eczacı ....'a ait GSM raporlarından eczacının sürekli ......... dışında bulunduğu, eczanenin başında olmadığı eczaneyi ...'ın işlettiği anlaşılmakla; sanığın .... Eczanesi bünyesinde işlenen resmî evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından doğrudan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Sanık ...'ın.....Polikliniği çalışanlarından .... ile yapmış olduğu, 15.01.2006 tarihli görüşmede, ....'ın ‘.... bir pratisyen doktor vardı, biraz bize yazacaktı’ dediği, ....'ın ise ‘tamam .... buraya gel’ diye cevap verdiği ‘buraya gel hâllederiz’ şeklinde söylediği, karneye ilaç yazdırılmasının açıkça konuşulduğu anlaşılmaktadır. ......... ilçesinde sağlık operasyonu ismi ile yapılan soruşturmada eczanedeki aramada 27 adet kupürleri kesilmiş ilaç bulunmuştur. Kame sahiplerinden sanık .... beyanında; Doktor ... ve Doktor ...' hiç muayene olmadığını, özel polikliniklere hiç gitmediğini, karnesini .... Eczanesine bıraktığını, bu ilaçları alıp kullanmadığını, reçetelerin gerçeğe aykırı olduğunu beyan etmiştir. Bu beyanlarını mahkememizde doğrulamıştır. Yine karne sahiplerinden .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine ve C. S.....lığına vermiş olduğu ifadesinde; kadın hastalıkları ve .....m uzmanı doktor ....'a muayene olduktan sonra ilaçları almak için .... Eczanesine gittiklerinde karnelerini eczaneye bıraktıklarını, bir gün sonra eczaneye gittiklerinde karnelerini eşiyle birlikte kontrol ettiğinde ....'un yazdığı reçeteden sonraki reçetede Doktor ... tarafından yazılan reçeteyi gördüklerini, ismini .... diye bildikleri kalfaya sorduklarında, onun da yanlışlık olabileceğini söylediğini, eşi .... ile birlikte tekrar ....'un muayenesine giderek durumu anlattıklarında, doktor .... ...'un da ...'in yazmış olduğu sayfayı yırtarak attığını, kendilerine ‘gebe bir kadın bu ilaçlan kesinlikle kullanamaz, karnelerinizi kısa süre olsa da eczanede bırakmayınız’ diye söylediğini beyan etmiştir. Tanık ... ....'ün bu beyanı sanığın atılı suçları işlediğini açıkça ortaya koymaktadır. 23.02.2006 tarihinde doktor .... yapmış olduğu telefon görüşmesinde karnelere ilaç yazma hususunun konuşulduğu, doktor .... doktor .... hitaben ‘bugün iade edeceğiz büyük kısmını ....a, mutlaka dağıtarak bitir, diğeri .....indir’ şeklinde beyanından .... Eczanesinin kastedildiği kanaatine ulaşılmıştır. Doktor .... beyanında bu durumu dolaylı olarak doğrulamaktadır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık Doktor ... ile birlikte doğrudan işleyen sıfatı ile irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlediği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ...'le ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi): Sanık ...'in .... Eczanesinde çalıştığı, sanığın yukarıda tanık olarak beyanları geçen ....'e ait sağlık karnesini Doktor ...'e götürdüğü, Doktor ... ve diğer doktorlara karne getirip götürme suretiyle işlenen evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarına yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği anlaşılmaktadır. Yukarıda sanık ... hakkında ifade edilen gerekçeler, ortaya konan delillerin tamamı sanık ... için de geçerli olup sanığın .... Eczanesi bünyesinde işlenen suçlardan haberdar olduğu, bu suçların işlenmesinde yardım ettiği mahkememizin kabulüdür.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık Doktor ... ile diğer doktorlara yardım eden sıfatı ile suçu irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsiilen işlediği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi): Sanığın .... Eczanesinin gizli sahibi olduğu, Eczacı İ.... ile muvazaa ilişkisi içerisinde eczaneyi işlettiği, Eczacı İ. .....'in GSM operatörlerinden alınan HTS kayıtlarında İstanbul adresinde gözüktüğü, dolayısıyla ......... ilçesine gelip gitmediği, eczaneyi ...'nun işlettiği anlaşılmaktadır. Eczanede çalışan sanık ... ..... 01.03.2006 tarihinde ... ile yaptığı telefon görüşmesinde ‘25 tane var sana göndereyim mi’ dediği .....'in ise ‘1 saat sonra tamam, ben şimdi orada değilim’ diye cevap verdiği, yine 02.03.2006 tarihinde eczane çalışan ...'nın ..... ile yaptığı telefon görüşmesinde ‘o resmiler abi ben onları göndereyim, 10 tane daha var onları gönderiyorum’ dediği, .....'in de ‘evet gönder alsın hazırdır’ diye cevap verdiği, yine eczane çalışanlarından ...'ın 14.12.2005 tarihinde ...’a mesaj çekerek ‘abi ekmek bırakılsın mı?' dediği, bu mesajdan ekmeklerden kastın karne olduğu anlaşılmaktadır. Gerek telefon görüşmelerinden gerekse dosyada toplanan diğer delillerden sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını işlediği kanaatine varılmıştır. Karne sahiplerinden .....beyanında; sağlık karnesini .... Eczanesine bıraktığını, ....Polikliniği tarafından muayene yapıldığının gözüktüğünü, polikliniğe hiç gitmediğini, reçete yazdırıldığını, bu reçetedeki ilaçları almadığı gibi poliklinikçe kuruma fatura edilen işlemleri yaptırmadığını beyan etmiştir. Tanık bu ifadesini mahkememizde doğrulamıştır. Yine karne sahiplerinden tanık .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; sürekli bir rahatsızlığı olmadığını, prostat rahatsızlığı olmadığını, psikolojik ve ruhsal rahatsızlığının bulunmadığını, .... Sağlık Ocağına gitmediğini, .... Eczanesi tarafından fatura edilen reçetedeki ilaçları alıp kullanmadığını, ilaçları alırken reçetelerin arkasına imza atmadığını beyan etmiş, bu ifadesini mahkememizde doğrulamıştır. Karne sahiplerinden sanık ..... mahkememizde alınan beyanında; yalnızca brusella hastalığının bulunduğunu, başka bir rahatsızlığının olmadığını, kadın hastalıkları ile alakalı doktora gitmediğini, rahatsızlığı olmadığını, Doktor ... ve Doktor ...'ı tanımadığını, bu doktorların kendisi hakkında yazdıkları reçetedeki ilaçları alıp kullanmadığını beyan etmiştir. Yine karne sahiplerinden ..........Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş oldukları ifadelerinde; 2 Nolu Sağlık Ocağına gitmediklerini, sağlık karnelerinde bulunan ilaçların bir kısmını alıp kullanmadıklarını, reçetelerin gerçeğe uygun olmadığını ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemişlerdir.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık Doktorlar ..., ......., ... ve ... ile birlikte doğrudan işleyen sıfatı ile suçu irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi): Sanığın .... Eczanesinde işçi olarak çalıştığı, 01.03.2006 tarihinde ... ile yaptığı telefon görüşmesinde ‘25 tane var sana göndereyim mi?’ dediği ...'in ise ‘1 saat sonra tamam, ben şimdi orada değilim’ diye cevap verdiği, yine 02.03.2006 tarihinde ...'nın ..... ile yaptığı telefon görüşmesinde ‘o resmiler abi ben onları göndereyim, 10 tane daha var onları gönderiyorum’ dediği,...'in de ‘evet gönder alsın hazırdır’ diye cevap verdiği, bu görüşmelerde 10 tane ve 25 tane tabirlerinden karne sayısı olduğu, görüşme tutanaklarından ve toplanan diğer delillerden sanığın .... Eczanesi bünyesinde işlenen suçlara yardım eden sıfatı ile katıldığı, atılı suçlan işlediği kanaatine varılmıştır. Yukarıda sanık ... hakkında yazılan gerekçeler, ortaya konan deliller, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı ve reçetelerin tamamı sanık ... açısından da delil teşkil ettiğinden aynı gerekçeler bu sanık içinde geçerlidir...
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık doktorlar ..., ......., ... ve ...’nın sanık ..... ile birlikte işledikleri suçlara yardım eden sıfatı ile katıldığı, suçu irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
"... (.... Eczanesi): Sanığın, .... Eczanesinde çalıştığı, sanığın 13.10.2005 tarihinde ve 14.12.2005 tarihinde sanık Doktor ... a mesaj çekerek ‘abi ekmek bırakılsın mı?' dediği, bu mesajlardan kastın karne olduğunun anlaşıldığı, sanığın şifreli kelimeler kullanarak olayı gizlemeye çalıştığı kanaatine varılmıştır. Görüşme tutanaklarından ve toplanan diğer delillerden sanığın .... Eczanesi bünyesinde işlenen suçlara yardım eden sıfatı ile katıldığı, atılı suçları işlediği kanaatine varılmıştır. Yukarıda Sanık ... ..... hakkında yazılan gerekçeler, ortaya konan deliller, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı ve reçetelerin tamamı sanık ... açısından da delil teşkil ettiğinden aynı gerekçeler bu sanık içinde geçerlidir. Sanık savunmasında; doktor ...'a hakikaten ekmek bırakmak için mesaj çektiğini söylemiş ise de doktor ...'ın telefonuna gelen diğer mesajlar da dikkate alındığında ekmekten kastın karne olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık doktorlar ..., ......., ... ve ...‘nın sanık ... ... ile birlikte işledikleri suçlara yardım eden sıfatı ile katıldığı, suçu irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlediği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir."
Sanık ... ile ilgili olarak;
"... (....Eczanesi): Sanığın, ....Eczanesinin gizli sahibi olduğu, eczacı .... ile muvazaa ilişkisi içerisinde eczaneyi işlettiği, toplanan delillerin tamamından anlaşılmaktadır. Eczacı .... hazırlıkta vermiş olduğu ifadesinde, .........'a geldiği vakit bir aile dostu vasıtası ile ....Eczanesinin sahibi olan ... ile tanıştığını, eczanenin yüzde 30'una ortak olarak mesul müdürlük görevini aldığını söylemesinden de eczanenin gerçek sahibinin ... olduğu ve eczacı ....'ın diplomasını kullandığı anlaşılmaktadır. Sanığın.....Polikliniği gizli sahibi ... ile 27.12.2005 tarihinde yapmış olduğu telefon görüşmesinde geçen adetlerin karne sayısı olduğu, yazdırılması ve geri gönderilmesi hususlarının görüşüldüğü, bu görüşmeden ve toplanan diğer delillerden sanığın üzerine atılı suçlardan Doktorlar ..., ..., ... ve ... ile birlikte doğrudan doğruya beraber işleyen sıfatı ile sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporunda eczaneler listesinde karne sahibi olarak ismi geçen ve ödemesi yapılan karne sahiplerinden ... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine ve C. S.....lığında vermiş olduğu ifadelerinde, reçetelerde yazılan ilaçları alıp kullanmadığını, imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de, mahkememizde vermiş olduğu savunmasında ifadesini değiştirerek ilaçları alıp kullandığını söylemiştir. Sanığın bu şekilde ifadesini değiştirmesinin diğer sanıkların etkisi ve yörenin aşiret yapısı sebebi ile olduğu kanaatine varıldığından, s.....lıkta ve müfettişlere vermiş olduğu ve tutarlılık arz eden, her iki ifadesine itibar edilmiş olup, delil olarak esas alınmıştır.
Karne sahiplerinden tanık olarak dinlenen ... beyanında; kendisinde mide ve kemik erimesi rahatsızlığı bulunduğunu, ilaçlan yazdırdıktan sonra ....Eczanesine gittiğinde eczanede ...isimli şahsın ilacın şu an olmadığını, bir gün sonra almak için gelmesini söylediğini, birkaç gün sonra karneyi almak için gittiklerinde karnenin kaybolduğunu söylediklerini, defalarca gidip sorduğunu, karneyi bulamadıklarını, kaybolduğunu söylediklerini, karnesinin 11. sayfasında ilaçları yazan doktor ...'ı hiç tanımadığım, yeşil kartı içindeki ilaçların yazılı olduğu not kâğıdının kendisine ait olmadığını söylemiş ve bu beyanını mahkememizde doğrulamıştır. Tanığın bu ifadesinde sanık ...'nın ...'e ait karneyi alıkoyarak sahte reçete tanzim etmek için karne sahibine karnenin kaybolduğunu söylediği, oysa karnenin kaybolmadığı ve karne üzerindeki ilaçlara ait not kâğıtlarının da sanıklar tarafından karnelere iliştirildiği kanaatine varılmıştır. Sanık savunmasında, telefon görüşmesinde geçen 7-8-14 taneden kastedilenin altın olduğunu, ...'in bir seferde 20 altın birden aldığını söylemiş ise de, sanığın bu savunmasının hayatın normal seyri ile uyuşmadığı, dolayısıyla savunmasına itibar edilmemiştir. Yine karne sahiplerinden ..... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; kızı .... oğlu ....ile ilgili yazılan reçetelerin gerçeği yansıtmadığını, .... Sağlık Ocağına hiç gitmediklerini, ilaçları ....Eczanesinden aldığını, sağlık karnelerinin zaman zaman burada kaldığını beyan etmiştir. Yine sağlık karnesi sahiplerinden .... Kaya Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; .... Sağlık Ocağının yerini dahi bilmediğini, kızı ..... ait karnenin bir dönem kaybolduğunu ve ....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen reçetedeki ilaçları alıp kullanmadıklarını beyan etmiştir. Yine karne sahiplerinden...Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; .... Sağlık Ocağına ne kendisinin ne de yakınlarının gitmediğini, karnenin de bazen ....Eczanesinde bir iki gün kaldığını, sağlık karnelerindeki reçetelerin nasıl düzenlendiğini bilmediğini, yine aynı şekilde karne sahibi ...... Sağlık Ocağına hiç gitmediklerini, ilaçları almadıklarını, reçetelerin gerçeğe uygun olmadığını söylemiştir. Yine karne sahiplerinden ...... .., .... .... Sağlık Ocağına hiç gitmediklerini, ilaçları alıp kullanmadıklarını, reçetedeki imzaların kendilerine ait olmadığını söylemişlerdir. Tanıkların bu beyanlarından sanık ...'nın atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık doktorlar ...,.. ..., ... ve ... ile birlikte doğrudan işleyen sıfatı ile suçu irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir."
Sanık ... ile ilgili olarak;
"... (....Eczanesi): Sanık ...'nın ....Eczanesinde kalfa olarak çalıştığı, eczacı ....'ın kendisine vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak ecza depolarına verilen çeklerdeki imzaların kendisine ait olduğu, amcası ...'nın doktor sanıklarla birlikte işlemiş oldukları suçlara yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği, toplanan delillerden sanığın savunmasından anlaşılmaktadır. Sanık savunmasında; eczacı ....'ın eczanenin gerçek sahibi olduğunu, amcası....kuyumculuk işi ile uğraştığını, eczane ile ilgili bir ilişkisinin bulunmadığını söylemiş ise de, yukarıda toplanan delillerin tamamından eczanenin gerçek sahibinin ... olduğu, ...'nın ise amcasının yanında kalfa olarak çalıştığı ve atılı suçlara iştirak ettiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda sanık ... için yazılan gerekçe, ortaya konan deliller ve karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler ve tüm deliller sanık ... içinde geçerli olduğundan, gerekçenin yeniden yazılması cihetine gidilmemiştir.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahlecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık Doktorlar ..., ..., ..., ... ve ...'ın sanık ... ile birlikte işledikleri suçlara yardım eden sıfatı ile katıldığı, suçu irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
"...: Sanığın sağlık operasyonu isminde yapılan soruşturma esnasında 2 Nolu Sağlık Ocağında pratisyen hekim olarak görev yaptığı, bu dönem içerisinde Özel.....Polikliniğinde de kısa bir vakit doktor olarak çalıştığı, çalıştığı dönemde birçok karne sahibinin karnesine onları muayene etmeden, gerçeğe aykırı bir şekilde hastalıkları ile bağdaşmayan reçeteler tanzim ettiği, bu şekilde kamu kurumunu dolandırdığı, bilirkişi raporunda zarara esas alınan ödemesi yapılan 141 adet sahte reçete karşılığında 7.905 Lira sağlık kurumuna zarar verdiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar reçete sayısı 141 olarak gösterilmiş ise de, Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin incelemesinde reçetelerin örnekleme usulü çekildiği, ödemesi yapılan reçete sayısının 141 olduğu henüz ödemesi yapılmayan reçetelerde dikkate alındığında bu sayının daha fazla olduğu mahkememizin kabulüdür.
Sanığın kullanmış olduğu telefon görüşmelerinin kayda alınması ile birçok eczane çalışanı, eczacı ve doktor ile telefon görüşmesinin tespit edildiği, işlenen suçları ispat edici mahiyette çok sayıda telefon görüşme kaydı bulunduğu, bu telefon görüşmelerinin tamamından sanığın çok sayıda eczacı ile işbirliği hâlinde sahte reçete yazılması, karnelerin getirilip götürülmesi, karne alışverişi vb. hususlarında aktif rol oynadığı, koordinasyonu sağladığı, her ne kadar teşekkül aşamasında olmasa da oluşturulan suç birlikteliğinin aktif üyesi olduğu toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Sanığın telefonuna gelen ve ... tarafından gönderilen 21.12.2005 tarihli, 26.04.2006 tarihli, 04.04.2006 tarihli, 23.02.2006 tarihli, 21.02.2006 tarihli, 09.02.2006 tarihli, 08.02.2006 tarihli, 27.01.2006 tarihli, 27.01.2006 tarihli diğer bir mesaj, 28.01.2006 tarihli, 28.01.2006 tarihli diğer bir mesaj, 21.02.2006 tarihli, 05.01.2006 tarihli ve buna benzer birçok mesajda eve ekmek, pirinç, bırakılması, eve gidip gelinmesi, götürülmesi şeklinde mesajların geçtiği, bütün bunlardan sanığın .....Eczanesi çalışanı ... ile aktif olarak atılı suçu işledikleri, mesajlarda geçen pirinç, ekmek vs. tabirlerinden sanıkların şifre kelimeler kullanarak karneyi gizlemeye çalıştıkları, yine sanık ...'ın mesajlara vermiş olduğu karşılıkların da, bu mahiyette olduğu, yine sanığın 21.12.2005 tarihinde ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesi, 22.12.2005 tarihli telefon görüşmesi, 05.02.2006 tarihli telefon görüşmesi, 14.12.2005 tarihli ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesi, 17.10.2005 tarihli Ağrı Şehir Eczanesi ile yapmış olduğu telefon görüşmesi ve sanık ...'ın yapmış olduğu çok sayıda telefon görüşmesinden karnelerin getirilip götürülmesi, yazdırılması hususunun görüşüldüğü anlaşılmaktadır. Yine sanığın 2 Nolu Sağlık Ocağı doktoru .... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde ilaçların sağlık karnesine ne şekilde yazması gerektiğini, poliklinik defterine kayıtların nasıl dağıtılacağını açık açık konuştuğu, bu görüşmelerinden sanığın ...., ...... .... Eczaneleri ile ilişkili olarak reçete tanzim ettiği, karşılığında menfaat sağladığı anlaşılmaktadır. sanık Doktor ...'ın evinde yapılan aramada 19 adet yeşil kart ele geçirilmiş, bu husus da sanığın karneleri yazmak için eve götürdüğü iddiasını ispat etmektedir.
Sanığın evinde yapılan aramada ele geçen karne sahiplerinden .... hazırlık safhasında vermiş olduğu ve mahkememizde teyit ettiği ifadesinde; Doktor ... ile doktor ...'i tanımadığını, kendilerine muayene olmadığını, sağlık karnesindeki 4-5-7 ve 9. sayfalarındaki reçetelerin bilgisi dışında düzenlendiğini, karne sahiplerinden Yıldız Göltekin hazırlık safhasında vermiş olduğu ve mahkememizde teyit ettiği ifadesinde; Doktor ...'a muayene olmadığını, tanımadığını, grip nedeni ile Devlet Hastanesine gittiğini, ilaçlarını almak için .....Eczanesine gittiğinde 'sistem yok karneyi bırak, işlemlerini yaptıralım' diye söylediklerini, karneyi bıraktığını, daha sonra almak için gittiğinde karnesinin polis tarafından alındığının söylendiğini, karne sahiplerinden ..... hazırlık safhasında vermiş olduğu ve mahkememizde teyit ettiği ifadesinde; ...'ı ve ...'i tanımadığını kendilerine hiç muayene olmadığını, kadın hastalıkları ile ilgili şikâyetinin olmadığını, sağlık karnesinin 4 ve 6. sayfalarında tanzim edilen ilaçları alıp kullanmadığını beyan etmiştir. Yine karne sahiplerinden........hazırlıkta vermiş olduğu ifadelerinde Doktor ...'a muayene olmadıklarını, tanımadıklarını, karnelerinde bulunan not kâğıtlarına yazılmış ilaçlar ile ilgili bilgilerinin olmadığını, karnelerini ...., .....ve ....Eczanelerine bıraktıklarını, Doktor ... tarafından yazılan reçetelerdeki ilaçlan alıp kullanmadıklarını, imzaların da kendilerine ait olmadığını söylemişlerdir ve bu beyanlarını mahkememizdeki ifadelerinde doğrulamışlardır. Yine karne sahiplerinden.... ...beyanlarında aynı şeyleri söylemişlerdir. Yine Bağ-Kur karne sahiplerinden .......'in beyanlarından da sanığın bu karne sahiplerinin karnelerinde sahte reçete tanzim ettiği anlaşılmıştır.
Sanıklar ....... ve ....'in alınan beyanlarında Doktor ... tarafından tanzim edilen reçetedeki ilaçları alıp kullanmadıklarını söylemişlerdir. Emekli Sandığı müfettişlerinin düzenlemiş oldukları rapordan da anlaşılacağı üzere sanık ...,.... ve .... adına düzenlenen reçeteler 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine tıbbi açıdan incelettirilmiş, müfettişler tarafından inceleme talebinde adı geçen şahısların bu kadar çok ilacı kullanıp kullanamayacakları, aynı antibiyotiğin tekrar tekrar yazılmasının, aynı reçetede birden fazla antibiyotik bulunmasının yerinde olup olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklar ile listedeki ilaçların tutarlı olup olmadığı sorulmuş, 3 kişilik uzman doktor heyetine yaptırılan bu inceleme neticesinde .... adına 2004 ve 2005 yıllarında 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 reçete yazıldığı, .... adına aynı dönemde 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete yazıldığı, ... adına 202 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 40 reçete yazıldığı, reçeteler incelendiğinde bir kişinin bu kadar fazla sayıda enfeksiyon geçirmesi, sürekli antibiyotik kullanmasının mümkün olmadığı, aynı ilacın sürekli kullanımının yerinde olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklarla reçetedeki tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu tespit edilmiş ve bu rapor müfettiş raporlarına eklenmiştir. (17.10.2007 tarhli rapor, Ek-4 Sayfa 7) Sanıkların reçeteleri incelendiğinde aynı reçeteye 10, 14, 20 sayıda aynı ilacın yazıldığı görülmüştür.
Doktor ..., Hemşire .... ifadelerinde Doktor ...poliklinik defterini eve götürdüğünü, Doktor ... tarafından zorlanarak reçete yazdırıldığını, bazı kişilerce kendi yakınları olduğu söylenerek doktorlara reçete yazdırıldığını ifade etmişlerdir. Yukarıda ismi geçen Doktor ..... mahkememizde teyit ettiği ifadesinde; ...... ilçesinde Doktor ..., Doktor ... ve Doktor ...'nın eczanelerle işbirliği hâlinde sahte reçete tanzim ettiği ve karşılığında 10 Lira aldıklarına dair beyanları da sanığın mahkûmiyeti için mühim delillerden sayılmıştır.
Yukarıda eczane sahipleri ve eczane çalışanları ile ilgili yazılan gerekçelerde..... Eczanesinde, ....Eczanesinde, .....Eczanesinde, .... Eczanesinde, .....Eczanesinde, .... Eczanesinde, Deva, Halk, .... ve.... Eczanesinde beyanları yazılan karne sahiplerinin Doktor ... ile ilgili ifadeleri de sanığın atılı suçları işediğine dair açık delillerdendir.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını eczane sahipleri ve çalışanları ile birlikte irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
....... 2 Nolu Sağlık Ocağı doktoru olan sanığın evinde yapılan
aramada ....ve ... adına kayıtlı 3 adet sağlık karnesi ve 148 adet ilaç kupürünün ele geçirildiği, sanığın farklı tarihlerde yapmış olduğu telefon görüşmeleri ile karne sahiplerinin beyanları ve diğer deliller dikkate alındığında sanığın 13 sahte reçete karşılığında 452,6 Lira zarara sebebiyet vererek atılı suçları işlediği kanaatine varılmıştır.
Sanık, 27.01.2006 tarihinde Eczacı ..... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde eczacının ‘bugün benim 14 tane var, kaç tane yazabilirsen, biraz protokol ayır, biraz da öğleden sonraya ayır’ dediği, ‘14'ünü de aradan çıkarırsan sevineceğim’ dediği, yine 16.01.2006 tarihinde Eczac....'in ...'i arayarak ‘doktorum öğleden sonra çalışıyor musun?, sana biraz getireyim, az sıkışmışım, 10 tane falan, millet geliyor, karnelerini istiyor, karnelerini veremiyorum, acil olanları sana getireyim’ dediği, bu görüşmelerden sağlık karnelerine hastaların bilgisi olmadan ilaç yazdırılmasının açıkça görüşüldüğü, hiçbir tereddüte yer bırakmadığı, yine 08.02.2006 tarihinde sanığın..... Eczanesi telefonundan 2 Nolu Sağlık Ocağından ....'i arayarak telefonla protokol aldığı anlaşılmaktadır. Yine.....Eczanesinden..... 03.01.2006 tarihinde Doktor ...'i arayarak ilaç yazdırılması hususlarının görüşüldüğü, ...'un Eczacı ....ın talimatlarını ... e ilettiği, yine 03.01.2006 tarihinde ....'i arayan sanığın ‘Detepine 40 tane yakalanmış ya .... diyor ki, o....ınkidir, ...orada çalışan var ya onu siz bulun, onun reçetesini düzenleyelim' dediği, bu görüşmeden de yakalanan ilaçlara reçete tanzim edilmek istendiğinin anlaşıldığı...yine 22.12.2005 tarihinde Doktor ...'ın arandığı, telefon da ‘.... beyin karnelerinin işi bitti mi?, onu hemen yazın verin’ dendiği, bu görüşmeden de sanığın kendi yanında bulundurduğu karnelere başka doktorlara ilaç yazdırdığı anlaşılmaktadır.
Sanığın yakınlarına ait sağlık karnelerini poşet içerisinde.....polikliniğine götürdüğü, 5 adet sağlık karnesini doktor ...'un masasının üzerine bıraktığı, bu karnelere ... tarafından reçete tanzim edildiği, bu durumun Emniyetçe takibe alındığı ve tutanak tanzim edildiği, tutanak tanzim edildiği, tutanak tanıklarından ..... ın ifadesi ile de sabit olduğu, bu karne sahiplerinin karneleri incelendiğinde sağlık karnelerine doktor ... tarafından reçete tanzim edildiği anlaşılmaktadır.
Karne sahiplerinden ....hazırlıkta alınan beyanında; Doktor ... tarafından sağlık karnesine yazılan ilaçları alıp kullanmadığını beyan etmiştir. Sanığın yakınlarından .... ve diğer akrabalarına ait sağlık karnelerini doktor ...'un masasının üzerine bıraktığı, bu karnelere ... tarafından reçete tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Sanığın .... Eczanesi tarafından fatura edilen ve ödemesi yapılan karne sahiplerinden .... .......Eczanesi tarafından fatura edilen ....;.....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen karne sahiplerinden...... karnelerine gerçeğe uygun olmayan reçeteler tanzim ettiği, yukarıda beyanları geçen karne sahipleri Doktor ... tarafından yazılan reçetelerin gerçeğe uygun olmadığını, alıp kullanmadıklarını, reçetelerin arkasındaki imzaların da kendilerine ait olmadığını söylemişler ve bir kısım karne sahipleri bu beyanlarını mahkememizde de doğrulamıştır. Yine karne sahiplerinden........ beyanında; Doktor ... tarafından düzenlenen reçetelerdeki ilaçları alıp kullanmadığını, sağlık karnesini eczanede bıraktığını, reçetelerin kendi bilgisi dışında tanzim edildiğini söylemiştir. Sanığın akrabaları olan ......'in sağlık karneleri tetkik edildiğinde, bu şahısların karnelerine sık aralıklarla aynı tarihlerde reçete yazdırıldığının anlaşıldığı, bu reçetelerin gerçeğe uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını eczane sahipleri ve çalışanları ile birlikte irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir."
Sanık ...'la ilgili olarak;
"...: Sanığın, ......... 1 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak çalıştığı, farklı tarihler de yapmış olduğu telefon görüşme kayıtları, karne sahiplerinin beyanları ve toplanan diğer delillerden sanığın 128 adet sahte reçete karşılığında 7.486 Lira zarara sebebiyet vererek üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını işlediği kanaatine varılmıştır.
Sanığın 30.12.2005 tarihinde..... Eczanesinden aranarak Doktor ...'ın kaşesinin getirilmesinin söylendiği, bu görüşmeden kaşenin eve götürülerek evde bulunan karnelere reçete yazıldığı anlaşılmaktadır.
Karne sahiplerinden.... ....hazırlıkta vermiş olduğu beyanında; böbrek rahatsızlığı sebebiyle hastaneye gittiğini, Doktor ... tarafından yazılan reçetelerdeki ilaçları alıp kullanmadığını, sağlık karesini bir veya iki defa eczanede bıraktığını beyan etmiştir. Yine karne sahiplerinden ....... hazırlıktaki beyanında; sağlık ocağına gidip hiç muayene olmadığını, Doktor ... tarafından tanzim edilen reçetelerin gerçeğe uygun olmadığını, imzaların da kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Tanık bu beyanını mahkememizdeki ifadesinde de doğrulamıştır. Bilirkişi zarar raporunda eczaneler listesinde gösterilen ve..... Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen karne sahiplerinden ..............'ın sağlık karnelerine gerçeğe uygun olmadığı, reçetelerin doktor sanık ... tarafından yazıldığı, bu reçete sahiplerinden... ..., ..... ve bir kısım karne sahipleri sanık doktor tarafından yazılan ilaçları alıp kullanmadıklarını ve reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını söylemişlerdir. Reçetesi ....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen karne sahibi .... beyanında: bir kısım reçetelerin rahatsızlıkları ile örtüşmediğini, bıı reçetelerin gerçeğe uygun olmadığını, imzaların da kendisine ait olmadığını beyan etmiştir..... Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen ve ödemesi yapılan karne sahiplerinden ...... sanık doktor tarafından yazılan ve kuruma fatura edilen bir kısım ilaçları almadıklarını, kullanmadıklarını, imzaların da kendilerine ait olmadığını söylemişlerdir. .....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen karne sahiplerinden...... Doktor ... tarafından yazıları reçetedeki ilaçlan almadıklarını, sanık doktora muayene olmadıklarını söylemişlerdir. ....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen karne sahiplerinden .... ..... ve ...'a ait karnelerde sanık tarafından yazıları reçetelerin alınıp kullanılmadığını, imzaların da kendilerine ait olmadığını, yine karne sahiplerinden.... Doktor ... tarafından yazılan reçetelerin gerçeğe uygun olmadığını, alınıp kullanılmadığını, karne sahiplerinden ..... mide ve tansiyon rahatsızlıklarının bulunmadığını, sanık doktor tarafından tanzim edilen 2 adet reçetedeki ilaçlan alınıp kullanılmadığını, reçetelerin gerçeğe uygun olmadığını, yine karne sahiplerinden... reçetedeki ilaçların gerçeği yansıtmadığını, alıp kullanmadığını söylemiştir. Yine .....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen......., ..., ....'in karnelerinde' yazılan 4 adet reçetenin gerçeğe uygun olmadığı beyanlarından anlaşılmış olup yukarıda ismi geçen karne sahiplerinin bir kısmı mahkememizde tanık olarak dinlenmiş, bu beyanlarını doğrulamışlardır. Emekli Sandığı müfettişlerinin düzenlemiş oldukları rapordan da anlaşılacağı üzere sanık ...,.... ve .... adına düzenlenen reçeteler 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine tıbbi açıdan inceletilmiş, müfettişler tarafından inceleme talebinde adı geçen şahısların bu kadar çok ilacı kullanıp kullanamayacakları, aynı antibiyotiğin tekrar tekrar yazılmasının, aynı reçetede birden fazla antibiyotiğin tekrar tekrar yazılmasının, aynı reçetede birden fazla antibiyotik bulunmasının yerinde olup olmadığı sorulmuş, 3 kişilik uzman doktor heyetine yaptırılan bu inceleme neticesinde .... adına 2004 ve 2005 yıllarında 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 reçete yazıldığı, .... adına aynı dönemde 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete yazıldığı, ... adma 202 adet antibiyotik ilaç ihtiva ederi 40 reçete yazıldığı, reçeteler incelendiğinde bir kişinin bu kadar fazla sayıda enfeksiyon geçirmesi ve sürekli antibiyotik kullanmasının mümkün olmadığı, aynı ilacı sürekli kullanmasının yerinde olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklarla reçetedeki tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu tespit edilmiş ve bu rapor müfettiş raporlarına eklenmiştir. (17.10.2007 tarihli rapor, Ek-4 Sayfa 1.7) Sanıkların reçeteleri incelendiğinde aynı reçeteye 10,14,20 sayıda aynı ilacın yazıldığı görülmüştür.
Yine mahkememizin 2002/19 Esas sayılı birleşen dosyasında tanık ...., ....'ın karnelerinde tanzim edilen reçetelerin gerçeğe uygun olmadığı, bu karnelerin süresi geçmiş olduğu halde alıkonulduktan sonra karnelere reçete yazıldığı, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçlara açık delil mahiyetinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atili resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını eczane sahipleri ve çalışanlar ile birlikte irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir."
Sanık ... ile ilgili olarak;
"...: Sanığın, ......... 1 Nolu Sağlık Ocağında doktor olarak çalıştığı, bu dönemde karne sahiplerinin karnelerine sahte reçete tanzim ederek kamu kurumunu dolandırdığı, sanığın ikrarı, karne sahiplerinin beyanları ve toplanan diğer delillerden sanığın 146 adet sahte reçete karşılığında 11.207 Lira zarara sebebiyet vererek üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırma suçlarını işlediği kanaatine varılmıştır. Sanığın Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesi gerek kendisi gerekse diğer doktor ve eczacılar için önemli açıklamalar, ikrarlar içerdiğinden kararda dayanılan mühim delillerden kabul edilmiştir. Sanık mahkememizde de doğruladığı Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde ‘....Polikliniğinin yüzde 25 hissesinin ...'a ait olduğunu, eczanelerin çoğunun muvazaalı olduğunu, vatandaşların eczaneye sağlık karnelerini bıraktığını, bazı eczane çalışanları ve doktorlar arasında kazanç ortaklığı bulunduğunu, yeşil kart sağlık karnelerine uzman hekimlerin yazacağı ilaçların pratisyen hekimlerce yazıldığı, sağlık ocağı hekimleri istenildiğinde kendi poliklinik defterini kurum dışına götürebildiği,.....Polikliniğinin ... ile ...'e ait olduğunu, reçetelerin eczane çalışanları tarafından getirilen sağlık karnelerine hasta görülmeden yazıldığı, eczaneler tarafından pratisyen hekimlere reçete başına 10 Lira verildiği, (.....Eczanesinden .... ile, Özel ....Polikliniğinden ..... arasında geçen bu görüşmelerin doktorlara reçete başına 10 Lira verildiği iddiasını doğruladığı), 2007 yılında göreve başladığı ilk dönemlerinde birilerinin kendisine gelerek akrabalarına ait sağlık karnelerini kendisine getirdiği hastaları görmeden 30-40 defa ilaç yazdırdığı, bir eczane kalfasının kendisine 'dikkatli olun, hastayı görmeden yazdığınız bu ilaçlar ile rant elde ediliyor' demesi üzerine, bu şekilde ilaç yazmayı bıraktığını, doktor ..... ile ....Polikliniğini açtığını, yüzde 25 hissesini ...'a ve yüzde 25 hissesini ...'e verdiklerini, yaklaşık 2 ay boyunca vicdanen yapılmaması gereken tahlilleri yapıp, faturaları şişirdiklerini, ...'ın 'gelen hastalara tahlil yapalım' demesi bir de işlerin çok karışması nedeni ile arkadaşı doktor ....ile hisseleri ...'e devrettiklerini, ....Polikliniğinden ayrıldıktan sonra orada muayene ettiği hastaların sağlık karnelerine baktığında 5-10 gün ara ile ilaçların yazıldığını gördüğünü, eczanelerin pratisyen hekimlere reçete başına 10 Lira verdiğini, doktorların sağlık karnelerini bazen eve götürerek yazdıklarını, hastaları görmeden yazdıklarını, .........'ın feodal bir yapıya sahip olması bu neden ile her bir aşiretin, her büyük ailenin bir eczaneye sahip olduğu, bunların çoğunun muvazaalı olduğu, eczacıların diplomalarının kiralandığı, genel br vekaletname alınmak sureti ile eczanelerin aşiret mensubu kalfalar tarafından işletildiği, bildiği kadarıyla bu usulle ilaç yazan hekimlerin Doktor ..., Doktor ... ve Doktor ... olduğunu söylemiştir.
Karne sahiplerinden .... beyanında; Doktorlar ..., ... ve ...'i tanımadığını söylemiştir. Sağlık karnesinin 5 ve 9. sayfalarındaki reçetelerin gerçeğe aykırı olarak doktor ... tarafından düzenlendiği anlaşılmıştır. Yine ... ...'in beyanında; sağlık karnesinin 2. sayfasında doktor ... tarafından tanzim edilen reçetenin gerçeğe uygun olmadığı anlaşılmıştır. Yine karne sahiplerinden ..... beyanında; sağlık karnesinin 4, 6 ve 9. sayfasındaki reçetelerin doktor ... tarafından gerçeğe uygun olmayacak şekilde tanzim edildiğini söylemiştir. Yine ...ın beyanında; sağlık karnesinin 3. sayfasındaki reçetenin gerçeğe uygun olmayacak şekilde sanık tarafından tanzim edildiğini söylemiştir. Yine sağlık karnesi sahiplerinden ..., ...ve ....,..., ....., .....'in sağlık karneleri, reçeteleri incelenerek beyanları ile karşılaştırıldığında reçetelerin gerçeğe uygun olmayacak şekilde Doktor ... tarafından tanzim edildiği, sanığın resmî evrak kabul edilen reçeteleri sahte olarak tanzim ettiği anlaşılmıştır. Emekli Sandığı müfettişlerinin düzenlemiş oldukları rapordan da anlaşılacağı üzere sanık ...,.... ve .... adına düzenlenen reçeteler 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine tıbbi açıdan inceletilmiş, müfettişler tarafından inceleme talebinde adı geçen şahısların bu kadar çok ilacı kullanıp kullanamayacakları, aynı antibiyotiğin yazılmasının, aynı reçetede birden fazla antibiyotik bulunmasının yerinde olup olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklar ile listedeki ilaçların tutarlı olup olmadığı sorulmuş, 3 kişilik uzman doktor heyetine yaptırılan bu inceleme neticesinde .... adına 2004 ve 2005 yıllarında 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 reçete yazıldığı, .... adına aynı dönemde 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete yazıldığı, ... adına 202 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 40 reçete yazıldığı, reçeteler incelendiğinde bir kişinin bu kadar fazla sayıda enfeksiyon geçirmesi, sürekli antibiyotik kullanmasının mümkün olmadığı, aynı ilacın sürekli kullanımının yerinde olmadığı karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklarla reçetedeki tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu tespit edilmiş ve bu rapor müfettiş raporlarına eklenmiştir. (17.10.2007 tarihli rapor, Ek-4 Sayfa 7) Sanıkların reçeteleri incelendiğinde aynı reçeteye 10, 14, 20 sayıda aynı ilacın yazıldığı görülmüştür.
.... Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen reçetelerde karne sahiplerinden..... .... sağlık karnelerinde sanık Doktor ... tarafından gerçeğe uygun olmayan reçetelerin tanzim edildiği, bilirkişi raporlarından ve tanıkların beyanlarından anlaşılmaktadır. Tanık ...... beyanında;..... Eczanesi tarafından fatura edilen reçetelerdeki ilaçlan almadığını, kullanmadığını, ....... reçetedeki ilaçları alıp kullanmadığını, imzaların da kendisine ait olmadığını, .....; reçetedeki imzaların kendisine ait olmadığını, ilaçları da alıp kullanmadıklarını beyan etmişlerdir. Karne sahiplerinin bu beyanları ve reçeteleri sanık hakkındaki iddiaları doğrulamaktadır.
.... Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen ve ödemesi yapılan reçete sahiplerinden ...... ... sağlık karnelerine doktor sanık ... tarafından sahte reçete tanzim edildiği, karne sahiplerinin beyanları ve reçetelerden anlaşılmaktadır. .... beyanında; reçetelerdeki ilaçları kullanmadığını, ayrıca ilaçları alırken imza atmadığını beyan etmiştir. Karne sahiplerinden .....beyanında; ilaçları alıp kullanmadıklarını beyan etmiştir. Yine karne sahiplerinden ..... yukarıda yazılan beyanında söylediği gibi ilaçları alıp kullanmadığını beyan etmiştir. .... beyanında annesi ....'nun bu ilaçları alıp kullanmadığını söylemiştir. Yine karne sahiplerinden ...; eşi ....'e ait olan reçetelerdeki ilaçları alıp kullanmadıklarını, imzaların da kendilerine ait olmadığını söylemiştir. Karne sahiplerinden ...; .... Eczanesince fatura edilen ilaçları alıp kullanmadığını söylemiştir.
Yine ....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen ve ödemesi yapılan karne sahiplerinden .............. karnelerindeki reçetelerin gerçeğe uygun olmadan sanık tarafından sahte olarak tanzim edildiği, karne sahiplerinin beyanından ve reçetelerden anlaşılmaktadır.
Yine .....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen karne sahibi ... ait bir adet reçete ile .....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen karne sahipleri .. ......, ..., .... ve ...'e ait reçetelerin sahte olarak tanzim edildiği, karne sahiplerinin beyanı, reçeteler, tedavi evrakının tamamından anlaşılmaktadır. Yine ....Eczanesince kuruma fatura edilen sanığın tanzim etmiş olduğu 4 adet reçete,.....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen 8 adet reçete, .... Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen 3 adet reçete ve.... Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen 6 adet reçetenin sanık ... tarafından sahte olarak tanzim edildiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda eczaneler bölümünde bu karne sahiplerinin beyanlarına yer verildiğinden burada tekrarından kaçınılmıştır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını eczane sahipleri ve çalışanları ile birlikte irtikap ettiği, sanığın ikrarı, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir."
Sanık ... ile ilgili olarak;
"...: Sanığın, ......... Devlet Hastanesinde doktor olarak çalıştığı, aynı zamanda aynı dönemde ....Polikliniğinde çalışması için İl Sağlık Müdürlüğüne ....çe verildiği, daha sonra sanığın poliklinikten ilişiğinin kesildiğine dair ....çe verildiği, sanığın eczane sahipleri ve çalışanları ile birlikte üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik yapmak sureti ile kamu kurumunu dolandırdığı, bilirkişi raporunda geçen 57 adet sahte reçete karşılığında 2.770 Lira zarara sebebiyet verdiği, toplanan delillerin tamamından anlaşılmaktadır.
Karne sahiplerinin beyanları dikkate alındığında doktor ...'yı tanımadıklarını, ... tarafından tanzim edilen reçetelerde yer alan miktarlarda iğne ve ilaçları kullanmadıklarını, imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmişlerdir. Karne sahiplerinden........ ifadeleri ile sanık hakkındaki iddiaları doğrulamaktadırlar.
.... Eczanesi tarafından fatura edilen ve ödemesi yapılan reçetelerin karne sahipleri .....,.... . .., ....... hakkında sanık doktor tarafından tanzim edilen reçetelerin gerçeğe uygun olmadığı, anlaşılmıştır. Yukarıda beyanları geçen......ve diğer karne sahipleri...sanık doktor tarafından tanzim edilen reçetelerdeki ilaçları alıp kullanmadıklarını, imzaların da kendilerine ait olmadığını söylemişlerdir. Yine .... Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen ödemesi yapılan reçetelerin karne sahipleri....hakkında düzenlenen reçetelerin gerçeği yansıtmadığı, sahte olarak tanzim edildiği, yukarıda beyanları geçen ...., ... ve diğer karne sahiplerinin beyanları ve reçetelerden anlaşılmıştır. Yine .....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen ve ödemesi yapılan ....'e ait reçetenin sahte olarak tanzim edildiği, dosyada sanık olarak bulunan ....'in beyanından anlaşılmaktadır. Yine ....Eczanesi tarafından fatura edilen .... İsmailoğulları'na ait bir adet reçetenin de sahte olarak tanzim edildiği, karne sahibi .... İsmailoğulları'nın beyanında ilaçları alıp kullanmadıklarını, imzaların da kendilerine ait olmadığını söylemiştir. Yine.... Eczanesi tarafından fatura edilen ....'a ait 2 adet reçetenin sahte olarak tanzim edildiği, ....'un ilaçları almadığı, imzaların kendisine ait olmadığı yönündeki beyanından anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını eczane sahipleri ve çalışanları ile birlikte irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir."
Sanık ...'le ilgili olarak;
"...: Sanığın ......... Devlet Hastanesinde kadın hastalıkları ve kadın .....m uzmanı olarak çalıştığı, bu süre zarfında bilirkişi raporunda zarara esas alan karne sahiplerinin karnesine gerçeğe uygun olmayan 31 adet sahte reçete tanzim ederek 3.870 Lira zarara sebebiyet verdiği, üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını işlediği kanaatine varılmıştır.
........ Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ve C. S.....lığı ve mahkememizde doğrulamış olduğu ifadesinde; sadece bir defa belediye hastanesine gidip bayan bir doktora muayene olduğunu, ilaçları almak için eczaneye gittiğinde, ....Eczanesinde ...'nın ilaçların şu an olmadığını, karnesini bırakarak daha sonra gelmesini söylediğini, karnesini bıraktığını, daha sonra gittiğinde karnesini kaybettiklerini, bir hafta sonra tekrar gittiğinde karnesini bulamadıklarını, daha sonra karnesinin ... isimli iş yerinde ortaya çıktığını beyan etmiş, karne sahibinin bu beyanından yeşil kart sağlık karnesinin 7. sayfasında uzman doktor sanık ... tarafından tanzim edilen reçetenin gerçeğe uygun olmadığı anlaşılmıştır. .....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen ve ödemesi yapılan karne sahiplerinden ...'a ait 11 adet reçete ile ....'a ait 10 adet reçete ve ....'e ait 9 adet reçetenin sahte olarak tanzim edildiği, .... beyanında; ilaçları .....Eczanesinden aldığını, göz, migren ve romatizma rahatsızlığının bulunduğunu beyan etmiştir. Bu rahatsızlıklar içerisinde kadın hastalıkları ile ilgili herhangi bir rahatsızlığının olmadığını, karne sahibi ....'in 1956 .....mlu olduğu, çocuk .....rma yaşının geçmiş olduğu, Doktor ... tarafından jinekoloji ile ilgili yazılan reçetedeki ilaçların gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı, yine .... ve ...'a ait sanık tarafından tanzim edilmiş kısa aralıklarla yazılmış çok sayıda ilacın gerçeği yansıtmadığı, bu dönem içerisinde bu kadar ilacın kullanılamayacağı, reçetelerin tetkikinden anlaşılmakla, sanığın bu reçeteleri hastaları görmeden gerçeğe uygun olmayacak şekilde tanzim ettiği kanaatine varılmıştır. Tanık ..... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; eşi ....'da tansiyon hastalığı bulunduğunu, kızı ...'ın da kadın hastalıkları uzmanına gitmediğini, eşinin ve kızının her ikisinin de kadın hastalıkları uzmanı ...'e gitmediklerini, icab ederse .........'ta doktor .....'a gittiklerini, ... tarafından tanzim edilen ilaçları almadıklarını ve imzaların da kendilerine ait olmadığını söylemiştir. Karne sahiplerinin beyanları, bu beyanlarında söylemiş oldukları rahatsızlıklar reçetelerle karşılaştırıldığında ve dosyada zarflar içerisinde bulunan reçeteler incelendiğinde sanığın bu reçeteleri hastaların bilgisi dışında gerçeğe aykırı olarak tanzim ettiği kanaatine varılmıştır. Emekli Sandığı müfettişlerinin düzenlemiş oldukları rapordan da anlaşılacağı üzere sanık ...,.... ve .... adına düzenlenen reçeteler 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine tıbbi açıdan inceletilmiş, müfettişler tarafından inceleme talebinde adı geçen şahısların bu kadar çok ilacı kullanıp kullanamayacakları, aynı antibiyotiğin tekrar tekrar yazılmasının, aynı reçetede birden fazla antibiyotik bulunmasının yerinde olup olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklar ile listedeki ilaçların tutarlı olup olmadığı sorulmuş, 3 kişilik uzman doktor heyetine yaptırılan bu inceleme neticesinde .... adına 2004 ve 2005 yıllarında 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 reçete yazıldığı, .... adına aynı dönemde 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete yazıldığı, ... adına 202 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 40 reçete yazıldığı, reçeteler incelendiğinde bir kişinin bu kadar fazla sayıda enfeksiyon ilacın sürekli kullanımının yerinde olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklarla reçetedeki tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu tespit edilmiş ve bu rapor müfettiş raporlarına eklenmiştir. (17.10.2007 tarihli rapor, Ek-4 Sayfa 7) Sanıkların reçeteleri incelendiğinde aynı reçeteye 10, 14, 20 sayıda aynı ilacın yazıldığı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını eczane sahipleri ve çalışanları ile birlikte irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ...'la ilgili olarak;
"...: Sanığın, operasyon tarihinden önce ......... Devlet Hastanesi ve 1 Nolu Sağlık Ocağından hekim olarak görev yaptığı, bu dönem içerisinde .....Eczanesine sağlık karnelerini bıraktığı anlaşılan...,.... ve ....'in sağlık karnelerine gerçeğe uygun olmayacak şekilde reçete tanzim ettiği, bu reçetelerden 31 tanesinin ödemesinin yapıldığı, bilirkişi raporunda dolandırıcılık suçu açısından zarar hesabına dahil olduğu, sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının sübut bulduğu kanaatine varılmıştır. ...., ..., ....'e ait sağlık karnelerinin .....Eczanesine ... tarafından bırakıldığı, sanığın bilgisi dahilinde karnelere gerçeğe uygun olmayan reçetelerin yazıldığı, sanık ...'in .....Eczanesi sahipleri ... ve ...'la akraba oldukları, yapılan yargılama neticesinde anlaşılmıştır. Sanıklar....... ve ....'in sağlık karnelerine toplam 112 adet sahte reçete yazıldığı, bu reçetelerden 31 tanesinin doktor sanık ... tarafından tanzim edildiği anlaşılmıştır. Sanık ... ile...., ....'in savunmalarında söylemiş oldukları rahatsızlıkları ile sanık ... tarafından tanzim edilen reçetelerdeki ilaçlar, ilaçların adedi, mahiyeti dikkate alındığında ilaçlar ve rahatsızlıkların uyuşmadığı, reçetelerin gerçeğe uygun olmadan hastalar görülmeden yazıldığı kanaatine varılmıştır. Özellikle dosya içerisinde mevcut reçetelerin tarihleri dikkate ahndığnda çok kısa dönem içerisinde çok miktarda ilacın (bazen 10 adet birden) yazıldığı, karne sahiplerinin bu kadar ilacı bu kadar kısa dönem içerisinde kullanmalarının mümkün bulunmadığı anlaşılmış ve bu uyumsuzluklar müfettiş raporlarında da ortaya konmuştur. Emekli Sandığı müfettişlerinin düzenlemiş oldukları rapordan da anlaşılacağı üzere sanık ...,.... ve .... adına düzenlenen reçeteler 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine tıbbi açıdan inceletilmiş, müfettişler tarafından inceleme talebinde adı geçen şahısların bu kadar çok ilacı kullanıp kullanamayacakları, aynı antibiyotiğin tekrar tekrar yazılmasının, aynı reçetede birden fazla antibiyotik bulunmasının yerinde olup olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklar ile listedeki ilaçların tutarlı olup olmadığı sorulmuş, 3 kişilik uzman doktor heyetine yaptırılan bur inceleme neticesinde .... adına 2004 ve 2005 yıllarında 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 reçete yazıldığı, .... adına aynı dönemde 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete yazıldığı, ... adına 202 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 40 reçete yazıldığı, reçeteler incelendiğinde bir kişinin bu kadar fazla sayıda enfeksiyon geçirmesi, sürekli antibiyotik kullanmasının mümkün olmadığı, aynı ilacın sürekli kullanımının yerinde olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklarla reçetedeki tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu tespit edilmiş ve bu rapor müfettiş raporlarına eklenmiştir. (17.10.2007 tarihli rapor, Ek-4 Sayfa 7) Sanıkların reçeteleri incelendiğinde aynı reçeteye 10, 14, 20 sayıda aynı ilacın yazıldığı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarım eczane sahipleri ve çalışanları ile birlikteirtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir."
Sanık ... ile ilgili olarak;
"...: Sanığın, ......... Devlet Hastanesinde 2002-2005 Eylül tarihleri arasında diş hekimi olarak görev yaptığı ayrıca kendisine ait özel muayenehanesinin bulunduğu, o dönemde diş çekimi ve muayene için özel muayenehanesine giden hastalar ......, ...., .... ve ....'ın tedavi evrakında yazılmayan işlemleri yapılmış gibi, çekilmeyen dişleri çekilmiş gibi göstererek vb. suretlerde fatura ve evrak tanzim ettiği, bu evrakın işleme konduğu dolayısıyla resmi muameleye tabi tutulduğundan resmî evrak mahiyetinde olduğu, yine hasta.....'na ait sağlık karnesine gerçeğe uygun olmayan reçete yazdığı, bu reçetelerin .... Eczanesince fatura edilerek ödeme yapıldığı, sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecilik suçunu işlemek sureti ile kamu kurumunu dolandırdığı ve 190 Lira zarara sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Tanık .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ve mahkememizde doğruladığı ifadesinde; 2 adet gömülü diş çekiminin yapılmadığını, oysa yapılmış gibi gösterilerek kamu kurumunu zarara sebebiyet verildiği, sahte evrak tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Sağlık Bakanlığı müfettişleri bu hasta ile ilgili olarak diş hekimi ....na bilirkişi sıfatı ile inceleme yaptırmışlar, tedavi evrakının mevcut diş çekimi ile örtüşmcdiği anlaşılmıştır. Yine hastalardan ....'ın Sağlık Bakanlığı müfettişlerine...; diş çekimlerinin çürük sebebi ile olduğunu beyan etmiş, hastanın faturası incelendiğinde 3 tane gömülü diş çekiminin yapılmış gibi gösterildiği anlaşılmıştır. Hastanın ifadesi ile tedavi evrakı fatura karşılaştırıldığında uyuşmadığı görüldüğünden bu durumda sanığın üzerine atılı suçlamaları ispatlayıcı mahiyette bulunmuştur. Yine hastalardan .... mahkememizde vermiş olduğu ifadesinde doktor ...'na muayene olmadığını diş çektirmediğini söylemiş, hastanın tedavi evrakı incelendiğinde, 22 adet komplikasyonlu diş çekimi, 10 adet mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi olmak üzere ağzındaki dişlerin tamamı çekilmiş gibi evrak tanzim edildiği, bu evrakın doktor ... tarafından yazıldığı anlaşılmıştır. Yine hasta ....e.... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; doktor ...'na kanal tedavisi ve dolgu yaptırdığını, dişini yaptırdığını, oysa düzenlenmiş faturada 12 adet dolgu yapıldığının gösterildiği, oysa bu dolguları yapmadığım beyan etmiştir. Hasta .......'un yaptırılan muayenesinde, dolgu yapılmış gibi gösterilen dişlerin ağzında mevcut olduğu, dişlerde dolgu bulunmadığı ve sağlam olduğu anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında özel muayenehanesini diş hekimi arkadaşı .... ile ortak kullandıklarını, bazı tedavileri diş hekimi arkadaşı .... tarafından yapıldığını, o an için faturasının bulunmaması sebebi ile kendisi fatura kesmiş olduğunu beyan etmiş ise de, sanığın bu beyanları hayatın normal akışında fevkalade bulunduğundan itibar edilmemiştir. Yine karne sahiplerinden .... doktor ... tarafından tanzim edilen ve .....Eczanesince fatura edilen 2 adet reçetedeki ilaçları alıp kullanmadığını, bu reçetelerinde sahte olarak tanzim edildiği anlaşılmıştır. Yine ....Eczanesi tarafından fatura edilen karne sahibi...'un karnesinde sanık ... tarafından tanzim edilen reçetenin gerçeğe uygun olmadığı anlaşılmıştır......Eczanesi tarafından fatura edilen .... ...'a ait 2 adet reçetenin sanık tarafından sahte olarak tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Yine sanığın muayenesinde çalışan....'in .....Eczanesi ile yapmış olduğu telefon görüşmelerinde karnelerin yazdırılması ve 24 adet karneden bahsedildiği, bu görüşmelerinde sanık hakkındaki iddiaları teyit edici mahiyette bulunduğu kanaatine varılmıştır. Sanığın sahte olarak tanzim etmiş olduğu fatura tarihleri, evrak, reçetelerin tarihleri dikkate alındığında, 765 sayılı Kanun dön....de düzenlenen faturalar olduğu gibi 01.06.2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren 5337 sayılı TCK nun yürürlük tarihinden sonra da tanzim edilmiş faturaların olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını işlediği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanlar ttedavi evrakı, reçeteler, faturalar, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ...'la ilgili olarak;
"...: Sanığın, ......... Devlet Hastanesinde diş hekimi olarak görev yaptığı, aynı dönemde özel muayenehanesinin bulunduğu, muvazaalı olarak özel muayenehaneyi işlettiği, kardeşi ....'ın o dönemde özel muayenehanesinin bulunduğu, özel muayenehanesinde kardeşi .... ile birlikte çalıştığı, muayenehanede tedavi ettiği hastaların evrakı gerçeğe uygun olmayacak şekilde tanzim ettiği, sanığın üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varılmıştır. Hastalardan .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; tedavisinin doktor ... tarafından özel muayenede yapıldığını, 3 adet dişinin çekildiğini, ayrıca alt üst bölüme protez işl....in yapıldığını, 20 yaş dişini çektirmediğini beyan etmiştir. Doktor ... tarafından .... adına kesilen faturada 20 yaş dişinin çekildiği, 3 adet komplikasyonlu diş çekiminin 4 adet mukoza retansiyonlu gömülü diş çekiminin fatura edildiği, oysa hastanın diş çekiminde komplikasyon olmadığı anlaşılmakla, gerçeğe uygun olmayan fatura tanzim ettiği kanaatine varılmıştır. Hasta ....Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ve mahkememizde doğruladığı ifadesinde; Doktor ...'ın özel muayenehanesinde dolgu yaptırdığını, 20 yaş dişini çektirmediğini beyan etmiş ise dc, Doktor ... tarafından kesilen 04.03.2004 tarihli faturada 2 adet 20 yaş dişinin çekilmiş gibi gösterildiği, gerçeğe uygun olmayan fatura tanzim edildiği anlaşılmıştır. Hastalardan.... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; Doktor ....'a muayene olduğunu, alt ve üst çenede birçok dişinin çekildiğini beyan etmiştir. Tedavilerin .... tarafından yapılmasına rağmen Doktor ... tarafından fatura düzenlendiği, 4 adet mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi ile, 4 adet komplikasyonlu diş çekiminin fatura edildiği, hastanın beyanları ile uyuşmadığı görülmüştür. Hasta .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ve mahkememizde doğruladığı ifadesinde; 10 adet dişinin çekilerek protez yapıldığını, 20 yaş dişlerinden bir tanesinin gömülü olduğunu, ağzının ön kısmından hiç diş çektirmediğini beyan etmesine rağmen, sanık tarafından tanzim edilen fatura bedelinde 15 adet komplikasyonlu diş çekimi yapıldığı ve 4 adet 20 yaş dişi mukoza retansiyonlu gömülü diş çekiminin yapılmış gibi gösterildiği, gerçeğe uygun olmayan fatura tanzim edildiği anlaşılmıştır. Hastalardan Gözel Daştan Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ve mahkememizde doğruladığı ifadesinde; 2 adet diş çektirdiğini söylemiş ise de, ... tarafından tanzim edilen faturada 2 adet mukoza retansiyonlu gömülü diş çekimi, 1 adet komplikasyonlu diş çekimi olarak fatura edildiği görülmüştür. Tanık .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ve mahkememizde doğruladığı ifadesinde; annesi ....'i 2004 yılı Ekim ayı içinde diş polikliniğine getirdiğini, Doktor ...'ın özele sevk ettiğini, tedavisinin Doktor .... tarafından yapıldığını, 15-16 adet dişinin çekildiğini, protez yapıldığını, ancak dolgu işl....in yapılmadığını beyan etmiş ise de, Doktor ... tarafından tanzim edilen fatura da 22 adet komplikasyonlu çekim 4 adet mukozaretansiyonlu gömülü diş çekiminin fatura edildiği, hastanın dişlerine dolgu işlemi yapıldığının gösterildiği, oysa hastanın dişine dolgu yapılmadığı, sanığın gerçeğe uygun olmayan fatura tanzim ettiği anlaşılmıştır. Tanık .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ve mahkememizde doğruladığı ifadesinde; 08.06.2005 tarihinde ...'ın özel muayenehanesine gittiğini, 20 adet dişinin çekildiğini, 30 adet diş çektirmediğini beyan etmiş, doktor ... tarafından düzenlenen 16.06.2005 tarihli faturada ise 26 adet komplikasyonlu, 4 adet mukoza retansiyonlu gömülü diş çekiminin gösterildiği, 30 adet dişinin çekilmiş gibi gösterildiği, 14 adet digital radyografi işl....in görüldüğü, oysa bu işlemlerin gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.
Yine .....Eczanesince fatura edilen ve ödemesi yapılan .... ve ...'e ait 3 adet reçetenin sanık tarafından gerçeğe uygun olmayacak şekilde tanzim edildiği, karne sahiplerinin beyanından ve sanıkların savunmasından anlaşılmıştır.
Sanığın sahte olarak tanzim etmiş olduğu fatura tarihleri, evrak, reçetelerin tarihleri dikkate alındığında 765 sayılı Kanun dön....de düzenlenen faturalar olduğu gibi 01.06.2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren 5337 sayılı TCK'nun yürürlük tarihinden sonra da tanzim edilmiş faturaların olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını işlediği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, faturalar, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri ve diğer delillerden anlaşılmış olup suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
"...: Sanık ...'in Emekli Sandığı Kurumuna bağlı olarak bir müddet çalıştıktan sonra emekli olduğu, sanığın kendisine, eşi ....'e ve oğlu ....'e ait sağlık karnelerini akrabası olan .....Eczanesine bırakarak kendisine, eşine ve oğlunun üzerine 112 adet sahte reçete tanzim edildiği, bunun karşılığında kamu kurumunun dolandırıldığı toplanan delillerden, sanıkların savunmalarından, tedavi evrakından, reçetelerden anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında tansiyon, şeker ve psikolojik herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığını, sadece kalp rahatsızlığının bulunduğunu, basit şikâyetlerle doktora gittiğini beyan etmiştir. Oysa gerek ....Polikliniği tarafından düzenlenen tedavi evrakı, gerekse .....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen ve ödemesi yapılan reçeteler, tedavilerin sayısı, reçetelerin sayısı, reçetelerin tanzimindeki gün aralığı dikkate alındığında, karnelerdeki reçetelerin karne sahipleri görülmeden gıyaplarında sanık doktorlar tarafından tanzim edildiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda eczaneler kısmında özelikle .....Eczanesine yazılan gerekçe, ortaya konan deliller sanık ... açısından da geçerlidir. Her ne kadar diğer sanıklar eşi .... ve oğlu .... hakkında da dava açılmış ise de, sanığın sağlık karnelerini eşi ve oğlunun haberi olmadan eczaneye bıraktığı ve karnelere sahte reçete tanzim edilmesini doğrudan doğruya diğer sanıklarla beraber işlediği anlaşılmıştır. Zira sanık olmadan diğer sanıkların suçu gerçekleştirmeleri zordur. Sanık ... ....'in brusella rahatsızlığı olduğunu, ....'in mide rahatsızlığı olduğunu söylemiştir. .... ile ....'in rahatsızlıkları ile tedavi evrakı, ilaçları, reçetelerin tanzimindeki tarih aralığı dikkate alındığında beyanları ile uyum göstermediği anlaşılmaktadır.
Emekli Sandığı müfettişlerinin düzenlemiş oldukları rapordan da anlaşılacağı üzere sanık ...,.... ve .... adına düzenlenen reçeteler 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine tıbbi açıdan inceletilmiş, müfettişler tarafından inceleme talebinde adı geçen şahısların bu kadar çok ilacı kullanıp kullanamayacakları, aynı antibiyotiğin tekrar tekrar yazılması, aynı reçetede birden fazla antibiyotik bulunmasının yerinde olup olmadığının karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklar ile listedeki ilaçların tutarlı olup olmadığı sorulmuş, 3 kişilik uzman doktor heyetine yaptırılan bu inceleme neticesinde .... adına 2004 ve 2005 yıllarında 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 reçete yazıldığı, .... adına aynı dönemde 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete yazıldığı, ... adına 202 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 40 reçete yazıldığı, reçeteler incelendiğinde bir kişinin bu kadar fazla sayıda enfeksiyon geçirmesi, sürekli antibiyotik kullanmasının mümkün olmadığı, aynı ilacın sürekli kullanımının yerinde olmadığı, karne sahiplerinin belirttiği rahatsızlıklarla reçetedeki tanılar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu tespit edilmiş ve bu rapor müfettiş raporlarına eklenmiştir. (17.10.2007 tarihli rapor, Ek-4 Sayfa 7) Sanıkların reçeteleri incelendiğinde aynı reçeteye 10, 14, 20 sayıda aynı ilacın yazıldığı görülmüştür.
Toplanan delillerin tamamında sanık ...'in diğer sanıklar, sanık doktorlar ve eczacılar ile doğrudan doğruya beraber işleyen sıfatı ile atılı suçları işlediği, iddia, sanığın savunması, diğer sanıklar .... ve ....'in savunmaları, sanıkların tedavi evrakı, ....Polikliniği tarafından haklarında tanzim edilen evrak, tahliller, film ve grafiler ile sanık doktorların tanzim etmiş okluğu reçeteler, reçetelerin adedi, fazlalığı, bilirkişi raporları müfettiş raporları ve diğer sanık beyanları ile destekleyici diğer delillerin tamamından anlaşıldığından cezalandırılması cihetine gidilmiş, suçun teselsülen işlendiği anlaşılmakla verilen ceza arttırılmıştır.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
"... (Merkez Eczanesi): Mahkememizin 2007/19 Esas sayılı birleşen dosyasında hakkında iddianame tanzim edilen sanığın ......... ilçesinde faaliyet gösteren Merkez Eczanesinin gizli sahibi olduğu, eczacı .... .... ile muvaaza ilişkisi içerisinde diplomasını kullanmak sureti ile eczaneyi işlettiği, ....ın görüşmelerine dair HTS raporları ve adresi dikkate alındığında ......... ilçesinde bulunmadığı, uzun süreli kalmadığı sadece diplomasını kullandırmak sureti ile menfaat t.... ettiği anlaşıldığından sanık ...'ün 5 adet reçete üzerinden sahtecilik yapmak sureti ile 324 Lira kamu zararına sebebiyet vererek atılı suçlan işlediği kanaatine varılmıştır.
Erzurum Bölge Müdürlüğünde tıbbi mümessil olarak çalışan.... isimli şahsın kullandığı aracın bagajında 03.12.2005 tarihinde yapılan aramada 2 adet poşet içerisinde kupürleri kesilmiş halde Cefaks marka 36 kutu ilacın ele geçirildiği, bu ilaçlar sorulduğunda 3 ay önce Merkez Eczanesine gittiğinde kupürleri kesilmiş ilaçlar gördüğünü, bu ilaçları çöpe atacaklarını söylemeleri üzerine eczane yetkilisinden bu ilaçları ihtiyacı olan kişilere vermek için istediğini, eczacının da ilaçları kendisine verdiğini söylemiştir.....'ün beyanında sanığın sahte reçeteler tanzim ederek kupürleri kesilmiş ilaçların kupürlerini reçeteye iliştirdikten sonra elinden çıkardığı anlaşılmaktadır.
İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından sanık ... e ait depoda 14.08.2005 tarihinde yapılan aramada bu şekilde çuvallar ve koliler içinde kupürleri ve barkotları kesilmiş halde 31 tane 5.196 kutu içerisinde toplam 17.866 adet değişik muhteviyatta ilaçların ele geçirildiği, bu ilaçlar içerisinde yeşil reçeteye tabi ilaçlarında bulunduğu görülmüştür. Sanığın kullanmış olduğu depoda ele geçirilen kupürleri kesilmiş ilaçlardan da anlaşılacağı üzere sanığın bu ilaç kupürlerini sahte olarak tanzim edilen reçetelere iliştirmek suretiyle kurumlara fatura ettiği, kupürleri kesilmiş ilaçları da deposunda beklettiği anlaşılmıştır. Sanığın kardeşi ... ifadesinde; söz konusu deponun anahtarını ....'e verdiğini buraya kutu bırakacağını söylemiştir. Sanık savunmasında eczanede kalfa olarak çalıştığım beyan etmiş ise de, yukarıda izah edilen sebeplerden sanığın eczanenin gerçek sahibi olduğu kanaatine varılmıştır.
Merkez Eczanesi tarafından kurumlara fatura edilen karne sahiplerinden.... adına ... tarafından tanzim edilen 06.06.2005 tarihli reçete, .... adına Doktor ... tarafından tanzim edilen 02.06.2005 tarihli reçete, yine aynı kişi adına Doktor ... tarafından düzenlenen 21.06.2005 tarihli reçete, karne sahiplerinden .... adına Doktor ... tarafından düzenlenen 02.06.2005 tarihli reçete, aynı kişi adına doktor ... tarafından düzenlenen 15.06.2005 tarihli reçetelerin sahte olarak tanzim edildiği, adı geçen karne sahiplerinin hekimlere muayene olmadıkları, ilaçları alıp kullanmadıkları karne sahiplerinin beyanından ve dosyadaki diğer delillerden anlaşılmıştır. Karne sahiplerinden .... ve ...'ın yeşil kart karnesinin günü geçmesi sebebi ile ......... Kaymakamlığına teslim edildiği, teslim edildikten sonra bu karnelerin geçerlilik tarihindeki ay bölümlerinin üzerinde oynama yapılarak tekrar kullanıldığı ve suça konu reçetelerin bu tarihten sonra yazıldığı, karnelerin incenlemesinden ve ekspertiz raporlarından anlaşılmıştır.
...
Karne sahiplerinden ..... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine ve C. S.....lığına vermiş olduğu ve mahkememizde doğruladığı ifadesinde; o tarihlerde İzmir'de çalıştığını, altıncı ayda doktora gitmediğini söylemiştir. Her ne kadar daha sonra eşinin doktora gittiğini söylemiş ise de, tanığın sanıkların etkisi ile ve yörenin aşiret yapısından kaynaklanan baskı ile ifadesini değiştirdiği kanaatine varıldığından, önceki beyanlarına itibar edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Eşi.... ise s.....lıkta vermiş olduğu beyanlarını doğrulamıştır. Karne sahiplerinden ... beyanında; ailesi ile birlikte 9 adet yeşil kartının bulunduğunu, hepsinin süresi dolduğundan ......... Kaymakamlığına iade ettiğini, her iki oğlu .... ile ....'ın o donemde İstanbul'da bulunduğunu, sanık doktorlar tarafından tanzim edilen reçetelerdeki ilaçları alıp kullanmadıklarını, reçetelerin yazıldığı dönemde sağlık karnelerinin yeşil kart bürosunda bulunması gerektiğini söylemiş, bu beyanını mahkememizde doğrulamıştır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık doktorlar ..., ... ve ... ile birlikte doğrudan işleyen sıfatı ile suçu irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlendiği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir.",
Sanık ... ile ilgili olarak;
"... (.....Eczanesi): Yaşı küçük sanık ...'in .....Eczanesinde çalıştığı, sağlık operasyonu kapsamında Emniyet Müdürlüğünce evinde yapılan aramada 3.352 adet adet boş ilaç kutusu 104 adet kupürü kesilmiş ilaç bulunduğu, sanığın .....Eczanesinden .... ile 01.03.2006 tarihinde yapmış olduğu telefon görüşmesinde, ilaçların eve bırakılması konularının görüşüldüğü, yukarıda bahsedilen telefon görüşmesi, sanığın ikametgahında yapılan aramada ele geçirilen ilaçlar ve dosya içerisindeki diğer deliller dikkate alındığında, sanığın .....Eczanesi bünyesinde işlenen suçlara yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği kanaatine varılmış ve cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Yukarıda eczaneler kısmında .....Eczanesi ve sanık ... ile ilgili yazılan gerekçe ve açıklanan deliller sanık içinde geçerli olduğundan tekrarından kaçınılmıştır.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmî evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık doktorlar ile birlikte işlenen suçlara yardım eden sıfatı ile katıldığı, suçu irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlediği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir."
Şeklinde açıklamalara yer verildiği,
Hüküm fıkralarında da nitelikli dolandırıcılık suçu açısından; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in 20 sahte reçete karşılığı 1.318'er TL, sanık ...'ün 1.624 TL, sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin 240 sahte reçete karşılığı 11.263'er TL, sanık ..., ..., ... ve ...'nun 17 sahte reçete karşılığı 508'er TL, sanık ...'in 1.920 TL, sanık ...'in 15.26 sevk karşılığı 43.512 TL, sanık ...'nun 45 sahte reçete karşılığı 1.512,27 TL, sanık ...'ın 1.526 sevk karşılığı 43.830 TL, sanıklar ... ve ...'ın 161 sahte reçete karşılığı 14.209'ar TL, sanıklar ... ve ...'ın 22 sahte reçete karşılığı 1.795'er TL, sanık ...'ın 18 sahte reçete karşılığı 1.178,63 TL, ... ve ...'in 2 sahte reçete karşılığı 1.198'er TL, sanıklar ..., ... ve ...'ın 43 sahte reçete karşılığı 4.792,86'şar TL, sanıklar ... ve ...'nın 25 sahte reçete karşılığı 2.273'er TL, sanık ...'ın 7.905,91 TL, sanık ...'in 13 sahte reçete karşılığı 452,6 TL, sanık ...'ın 128 sahte reçete karşılığı 7.486,51 TL, sanık ...'nun 146 sahte reçete karşılığı 11.207,24 TL, sanık ...'nın 57 sahte reçete karşılığı 2.770,47 TL, sanık ...'in 31 sahte reçete karşılığı 3.870 TL, sanık ...'ın 31 sahte reçete karşılığı 2.108 TL, sanık ...'nun 190 TL, sanık ...'ın 5 sahte reçete karşılığı 380,98 TL, sanık ...'in 23 sahte reçete karşılığı 2.024 TL zarardan sorumlu olduklarının kabul edildiği, sanıklar ... ve ...'ın ise sorumlu oldukları reçete sayısının ve ne kadar zarar verdiklerinin tespit edilemediğinin belirtildiği,
Anlaşılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrası; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Kararların gerekçeli olması" başlıklı 34. maddesinin birinci fıkrasında; "Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230. madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir",
"Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesinde de;
"(1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.
(2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir",
"Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232. maddesinde ise;
"(1) Hükmün başına, 'Türk Milleti adına' verildiği yazılır.
(2) Hükmün başında;
a) Hükmü veren mahkemenin adı,
b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet s.....sının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği,
c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı,
Yazılır.
(3) Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur.
(4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır.
(5) Hâkimlerden biri hükmü imza edemeyecek hâle gelirse, bunun nedeni mahkeme başkanı veya hükümde bulunan hâkimlerin en kıdemlisi tarafından hükmün altına yazılır.
(6) Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun Maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
(7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir",
Hükümlerine yer verilmiştir.
Buna göre, Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunlu olup, hüküm; başlık, sorun, gerekçe ve sonuç (hüküm) bölümlerinden oluşmalıdır. “Başlık” bölümünde; hükmü veren mahkemenin adı, mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet s.....sının, zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, varsa vekilinin ve kanuni temsilcisinin adı ve soyadı, sanığın açık kimliği ile varsa müdafiinin adı ve soyadı, beraat kararı dışında suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile hâlen tutuklu olup olmadığı belirtilmeli, "sorun" bölümünde; iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ortaya konulmalı, "gerekçe" kısmında; mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra, hükme esas alınan ve reddedilen deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilmeli ve sonuç bölümünde açıklanan uygulamaların dayanaklarına değinilmeli, "sonuç (hüküm)" kısmında ise; CMK’nun 230 ve 232. maddeleri uyarınca aynı Kanun'un 223. maddesine göre verilen kararın ne olduğu, TCK’nun 61. ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre uygulanan kanun maddeleri ve hükmolunan ceza miktarı, yine aynı Kanun'un 53. ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbiri, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanaklar, kanun yollarına başvurma ve tazminat talep etme imkanının bulunup bulunmadığı, kanun yoluna başvurma mümkün ise kanun yolunun ne olduğu, şekli, süresi ve mercii tereddüte yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir.
Uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi açısından mahkeme kararlarının "gerekçe" bölümü üzerinde ayrıca durulması gerekmektedir.
5271 sayılı CMK'nun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçe bölümünde, suç oluşturduğu kabul edilen fiilin gösterilmesi, nitelendirilmesi ve sonuç (hüküm) bölümünde yer alan uygulamaların dayanaklarının gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçe bölümünde hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve kanuni olması gerekmektedir. Kanuni, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime imkân sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Yerel mahkemece, gerekçeli kararda sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına yardımdan mahkûmiyet hükümleri kurulurken, tüm sanıklar için ortak bir gerekçe yazıldıktan sonra her bir sanık ile ilgili ayrı başlık açılarak gerekçe yazıldığı, bu gerekçelerde sanıklar ile ilgili tanık anlatımlarına, iletişimin tespiti tutanaklarına, müfettişlik raporlarına, arama ve el koyma tutanaklarına, bilirkişi raporlarına ve savunmalara yer verilerek delillerin tartışılıp değerlendirildiği, sanıkların sorumlu kabul edildiği reçete ya da sevk sayıları ile varsa zarar miktarlarının ya bu kişisel gerekçe bölümlerinde ya da hüküm fıkralarında belirtildiği, ulaşılan kanaat ile sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin gösterilerek bunların nitelendirilmesinin yapıldığı, itirazda özellikle belirtilen sanıklardan ...'in ise sahipleriyle akrabalık bağı bulunan .....Eczanesine kendisinin ve yakınlarının sağlık karnelerini bıraktığı, sağlık karnelerine sanık ve yakınlarında olduğu bildirilen rahatsızlıklar dışındaki tanılar ile ilaçlar yazıldığının, yine kısa zaman aralıklarında bir kişinin kullanmasının tıbben mümkün olamayacağı miktarda sürekli antibiyotik ilaç yazıldığının tespit edilmesi karşısında sanık ...'in .....Eczanesine bıraktığı sağlık karnelerine ilaç yazan doktorları .....Eczanesi sorumluları ile birlikte azmettirdiği, bu hususun da sanık ile ilgili gerekçe kısmında ayrıntılı olarak tartışıldığı anlaşılmakla; Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nun 34. maddeleri uyarınca mahkûmiyet hükümlerinin gerekçeli olarak yazıldığı, gerekçelerin yazımında CMK'nun 230. maddesinin göz önünde bulundurulduğu, hükümlerin gerekçeleri ve hüküm fıkralarının CMK'nun 232. maddesindeki hususları içerdiği kabul edilmelidir.
Öte yandan, sanık ...'ın .....Eczanesinden sanık ... ile 16.02.2006 tarihinde, aynı eczaneden ... ve ... ile 01.03.2006 tarihinde birer kez olmak üzere toplam üç kez, sanık ...'in ise..... Eczanesinde çalışan sanık ... ile 16.01.2006 tarihinde, .....Eczanesinde çalışan sanık ... ile de 03.03.2006 tarihinde olmak üzere iki kez görüşme yaptıkları, görüşme içeriklerinde .....ya da..... Eczanelerinden fatura edilen ve sahte olduğu kabul edilen herhangi bir reçeteden söz edilmediği anlaşılmakla; sanıklar ... ve ...'in sahte olduğu kabul edilen herhangi bir reçetenin düzenlenmesine yardım etmek suretiyle atılı suçlara katıldıklarının belirlenememesi karşısında, yerel mahkemece sanıklar ... ve ... yönünden mahkûmiyet hükümlerinin gerekçelerinin Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yeterli olmadığı kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başs.....lığının 1 numaralı uyuşmazlığa konu itirazının, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden reddine, sanıklar ... ve ... yönünden kabulüne, Özel Dairenin onama kararının sanıklar ... ve ... yönünden kaldırılmasına, sanıklar ... ve ... hakkındaki mâhkumiyet hükümlerinin, Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yeterli gerekçe gösterilmeden sanıkların mahkûmiyetlerine hükmolunması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin yasal ve yeterli gerekçe içerdiği sonucuna ulaşılmakla, inceleme dışı sanıklar ... ve ....'in sorgularının yapılmamasının, adı geçen sanıkların hukuki durumlarını etkileyip etkilemeyeceği;
İncelenen dosya kapsamından;
Sanık .... hakkında, 2004 yılında ......... Devlet Hastanesinde göreve başladıktan sonra özel muayenehanesinde muayene ettiği sosyal güvencesi olan hastaları ......... Devlet Hastanesindeki poliklinik günlerinde hastaneye kabul ederek reçetelerini yazmak suretiyle muayene etmediği hâlde muayene etmiş gibi sahte reçete düzenlediği ve kamu kurumlarını dolandırdığı iddialarıyla resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından,
Sanık ... hakkında, aralarında resmi belgede sahtecilik ya da resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri itiraza konu edilen sanıkların da bulunduğu kişilerle birlikte yöre halkının ya da kamu kurumlarında çalışanların sağlık karnelerine sahte reçete yazılması hususunda anlaşarak organize ve sistematik bir şekilde 2004-2005 yılları ile 2006 yılının ilk üç ayını kapsayacak şekilde çıkar amaçlı suç örgütü kurduğu, kamu görevlisi olan doktorları sahtecilik eylemlerine azmettirdiği, sahte düzenlenen reçete bedellerini de kamu kurumlarına fatura edip haksız kazanç t.... etmek suretiyle kamu kurumlarını dolandırdığı iddialarıyla çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından,
Cezalandırılmaları istemi ile kamu davaları açıldığı,
Yapılan yargılama sırasında sanıkların sorgularının yapılmadığı,
Yerel mahkemece çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlarından atılı suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin sabit olduğundan bahisle hakkında çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek suçundan bir kamu davası bulunmayan sanık .... ile aralarında sanık ...'nın da bulunduğu anılan suçtan kamu davası açılan tüm sanıkların beraatine, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık ....'in beraatine, sanık ...'nın ise mahkûmiyetine karar verildiği,
Yerel mahkemece gerekçeli kararda;
... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile ilgili olarak; "... (....Eczanesi): Sanığın ....Eczanesinin gizli sahibi olduğu, eczacı.... ile muvazaa ilişkisi içerisinde eczaneyi işlettiği, toplanan delillerden anlaşılmıştır. Sanığın 27.12.2005 tarihinde ... ile yapmış olduğu telefon karnelere reçete yazdırılması hususunun görüşüldüğü, bu görüşmede 15-20 tane ya da 9 tane tabirlerinden karne sayısının kastedildiği anlaşılmaktadır. Ecza Deposundan ilaç alınması karşısında verilen senetlerdeki imzaların Halil İsmailoğullarına ait olduğu, ... sahibi 'ın ifadesinde eczaneyi .... işlettiği, eczane çırağı ....'ın da işe ... tarafında alındığı, ...'in ifadesinde eczanenin sahibinin ... olduğunu söylediği, ...'da bulunan karne sahiplerinden. ise beyanında ....Eczanesinin kardeşi ...'na ait olduğunu söylediği ve eczacı ....'a ait GSM operatörlerinden alınan baz kayıtlarının Kayseri'de bulunduğu hususları dikkate alındığında eczanenin gizli sahibinin ... olduğu ve ....Eczanesince kuruma fatura edilen, ödemesi yapılan 74 adet sahte reçete karşılığında 5.243 Lira kurum zararına sebebiyet verdiği, evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını teselsülen işlediği kanaatine varılmıştır. Karne sahiplerinden müteveffa ....'in oğlu .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; babası ....'in şizofren rahatsızlığı bulunmadığını, ....Eczanesince fatura edilen şizofren tedavisinde kullanılan ilaçları alıp kullanmadıklarını söylemiş bu beyanını mahkememizde doğrulamıştır. Karne sahiplerinden ...Sağlık Bakanlığı müfettişleri ile C. S.....lığında vermiş olduğu ifadesinde ..'nda epilepsi hastalığı olmadığını, ....'nın mide rahatsızlıklarının bulunmadığını, kendisine gösterilen 7 adet reçetedeki ilaçları alıp kullanmadığını, doktorları tanımadığını beyan etmiş, bu beyanını mahkememizde doğrulamıştır. Karne sahiplerinden tanık . Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; kendisi ve eşi ...'ın sağlık karnesinin ....Eczanesi tarafından alıkonulduğunu, sağlık karnelerinin ... isimli işletmede ne aradığını bilmediğini, kızı ....'da epilepsi hastalığı olmadığını, kuruma fatura edilen reçetelerdeki ilaçların bir kısmını alıp kullanmadıklarını, atılan imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmiş ve bu beyanım mahkemede doğrulamıştır. Karne sahiplerinden tanık .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; mide rahatsızlığı ve kronik bir rahatsızlığı bulunmadığını, ......... 2 Nolu Sağlık Ocağına hiç gitmediğini, Doktor ... tarafından yazılan ve ....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen ilaçları alıp kullanmadığını beyan etmiş ve bu beyanını mahkememizdeki ifadesinde doğrulamıştır. Karne sahiplerinden ... ... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş oldukları ifadelerinde; ....Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen ilaçların bir kısmını alıp kullanmadıklarını, reçetelerde yazılı rahatsızlıklarının bulunmadığım, imzaların da kendilerine ait olmadığını beyan etmişlerdir. Yukarıda dinlenen tanıkların beyanları yeterli bulunduğundan bu karne sahiplerinin önceki ifadeleri ile yetinilmiş, dosya kapsamı dikkate alındığında yeniden tanık sıfatı ile mahkememizde dinlenmemişlerdir. Karne sahiplerinden sanık .... beyanında; karnesini ....Eczanesine bıraktığını, romatizma hastalığının olduğunu, başka hastalığının bulunmadığını beyan etmiştir. Yine karne sahiplerinden sanık....beyanında karnesini ....Eczanesine bıraktığını söyleyerek önceki beyanlarını doğrulamıştır. Karne sahiplerinden sanık... beyanında; ilaç almak için eczaneye gittiğinde karnesini bırakmasını söylediklerini, karnesini bıraktığını, karnesinin 5 ve 8. sayfalarında uzman doktor ... tarafından düzenlenen reçete ile 6. sayfasındaki ... tarafından düzenlenen reçetelerin gerçeğe uygun olmadığını, en son yılbaşından önce doktora muayene olduğunu beyan etmiştir.
......... ilçesinde sağlık operasyonu ismi ile yapılan soruşturmada ....Eczanesinin bitişiğinde bulunan ... isimli işyerinde 3 karton kutu içerisinde 89 adet yeşil kart ve sağlık karnesinin ele geçirildiği, bu sağlık karnelerinin ......Eczanesinde çalışan ... tarafından bırakıldığı, ..... beyanından anlaşılmıştır... ....yaşının küçüklüğü dikkate alındığında istemeden böyle bir eylemde bulunduğu mahkememizin kabulüdür. ... işyerinde ele geçirilen yeşil kart sağlık karnelerinden karne sahipleri ...... karnelerinde tanzim edilen reçetelerin gerçeğe uygun olmadığı karne sahiplerinin beyanından anlaşılmıştır. Yine..... isimli işyerinde 19 kalem muhtelif marka 110 adet ilaç ele geçirilmiştir. Ödemesi yapılmayan zarar hesabına dahil edilmeyen fakat haklarında gerçeğe uygun olmayan reçeteler tanzim edilen ..... da beyanlarında reçetelerin gerçeğe uygun olmadığını, ilaçları alıp kullanmadıklarını, reçetelerin arkasındaki imzaların kendilerine ait olmadığını söylemişlerdir.
Yukarıda açıklanan deliller ve gerekçeler ışığında sanığın üzerine atılı resmi evrakta sahtecililik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını sanık doktorlar ..., ....., ..., ... ile birlikte doğrudan işleyen sıfatı ile suçu irtikap ettiği, tanık beyanları, karne sahiplerinin beyanları, tedavi evrakı, reçeteler, müfettiş raporları, tarafsız bilirkişi raporları, kurumlarca yazılan ödeme emirleri, telefon görüşme kayıtları ve diğer delillerden anlaşılmış olup, suçun teselsülen işlediği görülmekle cezanın arttırılması cihetine gidilmiştir." şeklinde açıklamalara yer verildiği,
Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri itiraza konu edilen sanıklardan;
Sanık ... ile ilgili mahkûmiyet hükümlerinin gerekçe kısmında “....eczanesi başlığı altında beyanları yazılan karne sahiplerinin doktor ... ile ilgili ifadelerinin sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair açık deliller olduğu”,
Sanık ... ile ilgili mahkûmiyet hükümlerinin gerekçe kısmında “Yine ....Eczanesince kuruma fatura edilen sanığın tanzim etmiş olduğu 4 adet reçetenin sanık ... tarafından sahte olarak tanzim edildiği kanaatine varılmıştır”,
Sanık ... ile ilgili mahkûmiyet hükümlerinin gerekçe kısmında “bu eczane tarafından kuruma fatura edilen karne sahiplerinden...., bu şahsın oğulları ....’a ait karnelerde, sanık ... tarafından düzenlenen reçetelerde yazılı ilaçların alınıp kullanılmadığı, imzaların da hak sahiplerine ait olmadığı”,
... ile ilgili mahkûmiyet hükümlerinin gerekçe kısmında “Yine ....Eczanesi tarafından fatura edilen .... İsmailoğullarına ait bir adet reçetein de sahte olarak tanzim edildiği, karne sahibi .... İsmailoğullarının beyanında ilaçları alıp kullanmadıklarını, imzaların da kendilerine ait olmadığını söylediği”,
Sanık ... ile ilgili mahkûmiyet hükümlerinin gerekçe kısmında “Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ve C. S.....lığı ve mahkememizde doğrulamış olduğu ifadesinde; sadece bir defa belediye hastanesine gidip bayan bir doktora muayene olduğunu, ilaçları almak için eczaneye gittiğinde, ....Eczanesinde ...'nın ilaçların şu an olmadığını, karnesini bırakarak daha sonra gelmesini söylediğini, karnesini bıraktığını, daha sonra gittiğinde karnesini kaybettiklerini, bir hafta sonra tekrar gittiğinde karnesini bulamadıklarını, daha sonra karnesinin ... isimli iş yerinde ortaya çıktığını beyan etmiş, karne sahibinin bu beyanından yeşil kart sağlık karnesinin 7. sayfasında uzman doktor sanık ... tarafından tanzim edilen reçetenin gerçeğe uygun olmadığı anlaşılmıştır.”,
Sanık ... ile ilgili mahkûmiyet hükümlerinin gerekçe kısmında “Ayrıca bilirkişi raporunda ortaya konduğu şekilde ödemeleri yapılan ve zarar miktarına dahil edilen 21 adet reçetenin gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiği, bu reçetlerden ...12 tanesi ....Eczanesi... tarafından fatura edildiği”,
Şeklindeki açıklamalarla sanık ...'nın sahibi olduğu kabul edilen ....Eczanesinden söz edildiği, sadece sanık ...'le ilgili gerekçe kısmında bahsedilen bir tanığın beyanı aktarılırken sanık ...'in isminin geçtiği,
Haklarındaki bir kısım hükümleri itiraza konu edilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin gerekçelerinde ise diğer sanık ....'ten herhangi bir şekilde söz edilmediği,
Yargıtay 11. Ceza Dairesince 19.12.2013 gün ve 27973-19536 sayı ile;
"...
C- Şikâyetçi kurumlar ..., ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Kamu davası açıldıktan sonra 5271 sayılı CMK'nun 237 ve devamı maddeleri uyarınca katılma ist....de bulunup katılan sıfatı kazanmadıklarından, temyize yetkisi bulunmadığı cihetle; şikayetçiler ... ile ... adına hazine vekilinin vaki temyiz istemi ile şikâyetçi Adalet Bakanlığının, 28.09.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra, 02.07.2012 havale tarihli ....çesi ile temyiz ettiği anlaşıldığından, vekilinin süresinden sonra vaki temyiz ist....in 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca reddine,
...
E- Katılan kurumlar SGK ve ... vekillerinin, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçları ile ilgili beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlarından sanıklar ..., ..., ...., ...., ..., ..., ..., ..., ve ...., çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından sanıklar ..., ..., , ’in atılı suçlardan beraatlerine ilişkin hükümlerle ilgili olarak; anılan suçlardan doğrudan doğruya zarar görmeyen katılan kurumlar SGK ve ... adına vekillerinin kamu davasına katılmasına dair verilen karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden anılan suçlar yönünden şikayetçi idare vekillerinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine,
...
I- Sanık ...'nın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelen müdafiinin temyizinin incelenmesinde:
Yüklenen suçlardan dolayı 5271 sayılı CMK'nun 147 ve 191. maddeleri uyarınca iddianame okunarak, sorgusu yapılmayan sanık ...'nın mahkûmiyetine karar verilmesi,
J- Katılan kurumlar vekillerinin sanık ....'in resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine ilişkin hükümlere yönelen temyizlerinin nicelenmesinde:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2001 gün, 212-197 sayılı kararı ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesinin toplanan delillere göre sanık hakkında mahkumiyet dışında hüküm kurulması ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanık .... hakkında dosya kapsamına göre sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
...
Yasaya aykırı, yerel Cumhuriyet s.....ları, katılan kurumlar vekilleri ile sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi bozulmasına" karar verildiği,
Anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Yerel mahkemece, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulurken adı geçen sanıklar ile ilgili özellikle sağlık karnesi sahipleri olan tanık anlatımlarına, iletişimin tespiti tutanaklarına, müfettişlik raporlarına, arama ve el koyma tutanaklarına, bilirkişi raporlarına, bazen de .... ya da ... dışındaki genelde karne sahipleri olan bazı sanık savunmalarına dayanılması, sanık .... hakkındaki muayenehanesinde muayene ettiği hastaların sağlık karnelerine ......... Devlet Hastanesinde muayene etmiş gibi sahte reçete düzenlediği yönündeki iddianın diğer sanıklara isnat edilen eylemlerle bir bağlantısının bulunmaması, sanık ....'in atılı suçları diğer sanıklarla iştirak hâlinde işlediğine dair bir iddianın, kabulün ya da tespitin olmaması, yerel mahkemece sanık ...'in ....Eczanesinin sahibi olarak değerlendirilerek mahkûmiyetine konu fiilleri sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilmekle birlikte sanık ...'in azmettiren olarak sorumlu tutulabileceği ancak gerek sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki mahkûmiyet hükümleri gerekse itiraza konu diğer sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümleri kurulurken ....'in ya da ...'nın savunmalarına dayanılmaması karşısında, inceleme dışı sanıklar ... ve ....'in sorgularının yapılmamasının, adı geçen sanıkların hukuki durumlarını etkilemeyeceği kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsvcılığının itirazının 2 numaralı uyuşmazlık yönünden reddine karar verilmelidir.
3- Özel Daire ilamının "G" bendinde sanıklar ... ve ... hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından eleştirilerek onama karar verildiği hâlde; "L-4" bendinde bir kısım sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakları saklı tutularak aleyhe bozma nedeni içerecek biçimde bozulmasına karar verilmesi suretiyle, sanıklar hakkında aleyhe temyiz olup olmadığı hususunda Özel Daire kararında çelişkiye düşülüp düşülmediği;
İncelenen dosya kapsamından;
.....beyazıt Mal Müdürlüğü vekilinin, 17.09.2008 tarihli temyiz ....çesi ile; çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları ile nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yardımdan kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği,
Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin 12.09.2008 tarihli temyiz ....çesinde; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanmasını, sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı sanıklar .... ve ..... hakkında kurulan beraat kararlarının bozulmasını talep ettiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başs.....lığının 14.10.2009 tarihli yazısı üzerine temyiz ....çesini açıklayan Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin 12.11.2009 tarihli ....çesinde; Kurumun dosyanın tüm sanıkları tarafından zarara uğratılmaması nedeniyle tüm sanıklar yönünden müdahale talebinde bulunulmadığını, kamu görevlisi olan sanıklar yönünden ayrıca müdahale taleplerinin olmadığını, temyiz ....çesinde belirttikleri sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı sanıklar .... ve ..... hakkında kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiklerini bildirdiği,
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.12.2013 tarihli ve 27973-19546 sayılı kararının;
“G” bendinde; katılan kurum vekillerince temyize konu edilen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları ile bu suçlara yardımdan kurulan beraat hükümleri ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçuna yardımdan, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yardımdan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilerek sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak "sanıklar ... ile ... hakkında zincirleme biçimde işlendiği kabul edilen nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır" eleştirisine yer verildiği,
"L" bendinde ise bir kısım sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilerek 1., 2. ve 3. sırada lehe bozma nedenlerine yer verilerek 4. sırada; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna yardımdan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin "temel adli para cezasının göncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiği dikkate alınmnadan, doğrudan dli para cezalı olarak belirlenmesi ve suçun zincirleme biçimde işlendiği kabul edildiği hâlde TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilerek "mahkûm olan sanıklarla ilgili aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına" açıklamasına yer verildiği,
Anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
SGK ve ... vekillerinin yalnızca bir kısım sanıklar hakkındaki beraat hükümlerini temyiz ettikleri, mahkûmiyet hükümlerine yönelik bir temyiz taleplerinin bulunmadığı, Özel Dairece de ilamın "G" bendinde "sanıklar ... ile ... hakkında zincirleme biçimde işlendiği kabul edilen nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış" eleştirisiyle sanıklar ... ile ... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verildikten sonra "L-4" bendinde mahkûmiyetlerine karar verilen bir kısım sanıklar hakkında "mahkûm olan sanıklarla ilgili aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına" açıklamasıyla aleyhe bozma yapıldığı anlaşılmakla; mahkûmiyet hükümlerine yönelik aleyhe bir temyiz ist....in bulunmaması ve Özel Dairece ilamın "G" bendinde bir kısım mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilirken aleyhe temyiz bulunmadığı belirtildikten sonra "L-4" bendinde de bir kısım mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilirken açıkça aleyhe temyiz bulunmadığı belirtilerek kazanılmış hakkın saklı tutulmuş olması karşısında, sanıklar hakkında aleyhe temyiz bulunup bulunmadığı hususunda Özel Dairece çelişkiye düşülmediği kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsvcılığının itirazının 3 numaralı uyuşmazlık yönünden reddine karar verilmelidir.
4- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin gerekçelerinin Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmakla, sanık ...'a atılı resmi belgede sahtecilik, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e atılı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübutu bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığı;
Yukarıda ilgili bölümlerde ayrıntılı olarak gösterilen açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
İletişimin tespiti tutanakları içeriklerinden, kamu sağlık güvencesinden faydalanan bir kısım hak sahipleri adına düzenlenen sağlık karnelerinin eczanelerin elinde olduğu, eczanelerde bulunan bu sağlık karnelerinin ......... Devlet Hastanesinin, sağlık ocaklarının ya da Özel ....Sağlık Polikliniğinin veya Özel.....Sağlık Polikliniğinin protokol kayıtlarına işlenerek bahse konu sağlık kuruluşlarında görevli sanık doktorlar ya da diş hekimleri tarafından hak sahipleri muayene edilmedikleri hâlde muayene edilmiş gibi gösterilerek sağlık karnelerine reçete düzenlendiği, sağlık karnelerinin zaman zaman eczaneler arasında el değiştirdiği,
Bazı eczanelerde ve bazı eczaneler ile bağlantılı yerlerde, yine bir kısmı kamu görevlisi doktor olan bazı sanıkların ikametlerinde yapılan aramalarda, çok sayıda sağlık karnesinin, fiyat kupürleri çıkarılmış ilaçların, ilaç fiyat kupürlerinin, boş ilaç kutularının ya da kutusu olmayan ilaçların tespit edilerek bu materyallere el konulduğu,
Hak sahibi olan tanıkların ilgisine göre Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ya da Sosyal Güvenlik Kurumu (Bağ-Kur ve Emekli Sandığı) Teftiş Kurulları müfettişleri tarafından dinlenildikleri, sağlık karnelerine yazılan ve ilgili kuruma fatura edilip bedelleri tahsil edilen reçetelerin hak sahiplerine gösterildiği, hak sahiplerinin de kendilerine gösterilen reçetelerden bir kısmının kendilerinin muayenesi sonucu düzenlenmiş olduğunu belirterek bu reçetelerdeki ilaçları eczanelerden aldıklarını belirttikleri, reçetelerden bir kısmının ise bir nedenden dolayı eczanelerde bıraktıklarını söyledikleri sağlık karnelerine kendilerinin bilgisi dışında düzenlendiğini söyleyerek gerçek bir muayeneye dayanmayan bu reçetelerin tarihlerini ve protokol numaralarını bildirdikleri, Özel ....Sağlık Polikliniği ya da Özel.....Sağlık Polikliniği tarafından fatura edilip bedelleri tahsil edilen sevk kâğıdına dayalı işlemlerin de sevk kâğıdı sahiplerine gösterildiği, bu hak sahiplerinden bazılarının adı geçen polikliniklere muayene ya da ikinci veya üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına sevk amaçlı başvurduklarını belirterek kendilerine yapılmış gibi gösterilen tahlil, tetkik işlemleri ile film ya da grafi çekim işlemlerinin ya hiç yapılmadığını ya da yapılan işlemlerin çeşidinin abartılarak gösterildiğini belirttikleri, bazı hak sahiplerinin ise gitmedikleri hâlde adlarına düzenlenmiş sevk kâğıtlarının bir şekilde poliklinikler tarafından işleme sokulduğunu, yapılmış gibi gösterilen muayene ya da diğer tahlil, tetkik ve film ya da grafi çekim işlemlerinin gerçeği yansıtmadığını beyan ettikleri, hem özel muayenehanelerinde hem de ......... Devlet Hastanesinde diş hekimi olarak görev yapan sanıklar ... ve ... tarafından muayene edilmiş gibi evrak tanzim edilen hak sahiplerinin de dinlenildiği, bu kişilerin de ya muayene ve tedavi evrakını fatura eden diş hekiminden başka bir diş hekimine muayene ve tedavi olduğunu, ya muayene ve tedavi kapsamında yapıldığı belirtilerek fatura edilen işl.... hiç yapılmadığını ya da bu işlemlerin sayısının veya çeşidinin abartıldığını söyledikleri,
Teftiş kurulları müfettişleri tarafından dinlenilen hak sahiplerinin beyanlarının, hak sahiplerinin gerçek bir muayeneye dayanmadığını söyledikleri reçeteler ile bu reçetelerin eczaneler tarafından ilgili kurumlara fatura edildiğine ve bedellerinin ödendiğine dair evrakın, özel poliklinikler tarafından fatura edilen ve hak sahiplerinin hiç yapılmadığını ya da yapıldığı hâlde çeşitlerinin abartılarak gösterildiğini söyledikleri işlemlere dayanak sevk kâğıtları ile bahse konu işlemlerin yapıldığını gösterir özel polikliniklerce düzenlenen belgelerin, yine sanık diş hekimleri ... ve ... tarafından düzenlenen faturaların onaylı örneklerinin dosya içerisinde mevcut olduğu,
Soruşturma kapsamında Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu, Emekli Sandığı Teftiş Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlıklarınca gerektiğinde bilirkişilerden rapor da alınarak bu raporlardan da faydalanılmak suretiyle raporlar düzenlendiği, mahkemece de adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulundan rapor aldırıldığı, bahse konu raporlarda sanıklarla ilgili tespitlere yer verilerek sanıkların sorumlulukları kapsamındaki belgelerin bu belgelerin kamu kurumlarına fatura edilmesinden kaynaklı kurum zararlarının ayrı ayrı gösterildiği,
İlgili teftiş kurulu başkanlıklarınca ifadelerine başvurulan hak sahiplerinden bir kısmının mahkemece dinlenilerek beyanlarının tespit edildiği, bu kişilerden bazılarının müfettişlere verdiği beyanlarından döndükleri, çoğunun ise müfettişlere verdikleri beyanlarının doğru olduklarını belirttikleri, yine bir kısım hak sahiplerinin beyanlarının ......... Cumhuriyet Başs.....lığı tarafından tespit edildiği,
Anlaşılmakla;
Hak sahiplerinin müfettişlerce tespit edilen beyanları ve bu beyanlar temel alınarak Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ya da Sosyal Güvenlik Kurumu (Bağ-Kur ve Emekli Sandığı) Teftiş Kurulları müfettişleri tarafından düzenlenen raporlar ile mahkemece adli tıp uzmanı, mali müşavir, eczacı ve diş hekiminden oluşan bilirkişi kurulundan aldırılan rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların sorumlu oldukları sahte belgeler ile yapılmadığı hâlde bu belgelerde yapılmış gibi gösterilen işlemlerden kaynaklı zararların ayrı ayrı belirtilmiş olması, müfettişlerce beyanları tespit edilen karne sahiplerinden bir çoğunun mahkemece dinlenilmiş olması, tüm karne sahiplerinin mahkemece dinlenilmesinin yargılamalara bir katkı sağlamayıp aksine yargılamaları uzatacak olması, yargılamaya konu belgelerin şeklen sahte olmayıp hastalar muayene edilmedikleri ya da muayene edilen hastalara bazı işlemler yapılmadığı hâlde hastalar muayene edilmişler gibi ya da yapılmayan işlemler yapılmış gibi gösterilmek suretiyle gerçeğe aykırı olarak düzenlenen belgeler olması nedeniyle belgeler üzerinde sahtecilik yapılıp yapılmadığı hususunda bilirkişi raporu aldırılmasının gerekmemesi karşısında, dosya kapsamındaki delillerin sanıklara atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının sübutu bakımından yeterli olduğu, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulmadığı kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başs.....lığının itirazının 4 numaralı uyuşmazlık yönünden reddine karar verilmelidir.
5- Sanık ... dışındaki sanıklar hakkında 765 sayılı TCK hükümlerinin uygulanma imkânının bulunup bulunmadığı;
Yukarıdaki 4 ve 5 numaralı uyuşmazlıklarla ilgili deliller kısmındaki açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Karne sahiplerinin ya da yakınlarının müfettişlik beyanlarında gerçeği yansıtmadıklarını söyledikleri, bilirkişi raporlarında zarar hesabında dikkate alınan ve mahkemece sahte olduğu kabul edilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in sorumlu oldukları 11.10.2005, 15.10.2005 ve 24.10.2005 tarihli reçetelerin, sanık ...'ün sorumlu olduğu 13.09.2005 tarihli reçetenin, sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin sorumlu oldukları 07.06.2005, 09.06.2005, 01.08.2005, 05.09.2005, 19.09.2005, 18.10.2005, 21.10.2005, 26.10.2005, 09.12.2005, 12.12.2005 ve 09.02.2006 tarihli reçetelerin, sanıklar ...., ... ve ...'in sorumlu oldukları 13.06.2005, 14.06.2005, 16.06.2005, 24.06.2005, 11.07.2005, 20.07.2005, 27.07.2005, 03.08.2005, 13.08.2005, 24.08.2005, 31.08.2005, 25.10.2005, 14.11.2005, 25.11.2005, 13.12.2005 ve 23.12.2005 tarihli reçetelerin, sanık ...'ın sorumlu olduğu 01.09.2005 tarihli sevk kâğıdı ve ekindeki belgelerin, sanık ...'nun sorumlu olduğu 09.02.2006 tarihli sevk kâğıdı ve ekindeki belgelerin, sanıklar ..., ... ve ...'ın sorumlu oldukları; 15.06.2005, 21.06.2005 ve 25.10.2005 tarihli reçetelerin, sanıklar ... ve ...'ın sorumlu oldukları 26.09.2005 tarihli reçetenin, sanık ...'ın sorumlu olduğu 11.07.2005, 01.08.2005, 08.08.2005, 09.08.2005 ve 20.09.2005 tarihli reçetelerin, sanıklar ... ve ...'nın sorumlu oldukları 20.06.2005 ve 27.06.2005 tarihli reçetelerin, sanık ...'ün sorumlu olduğu 02.06.2005 ve 06.06.2005 tarihli reçetelerin, sanık ...'nun sorumlu olduğu 06.07.2005 tarihli fatura ile 24.10.2005 tarihli reçetenin, sanık ...'ın sorumlu olduğu 16.06.2005 tarihli fatura ile 23.12.2005 tarihli reçetenin, sanıklar ... ve ...'in sorumlu oldukları 09.11.2005 tarihli reçetenin, sanık ...'in sorumlu olduğu 09.11.2005 ve 14.12.2005 tarihli reçetelerin, sanık ...'ın sorumlu olduğu 13.06.2005, 15.06.2005, 20.06.2006, 21.06.2005, 09.08.2005, 11.10.2005, 15.10.2005 ve 25.11.2005 tarihli reçetelerin, sanık ...'in sorumlu olduğu 01.08.2005 tarihli reçetenin, sanık ...'ın sorumlu olduğu 02.06.2005, 07.06.2005, 09.06.2005 ve 24.08.2005 tarihli reçetelerin, sanık ...'nun sorumlu olduğu 06.06.2005, 16.06.2005, 11.07.2005, 20.07.2005, 27.07.2005, 08.08.2005, 05.09.2005, 19.09.2005, 20.09.2005, 25.10.2005 ve 09.02.2006 tarihli reçetelerin, sanık ...'in sorumlu olduğu 14.06.2005 tarihli reçetenin, sanık ...'nın sorumlu olduğu 21.10.2005, 26.10.2005, 09.12.2005 tarihli reçetelerin onaylı örneklerinin dosya içerisinde mevcut olduğu anlaşılmakla; sanıkların 2004 yılı ile 2005 yılının ilk yarısındaki eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden sonra da temadi etmesi karşısında, itiraza konu sanıklar yönünden 765 sayılı TCK'nun uygulanma imkânı bulunmamaktadır.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başs.....lığının itirazının 5 numaralı uyuşmazlık yönünden de reddine karar verilmelidir.
Ceza Genel Kurulunca aleyhe itiraz bulunmadığından ve bu husustaki Özel Daire bozma kararına yerel mahkemece uyma ya da direnme kararı verilebileceğinden, sanıklar ... ve ...'ın, özel muayeneye ilişkin fatura düzenlemeleri dışında ayrıca görev yaptıkları ......... Devlet Hastanesinde memuriyetlerine istinaden resmi reçete düzenlemiş olmaları nedeniyle eylemlerinin; TCK'nun 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu mu yoksa TCK'nun 210/2. maddesi delaletiyle 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu mu oluşturduğuna, TCK'nun 210/2. maddesi delaletiyle 204/1. maddede düzenlenen suçu oluşturduğunun kabulü hâlinde ise, inceleme tarihi itibarıyla dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin 6 numaralı uyuşmazlığın oylanmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmış olup bu uyuşmazlıkla ilgili oylama yapılmamıştır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başs.....lığı itirazının;
a) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin gerekçelerinin yeterli olup olmadığına, inceleme dışı sanıklar ... ve ....'in sorgularının yapılmamasının sanıkların hukuki durumlarını etkileyip etkilemeyeceğine, atılı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübutu bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığına ve 765 sayılı TCK hükümlerinin uygulanma imkânının bulunup bulunmadığına ilişkin uyuşmazlıklar yönünden REDDİNE,
b) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin gerekçelerinin Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yeterli olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık yönünden KABULÜNE,
2- Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.12.2013 gün ve 27973-19536 sayılı, sanıklar ... ve ... hakkındaki nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yardımdan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin onama kararının KALDIRILMASINA,
3- ......... Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 gün ve 81-75 sayılı sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin, Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yeterli gerekçe gösterilmeden sanıkların mahkûmiyetlerine hükmolunması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başs.....lığına TEVDİİNE, 06.02.2018 tarihinde yapılan müzakerede tüm uyuşmazlıklar yönünden oybirliğiyle karar verildi.
Ceza Genel Kurulu, 2016/608 E., 2020/167 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza
tam metni aç
Kanunumuzda sahtecilik suçları, resmi ve özel belge ayrımına dayandırılmış; 5237 sayılı TCK'nın 204-206, 210/1. maddeler resmi belgeleri;
Ceza Genel Kurulu 2016/608 E. , 2020/167 K.
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 21. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Sayısı : 9-55
Görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle Elazığ (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince 20.10.2011 tarih ve 486-830 sayı ile verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesince 01.03.2012 tarih ve 9-55 sayı ile; sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan bahisle, TCK'nın 204/2, 62, 53/1 ve 53/5 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
Hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesince 25.11.2015 tarih, 3776-5486 sayı ve oy çokluğuyla karar verilmiş,
Daire Üyesi A. T. Doğan; "Görevde yükselme eğitimine tabii tutularak yapılacak sınav sonucuna göre atama yapılacak kadroların duyuru listesinde 'kadro unvanı uzman olan (kadro derecesi 1, hizmet sınıfı GİH, kadro sayısı 1), kadro unvanı şef olan (kadro derecesi 4, hizmet sınıfı GİH, kadro sayısı 4), kadro unvanı şef olan (kadro derecesi 3, hizmet sınıfı GİH, kadro sayısı 2), kadro unvanı veri hazırlama kontrol işletmeni olan (kadro derecesi 5, hizmet sınıfı GİH, kadro sayısı 2) toplam 9 kadronun duyurulması istenildiği hâlde, Elazığ İl Özel İdaresi İnsan Kaynakları Şube Müdürü olarak görev yapan sanık ...'in, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünce açılan görevde yükselme eğitimi ve sınavı duyurusunda uzman kadrosunu kurumda yaptığı ilanda gizleyerek, bu kadroya sadece kardeşi ...'in başvuru yapmasını sağlamasından ibaret eylemi sebebi ile Elazığ Sulh Ceza Mahkemesine görevi kötüye kullanma suçundan açılan davada Mahkeme; 'iddianamedeki anlatıma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın sübutu hâlinde eyleminin TCK'nın 44. maddesi dikkate alındığında resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturabileceği, bu suç yönünden delilleri değerlendirme, tartışma ve yorumlamasını ağır ceza mahkemesine ait olduğu' gerekçesi ile görevsizlik kararı verdiği, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesince, bahsi geçen eylem sebebi ile sanığın TCK'nın 204/2, 62/1. maddeleri gereğince kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan sonuç olarak '2 yıl 6 ay hapis' cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
5237 sayılı TCK'nın sahtecilik suçunu tanımlayan 204/1. maddesinde 'düzenleme, resmi bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirme ve kullanma' seçimlik hareketler olarak sayılmıştır. Dolayısı ile sayılan seçimlik hareketleri oluşturmayan eylemler sahtecilik olarak nitelendirilemez. Somut olayımızda eylemi TCK'nın 204/2. kapsamında kabul eden mahkeme, eylemi 'saklanan' şeklinde, görevsizlik kararı veren Sulh Ceza Mahkemesi ise 'yaptığı ilanda uzman kadrosunu gizlemek' şeklinde ifade etmişlerdir. Bu anlatımlarda dahi herhangi bir sahte belgenin düzenlenmesinden, bir belgenin değiştirilmesinden veya kullanılmasından bahsedilmemektedir. Burada gizlenen bir şey vardır ancak bu bir belge değil bilgidir. Suçun konusu kabul edilen ilan listesi içeriği itibarıyla ve şeklen gerçektir. Ancak eksiktir. Bu husus iddianamede olduğu gibi olsa olsa görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabilir.
Sahtecilik suçunun görevi kötüye kullanma suçuna dönüşmesi veya bir bütün hâlinde eylemin sahtecilik suçu kapsamında değerlendirilmesi meselesine gelince;
Sahtecilik suçları açısından bu konudaki en önemli düzenleme TCK'nın 212. maddesidir. Bu maddede 'sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur' denilmektedir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, bu madde TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtimaya istisna teşkil etmektedir. Yani sanığın sahte bir belgeyi kullanarak başka bir suç işlemesi hâlinde her iki suç da oluşmakta ve ayrı ayrı cezalandırılması gerekmektedir. Burada sahtecilik suçunun başka bir suçun unsuru olması kabul edilmemiştir. Dolayısı ile her iki suçun unsurlarının müstakilen değerlendirilmesi ve sübutu aranmalıdır. Sonuç olarak bu madde karşısında sahtecilik suçunun görevi kötüye kullanma suçuna dönüşmeyeceği gibi görevi kötüye kullanma suçu da sahtecilik suçuna dönüşemez. İddianamede de görevi kötüye kullanma suçu anlatılmak suretiyle Sulh Ceza Mahkemesine dava açılmış herhangi bir belge düzenlemekten, değiştirmekten veya kullanmaktan bahsedilmemiştir.
Sonuç olarak CMK'nın 225. maddesine göre 'hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil... hakkında verilir.' düzenlemesi karşısında eylemin görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilip sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde memurun resmi belgede sahteciliği suçundan cezalandırılması yönündeki mahkeme kararının onaması şeklindeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum." görüşüyle,
Daire Üyesi M. Kaya ise; "Elazığ İl Özel İdaresi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü olan sanığın, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 28.01.2011 tarihli ve 2787 sayılı yazısı ekinde gönderilen görevde yükselme eğitimi ve yapılacak sınava tabi tutulacak kadro listesinde 1. derecede 1 uzman, 4. derecede 4 şef, 3. derecede 3 şef, 5. derecede 2 veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosu bulunduğu ve bunun duyurulmasının istenilmesine rağmen suça konu, yalnızca 4. derecede 4 şef ve 5. derecede 2 veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosu bulunduğu şeklinde ilan yapılmasını sağlayarak 1. derecede 1 uzman ve 3. derecede 2 şef kadrosunu gizlemek suretiyle uzmanlık kadrosuna başvurmaya hak kazanan katılan ile diğer personelin başvurusunu engellediği, böylece görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgeyi sahte olarak düzenlediğinin kabulü ile TCK'nın 204/2, 62. maddeleri gereğince mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanığın, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 28.01.2011 tarihli ve 2787 sayılı yazısı ekinde gönderilen toplam 9 adet kadrodan, 1 adet uzman ve 2 adet şef olmak üzere toplam 3 adet kadroyu hak sahiplerinin başvurusunu engelleyecek şekilde düzenlediği ve kurum ilan panosunda ilan etmek suretiyle gerçeğe aykırı belge düzenlediği tartışmasız ve sabit olan bir husustur.
İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik'in 10 ve 11. maddelerinde görevde yükselme suretiyle atama yapılacak boş kadroların sınıfı, unvanı, derecesi ve aranacak şartların her yılın 15 Ocak tarihine kadar duyurulacağı belirtilmiştir.
Ancak ilgili Yönetmelik'te duyuruların hangi usul ve yöntemle nerede, ne şekilde yapılacağı hususunda bir açıklama bulunmamaktadır.
Görevde yükselme eğitimi ve sınavı ile buna ilişkin kadro sayısı ve diğer şartların Bakanlık, Valilik ve İl Özel İdaresi internet sitelerinde yayınlanıp yayınlanmadığı ve hak sahiplerinin bu bilgilere kurum ilan panosu dışında bilgi sahibi olabilme olanakları bulunup bulunmadığı hususunda dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı ve araştırma yapılmadığı görülmektedir.
Resmi bir belgenin sahtecilik suçuna konu olabilmesi için belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olması zorunludur. Sahteciliğe konu belgenin hukuken bir hakka esas olarak 'geçerli ve kullanılabilir' olmaması hâlinde belgenin delil niteliği ve ispat gücü bulunmayacağından sahtecilikten söz edilemeyecektir.
Görevde yükselme eğitimi ve sınavına ilişkin kadro durumlarını ve tüm detayları içerir ilanın Bakanlık, Valilik, İl Özel İdaresi internet sitelerinde veya başka bir usulle ilan edilmesi hâlinde, hak sahiplerinin bilgi sahibi olabilmeleri söz konusu olup bu durumda suça konu belge tek başına hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmayacaktır.
Bu itibarla, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 28.01.2011 tarihli ve 2787 sayılı yazısı ekinde gönderilen görevde yükselme eğitimi ve sınavına ilişkin duyuru ve ilanın kurum ilan panosu dışında başka usul ve yöntemlerle ilan edilip edilmediği, ilanın yapılmasına dair bir düzenleme bulunup bulunmadığı veya yerleşik uygulamanın ne şekilde olduğu hususunda bir araştırma yapılarak sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle Mahkemece eksik soruşturma ile hüküm kurulduğu düşünülmekle mahkûmiyete ilişkin kararın onanması şeklindeki çoğunluğun görüşüne katılmıyorum." düşüncesiyle,
Karşı oy kullanmışlardır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 22.02.2016 tarih ve 114602 sayı ile;
"Uyuşmazlık konusunda sağlıklı bir hukuki sonuca ulaşılabilmesi bakımından görevi kötüye kullanma ve evrakta sahtecilik suçları üzerinde durulması gerekmektedir.
765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde düzenlenen 'görevde yetkiyi kötüye kullanma' suçu, ceza uygulamasında memur sayılan kimsenin, kanunda yazılı hâllerden başka her ne şekilde olursa olsun, görevini kanunun gösterdiği usul ve esaslardan başka bir surette ifa etmesi veya kanunun koyduğu usul ve şekle uymadan yapması ile oluşur.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 257. maddesinde düzenlenen 'görevi kötüye kullanma' suçu ise 765 sayılı Kanun'un 240. maddesinde düzenlenmiş olan 'görevde yetkiyi kötüye kullanma', 230. maddesindeki 'görevi ihmal' ve 228. maddesinde yer alan 'görevde keyfi davranış' (6352 S.K. ile 3. fıkra iptal edildiğinden basit rüşvet olmayı karşılamaz) suçlarının karşılığını oluşturmaktadır.
5237 sayılı TCK'nın görevi kötüye kullanma başlıklı 257. maddesinin birinci fıkrası; 'Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır' şeklinde iken, maddede 08.12.2010 tarihli ve 6086 sayılı Kanun'la değişiklik yapılarak 'kazanç' ibaresi 'menfaat', 'bir yıldan üç yıla kadar' olan yaptırımı da 'altı aydan iki yıla kadar' biçiminde değiştirilmiştir.
257. maddenin birinci fıkrasında düzenlenen 'görevi kötüye kullanma' suçu; kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ve bu davranışı nedeniyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına sebebiyet verilmesi ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması ile oluşur. Bu suçun oluşabilmesi için norma aykırı davranış yeterli olmamakta, norma aykırı hareketin yanında, bu davranış nedeniyle kişilerin mağduriyeti veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması da gerekmektedir.
Maddenin gerekçesinde de görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesinin şartları; 'Kamu görevinin gereklerine aykırı olan her fiili cezai yaptırım altına almak, suç ve ceza siyasetinin esaslarıyla bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, görevin gereklerine aykırı davranışın belli koşulları taşıması hâlinde, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği kabul edilmiştir. Buna göre, kamu görevinin gereklerine aykırı davranışın, kişilerin mağduriyetiyle sonuçlanmış olması veya kamunun ekonomik bakımdan zararına neden olması ya da kişilere haksız bir kazanç sağlamış olması hâlinde, görevi kötüye kullanma suçu oluşabilecektir' biçiminde vurgulanmıştır.
Öğretide; 'Görevi kötüye kullanma suçunun oluşması, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesinden, kişilerin mağdur olması veya kamunun zarar görmesi ya da kişilere haksız kazanç sağlanmasına bağlıdır. Bu sonuçları doğurmayan norma aykırı davranışlar suç olarak değerlendirilemez. Maddenin birinci fıkrasında düzenlenen suç yalnız icrai hareketle işlenebilir. Bu suçun ihmali hareketle gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Suçun ikinci fıkrada belirtilen hali ise ihmali hareketle de işlenebilir. Her iki fıkra açısından suçun manevi unsuru kasttır. Görevini belirleyen kanuni hüküm ve talimatlara aykırı davrandığını bilen kamu görevlisinin bu tür bir davranışı istemesi kastı teşkil eder' şeklinde görüşlere yer verilmiştir (M.Emin Artuk-Ahmet Gökcen- A.Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 12. bası 2012, s.904; Durmuş Tezcan-M.Ruhan Erdem-Murat Önok, Teorik ve Pratik Ceza Hukuku, Seçkin Yayınevi, 9.bası, 2013 s. 913).
Görüldüğü gibi, 765 sayılı TCK'nın 240. maddesindeki suçun oluşumu için norma aykırı davranış yeterli iken, 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesindeki suçun oluşabilmesi için, norma aykırı davranış yetmemekte, bu davranış nedeniyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması gerekmektedir. O hâlde, 765 sayılı TCK'nın 240. maddesindeki görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu, memur sayılan kişinin kasten görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ile oluşurken; 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde düzenlenmiş olan görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin kasten görevinin gereklerine aykırı davranmasının yanında, bu davranış nedeniyle kişilerin mağduriyetinin, kamunun zararının ya da kişilere sağlanmış haksız bir menfaatin bulunması gerekmektedir.
Resmi belgede sahtecilik suçuna baktığımızda;
Kanunumuzda sahtecilik suçları, resmi ve özel belge ayrımına dayandırılmış; 5237 sayılı TCK'nın 204-206, 210/1. maddeler resmi belgeleri; 207, 208. maddeler özel belgeleri suç saymıştır. Bu ayrımda, resmi belgelerin kanıt gücünün yüksek bulunmasından ve kamu idaresinin işleyiş düzeninin ihlal edilmesinden hareketle, eylem daha yüksek bir yaptırımla karşılanmıştır. Belirtelim ki resmi belgeler de kanıt gücü bakımından kendi arasında farklılık içermektedir. Örneğin hukuk usulünde bazı resmi belgeler, sahteliği sabit olana kadar geçerli resmi belge (HUMK m.295) sayılmış, bazıları da aksi sabit olana kadar geçerli resmi belge olarak kabul edilmiştir. Diğer taraftan, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından sahtecilik fiili yeterli görülmüş, özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için ise sahte özel belgenin düzenlenmesi ile gerçek bir özel belgede sahtecilik yapılması arasında fark yaratılmış, ikinci tür eylem için kullanma koşulu aranmıştır.
Kanun'da resmi belge kavramı tanımlanmamış, kavramın tanımı ve açıklanması doktrin ve içtihada bırakılmıştır.
Resmi belgenin temel unsurları doktrinde;
1- Kamu görevlisi tarafından düzenlenmesi,
2- Görevi gereği düzenlenmesi,
3- Öngörülmüşse, usul ve şekil kurallarına uyulması, şeklinde açıklanmaktadır.
Resmi belgenin varlığı için zorunlu bu unsurları sırasıyla incelediğimizde;
1- Kamu görevlisince düzenlenmesi :
Resmi belgeyi belirleyen en temel özellik, onun bir kamu görevlisince düzenlenmesidir. Düzenleyen kişinin kamu görevlisi olmaması durumunda, o belge resmi belge olarak kabul edilemez. Kamu görevlisi kavramı, TCK 6/1-c maddesinde tanımlanmıştır. Ayrıca bu tanım kapsamına girmese dahi, ilgili özel yasasında yer alan hükümler dolayısıyla da bir kişinin görev dolayısıyla kamu görevlisi sayılması mümkün olabilir. Örneğin KİT personeli hakkındaki 399 sayılı KHK 11/b maddesindeki hüküm bu şekildedir .
2- Görev gereği düzenlenmesi :
Belgeyi düzenleyenin kamu görevlisi olması, her durumda yeterli bir ölçüt olmamaktadır. Kamu görevlisinin kamu göreviyle ilgisiz bir belge düzenlemesi durumunda, özel belgeden söz edilir. Bu nedenle kamu görevlisinin, bu belgeyi görevi gereği düzenlemiş olması da aranmalıdır. Bu husus 204/2. maddede; 'görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi…' sözleriyle açıklanmıştır. Dolayısıyla 2. fıkra bakımından belgenin, kamu görevlisinin görev ve yetki alanıyla ilgili bulunması zorunludur. Yargıtay 765 sayılı Yasa döneminde bu zorunluluğun, görevle belge arasında illiyet bağı ilişkisi şeklinde aranması gerektiğini belirtmekteydi. Şu hâlde görevlinin yetkisi dışında, başka deyişle yetkisini aşarak düzenlediği belge, görevlinin resmi belgede sahtecilik suçunun (204/2) maddi konusu olarak kabul edilemez. Kanun'da, resmi belge hakkındaki sahteciliğin kamu görevlisi olmayan fail tarafından işlenmesi 204/1. madde ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ise ikinci fıkrada düzenlenmiştir. Kanun koyucu, resmi belge niteliğini taşımasa dahi, bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleme fiilini de resmi belge üzerindeki sahtecilikle birlikte cezalandırmıştır. Bu tür bir eylemin failinin düzenlemeye yetkili kamu görevlisi olması 2. fıkra, sivil kişi veya yetkisiz kamu görevlisi olması hâlinde ise 1. fıkra uygulanmaktadır.
3- Usul ve şekil şartlarına uyulması :
Resmi belgenin mutlaka belirli bir şekle uygun olması veya bazı unsurları taşıması şartı yoktur. Fakat, mevzuat gereği belirli usul ve şekil şartlarının aranması söz konusu olabilir. Örneğin resmi vasiyetnamenin kanunda belirtilen şekle uygun olarak düzenlenmesi zorunludur (MK. m. 532-536). Bu takdirde belirtilecek unsurların yer almaması, belgenin resmi belge sayılmasını önleyebilir. Belgenin usul ve şekil koşullarına uygun olması gerektiği bir kararda da açıklanmıştır. Buna karşın, görevlinin yetkisi kapsamında düzenlenmiş olan resmi belgenin birtakım unsurları olmadığı hâlde, varmış gibi gösterilmesi hâlinde de, resmi belgede sahtecilikten söz edilir. Yine, belgenin birden fazla görevli tarafından imzalanması gerekli ise (örneğin kurul hâlinde verilen karar veya raporların tüm üyelerce imzalanması gereklidir), imza eksikliği, belge sayılmasını önleyecektir .
Noterlerce düzenlenen belgeler; düzenleme (Noterlik Kanunu m. 84 vd.) belgeler ve onay işlemler olarak ikiye ayrılmaktadır. Düzenleme belgeler, içeriği de bizzat noterce düzenlendiğinden, bu belgenin herhangi bir yönüyle ilgili sahtecilik, resmi belgede sahtecilik olarak kabul edilmektedir. Buna karşın, onay işlemi şeklindeki belgelerde, onay kısmını kapsamayan, içerik sahteciliğinde resmi belge öğesinin oluşmayıp özel belgede sahtecilik suçunun işlendiği kabul edilmektedir.
Resmi belgeler ispat gücü bakımından; 'sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge' ve 'aksi sabit olana kadar geçerli belge' şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrım 765 sayılı Yasa'da da yapılmış ve 339/1, 342/2, 4. maddelerinde cezalandırmada farklılıklar yaratılmıştı. Benzeri bir ayrıma 5237 sayılı Kanun'un 204/3. maddede de yer verilmiş, ispat gücü yüksek olan belgeler bakımından cezanın artırılması öngörülmüştür.
Unsurları bakımından resmi belge sayılması olanaklı olmadığı hâlde, bazı özel belge türleri Yasa tarafından özel olarak resmi belge düzeyinde korumaya alınmıştır. Bu tür belgeler TCK 210/1. maddede gösterilmiştir. Bunlar; emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, tahvil, hisse senedi, emtiayı temsil eden belge, ve vasiyetnamedir. Belirtilen türdeki belgelerin, resmi belge sayılabilmesi için, kanunda öngörülen usul ve şekil şartlarının bulunması zorunludur.
TCK 210/2. maddede belirtilen, kamu görevlisi olmayan veya görevi gereği hareket etmeyen sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenleme suçu, özel nitelikli özel belgede sahtecilik suçu vasfındadır. Fakat cezalandırma yönünden resmi belgede sahtecilik hükümlerine atıf yapılmıştır.
5237 s. TCK’nın 204. maddesinin ikinci fıkrasında, 765 s. TCK’nın 339. maddesindeki düzenlemeye paralel olarak failin belgeyi düzenlemeye yetkili kamu görevlisi olması hâli nitelikli unsur sayılarak kamu görevlisi olmayan faillere göre daha ağır bir yaptırım öngörülmüştür.
a) Kamu görevlisi deyiminin anlam ve kapsamı
5237 s. TCK’nın 6/1-c bendinde kamu görevlisi 'Kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi' biçiminde tanımlanmıştır. Madde gerekçesinde ise; '765 s. Türk Ceza Kanunu'ndaki (memur) tanımının doğurduğu sakıncaları aynen devam ettirecek nitelikte olan tanım, tasarı metninden çıkarılarak; memur kavramını da kapsayan (Kamu Görevlisi) tanımına yer verilmiştir. Yapılan yeni tanıma göre, kişinin kamu görevlisi sayılması için aranacak yegâne ölçüt, gördüğü işin bir kamusal faaliyet olmasıdır.'
Aynı madde gerekçesinde önceki dönemde yasalarla, uygulama ve öğretinin üzerinde anlaştığı görevliler örnek gösterilmiştir. Kamu görevlisi kavramı en başta Anayasa’mızın 128 ve 129. maddelerde yer almaktadır. Kamu görevlisi tanımlanmasında belirli olabilen tek ölçü, kamu otoritesine ait bir yetkinin kullanır durumda olmasıdır.
Madde metni ve gerekçesinden anlaşıldığı üzere, 765 s. TCK’nın 279. maddesinde tanımlanan kamu görevlisi kavramı alanı genişletilmiştir. Diğer yandan 765 sayılı Kanun döneminde benimsenen ceza uygulamasında memur, idare hukukunda memur ayrımı terk edilmiştir. Böylece, 5237 s. TCK’nın 6. maddesinde yapılan tanımlama ile yapılan faaliyeti kamusal bir hizmet olarak nitelendiriyorsak bu faaliyete 'atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi' kamu görevlisidir. Örneğin 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 7. maddesinde 'yasaya bağlı görevlilerin ceza uygulamasında kamu görevlisi sayılacağına' ilişkin düzenleme olsun veya olmasın yaptıkları faaliyet kamusal sayıldığı için bu faaliyeti yerine getiren kişiler 5237 s. TCK uygulamasında statüleri kamu görevlisi kapsamında değerlendirilir.
Ancak, gerçeğe aykırı yerleşim yeri veya cüzdan talep belgesi veren mahalle ve köy muhtarlarının eylemleri TCK’nın 204/2 maddesi kapsamında değil, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 67/1. maddesi kapsamında değerlendirileceğini göz önünde bulundurmak gerekir.
Bundan başka, kamusal faaliyetin yürütülmesine ihale hukukuna dayalı olarak katılan kişiler kamu görevlisi olarak kabul edilmezler.
625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun, 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda olduğu üzere benzeri bazı kanunlarda, yer alan hükümler nedeniyle bu kanunlar kapsamında görev yapan bazı yönetici veya görevlilerinin 5237 s. TCK kapsamında kamu görevlilerine özgü suçlardan sorumlu tutulup tutulamayacakları üzerinde durmak gerekir.
Örneğin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/son maddesine göre yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları, bilanço tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı devlet memurları gibi ceza görürler' demekte ve sahtecilik suçundan anılan kişiler 765 s. TCK’nın 339. maddesiyle cezalandırılmaktadırlar. Kooperatif yönetici ve görevlilerinin, 5237 s. yeni TCK’nın 6. maddesi bağlamında kamu görevlisi olmadığı konusunda bir kuşku yok, zaten 765 s. TCK’nın 279. maddesine göre kamu görevlisi kabul edildikleri için değil özel düzenleme gereği kuruma ait mal ve alacaklarından dolayı kamu görevlileri gibi cezalandırılmaktadırlar.
Bu bağlamda, özel kanunlarda bu kişilerin kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklarına dair hüküm mevcut olduğu göz önünde tutulup 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 3/1. maddesinin 'mevzuatta yürürlükten kaldırılan Türk Ceza Kanuna yapılan yollamalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelere yapılmış sayılır' şeklindeki hüküm ile 5237 s. TCK’nın 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi gerekçesi dikkate alındığında bu kimselerin işledikleri resmi belgede sahtecilik fiillerinden kamu görevlisi gibi sorumlu tutulması gerekmektedir. Ancak burada sadece kuruluş yasaları itibariyla hüküm bulunan kurum personeli TCK’nın 204/2. maddesi kapsamında sorumlu tutulurken üçüncü kişiler özel belge sahteciliği suçundan (TCK m. 207) sorumlu tutulmaktadır.
b) Nedensellik Bağı
5237 s. TCK’nın 204. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun nitelikli unsurunun gerçekleşebilmesi için failinin sadece kamu görevlisi olması yeterli olmadığı gibi belgenin görev sırasında düzenlenmesi de yeterli değildir. Sahte belge ile belgeyi düzenleyen kamu görevlisinin görevi arasında 'nedensellik bağının' bulunması zorunludur. Kamu görevlisi yaptığı görev itibariyle görevin verdiği yetki ve gücün zorunlu gereği olarak belgeyi düzenlememiş ise; başka bir ifadeyle görev ile belge arasında ilişki bulunmuyorsa, örneğin, başka bir kamu görevlisinin düzenlemeye yetkili olduğu bir belgeyi kamu görevlisi sıfatından yararlanılarak sahte düzenlemiş ise; bu durumda nitelikli belge sahteciliği değil (m. 204/2 faili 'kamu görevlisi' olmayan kişi tarafından işlenen resmi belge sahteciliği (m.204/1) söz konusu olur.
Failin suç işlediği sırada kamu görevlisi olması yeterlidir. Sonradan kamu görevlisi sıfatını kaybetmesi sonucu etkilemez.
Uyuşmazlık konusu bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde;
Görevde yükselme eğitimine tabii tutularak yapılacak sınav sonucuna göre atama yapılacak kadroların duyuru listesinde 'kadro unvanı uzman olan (kadro derecesi 1, hizmet sınıfı GİH, kadro sayısı 1), kadro unvanı şef olan (kadro derecesi 4, hizmet sınıfı GİH, kadro sayısı 4), kadro unvanı şef olan (kadro derecesi 3, hizmet sınıfı GİH, kadro sayısı 2), kadro unvanı veri hazırlama kontrol işletmeni olan (kadro derecesi 5, hizmet sınıfı GİH, kadro sayısı 2) olmak üzere toplam 9 kadronun duyurulması istenildiği hâlde, Elazığ İl Özel İdaresi İnsan Kaynakları Şube Müdürü olarak görev yapan sanık ...'in, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünce açılan görevde yükselme eğitimi ve sınavı duyurusunda uzman kadrosunu kurumda yaptığı ilanda gizleyerek, bu kadroya sadece kardeşi ...'in başvuru yapmasını sağlamasından ibaret eyleminin bir bütün hâlinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiği, ilan edilen belgede sahtecilik bulunmadığı gibi sonuç itibariyle sanığın sahtecilik kastının bulunmadığı ve Yerel Mahkeme hükmünün bozulması" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesince 09.03.2016 tarih, 1397-2181 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunu mu, yoksa görevi kötüye kullanma suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.
Uyuşmazlığın esasına geçilmeden önce bir kısım Ceza Genel Kurulu Üyelerince;
1- Özel Dairece hükmün onanmasına karar verilirken usulüne uygun şekilde oylama yapılıp yapılmadığının,
2- Yerel Mahkemece kurulan hükmün, iddianamede anlatılan eylem kapsamında olup olmadığının,
3- Özel Dairece verilen hükmün onanmasına ilişkin karara muhalif kalan Özel Daire Üyesinin muhalefet şerhinde belirtildiği şekilde Yerel Mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının,
Tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle bu konuların değerlendirilmesi gerekmiştir.
İncelenen dosya kapsamından;
Mustafa Pirinçli ismini kullanarak mail hesabından Elazığ Valiliğine 12.03.2011 tarihinde gönderilen mailde; İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 28.01.2011 tarihli ve 2787 sayılı yazıları ile açmış olduğu görevde yükselme eğitimi ve sınavının yönetmelik hükümlerine göre duyurulmayarak gizli tutulduğunun, uzman kadrosunun ilan edilmediğinin, bu duyuruyu yapmayan ve sorumlu olan kişinin İnsan Kaynakları Müdürü olduğunun, müdürün uzman kadrosuna sadece kardeşi Kenan’ın müracaat etmesini sağladığının, böylece kardeşine rakip olacak kişilerin sınavda kardeşinden daha fazla puan alma ihtimalini ortadan kaldırdığının ve sınava girmelerine engel olduğunun, daha önce başka bir kurumda çalışan kardeşi ...’i nakil yoluyla kuruma getirerek görevde yükseltmek için yasal olmayan yollara başvurduğunun, İl Özel İdaresi İnsan Kaynakları Müdürü hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiğinin belirtildiği,
İddialar üzerine Elazığ İl Özel İdaresi İnsan Kaynakları ve Eğitim Merkezi Müdürü ... hakkında 4483 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca yapılan inceleme kapsamında ifadelerine başvurulan kişilerden;
...; İnsan Kaynakları Eğitim Müdürlüğünden kendisine gelen 08.02.2011 tarihli ve 1292 sayılı yazıda 4 adet 4 dereceli şef kadrosunun ve 2 adet 5 dereceli V....İ. kadrolarının boş olduğunun bildirildiği, kendisinin de şef kadrosuna başvurmak istediğini dilekçe ile Mali Hizmetler Müdürlüğüne bildirdiğini, kendisine tebliğ edilen boş kadro listesinde uzman kadrosunun belirtilmediğini, boş olan uzman kadrosu bildirilmiş olsaydı başvurmak isteyeceğini, kendisine tebliğ edilen listeyi ifadesi ekinde sunduğunu,
...; şu anda İl Özel İdaresinde Sivil Savunma Birim sorumlusu olarak çalıştığını, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün Görevde Yükselme Eğitimi ve Sınavına müracaat için dağıtımlı olarak kurumun birim müdürlüklerine 28.02.2011 tarihli ve 1292 sayılı yazısı ile bildirildiğini, yazı ekinde olan görevde atama yapılacak kadro duyuru listesinin dairenin ilan panosuna asıldığını, ekte de sunmuş olduğu listeye göre kadro derecesi 4 olan 4 şef ile kadro derecesi 5 olan 2 V....İ. olmak üzere toplam 6 personelin yayınlandığını ancak Valiliğe gönderilen 15.02.2011 tarihli ve 1511 sayılı yazı ekinde 9 personelin görevde yükselme eğitimi ve sınavına katılacağının bildirildiğini, biri uzman üç kadronun ilan edilmediğini, bu nedenle sınava müracaat edemediğini, memuriyet hayatında ilk defa görevinde yükselebilecekken haksızlığa uğradığını, mağduriyetinin giderilerek sınava katılabilmesinin sağlanmasını talep ettiğini,
Sanık ...; iddiaların doğru olmadığını, görevde yükselme sınav yazısı ve kontenjanının tutanakla ilan panosuna asıldığını ve uzmanlık kadrosuna girmeye hak eden sadece İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünde çalışan ... ve ... olduğunu, ...’a görevde yükselme sınavına neden müracaat etmediğini sorduğunda kendisine emekliliğini doldurması sebebiyle bu yaştan sonra sınava girmeyeceğini söylediğini, müracaat hakkı olan bir tek ... kaldığından kimseden kadro saklama gibi bir teşebbüsü de olmadığını, boş uzman kadrosunun
11. Ceza Dairesi, 2014/10875 E., 2014/10448 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
ve ...'in anılan sağlık ocağındaki sahte belgelerin düzenlenmesine yardım eden olarak katıldıklarının anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK'nun 210/2-son cümlesi uyarınca aynı Yasanın 204/2. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetsizliği sonuca etkili görülmediğinden;
11. Ceza Dairesi 2014/10875 E. , 2014/10448 K.
"İçtihat Metni"
Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından sanıklar hakkında yapılan duruşma sonunda; sanıklar ....,...,...,...,... beraatlerine, sanıklar ...,...., ... ve ... hakkındaki kamu davasının tefrikine ve beraatlerine ilişkin... Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.06.2008 tarihli hükmün temyizi üzerine Dairemizin 19.12.2013 gün ve 2012/27973 esas, 2013/19536 karar sayılı;
“A- Katılan... Mal Müdürlüğü vekilinin, sanık .... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine ilişkin hükme yönelen temyizinin incelenmesinde:
Sanık... hakkında tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde 10 haftadan fazla olan çocuğunu düşürtmek, suçundan dolayı açılan kamu davası ile ilgili zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca davanın konusu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, sanık .... hakkında tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde 10 haftadan fazla olan çocuğunu düşürtmek suçundan kamu davası açıldığı gözetilmeden, iddianameyle kamu davası açılmayan resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine karar verilmesi hukuki değerden yoksun olup, katılan .... Mal Müdürlüğü vekilinin bu suçlardan verilen beraat hükmüne yönelen temyizinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B- Müdafilerinin sanıklar...... ve... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları nedeniyle kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizlerinin incelenmesinde:
Sanıklar.... ve... müdafilerinin beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan temyizlerinde hukuki yararı bulunmadığı, .... müdafiinin ise sanık hakkında idari soruşturma başlatılması yönündeki CMK'nun 223. maddesi anlamındaki hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyizi mümkün olmayan karara yönelik vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
3
C- Şikayetçi kurumlar ...İl Milli Eğitim Müdürlüğü...ı İl Sağlık Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Kamu davası açıldıktan sonra 5271 sayılı CMK'nun 237 ve devamı maddeleri uyarınca katılma isteminde bulunup katılan sıfatı kazanmadıklarından, temyize yetkisi bulunmadığı cihetle; şikayetçiler ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü adına hazine vekilinin vaki temyiz istemi ile şikayetçi Adalet Bakanlığının, 28.09.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra, 02.07.2012 havale tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşıldığından, vekilinin süresinden sonra vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
D- Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik müdafilerinin vaki temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu; sanıklar ... ve... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın mercii Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2008 gün ve 2008/199 değişik iş sayılı kararı ile değerlendirilip reddedildiği anlaşılmakla, sanıklar ... ve... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçları nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik müdafilerinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
E- Katılan kurumlar SGK ve.... Mal Müdürlüğü vekillerinin, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçları ile ilgili beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlarından sanıklar .... ...’in atılı suçlardan beraatlerine ilişkin hükümlerle ilgili olarak; anılan suçlardan doğrudan doğruya zarar görmeyen katılan kurumlar SGK ve.... Mal Müdürlüğü adına vekillerinin kamu davasına katılmasına dair verilen karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz etme
4
yetkisi vermeyeceğinden anılan suçlar yönünden şikayetçi idare vekillerinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
F- Katılan.... Mal Müdürlüğü vekilinin, sanıklar ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine ilişkin hükme yönelen temyizinin incelenmesinde:
Haklarında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarının hüküm fıkrasının 52. maddesiyle bu dosyadan tefrikiyle başka esasa kaydedilmelerine karar verilmesine karşın, bu kez hüküm fıkrasının 53. maddesinde beraat eden sanıklar arasında sanıklar ...ve ...'nın da tekrar isimlerine yer verildiği anlaşıldığından, kurulan bu hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu cihetle, anılan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
G- Yerel Cumhuriyet savcıları ile katılanlar vekillerinin, sanıklar ....,....,...,...,... müdafilerinin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelen temyizlerin incelenmesinde:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün ve 2009/89-243 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 193. maddesine 5353 sayılı Yasayla eklenen 2. fıkrasının konuluş gerekçesinde belirtildiği gibi, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması durumunda, davanın gereksiz yere uzamaması için 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesi uyarınca sanığın sorgusu yapılmadan da duruşmanın bitirilebilmesinin mümkün bulunduğu, davanın dayanağını oluşturan iddianamede de.... ilçesinde olay tarihi öncesinde.... isimli bir diş hekiminin bulunmadığı, ancak bu isimdeki faturaların diş hekimi.....'ın muayenehanesinden fatura edildiği açıklanmakla, sanık ... hakkında tebliğnamede yer verilen bozma düşüncesine iştirak olunmamış, 5237 sayılı TCK'nun 40/2. maddesine göre; özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişilerin fail olabileceği, bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulacağı, memurun resmi belgede sahteciliği suçuna memur olmayan kişilerin ancak 5237 sayılı TCK'nun 38/1. maddesi anlamında azmettiren veya aynı Yasanın 39/2-c maddesi anlamında yardım eden sıfatıyla katılabileceği, anılan Yasanın 210/2-son cümlesinde bahsi geçen sağlık görevlilerinin kamu görevlisi olmadığı dolayısıyla bu maddeler yollamasıyla uygulama yapılamayacağı cihetle; mahkemenin eczanelerin gerçek sahibi sanıklar ile sanık..'in resmi belgede sahtecilik suçuna doğrudan iştirak ettiği gerekçesiyle TCK'nun 37/1 ve 210/2-son cümlesi maddeleri yollamasıyla hüküm kurması isabetsizliği, sanıkların atılı suça azmettiren sıfatıyla katılmaları nedeniyle; sanıklar ..., ...,... ,....'in kamu kurumunda doktor olarak çalıştıkları sırada düzenledikleri sahte belgelerle yüklenen memurun resmi belgede sahteciliği suçunu işledikleri, keza.... 2 Nolu Sağlık Ocağında memur olarak görevli bulunan sanıklar... ve ...'in anılan sağlık ocağındaki sahte belgelerin düzenlenmesine yardım eden olarak katıldıklarının anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK'nun 210/2-son cümlesi uyarınca aynı Yasanın 204/2. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetsizliği sonuca etkili görülmediğinden; sanıklar ... ile ... hakkında zincirleme biçimde işlendiği kabul edilen nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; mahkemenin birleştirilen 2007/19 esas sayılı dosyasında iddianame ile kamu davası açılan sanıklar... ve ... hakkında memurun resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından zamanaşımı içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine karar verilen sanıklar.... ...,....,......, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ..... ve ... hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına ilişkin gerekçeler gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ve müdafileri, yerel Cumhuriyet savcıları ve katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu hükümlerin ONANMASINA,
H- Sanık... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde:
7
osya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre; sanık ...'ın en son olarak 13.07.2004 tarihli reçeteleri düzenlediği belirlenmekle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun en son olarak işlendiğinin belirlendiği 13.07.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ... ile müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
I- Sanık ...'nın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükme yönelen müdafiinin temyizinin incelenmesinde:
Yüklenen suçlardan dolayı 5271 sayılı CMK'nun 147 ve 191. maddeleri uyarınca iddianame okunarak, sorgusu yapılmayan sanık ...'nın mahkumiyetine karar verilmesi,
J- Katılan kurumlar vekillerinin sanık ...'in resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine ilişkin hükümlere yönelen temyizlerinin nicelenmesinde:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2001 gün, 212-197 sayılı kararı ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesinin toplanan delillere göre sanık hakkında mahkumiyet dışında hüküm kurulması ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanık ....hakkında dosya kapsamına göre sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
K- Yerel Cumhuriyet savcıları ile katılan.... Mal Müdürlüğünün, sanık ...'a yüklenen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine ilişkin hükme yönelen temyizlerinin incelenmesinde:
Dosyadaki tüm deliller karşısında; sanık ...'ın, ... Eczanesi'nin gizli sahibi olduğu, kendi beyanı ile de bu eczanede dokuz yıldır kalfa olarak çalıştığını ifade ettiği, ecza depolarından ilaç alımı karşılığında verilen ödeme belgelerini de kendisinin Düzenleyip verdiği, bu nedenle burada işlenen resmi belgede sahtecilik suçuna azmettiren sıfatıyla katıldığı ve nitelikli dolandırıcılık suçuna ise doğrudan iştirakinin bulunduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde hataya düşülerek isabetsiz gerekçelerle beraatine karar verilmesi,
L- Sanıklar ..., ...,...,...,... mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelen yerel Cumhuriyet savcıları, sanıklar ve müdafilerinin temyizlerinin incelenmesine gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık ...'ın, en son olarak 13.07.2004 tarihinde sahte belge düzenlediği gözetilerek, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Diş hekimi olan sanıklar.., özel muayenehanede gerçekleştirdiği kabul edilen resmi belgede sahtecilik suçlarına konu evrakların niteliği ile...Polikliniğinin gizli sahibi olduğu belirlenen sanık ... ile burada çalışan sanık doktor ... ile aynı poliklinikte çalışan diğer sanıklar...Tıp Merkezinin gizli sahibi sanık ... ile buranın ortağı olup aynı zamanda burada çalışan sanık doktor ... ve aynı yerde çalışan sanık doktor ...'nun sübuta eren resmi belgede sahtecilik eylemlerine konu belgelerin özel poliklinikte düzenlenen reçete, tahlil ve benzeri belgelerden olması ve düzenlenen bu belgelerin kullanılarak kişi veya kişilere haksız bir menfaat sağlanması ve kamu zararını doğurucu nitelik taşıması karşısında eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 210/2. maddesinin ikinci cümlesi delaletiyle aynı Yasanın 204/1. maddesine uyduğu ve bu madde uyarınca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayini,
3- Sanıklar ... ve ...'in, hak sahipleri ... ve ...'ün karnelerine bilgileri dışında gerçeğe aykırı reçete düzenlettirdiği iddia olunmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen zararın toplam 198,41 TL olduğu gözetilmeden temel adli para cezasının fazla belirlenmesi,
4- 5237 sayılı TCK'nun 52. maddesinin 1. fıkrası, 'adli para cezası beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir' şeklinde adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında 'kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir' ve aynı Kanunun 61. maddesinin 8. fıkrasında ise 'adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler gün üzerinden yapılır. Adli para cezası belirlenen sonuç günle kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur' hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmekte olup, sanıklar ....
9
...,...... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine hükmolunurken temel adli para cezasının öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiği dikkate alınmadan, doğrudan adli para cezası olarak belirlenmesi ve suçun zincirleme biçimde işlendiği kabul edildiği halde TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması,
Yasaya aykırı, yerel Cumhuriyet savcıları, katılan kurumlar vekilleri ile sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, mahkum olan sanıklarla ilgili aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına” ilişkin ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.04.2014 gün ve 2014/80229 sayılı yazısı ile 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca bir kısım sanıklar lehine itirazda bulunulması üzerine dosya yeniden okunup, Dairemizin anılan kararının (G) bendinde sanıklar....'ün resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine, sanıklar ... ve ...'in ise nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin hükümler yönünden temyiz incelemesi yapılarak anılan hükümlerin onanmasına karar verildiği ve ilamımızın (L) bendinin başlığında sanıkla....'in isimlerinin maddi hataya dayalı olarak mükerrer yazıldığı ve bu hususun sonuca etkili olmadığı; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.04.2014 gün ve 2014/80229 sayılı karar düzeltme istemli yazı içeriğine göre, itirazlarının Dairemizin 19.12.2013 günlü, 2012/27973-2013/19536 sayılı ilamdaki -G- bendinde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından haklarındaki mahkumiyet hükümlerinin onanmasına ve -L- bendindeki resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına ilişkin sanıklar hakkındaki onama ve bozma ilamlarına yönelik olduğu belirlenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.04.2014 gün ve 2014/80229 sayılı itiraznamesinin 1. maddesinde;
“5271 sayılı CMK.nun 147 ve 191. maddeleri uyarınca iddianame okunup sorguya çekilmesi gerekirken kovuşturma aşamasında savunması alınmadan, zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından hükümlülüğüne karar verilen
sanık ...'nın.... Deva Eczanesinin fiili sahibi olduğu ve yine savunması alınmadan zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatına karar verilen sanık doktor ...'in de....
Devlet Hastanesinde dahiliye uzmanı olarak görev yaptığı, savunması alınmayan bu sanıklar ile birlikte.... Devlet Hastanesi, ilçedeki sağlık ocakları ve özel polikliniklerde bulunan doktorlar, diş hekimleri, eczacılar, eczane çalışanları ve sağlık personeli ile bazı hastaların, mahkeme gerekçeli kararında vurgulandığı gibi "sanık ...'nın üzerine atılı resmi evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırıcılık suçlarını doktorlar ... ile birlikte doğrudan doğruya işleyen sıfatıyla suçu irtikap ettiği", sanık ...'in ise "üzerine atılı suçları işlediğine dair tam kanaat verici delil elde edilemediği" kabul edildiği halde; yukarıda açıklandığı gibi savunmaya ilgilendiren aykırılıklar bulunduğu, alınacak savunmaların bu sanıklar ile mahkum olan diğer sanıkların durumlarında değişiklik yapabileceğinden, bildirilen aykırılık giderilip, kanıtlar birlikte değerlendirilip tüm sanıkların hukuksal konumları tartışılarak bir bütün halinde karar verilmesi gerektiği düşüncesinden dolayı, yerel mahkeme kararının bir kısım sanıklar yönünden onanıp, bir kısım sanıklar yönünden bozulmasının yerinde olmadığı, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine karar verilen tüm sanıklar yönünden başka yönler incelenmeden bozma kararı verilmesi gereklidir” biçimindeki gerekçesi yerinde değildir.
Zira sorgusu yapılmadan mahkumiyetine karar verilen sanık ... ile sorgusu yapılmadan beraatine hükmolunan sanık ...'e yüklenen eylemler ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davaları ile diğer sanıkların eylemleri arasında ilk bakışta irtibat varmış gibi gözükmekteyse de resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından haklarındaki mahkumiyet kararı onanan veya bu suçları işledikleri kabul edilip başka gerekçelerle haklarındaki hüküm bozulan diğer sanıklara yüklenen ve sanıklar ... ile ...'in katıldıkları iddia olunan eylemleri dışındaki sair eylemlerinin sübuta erdiği dosyadaki delillerle anlaşılmaktadır. Bir başka ifadeyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet hükümlerinin onanmasına veya bu suçları işledikleri kabul edilip başka gerekçelerle haklarındaki hükümlerin bozulmasına karar verilen diğer sanıklara yüklenen sair eylemlerin sübutunda kuşku bulunmadığından, sorgusu yapılmadan mahkumiyetine karar verilen sanık ... ile sorgusu yapılmadan beraatine hükmolunan sanık ... hakkındaki bozma kararımız, mahkum olan diğer sanıkların suç oluşturduğu iddia ve kabul edilen sair eylemleri ile ilgili olup, bir kısım sanıkların mahkumiyet hükümlerinin onanmasına veya bir kısım sanıkların atılı suçları işledikleri kabul edilip başka gerekçelerle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraznamesinin 1. maddesindeki görüş yerinde değildir.
Anılan itiraz yazısının 2. Maddesinde:
“Belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, o belgenin hukuki sonuç doğurabilecek ve ilk bakışta dikkati çekmeyecek biçimde düzenlenerek çok sayıda kişiyi aldatabilecek yetenekte olması ve bu konunun objektif olarak saptanması gerektiği, teknik konularda uzman bilirkişilerden icabında destek alınarak, belgenin nesnel (objektif) olarak aldatma gücünün bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve değerlendirmesi ise belge ile doğrudan ilişki kuran mahkemeye ait olduğu gözetilerek; gerçek belgeler ile yargılamaya konu sahte olduğu iddia edilen belgeler, bu konularda uzman bilirkişilere gösterilip karşılaştırma yapılmak suretiyle, kağıt kalitesi, renk, ton, ebat, yazı karakteri gibi niteliklerindeki benzerlik ve ayrılıkları saptanarak yasal unsurları yönünden rapor aldırıldıktan sonra, duruşmaya getirtilip incelenerek yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği
11
taşıyıp taşımadığı tartışılarak, bu değerlendirme duruşma tutanaklarına yansıtılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi ve belge asılları denetime olanak sağlaması bakımından dosya içinde bulundurulması gerekir.
Doğubayazıt İlçesinde bulunan Devlet Hastanesi, sağlık ocakları ve özel polikliniklerde, tedavi görmeyen veya gördüğü tedavinin dışında, hastaların bilgileri olmadan sağlık karneleri veya yeşil kartlarına sahte reçete düzenlendiği, hastalıkla ilgili olmayan veya gerektiğinden fazla ilaç yazılması eylemlerinden dolayı doktor, diş hekimi, hastane personeli, eczacı, eczane çalışanları ve bazı karne sahipleri hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma kapsamında, sağlık karnelerine veya yeşil kartlarına sahte reçeteler düzenlendiği iddia olunan kişilerin (hastaların) bazılarının hiç dinlenilmediği, bazılarının kendisi yerine yakınlarının dinlenildiği, dinlenilen bir kısım karne sahibinin ise duruşmada beyanlarını değiştirdikleri, bir kısım karne sahibinin reçetelere yazılan ilaçları kullanmadıkları, bir kısım karne sahibinin ise reçetelere yazılan ilaçları kullanıp kullanmadıklarını hatırlamadıklarını ileri sürmeleri, doktor, diş hekimi, eczacı, eczacı kalfası ve karne sahibi olan sanıkların da aşamalarda değişmeyen savunmalarında, hastaların muayene edilerek ilaçlarının yazıldığı ve bu ilaçların da eczanelerden alındığını ileri sürmeleri, suça konu reçetelerin dosya içerisinde bulunan fotokopilerinde yasal öğelerinin bulunmadığı, ilaçların alındığına ilişkin reçetelerin arka yüzünde bulunan yazı, rakam ve imzaların aidiyeti yönünde gerek karne sahibi ve gerekse ilacı alan akrabaları bakımından grafolojik yönden yazı imza incelemesi yaptırılmamıştır. (Örneğin sanık doktor...'in düzenlediği iddia olunan ve dosyada bulunan suça konu reçetelerde, ait olduğu resmi kurum kaydı, doktor isim veya kaşesi, kayıt tarihi, protokol numarası içermediği, reçetelerin unsurlarının gözlemlenemediği ve aldatma yeteneklerinin olup olmadığının anlaşılamadığı ve yine ... Eczanesini fiilen işleten sanık... ve ... Eczanesini fiilen işleten...'ın mahkumiyetlerine delil olarak gösterilen, karne sahiplerinden ....’ün doktor... tarafından karnesine 4 kalem ilaç yazıldığı, eşiyle eczane kalfasına ve doktor ...’a gidip bu duruma itiraz ettikleri ve doktor...'in yazdığı sayfanın yırtıldığı, karne sahiplerinden...’ın doktor... ve...’e hiç muayene olmadığı, karnesini eczaneye bıraktığı, yazılı bulunan ilaçları alıp kullanmadığını bildirdikleri reçetelere dosyada rastlanılamadığı, tarih ve unsurlarını denetlenememiştir....Eczanesinin 01.01.2005-31.12.2005 tarihleri arasında fatura ettiği reçeteler arasında, ..adına ... Sağlık Ocağında Dr. ..’nun düzenlediği 10.10.2005 tarihli reçete dışında, diğer hastalara ait reçetelere rastlanılamamış, SGK Müfettişi ...’in 07.02.2007 gün ve 02 sayılı raporu da bu tespit doğrulanmıştır.)
Geçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, dinlenilmeyen karne sahiplerinin sahte olarak düzenlendiği ileri sürülen reçetelerle ilgili açıklayıcı beyanları alınıp, suça konu reçetelerdeki yazı, imza ve rakamların aidiyetinin belirlenmesi bakımından sahtecilik ve grafoloji konusunda uzman bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayanılarak hüküm veren.... Ağır Ceza Mahkemesinin belirtilen tarih ve sayılı hükmünün bozulması tarafımızdan istenilmesine rağmen, Yüksek 11. Ceza Dairesi anılan tarih ve sayılı kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ....
...,,...n nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükmün "bozulmasına" karar vermiştir. Açıklanan gerekçelerle yerel mahkeme kararının bir kısım sanıklar yönünden onanarak, bir kısım sanıklar yönünden bozulmasının yerinde olmadığı, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine karar verilen tüm sanıklar yönünden eksikliklerin giderilmesi bakımından bozulmasına kararı verilmelidir” biçimindeki gerekçe yerinde değildir.
Zira sahte olduğu hususunda kuşku bulunmayan reçete ve sair sahte belgelerin ilgililerince düzenlendiği, düzenlenen bu belgelerin şeklen sahte olmayıp somut olaylarda fikri sahtecilik suçunun işlendiği, hak sahiplerinin aşamalardaki reçete ve sair belgelerdeki kurumlara gitmedikleri, adı geçen doktorlarca muayene edilmedikleri ve reçetelerdeki ilaçları kısmen veya tamamen almadıkları, yönündeki beyanları ile dosyada mevcut soruşturma raporları ve eklerindeki reçetelerin asılları veya onaylı örnekleri ile sair belgelere göre suça konu sahte belgelerin kurumlara fatura edilerek bedellerinin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
İtiraznamede bahsi geçen Doktor .... tarafından hak sahibi ... adına sahte olarak düzenlendiği sabit olan 28.04.2004 gün ve 1802 protokol sayılı sahte reçete ile ... adına sahte olarak düzenlenen 09.11.2005 gün ve ... protokol sayılı reçetelerin örnekleri dosyada mevcut olup, bu reçetelerdeki tüm yasal unsurların bulunduğu Dairemizce gözlemlenmiştir.
İdari soruşturma sonucunda düzenlenen soruşturma raporları ekindeki reçetelerin asılları veya onaylı örneklerinin incelenmesi Dairemizce gerçekleştirilmiş olup, sübuta elverişli sahte reçetelerin yasal unsurlarının bulunduğu, ilgili kurumlara fatura edilip bedellerinin tahsil edilmiş olması nedeniyle iğfal kabiliyetlerinin mevcut olduğu saptanmıştır.
Tarafsız bilirkişilerce hazırlanan ve eczaneler listelerinde isimleri gözüken ödemeleri yapılmış karne sahiplerinden .... Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; ... Sağlık Ocağına hiç gitmediğini, 10.10.2005 tarihinde tanzim edilen ve... Eczanesi tarafından fatura edilen ilacı almadığını beyan etmiştir. Yine karne sahiplerinden... İldirin Kaya beyanında; 5 adet reçete içerisinde 3 adet yer alan ilaçlardan bir kısmını kullanmadığı, ilaçların kendisine verilmediğini, hekimliği iyi olmadığını duyduğu uzman doktor ...'e 2005-2006 yıllarında kesinlikle muayene olmadığını, yine sağlık karnesinde ... tarafından düzenlenen reçetede yer alan 10
13
... isimli ilacın .. Eczanesi'nden kendisine verilmediğini, sağlık karnesini zaman zaman eczaneye bıraktığını, daha sonra ilaçları ve sağlık karnesini eczaneden aldığını, verilmeyen ilaçların kendisinin bilgisi dışında eczane görevlileri tarafından yazdırıldığını söylemiştir. Sağlık karnesi ... isimli işletmede bulunan ... emniyette vermiş olduğu ifadesinde karnesinde yazılı 7 sayfa reçeteden haberinin olmadığını beyan etmiş olup, bu reçetelerden bir tanesinin doktor ... tarafından yazıldığı ve...Eczanesi tarafından kuruma fatura edildiği, yine karne sahiplerinden Fettah Karaboğa, Sağlık Bakanlığı müfettişlerine vermiş olduğu ifadesinde; Doktor ... ve..u tarafından yazılan ve...Eczanesi tarafından kurumlara fatura edilen reçetedeki ilaçları almadığını, kullanmadığını, imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Aynı şekilde karne sahiplerinden ... ...'un karnelerine gerçeğe uygun olmayacak şekilde reçete tanzim edilerek kurumlara fatura edildiği anlaşılmış olup, tanıkların bu yöndeki beyanları suçun sübutu açısından yeterli görülmüş, bu nedenle reçetelerdeki yazı, imza ve rakamların aidiyetinin tespiti açısından grafolojik inceleme yaptırılmasının sübuta katkısı olmayacağı kabul edilmiştir.
Yine aynı itiraz maddesindeki “sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ...,...,...,
buranın ortağı olup aynı zamanda burada çalışan sanık Doktor ... ve aynı yerde çalışan sanık Doktor ... Kemaloğlu'nun sübuta eren resmi belgede sahtecilik eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 210/2. maddesinin ikinci cümlesi delaletiyle aynı Yasanın 204/1. maddesine uyduğunun gözetilmemesi, sanıklar ...... hakkında bilirkişi raporuna göre meydana gelen zararın toplam 198,41 TL olduğu gözetilmeden temel adli para cezasının fazla belirlenmesi ve sanıklar ....,...,...,..., ... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine hükmolunurken temel adli para cezasının öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve suçun zincirleme biçimde işlendiği kabul edildiği halde TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması isabetsizliklerine dayanmakta olup, sübut ve vasıfları belirlenen eylemlerle ilgili uygulama hatalarının düzeltilmesi amacıyla verilen bozma kararımızın yerinde olduğu düşünüldüğünden itiraznamedeki düşüncelere iştirak edilmemiştir.
İtiraznamenin 3. maddesinde;
“...İlçesinde sağlık çalışanlarına yönelik operasyonun Aralık 2005 yılında başlatıldığı, sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına konu belgelerin bir kısmının 2004 ve 2005 yıllarında, bir kısmının ise 2006 yılında düzenlendiğinin iddia edildiği, dosya içerisinde bulunan reçete fotokopilerinden de anılan tarihlerde düzenlenmiş oldukları ve 5237 sayılı TCK.nun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş olması karşısında; zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine karar verilen her bir sanık (doktor, diş hekimi, eczacı, eczane çalışanı, sağlık personeli ve sağlık karnesini bilerek kullandıran sigortalı) yönünden suç tarihleri kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenerek, eylemlerin 01Haziran 2005 tarihinden önceye veya sonraya ilişkin olup olmadığının somutlaştırılması, 765 sayılı TCK. döneminde işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilerek, hangi reçetenin, hangi hastayla ilgili olarak, hangi tarihte, hangi doktor, diş hekimi sanık(lar) tarafından düzenlendiği, hangi hastane çalışanı veya sağlık ocağı görevlisinin hangi reçetenin düzenlenmesine ne biçimde katıldığı ve hangi eczane tarafından ve hangi tarihte kime imza karşılığı teslim edildiği ile hangi kuruma fatura edilerek kullanıldığı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde uzman bilirkişilere tespit ettirilmeyen, açıklanıp tartışılmayan.... Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili kararının noksan inceleme sonucu verildiği halde, bu eksiklikler giderilmeden söz konusu kararın bir kısım sanıklar yönünden onanması, bir kısım sanıklar yönünden ise bozulması yerinde değildir” şeklindeki düşünce de isabetli değildir.
15
Zira yukarıda açıklandığı üzere suça konu reçete ve sair belgeler Dairemizce incelenmiş olup, dosyada mevcut soruşturma raporları ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, mahkumiyet hükümleri onanan sanıklar yönünden suç tarihleri ayrıntılarıyla belirlenmiş, her bir sanığın sübutu kabul edilen eylemlerindeki suç tarihleri ve yürürlükte olan yasalar karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Örneğin mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilen sanık ... tarafından kendisi ve yakınlarının sağlık karnesini sahte reçete yazdırmaları için eczanelere bırakmak suretiyle suça katıldığı kabul edilmiş mahkumiyet hükmü onanan ...'e 07.01.2004, 20.01.2004, 30.01.2004, 09.02.2004, 18.02.2004, 01.03.2004, beraat hükmü onanan...'e 02.01.2004, 12.01.2004, 27.01.2004,...'e 13.01.2004, 20.01.2004, 02.02.2004, 16.02.2004, 26.02.2004 tarihlerinde reçete düzenlendiği belirlenmiş, ancak adı geçen ...e Doktor ....arafından 08.06.2005, 16.06.2005, Doktor ..... tarafından 13.06.2005, Doktor... tarafından 23.12.2005,....'e Doktor ....arafından 08.06.2005, 01.07.2005, Doktor... tarafından 24.06.2005, 27.07.2005, 31.08.2005, 25.10.2005, 14.11.2005, 05.12.2005, Doktor.... tarafından 24.08.2005, Doktor... tarafından 25.11.2005,.... Doktor ....arafından 08.06.2005, 24.06.2005, 01.07.2005, 04.08.2005, Doktor...tarafından 13.06.2005, 17.06.2005, Doktor... tarafından 11.07.2005, 25.07.2005, 13.08.2005, 25.10.2005, Doktor... tarafından 23.08.2005 tarihlerinde reçete düzenlendiği belirlendiğinden; Doktor ... dışında ismi geçen bu sanıkların 5237 sayılı TCK döneminde gerçekleştirildiği sabit olan eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerinin onanması cihetine gidilmiştir. Bu nedenlerle itiraz isabetli görülmemiştir.
İtiraznamenin 4. maddesinde;
“Anayasanın 141/3, CMK.nun 34 ve 230. maddelerine göre mahkeme kararlarının sanıkları, katılanları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve kanıtlara ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, suçun yasal öğeleri, sanıkların eylemlerinin ne olduğu ve kabul edilen olayların karar yerinde gösterilip tartışılması gereklidir..... Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili kararında bu ilkelere uyulmadan, her bir sanığın işlediği kabul edilen suçların yasal öğelerini oluşturan sabit ve gerçekleşmiş sayılan olaylar ayrı ayrı açıklanmadan, suçların ne şekilde işlendiği belirtilmeden, sübut kanıtları gösterilip tartışılmadan gerekçesiz olarak hükümlülüklerine karar verilmiştir.
Örneğin 2 Nolu Sağlık Ocağında idari memur olarak çalışan sanık ... ve aynı yerde ebe olarak çalışan sanık ...'in telefonlarının 16.01.2006 tarihinden itibaren mahkeme kararı ile teknik takibe alındığı ve sanık ...in ... Eczanesi işletenleri ... ve ... ile karne getirilip-götürme, sayıları ve protokol verilmesi konularında, sanık ...'nin ise ... Eczanesi işletenleri... ve.. Eczanesi çalışanı... ile karne getirilip-götürme, sayıları ve protokol verilmesi konularında yaptıkları görüşmelere ilişkin iletişimin tespitleri mevcuttur. Ancak bir takım şekil şartları taşıması, düzenlenen belgelerin somut biçimde belirlenmesi ve kandırma gücünün olması gerekli olan ve teşebbüse olanaklı bulunmayan resmi belgede sahtecilik suçları yönünden, sanıkların hangi belgenin düzenlenmesine, hangi düzeyde katıldıkları, belgelerin yasal unsurları taşıyıp taşımadığı gerekçeli kararda açıklanıp tartışılmamış, sadece iletişimin tespiti tutanaklarına atıf yapılmıştır. Aynı şekilde kendisi, eşi ve oğluna ait sağlık karnesini
16
kullandırdığı gerekçesiyle zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik (5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1) suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık ...in anılan sağlık karnelerini akrabası olan... Eczanesine bıraktığı, kamu görevlisi olan doktorlarla veya özel poliklinik doktorlarıyla suça nasıl iştirak ettiği açıklanıp tartışılmadan, bırakılan bu karnelere kamu görevlisi olan doktor veya özel poliklinik doktorunun hangisi tarafından ilaç yazılacağını nereden bildiği değerlendirilmeden, kamu görevlisi olan doktor sanıklar ile birlikte hareket ederek zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Bu nedenlerle gerekçeden yoksun söz konusu yerel mahkeme kararının bir kısım sanıklar yönünden onanması, bir kısım sanıklar yönünden ise bozulması yerinde değildir” biçimindeki istem de isabetli değildir.
Zira mahkemece gerek idari soruşturma gerekse adli soruşturma aşamasında elde edilen ve halen dosya içerisinde mevcut bulunan deliller ayrıntılarıyla değerlendirilip, her bir sanığın eylemi gerekçeli kararda sübut delilleri ile birlikte gösterilmiştir. Dosya içerisindeki reçete ve sair sahte belgelerin Dairemizce incelenmesi sonucunda bozma nedenleri dışındaki diğer hükümlerin isabetli oldukları kabul edilmiştir.
... Eczanesi ile ilgili sanıklardan ... ile itiraznamede bahsi geçen.... 2 nolu Sağlık Ocağında idari memur olarak çalışan sanık ... arasında 16.02.2006 günü saat 08:50 de yapılan telefon görüşmesinde sanık...ın “karneleri getirmiş, tek tek veriyor, akşam bir iki tane isim yazmışım, o listeyi de bırakıp atmışlar, sabah 6'da açıp gelenler yırtmışlar, ben de... abiye dedim, kabul etme yukarıda tartışıyorlar. Birer tane istiyor, biliyorsun bizimki de yüklü ben dedim. Birer birer alayım, bitireyim, onu ne yapayım, dosyam yanımda ya abi, ben dün rica ettim, bu sabahta ettim, bakalım ne yapalım dediği, sanık ...'in ise tamam senin emanetler burada zaten” diye cevap verdiği, keza sanık...ın yine ...Eczanesi ile ilgili sanıklardan ...ile 01.03.2006 günü saat 12:00 de yaptığı telefon görüşmesinde “5 tane karne var burada, almışım, hepsi de ilaçtır, nasıl ulaştırsaydık sana. 5 tane karne ilaç yazılmış, senin yanına gönderecek mi” dediği, sanık ...in de ... abiyi gönderiyorum” diyerek yanıt verdiği, yine ...Eczanesi ile ilgili sanıklardan ...'ın 17.02.2006 günü saat 09:44 de sanık...le yaptığı telefon görüşmesinde “...abi dur, ... vereyim. ... o senin emanetler var ya onlara o bakıyor, tamam gelsin alsın da ...abi gelsin alsın .... ben ve.. gelip oraya ... orada mı biraz sonra geleceğiz, onların yanına ben emaneti getiririm” dediği, keza sanık...n itiraznamede bahsi geçen.... 2 nolu Sağlık Ocağında ebe olarak görevli bulunan sanık ... ile 03.03.2006 günü saat 09:34 de yaptığı telefon görüşmesinde sanık ...'in “büyüklü küçüklü, önce büyüklerini ver dediği, sanık...n da ... 500-20” dediği, sanık ...'in “benim ne kadar borcum kalmış, ne kadar da öderim, onu da istiyorum” şeklindeki sorusuna sanık...n “tamam da bunları da yaz getir, bir bakalım ondan sonra” diyerek devamında “Lansor 30-28,... 500 2 tane” dediği, ...nin çocuklar için 5-2-8-9 yaşında cevabına...'in “abla 2 yaşındakine yaz Sultasit 70 ml şurup 2 tane, Sezol 500 10 tane, ... şurup 1 tane, Peditus şurup” diye devam ettiği, “5 yaşındakine Sefaks 50 ml 2 tane, Sezol 500'lük 10 tane, ... ve ... abla” dediğinde ...nin “bunları yazarlar mı...” diye sorduğu,...'in “yazarlar abla, niye yazmasınlar, Eylem hoca ise yazar” diye cevap verdiği, ...nin “Eylem hoca değil, ...” demesi üzerine yine...'in “... o yazar, sen merak etme” dediği, ...nin “bir de 8-9 yaşlarından büyük” demesi üzerine...'in Bitigram tablet 2 tane, Ransor 30-14 1 tane, Zeloksil Fort bir de Biteral 500, tamam mı” dediği, ...nin
17
“tamam deyip, ... abi geldi mi” diye sorduğu,...'in de “şimdi göndereceğim abla” diye cevap verdiği, aynı gün saat 09:28 de görüşmelerinde ise ...nin “bana birini yolla, sana 2 tane yazılı karne yollayacağım” dediği,...'in ... abiyi birazdan yollarım abla” diye cevap verdiği, ...nin “bak elimde birkaç tane daha var, onları da sen yazdıracaksın değil mi” dediği,...'in “bakarız abla” yanıtını verdiği, ...nin “bu gün yazdırabilirsen yollayacağım” dediği,...'in de “bu gün biraz zor abla, yazdıramam” sözüne ...nin “o zaman sen bana ilaç ismi ver” dediği anlaşılmış olup, her ne kadar suça konu sahte reçetelerin kime ait oldukları tespit edilememiş ise de adı geçen sanıkların.... 2 nolu Sağlık Ocağında düzenlenen sahte reçetelerin temini, getirilip götürülmesi ve düzenlenmesi konusunda doktorlarla işbirliği içerisinde davranmak suretiyle suça iştirak ettiklerinde şüphe yoktur. Bu nedenlerle itiraznamedeki görüş yerinde bulunmamaktadır.
Öte yandan ...in kendisi, eşi .... ve oğlu... adına 01.01.2004-01.01.2006 tarihleri arasında yaklaşık bir haftalık süreler ile periyodik olarak sürekli reçete yazılmış olduğu, reçete yazılması arasındaki sürenin bazen birkaç güne kadar düştüğü, örneğin ...'e ait sağlık karnesine 2005 yılı Nisan ayında toplam 6 kez, Haziran ayında 5 kez, Temmuz ve Ağustos aylarında 4 kez reçete yazıldığı görülmüş, bu kişiler adına düzenlenmiş ve eczanelerden ilaç alınmış olan reçeteler incelendiğinde 135 adet reçete arkasındaki imzanın ilgililerine veya akrabalarına ait olmadığı bu reçete bedellerinin 10.934,59 TL olduğu her üçü adına düzenlenmiş toplam 162 adet reçete bedelinin ise 12.794,81 TL olduğu, hak sahibi 47.914.034.0 sicil numaralı ...r adına 2004-2005 yıllarında 3.289,39 TL tutarında 202 adet... eden 40 adet reçete düzenlendiği, eşi 47.914.034.1 sicil numaralı... adına 2004-2005 yıllarında 3.465,52 TL tutarında 274 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 39 adet reçete düzenlendiği, yine oğlu 47.914.034.7 sicil numaralı... adına aynı dönemde 2.299,033 TL tutarında 181 adet antibiyotik ilaç ihtiva eden 33 adet reçete düzenlendiği, her üç hak sahibi için düzenlenen 112 adet reçete bedeli olan 9.050,94 TL reçete bedelinin Ümit Eczanesi tarafından Emekli Sandığından tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Bu suretle kendisi, eşi... ve oğlu...'in sağlık karnelerine kamu görevlisi olan doktorlarla işbirliği içerisinde sahte reçete düzenleneceği hususundaki suça iştirak iradesi bulunduğu kabul edilen sanık ...in, bu amaçla sağlık karnelerini akrabası olan... Eczanesine bırakmak suretiyle suça katıldığının kabulü gerekmiştir. Zira kendisi veya yakınları adına yüzlerce reçete düzenlenen sanığın, bu reçetelerin kimler tarafından düzenlendiğini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağı da ortadadır. Bu nedenle itiraz nedenleri yerinde görülmemiştir.
İtiraznamenin 5. maddesinde;
“Katılan Sosyal Güvenlik Kurumu ve.... Mal Müdürlüğü vekillerinin temyiz istemlerinin, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik olduğu kabul edildiği ve "resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ...,..., nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından
mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ...... ve ..." yönünden eleştirili onama kararı verilirken aleyhe temyiz bulunmadığı kabul edildiği halde; Yüksek Daire ilamının (L-4) paragrafından "sanıklar...,...,...... ... .. ve... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edildiği kabul edilerek Dairemizin 19.12.2013 gün ve 2012/27973 esas, 2013/19536 sayılı ilamının L/4 bendinde gösterildiği üzere nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden temel adli para cezasının öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiği dikkate alınmadan, doğrudan adli para cezası olarak belirlenmesi ve suçun zincirleme biçimde işlendiği kabul edildiği halde TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması isabetsizliklerinden kazanılmış hakları saklı tutulmak suretiyle bozulmasına karar verilmesi yerindedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin anılan kararında bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının vaki itirazları yerinde görülmediğinden KARARIN DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 308/3. maddesi uyarınca itiraz konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı' na TEVDİİNE, 28.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
11. Ceza Dairesi, 2017/13383 E., 2018/9025 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
a- 5237 sayılı TCK'nin 210/2. maddesinde yer alan "Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
11. Ceza Dairesi 2017/13383 E. , 2018/9025 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suçu bildirmeme, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında Milas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.11.2008 tarih ve 2008/2746 esas sayılı iddianamesi ile “ doktor ...'in aynı hastanede hasta kabul sorumlusu olarak çalışan ve hasta tanıtım kartlarını düzenleyen ...'den ...'a ait hasta tanıtım kartı üzerine hastanın gerçek doğum tarihi olan 01.09.1993 yerine 01.09.1990 tarihinin yazılmasını istediği, bunun üzerine ...'in de ... adına düzenlediği hasta tanıtım kartı üzerine hastanın tüm bilgilerini (TC. No'su da dahil olmak üzere) doğru olarak yazdığı; fakat doğum tarihi olarak 01.09.1990 olarak yazdığı ve bilgisayar kayıtlarına da bu şekilde giriş yaptığı, ...'ın bu hasta tanıtım kartı ile 15.11.2007, 14.12.2007, 11.02.2008, 29.04.2008 ve 07.06.2008 tarihlerinde ... Özel Sağlık Hastanesi'ne gelerek; Dr. ...'e gerekli kontrollerini yaptırdığı, 15.11.2007 ve 14.12.2007 tarihlerinde yapılan kontroller sonucu düzenlenen "Ayaktan Muayene Form"larında ...'ın doğum tarihi 01.09.1990 yazılı olduğu halde 11.02.2008, 29.04.2008 ve 07.06.2008 tarihli "Ayaktan Muayene Form"larında hastanın doğum tarihinin 01.09.1993 olarak ve doğru bir şekilde yazıldığı, böylece şüphelilerin savunmalarına itibar edilse dahi en geç 11.02.2008 tarihinde hastanın gerçek yaşını öğrendikleri ve durumu en kısa zamanda adli makamlara bildirmeleri gerekirken bildirmemeleri” iddiasıyla suçu bildirmeme ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmalarında suçlamaları kabul etmediğini, hastasının 18 yaşından küçük olduğunu bilmediğini, görünüm itibarıyla da küçük olduğunu anlamadığını, doğum yaptırdığı esnada gerçek yaşını öğrendiğini, hasta tanıtım kartına doğum tarihini farklı olarak kimin yazdığını bilmediğini beyan etmesi ve temyiz dışı sanık ...'in savunmalarında, doktorun hasta tanıtım kartlarının düzenlenmesine yönelik herhangi bir talimat vermediğini, önce kayıt yapılıp muayene ücreti alındıktan sonra doktorla görüşüldüğünü, bu aşamadan önce doktorun hastayı görmesinin mümkün olmadığını, kendilerinin kimlik görerek kayıt yaptıklarını ancak kimliği yok ise hastanın beyanına göre kayıt yaptıklarını beyan etmesi ve ...'ın mahkeme aşamasında alınan ifadesinde sanığın kendisine kimliği konusunda herhangi bir şey sormadığı şeklindeki ifadesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ...’ın gerçekte 1993 doğumlu olduğunu bildiğine ve buna bağlı olarak suç işleme kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden her iki suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- 5237 sayılı TCK'nin 210/2. maddesinde yer alan "Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur." şeklindeki düzenleme ile; kamu görevlisi olmayan sağlık mesleği mensuplarının görevlerinin gereği olarak düzenledikleri belgelerin gerçeğe aykırı olması haline özgü özel bir sahtecilik suçu düzenlenmiştir. Somut olayda ... Özel Sağlık Hastanesinde doktor olarak görev yapan sanığın iddianamedeki anlatıma göre sahte hasta tanıtım kartı ve “ ayaktan muayene formu” düzenlendiği iddia edilmekle, sanığın 5237 sayılı TCK'nin 210/2. maddesi yollamasıyla TCK’nin 204/1. maddesine göre resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgı ile özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması,
3- 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesinin; “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklinde düzenlendiği, buna göre anılan madde fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, cezanın kısmen infazı, ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilmesinin ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanıklar yönünden mümkün bulunduğu cihetle, suçu bildirmeme suçundan yargılandığı davada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği ve hükmolunan cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 13.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ceza Hukuku Özel Hükümler
Aşağıdaki belgelerden hangisi üzerinde yapılan sahtecilik eylemi, "resmi belgede sahtecilik" hükümlerine göre cezalandırılmaz?
A) Emre yazılı kambiyo senedi (Bono)
B) Hamile yazılı çek
C) Hisse senedi
D) Tahvil
E) Nama yazılı kambiyo senedi
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.