TCK Madde 23Netice sebebiyle ağırlaşmış suç

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Bu madde, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşması hâlinde (netice sebebiyle ağırlaşmış suç) failin o netice bakımından sorumluluğunun hangi kusur derecesine bağlı olduğunu düzenler; temel olarak en azından taksirin aranmasını öngörür ve böylece objektif sorumluluğu engeller. Madde, temel suçu kasten işleyen ve kastedilenden ağır ya da başka bir netice doğuran her fail bakımından uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Kişi suç teşkil eden bir fiili işlerken, kastettiği neticeden daha ağır veya başka bir netice gerçekleşmiş olabilir. Bu gibi durumlarda netice sebebiyle ağırlaşmış suç söz konusudur. Örneğin, basit yaralamada bulunulmak istenirken, kişi görme, işitme yeteneğini yitirmiş olabilir. Yaralama fiili gerçekleştirilirken, genellikle bunun sonucunda ağır bir neticenin meydana gelebileceği düşünülür. Örneğin gözün, kulağın üzerine sert bir biçimde vuran kişi, bu yumruk neticesinde mağdurun görme veya işitme yeteneğini yitirebileceği olasılığını göz önünde bulundurur. Ağır neticenin ortaya çıkacağının bu şekilde öngörüldüğü durumlarda, meydana gelen ağır netice açısından fail olası kastla hareket etmektedir. Buna karşılık, yaralama fiili sonucunda kişinin öngörmediği ağır bir netice de meydana gelmiş olabilir. Örneğin canının biraz yanması için mağdurun karın boşluğuna hafif bir biçimde vurulması hâlinde mağdur inhibisyon sonucu ölebilir. Bu gibi durumlarda ise fail, yaralama fiilini işlerken, mağdurun ölebileceğini tahmin etmemiş olabilir. 765 sayılı Türk Ceza Kanununda ve Hükûmet Tasarısının bazı hükümlerinde, kişi gerçekleştirmeyi kastetmediği böyle neticelerden objektif olarak sorumlu tutulmaktadır. Belirtmek gerekir ki, bu tür sorumluluk, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan "versari in re illicita", yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olup, çağdaş ceza hukuku bu anlayışı çoktan terk etmiştir. Çünkü kusurun aranmadığı objektif sorumluluk hâlleri kusursuz ceza olmaz ilkesiyle açıkça çelişmektedir. Ülkemiz ceza hukuku öğretisinde uzun süredir objektif sorumluluk hâllerinin ceza mevzuatından çıkarılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu talebin yerine getirilmesi, Anayasada öngörülen kusur ilkesinin zorunlu bir sonucudur. Madde metnindeki düzenlemeyle, meydana gelen ağır netice açısından kişinin sorumlu tutulabilmesi için, söz konusu neticeye ilişkin olarak en azından taksir dolayısıyla kusurlu bulunması gerekmektedir. Bu hükümle, meydana gelen kastedilenden başka ve ağır netice açısından sorumluluğun, kusura dayalı bir sorumluluk olması sağlanmak istenmiştir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır.

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

93 karar arasından seçildi
  1. Ceza Genel Kurulu E.2024/329 K.2024/263 T.2024-09-25
    Ceza Genel KuruluOnamaYerleşik içtihat
    Mesela TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde yaralama sonucu ölümün meydana geldiği ve yaralama fiili ile ölüm neticesi arasında illiyet bağının bulunduğu hâllerde TCK'nın 23. maddesi delaletiyle failin, TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırıldığı durumlarda, neticesi sebebiyle ağır olan taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunun temelindeki kasten yaralama suçunda, koşulları var ise haksız tahrik hükmünün uygulanmasına hiçbir yasal engel yoktur.
  2. 9. Ceza Dairesi · E. 2021/26707 · K. 2025/5806 · T. 25.06.2025
    Daire kararıBozma
    katılan mağdureye cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen herhangi bir neden olmaksızın nitelikli cinsel istismarda bulunan sanığın, bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır olan ruh sağlığı bozulması neticesinin meydana geldiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 23. maddesi uyarınca kişinin gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda katılan mağdure ile sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumları,
  3. Ceza Genel Kurulu E.2022/459 K.2025/428 T.2025-10-22
    Ceza Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
    TCK’nın 23. maddesinde düzenlenmiş bulunan neticesi sebebiyle ağırlaşmış suça ilişkin genel kuralın, özel hükümler arasında kendisine yer bulduğu maddelerin başında gelen aynı Kanun'un 87. maddenin 4. fıkrasına göre, gerçekleştirilen kasten yaralama eylemi TCK’nın 86. maddesinin 1. fıkrası veya 1. fıkrası ile birlikte 3. fıkrası kapsamında bulunur ve bunun sonucunda da ölüm meydana gelirse, en azından taksirle hareket etmiş olmak şartıyla faile belirtilen cezaların verileceği öngörülmektedir.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Ceza Hukuku Genel Hükümler

Failin bir kimseyi sadece yaralamak kastıyla hareket etmesine rağmen, mağdurun ölmesi durumunda olduğu gibi; kastedilen neticeden daha ağır veya başka bir neticenin meydana gelmesi haline "neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç" denir. Bir kimsenin bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için aranan manevi unsur şartı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Meydana gelen ağır netice bakımından da kasten hareket etmiş olması gerekir.
  2. B) Meydana gelen ağır netice bakımından en azından taksirle hareket etmiş olması gerekir.
  3. C) Meydana gelen ağır netice bakımından olası kastla hareket etmiş olması gerekir.
  4. D) Sadece ilk hareketi kasten yapmış olması yeterlidir, ağır netice için ayrıca bir kusur aranmaz (objektif sorumluluk).
  5. E) Meydana gelen ağır netice bakımından bilinçli taksirle hareket etmiş olması şarttır.