5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 235

Türk Ceza Kanunu 235. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır: a) Hileli davranışlarla; 1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek, 2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak, 3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak, 4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak. b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak. c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek. d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları. (3) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) İhaleye fesat karıştırma suçunun; a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur. b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar. (5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması halinde de uygulanır. Edimin ifasına fesat karıştırma

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

25 karar eşleşti
Ceza Genel Kurulu, 2018/553 E., 2021/680 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
"..5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma hâlleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun'un 2.
Ceza Genel Kurulu         2018/553 E.  ,  2021/680 K. "İçtihat Metni" Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi İhaleye fesat karıştırma suçundan sanıklar ..., ... ..., ... ve ...'nın beraatlerine ilişkin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.05.2012 tarihli ve 210-116 sayılı hükümlerin, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 24.11.2014 tarih ve 2403-11367 sayı ile; "..5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma hâlleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun'un 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın 'a' ve 'b' bentlerinde sayılan hâllerde ihale sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, 'd' bendinde belirtilen hâlde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulünün gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK'nın 235/2-b maddesi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri gözetilerek; Sanıklardan ...ve ...'ın ... 1. Ana Bakım Komutanlığının tedarik kısmında sivil işçi olarak görev yaptıkları, bu Komutanlığın 29.07.2010 tarihli yazısına göre ihale dosyalarının hazırlanması ve takibiyle de görevlendirilmiş olmaları nedeniyle 4734 sayılı Kanun'un 60. maddesinde sayılan ihale aşamasında görevli kişilerden kabul edilmeleri gerektiği, ihalelerle ilgilenen sanıklar ..., ... ve ...'in azmettirmesi sonucu sanık ...'nın ...ve ...'ı arayarak suça konu ihalelerdeki yaklaşık maliyete ilişkin gizli bilgileri kendisine aktarmaları konusunda ikna ettiği, bu kapsamda ...'nın azmettirmesi ve aracılığıyla 11.12.2009 tarih ve 2009/159568 kayıt numaralı ihalede yaklaşık maliyete ilişkin gizli bilgilerin ...tarafından firma sahipleri olan ... ve ...'e aktarıldığı, yine ...'nın azmettirmesi ve aracılığıyla 04.01.2010 tarih ve 2009/170692 kayıt numaralı ve 19.01.2010 tarih ve 2009/170947 kayıt numaralı ihalelerde bu mahiyetteki gizli bilgilerin firma sahibi olan ...'e aynı sanık tarafından aktarıldığı, ...ile aynı bölümde çalışıp görevi nedeniyle ihale aşamasında görevli kişilerden sayılan sanık ...'ın ise ...'nın azmettirmesi ve aracılığıyla 28.12.2009 tarih ve 2009/160097 kayıt numaralı ihaledeki yaklaşık maliyete ilişkin gizli bilgileri öğrenip firma sahibi olan ...'e aktardığı dosya kapsamından anlaşılmakla; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 9. maddesinde, 'Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesi yapılmadan önce idarece, her türlü fiyat araştırması yapılarak katma değer vergisi hariç olmak üzere yaklaşık maliyet belirlenir ve dayanaklarıyla birlikte bir hesap cetvelinde gösterilir. Yaklaşık maliyete ihale ve ön yeterlik ilanlarında yer verilmez, isteklilere veya ihale süreci ile resmi ilişkisi olmayan diğer kişilere açıklanmaz' ve aynı Kanun'un 61. maddesinde, 'Bu Kanunun uygulanmasında görevliler ile danışmanlık hizmeti sunanlar; ihale süreci ile ilgili bütün işlemlere, isteklilerin ... ve işlemleri ile tekliflerin teknik ve mali yönlerine ilişkin olarak gizli kalması gereken bilgi ve belgelerle işin yaklaşık maliyetini ifşa edemezler, kendilerinin veya üçüncü şahısların yararına kullanamazlar.' şeklinde hükümlerin bulunması karşısında yaklaşık maliyete ve sair gizli tutulması gereken bilgilerin yetkisiz kişilere verilmesiyle veya bu bilgilerin ifşa edilmesiyle ihaleye fesat karıştırma suçunun tamamlanmış olacağı, bu itibarla sanıklar İbrahim ve ...'in, ..., ...,... ve ...'un azmettirmesiyle gerçekleştirdiği eylemlerin TCK'nın 235. maddesinin 'b' bendi hükmüne göre, 'tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak' suretiyle ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturduğu, buna bağlı olarak sanık ... Yakıt'ın zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma, sanıklar ... ve ...'in zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırmaya azmettirme, sanık ...'ın bir kez ihaleye fesat karıştırma, sanıklar ... ve ...'in ise birer kez ihaleye fesat karıştırmaya azmettirme suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya kapsamı, oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 04.09.2015 tarih ve 19-205 sayı ile; "...Amacı, maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; 'suçsuzluk' ya da 'masumiyet karinesi' olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latince; 'in dubio pro reo' olarak ifade edilen 'kuşkudan sanık yararlanır' ilkesidir. Bu ilkenin özü ceza davasında sanığın cezalandırılması bakımından gözönünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin kuşkunun, sanığın yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi konusunda kuşku belirmesi hâlinde uygulanacağı gibi, dava koşulları bakımından da geçerlidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Mahkememizin 17.05.2012 tarihli ve 210-116 sayılı kararı ile sanıklar hakkında beraat hükmü verilmiş olup, bozma sonrası heyetimizce yapılan incelemede sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı nitelikte delil edilemediği ..." gerekçesiyle bozma kararına direnerek sanıkların önceki hüküm gibi beraatlerine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de katılan ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2018 tarihli ve 409992 sayılı “Onama” istekli tebliğnamesiyle dosya, kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince 07.11.2018 tarih ve 7241-8687 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Direnmenin kapsamına göre inceleme; sanıklara atılı ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Sanıklara atılı ihaleye fesat karıştırma suçunun sabit olup olmadığının, 2- İhaleye fesat karıştırma suçunun sabit olduğunun kabulü hâlinde, Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun ile TCK'nın 235. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda aynı Kanun'un 235. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca kamu kurum ve kuruluşu açısından bir zararın meydana gelip gelmediği, gelmediğinin kabul edilmesi hâlinde dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konularının sırasıyla incelenmesinde fayda bulunmaktadır. 1- Sanıklara atılı ihaleye fesat karıştırma suçunun sabit olup olmadığının değerlendirilmesinde; İncelenen dosya kapsamından; 10.08.2009 tarihli ihbar mektubuna göre; ... - ... postanesinden Jandarma Alay Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğüne gönderilen mektupta, Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı ... 6. Ana Bakım Okulu Komutanlığında askeri araçların bakım ve onarımı için ihtiyaç duyulan yedek parça alım ihalelerine katılan bir kısım şahısların ihaleye fesat karıştırdıklarının iddia edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2010 tarihli ve 2009/10296 sayılı soruşturma dosyasında; aralarında ... ve ...’in de olduğu sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından yürütülen soruşturmada yapılan iletişimin tespiti sırasında ..., ..., ..., ... ve ... illerinde gerçekleştirilen ihalelerin 2009/10296 numaralı soruşturma dosyasından ayrılmasına, Arifiye/...’nda işlendiğine dair delil bulunan sanıklar ..., ...,..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından soruşturmanın 2010/2719 numarasına kaydedilmesine karar verildikten sonra 2010/2719 sayılı soruşturma kapsamında 12.03.2010 tarihli yetkisizlik kararı ile dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, KKK ... (Arifiye) Birinci Ana Bakım Merkez Komutanlığı tarafından yapılan; 1- 11.12.2009 tarihinde yapılan 2009/159568 ihale kayıt No’lu 3 klm. muhtelif rulman alım ihalesinin incelenmesinde; yaklaşık maliyetin tespiti için ... Ticaret ve Sanayi Odası ile ...Belediye Başkanlığından rayiç fiyatların sorulduğu, söz konusu malzemeler konusunda Belediyede ve piyasada rayiç bedelin bulunmadığının bildirildiği, yaklaşık maliyet fiyat cetveline göre; yaklaşık maliyetin tespiti amacıyla farklı kalemlerdeki malzemeler için çeşitli firmalardan fiyat tekliflerinin alındığı, buna göre; ... Tic. Haz. Ltd. Şti’nin 621.000 TL, ...nş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 785.000 TL, ...ve Tic. A.Ş’nin 472.940 TL, Oto... Oto. Teks. Gıda ve Hizm. San. Ltd. Şti’nin 622.115 TL teklif verdiği, sanıklar ... ve İbrahim ...’in yaklaşık maliyet hesap cetvelinin düzenlemesinde yer almadıkları, ihalenin 4734 sayılı KİK’nın 19. maddesine göre açık ihale usulü ile yapıldığı, ihale onay belgesinin, teknik ve idare şartnamelerinin ve diğer ihale dökümlerinin hazırlandığı, ilanlarının yapıldığı, yaklaşık maliyetin 394.500 TL olarak tespit edildiği, ihale dokümanı belgelerinin (idari şartname, teminat mektubu örneği, ... ortaklığı beyannamesi örneği, ortaklık durum beyannamesi örneği, malzeme listesi, sözleşme taslağı, teknik şartname) ilgili firmalara sanık ... tarafından teslim edildiği, ...Rulmanları San. ve Tic. Ltd. Şti, Erdil Otomativ İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti, ...Yedek Parça Tic. Ltd. Şti. ve ... Kurt’un ihale dokümanı (şartname) satın aldıkları, ...Yedek Parça Tic. Ltd. Şti’nin 178.240 TL, ... Kurt’un 274.400 TL, ...Rulmanları San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 274.800 TL, Erdil Otomotiv İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 313.200 TL teklifte bulunarak ihaleye katıldıkları, ekonomik açıdan en uygun teklifi veren ...Yedek Parça Tic. Ltd. Şti’nin 178.240 TL bedelle ihaleyi kazandığı, teklifin aşırı düşük olması nedeniyle ihale komisyonunca sorgulamasının yapıldığı, firmanın cevabı üzerine işin adı geçen firmaya verilmesine 17.12.2009 tarihinde karar verildiği, ihale kararının ihale yetkilisince onaylandığı ve 12.01.2010 tarihinde sözleşme imzalandığı, 2- 13.11.2009 tarihinde yapılan 2009/147209 ihale kayıt No’lu 11 klm. termostat, buji, termik ısıtıcı alım ihalesinin incelenmesinde; yaklaşık maliyetin tespiti için ... Ticaret ve Sanayi Odası ile ...Belediye Başkanlığından rayiç fiyatların sorulduğu, söz konusu malzemeler konusunda Belediyede ve piyasada rayiç bedelin bulunmadığının bildirildiği, yaklaşık maliyet fiyat cetveline göre; yaklaşık maliyetin tespiti amacıyla farklı kalemlerdeki malzemeler için çeşitli firmalardan fiyat tekliflerinin alındığı, buna göre; SRL. Yed. Parça San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 326.250 TL, ATP Müh. Loj. Müş. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 281.550 TL, 3 S ... Savunma San. Yat. ve Tic. Ltd. Şti’nin 177.000 TL, Atlantik Savunma’nın 590.400 TL teklif verdiği, sanıklar ... ve İbrahim ...’in yaklaşık maliyet hesap cetvelinin düzenlemesinde yer almadıkları, 4734 sayılı KİK’nın 19. maddesine göre açık ihale usulü ile yapılan bu ihale için 21.08.2009 tarihinde malzeme ihtiyaç listesinin hazırlandığı, ihale onay belgesinin düzenlendiği, şartnamelerin hazırlandığı, yaklaşık maliyetin 189.410 TL olarak tespit edildiği, ihale ilanlarının yapıldığı, ihale dokümanı belgelerinin (idari şartname, teminat mektubu örneği, ... ortaklığı beyannamesi örneği, ortaklık durum beyannamesi örneği, malzeme listesi, sözleşme taslağı ve teknik şartname) ilgili firmalara sanık ... tarafından teslim edildiği, şartname alan firmaların.... Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti, ...Tic. ve San. Ltd. Şti, ... San. ve Tic,.. Taah. Dış Tic. A.Ş, 3 S ... Sav. San. Yat. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, ihalede şartname alan ve teklif vermeyen firmaların Özkar Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti, Kar Metal İnş. Taah. Dış Tic. A.Ş. ve 3 S ... Sav. San. Yat. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, ...Tic. ve San. Ltd. Şti’nin 127.500 TL, ... Oto. San. Tic. Ltd. Şti’nin 175.000 TL, ...’nin 217.500 TL teklif vererek ihaleye katıldıkları, ekonomik açıdan en avantajlı teklif veren ...Tic. San. Ltd. Şti’nin 127.500 TL ihale bedeli ile ihaleyi kazandığı, 14.12.2009 tarihinde sözleşmenin imzalandığı, 3- 04.01.2010 tarihinde yapılan 8 klm. nöbek ve yedek parça alımı ile ilgili 2009/170692 ihale kayıt No’lu ihalenin incelenmesinde; yaklaşık maliyetin tespiti için ... Ticaret ve Sanayi Odası ile ...Belediye Başkanlığından rayiç fiyatların sorulduğu, söz konusu malzemeler konusunda Belediyede ve piyasada rayiç bedelin bulunmadığının bildirildiği, yaklaşık maliyet fiyat cetveline göre; farklı kalemlerdeki malzemeler için çeşitli firmalardan fiyat tekliflerinin alındığı, buna göre; ... Yaman’ın 483.675 TL, Metaş Elektrik Makine San. Ltd. Şti’nin 514.750 TL, Orhan Aracıkan’ın 469.250 TL, Ada Teknik’in 594.500 TL piyasa fiyatına ilişkin teklif verdikleri, sanıklar ... ve İbrahim ...’in yaklaşık maliyet hesap cetvelinin düzenlemesinde yer almadıkları, 04.01.2010 tarihinde 8 klm. nöbek ve yedek parça alımı ihalesi için ihtiyaç cetveli ve ihale onay belgesinin düzenlendiği, şartnamelerin ve diğer ihale dokümanlarının hazırlandığı, yaklaşık maliyetin 478.405 TL olarak tespit edildiği, ilanların yapıldığı, 4734 sayılı KİK’nın 19. maddesine göre ihalenin yapıldığı, ihale dokümanı belgelerinin (idari şartname, teminat mektubu örneği, ... ortaklığı beyannamesi örneği, ortaklık durum beyannamesi örneği, malzeme listesi, sözleşme taslağı, teknik şartname) ilgili firmalara sanık ... tarafından teslim edildiği, şartname alan firmaların Standart Oto. Mak. Teks. Gıda ve Su Ürünleri San. ve Ltd. Şti, ... Motor Yed. Parça San. ve Tic. Ltd. Şti,..İç ve Dış Tic. San. Ltd. Şti, ... Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Orhan Aracıkan olduğu, ihaleye teklif vermeyen firmaların Emel İç ve Dış Tic. San. Ltd. Şti, Standart Oto. Mak. Teks. Gıda ve Su Ürünleri San. ve Ltd. Şti. olduğu, ihaleye teklif veren firmalar ve teklif tutarlarının ... Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 384.000 TL, ... Motor Yed. Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 410.000 TL, Orhan Aracıkan'ın 428.750 TL olduğu, ihaleyi ... Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 384.000TL ihale bedeli ile kazandığı, 27.01.2010 tarihinde sözleşme imzalanarak ihale sürecinin tamamlandığı, 4- 28.12.2009 tarihli ve 2009/160097 ihale kayıt No’lu 2 klm. kule ana bakım kutusu ve kablo papucu alımı ihalesinin incelenmesinde; yaklaşık maliyetin tespiti için ... Ticaret ve Sanayi Odası ile ...Belediye Başkanlığından rayiç fiyatların sorulduğu, söz konusu malzemeler konusunda Belediyede ve piyasada rayiç bedelin bulunmadığının bildirildiği, yaklaşık maliyet fiyat cetveline göre; farklı kalemlerdeki malzemeler için çeşitli firmalardan fiyat tekliflerinin alındığı, buna göre; Erman İç ve Dış San. Tic. Ltd. Şti’nin 502.500 TL, Atlantik San. Ltd. Şti’nin 451.250 TL, Teknokar Ltd. Şti’nin 576.000 TL, 3 S ... Savunma Ltd. Şti’nin 420.000 TL piyasa fiyatına ilişkin fiyat verdikleri, sanıklar ... ve İbrahim ...’in yaklaşık maliyet hesap cetvelinin düzenlemesinde yer almadıkları, 4734 sayılı KİK’nın 19. maddesine göre açık ihale usulü ile yapılan bu ihale için 05.11.2009 tarihinde ihale onay belgesinin düzenlendiği, şartnamelerin ve diğer ihale dokümanlarının hazırlandığı, yaklaşık maliyetin 315.712,50 TL olarak tespit edildiği, ilanların yapıldığı, ihale dokümanı belgelerinin (idari şartname, teminat mektubu örneği, ... ortaklığı beyannamesi örneği, ortaklık durum beyannamesi örneği, malzeme listesi, sözleşme taslağı, teknik şartname) ilgili firmalara sanık ... tarafından teslim edildiği, ihalede şartname alan firmaların ..., ... Oto. San. Tic. Ltd. Şti, Standart Oto. Mak. Teks. Gıda ve Su Ürünleri San. ve Ltd. Şti, Ttaf Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti, Tesav Sav. San. Tic. Ltd. Şti, Ersa Rulman Tekn. Hırd. El Aletleri San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, şartname alıp teklif vermeyen firmanın ise Standart Oto. Mak. Ltd. Şti. olduğu, ... Oto. San. Tic. Ltd. Şti’nin 218.000 TL, Ersa Rulman Tekn. Hırd. El Aletleri San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 278.750 TL, Ttaf Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 281.875 TL, Tesav Sav. San. Tic. Ltd. Şti’nin 283.250 TL, ...’nin 426.250 TL teklif vererek ihaleye katıldıkları, altı firmanın ihale dokümanı satın aldığı, sadece Standart Oto. Mak. Teks. Gıda ve Su Ürünleri San. ve Ltd. Şti’nin teklif vermediği, geri kalan beş firmanın teklif verdiği, ekonomik açıdan en avantajlı teklifi ... Oto. San. Tic. Ltd. Şti’nin vermesi nedeniyle ihaleyi 218.000 TL ihale bedeli üzerinden anılan firmanın kazandığı, 21.01.2010 tarihinde sözleşmenin imzalandığı, 5- 19.01.2010 tarihli ve 2009/170947 ihale kayıt No’lu 4 klm. ayak firen balatası ve yedek parçaları alımı ihalesinin incelenmesinde; yaklaşık maliyetin tespiti için ... Ticaret ve Sanayi Odası ile ...Belediye Başkanlığından rayiç fiyatların sorulduğu, söz konusu malzemeler konusunda Belediyede ve piyasada rayiç bedelin bulunmadığının bildirildiği, yaklaşık maliyet fiyat cetveline göre; yaklaşık maliyetin tespiti için farklı kalemlerdeki malzemeler için çeşitli firmalardan fiyat tekliflerinin alındığı, buna göre;....’nin 987.500 TL, .... 2.153,750 TL, ....’ın 1.408.000 TL, ... Fren A.Ş’nin 1.117.500 TL teklif verdikleri, sanıklar ... ve İbrahim ...’in yaklaşık maliyet hesap cetvelinin düzenlemesinde yer almadıkları, 4734 sayılı KİK’nın 19. maddesine göre “açık ihale usulü” ile 19.01.2010 tarihinde yapılan bu ihale için 23.11.2009 tarihli ihale onay belgesinin düzenlendiği, şartnamelerin ve diğer ihale dokümanının hazırlandığı, yaklaşık maliyetin 1.026,725 TL olarak tespit edildiği, ilanların yapıldığı, ihale dokümanı belgelerinin (idari şartname, teminat mektubu örneği, ... ortaklığı beyannamesi örneği, ortaklık durum beyannamesi örneği, malzeme listesi, sözleşme taslağı, teknik şartname) ilgili firmalara sanık ... tarafından teslim edildiği, ihalede şartname alan firmaların Standart Oto. Mak. Teks. Gıda, Su Ürünleri San. ve Ltd. Şti, ... Motor Yedek Parçaları San. ve Tic. Ltd. Şti,... Motorlu Araçlar Ltd. Şti, Ant Makina San. Tic. Ltd. Şti, ... İkmal Oto. Mak. San. Tic. Ltd. Şti, Yücel Yağcı, Bey Makine San, Aktüre Dış Tic. ve Ltd. Şti,... - ...Makine Sanayi, ...Yedek Parça Tic. ve Ltd. Şti, ... Oto. San. Tic. A.Ş, İtimat Otomotiv Makine ve Yedek Parça San. Tic. ve Ltd. Şti. olduğu, ihalede şartname alıp teklif vermeyen firmaların ... Oto. San. Tic. A.Ş, ... Motor Yedek Parçaları San. ve Ltd. Şti, ... İkmal Oto. Mak. San. Tic. Ltd. Şti ve Yücel Yağcı, Bey Makine San. olduğu, ... - ...Makine Sanayi'nin 448.750 TL, Ant Mak. San ve Tic. Ltd. Şti'nin 590.000 TL, Standart Oto. Mak. Teks. Gıda ve Su Ürünleri San. ve Ltd. Şti'nin 678.500 TL,... Motorlu Araçlar Ltd. Şti'nin 696.000 TL, Aktüre Dış Tic. ve Ltd. Şti'nin 914.000 TL, İtimat Otom. Mak. ve Yd. Parça San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 429.000 TL, ...Yedek Parça Tic. Ltd. Şti'nin 870.000 TL teklif vererek ihaleye katıldıkları, ihalede 12 firmanın şartname aldığı, sadece 7 firmanın teklif verdiği, ihaleyi ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren... - ...Makine Sanayi’nin 448.750 TL ihale bedeli ile kazandığı, 25.02.2010 tarihinde sözleşmenin imzalandığı, ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.11.2009 tarihli ve 2009/1101 sayılı, 05.11.2009 tarihli ve 2009/1113 sayılı, 19.10.2009 tarihli ve 2009/1053 sayılı, 23.10.2009 tarihli ve 2009/1077 sayılı, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.11.2009 tarihli ve 2009/1177 sayılı, 26.10.2009 tarihli ve 2009/1125 sayılı, 16.11.2009 tarihli ve 2009/1161 sayılı, 25.11.2009 tarihli ve 2009/1252 sayılı, 18.01.2009 tarihli ve 2010/66 sayılı kararları ile sanıklar ..., ...,... ve ...’un kullandığı GSM hatlarının ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından CMK'nın 135 ve 137. maddeleri uyarınca iletişimin tespitine, dinlenilmesine, kayda alınmasına, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ve detay sorgulamalarının yapılmasına karar verildiği, İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tutanaklarından; 28.10.2010 tarihinde saat 15.04’te sanık ...’un sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinin; "...: İyi ya ben ...’nın dosyasını hazırladım da yarın o fiyatları netleştirelim de ...: Tamam yarın görüşürüz abi gelirim ben." 15.11.2009 tarihinde saat 17.12’de sanık ...’un sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinin; "...: Abi çok kısa bir şey soracağım be ...: Buyur abi ...: Biz o Arifiye’yi kaça almıştık hani savunma alacağımızı, savunma vereceğimizi daha doğrusu ...: 127 abi ...: Tamam 127, hatırlamıyorum şimdi rapor yazacağım Amerikaya’da ondan ona geldim de ...” 25.12.2009 tarihinde saat 08.40’ta sanık ...’un sanık ...’a gönderdiği mesajda; "Abiler günaydın ve hayırlı cumalar dün 2010 yılının açılan ihalelerinin listesini ...abiye attım yaklaşık bizim ile ilgili 7-8 ihale açılmış, bilgiler." 08.01.2010 tarihinde saat 14.39’da sanık ...’un sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde; "...: Ben dedim ki oğlum bak ben sana bugüne kadar bir yıl boyunca istediğin her türlü bana söylediğin her şeyin bilgisini verdim mi verdim, ama bugüne kadar ben ne elde ettim hiç bir şey ...: Size dedim açık söylüyorum ben bir takım konularda destek olmam için bana baskı bile yapıldı dedim, yalan yok bu saatten sonra ben dedim emeğimin karşılığını alırım işte ne istiyon dedi, onu dedim siz değerlendireceksiniz ben yorum yapmam dedim bu konularla ilgili ama hilali ahmere çalışmam, benim dedim bir sürü masrafım oluyor oyum oluyor buyum oluyor zart zurt ıvır zıvır uzatmayalım şimdi bugün bu çocuk bütün listeleri geçti bana ...: Bizimle berabersin bizimle beraber olacan bizimle beraberken başka birileriyle de bir çalışma yapacaksan o zaman bizimle beraber olmayacan” 18.11.2009 tarihinde saat 16.30’da sanık ...’un sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde; "...Yakıt: ... Şeyi sordum ben ...: He he ...Yakıt: Ya o konu ile ilgili geçmişe pek dönemedi .... ...: Tamam önemli değil ya önemli değil ...Yakıt: Ama şeyi muayyeni belli. ...: Neymiş? ...: Üçyüz doksan dört. ...: Tamam anladım abicim ...Yakıt: Ya ordan zaten sen tahmin edebilirsin ...: Tamam tamam ya onu benim zamanımda ... Sezek bir yerli yaptırmıştı getirmişti. Yani bir yerlerde yaptırıp getirmişti. O son kalem biraz şey bi rulmanda ondan merak ettim. ...Yakıt: He anladım ...: Kara nette beş TL gözüküyor da imkân yok ona ...Yakıt: Ya onlar doğru fiyatlar değil zaten onlara pek güvenme yani ...: Tamam abicim o yeter bana.” 18.11.2009 tarihinde saat 16.32’de sanık ...’un sanık ...’a gönderdiği mesajda; "3 kalem rulman 394.000", 18.11.2009 tarihinde saat 16.33’de sanık ...’un sanık ...’a gönderdiği mesajda; "3 kalem rulman 394.000", 24.11.2009 tarihinde saat 13.30’da sanık ...’un sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde; “...: Rulmanlarla ilgili fiyatlar geldi ...: 2 kalemle ilgili. ...: Hem 2 kalemle ilgili hem Arifiye’nin 3 kaleminin son 2 kalemiyle ...: 2 kalem ...: Son 3 kaleminin 2 kalemiyle ilgili. ...: Tamam ben ...’deyim şu anda ...: Ha tamam mail'e bakarsın.” 02.11.2009 tarihinde saat 21.07’de sanık ...’un sanık ... ile yaptığı görüşmede; “...: Şimdi önümüzdeki ayın 13'ünde şeyde ihale var ...’nda ...: Hı hı ...: Ondaki geçen parçalardan bir tanesiydi bu benim sana sorduğum ...: Kalorifer bujisi, ...: Ha kalorifer bujisi, sonra gene şalter var mesela, termostatik, iveco numarası var, man numarası var, mercedes numarası var. ...: Peki kaç kalem abi o ... yani ayın 13’ündeki kaç pozisyon? ...: Bakıyorum 12-13 kalem herhâlde ...: Peki onun içinden sen çözebileceklerini benim çözmem gerekenleri bana işaretle abi, ben yarın hemen ilgileneyim, bir yerlere mailleri atayım fiyatları toplayayım ... ...: ...Ama şimdi benim ihtiyaçlarımı da görüyorsunuz ama ben size para kazandırmalıyım. Benim derdim o ...: Abi bu sefer senin dediğinin olması için bizim hem fikir olduğumuz düzeni kurmuş olmamız lazım. ...: Yani ...: Sen bize bir ... yakalarsın zaten çorbayı çıkartırız oradan.” 14.12.2009 tarihinde saat 19.39’da sanık ...’un sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde; “...Yakıt: Söyleyeyim mi? ...: Söyle Abi ...Yakıt: Bak bu 4 kalem keçesi var ya ...: Ha Ha ...Yakıt: 54 bin Lira o ...: Hı Hı ...Yakıt: O işte Ocak ayında olacak ihalelerden 4 kalem ayak fren balatası var ...: Hı hı ...Yakıt: O bayağı bir büyük bir trilyon yirmi altı milyar ...: Ney lan bu ...Yakıt: 4 kalem ayak fren balatası ...: Hı neymiş ki bunlar ...Yakıt: Bayağı büyük o efendim ...: Büyük şeyler mi bunlar? ...Yakıt: Baya büyük herhaldeki şeyi de yüksek bir trilyon küsürat ...: Ha öteki de büyük olması lazım ...Yakıt: O 478 Lira 8 kalem bek olan ...: Ha ...Yakıt: He he yani ...: Peki ...Yakıt: Bunlardan tutturursan tutturursun tuturamazsan tutturamazsın ... Yakıt: Abi bunlar tamam tuttururuz da yani ...Yakıt: He bunlarda iyi para var ...: Var da işte bakacaz abi dolu parçalar iyiliği de ona göre değişiyor ...Yakıt: Evet ...: Tamam baba bakacaz artık 4 kalem yalnız bu neymiş ki anlamadım ben ... ...: Onlara abi bir tek bir şey daha isticem senden kim fiyat vermiş ona bi baksana ne kadar fiyat verdikleri önemli değil benim için de kim muhtemelen Kazım Bey vermiştir. ...Yakıt: Ön teklif için mi? ...: He He ...Yakıt: Muhammen bedeli oluşturmak için tamam ben bakarım ...” 14.12.2009 tarihinde saat 19.41’de sanık ...’un sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde; “...: ......’na gitcek misin yakında? ...: Şuan gözükmüyor nedir hangisi? ...: Ocak ayında iki tane var asıl abi ... ...: Ne var ...: Bir dört kalem var bir de yedi mi sekiz mi ne o var abi bence onlara bir bak özellikle 4 kaleme ...: Hıhı ...: 1,026 ...: Tamam...” 29.12.2009 tarihinde saat 13.25’de sanık ...’un sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde; “...: Efendim abicim? ...: Abi bu 4 pozisyon bir işimiz vardı doğru mu?" ...: 4 pozisyon mu? ...: İçinde frenleme fren sistemi dediğin hani yuvarlak bir parçadan bahsediyorum 5 ... lık disk ...: Evet evet ...: 3 adet ...: Ha ha ...: O kaç pozisyon oldu dosya abi ...: Abi onun plakası herhâlde 1.60 TL ...: Yo yo dosya kaç kalem ...: 4 kalem toplamı ...: 4 kalem o orjinal mi o dosya ...: Net belli değil daha ...: Daha belli değil orjinal olup olmadığı ...: Hayır bakmadık abi bilmiyorum ki yani belli değil ...: Hangi ... bu? ...: 19’u ...: Teşekkür ediyorum abi” 17.12.2009 tarihinde saat 13.17’de sanık ...’un sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde; "...: Ocak ayında bir iki ihalede gircez bilgin olsun, ben sana geçeceğim, şimdi kafanı karıştırmak istemiyorum ...: Biliyorum biliyorum büyük ihalelere gireceğim ben ...: Nöbek var şey var onlara ben gireceğim yani ...: Tamam tamam nöbek grubu var fren grubu var ...: Evet onlara ben gireceğim ...: Onunla ilgili fiyatlarımız gelecek iki veya üç firmadan ...: Tamam ... Kara: Kendi adıma şeyden de fiyat istedim şimdi onlar da telefonla aradılar beni, sen sevmiyon gerçi onları ama fiyat verebiliriz dediler ...: Kim ...: İspanyadakiler ...: Tamam ...: Onlar biliyorsun Leopar 4’te iyiler abi ..." 17.12.2009 tarihinde saat 18.33’de sanık ...’un sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde; "...: Yurt dışı için de mi birer tane soracağız bunlardan? ...: Birer tane ya ...: Tamam numune istiyoruz biz neticede ...: Ha yani bir ön numune ...: Anladım abi anladım tamam ...: Bir şey daha soracağım sen işlerin filtre falan vardı onların aldın mı şeylerini istedin mi? ...: Hangisinin abi anlamadım ki ...: ..., ...’nda nöbek bilmem ne var ya bir sürü şeyler, onları da aldın mı? ... Kara: Evet ...: Filtreyi söyleyebilir misin bana? ...: Abi filtreyi bilmiyorum filtre yok benim gördüklerimin içerisinde ...: 4 kalem filtre ...: 4 kalem ...: Hıı ...: O bugün çıkmıştır abi alırız onu da ...: 24’ünde zannediyorum ...: Tamam o bu gün çıkmıştır ...: Ha ha o ...: Şey sekiz olan nöbek olan ...: Evet ...: 486 ...: Kaç? ...: 486 Necmi ... : Evet ... Kara: Ötesi 1.60 ...: Hıı tamam ...: 4 kalem olan ...: Okey 8 kalem olandan 4 kalem olan ...: 4 kalem olan abi Leopar 2a4'ün şeyi fiyat ...: Sen filtreyi de bir öğren de ...: Tamam abi onu öğrenirim ben abi.” Sanık ...’in 18.12.2009 tarihinde saat 09.24’de sanık ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde özetle; “...: İbo’yu arıyorum ben de ulaşamıyorum ben ya. Bu yine mi telefonu unuttu ki ...: Yok buralarda ... ...: Not al abi bir zahmet bana acil bununla ilgili mesaj lazım ya ...: Hı hı ...: 4 kalem filtre abi ...: Hı ...: 2 kalem bir bu ana bakım kutusu mu ne bir şey var ya bir de yanında pabuç mu var ne var birşey var iki kalem. ...: 40,50 ...: Hı ...: 40,5 ...: 4 kalem 200 200 250 250 ...: Ha ha ...: Hı hı öteki abi ...: Öbürü neydi ...: O ana gövde kutusu mu ne var hani 50 tane mi ne birde yanında 2 kalem ana akım kutusu muydu gövde kutusu muydu m 52’ninmiş bu herhâlde " Sanık ...’in 18.12.2009 tarihinde saat 09.27’de sanık ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde; “...: Hat mı düştü sen mi kapattın? ...: Yok yok yok komutan geldi ...: Ha ...: Komutan geldi ... ... ...: Abi sen mesaj at ya hiç bi şey ...: 315 ...: Ha o 50 adet olan 315, 4 kalem filtre var birde ...: 40,50 ...: O çok düşük abi ya 4 kalem filtre abi dur 1-2 dakika sonra ben seni arasa

Diğer kararlar (4)

Ceza Genel Kurulu, 2017/843 E., 2020/113 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza
tam metni aç
masının mümkün olmadığı, ancak dava konusu somut olayda ihale komisyonu başkan ve üyesi olan kamu görevlisi sanıkların ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan sanık ...'ın suça konu ihaleye katılmasını sağlamak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 235/2-(a-2) maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu işledikleri, diğer sanıklar...
Ceza Genel Kurulu         2017/843 E.  ,  2020/113 K. "İçtihat Metni" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 238-258 İhaleye fesat karıştırma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ün beraatlerine ilişkin Elazığ 2 Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.03.2010 tarihli ve 18-74 sayılı hükümlerin, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 05.06.2013 tarih ve 6176-6191 sayı ile; "Elazığ ili, Ağın ilçe Belediyesi tarafından 2886 sayılı Kanun hükümlerine göre ihaleye çıkartılan taşınmazlardan 484 ada 1 ve 4 no'lu parsellerin, 08.01.2007 günü yapılan ihalesinde, ihale komisyonu başkanı ve aynı zamanda Ağın Belediye Başkanı da olan sanık ...'nın oğlu...'ın vekili ... tarafından satın alındığı, ihaleye başka katılanın olmadığı, ihale komisyonu başkan ve üyeleri olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in taşınmazları satın alanın ihale komisyonu başkanının oğlu olduğunu bildikleri, 2886 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince sanık ...'ın babasının Belediye ve ihale komisyonu başkanı olması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak Ağın Belediyesi tarafından yapılan ihalelere katılmasının mümkün olmadığı, ancak dava konusu somut olayda ihale komisyonu başkan ve üyesi olan kamu görevlisi sanıkların ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan sanık ...'ın suça konu ihaleye katılmasını sağlamak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 235/2-(a-2) maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu işledikleri, diğer sanıklar... ve ...'nin de aynı Kanun'un 40/2. maddesi gereğince kamu görevlisi olan sanıkların işledikleri suça iştirak ettikleri tüm dosya kapsamından anlaşıldığı hâlde, yasal olmayan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 13.11.2013 tarih ve 238-258 sayı ile; "TCK'nın 235/2. maddesinin düzenlemesinde hangi hâllerde ihaleye fesat karıştırılmış olacağı ikinci fıkranın (a) bendinde dört bend hâlinde açıkça sayılmıştır. Buna göre, ikinci fıkranın (a) bendinde sayılan dört hareketin hile ile işlenmesi gerekirken (b), (c), (d) bentlerinde hile unsuru aranmamaktadır. TCK'nın 235/2-a-2 bendinde ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamanın suç oluşturacağı belirtilmiş, ancak (a) bendindeki ana unsurun açık bir şekilde 'hileli davranışlar' olması gerektiği gösterilmiştir. İhale yeterliğine ya da koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmalarının sağlanması ancak hileli davranışlarla gerçekleştirilmesi hâlinde atılı suçun oluşacağı açıktır. Buradaki ihtimalde suç doğal olarak ya doğrudan doğruya ihale sürecindeki yetkili kişi veya kişiler tarafından ya da bu kişiler yanıltılarak işlenecektir. Birinci ihtimalde ihale görevlisi gerekli koşul ve yeterliği bulunmayan kişiyi görevinin gereklerine aykırı davranmak suretiyle ihaleye dahil edecektir. Görevli kişinin buradaki fiili çeşitli hileli davranışlar şeklinde gerçekleşebilir. Örneğin isteklinin sunduğu bilgi ve belgelerin yetersiz olduğu bilindiği hâlde içeriği değiştirebilir, yeterliymiş gibi işlem yapılabilir, belgede sahtecilik suçlarına konu resmî ya da özel belge düzenlenerek işlem tesis edilebilir. Bu şekilde hileli davranışlarla eylem gerçekleştirilebilir (Doç.Dr.Çetin Arslan, İhaleye Fesat Karıştırma Suçu s.137). Ancak somut olayda sanıkların belirtildiği şekilde herhangi bir aldatıcı eylemleri bulunmamaktadır. Yine Ceza Genel Kurulunun 13.04.2004 tarihli ve 75-95 sayılı kararında belirtildiği üzere, özetle ihaleye katılma yeterliğine sahip olmayan kişinin ihaleye katılımının o tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 240/2 ve 80. maddelerine uyduğuna dair kararı mevcuttur. Somut olayda Yargıtay 5. Ceza Dairesinin bozma ilamında kabul edildiği üzerine, ihale komisyonu başkan ve üyelerinin belediye başkanı ve aynı zamanda komisyon başkanı olan sanık ...'nın oğlu...'ın vekili sanık ... aracılığıyla ihaleye girdiğini bilmektedirler. İhale komisyonuna sunulmuş hile anlamında aldatıcı herhangi bir fiil söz konusu değildir. Bu kapsamda örneğin sahte verilmiş bir nüfus kaydı yoktur. Basit anlamda dahi aldatıcı hiçbir faaliyette bulunulmamıştır. İhaleye sanık ...'ın vekili sıfatıyla giren sanık ... ile komisyon üyeleri ve başkanı ihaleyi alacak kişinin komisyon başkanının ve Belediye Başkanının oğlu olan sanık ... olduğunu bilmektedirler. Ancak sanık ...'ın 2886 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin (c) bendi gereğince ihaleye katılma yeterliliği yoktur. Bu durumda ihalenin anılan kişide kalması adı geçen yasaya aykırı olup, ihalenin iptali sebebidir. Fakat ihaleye fesat karıştırma suçunu düzenleyen TCK'nın 235/2-a bendinde tanımı yapılan hilenin bulunmayışı karşısında, ceza genel teorisi gereğince suçta tipiklik unsuru oluşmamıştır. Bu doğrultuda eylemin sanıklar açısından görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve TCK'nın 257/1. maddesine uygun olacağı akla gelebilir. Ancak görevi kötüye kullanma suçu açısından da, zarar unsurunun bulunması gerekmektedir. İhale bedelinin üzerinde teklif sunulup, ihale edilmesi karşısında, ortada oluşmuş bir kamu zararının bulunmadığı da anlaşıldığından, bu suçun unsurlarının oluşmadığı" şeklindeki gerekçeyle bozma kararına direnerek sanıkların önceki hükümler gibi beraatlerine karar vermiştir. Direnmeye konu bu kararların da katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2015 tarihli ve 3156 sayılı "Bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 tarih ve 1125-1575 sayı ile; 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince 26.05.2017 tarih ve 135-2311 sayı ile; direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara atılı ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin olup yapılan müzakere esnasında bir kısım Ceza Genel Kurulu Üyelerince, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun ile TCK'nın 235. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda aynı Kanun'un 235/3-b maddesi uyarınca kamu kurum ve kuruluşu açısından bir zarar meydana gelip gelmediği, gelmediğinin kabul edilmesi hâlinde dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmiştir. İncelenen dosya içeriğinden; Ağın Belediye Meclisinin 06.11.2006 tarihli ve 29 sayılı kararı ile; Elazığ ili Ağın ilçesi, Kuzgeçe Mahallesinde bulunan Belediyeye ait taşınmazların ihale komisyonunca satılmasına karar verildiği, 12.12.2006 tarihli mahalli gazetede; Belediyenin Şenpınar, Kuzgeçe, ... ve ...Mahallelerinde bulunan muhtelif arsa ve arazilerin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesinde düzenlenen açık teklif usulüyle satışının yapılacağına dair ilan verildiği, Sanık ...’ün Belediye Başkanlığına sunduğu 03.01.2007 tarihli dilekçe ile; 484 ada, 41 pafta, 1 ve 4 nolu parsellerde bulunan taşınmazların satışına dair ihaleye katılmak istediğini ve adına ihaleye katılması için ...’i vekil tayin ettiğini belirttiği, 08.01.2007 tarihli ve 7 sayılı ihale komisyon kararına göre; mülkiyeti Belediyeye ait olan Elazığ ili Ağın ilçesi Kuzgeçe Mahallesi, 484 ada, 41 pafta, 1 ve 4 nolu parselde kayıtlı toplam 2.340 m2'lik taşınmazın KDV hariç 5.850 TL ile açık artırmasına başlanıldığı, sanık ... vekili olan sanık ...'in 6.000 TL pey sürdüğü ve ihaleye başka katılan olmadığından söz konusu taşınmazın KDV dahil 7.080 TL'ye ... oğlu ...'e satılmasına dair kararın ihale komisyonu başkanı ..., üyeler ..., ... ve ... tarafından imzalandığı, Ağın Belediye Başkanlığının İlçe Tapu Sicil Müdürlüğüne yazdığı 09.08.2007 tarihli ve 381 sayılı yazı ile; mülkiyeti Belediyeye ait 484 ada, 1 ve 4 nolu parselde kayıtlı toplam 2.340 m2’lik taşınmazın sanık ...'e satıldığından tapu tescil işleminin yapılmasının istenildiği, Tapu Sicil Müdürlüğünün 10.08.2007 tarihli ve 296 sayılı resmi senedi ile, Ağın Belediyesinin 08.01.2007 tarihli ve 7 sayılı ihale komisyonu kararı gereğince, 484 ada, 1 ve 4 parsel numaralı taşınmazların Belediye tarafından 10.08.2007 tarihinde sanık ...'e satıldığı ve tapu tescil işleminin yapıldığı, Elazığ Valiliğinin İçişleri Bakanlığına sunduğu 02.06.2008 tarihli ve 1777 sayılı yazı üzerine konuyla ilgili inceleme ve araştırma yapılması amacıyla İçişleri Bakanlığınca 23.09.2008 tarih ve 25521 sayı ile muhakkik atandığı, İçişleri Bakanlığının 05.11.2008 tarihli ve 30071 sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında soruşturma izni verildiği, sanıkların karara itiraz etmeleri üzerine Danıştay 1. Dairesince 27.03.2009 tarih ve 362-549 sayı ile itirazın reddine karar verildiği, Sanıkların savunmasının 24.03.2010 tarihinde alındığı, suç tarihinin 08.01.2007 tarihi olduğu, Anlaşılmaktadır. Sanık ...; Belediye Başkanı olduğunu, ilçeden göçü önlemek için parselasyon yaptıklarını, taşınmazları uygun fiyatlarla ihale yoluyla satışa çıkararak vatandaşların ilçeye yatırım yapmalarını sağladıklarını, Belediyenin yapmış olduğu ihale ile ilgili ilan ve yazışmaların eksiksiz olarak yapıldığını, ihaleye sadece sanık ...’ın müracaat ettiğini, başka katılan olmadığını, muhammen bedelin ihale komisyonunca KDV hariç 5.850 TL olarak tespit edildiğini, sanık ...’ın bu bedelin üzerinde KDV hariç 6.000 TL pey sürerek ihaleyi kazandığını, ihalede her hangi bir usulsüzlük yapılmadığını, Belediyenin zarara uğratılmadığını, sanık ...’ın arsa ihtiyacı olmadığı hâlde ilçedeki nüfus göçünün önlenmesi ve arsa satın alınmasının teşviki için ihaleye girdiğini, 2886 sayılı Kanun’un 6. maddesindeki düzenlemeyi bilmediğini, kötü niyetle hareket etseydi komisyon başkanı olmayacağını veya ihaleye başka bir şahsın girip taşınmazı sonradan oğluna devredeceğini, her şeyin açıkça ortada olduğunu, Sanık ...; Belediyede yazı işleri müdür vekili olduğunu, yapılan işlemin Devlet İhale Kanunu’na aykırı olduğunu bilmediğini, gerçekleştirilen satışın muhammen bedelin üzerinde gerçekleştirildiğini, kamu zararının bulunmadığını, ihaleyi alan sanık ...’ın Belediye Başkanı sanık ...’nın oğlu olduğunu bildiklerini, olayın ihale komisyonu başkanı ve üyelerinin dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, Sanık ...; marangozluk yaptığını, aynı zamanda Belediye encümen üyesi olup ihale komisyonu üyesi olarak görev aldığını, ihaleyi alan sanık ...’ın Belediye Başkanı olan sanık ...’nın oğlu olduğundan haberdar olduklarını, ancak ihaleye katılmasının kanuna aykırı olduğunu bilmediklerini, herhangi bir zararın ve hileli bir hareketlerinin olmadığını, Sanık ...; bakkal dükkanı işlettiğini, aynı zamanda Belediyede encümen üyesi olduğunu, komisyon başkanı ve üyelerinin Kanunda sayılan yakınlarının ihaleye katılamayacağına dair bir bilgisi olmadığını, ihaleyi alan sanık ...’ın Belediye Başkanı sanık ...’nın oğlu olduğunu bildiklerini, ancak ihaleye katılmasının kanuna aykırı olduğundan haberdar olmadıklarını, Sanık ...; sanık ...’ın ihale tarihinde ilçe dışında olduğu için onun vekili sıfatıyla ihaleye katıldığını, daha sonra tapuda tescil işlemlerini sanık ...’ın yaptığını, hileli hareketinin olmadığını, her şeyin açıkça ortada olduğunu, Sanık ...; Belediye Başkanı olan sanık ...’nın oğlu olduğunu, Mersin'de öğretmenlik yaptığı için ihaleye vekili olan sanık ... aracılığıyla katıldığını, muhammen bedelin üzerinde teklifte bulunduğunu, ihaleye kendisinden başka katılan olmadığını, Belediyenin zararına neden olmadığını, Savunmuşlardır. TCK’nın ikinci kitabının "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü kısmında yer alan "Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar" başlıklı dokuzuncu bölümünde düzenlenen “İhaleye fesat karıştırma” başlıklı TCK’nın 235. maddesi suç tarihi itibarıyla; "(1) Kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Aşağıdaki hâllerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır: a) Hileli davranışlarla; 1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek, 2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak, 3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu hâlde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak, 4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı hâlde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak. b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak. c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek. d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları. (3) İhaleye fesat karıştırma sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmiş ise, ceza yarı oranında artırılır. Zararın meydana gelmiş olduğu sabit olmakla birlikte miktarının belirlenememiş olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını engellemez. (4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar. (5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması hâlinde de uygulanır” şeklinde iken, suç tarihinden sonra 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunla maddenin birinci fıkrası; "(1) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alımı veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır", Üçüncü fıkrası da; "(3) İhaleye fesat karıştırma suçunun; a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur. b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” biçiminde değiştirilerek yürürlükteki hâlini almıştır. Söz konusu suç ile korunan hukuki değerle ilgili olarak madde gerekçesinde; "Bu hükümle korunmak istenen hukuki değer, kamusal faaliyetlerin dürüstlük ilkesine uygun olarak yürütüldüğüne dair ve özellikle, kamu adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımı gibi ihale işlemlerinin yapılmasıyla ilgili olarak, kamu görevlilerine duyulan güvendir” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. İhaleye fesat karıştırma suçunun maddi unsuru, bir ihalenin varlığı ve bu ihaleye kanun koyucu tarafından öngörülen seçimlik hareketlerden birisi vasıtasıyla fesat karıştırılmasıdır. İhale kavramı, bir işi veya bir malı birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene bırakma, eksiltme veya artırma usulünün izlenmesi amacıyla yapılan ilan, davet ve bunun sonucunda gerçekleştirilen işlemler olarak tanımlanabilir (Çetin Arslan, İhaleye Fesat Karıştırma Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, s. 170). TCK'nın 235. maddesinin ikinci fıkrasında; "Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:" denilmek suretiyle ihaleye fesat karıştırma sonucunu doğurabilecek bütün fiillerin değil, ikinci fıkrada tek tek sayılan hâllerin ihaleye fesat karıştırma kabul edileceği belirtilerek bağlı hareketli bir suç öngörülmüştür. Sayılan hâllerden herhangi biriyle gerçekleştirilmesi mümkün olduğundan ihaleye fesat karıştırma, ayrıca seçimlik hareketli bir suçtur. Fıkrada da açıkça görüldüğü üzere hileli davranışlarla gerçekleştirilmesi gereken bu hâller: ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak, teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu hâlde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak, teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı hâlde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak, tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak, cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek ve ihaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmalardır. Konumuzla ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “İhaleye katılamayacak olanlar” başlıklı 6. maddesi; “Aşağıdaki şahıslar doğrudan veya dolaylı olarak ihalelere katılamazlar: 1. İhaleyi yapan idarenin; a) İta amirleri, b) İhale işlemlerini hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve denetlemekle görevli olanlar, c) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şahısların eşleri ve ikinci dereceye kadar (ikinci derece dahil) kan ve sıhri hısımları, d) (Değişik : 2/3/1984 - 2990/2 md.) (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen şahısların ortakları (bu şahısların yönetim kurullarında görevli olmadıkları anonim ortaklıklar hariç). 2. Bu Kanun ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar.” şeklinde düzenlenerek ihaleye katılamayacak olanlar düzenlenmiştir. Gelinen bu aşamada dava zamanaşımı üzerinde de durulması gerekmektedir. TCK'nın 66. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle düşeceği düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde de beş yıldan fazla olmamak üzere hapis ya da adli para cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin sekiz yıl olacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 67. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca kesen bir nedenin varlığı hâlinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır. Ceza Genel Kurulunun süreklilik gösteren birçok kararında açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi hâlinde, yerel mahkeme ya da Yargıtay, resen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Elazığ ili, Ağın ilçe Belediyesi tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre açık teklif usulü ile ihaleye çıkarılan taşınmazlardan 484 ada 1 ve 4 no'lu parsellerin, 08.01.2007 tarihinde yapılan ihalesinde, Ağın Belediye Başkanı olan sanık ...’nın ihale komisyonu başkanı, belediye encümen üyeleri olan sanıklar ... ve ... ile yazı işleri müdür vekili olan sanık ...’un ihale komisyonu üyesi oldukları, muhammen bedel KDV hariç 5.850 TL olup ihaleye Belediye Başkanı sanık ...'nın oğlu olan sanık ...’ın vekili sanık ...’nin katıldığı ve taşınmazların KDV hariç 6.000 TL’ye satın alındığı, ihaleye başka katılanın olmadığı, ihale komisyonu üyeleri olan sanıklar ..., ... ve ...'in, taşınmazları satın alan sanık ...’ın ihale komisyonu başkanı olan sanık ...’nın oğlu olduğunu bildikleri, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince sanık ...'ın babası olan sanık ...’nın ihale komisyonu başkanı olması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak Ağın Belediyesi tarafından yapılan ihalelere katılmasının mümkün olmadığı hâlde ihaleye katılarak ihaleyi kazandığından komisyon başkanı olan sanık ... ve komisyon üyesi olan sanıklar ..., ... ve ...’in ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan sanık ... ve vekili sanık ...’nin suça konu ihaleye katılmasını sağladıklarından tüm sanıkların ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; Suç tarihinden sonra 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun ile TCK'nın 235. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin "İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur" biçiminde değiştirilmiş olması, somut olayda ihaleye başka katılanın olmaması, sanık ...’ın vekili sanık ... aracılığıyla muhammen bedelin üzerinde KDV hariç 6.000 TL teklifte bulunarak ihaleyi kazanması, kamu kurumu açısından bir zararın meydana geldiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gibi bu yönde bir iddianın da olmaması nazara alındığında; yapılan ihalenin TCK'nın 235. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen haller dışında ancak aynı fıkranın (b) bendi kapsamında kaldığı kabul edilmelidir. Dava zamanaşımının değerlendirildiğinde; İhaleye fesat karıştırma suçunun yaptırımı suç tarihinden sonra yürürlüğe giren TCK'nın 235. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olduğu anlaşıldığından, TCK'nın 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca suçun asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, kesintili zamanaşımı süresi ise on iki yıldır. Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve suç tarihinin 08.01.2007 olduğu eylemle ilgili olarak, sanıklar hakkında dava zamanaşımını kesen en son işlem 24.03.2010 tarihli sorgu olup, anılan tarihten sonra zamanaşımını kesen veya durduran hiçbir sebebin gerçekleşmediği gözetildiğinde, sanıklar hakkında TCK'nın 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sekiz yıllık zamanaşımı süresinin, Ceza Genel Kurulunun inceleme tarihinden önce 24.03.2018 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükümlerinin, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeni ile bozulmasına, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CMUK'nın, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Ceza Genel Kurulu Üyesi; "Dava zamanaşımı süresinin dolmadığı " düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; 1- Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2013 tarihli ve 238-258 sayılı direnme kararına konu hükümlerin, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle BOZULMASINA, Ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CMUK'nın, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 18.02.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
Ceza Genel Kurulu, 2016/1238 E., 2019/718 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza
tam metni aç
Hükümlü ...'ın ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçundan TCK’nın 235/2-1-a maddesi delaletiyle 235/1, 35/2, 62, 53 ve 63.
Ceza Genel Kurulu         2016/1238 E.  ,  2019/718 K. "İçtihat Metni" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 326-942 Hükümlü ...'ın ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçundan TCK’nın 235/2-1-a maddesi delaletiyle 235/1, 35/2, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Manisa Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.12.2006 tarihli ve 326-942 sayılı hükmün, hükümlü müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 27.09.2010 tarih ve 6872-6887 sayı ile onanmasına karar verilmiş, bu şekilde kesinleşen hükümden sonra 30.04.2013 tarihli ve 28633 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle TCK'nın 235. maddesinde yapılan değişikliğin hükümlü lehine uyarlanmasına yönelik hükümlü müdafisinin talebinin reddine ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2013 tarihli ve 326-942 sayılı ek kararı ile bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2013 tarihli ve 449 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.01.2016 tarihli ve 1087/4206 sayılı yazısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2016 tarihli ve 29857 sayılı ihbarnamesi ile kanun yararına bozma yoluna başvurulmuş, dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 31.03.2016 tarih ve 1365-3191 sayı ile; "5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yolu olup, bu yolla kanunların aynı şekilde uygulanması, Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 19/02/2008 gün, 2008/5-19, 2008/31 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kanun yararına bozma yolu, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olup, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Ayrıntıları 26/10/1932 gün ve 29/12 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, kanun yararına bozulabilecek hukuka aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibarettir ve. bu yol, her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Yine Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 07/11/2006 gün, 2006/4-227, 2006/228 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında ‘maddi yanılgı’ veya ‘yazım hatası’ diye isimlendirilen beşeri hatalardır. Yargılama araçlarının belirli biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hataları ise hukuki yanılgılardır. Hukuki yanılgılar, ancak başka bir merci tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir tali .muhakeme ile giderilebilir. Yargı kararlarındaki maddi yanılgıların düzeltilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyan üzerine düzeltilebilir. Belirtilen ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Dairemizin 27/09/2010 tarih ve 2008/6872 E. 2010/6887 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2006 tarih ve 2006/326 E. 2006/942 sayılı kararında, hükümlü ...'ın cebir-tehdit kullanarak ihaleye fesat karıştırdığının oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak sabit kabul edildiği, hüküm fıkrasında, uygulama maddesinin yanlış yazılması ve bunun temyiz incelemesi sırasında eleştiri veya düzeltme konusu yapılmamasının; hükümlü yönünden kazanılmış hak oluşturmayacağı gibi hukuki nitelendirmenin doğru yapılmış olması karşısında, belirtilen eksikliğin, kesin hükmün önleyici etkisinin ihlâli sonucunu doğurmadığı ve mahallinde giderilebilmesi mümkün yazım hatası niteliğinde olduğu..." görüşüyle kanun yararına bozma isteminin reddine oy çokluğuyla karar verilmiş, Daire Üyesi V. Özdek; "...Burada tartışılması gereken yasa değişikliği nedeniyle uyarlama yapılırken kesinleşen mahkeme kararının hüküm kısmının mı yoksa gerekçe kısmının mı dikkate alınacağı hususudur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/2-339, 2012/103 sayılı kararındaysa olduğu gibi açıkça mahkeme kararlarında gerekçe ile hüküm çelişirse hükmün dikkate alınacağında şüphe yoktur. CMK'nın 232/6. maddesi gereğince hüküm fıkrasında 2237 maddeye göre 'verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve mercinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir' diyerek hükmün tefhim edildikten sonra hakim tarafından dahi değiştirilemeyeceği, hakimin gerekçeyi hükme uygun olarak yazması gerektiği yine Ceza Genel Kurulu içtihatlarında ve anılan Yasada yer almaktadır. Anayasanın 138, maddesinin 4. fıkrasında 'yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır, bu organlar ve idare, mahkeme kararlarım hiç bir suretle değiştiremez' diyerek hükmün değiştirilemeyeceğini işaret etmiştir. Anayasanın 141. maddesi ise duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması amir hükmünü ihtiva etmektedir. Ayrıca Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı'nın 50. maddesi hükümlerinde; 'Hiç kimse daha önce kanuna dayalı olarak yapılan bir ceza yargılaması sonucunda beraat ettiği yada cezalandırıldığı bir fiilden dolayı tekrar yargılanamaz ya da cezalandırılamaz' şeklinde ifade edilen 'non bis in idem' ilkesine yer verilmiştir. Bu ilkeyi içeren en önemli sözleşme, Ceza Yargılarının Değeri Konusunda Avrupa Sözleşmesidir. Bu sözleşmenin 53. maddesine göre; Avrupa ceza yargısına konu olan kişi, -Beraat etmişse, yahut -Hakkında bir yaptırıma (müeyyideye) hükmolunup da, -Bu yaptırım (müeyyide) tamamen yerine getirilmişse ya da yerine getirilmekte ise, -Yaptırımın (müeyyidenin) tamamı veya yerine getirilmemiş kısmı genel veya özel affa uğramışsa, -Bu yaptırım (müeyyide) zamanaşımı dolayısı ile yerine getirilemiyorsa, Mahkeme suçluluğu tespit edip yaptırımı (müeyyideyi) belirlememişse, aynı eylemden dolayı diğer bir sözleşen devlette kovuşturulamaz, mahkum edilemez veya hakkındaki yaptırım (müeyyide) yerine getirilemez. Kesin hükümler değişemeyecektir. Ne onu veren hakimin ne de kanun yollarının bu imkanını tüketmiş dava sujelerinin hükmü değiştirme imkanlar kalmamıştır. Ayrıca incelemeye konu kararın hüküm kısmında 'TCK'nın 235/2-a.l' yerine 'TCK’nın 235/2-1 .a' yazılması maddi hata niteliğindedir. Nitelikli ihaleye fesat karıştırma fıkrası olan '2-c' ile ilgili herhangi bir hata bulunmadığından olayı maddi hata olarak kabul etmek mümkün değildir. Maddi hata '235/2-a.l' yazılmamasıdır. Yine Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş içtihatlarına göre 01/06/2005 tarihinden önceki uyarlamaların duruşma açılarak yapılması gerektiği, ancak daha sonra yürürlüğe giren Yasalar nedeniyle yapılacak uyarlamaların ise evrak üzerinden olacağı kabul edilmiştir. Ceza Genel Kurulunun 2006/9-13 Esas, 2006/16 sayılı kararında evrak üzerinden uyarlama yapılacağı zaman dosyanın içeriğinde kabul edilen somut olaya tekrar dönülemeyeceği, esasa girilemeyeceği, hükümde belirtilen mahkeme ve Yüksek Yargıtayın sübutu kabul ettiği şekilde uyarlama yapılıp yapılamayacağına hangi kanunun daha lehe olduğunu belirterek diğer bir anlatımla matematiksel olarak hükümdeki maddeler karşılaştırılarak lehe kanununun belirlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Ancak yerel mahkeme esasa girerek hükümde, kabul ettiği sübuttan dönüp ihaleye fesat karıştırmanın nitelikli halini kabul ederek (non bis in idem) aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz ilkesini ihlal etmiştir..." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 06.06.2016 tarih ve 689 sayı ile; "...Uyarlama yapılırken kesinleşen mahkeme kararının gerekçe kısmının değil hüküm kısmının dikkate alınmasının zorunlu olması nedeniyle kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği..." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince 30.06.2016 tarih, 6686-7095 sayı ve oy çokluğuyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI İtirazın kapsamına göre inceleme; hükümlü ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen ve Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 27.09.2010 tarihli ve 6872-6887 sayılı kararı ile kesinleşen mahkûmiyet hükmü ile bu hükümden sonra 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un sanık lehine düzenlemeler getirdiği gerekçesiyle hükümlü müdafisince yapılan uyarlama talebinin mahkemesince ve itiraz mercisince reddine ilişkin kararlarla sınırlı olarak yapılacaktır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; TCK’nın 235/2-a-1. maddesi uyarınca hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’la TCK’nın 235. maddesinde yapılan değişikliğin hükümlü lehine sonuç doğurup doğurmadığı, buna bağlı olarak hükümlünün cezasında uyarlama yapılıp yapılamayacağının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.05.2006 tarih ve 1305-131 sayı ile; Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Akşemsettin Pansiyonlu İlköğretim Okulunun 18 derslik ek binasının yapımı için ihale açılmasına karar verildiği, şartları ilan edilen ihalenin 10.10.2005 tarihinde saat 11.00’da Manisa Öğretmenevinde yapılacağının belirtildiği, olay günü katılan...'ı öğretmenevinde gören inceleme dışı sanık ...’ın katılan ...’e neden ihale için zarf verdiğini sorduğu, katılan ...’in zarf vermediğini bildirmesine rağmen hükümlü ... ve inceleme dışı sanık ... tarafından darp edildiği, ihalenin yapıldığı yere gelen hükümlü ... ile inceleme dışı sanıklar ..., ... ve başka bir şahsın katılan ...'in yanına gelerek zarfı komisyona vermesine engel oldukları, hükümlü ... ile inceleme dışı sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın katılan ...’i yaraladıkları, Katılan ...'ın 08.10.2005 tarihinde iş yerinde bulunduğu esnada hükümlü ...'in, yanına gelerek ihaleye girmemesini ve kendisine yardımcı olmasını istediği, olay günü ihaleye katılmak için Manisa Öğretmenevine geldiğinde, hükümlü ..., inceleme dışı sanık ... ve tanımadığı 4-5 kişinin yanına gelerek ihaleye girmemesini ve kendisine yardımcı olmasını istedikleri iddiasıyla hükümlü ... hakkında TCK'nın "235/İlk, 2-a, 1 (4/c) ve 53." maddelerinin uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı, Manisa Ağır Ceza Mahkemesince 19.12.2006 tarih ve 326-942 sayı ile; "...Suç tarihi öncesinde 08.10.2005 tarihinde sanık ...'ın katılan ...'ın yanına giderek ihaleye girmemelerini söylediği, Katılanlardan ...'ın ... - Kartal İnşaat Şirketinin vekili olduğu ve ihaleye girmek amacıyla katılan... tarafından teklif zarfının hazırlandığı, ihalenin yapılacağı 10.10.2005 tarihinde ihale saati öncesinde katılan...'ın teklif mektuplarının verileceği Öğretmenevi binasının mahsus odası önüne geldiği, buraya diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın da geldikleri, teklif zarflarının komisyona verileceği sırada sanıklardan ..., ... ve ...'ın katılan...'ın yanına gittikleri ve zarfı vermesini engellemeye çalıştıkları, ancak engellemelerine rağmen katılan...'ın temsil ettiği şirkete ait teklif zarfını teslim ettiği, ... İhale komisyonunun yaptığı değerlendirme neticesinde en avantajlı teklifin katılan...’ın temsil ettiği Dinçer Çalışkan-Kartal İnşaat firmasına ait olması nedeniyle ihalenin bu firma tarafından kazanıldığı, bu nedenle sanıkların tüm çabalarının sonucun meydana gelmesine tesir etmediği ve eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulünün gerekeceği, Teklif mektuplarının verilmesi sonrasında sanıkların kızgınlıkla karşı yandaki katılanlar ile tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında olay mahallinde bulunan ve tartışmaya sanıklar ..., Barış ve ... tarafında katılan sanık ...’un...’a basit etkili eylemde bulunduğu, aynı biçimde sanık ...'ın da katılan...'ı adiyen darp ettiği, diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın katılan...'a vurduklarına dair delil temin edilemediği, ... Sanıklar tüm aşamalardaki beyanlarında, ihaleye fesat karıştırmak suçunu kabul etmemiş iseler de, katılanlardan ...'ın aşamalardaki tutarlı beyanları, tanık...'in anlatımları, katılan...'ın duruşmadaki olayın oluşuna uygun ve soruşturma aşamasındaki farklı beyanlarını izah eden anlatımları birlikte değerlendirildiğinde ve sanıkların ... tarafından teklif mektubunu içeren zarfın ihale komisyonuna verilmesi sonrasında katılanlara şiddet uygulamaları nazara alındığında kullanılan şiddetin katılanların ihaleye katılması nedeniyle gerçekleştirildiği, bu itibarla sanıklar ..., ... ve ...'ın savunmalarına bu nedenle itibar etmenin mümkün olamayacağı kanaatine varılmıştır..." biçimindeki kabul ve gerekçeyle hükümlünün ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçundan TCK’nın 235/2-1-a maddesi delaletiyle 235/1, 35/2, 62, 53/1-2 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesince 27.09.2010 tarih ve 6872-6887 sayı ile; herhangi bir eleştiri veya düzeltme olmaksızın hükümlü müdafisi tarafından temyiz edilen hükmün onanmasına karar verildiği ve hükmün bu suretle kesinleştiği, Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesince 03.05.2013 tarih ve 326-942 sayı ile; hükümlü müdafisi tarafından verilen dilekçe ile TCK'nın 6459 sayılı Kanun ile değişik 235/2-l-a maddesinin hükümlü lehine olması nedeniyle dosyanın incelenerek ortaya çıkacak sonuca göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yönündeki talebinin, 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik TCK’nın 235. maddesinde cebir ve tehdit kullanmak suretiyle bir fiilin işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırının 5 yıldan aşağı olamayacağının açıkça belirlenmesi karşısında hükümlü lehine herhangi bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, Hükümlü müdafisi tarafından söz konusu karara itiraz edilmesi üzerine itiraz mercisi olan Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesince 17.05.2013 tarih ve 449 sayı ile; dosya kapsamı, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 27.09.2010 tarihli ve 6872-6887 sayılı kararı ve Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 273-142 sayılı dosya içeriklerine göre hükümlünün dava konusu olayda katılanlar tarafından ihale teklif zarfının verilmesinden hemen ardından ihale süreci henüz tamamlanmadan önce katılanlara karşı kasten yaralama suçlarını işlediklerinin sabit olduğu, bu duruma göre olayda TCK'nın 235/2-c maddesinin de uygulanma koşullarının oluştuğu, nitekim gerekçeli kararda bu hususun açıklanarak kabul edildiği, hüküm kurulurken cezaya dayanak olarak TCK'nın 235/2-1-a maddesinin yazılmasının sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla hükümlünün katılanlara karşı cebir ve şiddet uygulayarak ihaleye fesat karıştırdığı ve 6459 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik TCK'nın 235/3. maddesindeki ceza miktarı dikkate alındığında itiraza konu Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, Hükümlü müdafisinin anılan kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesince 29.09.2015 tarih ve 8773-14572 sayı ile; 1 Haziran 2005 tarihinden sonra kesinleşen hükümlerin kanun değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasına konu edilmeleri durumunda, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolunun 5275 sayılı Kanun’un 101/3. maddesi uyarınca itiraz olması, aynı Kanun’un 98/1. maddesine göre sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümlünün lehine olması hâlinde yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenmesinin gerekmesi ve bu kararların da itiraza tabi olup temyizinin mümkün bulunmaması karşısında; Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2013 tarihli ek kararına yapılan itirazın Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesince 17.03.2013 tarih ve 449 sayı ile değerlendirilip kesin olarak sonuca bağlanması nedeniyle dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verildiği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.01.2016 tarihli ve 1087/4206 sayılı yazısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2016 tarihli ve 29857 sayılı ihbarnamesi ile; Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2006 tarihli ve 326-942 sayılı kararı ile sanığın ihaleye fesat karıştırma suçundan TCK’nın, 6459 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hâli dikkate alınarak 235/2-1-a maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, karar gerekçesinde de katılanların ihale teklif zarfını ihale komisyonuna vermelerinden sonra sanıklarca darp edildiklerinin kabul edildiği, TCK’nın, 6459 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 235/2-c maddesinde ihaleye fesat karıştırma suçunun cebir ve şiddet kullanılarak işlenmesi hâlinin ayrıca düzenlenmiş olmasına rağmen hükümlünün Mahkemece bu bentten cezalandırılmadığı, Yargıtay 5.Ceza Dairesinin 27.09.2010 tarihli ve 6872-6887 sayılı ilamı ile ihaleye fesat karıştırma suçunun onanmasına karar verilirken suçun cebir ve şiddet uygulanarak gerçekleştirildiğine dair bir eleştiri veya gerekçeye yer verilmediği hususları dikkate alındığında, hükümlü müdafisince yapılan itirazın kabul edilmesi gerektiği düşüncesiyle CMK'nın 309. maddesi uyarınca kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu, Yargıtay 5. Ceza Dairesince 31.03.2016 tarih ve 1365-3191 sayı ile; CMK'nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozmanın, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamayı amaçlayan olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlı olduğunu, kanun yararına bozulabilecek hukuka aykırılık hâllerinin, uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibaret olduğunu, bu yolun her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli olmadığını, yargı kararlarındaki maddi yanılgıların düzeltilmesinin herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlanmadığını, bu yanılgıların bizzat bu hatayı yapan merci tarafından kendiliğinden veya bir kanun yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebileceğini, inceleme konusu kararın hüküm fıkrasında, uygulama maddesinin yanlış yazılması ve bunun temyiz incelemesi sırasında eleştiri veya düzeltme konusu yapılmamasının hükümlü yönünden kazanılmış hak oluşturmayacağı gibi hukuki nitelendirmenin doğru yapılmış olması nedeniyle belirtilen eksikliğin kesin hükmün önleyici etkisinin ihlâli sonucunu doğurmadığını ve mahallinde giderilebilmesi mümkün yazım hatası niteliğinde olduğunu belirterek kanun yararına bozma isteminin reddine oy çokluğuyla karar verdiği, Anlaşılmaktadır. TCK’nın ikinci kitabının "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü kısmında yer alan "Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar" başlıklı dokuzuncu bölümünde düzenlenen “İhaleye fesat karıştırma” başlıklı TCK’nın 235. maddesi suç tarihi itibarıyla; "(1) Kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Aşağıdaki hâllerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır: a) Hileli davranışlarla; 1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek, 2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak, 3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu hâlde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak, 4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı hâlde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak. b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak. c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek. d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları. (3) İhaleye fesat karıştırma sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmiş ise, ceza yarı oranında artırılır. Zararın meydana gelmiş olduğu sabit olmakla birlikte miktarının belirlenememiş olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını engellemez. (4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar. (5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması hâlinde de uygulanır." şeklinde iken, hükümden sonra 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’la maddenin birinci fıkrası; "(1) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alımı veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.", Üçüncü fıkrası da; "(3) İhaleye fesat karıştırma suçunun; a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur. b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." biçiminde değiştirilerek yürürlükteki hâlini almıştır. Söz konusu suç ile korunan hukuki değerle ilgili olarak madde gerekçesinde; "Bu hükümle korunmak istenen hukuki değer, kamusal faaliyetlerin dürüstlük ilkesine uygun olarak yürütüldüğüne dair ve özellikle, kamu adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımı gibi ihale işlemlerinin yapılmasıyla ilgili olarak, kamu görevlilerine duyulan güvendir." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. İhaleye fesat karıştırma suçunun maddi unsuru, bir ihalenin varlığı ve bu ihaleye kanun koyucu tarafından öngörülen seçimlik hareketlerden birisi vasıtasıyla fesat karıştırılmasıdır. TCK’nın 235. maddesinin ikinci fıkrasında; "Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:" denilmek suretiyle ihaleye fesat karıştırma sonucunu doğurabilecek bütün fiillerin değil, ikinci fıkrada tek tek sayılan hâllerin ihaleye fesat karıştırma kabul edileceği belirtilerek bağlı hareketli bir suç öngörülmüştür. Sayılan hâllerden herhangi biriyle gerçekleştirilmesi mümkün olduğundan ihaleye fesat karıştırma, ayrıca seçimlik hareketli bir suçtur. Fıkrada da açıkça görüldüğü üzere hileli davranışlarla gerçekleştirilmesi gereken bu hâller; ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak, teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu hâlde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak, teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı hâlde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak, tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak, cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek ve ihaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmalardır. Bu hâllerin dışında kalan benzer nitelikteki fiiller TCK’nın 235. maddesi kapsamında değerlendirilemeyecek olup, aksinin kabulü aynı Kanun’un 2. maddesindeki suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Uyuşmazlık konusu ile bağlantılı hâllerden ilki TCK’nın 235. maddesinin ikinci fıkrasının a-1 bendinde sayılan hileli davranışlarla ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemektir. "Hile", Türk Dili Kurumu Sözlüğü’nde; "Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, desise, entrika" (Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlük, s. 891) şeklinde, uygulamadaki yerleşmiş kabule göre ise; "Hile nitelikli yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Kullanılan hile ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır... hileli davranışın aldatacak nitelikte olması gerekir. Basit bir yalan hileli hareket olarak kabul edilemez." biçiminde tanımlanmıştır. Yerleşmiş uygulamalar ve öğretideki baskın görüşlere göre ortaya konulan ilkeler göz önünde bulundurulduğunda; hile, maddi olmayan yollarla karşısındakini aldatan, hataya düşüren, düzen, dolap, oyun, entrika ve bunun gibi her türlü eylem olarak kabul edilebilir. Anılan bent bakımından hilenin konusunu ihaleye katılma yeterliliği ile ilgili hususlar oluşturmaktadır. Kural olarak aranan özellikleri taşıyan ikametgâh sahibi herkes istenilen teminat ve belgeleri vermek şartıyla ihaleye katılıp bir teklif verebilir. Ancak, Kamu İhale Kanunu’nda ihale hukukundaki temel ilkelerin korunması amacıyla bazı kimselerin ihalelere katılamayacakları öngörülmektedir. Bu kural ihalelerde eşitlik ilkesinin ihlali anlamına gelmez. Aksine eşitlik ve tarafsızlık ilkelerinin gerçekleştirilmesi amacıyla bu şekilde kural konması zorunludur. İsteklinin ekonomik ve mali, mesleki ve teknik açıdan yeterli olup olmadığının tespiti açısından anılan Kanun’un 10. maddesinde bazı belgelerin istenebileceği belirtilmiştir. İhaleye katılma yeterliliğine sahip olan bir kişinin, hileli davranışlarla ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmasının engellenmesi hâlinde ihaleye fesat karıştırma söz konusu olur. İhaleye fesat karıştırma suçunun oluşması için kasten yapılan hileli davranışlarla katılımın engellenmesi gerekir. Katılımın hile yapılmadan; meslek ve sanatta acemilik, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle ya da yapmak zorunda olmadığı bir işi yapmamak suretiyle engellenmiş olması durumunda suç oluşmamaktadır. Uyuşmazlık konusu ile bağlantılı hâllerin ikincisi ise TCK’nın 235. maddesinin ikinci fıkrasının c bendinde sayılan cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemektir. Konuyla ilgili madde gerekçesinde; "Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek, ihaleye fesat karıştırma olarak kabul edilmiştir. İsteklilerin ihalenin gün veya saatinde, ihalenin yapılacağı yer konusunda yanıltılması ve bu suretle teklif veya pazarlık için öngörülen süreyi geçirmesi, bu fiillere ilişkin örnek oluşturmaktadır." açıklamalarına yer verilmiştir. Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğü’ne göre, "Zor, zorlayış" anlamlarına gelen cebir; suç olarak düzenlendiği TCK'nın 108. maddesinin gerekçesinde; "Kişiye karşı fiziki güç kullanmak suretiyle, onun veya bir üçüncü kişinin iradesi ve davranışları üzerinde zecrî bir etki meydana getirilmesidir." şeklinde tanımlanmıştır. Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğü’ne göre "Gözdağı verme" anlamına gelen tehdit ise; bir kimsenin bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bildirilmesidir. Bu bildirimin sözlü olması mümkün olduğu gibi başka yollarla ve bu bağlamda davranışlar yoluyla da yapılması mümkündür. Bu nedenle tehdit suçu, söz, yazı, resim, şekil veya işaret ile de işlenebilecek bir suç olup önemli olan gerçekleştirileceği belirtilen haksızlığın mağdurun bilgisine ulaştırılmasıdır. Şu hâlde failin, istekli veya isteklilere fiziki güç kullanmak yahut güvenlik duygusunu, iç huzurunu etkileyici, onları endişeye, korkuya sevk edecek herhangi bir davranışta bulunmak suretiyle ihale sürecindeki işlemlere katılmayı engellemesi ihaleye fesat karıştırma olarak kabul edilmelidir. Suçun oluşması için cebir veya tehdidin ihale sürecindeki işlemlere katılmayı engellemeye yönelik olması gerekmektedir. 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle cebir ve tehdit kullanımı hâlinde kişiye verilecek ceza bakımından alt limit tayin edilmek suretiyle suçun cebir ve tehdit kullanılmak suretiyle işlenmiş olması durumunda f
5. Ceza Dairesi, 2013/17278 E., 2017/669 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2.
5. Ceza Dairesi         2013/17278 E.  ,  2017/669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, bu örgüte üye olmak, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, şantaj, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet almak ve vermek, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat müdafiileri, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri, sanıklar Şahap ve ... müdafii, sanık Abdülkadir Barkın ve müdafii, sanıklar ..., ..., ... müdafiileri Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklar hakkında tayin olunan cezanın miktarına göre sanıklar ..., ... ve ...'ın duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etmek suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan katılan ... adına Hazinenin usulsüz olarak bu suç yönünden de davaya katılmasına karar verilmesi hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden vekilinin bu husustaki 24 nolu hükme yönelik temyiz itirazlarının ise 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin O yer Cumhuriyet Savcısının 24 nolu hüküm fıkrasındaki sanıklar ..., ... ve ... hakkında örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etmek suçundan verilen beraat hükümleri ile 2 nolu hüküm fıkrasındaki sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında örgüte üye olmak suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine, diğer sanıklar ve müdafiilerinin ise haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesinde sanık ...'nın örgüte üye olmak suçundan cezalandırılması gerektiği belirtilmiş ise de 12 nolu hüküm fıkrasında bu suçtan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. 1- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etmek suçundan verilen 24 nolu hüküm fıkrasında belirtilen beraat kararlarına yönelik O yer Cumhuriyet Savcısının, sanık ... hakkında 11/05/2007 ve 24/05/2007 tarihli ihalelere fesat karıştırmak suçlarından, sanık ... hakkında 11/05/2007 tarihli ihaleye fesat karıştırmak suçundan, sanık ... hakkında 11/05/2007 tarihli ihaleye fesat karıştırmak suçundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 05/04/2007-19/04/2007-10/08/2007 tarihli ihalelere fesat karıştırmak suçlarından, sanıklar ... ve ... hakkında 30/03/2007 tarihli ihaleye fesat karıştırmak suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında 05/07/2007 tarihli (kilitli beton parke) ihaleye fesat karıştırmak suçundan, sanık ... hakkında 11/05/2007 tarihli ihaleye fesat karıştırmak suçundan verilen 26,27,28,29,30,31 ve sanık ... yönünden 32 nolu hüküm fıkralarında belirtilen beraat kararlarına yönelik ise Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan verilen 1 nolu hüküm fıkrasında, sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak suçundan verilen 2 nolu hüküm fıkrasında, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacı ile kurulan örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen 3 nolu hüküm fıkrasında belirtilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'ün hükümden sonra 06/05/2016 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu, Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve masumiyet karinesinin gereği olarak şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa 38/4. md. , İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2.md., İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. md., Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi 14/2. md.), aşamalarda değişmeyen savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; sanık ...'nin yapılan telefon görüşmelerine göre suç örgütü olduğu iddia edilen oluşumdan ayrılmak istemesi üzerine kendisine şantaj yapıldığı, ayrıca örgüt olduğu iddia edilen oluşum adına hangi suç ya da suçları işlediğinin tespit edilemediği, zira mahkemece de sanığa örgüt kurucusu olmak dışında herhangi bir suçtan ceza verilmediği, sanık ... hakkında 10/08/2007 tarihli park yapım işi ihalesine fesat karıştırma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, ancak sanık ...'in örgüt olduğu iddia edilen oluşumun talimatları ile hareket ettiğine dair telefon gürüşmeleri veya başkaca bir delil olmadığı gibi, söz konusu ihalede kendisinden yaklaşık maliyet sorulmasına rağmen söylemediğinin telefon görüşmelerinden anlaşıldığı, yaklaşık 2 yıllık iletişimin tespiti süresince sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında sadece 05/07/2007 tarihli kilitli beton parke taşı döşeme işi ihalesine fesat karıştırma suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında 20/08/2007 tarihli ihaleye fesat karıştırma suçundan, sanık ... hakkında 24/09/2007 tarihli ihaleye fesat karıştırma suçundan, sanık ... hakkında 10/11/2006 tarihli ihaleye fesat karıştırma suçundan, sanıklar ..., ..., ... hakkında 25-26-27/06/2007 tarihli ihalelere fesat karıştırma suçundan ve sanık ... hakkında ise sahtecilik suçundan kamu davaları açılması karşısında suç örgütü olduğu iddia edilen yapı ile bir ihale ya da işlem nedeniyle irtibatları olan sanıkların örgüte bilerek yardım ettiklerine veya üye olduklarına dair mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı, söz konusu eylemlerinin her bir olay içerisinde de değerlendirilmesinin ayrıca yapıldığı, bu kapsamda sanıkların atılı suçları işlediklerine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, savunmalarının aksine iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, 3- 05/04/2007 ve 19/04/2007 tarihinde yapılan ... Belediyesinin sosyal tesis yapım ihalelerine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak; Mahkemece söz konusu ihalelere fesat karıştırdıkları gerekçesiyle sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4, 5 ve 6 nolu hüküm fıkralarında eylemleri zincirleme suç kapsamında teselsül ettirilmek suretiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; Aşamalarda değişmeyen savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; yaklaşık maliyetin belirlenmesinde görev alan sanık ...'nın belirlenmiş yaklaşık maliyeti ihaleye katılmak üzere doküman alan ... İnşaat Ltd. Şti. yetkilisi sanık ...'a veya diğer sanıklara verdiğine veya bildirdiğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, telefon kayıtlarındaki sanık ... ve... arasındaki konuşmaların teklif bedelini ve ihale sürecini belirlemeye yönelik soyut ve telkin mahiyetinde görüşmeler olup yaklaşık maliyetin sanık ... tarafından kendilerine bildirildiğine dair telefon görüşmeleri niteliğinde olmadığı, savunmalarının aksine iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de tüm sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu karar yerinde ayrıntılı olarak gösterilmeden 4, 5 ve 6 nolu hüküm fıkralarında yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme sonucu eylemlerin sabit olmadığı nazara alınmadan sabit kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayiniKabule göre de 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK'nın 235/2-b maddesi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, söz konusu ihalede yaklaşık maliyetin belirlenmesinde görev alan sanık ... ve ihale yetkilisi olarak görev yapan sanık ...'nın eylemlerine diğer sanıklar ..., ..., ve ...'un TCK 40/2 maddesi kapsamında azmettiren veya yardım eden olarak ne şekilde iştirak ettikleri gerekçeleriyle gösterilmeden, sanıkların 4734 sayılı Yasanın 61. maddesine göre ihale sürecinde görevli veya resmi bir şekilde ilişkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden, müşterek fail olarak sorumlu tutulmak suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması, 4- 10/08/2007 tarihinde yapılan ... Belediyesinin park yapım işi ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ...'in belirlenmiş yaklaşık maliyeti ihaleye katılmak üzere doküman alan Medsan Ltd. Şti. yetkilisi sanık ...'a veya diğer sanıklara verdiğine veya bildirdiğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, telefon kayıtlarındaki görüşmelerden sanıktan sorulmasına rağmen yaklaşık maliyeti söylemediği, yine sanık ...'nın da yaklaşık maliyeti diğer sanıklardan öğrenip başkasına ulaştırdığına dair bir delil bulunmadığı, bu ihale açısından suç unsuru içeren bir telefon görüşmesinin de olmadığının anlaşılması karşısında savunmalarının aksine iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de sanıkar ... ve ...'nın beraatine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu karar yerinde ayrıntılı olarak gösterilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu sanık ... hakkında 4 nolu hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, sanık ... hakkında ise 11 nolu hüküm fıkrasında mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Söz konusu ihalede yaklaşık maliyet konusunda bilgi verdiği mahkemece kabul edilen ihale komisyonu üyeleri olan sanıklar ... ve ...'in eylemine diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın TCK 40/2 maddesi kapsamında azmettiren veya yardım eden olarak ne şekilde iştirak ettikleri gerekçeleriyle gösterilmeden, ayrıca adı geçen sanıkların 4734 sayılı Yasanın 61. maddesine göre bu ihale sürecinde görevli veya resmi bir şekilde ilişkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden, 4 ve 6 nolu hüküm fıkralarında yazılı şekilde eksik inceleme sonucu zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, 5- 30/03/2007 tarihinde yapılan ... Belediyesinin kilitli beton parke taşı döşeme işçilik ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..., ..., ..., ..., ... yönünden sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak; Sanıklar ... ve ... hakkında 30/03/2007 tarihinde yapılan ... Belediyesinin kilitli beton parke taşı döşeme işçilik ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak kamu davası açılmadığı, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/02/2014 gün ve 2013/13-274 Esas, 2014/78 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere CMK’nın 225. maddesi uyarınca da; “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir" hükmü karşısında, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden sanıklar ...ve... hakkında 4 ve 6 nolu hüküm fıkralarında yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, Sanık ...'un aşamalarda değişmeyen savunması ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, telefon kayıtlarındaki bu ihaleyle ilgili görüşmesinde herhangi bir suç unsuru bulunmadığı savunmasının aksine iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu karar yerinde ayrıntılı olarak gösterilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu 4 nolu hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, Kabule göre de; İhalede yaklaşık maliyet konusunda bilgi verdiği mahkemece kabul edilen kamu görevlisi sanık ... eylemine, ayrıca ihale öncesinde ihale şartlarını özellikle fiyatları etkilemek için aralarında anlaştıkları kabul edilen firma sahipleri ve yetkilileri olan sanıklar... ile ... ve...'ın eylemlerine diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın TCK 40/2 maddesi kapsamında azmettiren veya yardım eden olarak ne şekilde iştirak ettikleri gerekçeleriyle gösterilmeden 4 ve 6 nolu hüküm fıkralarında yazılı şekilde eksik inceleme sonucu zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, 6- 05/07/2007 tarihinde yapılan ... Belediyesinin kilitli beton parke taşı döşeme işçilik ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak; Sanık ... hakkında söz konusu ihaleye fesat karıştırmak suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahallinde bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..., ..., ...,..., ..., ... ve ... yönünden sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ... ve ... hakkında söz konusu ihaleye ilişkin olarak kamu davası açılmadığı, zira bu ihaleden dolayı haklarında bir anlatım ve iddia bulunmadığı gözetilmeden adı geçen sanıklar hakkında 4 nolu hüküm fıkralarında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, Söz konusu ihale öncesinde ihale şartlarını özellikle fiyatları etkilemek için aralarında anlaştıkları kabul edilen firma sahipleri ve yetkilileri olan sanıklar ..., ..., , ..., ... ve ...'ın eylemlerine sanık ...'in TCK 40/2 maddesi kapsamında azmettiren veya yardım eden olarak ne şekilde iştirak ettiği gerekçeleriyle gösterilmeden 4 nolu hüküm fıkralarında yazılı şekilde eksik inceleme sonucu zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, 7- 05/07/2007 tarihinde yapılan ... Belediyesinin kum alımı ihalesine fesat karıştırılmasına ve özel belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak; Sanık ... hakkında söz konusu ihaleye fesat karıştırmak suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahallinde bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında söz konusu ihaleye ... isimli firmanın katılmasına hukuka aykırı davranışla engel olunması suretiyle fesat karıştırılmasına ilişkin olarak TCK'nın 235/2-c maddesine mümas olarak kamu davası açıldığı, ancak mahkemece sanıklar arasında dava konusu edilmeyen aynı Kanunun 235/2-d maddesinde belirtilen açık veya gizli bir anlaşma olduğu kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulduğu, yine ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan bir kamu davasının da bulunmadığı, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden sanıklar ..., ..., ... hakkında 4 nolu hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, ... hakkında 14 nolu, sanık ... hakkında ise özel belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak 21 nolu hüküm fıkralarında yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, Sanıklar ... ve ...'un aşamalarda değişmeyen savunması ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; özel belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak sanık ...'nin eylemine iştirak ettiklerine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, telefon kayıtlarında sanık ...'un bu konuda bir görüşmesi olmadığı gibi söz konusu görüşmelerden sanık ...'nin ise özel belgede sahtecilik eyleminden sonradan haberinin olduğunun anlaşılması karşısında savunmalarının aksine iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu karar yerinde ayrıntılı olarak gösterilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu 21. nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde sanıklar ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması, Kabule göre de; Söz konusu ihale öncesinde ihale şartlarını özellikle fiyatları etkilemek için aralarında anlaştıkları kabul edilen firma yetkilisi ve sahibi olan sanıklar ... ve ...'ın eylemlerine diğer sanıklar ..., ..., ...'un ne şekilde iştirak ettikleri gerekçeleriyle gösterilmeden, ayrıca ihale öncesinde ihaleye katılan veya katılmak isteyen firmalar arasında bir anlaşma olması durumunda TCK'nın 235/2-d maddesinde düzenlenen suçun oluşabileceği, somut olayda ise firmalar arasında böyle anlaşmanın olmadığı, aksine diğer firma yetkilisinden ihaleye girmemesi istenmesine rağmen söz konusu firmanın ihaleye girdiği gözetilmeden 4 nolu hüküm fıkralarında yazılı şekilde eksik inceleme sonucu zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, 8- 28/05/2007 tarihinde yapılan ... Belediyesinin Özel Güvenlik Hizmet alımı ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..., ...,... ve ... yönünden sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ... ve ... hakkında söz konusu ihaleye ilişkin olarak kamu davası açılmadığı, zira bu ihaleden dolayı haklarında bir anlatım ve iddia bulunmadığı gözetilmeden sanıklar... ve ... hakkında 4 nolu hüküm fıkralarında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, Kabule göre de; Söz konusu ihale komisyonunda görev alan sanık ...'ın eylemine diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın ne şekilde iştirak ettikleri gerekçeleriyle gösterilmeden, ayrıca sanıkların 4734 sayılı Yasanın 61. maddesine göre ihale sürecinde görevli veya resmi bir şekilde ilişkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 4 ve 5 nolu hüküm fıkralarında yazılı şekilde eksik inceleme sonucu zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, sanık ... hakkında ise 15 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 9- 23/07/2007 tarihinde yapılan ... Belediyesinin kilitli parke taşı alımı ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak; Sanık ... hakkında söz konusu ihaleye fesat karıştırmak suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahallinde bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanık ...'ün hükümden sonra 06/05/2016 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu, Sanık ... hakkında söz konusu ihaleye ilişkin olarak kamu davası açılmadığı, zira bu ihaleden dolayı hakkında bir anlatım ve iddia bulunmadığı, yine sanıklar ..., ... ve ... hakkında söz konusu ihalede gizli tutulması gereken bilgileri başkasını ulaşmasını sağlamak ve ihaleye katılma yeterliliğine sahip Kam ... Beton isimli firmanın yeterli kapasite raporuna sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak şeklinde fesat karıştırılmasına ilişkin olarak TCK'nın 235/2-a-b maddelerine mümas olarak kamu davası açıldığı, ancak mahkemece sanıklar arasında dava konusu edilmeyen aynı Kanunun 235/2-d maddesinde belirtilen açık veya gizli bir anlaşma olduğu kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulduğu, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 4 ve 5 nolu hüküm fıkralarında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan TCK'nın 235/2-d maddelerinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçlarına iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, söz konusu ihale öncesinde ihale şartlarını özellikle fiyatları etkilemek için aralarında anlaştıkları kabul edilen firma yetkilileri ve sahipleri olan sanıklar ... ve ...'ün eylemlerine diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın ne şekilde iştirak ettikleri gerekçeleriyle gösterilmeden, ayrıca ihale öncesinde ihaleye katılan veye katılmak isteyen firmalar arasında bir anlaşma olması durumunda TCK'nın 235/2-d maddesinde düzenlenen suçun oluşabileceği, somut olayda ise firmalar arasında böyle anlaşmanın olmadığı aksine ihaleye katılan diğer firma yetkilisinin şikayeti üzerine ihalenin iptal edildiği gözetilmeden 4 ve 5 nolu hüküm fıkralarında yazılı şekilde eksik inceleme sonucu zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan a uzaklaşılarak fazla ceza tayini, 10- 20/08/2007 tarihinde yapılan ... Belediyesinin Asfalt Emülsiyonu ile çift kat sathi kaplama yapılması ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak; Mahkemece söz konusu ihaleye fesat karıştırdıkları gerekçesiyle sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bu ihaleden dolayı 4 ve 5 nolu hüküm fıkralarında zincirleme suç kapsamında teselsül ettirilerek, sanıklar ... ve ... hakkında ise 17 nolu hüküm fıkrasında müstakilen mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; Sanık ... hakkında söz konusu ihaleye ilişkin olarak kamu davası açılmadığı, zira bu ihaleden dolayı hakkında bir anlatım ve iddia bulunmadığı, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/02/2014 gün ve 2013/13-274 Esas, 2014/78 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere CMK’nın 225. maddesi uyarınca da; “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir" hükmü karşısında, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden sanık ... hakkında 4 nolu hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın aşamalarda değişmeyen savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, telefon kayıtlarındaki bu ihaleyle ilgili görüşmelerin herkese açık olan şartnamenin ne şekilde hazırlanacağına dair görüşmeler niteliğinde olup tekliflerle ilgili olmadığı gibi ihale mevzuatı veya şartnameye göre gizli kalması gereken bir bilgi niteliğinde de olmadığı, savunmalarının aksine iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanıkların açılan davanın konusu da dikkate alındığında beraatlerine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu karar yerinde ayrıntılı olarak gösterilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu sanıklar ..., ... ve ... hakkında 4 ve 5 nolu hüküm fıkralarında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, sanıklar ... ve ... hakkında ise 17 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, Kabule göre de; Söz konusu ihalede tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağladıkları kabul edilen sanıklardan sanık ...'nın ihale komisyonun da görevli olduğu, sanık ...'un da ita amiri olarak görev yaptığı, ancak diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'in ise 4734 sayılı Yasanın 61. maddesine göre bu ihale sürecinde görevli veya resmi bir şekilde ilişkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden, sanıklar ... ve ... hakkında 4 nolu hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, sanık ... hakkında ise 17 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 11- 24/09/2007 tarihinde yapılan ... Belediyesinin gıda yardım paketi alımı ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak; Mahkemece söz konusu ihaleye fesat karıştırdıkları gerekçesiyle sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bu ihaleden dolayı 4 ve 7 nolu hüküm fıkralarında zincirleme suç kapsamında teselsül ettirilerek, sanık ... hakkında ise 18 nolu hüküm fıkrasında müstakilen mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; Sanık ..., ... ve ... hakkında söz konusu ihaleye ilişkin olarak kamu davası açılmadığı, zira bu ihaleden dolayı haklarında bir anlatım ve iddia bulunmadığı gözetilmeden adı geçen sanıklar hakkında 4 nolu hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, Sanıklar ... ve ...'in aşamalarda değişmeyen savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, telefon kayıtlarındaki bu ihaleyle ilgili ... ve ... arasındaki görüşmelerin herkese açık olan ihale için şartname alan firmanın olup olmadığına dair görüşmeler niteliğinde olup tekliflerle ilgili olmadığı gibi ihale mevzuatı veya şartnameye göre gizli kalması gereken bir bilgi niteliğinde de olmadığı, savunmalarının aksine iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de sanıkların açılan davanın konusu dikkate alındığında beraatlerine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu karar yerinde ayrıntılı olarak gösterilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu sanık ... hakkında 7 nolu hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, sanık ... hakkında ise 18 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Söz konusu ihalede tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağladıkları kabul edilen sanıklardan sanık ...'un ihaleye çıkılması için talepte bulunduğu, sanık ...'nın ihale yetkilisi olarak görev yaptığı, sanık ...'ın hakediş ödemelerinde görev yaptığı ancak diğer sanıklar ... ve ...'in ise 4734 sayılı Yasanın 61. maddesine göre bu ihale sürecinde görevli veya resmi bir şekilde ilişkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden, sanık ... hakkında 4 nolu hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, sanık ... hakkında ise 18 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 12- 10/11/2006 tarihinde yapılan ... Belediyesinin yakacak alım ihalesine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak; Sanıklar ..., ... ve ... hakkında söz konusu ihaleye fesat karıştırmak suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahallinde bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Mahkemece söz konusu ihaleye fesat karıştırma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 4 ve 5 nolu hüküm fıkralarında zincirleme suç kapsamında teselsül ettirilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; Sanıklar ... ve ... hakkında söz konusu ihaleye fesat karıştırılmasına ilişkin olarak herhangi bir kamu davası açılmadığı, sanıklar ... ve ... hakkında ise söz konusu ihalede gizli tutulması gereken bilgileri başkasına ulaşmasını ve ihaleye katılma yeterliliğine sahip olmayan kişinin ihaleye katılmasını sağlamak şeklinde fesat karıştırılmasına ilişkin olarak TCK'nın 235/2-a, b maddelerine mümas olarak kamu davası açıldığı, ancak mahkemece sanıkların ihalede gizli tutulması gereken bilgileri başkasına ulaşmasını sağlamak fiili yanında dava konusu edilmeyen aynı Kanunun 235/2-d maddesinde belirtilen açık veya gizli bir anlaşma olduğu da kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/02/2014 gün ve 2013/13-274 Esas, 2014/78 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere CMK’nın 225. maddesi uyarınca da; “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir" hükmü karşısında, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 4 ve 5 nolu hüküm fıkralarında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, Kabule göre de; Telefon kayıtlarındaki bu ihaleyle ilgili görüşmelerin ihaleyle ilgili yapılacak ödemeler ve yaklaşık maliyetin belirlenmesine esas olan tekliflerin sonradan tamamlanmasına dair görüşmeler niteliğinde olup ihaleye esas tekliflerle ilgili olmadığı gibi ihale mevzuatı veya şartnameye göre gizli kalması gereken bir bilgi niteliğinde de olmadığı, öte yandan 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan TCK'nın 235/2-b,d maddelerinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçlarına iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, söz konusu ihalede yaklaşık maliyet konusunda bilgi verdiği mahkemece kabul edilen ve ihalede ita amiri olarak görev yapan sanık ...'nın eylemine, ihale öncesinde ihale şartlarını özellikle fiyatları etkilemek için aralarında anlaştıkları kabul edilen firma sahipleri ve yetkilileri olan sanıklar ..., ..., ...'nun eylemlerine diğer sanıklar ..., ... ve ...'in ne şekilde iştirak ettikleri gerekçeleriyle gösterilmeden, ayrıca adı geçen sanıkların 4734 sayılı Yasanın 61. maddesine göre bu ihale sürecinde görevli veya resmi bir şekilde ilişkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden, ayrıca ihale öncesinde ihaleye katılan veye katılmak isteyen firmalar arasında bir anlaşma olması durumunda TCK'nın 235/2-d maddesinde düzenlenen suçun oluşabileceği, somut olayda ise firmalar arasında böyle anlaşmanın olmadığı, zira ihalede tek firmanın doküman alıp aynı firmanın teklif verdiği gözetilmeden 4 ve 5 nolu hüküm fıkralarında yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, 13- 24/05/2007 tarihinde yapılan ... Kaymakamlığının ... köylerine hizmet götürme, köy yollarının temel tabaka, 1 kat asfalt sathı kaplama ve sanat yapısı inşaatı 2. ihalesine fesat karıştırılması suçlarına ilişkin olarak; Sanık ...’ın söz konusu ihalede yeterlilik komisyonunda görev yaptığı ihale gününden sonra ancak ihale süreci devam ederken sanık ...'ye ihale mevzuatına göre gizli kalması gereken .... Ltd. Şti. ve Era Harita İnş. Ltd. Şti. isimli firmaların ihaleye sunmuş oldukları dosyaların içerikleri ile ilgili bilgiler vererek bu firmaların nasıl ihaleden elenebileceği hususunda ... ile görüş alışverişinde bulunduğu, dosya kapsamındaki telefon görüşmeleri ve diğer delillerden anlaşılmakla tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen 32 nolu düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklardan ... hakkında söz konusu ihaleye ilişkin olarak kamu davası açılmadığı, zira bu ihaleden dolayı hakkında bir anlatım ve iddia bulunmadığı gözetilmeden sanık ...'un 32 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde ihaleye fesat karıştırma suçundan beraatine karar verilmesi, Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un aşamalarda değişmeyen savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, telefon kayıtlarındaki bu ihaleyle ilgili görüşmelerin herkese açık olan şartnamenin ne şekilde hazırlanacağına dair görüşmeler niteliğinde olup tekliflerle ilgili olmadığı gibi ihale mevzuatı veya şartnameye göre gizli kalması gereken bir bilgi niteliğinde de olmadığı, yine ihale öncesinde aralarında anlaştıkları iddia edilen ...,.. hakkındaki telefon görüşmelerinden bir anlaşma sağlanamaması üzerine her bir firmanın ihaleye ayrı ayrı girdikleri ve ihale sürecinde adı geçen sanıkların sahibi ve yetkilisi olduğu firmaların ihaleden çekilmeyip ihale komisyonu kararı ile elendikleri de nazara alındığında savunmalarının aksine iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de sanıkların açılan davanın konusu dikkate alındığında beraatlerine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu karar yerinde ayrıntılı olarak gösterilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 22 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK'nın 235/2-b maddesi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, söz konusu ihalede tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağladıkları kabul edilen sanıklardan ... ve ...'ın ihale komisyonunda, sanıklar ... ve ...'ın ihale yeterlilik komisyonunda görevli olduğu, ancak TCK'nın 235/2-b maddesini ihlal ettikleri kabul edilen diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın TCK 40/2 maddesi kapsamında sanıklar ... ve ...'ın eylemlerine azmettiren veya yardım eden olarak ne şekilde iştirak ettikleri belirlenmeden, adı geçen sanıklar hakkında 22 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, 14- 25-26-27/06/2007 tarihlerinde yapılan ... Belediyesinin ... bulunan arsaların satış ihalelerine fesat karıştırılmasına ilişkin olarak; Sanık ... hakkında söz konusu ihaleye fesat karıştırmak suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahallinde bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanık ... hakkında söz konusu ihalelere fesat karıştırılmasına ilişkin olarak herhangi bir kamu davası açılmadığı, sanıklar ... ve ... hakkında ise ihalede gizli tutulması gereken bilgilere başkasının ulaşmasını sağlamak şeklinde fesat karıştırılmasına ilişkin olarak TCK'nın 235/2-b maddesine mümas olarak kamu davası açıldığı, ancak mahkemece aynı Kanunun 235/2-a maddesine göre mahkumiyet hükümleri kurulduğu iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden adı geçen sanıklar hakkında 4 nolu hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, Sanıklar ..., ... ve ...'ın aşamalarda değişmeyen savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, sanık ...'ın telefon kayıtlarındaki bu ihalelerle ilgili görüşmelerinin herkese açık hangi arsaların ihale konusu olacağı ve arsaların niteliği ile ilgili olup tekliflerle ilgili olmadığı gibi ihale mevzuatı veya şartnameye göre gizli kalması gereken bir bilgi niteliğinde de olmadığı, yine diğer sanıklar ... ve ...'ın telefon görüşmesinde de bir suç unsuru bulunmadığı gibi sanık ...'ın cebir, tehdit ya da hukuka aykırı bir davranışla ihalelere katılmak isteyen kişileri engellediğine dair savunmalarının aksine iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de sanıkların açılan davanın konusu dikkate alındığında beraatlerine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu karar yerinde ayrıntılı olarak gösterilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu sanıklar ..., ... ve ... hakkında 10 nolu hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri de uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle mahkumiyet hükümleri kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasanın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK'nın 235/2-a,b maddesi uyarınca ihale sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, söz konusu ihalede tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağladıkları ve ihaleye katılımı engelledikleri kabul edilen sanıklardan ...'nın Belediye Başkanı olarak Belediye Ecümenin de görev yaptığı, diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın ise bu ihaleler sürecinde görevli veya resmi bir şekilde ilişkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden, adı geçen sanıklar hakkında 4 ve 10 nolu hüküm fıkralarında zincirleme suç hükümleri uygulanıp ve ihale çokluğu da gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan da uzaklaşılarak fazla ceza tayini, 15- ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde işlendiği iddia edilen rüşvet suçuna ilişkin olarak sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine ilişkin olarak; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine sanıklar ... ve ... yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak; Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında söz konusu rüşvet suçuna ilişkin olarak kamu davası açılmadığı, zira bu suçtan dolayı haklarında bir anlatım ve iddia bulunmadığı iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden sanık ..., ... ve ... hakkında 25 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde rüşvet suçundan beraat hükümleri kurulması, Rüşvet suçunun menfaatin kamu görevlisi tarafından temin edildiği anda tamamlandığı, ancak izlenen suç siyasetinin gereği olarak belli bir işin yapılması veya yapılmaması amacına yönelik menfaat sağlanmasını öngören bir anlaşmanın yapılması durumunda dahi rüşvet suçu tamamlanmış gibi cezaya hükmedileceği, kamu görevlisinin görevinin ifası ile ilgili bir işi yapması veya yapmamasına bağlı olarak kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlanması hususunda, kamu görevlisiyle iş sahibinin serbest iradeleri ile rızaları uyuşarak rüşvet anlaşması yapılmasının suçun oluşumu için yeterli olduğu, menfaatin sağlanıp sağlanmamasının veya rüşvete konu işin yerine getirilip getirilmemesinin suçun oluşumuna etki etmediği, yine 5237 sayılı TCK'nın 6352 sayılı Yasa değişikliği öncesinde rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, bu durumda eylemin 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı gözetildiğinde; sanıklar Eyyüp ve Harun arasındaki telefon görüşmelerinden imar geçmesi istenen arsalar ve bu arsalara inşaat yapılmasına ilişkin projelerin onaylanması hususlarında menfaat temin edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı,verilmesi konusunda anlaşılan bu menfaatin bir kısmının ... Spora yardım olarak kararlaştırılması yanında bir kısmının da kamu görevlisi olan sanık ...'e sağlandığının anlaşılması karşısında; rüşvet suçuna konu para teklifinin kamu görevlisi sanık ...'e görevinin gereklerine aykırı olan bir işi yapması için verilip verilmediği hususunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve buna bağlı olarak suç niteliğinin tayini bakımından olaya konu sanık ...'in imar geçmesini istediği arsaların ve bu arsalara inşaat yapılmasına ilişkin projelerinin mevzuata uygun olup olmadığı hususunun araştırılmasından sonra, bütün deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle görevlerinin gereklerine aykırı olarak kime, nasıl, ne şekilde, hangi iş ve işlemi nedeniyle ne kadar para veya menfaat teklif edildiği karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerçekçeleriyle gösterilerek sanıklar ... ve ...'in hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç niteliği bakımından eksik soruşturma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde 25 nolu hüküm fıkrasında beraat hükümleri kurulması, 16- Rüşvet vermek suçundan sanık ..., rüşvet almak suçundan sanıklar ... ve ... hakkında 23 nolu hüküm fıkrasında kurulan mahkumiyet hükümleri ile yine rüşvet suçundan sanıklar ... ve ... hakkında 32 nolu hüküm fıkrasında kurulan beraat hükümlerine ilişkin olarak; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..., ... ve ... hakkında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıklardan ... ve ... hakkında söz konusu rüşvet suçuna ilişkin olarak kamu davası açılmadığı, zira bu ihaleden dolayı haklarında bir anlatım ve iddia bulunmadığı, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden sanık ... ve ... hakkında 32 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde rüşvet suçundan beraat hükümleri kurulduğu, Rüşvet suçunun menfaatin kamu görevlisi tarafından temin edildiği anda tamamlandığı, ancak izlenen suç siyasetinin gereği olarak belli bir işin yapılması veya yapılmaması amacına yönelik menfaat sağlanmasını öngören bir anlaşmanın yapılması durumunda dahi rüşvet suçu tamamlanmış gibi cezaya hükmedileceği, kamu görevlisinin görevinin ifası ile ilgili bir işi yapması veya yapmamasına bağlı olarak kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlanması hususunda, kamu görevlisiyle iş sahibinin serbest iradeleri ile rızaları uyuşarak rüşvet anlaşması yapılmasının suçun oluşumu için yeterli olduğu, menfaatin sağlanıp sağlanmamasının veya rüşvete konu işin yerine getirilip getirilmemesinin suçun oluşumuna etki etmediği, yine 5237 sayılı TCK'nın 6352 sayılı Yasa değişikliği öncesinde rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, bu durumda eylemin 5237 sayılı TCK'nın 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun - davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı, ayrıca rüşvet suçunun konusu; işin yapılması veya yapılmaması olup söz konusu işin yapılmasından sonra menfaat temin edilmesi konusunda anlaşma sağlanması halinde rüşvet alma ve verme suçlarının unsurlarının oluşmayacağı gözetildiğinde; sanıklar ... ve ... arasındaki telefon görüşmelerinden söz konusu ihaleye ilişkin hakediş ödemelerinin yapılması ve devamında para alışverişi hususlarında görüşmeler bulunduğu, ancak rüşvet suçuna konu paranın kamu görevlisi olan sanık ...'a görevlerinin gereklerine aykırı olan bir işi yapması için verilip verilmediği hususunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve buna bağlı olarak suç niteliğinin tayini bakımından olaya konu hakediş ödemelerinin işin tamamlanmasından sonra yapılıp yapılmadığı, ödemenin mevzuata uygun olup olmadığı, ödenmesi gereken tarihten önce bir ödeme gerçekleşip gerçekleşmediği, sanık ...'un söz konusu ödemelerde bir görevinin olup olmadığı, sanığın müdürü olduğu birimden ödeme gerçekleşmeden önce onayının alınıp alınmadığı hususlarının araştırılmasından sonra, bütün deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle görevlerinin gereklerine aykırı olarak kimden, nasıl, ne şekilde, hangi iş ve işlemi nedeniyle ne kadar para veya menfaat temin ettiği karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerçekçeleriyle gösterilerek sanıklar ... ve ...'un hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç niteliği bakımından eksik soruşturma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde 23 nolu hüküm fıkrasında mahkumiyet hükümleri kurulması,Kabule göre de; Sanık ...'nin kazandığı ihale ile ilgili olarak hakediş ödemelerinin onay işleminin vaktinden önce yapılmasını kamu görevlisi sanık ...'un sağladığı ve sonrasında sanık ...'nin sanık ...'a menfaat sağlaması konusunda görüşmeler yaptıkları, yine kamu görevlisi sanık ...'ın ihale mevzuatına göre gizli kalması gereken teklif dosyalarının içeriği ile ilgili sanık ...'ye bilgi verdiği, işin yapılmasına yönelik öncesinde bir rüşvet anlaşmasının olmadığı, söz konusu işin yapılmasından sonraki menfaat temin edilmesine yönelik anlaşmaların rüşvet suçuna vücut vermeyeceği, sanık ... ve ...'in eylemlerinin TCK'nın 257/1 maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma, sanık ...'nin eyleminin ise zincirleme biçimde görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme suçlarını oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde rüşvet almak ve vermek suçlarından 23 nolu hüküm fıkrasında mahkumiyet hükümleri kurulması, 17- Hazine arazisi üzerine yapılan...a ait işyeri ile ilgili resmi evrakta sahtecilik suçuna ilişkin olarak; Sanık ... hakkında söz konusu resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahallinde bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanık ..., ... ve ...'ın görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgede sahtecilik yaptıklarının iddia edilmesi karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciden bu suç yönünden soruşturma izni alındıktan sonra dava açılması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Sanıklardan ... ve ... hakkında söz konusu resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak kamu davası açılmadığı, zira bu ihaleden dolayı haklarında bir anlatım ve iddia bulunmadığı, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar ... ve ... hakkında 20 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, Kabule göre de; Sanıklar hakkında TCK'nın 204/2. maddesine mümas olarak kamu davası açıldığı, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan bu suça iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, söz konusu belgeyi görevi gereği düzenlemeye yetkili olan kamu görevlisi sanık ...'ın eylemine diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’nın ne şekilde iştirak ettikleri gerekçeleriyle gösterilmeden 20 nolu hüküm fıkrasında yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, 18- ... Belediyesinin 05/04/2007 tarihli sosyal tesis yapım, 19/04/2007 tarihli sosyal tesis yapım, 10/08/2007 tarihli park yapım işi, 30/03/2007 tarihli kilitli beton parke taşı döşeme işi, 05/07/2007 tarihli kilitli beton parke taşı döşeme işi, 05/07/2007 tarihli 7x15 kum alımı, 28/05/2007 tarihli özel güvenlik hizmet alımı, 23/07/2007 tarihli kilitli parke taşı alımı, 20/08/2007 tarihli asfalt emülsiyonu ile çift kat sathı kaplama yapılması, 24/09/2007 tarihli gıda yardım paketi alımı, 10/11/2006 tarihli yakacak alımı ve 25-26-27/06/2007 tarihlerinde yapılan Sünlü mahallesinde bulunan arsaların satış ihaleleri ile ... Kaymakamlığının 24/05/2007 tarihli ... köylerine hizmet götürme, köy yollarının temel tabaka 1.kat asfalt sathı kaplama ve sanat yapısı inşaatı 2. ihalesine fesat karıştırma suçundan sanıklar hakkında 4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,17,18 ve 22 nolu hüküm fıkralarında kurulan tüm hükümlere yönelik ise; Sanıkların kasıtlarını belirleme bakımından ihale sürecindeki iş ve işlemlerdeki konumları, görevleri ve hangi ölçüde etkili oldukları, iddianameye konu edilen tüm işlemlerin mevzuata ve teamüllere uygun olup olmadığı, alınan malzemeler veya yaptırılan iş için ödenen bedellerin rayicin üstünde bulunup bulunmadığı, kurumun maddi bir zarara uğrayıp uğramadığı, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasa ve yönetmelikler, suça konu ihalelere ait idari ve teknik şartname, sözleşmeler, iddia, savunmalar ve ön inceleme raporu da değerlendirilmek suretiyle, yeniden bilirkişi raporu alınmasından sonra sonucuna göre tüm sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile gerekçeden yoksun biçimde yazılı şekilde hükümler kurulması, 19- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan verilen 1 nolu hüküm fıkrasında, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak suçundan verilen 2 nolu hüküm fıkrasında, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında suç işlemek amacı ile kurulan örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen 3 nolu hüküm fıkrasında belirtilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar hakkında suç örgütü kurmak, yönetmek, suç örgütüne üye olmak, yardım etmek atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; ihaleye fesat karıştırma suçlarından kurulan hükümlerin her bir ihale yönünden yukarıda ayrı ayrı bozma sebeplerinin belirtildiği ve bu suçların amaç suç niteliğinde olması karşısında, öncelikle amaç suç niteliğindeki ihaleye fesat karıştırma suçları yönünden bozma sebepleri doğrultusunda belirtilen eksikliklerin giderilmesinden sonra bu suçların sübutu halinde bir suç örgütünün, bu kapsamda sanıklar arasında hiyerarşik bir bağlantı, astlık, üstlük ilişkisi olup olmadığı gibi hususların tartışılması ve neticesine göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, 20- Şantaj suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 19 nolu hüküm fıkrasında belirtilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Olaydan dolayı şikayetçi dahi olmayan ...'nin aşamalardaki tutarlı anlatımları, bu beyanlarla uyumlu bir kısım sanıkların ikrarları ve olayın başlangıcı ile gelişimi de dikkate alındığında bu suçtan iletişimin tespiti kararı bulunmamasına rağmen delil olarak kabul edilmesi sonuca etkili görülmediğinden yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıklar hakkında mahkemece verilen cezalarının örgüt mensubu kabul edilerek mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; 19 nolu bozma sebeplerinde de belirtildiği gibi öncelikle amaç suç niteliğindeki ihaleye fesat karıştırma suçları yönünden suçların sübutu halinde bir suç örgütünün varlığının olup olmadığı, bu şekilde bir suç örgütünün varlığı kabul edildiği takdirde sanıkların bu örgüt içindeki konumları ve durumları belirlenip neticesine göre TCK 58/9 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme sonucu sanıklar hakkında söz konusu güvenlik tedbirine hükmedilmesi, 21- Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan verilen 1 nolu hüküm fıkrasında, suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak suçundan verilen 2 nolu hüküm fıkrasında, suç işlemek amacı ile kurulan örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen 3 nolu hüküm fıkrasında, ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 ve 22 nolu hüküm fıkralarında, şantaj suçundan verilen 19 nolu hüküm fıkrasında, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen 20 nolu hüküm fıkrasında, özel belgede sahtecilik suçundan verilen 21 nolu hüküm fıkrasında, rüşvet almak ve vermek suçundan verilen 23 nolu hüküm fıkrasında belirtilen tüm mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak kabule göre de ; - İhaleye fesat karıştırma suçundan hükümler kurulurken TCK'nın 235. maddesinin hangi fıkra ve bendinin uygulandığı gösterilmeyerek, şantaj suçundan hüküm kurulurken uygulanan kanun maddesinin TCK'nın 107/2 maddesi yerine aynı Kanunun 107/1 maddesi, sanık ...'ın hukuka aykırı davranışla ihaleye katılma yeterliliğine sahip kişilerin ihaleye katılmalarını engellediği kabul edildiği halde uygulanan kanun maddesinin gerekçeli kararda TCK'nın 235/2-c maddesi yerine aynı Kanunun 235/2-a maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6 maddesine aykırı davranılması, - Sanık ...'nin rüşvet vermek suçunu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği kabul edildiği halde yanılgılı değerlendirme sonucu TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, -İhalelere katılan sanıklar hakkında 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 17/a maddesi yollamasıyla anılan Yasanın 59/1. maddesi uyarınca yasaklama kararına hükmedilmemesi, - Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Suçları TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen kamu görevlileri olan sanıklardan ... hakkında 11 nolu hüküm fıkrasında, sanık ... hakkında ise 17 nolu hüküm fıkrasında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, -Yüklenen suçları TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen kamu görevlisi sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanması sırasında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde sınırlı ve sanıkların isimleri belirtilmeden tereddüte neden olacak biçimde uygulama yapılması, -Sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulan bütün suçlardan mahkemece verilen cezaların örgüt mensubu kabul edilerek mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; 19 nolu bozma sebeplerinde de belirtildiği gibi öncelikle amaç suç niteliğindeki ihaleye fesat karıştırma suçları yönünden suçların sübutu halinde bir suç örgütünün varlığının olup olmadığı, bu şekilde bir suç örgütünün varlığı kabul edildiği takdirde sanıkların bu örgüt içindeki konumları ve durumları belirlenip neticesine göre TCK 58/9 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme sonucu söz konusu güvenlik tedbirine hükmedilmesi, -21 nolu hüküm fıkrasının (e) bendinde TCK'nın 58/9 maddesi uygulanırken sanık ...'nin ismi yerine ...'ın isminin yazılması, -Adli sicil kaydına göre mükerrir olduğu anlaşılan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 58/6-7 maddelerinin uygulanmaması, - Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın adli sicil kaydında yer alan erteli mahkumiyet kararları yönünden ilgili mahkemelere ihbarda bulunulmaması, Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı, katılan Hazine vekili, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Ceza Genel Kurulu, 2020/324 E., 2022/67 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
İhaleye fesat karıştırma suçundan sanık ...'in TCK’nın 235/1-3-a ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin...2.
Ceza Genel Kurulu         2020/324 E.  ,  2022/67 K. "İçtihat Metni" Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi İhaleye fesat karıştırma suçundan sanık ...'in TCK’nın 235/1-3-a ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin...2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.09.2013 tarihli ve 81-177 sayılı hükmün sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 25.12.2019 tarih ve 7805-11978 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 28.02.2020 tarih ve 19638 sayı ile; “Sanığın vekili Av. ... aracılığıyla ... İcra Dairesinin 2011/2462 esas sayılı dosyası üzerinden katılan ...'e karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, üzerinde ipotek bulunan ... ili, ... ilçesi, 838 ada, 12 parseldeki yedi numaralı bağımsız bölümün 11.06.2012 tarihinde yapılan birinci açık artırmasında alıcı çıkmadığı, 21.06.2012 tarihinde yapılan ikinci açık artırmaya ... Gıda Maddeleri Taahhüt Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti. adına ... ve alacağına mahsuben sanık ...'in vekili Av. ...'in katıldığı, Av. ...'in müvekkili adına 45.500 TL pey sürdüğü, ...'ın artırarak 46.600 TL fiyat verdiği, bunun üzerine şüpheli ...'in ...'ı 'Seninle dışarıda görüşeceğiz, dışarıda iki araba insan var.' şeklinde tehdit ettiği, bunun üzerine ...'ın korkarak tekrar pey sürmediği ve ...'in 50.000 TL bedelle bağımsız bölümü satın aldığı, icra müdür yardımcısı ...'in tehdit içerikli sözleri ikinci açık artırma tutanağına geçirdiği, bu şekilde kamu kurumu olan icra dairesi aracılığıyla yapılan açık artırmada teminat yatırarak ihaleye katılan ...'ın şüpheli alacaklı tarafından tehdit edilerek ihalede fiyat artırmasının engellenmesi ve borçluya ait taşınmazın muhtemel artırımlar nedeniyle daha yüksek meblağlara satılmasının önüne geçilmesi suretiyle sanığın atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; 1-Katılanın şikâyet dilekçesinde ve savcılıkta alınan ifadesinde, sanığın ... isimli ihale katılımcısına 'Seninle dışarıda görüşürüz.' dediğini iddia etmesi, kovuşturma aşamasında talimatla alınan beyanında ise, sanığın ...'a 'Dışarı çıkarsan sana gösteririm, ihaleden çekil, sen kim oluyorsun!' şeklinde sözler söylediğini, bunun üzerine icra müdürü tanık...'in de bunu tutanağa yazdığını belirtmesi, katılanın aşamalardaki yazılı ya da sözlü beyanlarının hiçbirinde 'Dışarıda iki araba adam var.' sözünün geçmemesi, bu sözün yalnızca tanık...'in beyanlarında geçmiş olması, ancak suça konu tutanakta ise bu sözlerin yer almaması, tutanakta yazılı olan sözlerin tutanağı kapatan çizginin altında yer alması, suça konu tehdit sözlerinin yazılı olduğu 21.06.2012 tarihli 2. artırma tutanağına göre ilk teklifin ... tarafından 46.600 TL olarak yapılması, buna karşı sanık ... vekili Av. ... tarafından 50.000 TL'lik pey sürülmesi ve ihalenin bu miktar üzerinden alacağa mahsuben sanık üzerinde kaldığının anlaşılması, üç pey sürüldüğü görülen aynı tarihli ek artırma tutanağında ise ilk peyin sanık - alacaklı vekili tarafından 46.500 TL olarak, ikinci peyin ... tarafından 46.600 TL olarak, nihayet üçüncü peyin de sanık - alacaklı vekili tarafından 50.000 TL olarak ileri sürüldüğünün anlaşılması, tanık icra müdürü...'in mahkeme huzurunda alınan beyanında ilk teklifin alacaklı vekili tarafından 46.000 TL olarak ileri sürüldüğünü belirtmesi, oysa yukarıda bahsi geçen 2. artırma tutanağında ve ek artırma tutanağında bu miktar bir peyin gözükmemesi, tanık Av. ... Yıldırım'ın talimatla alınan ifadesinin ise ilk teklifin ... adlı şahıs tarafından yapıldığını belirtmekle iki peyli 2. artırma tutanağını doğrulaması, ayrıca adı geçen tanık ...'in ifadesinde, ihale tutanağını imzaladıkları sırada tutanakta peylerin altında iddia konusu tehdit unsuru içeren herhangi bir sözün yazılı olmadığını, bu sözlerin kendisinin tutanağın imzalanmasından sonra tutanağa ilave edilmiş olabileceğini belirtmesi, tanık ...'in üç pey gözüken ek artırma tutanağında imzasının bulunmaması, sanığın mahkemedeki ilk savunmasında kamera kayıtlarının incelenmesini istemesi ancak yapılan yazışmada kamera kayıtlarının 20 günlük periyotlarla silinmesinden dolayı olay tarihindeki kayıtların bulunmadığının bildirildiğinin görülmesi, tanık ...'in duruşmadaki ifadesinde geçen 'Dışarıda iki araba insan var.' sözünü tutanağa neden yazmadığını bilmediği şeklindeki beyanının ve ifadesi sırasında gerek pey sürme sırası gerekse iddia olunan tehdit sözlerinin içeriğine ilişkin sorulan sorulara verdiği yanıtların ikna edici ve olağan yaşam koşullarına uygun bulunmaması, adı geçen tanığın, ihale sırasında salonun gergin ve karışık olduğunu, kendisinin bu yüzden heyecanlanarak zaptı kapatan çizgiyi peylerin hemen altından çektiğini belirtmesi, oysa olay günü ihale salonunda görevlendirilen polis memurları ... ve ...'in tanık olarak alınan ifadelerinde, olay sırasında salonda olmamakla ve olayı tam olarak hatırlayamamakla birlikte, iddia olunduğu gibi bir tartışma ya da arbedeyi ayırmak zorunda kaldıklarını hatırlamadıklarını belirtmeleri, oysa güvenlik sağlamak üzere ihalede görevlendirilen adı geçen tanıkların olayı tüm ayrıntılarıyla hatırlamaları beklenmese de en azından bir gerginlik ve tartışma ortamı oluştuğunu hatırlamalarının beklenebilir bir durum olması karşısında; sanığın üzerine atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin her türlü şüpheden uzak, somut, yeterli, inandırıcı ve kesin delille ispat edilmiş kabul edilemeyeceği, şüpheden sanığın yararlandırılmasını öngören evrensel hukuk prensibi uyarınca, en küçük bir şüpheli hâlin dahi sanık lehine yorumlanmasının zorunlu olduğu ve mahkûmiyete engel teşkil edeceği, somut olayda da belirtilen nedenlerden dolayı sanığın kendisine yüklenen ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediğinin sabit kabul edilemeyeceği gözetilerek, sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyeti yönünde hüküm kurulmuştur. 2- Kabule göre de; ihalede tellal olarak bulunan tanık ...'ın soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında talimatla temin edilen ifadeleri arasında çelişkiler bulunması, bu çelişkilerin giderilmesi için tanığın bizzat mahkeme huzurunda dinlenmesi yönündeki savunma talebinin de karşılanmamış olması, ayrıca dosya arasında bulunan sanığın mahkemeye hitaben sunduğu 22.02.2013 havale tarihli yazılı savunmada sanık tarafından, tanıklar icra müdür yardımcısı ... ve ihale katılımcısı ... hakkında yaptıkları şikâyet üzerine ... C.Başsavcılığınca adı geçenler hakkında suç uydurma, iftira, resmî ve özel belgede sahtecilik suçlamasıyla 2013/167 dosya numarası ile soruşturma başlatıldığının belirtilmesi, dilekçe ekine buna ilişkin 28.01.2013 tarihli şikâyet dilekçesinin eklendiğinin görülmesi karşısında; tanık tellal ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanı ile talimatla temin edilen beyanları arasındaki çelişkiler açıklattırılmadan ve sanığın tanıklar... ve İsa hakkında yaptığı bahsi geçen şikâyete ilişkin açıldığı iddia olunan soruşturmanın akıbeti araştırılmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu," görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince 24.06.2020 tarih ve 1893-11637 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı ihaleye fesat karıştırma suçunun sabit olup olmadığının tespiti bakımından eksik araştırmayla hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; ... İcra Müdürlüğünün 2011/2462 esas numaralı dosyasına göre; alacaklının sanık ..., vekilinin Av. ..., borçlunun katılan ... olduğu, 12.12.2011 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesine dair takip başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine 03.10.2011 tarihinde kıymet takdirinin yapıldığı, gayrimenkulün satışının gazetede ilan edildiği, ... Karakuyu Mevki, 838 ada, 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 12/150 arsa paylı, zemin artı ... kattaki 7 numaralı dükkânın satışına ilişkin açık artırma ilanına göre, muhammen bedeli 110.000 TL olan taşınmazın 11.06.2012 tarihinde saat 10.30'da satışına karar verildiği, 11.06.2012 tarihli birinci artırmaya alıcı çıkmadığı için ihalenin ikinci satışa bırakıldığı, 21.06.2012 tarihinde yapılan ikinci açık artırmaya ... Gıda Mad. Taah. Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. adına ...’ın ve alacağına mahsuben alacaklı vekili Av. ...'in katıldıkları, ...’ın 46.600 TL, Av. ...’in 50.000 TL pey sürdüğü, alacaklı ...’in ihale katılımcısına “Seninle dışarıda görüşürüz.” dediğinin tutanağa geçirildiği, taşınmazın 50.000 TL’ye alacağa mahsuben alacaklı vekiline ihale olunduğu, tutanağın icra müdürü ..., tellal ..., alacaklı vekili Av. ... tarafından imzalandığı, tutanağın ekinde yer alan 21.06.2012 tarihli ek artırma tutanağına göre; ... Gıda Mad. Taah. Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. adına ...’ın 46.600 TL, alacağa mahsuben alacaklı vekili Av. ...’in 46.500 TL ve 50.000 TL teklif verdiği, tutanağın ... ve ... tarafından imzalandığı, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 04.02.2014 tarihli ve 111-12 sayılı kararına göre; davacının ..., davalının ..., dava tarihinin 26.06.2012 olduğu, davacının ... İcra Müdürlüğünün 2011/2462 esas sayılı icra dosyası ile tapuda borçlu adına kayıtlı bulunan taşınmazın 21.06.2012 tarihinde 2. açık artırmasında dosyanın alacaklısı ...'e ihale edildiği, ancak ... bu ihaleye fesat karıştırılmış olup ihale sırasında ihale katılımcısı ... Gıda Mad. Taah. Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti. adına ...'ın pey sürerek taşınmazın değerini yükseltmesinin engellendiği, icra dosyasının alacaklısı ...’in ihale katılımcısı ...'ı tehdit ettiği, bunun tutanağa geçirildiği, can güvenliği nedeniyle ihale katılımcısının ihaleden çekilmek zorunda kaldığından ve taşınmazın gerçek değerinin 1/4'ü fiyata taşınmaza sahip olma niyetiyle hareket ettiğinden ihalenin feshine karar verilmesinin talep edildiği, davalının tehdit suçlamasının yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istediği, ... İcra Müdürlüğünün 2011/2462 takip sayılı dosyasında yapılan ikinci ihalede davalının sarf ettiği sözler nedeniyle diğer katılımcının engellendiği kanaatiyle davanın kabulüne ve ihalenin feshine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 17.02.2014 tarihinde kesinleştiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben sanık ... tarafından düzenlenen 28.01.2013 tarihli şikâyet dilekçesine göre; şikâyetçinin ..., şüphelilerin ... ve ... olduğu, icra müdür yardımcısı olan ...’in 21.06.2012 tarihli açık artırma tutanağına sonradan ekleme yapıp sahtecilik yaptığı, üç pey ileri sürüldüğüne ilişkin olan ek tutanağın sonradan düzenlendiği, tanık ...’ın da şirketinin temsilcisi olduğundan ve fotokopi belgeyle artırmaya katıldığından bahisle anılan şahıslar hakkında şikâyetçi olup ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/167 numaralı soruşturma dosyası üzerinden soruşturmanın yürütüldüğü, Anlaşılmaktadır. Katılan ... Savcılıkta; ... İcra Müdürlüğünün 2011/2462 esas sayılı icra takip dosyasında 11.06.2012 tarihinde yapılan birinci açık artırmada mülkiyeti kendisine ait olan ... yeri için alıcı çıkmadığını, 21.06.2012 tarihindeki ikinci artırmaya ise icra dosyasının alacaklısı olan sanık ... ve ... Gıda Mad. Taah. Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. adına tanık ...’ın katıldığını, kendisinin de adliyede açık artırmanın yapıldığı salonda bulunduğunu, ihale başlamadan önce sanık ...’in tanık ...’a "Seninle dışarıda görüşürüz." diyerek tehdit etmesi üzerine bu ibarenin icra müdür yardımcısı tanık ... tarafından açık artırma tutanağına yazıldığını, söz konusu taşınmazın 50.000 TL karşılığında sanık ...'e ihale edildiğini, İstinabe suretiyle alınan beyanında öncekinden farklı olarak; sanık ...’in ikinci açık artırma esnasında tanık ...’a "Dışarı çıkarsan sana gösteririm, ihaleden çekil, sen kim oluyorsun!" diyerek tehdit ettiğini, söz konusu taşınmazın emsalinin 200.000 TL civarında olduğunu, Tanık ... Savcılıkta; ... Gıda Mad. Taah. Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti’nin sorumlu müdürü olduğunu, ... işi ile uğraştığını, icrada satışa çıkan taşınmazları takip edip uygun olan ihalelere katıldığını, söz konusu ikinci açık artırmaya kendisinin de katıldığını, % 20 teminat yatırdığını, 46.600 TL pey sürünce sanık ...’in "Seninle dışarıda görüşürüz!" dediğini, bunun üzerine tekrar teklif vermediğini, tehdit edilince korkarak dışarı çıktığını, sanık ...'in 50.000 TL teklif vererek taşınmazı satın aldığını, Mahkemede önceki beyanından farklı olarak; ihalede 46.600 TL pey sürdüğünü, sanık ...’in "Dışarı çıkınca seninle görüşürüz!" deyince bu sözleri tehdit olarak algılayıp ihaleden çekildiğini, sanığın tehdidi olmasa sanığın avukatının teklif ettiği fiyatın üzerinde pey süreceğini, Tanık ... Savcılıkta; icra müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, İcra Müdürlüğünün 2011/2462 esas numaralı dosyasında 21.06.2012 tarihinde ikinci açık artırmanın yapıldığını, artırmaya alacaklı olan sanık ... ve avukatı tanık ..., borçlu olan katılan ..., ... Gıda Mad. Taah. Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. adına tanık ... ile tellal olan tanık ...’ın katıldığını, tanık ...’ın %20 teminatı yatırdığını ve şirket adına vekâletnamesini sunduğunu, alacaklı vekili olan tanık ...’in tanık ...’ın ibraz ettiği vekâletnamenin onaylı olmadığını belirtip ihaleye katılamayacağını söylediğini, ihaleye katılabileceğini belirttiği tanık ...'a, vekâletnamenin üzerine “aslı gibidir” onayını yapması gerektiğini söylemesi üzerine tanık ...'ın bunu yerine getirip açık artırmaya başladıklarını, alacaklı vekili tanık ...’in 46.500 TL pey sürmesi üzerine tanık ...’ın 46.600 TL pey sürdüğünü, ihale bitimine yakın tanık ...’in 50.000 TL pey sürdüğünü, tellalın “Satıyorum.” diyeceği sırada sanık ...’in tanık ...'a "Seninle dışarıda görüşürüz, dışarıda iki araba insan var!" dediğini, bunu tutanağa geçirdiğini, İstinabe suretiyle alınan beyanında öncekinden farklı olarak; 2011/2462 esas numaralı dosyada ikinci açık artırma yapılırken sanık ...’in, tanık ...'a "Seninle dışarıda görüşürüz, dışarıda iki araba insan var!" demesi üzerine bunu tutanağa geçirdiğini, söz konusu taşınmazın ikinci açık artırması olması nedeniyle değerinin % 40'ı üzerinden satışının yapıldığını, Mahkemede; ihalenin yapıldığı salonda polis memurlarının olup olmadığını hatırlamadığını, ilk olarak alacaklı vekilinin 46.000 TL pey sürdüğünü, ardından tanık ...'ın pey sürdüğünü, bu sırada alacaklı vekilinin tanık ...'a sunduğu vekâletnamenin onaylı sureti olmadan ihaleye katılamayacağını söyleyince kendisinin tanığın ihaleye katılabileceğini ifade ettiğini, hatta tanık ...'a vekâletnameye “aslı gibidir” onayı yapmasını söylediğini ve bunun yerine getirilmesi sonrasında ihaleye devam ettiklerini, bu sırada sanık ...'in “Seninle dışarıda görüşürüz, dışarıda iki araba insan var!” dediğini, bu sözü kime hitaben söylediğini hatırlayamadığını, bu hususu tutanağa geçirdiğini ancak “Dışarıda iki araba insan var!” cümlesini neden tutanağa yazmadığını bilmediğini, ilk pey sürenin alacaklı vekili olduğu hususu ikinci açık artırma tutanağında yazılı değil ise de bunun 21.06.2012 tarihli ek artırma tutanağından anlaşıldığını, ihale sırasında bazen çok fazla pey sürüldüğü için açık artırma tutanağı düzenlenirken genelde son sürülen peyleri tutanağa yazdıklarını, ihale anında düzenlenen ek artırma tutanağında ise, sürülen tüm peyleri tek tek gösterdiklerini, ikinci açık artırma tutanağında alacaklı vekilinin sürdüğü ilk peyin gözükmemesinin sebebinin bundan kaynaklandığını, ihale anında son pey sürüldüğünde tellalın “Satıyorum, satıyorum, sattım!” şeklinde bağırdıktan sonra son peyleri ikinci açık artırma tutanağına yazıp tutanağı kapatmaya başladığında salonda gerginlik olduğunu ve anki heyecanla zaptı kapattığına dair çizgiyi peylerin hemen altına çektiğini, sanık ...'in söylediği sözleri yazacak yeterli alan kalmadığından bu sözlerin bir kısmının çizginin altında kaldığını, tutanağa sonradan eklenmiş bir ibare olmadığını, ihale sırasında sanık ...'in tanık ...'a sarfettiği sözler nedeniyle ihaleyi sonlandırma yetkisinin olmadığını, ihaleye bu şekilde devam ederek tutanağı tanzim ettiğini, Tanık ... Savcılıkta; söz konusu ikinci açık artırmada tellal olarak görev aldığını, satış başlamadan önce tanık ...'ın satışa giremeyeceği konusunda taraflar arasında çıkan tartışma sırasında sanık ...’in katılan ...'e "Dışarıda görüşelim." dediğini, bu sözü tehdit olarak algılamayıp dışarıda görüşülmek istendiği kanaatinde olduğunu, İstinabe suretiyle dinlenen beyanında; sanık ...’in ihale katılımcısı olan tanık ...'a “Seninle dışarıda görüşürüz.” dediğini, konuya ilişkin bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu, Tanık ...; polis memuru olduğunu, olayı hatırlamadığını, sanığı ve katılanı da tanımadığını, yazları geçici görevle ...'e gittiklerini, ...'de ihalede güvenliği sağlamak amacı ile bulunduğunu hatırlamadığını, tehdit içeren sözlerin söylendiğini de anımsamadığını, ifade tarihinden yaklaşık bir yıl önce bir ihalede çıkan olay üzerine çağrılınca olay yerine gittiklerinde herhangi bir tartışma veya arbede olmadığını gördüğünü, Tanık ...; polis memuru olduğunu, ifade tarihinden bir yıl önce geçici görevle ...'e gittiğini, ihalelerde de görevlendirilmiş olabileceğini, ancak bu gibi durumlarda da ihale yapılan yerde durmayıp bir olayın olması hâlinde müdahalede bulunduklarını, görevli olduğu dönemde müdahale gerektirecek bir tartışma olduğunu hatırlamadığını, sanığı ve katılanı da tanımadığını, Tanık ... istinabe suretiyle dinlenen beyanında; 21.06.2012 tarihinde yapılan ihaleye alacaklı olan sanık ...’in vekili olarak alacağa mahsuben katıldığını, ihale sırasında bir şirket adına yetkili olduğunu söyleyen tanık ... pey sürünce icra memuruna bu şahsın yetki belgesini sorduğunu, kendisine gösterilen belgenin fotokopiden ibaret imza sirküleri olması üzerine tanık ...'ın satışa katılamayacağını söyleyip itiraz ettiğini, tanık ...’ın teminatını ve fotokopi belgeyi alıp satıştan çekilmek istediğini, icra memuruna fotokopi belgenin dosya arasına alınarak iade edilmemesini söylediğini, daha sonra taşınmaz için pey sürdüklerini, ihaleye başka katılan olmadığından ihaleyi aldıklarını, ihale tutanağını imzaladığında tutanakta tehdit unsuru içeren herhangi bir yazının olmadığını, iddiaya konu sözün tutanağı imzaladıktan sonra ilave edildiğini düşündüğünü, Tanık ...; polis memuru olduğunu, ihbar üzerine Adliyeye gittiğinde ihalenin bittiğini gördüğünü, ismini bilmediği bir şahsın yanına yaklaşıp “Evim usulsüz şekilde satılıyor neden müdahele de bulun muyorsunuz?” deyince ihaleye müdahele yetkisinin olmadığını, kendisine yönelik bir saldırı varsa o konuda müracaat edebileceğini söylediğini, bunun dışında başka bir duruma tanık olmadığını, Beyan etmişlerdir. Sanık ... Savcılıkta; 2011 yılı Ekim ayında kız kardeşi olan Mürüvvet Şafak ...'e ait taşınmazı 225.000 TL'ye katılan ...'e sattığını, katılan borcunu ödemeyince ... İcra Dairesinin 2011/2462 esas numaralı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, 21.06.2012 tarihinde katılana ait taşınmazın ikinci açık artırmasında alacağa mahsuben kendisi ve ... Gıda Mad. Taah. Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. adına tanık ...’ın pey sürdüğünü, tanık ...’ın pey sürmeden önce şirket adına verdiği vekâletnamenin üzerinde “aslı gibidir” kaşesi veya noter tasdikinin olmadığını görünce avukatı olan tanık ...'i uyardığını, tanık ...’in de icra müdür yardımcısı olan tanık ... ile bu konuyu konuştuğu sırada tanık ...’ın kendisine dönüp “... seninle anlaşmak istiyor.” deyince "İhaleden sonra dışarıda görüşürüz, bu işin yeri ihale salonu değil, beni ihale salonundan uzaklaştırmaya çalışıyorsun." dediğini, tanık ...'ı tehdit etmediğini, tanık ...’in ise tanık ...’ın avukatlar gibi “aslı gibidir” onayı yapamayacağını, vekâletname aslının yanında olmadığı için bu işlemi yapamayacağını söyleyince “O zaman şikâyet et.” diyen tanık ...’in sonrasında da “Sen ...'la ihaleden sonra ne görüşeceksin?” dediğini, daha sonra satışa geçildiğinde tanık ...’ın 46.500 TL pey sürünce tanık ...’e 50.000 TL pey sürmesini söylediğini, 50.000 TL pey sürülünce katılan ... ve tanık ...'ın biraraya gelip aralarında konuştuktan sonra tanık ...’ın ihaleden çekilip satıştan ayrıldığını, Mahkemede farklı olarak; ihaleye avukatı ile birlikte alacağına mahsuben katıldığını, tanık ...’ın ise borçlu olan katılan ... adına hareket ettiğini, ihalenin usulü ile ilgili olarak avukatının icra müdür yardımcısı ile konuşurken tanık ...’ın ihaleye borçlu adına katıldığını ve onun adına anlaşma yapmak istediğini söyleyince “Dışarıda görüşürüz.” dediğini, bunu tehdit niyeti ile değil, ihaleden sonra görüşelim şeklinde söylediğini, tutanakta yazılan “Seninle dışarıda görüşürüz!” ifadesinin tutanağa sonradan eklendiğini, tutanağın çizgi ile kapatıldıktan sonra çizginin dışına taşılarak yazıldığını, sonradan yazılmamış olsa, bu ibarenin yanında ihale katılımcılarının imzalarının olmasının gerektiğini, ek artırma tutanağı ibaresi olan yazıda sadece tanıklar ..., ... ve ...'ın imzalarının bulunduğunu, vekilinin imzası olmadığından bu belgenin sonradan düzenlendiğini düşündüğünü, avukatı olan tanık ...’in ihalenin usulü ile ilgili itirazda bulunmasına rağmen bunun tutanağa yazılmadığını, yine tanık ... ihaleden çekilip teminatını almak isterken tanık ...’in müdahale edip ihale katılımcısı olduğundan teminatını alamayacağını söylediğini, Savunmuştur. TCK’nın ikinci kitabının "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü kısmında yer alan "Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar" başlıklı dokuzuncu bölümünde düzenlenen “İhaleye fesat karıştırma” başlıklı TCK’nın 235. maddesi suç tarihi itibarıyla; "(1) Kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Aşağıdaki hâllerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır: a) Hileli davranışlarla; 1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek, 2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak, 3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu hâlde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak, 4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı hâlde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak. b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak. c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek. d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları. (3) İhaleye fesat karıştırma sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmiş ise, ceza yarı oranında artırılır. Zararın meydana gelmiş olduğu sabit olmakla birlikte miktarının belirlenememiş olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını engellemez. (4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar. (5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması hâlinde de uygulanır” şeklinde iken, suç tarihinden sonra 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunla maddenin birinci fıkrası; "(1) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alımı veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır", Üçüncü fıkrası da; "(3) İhaleye fesat karıştırma suçunun; a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur. b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” biçiminde değiştirilerek yürürlükteki hâlini almıştır. Söz konusu suç ile korunan hukuki değerle ilgili olarak madde gerekçesinde; "Bu hükümle korunmak istenen hukuki değer, kamusal faaliyetlerin dürüstlük ilkesine uygun olarak yürütüldüğüne dair ve özellikle, kamu adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımı gibi ihale işlemlerinin yapılmasıyla ilgili olarak, kamu görevlilerine duyulan güvendir” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. İhaleye fesat karıştırma suçunun maddi unsuru, bir ihalenin varlığı ve bu ihaleye kanun koyucu tarafından öngörülen seçimlik hareketlerden birisi vasıtasıyla fesat karıştırılmasıdır. İhale kavramı, bir işi veya bir malı birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene bırakma, eksiltme veya artırma usulünün izlenmesi amacıyla yapılan ilan, davet ve bunun sonucunda gerçekleştirilen işlemler olarak tanımlanabilir (Çetin Arslan, İhaleye Fesat Karıştırma Suçu, ... Yayınevi, 3. Baskı, ..., .... 170.). TCK'nın 235. maddesinin ikinci fıkrasında; "Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:" denilmek suretiyle ihaleye fesat karıştırma sonucunu doğurabilecek bütün fiillerin değil, ikinci fıkrada tek tek sayılan hâllerin ihaleye fesat karıştırma kabul edileceği belirtilerek bağlı hareketli bir suç öngörülmüştür. Sayılan hâllerden herhangi biriyle gerçekleştirilmesi mümkün olduğundan ihaleye fesat karıştırma, ayrıca seçimlik hareketli bir suçtur. Fıkrada da açıkça görüldüğü üzere hileli davranışlarla gerçekleştirilmesi gereken bu hâller: ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak, teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu hâlde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak, teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı hâlde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak ile tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak, cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek ve ihaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmalarıdır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; ... İcra Müdürlüğünün 2011/2462 esas numaralı dosyasında alacaklı olan sanık ...’in borçlu olan katılan ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlattığı icra takibinde muhammen bedeli 110.000 TL olan katılana ait ... yerinin satışında birinci açık artırmaya alıcı çıkmadığı, 21.06.2012 tarihinde yapılan ikinci açık artırmaya ... Gıda Mad. Taah. Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. adına tanık ... ile alacağına mahsuben sanık ...'in vekili olan tanık ...'in katıldıkları, tanık ...'in müvekkili adına 46.500 TL pey sürdüğü, tanık ...'ın artırarak 46.600 TL fiyat verdiği, bunun üzerine sanık ...'in tanık ...'ı "Seninle dışarıda görüşeceğiz, dışarıda iki araba insan var!" şeklinde tehdit edince tanık ...'ın korkarak tekrar pey sürmediği, tanık ...’in 50.000 TL bedelle taşınmazı satın aldığı, icra dairesi aracılığıyla yapılan açık artırmada teminat yatırarak ihaleye katılan tanık ...'ın sanık tarafından tehdit edilmesi üzerine ihalede pey sürmediği ve sanığın tehdit kullanmak suretiyle ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; Sanık suçlamayı kabul etmeyerek, 2. artırma tutanağında yer alan “Seninle dışarıda görüşürüz.” ibaresinin sonradan tutanağa eklendiğini ve ek artırma tutanağının da daha sonra düzenlendiğini savunmuş, sanığın icra takibi dosyasında vekili olan tanık ... de benzer şekilde beyanda bulunmuş ise de; katılan şikâyet dilekçesinde ve savcılıktaki ifadesinde sanığın artırmaya katılan tanık ...’a ihale sırasında “Seninle dışarıda görüşürüz.” dediğini beyan etmesi, tanık ...’ın % 20 teminat yatırarak katıldığı açık artırmada 46.600 TL pey sürmesi üzerine sanık ...’in "Seninle dışarıda görüşürüz." deyince tekrar fiyat teklif vermeyip korkarak dışarı çıktığını beyan edip katılanın beyanını doğrulaması, tutulan ikinci açık artırma tutanağında “Alacaklı asil ..., ihale katılımcısına ‘Seninle dışarıda görüşürüz.’ dedi.” ibaresinin yer alması, tutanağın icra müdür yardımcısı olan tanık ..., tellal olan tanık ..., alacağa mahsuben ihaleye katılan alacaklı vekili Av. ... tarafından imzalanması, icra müdür yardımcısı tanık ...’in, ihale sırasında sanığın tanık ...’ı tehdit etmesi üzerine tutanağa geçirdiğini beyan etmesi, ihalede güvenlikten sorumlu polis memurları olan tanıklar ..., ... ve ...’in ihalenin yapıldığı salonda bulunmamakla birlikte tanık ...’in ihale bitiminde katılanın yanına gelerek taşınmazının usulsüz bir şekilde satıldığını beyan ettiğini ifade etmesi, sanık tarafında

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

"İhaleye Fesat Karıştırma" suçu kapsamında, suçun maddi unsurları ve yapısı ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım satımlarına ilişkin ihalelere fesat karıştırmak suçtur.
B) İhaleye katılma yeterliğine sahip olan kişilerin ihaleye katılmasını engellemek bu suçun bir işleniş biçimidir.
C) İhale sürecinde tekliflerin gizliliğini ihlal etmek şekli bir fiil olarak suçun oluşması için yeterlidir.
D) Bu suçun faili sadece kamu görevlisi olabilir; sivil vatandaşlar bu suçun faili olamaz.
E) İhale sonucunda bir kamu zararı meydana gelmişse verilecek ceza artırılır.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol