5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 29

Türk Ceza Kanunu 29. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 29- (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Hata

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1.931 karar eşleşti
1. Ceza Dairesi, 2023/4836 E., 2025/265 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli ve 2021/287 Esas, 2022/159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
1. Ceza Dairesi         2023/4836 E.  ,  2025/265 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1760 E., 2023/290 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Katılanlar ... ve ...'un, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ile sanıklar ....ve ... hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs suçlarından açılan kamu davalarına katılma ve kurulan hükümleri temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu,260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar ... ve ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli ve 2021/287 Esas, 2022/159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/1760 Esas, 2023/290 Karar sayılı kararı ile katılan Bakanlık yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar ... ve ... vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ile sanık ... müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında tasarlayarak öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, ilişkindir. 2.Katılan Bakanlık vekili ile katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında tasarlayarak öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına, ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçeye, haksız tahrikin derecesine, cezadan takdire bağlı indirim yapılması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Mahkemenin sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmasına ilişkin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına yönelen düşünceye iştirak olunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, tasarlamanın yasal koşullarının oluşmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışın bulunduğu ve ulaştığı boyut dikkate alındığından haksız tahrik indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ile sanıklar Ali ve Önder hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemleri yönünden Katılanlar ... ve ...'un, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ile sanıklar Ali ve Önder hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs suçlarından açılan kamu davalarına katılma ve kurulan hükümleri temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşıldığından, katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/1760 Esas, 2023/290 Karar sayılı kararında katılanlar ... ve ... vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/287 Esas, 2022/159 Karar sayılı, 16.05.2022 tarihli kararında; Sanık ...'un maktul ...'ı öldürdüğünün sabit olduğunu ve sanığın TCK'nın 81/1, 29 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi; 2022/1760 Esas, 2023/290 Karar sayılı 16.02.2023 tarihli kararında; kasten öldürme suçu yönünden İstinaf Başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Dairemiz oy çokluğuyla kararın onanmasına karar vermiştir. Dairemizin Onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararında; İlk haksız hareketin kesin olarak kimden kaynaklandığının tespit edilemediğini belirterek sanık lehine TCK'nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanmasına karar vermiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Maktulden sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan herhangi bir eylemin ve söylemin olmadığı sabittir. Sanığın daha az ceza almak için iddia ettiği eylemlerin, olayın oluş şekline uygun olmadığı sabittir. Açıklanan nedenlerle sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiği kanaatindeyim.

Diğer kararlar (4)

1. Ceza Dairesi, 2023/4129 E., 2025/7 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2022 tarihli ve 2022/48 Esas, 2022/376 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53/1.maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
1. Ceza Dairesi         2023/4129 E.  ,  2025/7 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/196 E., 2023/246 K. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1.maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2022 tarihli ve 2022/48 Esas, 2022/376 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53/1.maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 10.02.2023 tarihli ve 2023/196 Esas, 2023/246 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına, üst hadden cezalar tayin edilmesi gerektiğine, ilişkindir. 2.Sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; suç niteliğine, haksız tahrikin derecesine, lehe hükümlere, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanık ...'e yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışların bulunduğu, hükmolunan ceza miktarları uyarınca lehe hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Dosya kapsamına göre; maktulün evli olduğunu bildiği halde sanık ...'in eşi tanık Necibe ile yakınlaşarak evlilik birliğinin dağılmasına ve boşanmalarına neden olduğunun anlaşılması karşısında; a. Boşanma kararının üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmiş olması, sanık ...'in maktulü arayarak tartışma başlatması da dikkate alındığında, maktulden sanık ...'e yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut gözetilerek sanık ... hakkında cezadan haksız tahrik nedeniyle indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile yapılan uygulama sırasında asgariye yakın düzeyde indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde makul (orta) düzeyde indirim yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması, b. Güven sarsıcı davranışlardan sorumluluk ile sadakat yükümlülüğünün eşler arasında bulunduğu, sanık ...'in ise sanık ... ve tanık Necibe'nin oğlu olduğu, olay öncesinde de maktulden doğrudan sanık ...'e yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ya da davranışın bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında haksız tahrik nedeniyle cezadan indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29.maddesinin uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmolunması, Hususları hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.02.2023 tarihli ve 2023/196 Esas, 2023/246 Karar sayılı kararının "haksız tahrik" yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden oy birliğiyle, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden üyeler ... ve ...'in karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2022/48 Esas, 2022/376 Karar, 14.11.2022 tarihli kararında; sanıkların üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediklerini bu nedenle TCK'nun 37/1. maddesi yollamasıyla 81/1, 29. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi 2023/196 Esas, 2023/246 Karar, 10.02.2023 tarihli kararında; İstinaf Başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Dairemiz oy çokluğu ile sanık ... hakkında verilen hükmün bozulmasına karar vermiştir. Dairemizin Bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz. Şöyleki; Dairemiz Güven sarsıcı davranışlardan sorumluluk ile sadakat yükümlülüğünün eşler arasında bulunduğunu, sanık ...'in ise sanık ... ve tanık Necibe'nin oğlu olduğunu, olay öncesinde de maktulden doğrudan sanık ...'e yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ya da davranışın bulunmadığını bu nesenle haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiği belirtilmiştir. Türk Medeni Kanunu kapsamında Sadakat Yükümlülüğü eşler arasında olur. Ancak sanık ... hakkında uygulanan haksız tahrik hükmü, mahkeme kararında da açıkça belirtildiği üzere olay anında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği belirtilerek haksız tahrik hükmü uygulanmıştır. Tüm dosya kapsamı ve sanık ...'ın ilk ifadesi birlikte değerlendirildiğinde; Sanık hakkında TCK'nun 29. maddesi uyarınca asgariye yakın düzeyde haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiği kanaatindeyiz.
1. Ceza Dairesi, 2023/4953 E., 2025/146 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında maktul ...'e yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
1. Ceza Dairesi         2023/4953 E.  ,  2025/146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3745 E., 2023/711 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2020/230 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Sanık ... hakkında; a)Maktul ...'e yönelik tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, b)Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2022/3745 Esas, 2023/711 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekilleri, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a-b ve 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Sanık ... hakkında; a)Maktul ...'e yönelik tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca hükmün 2.1 şeklindeki mahsus paragrafından "Tasarlayarak ve" ibaresinin çıkarılması şeklinde istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, b)Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 281/1 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık ...'ın da canavarca hisle kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılanlar ..., ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'ın sanık ...'nın işlediği suça müşterek fail olarak ortak hakimiyet sağladığına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 82/1-b maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 3. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'ın üzerine atılı tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme suçundan müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiğine, sanık ... hakkında suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme suçundan temel cezanın üst hadden tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; tasarlamanın unsurlarının oluşmadığına, canavarca hisle hareket etmediğine, sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 5. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme suçundan beraat etmesi gerektiğine, aksinin kabulü halinde üst sınıra yakın ceza tayin edilmesinin ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık ...'nın Muğla ilinde bar işletmeciliği yaptığı, maktul ...'in ise aynı ilde üniversite öğrencisi olduğu, suç tarihinden yaklaşık 2 yıl önce 2018 yılında tanışan maktul ile sanığın bir süre arkadaşlık yaptıktan sonra sevgili oldukları ve birliktelik yaşadıkları, bu süre zarfında sanık ...'in maktule maddi anlamda destek olduğu, bu bağlamda farklı zamanlarda farklı meblağlarda paralar gönderdiği, evli olan sanığın başkalarınca bilinmeyen bu ilişkisinin ortaya çıkmasından duyduğu endişe altında kendisinden sık sık para isteyen maktule gönderdiği meblağları artırdığı ve en son 02.07.2020 tarihinde 4.400 TL parayı maktulün hesabına gönderdiği bu nedenle aralarında zaman zaman tartışmalar yaşandığı, olay günü sanığın bir alışveriş merkezi önünden aracıyla aldığı maktulü yayladaki evine götürdüğü, burada aralarında çıkan tartışmada maktulü darp ettiği ve boğazını önce elleriyle sonrasında halatla sıktığı, bilincini yitiren maktulü metal bir varile koyarak odun parçalarına benzin dökmek suretiyle ateşe verdiği, sanığın olay yerine çağırdığı kardeşi sanık ...'nın da maktul yakılırken geldiği, her iki sanığın uzun süre maktulün bedeninin tamamen yanmasını bekledikleri sanık ...'in bir süre sonra olay yerinden kısa süreliğine ayrıldığı fakat sanık ...'nın olay yerinde varildeki ateşin sönmesini beklediği bu itibarla sanık ...'ın eylemin ikinci safhasında olay yerine gelip orada bulunduğu ve varildeki yanmaya nezaret edip bitmesini beklediği, bir kaç saat sonra sanık ...'in tek başına olay yerine döndüğü, Mertcan'ın ise ağabeyi gelince bağ evinden ayrıldığı, Cemal'in varilin ağzını kalekimle kapatarak oradaki depoya koyduğu, ertesi gün de bu varili bir araca yükleyip götürerek kuru dere yatağına attığı, Adli Tıp Kurumu raporlarından maktulün ölümünün boynuna uygulanan bası sonucu tiroid kartilajda oluşan kırık ve buna bağlı mekanik asfiksi ve henüz canlı iken yakılmasından kaynaklandığının tespit edildiği, ölüm zamanının ise tam olarak belirlenemediği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... hakkında canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan verilen beraat hükmü ile suç delillerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmek suçundan kurulan hüküm yönünden; Kararda gösterilen gerekçenin yeterli olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, üzerine atılı suç delillerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmek suçunun sanık tarafından işlendiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, ceza yaptırımının yasal bağlamda gerekçesi gösterilerek belirlendiği, lehe hükümlerin takdir yetkisi kapsamında yasal ve yeterli gerekçelerle ve belirlenen ceza miktarına göre uygulanmamış olduğu, sanık savunması ve dosya içerisindeki tüm delillerden maktulün tam ölüm zamanının belirlenememesi de nazara alındığında sanığın atılı canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçuna fail veya yardım eden olarak iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeterli somut ve her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği anlaşıldığından, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre anılan suçtan hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ..., ... vekili, katılan Kurum vekili ve Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... hakkında tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; a) Tasarlama yönünden; Tasarlamayı suçun nitelikli hali kılan, failin önceden yaptığı plan ve aldığı tedbirler nedeniyle ani kasta göre suçu daha kolay işlemesi, suç kararı ile icra arasındaki zaman aralığında suçtan cayma imkanı varken suçu işlemekte sebat göstermesi, kastının yoğunlaşması, suç işleme araçlarını, şeklini hazırlaması, mağduru daha kolay öldüreceği zemini kollamasıdır. Tasarlama halinde fail, aniden karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında bir süre geçmektedir. Fail bu süre içerisinde suçu işleyip işlemememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi fakat başka bir nedenle ve ani bir kararla suçu işlemesi durumunda tasarlama söz konusu olmaz. Suç işleme kararının ne zaman alındığı ve fiilin ne zaman işlendiği mevcut kanıtlarla saptanmalı, suç kararıyla fiil arasında geçen zaman içerisinde ruhi sukünete ulaşılıp ulaşılamayacağı araştırılmalıdır. Failin öldürme kararını önceden verdiği mutlaka somut ve denetlenebilir kanıtlarla ortaya konulmalıdır. Bir kısım varsayım ve yorumlarla failin önceden öldürme kararı aldığı kabul edilerek tasarlayarak öldürme suçundan mahkumiyete karar verilemez. Olayda suç işleme kararının varlığı tespit edilmesine rağmen, kararın ne zaman alındığı belirlenemiyorsa tasarlayarak öldürmeden değil niteliksiz öldürme suçundan cezalandırma yoluna gidilmelidir. Tüm bu açıklamalar ışığında yargılamaya konu somut olayda, sanığın maktulü öldürme kararını ne zaman aldığı ve belirli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiği kesin olarak saptanamadığından oluşan şüphe sanık lehine değerlendirilerek eyleminde tasarlamanın unsurlarının bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 82/1-b maddesinde "canavarca hisle" ve "eziyet çektirerek öldürme" biçiminde iki farklı nitelikli hale yer verilmiştir. Canavarca hisle öldürme failin subjektif (manevi)durumu ile ilgili bir husus gözetilerek, eziyet çektirerek öldürme ise suçun işleniş biçiminden ileri gelen (maddi) durumu dikkate alınarak düzenlenmiştir. Kanun'un metninde ve gerekçesinde tanımlanmayan canavarca his kavramı Yargıtay 1. Ceza Dairesi çeşitli kararlarında "yalnızca öldürmüş olmak için öldürmeyi, acı çekmesinden zevk duymak için birisini öldürmeyi, silahını denemek için öldürmeyi, satanist amaçlı insanı kurban etmek için öldürmeyi, canavarca his olarak kabul etmiştir. O halde genel çerçevede, salt insan yaşamının ortadan kaldırılmasından duyulan zevki tatmin etme dürtüsü canavarca his olarak kabul edilmektedir. Nitelikli halin kaynağı yani çıkış noktası olan 1889 tarihli İtalyan ceza yasasında nesnel bir ölçüt olarak ortaya çıkan ölüm neticesi ile faili cinayete iten neden arasındaki ölçüsüzlük ve orantısızlığın canavarca hissin varlığını ortaya koyduğu belirtilirken, Erman'a göre faili suçu işlemeye yönelten saik, bir insanın duyabileceği hislerin hiçbirisiyle açıklanamıyorsa bu nitelikli halin uygulama alanı bulacağı ifade edilmektedir. Bu itibarla, canavarca his kavramının tümüyle failin iç dünyasına, psikolojisine ve içinde barındırdığı ruhsal ve ahlaki kötülüğe ait bir kavram olduğu ve faili suça sevk eden güdünün tümüyle bu duygu durumu olduğu kabul edilmelidir. Faili suça sevk eden etkenin tümüyle kendi içsel duygu durumu ve ruhsal kötülüğü olduğu nazara alındığında maktulün herhangi bir haksız söz veya davranışıyla failin işlediği suça neden olmaması gerektiği de bu suç tipinin doğası itibariyle ortaya çıkmaktadır. Bu suç bir "saik suçu" olduğundan tıpkı aynı maddenin farklı bentlerinde düzenlenen kan gütme saikiyle öldürme (82/1-j) ve töre saikiyle öldürme (82/1-k) suçlarında olduğu üzere 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde kusurluluğu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik hükümleri uygulanamayacaktır. Diğer bir anlatımla, ortada maktulün "faile yönelik haksız fiil olarak sayılabilecek" söz veya davranışları varsa artık failin salt kendi içsel duygu durumu ve ahlaki kötülüğünün sevk etmesiyle bu suçu işlediği kabul edilemeyecek ve buna bağlı olarak nitelikli hal uygulama imkanını kaybedecektir. Aynı bentte ancak "veya" bağlacıyla farklı bir nitelikli hal olarak düzenlenen eziyet çektirerek öldürme suçunda ise failin ölüm neticesini gerçekleştirmek bakımından zorunlu olmayan ve sırf maktule acı ve ıstırap vermek amacıyla sergilediği vahşi ve zalimane davranışlar sözkonusudur. Dolayısıyla bu nitelikli hal suçun işleniş biçiminden kaynaklanır. Bu bakımdan sanıkta öldürme kastının yanında işkence ve azap çektirme kastı da bulunmalıdır. Alman öğretisindeki tanıma göre, failin maktule maddi ve manevi acılar çektirerek ve ağırlığıyla süresi itibarıyla öldürmek için gerekli olan ölçünün ötesinde eziyet vererek mağduru öldürmesi eziyet çektirerek öldürme suçunu oluşturur. Yargıtay uygulamalarında kişinin yakılarak öldürülmesi, kızgın yağın başından aşağı dökülerek öldürülmesi, el ve ayakları bağlandıktan sonra boğularak öldürülmesi, öldürme fiilinden önce cinsel organının kesilmesi veya parçalanması, el, ayak, parmak veya kulaklarının kesilmesi, gözlerinin çıkartılması, sigara ve çeşitli yanıcı maddelerle vücuda eza ve cefa verilmesi gibi davranışlarla gerçekleştirilen öldürme eylemleri eziyet çektirerek öldürme suçuna örnek sayılmaktadır. Eziyet içeren davranışların maktulün ölümünden önce bedeni üzerinde gerçekleştirilmesi bu suç tipi açısından zorunluluktur. Eziyet çektirerek öldürme suçu, fiilin işleniş biçiminden kaynaklanan bir nitelikli hal olduğundan haksız tahrik altında da işlenebileceği kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında, salt içinde yaşattığı duyguların ve sahip olduğu ahlaki kötülüğün etkisi altında bulunmaksızın, olay tarihinde maktulle yaşadığı tartışmanın sonucunda (haksız tahrike ilişkin temyiz sebeplerinin değerlendirildiği bölümde de belirtildiği üzere) onu önce darp edip sonra boğazını sıkarak etkisiz hale getiren ve maktulü boyun basısına bağlı mekanik asfiksi ve canlı iken yakmanın müşterek etkisiyle öldüren sanığın eyleminde canavarca hisle öldürme suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, bununla birlikte Adli Tıp raporlarından da anlaşılan maktulün henüz hayatta olduğu sırada yakıldığına ilişkin bulgu ve tespitler nazara alındığında suçun işleniş şekli ve ıstırap verme kastının varlığı karşısında sanığın eyleminin aynı bentte bir başka suç tipi olarak düzenlenen eziyet çektirerek kasten öldürme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. c) Haksız tahrik yönünden: Maktul ...'in banka hesap hareketleri, maktulün hesabına kartsız para yatırma işlemlerinin yapıldığı ATM'lerin kamera görüntüleri, maktulün kız kardeşi olan tanık Sibel Gültekin'in henüz kayıp olan maktulün öldürüldüğü ortaya çıkmadan önce 19.07.2020 günü saat 23:00'da Ula İlçe Jandarma Karakol Komutanlığında alınan ablası olan maktulün kendisine sanıktan tehdit etmek suretiyle para aldığını söylediğine dair beyanı, maktulle bir dönem ev arkadaşlığı yapan tanık ...'un Muğla Cumhuriyet Başsavcılığındaki ve İlk Derece Mahkemesindeki yeminli anlatımlarında sanıktan sürekli para isteyen maktulün sanığa "sen bana para göndermek zorundasın, yoksa karın öğrenir" şeklinde sözler söylediğini maktulün kendisine anlattığını ifade ettiği dikkate alındığında maktulün evli olan sanık ...'e aralarındaki ilişkiyi eşine ve çevresine söyleyeceğinden bahisle şantajda bulunarak sanık ...'den giderek artan talepleriyle menfaat temin ettiği, bu bağlamda sanığın sonradan daha fazla haksız tahrik indirimi almak için geliştirdiği diğer savunmalarına itibar edilemese de, soruşturmanın başından yargılamanın sonuna kadar maktulün ilişkilerini ailesine ve çevresine açıklama tehdidinde bulunduğuna ilişkin tekrarladığı savunmasının gerek tanık beyanları ve gerekse diğer maddi delillerle de desteklendiği, sanığın maktulün şantaj kapsamındaki bu haksız davranışlarına duyduğu öfke ile maktule yönelik söz konusu suçu işlediği dikkate alındığında yargılamaya konu somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulama şartlarının oluştuğu gözetilerek sanık hakkında verilen cezada asgari oranda haksız tahrik uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Yönelik Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Kasten Öldürme Suçundan Verilen Beraat Hükmü ile Suç Delillerini Yok Etmek, Gizlemek Veya Değiştirmek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı bendlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2022/3745 Esas 2023/711 Karar sayılı kararında katılanlar ..., ... vekili, katılan Kurum vekili, Bölge Adliye Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Yönelik Tasarlayarak ve Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılanlar ..., ... vekili, katılan Kurum vekili, Bölge Adliye Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri suç vasfı ve haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2022/3745 Esas, 2023/711 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... hakkında, yerel mahkeme olan Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile maktul ...’i, “Tasarlayarak İnsan Öldürme” suçundan, TCK 82/1-a, 29/1. maddeleri gereğince, 23 yıl hapis cezasına karar verilmiştir. Kararın istinafı üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda, sanık hakkında maktulü “Tasarlayarak ve Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Kasten Öldürme” suçundan, TCK'nın 82/1-a-b maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, sayın çoğunluk olayda tasarlama suçu olmadığını, olayın eziyet çektirerek kasten öldürme suçu olduğunu, haksız tahrik uygulanması gerektiğini belirterek “Bozma kararı” vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının doğru olduğunu düşündüğümüzden, kararın onanması gerekirken bozulmasına karar veren sayın çoğunluğun görüşüne, aşağıda belirtilen gerekçelerle muhalifiz. 1-TCK'nın 82/1-a maddesinde düzenlenen Tasarlama suçu yönünden yapılan değerlendirme: Yargıtay 1 Ceza Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun birçok kararında benimsendiği üzere, tasarlama suçları için doktrinde belirtilen planlama ve sükûnet teorileri Yargıtay tarafından karma olarak uygulanmaktadır. TCK'nın 82/1-a maddesinde düzenlenen tasarlamadan söz edilebilmesi için; 1. Ceza Dairesinin 10.05.2017 tarih, 5291 Esas / 1649 Kararı, 1. Ceza Dairesinin 16.02.2015 tarih, 4306 Esas / 697 Kararı ve birçok kararda belirtildiği üzere; "Failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu ve plan dâhilinde icra etmesi" gerekmektedir. Söz konusu açıklama doğrultusunda, yargılamaya konu olay yönünden yapılan değerlendirmede; Sanık ...’in evli olup Muğla ilinde Cüce Bar adlı işyerinin sahibi olduğu, maktul ...’ın ise bu ilde bulunan Üniversitede öğrenci olduğu, sanık ... ile maktul ...’ın bu barda tanıştıkları ve evlilik dışı ilişki yaşamaya başladıkları, sanığın yaşadığı bu evlilik dışı ilişki nedeniyle maktule uzun süre para gönderdiği, olay öncesi son bir ayda maktulün para isteme tarihlerini sıklaştırdığı ve istediği para miktarlarını da arttırdığı, bu nedenle taraflar arasında tartışmalar yaşandığı, bu tartışmalar esnasında sanık ...’in maktule hitaben tanık Ceren'in de aşamalarda alınan beyanlarında belirttiği üzere "senden kurtulmak istiyorum, bir kere beraber olduk başıma gelmeyen kalmadı" şeklinde sözler söylediği, sanık ...’in en son 02.07.2020 tarihinde maktule telefon alması için 4.400 TL para gönderdiği, ancak maktulün bu parayla spor salonuna yazılıp sanık ...’den yeniden para istediği, sanığın bulunduğu ilde tanınmış bir kişi olduğundan, bu ilişkiyi ailesinin ve eşinin öğrenmesinden korkmaya başladığı ve maktulü öldürmeye karar verdiği, ruhi sükûnet ve dinginlikle bir plan dahilinde hareket etmeye başladığı, sanık ...’in bizzat kendi beyanından ve tanık Ceren'in aşamalarda alınan beyanlarından da anlaşıldığı üzere, ilk kez olay tarihinden bir hafta kadar önce maktule bu defa istediği parayı yüz yüze vereceğini söyleyerek maktulle buluşmak istediği, maktulün buluşma teklifini başlangıçta reddettiği, ancak sanık ...’in kararında sebat göstererek ısrarla maktulle son kez görüşmek için mesaj gönderdiği, maktülün buluşmayı kabul ettiği, sanığın bu çerçevede önceden aldığı karar ve yaptığı plan doğrultusunda 16.07.2020 tarihinde saat 15:10 sıralarında maktulü Rüya Park isimli AVM'nin önünden aldığı ve eylemi gerçekleştireceği il merkezine yaklaşık iki kilometre mesafede Karabağlar Yaylası olarak bilinen yerdeki babasına ait yayla evine götürdüğü, burada önce maktulü dövdüğü, ön dişlerini kırdığı, daha sonra elleriyle boğazını sıkıp boynuna iple dolayarak maktulü varilin içine vücudu baş aşağı gelecek şekilde koyduğu ve odun parçaları ile tutuşturarak yakmaya çalıştığı ancak evin içinde varilin yanmadığı, daha sonra öldürme kararlılığının ve bu doğrultuda evvelce yapılan planın bir unsuru olarak sanığın maktule ait cep telefonunu yanına aldığı ve maktulün telefonunun başka yerlerden sinyal vermesini sağlamak amacıyla önce Keyifoturağı isimli yere daha sonra ise maktulün yaşadığı Akyaka Mahallesine gittiği, sanığın bu şekilde maktulün telefonunun farklı noktalardan sinyal vermesini sağladıktan sonra sim kartını çıkarıp dişiyle parçalara bölerek farklı yerlere attığı, sanığın daha sonra görüntü kayıtlarına yansıdığı şekliyle, Muslihittin Mahallesindeki BP benzin istasyonundan güncel saate göre 18:16 da yanında getirdiği 2 adet 1,5 litrelik pet şişelerde 3 litre olmak üzere benzin aldığı, güncel saate göre 18:19:52 de aracı ile petrol istasyonundan ayrıldığı ve tekrar söz konusu yayla evine döndüğü, maktulün varil içerisindeki cesedini evin dışındaki bahçeye çıkardığı, üzerine benzin dökerek yakmaya başladığı, saat 19:00 sıralarında sanığın tutuşturduğu alevin evde bulunan asma yapraklarına sıçraması üzerine zaman zaman söz konusu evin bakımıyla da ilgilenen karı-koca tanıklar Melek ve Ali'nin sanık ...'e yangın çıkartabileceği yönünde uyarıda bulundukları ancak sanık ...'in söz konusu tanıkları bir şey olmaz deyip dikkatli olacağını söyleyerek olay yerinden uzaklaştırdığı, Sanık ...'in, saat 19:00 sıralarında Whatsapp uygulaması üzerinden kardeşi sanık ...'ı arayarak onu yayla evine çağırdığı, sanıkların savunmalarına göre sanık ...'ın saat 19:30-19:40 sıralarında yayla evine geldiği, HTS kayıtlarına göre sanık ...'ın telefonunun saat 19:59 sıralarında yayla evinin bağlı olduğu baz istasyonundan sinyal aldığının belirlendiği, kardeşi Mertcan geldikten kısa bir süre sonra sanık ...'in yayla evinden ayrılıp Cüce Bara gittiği, yaklaşık 1-1,5 saat kadar sonra geri döndüğü, bu süre zarfında sanık ...'ın yayla evinde kalarak ateşe nezaret ettiği, sanık ... döndükten sonra sanık ...'ın yayla evinden ayrılarak Cüce Bara gittiği, sanık ...'in bu sırada varili söz konusu yayla evinde bulunan depoya koyduğu, sanık ...'in kendisine ait aracı ile bağ evinden ayrıldıktan sonra aynı gece evine dönerken maktule ait cep telefonunu da 3-4 parçaya bölerek Kötekli ve Yeniköye doğru farklı yerlere attığı, sım kartın kırılıp atılması ile cep telefonunun kırılıp atılmasının farklı zaman aralıklarında gerçekleştiği, ertesi gün sanık ...'in yeniden yayla evine gittiği ve önceden depoya koyduğu varilin içine bir miktar kalekim döküp üzerine su ekleyerek varilin ağzını balyoz yardımı ile vurarak büktüğü, daha sonra varilin daha da ağırlaşacağını düşünerek video ile kayıt altına alınan keşifte görüldüğü gibi tahta palet yardımı ile varili aracın bagajına yüklediği ve araç bagajda iken kalan kalekimi de varile eklediği ve aynı balyoz yardımı ile vurarak varilin ağzını iyice kapattığı, mülakat ve yer gösterme tutanaklarından anlaşılacağı üzere sanığın 48 ADJ 946 plakalı aracı ile gelerek varili Dirgeme yolu ile Gülağzı Mahallesi yolu üzerinde bulunan kuru dere yatağına attığı olayda; Bu haliyle sanık ...’in maktulü öldürme kararı aldıktan sonra maktulle yüz yüze görüşmek istediği, maktulün yüz yüze görüşme teklifini başlangıçta kabul etmediği, makul bir süre geçmesine rağmen sanık ...’in söz konusu eylemi gerçekleştirme isteğinden vazgeçmeyerek sükunetle hareket edip olay tarihinde maktulle Rüya Park AVM'de buluştuğu ve yaptığı plan çerçevesinde maktulü eylemi gerçekleştirdiği yayla evine götürdüğü, burada maktule yönelik öldürme eylemini gerçekleştirip yine yaptığı plan dahilinde soğukkanlı bir şekilde tüm delilleri ve maktulün cesedini yok ettiği dikkate alındığında; Sanık ...'nın eyleminin TCK'nın 82/1-a maddesinde belirtilen Tasarlayarak İnsan Öldürme suçu olduğu, Her ne kadar sanık ...’in mahkemede ve aşamalarda alınan savunmalarında maktulü olaydan önce öldürmeye karar vermediğini, maktule olay günü cep telefonu vereceğini ve cep telefonunu eşinden çekindiği için yayla evine bıraktığını, bu nedenle maktulle yayla evine gittiklerini ve burada aralarında tartışma çıkması ve maktulün kendisine bıçakla saldırması üzerine maktulü öldürdüğünü ve eylemi baştan tasarlamış olsa benzini de başlangıçta alacağını beyan etmiş ise de, sanık ...'in savunmalarının aksine sanığın eşinin olay tarihinde Denizli ilinde olduğu, sanık ...'in cep telefonu veya vereceği parayı maktule yayla evinde vermesini gerektirir hiçbir neden bulunmadığı, söz konusu eşyaları buluştukları AVM'de veya araç içerisinde de verebileceği, buna rağmen sanık ...'in maktuleyi önceden aldığı karar doğrultusunda yayla evine (sanığın söz konusu yayla evini daha önceden iş yerinde yaşadığı başka bir kriminal olayı çözme amacıyla kullandığına dair mesaj içerikleri cep telefonunda mevcuttur) götürerek eylemini gerçekleştirdiği, öncelikle söz konusu varili yayla evi içerisinde odunla tutuşturmaya çalıştığı ancak evin içinde söz konusu varilin tutuşmaması üzerine benzin almaya karar verdiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği, bu nedenle hakkında TCK 82/1-a maddesi gereği tasarlayarak adam öldürme suçundan da cezalandırılması gerektiği. 2-TCK'nın 82/1-b maddesinde düzenlenen Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçu yönünden yapılan değerlendirme: Olayla ilgili maktul hakkında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulunca düzenlenen 20.05.2021 günlü raporda ve sonrasında düzenlenen ek raporlarda maktulün saçlı deri altı hematomunda %14,9 karboksihemoglobin tespit edildiği dikkate alındığında, “kişinin hayatta iken yangına maruz kaldığının kabulü gerektiği”belirtilmiştir. Bu raporlardan anlaşılacağı üzere maktül üzerine benzin döküldüğünde sağdır ve yakılarak öldürülmüştür. Üzerine benzin dökülerek maktülün öldürülmesi suçu, TCK 82/1-b maddesinin kanun gerekçesinde, canavarca hisle öldürme suçuna örnek olarak sayılmıştır. TCK 82/1-b maddesinin madde metninde, "canavarca his" kavramının tanımına yer verilmemiştir. TCK 82/1-b maddesinin madde gerekçesinde; “Kişinin acıma hissi olmaksızın bir başkasını öldürmesi hâlinde canavarca hisle öldürme söz konusudur. Canavarca hisle öldürmenin arzettiği özellik öldürmenin vahşi bir yöntemle gerçekleştirilmesidir. Kişinin yakılarak, uyurken kulağının içine kızgın yağ dökülerek ya da vücudu parçalanarak öldürülmesi, buna örnek olarak gösterilebilir” şeklinde belirtilmiştir. Nitekim olayımıza benzer nitelikteki Yargıtay CGK’nun 05.032019 tarih, 2017/1-905 Esas ve 2019/146 Karar sayılı kararında; “5237 sayılı TCK’nın “Nitelikli haller” başlıklı 82. maddesinde ise; "1) Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak, b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek, İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır”, Hükümleri yer almaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesinin birinci fıkrasının "b" bendinde, kasten öldürme fiilinin, “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek” gerçekleştirilmesi bu suçun nitelikli hâli olarak düzenlenmiş, faildeki ahlaki kötülüğün yoğunluğu ve insani duygulardan yoksunluk, cezanın artırılmasını gerektirir hâl kabul edilmiştir. Eziyet çektirerek öldürme suçun bir işleniş şekli olduğu hâlde, canavarca hisle öldürme failin subjektif durumuyla iç dünyası ile ilgili bir husustur. Madde metninde, "canavarca his" kavramının tanımına yer verilmemiş, madde gerekçesinde ise, kişinin acıma hissi olmaksızın bir başkasını öldürmesi hâlinde canavarca hisle öldürmenin söz konusu olacağı
1. Ceza Dairesi, 2023/4336 E., 2025/1053 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında maktul ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
1. Ceza Dairesi         2023/4336 E.  ,  2025/1053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/561 E., 2023/599 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli ve 2021/245 Esas, 2023/24 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında maktul ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d, 35/2, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. Sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d, 35/2, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d. Sanık ... hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, f. Sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.03.2023 tarihli ve 2023/561 Esas, 2023/599 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, öldürme kastıyla hareket etmediğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin derecesine, fazla ceza tayin edildiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, 2. Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, öldürme kastıyla hareket etmediğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin derecesine, fazla ceza tayin edildiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıkların eylemlerinde kullandıkları aletlerin elverişliliği, hedef aldıkları vücut bölgeleri, sanıkların eylemleri neticesinde maktul ve katılanlarda meydana gelen yaralanmaların yerleri ve nitelikleri birlikte değerlendiriliğinde eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek sanıkların eylemleriyle orantılı şekilde belirlendiği, somut olayda sanıklar lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, katılanlar ... ve ...'ye yönelik eylemlerde uygulanan haksız tahrik oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanıklar ... ve ...'in baba oğul, tanık ...'nın da sanık ...'ın annesi, diğer sanık ...'in eşi olduğu, maktul ..., katılanlar ... ve ...'nin sanık ...'in kardeşi oldukları, aralarında arazi meselesinden husumet bulunduğu, olay günü maktul ve katılanların araziye gittiğini gören sanıkların tabanca ve av tüfeğiyle araziye gittikleri, maktul ve katılanların arazi sınırlarını belirlemek için kazık çaktıklarını görmeleri üzerine aralarında çıkan tartışmada katılanlar ve maktulün girebi ile sanıkların ise tüfek ve tabanca ile birbirlerine saldırdıkları, sanıkların eylemi neticesinde maktulün göğüs alt kısmına isabet eden tabanca mermisi ve batın kısmına isabet eden av tüfeği toplu girişi nedeniyle iç organ yaralaması nedeniyle oluşan iç ve dış kananama sonucu vefat ettiği, katılan ...'ın sağ ve sol uyluk bölgelerine isabet eden ateşli silah yaralanması neticesinde organlarından birinin işlevinin sürekli zayıfladığı, katılan ...'nin ise sağ ve sol bacağı ile batın bölgesine isabet eden ateşli silah yaralanmaları neticesinde iç organ yaralanması nedeniyle ... tehlike geçirdiği, vücudunda ağır (6.) derece kırık meydana geldiği ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıfladığı, sanıklardan ...'ın katılanların ve maktulün girebi tabir edilen kesici delici aletle saldırması neticesinde başının üç yerinde oluşan kesiler nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, yine tanık ...'nın ise maktul ...'nin girebi ile vurması neticesinde sol ön kolundan tamamına yakını ampute olacak, ... tehlike geçirecek, vücudunda orta (4.) derece kırık meydana gelecek ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflayacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; taraflar arasında ilk haksız eylemin hangi taraftan kaynaklandığı belirlenemeyen şekilde çıkan kavgada maktulün de sanık tarafına kesici aletlerle saldırdığı, sanıkların eşi ve annesi olan tanık ...'nın ağır şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında maktule yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde maktulden kaynaklanan haksız davranışın ulaştığı boyut gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin makul oranda uygulanması gerektiği gözetilmeyerek fazla cezalar tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.03.2023 tarihli ve 2023/561 Esas, 2023/599 Karar sayılı kararında sanık ... müdafiileri ve sanık ... müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürme ve kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiilerinin ve sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri haksız tahrikin derecesi yönünden yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.03.2023 tarihli ve 2023/561 Esas, 2023/599 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2023/6930 E., 2025/788 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
1. Ceza Dairesi         2023/6930 E.  ,  2025/788 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1154 E., 2023/1594 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye azmettirme, kasten öldürmeye yardım etme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar ..., ... ve ... yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a-g maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, suça sürüklenen çocuk ... yönünden hakkındaki hükmün ceza miktarı ve türü gözetildiğinde kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabileceklerinden temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2023 tarihli ve 2022/79 Esas, 2023/17 Karar sayılı kararı ile 1. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, 3. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/1, 29/1, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2023/1154 Esas ve 2023/1594 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince, 1. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye azmettirme, suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçlarından verilen hükümlere karşı katılan ... vekili, katılanlar ... ve ..., suça sürüklenen çocuk müdafii ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, 2. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan verilen hükme karşı katılan ... vekili, katılanlar ... ve ... ile Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar ..., ..., ... ve katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle, beraat eden sanıkların mahkumiyetlerine yeterli delil bulunduğu, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun eylemi iştirak halinde gerçekleştirdiklerine, suç vasfına, haksız tahrike ve takdiri indirim nedenlerine, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, delillerin hatalı değerlendirildiğine, suç vasfına, haksız tahrik derecesine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden 1. Olay tarihinden 8 gün önce maktul ile sanık arasında başlayan kavga neticesinde sanığın burnundan hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1.) derece kırık oluşacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, olay nedeniyle adli soruşturmaya başlandıktan sonra maktulün şikayetinden vazgeçmesi için sanığı tehdit ettiği anlaşılmakla, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin derecelendirilmesine dair belirlemede hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan kurulan hükümde delillerle sonuç arasında bağ kurularak suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesi doğru olarak belirlendiğinden tebliğnamedeki bozma içeren görüşlere iştirak edilmemiştir. B. Sanıklar ... ve ... yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar ... ve ...'nin üzerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar ... ve ... lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ... vekili, katılanlar ..., ... ve ...'nin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık ... yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... ile sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Suça Sürüklenen Çocuk ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 40. maddesinde belirtilen bağlılık kuralı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.09.2022 tarihli ve 2022/42 Esas ve 2022/554 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak, asli failin fiiline göre şeriklerin hukuki durumu belirlenmesi gerektiğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a maddesi yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 81/1 maddesi hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırılık bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye azmettirme ve sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen hükümler yönünden Gerekçe bölümünün (B) ve (C) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2023/1154 Esas ve 2023/1594 Karar sayılı kararında katılan ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçlarından verilen hükümler yönünden Gerekçe bölümünün (D) paragraflarında açıklanan nedenlerle katılan ... vekili, katılanlar ..., ... ve ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2023/1154 Esas ve 2023/1594 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Genel Hükümler

Bir kimseye karşı, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen fail hakkında uygulanan "haksız tahrik" kurumuyla ilgili olarak; I. Tahriki oluşturan fiilin mutlaka suç teşkil etmesi gerekir. II. Haksız tahrik, ceza sorumluluğunu tamamen kaldıran bir neden değil, cezayı azaltan bir nedendir. III. Tahrik eden kişinin akıl hastası veya çocuk olması, failin haksız tahrik hükümlerinden yararlanmasına engel değildir. ifadelerinden hangisi/hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol