5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 292

Türk Ceza Kanunu 292. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır. (4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur. (5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır. (6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.) Etkin pişmanlık

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

53 karar eşleşti
8. Ceza Dairesi, 2024/24 E., 2024/1765 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
1.Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
8. Ceza Dairesi         2024/24 E.  ,  2024/1765 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1065 E., 2023/930 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasın ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2015 kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.04.2021 tarihli kararı ile "…Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Karara sanık müdafii itiraz etmiştir. 5. Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, zorunluluk hali nedeniyle sanığın cezaevine dönemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay Tekirdağ Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nde, hükümlü olarak kalan sanığın kendisine verilmiş olan 7 günlük özel izinden dönmeyerek firar suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Sanığın suç tarihinde Tekirdağ Açık Ceza İnfaz Kurumu Kurumunda, hükümlü olarak kalmakta iken talebi doğrultusunda kendisine verilen 7 günlük özel iznin bitimini takip eden 48 saatlik yasal sürede dönmeyerek üzerine atılı suçu işlediği kolluk güçlerince yakalandığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2021/1065 Esas sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

8. Ceza Dairesi, 2024/15863 E., 2024/4123 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
1.Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
8. Ceza Dairesi         2024/15863 E.  ,  2024/4123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/21 E., 2023/44 K. SUÇ :Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM :Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır. 2.Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli kararı ile "... basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu....'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine sanık hakkında Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak basit yargılama usulünün uygulanması ile sanığın 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir ve sanık bu karara karşı itiraz yoluna başvurmuştur. 5. İtiraz üzerine yapılan yargılama neticesinde Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarih ve 2022/21 Esas, 2023/44 Karar sayılı karar ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; müsnet suçun unsurlarının mevcut olmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut ve kesin deliller bulunmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, re'sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; Tekirdağ Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, kurumdan izinli olarak ayrıldığı ancak teslim olması gereken tarihte kuruma dönmeyerek hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un " Hükümlü veya tutuklunun kaçması " başlıklı 292/1. maddesi; "Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. .." Şeklinde düzenlendiği, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 142/1. maddesinde ise "İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanunun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır." Şeklinde düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; ...'nda hükümlü olarak bulunan ve 06.02.2014 tarihinde 7 günlük özel izne ayrılan sanığın, 13.02.2014 günü Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne giriş yaptığı, aynı gün hastaneden çıkış yaparak Antalya Açık Ceza İnfaz Kurumuna başvuruda bulunduğu ve kendisine 32 saatlik yol süresi verilerek kurumdan gönderildiği, 32 saatlik yol süresinin bitiminden itibaren 48 saatlik süre dolmadan 16.02.2014 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunduğunun ve UYAP kayıtlarının tetkikinde 17.02.2014 tarihinde Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna giriş kaydının yapıldığı anlaşılmakla, sanık savunması ve tüm dava dosyası içeriğinden, sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiğine yönelik yeterli delil elde edilemediğinden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabul ve uygulamaya göre de; 2.Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292 nci maddesinin birinci fıkrası" olarak gösterilmesi gerekirken sadece "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292 inci maddesinin birinci fıkrası" olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarih ve 2022/21 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi. ...
8. Ceza Dairesi, 2023/449 E., 2023/2681 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
8. Ceza Dairesi         2023/449 E.  ,  2023/2681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır. 2. Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.04.2021 tarihli ve 2019/15384 Esas, 2021/9117 Karar sayılı kararı ile ''...Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin '...01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz...' bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu....'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 5. Sanığın itirazı üzerine yapılan yargılamada, Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli kararıyla, 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hakkında tayin olunan cezanın adli para cezasına çevrilmesini ve alt sınırdan ceza tayin olunmasını talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak kalmakta iken Tekirdağ Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakline karar verilerek, kendisine 1 saatlik yol süresi tanınan sanığın, belirlenen sürede ceza evine teslim olmayarak firar etmesine ilişkindir. 2. Tekirdağ Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından düzenlenen 17.07.2015 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur. 3. Sanık savunmasında, ailevi sorunları nedeniyle ceza evine dönüş yapmadığını ve firar ettiğini ikrar etmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazları reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz itirazları ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2022/3107 E., 2023/2404 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2015 tarihli ve2015/4516 Soruşturma, 2015/1545 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
8. Ceza Dairesi         2022/3107 E.  ,  2023/2404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2015 tarihli ve2015/4516 Soruşturma, 2015/1545 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/606 Esas, 2015/945 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/606 Esas, 2015/945 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2019/18266 Esas, 2021/6105 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2021 tarihli ve 2021/219 Esas, 2021/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 5. Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2021 tarihli ve 2021/219 Esas, 2021/478 Karar sayılı kararına karşı sanığın itirazı üzerine Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/427 Esas, 2021/749 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 1. Suç kastının olmadığına, 2. Yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığına, 3. Aynı eylemi nedeniyle Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/463 Esas sayılı dosyasında da yargılandığına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, Tekirdağ Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak kalmakta olan sanığın özel izne ayrıldıktan sonra kuruma teslim olması gereken zamanda teslim olmadığına ilişkindir. 2. Tekirdağ Açık Ceza İnfaz Kurumunca düzenlenen 22.05.2015 tarihli tutanak ile sanığın 13.05.2015 tarihinde saat 15.00'de 7 günlük özel izne ayrıldığı, 20.05.2015 tarihinde saat 15.00'de kuruma dönmesi gerekirken teslim olmadığı, 20.05.2015 günü saat 15.00'den itibaren 48 saatlik sürenin de geçtiği halde kuruma teslim olmadığı belirlenmiştir. 3. Sanık hakkında Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/606 Esas sayılı dosyası üzerinden 01.06.2015 tarihli yakalama emrinin düzenlendiği ve 30.09.2015 tarihinde yakalanarak savunmasının alındığı belirlenmiştir. 4. Sanığın savunmasında, atılı suçlama ile ilgili ikrarda bulunduğu belirlenmiştir. 5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın aynı tarihli eylemine ilişkin Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2015 tarihli ve 2015/4514 Soruşturma, 2015/1557 Esas sayılı iddianamesi ile dava açılıp Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2022 tarihli ve 2021/463 Esas, 2022/16 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından sanık hakkında söz konusu Mahkeme dosyasının getirtilip incelenmesi ve akıbetinin araştırıldıktan sonra 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." hükmü göz önünde bulundurularak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; Temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin "5275 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası" olduğunun belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/427 Esas, 2021/749 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.
16. Ceza Dairesi, 2015/1172 E., 2015/3731 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Firar suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292/1, 293 ve 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ...
16. Ceza Dairesi         2015/1172 E.  ,  2015/3731 K. "İçtihat Metni" Firar suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292/1, 293 ve 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarihli ve 2011/928 esas, 2012/134 sayılı kararıyla ilgili olarak; ... Açık Cezaevinde hükümlü olan sanığın özel izinle 03.05.2011 tarihinde 4 gün izne ayrılıp 07.05.2011 tarihinde ... Açık Cezaevine dönmeyerek 1 gün sonra 08.05.2011 tarihinde ... Kapalı İnfaz Kurumuna kendiliğinden gelerek teslim olduğu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri hakkında Kanunun 97. maddesi dikkate alındığında firar suçunun oluşması için 2 günden fazla bir sürenin geçmesinin gerektiği ancak sanığın 1 günlük süreyle geciktiği tespit edilmesine rağmen unsurları itibariyle oluşmayan suçtan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, Yüksek Adalet Bakanlığının 08.05.2014 tarih ve 2014/9318/31703 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2014 tarih ve 2014/195206 sayılı tebliğnamesiyle bozma talep edilmiş olmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü. TÜRK MİLLETİ ADINA I) Olay: Dosya kapsamında bir örneği bulunan hükümlü izin belgesine göre, ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ...'in 03.05.2011 tarihinde 4 günlük özel izin alarak kurumdan ayrıldığı, 07.05.2011 tarihinde dönmesi gerektiği, ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapan Jandarma görevlileri tarafından tutulan 08.05.2011 tarihli yakalama tutanağına göre, 08.05.2011 günü saat 19:00 sıralarında hükümlü ...'in ceza infaz kurumunun nizamiye kapısına gelerek '... Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğunu, izne ayrıldığını, izin süresinin dolduğunu, teslim olmak için geldiğini'' beyan etmesi üzerine ... Açık Ceza İnfaz Kurumu ile yapılan görüşmede süresinde teslim olmadığından firarının verildiğinin bildirildiği, durumu bildirdikleri nöbetçi Cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltına alındığı, ... İlçe Jandarma Komutanlığınca düzenlenen fezleke ile 10.05.2011 tarihinde hükümlü ...'in mevcutlu olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ... Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 09.05.2011 tarih ve 2011/242 sayılı ...'in firarını ... Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdiği evrakta firar tarihinin 07.05.2011 olarak gösterildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2011/19559 numaralı dosya kapsamında yapılan soruşturmada, ...'in ... Açık Cezaevinde hükümlü olarak kalmaktayken, 03.05.2011 tarihinde izne ayrıldığı, 07.05.2011 tarihinde izinden dönmesi gerekirken dönmediği ve firar ettiğinden bahisle 07.06.2011 tarihli 2011/11857 sayılı iddianame ile hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan dava açıldığı, ... Sulh Ceza Mahkemesi ''...cezasının infazına ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda devam edildiği, bu kurumca sanığa 03.05.2011 tarihinde izin verildiği, sanığın izin bitimi olan 07.05.2011 tarihinde tekrar cezaevine gelerek teslim olması gerekirken teslim olmadığı, 08.05.2011 tarihinde kendiliğinden ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim olduğu, bu suretle sanık üzerine atılı firar suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu...'' gerekçesi, 02.02.2012 tarih 2011/928 esas ve 2012/134 sayılı kararla, hükümlü ...'in, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan TCK'nın 292/1, 293 ve 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının TCK'nın 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına karar verdiği, süresinde temyiz edilmediğinden hükmün 21.03.2012 tarihinde kesinleştiği, Hükümlü ...'in, 24.12.2013 tarihli dilekçesinde, 08.05.2011 tarihinde ... Kapalı Cezaevi Jandarma Komutanlığına kendiliğinden teslim olduğunu, Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iki gün gözaltında tutulduktan sonra 10.05.2011 tarihinde ... E Tipi Cezaevine teslim edildiğini söylediği tespit edilmiştir. II) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı: ... Açık Ceza İnfaz Kurumuna izinden süresinde dönmeyen hükümlü ...'in, bir gün gecikmeyle ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevli Jandarma görevlilerine teslim olması üzerine firar ettiği gerekçesiyle gözaltına alınması, hükümlünün zorunlu olarak dönüşünün imkansız hale getirip getirmediğine ilişkindir. III) Hukuksal Değerlendirme: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ''izinden dönmeme, geç dönme'' başlıklı 97. maddesinde; ''(1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır. İzinli iken firar eden hükümlüye bir daha izin verilmez.'' şeklinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 292. maddesinin 1. fıkrasında; ''Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.'' şeklinde, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğünün 142. maddesinde; ''(1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanunun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır. İzinli iken firar eden hükümlüye bir daha izin verilmez. (3) Hastalık veya zorunlu bir nedenle dönüşün imkânsız hâle gelmesi durumunda, hükümlü izin belgesiyle bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığına başvurur. Bu hâlde, hükümlü o yer kurumuna alınır ve durum, en seri haberleşme araçlarıyla izne ayrıldığı kuruma bildirilir. (4) Hastalığın tedavisinin tamamlanması veya zorunlu nedenin ortadan kalkması hâlinde, hükümlü dış güvenlik görevlisi nezaretinde izne ayrılmış ise, yine dış güvenlik görevlisi nezaretinde, aksi takdirde serbest olarak izne ayrıldığı kuruma gönderilir. (5) İzne gidiş veya dönüş sırasında yolda herhangi bir zorunlu nedenin doğması hâlinde, hükümlü en yakın kuruma alınır, bu durum izne ayrıldığı kuruma derhâl bildirilir. (6) İzin dönüşlerinde, yolda geçecek yeterli süreyi dikkate almayan hükümlülerin, ikinci fıkrada belirtilen süreler içerisinde gecikmeleri durumunda, mazeretlerine bakılmaksızın haklarında disiplin işlemi yapılır.'' şeklinde düzenlemelere yer verilmektedir. TCK'nın 292. ve CGTİHK'nın 97. maddesi ile Tüzüğün 142. maddesindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, cezaevinden izinli olarak ayrılan hükümlüler bakımından hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun oluşabilmesi için failin izinden dönmemesi veya izinden dönmesi gereken tarih üzerinden iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönmesi gerektiği, somut olayda, hükümlünün izinden dönmesi gereken tarihten bir gün sonra 08.05.2011 tarihinde Reyhanlı'da teslim olduğu, bu hususun ... Açık Ceza İnfaz Kurumuna bildirildiğinde hükümlünün firar ettiği öğrenildiği, bu sebeple gözaltına alındığı, bu hususun hükümlünün dönüşünü imkansız hale getirdiğinin anlaşılması karşısında, hükümlü ... 'e atılı suçun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden yazılı biçimde mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. IV) Sonuç ve karar: 1- Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, ... . Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarih 2011/928 esas ve 2012/134 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- CMK'nın 309/4-d maddesine göre yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığından CMK'nın 223/1-c maddesi gereğince BERAATİNE, Dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.