5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 293

Türk Ceza Kanunu 293. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 293- (1) (...)[112] tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz. Kaçmaya imkan sağlama

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

15 karar eşleşti
16. Ceza Dairesi, 2015/1172 E., 2015/3731 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
Firar suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292/1, 293 ve 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ...
16. Ceza Dairesi         2015/1172 E.  ,  2015/3731 K. "İçtihat Metni" Firar suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292/1, 293 ve 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarihli ve 2011/928 esas, 2012/134 sayılı kararıyla ilgili olarak; ... Açık Cezaevinde hükümlü olan sanığın özel izinle 03.05.2011 tarihinde 4 gün izne ayrılıp 07.05.2011 tarihinde ... Açık Cezaevine dönmeyerek 1 gün sonra 08.05.2011 tarihinde ... Kapalı İnfaz Kurumuna kendiliğinden gelerek teslim olduğu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri hakkında Kanunun 97. maddesi dikkate alındığında firar suçunun oluşması için 2 günden fazla bir sürenin geçmesinin gerektiği ancak sanığın 1 günlük süreyle geciktiği tespit edilmesine rağmen unsurları itibariyle oluşmayan suçtan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, Yüksek Adalet Bakanlığının 08.05.2014 tarih ve 2014/9318/31703 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2014 tarih ve 2014/195206 sayılı tebliğnamesiyle bozma talep edilmiş olmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü. TÜRK MİLLETİ ADINA I) Olay: Dosya kapsamında bir örneği bulunan hükümlü izin belgesine göre, ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ...'in 03.05.2011 tarihinde 4 günlük özel izin alarak kurumdan ayrıldığı, 07.05.2011 tarihinde dönmesi gerektiği, ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapan Jandarma görevlileri tarafından tutulan 08.05.2011 tarihli yakalama tutanağına göre, 08.05.2011 günü saat 19:00 sıralarında hükümlü ...'in ceza infaz kurumunun nizamiye kapısına gelerek '... Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğunu, izne ayrıldığını, izin süresinin dolduğunu, teslim olmak için geldiğini'' beyan etmesi üzerine ... Açık Ceza İnfaz Kurumu ile yapılan görüşmede süresinde teslim olmadığından firarının verildiğinin bildirildiği, durumu bildirdikleri nöbetçi Cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltına alındığı, ... İlçe Jandarma Komutanlığınca düzenlenen fezleke ile 10.05.2011 tarihinde hükümlü ...'in mevcutlu olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ... Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 09.05.2011 tarih ve 2011/242 sayılı ...'in firarını ... Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdiği evrakta firar tarihinin 07.05.2011 olarak gösterildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2011/19559 numaralı dosya kapsamında yapılan soruşturmada, ...'in ... Açık Cezaevinde hükümlü olarak kalmaktayken, 03.05.2011 tarihinde izne ayrıldığı, 07.05.2011 tarihinde izinden dönmesi gerekirken dönmediği ve firar ettiğinden bahisle 07.06.2011 tarihli 2011/11857 sayılı iddianame ile hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan dava açıldığı, ... Sulh Ceza Mahkemesi ''...cezasının infazına ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda devam edildiği, bu kurumca sanığa 03.05.2011 tarihinde izin verildiği, sanığın izin bitimi olan 07.05.2011 tarihinde tekrar cezaevine gelerek teslim olması gerekirken teslim olmadığı, 08.05.2011 tarihinde kendiliğinden ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim olduğu, bu suretle sanık üzerine atılı firar suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu...'' gerekçesi, 02.02.2012 tarih 2011/928 esas ve 2012/134 sayılı kararla, hükümlü ...'in, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan TCK'nın 292/1, 293 ve 62. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının TCK'nın 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına karar verdiği, süresinde temyiz edilmediğinden hükmün 21.03.2012 tarihinde kesinleştiği, Hükümlü ...'in, 24.12.2013 tarihli dilekçesinde, 08.05.2011 tarihinde ... Kapalı Cezaevi Jandarma Komutanlığına kendiliğinden teslim olduğunu, Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iki gün gözaltında tutulduktan sonra 10.05.2011 tarihinde ... E Tipi Cezaevine teslim edildiğini söylediği tespit edilmiştir. II) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı: ... Açık Ceza İnfaz Kurumuna izinden süresinde dönmeyen hükümlü ...'in, bir gün gecikmeyle ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevli Jandarma görevlilerine teslim olması üzerine firar ettiği gerekçesiyle gözaltına alınması, hükümlünün zorunlu olarak dönüşünün imkansız hale getirip getirmediğine ilişkindir. III) Hukuksal Değerlendirme: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ''izinden dönmeme, geç dönme'' başlıklı 97. maddesinde; ''(1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır. İzinli iken firar eden hükümlüye bir daha izin verilmez.'' şeklinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 292. maddesinin 1. fıkrasında; ''Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.'' şeklinde, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğünün 142. maddesinde; ''(1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanunun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır. İzinli iken firar eden hükümlüye bir daha izin verilmez. (3) Hastalık veya zorunlu bir nedenle dönüşün imkânsız hâle gelmesi durumunda, hükümlü izin belgesiyle bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığına başvurur. Bu hâlde, hükümlü o yer kurumuna alınır ve durum, en seri haberleşme araçlarıyla izne ayrıldığı kuruma bildirilir. (4) Hastalığın tedavisinin tamamlanması veya zorunlu nedenin ortadan kalkması hâlinde, hükümlü dış güvenlik görevlisi nezaretinde izne ayrılmış ise, yine dış güvenlik görevlisi nezaretinde, aksi takdirde serbest olarak izne ayrıldığı kuruma gönderilir. (5) İzne gidiş veya dönüş sırasında yolda herhangi bir zorunlu nedenin doğması hâlinde, hükümlü en yakın kuruma alınır, bu durum izne ayrıldığı kuruma derhâl bildirilir. (6) İzin dönüşlerinde, yolda geçecek yeterli süreyi dikkate almayan hükümlülerin, ikinci fıkrada belirtilen süreler içerisinde gecikmeleri durumunda, mazeretlerine bakılmaksızın haklarında disiplin işlemi yapılır.'' şeklinde düzenlemelere yer verilmektedir. TCK'nın 292. ve CGTİHK'nın 97. maddesi ile Tüzüğün 142. maddesindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, cezaevinden izinli olarak ayrılan hükümlüler bakımından hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun oluşabilmesi için failin izinden dönmemesi veya izinden dönmesi gereken tarih üzerinden iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönmesi gerektiği, somut olayda, hükümlünün izinden dönmesi gereken tarihten bir gün sonra 08.05.2011 tarihinde Reyhanlı'da teslim olduğu, bu hususun ... Açık Ceza İnfaz Kurumuna bildirildiğinde hükümlünün firar ettiği öğrenildiği, bu sebeple gözaltına alındığı, bu hususun hükümlünün dönüşünü imkansız hale getirdiğinin anlaşılması karşısında, hükümlü ... 'e atılı suçun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden yazılı biçimde mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. IV) Sonuç ve karar: 1- Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, ... . Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarih 2011/928 esas ve 2012/134 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- CMK'nın 309/4-d maddesine göre yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığından CMK'nın 223/1-c maddesi gereğince BERAATİNE, Dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 293 ]
Ceza Genel Kurulu 2011/8-125 E., 2011/154 K. Ceza Genel Kurulu 2011/8-125 E., 2011/154 K. - FİRARA SEBEBİYET VERMEK- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 292 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 293 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 294 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 50 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 51 ] - 5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ ... [ Madde 9 ] - 5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 8 ] - 647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 6 ] - 647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 4 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 300 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 301 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 59 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 81 ] "İçtihat Metni" Sanıklar E.... Ö., K.... A......ve Ö.... G....'in firara sebebiyet vermek suçundan, sanık E...'ın eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 301/1-5-son, 59 ve 81/1. maddeleri uyarınca 8 ay 28 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar K.... ve Ö… ….'ün ise eylemlerine uyan 765 sayılı TCY'nın 301/1-5-son ve 59. maddeleri uyarınca 8 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin, Bergama Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.06.2004 gün ve 149-185 sayılı hüküm sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmiş ise de, Yargıtay C.Başsavcılığınca 05.07.2005 gün ve 186956 sayılı yazı ile 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesi uyarınca lehe yasa değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması için, dosya incelenmeksizin mahalline iade edilmiştir. Yeniden yargılama yapan Bergama Ağır Ceza Mahkemesince 14.12.2005 gün ve 158-118 sayı ile; 765 sayılı TCY hükümleri lehe kabul edilerek, ilk hükümdeki gibi karar verilmiştir. Hükmün sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 24.09.2007 gün ve 7776-6141 sayı ile; "1- Hükmün açıklandığı kısa kararın 1, 2 ve 3. sayfaları ile gerekçeli kararın hüküm kısmının yer aldığı 4, 5 ve 6. sayfalarının üye hakimler tarafından imzalanmaması suretiyle CYUY'nın 268/2 (CYY'nın 232/4) madde ve fıkrasına aykırılık yapılması, 2- Kesinleşen 6 ay 1 gün hapis cezasının infazı için hakkında yakalama emri olan sanık M..... E.... Ö.'ün, kolluk güçleri tarafından yakalanıp doktor raporunun aldırılması için getirildiği hastaneden, diğer sanıklarla birlikte polis memuruna cebir kullanarak kaçması ve 76 gün sonra kendiliğinden teslim olması şeklinde gerçekleşen olayda; a- Sanık M..... E.... Ö. hakkında kurulan hükme ilişkin olarak; kaçan tutuklu ya da hükümlü hakkında firar nedeniyle verilecek cezadan indirim yapılabilmesi için sanığın firardan itibaren, 765 sayılı TCY'nın 300. maddesine göre 15 gün, 5237 sayılı TCY'nın 293. maddesine göre ise 6 ay içinde teslim olması gerektiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCY'nın 292/2. madde ve fıkrası uyarınca verilecek cezadan, anılan Yasanın 293. maddesine göre altıda beşinden altıda birine kadarının indirileceği gözetilerek, sanık hakkında lehe olan 5237 sayılı TCY hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, b- Sanık E.... Ö. hakkında kurulan hükme ilişkin olarak; 765 sayılı TCY'nın 301/1-5-son madde ve fıkraları ile 5237 sayılı TCY'nın 294/1-3-6 madde ve fıkralarına göre belirlenen ceza miktarları aynı ise de, 5237 sayılı TCY'ın da tekerrür nedeniyle ceza artırımına yer verilmediği gibi anılan Yasanın 7/3. madde ve fıkrası uyarınca aynı yasanın 58. maddesinin uygulanması da mümkün olmadığından, 5237 sayılı TCY'nın sanık lehine olduğunun gözetilmemesi, c- Sanıklar Ö.... G.... ve K.... A......hakkında kurulan hükme ilişkin olarak; 765 sayılı TCY'nın 301/1-5-son madde ve fıkraları ile 5237 sayılı TCY'nın 294/1-3-6 madde ve fıkralarına göre belirlenen ceza miktarları aynı ise de, 5237 sayılı TCY'nın 50 ve 51. maddelerinin, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddelerine göre lehe seçenek yaptırımlar ve erteleme koşulları taşıdığı ikisinin birlikte uygulanma olanağı yoksa da bunlardan birinin uygulanmasının mümkün olabileceği gözönüne alınıp, 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki 'lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir' hükmü uyarınca, denetime olanak verecek şekilde karşılaştırma, değerlendirme ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Özel Dairenin, sanık M..... E.... Ö. hakkındaki bozma kararı ile (1) numaralı bozma kararına uyan, diğer bozma nedenlerine ise direnen Bergama Ağır Ceza Mahkemesince 07.03.2008 gün ve 130-38 sayı ile; lehe yasa değerlendirmesi usulüne uygun olarak yapılarak, sanıklar E.... Ö., K.... A......ve Ö.... G.... hakkında önceki gibi karar verilmiştir. Bu hükmün de sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "kısmen onama, kısmen de bozma" istekli 22.12.2008 gün ve 222669 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık E.... Ö. hakkında hangi yasanın lehe olduğunun, sanıklar Ö.... G.... ve K.... A......hakkında lehe yasa değerlendirmesinin usulünce yapılıp yapılmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; direnme kararı olduğu belirtilen hükmün eylemli uyma sonucu verilmiş yeni bir hüküm olup olmadığı hususu Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak ele alınarak öncelikle değerlendirilmelidir. İncelenen dosya içeriğine göre; Bozmadan sonra yargılama yapan yerel mahkemece lehe yasa değerlendirmesinin usulünce yapılarak, sanıklar hakkında 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca uygulama yapıldığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü gibi, bozmadan sonraki yargılamada bozma ilamının gereğinin eylemli olarak yerine getirilmiş bulunması karşısında, verilen kararın sanıklar Ö.... G.... ve K.... A......yönünden direnme hükmü niteliğinde olduğunun kabulü olanaksızdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış kararlarında vurgulandığı üzere, şeklen ısrar kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, c) Bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni kanıtlara dayanmak, d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, Suretiyle verilen hüküm; özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir. Somut olayda, sanıkların yüklenen eylemi birlikte gerçekleştirmiş olmaları ve sanıklar Ö.... G.... ve K.... A......yönünden de bozma nedenine karşı eylemli uyularak gereğinin yerine getirilmiş olması karşısında, Ceza Genel Kurulunca uyuşmazlık konusunda herhangi bir değerlendirme yapılması olanaklı görülmediğinden, dosyanın tüm sanıklar yönünden eylemli uyma nedeniyle incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Uyulan kısım ve saptanan eylemli uyma nedeniyle dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2011 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2022/1876 E., 2024/3218 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 292/1, 293 ve 62/1. maddeleri gereğince hükmolunan 4 ay 5 gün hapis cezası üzerinden, 5271 sayılı Kanun'un 251/3.
8. Ceza Dairesi         2022/1876 E.  ,  2024/3218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/410 E., 2021/27 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tekirdağ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan verilen 1.940,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün itiraz olunmaksızın 12.03.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.04.2022 tarihli ve 2021/29070 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/58971 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/58971 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 292/1, 293 ve 62/1. maddeleri gereğince hükmolunan 4 ay 5 gün hapis cezası üzerinden, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. Maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak 3 ay 3 gün hapis cezasına hükmedilmesini müteakip, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a ve 52/1. maddeleri gereğince 93 gün adli para cezası karşılığı 1.860,00 Türk Lirasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1.940,00 Türk lirası adli para cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İnceleme konusu hükümde, hükümlü hakkında yargılama konusu hükümlü veya tutuklunun kaçması eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 293 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL'den 1.940,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü takdîren 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilen adlî para cezası miktarının, “1.860,00 TL adlî para cezası” yerine “1.940,00 TL adlî para cezası” olarak tespiti Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tekirdağ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hükmün 6 numaralı fıkrasında yer alan "1.940 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "1.860,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi. ...
8. Ceza Dairesi, 2024/14841 E., 2024/7966 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
5237 sayılı Kanun'un 293 üncü maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirimin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezada indirim yapılması gerektiğine, eksik araştırmaya, lehe olan h
8. Ceza Dairesi         2024/14841 E.  ,  2024/7966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/177 E., 2023/1112 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2015 tarihli ve 2015/1298 İddianame sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır. 2. Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2015/563 Esas, 2015/1072 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesinin birinci, ikinci ve altıncı maddeleri gereğince 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine kararı verilmiştir. 3. Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli kararı ile "... basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu....'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine sanık hakkında Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2022 tarihli kararı ile, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak basit yargılama usulünün uygulanması ile sanığın 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına kararı verilmiştir. 5. Sanık müdafiinin, basit yargılama usulü uyarınca verilen hükme karşı itiraz yoluna başvurması üzerine yapılan yargılama neticesinde Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarih ve 2022/177 Esas, 2023/1112 Karar sayılı karar ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; 5237 sayılı Kanun'un 293 üncü maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirimin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezada indirim yapılması gerektiğine, eksik araştırmaya, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, re'sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; Tekirdağ Asliye Ceza Mahkemesinden aldığı cezayı Tekirdağ Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz etmekte olan sanığın, 13.05.2015 tarihinde yol dahil 7 gün izne ayrıldığı ancak sanığın 20.05.2015 tarihinde izin dönüşü, ceza infaz kurumuna geri dönüş yapması gerektiği halde dönmeyerek firar ettiği, 5275 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca beklenmesi gereken 2 günlük süre içinde de sanığın ceza infaz kurumuna teslim olmadığının iddia edildiği olaya ilişkin yapılan değerlendirmeye göre sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre, sanığın ikrar içeren savunması, cezaevi görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık hakkında, ... ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan adli rapor neticesinde ceza ehliyetinin tam olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Dosya kapsamına göre, sanık kendiliğinden teslim olmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir. 4. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadığı ve lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ve 2022/177 Esas, 2023/1112 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2022/2796 E., 2023/2278 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Kendiliğinden teslim olduğuna dair sanığın soyut beyanı dışında delil bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 293 üncü maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
8. Ceza Dairesi         2022/2796 E.  ,  2023/2278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır. 2. Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2015 tarihli ve 2015/395 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrürlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 31.03.2021 tarih ve 2019/13963 Esas, 2021/6317 Karar sayılı kararı ile "...Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ....basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 28.09.2021 tarih ve 2021/393 Esas, 2022/285 Karar sayılı kararı ile sanık basit yargılama usulü uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulduğu ancak sanığın bu karara itiraz etmesi üzerine sanık hakkında Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2022 tarihli kararı ile tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 293 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrürlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay,sanığın hükümlü olarak bulunduğu Kahramanmaraş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan Türkoğlu Açık Ceza İnfaz Kurumu'na sevkedildiği,yol izni de dahil olmak üzere sanığın teslim olması gereken süreden 48 saat geçmesine rağmen teslim olmayarak firar ettiğine ilişkindir. 2. 20.03.2015 tarihli tutanak ve aynı tarihli firar fişine göre;sanığın cezasını infaz ettiği Kahramanmaraş Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan 18.03.2015 günü saat 17:00'de açık ceza infaz kurumuna ayrılma koşullarının oluşması sebebiyle Türkoğlu Açık Ceza İnfaz Kurumu'na sevkedildiği,teslim olması için gereken 7 saatlik sürenin 18.03.2015 günü saat 24:00'de dolduğu,bu süre ve 48 saat geçmesine rağmen izinden dönmediği tespit edilmiştir. 3. UYAP kayıtlarının incelenmesinde;sanığın 23.03.2015 tarihinde Kahramanmaraş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alındığı görülmüştür. 4. Sanık savunmasında;ailevi problemlerinden dolayı açık ceza infaz kurumuna teslim olmadığını ve pişman olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın Temyiz Talebi Yönünden; Sanığın cezasını infaz ettiği ve hükümlü olarak bulunduğu Kahramanmaraş Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan 18.03.2015 günü saat 17:00'de açık ceza infaz kurumuna ayrılma koşullarının oluşması sebebiyle Türkoğlu Açık Ceza İnfaz Kurumu'na sevkedildiği,teslim olması için gereken 7 saatlik sürenin sonu olan 18.03.2015 günü saat 24:00'te ve bu süreden itibaren 48 saatlik süre geçmesine rağmen açık ceza infaz kurumuna teslim olmayarak firar ettiği,Kahramanmaraş Kapalı Ceza İnfaz Kurumu tarafından tutulan tutanak,firar fişi ve sanığın ikrara yönelik savunması birlikte değerlendirildiğinde yargılamaya konu fiili gerçekleştirdiği anlaşılmış ve sanığın bir nedene dayanmayan temyiz isteği yerinde görülmediğinden Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin,10.01.2021 tarih, 2021/774 Esas, 2022/16 Karar sayılı kararında, hukuka aykırılık bulunmamış ve hükmün onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR Kendiliğinden teslim olduğuna dair sanığın soyut beyanı dışında delil bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 293 üncü maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin,10.01.2022 tarih, 2021/774 Esas, 2022/16 Karar sayılı kararında, sanığın temyiz talebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.