TCK Madde 31Yaş küçüklüğü

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 08.08.2026

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, işlendiği sırada yaşı küçük olan kişilerin ceza sorumluluğunu ve kusur yeteneğini yaş gruplarına göre düzenler. Üç yaş grubu için ayrı hükümler getirir: onikiyi doldurmamış çocuklar, onikiyi doldurup onbeşi doldurmayanlar ve onbeşi doldurup onsekizi doldurmayanlar. Kişilerin hangi yaş grubunda sayılacağı ile yaşa bağlı ceza indirimleri ve güvenlik tedbirleri bu maddede belirlenir.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

(2)(Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onüç yıldan onsekiz yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde on yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası dokuz yıldan fazla olamaz.1

(3)(Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde ondokuz yıldan yirmiyedi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onbeş yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası onbeş yıldan fazla olamaz.2

(4)(Ek:8/8/2026-7593/2 md.) Somut olayda;

a)Kasta dayalı kusurun ağırlığı,

b)Güdülen amaç ve saik,

c)Suçun işleniş şekli,

d)Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma,

hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.

  1. 1.(2. fıkra)8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde değiştirilmiştir.
  2. 2.(3. fıkra)8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiştir.
Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 2 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.

Kişinin, fiziksel gelişimine paralel olarak, toplumun değer yargılarını, bunların anlam ve içeriğini algılama yeteneği gelişmektedir. Yine bu gelişim sürecinde algılama yeteneğinin yanı sıra, ayrıca toplumdaki ölçü davranış kurallarının gerekleri doğrultusunda hareketlerini yönlendirebilme (irade) yeteneği de gelişmektedir. Suç oluşturan fiili işlediği sırada henüz oniki yaşını bitirmemiş olan çocukların ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Fiili işlediği sırada henüz oniki yaşını bitirmemiş olması, çocuk açısından kusurluluğu mutlak surette ortadan kaldıran bir neden olarak kabul edilmiştir. İzlenen suç ve ceza politikasının gereği olarak, bu gruba giren yaş küçüklerinin ceza sorumluluğunun olmadığı normatif olarak kabul edilmiştir. Çünkü, bu çocuklar hakkında ceza yaptırımının uygulanması, cezanın özel önleme ve yeniden topluma kazandırma işlevi bakımından tamamen ters etki gösterecektir. Hatta, bu çocuklarla ilgili olarak ceza kovuşturmasına ilişkin işlemlerin yapılması, psikolojik gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler meydana getirebilmektedir. Bu nedenle, suç yoluna sürüklenmiş olan bu çocuklarla ilgili olarak, sadece koruyucu ve eğitici nitelikte olan güvenlik tedbirlerine başvurulabilir. Çocukluktan gençliğe geçiş sürecinde bulunan oniki yaşını doldurmuş ve fakat henüz onbeş yaşının tamamlamamış kişiler, genellikle işlediği fiilin bir haksızlık oluşturduğunun bilincinde olmakla beraber, bazı durumlarda fiili işlemekten kendini alıkoyamamakta ve bazı davranışlar açısından iradesine yeterince hâkim olamamaktadır. Bu nedenle, suç oluşturan bir fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş olup da henüz onbeş yaşını bitirmemiş olan kişilerin, işlediği suç açısından davranışlarını yönlendirebilme yeteneğine sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde, ceza sorumluluğunun olduğu kabul edilmiştir. Bu grup yaş küçüklerinin ceza sorumluluğunun olup olmadığı, çocuk hâkimi tarafından tespit edilir. Ancak, bu belirlemeden önce, yaş küçüğünün içinde bulunduğu aile koşulları, sosyal ve ekonomik koşullar ile psikolojik ve eğitim durumu hakkında uzman kişilerce rapor hazırlanması istenir. Çocuk hâkimi, hazırlanan bu raporları, ceza sorumluluğunun belirlenmesiyle ilgili olarak yapacağı değerlendirmede dikkate alır. Kusur yeteneği bulunmayan yaş küçüğü hakkında ceza tertibine yer olmadığına karar verilir. Ancak, bu kişiler hakkında koruyucu, eğitici ve yeniden topluma kazandırıcı nitelikte güvenlik tedbirlerine hükmedilir. Çocuk hâkimi, işlediği suç açısından ceza sorumluluğunun olduğunu kabul ettiği yaş küçüğü hakkında ise kural olarak indirilmiş cezaya hükmedecektir. Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş ve fakat henüz onsekiz yaşını tamamlamamış gençler, normal koşullarda, gerçekleştirdikleri davranışların hukukî anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğine sahip olmakla birlikte; bu kişilerin, davranışlarını yönlendirme yetenekleri yeterince gelişmemiş olabilmektedir. Bu nedenle, suç yoluna girmiş olan gençlerin, işledikleri suçlar bağlamında irade yeteneğinin zayıf olduğu normatif olarak kabul edilmiştir. Azalmış kusur yeteneğine sahip bulunan gençler hakkında kural olarak indirilmiş cezaya hükmedilir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır.

Değişiklik geçmişi(5)
  1. 08.08.20262. fıkra 08.08.2026 tarihinde 7593 sayılı Kanunla değiştirildi
  2. 08.08.20263. fıkra 08.08.2026 tarihinde 7593 sayılı Kanunla değiştirildi
  3. 08.08.20264. fıkra 08.08.2026 tarihinde 7593 sayılı Kanunla eklendi
  4. 29.06.20052. fıkra 29.06.2005 tarihinde 5377 sayılı Kanunla değiştirildi
  5. 29.06.20053. fıkra 29.06.2005 tarihinde 5377 sayılı Kanunla değiştirildi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Atıflar(3)

Bu maddenin atıf yaptıkları

Bu maddeye atıf yapanlar

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

10.474 karar arasından seçildi
  1. Ceza Genel Kurulu E.2025/102 K.2025/418 T.2025-10-22
    Ceza Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
    Buna göre suç tarihlerinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuklara atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun yaptırımı TCK'nın 103/2 ve 103/6. maddeleri uyarınca on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası olarak öngörülmüş olup TCK'nın 66/1-c ve 66/2. maddeleri uyarınca bu suça ilişkin asli dava zamanaşımı süresi TCK’nın 31/2. maddesi kapsamında bulunan suça sürüklenen çocuk bakımından 10 yıl, aynı Kanun’un 67/4. maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresi ise 15 yıl olarak düzenlenmiştir.
  2. 2. Ceza Dairesi · E. 2025/6539 · K. 2025/10047 · T. 27.05.2025
    Daire kararıBozma
    1-Kayden 27/11/2004 doğumlu olup, suçun işlendiği 28/10/2019 tarihinde oniki yaşını doldurmuş, onbeş yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında indirim yapılması yerine, anılan Kanun'un 31/3. maddesi uygulanarak 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayininde,
  3. 2. Ceza Dairesi · E. 2024/13773 · K. 2024/17784 · T. 27.11.2024
    Daire kararıBozma
    1-Suça sürüklenen çocuğun kayden 01/05/1997 doğumlu olup, suç tarihinin ise 03/03/2012 olduğu ve suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurup, henüz 15 yaşını doldurmamış olduğundan hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi gereğince indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek fazla ceza tayininde,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler
    Ceza Hukuku Genel · 3.2 Suçun Genel Teorisi, Sorumluluğun Esasları - 2 · 2:14
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Ceza Hukuku Genel Hükümler

Doğum tarihi 10.05.2008 olan ve doğuştan işitme ile konuşma yeteneğinden yoksun bulunan (A), 25.08.2024 tarihinde bir konuta girerek hırsızlık suçu işlediği iddiasıyla yargılanmaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre, (A)'nın ceza sorumluluğunun tespiti amacıyla mahkemenin yapması gereken değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) TCK m. 33 uyarınca, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsiz olduğu için hakkında oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin TCK m. 31/2 hükümleri uygulanır.
  2. B) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olduğundan, hakkında yaş küçüklüğüne ilişkin genel indirim sebebi olan TCK m. 31/3 hükmü uygulanır ve sağır ve dilsizliği cezanın bireyselleştirilmesinde dikkate alınır.
  3. C) Sağır ve dilsizlik hali, TCK m. 32 kapsamında bir akıl hastalığı olarak ele alınır ve işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği bulunup bulunmadığına göre ceza verilmez veya cezasında indirim yapılır.
  4. D) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurduğu için kusur yeteneğinin tam olduğu kabul edilir ve hakkında herhangi bir indirim uygulanmaksızın tam ceza verilir.
  5. E) TCK m. 33 yalnızca onbeş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlere cezasızlık öngördüğünden, (A) hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilir ancak ceza sorumluluğu bulunmaz.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl