Türk Ceza Kanunu 34. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 34- (1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.
(2) İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Suça Teşebbüs
Suça teşebbüs
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
28 karar eşleşti
9. Ceza Dairesi, 2013/10641 E., 2014/542 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklara yüklenen suçun, Atatürk'ü temsil eden büstün bozulması veya kirletilmesi suretiyle de işlenebileceği ve suçun TCK'nın 34/2. maddesi kapsamında iradi olarak alınan alkolün etkisiyle işlenmesi halinde TCK'nın 34/1.
9. Ceza Dairesi 2013/10641 E. , 2014/542 K.
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 9 - 2012/72235
Mahkemesi : Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 25.11.2011
Numarası : 2011/341 - 2011/402
Suç : 5816 sayılı Kanuna aykırılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5816 sayılı Kanunun 1/2. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen seçimlik hareketlerin 6352 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde gösterilen düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri kapsamında kabul edilemeyeceği ve dosyanın anılan Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca mahkemesine gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla;
Sanık O.. B.. müdafiinin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklara yüklenen suçun, Atatürk'ü temsil eden büstün bozulması veya kirletilmesi suretiyle de işlenebileceği ve suçun TCK'nın 34/2. maddesi kapsamında iradi olarak alınan alkolün etkisiyle işlenmesi halinde TCK'nın 34/1. maddesi uyarınca ceza sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanun aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 34 ]
6. Ceza Dairesi 2010/25993 E., 2011/6572 K.
6. Ceza Dairesi 2010/25993 E., 2011/6572 K.
- HIRSIZLIK
- MALA ZARAR VERMEK- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 32 ]
- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 34 ]
"İçtihat Metni"
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, uyuşturucu bağımlısı olduğunu iddia etmesi ve Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği'nin 24.10.2007 tarihli yazısında "Karışık madde kullanımı + Antisosyal Kişilik Bozukluğu" tanısıyla olay öncesinde anılan hastanede tedavi gördüğünün belirtilmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 32 ve 34. maddeleri ışığında, sanığın suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde tamamen ya da önemli derecede azalma olup olmadığı araştırılıp, yöntemince raporla saptandıktan sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme İle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Mehmet savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi (BOZULMASINA), 03.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Ceza Dairesi, 2022/135 E., 2023/10925 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
5237 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal düzenleme doğrultusunda iradi olarak uyuşturucu etkisinde suç işleyen sanığın kusur yeteneğinin var olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
6. Ceza Dairesi 2022/135 E. , 2023/10925 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/196 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2018/55 Esas, 2018/564 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. ... Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/2458 Esas, 2019/359 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmistir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Değer azlığının uygulanmayarak fazla ceza tayinine,
2. Uyuşturucu krizinin etkisi ile suçu işlediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ...'ün eczane işlettiği, ...'ın da aynı eczanede çalıştığı, olay gecesi eczanenin açık olduğu, sanığın 02.01.2018 günü saat 23.50 sıralarında eczaneye başında bere, elinde kırmızı eldiven, ağız kısmı beyaz renkli ameliyat maskesi ile kapalı, sadece göz kısmının göründüğü şekilde içeriye girdiği, hiç bir şey söylemeden bel kısmından ekmek bıçağı çıkardığı, ...'nin bir adım geriye çekilmesi üzerine bir şey demeden bıçağı kalfa olarak çalışan ...'a doğru salladığı, sağ elinde bıçak bulunduğu halde sol eli ile yazar kasanın çekmecesini açarak kasada bulunan yaklaşık 200-250,00 TL kağıt parayı aldığı, ...'nin hafif kıpırdanır gibi olması karşısında "kıpırdama" diye ona söylediği, ardından koşarak eczaneden uzaklaştığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın isnat edilen suçu ikrar ettiği görülmüştür.
3. Mağdurların aşamalarda tutarlı iddia ve beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Sanığın olayda kullandığı, ikametinde bulunan maske olarak kullandığı dizlik ve bıçağı rızası ile kolluk görevlilerine teslim ettiğine dair 03.01.2018 tarihli muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Olay anını gösteren görüntülerin tespit edildiği CD inceleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. Mağdur ...'ın sanığın kesin ve net olarak teşhis ettiğinin belirlendiği 03.01.2018 tarihli canlı teşhis tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Değer Azlığının Uygulanmayarak Fazla Ceza Tayinine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede
Sanığın işlediği nitelikli yağma suçuna konu paranın 250,00 TL civarında olduğu, bu bakımdan suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan paranın değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Uyuşturucu Krizinin Etkisi ile Suçu İşlediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede
5237 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal düzenleme doğrultusunda iradi olarak uyuşturucu etkisinde suç işleyen sanığın kusur yeteneğinin var olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; mağdurun aşamalarda değişmeyen tutarlı iddiaları, sanığın ikrarı, CD inceleme tutanağı ve teşhis tutanağı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/2458 Esas, 2019/359 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2021/5710 E., 2023/1390 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
5237 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi kapsamında mütalaasına da yer yoktur (yararlanmaz).
7. Ceza Dairesi 2021/5710 E. , 2023/1390 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/547 E., 2017/529 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
(Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 21.03.2017 tarihli ve 2017/87 Esas, 2017/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kendini askerliğe elverişsiz hale getirmeye teşebbüs suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca neticeten 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın 07.12.2016 tarihinde saat 09.00 sularında dinlenme odasında baygın bir vaziyette yerde yatar vaziyette ve yanında “Citoles” ve “Risperdal” adında ilaçların görülerek haber verilmesi üzerine Lütfiye Nuri Burat Devlet Hastanesine sevk edilip, burada midesi yıkanarak taburcu edildiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık olayın akabinde bilgi amaçlı olarak Bölük Komutanına verdiği ifadesinde çürük raporu almak ya da ölmek istediği ve askerlik yapmak istemediği için böyle bir yola başvurduğunu ifade etmiştir.
3.Sanığın mahkeme huzurunda alınan savunmasında; o tarihte psikolojisinin bozuk ve ailevi sorunlarının olduğunu, bu sebeplerle askerlik yapmak istemediğini ve reçeteli olarak kullandığı Risperdal ve Citales isimli ilaçlardan 40 adet yutarak intihar etmek istediğini, askerliğe elverişli olmadığını düşündüğünü ve beraatini talep ettiğini beyan etmiştir.
4.Mahkeme huzurunda mütalaasına başvurulan psikiyatri uzmanı Dz. Tbp.Alb. Uğur Karaca yazılı olarak sunduğu mütalaasında; "anti sosyal kişilik zemininde uyum bozukluğu tanısı ile uyumludur. Cezai ehliyeti tamdır. İşlediği fiilin hukuki anlam/sonuçlarını algılayabilecek düzeydedir. Bu fiil (suç niteliğindeki) kapsamında davranışlarını yönlendirme yeteneği de tamdır. Dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında mütalaasına yer yoktur. 5237 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi kapsamında mütalaasına da yer yoktur (yararlanmaz). Alkol-Madde kullanımı (her türlü şekli/boyutu ile) kapsamında hakkında Sıhhi Krl. İşlemi/tedavi/ müşahade gerektirir bir tıbbi durumu yoktur. Bu konuda, ayrıntılı anamnezi alınmış, klinik muayene bulguları ve dosyada bulunan tıbbi/diğer belgeleri de değerlendirilmiştir. Kısacası, madde-alkol kullanımı ile alakalı olarak, ASKERLİĞE ELVERİŞLİDİR. Şimdiki durumu itibarı ile (1)+(3) toplam (4) ay hava değişimi kullandığı belgelerden anlaşılmaktadır (psikiyatrik rahatsızlığına binaen). Şu an ki askerliğe elverişlilik halinin AYAKTAN SIHHİ KURUL RAPORU ile (yatış işlemi olmadan) tesbiti en uygun olanıdır. Ancak, bu durum söz konusu suç tarihini (07.12.2016) kapsamaz. Zira; bu suçun işlenişinden sonra kendisine 15.12.2016 tarihi itibarıyla tekrar 3 (üç) ay hava değişimi verilmiştir. Yani henüz kesin karar (elverişsizlik kararı) verilmeyip, hava değişimi ile beklemeye alınmıştır. Hastalığın kronikleşmesi/ tekrarlayan bir niteliğe bürünüp bürünmeyeceğinin zamanla gözlenip tespiti cihetine gidilmiştir. Bu nedenle, suç tarihinde ASKERLİĞE ELVERİŞLİDİR (hastalık henüz kronik, tekrarlayan nitelik kazanmamıştır)...Cezai ehliyet tamdır. ADLÎ MÜŞAHADE gerektirmez." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
(Kapatılan) Askerî Yargıtay’ın yerleşik kararlarında kabul edildiği üzere, 1632 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde düzenlenen kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek suçunun maddi unsuru, asker kişinin kendisini sakatlaması veya herhangi bir suretle kısmen veya tamamen kendisini askerliğe yaramayacak hâle getirmesi veya getirtmesidir. Sakatlamak eylemi, vücudun herhangi bir parçasını, bedenden ayırmak veya şeklini bozmak suretiyle işlev yapamaz hâle getirme olarak tanımlanmakta, askerliğe yaramayacak hâle gelmek ise askerlikle ilgili görevleri yapmaya kısmen veya tamamen engel teşkil eden durumların ortaya çıkması olarak kabul edilmektedir. Suçun maddi unsurunun yanında manevi unsuru oluşturan genel kast yetmemekte, failin kendisini askerliğe yaramayacak hâle getirmek özel kastı ile hareket etmesi gerekmektedir.
Yapılan açıklamaların ışığında dava konusu olay incelendiğinde; bilirkişi mütalaasında sanığın suç tarihi itibariyle askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu bildirilmiş ise de; sanığın savunmalarında da belirttiği üzere psikolojik problemlerinin olduğu, ölmek ve intihar etmek istediği, psikolojik rahatsızlığına binaen çeşitli tarihlerde ve dava konusu suç tarihinden sonra hava değişimine gönderildiği ve olay günü kendini askerliğe elverişsiz hale getirme eyleminin sınırlarını aşacak boyutta 40 adet hap içtiği hususlarının hepsi bir arada değerlendirildiğinde, sanık savunmasının aksinin ispatlanamaması nedeniyle kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek kastıyla hareket ettiğinin söylenemeyeceği, en azından, olayın meydana geliş şekli ve mevcut delil durumu itibarıyla bu hususun şüpheli kaldığı, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği ceza hukuku genel prensibinden hareketle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2017 tarihli ve 2017/547 Esas, 2017/529 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.
6. Ceza Dairesi, 2023/1986 E., 2023/11085 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1-2. cümle kapsamındaki tehdit suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253.
6. Ceza Dairesi 2023/1986 E. , 2023/11085 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1503 E. 2022/1710 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2014 tarihli ve 2014/10636 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2014/657 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 58 inci maddesi uyarınca cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2014/657 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/2500 Esas, 2017/27259 Karar sayılı ilâmıyla;
"1-Sanığın, mağduru “Beni hastaneye sevk et, yoksa senin için iyi olmaz, istediğimizi yaptırmak için illa zorbalık mı yapalım" yine devamında "Ben işimi dışarı çıkarmaya bırakmam, dışarıda senin işini hallettireceğim, benim arkam kuvvetli sahipsiz sanma” şeklindeki sözlerle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit niteliğinde olduğu halde, aynı maddenin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan hüküm kurulması,
2-Sanığın eyleminin TCK'nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde ise,02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1-2. cümle kapsamındaki tehdit suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/124 Esas, 2019/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 58 inci maddesi uyarınca cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/124 Esas, 2019/258 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2020/1604 Esas, 2022/8625 Karar sayılı ilâmıyla;
"17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/891 Esas, 2022/1248 Karar sayılı kararı basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 58 inci maddesi uyarınca cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
7. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/891 Esas, 2022/1248 Karar sayılı kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine duruşma açılarak sanık hakkında ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli ve 2022/1503 Esas, 2022/1710 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 58 inci maddesi uyarınca cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1.Temyiz etme iradesine
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunduğu, muayene olmak üzere kurum görevlileri nezaretinde 17 numaralı Aile Sağlığı Merkezi'ne götürüldüğü, bu merkezde doktor olarak görev yapan katılan ...'un sanığın muayenesini yaptıktan sonra tedavi amacıyla sanığa ilaç yazdığı, ancak sanığın ilaç yazılmasını yeterli görmeyerek hastaneye sevkini istediği, katılanın bu talebi kabul etmemesi üzerine sanığın katılana hitaben ''Beni hastaneye sevk et yoksa senin için iyi olmaz istediğimi yaptırmak için illa zorbalık mı yapayım, ben işimi dışarıya çıkarmaya bırakmam, dışarıda senin işini hallettireceğim, benim arkam kuvvetli'' şeklinde sözler sarf söyleyerek tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda inkar içeren savunmalarda bulunmuştur.
3. Katılan aşamalarda istikrarlı ve oluşa uygun beyanlarda bulunmuştur.
4. Tanıklar H.Ö. ,O.Ş., S.M.'nin alınan beyanlarında katılanı doğruladıkları anlaşılmaktadır.
5. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın atılı suçu işlediğinin katılan ve tanık beyanları karşısında sabit olduğu anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli ve 2022/1503 Esas, 2022/1710 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ceza Hukuku Genel Hükümler
Aşağıdakilerden hangisi kusur yeteneğini etkileyen "Geçici Sebepler"e bir örnektir?
A) Şizofreni
B) Uyku hali veya hipnoz
C) 11 yaşında olmak
D) Sağır ve dilsizlik
E) Cahil olmak
Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.