TCK Madde 35Suça teşebbüs

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 04.06.2025

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Bu madde suça teşebbüsü tanımlar, teşebbüsten sorumluluğun koşullarını ve teşebbüs halinde cezanın belirlenme esaslarını düzenler. Genel hükümler kapsamında tüm kasten işlenebilen suçlar bakımından uygulanır ve failin teşebbüs nedeniyle cezalandırılmasının dayanağıdır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.

(2)Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine ondört yıldan yirmibir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.1

  1. 1.(2. fıkra)4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “onüç yıldan yirmi yıla” ibaresi “ondört yıldan yirmibir yıla” ve “dokuz yıldan onbeş yıla” ibaresi “on yıldan onsekiz yıla” şeklinde değiştirilmiştir.
Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Suça teşebbüste fail suçu tamamlamak amacıyla hareket etmesine rağmen, elinde olmayan nedenlerden dolayı bunu gerçekleştirememektedir. Bu durumda ise kişiye tamamlanmış suça oranla daha az bir ceza verilmektedir. Ancak teşebbüs hâlinde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri, cezanın belirlenmesinde "eksik teşebbüs"-"tam teşebbüs" ayrımının esas alınmasıdır. Çünkü, "eksik teşebbüs"-"tam" teşebbüs ayırımında her olaya uygulanabilen ve duraksamaya yer bırakmayan objektif bir ölçüt bulunamamaktadır. Bu nedenle suçun tamamlanamadığı durumlarda ceza miktarı belirlenirken, yapılan hareketin ulaştığı gerçekleşme aşamasından ziyade, fiilin doğurduğu zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınmalıdır. Çünkü bir olayda icra hareketleri bitmemesine rağmen ortaya çıkan zarar veya tehlike, icra hareketlerinin bitmesinden sonra meydana gelen zarar veya tehlikeden daha ağır olabilir. Özellikle silâhla yapılan ve tekrarlanan hareketlerle gerçekleştirilmek istenen adam öldürme suçunda bu durum söz konusu olmaktadır. Örneğin tabancasındaki mermilerden sadece birini atıp mağduru yaraladıktan sonra engellenen fail, icra hareketleri bitmediği için adam öldürmeye "eksik teşebbüs"ten dolayı, buna karşılık silâhındaki tek kurşunu atıp mağdura isabet ettiremeyen fail, icra hareketleri bittiği için "tam teşebbüs"ten dolayı cezalandırılmaktadır. Görüldüğü üzere 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Hükûmet Tasarısında yer alan "eksik teşebbüs"-"tam teşebbüs" ayırımı adil olmayan bir cezalandırmanın ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, bu ayırım, sırf hareket suçlarında uygulanamamaktadır. Belirtilen bu sorunların giderilmesi için, yabancı bir çok ceza kanununda olduğu gibi suça teşebbüste cezanın tespit edilmesinde, "eksik teşebbüs"-"tam teşebbüs" ayırımına maddede yer verilmemiş, adil ve eşit bir cezalandırma bakımından, teşebbüs hareketinin meydana getirdiği zarar veya tehlikenin ağırlığının esas alınması öngörülmüştür. Buna göre, suça teşebbüs durumunda hâkim, önce cezanın belirlenmesindeki ölçülere göre temel cezayı saptayacak; daha sonra, bu konuya ilişkin hükümdeki sırayı takip ederek teşebbüs hükmünü uygulayacaktır. Bu hüküm uygulanırken, somut olayda ortaya çıkan zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, teşebbüse ilişkin hükümde belirtilen sınırlar arasında ceza belirlenecektir. Suça teşebbüs düzenlemesinde getirilen diğer bir yenilik, icra hareketlerinin başlangıcına ilişkindir. Bilindiği üzere icra hareketlerinin ne zaman başladığının belirlenmesi kişi hak ve özgürlüklerinin korunmasıyla yakından ilgilidir. Eğer failin kastının şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkmasıyla icranın başlayacağı yolundaki sübjektif ölçüt kabul edilirse, kişinin düşüncesi ve yaşam tarzı dolayısıyla cezalandırılmasına varabilecek bir uygulamaya yol açılacaktır. Çünkü hazırlık hareketleri aşamasında da kastın varlığının şüpheye yer vermeyecek biçimde tespit edilebilmesi mümkün olup, böyle bir ölçüt hazırlık-icra hareketleri ayrımı konusunu bir kanıtlama sorunu hâline getirmektedir. Diğer bir deyişle, suçun icrasıyla ilgisiz davranışlar dahi, suç kastını ortaya koyduğu gerekçesiyle cezalandırılabilecektir. Açıklanan bu nedenlerle, Tasarıdaki "kastı şüpheye yer bırakmayacak" ölçütü madde metninden çıkartılmış ve bunun yerine "doğrudan doğruya icraya başlama" ölçütü kabul edilmiştir. Böylece işlenmek istenen suç tipiyle belirli bir yakınlık ve bağlantı içindeki hareketlerin yapılması durumunda suçun icrasına başlanılmış sayılacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs gibi, teşebbüs hareketlerinin bağımsız suç tipi olarak düzenlendiği suçlara teşebbüs mümkün değildir. Suça teşebbüste kullanılan araç suçun kanuni tanımında öngörülen fiili meydana getirmeye elverişli olmalıdır. Ancak elverişlilik sadece kullanılan araç bakımından değil, suçun konusu da dahil olmak üzere bütün fiil yönünden bulunmalıdır. Nitekim uygulamada da elverişlilik bu şekilde anlaşılmaktadır. Bu nedenle maddeye, suça teşebbüsün bu unsurunu tam anlamıyla ifade eden "uygun hareketler" kavramı dahil edilmiştir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır.

Değişiklik geçmişi(1)
  1. 04.06.20252. fıkra 04.06.2025 tarihinde 7550 sayılı Kanunla değiştirildi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Bu maddedeki kavramlar

  • Suça teşebbüs
  • Doğrudan icraya başlama
  • Elinde olmayan nedenler
  • Elverişli hareket
  • Zarar veya tehlikenin ağırlığı

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

11.459 karar arasından seçildi
  1. Ceza Genel Kurulu E.2022/498 K.2025/538 T.2025-11-26
    Ceza Genel KuruluRetYerleşik içtihat
    Sanık hakkında teşebbüs nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlike gözetilerek daha vahim olaylarda uygulama imkânı doğabilecek en üst hadden veya üst sınıra yakın ceza belirlenmesini gerektiren başkaca bir ağır neticenin oluştuğunu gösterir delil de bulunmadığı anlaşılmakla, TCK'nın suç tarihindeki haliyle 35/2. maddesi uyarınca müebbet hapis cezası yerine 9 ila 15 yıl arasında belirlenmesi gereken ceza miktarının makul düzeyde belirlenmesi gerekirken, Yerel Mahkemece en üst hadden belirlenmesinin isabetli olmadığı, Özel Dairenin bozma ilamının gerekçesinin yerinde olduğu kabul edilmelidir.
  2. 1. Ceza Dairesi · E. 2026/868 · K. 2026/1744 · T. 09.03.2026
    Daire kararıBozma
    sanık hakkında müştekiler ..., ... ve ...'na karşı silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan dolayı kamu davası açıldığı, iddianamede de 5237 sayılı Kanun'un 35/1. maddesinin uygulanması talep edildiği ve yapılan yargılama sonunda mahkemesince, hükmün gerekçesinde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına yönelik açıklamalar yapıldığı ve gerekçeli kararda da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesinin sehven uygulanmadığının belirtilmesi karşısında, hükmolunan cezadan teşebbüs hükümleri uyarınca indirim yapılmayarak,
  3. 12. Ceza Dairesi · E. 2025/485 · K. 2025/3387 · T. 27.03.2025
    Daire kararıBozma
    ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonunda, sanıkların önödeme işlemini gerçekleştirdiğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine, sanıklar ... ve ...'in anılan Kanun'un 74/2-1.c, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35 ve 62. maddeleri uyarınca 1 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • Suça Teşebbüs
    Ceza Hukuku Genel · 4 Teşebbüs, İştirak, İçtima · 0:37
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Ceza Hukuku Genel Hükümler

İş insanı (A), ticari rakibi olan (B)'yi ortadan kaldırmak amacıyla, (B)'nin aracının altına uzaktan kumandalı bir bomba yerleştirmiştir. (A), (B)'nin araca bindiğini gördüğü anda bombayı patlatmak için düzeneği harekete geçirmiş, ancak teknik bir arıza nedeniyle bomba infilak etmemiş ve (B) olaydan yara almadan kurtulmuştur. Olay yeri incelemesinde, bombanın çalışması halinde ölüm neticesinin meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğu anlaşılmıştır. Bu somut olayda, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanan (A) hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca ceza indirimi yapılırken, hâkimin indirim oranını belirlemede esas alacağı temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Failin kusurunun ağırlığı ve suçu işleme konusundaki kararlılığı
  2. B) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı
  3. C) Failin geçmişi, sosyal ilişkileri ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri
  4. D) Suçun işleniş biçimi ile işlenmesinde kullanılan araçların niteliği
  5. E) Failin icra hareketlerini kendi iradesiyle tamamlamaktan vazgeçip geçmemesi

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl