Türk Ceza Kanunu 37. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 37- (1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.
Azmettirme
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
871 karar eşleşti
1. Ceza Dairesi, 2024/1906 E., 2025/5357 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2024/1906 E. , 2025/5357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1487 E., 2023/2870 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Sanık müdafii kanunî süresinde temyiz isteminde bulunmuş ise de sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 06.05.2025 tarihli dilekçede temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmiştir.
Katılan ... vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi
gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2023 tarihli ve 2011/26 Esas, 2023/314 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a-k, 39/2-a-c, 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2023/1487 Esas, 2023/2870 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yasal süresi içinde, 04.12.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki temyiz isteminin süresinden sonra yapıldığı gerekçesi ile reddine yönelen görüşe iştirak olunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Maktul ...’ın müşteki ...’ın eşi, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...’ın kızı, sanık ...'ın ise yeğeni olduğu, müşteki ... ile maktul ... arasında duygusal ilişkinin olduğu, müşteki ...’ın maktul ...'i ailesinden istediği ancak reddedilmesi üzerine birlikte kaçmaya karar verip İstanbul iline kaçtıkları, daha sonra ailelerin
görüşmeleri üzerine Adana iline döndükleri, bir müddet sonra sanık ...’in maktul ...’i Şanlıurfa ilindeki akrabalarına götürme bahanesiyle istediği, müşteki ...'ın buna önce karşı çıktığı fakat sonradan izin verdiği, maktul ... ile sanık ...'in birlikte Şanlıurfa iline geldikleri, maktul ...'in burada halası ...’nın evinde kalmaya başladığı, müşteki ...'ın ısrarla eşi maktul ...’in gönderilmesi hususunda telefon açmasına rağmen çeşitli bahanelerle maktul ...’i Adana’ya göndermedikleri ve ...'ı ... ile görüştürmedikleri, olay günü olan 04.07.2007 günü maktul ...’in halası ...'nın evinde bulunduğu sırada üvey amcası sanık ...’in eve gelerek maktul ...’i babasına götüreceğini belirterek buradan aldığı, dışarıda beklemekte olan babası hükümlü ... ...'in yanına getirdiği, maktul ...'in babası hükümlü ... ... tarafından Gaziantep yolu Buhara mahallesinin üst kısmında bulunan yere götürüldüğü ve burada hükümlü ... ...'in tabanca ile kızı maktul ...'i öldürdüğü, akabinde ... ...'in olayda kullanılan silahla birlikte yakalandığı olayda;
Sanık ... ile hükümlü ... ...'in maktulün öldürülmesi konusunda önceden anlaştıkları, bu amaçla maktul ... eşinin şüphelenmemesi için bu evliliğe ... göstermiş gibi davranarak maktulün Şanlıurfa iline gelmesini sağladıkları, sanık ... ve hükümlü ... ... arasında yapılan iş bölümü gereği sanığın maktulü Adana'dan alarak getirdiği ve bir süre yanında tutarak öldürüleceğini bilerek babası olan hükümlü ... ...'e teslim ettiği, sanığın eylemlerinin suça yardımın sınırlarını aştığı, maktulün sanığa güvenerek Şanlıurfa'ya geldiği, sanığın iş bölümü gereği icra ettiği eylemler olmasa suçun işlenemeyeceği bu nedenlerle sanığın suçun işlenişi üzerinde ortak hakimiyet kurarak suçun işlenmesine katıldığı, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaleti ile 82/1-a-k maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde anılan Kanun'un 39. maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafii kanunî süresinde temyiz isteminde bulunmuş ise de sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 06.05.2025 tarihli dilekçede temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1 ve 298/1. maddeleri gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteminin oy birliğiyle REDDİNE,
2. Katılan ... Vekili İle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe başlığı altında (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri "iştirakın derecesi" yönünden yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2023/1487 Esas, 2023/2870 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2025 tarihinde karar verildi.
Diğer kararlar (4)
3. Ceza Dairesi, 2022/24021 E., 2025/5246 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
e konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
3. Ceza Dairesi 2022/24021 E. , 2025/5246 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/760 - 2021/1588
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, TBMM'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, TC. Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Kasten insan öldürme, Kasten insan öldürmeye teşebbüs, Silahlı terör
örgütüne üye olma, Kişi hürriyetinden yoksun kılma, Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, Kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, Askeri komutanlıkların gasbı, Kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik, Siyasal ve Askeri casusluk, Gizli kalması gereken bilgileri açıklama, Sağlık mensubunun suçu bildirmemesi
HÜKÜM : 1) Sanık ... hakkında; davaların ölüm sebebiyle
TCK’nun 64 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine,
2) Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Askeri komutanlıkların gasbı, Kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından ayrı ayrı beraat,
3) Sanıklar ... ve ... hakkında;
a- Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Askeri komutanlıkların gasbı, Kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, Genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçlarından açılan davalar nedeniyle TCK'nun 30/4. maddesi delaletiyle CMK'nun 223/3-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
b- Silahlı terör örgütüne üye olma,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraat,
4) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında;Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Askeri komutanlıkların gasbı, Kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, Genel güvenliğin tehlikeye sokulması, Silahlı terör örgütüne üye olma,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten insan öldürme ve kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraat,
5) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında;
a- Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Askeri komutanlıkların gasbı, Kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, Genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçlarından açılan davalar nedeniyle TCK'nun 30/4. maddesi delaletiyle CMK'nun 223/3-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
b- Silahlı terör örgütüne üye olma,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten insan öldürme ve kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarından beraat,
6) Sanıklar ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan TCK'nun 309//1, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
7) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan TCK'nun 309//1, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
8) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım suçundan TCK’nun 309/1, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK’nun 39/1-2.cümle, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
9) Sanıklar ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım suçundan TCK’nun 309/1, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK’nun 39/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
10) , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım suçundan TCK’nun 309/1, 3713 Sayılı Yasanın 5/1, TCK’nun 62, 39/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
11) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında; maktüller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a karşı kasten insan öldürme suçundan, katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı beraat,
12) Sanık ... hakkında maktüller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kasten insan öldürme suçundan, katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Askeri komutanlıkların gasbı, Kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, Genel güvenliğin tehlikeye sokulması,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Resmi belgede sahtecilik ve Kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı beraat,
13) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktül ...’a karşı kasten insan öldürme, katılanlar ... ve ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraat,
14) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında;
a-Maktüller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kasten insan öldürme suçundan TCK'nun 82/1-h, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 53, 58/9 ve 63. Maddeleri uyarınca 8 kez ayrı ayrı mahkumiyet
b- Katılanlar ... ve ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nun 82/1-h, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 35/2, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı mahkumiyet
c- Katılan ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nun 82/1-g-h, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 35/2, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
d- Katılan ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nun 82/1-h, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 35/2, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
15) Sanık ... hakkında;
a) Maktül ... karşı kasten insan öldürme suçundan TCK'nun 82/1-g-h, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b- Katılanlar ... ve ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nun 82/1-g-h, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 35/2, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
16) Sanık ... hakkında;
a- Maktüller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kasten insan öldürme, katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraat,
b- Maktül ...'a karşı kasten insan öldürme suçuna yardımdan TCK'nun 82/1-g-h, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 39/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
c- Katılan ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüse yardım suçundan TCK'nun 82/1-g-h, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 35/2, 39/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
17) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı beraat,
18) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ... müştekiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nun 109/2-3-a,b,c,d, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 43, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
19) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ... müştekiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Göçmenoğlu, ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nun 109/2-3-a,b,c,d, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 43, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
20) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Askeri komutanlıkların gasbı, Kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, Genel güvenliğin tehlikeye sokulması,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten insan öldürme ve kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraat,
21) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Askeri komutanlıkların gasbı, Kamu görevine ait araçların suçta kullanılması suçlarından ayrı ayrı beraat,
22)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında;
a-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Askeri komutanlıkların gasbı, Kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, Genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçlarından açılan davalar nedeniyle TCK'nun 30/4. maddesi delaletiyle CMK'nun 223/3-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
B-Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarından beraatlerine,
23) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve Kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçlarından beraatine,
24) Sanık ... hakkında,
a- Siyasal ve askeri casusluk, Gizli kalması gereken bilgileri açıklamak suçlarından beraatine,
b- Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/3472 Esas sayılı iddianamesine konu ve birleştirilen Silahlı terör örgütüne üye olma,Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından açılan kamu davalarının CMK'nun 223/7. maddesi uyarınca reddine,
25) Sanık ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nun 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına
İlişkin Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/06/2020 tarih ve 2017/30 Esas, 2020/7 Karar sayılı kararına yönelik bir kısım istinaf istemlerinin CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca reddi, bir kısım istinaf istemlerinin esastan reddi, bir kısım istinaf isteminin de Emniyet Genel Müdürlüğüne vekalet ücreti verilmesine ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Ret, Onama, Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Bir kısım sanık ... sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin; sonuç cezası on yılın altında olan sanıklar yönünden hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından, sonuç cezası on yılın üstünde olan sanıklar yönünden ise; sanık ... müdafiilerin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşamasında ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
I) Sanıklar hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,TC Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, askeri komutanlıkların gasbı, kasten insan öldürme, silahlı terör örgütü yöneticisi ve üyesi olma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, siyasal ve askeri casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, sağlık mensubunun suçu bildirmemesi ile kasten insan öldürme suçuna teşebbüsten dava açılmış olup katılan T.C. ...'nın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,TC Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, siyasal ve askeri casusluk ile gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçlarından doğrudan zarargördüğü ve bu suçlar yönünden davaya katılma hakkının bulunduğu, diğer suçlar yönünden verilen katılma kararlarının hükümsüz olduğu, katılan ...M.M Başkanlığı'nın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından doğrudan zarar gördüğü ve bu suçlar yönünden davaya katılma hakkı bulunduğu, diğer suçlar yönünden verilen katılma kararlarının hükümsüz olduğu, katılan ... Hazinesi'nin kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar gördüğü ve bu suç yönünden davaya katılma hakkının bulunduğu, diğer suçlar yönünden verilen katılma kararlarının hükümsüz olduğu, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından doğrudan zarar gören gerçek kişilerin bu suçlar yönünden davaya katılma haklarının olduğu, diğer suçlar yönünden katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı, bunun dışındaki kişi, kurum ve kuruluşların davaya konu suçlardan doğrudan zarar görmeleri söz konusu olmadığı için davaya katılmalarına yasal imkan bulunmadığından katılma yönündeki kararların hükümsüz olduğu belirlenerek yapılan incelemede; katılanlar vekilleri ile sanıklar ve müdafiileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Katılan ...M.M Başkanlığı'nın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçları dışında kalan tüm suçlara yönelik olarak; katılan ... Hazinesi'nin kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçu dışındaki tüm suçlardan, kasten insan öldürme, kasten insan öldürme suçuna teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından doğrudan zarar gören gerçek kişilerin bu suçlar dışındaki tüm suçlardan, bunların dışındaki kişi, kurum ve kuruluşların davaya konu suçlardan, doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle davaya katılma hakları bulunmadığından davaya katılmalarına ilişkin verilen karar da hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden ;
Sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince verilen düşme kararına yönelik istinaf isteminde bulunulmadığı için bu sanık yönünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilmiş temyize konu bir hüküm bulunmadığından temyiz istemiyle ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Katılan ... vekillerinin insan öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına ilişkin olarak temyiz istemlerinin ise Uyaptan alınan nüfus kayıt örneğine göre katılanın 19.02.2024 tarihinde vefat etmiş olduğu anlaşıldığından 6098 sayılı TBK'nun 513. Maddesi uyarınca vekalet sözleşmesi sona ermiş olmakla,
... vekillerinin temyiz istemlerinin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Katılan TBMM Başkanlığı vekilinin kasten insan öldürme ve kasten insan öldürmeye teşebbüs, Katılanlar ... ve ... vekillerinin sanık ... Terzi hakkındaki tefrik kararına, sanık ... müdafiinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen tefrik kararına, ... vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,TC Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere, katılan ... vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,TC Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, askeri komutanlıkların gasbı silahlı terör örgütüne üye olma, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sahtecilik, dolandırıcılık, siyasal veya askeri casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, suçu bildirmeme suçlarından, müştekiler ..., ... ve ... vekillerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,TC Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, askeri komutanlıkların gasbı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sahtecilik, dolandırıcılık, siyasal veya askeri casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, suçu bildirmeme ve maktüller ... ve ... dışındaki maktullere yönelik kasten öldürme suçlarından, katılan ... vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,TC Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, askeri komutanlıkların gasbı, kasten öldürme suçlarından kurulan hükümlere yönelik, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca reddine dair verilen kararlar anılan maddenin son cümlesi gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından dosyanın bu hükümler yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
Bir kısım katılanlar vekili Av. ...'in katılanlar ... (şehit ... yakını), ..., ... (şehit ... yakınları), ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ... (şehit ... yakınları), ... (şehit ... yakınları), .... (şehit ... yakınları), .... (şehit ... yakınları), mağdurlar ... , ..., .... ..., ...., ...., ... ve ... yönünden,
Bir kısım katılanlar vekili Av. ...'ın katılanlar ... (şehit ... yakını), ... (şehit .... yakını) ve mağdur ... yönünden,
Bir kısım katılanlar vekili Av. ...'ın katılanlar ... (şehit ... yakını), ..., ... , .... (şehit ... yakınları), ... , ..., (şehit ... yakınları), ..., ... , (şehit ... yakınları), ... (şehit ... yakınları), mağdurlar ... , ..., ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... ..., ... , ... , ..., ... ve ... yönünden,
Bir kısım katılan vekilleri Av. ..., ... ve ... 'nın katılanlar ..., ..., ... ve ... ile müştekiler ... ve ... yönünden,
Yapmış oldukları temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Temyiz dilekçelerinde isimleri belirtilen katılan, mağdur ... müştekilere veya mirasçısı oldukları yakınlarına yönelik eylemlere dair herhangi bir suçtan açılmış bir dava bulunmadığı gibi, verilmiş bir hüküm de olmadığından adı geçenlerin davaya katılmalarına ilişkin karar hükümsüz olup, temyiz hakları bulunmadığından temyiz istemlerinin CMK'nun 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
4) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanıklar ... ve ... hakkında ise kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan ... Hazinesi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve Maliye Hazinesi vekilinin temyiz itirazlarının CMK 298.maddesi gereğince REDDİNE ,
5) Katılanlar ..., ... (maktul ... yakını), ..., ... (maktul ... yakınları), ..., ... (maktul ... yakınları), ..., ... (maktul ... yakınları) vekillerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,TC Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, askeri komutanlıkların gasbı silahlı terör örgütüne üye olma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sahtecilik, dolandırıcılık, siyasal veya askeri casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, suçu bildirmeme suçları ile kendilerine karşı işlenen kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçları dışındaki kasten insan öldürme ve kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan ...'un sadece kendisine yönelik öldürmeye teşebbüs suçundan doğrudan zarar görüp davaya katılma hakkının bulunduğu, diğer katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in de mirasçısı oldukları maktullere karşı işlenen kasten öldürme suçlarından doğrudan zarar görüp davaya katılma haklarının bulunduğu cihetle, temyiz istemine konu diğer suçlardan doğrudan zarar görme ve bu suçlara ilişkin hükümleri temyiz etme hak ve yetkileri bulunmadığından bu suçlardan verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının CMK'nun 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
6) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ... ve ... hakkındaAnayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,TC Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs,Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, askeri komutanlıkların gasbı, kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesinin ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları, CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan, mezkur ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar yönünden temyiz istemlerinin CMK'nın 298/1. maddesi gereğince REDDİNE,
7) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,TC Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, askeri komutanlıkların gasbı, silahlı terör örgütüne üye olma, kamu görevine ait araçların suçta kullanılması, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik temyiz itirazı bulunmayan sanık müdafiilerinin kararı temyiz etmede hukuki yararları bulunmadığından temyiz istemlerinin CMK'nın 298. maddeleri uyarınca REDDİNE,
Yukarıda iade ve ret kararı verilen konular dışında kalan ;
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, Katılanlar vekilleri ile sanıklar ve müdafiilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-)HUKUKİ AÇIKLAMALAR:
Ayrıntıları Dairemizin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 esas 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
Bağlayıcı emrin yerine getirilmesi kapsamında astların hukuki sorumluluğu:
Ayrıntılarına Dairenin 09.12.2019 tarih ve 2019/6765 esas - 2019/8453 sayılı kararında yer verildiği üzere:
5237 sayılı TCK'nın benimsediği suç teorisine göre: tipe uygun ve hukuka aykırı fiil, failin kusurlu olması halinde ceza yaptırımı uygulanmasını gerektirir. Her ceza hukuku normu, temelde bir hakkı/bir değeri korur. Bu nedenle ceza hukuku normlarının belirlediği davranış modellerine aykırı düşen her fiil haksızlık içermektedir.
Kast suçun subjektif unsurunu, kusur ise iradenin oluşum süreci ile ilgili olarak, failin işlediği hukuka aykırı fiilden dolayı kınanabilirliğine ilişkin bir değer yargısını ifade etmektedir. Kınanabilirlik, failin hukuka uygun davranmak, haksızlık yapmamak imkan ve yeteneği varken, hukuka aykırı davranması, haksızlığı tercih/irtikap etmesi halidir. İnsan ... iradeye sahip bir varlık olması nedeniyle, haklı olan bir davranışla haksızlık arasında bir tercih yapma veya haklı olan davranış lehine karar verme, davranışlarını hukuk düzeninin gereklerine göre yönlendirebilme, hukuk düzenin yasakladığı davranışlardan sakınma yeteneğini haizdir. Kusur yargısının temelini oluşturan insanın irade özgürlüğü ise, haksızlık bilincinin varlığını gerekli kılar. Çünkü insanın haklı olan davranışları ile haksızlık arasında tercih yapabilmesi için bunu bilmesi şarttır. Fail, haksızlık bilincine sahipse ve ... iradesiyle haksız olan bir davranışı tercih ediyor ise kusurludur.
Şu halde kasten işlenmiş, tipe uygun/haksızlık içeren fiil, olayda bir hukuka uygunluk sebebi varsa suç teşkil etmeyecek, kusurluluğu ortadan kaldıran bir sebep varsa, suç oluşturmasına rağmen yaptırıma tabi tutulamayacaktır.
Hukuka aykırılık genel bir ifadeyle, hukuka (hakka) karşı gelmek (Heinrich l kn 305) onunla çatışma halinde olmak demektir. Suçun unsuru olarak hukuka aykırılık ise işlenen fiile hukuk düzeni tarafından cevaz verilmemesi, bütün hukuk düzeni ile çelişki ve çatışma halinde bulunması anlamına gelmektedir (Koca-Üzülmez, age, s. 252; Prof. Dr. Fatih Selami Mahmutoğlu, Av. Serra Karadeniz-LLM, Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler Şerhi, s. 450).
5237 sayılı TCK'da yer alan hukuka uygunluk nedenleri; kanunun hükmünü yerine getirme (TCK 24/1. m.), meşru savunma (TCK 25/1. m.), hakkın kullanılması (TCK 26/1. m.) ve ilgilinin rızası (TCK 26/2. m.)dır.
TCK'nın 24. maddesinin 2, 3 ve 4. fıkralarında hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi, kusurluluğu ortadan kaldıran bir sebep olarak düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde işaret edildiği üzere hukuka aykırı olan ve emri verenin hukuki sorumluluğunu kaldırmayan bir emrin yerine getirilmesinin hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmesi mümkün değil ise de, Devlet tarafından yerine getirilen kamu hizmetinin yürütülmesinde amirin emrini yerine getirmek durumunda kalan ast yönünden bu durumun bir sorumsuzluk nedeni olarak kabul edilmesinde zaruret bulunmaktadır.
Kural olarak hukuka aykırı emre muhatap olan kamu görevlisinin bu emri denetlemesi, sorgulaması, hukuka aykırı olduğu kanaatinde ise amirin yazılı emri ve ısrarı olmadan yerine getirmemesi gerekir. Ancak Anayasının 137/3. maddesinde "Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunda gösterilen istisnaların saklı" olduğu belirtilerek, yapılan işin mahiyeti, kamu düzeni ve kamu güvenliği nedeniyle bazı istisnalara yer verildiği de görülmektedir. Muadil düzenleme TCK'nın 24/4. maddesinde de yer almaktadır.
Keza bir hukuk devletinde prensip olarak konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur. (1982 Anayasasının 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B).
Amiri tarafından “askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emrin, bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum” olan ast, işlemekte olduğu haksızlığı hukuka uygun hale getiren bir sebebin bulunduğunu düşünmekte ise cezai sorumluluğu ne olacaktır?
Amirin emrini icra sureti ile işlenen suçlardan dolayı hukuka uygunluk meselesi, Askeri Ceza Hukukunda büyük bir önem taşır. Gerçekten askerlik hizmeti, diğer hizmetlerden farklı olarak, fertlerden daha tam, daha kesin ve daha çabuk bir itaat bekler, hatta böyle bir itaate askerleri zorlar. Nitekim 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 14. maddesine göre: “Ast, amir ve üstüne umumi adap ve askeri usullere uygun tam bir hürmet göstermeğe, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur. Ast, muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştirmez, haddini aşamaz. İcradan doğacak mes’uliyetler emri verene aittir. İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur.”
İşte askerlik hizmetinin bu özelliğini nazara alan Anayasamız, “kanunsuz emir” kenar başlığını taşıyan 137. maddede, kanunsuz emrin yerine getirilemeyeceğini ve böyle bir emri alan memurun ne suretle hareket etmesi gerekeceğini belirttikten sonra “Askeri hizmetlerin görülmesi… için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır” dediği gibi, AsCK da amir tarafından verilen emrin yerine getirilmesine ilişkin olmak üzere, şöyle bir hüküm sevk etmiştir: “Hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse, bu suçun işlenmesinden emir veren mesuldür. Aşağıdaki hallerde maduna da faili müşterek cezası verilir; kendisine verilen emrin hududunu aşmış ise; amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise”
Bu düzenlemelere göre, emri veren amir ise kesin itaat kuralı her bakımdan geçerlidir; ast emre mutlak surette itaat edecektir. Üst ise kanun ve nizamlara göre kendisine böyle bir emir vermeğe yetkili olup olmadığını araştıracak, yetkili olduğuna kanaat getirirse itaat edecektir. İç Hizmet Kanununa göre, amir makam ve memuriyet yönünden emretmek yetkisine sahip kimse iken (m. 9); üst, rütbe ve kıdem büyüklüğünü ifade eder (m. 10). Mevzuat, konusu suç teşkil eden emir müstesna, amir tarafından verilen emrin muhteva itibari ile kanuna uygunluğunu araştırmaktan astı yasaklamıştır. Emrin hizmete ilişkin olması halinde, emri yerine getiren kimsenin prensip itibari ile hiçbir ceza sorumluluğu yoktur ve bütün sorumluluk sadece emri verene aittir. Özel nitelikte olmayan ve bu özel niteliği ilk bakışta anlaşılmayan her emir, hizmetle ilgili sayılmak gerekir.
Ast kendisine verilen emrin bir suç işlemek maksadı ile verildiğini biliyorsa ve buna rağmen emri yerine getirmişse kendisi de amirle birlikte ceza görecektir. Dikkat edileceği veçhile, astın bu hususta sadece bir şüpheye kapılması cezalandırılması için yeterli değildir, zira her asker, amiri tarafından verilen emrin kanuni olduğunu farz ve kabul etmek zorundadır ve bu konuda ast lehine bir karinenin varlığı kabul edilebilir (AsCK 41, f. 2 ve 3)(Prof, Dr. Sahir Erman Askeri Ceza Hukuku Syf 176 vd.).
Hata (yanılma); genel olarak kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.
Hata, kastı ortadan kaldıran veya kusurluluğu etkileyen hata olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun maddi unsurlarında (TCK 30/1), suçun nitelikli hallerinde (TCK 30/2), hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında (TCK 30/1-3) hata halleri kastı kaldırır. Kusurluluğu ortadan kaldıran veya azaltan sebeplerin maddi şartlarında hata (TCK 30/3) ile haksızlık yanılgısı (yasak hatası) (TCK 30/4) kusurluluğu etkileyen hata şekilleridir. Kastı kaldıran hata türüne hukuka uygunluk nedenlerinin sınırındaki yanılgıyı da eklemek gerekmektedir (TCK 27/1) (Dairenin 24/4/2017 tarih ve 2015/3-2017/3 sayılı kararı).
TCK'nın 30/3. maddesinde "ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ilişkin koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır." denilerek hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu etkileyen haller birlikte düzenlenmiştir. Hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarındaki hatayı bu kapsamda değerlendirmek gerekecektir. Hatadan yaralanmak için kaçınılmaz olması gereklidir.
Failin hukuk düzenince tanınmayan bir hukuka uygunluk nedeninin var olduğu (Bestandsirrtum / Erlaubnisnormirrtum) ya da hukuken tanınan bir hukuka uygunluk nedeninin hukuki sınırında yanılgı içinde (Grezirrtum Erlaubnisgrenzirrtum) olduğu durumda izin yanılgısı (Erlaubnisirrtum) ya da dolaylı haksızlık yanılgısından (der indirikte Verbotsirrtum) söz edilmektedir. Bu durumda somut vakıaya değil, münhasıran norma dayalı bir değerlendirme söz konusu olduğundan, haksızlıkla doğrudan bir ilgisi bulunmayan bu yanılgının haksızlık yanılgısı (TCK m. 30/4) kapsamında mütalaa edilmesi gerekmektedir.
Bu yanılgı türünün haksızlıkla doğrudan bir ilgisinin bulunmaması nedeni ile kast üzerinde herhangi bir etkisi de yoktur. Fiil kasten icra edilen bir haksızlık olma özelliğini korur. Hukuka uygunluk nedenlerini düzenleyen normların da bir hukuk normu olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu yanılgı norma dayalıdır. Ancak bu norm bir suç tipine dayanak oluşturan yasak normu değil, bu normun yasakladığı davranışa izin veren bir normdur. Failin izin normunu bilmemesine ya da yanlış bilmesine dayalı bir değerlendirme yanılgısı mevcuttur. Fail, hukuk düzeninde mevcut olmayan bir hukuka uygunluk nedenini var saydığı veya hukuki sınırında yanılgıya düştüğü için hukuk düzeninin fiiline izin verdiği kanaati ile hareket etmektedir.
İzin yanılgısının kaçınılmaz olması durumunda, failin haksızlık bilinci ile hareket ettiği söylenemez. Failin içinde bulunduğu izin yanılgısı, yasak normunun uyarı fonksiyonunu tamamen işlevsiz bırakmaktadır. Yasak normu ile izin normunun çatıştığı bir durumda, uygulanma önceliği izin normuna aittir. Buna bağlı olarak izin normu, yasak normunun fiilin icrasından kaçınmak yönündeki uyarısını tümüyle etkisiz bırakmaktadır. Kaçınılmaz izin yanılgısı halinde, kusuru tamamen ortadan kalkacağı için faile ceza verilemez (TCK m. 30/4; CMK m. 223/3-d) (Neslihan Göktürk Haksızlık Yanılgısının Ceza Sorumluluğuna Etkisi sh.125 vd.).
Failin, gerçekte olmamasına rağmen işlemiş olduğu fiili hukuka uygun hale getiren bir sebebin bulunduğu düşünerek hareket etmesi hali haksızlık yanılgısının ikinci görünüm şeklini oluşturmaktadır. Bu ihtimalde fail işlediği fiilin yasaklılığına ilişkin tam bir bilgiye sahiptir, ancak somut olayda işlemiş olduğu haksızlığı hukuka uygun hale getiren bir sebebin bulunduğunu düşünmektedir. Kısaca fail bir hukuka uygunluk nedeninin hukuki varlığında hataya düşmektedir (Koca-Üzülmez, age s.344).
Failin hataya düşmesindeki kişisel kusurun değerlendirilmesi ile ilgili olması hasebiyle hatanın kaçınılamaz olup olmadığı, ex ante bir değerlendirme ile failin bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, yaşı, rütbe ve görevi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları somut olayın özellikleri göz önünde bulundurularak belirlenecektir.
B-) İLK DERECE MAHKEMESİNCE VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNCE SÜBUTU KABUL EDİLEN SOMUT OLAY:
Ortaya çıkışından itibaren kendisini dini bir cemaat görüntüsüyle topluma takdim eden ve eğitim işlerini paravan olarak kullanmak suretiyle devlet kurumlarına sızacak kadrolarını gizli ve özel yöntemlerle yetiştiren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai hedefinin Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik ve laik Anayasal düzenini cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu 15 Temmuz 2016 tarihinde örgütün TSK içerisine yerleştirdiği üyelerince girişilen darbe teşebbüsüyle açığa çıkmıştır.
Uzun vadede ülke yönetimini ele geçirme amacı güden ve bu amaca ulaşılabilmesi bakımından mensuplarının motivasyonunu her daim üst düzeyde tutan örgütün bu yöndeki planlarının 17/25 Aralık sürecinde deşifre olması ve özellikle TSK içindeki uzantılarının temizlenmesine dönük çalışmalara başlanmasından sonra, uzun yıllar sonucunda ulaştığı gücü kaybetme endişesiyle ülke yönetimine el koyarak Anayasal düzeni değiştirmek konusundaki eylemlerine hız verdiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda ordu içindeki mensuplarının gizli toplantılar düzenledikleri, bu toplantıların bir çoğuna sivil imamların da katıldığı, toplantılarda darbe teşebbüsüne ilişkin planlamaların yapıldığı görülmüş olup, bu toplantılardan en önemlisinin Ankara ile Konutkent semtindeki bir villada örgütün Hava Kuvvetleri imamı ...'ün başkanlığında 6-7-8-9 Temmuz 2016 tarihlerinde yapılan toplantı olduğu, bu toplantıya katılan askerler ve bağlı oldukları sivil imamların farklı gruplara ayrılıp ayrı odalarda çalıştıkları, gruplar arasındaki koordinasyonun ... tarafından sağlandığı, toplantılarda görüşülen hususların ... tarafından telefonla örgüt lideri ...'e iletildiği, 9 Temmuz günü son değerlendirme toplantısı yapıldıktan sonra ... ile sivil imamlardan ...'ın 11 Temmuz tarihinde ABD'ye giderek darbe faaliyeti ile ilgili bilgileri örgüt liderine aktardıkları ve 13 Temmuz tarihinde tekrar yurda döndükleri,
Darbe faaliyeti kapsamında gerek farklı illerdeki, gerekse farklı birliklerdeki faaliyetlere ilişkin planlamanın daha detaylı şekilde yapılabilmesi bakımından ilgili birlik personeli ve bağlı oldukları mahrem imamların katılımıyla toplantılar düzenlendiği, ... ve Jandarma teşkilatına dönük çalışmalar noktasında ise Ankara ili Tandoğan semtindeki Magnet Tıp Merkezi yanındaki ... Eczanesinin üst katındaki ofiste, Yenimahalle ilçesi, ... Caddesi no:332/1'deki adreste, ... semti 1233. Cadde 5/7 numaralı adreste, Yenimahalle ilçesindeki ... konutları yakınındaki ... Kolejinin 500-600 metre ilerisindeki B Blok 33 nolu dairede, ... mahallesi 863. Sokak ... Apartmanında bulunan bila nolu dairede ve Altınpark civarındaki bilinmeyen bir adreste toplantılar düzenlendiği, bu toplantılara örgütün mahrem imamlarından ... kod adlı ..., ... kod adlı ..., ... kod adlı ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., firari sanıklar ..., ..., darbe gecesi karargahta ölü ele geçirilen Binbaşı .... ile davanın sanığı olmayan ..., ..., ... Hacıpaşalıoğlu, ..., ... gibi askerlerin katıldıkları, mahrem imamlar tarafından toplantıya katılan askerlerin cep telefonu ve tabletlerine line ve orbot isimli programların yüklendiği, darbeye ilişkin haberleşmenin bu uygulamalar üzerinden yapılacağının belirtildiği,
Darbe faaliyetine 16/07/2016 günü saat 03:00'da başlanması planlanmışken, darbe kapsamında kendisine görev tevdii edilen Kara Havacılık Komutanlığında helikopter pilotu olan Binbaşı ... 'nın 15 Temmuz günü öğle saatlerinde MİT Müsteşarlığına giderek kendisine söylendiği kadarıyla Kara Havacılık Komutanlığından kalkacak iki adet Skorsky ve Cougar helikopteri ile saat 19:00'dan itibaren geç saatlere kadar izinsiz uçulacağı ve MİT müsteşarı ... 'ın alınacağı şeklinde bilgiler verildiğini anlatması üzerine, MİT Müsteşarı ... 'ın durumu Genelkurmay I. Başkanı Orgeneral ...'a bildirdiği, yapılan durum değerlendirmesi sonucu Genelkurmay Başkanı ...'ın Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral ... 'ı saat 18:30 sularında durumu yerinde tetkik etmesi amacıyla Kara Havacılık Komutanlığına gönderdiği ve gerektiği takdirde adli işlem yapması için yanına askeri savcı ve Merkez komutanlığından yeteri kadar adam almasını söylediği, 4. Kolordu komutanı Korgeneral ... 'ı da Etimesgut'ta bulunan Zırhlı Birlikler Tugayına gönderdiği,
Kara Kuvvetleri Komutanının yanına askeri savcı ve Merkez komutanını alarak Kara Havacılık Komutanlığı'na gittiğini öğrenen Genelkurmay Başkanlığındaki darbeci unsurların aralarında durum değerlendirmesi yaptıkları, örgüte mensup askeri personele yönelik tutuklamaların başlaması ve darbe planının ifşa olması ihtimalini gözeterek darbe saatini öne çektikleri, ilgili örgüt mensuplarını bu yönde bilgilendirdikleri ve saat 20:30 itibariye darbe girişimini başlattıkları,
Olay akşamı Gazi Orduevi'nde düğünde olan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral ...'ye saat 21:00'da Genelkurmay'da çatışma çıktığı yönünde bilgi verilmesi üzerine ...'nin ... Kurmay Başkanlığına vekalet eden Tümgeneral ...'i telefonla arayarak durumu sorduğu ve karargahta buluşma kararı aldıkları, düğünden ayrılan ...'nin aracına bineceği sırada emir subayı ... ve Konya Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral ... tarafından araçta rehin alındığı ve Akıncı üssüne götürüldüğü,
Kurmay Başkanı ...'in Genel Komutanlık Harekat merkezini aradığı, sesinden tanıdığı Kurmay Binbaşı ...'ın "Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu, sıkıyönetim ilan edildi, sokağa çıkma yasağı var" diyerek telefonu kapattığı, bu sırada ... TEM daire başkanı ...'ın ...'i arayarak "komutanım darbe olmuş duydunuz mu" dediği, ...'in ise " ne darbesi, darbe mi olur bu çağda" diye karşılık verdiği, sonrasında ... karargahında buluşmayı kararlaştırdıkları,
...'in durumu Asayiş Daire Başkanı Kurmay Albay ...'e de bildirdiği, ...'in de Harekat Merkezini defalarca aramasına rağmen telefonuna bakılmadığı en sonunda telefondan "TSK tarafından yönetime el konuldu. Sıkıyönetim ilan edildi. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi." şeklinde sözde darbe duyurusunun okunduğu, ...'in karargaha gelinip duruma el konulmasını söylemesi üzerine ... tarafından İstihbarat Daire Başkanı Kurmay Albay ..., İstihbarat Plan Güvenlik Daire Başkanı Kurmay Albay ..., Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Kurmay Albay ... ve ... Genel Plan ve Prensipler Başkanı Tuğgeneral ...'nun telefonla arandığı, durum hakkında bilgi verildiği, Karargaha gitmek suretiyle darbeye kalkışan personele karşı konması konusunda mutabakata varıldığı,
Bu sırada karargahtaki faaliyetleri organize eden ve emir komutayı elinde bulunduran sanıklardan Kurmay Albay ..., Kurmay Albay ... ve Yarbay ... ile sanık üsteğmen ...'in nizamiye bölgelerinde nöbet tutan uzman çavuşların yanına giderek terör saldırısı ihbarı aldıklarını belirterek nöbetçilerin elindeki MP5 tabancaları istedikleri, uzman çavuşların silahlarının alınması halinde terör saldırısından nasıl korunacaklarını söyleyip itiraz ettikleri halde dışarıdan takviye kuvvet gelecek diyerek silahları alıp nöbetçileri karargahın içerisine götürdükleri, yine darbenin başlamasıyla birlikte karargahta bulunan ve darbe karşıtı olacağını değerlendirdikleri rütbeli personeli Sükan salonunda topladıkları, cep telefonlarının alındığı, bu kişilere sıkıyönetim ilan edildiğini, bu andan itibaren sıkıyönetim kurallarının geçerli olduğunu, karşı çıkana tereddüt edilmeden müdahale edileceğini belirterek salonun önünde silahlı darbecilerin rehineleri kontrol altına tutmaya başladıkları, yine aynı şekilde erlerin Hulusi Sayın konferans salonuna götürülüp kontrol altına alındıkları,
Ankara il Jandarma Alay Komutanlığında görevli sanıklar Binbaşı ..., Üsteğmen ..., Astsubay ..., Astsubay ..., Astsubay ..., Astsubay ... ve darbe gecesi karargahta öldürülen Astsubay ...'ün ...'ın önderliğinde iki araç halinde saat 21:50 sıralarında sanık Albay ...'nın nezaretinde karargaha geldikleri, yine İl Jandarma Komutanlığında görevli sanıklar Uzman Çavuş ..., Astsubay ..., Astsubay ... ve Üsteğmen ...'ın ise bu ekipten ayrı olarak saat 22:22 de karargaha geldikleri ve ... tarafından içeri alındıkları,
Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığında kursiyer olarak görev yapan teğmenlere darbe günü sabah saatlerinde gece eğitimi yapılacağının duyurulduğu ve çağrı üzerine saat 21:00'e doğru teğmenlerin içtima alanında toplandığı, Tabur Komutanı Binbaşı Tarık Görener tarafından çok ciddi bir tatbikat olduğunun söylendiği, kursiyer teğmenlerin silah ve teçhizatlarını alarak dörderli ve beşerli gruplar halinde özel araçlarıyla sanık Yüzbaşı ... öncülüğünde ... binasına geldikleri ve saat 22:04'ten itibaren C nizamiyede sanık ... tarafından karşılanıp içeriye alındıkları,
Darbe girişiminde kendisine görev verilen jandarma personelinin darbenin başladığı saatten itibaren peyder pey gerek kendiliğinden, gerekse çağrı üzerine bireysel ya da toplu olarak Genel Komutanlık binasına geldikleri, nizamiye girişinde bulunan darbeciler tarafından isimleri kontrol edilerek içeri alındıkları, silah ve teçhizatsız gelen personelin doğruca silahlık bölgesine yönlendirildiği ve bu kişilerin silahlıktan MP5 tabanca aldıkları, bir kısımının kamuflaj giyinip teçhizat kuşandığı, bir kısmının birlikte giyilmeyen kamuflajları giydiği, darbe karşıtı olup da kışlaya girmeye çalışan personelin ise Albaylar ..., ..., ..., ... ve ... de olduğu gibi içeri alınmadığı,
Saat 22:20 sıralarında TEM Daire Başkanı ...'ın yanında koruması ... ve şoförü ... ile birlikte ... ile buluşmak üzere karargaha geldiği, kendilerini karşılayan nöbetçinin girişlerin yasak olduğunu söylemesi üzerine nizamiyeden çıkıp gidecekleri sırada rütbeli birinin gelmeleri yönünde el işareti yaptığı ve ...'ın ... ve ... paşaları sorması üzerine rütbeli şahsın TSK'nın yönetime el koyduğunu ve burada onların sözünün geçmediğini söylediği ve gelen grubun Sükan salonuna götürülüp rehinelerin içine alındığı,
Albaylar ..., ..., ... ve ...'ın ...'a ait araçla saat 22:30'da Genel Komutanlık binasının C nizamiye bölgesine geldikleri, ...'in telefon görüşmesi yapması nedeniyle arkada kaldığı, kursiyer teğmenler ile sanıklar ... ve ...'ın nizamiyede oldukları, kursiyer teğmenlerin ...'dan aldıkları emir üzerine ..., ... ve ...'a ellerindeki G3 tüfeğini doğrulttukları, Albaylar tarafından yaptıklarının suç olduğu, kendilerine verilen emirlerin kanunsuz olduğu ve emirleri dinlememeleri gerektiği söylendiği ancak teğmenlerin olumlu karşılık vermedikleri, gelen grupla darbeciler arasında arbede yaşandığı, ...'ın teğmenlerden birine yumruk attığı, ...'ın da ... etmesin diye diğer teğmeni tutmaya çalıştığı, sanık ...'nın teğmenlere bunları gözaltına alın şeklinde emir verdiği, ...'ın sanık ...'nın başına silah dayadığı sırada diğer sanık ...'ın da ...'a silah dayayıp ...'yı bırakmasını söylediği, ...'ın ...'ın elindeki silahı almaya çalıştığı sırada silahların ateşlendiği, ...'ın kolundan yaralandığı, yine darbeci sanık ...'ın da karargah içindeki bir darbecinin ateşiyle yaralandığı, ...'ın darbeciler tarafından sürüklenerek içeriye sokulduğu, ...'ın ise diğer albaylar ... ve ... tarafından hastaneye götürüldüğü, yaralı sanık ...'ın da ambulans ile GATA'ya sevk edildiği,
Karargah binası içine götürülen ve elleri kelepçelenen ...'ı gören sanık Kurmay Albay ...’in kendisine hitaben “Ne çektiysek senin elinden çektik, seninle hesaplaşacağız ... Bey, seni vururum.” dediği ve hemen ardından tabancasını çıkarıp kapak takımını çekip bırakmak suretiyle tam dolduruşa getirdikten sonra bir kez tetiğe bastığı, tabancanın tutukluk yapması neticesinde ... almadığı, ilerleyen saatlerde TEM daire başkanı ... ve korumaları ile Albay ...'ın Sükan salonundan alınarak Tuğgeneral ...'ın tutulduğu Atalay salonuna götürüldükleri,
Karargaha kursiyer teğmenleri getiren sanık Yüzbaşı ...'in saat 22:35'de yanında sanıklar ... ve ... ile darbe girişimi sırasında etkisiz hale getirilen kursiyer teğmen ... olduğu halde karargahtaki odasında çalışma yapan Tayin Daire Başkanı Tuğgeneral ...'ın odasına girdikleri, sanık ...'in kendisine "sıkıyönetim ilan edildi, buyurun gidelim komutanım" dediği, ... ve yanındaki haberci erin direndiği, bu esnada darbe faaliyeti sırasında etkisiz hale getirilen ... ve ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın da bu bölgeye geldikleri, bir kısmının sivil elbiseli, bir kısmının ise kamuflajlı olduğu, ellerinde silah ve tabanca bulunduğu, ...'ı yere yatırdıkları, üç kişinin omuzlarına, sırtına oturduğu, üzerine bastırdıkları, ellerini arkadan kelepçeledikleri, ceplerini boşaltıp rütbelerini söküp gözlerini kapatarak koridora çıkardıkları, katılanın önce Sükan Toplantı Salonuna götürüldüğü, içlerinden bir kısmının komutanlıktaki kameralara yakalanmamak için elleri ile yüzlerini kapatmaya çalıştığı, sonrasında bir üst katta bulunan Atalay Toplantı salonuna götürülüp sol tarafa bir yere oturttukları,
Saat 22:20 sıralarında Bilişim ve Teknik İstihbarat Dairesi Başkanı olan Kurmay Albay ...'ın kendisini aramasıyla Fetöcülerin karargahı ele geçirmeye çalıştığını öğrenen Albay ...'nin saat 22:50 de C nizamiyeye geldiği, sanıklardan ... ile tartıştığı, sonrasında nizamiyeden uzaklaşıp Güvercinlik kışlasına geri dönüp karargaha müdahale yapacak birlikleri organize etmeye çalıştığı,
Karargah yakınına gelen ... ve maiyetinin karargaha girmenin sakıncalı olması nedeniyle komutanlık binası yakınındaki Hisarcıklıoğlu camisini komuta merkezi olarak belirledikleri, Tuğgeneral ..., albaylar ... ve ... ile Ankara Özel Harekat Şube müdürü ...'in de bölgeye geldiği, polis özel harekat timleri ile Yarbay ... komutasındaki JÖAK (Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı) timinin bölgeye intikalinin sağlandığı,
Darbeciler tarafından yayınlanan sözde sıkıyönetim direktifinde İçişleri Bakanlığı müsteşarı olarak atanan ve darbe gecesi için ... karargah sorumlusu olarak belirlenen Kastamonu Bölge Jandarma Komutanı Tuğgeneral ... 'ın karargaha getirilmesi için sanıklar Yarbay ... ile Yarbay ...'in er ...'ın kullandığı araç ile saat 23:08'de karargahtan çıkıp ... 'ın evinin olduğu Anıttepe bölgesindeki Gençlik Caddesi ... Sokak’a gittikleri, ancak ... 'a ulaşamadıkları ve sanık ...'in bu kez yanında ... olmadan karargaha geri döndüğü,
Darbe girişimi sırasında zırhlı araç desteği sağlamakla görevlendirilen Mamak 28. Mekanize Piyade Tugayı'na kısa bir süre önce atanan darbeci Kurmay Yarbay ... 'nin olaydan önce Suriye sınırına asker sevki yapılacağı, KOKTOD (Kolluk kuvvetlerinin toplumsal olaylarda desteklenmesi) tatbikatı olabileceği ve bu nedenle teyakkuzda olunması gerektiğini söyleyerek darbe gecesi birlikten yapılacak çıkışın sorgulanmasını önlemek amacıyla altyapı oluşturduğu, darbe akşamı saat 21:30 sıralarında alarm verdirerek birlik personelini acil kışlaya çağırdığı, saat 22:00'dan itibarın kışlaya giriş yapılmaya başlandığı, ... 'nin rütbeli askerlere Genelkurmay Başkanlığına terör saldırısı düzenlendiğini ve Genelkurmay Başkanının rehin alındığını belirterek Ankara ilindeki belli yerlerin güvenliğini alacaklarını söylediği, acelece askerlerin içtimaya alındığı, mühimmat ve silah dağıtıldığı, ZPT ve ZMA'ların hazır edildiği, ... komutasındaki ekibin saat 23:20 gibi kışladan çıkış yapmaya başladığı, rütbeliler Yüzbaşı ... ile Üsteğmenler ..., ..., ... ve ...'nın birliklere komuta ettiği, gidiş yolunda önce halkın lehe tezahüratıyla karşılaşan birliğin yoluna devam ettiği, Sıhhiye köprüsü civarında ise halkın protestosuyla karşılaştıkları, bu sırada darbe girişimine sürüklendiklerini anlayan Üsteğmen ... ve Uzman Çavuş ...'in geldikleri Alpaslan Türkeş Bulvarından araçlarını geri dönderip kışlalarına gittikleri, diğer ekibin ise saat 24:00'dan itibaren ... etrafında konuşlandığı, zırhlı araçlardaki bir kısım rütbelinin seyir halindeyken ilk önce önlerine çıkan vatandaşları uzaklaştırmak için havaya ... ettiği, birliği komuta eden ... 'nin ise vatandaşların üzerine doğru ... ettiği,
Başbakanın saat 23:02'de televizyona çıkıp yaşanan olayların ordu içindeki bir grubun kalkışması olarak belirtmesi ve yine Cumhurbaşkanı'nın saat 00:24'te bir televizyon programına Facetime üzerinden görüntülü olarak bağlanarak, tüm vatandaşların darbe girişimine karşı durup demokrasiye sahip çıkmalarını istemesi üzerine halkın bu saatten sonra karargah binasının önünde toplanmaya başladığı,
Kara Havacılık Okulundan kalkan helikopterden darbeye karşı faaliyet yürüten zırhlı araçlara, köprü üstünde bulunan vatandaşlara ve A nizamiyesi bölgesine doğru ... açıldığı, yine Jandarma Genel Komutanlığının A ve B nizamiyelerinden de polis ekiplerine ve vatandaşlara doğru ... açıldığı, karargahtaki darbe girişimine karşı yürütülen faaliyetlerin komuta merkezi olarak belirlenen Hisarcıklıoğlu caminin 70-80 metre etrafına bomba atışının geldiği ancak cami lojmanı ve etrafına isabet kaydetmediği,
Olay yerine gelen polis özel harekat ve JÖAK ekiplerinin özellikle 28. Mekanize Tugayından gelen askerlerin teslim olmaları için birliğe komuta eden Yüzbaşı ... ile Üsteğmenler ..., ... ve ... ile görüşmeler yaptıkları, saat 03:30 dan itibaren Mekanize Tugayından gelen askerlerin teslim olmaya başladıkları ve en son birliğin komutanı olan ... 'nin yanındaki askerlerin ısrarı sonucu ikna olup teslim olduğu, askerlerin güvenli bölgelere alındıkları,
Sabah saat 06:00 sıralarında Atalay salonunda bulunan rehinelerden TEM daire başkanı ... ile koruması ...'ın infaz edilmek üzere Kral Ormanlık alanının içerisindeki Saygı Nöbetçileri Odası olarak kullanılan yere sanıklar ... ve ... ile yakalamalı sanık ... ... tarafından götürüldükleri, sanık ...'in diğer sanıklar ... ve ...'a orada bulunan camdan dışarıyı gözetlemelerini söylediği, ... ve ...'nun rehinelere ve ...'e arkalarını dönüp dışarıyı gözetlemeye başladıkları, bu arada sanık ...'in ekspertiz raporunda nitelikleri belli edilen MP5 otomatik tabanca ile ... ve ...'a ... ettiği, ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiği, ...'ın ise hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığı,
Yine sanık ...'in ...'ı aynı saatlerde infaz etmek istediği, ...'ın sanık ...'in kendisine "gittiğin yerde tuvalet ihtiyacın olmayacak" şeklindeki sözünden durumu anladığı ve kendisini götüren silahlı kişileri yavaş hareket ederek oyaladığı, bu nedenle ...'ı götüren sanıkların diğer sanık ...'i kaybettikleri, devamında katılan ...'in otopark bölgesine indirildiği, bu suretle infaz edilmekten kurtulduğu,
Darbe teşebbüsüne karşı gelen kolluk kuvvetlerine karşı uçak desteği isteyen ve gelecek uçakların tarif edilen yerlere bomba atacağını bilen sanıkların, bombanın binaya isabet etme ihtimalini dikkate alarak, Atalay, Sükan ve Hulusi Sayın Konferans salonlarında rehin alınan rütbeli personel ile erleri B1, B2 ve B3 otoparkındaki zemin altında bulunan güvenli kısımlara indirdikleri,
Sabah saat 07:00 itibariyle PÖH ve JÖH unsurlarının darbeye karışanları etkisiz hale getirmek üzere içeriye girmeye başladıkları, buna karşılık darbecilerin araç sevk kısımlarını dışarıdan gelecek müdahaleleri önlemek amacıyla kum torbalarıyla tahkim ettikleri, garaj çıkış kısmına resmi bir otonun çekildiği, zırhlı araçlardan araç sevk çıkış kapısına ... edilmesi üzerine içeride bulunan bir kısım darbecinin araç çıkış kapısından dışarıya doğru ellerindeki silahlarla mevzi aldıkları ve ... ettikleri,
Kolluk tarafından içeriye sis bombası atılması ve Genel Komutanlık Karargahındaki darbe faaliyetinin başarısız olacağını anlamaları üzerine durum muhakemesi yapmak üzere tüm sanıkların 10 ve 11. kattaki kısma çıktıkları, burada durum değerlendirmesi yaptıkları, haberleşme araçları olan cep telefonlarından sim kartların atılması, telefonların fabrika ayarlarına döndürülmesi gibi yöntemler kullanılmak suretiyle delillerin yok edilmesine ilişkin kararlar aldıkları, başka çıkar yol kalmadığını anlamaları üzerine teslim olmaya karar verdikleri, daha sonra tekrar otopark kısmına inip silahlarını bıraktıkları, bazı darbecilerin rehinelerin içerisine karışmaya çalıştığı, Kurmay Albay ...'ın yönlendirmesi ile rehineler ve yanlarında bulunan darbecilerin gelen polis ekipleri tarafından teslim alındığı,
... karargahı ve çevresinde darbe gecesi yaşanan olaylar sonucunda, TEM Daire Başkanı ...'ın koruması ...'ın dışında darbeye karşı koymak için karargah civarına gelen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlı vatandaşların şehit oldukları, ... TEM Daire Başkanı ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığı, yine Kurmay Albay ...'ın kolundan yaralandığı, Kurmay Albay ... ile darbeye karşı koymak için karargah önüne gelen vatandaşlardan ..., ... ve ...'un darbecilerin ateşine maruz kaldıkları, darbeci şahıslardan Binbaşı ..., Yüzbaşı ..., Yüzbaşı ..., Üsteğmen ..., Teğmen ..., Teğmen ..., Astsubay ... ve Astsubay ...in de darbe faaliyetini icra için giriştikleri çatışmada öldürüldükleri görülmüştür.
15 Temmuz 2016 tarihinde akşam saatlerinde başlayıp 16 Temmuz 2016 sabahına kadar süren ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızmış üyelerinin plan, icra ve koordinasyonunda gerçekleştirilmek istenen hain darbe girişiminin, çoğunluğu Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük kentlerimiz olmak üzere birçok ilimizde şiddetli çatışmalara sahne olduğu, 8000’in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın darbe girişiminin başarıya ulaşması amacıyla kullanıldığı, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı, Türksat gibi bir çok stratejik merkezin havadan taarruz helikopterleri ve savaş uçakları tarafından bombalandığı, Genelkurmay Başkanlığı ile diğer Kuvvet Komutanlıklarının ele geçirilmeye çalışıldığı, Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunulduğu, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı yapıldığı, belli kurum, kuruluş, kışla, tesis, havaalanı, park, meydan, cadde, köprü, vb. yerleri ele geçirmek için kışlasından çıkan askeri unsurların emniyet güçleri ve halkın direnişiyle karşılaşması üzerine halka ve emniyet güçlerine ... ettikleri, askeri uçaklarla insanların üzerine bomba atıldığı, darbe girişimine karşı çıkan TSK mensuplarıyla darbeci unsurların çatıştığı, 250’ye yakın insanımızın darbeciler tarafından şehit edilip 2.500'den fazla insanımızın da yaralandığı, başta sivil halkın direnişi ve darbe karşıtı TSK personeli ile emniyet güçlerinin karşı koymasıyla darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı anlaşılmıştır.
C-)HUKUKİ AÇIKLAMALAR VE SOMUT OLAY ÇERÇEVESİNDE HÜKÜMLERİN İNCELENMESİ:
Sanıkların üzerlerine atılı müsnet suçların unsurları ve özel görünüm şekilleri, savunmalarında ileri sürülen hukuki kurumlar ile ilgili olarak yapılan açıklamalar, 15 Temmuz 2016 günü ülke genelinde yaşanan olaylar, Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay çerçevesinde sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesine gelince;
I- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet , Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktüller ..., ..., ..., ..., , ..., ... ve ...'a karşı kasten insan öldürme suçundan ayrı ayrı kurulan mahkumiyet ,katılanlar ..., ..., ...,...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı mahkumiyet, Sanık ... hakkında; ... karşı kasten insan öldürme suçundan mahkumiyet, katılanlar ... ve ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet,Sanıklar ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... , ... , ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ... müştekiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ...,... , ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ...,..., ..., , ..., ... , ... , ..., ..., ..., ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet;Sanıklar ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,,..., ..., ..., , ..., ..., , ...,... ve ...'ün silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs ,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından ayrı ayrı beraat; ...,...,,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ,...,...,...,... hakkında kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat, sanık ... hakkında maktüller ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ... ve ...'a karşı kasten öldürme, katılanlar ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraat, sanık ... hakkında Siyasal ve askeri casusluk suçundan beraat , sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından beraat; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme,Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından ayrı ayrı beraat; sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, maktullere yönelik kasten öldürme,katılanlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs, mağdurlara karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat; kararları ile sanık ... hakkında birleşen dosya yönünden Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan davanın reddine dair kararlara yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eşzamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk bulunmakla;
Sanıklar FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin olarak olay günü ortaya koydukları davranışlar itibariyle planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek, emir doğrultusunda ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini birlikte gerçekleştirerek suçun icrasında üstlendikleri rolleri, her birinin suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel katkıları da göz önünde bulundurulduğunda, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile TCK'nın 309. maddesinden mahkumiyetlerine dair verilen hükümlerde;
Sanıklar hakkında; darbe teşebbüsüne katıldığına ilişkin icrai bir hareketleri tespit edilememesi karşısında verilen beraat ve silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinde;
Sanıklar hakkında kasten insan öldürme,kasten insan öldürmeye teşebbüs ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinde
İsabetsizlik bulunmamış,
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs; sanıklar ..., ...,..., ..., ...,...,..., ...,...,...,...,..., ..., ..., ..., ... ,...,...,... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs etme, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyete yönelik hükümlerde vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uygun yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirmek suretleriyle uygulandığı, yine;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından ayrı ayrı beraat,...,..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs; maktullere yönelik kasten öldürme, katılanlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs, mağdurlara karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat; sanıklar ...,...,...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,...,..., ...,..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat; sanık ... hakkında birleşen dosya yönünden Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan verilen davanın reddi kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı,Katılanlar vekilleri ile sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının ayrı ayrı esastan reddiyle mahkumiyete,beraate ve davanın reddine ilişkin hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,
II- Sanıklar ...,...,...,...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs suçuna yardım suçundan kurulan mahkumiyet; sanık ... hakkında Kasten insan öldürme suçuna yardım,kasten insan öldürmeye teşebbüs suçuna yardım suçlarından kurulan mahkumiyet kararları ile kasten insan öldürme,kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarından beraat kararları;sanık ... hakkında Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan beraat ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararları;Sanık ... hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs , kasten insan öldürme,kasten insan öldürmeye teşebbüs,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat kararları ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı;Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı,Sanıklar ...,...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen beraat kararları; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında; maktüller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a karşı kasten öldürme suçundan, katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen ayrı ayrı beraat, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı beraat ;Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktül ...’a karşı kasten insan öldürme, katılanlar ... ve ...'a karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraat, hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelemesinde:
A-)Sanıklar ...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,... yönünden yapılan incelemede:
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eşzamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk bulunmakla;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde kendilerine verilen ve ülke çapında gerçekleştirilen anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketleriyle de illi bir değer taşıyan emri/görevi kabullenerek olay tarihinde, kanunsuz emirler doğrultusunda darbeye karşı çıkan vatandaşı uzaklaştırmaya çalışmak, bu kapsamda mahiyetindeki askeri personele ... emri vermek, toplanan vatandaşları dağıtmak için rastgele ... etmek, yolları kesmek,... beştepe yerleşkesine ve binasına girmek,girmeye çalışmak şeklindeki; sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin, Anayasayı ihlal suçunu teşkil ettiğinde kuşku bulunmamasına, suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak gerçekleştiren sanıkların, konumları, rütbeleri ve mesleki tecrübeleri itibariyle haklarında TCK'nın 24/1-4 ve 30. maddelerinin tatbik şartlarının bulunmadığı da gözetilerek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37. maddesi delaletiyle 309. maddesi gereğince, ayrıca kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu ve işlenen suçların doğrudan faili olduğu gözetilerek tüm maktullere yönelik öldürme,tüm mağdurlara yönelik öldürmeye teşebbüs, tüm mağdurlara yönelik olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıkların karargaha giriş yaptığı andan itibaren sorumlu olduğu hususu nazara alınarak,bu belirleme yapıldıktan sonra meydana gelen eylemlerden ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
B- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında; maktüller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a karşı kasten öldürme suçundan, katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı beraat, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelemesinde:
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde kendilerine verilen ve ülke çapında gerçekleştirilen anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketleriyle de illi bir değer taşıyan emri/görevi kabullenerek olay tarihinde, kanunsuz emirler doğrultusunda darbeye karşı çıkan vatandaşı uzaklaştırmaya çalışmak, bu kapsamda mahiyetindeki askeri personele ... emri vermek, toplanan vatandaşları dağıtmak için rastgele ... etmek, yolları kesmek,... beştepe yerleşkesine ve binasına girmek şeklindeki; sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin, Anayasayı ihlal suçunu teşkil ettiğinde kuşku bulunmaması gözetilerek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37. maddesi delaletiyle kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden doğrudan faili olduğu gözetilerek tüm maktullere yönelik öldürme,tüm mağdurlara yönelik öldürmeye teşebbüs, tüm mağdurlara yönelik olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıkların karargaha giriş yaptığı andan itibaren sorumlu olduğu hususu nazara alınarak,bu belirleme yapıldıktan sonra meydana gelen eylemlerden ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
C)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik temyiz taleplerinin incelemesinde:
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde kendilerine verilen ve ülke çapında gerçekleştirilen anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketleriyle de illi bir değer taşıyan emri/görevi kabullenerek olay tarihinde, kanunsuz emirler doğrultusunda darbeye karşı çıkan vatandaşı uzaklaştırmaya çalışmak, bu kapsamda mahiyetindeki askeri personele ... emri vermek, toplanan vatandaşları dağıtmak için rastgele ... etmek, yolları kesmek,... beştepe yerleşkesine ve binasına girmek şeklindeki; sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin, Anayasayı ihlal suçunu teşkil ettiğinde kuşku bulunmamasına, suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak gerçekleştiren sanıkların, konumları, rütbeleri ve mesleki tecrübeleri itibariyle haklarında TCK'nın 24/1-4 ve 30. maddelerinin tatbik şartlarının bulunmadığı da gözetilerek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37. maddesi delaletiyle 309. maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların, ayrıca kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu ve işlenen suçların doğrudan faili olduğu gözetilerek ... dahil tüm maktullere yönelik öldürme,... ve ... dahil tüm mağdurlara yönelik öldürmeye teşebbüs suçlarından darbe teşebbüsünün başından itibaren organizasyondan sorumlu oldukları hususu nazara alınarak,bu belirleme yapıldıktan sonra meydana gelen eylemlerden ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamı ile uyumlu bulunmayan kabul ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
D) Sanık ... yönünden:
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde kendilerine verilen ve ülke çapında gerçekleştirilen anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketleriyle de illi bir değer taşıyan emri/görevi kabullenerek olay tarihinde, kanunsuz emirler doğrultusunda darbeye karşı çıkan vatandaşı uzaklaştırmaya çalışmak, bu kapsamda mahiyetindeki askeri personele ... emri vermek, toplanan vatandaşları dağıtmak için rastgele ... etmek, yolları kesmek,... beştepe yerleşkesine ve binasına girmek şeklindeki; sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin, Anayasayı ihlal suçunu teşkil ettiğinde kuşku bulunmaması gözetilerek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37. maddesi delaletiyle ayrıca kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu ve işlenen suçların doğrudan faili olduğu gözetilerek tüm maktullere yönelik öldürme,tüm mağdurlara yönelik öldürmeye teşebbüs, tüm mağdurlara yönelik olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanığın karargaha giriş yaptığı andan itibaren sorumlu olduğu hususu nazara alınarak,bu belirleme yapıldıktan sonra meydana gelen eylemlerden ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
E)Sanık ... yönünden:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Oluş, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik yok ise de; sanığın örgütte kaldığı süre, konumu ve faaliyetleri de nazara alınarak,soruşturma ve kovuşturma aşamasında örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili vermiş olduğu bilgilerin etkin pişmanlık şartlarını taşıdığının kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda verilen bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunduğu aşamada gözetildiğinde, TCK’nın 221/4-2. cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanarak hakkaniyete uygun bir şekilde cezasından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
F)Sanıklar ...,...,...,...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden yapılan incelemede:
1)Sanık ... yönünden:
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde kendilerine verilen ve ülke çapında gerçekleştirilen anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketleriyle de illi bir değer taşıyan emri/görevi kabullenerek olay tarihinde, kanunsuz emirler doğrultusunda darbeye karşı çıkan vatandaşı uzaklaştırmaya çalışmak, bu kapsamda mahiyetindeki askeri personele ... emri vermek, toplanan vatandaşları dağıtmak için rastgele ... etmek, yolları kesmek,... beştepe yerleşkesine ve binasına girmek şeklindeki; sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin, Anayasayı ihlal suçunu teşkil ettiğinde kuşku bulunmamasına, suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak gerçekleştiren sanıkların, konumları, rütbeleri ve mesleki tecrübeleri itibariyle haklarında TCK'nın 24/1-4 ve 30. maddelerinin tatbik şartlarının bulunmadığı da gözetilerek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37. maddesi delaletiyle 309. maddesi gereğince, ayrıca kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu ve işlenen suçların doğrudan faili olduğu gözetilerek tüm maktullere yönelik öldürme,tüm mağdurlara yönelik öldürmeye teşebbüs, tüm mağdurlara yönelik olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanığın karargaha giriş yaptığı andan itibaren sorumlu olduğu hususu nazara alınarak,bu belirleme yapıldıktan sonra meydana gelen eylemlerden ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden:
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde ülke çapında gerçekleştirilen anayasal düzeni ihlal suçuna ilişkin,amaç suç yönünden gerçekleştirilen hazırlık hareketi niteliğinde kalan eylemlerin bu suçun hazırlık hareketlerini suç sayarak yaptırıma bağlayan TCK'nın 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturacağı hususu da gözetilerek;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Dairemizin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas - 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı",
Nazara alındığında;
Öncelikle sanıklar haklarında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, bulunup bulunmadığının ... bünyesinde oluşturulan ankesörlü sabit hatlardan ardışık arama bilgi havuzundan sorulup, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenilmeleri,ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanıklar ile ilgili herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığının tespiti, ve sonrasında tüm bu delillerin değerlendirilerek kışlalarından çıkış yapan ancak vatandaşların engellemeleri nedeni ile ... yerleşkesine ulaşamayan,nizamiyede nöbet tutan,verilen emirleri yerine getiren,nöbet tarihi değiştirilen sanıkların dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin TCK'nın 37/1 delaletiyle 309/1; 309/1, 39/2-c veya 314/2 maddesi kapsamında kalıp kalmadığı tartışılarak, sanıkların hukuki durumlarının buna göre tayin ve takdiri gerekirken,yine sanık ... dışındaki diğer sanıklar hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan temyiz denetimi kapsamı dışında kalacak şekilde CMK'nın 223/3-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması karşısında bu sanıklar hakkında dosya kapsamı itibariyle silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetlerine yeter delil elde edilemediği takdirde, eylemlerinin TCK'nun 220/6 maddesi delaletiyle TCK'nun 314/2 maddesi uyarınca örgüt adına suç işlemek suçunu oluşturacağı gözetilerek bu yönden ek savunma verilerek sanıkların hukuki durumlarının buna göre tayin ve takdiri gerekirken delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu dosya kapsamı ile uyumlu bulunmayan kabul ve eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmekle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, Katılan vekilleri, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ...'un tahliye taleplerinin reddi ile TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2023/8119 E., 2025/2899 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Sanığın, müteveffa diğer sanıkla birlikte asli fail olarak TCK'nın 37/1 maddesi kapsamında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi yerine beraatine karar verildiği şeklindeki bozma ilamı dikkate alınarak sanığın TCK'nun 37/1.
1. Ceza Dairesi 2023/8119 E. , 2025/2899 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1045 E., 2023/1179 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2023 tarihli ve 2022/392 Esas, 2023/36 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2023/1045 Esas, 2023/1179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle: eksik ceza tayin edildiğine, suçun tasarlanarak işlendiğine, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suça iştirak ve yardım etmediğine, suç işleme kastı olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, öldürme kararının ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerin gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan ... vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı Kanun'un 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, olayın ne şekilde gerçekleştiğine dair kabulün tam olarak bulunması gerekirken, sanığın eylemlerinin ayrı ayrı net bir şekilde tespit edilmediği ve somut delillerle ilişkilendirilmediği, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri,
delilleri ve nitelendirilmeleri ile buna göre hükümler kurulması icabettiği nazara alınmadan, açıklanan ilkelere uyulmadan, sadece ilgili mevzuat hükmüne atıfta bulunularak; "... Sanığın, müteveffa diğer sanıkla birlikte asli fail olarak TCK'nın 37/1 maddesi kapsamında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi yerine beraatine karar verildiği şeklindeki bozma ilamı dikkate alınarak sanığın TCK'nun 37/1. maddesi delaletiyle mütevveffa diğer sanıkla birlikte asli fail olarak müsnet suçu işlediği sabit görülmekle ..." şeklindeki yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-g maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
3. Kabule göre de; sanık ile ...'in askerlik arkadaşı oldukları, ...'in eski kız arkadaşı maktulü unutamadığı ve maktulü takip ettiği, maktul hakkında bilgi edinmeye çalıştığı, maktulün bu nedenle ... hakkında şikayetçi olduğu, olay günü ...'in sanığı mangal yapmak için Niğde'ye çağırdığı, sanığın da alacağını da alma düşüncesi ile aracıyla Niğde'ye geldiği ve ... ile buluştukları, maktulün de olay tarihinde üniversite sınavı için Niğde'ye geldiği, sanık ile ...'in çarşıda bir çiğ köftecide oturdukları esnada ...'in maktulü görmesiyle birlikte maktulü takip etmeye başladıkları, ancak bir süre sonra maktulün izini kaybettikleri, birlikte sanığa ait aracın yanına gittikleri ve torpido gözünden ...'in kendisine ait silahı yanına aldığı, tekrardan çiğ köfteciye gittikleri, sanığın yemek yediği sırada ...'in telefonla konuşarak maktulün kaldığı yeri öğrendiği ve paket yaptırarak bir kağıda "... Butik Ev Apart" yazdığı, sanık ile beraber maktulün kaldığı aparta gittikleri, ...'in sanıktan otel görevlisine kağıdı gösterip kendisini çiğ köfteci olarak tanıtarak maktulün kaldığı oda numarasını öğrenmesini istediği, sanığın oda numarasını öğrendikten sonra ... ile birlikte maktulün odasının önüne çıkıp zile bastıkları, maktulün Muhamed'in sesini tanıyarak kapıyı açmayacağını düşündüklerinden sanığın yemek getirdiğini söyleyerek maktule kapıyı açtırdığı, ...'in bir anda içeri girerek kapıyı kapattığı ve sanığı dışarıda bıraktığı, ...'in maktule ateş ederek öldürdüğü ve sonrasında kendi kafasına ateş ederek intihar ettiği, içeriden silah sesleri geldiğini duyan sanığın emniyete gidip yaşananları anlattığı olayda; ...'in fail olarak işlediği eyleme hareketleriyle suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştıran, eylemleri 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında doğrudan doğruya birlikte işleme seviyesine ulaşmayan sanığın "yardım eden" sıfatıyla aynı Kanun'un 39. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine, iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca fail sıfatıyla cezalandırılmalarına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan, hükmün gerekçesiz olması ve sanığın kasten öldürmeye yardım etme suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2023/1045 Esas, 2023/1179 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Gerekçeli karar hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6 ncı maddesinde açıkça zikredilmemiş ise de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından içtihadî olarak geliştirilerek varlık kazanmış bir hak olup “adil yargılanma hakkı”nın en önemli unsurlarından biri olarak belirtilmiştir. Buna göre AİHM, mahkemelerin her türlü kararlarında gerekçeye yer verilmesi yükümlülüğüne değinerek aksi durumun, adil yargılanma hakkının ihlâli ile neticeleneceğine işaret etmiştir
Gerekçeli karar hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Anayasa) tarafından ise alenî bir şekilde güvence altına alınmıştır. Anayasa’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklindeki düzenleme ile gerekçe, ilgilisi için bir hak olmanın yanı sıra bütün mahkemeler için de anayasal bir yükümlülük olarak öngörülmüştür. Ayrıca Anayasa’nın, Temel Haklar ve Ödevler kısmında yer alan “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine, 03.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesiyle eklenen “adil yargılanma hakkı”nın da bir unsuru olarak kabul edilmekte (… Ataş, B. No: 2013/1235, 13.06.2013.) ve Anayasa Mahkemesi tarafından incelenen bireysel başvurulara konu edilebilmektedir. Gerekçeli karar hakkı, Türk hukuk sisteminde anayasal düzenlemeye ek olarak kanunî olarak da güvence altına alınmıştır. 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi; “Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde emredici hüküm içermektedir.
Temel bir insan hakkı olan gerekçeli karar hakkı, gerek uluslararası gerek ulusal hukukî metinlerle güvence altına alınmış olup mahkeme kararlarında gerekçeye yer verilmemesi ya da yetersiz gerekçeye yer verilmesi durumlarında gerekçeli karar hakkının ihlâli gündeme gelecektir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.04.2019 tarihli, 2018/9-593 Esas ve 2019/314 Karar sayılı kararında; “Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçe bölümünde hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve kanuni olması gerekmektedir. Kanuni, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime imkân sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır.” şeklindeki açıklamalar ile hükmün, dayanağını, denetlenebilirliğini, ikna ediciliğini gerekçe bölümünden alacağı vurgulanmıştır.
Suça iştirak için öncelikle faillerin bir suçu işlemek konusunda iştirak iradelerini ortaya koymaları ve anlaşmaları gerekir. İştirak iradesi suç işlenmeden önce veya en geç suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmış olmalıdır. İştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi gerekir. İştirakin kabulü için failde, suça iştirak iradesi olmalıdır.
Yani suça katılanlar önceden, belli bir suçu işleme konusunda aralarında anlaşmalı, irade birliğine varmalıdırlar. Kararlaştırılan bir suç işlenirken, faillerden birisinin diğerlerinden habersiz bir başka suçu daha işlemesi halinde ise önceden anlaşma olmadığı için, ikinci failin icrasına yardım etmeyen diğer failler, bu suçtan sorumlu tutulmazlar.Herhalde failin başkasının fiiline katıldığını bilmesi ve bunu istemiş olması lazımdır. İstenmemiş olan neticenin husulünde her failin sadece tesadüfî olarak fiillerinin birleşmiş olması iştirake yeterli değildir. Bir suça iştirak ettiğini bilmeyen kimsenin bu cehaleti kastı ortadan kaldırır. İştirak halinde suç işlenmesi halinde, iştirakin nevini saptamak için faillerin karar verme ve icra safhalarındaki tüm hareketlerinin nazara alınması ve topluca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kast insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Suç işleme kararının aynı suç konusunda alınması gerekir.Yeni ceza yasası kusur teorisini benimsediğini ileri sürmesine rağmen, iştirak konusunda irade teorisini esas almış gözükmektedir. Zira kusur teorisi nedensellik bağından sarfı nazar edemez. İştirak anlaşmasına konu hareket işlenirken kastı aşan bir netice meydana gelmişse, bundan tüm ortaklar kusurları derecesinde sorumlu olurlar.
Sanıklardan birisinin kendince başka bir amaçla mağdura yönelik yaptığı eylemden sonra diğer sanık veya sanıkların ani bir kasıtla beklenmeyen ağır veya başka nitelikteki suçlardan iştirakten sorumlu tutulmaları TCKnın 20. maddesindeki ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil edecektir.
Sanıkların olay yerine geliş veya bulunma amaçları, hangi suç veya suçlar için harekete geçildiği, silahlı veya silahsız olaya katılmaları, suç veya suçlara hangi hareket veya hareketlerle katıldıkları, hangi aşamada olaya katıldıkları, olayların seyir aşamaları, basit düzeyde katılınan suçun şeriklerden birinin ani bir kastı ile ağırlaşıp yani amaç suç dışı bir sonuca ulaşıp ulaşmadığı, basit bir düzeyde bir suç amaçlanmış iken çok ağır bir neticeyle karşılaşılacağını tahmin etme durumunda ağır eylemi yapmayan şeriklerin bu olaya başlangıç aşamasında dahi katılıp katılmayabilecekleri adil bir sonuca ulaşmak için doğru bir şekilde değerlendirilmelidir.
Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında;
Niğde 1 ağır Ceza mahkemesinin sanığın maktülün ölümü olayında suça yardım kastının olmadığı değerlendirilmek suretiyle şeklindeki gerekçesiyle CMK'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine dair kararı istinafen inceleyen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesi'nin 26/09/2022 tarih 2022/595 E-2022/1698 K sayılı kararında belirtilen
Sanığın, müteveffa diğer sanıkla birlikte asli fail olarak TCK'nın 37/1 maddesi kapsamında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi yerine beraatine karar verildiği şeklindeki bozma ilamı dikkate alınarak sanığın TCK'nun 37/1.maddesi delaletiyle mütevveffa diğer sanıkla birlikte asli fail olarak müsnet suçu işlediği sabit görülmekle ,sanık müdafiinden sanık hakkında TCK'nın 39/1-39/2-c maddesinin uygulanmama ve TCK'nın 37/1.maddesi delaleti ile TCK'nın 81/1. Maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunması da alınmış olmakla sanığın eylemine uyan TCK'nun 81/1.maddesi uyarınca mahkumiyetine,TCK'nun 62.maddesinin sanık lehine değerlendirilmesine karar verilmiş ise de;
Hükmün gerekçesi olarak gösterilen bu paragrafta sanığın savunmasının neden kabul edilmediği ve delilerin değerlendirmesi açık bir şekilde yapılmadığından mahkeme kararında sadece delilerin gösterilmesinin gerekçe olarak değerlendirilemeyeceği yani yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan hüküm verildiği dikkate alınarak hükmün öncelikle gerekçesizlik sebebiyle bozulmasına karar verilmesi kabule göre de,
Niğde 1 ağır Ceza mahkemesinin 2021/337 E-2021/387 K sayılı dosyasında isabetle belirtildiği üzere;
Maktulü öldüren ... ... ile sanık ... ...'nın 2017 yılı Eylül ayında Tekirdağ ilinde birlikte 7-8 ay askerlik yaptıklarından dolayı arkadaş oldukları,sanık ...'ın askerlik bitimi İstanbul ilinde yaşadığından dolayı ölen ... ile telefonda görüştükleri,sanığın son 1 yıl içerisinde Nevşehir İli Derinkuyu ilçesine tatlıcı dükkanı açtıktan sonra Niğde iline gelerek bir kez yüz yüze görüştükleri,bir seferde ölen ...'in sanığın köyüne geldiği ve bir seferde sanığın dükkanın bulunduğu Derinkuyu ilçesine giderek görüştükleri,bu süreçte sanık banka borçlarından ölen ...'e bahsettiği ve ...'in de bahis oynayan bir abi var, 10.000-TL getir, onu 22.000-TL yapacağız dediği ve sanığında kredi kartından 2021 yılı Şubat ayı gibi 10.000-TL çekerek ...'e verdiği,...'in de bahisçiye verecek diye sanık beyanına göre parayı ablasına teslim ettiği, sanık ...'ın parayı sormasına rağmen ...'in kazandık dediği, ancak sürekli sanığı oyalayarak parayı vermediği,yine sanığın beyanına göre 2020 yılı Aralık ayı veyahut 2021 yılı ocak ayında ...'in sanığa bir sevgilisi olduğunu ve 3 yıl birliktelikten sonra ayrıldıklarını,nişan yaptıklarını, evliliğe doğru gittiklerini, daha sonra kızın başka bayanlarla mesajlaşmasını gördüğünü, bu yüzden ayrıldıklarını ve kendisinin çok pişman olduğunu sanığa söylediği ve sanığında ...'in bu durumdan dolayı sürekli ağladığını beyan ettiği, ...'in maktulün köyüne dahi gittiği ve maktul ile ailesi arasında bir takım olaylar yaşandığı ve olayların adliyeye intikali sonucu taraflar arasındaki olaylar nedeniyle maktul ...'in sanığa maktul ve babasını avukat gibi aramasını istediği , sanığın bir kez çaldırdığı ve diğerini de aramadığı halde ...'e aradım cevap vermediler dediği, olay tarihinden önce en son 2021 yılı mart ayında ...'in Derinkuyu'ya gittiği ve sanıkla orada görüştükleri, ...'in daha sonra sanığa sürekli Niğde'ye gel mangal yakarız dediği ve en son Haziran ayında yine sanığı Niğde ye çağırarak mangal yakacağız ve ayrıca tanıdığı birisininde içerisine tatlı konulan buzdolabı olduğunu vede borcuna artı olarak bu dolabı da kendisine vereceğini söyleyerek Niğde ye çağırdığı,sanığın da olay tarihi olan Cuma günü sanığın konum göndermesi ile Bor İlçesine 50 ABL 241 plaka sayılı aracı ile geldiği, ...'in evinin önüne vardığında ...'in de araca bindiği ve belinden çıkardığı silahı aracın torpido gözüne koyduğu, Sanığın beyanına göre daha önceki görüşmelerinde de kendisinde silah olduğunu gördüğü ve olay günüde silahı sorduğunda ...'in dursun dediği, daha sonra ...'in aracı Niğdeye sür dedği ve sanığında aracı sürerek Niğde İl merkezine geldikleri, sanığın mangal işini sormasına rağmen ...'in maktulün Niğde'ye geleceğinden bahsettiği,bunu maktulün köyünden birinin kendisine haber verdiğini söylediği ve araçta iken ...'in Ulukışla-Niğde seferini yapan aracın firmasını arayarak şöforünün numarasını alıp sanığın telefonuna kaydederek aradığı , otobüste kısa boylu kapalı bir kız var mı, hayat mamat meselesi konuşmam lazım şeklinde şoföre sorduğu, sanığın beyanına göre şoförün bilgi vermediği, Niğde il merkezine geldiklerinde sanığın araç kitlenmiyor demesine rağmen ...'in tabacayı torpido da bıraktığı ve birlikte çiğ köftecinin önünde çay içerlerken ...'in maktulü gördüğü ki sanığın beyanına göre ...'in maktulün oraya geleceğinin önceden bildiği, burada otururlarken 15-20 metre mesafede ...'in işte kız geldi deyip sanığa masaya on lira bırak dediği, maktulü takip ettiği esnada maktulün sürekli mağazalara girdiği ve bekledikleri esnada sanığın beyanına göre ...'in sanığa evde masanın altında 20.000-TL para var, evin anahtarını sana vereceğim, gidip alacaksın dediği, sonrasında sanığa mağazaya girerek maktule bakmasını istediği,sanığın magazaya girerek baktığı , kendi beyanına göre bakmış gibi yaparak ...'e maktulü görmediğini söylediği, daha sonra ...'in sanığa yan mağazaya bak dediği ve sanığın da yan mağazanın alt katına inerek etraftan bir iki resim çekerek sanığa yolladığı ve maktulün burada da olmadığını söylediği ve hadi gidelim dediği, ...'in önce silahı araçtan alalım dediği, silahı alarak çiğ köfteciye gitikleri,sanık içeride çiğ köfte yerken ...'in dışarıda telefonla konuştuğu,sanık dışarı çıktığında ...'in içeri girerek çiğ köfte paketi yaptırdığı ve oradan kalem alarak not kağıdına ''... Butik Ev'' yazdığı ve dışarı çıkarak sanığa Yasemin'in yerini öğrendiğini ve sanığa Yasemin ile konuşmak için Butik Aparta giderek çiğ köfte siparişi getirdiği söylemek suretiyle kaldığı odayı öğrenmesini istediği ve içerisinde çiğ köfte bulunan poşeti sanığa vererek apart'ın yerini ona gösterdiği,25/06/2021 tarihi Butik Aparttan alınan kamera görüntüleri CD inceleme tutanağından da anlaşılacağı üzere saat 17:41 de maktulün 5.katta bulunan odanın koridorun da göründüğü, sanığında saat 18:02 de Butik Apatın kapısına geldiği,apartın kapısı ile apart görevlisini bulunduğu yazıhane kapısının yan yana olduğu,sanığın önce yazıhane kapısından girerek görevliye not kağıdını göstererek çiğ köfte siparişi olduğunu söylediği görevlinin de maktulün 5.katta kaldığını ve oda numarasını söylediği,ancak o gün apart görevlisi olan mahkememizce kendisine ulaşılamayan tanık Yossıf Ali Alı'nın maktulü iç hattan telefonla arayarak böyle bir siparişi olup olmadığını sormadığı,Butik Apartta çalışan tanık ...'in işletmede daha önce gelen siparişlerde müşteriye haber verilmediğini, ancak bu olaydan sonra artık haber verdiklerini beyan ettiği,daha sonra görevlinin apartın içten ve otomatik açılan kapısını açtığı ve sanığın yazıhaneden çıkarak Apartın kapısından içeri girdiği ve ...'i aradığı ve ...'i de içeri aldığı,saat 18:06 da da ...'in içeri girdiği,18:07 de her ikisinin birlikte asansöre doğru yürüdüklerinin görüntülendiği, mahkemece duruşmada izlenen ve gözlem yapılarak sanığa da izletilen cd görüntüsü olan 8 numaralı kamera görüntüsünün 18:08:53 zaman dilimli ... ... ve sanığın maktul ...'in kaldığı odanın bulunduğu merdiven boşluğuna geldiklerinde sanığın duraksayarak ellerini yukarıya doğru kaldırdığı,diğer ... ...'ın kamera kaydından çıkıp sanığın tekrar yanına gelerek tekrar kamera kaydına girdiği, sanıkla konuştuğunun gözlemlendiği ve bu husus sanığa sorulduğunda ise sanık ''Ben orada ellerimi kaldırarak "Sen hallet sen konuş" dedim, o da yanıma gelerek, benim sesimi tanır, kapıyı açmaz dediğini beyan ettiği , ...'in kapının ziline bastığı ve sanığında çiğ köfte siparişi var dediği esnada maktulün kapıyı araladığı ve ...'in kapıyı tutarak sanığa sen git ben biraz sonra geleceğim dediği,sonrasında sanığın beyanında da belirttiği üzere asansöre binip aşağı düğmesine basıp inerken 3-4 el silah sesi duyduğu ve telefonun konumuna yazarak Emniyet Müdürlüğüne gitiği ve sonrasında Muhamed'in maktulü ve kendisini tabancayla öldürdüğü kabul edilen olayda;
Sanığın savunmasında parasını kurtarmak için ...'in o gün gönlünü hoş tutarak ...'in evde 20.000-TL para var onuda anahtarı vereceğim git al dediğinden dolayı sesini çıkarmadığını,amacının parasını kurtarmak olduğunu,bu nedenle istediğini yaptığını,...'in kedisine amacının sadece kızla konuşmak olduğunu söyleyerek kendisine yalvardığını,kendisinin de yardımcı olmak adına böyle bir şey yaptığını söyleyerek suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş olup,
Olay sonrası sanığın silah sesini duyması neticesinde 25/06/2021 tarihli tutanaktan ve tanık olarak dinlenilen emniyet müdürlüğünün nizamiye giriş kapısında o gün nöbetçi olan polis memurları ... ve ...'nın beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanığın olay saatinin hemen akabinde saat 18:20 sıralarında beyaz kapalı kasa 50 plakalı aracı ile hızlı bir şekilde nizamiyenin önüne geldiği, tanıkların aracın durmayarak nizamiye kapısına vuracağını düşünerek dışarı çıktıkları, aracın kapıya 1 metre kala durduğu,araçtan sanığın indiği, telaşlı ve şok halinde ağlar vaziyette Arkadaşım vurdu, kızı vurdu şeklinde 2-3 defa tekrarladığı,başım belaya girdi dediği ve şahsın panik halinde olduğunu anlayarak onu içeriye aldıkları, yaklaşık 10 dk sonra şahsın kendisine geldiği ve sonrasında sanığın olayı anlatması üzerine Cinayet Şube ekiplerine haber verilerek sanığın bu ekiplerce alınması,sanığın olağan akışta kaçmayarak bu şekilde emniyet müdürlüğüne gitmiş olması hususu,sanığın maktulün bulunduğu kattaki merdiven başında ellerini kaldırarak sen hallet sen konuş diyerek odanın kapısına gitmek istememesi ancak ...'in maktulün kendisinin sesini tanıyacağını söyleyerek sanığı zorlaması,sanığın parasını almak adına olay günü ...'in bu isteklerini yerine getirmesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın maktülün ölümü olayında suça yardım kastının olmadığı mahkememizce değerlendirilmek suretiyle şeklinde gerekçesiyle CMK'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine dair gerekçenin dosya kapsamına uygun bulunmasıyla birlikte,
Sabıkasız olan sanığın " ... silahı sürekli taşıyordu bu nedenle kendisinden şüphelenmiyordum, kendisi bana yardım et diye yalvarıyordu, çok sevdiğini söylüyor ağlıyordu, böyle bir şey yapacağını bilsem yanına yaklaşmazdım, ilk defa başıma böyle bir iş geldi, ben hayatımda kimsenin kalbini kırmadım, ben böyle bir şey yapsam Allaha nasıl hesap vereyim " şeklindeki beyanları olayın şoku sonrası duruşmada ağlaması, maktülü tanımadığı için Maktulle herhangi bir husumetinin olmaması ,
... ...'ın maktülü öldüreceğini bilmesi veya anlaması halinde makulün kaldığı odaya kendisini de girmesi gerektiği, asansörden inerken silah seslerini duyması üzerine olayın meydana geldiği odaya girmediği için ... ...'ın intihar ettiğini ve ayrıca ...'in maktülü öldürüp öldürülmediğini de bilmeden kaçmadan vakit geçirmeden hemen navigasyon yardımı ile doğrudan polis karakoluna giderek teslim olması,
Maktulün ... ... tarafından öldürüleceğini bilmesi veya anlaması halinde bu olaya katılır mıydı sorusuna verilecek cevabın sanık ...'ın olay sonrası hareketlerine bakıldığında katılmayacağı sonucuna ulaşılması( yukarıdaki tutanakta belirtilen "sanığın kullandığı aracın durmayarak nizamiye kapısına vuracak şekilde aracın kapıya 1 metre kala durduğu,araçtan sanığın indiği, telaşlı ve şok halinde ağlar vaziyette Arkadaşım vurdu, kızı vurdu şeklinde 2-3 defa tekrarladığı,başım belaya girdi dediği ve şahsın panik halinde olduğunu anlayarak onu içeriye aldıkları, yaklaşık 10 dk sonra şahsın kendisine geldiği " şeklindeki tespit)
Maktulün öldürürülmesi ve maktülü öldürecek olan ... ...'ın intiharı sonrası ...'den de alacağını da alamadan kendisinin de hapse girecek olması sebepleriyle bu olaya katılmasının akla mantığa uymadığı ,
Suça iştirak iradesinin olay öncesi veya sırasında olması halinde sanığın fırsat var iken kaçması gerektiği de, dikkate alındığında sanık ...'ın ... ...'ın kendisini kandırdığını bilmeden Maktulle görüşecekleri ve makule herhangi bir şey yapmayacağı sözünü de almasının etkisiyle sonuç olarak ... ... tarafından kandırılmış olduğu , ... ...'ın kendisini aldatıldığını , yani kullanıldığını anlamadan olaya katılmış olduğu, suça İştirak iradesi olmadığı dikkate alınarak CMK'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatindeyim.
6. Ceza Dairesi, 2022/8011 E., 2024/4321 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında nitelikli yağma ve fuhuşa aracılık etmek suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 del. 149/1-a-c-d-h, 227/2, 53, 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
6. Ceza Dairesi 2022/8011 E. , 2024/4321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1652 E., 2020/1894 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, fuhuşa aracılık etmek
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2018 tarihli ve 2018/24926 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma ve fuhuşa aracılık etmek suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 del. 149/1-a-c-d-h, 227/2, 53, 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/491 Esas, 2018/483 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 149/1-a-c-h, 168/2, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası, fuhuşa aracılık suçu nedeniyle aynı Kanun'un 37/1, 227/2, 62, 53, 52/2, 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası,
Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 149/1-a-c-h, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca10 yıl hapis cezası, fuhuşa aracılık suçu nedeniyle aynı Kanun'un 37/1, 227/2, 62, 53, 52/2, 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 tl adli para cezası,
Sanık ... Soylu hakkında nitelikli yağma suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 149/1-a-c-h, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 12.03.2019 tarihli ve 2019/691 Esas tarafından Karar sayılı kararıyla,
''Şikayetçinin zararının kovuşturma evresinde Sanıklardan ... tarafından giderildiği, Sanık ...'nın, diğer sanıkların maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle zararı kendisinin giderdiği yönündeki beyanı ve bu sanık tarafından yapılan ödemeye diğer sanıklar tarafından açıkça karşı çıkılmamış olması gözetilerek, diğer sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, gerektiği gözetilmeden sanıklar ... ve ... SOYLU haklarında TCK.nın 168/3. Maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini,''
Nedenleriyle bozulduğu,
4.İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2019/345 Esas, 2019/458 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37/1 inci maddesi delaleti ile 149/1-a-c-h, 168/3, 62 nci maddesi gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve fuhuşa aracılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37/1 inci maddesi delaleti ile 227/2, 62 nci maddesi gereğince, 1 yıl 8 ay hapis ve 80.00 TL (4 gün) karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.09.2020 tarihli ve 2020/1652 Esas, 2020/1894 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Yağma kastı olmadığından yağma suçunun unsurlarının olmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar ... ve ...'in resmi nikahlı eş oldukları, sanık ...'ın ise arkadaşları olduğu, sanık ...'in maddi durumu nedeniyle eşi sanık ...'a fuhuş yaptırdığı, diğer sanık ... ile fuhuşa aracılık yaptıkları, suç tarihinde gece saat 23.00 sıralarında ...'ın Pendik sahil yolunda müşteri beklediği sırada eşi ... ve arkadaşları ...'ın 34 F....... plakalı araçla 100 metre kadar geride bekledikleri, bu sırada şikâyetçi ...'in sanık ...'ın yanında aracıyla durup sanık ...'ı aracına aldığı ve Kurtköy istikametine doğru yola devam ettiği, sanıklar ... ve ...'ın da kendi araçlarıyla şikâyetçi ...'i takip ettikleri, izini kaybettirmek isteyen şikâyetçi ...'in çıkmaz bir sokağa girmesi üzerine sanıklar ... ve ...'ın da arkasında durup çıkışını engelledikleri ve ellerinde bulunan; ancak ele geçirilemeyen sopalarla araçlarından inip şikâyetçi ...'in aracının yanına gelip şikâyetçiyi sopalarla döverek basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladıkları, dosya içerisindeki adli tıp raporu ile sabit olduğu, ayrıca şikâyetçi ...'in Samsung J7 marka cep telefonu ile cüzdanında bulunan 2.500,00 TL parasını, polis kimliğini ve aracının kontak anahtarını aldıkları, sanıklar ..., ... ve ...'ın hep birlikte 34 .. .... plakalı araçlarına binip gittikleri sırada polis memuru olan şikâyetçi ...'in beylik tabancasıyla şüphelileri durdurmak kasdıyla arkalarından 7-8 el ateş ettiği ve bunların 5 tanesinin aracın arka tamponu, arka kapısı ile sağ arka lastiğine isabet ettiği, yine dosya içerisinde bulunan sanıklara ait arabanın inceleme raporunda bu kurşun izlerine rastlanıldığı olayla örtüştüğünün görüldüğü, 34.......... plaka sayılı araçla kaçan ..., ... ve ...'ın şikâyetçi ...'e ait telefonu sokakta aracın camından attıkları, bunu gören polis memuru tanık U. A.'nın durumdan şüphelenerek şüphelilerin aracını takip ettiği, ayrıca şikâyetçiye ait polis kimliğini de yolda attıkları, atılan yerden cep telefonunun ve polis tanıtma kartının bulunduğu, kaçan araç içerisinde üç kişinin yakalandığı, eylemin ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın ''Üzerime atılı Fuhuşa aracılık suçlamasını kabul ederim, ... Soylu fuhuş yapıyor, ... ve ben onu gözetip takip ediyoruz, biz müştekinin aracını ... ı bırakınca almak ve korumak için takip ettik, durduğu yerde 20 dk sonra arabanın yanına gittik, ... ...'ın arabadan inmesini istedi, ... ıarabaya götürdü, müşteki arabadan aşağı indi, siz kim oluyorsunuz dedi, müşteki bana vurdu bende ona vurdum, sopalarla parasını telefonunu gasp etmedik, kavga esnasında telefon yere düştü bende yanlışlıkla aldım, biz arabaya bindikten sonra müşteki arkamızdan silahla ateş etti, arkadaşımı aramak için telefonumu aldığımda benim olmadığını anlayınca camdan dışarı attım, yağma suçlamasını kabul etmem" şeklindeki savunması dosyada mevcuttur.
3. Şikâyetçinin "12/04/2018 tarihinde emniyette ifade verdim, doğrudur, aynen tekrar ederim, beni sopalarla dövdüler, 2500 tl paramı ve polis kimliğimi, telefonumu aldılar, daha önceden teşhis ettim tekrar ederim, huzurdaki 3 sanığı da aynı şekilde teşhis ediyorum, bu sanıklardır, zararım giderilmedi, şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.''......oğlu olan sanığın 15/09/2023 ikametlerinde bulunduğu sırada 1000 TL para istediği, 17/09/2023 günü kızının evinde olduğu sırada oğlunun gelerek 1000 TL para istediğini, kızının 1000 TL parayı sanığa verdiğini, ifadesini kullandığı'' şeklindeki beyanı dosyada mevcuttur.
4.Şikâyetçinin zararının kovuşturma evresinde sanıklardan ... tarafından giderildiği ve 01.06.2018 tarihli şikâyetçinin şikâyetten vazgeçme dilekçesi dosyada mevcuttur.
5.Olay yakalama tutanağı dosyada mevcuttur.
6.Tanık U. A.'nın beyanı dosyada mevcuttur.
7.Olay yeri inceleme raporu dosyada mevcuttur.
8.Canlı teşhis tutanağı, dosyada mevcuttur.
9.Şikâyetçinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı adli tıp raporu dosyada mevcuttur.
10.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 12.03.2019 tarihli ve 2019/691 Esas, 2019/703 Karar sayılı kararı dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, şikâyetçinin beyanı, olay yakalama tutanağı, olay yeri inceleme raporu, 01.06.2018 tarihli şikâyetçinin şikâyetten vazgeçme dilekçesi, canlı teşhis tutanağı, tanık U. A.'nın beyanı ve tüm dosya kapsamına göre hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.09.2020 tarihli ve 2020/1652 Esas, 2020/1894 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenecek hükümler yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında kapsamında re'sen gösterilen sebepler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Ceza Genel Kurulu, 2023/484 E., 2024/102 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
ve ...'in TCK'nın 37. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-a, 62/1, 53/1 ve 63.
Ceza Genel Kurulu 2023/484 E. , 2024/102 K.
"İçtihat Metni"
İTİRAZ-TUTUKLU
İtirazname No : 2023/44384
KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 150-1683
I. HUKUKİ SÜREÇ
Sanık ...'ın nitelikli kasten öldürme suçuna azmettirmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 38. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-a, 62/1, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına; haklarında nitelikli kasten öldürme suçuna yardım etmeden açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda eylemlerinin nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanıklar ... ve ...'in TCK'nın 37. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-a, 62/1, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına; sanık ...'ın nitelikli kasten öldürme suçundan TCK'nın 37. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-a, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...'in TCK'nın 37. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-a, 53/1, 63 ve 58. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... (Lukman)'ın ise nitelikli kasten öldürme suçuna yardım etmeden TCK'nın 82/1-a, 39/2-c, 62/1, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve sanık ...'in cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.10.2019 tarihli ve 32-439 sayılı resen istinafa tabi hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından da istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 04.11.2020 tarih ve 150-1683 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bu hükümlerin de sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 22.02.2022 tarih ve 6977-1378 sayı ile temyiz taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 27.04.2023 tarih ve 44384 sayı ile; "...Sanık ...'nun azmettirmesiyle, sanıklar ... ve ...'in olaya tetikçi olarak katılmak suretiyle sanıklar ... ve ... ile iştirak halinde maktulü tasarlayarak öldürdükleri, sanık ...'in sanıklar ... ve ...'i kullandığı araçla olay yerine getirip, olaydan sonra almak suretiyle eyleme yardım eden olarak katıldığı kabul edilerek, sanık ...'ın azmettiren, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in müşterek fail ve sanık ...'in yardım eden sıfatıyla cezalandırılmalarına ilişkin Ankara 10. Ağr Ceza Mahkemesinin 25/10/2019 tarihli hükmünün sanıklar müdafiileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesinden sonra, sanık ...'nın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine hitaben vermiş olduğu 21/05/2020 tarihli dilekçesinde olaya ilişkin ikrar mahiyetinde beyanlarda bulunduğu ve 'daha önce bazı sebeplerden dolayı bildiklerini tam olarak söyleyemediğini, şimdi olayı kısaca anlattığı, mahkemeye olayla ilgili diğer bildiklerinin hepsini anlatmak istediğini' bildirdiği, sanık ...'in ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine hitaben vermiş olduğu 20/07/2020 tarihli dilekçesinde 'gerçekleri anlatmak istediğini' beyanla ikrar mahiyetinde anlatımlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar... ve ... aşamalarda inkara yönelik savunma yaptıkları halde ilk derece yargılaması sona erdikten sonra istinaf aşamasında hükmün kesinleşmesinden önce vermiş oldukları dilekçelerinin içeriği itibarıyla yeni delil mahiyetinde olduğu halde ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesi mümkün olmamıştır.
Sanıkların yeniden dinlenme talepleri Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilmeyerek, duruşma açılmadan dosya üzerinden istinaf incelemesi yapılmıştır.
5271 sayılı CMK'nın 'Delilin ortaya konulması isteminin bunun veya ispat edilmek istenen olayın geç bildirilmiş olması nedeniyle reddedilemez' şeklindeki 207. maddesi hükmü ile maktule yönelik tasarlayarak öldürme eyleminin iştirak halinde işlendiğinin kabulü karşısında; öldürme eylemini tetikçi olarak doğrudan gerçekleştirdikleri kabul edilen sanıklar... ve ...'in, ilk derece yargılaması aşamalarındaki savunmalarından farklı ikrar niteliğindeki beyanlarının somut olaydaki maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkartılması bakımından önemli olduğu gibi suçun nitelendirilmesi ve suça azmettiren, müşterek fail ve yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği kabul edilen diğer sanıkların hukuki durumlarını da etkileyeceği tartışmasızdır.
Yine CMK'nın 280. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararında maddenin 1. fıkrasının a, b, c, d ve f bendi ile e bendinin yollamada bulunduğu aynı kanunun 289. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e, f ve i bentlerinde yazılı hukuka aykırılıkların bulunduğu hallerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine veya kararın bozulmasına, g bendi uyarınca, diğer hallerde ise gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmesi gerekir. İstinaf yargılamasında, davanın yeniden görülmesi (ıslah) kuralı teşkil eder, temyizdekinin aksine bozma istisnadır.
Buna göre, kararda CMK'nın 289. maddesinin 1. fıkrasının g ve h bentlerinde sayılan hukuka kesin aykırılık nedenleri varsa veya hükme etki eden diğer bir hukuka aykırılık bulunuyorsa ya da delil ve işlemlerde veya ispat bakımından değerlendirmede bir eksiklik olduğu tespit edilirse davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmesi gerekir.
Bu açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; sanıklar ... ve ...'in istinaf aşamasında sunmuş oldukları 21.05.2020 ve 20.07.2020 tarihli ikrarlarını içeren yeni delil mahiyetindeki dilekçeleri ve yeniden dinlenme taleplerinin CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının a ve g bentleri gereğince davanın yeniden görülmesini gerektirdiği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak tarafların çağrılarak dinlenmeleri ve savunmalarının doğruluğunun araştırılmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde duruşma açılmadan dosya üzerinden değerlendirme yapılarak eksik inceleme ile verilen istinaf başvurularının esastan reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varıldığı," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 02.10.2023 tarih ve 3979-5842 sayı ile; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU
İnceleme dışı sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen beraat hükümleri Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddi kararı ile; sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ve sanık ... (Lukman) hakkında resmî belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri ise Özel Dairenin temyiz istemlerinin reddi kararı ile kesinleşmiş olup inceleme sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna azmettirme, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme ve sanık ... (Lukman) hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna yardım etmeden kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; İlk Derece Mahkemesinin sanık ...'ın nitelikli kasten öldürmeye azmettirme, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in nitelikli kasten öldürme ve sanık ... (Lukman)'ın nitelikli kasten öldürmeye yardım etme suçlarından mahkûmiyetlerine ilişkin 25.10.2019 tarihli ve 32-439 sayılı kararından sonra Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 150-1683 sayılı istinaf başvurularının esastan reddi kararından önce sanıklar ... ve ... tarafından dosyaya sunulan 21.05.2020 ve 20.07.2020 tarihli dilekçelerin yeni delil kapsamında değerlendirilerek CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (g) bentleri uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması gerekip gerekmediğinin ve bu bağlamda eksik inceleme ile karar verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkin olup yapılan müzakere sırasında Ceza Genel Kurulu Başkanı ve bazı Ceza Genel Kurulu üyeleri tarafından sanıklar ... ve ...'nin nitelikli kasten öldürme suçuna TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek fail olarak mı yoksa aynı Kanun'un 39/2. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla mı iştirak ettiklerinin tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine bu hususların da değerlendirilmesi gerekmiştir.
IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
21.03.2018 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre; polis merkezi görevlileri ile telefonda yapılan görüşmede; aynı tarihte saat 10.05 sıralarında belirtilen adresteki 9 numaralı ikametinden çıkan maktule evinin önünde 2471. Cadde üzerindeyken faili meçhul kişi veya kişilerce tabanca ile ateş edildiği, yaralanan maktulün cadde yanında bulunan Ömer Lütfü Akad Parkı içerisinde yere düştüğü, olay yerine intikal eden 112 ekiplerinin maktule müdahale ettikleri, ölmüş olduğunun belirtildiği, 4938 kod No.lu ekibin olay yerine intikal ettiği, Cumhuriyet savcısı ve Adli Tıp doktorunun intikal etmesi ile birlikte yapılan inceleme ve araştırma neticesinde olay yerinin Villa Villa Sitesi 2. Etap, 9 numara önü, 2471. Cadde üzeri ve 9 numara karşısı Ömer Lütfü Akad Parkı içerisi olduğu, 9 numaralı ikamet giriş kapısı önünde giriş kapısına 20 cm mesafede asfalt yol üzerinde 1 adet sigara izmariti, 9 numaralı ikamete bahçe duvarı önünde asfalt yol üzerinde 3 adet MKE 9 P ibareli kovan, 9 numaralı ikamet karşısı 2471. Cadde kaldırımı üstünde üzerinde Kale ibareli anahtar takılı olan elektronik kapı açma anahtarının bulunduğu, 9 numaralı ikamet bahçe girişine göre sol tarafta bahçe duvarı bitiminde beyana göre maktule ait olan... 73... plaka sayılı siyah renkli Mercedes S 350 d marka aracın park hâlinde olduğu, aracın sol arka tekeri yanında cadde asfalt yol üzerinde bir adet mermi sekme izine benzer izin olduğu, aracın sol arka kapı camı alt kısmında, sol ön kapıya yakın bölümde asfalt zeminden 70 cm yükseklikte mermi sekme izine benzer izin ve bu izin devamında mermi giriş izine benzer deliğin olduğu, aracın kapılarının kilitli olmadığı, 9 numaralı ikametin bahçe kapısından girişe göre sağda cadde üzerinde yine maktule ait olduğu belirtilen 06 G 92... plakalı Dodge marka beyaz renkli aracın park hâlinde olduğu, 9 numaralı ikamet giriş kapısı karşısında Ömer Lütfü Akad Parkı içerisinde çim alan üzerinde sağ yanına yatar vaziyette maktulün cesedinin bulunduğu, olay yerinin mevcut hâliyle kameraya alındığı ve fotoğraflandığı,
23.03.2018 tarihinde saat 18.00’de düzenlenen cep telefonu inceleme tutanağına göre; maktule ait ve içerisinde 0 532 441...24 numaralı sim kart takılı bulunan Samsung marka cep telefonunun WhatsApp dosyası incelendiğinde; 12 Şubat 2018 tarihinde ... ile yaptığı WhatsApp görüşmesinde; maktul ... "Hbr bekliyorum senden 14.10", ... "Kardeş saat 6 da Konya yolunda bekliyorum sevgiler 14.19", 13 Şubat 2018 tarihli ... ile yaptığı WhatsApp görüşmesinde; ... "Ya sen bu ipoteği neden çozmuyorsunnn neden zulum ediyorsun 03.35", ... "Ben konuştuğum neyse arkasındayım sen arkasında ol yeter konuştuğumuzun üstüne başka bir şey konuşmaya gerek YÖK 06.54", "Şahin Ankara'da gelecek sana kardeş 13.35", 15 Şubat 2018 tarihli ... ile yaptığı WhatsApp görüşmesinde; ... "Faruk eli nala dönüyorsun anlam veremiyorum 22.13" ... "Nee Yapıyorum 22.18" ... "Dansözlük yapıyorsun 22.20" ... "Haddini bil tarkan o bana yakışmaz madem sen bana o lafı kullandinn dansözün buyuğu sensinn ben s3nin faizlerinin faizleri için sermin hayrini kirmamak için mücadeke ediyorsam ve sen bana dansöz diyorsan dansöz tam sensinn 22.24, Uzatma tarkannm 22.25", ... "Orospolaştığın belli hadsiz Adi adam konuştuk bitti dediği 5 aydır oyalıyorsun avrat yeminine rağmen sende şeref olsa bitirirsin bıktım pislik ve dansöz gibi kıvırmandan ödemiyorsan ödme 22.27" ... "Bana bakkkk oruspuda sensinnn hadsiz de dansözde sensinnnpislikte sensinn yemine gelince ben borcumu ödeyecegim diye yemin ettim ve ben ettiim sen et demedim s3nde niraz seref olsa avrkayemini filan kariştirmassin dediğim gibi ben borcumu odeyecem dedim ben dedimm senin faizlerinin egonun brnim b9rcumla ilgisi yok insan gibi atadim acmadin dinmedin avukatini atafim simdi laf bitti sanafa banada tarkan efe ndii yazdiklarini kontrol et ve adam gibi davran ve sakinha bir daha beni arama gönder avukatini hesabimizi görelim herseyin içine sictinn zaten yuzunun arkasinda bu vardii baba yuzunun arkasinda bu vardii baba dediğin herseyy iyi ya da kötü sensib 22.34, Adi adamm sensin lannn 22.34", 13 Şubat 2018 tarihli Av .... ile yaptığı WhatsApp görüşmesinde; Av .... "Faruk Bey, ben Ankara’dayım yarın da burada olocağım. Tarkan Bey; ‘Bu iş için kaldın. Niye bitirmeden dönüyorsun’ diyor. Sizden haber bekliyorum. 18.11", ... "Ne ilgisi var güzel kardeşimm cenaze var diyorum sana ayip denen birsey var biz cenazedeyiz siz netde beni bekleme tarkan beyede okut bunuu ben hr veririm kendisinee yangindam mal mi kaciriyosymunuzz ayipp 18.14", 16 Şubat 2018 tarihli Av .... ile yaptığı WhatsApp görüşmesinde; ... "Sahi bey cumadeyken aranissin seni arayacağim 13.54", 20 Şubat 2018 tarihli Av. ... ile yaptığı WhatsApp görüşmesinde; ... "Gelecekseninz hbt verin sahin bey 10.10", 26 Şubat 2018 tarihinde Av ... ile yaptığı WhatsApp görüşmesinde; Av ... "Faruk Bey programda bir değişiklik yoksa bugün geliyorsunuz değil mi? 10.19", ... "Bilgilendireceğim şahin bey öyleden once 10.19, Gelecegim 11.48, Bugun 11.48", Av ... "Ok 11.49", 10 Şubat 2018 tarihli ... ile yaptığı WhatsApp görüşmesinde; ... "Bak...abi ortada bi cenaze var kaldirmamiz lazim kimsenin benim hakkimda yanliş duşünmesini istemem seni aradım acmıyorsun telefonunu tarkanlada anlasamiyoruz Allah hayırlısın versin.13.04", 01 Mart 2018 tarihli ... ile yaptığı WhatsApp görüşmesinde; ... "Benim abim şu cenazeyi kaldıralım 14.36", 19 Mart 2018 tarihli ... ile yaptığı WhatsApp görüşmesinde; ... "Hayırli isler olsun abi...abi butun bu yapilanlara hic gerek yok ticaretimiz bozulacak daha önceda size bu cenazeyi kaldiralim dedim fakat bir cevap vermeye gerek bile duymadiniz sizin taktiriniz tabiki fakat kendimizi savunmak durumundayiz yani geri donusu olmaz butun bu yapılanların zarar göruruz iki taraflı ben son bir defa size bu işi konuşurak halledelim diyorum bundan sonrası sizin takdiriniz olsun sonrasinda ne sizi ne sizden birisini arayıp rahatsizlik vermeyeceğim ekmek yedik su içtik 12 yil takdir sizin iyi günler sağlıkla kal 10.21",
21.03.2018 tarihinde saat 17.20'de düzenlenen 124 sayfalık araştırma ve HTS inceleme tutanağına göre; Kanuni Sultan Süleyman Bulvarı üzerinde siyah renkli Honda Civic marka araçtan inen ve sabah saat 07.50 sıralarında Ömer Lütfü Akad Parkı’nda gezen iki şahsın bulvarın karşı tarafına geçtiği, yürüyerek ışıklı kavşakta faaliyet gösteren Çağdaş Market isimli iş yerinin otoparkı bulvar tarafı kaldırım üzerinde iken siyah giyimli şahsın ANK-615 numaralı MOBESE kayıtlarına göre, 21.03.2018 tarihinde saat 10.06.56'dan saat 10.09.07'ye kadar 120 saniye, saat 10.09.25'den saat 10.10.13,02'ye kadar 45 saniye, saat 10.11.27'den saat 10.12'ye kadar toplam 3 defa telefon görüşmesi yaptığı, bu görüşmeden sonra Hitit Bulvarı’na doğru gitmekte olan daha sonradan 06 T 20... plakalı ticari taksiyi el kol işareti ile çağırarak araca bindikleri, şüphelilerin araca binmelerinden sonra İstanbul yolu üzerinde ANKAmall karşısındaki Kadoil Petrol'ü geçince bulunan üst geçidin altında indiklerinin taksi şoförü tanık ...'ın beyanından anlaşıldığı, GSM hatları ile ilgili istenen HTS raporlarında bu görüşmelerin şüpheliler de bulunan 0 553 808...94 numaralı GSM hattı ile yaptığı, bu numara ile şüphelilerde bulunan diğer numarayı aradıkları, bu görüşmelerden sonra her iki telefonun kapandığı, 21.03.2018 tarihinde maktulün ateşli silahla öldürülmesinden sonra saat 10.02.52’de 0 553 809...43 numaralı hat ile 0 553 808 ... 94 numaralı hattın arandığı, bu aramadan sonra açık hat diye tabir edilen her iki GSM hatlarının birbiriyle görüşmesinden sonra sanık ...'yu aradığı, sanık ...'nun bu esnada Konya yolu Kadoil Petrol'de olduğu, şüphelilere ve maktule ait HTS'ler, OGS/HGS ve PTS kayıtları, müşteki ifade tutanakları birlikte değerlendirildiğinde; maktulün sanık ... haricinde kimseyle husumetinin bulunmadığı, 19.03.2018 tarihinde 34 NK 07... plakalı araç (kiralık olduğu değerlendirilen) ile Gaziantep ilinden tanık Mehmet Sait Bülbül, inceleme dışı sanık ..., sanık ..., sanık Lokmen Menek ve tanık Murat Deniz'in Ankara'ya geldikleri, 20.03.2018 tarihinde Kadooğlu Petrolcülük Taş. Tic. San. İth. Ve İhr A.Ş. adına kayıtlı 34 LPR ... plakalı araç ile İstanbul'dan sanık ... Kadaoğlu, tanık ... ve tanık Hasan Hüseyin Çevik ile birlikte Ankara iline geldikleri, yine aynı gün Yılda Özel Eğitim, Taşımacılık ve Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı 27 BLZ... plakalı araç (kiralık olduğu değerlendirilen) ile Gaziantep'ten sanık ..., inceleme dışı sanık ... Poyraz, sanık ..., Sebahattin Aşan ve ...’ün Ankara’ya geldikleri, olaydan bir gün önce tanık ...'nın maktulün evinin etrafında 34 LPR ... plakalı araç ile keşif yaptığı, olay günü kullanılan 0 553 809 ... 43 ve 0553 808 ... 94 numaralı hatlar daha önce İstanbul ilinde kullanıldığından İstanbul ilinden Ankara'ya gelen sanık ..., tanıklar ... veya Hasan Hüseyin Çevik isimli şahısların getirdiği, olay günü olaydan sonra Kanuni Sultan Süleyman Bulvarı üzeri Çağdaş Market otoparkı bulvar kenarında konuşan konuştuktan sonra ticari taksiye binen şahsın kullanmış olduğu, hattın 0 553 808... 94 numaralı hat olduğu, olaydan sonra olay yerinden daha sonradan plakası 06 EY 0... olarak tespit edilen araçla kaçan ve yolda inerek Kanuni Sultan Bulvarı üzerinde inen siyah giyimli şahsın buradayken 3 kez görüşme yaptıktan sonra 06 T 20... plakalı ticari taksinin teşhisine göre gri ceketli ve aksayan şahsın 20.03.2018 tarihinde Gaziantep'ten gelen 27 BLZ ... plakalı araçla gelen inceleme dışı sanık ... olduğu, telefon ile 3 defa görüşen şahsın sanık ... olduğu, olaydan sonra olay yerinden sanıkları götüren ve üzerindeki 06 YB 29... ve 06 KFU ... sayılı plakaların bulunduğu aracı kullanan ve plakaları aracın üzerinden söken şahsın 19.03.2018 tarihinde Gaziantep'ten Ankara'ya gelen 34 NK 07... plakalı araçla gelen sanık ... olduğu, HTS'lerden ve PTS kayıtlarından olay günü 27 BLZ ... plakalı aracı kullanan ve olaydan sonra sanık ... Kadaoğlu ve inceleme dışı sanık ...'i arayan şahsın sanık ... olduğu, tanık Nihat Bozatlı'nın HTS'lerinden olay günü olay yeri civarında olduğu, sanıklar ..., ... ve ...'ın da olay yerinde oldukları, açık hat diye tabir edilen GSM hatlarından 0553 808... 94 numaralı hattın sanık ...'de diğeri olan 0 553 809... 43 numaralı hattın ise olay yerinde olan tanık ..., sanıklar ..., ... veya ...’da olduğunun değerlendirildiğinin belirtildiği,
Ankara Valiliği 112 Acil Çağrı Müdürlüğünün 23.03.2018 tarih ve ihbar konulu yazıları ile; arayan ihbarcı, "İstanbul'dan aradığını söyler, ... adlı Ankaralı iş adamının silahlı saldırı sonucu evinin önünde öldürüldüğünü (adres veremez) şahsı öldüren şahsın ... adlı şahıs olduğunu, şahsın Şamo lakabı ile de bilindiğini, bildirir, cinayetin alacak verecek meselesi yüzünden olduğunu, azmettiricisinin Kadoil Benzinlik ve Kadooğlu Otomotivin sahipleri olduğunu bildirir, azmettiren şahısların ... adlı şahsı illegal yollardan PKK yardımı ile Kuzey Irak’a kaçıracaklarını, şahsın şu an Cizre’de yaşadığını bildirir, aynı zamanda bu azmettiren şahıs olan ...'nun Fetöcü olduğunu, bazı şahıslar tarafından korunduğunu bildirir, arayan ihbarcı ankesörden arayıp irtibat numarası olmadığını söyleyip telefonu kapatmıştır" şeklinde bir ihbar olduğu,
25.03.2018 tarihinde saat 19.00’da düzenlenen tutanağa göre; güvenlik kameralarının izlenmesinde olaydan sonra saat 10.02 sıralarında 2747 Sokak ile 2741 Sokak arasında bulunan hâlen faaliyette olmayan Minasera Aldan Hastanesinin sağ yan kısmından 2853 Cadde üzerine siyah renkli bir araç çıktığı, çıkan aracın Kanuni Sultan Süleyman Bulvarı üzerinde kurulu bulunan ANK-648 numaralı PTS kameralarından geçtiği, plakasında 06 YB 29... plakanın takılı olduğu, bu plakanın yapılan sorgulamasından Kia Rio 1.4 Ex Advance marka araca ait olduğu ve 18.07.2017 yılında tek plaka üzerinden kayıp müracaatı bulunduğu, PTS kameralarından geçen ön plakasında 06 YB 29... plakanın takılı bulunduğu araç Kanuni Sultan Süleyman Bulvarı’nı takiben Hitit Bulvarı ile Beyler Caddesi birleşiminde bulunan Alacaatlı Kavşağı’ndan geçtiği, bu kavşakta bulunan ANK-615 MOBESE kameralarına takıldığı, MOBESE kameralarının takibinde aracın Beytepe Mahallesi, 5387 Cadde’ye girdiği, Beytepe Mahallesi, 5387 Cadde 13 numaralı yerde bulunan Gül Park isimli binaya ait kameraların izlenmesinde bahse konu aracın bu binanın bahçe duvarının dibinde 14 numaralı yerin karşısında durduğu, aracın ön şoför koltuğundan inen şahsın aracın önce ön plakasını, sonra arka plakasını söktüğü, sökmüş olduğu plakaları bina bahçe duvarının yanına bıraktığı, araç ile hareket ederek ileriden dönüş alıp tekrardan plakaları söktüğü yere geldiği, şahsın araçtan inerek yol kenarına atmış olduğu plakaları alarak yol kenarında eğdiği, eğilip yol kenarında bir şeyler yaptıktan sonra ellerini çırpıp tekrardan araca bindiği, güvenlik kamera kayıtlarından aracın durduğu yer kontrol edildiğinde "SİTELER ANKARA FİLİKLER OTOMOTİV 0 312 349 60 10" ibareleri bulunan siyah plastik plakalık parçası ve ortadan ikiye katlanmış plakaların bulunduğu, plakaların bir tanesinin 06 YB 29... bir tanesinin de 06 KFU... numaralı plakalar olduğunun tespit edildiği, 06 KFU ... plakanın yapılan sorgulamasında plaka kayıp müracaatı olduğu,
29.03.2018 tarihinde saat 19.30’da düzenlenen HTS inceleme tutanağına göre; maktulün eşi mağdur ... beyanında; eşinin daha önceden Kadoil A.Ş. ile ticaret yaptığını, 2017 yılı Kasım ayı içerisinde Kadoil A.Ş. ile olan ticari ilişkilerini feshederek Kalepet isimli şirketi kurduğunu, daha önceki ticari ilişkiden dolayı eşi maktulün Kadoil A.Ş.'ye borçlu olduğunu, bu borç sebebiyle eşi maktulün Kadoil A.Ş.'nin sahibi ... ve oğlu sanık ... tarafından tehdit edildiğini beyan etmesi üzerine maktule ait telefonun WhatsApp dosyasında yapılan incelemede; maktulün WhatsApp üzerinden tanık...ve sanık ... ile mesajlaştığı, mesajlaşma içeriklerinde aralarında hakaret vari konuşmaların geçtiğinin tespit edildiği, maktulün kullanmış olduğu telefonda "..." diye kayıtlı Kadooğlu A.Ş adına kayıtlı olan 0 532 286...88 numaralı GSM hattı ile ilgili yapılan yazışmalar sonucunda mahkeme kararına istinaden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı’ndan alınan HTS raporunun incelenmesinde; sanık ...'ın kullanmış olduğu telefonun baz bilgilerine göre sanığın 20.03.2018 tarihi öncesinde İstanbul ilinde olduğu, İstanbul ilinde telefonunun son olarak 20.03.2018 tarihinde saat 06.40’da baz verdiği, daha sonra saat 08.45’de Kocaeli- Körfez'de baz verdiği, saat 09.10 ile saat 09.53 saatleri arasında Sakarya il sınırları içerisinde telefonunun baz verdiği, saat 10.12’de Düzce il sınırları içerisinde telefonunun baz verdiği, saat 10.58’de Bolu il sınırları içerisinde telefonunun baz verdiği, HTS verilerine göre sanığın kara yolu ile İstanbul'dan Ankara'ya geldiğinin değerlendirildiği, olay günü olan 21.03.2018 tarihinde sanık ... isimli şahsın kullanmış olduğu ancak Akköprü Petrol Akaryakıt Ür. Tic. Ve San. A.Ş. adına kayıtlı 0541 394 ... 05 numaralı hattın takılı bulunduğu 35304709049336 imei numaralı telefon ile 21.03.2018 tarihinde saat 08.55, 10.03, 10.06, 10.11 ve 10.19’da sanık ... ile yaptığı telefon görüşmelerinde telefon bazının olay yerine çok yakın olan Beytepe Mahallesi, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi’nde kurulu bulunan baz istasyonunda gözüktüğü, tanık ...'nın kendi adına kayıtlı 0532 442...15 numaralı GSM takılı bulunduğu 35473408223021 imei numaralı telefon ile sanık ...’ın yapmış olduğu görüşme esnasında telefon bazının olay yeri mahallesi olan Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi’nde gözüktüğünün belirtildiği,
04.04.2018 tarihinde saat 21.00’de düzenlenen 76 sayfalık kamera izleme tutanağının 29 ve 30. sayfalarına göre; tarihi güncel saate göre 4 dakika geri Villa Villa 1. Etap Evlerine ait CAMERA 16 ibareli kayıtta; 21.03.2018 tarihinde saat 09.46.44 saniyelik metrajda kamera uzak olduğundan eşkâl bilgileri alınamayan iki şahsın maktulün evinin giriş kapısına doğru yöneldikleri, Ömer Lütfü Akad Park’ından 2741 Cadde’nin orta kısmına doğru geldikleri, esnada maktul olduğu değerlendirilen ...’ın şahısların bulunduğu yöne doğru hızla hareket ettiği, maktulün cadde ortasında bulunan şahısların yanına gelmesinden sonra maktul olarak değerlendirilen şahsın yere doğru düşerek Ömer Lütfü Akad Parkı’na doğru gittiği, maktulün parka doğru gitmesi üzerine iki şahsın da peşinden gittikleri, cadde kenarına geldikten sonra geri dönerek maktulün evinin bahçesi ile Minasera Aldan Hastanesinin arası olan 2748 Sokak’a girerek kamera açısından çıktıklarının tespit edildiği,
05.05.2018 tarihinde saat 10.00’da düzenlenen cep telefonu tespit tutanağında; olaya karıştığı değerlendirilen şüphelilerin olay günü 20.03.2018 tarihinde saat 18.13'den itibaren Ankara ilinde açılarak 0 553 808 ... 94 numaralı hattı 35973404376836 ve 35434400879618 imei numaralı cep telefonunda, 0 553 809... 43 numaralı hattı 35271108531555 imei numaralı cep telefonunda kullandıkları, ancak hangi telefonu kimin kullandığının tespit edilemediği, bu telefonların tespiti ve olaya karıştıkları değerlendirilen inceleme dışı sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... Kadaoğlu, tanık ..., tanık ..., sanık ..., inceleme dışı sanık ..., sanık ..., inceleme dışı sanık ..., sanık ..., tanık ... ve tanık ... isimli şahıslara 01.05.2018 tarihinde yapılan eş zamanlı operasyonda tanık ..., inceleme dışı sanık ..., inceleme dışı sanık ..., sanık ..., tanık...Kadaoğlu, tanık ... ve tanık ...'nin kullandıkları cep telefonlarıyla yakalandıkları, sanık ...'in yakalanmadığı, ikametinde yapılan aramada 356771088195405 imei numaralı cep telefonunun ele geçirilmediği ve sanık ...'ın yakalanmadığı, sanığın ikametinde yapılan aramada içerisinde 0 532 286... 88 numaralı hattın takılı bulunduğu cep telefonunun elde edildiği, elde edilen cep telefonlarına Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.04.2018 tarih ve 3349 değişik iş sayılı kararına istinaden el konulduğu, yapılan karşılaştırma sonucunda sanık ...'in cep telefonunu değiştirmediği, sanık ...'ın GSM hattını değiştirmediği, cep telefonunu değiştirdiği, olayda kullanılan 0553 808... 94 ve 0 553 809...43 numaralı hatlar ile 35271108531555, 35973404376836 ve 354 34400879618 imei numaralı cep telefonlarının elde edilemediğinin belirtildiği,
21.03.2018 tarihinde saat 12.10’da düzenlenen olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağına göre; olay yerinde maktule ait 06 EE 73... plakalı Mercedes marka aracın olduğu, aracın şoför koltuğunun kapısının açık olduğu, araç üzerinde harici iki silah atışına ait bulgu olduğu, maktulün aracının park edildiği yere göre sağ tarafta parkta çam ağacının dibinde yüzüstü yatar vaziyette olduğu, olay yerinde bulunan boş kovanlar ve maktule ait silah bulgusu içeren giysiler olay yeri inceleme ekiplerine teslim edildiği, cesedin olay yeri adresindeki park alanı içinde çim zeminde hafif sağ yanına doğru koma pozisyonunu andırır şekilde yatar durumda olduğu, üzerinde siyah mont, lacivert gömlek, beyaz atlet, lacivert kemerli gri pantolon, lacivert külot, çorap ve yanında bir çift siyah ayakkabı olduğu, sağ el içerisinde 3 TL madeni para olduğu, sol el bilekte Roleks yazılı metalik kemerli saat olduğu, cesedin takriben 175 cm boylarında, 90-95 kg ağırlığında, 45-50 yaşlarında, buğday tenli kırçıl saçlı, sakallı, sünnetli erkek cesedi olduğu, ölü katılığının ve ölü lekelerinin henüz oluşmadığı, göğsünde 4 adet elektrot bandının yapışık olduğu, sağ dizde ve ... iç malliolde yüzeysel vasıflı sıyrıklar bulunduğu, belde sol skapula alt orta hat hizasında muhtemelen ASMÇ yarası, batın sağ üst kadran arkus alt kısım orta hatta muhtemel ASMÇ yarası bulunduğu,
Ankara Adli Tıp Kurumu Ankara Morg İhtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen 21.06.2018 tarihli otopsi raporuna göre; cesedin 177 cm boyunda, 40-45 yaşlarında, takriben 95 kg ağırlığında olduğu, sırt bölgesi sol altta Th10 vertebra hizasında orta hattın 6 cm solunda etrafında vurma halkası bulunan 0,8 cm çapında ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, batın üst kadranda sağ meme başının 14,5 cm alt, 3,5 cm iç hizasında kenarları hafif yıldızvari yırtıklı ve düzensiz, 1 cm çapında ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası tespit edildiği, sağ diz kapağı üst dış kenarında 1,5x1 cm boyutunda sıyrık ve sağ iç malleol üzerinde 1x0,2 cm boyutunda sıyrık izleri, vücudunda haricen başkaca bir bulguya rastlanmadığı, kanında, idrarında ve midesinde uyuşturucu-uyarıcı maddeler bulunmadığı, maktulün ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot kırığı ile karakterli iç organ ve büyük damar harabiyetinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği, maktulün vücudunda bir adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edildiği, mermi çekirdeğinin paravertebral hatta sol 10. kosta alt kısmında kırık oluşturarak 10. interkostal aralık hizasından göğüs boşluğuna girdiği, sol akciğer, torasik aorta ve özefagus distal kısım ve diyaframda kanamalı doku harabiyeti oluşturarak batın boşluğuna geçtiği, karaciğer sağ lobda kanamalı doku harabiyeti oluşturduktan sonra batın sağ üst kadranda sağ meme başının 14,5 cm altından çıktığı, trajesi arkadan öne, soldan sağa ve hafif yukarıdan aşağıya doğru olduğu, otopsi sırasında cesetten mermi çekirdeğinin çıkmadığı, maktulün sol ve sağ ele ait toplam 10 adet tırnak parçasından birbiriyle uyumlu erkek genotipte DNA profilleri tespit edildiği, tespit edilen DNA profillerinin maktulün
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
İş insanı (A), ticari rakibi olan (B)’yi itibarsızlaştırmak amacıyla, (B)’nin işyerine sıkça gelen ve hakkında “orta derecede mental retardasyon” teşhisi konulmuş, bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan (C)’yi kullanmaya karar verir. (A), (C)’ye, (B)’nin kasasından bir miktar para alıp kendisine getirmesinin bir “ödüllü oyun” olduğunu telkin eder. (C), bu telkinler üzerine eylemin niteliğini idrak edemeden kasadan parayı alıp (A)’ya teslim eder.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre, suça konu fiili (C) aracılığıyla gerçekleştiren (A)’nın ceza hukuku bakımından sorumluluğuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) A) (A), suç işleme kararı olmayan (C)’de bu kararı oluşturduğu için azmettiren olarak sorumlu tutulmalıdır.
B) B) (A) ve (C), suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştirmelerinden dolayı müşterek fail olarak sorumludurlar.
C) C) (A), dolaylı fail olarak sorumlu tutulur ancak araç olarak kullanılan kişinin kusur yeteneğinin olmaması, (A)’nın cezasında bir artırım sebebi olarak düzenlenmemiştir.
D) D) (A), suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullandığı için dolaylı fail olarak sorumlu tutulur ve cezası, kusur yeteneği olmayan bir kişiyi kullanması nedeniyle kanunda belirtilen oranda artırılır.
E) E) (A), fiili bizzat işlemediği ve yalnızca manevi destekte bulunduğu için suça yardım eden olarak sorumlu olur.
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.