5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 7

Türk Ceza Kanunu 7. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 7- (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. (2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. (3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/2 md.) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır. (4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına devam edilir. Yer bakımından uygulama

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

5.957 karar eşleşti
3. Ceza Dairesi, 2023/12639 E., 2025/5974 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun
3. Ceza Dairesi         2023/12639 E.  ,  2025/5974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/373 Değişik İş SUÇ : Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etme İNCELEME KONUSUKARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında toplantı ve yürüyüşlere silâh ve benzeri aletler taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hâle getirerek katılma ile diğer bir kısım suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 2911 sayılı Kanun'un 33/1 ve TCK'nın 62/1 maddeleri gereğince hükmedilen 5 ay hapis cezasının 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği, sanık müdafi tarafından söz konusu karara itiraz edilmesi üzerine merci Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesince koşulları oluşmadığından HAGB kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652 -105-25 - 32981 - 2022 - Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve 2023/59067 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Toplantı ve yürüyüşlere silah ve benzeri aletler taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hale getirerek katılma, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından sanık ...'ın 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/1, 33/1, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2-b-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1-3-4 ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay (iki kez) ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2022 tarihli ve 2022/46 esas, 2022/216 sayılı kararına karşı yapılan itirazın toplantı ve yürüyüşlere silah ve benzeri aletler taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hale getirerek katılma suçu yönünden itirazın kabulüne, anılan kararın kaldırılmasına, diğer suçlar yönünden reddine ilişkin merci Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2022 tarihli ve 2022/373 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya sureti incelendi. Dosya aslının, sanık tarafından inceleme konusu suçlarla birlikte mahkumiyetine karar verilen terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçu yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderildiği anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı Kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği cihetle, Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesince "sanığın üzerine atılı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine, 2911 sayılı Kanun'un 23-b. maddesinde sayılan silah ve araçları taşıyarak katılma suçundan 2911 sayılı Kanun'un 33/1-a maddesine göre hükümde belirlenen cezanın 2 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası olduğu, 2911 sayılı Kanun'un 33/1-a ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddelerinin uygulanması halinde Mahkemesince hükmolunabilecek asgari cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olabileceği, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmolunacak 2 yıl ve daha az süreli hapis cezaları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, dolayısıyla ceza miktarı bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları oluşmadığı gibi hatalı uygulama ile 6 ay hapis cezasına hükmedilmiş olduğu" gerekçesiyle itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklinde yer alan düzenlemeler ile, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 33. maddesinde düzenlenen "Toplantı ve yürüyüşe silahlı katılanlar" başlıklı "Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılanlar, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Silah veya aracın ateşli silah ya da patlayıcı veya yakıcı madde olması durumunda, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Silah veya aracın bulundurulmasının suç oluşturması halinde, ayrıca bu suçtan dolayı da ilgili hakkında kanun hükümlerine göre cezaya hükmolunur." biçimindeki madde metninin 04/04/2015 tarihli ve 29316 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile "Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine; a) Ateşli silahlar veya havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı olanlar dâhil patlayıcı maddeler veya her türlü kesici, delici aletler veya taş, sopa, demir ve lastik çubuklar, boğma teli veya zincir, demir bilye ve sapan gibi bereleyici ve boğucu araçlar veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler veya her türlü sis, gaz ve benzeri maddeler taşıyarak veya kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini tamamen veya kısmen bez vesair unsurlarla örterek katılanlar iki yıl altı aydan dört yıla kadar, ... hapis cezası ile cezalandırılırlar." şeklinde değiştirilerek suçun müeyyidesinin 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası iken 2 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenmiş olduğu hususları nazara alındığında, Somut olayda, sanığın üzerine atılı 2911 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun 08/10/2014 tarihinde işlendiği, 2911 sayılı Kanun'un 33. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un 04/04/2015 tarihli ve 29316 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, dolayısıyla suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan Kanun uyarınca Mahkemesince sanığın sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği cihetle itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesine isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Sanığın 04.05.1995 Hınıs doğumlu olduğu, kolluk araştırmasına göre kahvehane, lokanta gibi yerlerde günübirlik işlerde çalıştığı anlaşılmıştır. 2.Sanığın, Suriye/Kobani'de yaşanan olayları protesto etmek amacıyla 08.10.2014 tarihinde Hınıs ilçe merkezinde düzenlenen yasadışı gösteriye katıldığı, yüzünü kapattığı, slogan attığı, güvenlik güçlerine ve çevreye taş attığının tespit edilmesi üzerine görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, terör örgütü propagandası yapmak, örgüt adına suç işleme ve toplantı ve yürüyüşlere silâh ve benzeri aletler taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hâle getirerek katılma suçlarından cezalandırılması istemiyle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2022 tarihli ve 2022/2132 Esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmıştır. 3.Yapılan yargılama neticesinde, Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/46 Esas, 2022/216 sayılı Kararıyla kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama (2911 sayılı Kanun 32/1), görevi yaptırmamak için direnme, terör örgütü propagandası yapmak ve toplantı ve yürüyüşlere silâh ve benzeri aletler taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hâle getirerek katılma (2911 sayılı Kanun 33/1) suçlarından değişen süreler hapis cezalarına hükmedilmiş ve koşulları oluştuğundan, itiraz yasayolu açık olmak üzere, HAGB kararları verilmiştir. 4.Söz konusu HAGB kararlarına karşı sanık müdafi tarafından itiraz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği merci Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/373 Değişik iş sayılı kararı ile kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama (2911 sayılı Kanun 32/1), görevi yaptırmamak için direnme ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından verilen HAGB kararlarına ilişkin itiraz reddine; toplantı ve yürüyüşlere silâh ve benzeri aletler taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hâle getirerek katılma (2911 sayılı Kanun 33/1) suçundan verilen HAGB kararının ise bu suç için kanunda öngörülen hapis cezasının alt sınırı itibariyle HAGB koşulları oluşmadığı halde eksik cezaya hükmedilerek HAGB kararı verilmesinin hatalı olduğu değerlendirmesiyle bu suç yönünden verilen HAGB kararının kaldırılmasına, kesin olmak üzere karar verilmiştir. 5.Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652 - 105 - 25 -32981 - 2022-Kyb sayılı yazısı ile merci Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/373 Değişik iş sayılı kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve 2023/59067 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili yasal düzenlemeler Anayasa'nın 38. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 2, 7. maddesi, 2911 sayılı Kanun'un 33. maddesi, 6638 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesidir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın kapsamı, ilk derece mahkemesince verilen HAGB kararına sanık müdafi tarafından yapılan itirazın merci tarafından incelemesi sırasında, 2911 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinin yanlış uygulandığı gerekçesiyle HAGB kararının kaldırılmasına karar verilmesinin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış 26.06.2018 tarih 2014/15-771 Esas ve 2018/317 Karar, 10.04.2018 tarih 2014/15-487 Esas - 2018/151 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak incelenmesi durumunda hak arama özgürlüğü ile AİHS'nin 13. maddesindeki etkili başvuru hakkının ihlal edilebileceği ve ayrıca ceza muhakemesi hukukunun maddi gerçeğe ulaşma amacıyla da bağdaşmayan sonuçlara neden olabileceği göz önüne alındığında, itiraz mercisinin CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığına dair yapılacak şekli denetim dışında esas bakımından da (suçun sübutu, nitelendirilmesi vb. konularda) değerlendirme yapması ve açıklanmayan hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkları denetlemesi gerektiği, bu bağlamda HAGB kararlarının itiraz üzerine veya itiraz edilmeksizin kesinleşmeleri halinde kanun yararına bozma kanun yolu başvurusuna konu edilebilecekleri kabul edilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış 03.03.2020 tarih 2016/11-1150 Esas, 2020/148 Kararında açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine merci tarafından verilen itirazın reddi kararlarının, kanun yararına bozma kanun yolunda sadece şeklen değil ilk derece mahkemesince hükmedilen kararın esasına yönelik olarak da denetlenmesi gerektiğine karar verilmiştir. (Baştürk, İ., (2022), Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma On İki Levha Yayıncılık, İstanbul) Anayasa’nın 38. maddesinde, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." şeklinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7. maddesinde "Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamaz. Aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." biçiminde hüküm altına alınmıştır. 5237 sayılı TCK'nın 2. maddesinde de; Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı ve ayrıca kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir. Anılan maddenin üçüncü fırkasında ise kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamayacağı, suç ve ceza içeren hükümlerin, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamayacağı belirlenmiştir. Söz konusu yasal düzenlemede vücut bulan ve ceza hukukunun temel ilkelerinden birini oluşturan suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca, hangi fiillerin suç teşkil ettiğinin ve bu fiillere uygulanacak yaptırımların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi gerekmektedir. Bireylerin yasak fiilleri önceden bilmeleri düşüncesine dayanan bu ilkeyle, temel hak ve özgürlüklerinin korunmasının güvence altına alınması amaçlanmaktadır. 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesinde ise, kanunda yer alan hükümlerinin zaman bakımından ne şekilde uygulanacağına ilişkin kurallar belirlenmiştir. Buna göre; işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yine işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimsenin cezalandırılamayacağı ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, böyle bir ceza veya güvenlik tedbirine hükmolunmuş ise infazının ve kanuni neticelerinin kendiliğinden kalkacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı tespit edilmiştir. Ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasına ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesinde yer alan düzenlemede iki önemli ilke vurgulanmaktadır. Bunlardan ilkine göre; ceza hukuku kuralları yürürlüğe girdikleri andan itibaren ileriye etkili olarak uygulanırlar. Geçmişe etkili uygulama veya geçmişe yürürlük ilkesi denilen ikinci prensibe göre ise, ancak failin lehine olan kanun geçmişe etkilidir. Dolayısıyla suçtan sonra yürürlüğe giren ve fail lehine olan kanun, hükümde ve infaz aşamasında dikkate alınacak, geçmişe yürürlük ilkesinin bir yansıması olan aleyhe kanunun geriye yürüme yasağı prensibi uyarınca da suç teşkil eden eylemin gerçekleştirildiği tarihten sonra yürürlüğe giren ve cezayı ağırlaştıran hükümler fail hakkında tatbik edilmeyecektir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 23.10.2024 tarih 2022/2-589 Esas - 2024/321 Karar) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun yürürlükte bulunan 33. maddesi şu şekildedir. (Değişik birinci fıkra: 27/3/2015-6638/8 md.) Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine; a) Ateşli silahlar veya havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı olanlar dâhil patlayıcı maddeler veya her türlü kesici, delici aletler veya taş, sopa, demir ve lastik çubuklar, boğma teli veya zincir, demir bilye ve sapan gibi bereleyici ve boğucu araçlar veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler veya her türlü sis, gaz ve benzeri maddeler taşıyarak veya kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini tamamen veya kısmen bez vesair unsurlarla örterek katılanlar iki yıl altı aydan dört yıla kadar, b) Yasadışı örgüt ve topluluklara ait amblem ve işaret taşıyarak veya bu işaret ve amblemleri üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giyerek katılanlar ile kanunların suç saydığı nitelik taşıyan afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç ve gereçler taşıyarak veya bu nitelikte sloganlar söyleyerek veya ses cihazları ile yayınlayarak katılanlar altı aydan üç yıla kadar,hapis cezası ile cezalandırılırlar. Söz konusu maddenin, 04.04.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6638 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki hali ise şu şekildedir; Madde 33 – (Değişik: 22/7/2010 - 6008/2 md.) Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılanlar, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Silah veya aracın ateşli silah ya da patlayıcı veya yakıcı madde olması durumunda, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Silah veya aracın bulundurulmasının suç oluşturması halinde, ayrıca bu suçtan dolayı da ilgili hakkında kanun hükümlerine göre cezaya hükmolunur. Toplantı ve gösteri yürüyüşünün kanuna aykırı olması halinde ve dağılmamak için direnildiği takdirde, ayrıca 32 nci madde hükümlerine göre cezaya hükmolunur. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 33. maddesinde yapılan değişiklik ile sanığın üzerine atılı suç için 'altı aydan üç yıla kadar hapis' olarak belirlenmiş olan ceza miktarının 'iki yıl altı aydan dört yıla kadar hapis' cezası olarak düzenlendiği, cezanın alt ve üst sınırlarında arttırım yapan söz konusu aleyhe düzenlemenin 04.04.2015 tarihinde yürürlüğe girdiği, ancak sanığın üzerine atılı suçu işlediği tarihin ise 08.10.2014 tarihi olduğu, yukarıda değinildiği şekilde TCK'nın 2. maddesinde düzenlenen kanunilik prensibi ve 7. maddesinde düzenlenen aleyhe kanunun geriye yürüme yasağı kuralı uyarınca suç teşkil eden eylemin gerçekleştirildiği tarihten sonra yürürlüğe giren ve cezayı ağırlaştıran hükümlerin fail hakkında tatbik edilmeyeceği gözetilmeden, ceza miktarını arttıran aleyhe düzenlemeye dayanarak, hapis cezasının alt sınırı itibariyle koşulları oluşmadığı ve bu nedenle HAGB kararı verilmesinin hatalı olduğu şeklindeki isabet bulunmayan değerlendirmeyle, İlk Derece Mahkemesince verilen HAGB kararının kaldırılmasına dair merci kararı Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/373 Değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.02.2025 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

8. Ceza Dairesi, 2024/5711 E., 2024/3961 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.10.2022 tarihli iddianamesi ile sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca, 26.12.2022 tarihli iddianamesi ile sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca
8. Ceza Dairesi         2024/5711 E.  ,  2024/3961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1878 E., 2023/1597 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I.HUKUKİ SÜREÇ A. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.10.2022 tarihli iddianamesi ile sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca, 26.12.2022 tarihli iddianamesi ile sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ve Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.09.2022 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a)bendi ile altıncı fıkrası uyarınca; sanık ... hakkında da Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.12.2022 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesiyle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz birleştirme uyuşmazlığı nedeniyle Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından verilen 28.02.2023 tarihli karar ile, Küçükçekmece 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/7 Esas sayılı davası ile Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/322 Esas sayılı davasının birleştirilmesine ve davanın Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/322 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. C. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin,17.08.2023 tarihli kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi,43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 23 yıl 16 ay 15 gün hapis ve 48.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... hakkında,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi ve 58 inci maddesi uyarınca 16 yıl 6 ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. D. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/1878 Esas, 2023/1597 Karar sayılı kararı ile sanık/sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Aleyhte ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Yetersiz inceleme yapıldığına ilişkindir. B. Sanık ... ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddiasına ilişkindir. 1.11.03.2022 tarihli olayda, temyiz dışı sanık ... ile sanığın kaldıkları otelde uyuşturucu kullandıkları bilgisi üzerine bahsi geçen otele giden koluk güçleri sanık ile ...'yı otelden çıkış yaparlarken durdurmuş, savcılıktan alınan arama emrine binaen sanık ve ...'nın üzerinde yapılan aramada sanığın üzerinde kriminal uzmanlık raporuna göre metamfetamin, ...'nın üzerinde de eroin, metamfetamin ve pregabalin içerdiği tespit edilen maddeler ele geçmiştir. 2. Sanık, soruşturma safhasında, İstanbul'dan gelirken 5 gram eroin getirdiğini ve kullanması için bir kısmını ...'ya verdiğini, ...'nın üzerinden çıkan eroinleri kendisinin temin ettiğini ancak daha paylaşmadıklarını, kendi üzerinden çıkan metamfetaminlerin de kendisine ait olduğunu, uuşturucu ticareti yapmadığını söylemiş, kovuşturma safhasında da beyanlarını tekrarlamıştır. 3. ... soruşturma safhasında, üzerinde bulunan uyuşturucuların tamamının kendisine ait olduğunu, Dört Eylül Mahallesinde tanımadığı bir çocuktan madde temin ettiğini, uyuşturucu satmadığını söylemiş, kovuşturma safhasında da beyanlarını tekrarlamıştır. 4. Sanığın farmakoloji raporunda amfetamin, extacy ve opiatlar pozitif çıkmıştır. 5. 10.06.2022 tarihli olayda, koluk güçlerine sanığın eşgali ve adının ... olduğu bilgisiyle yapılan ihbar üzerine, ihbarda bahsi geçen sokağa gittiğinde pazar tahtaları üzerinde oturan sanığı, yanında çok sayıda küçük kilitli poşet ve çok sayıda kağıt para ile birlikte otururken görmüştür. Sanığın oturduğu tahtalar kontrol edildiğinde, kriminal uzmanlık raporuna göre eroin ve 6-MAM içerdiği belirlenen maddeler bulunmuştur. 6. Sanığa ait cep telefonunun incelenmesi kararına binaen yapılan bilirkişi incelemesinde uyuşturucu ticaretine ilişkin çok sayıda görüşme tespit edilmiştir. 7. Sanık soruşturma safhasında, üzerinde bulunan paraların meyve sebze satışından kazandığı paralar olduğunu,ele geçen uyuşturucuyu kullanmak maksadıyla toplu olarak aldığını, toplamda 1000 TL lik madde istediği için kendisine madde satan şahısların her biri 3,2 gramlık poşetler hazırladığını, kovuşturmada da, beyanlarını tekrarla telefonundaki görüşmelerin uyuşturucu arayan şahsa başka birinden uyuşturucu ayarlamak maksadıyla yönlendirme amaçlı olduğunu, üzerindeki maddeleri ticaret maksadıyla bulundurmadığını söylemiştir. 8. 27.06.2022 tarihli olayda, kolluk güçleri ring görevi ifa ederken gelen ihbar üzerine, ihbarda bahsi geçen sokakta beklemeye başlamış ve sokak üzerinde üç kişinin beklediğini görmüştür. Bir süre sonra şahısların yanına gelen sanığın elindeki poşeti ...'e verdiği net şekilde görülmüş, şahıslar tam ayrılacakken polisleri farketmeleri üzerine hepsi kaçmaya başlamış, sanık ... da kaçarken elindeki poşeti yakındaki bir sitenin bahçesine fırlatmıştır. Sanıklar yakalanmış, Orhan'ın fırlattığı poşette kriminal uzmanlık raporuna göre 20 farklı gramajlı pakette toplamda net 121,4 gram eroin ve 6-MAM maddesi, sanık ...'ın üzerinden de 6300 TL para ele geçirilmiştir. 9. Alınan bilirkişi raporuna göre olayın gerçekleştiği yerin Büyük Halkalı İlkokulu'na 97 metre, Halk Eğitim Merkezi'ne 174 metre, anaokulu girişine 139 metre mesafede olduğu tespit edilmiştir. 10. Sanık ... soruşturma safhasında, Orhan ve tanımadığı iki arkadaşından 2000'er TL toplayıp, kendisine ve arkadaşlarına "Kara" lakaplı şahıstan 8000 TL karşılığında 100 gram madde aldığını, her birine 25 er gram düşeceğini, sivil polisleri farkedince kaçtıklarını, Kara isimli şahsın adını ve açık adresini bilmediğini söylemiştir. Kovuşturmada beyanlarını tekrarlamıştır. 11. Orhan soruşturma safhasında, madde almak için hep gittiği caddede ...'ı gördüğünü, yanındaki şahısları tanımadığını ancak onların da madde beklediğini, ...'ın elinde poşetle geldiğini, polis gelince poşeti eline verip kaçtığını,poşette ne olduğunu bilmediğini söylemiş, kovuşturmada yakalanan uyuşturucuyu kullanmak için ... ile birlikte temin ettiklerini, ticaret yapma maksadının olmadığını söylemiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; "... 1.OLAY: 11.03.2022 günü, ... ve ...'in Uncu Otel isimli iş yerinde aynı odada kaldıkları ve uyuşturucu madde kullandıkları yönünde alınan istihbari bilgi üzerine ilgili iş yerine gidildiği, o esnada çıkış yapmakta olan şahısların tedirgin hareketler sergilemeleri üzerine Cumhuriyet savcılığından talep edilen arama kararı ile şahıslar üzerinde yaptıkları aramada 11.03.2022 tarihli üst-eşya arama tutanağından anlaşıldığı üzere ... isimli şüphelinin sağ çorabının iç kısmından 0,39 gram metamfetamin, sol çorabının iç kısmından 0,20 gram metamfetamin; ... isimli şüphelinin montu cebinden iki adet kırık vaziyette cam bong ve bir adet üzerinde kullanılmış uyuşturucu madde kalıntıları bulunan alüminyum folyo parçası, kol çantası içerisinde puro kutusu içerisinde 3,20 gram eroin, kağıda sarılı 1,80 gram eroin, göğüs kısmında iç çamaşırı içerisinden alüminyum sigara folyosuna sarılı 1,16 gram eroin, kol çantası içerisinden 1,05 gram metamfetamin, şeffaf poşete sarılı 1,42 gram metamfetamin, yine şeffaf poşet içerisinde 2,11 gram metamfetamin, yine çanta içerisinde beş adet pregabalin ibareli sentetik ecza olduğu değerlendirilen maddelerin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında, kendisinden ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanmak amacıyla tanımadığı bir şahıstan aldığını beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, eroinin bir kısmını içtikten sonra kalanını ...'ya kendisinin verdiğini, diğer uyuşturucu maddelerin ...'ya ait olduğunu ifade etmiştir. Ele geçirilen maddeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen kriminal raporda; maddelerin metamfetamin ve eroin içerdiği ve 2313 sayılı Kanun kapsamında oldukları mütalaa edilmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, arama ve el koyma tutanakları, sanık ...'ın diğer sanığa uyuşturucu madde verdiğine yönelik ikrar içerikli savunması nazara alındığında, suç tarihinde sanık ...'ın ...'ya eroin maddesi vererek üzerine atılı suçu işlediği, sanığın eroini içmelerinin ardından kalanını ...'ya verdiği ve herhangi bir bedel almadığı yönündeki savunmasının suçun yasal unsurlarına etki etmeyeceği değerlendirilerek cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. .... Türk Ceza Kanunu'nun 192/3 üncü maddesi açısından yapılan değerlendirmede; Yukarıdaki şekilde gerçekleştiğini kabul ettiğimiz olayda sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ayrıca tartışılması gerekmektedir. Hakkında iletişimin tespiti tedbiri uygulanmayan, diğer sanık ...'nın uyuşturucu maddeleri tanımadığı bir şahıstan temin ettiği yönündeki savunmasına karşın eroini kendisinin verdiğini beyan etmiş; bu beyan ile kendi suçluluğunu tamamen açığa çıkartmıştır. Bu itibarla, sanık hakkında ana iddianameye konu edilen olayda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Bu husustaki netice değerlendirmenin, sanığın tüm eylemlerinin ortaya konulmasının akabinde son kısımda yapılması gerektiği anlaşılmıştır. ... 2. OLAY: 10.06.2022 günü "araçtan inen şahısların ... diyerek bağırıp bahse konu şahsın da şahıslara bir şeyler verip karşılığında para alıyor ve uyuşturucu satılıyor" şeklindeki ihbara istinaden kolluk görevlileri tarafından ilgili yere gidildiğinde sokak içerisinde kaldırım kenarı pazar tahtalarına oturur vaziyette ihbarda belirtilen eşgale uygun şahsa rastlanıldığı, şahsın yapılan kontrolünde üzerinde çok sayıda kağıt para ve oturduğu tahtalar üzerinde küçük ağzı çıtçıtlı boş poşetler olduğunun görüldüğü, şahsın kimlik bilgileri kontrol edildiğinde ihbarda isim bilgisi belirtilen ... isimli şahıs olduğunun anlaşıldığı, şahsın oturduğu tahta araları kontrol edildiğinde sigara paketi içerisinde şeffaf çıtçıtlı poşetler içerisinde daralı ağırlıkları 3,2 gram gelen toplam 5 parça uyuşturucu maddelerden eroin maddesi olduğu değerlendirilen madde ele geçirildiği anlaşılmıştır. Ele geçirilen maddeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen kriminal raporda; maddelerin eroin içerdiği ve eroinin 2313 sayılı Kanun kapsamında olduğu mütalaa edilmiştir. Sanık savunmasında, ele geçirilen maddeyi başka birine vermek için değil kullanmak amacıyla kendisinin temin ettiğini ifade etmiştir. Sanığın telefonu üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; "yarın geliyim mi, bi arkadaşımla buluşcam yarın, dalga lazım, hala veriyosun değil mi", "+kaç istiyor, -200'lük,+gelsin bir kardeşimi yönlendiriri" şeklinde uyuşturucu madde ticaretine ilişkin olduğu anlaşılan mesajlar ile uyuşturucu madde fotoğrafı bulunduğu anlaşılmıştır. Konuşmanın karşı tarafında olduğu ifade edilen ... dinlenmiş; konuşmaların uyuşturucu madde tedarikine ilişkin olduğunu, sanık ...'ın para karşılığı uyuşturucu madde verdiğini duyduğunu, mesajı bu nedenle attığını ancak bu mesajdan sonra herhangi bir tedarikinin olmadığını beyan etmiştir. Her ne kadar sanık suçlamayı redde yönelik savunmada bulunmuş ise de, ihbar içeriği, ihbarla uyumlu şekilde oturduğu tahta arasında sanıktan 5 parça halinde uyuşturucu madde, para ve küçük poşetler ele geçirilmesi, sanığın telefonundaki görüşme içerikleri ve tanık beyanı hep birlikte nazara alındığında; sanık ...'ın ticari maksatlı olarak uyuşturucu bulundurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmış, bu itibarla cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. 3. OLAY 27.06.2022 günü, kolluk görevlilerine içici olarak bilinen şahısların Big Yellow Cafe ve Mavi Sofra arasında bulunan sokakta 2 şahsın eroin maddesi sattığını, akşam saatlerine gelince sürekli orada olduklarını, şahıslardan birinin 25'li yaşlarda 1.75-1.80 boylarında esmer tenli her iki kolunda da dövme olduğunu, diğer şahsın ise 1.70'li boylarda esmer tenli gözlerinin çekik olduğunu bu iki şahsın beraber iş tuttuğunu beyan etmeleri üzerine aynı gün saat 18:00 sıralarında bahse konu mahalde beklenilmeye başlanıldığı, bu sırada 3 tane şahsın sokak içerisinde beklediği, şahıslardan birinin ihbarda tarifi geçen şahıslardan biri ile benzerlik taşıdığının görüldüğü, yaklaşık 15 dakika izlenildikten sonra ... isimli şahsın elinde siyah beyaz renkte poşet ile birlikte 3 şahsın yanına doğru geldiği ... isimli şahsa elinde bulunan poşeti verdiğinin açık ve net bir şekilde görüldüğü, akabinde tam ayrılacakları esnada şahısların yanına geçildiği şahıslardan ... isimli şahsın "polisler geldi kaçın" demesi üzerine 4 şahsın farklı yönlere doğru koşmaya başladığı, yapılan kovalama sonucu ... ve ... isimli şahısların yakalandığı, ... isimli şahsın kovalamaca esnasında elinde bulunan poşeti Aktop Sitesi bahçesinin içerisine attığının görüldüğü, poşetin yapılan kontrolünde içerisinde şeffaf poşetler içerisinde kahverengimsi renkte bulunan daha sonradan yapılan tartımında 2 adet 9 gram, 6 adet 8.9 gram, 2 adet 8.8 gram, 1 adet 8.7 gram , 9 adet 2.9 gram gelen toplamda 123.8 gram gelen eroin diye tabir edilen narkotik madde ele geçirildiği, ... isimli şahsın yakalandığı sırada elinde açık vaziyette uyuşturucu madde ticaretinden kazanmış olduğu düşünülen toplam 6300 TL para ve uyuşturucu madde ticareti sırasında kullanıldığı değerlendirilen Samsung marka akıllı telefon ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, ... isimli şahsın yapılan kaba üst aramasında üzerinden uyuşturucu madde ticaretinden kazanmış olduğu düşünülen toplam 100 TL para ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Ele geçirilen maddeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen kriminal raporda; maddelerin eroin içerdiği ve eroinin 2313 sayılı Kanun kapsamında olduğu mütalaa edilmiştir. Sanık ...; Orhan ve daha önce tanımadığı 2 şahısla aralarında 2.000'er TL toplayıp Kara isimli şahıstan 8.000 TL karşılığı 100 gr eroini kullanmak amaçlı aldığını, poşeti...'a verdiği sırada polislerin geldiğini, uyuşturucu madde ticareti yapmadığını savunmuştur. Sanık ... olayla ilgili alınan ilk savunmasında; Kara isimli şahıstan uyuşturucu almak için olay yerine gittiğini, burada tanımadığı bir şahısla beklerken ...'ın elinde poşetle geldiğini ve polis gelince poşeti kendisine verdiğini, poşet içerisinde ne olduğunu bilmediğini beyan etmiş iken, daha sonrasında sorguda bu beyanından dönerek olay içeriğini sanık ...'ın savunmasında geçtiği şekilde anlatmıştır. Yapılan incelemede, her iki sanığın da atılı suçtan daha önce kesinleşmiş mahkumiyet kararlarının bulunduğu görülmüştür. Her ne kadar sanıklar suçlamayı redde yönelik savunmada bulunmuş ise de, ihbar içeriği, ihbarla uyumlu şekilde sanıklardan kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi, sanıkların çelişki savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte nazara alındığında; sanıkların ticari maksatlı olarak uyuşturucu bulundurmak suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri anlaşılmış, bu itibarla ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir." Şeklindeki kabul ile sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümlerde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanıklar hakkındaki tüm temyiz nedenleri yönünden; Sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları, kriminal raporlar, olay, arama ve diğer kolluk tutanakları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/1878 Esas, 2023/1597 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi. ...
11. Ceza Dairesi, 2023/4583 E., 2024/9569 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Pendik Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2011 tarihli ve 2011/2953 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Pendik Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
11. Ceza Dairesi         2023/4583 E.  ,  2024/9569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/358 E., 2023/511 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin yanıltma nedeniyle süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Pendik Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2011 tarihli ve 2011/2953 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Pendik Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2013 tarihli ve 2011/409 Esas, 2013/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2013 tarihli ve 2011/409 Esas, 2013/167 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.01.2016 tarihli ve 2014/7729 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararı ile; "Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eylemlerinin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması, sanık hakkında açılan kamu davası ile ilgili kurulan mahkumiyet hükümlerinin dayanaklarının gerekçeleriyle kararda açıklanıp gösterilmesi gerektiği cihetle, sanık ... hakkında mahkumiyetine dayanak teşkil eden delillerin nelerden ibaret olduğu belirtilmeden üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ile suç delillerini gizleme veya değiştirme suçlarının unsurunun ne şekilde oluştuğu dosya içeriğinde yer alan delillerle birlikte tartışılıp açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2016 tarihli ve 2016/78 Esas, 2016/592 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 22.12.2016 tarihinde kesinleşmiştir. 5. Sanığın denetim süresi içerisinde 22.11.2020 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/69 Esas, 2022/994 Karar sayılı kararıyla verilen hapis cezasının 06.03.2023 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanması için ihbarda bulunulması üzerine duruşma açılıp yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/358 Esas, 2023/511 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.08.2023 tarihli ve 11-2023/80776 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; temyiz hakkını kullanmak istemesine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde temyiz dışı sanık ...'in, Dominos Pizza adına kayıtlı şikâyetçinin kullanımında olan ... plakalı 2009 model motorsikleti hırsızlayarak, bu motorun ele geçirilmesini ve fark edilmesini engellemek amacıyla, daha önceden trafikte kendi adına kayıtlı 2006 model Honda marka motorsikletin motor ve şase numarasına uygun hale getirilmesi için motorsikleti bu işlerden anlayan tamirci sanık ...'e getirdiği, sanığa 2009 model Honda motoru 2006 model Honda'ya ait ruhsata uygun hale getirmesi yönünde talimat verdiği, sanık ...'in de çalıntı olduğu aşikar olan bu 2009 model motoru ruhsatına uygun olacak şekilde motor ve şase numarasını silip, İTÜ bilirkişi raporunda belirtildiği gibi değişilik yaparak eylemi gerçekleştirdiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2.Mahkemece, sanık savunmaları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. 3. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22.12.2016 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 22.11.2020 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; 2. Adli Emanetin 2009/1457 sırasında kayıtlı suça konu belge asıllarının ve plakaların akıbeti hakkında Mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/358 Esas, 2023/511 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.07.2024 tarihinde karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2024/1162 E., 2024/4655 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü maddesinin (a) fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca;
8. Ceza Dairesi         2024/1162 E.  ,  2024/4655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1869 E., 2022/1593 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2022 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü maddesinin (a) fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca; 26.01.2022 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü maddesinin (a) fıkrası, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2022 tarihli 2022/25 Esas, 2022/19 Karar sayılı kararı ile Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/26 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/26 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Kadirli. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 nci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. D. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/1869 Esas, 2022/1593 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Gerekçenin yeterli olmadığına, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkindir. B.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanık ve suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. 1.13.04.2021 tarihinde iletişimin tespiti kararına binaen yapılan telefon dinlemesine yönelik çalışmalarda kullanıcı tanık ...'e satacakları maddenin yerini sanığın suça sürüklenen çocuğa tarif ettiği, onun maddenin yerini bulamaması üzerine maddenin bulunduğu yere geldiği değerlendirilmiştir. Akabinde suça sürüklenen çocuğun tanık ...e buluşma yeri söylemesi üzerine bahsi geçen konumda fiziki takibe başlayan kolluk güçleri, ...ile suça sürüklenen çocuğu ...ün geldiği motorsikletle birlikte parka giderlerken durdurmuş, şahısların üzerlerinde suç unsuru bulunamamış ancak motorsiklete gizlenmiş vaziyette kriminal uzmanlık raporuna göre ADB BUTINACA olduğu belirlenen madde ele geçmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk ..., savcılık aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini söyleyerek, ele geçen maddeyi ...'dan alıp ...e satacağın, ondan alacağı para ile ...'da madde alacağını, yakalandıktan sonre ...'ın kendisine 50 TL borcu olduğunu belirten bir mesaj attığını söylemiş, mahkemede ...'dan aldığı maddeyi kendisinin içeceğini, ...e asla madde satmadığını söylemiştir. 3. ... tanık sıfatıyla verdiği soruşturma ifadesinde, ...ten olay günü 50 TL lik kubar esrar alacağını, ...in ...Dayı diye birinden alacağı maddeyi kendisine satacağını, olay günü polisleri görünce ...in el çabukluğu ile maddeyi motorsiklete sıkıştırdığını, ...'ın .......,e "elli milyon borcun var" diye mesaj attığını gördüğünü söylemiş, mahkemede, ... ile birlikte madde içeceklerini, ...in aldığı uyuşturucunun parasını kendisinin verdiğini, motora uyuşturucuyu kendisinin sıkıştırdığını söylemiştir. 4. ...savcılık ifadesinde, elektrik direğinin oraya 50-60 TL para koyduğunu, ...in kendisinden para istediğini, ona paranın yerini tarif ettiğini, ...in uyuşturucuyla yakalandıktan sonra kendisini neden aradığını bilmediğini söylemiş, mahkemede ifadesini tekrarlamıştır. 5. 05.05.2021 tarihli olayda, tanık ...'e sanık ...'ın madde satacağının tape kayıtları neticesinde öğrenilmesi üzerine, ... Akalay isimli şahsın ikametinde bulunan ...'ın yakınında fiziki takibe başlayan kolluk güçleri,bir araçta bulunan sanık ...'ı durdurup kaba üst araması yapacakken, sanık üzerinde kullanımı için bulundurduğunu söylediği ve kriminal uzmanlık raporuna göre ADB BUTINACA -MDMB 4EN PINACA karışımı madde ile esrar olduğu belirlenen maddeyi polise teslim etmiştir. 6. Sanık ... kollukta ve kovuşturmada üzerinden ele geçen maddeyi kendi kullanımı için bulundurduğunu söylemiştir. 7. Tanık ... müdafiisiz soruşturma ifadesinde, ...'ın kendisine uyuşturucu madde getireceğini, ancak kendisinin narkotikte görevli bir polis memurunu civarda görmesi üzerine ...'ı arayıp uyardığını ve bu nedenle buluşamadıklarını, daha sonra ...'ın madde ile yakalandığını duyduğunu söylemiş, mahkemede sanığa olan borcu için konuştuklarını, kesinlikle ...'dan madde almak için görüşmediklerini söylemiştir. 8. 10.05.2021 tarihli olayda, tape kayıtlarında kullanıcı tanık ...'in sanığın ikametine gelerek uyuşturucu madde alacağının değerlendirilmesi üzerine sanığın ikameti civarında fiziki takibe başlayan kolluk güçleri sanığın mahallesinden çıkan elektrikli motorsikletten şüphelenerek takibe almış, durdurulan motorsiklet sürücüsü ... Aslantaş'a kaba üst araması yapılacağı sırada şahıs kendi rızasıyla üzerindeki ADB BUTINACA-MDMB 4EN PINACA karışımı olduğu kriminal uzmanlık raporu ile belirlenen maddeyi polise teslim etmiştir. 9. ... soruşturmada tanık sıfatıyla alınan ifadesine ...'dan olay günü 50 TL karşılığında uyuşturucu uç maddesini aldığını söylemiş, mahkemede beyanını tekrarlamıştır. 10. Sanık ... soruşturma ifadesinde suçlamaları kabul etmemiş, mahkemede, ...'in mahallede tütün satan... Dayı'dan kendisine tütün almasını istediğini, kendisinin de tütünü alıp ...'e verdiğini söylemiştir. 11. Sanık ve suça sürüklenen çocuğun ikamet aramalarında suç unsuruna rastlanmamıştır. 12. Ele geçen suç unsurları üzerinde parmak izine rastlanmamıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Suça sürüklenen çocuk bakımından yapılan değerlendirme kısmında "...Her ne kadar suça sürüklenen çocuk mahkememizde, 13.04.2021 tarihinde ...e kesinlikle uyuşturucu satmadığını,sanıktan uyuşturucu madde satın aldığını, iddianamede belirtildiği gibi kendisinin onu bulamayınca sanığın gelip verdiğini ancak bu uyuşturucuyu kendisi kullanacağını kesinlikle ...e vermeyeceğini, soruşturma aşamasındaki beyanı ile çelişki sorulunca ise; "Avukatım aldığını verdiğini söyle senin yararına olur, bir şey olmaz sana" şeklinde söylemesini istediği için beyanda bulunduğunu belirtmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun, yukarıda anlatıldığı şeklide gerçekleşen, tape kayıtları ve fiziki takip tutanağı ile de bire bir uyumlu olan ve olayın sıcaklığı ile alınan soruşturma aşamasındaki "Olay günü de ...benden uyuşturucu madde istedi ancak ben kendisine satmayacaktım bende de uyuşturucu madde olmadığı için ben ...ağabeyi hatırladığım kadarıyla instagramdan yazarak bana güzellik yapmasını istedim. O da beni arayarak tarif ettiği yere gelmemi istedi. Hatta tarif ettiği yeri ben uzun süre bulamadım. Ben bulamayınca kendisini Adana Yolu üzerinde Orman İşletme karsında bulunan Türkiye Petrolleri isimli benzinlikte buluştuk. Daha sonra ...'ın uyuşturucu madde sakladığı yere gittik. Uyuşturucu maddeyi ...orada bana verdi. Ben de o an para olmadığı için kendisine para vermedim. Bu uyuşturucu madde kağıda sarılı vaziyette olup tahmini 3 gr kadardı ve bir adetti. Ben de uyuşturucu maddeyi ...'e verdim. ... bana 50 TL verecekti ben de bu parayı ...'a verip ...'dan kullanmak amacıyla uyuşturucu madde alacaktım.'' beyanına itibar edildiği, mahkememizdeki "Avukatım aldığını verdiğini söyle senin yararına olur, bir şey olmaz sana" şeklindeki beyanın hayatın olağan akışına uygun düşmediği, yine SSÇ'nin ikrarını destekler mahiyette tanık ...ün olayın ilk sıcaklığı ile alınan 14.04.2021 tarihli "Biz dün Karakolda iken ...'ın telefonuna ...Dayı ismiyle kayıt ettiği kişiden mesajlar geldi. Söz konusu mesaj içeriklerinde "... 50 TL borcun var benden kaçamazsın, seni bulursam keserim" yazdığını gördüm. Bundan 3 ay kadar önce ... bana ...dayıdan uyuşturucu alıyorum kullanıyorum demişti.'' şeklindeki beyanına itibar edildiği, tanık ...her ne kadar mahkememizdeki beyanlarında soruşturma aşamasındaki beyanlarını inkar etse de yine mahkememizdeki beyanında "uyuşturucu satıcılarını tanımadığım için ... üzerinden uyuşturucu temin ederdim" şeklide beyanda bulunarak yine dolaylı yoldan suça sürüklenen çocuktan uyuşturucu madde temin ettiğini belirttiği, ayrıca dosya arasında mevcut sanık tarafından suça sürüklenen çocuğa atılan ''50 milyon borcun var bana arap (Suça sürüklenen çocuk ...'in lakabı) yarın getir kendini atlattırma vermesen de sen bilin grşrz'' şeklindeki mesaj içeriğinin, olay örgüsü, olay bütünlüğü, tanık ...ün beyanı ve suça sürüklenen çocuğun samimi ikrarı ile bire bir örtüştüğü hususları birlikte değerlendirildiğinde olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun sanıktan aldığı sentetik kannabinoıdler grubunda yer alan ADB-BUTINACA maddesini ihtiva eden 2 gr ağırlığındaki uyuşturucu maddeyi tanık ...e satarak üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kanaatine varılmıştır."demek ile, sanık ... hakkında yapılan değerlendirme kısmında "...(13.04.2021 tarihli eylem için) Her ne kadar sanık mahkememizde, 13.04.2021 tarihinde suça sürüklenen çocuğa uyuşturucu madde satmadığını, suça sürüklenen çocuğun kız arkadaşıyla buluşacağını söyleyip 50,00 TL istediğini, müsait olmadığı için parayı götürüp elektrik direğinin oraya sakladığını, daha sonra paranın yerini ona söylediğini, paranın yerini bulamayınca da gidip sakladığı yerden alıp parayı ona verdiğini beyan etmiş ise de suça sürüklenen çocuğun, yukarıda anlatıldığı şeklide gerçekleşen, tape kayıtları ve fiziki takip tutanağı ile de bire bir uyumlu olan ve olayın il sıcaklığı ile alınan soruşturma aşamasındaki "Olay günü de ...benden uyuşturucu madde istedi ancak ben kendisine satmayacaktım bende de uyuşturucu madde olmadığı için ben ...ağabeyi hatırladığım kadarıyla instagramdan yazarak bana güzellik yapmasını istedim. O da beni arayarak tarif ettiği yere gelmemi istedi. Hatta tarif ettiği yeri ben uzun süre bulamadım. Ben bulamayınca kendisini Adana Yolu üzerinde Orman İşletme karsında bulunan Türkiye Petrolleri isimli benzinlikte buluştuk. Daha sonra ...'ın uyuşturucu madde sakladığı yere gittik. Uyuşturucu maddeyi ...orada bana verdi. Ben de o an para olmadığı için kendisine para vermedim. Bu uyuşturucu madde kağıda sarılı vaziyette olup tahmini 3 gr kadardı ve bir adetti. Ben de uyuşturucu maddeyi ...'e verdim. ... bana 50 TL verecekti ben de bu parayı ...'a verip ...'dan kullanmak amacıyla uyuşturucu madde alacaktım." beyanına itibar edildiği, mahkememizdeki "Avukatım aldığını verdiğini söyle senin yararına olur, bir şey olmaz sana" şeklindeki beyanın hayatın olağan akışına uygun düşmediği, yine suça sürüklenen çocuğun ikrarını destekler mahiyette tanık ...ün olayın ilk sıcaklığı ile alınan 14.04.2021 tarihli "Biz dün Karakolda iken ...'ın telefonuna ...Dayı ismiyle kayıt ettiği kişiden mesajlar geldi. Söz konusu mesaj içeriklerinde "... 50 TL borcun var benden kaçamazsın, seni bulursam keserim" yazdığını gördüm. Bundan 3 ay kadar önce ... bana ...Dayı'dan uyuşturucu alıyorum kullanıyorum demişti.''şeklindeki beyanına itibar edildiği ayrıca tanık ...her ne kadar mahkememizdeki beyanlarında soruşturma aşamasındaki beyanlarını inkar etse de yine mahkememizdeki beyanında "uyuşturucu satıcılarını tanımadığım için ... üzerinden uyuşturucu temin ederdim" şeklide beyanda bulunarak yine dolaylı yoldan suça sürüklenen çocuktan uyuşturucu madde temin ettiğini belirttiği, ayrıca dosya arasında mevcut sanık tarafından suça sürüklenen çocuğa atılan ''50 milyon borcun var bana arap (suça sürüklenen çocuk ...'in lakabı) yarın getir kendini atlattırma vermesen de sen bilin grşrz" şeklindeki mesaj içeriğinin; olay örgüsü, olay bütünlüğü, tanık ...ün beyanı ve suça sürüklenen çocuğun samimi ikrarı ile bire bir örtüştüğü hususları birlikte değerlendirildiğinde olay tarihinde sanığın suça sürüklenen çocuğa sentetik kannabinoıdler grubunda yer alan ADB-BUTINACA maddesini ihtiva eden 2 gr ağırlığındaki uyuşturucu maddeyi satarak üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.", (05.05.2021 tarihli eylem için) "..Öncelikle her ne kadar tanık ... mahkememizdeki beyanında soruşturma aşamasındaki beyanlarını değiştirerek sanığın kendisine uyuşturucu madde satmadığını beyan etmiş ise de; soruşturma aşamasında olayın ilk sıcaklığı ile alınan, ayrıntılı ve tape kayıtlarıyla bire bir uyumlu samimi beyanına itibar edildiği, dosya arasında yer alan tape tutanakları, tape kayıtlarında ...'ın sanığa yönelik kullanmış olduğu "BAKELE ...ERCANMI VAR NECİ AMINA KOYDUĞUMUN OĞLU NÖBETÇİ HERALDE HİÇ SOKAĞA ÇIKMA HELE SEN BİRAZ BEKLE BAKALIM SEN EVDE KAL BAKALIM HİÇ ÇIKMA TAMAM MI" şeklindeki konuşma içeriği ve içerikle ilgili olarak tanık ...'ın olayla örtüşen ve uyumlu ''...uyuşturucu maddeyi bahsettiğim yere getirecekti o sırada ben söz konusu yerde Kadirli İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Bürodan görevli polis memuru ismini Ercan olarak bildiğim şahsı orada gördüm. ...'a Ercan'mı var ne nöbetçi heralde, hiç sokağa çıkma sen biraz bekle şeklinde uyardım.''beyanı karşısında sanığın ''Görüşme sırasında geçen Ercan mı var neci kısmına gelince de o gün sokağa çıkma yasağı olduğundan belki buna ilişkin olabilir. ''şeklindeki beyanının görüşme saatinin 20.36 olup olay tarihinde sokağa çıkma kısıtlamasının 21.00 de başlayacağı gerçeği karşısında, ...'ın sanıkça da tanınan narkotik polisi konusunda uyarılmasına ve evden çıktığı saat 20:50 olduğu ve üzerinde uyuşturucu bulunduğu halde bisküvi almak için evden çıkmasının tutarsız, hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik beyan olduğu aşikardır. Zira normal şartlarda belki hiç durdurulmayacağını düşünen sanığın, 10 dk sonra sokağa çıkma yasağının başlayacağını ve sırf bu sebepten bile polis tarafından durdurulmasının kuvvetle muhtemel olduğunu bilmesine rağmen evden çıkması ve buna makul bir açıklama getirememesi delil olarak kabul edilmelidir. Sanık evden çıktıktan sonra kesintisiz olarak kollukça takip edilmiş ve tutanağa göre 21.30'da yakalanmıştır. Bu arada başka bir kimseyle teması ve görüşmesi olmamıştır. Sanık evden çıkmadan önce kabulümüze göre tanık ...'a uyuşturucu satmaya hazır durumdadır. Dolayısıyla aynı bütünün parçası olduğu sabit olan 7 gram ve 3 gram ağırlığındaki sentetik kannabinoid maddesi ile 3 gram ağırlığındaki esrar maddesini ticaret amacıyla bulundurduğu sabit görülmekle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.", (10.05.2021 tarihli eylem için) "... Her ne kadar sanık tanık ...'e tütün verdiğini, uyuşturucu madde satmadığını beyan etmiş ise de; dosya arasında yer alan tape tutanakları, tape tutanaklarıyla uyumlu fiziki takip tutanağı ve tape kayıtları ile uyumlu ...'in "10 Mayıs 2021 günü uyuşturucu madde almak için evden çıktım. ...'ın kullanmış olduğu 552 894 7726 nolu hattı aradım. Kendisine uyuşturucu madde konusunda yardımcı olup olamayacağını sordum. O da bana yardımcı olacağını söyledi. Sonra evlerinin orada olduğunu söyleyince ben de evlerinin oraya gittim. Evlerinin üst sokağında yani devrişpaşa mahallesinde buluştuk. Orada saat 15:00 civarında ara sokakta ...yanıma geldi sonra ben kendisine 1 adet 50 TL para verdim. Kendisi de bana yerden aldığı poşeti yırtarak içerisine bir avuç kadar uç diye tabir edilen uyuşturucu maddeyi verdi." şeklindeki istikrarlı ve samimi anlatımı, ...'in sanığa iftira atmasını gerektirecek bir olgunun dosya arasına girmemiş olduğu gibi sanığın da aralarında husumet bulunmadığını beyan ettiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın beyanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşıldığı neticeten sanığın olay tarihinde tanık ...'e 2 gram gelen sentetik kannobinoid maddesi satmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kanaatine varılmıştır." demek suretiyle sanığın ve suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, suça sürüklenen çocuk bakımından hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine; sanık ... bakımından da hükümde oluşan hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm temyiz sebepleri yönünden; Şahit numuneler hakkında her zaman müsadere kararı verilmesi mümkün görülmüştür. Sanık ve suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları, kriminal raporlar, olay,arama ve diğer kolluk tutanakları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinin, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, sanık ... hakkında 43 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüş, hukuka uygun surette elde edilen delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu ve hükmün yeterli şekilde gerekçelendirildiği anlaşılmakla, sanık ile suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/1869 Esas, 2022/1593 Karar sayılı kararında sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLEHÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin/ REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kadirli. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2024/6558 E., 2024/8197 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Maktule yönelik kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) hükümlü lehine olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 31/3-son, 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
1. Ceza Dairesi         2024/6558 E.  ,  2024/8197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/2 E., 2021/414 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Hükümlü hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2000 tarihli ve 1999/166 Esas, 2000/48 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında; a. Maktule yönelik kasten öldürme suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 448/1, 55/3-son, 59/2. maddeleri uyarınca 11 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, b. Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye tam kalkışma suçundan 765 sayılı Kanun'un 448/1, 62, 55/3, 59/2. maddeleri uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 2. Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2000 tarihli ve 1999/166 Esas, 2000/48 Karar sayılı kararının hükümlü ve katılanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.11.2000 tarihli ve 2000/2940 Esas, 2000/3301 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir. 3. Uyarlama yargılamasına konu kesinleşmiş hükümler ile ilgili olarak Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2021/2 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararı ile; a. Maktule yönelik kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) hükümlü lehine olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 31/3-son, 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, b. Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun'un hükümlü lehine olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Hükümlü müdafinin temyiz sebepleri; suçun sabit olmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu Yönünden; Hükümlü hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 765 sayılı Kanun’un 448/1, 62, 55/3, 59/2. maddeleri uyarınca kurulup Yargıtay 1. Ceza Dairesince onanmak suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Kasten Öldürme Suçu Yönünden; Hükümlü hakkında kasten öldürme suçundan 765 sayılı Kanun’un 448/1, 55/3-son, 59/2. maddeleri uyarınca kurulup Yargıtay 1. Ceza Dairesince onanmak suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu kurulan hükümde bozma nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Dosya kapsamına göre; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 20.06.2006 tarihli ve 2006/10-124 Esas, 2006/165 Karar sayılı kararı uyarınca, 765 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilen ve kesinleşen kararlarla ilgili olarak yapılan uyarlama yargılamasında, hükümlünün aleyhe bozma yasağından yararlanması söz konusu olmayıp, kazanılmış hakkından da söz edilemeyeceği dikkate alınarak yapılan incelemede; kasten öldürme suçundan yapılan uyarlama yargılamasında hükümlünün suç tarihinde 17 yıl 11 ay 12 günlük olması dikkate alındığında, yaş küçüklüğü nedeniyle 9 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngören 5237 sayılı Kanun'un 29.06.2005 tarihli değişiklik öncesi lehe 31/3. maddesinin uygulanması sırasında hükümlü hakkında yaşıyla orantılı bir ceza belirlenmesi ve belirlenen ceza miktarı üzerinden takdiri indirim nedeniyle aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılmak suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, hükümlünün uygulama yeri bulunmayan 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca yapılan yaş indiriminin, doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 81/1. maddesi ile belirlenen müebbet hapis cezası üzerinden yapıldığı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 31/3-son cümlesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 31/3-son cümlesi uyarınca 8 yıla indirilmesi suretiyle neticede eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR 1. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (1) nolu paragrafında açıklanan nedenle; Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2021/2 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararında hükümlü müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlü vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Kasten Öldürme Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenle; Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2021/2 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararına yönelik hükümlü müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Genel Hükümler

TCK (Zaman Bakımından Uygulama) uyarınca, "İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı" yapılacak işlem nedir?

A) Ceza verilir ancak ertelenir.
B) Güvenlik tedbiri uygulanır.
C) Kimse cezalandırılamaz, hüküm verilmişse infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.
D) Verilen ceza adli para cezasına çevrilir.
E) Mahkumiyet hükmü sicile işlenir ancak fail hapse girmez.

Bu maddeyle ilgili 12 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol