Türk Ceza Kanunu 8. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 8- (1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,
işlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
111 karar eşleşti
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
maddelerinde belirlenen 7,5 yıllık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 Sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321.
5. Ceza Dairesi 2007/4731 E., 2007/4797 K.
5. Ceza Dairesi 2007/4731 E., 2007/4797 K.
- KAMU DAVASI AÇILMASI
- KAMU DAVASINDA MÜRURU ZAMAN
- KANUNUN ZAMAN BAKIMINDAN UYGULANMASI- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 7 ]
- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 223 ]
- 5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 8 ]
- 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 102 ]
- 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 104 ]
- 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 321 ]
- 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 322 ]
"İçtihat Metni"
Irza geçmeye teşebbüs ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından sanık A.K.'nın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; 5237 sayılı TCK.nun hükümlerinin aleyhe olması sebebiyle uygulanmasına yer olmadığına dair Zonguldak 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.10.2005 gün ve 2005/207 Esas, 2005/178 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan konut dokunulmazlığını bozma suçunun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7,5 yıllık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 Sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Irza geçme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
26.03.2004 gün 2004/7 Esas 2004/61 Karar sayılı hükmün sanık tarafından süresi içinde temyiz edilmesinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2005 tarihli yazısı ile yeni yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.na göre yeniden değerlendirme için 5320 sayılı yeni Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8.maddesi gereğince dava dosyasının iade edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılıp yeni mahkümiyet hükmü kurulurken temyiz edilen ilk kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.06.2006 gün ve 2006/172-168 sayılı kararında belirtildiği gibi geçerliliğini yitirmiş olması nedeniyle CMK.nun 230/1.maddesinde belirtilen hususların hükmün gerekçesinde gösterilmesi gerektiği, gerekçe yönünden önceki karara atıfta bulunmakla yetinmenin olanaklı olmadığı dikkate alınmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14.6.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
7. Ceza Dairesi, 2025/364 E., 2025/3052 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar
7. Ceza Dairesi 2025/364 E. , 2025/3052 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/69 E., 2014/395 K.
ŞİKÂYETÇİ : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil vasıtası
atların satış bedelinin katılan idare adına irad kaydı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz istemi yönünden; atılı suçun mahiyeti gereği, sanıkların eylemlerine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükümleri temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili, sanık ... müdafi ve sanık ...'ın temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Atılı suçun mahiyeti gereği, sanıkların eylemlerine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi Vekili, Sanık ... Müdafi ve Sanık ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden;
Sanıkların atılı suçu ferdi olarak işledikleri, 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleşmediği ve sanıkların eylemlerinin bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilerek;
Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, sanıkların eylemlerinin; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi ve aynı maddenin son cümlesi kapsamında kalmakla birlikte, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi kapsamında olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/2. maddesi uyarınca eyleme, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, sanık ... müdafi ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, dava konusu eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, nakil vasıtası atların sahiplerine iadesine, atlar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin iadesine, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2023/6418 E., 2025/3695 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 16.08.2012 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerç
7. Ceza Dairesi 2023/6418 E. , 2025/3695 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/178 E., 2022/324 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER :Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz istemi yönünden; suçtan zarar gören EPDK vekilinin duruşmadan haberdar olduğu halde usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetksinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I-Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Duruşmadan haberdar olduğu halde usulüne uygun katılma talebinde bulunmayan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, EPDK vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 16.08.2012 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.
Ş. Ç.
7. Ceza Dairesi, 2021/26210 E., 2025/6955 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 27.10.2015 tarihinden temyiz
7. Ceza Dairesi 2021/26210 E. , 2025/6955 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/113 E., 2016/32 K.
ŞİKÂYETÇİ : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Düzenleme Kurumu vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz istemi yönünden; atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, Gümrük İdaresi vekilinin 04.12.2015 havale tarihli katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunduğundan kanun yollarının açık olduğu belirlenerek temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 27.10.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2021/21481 E., 2025/3153 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-(e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-(d) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan 16.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararından, sanık hakkında
7. Ceza Dairesi 2021/21481 E. , 2025/3153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/546 E., 2014/447 K.
ŞİKÂYETÇİ : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama
Şikâyetçi vekilinin sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin
bulunmadığı cihetle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık ...'ın Temyiz İstemine Yönelik
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-(e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-(d) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan 16.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararından, sanık hakkında temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1- (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
Türk Hava Kuvvetleri'ne ait 'KOCA YUSUF' isimli bir askeri kargo uçağı, uluslararası bir görev kapsamında Portekiz hava sahasında seyir halindeyken, yabancı uyruklu kişilerin bulunduğu sivil bir uçaktan açılan ateş sonucu isabet almış ve bir Türk askeri personel hayatını kaybetmiştir. Failler Portekiz vatandaşı değildir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yer bakımından uygulanma kuralları dikkate alındığında, bu olaya ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Fiil, Türk ülkesinde işlenmiş kabul edilir ve failler hakkında Türk kanunları tatbik edilir.
B) Suç yabancı bir hava sahasında işlendiğinden, failler ancak mağdurun Türk vatandaşı olmasına dayanan şahsilik ilkesi uyarınca Türkiye'de yargılanabilir.
C) Olay Türk ülkesinde gerçekleşmiş sayılsa dahi, cezanın tayininde Portekiz ceza kanununun fail lehine olan hükümleri de kıyasen uygulanmalıdır.
D) Faillerin Portekiz'de yakalanarak tutuklu kaldıkları sürelerin, Türkiye'de verilecek olası bir mahkûmiyetten indirilmesi (mahsup) hukuken mümkün değildir.
E) Faillerin bu eylemden ötürü başka bir ülke mahkemesinde yargılanıp mahkûm olmaları, aynı fiil nedeniyle Türkiye'de yeniden yargılanmalarına mutlak surette engel teşkil eder.
Bu maddeyle ilgili 15 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.