5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 81

Türk Ceza Kanunu 81. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Nitelikli haller

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1.171 karar eşleşti
1. Ceza Dairesi, 2025/1611 E., 2025/4458 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varÇocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesin 20.11.2024 tarihli ve 2023/204 Esas, 2024/571 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun ) 81/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
1. Ceza Dairesi         2025/1611 E.  ,  2025/4458 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/204 E., 2024/571 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3.maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1.maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesin 22.06.2017 tarihli ve 2017/68 Esas, 2017/274 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.12.2017 tarihli ve 2017/939 Esas, 2017/982 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/524 Esas, 2022/8569 Karar sayılı ilâmı ile "eksik inceleme" gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2.İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesin 20.11.2024 tarihli ve 2023/204 Esas, 2024/571 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun ) 81/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun maktule yönelik tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, yaş küçüklüğü indirimin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun maktule yönelik canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, vekalet ücretine, ilişkindir. 3.Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunmaya, haksız tahrikin varlığına, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tasarlayarak öldürme ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçlarının unsurlarının oluşmadığı, maktulden suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ya da davranışın bulunmadığı, somut olayda meşru savunmaya ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, suca sürüklenen çocuk hakkında yaş küçüklüğü indirimi uygulanması koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Dosya kapsamına göre ; a. Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda değişen ve suçtan kurtulmaya matuf anlatımları, olay yeri inceleme raporu uyarınca maktulün yaşadığı evdeki dağınıklık, bir kısım ev eşyalarının ve çantasında bulunan eşyaların çıkarılarak dağıtılmış olması, suça sürüklenen çocuğun maktule ait olan 3 adet cep telefonunu ve komodinin iç kısmında bulunan parayı alması ve yakalanmasına ilişkin 11.02.2012 tarihli olay yakalama geçici olarak muhafaza altına alma tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğini öğrendiği maktul ile irtibat kurarak olay yeri olan maktulün konutuna cinsel ilişki bahanesiyle yağmalamak amacıyla gittiği ve bu amaçla maktulü öldürdüğünün anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 82/1-h maddesi uyarınca bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak, işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla öldürme suçunu oluşturacağı düşünülmeden, yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, b. Dava dosyasında kendini vekil vasıtasıyla temsil ettiren katılan ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen, diğer katılan ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi, c. Uygulamaya göre de; yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin uygulanması sırasında, suça sürüklenen çocuğun yaşı ile orantılı olarak bir ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması, Hususları hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ile katılan ... vekillinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2024 tarihli ve 2023/204 Esas, 2024/571 Karar sayılı kararının "suç niteliği, vekalet ücreti ve eksik ceza tayini" yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul ... 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY ... ... hakkında, maktule ...’i kasten öldürmek suçundan, yerel mahkeme olan İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2017 tarih ve 2017/68 Esas, 2017/274 Karar sayılı kararı ile TCK 81/1, 31/3 maddeleri gereğince 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Hırsızlık suçundan ise TCK 142/1-b, 143, 31/3, 62 maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın aleyhe istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 04.12.2017 tarih ve 2017/939 Esas ve 2017/982 Karar sayılı ilamı ile“İstinaf Başvurularının Esastan Reddine” karar verilmiştir. Böylece hırsızlık suçundan verilen hüküm kesinleşmiştir. Kasten öldürme suçu yönünden temyizyasa yoluna başvurulmuştur. Kararın aleyhe temyizi üzerine, sayın dairemiz çoğunluğu ... ... hakkında, maktule ...’i nitelikli kasten öldürmek suçundan TCK 82/1-h. maddesinden mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği belirtilerek kararın Bozulmasına, karar vermiştir. Kararının doğru olduğu ve ... ... hakkında TCK 81/1, 31/3. maddeleri uygulanarak verilen ceza doğru olduğundan kararın onanması gerektiğini düşündüğümüzden, aşağıdaki gerekçelerle sayın çoğunluk kararına muhalifiz. Şöyleki; ... ...'ın Tokat ili ... ilçesi ... Sağlık Meslek Lisesinde 3. sınıfta öğrenci iken ... isminde ...'lı bir kız ile tanıştığı, bu kızı çok sevdiği, ...’in ayrılarak, İstanbul ... ilçesinde bir lisede okumaya başladığı,... ile görüşmek istemediği, ...’nin bu olaya üzüldüğü için intihara kalkıştığı, sonra alkol kullanmaya başladığı, her gece alkol içmeye başladığı, intihara kalkışması sonucu ... Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi gördüğü, iyileşince tekrar ...'ya geri döndüğü, ... ile görüşemeyince internet ortamında para karşılığı ilişkiye giren bayanlara ait sitelere girdiği, hesabının Eskort ... olduğu yazılı olan siteye girdiği, resmini görünce ...'e çok benzediği için ... takma adlı maktule ile görüşmeye başladığı, İstanbul'da olduğunu ve adresini öğrendiği, İstanbul'a 05/02/2012 tarihinde geldiği, öncellikle ... isimli arkadaşını görmek istediği, ...’in "beni görmek için gelme" diye mesaj yazınca, bu mesaj üzerine üzülerek, intihar etmek istediği, sonradan intihardan vazgeçtiği, bu mesaj üzerine ... ile tekrar görüştüğü, ...'in verdiği Koşuyolu’nda bulunan adrese gece gittiği, kendisi ile ücret karşılığında ilişkiye girmek ve geceyi de onun evinde geçirmek üzere 300 TL’ye anlaştıkları, cinsel birleşme sonrası ... ile anlaştığı 300 TL'nin 100 TL'sini verdiği, geriye kalan 200 TL'sini ikametinde misafir etmediği için vermek istemediği, ancak kendisine hakaret içeren konuşmalar yapınca geri kalan parayı verip çıkmak istediği, maktulün sevgilisi ...’e ilişkin sözler söylemesi üzerine, ...’nin yanında taşıdığı bıçağı çıkararak maktuleyi değişik yerlerinden çok sayıda bıçaklayarak olay yerinde öldürdüğü, olayın akabinde maktulenin evinde bulunan 3 adet telefon ile komidin çekmecesinde bulunan bir miktar parayı aldıktan sonra, binayı terk etmeden önce şifoner üzerindeki aynaya ...'e hitaben "beni bırakmayacaktın" şeklinde yazı yazdığı ve evin kapısını kilitleyerek evden ayrıldığı, almış bulunduğu telefonlardan birisini Şirinevler Mahallesi'nde cep telefonu alıp alım satımı yapan bir kişiye satmak üzereyken civarda bulunan güvenlik güçlerinin şüphesi üzerine yapılan araştırma sırasında yakalandığı, maktulenin ölüm sebebine dair düzenlenen, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın otopsi raporunda, maktulenin vücudunda 66 adet kesici delici alet yarası, 1 adet boğazlama kesisi, çok sayıda kesik vasıfta yara tespit edildiği, maktulenin boğazlamaya bağlı büyük damar kesisinden gelişen dış kanama ve kesici delici alet yaralamasına bağlı kot kesisi ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda; 1-Olayla İlgili Hukuki Değerlendirme; a) TCK’nın 82/l-h bendinde, eylemin bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla işlenmesine ilişkin eylem müeyyide altına alınmıştır. Burada kasten öldürme “araç suç”, işlenmesi kastedilen diğer suç ise “amaç suç”tur. Fail, işlediği diğer suçu gizlemek, işlenmesini kolaylaştırmak, yakalanmamak veya diğer suçun delillerini ortadan kaldırmak için birini öldürürse, amaç suçun bağımsızlığını koruduğu gözetilmelidir. Dolayısıyla fail, her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalıdır. Maddenin tatbiki için amaç suçun tamamlanması gerekmez. Failin öldürme eylemini, “amaç” suçu gizlemek, suçun işlenmesini kolaylaştırmak, delillerini ortadan kaldırmak veya yakalanmamak için gerçekleştirmesi yeterlidir. Cinsel saldırı suçunu gizlemek amacıyla, nitelikli yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla, tanıklık yapmasını önlemek suç delillerini ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirilen adam öldürme eylemlerinde nitelikli bu halin mevcut olduğu söylenebilir. Konuyla ilgili Yargıtay Kararlarında; 1. Ceza Dairesinin 01.07.2014 Tarih, 2388 Esas ve 3669 Sayılı Kararında; “Sanığın, maktulü kendisine hakaret etmesi ve basit şekilde yaralaması nedeni ile öldürdüğü daha sonra aniden gelişen kastla maktulün ölmesinden yararlanarak cep telefonunu almaktan ibaret eylemleri, haksız tahrik altında kasten öldürme ve kişinin ölmesinden yararlanarak geceleyin hırsızlık suçlarını oluşturur”. 1. Ceza Dairesinin 23.12.2014 Tarih, 5563 Esas ve 6518 sayılı Kararında; “Maktullerin evine girip tabanca ile ateş ederek her iki maktulü de öldürdükten sonra o an gelişen kast ile ölmelerinden yararlanarak maktullere ait para ve eşyaları almaktan ibaret eylemleri, her iki maktulü kasten öldürme ve hırsızlık suçlarını oluşturur”. Şeklinde belirtilmektedir. b) CGK’nun 17.03.2022 tarih, 2017/1-955 Esas, 2022/179 sayılı kararında, CGK’nun 17.03.2022 tarih, 2020/1-451 Esas, 2022/181 sayılı kararında, CGK’nun 24.06.2021 tarih, 2019/7-4 Esas, 2021/310 sayılı kararında, CGK’nun 19.04.2022 tarih, 2018/4-530 Esas, 2022/275 sayılı kararında belirtildiği üzere; “Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de insan haklarına dayalı, demokratik rejimle yönetilen ülkelerin hukuk sistemlerinde bulunması gereken, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" şeklinde, Latincede ise "in ..." olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi açısından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlak surette sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ya da gerçekleştiriliş şekli hususunda herhangi bir şüphe belirmesi hâlinde uygulanabileceği gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate veya herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir”. Şeklinde belirtilmiştir. 2- Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ... ...’nın aşamalardaki istikrarlı savunmaları uyarınca, eski kız arkadaşı ...’e benzetmesi nedeniyle maktule ile irtibat kurduğu, para karşılığı cinsel ilişki yaşamak amacıyla maktulenin bulunduğu konutuna gittiği, cinsel ilişkiye girdikleri, kendisine ilişki nedeniyle anlaştıkları parayı da verdiği, devamında tam olarak belirlenemeyen bir nedenle tartışarak birçok yerinden bıçaklayarak maktuleyi öldürdüğü, öldürme olayından sonra, ani gelişen kast ile evin içerisinde maktuleye ait 3 adet cep telefonunu ve komidin çekmecesinde bulunan bir miktar parayı alarak hırsızladığı olayda, ...’nin maktuleyi öldürmeden önce yağma suçunu işlediğini gösteren bir delilin bulunmadığı, para karşılığı cinsel ilişkiye rıza dahilinde girildiği ve paranın maktuleye verildiği, cinsel ilişki öncesi yağma suçunun işlendiğine dair cebir, şiddet ve tehdite ilişkin bir delilin bulunmadığı, maktule öldükten sonra ani gelişen kastla ölen kişiden hırsızlık suçunun işlendiği, nitekim bu nitelikli hırsızlık suçundan ceza verildiği ve İstinaf mahkemesince esastan red edilerek bu hırsızlık suçunun kesinleştiği, dosyada bir tanığın bulunmadığı, ...’nin yağma amacıyla maktule ile iletişime geçip konutuna gittiğine ve yağma suçunu işlemek amacıyla maktuleyi öldürdüğüne dair her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak ...’nin TCK 82/1-h maddesinden değil, TCK 81/1. maddesinden cezalandırılmasının doğru olduğu nedenle,bozma kararına muhalifiz. Sonuç olarak; Yerel mahkemece ... hakkında verilen TCK 81/1, 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına dair verilen karar doğru olduğundan, yine Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe istinaf üzerine, “İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi”ne, dair verilen karar doğru olduğundan, kararın Onanması gerekirken, ...’nin eyleminin nitelikli kasten öldürme olduğu ve TCK 82/1-h maddesinden cezalandırılması gerektiği belirtilerek, kararın Bozulmasına karar veren sayın çoğunluk kararına muhalifiz.

Diğer kararlar (4)

1. Ceza Dairesi, 2023/4583 E., 2025/982 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
1. Ceza Dairesi         2023/4583 E.  ,  2025/982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/380 E., 2023/516 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürme teşebbüse yardım etme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlgisi nedeniyle temyiz incelemesi Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 2023/6890 Esas sayılı dosyası ile eş zamanlı olarak yapılmıştır Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan verilen hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme, sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ya karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarından verilen hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1 ve 286/2-a-g maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.09.2022 tarihli ve 2020/236 Esas, 2022/279 Karar sayılı kararı ile 1. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3. Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 4. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/2, 5237 sayılı Kanun'un 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 5. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 6. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 7. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/1, 53 ve 58 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 8. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ya karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.02.2023 tarihli ve 2023/380 Esas ve 2023/516 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik sanık ..., sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 303 ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek (sanık ... yönünden tekerrür hükümleri) esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle, sanık ... yönünden suç vasfına, eksik ceza tayinine, sanıklar ..., ... ve ... yönünden eksik ceza tayinine, sanık ... yönünden mahkumiyetine yeterli delil bulunduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle, eksik inceleme ile karar verildiğine, suç vasfına, haksız tahrike, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, suçun işlenmediğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, iştirak iradesi bulunmadığına, suç vasfına, takdiri indirim nedenlerine, 4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, suç işleme kastı ve iştirak iradesi bulunmadığına, hataya, 5. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, suçun işlenmediğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, iştirak iradesi bulunmadığına, suç vasfına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik inceleme bulunmadığı, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık eyleminin sanık ..., diğer eylemlerin ise sanık ... tarafından sanıklar ..., ... ve ...'ın yardımlarıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, tasarlama koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, ilk haksız eylemin sanık ...'dan geldiği, katılanlardan sanığa yönelen etki-tepki dengesini bozacak nitelikte haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, yardım eden sanıklar yönünden hata koşullarının oluşmadığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan verilen hükümler yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme, sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ya karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarından verilen hükümler yönünden; Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.02.2023 tarihli ve 2023/380 Esas ve 2023/516 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2023/4329 E., 2025/386 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
1. Ceza Dairesi         2023/4329 E.  ,  2025/386 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/149 E., 2023/148 K. Sanıklar ... ve ...Yasin hakkında suçluyu kayırma suçundan katılanlar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair karara yönelik katılanlar ... ve ... vekilinin itiraz isteminin incelenmesinde; Sanıklar ... ve ...Yasin hakkında suçluyu kayırma suçundan kurulan hükümlere karşı katılanlar ... ve ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 279/1-b maddesi uyarınca istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Kararın, 5271 sayılı Kanun’un 279/1-son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, istem inceleme dışı bırakılmıştır. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan verilen hükümlerin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme, katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs; sanıklar ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2021/368 Esas, 2022/668 Karar sayılı kararı ile 1.Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3.Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 4.Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.02.2023 tarihli ve 2023/149 Esas, 2023/148 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar ... ve ... vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısının (lehe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle, gerekçeye, suç vasfına, eksik ceza tayinine, haksız tahrike, 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, meşru savunmaya, 3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, suçun işlenmediğine, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, 4.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, suçun işlenmediğine, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık ... tarafından sanıklar ... ve ...'in yardımıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, saldırı sanık tarafından geldiğinden meşru savunmanın koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanık ...'a yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar ... ve ... vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A.Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan verilen hükümler yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar ... ve ... vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme, katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs; sanıklar ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme suçlarından verilen hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.02.2023 tarihli ve 2023/149 Esas, 2023/148 Karar sayılı kararında katılanlar ... ve ... vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkındaki hüküm yönünden oy birliğiyle, sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümler yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayrımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir. Kanun’un 37. maddesindeki; "(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur. (2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası,üçte birden yarısına kadar artırılır" şeklindeki hüküm ile maddenin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir. Kanun’da suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nın 37/1. maddesinde düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır. Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir: 1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır. 2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır. Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. "Yardım etme" ise 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinde; "(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez. (2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur: a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek. b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak. c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklinde, "Bağlılık kuralı" da aynı Kanun'un 40. maddesinde; "(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır. (2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur. (3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir" biçiminde düzenlenmiştir. Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına “şerik” denilmekte olup, 5237 sayılı TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden 5237 sayılı Kanun’un 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. TCK’nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır. 1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım; a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, Olarak sayılmıştır. 2- Manevi yardım ise; a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek, Şeklinde belirtilmiştir. Bilindiği gibi; ceza yargılaması, failin suçu işlediği yönünde hakkında kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte şüphe bulunup bulunmadığının tespit edildiği soruşturma evresi ile başlar ve kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte herhangi bir delil elde edilememesi ya da en azından kuşku bulunamaması halinde kovuşturmaya yer olmadığına, dava açılmasını gerektirir yeterlilikte bir şüphe veya delil bulunması halinde ise iddianame tanzim olunarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde kanunda belirtilen hükümlerden birinin verilmesi ve hükmün kesinleşmesi ile sona erer. Kovuşturma evresi sonucunda mahkemece değerlendirilen deliller, suçun var olduğu ve yargılamaya konu olan fiilin sanık tarafından işlendiği hususunda yeterli vicdani kanaat oluşturuyorsa mahkûmiyet hükmü kurulacak, aksi durumda sanığın beraatine karar verilecektir. Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Sanıklar ... ve ... haklarında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan, sanık ... ile aynı araçta olay yerine gelen diğer sanıklar ... ve ...'ın ise sanık ...'ın kovuşturma aşamasında alınan savunmasına göre, sanık ...'ın yanında kendisinin ve sanık ...'in de gittiklerini, olay günü kavga çıkar dayak yerse diye sanık ...'ın yanında geldiğini, sanık ...'ın küçük boylu birisi olduğunu, kendisinin ise gerekli olursa karşı tarafa bir tane yumruk atarım yere düşer diyerek gittiğini, sanık ...'ın silahı da aldığını bizzat gördüğünü, her ihtimale karşı ne olur ne olmaz diye yanlarına aldıklarını, söz konusu silahın ...'ın bacağının arasında durduğunu net bir şekilde ifade ettiği, her ne kadar sanık ... ve aynı araçta bulunan sanık ... silahın önceden araçta bulunduğunu ifade etmişler ise de silahın olay yerine gitmeden önce alındığının ve silahın olay anında sanık ...'ın bacak arasında bulunduğunun bizzat sanık ... tarafından ikrar edildiğinin görüldüğü keza sanık ...'ın yine savunmasında olay yerine aynı araçla gitme sebebinin sanık ...'ın küçük boylu birisi olduğu, kendisinin ise gerekli olursa karşı tarafa bir tane yumruk atarım yere düşer diyerek gittiği şeklinde açıklandığı yine aynı şekilde olayda kullanılan silahında sanık ... tarafından bizzat alındığının ve her ihtimale karşı ne olur ne olmaz diye yanlarına aldıklarının net bir şekilde açıklanması karşısında sabaha doğru bir saatte sanık ... ile aynı araçta, sanık ...'ın katılan ... ve maktul ... arasındaki husumetli durumu bilen sanıklar ... ve ...'in sanık ...'ın silah aldığını bilerek aynı araçla sabah saatlerinde yola çıkmalarının 5237 sayılı TCK ve yukarıda bahsi geçen ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin içtihatları karşısında 5237 sayılı TCK'nın 39. Maddesi anlamında olay öncesinde yardım eden sıfatıyla sanık ...'ın eylemine dahil oldukları, yine aynı şekilde sanık ... arabasında tabanca ile ateş ederken araçtan inmeyen sanıklar ... ve ...'ın öldürme sırasında asli failin yanında bulunarak, ona engel olmadıkları, sonrasında araçtan inmedikleri ve olaydan sonra sanık ... ile birlikte kaçan sanıkların eyleminin sübut bulan suçun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığı sabit olduğunun kabulü ile yardım eden sıfatı ile 237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ar yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; İddianamede şüpheli ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile yanında diğer şüpheli ... ve aracın arka koltuğunda şüpheli ... olduğu halde daha önceden aralarında para alışverişi bulunan müşteki ... ile suç yerinde buluştukları, müşteki ...'ın suç yerine geldiği araçta yanında maktul ...'un bulunduğu taraflar arasında rencide edici konuşmalar gerçekleşmesi üzerine şüpheli ...'ın üzerinde bulunan tabancayı çıkartarak hedef gözetmeksizin, birden fazla kez ve yakın mesafe sayılabilecek şekilde ateş ederek maktul ...'u vurarak öldürdüğü, müşteki ...'ı da yaraladığı bu şekilde şüphelinin üzerine atılı maktul ...'a karşı kasten öldürme suçunu ve müşteki ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği, diğer şüpheliler ..., ..., ... ve ...ise şüpheli ...'ın eylemine iştirak etmemekle birlikte olaydan sonra şüpheli ...'ın yakalanmaması için şüpheli ...'ın evine götürdükleri ve suçta kullanılan tabancayı da bu evde sakladıkları ve geceyide birlikte burada geçirdikleri ve emniyet tarafından yapılan araştırmalar sonucunda bu evde yakalandıkları bu şekilde şüphelilerin üzerlerine atılı suçluyu kayırma suçunu işledikleri ileri sürülerek suçluyu Kayırma suçundan Türk Ceza Kanunu 37/1. delaletiyle 283/1, 53/1.maddeleri uyarınca cezalandırılmalarının talep edilmesine rağmen bu sanıkların olay sırasında yardımda bulunduğu kabul edilmiş ise de olay sırasında nasıl bir yardımlarının olduğunun açıklanmadığı, gerekçesiyle birlikte ortaya konulmadığı, İddianamede sanıklar ... ve ...'in tarif edilen şüpheli ...'ın eylemine iştirak etmemekle birlikte olaydan sonra şüpheli ...'ın yakalanmaması için şüpheli ...'ın evine götürdükleri ve suçta kullanılan tabancayı da bu evde sakladıkları ve geceyide birlikte burada geçirdikleri ve emniyet tarafından yapılan araştırmalar sonucunda bu evde yakalandıkları şeklinde tarif edilen eylemlerinin TCKnın 39. maddesinde belirtilen maddi yardım olarak a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, 2- Manevi yardım olarak a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek mahiyetinde Olmadığı gibi , yani CMK’nın 225. maddesinde belirtilen; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir şeklindeki düzenlemeye göre iddianamede bu sanıklar hakkında maktul ve Mağdur ...'a yönelik sanık ...'ın eylemlerine iştirakten dava açıldığını gösterir eylemler tarif edilmediği, Dosya kapsamına göre bu sanıkların yardım mahiyetinde eylemlerinin olmadığı, sanıklar ... ve ...'in maktul ve mağdur ...'la hiçbir husumetlerinin bulunmadığı, olay sırasında bu şahıslara yönelik eylemlerinin olmadığı, maktul ...'un bulunduğu taraflar arasında rencide edici konuşmalar gerçekleşmemesi durumunda sanık ...'ın silahını kullanmayabileceği, sanıklar ... ve ...'ın öldürme ve öldürmeye teşebbüs eylemlerine katılmayı önceden kararlaştırmaları halinde kendilerinin silahlı veya eylemsel olarak hareket etmelerinin gerektiği de dikkate alındığında bu sanıklarının eylemlerinin yardım mahiyetinde olmayıp iddianamede belirtilen TCK'nın 283/1. maddesinde düzenlenen suçluyu kayırma( sırf suç işleyen kimseyi araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtarmak) suçunu oluşturabileceği, dolayısıyla temyiz konusu olan maktulün öldürülmesine iştirak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.
1. Ceza Dairesi, 2024/99 E., 2025/4320 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
a) Maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
1. Ceza Dairesi         2024/99 E.  ,  2025/4320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1640 E., 2023/1630 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2023 tarihli ve 2023/202 Esas, 2023/264 Karar sayılı bozma üzerine verdiği kararı ile, sanık hakkında; a) Maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/1640 Esas, 2023/1630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılanlar ...,...,..., ve ... vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca yargılama gideri yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak işlendiğine, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılanlar...,...,..., ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tasarlama olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; tasarlama olduğuna, eksik ceza tayin edildiğine, haksız tahrik ile takdiri indirimin uygulanmaması, sanığın üst hadden indirimsiz cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı olmadığına, maktul ...'ye yönelen eylemin suç vasfının taksirle öldürme olduğuna, haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık müdafiine 16.11.2023 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, sanık müdafiinin yasal süresi içinde, 01.12.2023 tarihinde, temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki temyiz isteminin süresinden sonra yapıldığı gerekçesi ile reddine yönelen görüşe iştirak olunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç aletinin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, isabet yerleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın maktullere yönelen kastının öldürmeye yönelik olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, suç vasıflarının kasten öldürme olarak kabulü ile belirlenen yaptırımlarda isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılanlar...,...,..., ve .... vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Dosya kapsamına göre; sanık ile maktul ...'nin 16.09.2007 tarihinde evlendikleri, müşterek 3 çocuklarının olduğu, maktul ... ile maktul ...'ın 2020 yılında aynı pastanede çalışmaya başladıkları, bir süre sonra aralarında duygusal ve cinsel boyutta ilişki olduğu, sanığın bu ilişkiyi öğrenmesi üzerine sanık ile maktul ...'nin 09.10.2020 tarihinde resmi olarak boşandıkları, maktul ...'nin evlilik birliği içinde sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak maktul ... ile birçok kez cinsel ilişkiye girmek suretiyle sanığı aldattığı ve bu nedenle sanığın evliliğini sona erdirmek zorunda kaldığı, bu durumun sanıkta yarattığı şiddetli elem ve öfke nedeniyle olay günü birlikte arabaya bindiğini gördüğü maktullerin aracına binerek onlarla tartıştığı ve silahını çıkararak maktullere ateş ettiği, maktullerin vurularak hayatlarını kaybettikleri olayda, maktullerden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin ulaştığı boyut dikkate alındığında, haksız tahrik nedeniyle 12 ile 18 arasında ceza öngören 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza verilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli ve 2023/1640 Esas, 2023/1630 Karar sayılı kararının, haksız tahrik indirimi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, KARŞI OY Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile; sanık hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62/1. maddeleri uyarınca 25 yıl, maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın istinafı üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi; sanık hakkında istinaf başvurularının yargılama gideri yönünden düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairemizin çoğunluk görüşü ile sanık hakkında maktullere yönelik kasten öldürme suçundan makul oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği belirtilerek Bozma kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının doğru olduğunu düşündüğümüzden, kararın onanması gerekirken bozulmasına karar veren sayın çoğunluk görüşüne, aşağıda belirtilen gerekçelerle muhalifiz. Şöyle ki; Dosya kapsamına göre; sanık ile maktul ...'nin 16.09.2007 tarihinde evlendikleri, müşterek 3 çocuklarının olduğu, maktul ... ile maktul ...'ın 2020 yılında aynı pastanede çalışmaya başladıkları, bir süre sonra aralarında duygusal ve cinsel boyutta ilişki olduğu, sanığın bu ilişkiyi öğrenmesi üzerine sanık ile maktul ...'nin 09.10.2020 tarihinde resmi olarak boşandıkları, ancak bu durumu gizledikleri ve aynı evde kalmaya devam ettikleri, bir süre sonra sanık ile maktul ...'nin tekrardan karı koca hayatı yaşamaya başladıkları, bu sırada maktul ...'nin maktul ... ile de görüşmeye devam ettiği ve bu durumun sanık tarafından bilindiği ve kabullenildiği, olay günü maktul ...'ın aracı ile maktul ...'yi ikametinden almaya geldiği, maktul ...'nin ön yolcu koltuğuna bindiği sırada sanığın da arka koltuğa bindiği, araç ile sakin bir yer olan olay yerine gittikleri, aracın içerisinde maktul ... ile sanığın tartıştığı, maktul ...'ın sanığa çocukları neden vermiyorsun diyerek küfür ettiği, sanığın erkekliğine laf ettiği, bunun üzerine sanığın silahını çıkararak maktullere ateş ettiği, maktullerin vurularak hayatlarını kaybettikleri olayda; sanık ile maktul ...'nin resmi olarak boşandıkları ve aralarında sadakat yükümlülüğünün kalmadığı, sanığın maktuller arasındaki ilişkinin devam ettiğini bildiği, bu durumu kabullendiği, maktul ...'ye yönelen eylemini haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlemediği anlaşıldığından, sanık hakkında maktul ...'ye yönelen kasten öldürme suçundan haksız tahrik hükmünün uygulanmamasının isabetli olduğu, olay günü sanık ile maktul ... arasında yaşanan tartışmada, maktul ...'tan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında sanık hakkında maktul ...'a yönelen kasten öldürme suçundan asgari hadden haksız tahrik indirimi uygulanması suretiyle 18 yıl hapis cezasına hükmolunmasının isabetli olduğu kanaatindeyiz. Sonuç olarak; sanık hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürme suçundan haksız tahrik indirimi uygulanmaksızın 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 62/1. maddeleri uyarınca 25 yıl, maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan asgari hadden haksız tahrik indirimi uygulanarak 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararlar doğru olduğundan, kararların onanması gerekirken bozulmasına karar veren sayın çoğunluk kararına muhalifiz.
1. Ceza Dairesi, 2023/8181 E., 2025/1559 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
1. Ceza Dairesi         2023/8181 E.  ,  2025/1559 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/729 E., 2023/779 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararlarının tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca kararların temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/491 Karar sayılı kararı ile, 1. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 4. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 5. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 6. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 7. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 8. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 9. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi uyarınca beraatine, 10. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 11. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 12. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/729 Esas, 2023/779 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi, aksi durumda ise yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi, aksi durumda ise suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine, ...'a karşı eylemin kasten yaralama olarak belirlenmesi, haksız tahrik indiriminin en üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; maktule karşı mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, ...'a karşı gerçekleşen eylemin kasten yaralama olarak nitelendirilmesi ve lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin olarak mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine; kasten öldürme suçundan verilen beraat kararının ise mütalaaya uygun şekilde verilmesi gerektiğine ilişkindir. I. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suç vasıflarının kasten yaralama ve taksirle öldürme olarak belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürme; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararları ile sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, mahkumiyet kararlarına ilişkin olarak sanıkların eylemlerini öldürme kastıyla gerçekleştirdiğinin saptandığı, bu bağlamda eyleme fonksiyonel katkının sağlandığı ve fiiler üzerinde hakimiyet kurulduğu araç içinde bulunan ve olayda asli rolü üstlenen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın fail sıfatıyla suça iştirak ettikleri, yine diğer araçta bulunmakla beraber olayı organize eden diğer sanıkları azmettiren ancak bizzat olay mahalline gelip eyleme destek veren sanık ...'nin de fail sıfatıyla suça iştirakinin kabul edildiği, sanıkların katılan ...'a karşı eylemleriyle ilgili olarak suçta kullanılan araç, atış sayısı, hedef alınan bölgeler, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, sanıkların eylem sırasında ve sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar, sarf edilen sözler nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle eylemlere uyan suç vasıfları ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, maktul veya katılan ...'dan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ya yönelen haksız söz veya davranışın bulunmadığı, katılan ...'dan sanık ...'ye yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında ise belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan verilen beraat hükmünün gerekçesinin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 1.Katılan ...'ın sanık ... ile husumetinin bulunduğu, bu konuyu konuşmak amacıyla sanıkların sanık ...'nin evinde toplandıkları, ...'nin azmettirmesi ile silahların temin edilip organize olarak katılan ...'ı öldürmek amacıyla sanıkların iki ayrı araçla katılan ...'ın ikametinin bulunduğu yere gitmeye karar verdikleri, sanık ...'ın kullandığı Hyundai marka araçta sanıklar ..., ... ve ...'nın olduğu, sanık ...'nin kullandığı Renault marka araçta ise sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin bulunduğu, araçların olay yerine peş peşe gittikleri, Hyundai marka araç içerisinde bulunan ...'nin bağırarak ve havaya ateş ederek "... senin canını almaya geldik" dediği, maktul ve katılan ...'ın Hyundai marka araca yaklaştığı, maktulün sanık ...'nın elinde bulunan tüfeği almaya çalıştığı, bu sırada sanıklar ... ve ...'ın ayrı ayrı ateş ederek maktulü öldürdükleri, katılan ...'ı ise yaraladıkları ve olay yerinden hızla uzaklaştıkları, Renault marka araçtaki şahısların ise silah kullanmadıkları, Hyundai marka aracı takip ederek olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır. 2. Öldürmeye teşebbüs eylemi sırasında asli faillerin arkasında başka bir araçla olay yerinde bulunan, onlara manevi yönden cesaret vererek suç işleme kararlarını kuvvetlendiren, olaydan sonra ise onlarla birlikte kaçan Renault marka araç içerisinde bulunan ve olayın azmettiricisi olarak olay yerinde bulunan sanık ... dışında kalan sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin kasten öldürmeye teşebbüs suçunun işlenmesinde yardım eden konumunda oldukları anlaşıldığından haklarında verilen cezalarda 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca indirim yapılarak hükümler kurulması gerekirken, fiilerin icrası üzerinde müşterek hakimiyet kurmadıkları nazara alınmadan yazılı şekilde aynı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca sanıkların cezalandırılmaları hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca anılan kararların temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanıklar müdafiilerinin bu suça yönelen temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürme; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararları ile sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/729 Esas, 2023/779 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, sanık ... hakkında ise kasten öldürmeye teşebbüs suçundan asli fail sıfatıyla verilen karar yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Gerekçe (B-2) bölümününde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri iştirakin derecesi yönünden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/729 Esas, 2023/779 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: Dairemiz sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık sanık ...'ın suça müşterek fail olarak mı, yardım eden sıfatıyla şerik olarak mı katıldığının kabulünden kaynaklanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; Olay tarihinden 2 yıl kadar önce sanık ...'nin bir AVM de cafe işletmeciliği yaptığı sırada yanında çalışan ... ve ... kardeşlerden ...'ı bir sebeple işten çıkarması nedeniyle aralarında kavga çıktığı, ...'nin ...'a yumrukla vurarak burnunu kırdığı, bu olaydan dolayı sanık ... ile ... arasında husumet olduğu, ...'ın yakın arkadaşı olan Mağdur ... ile sanık ... arasında bu yüzden husumet oluştuğu, olay günü mağdur ...'ın yanındaki arkadaşları ile birlikte sanık ... ve bazı sanıklarında olduğu kafenin önüne gelerek sanık ...'ye dışarı çıkması için sinkaflı ağır küfürler ve hakaretlerde bulunduğu, ...'nin yanında bulunanların ... ve yanındakilerin silahlı olduğunu söyleyerek sanık ...'yi kafenin arka tarafına götürdükleri, mağdur ... ve yanındakilerin araya girenler tarafından sakinleştirilmeye çalışıldığı kalabalıktan birinin polise haber verildiğini söylemesi üzerine mağdur ... ve arkadaşlarının geldikleri araçla olay yerinden ayrıldıkları, bu olay nedeniyle akşam tüm sanıkları sanık ...'nin evinde toplandıkları sanık ...'nin ...'ın yaptığı hareketlerin çok ağır olduğunu bunu kaldıramadığını hesabını soracağını söylediği, evde bulunan bir kısım sanık beyanlarına göre sanıkların büyük kısmının ...'ı kastederek asalım keselim vuralım öldürelim onları diyerek sanık ...'nin yanında oldukları beyan ettikleri evde yapılan görüşmede sanıkların mağdur ...'a gerektiğinde öldürmekte dahil olmak üzere bir zarar verilmesi konusunda anlaştıkları, toplantıya katılanları karşı tarafın silahlı olduğu oraya silahlı gidilmesi gerektiği konuşarak sanıkların av tüfekleri ve tabancalarını yanlarına alarak üç araç halinde mağdur ...'ın evinin bulunduğu bölgeye giderek araçlarla evin etrafında bir kaç tur attıkları daha sonra pazar yerinde toplanarak durum değerlendirmesi yaptıkları mağdurun evin önünün kalabalık kadın çocukların bulunması nedeniyle Fiat Egea marka araçta bulunan sanıkların mağdura karşı eylemin başka zaman yapılmasını söyledikleri ancak diğer araçta bulunan sanıkların bu kabul etmeyerek mağdur ... hareketinin hesabının sorulması ve cezalandırılması gerektiğini söylemeleri üzerine Fiat Egea da bulunan sanıkların evlerine gideceklerini söyleyerek pazar yerinden ayrıldıkları, Hyundai ve Renault Clio marka araçtaki sanıkların araçlar ile mağdur ...'ın evine doğru hareket ettikleri, mağdurun evinin bulunduğu sokağa giriş yaptıklarında sanıklardan ...'ın kullandığı Hyundai marka aracın ön sağ yolcu koltuğunda oturan sanık ...'un aracın açık olan camından havaya doğru bir kaç el ateş ederek "... senin canını almaya geldik" diye bağırdığı, aracın sağ arka koltuğunda oturan sanık ...'ın aracın camından dışarı önce av tüfeği ile ateş ettiği tüfeğin tutukluk yapması üzerine tüfeği aracın sol arka koltuğunda oturan sanık ... ya vererek belinde taşıdığı tabancayı çıkarak bir kaç el ateş ettiği, evin önünde bulunan mağdur ...'ın araca doğru koşmaya başladığı peşinden babası ...'in geldiği sırada sanıklar ... ve ...'ın araca doğru gelmekte olan mağdur ... ve babası ...'i hedef alarak üzerilerine en az 4-5 el tabanca ile ateş ettikleri, maktulün sağ göğüs kısmından isabet aldığı ve ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak öldüğü, maktulün vücudundan 1 adet 7,65 mm mermi çekirdeği çıkarıldığı, mağdur ...'ın sol ön kol bölgesinden isabet alarak 3. Derece kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, Hyundai marka araçtakilerin ateş etmeleri üzerine Renault Clio aracın sokağa girmeden yola devan ettiği, mağdur ve babasının vurulmasından sonra Hyundai marka araçtaki sanıkların da olay yerinden ayrıldığı, sanıklar ... ve ...'nın araçta bulunan tüfeği bir binanın bahçesine sakladıkları anlaşılmıştır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere gerek yerel mahkemece gerekse Bölge Adliye Mahkemesince olayın oluş şeklinin benzer şekilde kabul edildiği, yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle katılana yönelik suçu işledikleri belirtilerek sanıkların iştirak halinde katılan ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nin 37/1. maddesi yollaması ile TCK'nın 81,35 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıkların aşamalardaki savunmalarında olay sırasında araçtan hiç inmediklerini, aracın açık olan camlarından tabanca ile ateş edenlerin sanıklar ... ve ... olduğu, sanık ...'nın av tüfeği ile ateş etmediği, otopsi ve doktor raporlarına göre maktul ve mağdurun ateşli silah mermisi ile yaralandığı maktulden 7,65 mm mermi çekirdeğinin çıkarıldığı, gerek araçta bulunan diğer sanıkların sanık ...'nın ateş etmediğine dair beyanları gerek müştekilerin bunu doğrulayan beyanları nazara alındığında Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince olayın kabulü içerisinde sanık ...'nın katılan ...'a yönelik aktif bir eyleminden bahsedilmediği halde, sanığın olaydaki hangi fiilleri ile ortak hakimiyet sağladığı, olaya fonksiyonel katkısının hangi fillerden kaynaklandığının açıklanamadığı, Birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda,suça gerek müşterek fail olarak gerekse yardım eden olarak katılanlar yönünden ortak olan unsur birlikte suç işleme kararının varlığı, suça yönelik fikir ve irade birliğinin bulunmasıdır. Diğer yandan müşterek faillerin kanuni tarifte yer alan fiili birlikte işlemesi yani icrai hareketleri birlikte gerçekleştirmesi fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmaları gerekmektedir. Zira "suça yardım etme"yi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hakimiyetinin bulunmamasıdır. Müşterek failliğin yapısı ve tanımı gereği, fiilin kanuni tarifinde yer alan hareketlerin birlikte gerçekleştirilmesi ve birlikte suç işleme kararının varlığı gereklidir. Suçun işlenmesine veya neticenin oluşumuna doğrudan bir etkisi olmayan kişi müşterek fail olarak kabul edilemez. Bu kapsamda sanıklardan ... 'ın kullandığı Hyundai marka aracın sol arka koltuğunda oturan sanık ...'ın elinde av tüfeği bulunduğu, araçla katılanın evinin bulunduğu sokağa geldiklerinde aracın sağ ön koltuğunda oturan sanık ... ile sağ arka koltukta oturan sanık ...'ın araç camlarından önce havaya ve binaya doğru ateş ettikleri katılan ve babasının araca doğru gelmeleri üzerine onları hedef alarak en az 4-5 el tabanca ile ateş ederek katılanı yaraladıkları babasını öldürdükleri daha sonra hep birlikte araçla olay yerinden ayrıldıkları araçtaki av tüfeğini sanıklar ... ve ...'ın sakladıkları nazara alındığında sanık ...'nın katılan ...'a ateş ettiğine, darp veya cebirde bulunduğuna, diğer sanıkların eylemlerini tamamlayıcı bir harekette bulunduğuna veya katılanın direncini kıracak, savunmasını kısıtlayacak veya olay yerinden kaçmasına engel olacak şekilde katılana bir müdahalede bulunduğuna dair bir fiilden bahsedilmediği gibi buna ilişkin somut, yeterli ve kesin bir delilde bulunmadığı, Sanık ...'ın olayın başından itibaren diğer sanıklar ile birlikte hareket ettiği, av tüfeğini araca getirdiği ve olaydan sonra diğer sanık ile beraber av tüfeğini sakladığı, olay süresince av tüfeği ile araçta bulunduğu bu şekilde suçun işlenmesinden önce ve işlenmesinden sonra maddi yardımla bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle araçta bulunan diğer sanıkların suç işlemesine yardımda bulunduğu bu şekilde TCK'nin 39/2-c maddesi kapsamında suça yardım eden sıfatıyla katıldığı anlaşıldığından cezasından TCK'nin 39/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek TCK'nın 37/1 maddesi kapsamında müşterek fail olarak kabulü fazla cezaya hükmolunması yasaya aykırı olduğundan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi hükmünün bu nedenle BOZULMASI gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, hükmün ONANMASINA ilişkin Dairemiz sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 07.03.2025

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kasten öldürme suçuna ilişkin düzenlemeleri göz önüne alındığında, aşağıdaki durumlardan hangisi, TCK m. 82'de sayılan nitelikli hallerden birini oluşturmadığı için, fail hakkında doğrudan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilmesini gerektirmez?

A) Failin, işlediği zimmet suçunun delillerini yok etmek amacıyla, olaya tanıklık eden ve bu nedenle husumet beslediği eski eşini öldürmesi.
B) Failin, aile meclisi kararına istinaden, ailenin namusunu kirlettiği düşünülen kız kardeşini öldürmesi.
C) Failin, aralarındaki husumet nedeniyle tartıştığı kişiyi, eziyet çektirerek ve canavarca bir hisle öldürmesi.
D) Failin, kavga sırasında mağdura yumruk atarak burnunu kırması, ancak mağdurun fail tarafından bilinmeyen ve nadir görülen bir kan hastalığı nedeniyle durdurulamayan kanama sonucu ölmesi.
E) Failin, miras yüzünden tartıştığı ve beden bakımından kendisini savunamayacak derecede yaşlı ve hasta olan üstsoyunu, tasarlayarak zehirlemesi.