Türk Ceza Kanunu 82. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;[31]
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,[32]
e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) (Değişik:12/5/2022-7406/2 md.) Kadına karşı,
g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,[33]
i) (Ek:29/6/2005 - 5377/9 md.)Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,
j) Kan gütme saikiyle,
k) Töre saikiyle,
İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
668 karar eşleşti
1. Ceza Dairesi, 2024/7675 E., 2025/2760 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 82/1-a-d, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
1. Ceza Dairesi 2024/7675 E. , 2025/2760 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1923 E., 2024/2175 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.02.2023 tarihli ve 2023/403 Esas, 2023/349 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2023/4791 Esas, 2024/2367 Karar sayılı ilâmı ile duruşmalı inceleme yapılması gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozma ilamı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 25.09.2024 tarihli ve 2024/1923 Esas, 2024/2175 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 82/1-a-d, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 82/1-a-d, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 82/1-a, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafinin temyiz istemleri özetle; mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına, lehe delillerin araştırılmadığına, çelişkili tanık beyanlarının hükme esas alındığına,
B. Sanık ... müdafinin temyiz istemleri özetle; mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına, eksik incelemeye,
C. Sanık ... müdafinin temyiz istemleri özetle; mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatinin gerektiğine,
D. Sanık ... müdafinin temyiz istemleri özetle; mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına,
E. Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle; gerekçenin yetersizliğine, istinaf incelemesini yapan heyetin ilk inceleme sonrasında ihsas-ı reyde bulunduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Olay günü maktulün ikametinde on adedi tek başına öldürücü olmak üzere toplam yirmi bir adet kesici - delici alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması, büyük damar kesisi ve gelişen kanama sonucu öldüğü anlaşılan maktulün nitelikli kasten öldürme suçundan eşi sanık ..., kızı sanık ..., torunu sanık ..., ...'un eşi sanık ... hakkında cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde anılan sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanıkların aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmedikleri, dosya kapsamında alınan beyanlar ile kolluk araştırması neticesinde sanıklar ile maktul arasında öldürmeyi gerektirecek husumet bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı gibi dosya kapsamında yapılan keşif,
düzenlenen bilirkişi raporları, alınan beyanlar birlikte değerlendirildiğinde sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetlerine yeterli kesin delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin suçun sübutuna ilişkin istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 25.09.2024 tarihli ve 2024/1923 Esas, 2024/2175 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Bozma nedeni göz önünde bulundurulduğunda, sanıklar ..., ..., ..., ...'ın başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değiller ise derhal TAHLİYELERİNE, bu hususta ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
İnceleme konusu yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu yapılan husus sanıklar hakkında eylemin sübuta erip ermediği ve her bir sanığın iştirak durumunun ne olacağı yolundadır.
Mevcut davada maktul ... 75 yaşında olup sanıklardan ... kendisinin 71 yaşındaki eşi, ... maktulün kızı, ... maktulün toruun, ... eşi (yani torunun eşi), ...'da maktulün torunudur.
Maktul yurt dışından emekli olup diğer köy ahalisine göre zengin sayılmakta ancak aile içinde parasını aile fertlerine vermediği yolunda anlaşmazlıkların olduğu biline gelmektedir. Hatta Cemile'nin eşi olan Mehmet kumardan dolayı piyasaya borçlanmış bu nedenle annesinin arazilerini satmış yine de bu borçları ödemeye parası yetmemiş ve maktul kayınpederden kalan borcunu kapatmasını istemektedir.
Olay günü köyde maktulün yaşadığı evin hemen yanında sokakta köy düğünü yapılmaktadır. Gece saat 22.30 sıralarında ... ve ... çocuğu yatırmak üzere maktulle ortak yaşadıkları apartmandaki daireye gitmişler hatta maktulü saat 22.00 civarında kendi evinde gördüklerini söylemişlerdir. Aynı gece ilerleyen saatlerde maktulün eşi ... maktulün yattığı odaya girdiğini ayağına bir şey takıldığını, ışığı açmadığını hatta ayağına neyin takıldığı konusunda da emin olmadığını sonradan anlatmıştır keza aynı şahıs 23.05 civarında önce eve gidip namaz kıldığını da söylemektedir.
İşte maktulün cesedi bu geceyi takip eden sabah saatlerinde aile tarafından bulunmuştur. Maktulde onu öldürücü olmak üzere toplam 21 adet kesici ve delici alet yarası vardır.
... ve ... aynı ilçede evleri olmasına rağmen o gece maktulün evinin üst katındaki ...'nın evinde 02.30 civarında uyumaya gittiklerini söylemişlerdir. Sonradan yapılan dinlemelerde ... ve ... arasında pantolon yakılıp yakılmadığı konusunda bir konuşma geçmiştir.
Bu olay örgüsü ve tüm dosya kapsamına göre ATK'nın maktulün olay günü saat 22.30 civarlarında ölmüş olduğu yolundaki tespiti de dikkate alınarak Cemile ve ...'un düğün olanca hızı ile devam ederken bundan faydalanıp maktulün evine gittikleri maktulü fikir ve eylem birliği içinde bıçaklamak suretiyle öldürdükleri diğer sanıkların ise eylemin öncesinde ve sonrasında eylemin gerçekleşmesine ve delillerin yok edilmesine katkı sunarak asli faillere destek oldukları kabulü ile akrabalık ilişkileri gözetilerek önceden yapılan plan da dikkate alınarak ...'un 82/1-a-d, sanık ...'un TCK 82/1-a, diğer sanıkların TCK 82/1-a-d ve TCK 39 madde uyarınca cezalandırılmaları yolunda verilen mahkeme kararının onanması gerekir iken tüm sanıklar hakkında delil yetersizliği nedeniyle bozma kararı yönünde görüş açıklayan Sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum.
Diğer kararlar (4)
1. Ceza Dairesi, 2025/1611 E., 2025/4458 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varÇocuk Ağır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
nsel ilişkiye girdiğini öğrendiği maktul ile irtibat kurarak olay yeri olan maktulün konutuna cinsel ilişki bahanesiyle yağmalamak amacıyla gittiği ve bu amaçla maktulü öldürdüğünün anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 82/1-h maddesi uyarınca bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak, işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla öldürme suçunu oluşturacağı d
1. Ceza Dairesi 2025/1611 E. , 2025/4458 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/204 E., 2024/571 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3.maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1.maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesin 22.06.2017 tarihli ve 2017/68 Esas, 2017/274 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.12.2017 tarihli ve 2017/939 Esas, 2017/982 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/524 Esas, 2022/8569 Karar sayılı ilâmı ile "eksik inceleme" gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesin 20.11.2024 tarihli ve 2023/204 Esas, 2024/571 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun ) 81/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun maktule yönelik tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, yaş küçüklüğü indirimin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun maktule yönelik canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç niteliğine, vekalet ücretine, ilişkindir.
3.Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunmaya, haksız tahrikin varlığına, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tasarlayarak öldürme ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçlarının unsurlarının oluşmadığı, maktulden suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ya da davranışın bulunmadığı, somut olayda meşru savunmaya ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, suca sürüklenen çocuk hakkında yaş küçüklüğü indirimi uygulanması koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Dosya kapsamına göre ;
a. Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda değişen ve suçtan kurtulmaya matuf anlatımları, olay yeri inceleme raporu uyarınca maktulün yaşadığı evdeki dağınıklık, bir kısım ev eşyalarının ve çantasında bulunan eşyaların çıkarılarak dağıtılmış olması, suça sürüklenen çocuğun maktule ait olan 3 adet cep telefonunu ve komodinin iç kısmında bulunan parayı alması ve yakalanmasına ilişkin 11.02.2012 tarihli olay yakalama geçici olarak muhafaza altına alma tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğini öğrendiği maktul ile irtibat kurarak olay yeri olan maktulün konutuna cinsel ilişki bahanesiyle yağmalamak amacıyla gittiği ve bu amaçla maktulü öldürdüğünün anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 82/1-h maddesi uyarınca bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak, işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla öldürme suçunu oluşturacağı düşünülmeden, yazılı şekilde kasten öldürme suçundan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
b. Dava dosyasında kendini vekil vasıtasıyla temsil ettiren katılan ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen, diğer katılan ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,
c. Uygulamaya göre de; yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin uygulanması sırasında, suça sürüklenen çocuğun yaşı ile orantılı olarak bir ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ile katılan ... vekillinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2024 tarihli ve 2023/204 Esas, 2024/571 Karar sayılı kararının "suç niteliği, vekalet ücreti ve eksik ceza tayini" yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul ... 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
... ... hakkında, maktule ...’i kasten öldürmek suçundan, yerel mahkeme olan İstanbul ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2017 tarih ve 2017/68 Esas, 2017/274 Karar sayılı kararı ile TCK 81/1, 31/3 maddeleri gereğince 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Hırsızlık suçundan ise TCK 142/1-b, 143, 31/3, 62 maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın aleyhe istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 04.12.2017 tarih ve 2017/939 Esas ve 2017/982 Karar sayılı ilamı ile“İstinaf Başvurularının Esastan Reddine” karar verilmiştir. Böylece hırsızlık suçundan verilen hüküm kesinleşmiştir. Kasten öldürme suçu yönünden temyizyasa yoluna başvurulmuştur.
Kararın aleyhe temyizi üzerine, sayın dairemiz çoğunluğu ... ... hakkında, maktule ...’i nitelikli kasten öldürmek suçundan TCK 82/1-h. maddesinden mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği belirtilerek kararın Bozulmasına, karar vermiştir.
Kararının doğru olduğu ve ... ... hakkında TCK 81/1, 31/3. maddeleri uygulanarak verilen ceza doğru olduğundan kararın onanması gerektiğini düşündüğümüzden, aşağıdaki gerekçelerle sayın çoğunluk kararına muhalifiz. Şöyleki;
... ...'ın Tokat ili ... ilçesi ... Sağlık Meslek Lisesinde 3. sınıfta öğrenci iken ... isminde ...'lı bir kız ile tanıştığı, bu kızı çok sevdiği, ...’in ayrılarak, İstanbul ... ilçesinde bir lisede okumaya başladığı,... ile görüşmek istemediği, ...’nin bu olaya üzüldüğü için intihara kalkıştığı, sonra alkol kullanmaya başladığı, her gece alkol içmeye başladığı, intihara kalkışması sonucu ... Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi gördüğü, iyileşince tekrar ...'ya geri döndüğü, ... ile görüşemeyince internet ortamında para karşılığı ilişkiye giren bayanlara ait sitelere girdiği, hesabının Eskort ... olduğu yazılı olan siteye girdiği, resmini görünce ...'e çok benzediği için ... takma adlı maktule ile görüşmeye başladığı, İstanbul'da olduğunu ve adresini öğrendiği,
İstanbul'a 05/02/2012 tarihinde geldiği, öncellikle ... isimli arkadaşını görmek istediği, ...’in "beni görmek için gelme" diye mesaj yazınca, bu mesaj üzerine üzülerek, intihar etmek istediği, sonradan intihardan vazgeçtiği, bu mesaj üzerine ... ile tekrar görüştüğü, ...'in verdiği Koşuyolu’nda bulunan adrese gece gittiği, kendisi ile ücret karşılığında ilişkiye girmek ve geceyi de onun evinde geçirmek üzere 300 TL’ye anlaştıkları, cinsel birleşme sonrası ... ile anlaştığı 300 TL'nin 100 TL'sini verdiği, geriye kalan 200 TL'sini ikametinde misafir etmediği için vermek istemediği, ancak kendisine hakaret içeren konuşmalar yapınca geri kalan parayı verip çıkmak istediği, maktulün sevgilisi ...’e ilişkin sözler söylemesi üzerine, ...’nin yanında taşıdığı bıçağı çıkararak maktuleyi değişik yerlerinden çok sayıda bıçaklayarak olay yerinde öldürdüğü, olayın akabinde maktulenin evinde bulunan 3 adet telefon ile komidin çekmecesinde bulunan bir miktar parayı aldıktan sonra, binayı terk etmeden önce şifoner üzerindeki aynaya ...'e hitaben "beni bırakmayacaktın" şeklinde yazı yazdığı ve evin kapısını kilitleyerek evden ayrıldığı, almış bulunduğu telefonlardan birisini Şirinevler Mahallesi'nde cep telefonu alıp alım satımı yapan bir kişiye satmak üzereyken civarda bulunan güvenlik güçlerinin şüphesi üzerine yapılan araştırma sırasında yakalandığı, maktulenin ölüm sebebine dair düzenlenen, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın otopsi raporunda, maktulenin vücudunda 66 adet kesici delici alet yarası, 1 adet boğazlama kesisi, çok sayıda kesik vasıfta yara tespit edildiği, maktulenin boğazlamaya bağlı büyük damar kesisinden gelişen dış kanama ve kesici delici alet yaralamasına bağlı kot kesisi ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda;
1-Olayla İlgili Hukuki Değerlendirme;
a) TCK’nın 82/l-h bendinde, eylemin bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla işlenmesine ilişkin eylem müeyyide altına alınmıştır. Burada kasten öldürme “araç suç”, işlenmesi kastedilen diğer suç ise “amaç suç”tur. Fail, işlediği diğer suçu gizlemek, işlenmesini kolaylaştırmak, yakalanmamak veya diğer suçun delillerini ortadan kaldırmak için birini öldürürse, amaç suçun bağımsızlığını koruduğu gözetilmelidir. Dolayısıyla fail, her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalıdır. Maddenin tatbiki için amaç suçun tamamlanması gerekmez. Failin öldürme eylemini, “amaç” suçu gizlemek, suçun işlenmesini kolaylaştırmak, delillerini ortadan kaldırmak veya yakalanmamak için gerçekleştirmesi yeterlidir. Cinsel saldırı suçunu gizlemek amacıyla, nitelikli yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla, tanıklık yapmasını önlemek suç delillerini ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirilen adam öldürme eylemlerinde nitelikli bu halin mevcut olduğu söylenebilir.
Konuyla ilgili Yargıtay Kararlarında;
1. Ceza Dairesinin 01.07.2014 Tarih, 2388 Esas ve 3669 Sayılı Kararında; “Sanığın, maktulü kendisine hakaret etmesi ve basit şekilde yaralaması nedeni ile öldürdüğü daha sonra aniden gelişen kastla maktulün ölmesinden yararlanarak cep telefonunu almaktan ibaret eylemleri, haksız tahrik altında kasten öldürme ve kişinin ölmesinden yararlanarak geceleyin hırsızlık suçlarını oluşturur”.
1. Ceza Dairesinin 23.12.2014 Tarih, 5563 Esas ve 6518 sayılı Kararında; “Maktullerin evine girip tabanca ile ateş ederek her iki maktulü de öldürdükten sonra o an gelişen kast ile ölmelerinden yararlanarak maktullere ait para ve eşyaları almaktan ibaret eylemleri, her iki maktulü kasten öldürme ve hırsızlık suçlarını oluşturur”. Şeklinde belirtilmektedir.
b) CGK’nun 17.03.2022 tarih, 2017/1-955 Esas, 2022/179 sayılı kararında, CGK’nun 17.03.2022 tarih, 2020/1-451 Esas, 2022/181 sayılı kararında, CGK’nun 24.06.2021 tarih, 2019/7-4 Esas, 2021/310 sayılı kararında, CGK’nun 19.04.2022 tarih, 2018/4-530 Esas, 2022/275 sayılı kararında belirtildiği üzere; “Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de insan haklarına dayalı, demokratik rejimle yönetilen ülkelerin hukuk sistemlerinde bulunması gereken, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" şeklinde, Latincede ise "in ..." olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi açısından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlak surette sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ya da gerçekleştiriliş şekli hususunda herhangi bir şüphe belirmesi hâlinde uygulanabileceği gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate veya herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir”. Şeklinde belirtilmiştir.
2- Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ... ...’nın aşamalardaki istikrarlı savunmaları uyarınca, eski kız arkadaşı ...’e benzetmesi nedeniyle maktule ile irtibat kurduğu, para karşılığı cinsel ilişki yaşamak amacıyla maktulenin bulunduğu konutuna gittiği, cinsel ilişkiye girdikleri, kendisine ilişki nedeniyle anlaştıkları parayı da verdiği, devamında tam olarak belirlenemeyen bir nedenle tartışarak birçok yerinden bıçaklayarak maktuleyi öldürdüğü, öldürme olayından sonra, ani gelişen kast ile evin içerisinde maktuleye ait 3 adet cep telefonunu ve komidin çekmecesinde bulunan bir miktar parayı alarak hırsızladığı olayda, ...’nin maktuleyi öldürmeden önce yağma suçunu işlediğini gösteren bir delilin bulunmadığı, para karşılığı cinsel ilişkiye rıza dahilinde girildiği ve paranın maktuleye verildiği, cinsel ilişki öncesi yağma suçunun işlendiğine dair cebir, şiddet ve tehdite ilişkin bir delilin bulunmadığı, maktule öldükten sonra ani gelişen kastla ölen kişiden hırsızlık suçunun işlendiği, nitekim bu nitelikli hırsızlık suçundan ceza verildiği ve İstinaf mahkemesince esastan red edilerek bu hırsızlık suçunun kesinleştiği, dosyada bir tanığın bulunmadığı, ...’nin yağma amacıyla maktule ile iletişime geçip konutuna gittiğine ve yağma suçunu işlemek amacıyla maktuleyi öldürdüğüne dair her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak ...’nin TCK 82/1-h maddesinden değil, TCK 81/1. maddesinden cezalandırılmasının doğru olduğu nedenle,bozma kararına muhalifiz.
Sonuç olarak; Yerel mahkemece ... hakkında verilen TCK 81/1, 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına dair verilen karar doğru olduğundan, yine Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe istinaf üzerine, “İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi”ne, dair verilen karar doğru olduğundan, kararın Onanması gerekirken, ...’nin eyleminin nitelikli kasten öldürme olduğu ve TCK 82/1-h maddesinden cezalandırılması gerektiği belirtilerek, kararın Bozulmasına karar veren sayın çoğunluk kararına muhalifiz.
1. Ceza Dairesi, 2023/8462 E., 2025/4430 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2021/293 Esas, 2023/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a-b-d-e, 53/1. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
1. Ceza Dairesi 2023/8462 E. , 2025/4430 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1428 E., 2023/1468 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2021/293 Esas, 2023/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a-b-d-e, 53/1. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/1428 Esas, 2023/1468 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca hükmün 1 nolu bendinde yer alan ''Sanığın üzerine atılı tasarlayarak beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak olan kardeşine karşı canavarca hisle öldürmek suçundan eylemine uyan TCK'nun 82/1-a,b,d,e maddesi gereğince..." ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine ''Sanığın üzerine atılı çocuğa ve kardeşe karşı kasten öldürme suçundan eylemine uyan TCK'nun 82/1-d,e maddesi gereğince..." ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfının hatalı belirlendiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a ve b maddelerinin de uygulanması gerektiğine,
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın cezai ehliyeti hususunda aldırılan raporlar arasında çelişki bulunduğuna, Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılmaması suretiyle eksik inceleme ile karar verildiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Oluşa ve dosya içeriğine göre; annesi ile kız kardeşlerinin polise ve ambulansa haber vererek kendisini akıl hastalığı nedeniyle hastaneye yatırmaya çalışmalarına öfkelenen ve annesine bu sebeple acı yaşatmak isteyen sanığın, tedavi için gönderildiği hastaneden izinsiz ayrılıp eve geldiği ve o esnada evde yalnız bulunan kız kardeşi olan yaşı küçük maktulü sırf öldürmek amacıyla 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olmayan bıçakla vücudunun göğüs, batın, boyun, kalça, bel ve el olmak üzere değişik yerlerinden 3 adet kesik vasıfta, 7'si tek başına öldürücü nitelikte olan 28 adet kesici delici alet yaralanması ile yaraladığı ve maktulün olay yerinde kesici delici alet yaralanması ile bağlantılı iç organ, büyük damar, sinir hasarı, perikart tamponadı ve iç kanamanın müşterek etkisiyle öldüğü anlaşılmıştır.
2.a- Sanığın akıl hastası olup olmadığı hususu ile ilgili olarak, .... Dr. .... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden aldırılan rapor ile Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ve Adli Tıp 4. İhtisas Kurulundan aldırılan raporlar arasında çelişki bulunması karşısında; dosya içerisinde bulunan tüm tıbbi evraklar ile birlikte dava dosyasının Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, Adli Tıp Üst Kurulunda muayenesi yapıldıktan sonra rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
b- Kabule göre de; sanığın eylemini kız kardeşi maktulü sırf öldürmek için gerçekleştirdiği anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1. maddesinin "b" bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafının (a) ve (b) bentlerinde açıklandığı üzere eksik inceleme ve kabule göre de sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-b maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle katılan Kurum vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/1428 Esas, 2023/1468 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2025 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2023/4953 E., 2025/146 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında maktul ...'e yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
1. Ceza Dairesi 2023/4953 E. , 2025/146 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3745 E., 2023/711 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2020/230 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Sanık ... hakkında;
a)Maktul ...'e yönelik tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
b)Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2022/3745 Esas, 2023/711 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekilleri, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a-b ve 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Sanık ... hakkında;
a)Maktul ...'e yönelik tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca hükmün 2.1 şeklindeki mahsus paragrafından "Tasarlayarak ve" ibaresinin çıkarılması şeklinde istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine,
b)Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 281/1 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık ...'ın da canavarca hisle kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılanlar ..., ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'ın sanık ...'nın işlediği suça müşterek fail olarak ortak hakimiyet sağladığına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 82/1-b maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
3. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'ın üzerine atılı tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme suçundan müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiğine, sanık ... hakkında suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme suçundan temel cezanın üst hadden tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; tasarlamanın unsurlarının oluşmadığına, canavarca hisle hareket etmediğine, sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
5. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme suçundan beraat etmesi gerektiğine, aksinin kabulü halinde üst sınıra yakın ceza tayin edilmesinin ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanık ...'nın Muğla ilinde bar işletmeciliği yaptığı, maktul ...'in ise aynı ilde üniversite öğrencisi olduğu, suç tarihinden yaklaşık 2 yıl önce 2018 yılında tanışan maktul ile sanığın bir süre arkadaşlık yaptıktan sonra sevgili oldukları ve birliktelik yaşadıkları, bu süre zarfında sanık ...'in maktule maddi anlamda destek olduğu, bu bağlamda farklı zamanlarda farklı meblağlarda paralar gönderdiği, evli olan sanığın başkalarınca bilinmeyen bu ilişkisinin ortaya çıkmasından duyduğu endişe altında kendisinden sık sık para isteyen maktule gönderdiği meblağları artırdığı ve en son 02.07.2020 tarihinde 4.400 TL parayı maktulün hesabına gönderdiği bu nedenle aralarında zaman zaman tartışmalar yaşandığı, olay günü sanığın bir alışveriş merkezi önünden aracıyla aldığı maktulü yayladaki evine götürdüğü, burada aralarında çıkan tartışmada maktulü darp ettiği ve boğazını önce elleriyle sonrasında halatla sıktığı, bilincini yitiren maktulü metal bir varile koyarak odun parçalarına benzin dökmek suretiyle ateşe verdiği, sanığın olay yerine çağırdığı kardeşi sanık ...'nın da maktul yakılırken geldiği, her iki sanığın uzun süre maktulün bedeninin tamamen yanmasını bekledikleri sanık ...'in bir süre sonra olay yerinden kısa süreliğine ayrıldığı fakat sanık ...'nın olay yerinde varildeki ateşin sönmesini beklediği bu itibarla sanık ...'ın eylemin ikinci safhasında olay yerine gelip orada bulunduğu ve varildeki yanmaya nezaret edip bitmesini beklediği, bir kaç saat sonra sanık ...'in tek başına olay yerine döndüğü, Mertcan'ın ise ağabeyi gelince bağ evinden ayrıldığı, Cemal'in varilin ağzını kalekimle kapatarak oradaki depoya koyduğu, ertesi gün de bu varili bir araca yükleyip götürerek kuru dere yatağına attığı, Adli Tıp Kurumu raporlarından maktulün ölümünün boynuna uygulanan bası sonucu tiroid kartilajda oluşan kırık ve buna bağlı mekanik asfiksi ve henüz canlı iken yakılmasından kaynaklandığının tespit edildiği, ölüm zamanının ise tam olarak belirlenemediği anlaşılmıştır.
2. Sanık ... hakkında canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan verilen beraat hükmü ile suç delillerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmek suçundan kurulan hüküm yönünden;
Kararda gösterilen gerekçenin yeterli olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, üzerine atılı suç delillerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmek
suçunun sanık tarafından işlendiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, ceza yaptırımının yasal bağlamda gerekçesi gösterilerek belirlendiği, lehe hükümlerin takdir yetkisi kapsamında yasal ve yeterli gerekçelerle ve belirlenen ceza miktarına göre uygulanmamış olduğu, sanık savunması ve dosya içerisindeki tüm delillerden maktulün tam ölüm zamanının belirlenememesi de nazara alındığında sanığın atılı canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçuna fail veya yardım eden olarak iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeterli somut ve her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği anlaşıldığından, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre anılan suçtan hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ..., ... vekili, katılan Kurum vekili ve Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık ... hakkında tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
a) Tasarlama yönünden;
Tasarlamayı suçun nitelikli hali kılan, failin önceden yaptığı plan ve aldığı tedbirler nedeniyle ani kasta göre suçu daha kolay işlemesi, suç kararı ile icra arasındaki zaman aralığında suçtan cayma imkanı varken suçu işlemekte sebat göstermesi, kastının yoğunlaşması, suç işleme araçlarını, şeklini hazırlaması, mağduru daha kolay öldüreceği zemini kollamasıdır.
Tasarlama halinde fail, aniden karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında bir süre geçmektedir. Fail bu süre içerisinde suçu işleyip işlemememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi fakat başka bir nedenle ve ani bir kararla suçu işlemesi durumunda tasarlama söz konusu olmaz.
Suç işleme kararının ne zaman alındığı ve fiilin ne zaman işlendiği mevcut kanıtlarla saptanmalı, suç kararıyla fiil arasında geçen zaman içerisinde ruhi sukünete ulaşılıp ulaşılamayacağı araştırılmalıdır. Failin öldürme kararını önceden verdiği mutlaka somut ve denetlenebilir kanıtlarla ortaya konulmalıdır. Bir kısım varsayım ve yorumlarla failin önceden öldürme kararı aldığı kabul edilerek tasarlayarak öldürme suçundan mahkumiyete karar verilemez. Olayda suç işleme kararının varlığı tespit edilmesine rağmen, kararın ne zaman alındığı belirlenemiyorsa tasarlayarak öldürmeden değil niteliksiz öldürme suçundan cezalandırma yoluna gidilmelidir.
Tüm bu açıklamalar ışığında yargılamaya konu somut olayda, sanığın maktulü öldürme kararını ne zaman aldığı ve belirli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiği kesin olarak saptanamadığından oluşan şüphe sanık lehine değerlendirilerek eyleminde tasarlamanın unsurlarının bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 82/1-b maddesinde "canavarca hisle" ve "eziyet çektirerek öldürme" biçiminde iki farklı nitelikli hale yer verilmiştir. Canavarca hisle öldürme failin subjektif (manevi)durumu ile ilgili bir husus gözetilerek, eziyet çektirerek öldürme ise suçun işleniş biçiminden ileri gelen (maddi) durumu dikkate alınarak düzenlenmiştir. Kanun'un metninde ve gerekçesinde tanımlanmayan canavarca his kavramı Yargıtay 1. Ceza Dairesi çeşitli kararlarında "yalnızca öldürmüş olmak için öldürmeyi, acı çekmesinden zevk duymak için birisini öldürmeyi, silahını denemek için öldürmeyi, satanist amaçlı insanı kurban etmek için öldürmeyi, canavarca his olarak kabul etmiştir. O halde genel çerçevede, salt insan yaşamının ortadan kaldırılmasından duyulan zevki tatmin etme dürtüsü canavarca his olarak kabul edilmektedir. Nitelikli halin kaynağı yani çıkış noktası olan 1889 tarihli İtalyan ceza yasasında nesnel bir ölçüt olarak ortaya çıkan ölüm neticesi ile faili cinayete iten neden arasındaki ölçüsüzlük ve orantısızlığın canavarca hissin varlığını ortaya koyduğu belirtilirken, Erman'a göre faili suçu işlemeye yönelten saik, bir insanın duyabileceği hislerin hiçbirisiyle açıklanamıyorsa bu nitelikli halin uygulama alanı bulacağı ifade edilmektedir. Bu itibarla, canavarca his kavramının tümüyle failin iç dünyasına, psikolojisine ve içinde barındırdığı ruhsal ve ahlaki kötülüğe ait bir kavram olduğu ve faili suça sevk eden güdünün tümüyle bu duygu durumu olduğu kabul edilmelidir. Faili suça sevk eden etkenin tümüyle kendi içsel duygu durumu ve ruhsal kötülüğü olduğu nazara alındığında maktulün herhangi bir haksız söz veya davranışıyla failin işlediği suça neden olmaması gerektiği de bu suç tipinin doğası itibariyle ortaya çıkmaktadır. Bu suç bir "saik suçu" olduğundan tıpkı aynı maddenin farklı bentlerinde düzenlenen kan gütme saikiyle öldürme (82/1-j) ve töre saikiyle öldürme (82/1-k) suçlarında olduğu üzere 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde kusurluluğu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik hükümleri uygulanamayacaktır. Diğer bir anlatımla, ortada maktulün "faile yönelik haksız fiil olarak sayılabilecek" söz veya davranışları varsa artık failin salt kendi içsel duygu durumu ve ahlaki kötülüğünün sevk etmesiyle bu suçu işlediği kabul edilemeyecek ve buna bağlı olarak nitelikli hal uygulama imkanını kaybedecektir. Aynı bentte ancak "veya" bağlacıyla farklı bir nitelikli hal olarak düzenlenen eziyet çektirerek öldürme suçunda ise failin ölüm neticesini gerçekleştirmek bakımından zorunlu olmayan ve sırf maktule acı ve ıstırap vermek amacıyla sergilediği vahşi ve zalimane davranışlar sözkonusudur. Dolayısıyla bu nitelikli hal suçun işleniş biçiminden kaynaklanır. Bu bakımdan sanıkta öldürme kastının yanında işkence ve azap çektirme kastı da bulunmalıdır. Alman öğretisindeki tanıma göre, failin maktule maddi ve manevi acılar çektirerek ve ağırlığıyla süresi itibarıyla öldürmek için gerekli olan ölçünün ötesinde eziyet vererek mağduru öldürmesi eziyet çektirerek öldürme suçunu oluşturur. Yargıtay uygulamalarında kişinin yakılarak öldürülmesi, kızgın yağın başından aşağı dökülerek öldürülmesi, el ve ayakları bağlandıktan sonra boğularak öldürülmesi, öldürme fiilinden önce cinsel organının kesilmesi veya parçalanması, el, ayak, parmak veya kulaklarının kesilmesi, gözlerinin çıkartılması, sigara ve çeşitli yanıcı maddelerle vücuda eza ve cefa verilmesi gibi davranışlarla gerçekleştirilen öldürme eylemleri eziyet çektirerek öldürme suçuna örnek sayılmaktadır. Eziyet içeren davranışların maktulün ölümünden
önce bedeni üzerinde gerçekleştirilmesi bu suç tipi açısından zorunluluktur.
Eziyet çektirerek öldürme suçu, fiilin işleniş biçiminden kaynaklanan bir nitelikli hal olduğundan haksız tahrik altında da işlenebileceği kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, salt içinde yaşattığı duyguların ve sahip olduğu ahlaki kötülüğün etkisi altında bulunmaksızın, olay tarihinde maktulle yaşadığı tartışmanın sonucunda (haksız tahrike ilişkin temyiz sebeplerinin değerlendirildiği bölümde de belirtildiği üzere) onu önce darp edip sonra boğazını sıkarak etkisiz hale getiren ve maktulü boyun basısına bağlı mekanik asfiksi ve canlı iken yakmanın müşterek etkisiyle öldüren sanığın eyleminde canavarca hisle öldürme suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, bununla birlikte Adli Tıp raporlarından da anlaşılan maktulün henüz hayatta olduğu sırada yakıldığına ilişkin bulgu ve tespitler nazara alındığında suçun işleniş şekli ve ıstırap verme kastının varlığı karşısında sanığın eyleminin aynı bentte bir başka suç tipi olarak düzenlenen eziyet çektirerek kasten öldürme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
c) Haksız tahrik yönünden:
Maktul ...'in banka hesap hareketleri, maktulün hesabına kartsız para yatırma işlemlerinin yapıldığı ATM'lerin kamera görüntüleri, maktulün kız kardeşi olan tanık Sibel Gültekin'in henüz kayıp olan maktulün öldürüldüğü ortaya çıkmadan önce 19.07.2020 günü saat 23:00'da Ula İlçe Jandarma Karakol Komutanlığında alınan ablası olan maktulün kendisine sanıktan tehdit etmek suretiyle para aldığını söylediğine dair beyanı, maktulle bir dönem ev arkadaşlığı yapan tanık ...'un Muğla Cumhuriyet Başsavcılığındaki ve İlk Derece Mahkemesindeki yeminli anlatımlarında sanıktan sürekli para isteyen maktulün sanığa "sen bana para göndermek zorundasın, yoksa karın öğrenir" şeklinde sözler söylediğini maktulün kendisine anlattığını ifade ettiği dikkate alındığında maktulün evli olan sanık ...'e aralarındaki ilişkiyi eşine ve çevresine söyleyeceğinden bahisle şantajda bulunarak sanık ...'den giderek artan talepleriyle menfaat temin ettiği, bu bağlamda sanığın sonradan daha fazla haksız tahrik indirimi almak için geliştirdiği diğer savunmalarına itibar edilemese de, soruşturmanın başından yargılamanın sonuna kadar maktulün ilişkilerini ailesine ve çevresine açıklama tehdidinde bulunduğuna ilişkin tekrarladığı savunmasının gerek tanık beyanları ve gerekse diğer maddi delillerle de desteklendiği, sanığın maktulün şantaj kapsamındaki bu haksız davranışlarına duyduğu öfke ile maktule yönelik söz konusu suçu işlediği dikkate alındığında yargılamaya konu somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulama şartlarının oluştuğu gözetilerek sanık hakkında verilen cezada asgari oranda haksız tahrik uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Yönelik Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Kasten Öldürme Suçundan Verilen Beraat Hükmü ile Suç Delillerini Yok Etmek, Gizlemek Veya Değiştirmek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı bendlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2022/3745 Esas 2023/711 Karar sayılı kararında katılanlar ..., ... vekili, katılan Kurum vekili, Bölge Adliye Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Maktul ...'e Yönelik Tasarlayarak ve Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılanlar ..., ... vekili, katılan Kurum vekili, Bölge Adliye Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri suç vasfı ve haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2022/3745 Esas, 2023/711 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ... hakkında, yerel mahkeme olan Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile maktul ...’i, “Tasarlayarak İnsan Öldürme” suçundan, TCK 82/1-a, 29/1. maddeleri gereğince, 23 yıl hapis cezasına karar verilmiştir.
Kararın istinafı üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda, sanık hakkında maktulü “Tasarlayarak ve Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Kasten Öldürme” suçundan, TCK'nın 82/1-a-b maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kararın temyizi üzerine, sayın çoğunluk olayda tasarlama suçu olmadığını, olayın eziyet çektirerek kasten öldürme suçu olduğunu, haksız tahrik uygulanması gerektiğini belirterek “Bozma kararı” vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının doğru olduğunu düşündüğümüzden, kararın onanması gerekirken bozulmasına karar veren sayın çoğunluğun görüşüne, aşağıda belirtilen gerekçelerle muhalifiz.
1-TCK'nın 82/1-a maddesinde düzenlenen Tasarlama suçu yönünden yapılan değerlendirme:
Yargıtay 1 Ceza Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun birçok kararında benimsendiği üzere, tasarlama suçları için doktrinde belirtilen planlama ve sükûnet teorileri Yargıtay tarafından karma olarak uygulanmaktadır.
TCK'nın 82/1-a maddesinde düzenlenen tasarlamadan söz edilebilmesi için; 1. Ceza Dairesinin 10.05.2017 tarih, 5291 Esas / 1649 Kararı, 1. Ceza Dairesinin 16.02.2015 tarih, 4306 Esas / 697 Kararı ve birçok kararda belirtildiği üzere;
"Failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu ve plan dâhilinde icra etmesi" gerekmektedir.
Söz konusu açıklama doğrultusunda, yargılamaya konu olay yönünden yapılan değerlendirmede; Sanık ...’in evli olup Muğla ilinde Cüce Bar adlı işyerinin sahibi olduğu, maktul ...’ın ise bu ilde bulunan Üniversitede öğrenci olduğu, sanık ... ile maktul ...’ın bu barda tanıştıkları ve evlilik dışı ilişki yaşamaya başladıkları, sanığın yaşadığı bu evlilik dışı ilişki nedeniyle maktule uzun süre para gönderdiği, olay öncesi son bir ayda maktulün para isteme tarihlerini sıklaştırdığı ve istediği para miktarlarını da arttırdığı, bu nedenle taraflar arasında tartışmalar yaşandığı, bu tartışmalar esnasında sanık ...’in maktule hitaben tanık Ceren'in de aşamalarda alınan beyanlarında belirttiği üzere "senden kurtulmak istiyorum, bir kere beraber olduk başıma gelmeyen kalmadı" şeklinde sözler söylediği, sanık ...’in en son 02.07.2020 tarihinde maktule telefon alması için 4.400 TL para gönderdiği, ancak maktulün bu parayla spor salonuna yazılıp sanık ...’den yeniden para istediği, sanığın bulunduğu ilde tanınmış bir kişi olduğundan, bu ilişkiyi ailesinin ve eşinin öğrenmesinden korkmaya başladığı ve maktulü öldürmeye karar verdiği, ruhi sükûnet ve dinginlikle bir plan dahilinde hareket etmeye başladığı, sanık ...’in bizzat kendi beyanından ve tanık Ceren'in aşamalarda alınan beyanlarından da anlaşıldığı üzere, ilk kez olay tarihinden bir hafta kadar önce maktule bu defa istediği parayı yüz yüze vereceğini söyleyerek maktulle buluşmak istediği, maktulün buluşma teklifini başlangıçta reddettiği, ancak sanık ...’in kararında sebat göstererek ısrarla maktulle son kez görüşmek için mesaj gönderdiği, maktülün buluşmayı kabul ettiği, sanığın bu çerçevede önceden aldığı karar ve yaptığı plan doğrultusunda 16.07.2020 tarihinde saat 15:10 sıralarında maktulü Rüya Park isimli AVM'nin önünden aldığı ve eylemi gerçekleştireceği il merkezine yaklaşık iki kilometre mesafede Karabağlar Yaylası olarak bilinen yerdeki babasına ait yayla evine götürdüğü, burada önce maktulü dövdüğü, ön dişlerini kırdığı, daha sonra elleriyle boğazını sıkıp boynuna iple dolayarak maktulü varilin içine vücudu baş aşağı gelecek şekilde koyduğu ve odun parçaları ile tutuşturarak yakmaya çalıştığı ancak evin içinde varilin yanmadığı, daha sonra öldürme kararlılığının ve bu doğrultuda evvelce yapılan planın bir unsuru olarak sanığın maktule ait cep telefonunu yanına aldığı ve maktulün telefonunun başka yerlerden sinyal vermesini sağlamak amacıyla önce Keyifoturağı isimli yere daha sonra ise maktulün yaşadığı Akyaka Mahallesine gittiği, sanığın bu şekilde maktulün telefonunun farklı noktalardan sinyal vermesini sağladıktan sonra sim kartını çıkarıp dişiyle parçalara bölerek farklı yerlere attığı, sanığın daha sonra görüntü kayıtlarına yansıdığı şekliyle, Muslihittin Mahallesindeki BP benzin istasyonundan güncel saate göre 18:16 da yanında getirdiği 2 adet 1,5 litrelik pet şişelerde 3 litre olmak üzere benzin aldığı, güncel saate göre 18:19:52 de aracı ile petrol istasyonundan ayrıldığı ve tekrar söz konusu yayla evine döndüğü, maktulün varil içerisindeki cesedini evin dışındaki bahçeye çıkardığı, üzerine benzin dökerek yakmaya başladığı, saat 19:00 sıralarında sanığın tutuşturduğu alevin evde bulunan asma yapraklarına sıçraması üzerine zaman zaman söz konusu evin bakımıyla da ilgilenen karı-koca tanıklar Melek ve Ali'nin sanık ...'e yangın çıkartabileceği yönünde uyarıda bulundukları ancak sanık ...'in söz konusu tanıkları bir şey olmaz deyip dikkatli olacağını söyleyerek olay yerinden uzaklaştırdığı, Sanık ...'in, saat 19:00 sıralarında Whatsapp uygulaması üzerinden kardeşi sanık ...'ı arayarak onu yayla evine çağırdığı, sanıkların savunmalarına göre sanık ...'ın saat 19:30-19:40 sıralarında yayla evine geldiği, HTS kayıtlarına göre sanık ...'ın telefonunun saat 19:59 sıralarında yayla evinin bağlı olduğu baz istasyonundan sinyal aldığının belirlendiği, kardeşi Mertcan geldikten kısa bir süre sonra sanık ...'in yayla evinden ayrılıp Cüce Bara gittiği, yaklaşık 1-1,5 saat kadar sonra geri döndüğü, bu süre zarfında sanık ...'ın yayla evinde kalarak ateşe nezaret ettiği, sanık ... döndükten sonra sanık ...'ın yayla evinden ayrılarak Cüce Bara gittiği, sanık ...'in bu sırada varili söz konusu yayla evinde bulunan depoya koyduğu, sanık ...'in kendisine ait aracı ile bağ evinden ayrıldıktan sonra aynı gece evine dönerken maktule ait cep telefonunu da 3-4 parçaya bölerek Kötekli ve Yeniköye doğru farklı yerlere attığı, sım kartın kırılıp atılması ile cep telefonunun kırılıp atılmasının farklı zaman aralıklarında gerçekleştiği, ertesi gün sanık ...'in yeniden yayla evine gittiği ve önceden depoya koyduğu varilin içine bir miktar kalekim döküp üzerine su ekleyerek varilin ağzını balyoz yardımı ile vurarak büktüğü, daha sonra varilin daha da ağırlaşacağını düşünerek video ile kayıt altına alınan keşifte görüldüğü gibi tahta palet yardımı ile varili aracın bagajına yüklediği ve araç bagajda iken kalan kalekimi de varile eklediği ve aynı balyoz yardımı ile vurarak varilin ağzını iyice kapattığı, mülakat ve yer gösterme tutanaklarından anlaşılacağı üzere sanığın 48 ADJ 946 plakalı aracı ile gelerek varili Dirgeme yolu ile Gülağzı Mahallesi yolu üzerinde bulunan kuru dere yatağına attığı olayda;
Bu haliyle sanık ...’in maktulü öldürme kararı aldıktan sonra maktulle yüz yüze görüşmek istediği, maktulün yüz yüze görüşme teklifini başlangıçta kabul etmediği, makul bir süre geçmesine rağmen sanık ...’in söz konusu eylemi gerçekleştirme isteğinden vazgeçmeyerek sükunetle hareket edip olay tarihinde maktulle Rüya Park AVM'de buluştuğu ve yaptığı plan çerçevesinde maktulü eylemi gerçekleştirdiği yayla evine götürdüğü, burada maktule yönelik öldürme eylemini gerçekleştirip yine yaptığı plan dahilinde soğukkanlı bir şekilde tüm delilleri ve maktulün cesedini yok ettiği dikkate alındığında; Sanık ...'nın eyleminin TCK'nın 82/1-a maddesinde belirtilen Tasarlayarak İnsan Öldürme suçu olduğu,
Her ne kadar sanık ...’in mahkemede ve aşamalarda alınan savunmalarında maktulü olaydan önce öldürmeye karar vermediğini, maktule olay günü cep telefonu vereceğini ve cep telefonunu eşinden çekindiği için yayla evine bıraktığını, bu nedenle maktulle yayla evine gittiklerini ve burada aralarında tartışma çıkması ve maktulün kendisine bıçakla saldırması üzerine maktulü öldürdüğünü ve eylemi baştan tasarlamış olsa benzini de başlangıçta alacağını beyan etmiş ise de, sanık ...'in savunmalarının aksine sanığın eşinin olay tarihinde Denizli ilinde olduğu, sanık ...'in cep telefonu veya vereceği parayı maktule yayla evinde vermesini gerektirir hiçbir neden bulunmadığı, söz konusu eşyaları buluştukları AVM'de veya araç içerisinde de verebileceği, buna rağmen sanık ...'in maktuleyi önceden aldığı karar doğrultusunda yayla evine (sanığın söz konusu yayla evini daha önceden iş yerinde yaşadığı başka bir kriminal olayı çözme amacıyla kullandığına dair mesaj içerikleri cep telefonunda mevcuttur) götürerek eylemini gerçekleştirdiği, öncelikle söz konusu varili yayla evi içerisinde odunla tutuşturmaya çalıştığı ancak evin içinde söz konusu varilin tutuşmaması üzerine benzin almaya karar verdiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği, bu nedenle hakkında TCK 82/1-a maddesi gereği tasarlayarak adam öldürme suçundan da cezalandırılması gerektiği.
2-TCK'nın 82/1-b maddesinde düzenlenen Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçu yönünden yapılan değerlendirme:
Olayla ilgili maktul hakkında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulunca düzenlenen 20.05.2021 günlü raporda ve sonrasında düzenlenen ek raporlarda maktulün saçlı deri altı hematomunda %14,9 karboksihemoglobin tespit edildiği dikkate alındığında, “kişinin hayatta iken yangına maruz kaldığının kabulü gerektiği”belirtilmiştir. Bu raporlardan anlaşılacağı üzere maktül üzerine benzin döküldüğünde sağdır ve yakılarak öldürülmüştür.
Üzerine benzin dökülerek maktülün öldürülmesi suçu, TCK 82/1-b maddesinin kanun gerekçesinde, canavarca hisle öldürme suçuna örnek olarak sayılmıştır.
TCK 82/1-b maddesinin madde metninde, "canavarca his" kavramının tanımına yer verilmemiştir. TCK 82/1-b maddesinin madde gerekçesinde; “Kişinin acıma hissi olmaksızın bir başkasını öldürmesi hâlinde canavarca hisle öldürme söz konusudur. Canavarca hisle öldürmenin arzettiği özellik öldürmenin vahşi bir yöntemle gerçekleştirilmesidir. Kişinin yakılarak, uyurken kulağının içine kızgın yağ dökülerek ya da vücudu parçalanarak öldürülmesi, buna örnek olarak gösterilebilir” şeklinde belirtilmiştir.
Nitekim olayımıza benzer nitelikteki Yargıtay CGK’nun 05.032019 tarih, 2017/1-905 Esas ve 2019/146 Karar sayılı kararında;
“5237 sayılı TCK’nın “Nitelikli haller” başlıklı 82. maddesinde ise;
"1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır”, Hükümleri yer almaktadır.
Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesinin birinci fıkrasının "b" bendinde, kasten öldürme fiilinin, “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek” gerçekleştirilmesi bu suçun nitelikli hâli olarak düzenlenmiş, faildeki ahlaki kötülüğün yoğunluğu ve insani duygulardan yoksunluk, cezanın artırılmasını gerektirir hâl kabul edilmiştir. Eziyet çektirerek öldürme suçun bir işleniş şekli olduğu hâlde, canavarca hisle öldürme failin subjektif durumuyla iç dünyası ile ilgili bir husustur.
Madde metninde, "canavarca his" kavramının tanımına yer verilmemiş, madde gerekçesinde ise, kişinin acıma hissi olmaksızın bir başkasını öldürmesi hâlinde canavarca hisle öldürmenin söz konusu olacağı
1. Ceza Dairesi, 2024/6463 E., 2025/2287 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
hakkında maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a-g, 62,53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
1. Ceza Dairesi 2024/6463 E. , 2025/2287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/491 E., 2024/219 K.
SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye yardım, suç işlemeye tahrik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması, bozma
1. Doğanhisar Belediye Başkanlığının maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye yardım suçlarından açılan davada, suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca bu suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
2. Sanık ... müdafiinin, sanık ...'ın 10.07.2021 tarihinde ölümü nedeniyle müdafii ile vekalet ilişkisi sona erdiğinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca verilen düşme kararını temyize yetkisi bulunmadığı belirlenmiştir.
3. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince suç işlemeye tahrik suçundan verilen beraat hükmünü katılanlar vekillerinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
4. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli ve 2020/78 Esas, 2021/101 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a-g, 62,53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a,g, 39, 62,53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/1020 Esas, 2021/1643 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri, Doğanhisar Belediye Başkanlığı vekili, Cumhuriyet Savcısı(aleyhe), sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/1020 Esas, 2021/1643 Karar sayılı kararının katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ..., ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.11.2023 tarihli ve 2022/2257 Esas, 2023/6929 Karar sayılı kararı ile; menfaat çatışması ve sanık ...'ın vefatı nedeni ile hakkındaki kamu davalarının düşürülüp düşürülemeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
4. Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2024 tarihli ve 2023/491 Esas, 2024/219 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g, 62,53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. SanıkAbdullah ve ... hakkında maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g, 39, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
c. Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 64/1, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar ..., ..., ... vekillerinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık ...’ın azmettirmeden mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, sanıklar ... ve ...’ın 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesinden mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
2. Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri özetle; sanıkların tasarlayarak öldürmeden cezalandırılmaları gerektiğine, sanıklar ... ve ...’ın azmettiren sıfatıyla cezalandırılmaları gerektiğine, ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g maddesi hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, haksız tahrikin varlığına, ilişkindir.
4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g maddesi hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve somut delil olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
5. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve somut delil olmadığına, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanık ...'ın 31.03.2019 öncesinde Doğanhisar Belediye Başkanı iken 31.03.2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Doğanhisar Belediye Başkanlığı'nı maktul ...'ın kazandığı, sanıklar ... ve oğlu ... ile sanık ...'ın Doğanhisar'a bağlı ... Mahallesinden olup, seçim sürecinde ve sonrasında ... mahallesinde maktul ...'a karşı bir tepkinin mevcut olduğu, bu kapsamda seçimden önceki günlerde sanık ...'ın, belediye başkanlığını kendisinden başkasının kazanması halinde o koltuğu kimseye yar etmeyeceğine, oğlunu bu günler için yetiştirdiğine, gerekirse oğlunu feda edebileceğine, karşısında kim oturursa otursun oğluna vurduracağına dair sarfettiği sözlerin gerginliğe neden olduğu, yine seçim sürecindeki propaganda çalışmaları sırasında belediye başkan adayı maktul ... ile yanında bulunanların devamlı takip edilerek rahatsızlık verilmek, baskı altında tutulmak ve maktulün fotoğraflarına montaj yapılmak suretiyle sindirilmeye çalışıldığı, maktulün seçimi kazanmasından sonra Doğanhisar ilçesinde yapacağı konuşmanın, alınan bir takım duyumlar nedeniyle maktul tarafından kısa kesildiği, maktulün başkan olduktan sonra belediyeye müfettiş çağırarak hesaplarda önceye dair bir inceleme yaptırmak istediğinin duyulması üzerine sanık ...'ın, incelemenin maktulün babasının dönemini de kapsayacak şekilde yapılmasını, oğlunu tutamadığını aracılarla maktule ilettiği, belediyede görevli olan sanık ...'ın da kendisini işten çıkaracak kişinin başının yanacağını aracılarla maktule iletmeye çalıştığı, maktul tarafından seçimi kazanmış olması nedeniyle halka teşekkür için çeşitli yerlerdeki bilbordlara maktulün resminin bulunduğu teşekkür afişlerinin olayın gerçekleştiği ... mahallesine de asılmasının ardından sanıklardan ...'ın olayın bir gün öncesinde "facebook" hesabı üzerinden Belediye Başkanı İhsan'ı hedef göstererek, "Vay be sen şehit tabelasını sök yerine kendi tabelanı dik burası Türkiye bazı zatlarda feraha gelsin" şeklinde paylaşım yaptığı, olay günü de sanıkların, arkadaşları ile birlikte Sulama Kooperatifi içinde buluştuktan sonra sanık ...'ın, yanındakilerle birlikte maktulün resminin olduğu afişi yırttıkları, durumun maktule haber verildiği, maktulün jandarmadan olaya müdahale edilmesini istedikten sonra makam aracıyla ... ve İsmail Kağan ile birlikte ...'e gelerek 00:50 de aracı meydana park ettikten sonra afişlerin asılı olduğu bilborda doğru yürüdükleri, ... halkının da etraftan meydana doğru gelmeye başladığı, saat 00:51'de sanıklar ... ve ...'ın da geldikleri, çok sayıda insanın toplandığı meydanlık alana saat 00:52'de jandarmaya ait aracın ulaştığı, aynı anda sanık ...'ın araçtan nacak alarak sanık ...'ın yanına gittiği, bu nacağın oradakiler tarafından ...'ın elinden alındıktan sonra ...'in sanıklara ve afişi yırtanlara küfür etmesi üzerine sanık ...'la ... arasında kavga yaşandığı, sanık ...'ın da kavga sırasında belindeki silahı bir ara çıkararak tekrar yerine koyduktan sonra maktüle ve ...'e küfrederek "Burası ..., burdan çıkış yok" şeklinde bağırdığı, jandarmanın gelmesiyle biraz sakinleşen ve dağılmaya başlayan kalabalığın 00:55'te sanık ...'ın "dağılmayın" şeklindeki söylemleri nedeniyle tekrar meydana dönmeye başladığı, Jandarmanın yine olayı sakinleştirip maktulü arabaya bindireceği sırada ...'in kalabalığa ve sanık ...'a tekrar küfretmesiyle kalabalıkta arbede yaşandığı, jandarmanın kalabalığı dağıtmak için maktulün yanından ayrılmasıyla sanık ...'ın Atatürk büstü arkasından çıkarak maktul ...'ın üzerine atlayıp bıçakla vurmaya başladığı, yaralı olarak araca bindirilen maktulün iki tanesi müstakilen öldürücü nitelikte olmak üzere aldığı dört bıçak darbesine bağlı iç organ hasarı ve iç kanama sonucu öldüğü anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıklar ... ve ... hakkında kanıtlanan eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, maktulden kaynaklanan haksız bir söz ya da eylem bulunmadığından sanıklar lehine haksız tahrik indiriminin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanıklar hakkında uygulanmasına karar verildiği, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, sanık ...'ın 10.07.2021 tarihinde vefatından dolayı verilen düşme kararının yerinde olduğu, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanık ... hakkında kurulan hükümdeki bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ...'ın, maktulden önceki belediye başkanı olup, seçim öncesinde kendisine rakip olarak çıkacak kimselere yönelik gözdağı niteliğinde sözler söylemiş olması, maktulün seçimi kazanmasından sonra da, tehditvari söz ve eylemleriyle husumetini artırması, maktulün, teşekkür mahiyetinde astırdığı afişin yırtılması üzerine olay yerine geldiğinde toplanan kalabalığın sanık ...'ın kontrolünde olduğunun anlaşılması, olay yerine gelen jandarmanın, maktule yönelik olabilecek saldırıları önleme ve kalabalığı yatıştırmaya çalışma şeklindeki çabalarının anılan sanığın sözleriyle engellenmesi ve kolluk görevlilerinin kalabalığı dağıtmak amacıyla maktulün yanından ayrıldığı sırada diğer sanık ...'ın bu durumdan yararlanarak maktule bıçakla saldırıp öldürmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ın olayın başından sonuna kadar tüm aşamalarında fiile katkı sağlamak niteliğindeki eylemleri ile aktif olarak olayın içinde bulunup, oğlu olan sanık ... ile fikir ve irade birliği içerisinde, dayanışmalı olarak, fiilin icrası ve sonuç üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle suça asli iştirakte bulunduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak cezalandırılması yerine, yardım eden sıfatıyla sorumlu tutularak 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca hakkında hükmolunan hapis cezasında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Doğanhisar Belediye Başkanlığı Vekilinin Temyiz İstemi İle Sanık ... Hakkında Suç İşlenmeye Tahrik Suçu Yönünden:
Doğanhisar Belediye Başkanlığı ile katılanlar ..., ... ve ...'nın suç işlemeye tahrik suçu yönünden suçtan zarar gören sıfatlarının, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca bu suçlardan açılan kamu davasına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçlardan verilen hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığından Doğanhisar Belediye Başkanlığı vekili ve katılanlar ..., ... ve ... vekilinin bu suçlar yönünden temyiz istemlerinin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden:
Sanık ...'ın 10.07.2021 tarihinde ölmüş olması nedeniyle bozma ilamı gereği verilen düşme kararının sanık müdafii tarafından temyiz edildiği anlaşılmış ise de ; ölüm ile vekalet ilişkisinin son bulması nedeniyle sanık ... müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık ... Hakkında Maktul ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürme, Sanık ... Hakkında Maktul ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Yardım Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri İle Sanık ... Hakkında Maktul ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Azmettirme Suçundan Verilen Düşme Kararı Yönünden:
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2023/491 Esas, 2024/219 Karar sayılı kararında katılanlar ..., ... ve ... vekilleri, Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ile sanıklar ... ve ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
D. Sanık ... Hakkında Maktul ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Yardım Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılanlar ..., ... ve ... vekili ile Cumhuriyet savcısının, temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2023/491 Esas, 2024/219 Karar sayılı kararının sanık ...'ın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında kaldığı, sanığın müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiği yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2025 tarihinde karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ceza Hukuku Özel Hükümler
Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen kasten öldürme suçunun nitelikli halleri (ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren haller) arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
A) Suçun, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla işlenmesi
B) Suçun, çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi
C) Suçun, bir suçu işleyememekten dolayı duyulan infialle işlenmesi
D) Suçun, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
E) Suçun, kan gütme saikiyle işlenmesi
Bu maddeyle ilgili 7 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.