Türk Ceza Kanunu 85. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[35]
İKİNCİ BÖLÜM
Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
Kasten yaralama[36][37]
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
1.537 karar eşleşti
12. Ceza Dairesi, 2021/3845 E., 2025/1542 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2013/58 Esas, 2015/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1, 22/3, 62, 53/1-2-3, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi 2021/3845 E. , 2025/1542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/601 E., 2020/475 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2013/58 Esas, 2015/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1, 22/3, 62, 53/1-2-3, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2015 tarihli ve 2013/58 Esas, 2015/371 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2018/593 Esas, 2019/9373 Karar sayılı kararı ile "TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, sürücü belgesinin asgari hadden çok fazla uzaklaşmak suretiyle ile geri alınmasına karar verilmesi, TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden hüküm kurulması, Yargılama aşamasında kendisini tek bir vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, her bir katılan için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, dört kişinin yaralanması ile neticelenen olayda; temel cezanın belirlenmesi sırasında TCK‘nın 89/4. maddesi yerine TCK’nın 85/1. maddesinin dayanak yasa maddesi olarak gösterilmesi, " nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2019/601 Esas, 2020/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85/1, 62, 51, 53/6 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ehliyetin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, kusur durumuna, sanık hakkında şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına, vekalet ücretine ve sair nedenlere ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Olayın mahiyeti dikkate alındığında verilen cezanın az olduğuna, sanığın hareketlerinin bilinçli taksir niteliğinde olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık savunması, katılanların beyanları, kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi, diğer tutanaklar, Mahallinde yapılan keşif ve keşif sonrası alınan bilirkişi raporu, doktor raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Olay günü sanık ... sevk ve idaresindeki 45 ... 6133 plakalı araç ile seyir halinde iken, konutlar kavşağında kırmızı ışıkta beklemekte olan katılan ...'un sevk ve idaresindeki 45 ... 4438 plakalı araca çarptığı, olay neticesinde katılan ...'un alınan kati doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda ikici derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, katılan ...'nın basit tıbbi müdahale ile iyileşir şekilde yaralandığı, katılan ...'ın ise alınan kati doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile iyileşmeyecek şekilde omurgasında 4. derecede ağır kırığının meydana geldiği, katılan ...'un alınan kati doktor raporuna göre ise basit tıbbi müdahale ile iyileşmeyecek şekilde yaralandığının tespit edildiği, meydana gelen olay nedeniyle katılanlar ..., ... ve ...'in ve Ruhmetullah'ın şikayetçi olduklarını beyan ettikleri; Trafik kaza tespit tutanağı içeriğine göre, vuku bulan olay nedeniyle önde giden araçları güvenli ve yeterli mesafeden izleme kuralığı ihlal ettiğinden sanık sürücü ...'nın asli kusurlu olduğu, katılan sürücü ...'un ise kusurunun olmadığının anlaşıldığı; Yargılama aşamasında yerel trafik bilirkişisi ile olay mahallinde keşif yapıldığı, yerel trafik bilirkişisinin sunmuş olduğu bilirkişi raporuna göre sabık ...'nın asli kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü katılan ...'un kırmızı ışıklı trafik lambasında beklediğinden kazada bir kusurunun olmadığının belirtildiği, dosyanın kusur tespit raporu aldırılmak üzere Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, Adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden gelen uzmanlık raporuna göre kırmızı ışıkta bekleyen katılan sürücü ...'un aracına arkadan çarpan sanık ...'nın asli kusurlu olduğunun, katılan sürücü ...'un ise olayda herhangi bir kusurunun olmadığının belirtildiği, Yapılan yargılama neticesinde; müşteki ve katılanların beyanları, kaza tespit tutanağı, keşif tutanağı, yerel bilirkişi raporu, adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından verilen uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın redde dayalı savunmalarına itibar edilmeyerek üzerine atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit olmakla TCK'nın 89/4.maddesi gereğince cezalandırılmasına (her ne kadar kısa kararda sanığın TCK'nın 85/1.maddesi gereğince cezalandırıldığı gösterilmiş ise de, bu madde sehven yazılmış olup, sanık TCK'nın 89/4.maddesi gereğince cezalandırılmıştır), sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve katılanlarda meydana gelen zararın büyüklüğü göz önüne alınarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayinine, ayrıca sanığın kırmızı ışıkta bekleyen katılanın aracına arkadan çarpmak suretiyle gerçekleşen eyleminde taksirin boyutunun bilinçli taksir boyutunda olduğu göz önüne alınarak cezasının TCK'nın 22/3.maddesi gereğince arttırılması şeklinde karar verildiği, sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 25/09/2019 tarih ve 2019/9373 Karar sayılı ilamı ile kararın bozularak döndüğü , Yargıtay ilamına uyularak belirtilen eksiklikler doğrultusunda sanığın sevk ve idaresindeki yolda önünde kırmızı jeep ile beklemekte olan katılanın aracına çarpması ile 4 kişinin yaralanması ile sonuçlanan olayda sanığın kırmızı ışıkta fren yapmasına rağmen öndeki araca çarpması göz önünde bulundurulduğunda sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı ve sanığın eylemi ile orantılı şekilde 6 ay süre ile ehliyetinin elinden alınmasına ve sanığın müştekilerin zararını gidermemiş olduğu hakkında TCK madde 51 madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek hüküm kurulduğu, her ne kadar kısa hükümde sanığın birden fazla katılana karşı taksirle yaralamaya neden olma suçu açısından cezai sorumluluğunun değerlendirilmesinde Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda TCK 89/4 maddesi uyarınca değerlendirme yapılsa da sehven kısa karar da TCK 85/1 olarak yazılan madde hükmü fark edilmiş ve bu husus gerekçeli karara şerh düşüldüğü anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dört kişinin yaralanması ile neticelenen olayda; temel cezanın belirlenmesi sırasında TCK‘nın 89/4. maddesi yerine TCK’nın 85/1. maddesinin dayanak yasa maddesi olarak gösterilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesindeki cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak 1 yıl 3 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
3-Yargılama aşamasında kendisini tek bir vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilirken vekalet ücreti miktarının gösterilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 1. Paragrafında "TCK 85/1" ibaresi yerine "TCK'nın 89/4" ibaresinin yazılması, denetim süresi belirlenmesine ilişkin 5. Pararafta bulunan "1 yıl müddetle denetim süresine tabi tutulmasına" ibaresinin "1 yıl 3 ay denetim süresine tabi tutulmasına" olarak değiştirilmesi, vekalet ücretine ilişkin Paragrafa AAÜT gereğince ibaresinden sonra gelmek üzere, "3.400 TL " ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2025 tarihinde karar verildi.
Diğer kararlar (4)
12. Ceza Dairesi, 2021/9151 E., 2025/4533 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri uyarınca 15.220,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesine 5 ay süre ile el konulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek du
12. Ceza Dairesi 2021/9151 E. , 2025/4533 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1052 E., 2020/388 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri uyarınca 15.220,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesine 5 ay süre ile el konulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 58/7. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; çarpmanın katılan geçişini tamamladıktan sonra olduğuna, bilirkişi raporu ile adli tıp raporu arasında çelişki olduğuna, tanık ...'un ifadesinin dikkate alınmadığına, yeni bir bilirkişi raporu alınmasının zorunlu olduğuna, oluşa uygun olmayan raporun hükme esas alındığına, kararın katılanlar lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; istinaf mahkemesince sanığın olay yerinden kaçtığı , olaydan sonraki davranışları kapsamında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığına ancak sanığın olay yerinden kaçmadığına, kazayı farketmediğine, tutanaklarda olay yerinin karanlık olduğunun zapta geçtiğine, yola doğru uzanan çalılıklar düşünüldüğünde sanığın ağaç dallarına çarpmış olabileceğini düşünmesinin olağan kabul edilmesi gerektiğine, sanığın kaçmasının söz konusu olmadığına, pişmanlığını ve üzgünlüğünü dile getirdiğine, hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, asgari hadden ceza tayin edilmesi gerektiğine, sanığın sürekli olarak %89 engelli raporu bulunduğuna bu nedenle hapis cezasının onanması halinde telafisi imkansız zararlar doğabileceğine, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21/12/2015 günü mağdur yaya ...'nin ikametinin karşısında bulunan ...'na gitmek üzere saat 18:00 sıralarında geceleyin ikametinden çıktığı, meskun mahalde gece vakti, aydınlatması mevcut, iki yönlü yolun solundan kaplamaya girerek yolun sağına kadar geldiği sırada cadde üzerinde sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde olan sanık ...'ın otomobilinin sağ ön kısmıyla koyu renk giyimli mağdur yayaya çarptığı, çarpmanın etkisiyle yol kenarına düşen ...'nin kaldırıldığı hastanede öldüğü, olay mahallinde asfalt zeminli yolda tek gidiş tek dönüş şeridinin bulunduğu, kaza yerine yakın bölümde herhangi bir trafik levhasının yer almadığı, caddenin ilçe merkezine gidiş istikametine doğru sol tarafında 50 metre aralıklarla aydınlatma direklerinin bulunduğu, sağ tarafında ise ağaçlık bir alanın olduğu, yine ilçe merkezine gidiş istikametinde asfalt zemin üzerinde 7.80 metre uzunluğunda fren izi bulunduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağında; "Araç sürücüsü olan sanığın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesinde düzenleme altına alınan 'Araçların hızlarını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak' kuralını ihlal ettiği, yaya ...'nin ise, aynı Kanunun 68/1-c maddesinde düzenlenen 'Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde trafiği tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmak' kuralını ihlal ettiği kanaatinin bildirildiği, mahallinde keşif yapıldığı, sonrasında da Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, raporda sürücü sanık ...'ın otomobil ile seyri sırasında aracının hızını far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamaması, olay yerine geldiğinde solundan kaplamaya girerek yolun sağına kadar gelmiş olan yayaya karşı fren tedbirine başvurmasına rağmen duramayarak aracının sağ ön kısmı ile çarptığı olayda tali kusurlu olduğunun bildirildiği, sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sabıkasının bulunduğu belirtilerek sanığın TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de, sanığın olay yerinden kaçması, olaydan sonraki davranışları, tekerrüre esas teşkil eden sabıkasının bulunması nazara alındığında sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanamayacağı halde uygulanmasına karar verilmesinin, sanığın taksirle yaralama suçundan tekerrüre esas teşkil eden sabıkasının bulunması, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan denetim süresi dolmuş olsa da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu nazara alındığında sanığa verilen uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmeyeceği halde sanığa verilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesinin, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasının, yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara ödenmesine karar verilmemesinin, sanığın şoförlükle geçimini temin etmesi ve tali kusurlu olması gözönüne alındığında, sürücü belgesinin mağduriyetine yol açacak şekilde geri alınmasına karar verilmesinin, kabule göre de; sanığa verilen uzun süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiğinde, sanığa 15.200,00TL adli para cezası verilmesi gerekirken 15.220,00TL adli para cezası verilmek sureti ile fazla ceza tayininin dosya kapsamına uymadığı ve yasaya aykırı olduğu değerlendirildiğinden katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf nedenleri belirtilen nedenlerle kısmen yerinde görülerek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında TCK'nın 85/1, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
21/12/2015 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 22/12/2015 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Demre Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2025 tarihinde karar verildi.
12. Ceza Dairesi, 2024/4055 E., 2025/2083 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddelerine göre 60.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...
12. Ceza Dairesi 2024/4055 E. , 2025/2083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/55 E., 2024/195 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında verilen hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMK'nın 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanıklarlar müdafilerinin yaptığı duruşmalı inceleme taleplerinin; 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddelerine göre 60.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında ayrıca inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl 6 ay süre ile yasaklanmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddelerine göre 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin sanıklar ... ve ... müdafiileri, sanıklar ... ve ... ile katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.12.2022 tarihli ilâmı ile beraat hükümlerinin onanmasına, diğer sanıklara ilişkin verilen hükümlerin ise bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiş ve sanıklar ..., ..., ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddelerine göre 18 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 22/6, 62/1. maddelerine göre 12 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümler verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri hakkında hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın yetersiz ve eksik inceleme neticesinde verildiğine, binanın temeli- bodrum katı ve zemin katının başkaları tarafından yapılmış olup, müvekkilinin 1. normal kattan itibaren sadece birçok kişiyle birlikte kalıp işçiliği yaptığı, demir bağlama işlerini başkasının yaptığı, betonun da başkaları tarafından yapılıp atıldığına yönelik ve Haziran 2012 tarihli Deprem Güvenlik Değerlendirme Raporu ile 29.06.2015 tarihli Ankara Ağır Ceza Mahkemesi marifetiyle oluşturulan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi hususundaki tevsii tahkikat taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğine, sanığın savunma hakkının sınırlandırıldığına, sanığın binanın demir ve beton işçiliğini üstlenmediğine, binanın inşasında rol almadığına, bodrum kat işlerinin yıkıma olan etkisinin; inşaatın temeli atıldıktan sonra kat sayısının 5'ten 7'ye çıkarılmış olmasının yıkımdaki etkisi incelenmediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulduğuna, ceza tayininde hakkaniyete aykırılık olduğuna, sanık hakkındaki hükmün gerekçeden yoksun olduğuna, sanığın kalıp ustası olarak ekibiyle birlikte kalıp işlerini kendisine verilen proje doğrultusunda yaptığına, demir işlerinin ise getirdiği değişik demir ustaları ve işçileri tarafından yapıldığına, sanığın malzeme alımında, projede, denetlemede, beton işlerinde hiçbir görevinin olmadığına, kalıp ve demir işi bitince ayrı bir beton ekibinin gelip beton döktüğüne, sanığın kusurunun bulunmadığına, sanığın kusursuz olması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, en azından bilirkişi raporlarının birbirleriyle çelişkili olması nedeniyle çelişkinin giderilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerektiğine, yine, sanığın çalışmaya başlamasından önce başkaları tarafından yapılan bodrum kat kolonlarının kesit ve donatı açısından yetersiz olmasının binanın yıkılmasında ne gibi bir etkisinin olduğunun mahkemece hükme esas alınan 29/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda açıkça tespit edilmeksizin toptancı bir anlayışla sanığa kusur yüklenmesinin ve bu rapor doğrultusunda eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; atılı suçun sübut bulmaması, suçun unsurları itibarıyla oluşmaması, suç vasfında hataya düşülmesi, hükümde hukuka aykırı ve dosya kapsamına uymayan delillere dayanılması, şartları oluşmadığı halde teşdiden ceza tayin edilmesi, cezanın ve seçenek yaptırımların hukuka uygun tatbik edilmemesi, savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, taşınmazın ..., ..., ... ve ... tarafından 20.06.2001 tarihinde her bir malikin ¼ hissesi olacak şekilde satın alındığına; avukat olan şu anda ise noterlik mesleğini icra eden müvekkili ...'ın bu taşınmazı yatırım amacıyla satın aldığına, inşaat sektörüne ilişkin hiçbir bilgisi ve tecrübesi olmayan müvekkilinin, alanında uzman bir müteahhit ile anlaşıp apartman yaptırabileceklerini ...’a söylemesine karşın, müvekkilinin haberi olmadan ...'ın müteahhitlik görevini üstlenerek inşaatın temel atma çalışmalarını başlattığına, müvekkilinin temel atma süreci başladıktan sonra bu durumdan haberi olduğuna, müvekkilinin inşaat sürecine hiçbir şekilde dahil olmadan yalnızca üzerine düşen masrafları ödediğine, yapılacak olan binadan birkaç daire sahibi olduğuna, müvekkili hakkında basit taksir hükümlerinin dahi uygulanmasını gerektirecek hiçbir kusurlu hareketinin bulunmadığına, yapı sahibi ve müteahhit olmasından bahisle müvekkili hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin binanın müteahhidi olmadığına, somut olayda bilinçli taksirin şartlarının oluşmadığına, müvekkilinin somut olayda sorumlu tutulmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; taksirli sorumluluğunun yasal unsurları gerçekleşmediğine, müvekkilinin, binanın yapımında kullanılan malzemeleri denetlemek, binayı yapım aşamasında kontrol etmek, binanın yapı projesine ve ruhsat dosyasına yapı elamanları yönünden uygun olup olmadığını denetlemek gibi görev veya yeteneği bulunmadığına, bu hususların teknik bilgi ve deneyimi gerektirdiğinden, fenni mesulün sorumluluğunda bulunduğuna, her ruhsat dosyası için yapının nizamına göre noter tarafından düzenlenen fenni mesul taahhütnamesi olduğuna, taahhütname ile fenni mesulün, inşaatın başlangıcından bitimine kadar binanın teknik uygulama sorumlusu olduğuna, kullanılacak her türlü malzemenin TSE ve diğer kalite standartlarında kullanılacağını, projede yer alan tüm hususların hem malzeme hem işçilik yönünden kendi sorumluluğunda yaptırılacağını kabul ve taahhüt ettiğini; müvekkilinin binanın inşası için üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiş ve gereken dikkat ve özeni fazlasıyla göstermiş olduğuna, dolayısıyla inşaatın yapım, malzeme ve işçilik yönünden müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığına, bu yönden müvekkiline atfedilebilecek bir kusur da bulunmadığına, bina enkazından numunelerin usulüne uygun alınmadığına, İTÜ'den yeniden rapor alınması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, bilinçli taksirin unsurlarının oluşmadığına, müvekkilin kendisi ve ailesi tarafından kullanılan ve aile apartmanı olarak inşa edilen ... Apartmanın yıkılması sebebiyle müvekkilinin bilinçli taksirle sorumlu tutulmasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığına, gerekçeli karar hakkının gözetilmediğine, KTÜ raporunun hatalı düzenlendiğine, cezanın alt haddinden yasal olmayan gerekçeler ile uzaklaşıldığına, cezanın belirlenmesinde kusur durumunun gözetilmediğine, cezanın alt haddinden yasal olmayan gerekçeler ile uzaklaşıldığına, TCK'nın 22 madde uyarınca yapılan indirimin az olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
D. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin yıkılan bina inşaatı için yalnızca taahhütname imzaladığına, müvekkilin binada fenni mesullük yapmadığına ve dosyadaki tek eyleminin, inşaat için taahhüt vermek olduğuna, müvekkilin fenni mesullüğünün kağıt üzerinde olduğuna, fenni mesul olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığına, müvekkilinin ancak İmar Kanunu madde 22'de öngörülen usul gerçekleşirse madde 28'e göre sorumlu tutulması gerekeceğina, müvekkilinin fenni mesul olarak sorumlu olması için bina bitiminde teknik rapor ve yapı kullanım izin belgesi düzenlemesi gerektiğine, söz konusu belgelerin müvekkili tarafından düzenlenmediği için müvekkilinin fenni mesul kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanıklarının tümünün suçtan sorumluluğu kabul edilse dahi, herkesin aynı oranda kusurlu olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, inşaat mühendisi, yapı sahibi, belediye personeli olan sanıkların yaptığı eylemler aynı olmadığından kusurun da farklı olması gerektiğine, ancak bu hususta gerekli araştırma ve tespit yapılmadan aynı cezaların verildiğine, müvekkilinin atılı suçtan sorumluluğu kabul edilse dahi suçun basit taksirle işlenen halinden sorumlu tutulması gerektiğine, kararın müvekkili lehine bozulmasını gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23 Ekim 2011 günü saat 13:41'de Van ilinin kuzeyinde merkezi ... Köyü olan şiddeti yaklaşık 7,1 - 7,3 şiddetinde odak derinliği 19,02 km olan deprem nedeniyle Kışla Mahallesi 12 ada 6 parselde bulunan ... Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu 43 kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Haziran 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; ... Apartmanının yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 2001 tarihli ... Mühendislik tarafından hazırlanan ve TMMOB Jeoloji Mühendisleri odası Van İl Temsilciliği tarafından onaylı inşaat alanı jeoteknik etüt raporu, YGS mühendislik tarafından hazırlanan ve Tedaş onaylı elektrik tesisat projesi, ... mimarlık tarafından hazırlanan mimari proje, 2001 tarihli yapı ruhsatı talep dilekçesi, 2008 tarihli yapı kullanma izin belgesi, muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 2001 yılı ve/veya sonrasında yapıldığının anlaşıldığı, binaya ait mimari, statik ve elektrik tesisat projelerinin olduğu ancak statik hesap raporları ile zemin raporlarının bulunmadığı, ... Apartmanının yapım yılına göre, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sisteminin betonarme olup bodrum, zemin ve 6 normal olmak üzere toplam 8 kattan oluştuğu, yapı ruhsatına göre binanın bodrum, zemin ve 6 normal olmak üzere toplam 8 kattan oluştuğu, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde belirtilen bodrum, zemin ve normal kat yüksekliklerinin mimari ve statik proje ile uyumlu olmadığının belirlendiği, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin “7.2 Genel Kurallar” bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgi verildiği, ... Apartmanına ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımının 14.82N/mm2 olarak elde edildiği, ayrıca, karot dayanımları arasındaki değişim aralığının 10.85-22.28N/mm2 olduğu, bunun da binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına geldiği, elde edilen ortalama basınç dayanımının da 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16’yı sağlamadığı, yönetmeliğin “7.2.5. Malzeme Dayanımları” Bölümünde birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılması zorunludur ibaresinin bulunduğu, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin “7.7.4 Kolon Enine Donatı Koşulları ” bölümünde kolon sarılma bölgeleri, kolon orta bölgeleri ve kolon-kiriş birleşim bölgeleri için dikkate alınması gereken uzunluklar, bu bölgelerdeki etriye yüzdesi, çap ve aralıkları hakkında bilgiler verildiği, ... Apartmanı için hazırlanan bilirkişi raporuna göre, etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından ve binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğunun belirlendiği, yine bilirkişi raporu ile proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde de farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde çimento hamuru-agrega arasında aderans çözülmesi olduğunun belirlendiği, Mahkemece hükme esas alınan 29.06.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu depremde yıkılan ... Apartmanına ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklerle itibar edildiği, sanık ...'nin yıkılan binanın fenni mesulü olduğu, meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, bu sebeple sanığın taksirinin bulunduğu, sanık ...'ın binanın sahibi ve müteahhidi olduğu, sanık ...'ın ise binanın yapımına başlandığı andan itibaren bina sahibi olarak yapımından sorumlu oldukları halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle sorumlu oldukları, sanık ...'ın bina yapılırken dair satın alan kişi konumundan dolayı, sanık ... binanın ilk katı yapılırken hisselerini satıp bina sahibi konumundan ayrıldığı bu sebeple, binanın yıkılmasından dolayı herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı, sanık ...'nun dosya bilgilerine göre sadece mimari projeden sorumlu olduğu, sanık ... 'in binanın elektrik ve tesisat projelerden sorumlu olması nedeniyle binanın yıkılmasından dolayı herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı, sanık ... 'in usta olarak inşa sorumluluğunu üstlendiği binayı, inşaat tekniğine uygun bir şekilde imal etmede gerekli dikkat ve özeni göstermediği için sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varıldığı ve mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddelerine göre 60.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında ayrıca inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl 6 ay süre ile yasaklanmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddelerine göre 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin sanıklar ... ve ... müdafiileri, sanıklar ... ve ... ile katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.12.2022 tarihli ilâmı ile;
"...B-Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... müdafiileri, sanık ..., sanık ... ile katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, bu konuda .... Noterliğine ait 01.07.2003 tarih ve 3374 numaralı taahhütnameyi vermiş olan sanık ...'nin fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sanık ...'nin sorumlu olduğu, sanık ...'ın inşaat ustası olarak inşa sorumluluğunu üstlendiği, binayı inşaat tekniğine uygun bir şekilde imal etmede gerekli dikkat ve özeni göstermediği için sorumluluğunun bulunduğu, sanıklar ..., ...'ın ise, söz konusu binanın sahipleri ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu oldukları halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduklarının kabul ve tespit edildiği olayda; 1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizliklerini denetlemeyen, bu nedenle birinci derece deprem bölgesinde bulunan ... Apartmanının tamamen çökmesine ve 43 kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması,
2-Depremde yıkılan ... Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlayamadığı, etriye aralığı açısından ve binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, bilirkişi raporu ile proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde de farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde çimento hamuru-agrega arasında aderans çözülmesi olduğunun belirlendiği, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanıkların yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-TCK'nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 1 yıl 6 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmesi,
4-Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi..." gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına, beraat hükümlerinin onanmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, sanıkların savunmaları alınmış ve sanıklar ..., ..., ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddelerine göre 18 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 22/6, 62/1. maddelerine göre 12 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Soruşturma aşamasında, ... Apartmanının enkazından gerekli tespitlerin yapılarak numune alınması amacı ile fotoğrafçı bilirkişi, kadastro teknisyenleri, inşaat mühendisleri, röntgen ve çizim teknikeri ile karot cihazını kullanan bilirkişiler ve mahalli bilirkişi eşliğinde ... Apartmanın enkazının bulunduğu yere gidildiği ve olay yerinde incelemelerde bulunularak bina enkazından yeteri kadar karot numunesi, yeteri kadar beton ve yeteri kadar sayı, çap ve uzunlukta demir çubuk numunesinin alınarak keşif işleminin icra edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 19.12.2011 tarihinde zemin etüdünün yapılması amacıyla iki inşaat mühendisi, 1 jeoloji mühendisi, fotoğrafçı bilirkişi, 1 mimar ve sondaj aracı ile birlikte binanın yıkıldığı yere gidildiği ve gerekli incelemeler yapılarak binanın yıkıldığı yerin hemen yanından sondaj kuyusu açılarak analiz için belirli derinliklerden farklı örneklerin alındığı, olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere kadastro bilirkişileri tarafından yıkılan binaya ilişkin ada, parsel, taşınmaz cinsi ve taşınmaz yüzölçümünü ve krokisini gösterir 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı, yine 19.12.2011 tarihli olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere, inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından binanın kiriş, döşeme, perde ve kolonlarına, kullanılan demire, etriye aralığına, çiroza dair bilgiler içeren 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı, olay yerinde zemin etüdüne ilişkin yapılan incelemelere esas olmak üzere ise jeoloji mühendisi tarafından binanın bulunduğu yerin zemin özelliklerini içerir 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı, aynı tarihli ön inceleme raporunda binada bodrum kat bulunduğunun, bodrum kat çöktüğü için ve enkaz çalışmaları bitmediğinden röleve çalışmasının yapılamadığının belirtildiği, taşınmazın proje aşamasındaki yapı sahibinin, proje müellifinin, ilgili belediye biriminin, binanın yapım ve bitim aşamasındaki sorumlularının (yapı sahibi, proje müellifi, teknik uygulama sorumlusu vs) tespiti için ilgili evrakların bilirkişiye tevdii edildiği, buna ilişkin 24.07.2012 tarihli raporun hazırlandığı, daha sonra bina enkazından alınan karot, beton ve demir numuneleri, zeminden alınan numuneler, bunlara ilişkin hazırlanan bilirkişi raporları ve yapı ruhsatı ve eklerini içeren belediye dosyasının yapı özellikleri ve sorumlu kişiler hakkında rapor hazırlanması için dosyanın Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümüne Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla gönderildiği, Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Haziran 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda da; birinci derece deprem bölgesinde yer alan ... Apartmanının taşıyıcı elemanların donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği, oluş, dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, ölenler hakkında tanzim olunan ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin gösterildiği, bunun nitelendirmesinin yapıldığı, hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtildiği ve bunun dayanaklarının gösterildiği, hükmün yeterli gerekçeyi içerdiğinin belirlendiği, ayrıca yıkılan binaya ilişkin sorumlulukları tespit edilen Belediye görevlileri temyiz dışı sanıklar Burhan Aldaşer, Mehmet Marufoğlu ve Bülent Erdinç hakkında soruşturma izni istendiği, ancak soruşturma izni kesinleşmediğinden, bu kişiler yönünden soruşturma evrakının ayrılmasına karar verildiği ve yapılan yargılama sonunda mahkemece görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, hükümlerin sanıklar müdafii tarafından vekalet ücretine hasren temyizi üzerine dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2021/8025 Esas sayılı evrakı ile arşivde olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki eksik incelemeye, hükmün yeterli gerekçeyi içermediğine ve Belediye görevlileri hakkında görülmekte olan davanın işbu dava dosyası ile birleştirilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Depremde yıkılan ... Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; numunelerin ortalama basınç dayanımının 14.82N/mm2 olarak elde edildiği, ayrıca, karot dayanımları arasındaki değişim aralığının 10.85-22.28N/mm2 olduğu, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlayamadığının belirlendiği, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; binanın inşa edildiği tarihte yürürlükte olan ilgili yönetmelik de belirtilen şartları sağlamayan malzemelerin inşaatlarda kullanılması, birinci derece deprem kuşağında olduğu bilinmesine rağmen heterojen yapıya sahip beton kullanılması, hasar ve yıkımlara neden olabileceği düşünülmeksizin bina yapılacak yerin jeolojik yapısının dikkate alınmadan zayıf nitelikli zeminlere inşaat yapılması, malzeme ve işçilikte ucuza kaçılması, gerek proje gerek inşaat aşamasında teknik eleman, mimar ve mühendislerden yeterince yararlanılmaması, gerekli kontrollerin (bina sahibi ve müteahhidi olan kişi/ kişiler, fenni mesul, belediye vs tarafından) yapılmaması deprem tecrübesi oldukça acı olan ülkede yaşayan ve bina yaptıran kişiler tarafından öngörülebilir nitelikte olacağından, yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar ... ve ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bilinçli taksir hükümlerinin sanıklar hakkında uygulanmaması gerektiğine yönelik bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre;
1. 23 Ekim 2011 günü saat 13:41'de Van ilinin kuzeyinde merkezi ... Köyü olan şiddeti yaklaşık 7,1 - 7,3 şiddetinde odak derinliği 19,02 km olan deprem nedeniyle Kışla Mahallesi 12 ada 6 parselde bulunan ... Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu 43 kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; Mahkemece Dairemizin 27.12.2022 tarihli ilâmına uyularak sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; bozma sonrası yapılan yargılamada toplanan deliller, sanıkların savunmaları ve tanık anlatımları dikkate alındığında, binanın yapı sahibi ve müteahhidinin sanık ... ile depremde ölen ... 'in olduğu, binada çalışan işçilerin sanık ...'dan emir ve talimat aldığı, kullanılan malzeme ve işçiliğin sanık ... tarafından temin edildiği ve inşaatın tamamlandığı, sanık ...'ın ise sadece yapı sahiplerinden biri olduğu ve binanın proje, ruhsat ve yapım aşamasında hiçbir etkisi ve müdahalesinin olmadığı, yapı ruhsatı talep dilekçesi, 2008 tarihli yapı kullanma izin belgesi ile mimari, statik ve elektrik tesisat projelerinde sanık ... ile depremde ölen ... 'in yetkili olarak gösterildiği, yapı sahiplerinden biri olan sanık ...'ın ise yıkılan binaya ilişkin olarak hiçbir aşamada müteahhitlik yapmadığı, binanın projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında hiçbir etkisi ve müdahalesinin olmadığının anlaşılması karşısında; atılı suç bakımından kusuru bulunmadığı anlaşılan sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
2.Mahkemece Dairemizin 27.12.2022 tarihli ilâmına uyularak sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; bozma sonrası yapılan yargılamada toplanan deliller, sanıkların savunmaları dikkate alındığında, binanın yapımında inşaat ustası olarak çalışmış olan sanık ...'ın kendisinden önce başka bir ekip tarafından temel atılmış olan bodrum katı ve zemin katı bitmiş olan binada 1.kattan itibaren sanık ... tarafından temin edilen malzemelerle kalıp ve demir işçiliği yapmış olduğu, ayrıca sanıkların anlatımlarına göre binada pek çok işçi ve ustanın çalıştığı, inşaat mühendisi teknik sorumlusu bulunan bir binanın, 1.katından itibaren kalıp ve demir işçiliğini yapmış olan sanık ...'a kusur yüklenemeyeceği, ayrıca sanığın atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin de bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B- Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olayda; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde, TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, sanıklar ... ve ...'ın inşaatın proje, yapım ve iş bitimi aşamasındaki görevleri itibariyle meydana gelen ölümler bakımından olayın gerçekleşmesindeki etkileri, yasal yükümlülükleri dikkate alınarak, cezanın belirlenmesindeki bireyselleştirme unsuru gözetilmek suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, benzer olaylarla karşılaştırıldığında eylem ile ceza arasındaki muvazeneyi bozacak şekilde ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde yaptırım miktarlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 5237 sayılı TCK'nın 22/6.1. cümlesinin uygulanabilmesi için taksirle hareket sonucu neden olunan neticenin, münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesi gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması gerektiği, böyle bir netice ile birlikte başka bir neticenin de meydana gelmiş olması halinde anılan fıkra ile uygulama yapılamayacağı gözetilmeden, depremde eşi ve iki çocuğunu kaybeden sanık ... hakkında TCK’nın 22/6. maddesinin ikinci cümlesi uygulanarak tayin edilen cezada indirim yapılması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanık sanık ...'ın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2025 tarihinde karar verildi.
12. Ceza Dairesi, 2021/1225 E., 2025/5161 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile meslek ve sanatının icrasının yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname il
12. Ceza Dairesi 2021/1225 E. , 2025/5161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/18 E., 2016/19 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile meslek ve sanatının icrasının yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebebi; kusur tespitine, eksik inceleme ile karar verildiğine, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, asıl sorumlu ve yükümlünün ... Yapı İnşaatının olduğuna, ... İnşaatın kurulan iskelenin ve kalıbın güvenliğini sağlamaktan ve kontrolünden de tek başına sorumlu olduğuna, malzemenin hatalı olması ile kaza arasında illiyet bağı olmadığına, sanığın kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığına, sanığın güvenlik önlemleri, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hiçbir davranışı olmadığına, sanığın yüzüne sözlü olarak HAGB verildiği sözylenmiş, o anda tarafına duruşma zaptı ibraz edilmemiş, duruşmadan birkaç gün sonra çıkacağı ifade edilmiş olduğu, UYAP üzerinden tarafımızca yapılan sorgulama sonrası sanık ile ilgili verilen cezalar konusunda büyük şaşkınlıkla karşı karşıya kalmış olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesini, mahkemece aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasına, yargılama harç ve giderleri ile yasal vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'in İliç-Kemah yolu ... mevkiinde yapımı devam eden İçtaş İnşaat Şirketine bağlı taşeron ... Yapı İnşaat Şirketine ait şantiyede işçi olarak çalıştığı, olay günü ölenin işçi arkadaşları olan tanıklar ..., ..., ... ile birlikte viyadük ayaklarından karayoluna yakın olanının üstüne kalıp dökmek amacıyla çıktıkları, çalışmaya devam ettikleri sırada ölen ...'in bulunduğu taraftaki ahşap kalıbın aniden çöktüğü ve ...'in yüksekten düşmesi sonucu öldüğü olayda; mahkemece hükme esas alınan 20/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda, "...Sanık ... 'ın betonarme kalıbın yıkılmasını önlemesi için konulmuş olan çelik bağlantı elamanının yeterli sağlamlıkta olmamasından dolayı, kalıbın beton atılması esnasında yıkılıp bir insanın ölümüne sebep olduğu için asli kusurlu, müteveffa ...'in ise kusurunun olmadığı..." şeklinde görüş bildirilmesi üzerine, kazaya konu ankraj parçasının üretim aşamasından sonraki gerekli denetimi yapmayarak iş kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile meslek ve sanatının icrasının yasaklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Sanığın sadece ...'in ölümünden sorumlu olduğu ve bu nedenle sanık hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 85/1. maddesi yerine sehven TCK'nın 85/2. maddesinin yazılması,
2. 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, mühendis olduğu anlaşılan sanığın çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 6 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, İliç Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasındaki "TCK.85/2" ibaresinin, "5237 sayılı TCK'nın 85/1.maddesi" olarak değiştirilmesi, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2025 tarihinde karar verildi.
12. Ceza Dairesi, 2021/4712 E., 2025/2995 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına;
12. Ceza Dairesi 2021/4712 E. , 2025/2995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/139 E., 2018/1047 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, ehliyetsiz sürücü ...'in biraz daha yavaş seyir halinde olsaydı yada panik yapmasa idi çok rahat sanığın aracının solundan geçip gidebilecek şartlara sahip olduğuna, ehliyetsiz sürücü sanık ... panik ve aşırı sürat nedeni ile bu kazaya sebebiyet verdiğine, sanığın kusursuz ve suçsuz olduğuna, hakkında takdiri indirim uygulanan sanık hakkında TCK.50.maddesinin uygulanmamasının çelişkili ve kanuna aykırı olduğuna, tayin edilen cezaya, cezanın seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi talebine, kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu, kaza anındaki kaza tespit tutanağı ve diğer tüm belgelerde sanık ...'in tali kusurlu olduğu belirtilmekteyse de sanığın yaşanan olayda hiçbir kusuru olmadığına, tayin edilen cezaya, TCK m.62 uygulanmamasına, cezanın paraya çevrilmesi talebine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine, mahkeme aksi kanaatteyse alt sınırdan ceza verilerek TCK m.62.maddesinin uygulanmasına, verilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi talebine, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 12:10 sıralarında sürücü belgesi bulunmayan sanık sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde, seyir yönüne göre sol taraftan gelip kontrolsüzce kavşağa giriş yapan sanık sürücü ...'un sevk ve idaresindeki kamyonete sağ yan kesiminden sürtünme şeklinde çarpmış, çarpmanın etkisi ile sağa doğru kontrolsüzce yönelen otomobilin yolun sağında seyreden katılan sürücü ... idaresindeki bisiklete ve durakta otobüs beklemekte olan yayalar ..., ... , ..., ... ve ...’ya çarpması sonucu, ...'in öldüğü, katılanlar ... ve ...'nın hayati tehlike geçirecek ve vücutlarında 4.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, ...’nın vücudunda 6.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde, ... ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 31.05.2017 tarihli raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde sanık ...'un asli kusurlu, sanık ...'nin ise tali kusurlu olduğu kabul edilmiş ve sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak sanıklar hakkında alt sınır aşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayin edilmesi gerekirken cezaların alt sınırdan az uzaklaşılarak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ceza Hukuku Özel Hükümler
Bir trafik kazasında (K), taksirli eylemiyle (L)'nin ölümüne, (M) ve (N)'nin ise yaralanmasına neden olmuştur. (K) hakkında uygulanacak hüküm nedir?
A) Bir kasten öldürme ve iki kasten yaralama suçundan ayrı ayrı ceza verilir.
B) Bir taksirle öldürme ve iki taksirle yaralama suçundan ayrı ayrı ceza verilir.
C) TCK m.85/2 uyarınca, fiil birden fazla kişinin ölümüne veya bir kişinin ölümü ile birlikte bir/birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğundan tek bir ceza verilir.
D) Sadece en ağır sonuç olan (L)'nin ölümünden dolayı taksirle öldürme cezası verilir, yaralamalar şikayete tabidir.
E) Zincirleme suç hükümleri uygulanarak ceza artırılır.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.