Türk Ceza Kanunu 96. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı,[47]
İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli
Terk
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
35 karar eşleşti
8. Ceza Dairesi, 2022/2520 E., 2023/1592 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2009 tarihli iddianamesi ile sanıkların eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca dörder kez cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
8. Ceza Dairesi 2022/2520 E. , 2023/1592 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/743 E.,2021/59 K.
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2009 tarihli iddianamesi ile sanıkların eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca dörder kez cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2014 tarihli kararı ile ;
a. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi , 39 uncu maddesinin bir ve ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ;
b. Sanık ... hakkında katılanlar ..., ...,... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ,üçüncü fıkrasının (b) bendi ile 53 üncü maddesi uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
3. Bu karara karşı sanıklar ..., ..., ... ve müdafiileri, sanık ... müdafii, sanık ..., katılan ... vasisi ... ve katılan ... vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 31.10.2018 tarihli ilamı ile zihinsel ve ruhsal engelleri nedeniyle meramlarını ifade edemeyecek derecede malul oldukları anlaşılan katılanlara, istemleri aranmaksızın vekil görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, sanıklara yüklenen eylemin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen eziyet suçunu oluşturduğu ve sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin katılanlara yönelik eylemleri yönünden,asli fail olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle katılanlar ... ve ...'a karşı işlenen suçlar yönünden kurulacak hükümlerde ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu Bakırköy 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.012021 tarihli ve 2018/743 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararı ile ;
a. Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ...'un katılan ... a yönelik eziyet suçundan: 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi , 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 307 ... maddesinin beşinci fıkrası gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları saklı tutularak sanıkların neticeten 6 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ,
b. Sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ...'un katılan ...'ya yönelik eziyet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 5271 sayılı Kanun'un 307 ... maddesinin beşinci fıkrası gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları saklı tutularak sanıkların neticeten 6 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına,
c. Sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ...'un katılan ...'a yönelik eziyet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
d. Sanıklar ..., ..., ..., ... ... ve ...'un katılan ... a yönelik eziyet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... vekilinin, sanıklara alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine,
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ve delil yetersizliğine ,
3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine,
4. Sanık ...'un , kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ,
5. Sanık ... müdafiinin, kararın hukuka aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, delil yetersizliğine
6. Sanık ... müdafiinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediği yolunda şüphe dışında somut delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğünün ... hizmet alımı yoluyla sözleşmeli olarak 80.Yıl Bakırköy Özürlüler Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğünde hasta bakım elemanı sıfatıyla görev yapan sanıkların kurum bünyesinde koruma altında bulunan zihinsel engelli mağdurları 05.01.2009 tarihi ve öncesinde sürekli şekilde aşağıladıkları, darp ve cebire maruz bırakıp, vücutlarında sigara söndürdüklerine ilişkindir.
2. Aynı kurumda hasta bakıcı olarak görev yapan tanık İ.E'nin Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne dilekçe vererek, sanıklar ... , ...,... ve ...'in zihinsel engeli olan hastalara sürekli olarak şiddet uyguladığını bildirmesi ile soruşturmaya başlanıldığı anlaşılmıştır.
3. Tanık İ.E 'nin yargılama aşamasında sanıklardan ... ve ...'ın katılanlara yönelik bir eylemi olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
4. Mağdurların zihinsel engelli olup kendilerini ifade edecek durumda olmadıkları, sadece ...'un konuşma kabiliyetinin olduğu sosyal hizmet uzmanınca düzenlenen 16.01.2009 tarihli tutanak ile belirlenmiştir.
5. Dosyada mevcut adli rapor içeriklerinde sanıkların basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları ve bozma öncesi mahkemece aldırılan 10.02.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre yaraların bir kısmının sigara yanığı olmasının muhtemel olduğu tespit edilmiştir.
6. Aynı kurumda bedensel engeli nedeni ile kalmakta olan tanık Y.E idari soruşturma sırasında alınan ifadesinde, katılan ...'un kendisine "... çeneme vurdu, ... sırtımda sigara söndürdü" dediğini beyan etmiştir.
7. Yine aynı kurumda çalışan tanık N.B, katılan ...'un kendisine sırtındaki yaraları ... ve ...'un yaptığını söylediğini beyan etmiştir.
8. Sanıklar aşamalarda suçlamayı kabul etmemişlerdir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında katılan ... ve ...'a; sanık ... hakkında katılan ...'a, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik eziyet suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
1. Sanıklar hakkındaki şikayet dilekçesi, tanık İ.E beyanları,adli raporlar, ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların zihinsel engelli olup beden ve ruh bakımından kendilerini savunamayacak durumda olan katılanları şiddete maruz bırakarak insan onuruyla bağdaşmayan acı çekme ve aşağılamaya yol açan sistematik ve süreklilik arz eden fiilleri işledikleri bu şekilde üzerilerine atılı eziyet suçunun unsurları oluştuğu anlaşıldığından, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı eziyet suçunun asli dava zamanaşımı süresinin 15 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olacağı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanıklar ... ve ... hakkında bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda katılan ...'a yönelik eziyet suçundan kurulan hükümde tayin olunan hapis cezalarının 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince 6 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 307 ... maddesinin beşinci fıkrası gereğince sonuç olarak 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, bu aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi olanaklı görülmüştür.
B. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a, sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a, sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik eziyet suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde :
Sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde kasten yaralama, hakaret, tehdit ve cinsel taciz niteliği taşıyan, insan onuruyla bağdaşmayan, mağdurun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine ve aşağılanmasına yol açan davranışların eziyet suçunu oluşturacağı cihetle, hangi sanığın hangi katılana karşı eziyet niteliği taşıyan eylemleri gerçekleştirdiğinin karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik eziyet suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, dosya kapsamında dinlenen tanıkların sanıkların katılanlara yönelik eziyet teşkil eden eylemleri olduğuna dair görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı ve bozma öncesi mahkemece alınan tanık İ.E'nin ifadesinde açıkça sanıklar ... ve ...'nin katılanlara karşı bir eyleminin olmadığını belirttiği anlaşılmakla; sanıkların yüklenen suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak somut ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı eziyet suçundan kurulan hükümler yönünden:
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2018/743 Esas ,2021/59 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... katılan ...'a yönelik eziyet suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2018/743 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hüküm fıkralarında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulandığı paragraflardan sonra gelen "sanıkların neticeten 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin çıkartılarak yerlerine "sanıkların cezasının 6 ay hapis cezası üzerinden infazına " ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a, sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a, sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a, sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ...'a karşı eziyet suçundan kurulan hükümler yönünden:
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2018/743 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekili ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafileri ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.
Diğer kararlar (4)
8. Ceza Dairesi, 2008/8713 E., 2010/8267 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
26.1.2006, 19886/32) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesi eziyet suçunu düzenlemektedir.
8. Ceza Dairesi 2008/8713 E. , 2010/8267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen itirazların reddine, ancak:
1- Sanıkların, yasa dışı yollardan yurda giriş yapan ve Avrupa ülkelerine geçmek üzere Doğubayazıt'tan İstanbul'a gitmek isteyen "81" göçmeni, elverişli ulaşım aracı olmayan üzeri branda ile örtülmüş kamyon kasasına sığdırarak Ağrı ili Eleşkirt yakınlarında kolluk görevlilerince yakalanmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs aşamasında kaldığı, 765 sayılı TCK.nun 20l/a-2 maddesinin 2. fıkrasında göçmen kaçakçılığına teşebbüs halinin tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı hükmünün aksine, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinde böyle bir düzenlemeye yer verilmemiş olduğundan, 5237 sayılı TCK nun 79. maddesindeki göçmen kaçakçılığı suçunun bütün hallerine teşebbüsün olanaklı bulunduğu gözetilerek verilecek cezanın teşebbüs nedeniyle anılan yasanın 35. maddesine göre dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirileceği gözönüne alınıp olaya 765 sayılı TCK.nun ve 5237 sayılı TCK.nun bir bütün halinde 5252 sayılı Yasanın 9/3 madde ve fıkrası uyarınca ayrı ayrı uygulanarak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi ve buna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Göçmenlerin yaşamlarını ve vücut bütünlüklerini de tehlikeye sokmak suretiyle taşımalarına yönelik olarak 765 sayılı TCK.nun 201/a-3 madde ve fıkrasındaki yaptırıma benzer bir düzenlemenin 5237 sayılı TCK.nun da bulunmadığı gözetilerek, göçmenlerin insanlık onuruyla bağdaşmayacak biçimde taşınmalarından dolayı sanıklara 5237 sayılı TCK uyarınca alt hadden uzaklaşılarak bir ceza tayinin hak ve orantılılık ilkesine uygun bir uygulama olacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1 nolu bozma nedeninde Başkan ... ve Üye ..., 2 nolu bozma nedeninde Üye ... karşı oyu ile istem gibi (BOZULMASINA), 9.6.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE: Sanıkların eylemlerinin tamamlandığı düşüncesi ile daire sayın çoğunluğunun 1 nolu bozma nedenine katılmıyoruz.
KARŞI DÜŞÜNCE:765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 201/a-3. madde-fıkrasında göçmen kaçakçılığı suçunun “… kaçak göçmenlerin yaşamlarını veya vücut bütünlüklerini tehlikeye soktuğu veya insanlık dışı veya onur kırıcı muamele biçimlerine tabi kılınmalarına neden…” olacak biçimde işlenmesi halinde cezanın artırılmasını düzenlemişti.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesinde ise söz konusu nitelikli hal düzenlenmemiştir. Önceki yasa döneminde suçun nitelikli şekilde işlenmiş olması halinde, yeni yasa döneminde maddi olayın hangi madde ya da maddeler kapsamında kaldığının öncelikle saptanması ve karşılaştırmanın da buna göre yapılması gerekmektedir. Söz gelimi 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlükte olduğu evrede “işlenen teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmaktan dava açıldığı ve kesinleşen kararda da suçun bu çerçevede üçten fazla kişinin katılımıyla işlendiği göz önüne alındığında, 5237 sayılı Yasanın 188/5 ve 220. maddelerinin de uygulanması ile sonuç cezanın belirlenmesi” gerektiği Ceza Genel Kurulunun 4.7.2007 tarih ve 128/177 sayılı kararıyla belirtilmiştir. 6. Ceza Dairesi de 765 sayılı TCK.nun 493/1-son maddesi uyarınca açılan davada hükümden sonra 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacak uyarlamada 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 168/1, 151/1, 73/8 maddelerinin nazara alınması gerektiğine karar vermektedir. (ör. 26.1.2006, 19886/32) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesi eziyet suçunu düzenlemektedir. Eziyet kavramının içinde kişilere aşırı sıkıntı, güçlük, cefa, zahmet verme vb. gibi fiiller mevcuttur. (... Üzülmez: “Yeni Türk Ceza Kanunun da işkence ve eziyet suçu” Hukuk ve Adalet, sayı: 5, Nisan 2005, s.244) Göçmenlerin; söz gelimi, çaresizliklerinden yararlanılarak, küçük teknelere ya da diğer araçlara sıkıştırılması, ahırlarda barındırılması, nehir veya deniz kenarlarına bırakılması vb. biçimlerdeki insanlık dışı ve onur kırıcı muameleler rahatlıkla eziyet kavramı içinde değerlendirilebilir. Nitekim 5237 sayılı TCK.nun temelini oluşturan, ancak yasalaşmayan ve Başbakanlık Makamının 12.5.2003 tarih ve 2092 sayılı yazılarıyla TBMM-Başkanlığına sunulan “Türk Ceza Kanunu Tasarısı”’nın 131. maddesinin 3. fıkrasında “kaçak göçmenlerin yaşamlarını veya vücut bütünlüklerini tehlikeye soktuğu veya insanlık dışı veya onur kırıcı muamele biçimlerine tabi kılınmalarına neden” olunması suçun nitelikli hali olarak düzenlenmiş ve gerekçede de “örneğin taşıma kapasitesinin çok üzerinde bir gemiye veya uçağa göçmen yüklenmesiyle, kaçak göçmenlerin yaşam veya vücut bütünlüklerinin tehlikeye sokulması veya bu olasılığın ciddi olarak ortaya çıkması halinde” cezanın artırılacağı açıklanmıştı. “Göçmenlerin insanlık veya onur dışı muamele biçimlerine, örneğin çok kötü taşıma koşullarına tabi kılınmaları” da ayrıca bir ağırlaştırıcı neden olarak sayılmıştı. Yasalaşmayan bu düzenleme, 765 sayılı TCK.nun 201/a-3 fıkrasına koşut bir düzenlemeydi. Öte yandan 96.ncı maddenin gerekçesine göre de “bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunması gerekir.” 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9/3. maddesine göre “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.”
Somut olayın yasadışı yollardan Türkiye’ye giriş yapan ve Avrupa ülkelerine geçmek üzere Doğubayazıt’tan İstanbul’a gitmek isteyen “81 göçmeni, elverişli ulaşım aracı olmayan üzeri branda ile örtülmüş kamyon kasasına sığdıran sanıkların eylemlerini 765 sayılı TCK.nun 201/a-3 maddesine uygun olması karşısında, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca 765 sayılı Kanunun 201/a-3 maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 79. ve 96. maddelerinin birlikte karşılaştırılması ve lehe kanun buna göre saptanmalıdır. Göçmen sayısının birden fazla olması nazara alınarak 5237 sayılı TCK.nun 96 ve 43/2. maddelerinin yanı sıra 79. madde ile 201/a-3 maddesinin öngördüğü cezanın karşılaştırılıp somut uygulama yapıldıktan sonra lehe yasanın belirlenmesi gerekir. 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinde bulunmayan “insanlık onuruyla bağdaşmayacak biçimde taşıma” aynı kanunun 96. maddesine uygun düşmektedir. Nitekim Dairemizin 18.1.2010 tarih ve 2008/2447 esas ve 2010/72 sayılı kararında 765 sayılı TCK.nun 201/2-3 maddesi uyarınca açılan davada mukayesenin 5237 sayılı TCK.nun 79/1, 35 ve 96/1. maddeleriyle karşılaştırma yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Bu gerekçelerle bozma kararının (2) nolu bendine katılmıyorum.
8. Ceza Dairesi, 2024/20711 E., 2024/6781 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
8. Ceza Dairesi 2024/20711 E. , 2024/6781 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/114 E. 2024/105 K
SUÇ : Eziyet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2014/309 Esas ve 2015/804 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eziyet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kararın sanık vasisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 15.09.2021 tarihli, 2020/15157 Esas ve 2021/17599 Karar sayılı ilamı ile "Sanık vasisinin karar tarihinden sonra sunmuş olduğu temyiz dilekçesinde, kardeşi olan sanığın akıl hastası olduğunu belirtmesi ile dilekçe ekinde sunduğu Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Hastanesi'nin 29.12.2011 tarihli Sağlık Kurulu Raporu'nun onaysız fotokopisinde orta derecede akıl zayıflığı ve zeka geriliğinin bulunan sanığa vasi tayini gerektiğinin ve mahkemece dinlenilmesinde fayda bulunmadığının belirtilmesi karşısında; sanığın daha önce tedavi gördüğü kurumlardan tüm tedavi evrakları temin edilerek, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 32/1-2. maddeleri kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden veya Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu raporu aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması, gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında sanık hakkında alınan Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 27.12.2023 tarihli raporunda, sanıkta hafif düzeyde akıl zayıflığı bulunduğu ancak cezai ehliyetinin tam olduğu belirtilmiştir.
5. Gaziantep 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli, 2024/114 E. 2024/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eziyet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçlamaları kabul etmediğine ve kararın lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ile resmi nikahlı eşi olan katılanın evlendiği günden bugüne sanıktan şiddet gördüğü, en son olay tarihinden üç gün önce sanığın "seni istemiyorum nereye gidersen git" diye saldırıp katılanı darp ettiği, vücudunun çeşitli yerlerinde sigara söndürdüğü ve "senin sülaleni, aileni sinkaf edeyim" diyerek hakaret ettiği, bunun üzerine katılanın Nizip' e annesinin evine geldiği ve Nizip Devlet Hastanesinden alınan doktor raporuna göre, sol el bileği dış yüzeyinde 1x1 boyutlarında halka şeklinde yanık izi, sağ ayak bilek arkasında 1x1 cm halka şeklide yanık izi, sol ayak ön yüzünde kurut oluşmuş ve yara izi, sol ayak diz iç kısmında 10 x5 cm eski yanık izinin mevcut olup yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez ve yanık izi bırakacak şekilde olduğu, sanığın bu suretle eziyet suçunu işlediğine ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanı ve bu beyanları doğrular nitelikteki , katılanda eski ve yeni yara ve yanık izleri bulunduğuna dair adli rapor içeriği dikkate alındığında , sanığın resmi nikahlı eşini uzun yıllar boyunca sistematik bir şekilde darp edip vücudunda sigara söndürmek suretiyle eşe karşı eziyet suçunu işlediği anlaşıldığından, Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli 2024/114 E. 2024/105 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2021/14110 E., 2024/3014 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varÇocuk Mahkemesi
tam metni aç
1.Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2014 tarihli iddianamesiyle, suça sürüklenen çocuklar hakkında eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca (iki kez) cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
8. Ceza Dairesi 2021/14110 E. , 2024/3014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/633 E., 2016/53 K.
SUÇ : Eziyet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2014 tarihli iddianamesiyle, suça sürüklenen çocuklar hakkında eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca (iki kez) cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Aydın Çocuk Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli kararıyla, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca her bir mağdura yönelik eylemleri nedeniyle ikişer kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, mağdurların şikayetçi olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Suça sürüklenen çocuk ...'un temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, mağdurların şikayetçi olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, mağdurlar ile suça sürüklenen çocukların Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun B-4 koğuşunda tutuklu olarak kaldıkları, 18.09.2013 tarihinde, infaz koruma memurlarının mağdurları çok miktarda çamaşır yıkarken görmeleri üzerine mağdur ...'ın soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla ifadesi alınan infaz koruma memurları ......, ve ......,.'ye suça sürüklenen çocuklar tarafından kendilerine kötü muamelede bulunulduğunu söylediği ve aynı tarihte mağdurların şikayet dilekçesi vererek suça sürüklenen çocukların kendilerine vurduklarını, çamaşır yıkattıklarını, uyutmadıklarını, ayakta beklettiklerini, az yemek yedirttiklerini, şınav çektirdiklerini, gelen eşyalardan az yararlanmalarına neden olduklarını, ayaklarına çakmak tutup uyandırdıklarını beyan ettikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;
1.5237 sayılı Kanun'un "Eziyet" başlıklı 96 ncı maddesinin birinci fıkrasında eziyet suçunun maddi unsuru,“bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmek” şeklinde belirtilmiş, ancak bu davranışların ne olduğu somut olarak ortaya konulmamıştır. Ancak maddenin gerekçesinde; eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerektiği belirtilmiştir.
Eziyet serbest hareketli bir suçtur. Mağdurun gerek bedensel gerek ise ruhsal yönden acı çekmesine neden olacak, mağdurda utanma, korku, acizlik ve değersizlik duygusu uyandırıp onurunu zedeleyecek hareketler eziyet kapsamındadır. Bu suç tipinde mağdur, objektif olarak aşağılayıcı ve eza verici hareketler aracılığıyla, insan olma niteliğinin gerekli kıldığı düzeyin objektif olarak altında kalan ve kişiliğinin derhal ya da ileride gelişebilmesi için gerekli olan dengeye olarak etki edebilecek muamelelere tabi kılınmaktadır.
Eziyet teşkil eden fiiller, kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Eziyetten söz edebilmek için, maddenin gerekçesine göre eziyet oluşturan fiillerin sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sistematik olmaktan kastedilen, mağdura karşı yapılan birden fazla saldırının, genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların bir parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesidir. Sistematik olma hali, hareketlerin eziyet suçunu oluşturup oluşturmadığını tespite yarayan kriterlerden biridir. Hareketlerin sistematik biçimde uygulanması, mağdura yönelik davranışların belli bir süreç içinde düzenli ve bir bütünlük arz eder biçimde yapılmasını gerektirir. Bu sebeple mağdura yönelik hareketler, fail tarafından bilerek ve istenerek belirli bir süreçte genel bir tutum çerçevesinde bir bütünün parçası olarak veya belirli bir plan dahilinde işlenirlerse eziyet suçu oluşur. Burada çeşitli nitelikteki hareketler objektif olarak belirli bir şiddeti içermekte, asgari düzeyde bir ağırlığa ulaşmaktadır. Hareketler bir bütün halinde objektif olarak eziyet teşkil edecek boyuta ulaştığında, başka bir deyişle asgari bir düzeyde şiddete ulaştığında suç tamamlanmış olacaktır.
2.Olay tarihinde, fazla miktarda çamaşır yıkarken görülen mağdurların, soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla ifadesi alınan infaz koruma memurlarına, yaklaşık 17 gündür aynı koğuşta birlikte kaldıkları suça sürüklenen çocuklar tarafından dövüldüklerini, çamaşırının yıkattırıldığını, uyumalarına engel olunduğu, ayakta bekletildiklerini, az yemek yedirildiğini, şınav çektirildiğini, gelen eşyalardan az yararlanmalarına neden olduklarını, ayaklarına çakmak tutup uyandırıldıklarını beyan etmeleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, mağdurlar hakkında aldırılan adli muayene raporlarında herhangi bir darp cebir izine rastlanmadığı, bahse konu olaya yönelik bilgi ve görgüsü bulunan tanık bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuğun eylemini mağdura yönelik olarak belli bir süreçte ve sistematik şekilde gerçekleştirildiğine dair eziyet suçundan mahkumiyetine yeterli kesin, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı ancak mağdur ...'i bir defa tokatla dövdüğünü ikrar ettiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında yaralama suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak;
Suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk hakkında yargılama konusu yaralama eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 66 ncı maddenin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B.Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında mağdur ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden;
Olay tarihinde, fazla miktarda çamaşır yıkarken görülen mağdurların, soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla ifadesi alınan infaz koruma memurlarına, yaklaşık 17 gündür aynı koğuşta birlikte kaldıkları suça sürüklenen çocuklar tarafından dövüldüklerini, çamaşırının yıkattırıldığını, uyumalarına engel olunduğu, ayakta bekletildiklerini, az yemek yedirildiğini, şınav çektirildiğini, gelen eşyalardan az yararlanmalarına neden olduklarını, ayaklarına çakmak tutup uyandırıldıklarını beyan etmeleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, mağdurlar hakkında aldırılan adli muayene raporlarında herhangi bir darp cebir izine rastlanmadığı, bahse konu olaya yönelik bilgi ve görgüsü bulunan tanık bulunmadığı ve mağdur ...'ın aşamalarda alınan çelişkili beyanlarında suça sürüklenen çocukların kendisine karşı herhangi bir hukuka aykırı fiilde bulunmadıklarını beyan ettiği, suça sürüklenen çocukların eylemlerini mağdurlara yönelik olarak belli bir süreçte ve sistematik şekilde gerçekleştirildiklerine dair eziyet suçundan mahkumiyetlerine yeterli kesin, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklar hakkında atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Aydın Çocuk Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2014/633 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararına kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında mağdur ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Aydın Çocuk Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2014/633 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocukların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.
8. Ceza Dairesi, 2023/162 E., 2023/1914 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Yargıtay (8.) Ceza Dairesinin 16.03.2020 tarih, 2019/28678 esas ve 2020/11601 karar sayılı ilamıyla "...TCK.nın 96 maddesinde düzenlenen eziyet suçunu oluşturması karşısında tek olan fiilin bölünerek bir kısım eylemlerin kötü muamele olarak kabulü ile bu suçtan beraat, bir kısım fiillerin eziyet olarak kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK.nın 225/1
8. Ceza Dairesi 2023/162 E. , 2023/1914 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Eziyet etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2013 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesi ve 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının a ve b bentleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 232 nci maddesi yönünden beraatine; 86 ncı maddesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; 96 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasının (b) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl
6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Karar katılanlar vekili ve sanık tarafından temyiz edilmiştir.
3. Yargıtay (8.) Ceza Dairesinin 16.03.2020 tarih, 2019/28678 esas ve 2020/11601 karar sayılı ilamıyla "...TCK.nın 96 maddesinde düzenlenen eziyet suçunu oluşturması karşısında tek olan fiilin bölünerek bir kısım eylemlerin kötü muamele olarak kabulü ile bu suçtan beraat, bir kısım fiillerin eziyet olarak kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK.nın 225/1 maddesine aykırı hareket edilmesi ayrıca mağdura ait adli raporda sözü edilen yaraların çeşitliliği, nitelikleri ve olayın oluş şekli gözönüne alınarak eziyet suçundan cezanın alt sınırdan önemli miktarda uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekirken asgari hadden ceza tayini, II) Kabul ve uygulamaya göre de; çocuğa karşı eziyet eylemi nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesinin TCK.nın 96/2-a maddesi yerine aynı Yasanın 96/3-b fıkrası olarak gösterilmesi suretiyle CMK.nın 232/6 maddesine aykırı davranılması," şeklindeki gerekçeyle bozma kararı verilmiştir.
4. Yargıtay (8.) Ceza Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli kararıyla alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir; karar katılanlar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi en üst hadden ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay sanığın suç tarihinde 7 yaşında olan ve üvey kızı olan katılan ...'ı geceleri altını ıslattığı için sürekli şiddet uygulama, cinsel bölgelerini ve göğüs kısımlarını ocakta ısıttığı pense ile tutup çekme, elini arkasından bağlayarak geceleri çıplak yatırma, pense ile tırnağını çekme, tekme ile vurma şeklindeki eylemlerle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan ... beyanında "Üvey babam beni tuvalete göndermiyordu, hatta bir gün penseyi ocakta ısıttı ve tuvalet yaptığım yere getirerek bu penseyi dayadı ve yaktı. Ayrıca penseyi yine bir gün göğüs bölgeme getirdi pense ile göğüslerimi çekti, neden yaptığını bilmiyorum, ancak ben tuvaletimi daha önce altıma yapmıyordum. Ben geceleri annem ile babamın odasında yatıyordum. Babam geceleyin elimi ip ile arkadan bağladı, neden bağladığını bilmiyorum. Ben hiç çıplak yatmadım. üvey babam yine bir gün sol işaret parmağımın tırnağını tamamen çekti. Ben de bağırdım canım acıdı. Kardeşlerim salona geldiler. Annem de yanımızdaydı. Annem babama bir şey söylemedi. Annem yine bir gün bana kızmıştı, neden kızdığını bilmiyorum, saçlarımı çekti kopardı. Annemden ve üvey babamdan şikayetçiyim, annem beni aramıyor, babam herhangi bir şekilde özel bir yerlerime dokunmadı. Yukarıda anlattığım şekilde eylemleri gerçekleştirdi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Katılan ... Kalkan aşamalardaki beyanlarında "... benim üvey babam olur, ... de öz annemdir, o dönem İskenderun da aynı evde yaşıyorduk, ... ve İrem benim kardeşlerimdir. küçük kardeşim ...'e üvey babam devamlı vuruyordu. Beni de bir kaç kez yumrukla dövdü. Yine bir gün sabah salondan ağlama sesi geldi, ...'ün sesiydi, gittiğimizde ...'ün işaret parmağının tırnağı çekilmişti ve ağlıyordu, üvey babamın elinde de pense vardı, üvey babama sorduğumuzda yanlışlıkla çektiğini söyledi. ... üvey babamın göğüslerini pense ile çektiğini söyledi. Ancak korktuğu için anlatamıyordu. Sorduğumuzda bir şey yok diyerek kız kardeşim tedirgin cevap veriyordu. Kız kardeşim ... bu şekilde korkutulduğu ve dövüldüğü için sık sık altını ıslatıyordu. ...'e devamlı küçük acı biber veriyordu, bunları yiyeceksin diyordu, bu olaylar annemin gözü önünde oldu. Annemin herhangi bir şekilde uyardığını görmedim. Annemin bana ve ...'e vurduğu oldu, daha çok ...'e vuruyordu, ... çalıştığı için ona vurmuyorlardı. ... işten gece bir gün geç gelmişti üvey babam ...'u dövdü sadece ben bu olayı hatırlıyorum. Üvey babam küçük kardeşimi tuvalete göndermediği için altına yapıyordu. Hatta büyük tuvaletini de bir kez yaptı. Bu eylemlerini üvey babam ve annemin bu tür davranışlarından sonra gerçekleştirdi, üvey babam ...'ü yine bir gün yaz günüydü üzerinde bir şey yokken altındaki kilot ile çıplak betona yatırdı, bu şekilde uyumasını istedi, annem ve üvey babamdan şikayetçiyim, davalara katılmak isterim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Katılan ... hakkında düzenlenmiş İskenderun Devlet Hastanesinin 08.10.2012 tarih ve 55686 nolu raporunda; göğüs bölgesinde çeşitli boyutlarda künt travmaya bağlı çok sayıda ekimotik lezyonlar, vulvada ve sol inguinal bölgede geniş ekimotik lezyonlar, BTM ile giderilebileceği, hayati tehlikesinin bulunmadığının bildirilmiştir.
5. Sanık aşamalarda atılı suçu kabul etmemektedir.
6. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Oluş, tüm dosya kapsamı, katılan çocuk ve kardeşlerinin üvey baba olan sanığın katılan çocuğa eziyet ettiğine dair aşamalardaki ve birbirleriyle uyumlu beyanları, bu beyanların sağlıklı olduğuna dair pedagog görüşü ile beyanları doğrulayan doktor raporları, polis tutanakları ve bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde; İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarih, 2020/254 Esas ve 2022/705 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarih, 2020/254 Esas ve 2022/705 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ceza Hukuku Özel Hükümler
Eziyet suçu ile işkence suçu arasındaki temel farklardan biri, failin sıfatıdır. Eziyet suçunun faili kim olabilir?
A) Sadece kamu görevlileri.
B) Sadece üstsoy veya altsoy.
C) Herkes.
D) Sadece eş veya kardeş.
E) Sadece mağdurla aynı konutta yaşayanlar.
Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.