5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 114

Ceza Muhakemesi Kanunu 114. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 114 – (1) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanığın rızasıyla güvencenin mağdurun haklarını karşılayan veya nafaka borcuna ilişkin bulunan kısımlarının, istedikleri takdirde, mağdura veya nafaka alacaklılarına verilmesini emredebilir. (2) Soruşturma ve kovuşturmanın konusunu oluşturan olaylar nedeniyle, mağdur veya nafaka alacaklısı lehinde bir yargı kararı verilmiş ise, şüpheli veya sanığın rızası olmasa da ödemenin yapılması emredilebilir. Güvencenin geri verilmesi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
12. Ceza Dairesi, 2012/24939 E., 2013/14265 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır ceza Mahkemesi
maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının, güvencenin bedelinin irat kaydına ilişkin bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Sanığın yatırdığı 10.000 TL güvence parasının 5271 sayılı CMK'nın 113-115 maddeleri gereğince sanığa geri verilmesine” bendinin eklenmesine, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜ
12. Ceza Dairesi         2012/24939 E.  ,  2013/14265 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet ve sürücü belgesinin geri alınmasına. Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, ölenin yolcu olarak bulunduğu motosikletin tescilsiz olup farlarının yanmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hakkında adli kontrol kararı verilen sanığın, 24.06.2009 tarihinde talimat mahkemesinde alınan beyanında duruşmalardan vareste tutulmayı talep etmiş olmasına rağmen sanığın bu talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden nakti kefalet bedelinin sanığın mazeretsiz olarak duruşmalara katılmadığından bahisle hazineye irat kaydına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının, güvencenin bedelinin irat kaydına ilişkin bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Sanığın yatırdığı 10.000 TL güvence parasının 5271 sayılı CMK'nın 113-115 maddeleri gereğince sanığa geri verilmesine” bendinin eklenmesine, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

12. Ceza Dairesi, 2012/30725 E., 2013/16142 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Sanığın soruşturma aşamasında yatırdığı 3.000.00 TL güvence parasının 5271 sayılı CMK'nın 113-115 maddeleri hükümlerine göre geri verilmesine” şeklinde bent eklenerek hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyl
12. Ceza Dairesi         2012/30725 E.  ,  2013/16142 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 51/1-3, 53/6, 63.maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine ve oluşa göre; sanığın olay günü saat 10:00 sıralarında sevk ve idaresindeki kamyonu ile, Dodurga Caddesi üzerinde seyir halinde iken, meskun mahal sınırları içinde bulunan olay yeri olan No:37 önlerine geldiğinde, sağ taraftan yola giren 2009 doğumlu yaya ...'a aracının ön kısmı ile çarpıp sol arka teker ile üzerinden geçmesi sonucu ölümüne neden olduğu, kazanın oluşumunda trafik kazası tespit tutanağına göre, yola birden bire çıkan ve yaklaşan araca ilk geçiş hakkını bırakmayan maktulün tamamen kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, adli tıp raporuna göre, sanığın yönetimindeki kamyon ile seyri sırasında yola gereken dikkatini göstermediği, dikkatsiz seyri nedeniyle sağ taraftan yola giren çocuk yayayı zamanında fark edip önlem almadığı, önlemsizce aracının ön kısmı ile yayaya çarpması ve sol arka tekerleği ile üzerinden geçmesi sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, olayın tek görgü tanığı olan Yakup Uysal'ın beyanına göre, sanığın ölene aracının yan tarafı ile değil ön kısmı ile çarptığı, kaza mahallinin yerleşim yeri sınırları içinde olduğu, sanığın fren tedbirine başvurmadığı için yolda fren izine rastlanılmadığı, olay yeri inceleme raporuna göre, çarpma noktası ile kaza sonrası kamyonun durduğu yer arasındaki mesafenin 18 metre olarak ölçülmesi gözönüne alındığında, sanığın hızını aracının özelliğine ve mahal şartlarına göre ayarlamadığı ve hükme esas alınan adli tıp raporunun oluşa uygun olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasını öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eksik inceleme yapıldığına, kusuru olmadığına, kazaya ölen çocuğun neden olduğuna, bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin; katılan vekilinin de, sanığın cezasının ertelenmemesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın soruşturma aşamasında yatırmış olduğu 3.000.00 TL güvence parasına ilişkin karar verilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Sanığın soruşturma aşamasında yatırdığı 3.000.00 TL güvence parasının 5271 sayılı CMK'nın 113-115 maddeleri hükümlerine göre geri verilmesine” şeklinde bent eklenerek hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.