5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 303

Ceza Muhakemesi Kanunu 303. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 303 – (1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse. b) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iddiasına uygun olarak sanığa kanunda yazılı cezanın en alt derecesini uygulamayı uygun görürse. c) Mahkemece sabit görülen suçun unsurları, niteliği ve cezası hükümde doğru gösterilmiş olduğu hâlde sadece kanunun madde numarası yanlış yazılmış ise. d) Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun, suçun cezasını azaltmış ve mahkemece sanığa verilecek cezanın belirlenmesinde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç olmaktan çıkarılmış ise birinci hâlde daha az bir cezanın hükmolunması ve ikinci hâlde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse. e) Sanığın açıkça saptanmış olan doğum ve suç tarihlerine göre verilecek cezanın belirlenmesinde gerekli indirim yapılmamış veya yanlış indirim yapılmış ise. f) Artırma veya indirim sonucunda verilecek ceza süresi veya miktarının belirlenmesinde maddî hata yapılmış ise. g) Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesindeki sıralamanın gözetilmemesi yüzünden eksik veya fazla ceza verilmiş ise. h) Harçlar Kanunu ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanununa göre düzenlenen ücret tarifesine aykırılık mevcutsa. Yargıtay kararının gönderileceği merci

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

269 karar eşleşti
16. Ceza Dairesi, 2020/6315 E., 2021/4423 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
hakkında ayrı ayrı; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca müebbet hapis cezalarını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi,
16. Ceza Dairesi         2020/6315 E.  ,  2021/4423 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma, Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme, Silahla tehdit, Gece vakti yol kesmek suretiyle ya da konut veya iş yerinde yağma, Haksız arama ... 01.08.2016, ... 19.07.2016, ... 17.10.2016, ... 03.11.2016, ... 25.07.2016, ... 10.07.2017, ... 15.10.2016, ... 21.07.2016, ... 24.10.2017, Diğer sanıklar yönünden 15.07.2016 Hüküm : I- Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca müebbet hapis cezalarını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında müştekiler ... ve ...'a karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 309/2, 37/1, maddeleri delaletiyle 109/1-2-3 a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca ikişer kez 15 yıl hapis cezaları içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, III-Sanıklar ... (TC: 56866396986), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüse yönelik katılan ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/1, 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası, 3-)Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ..., ... ve ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 116/1-4, 119/1, a, c, e, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası, 4-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan katılan ... Bekiroğlu'na karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, IV-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; sanıklar ..., ... hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, V-Sanıklar ..., ... hakkında ayrı ayrı; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüse yönelik katılan ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası, 3-)Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ..., ... ve ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 116/1-4, 119/1, a, c, e, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası, 4-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan katılan ...'na karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası, 5-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İbrahim Başaran'a karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası, 6-)Silahla tehdit suçundan katılan ..., müştekiler ..., ... ve ...'a yönelik eylemlerine ilişkin; TCK'nın 106/2, a, c, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 43/2, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, VI-Sanıklar ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüse yönelik katılan ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/1, 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası, 3-)Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ..., ... ve ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 116/1-4, 119/1, a, c, e, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası, 4-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ...'a karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası, 5-) Silahla tehdit suçundan katılan ..., müştekiler ..., ... ve ...'a yönelik eylemlerine ilişkin; TCK'nın 106/2, a, c, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 43/2, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, VII-Sanıklar ..., ... hakkında ayrı ayrı: 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis Cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüse yönelik katılan ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası, 3-)Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ..., ... ve ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 116/1-4, 119/1, a, c, e, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası, 4-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan katılan ...'na karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası, 5-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan müştekiler ... ve ...'a Karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 309/2, 37/1, maddeleri delaletiyle 109/1, 2, 3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca ikişer kez 18 yıl hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, VIII-Sanıklar ..., ... hakkında ayrı ayrı; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan müştekiler ... ve ...'a Karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 309/2, 37/1 maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ikişer kez 15 yıl hapis cezalarını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, IX-Sanıklar ..., ... hakkında ayrı ayrı; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan katılan ...'na karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, X-Sanıklar ..., ... hakkında ayrı ayrı; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüse yönelik katılan ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası, 3-)Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ..., ... ve ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 116/1-4, 119/1, a, c, e, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası, 4-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan katılan ...'na karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası, 5-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan müştekiler ... ve ...'a Karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 309/2, 37/1 maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ikişer kez 18 yıl hapis cezası, 6-)Yağma suçuna ilişkin iki kez TCK'nın 149/1, d, h maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebine ilişkin sanıkların kastının olmadığından bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatlerini içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, XI-Sanık ... hakkında; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüse yönelik katılan ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/1, 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası, 3-)Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ..., ... ve ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 116/1-4, 119/1, a, c, e, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası, 4-)Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan ...'a karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, XII-Sanık ... hakkında; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüse yönelik katılan ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası, 3-)Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ..., ... ve ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 116/1-4, 119/1, a, c, e, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası, 4-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ...'na karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası, 5-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ...'a karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, XIII-Sanık ... hakkında; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüse yönelik katılan ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/1, 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası, 3-)Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ..., ... ve ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 116/1-4, 119/1, a, c, e, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası, 4-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ...'na karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası, 5-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan müştekiler ... ve ...'a Karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 309/2, 37/1 maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca iki kez 18 yıl hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, XIV-Sanık ... (TC: 17335378322) hakkında; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüse yönelik katılan ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası, 3-)Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ..., ... ve ...'e karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 116/1-4, 119/1, a, c, e, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası, 4-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan katılan ...'na karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 37/1 ve 35. maddeleri delaletiyle 109/2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası, 5-)Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan müştekiler ... ve ...'a karşı eylemlerine ilişkin; TCK'nın 309/2, 37/1 maddeleri delaletiyle 109/1-2-3, a, b, c, d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca iki kez 18 yıl hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, XV- 1-)TCK'nın 309/1 maddesi uyarınca anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkum olan sanıkların üzerilerine atılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütü üyesi olma suçlarından haklarında verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararları ile 2-)Sanıklar ..., ..., ... (TC: 17335378322), ... ve ...’in müştekiler ... ve ...'a karşı işlemiş oldukları iki ayrı haksız arama suçuna ilişkin verilen ceza verilmesine yer olmadığına kararlarına dair, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddi, XVI-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı; 1-)Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları bakımından TCK'nın 309/2, 311, 312 gereğince cezalandırılmaları istenilmişse de atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatleri ile, 2-)TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezasını içeren hükümlere dair, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca yargılama giderlerine ilişkin kısımlar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, XVII-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma suçları bakımından TCK'nın 309/2, 311, 312, 314/2 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istenilmişse de atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerini içeren hükümlere dair, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddi Temyiz edenler : Sanık ... müdafileri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... (TC: ...) müdafii, sanık ... (TC: ...) ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafiileri, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiileri, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ..., sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve eşi ile müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafileri, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafiileri, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafileri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... Civelek müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafiileri, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, katılan T.C. Cumhurbaşkanı ... vekili, katılan ... vekili, katılan 65. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilleri Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bir kısım sanıklar ile müdafilerin duruşmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE, I-Katılan T.C. Cumhurbaşkanı ... vekili, katılan ... vekili, katılan 65. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve T.C. Cumhurbaşkanlığı vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; A-Milli Savunma Bakanlığının; Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Nitelikli Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Silahla Tehdit, Gece Vakti Yol Kesmek Suretiyle ya da Konut veya İş yerinde Yağma, Haksız Arama suçlarından; B-Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının, T.C. Cumhurbaşkanı ...'ın ve 65. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin; Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçları dışında kalan tüm suçlardan; Suçların niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmedikleri ve bu nedenle de davaya katılma haklarının bulunmadığı ve davaya katılmalarına ilişkin verilen kararlar da hukuki değerden yoksun olup, hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceğinden, katılan T.C. Cumhurbaşkanı ..., ..., katılan 65. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve T.C. Cumhurbaşkanlığının bu suçlara yönelik temyiz istemlerinin, CMK'nın 298/1. maddesi gereğince REDDİNE, II-Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların üzerilerine atılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİNİ ORTADAN KALDIRMAYA VEYA GÖREVİNİ YAPMASINI ENGELLEMEYE TEŞEBBÜS ETME, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİ ORTADAN KALDIRMAYA VEYA GÖREVİNİ YAPMASINI ENGELLEMEYE TEŞEBBÜS ETME ve SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA suçlarından haklarında verilen ceza verilmesine yer olmadığına kararları ile sanıklar ..., ..., ... (TC: ...), ... ve ...’in müştekiler ... ve ...'a karşı işledikleri iddia edilen HAKSIZ ARAMA suçlarından haklarında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları, CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan, mezkur ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar yönünden temyiz istemlerinin CMK'nın 298/1. maddesi gereğince REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; III-HUKUKİ AÇIKLAMALAR: Ayrıntıları, Dairemizin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 E. 2019/1953 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla, sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde, yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak, amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). IV-15 TEMMUZ 2016 TARİHLİ DARBE TEŞEBBÜSÜNÜN ORGANİZASYONU VE PLANLANMASINA YÖNELİK OLARAK YAPILAN HAZIRLIK TOPLANTILARI: FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir Empati Danışmanlık isimli şirket adına örgüt mensupları tarafından kiralanan Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi 2880 Sokak No:3 Ankara adresindeki bir villada 2016 yılı Temmuz ayının başında başlayan ve 10.07.2016 Pazar gününe kadar süren toplantıların gerçekleştirildiği, söz konusu bu toplantıların katılımcıları arasında örgütün üst düzey TSK imamlarından firari durumdaki örgüt yöneticisi Adil Öksüz ve Hava Kuvvetlerindeki sözleşmeli subayların imamı olan Birol Kurubaş isimli sivil şahıslar ile Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/109 Esas sayılı dosyasında görülen Genelkurmay Çatı dosyasının sanıklarından olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanlığı Teşkilat Şube Müdürü Kurmay Albay Bilal Akyüz, Genelkurmay Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanlığında Şube Müdürü Kurmay Albay Mustafa Barış Avıalan, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı 1. İstihbarat Analiz ve Değerlendirme Daire Başkanı Tuğamiral ... Hava Kuvvetleri Komutanlığı Müşterek Hedef Analiz Yönetim (MÜHAYİM) Başkanı Tuğgenera..., İstanbul Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral..., Jandarma İstihbarat Okul Komutanı Jandarma Kurmay Albay..., Genelkurmay Personel Başkanlığı Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral..., Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapan Kurmay Albay... ve Genelkurmay Başkanı Başdanışmanı Kurmay Albay ... isimli asker kişilerin olduğu, bu toplantılarda her kuvvetten askerin kendi aralarında oluşturduğu grupların çalışmalar yaparak darbe girişiminin detayları ile bu eylemlerde görev alacakların görev ve sorumluluklarının belirlendiği, Yıllık izinde olan sanık Kurmay Yarbay ...'ın, Ankara Mamak'taki 28. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına bağlı 2. Mekanize Piyade Taburu Komutanı Kurmay Yarbay ... tarafından çağrılması üzerine 11 Temmuz 2016 günü Ankara'ya geldiği, firari bir örgüt mensubu tarafından kiralanan Çaldıran Mahallesi 494. Cadde No:46/11 Keçiören adresindeki eve aynı gün akşam saatlerinde birlikte gittikleri, burada asker kişiler...,....,...,...,...,...,...'ın katıldığı bir toplantıya katıldıkları, bu toplantıda Tuğgeneral...'nun yönetime el koyacaklarını söylediği ve Ankara'daki kritik noktalarla kamu kurum ve kuruluşlarına nasıl konuşlanacakları gibi hususları konuşup darbe girişimine ilişkin planlamalar yapıldığı, bu plan çerçevesinde harita üzerinde Ankara'nın ikiye bölünüp hangi birliklerin kontrolünde olacağının belirlendiği, sanık Kurmay Yarbay ...'ın Ankara'daki birliğine katılışını henüz yapmamış olması nedeniyle eski çalıştığı yer olan İstanbul'da görevli olduğu ve darbe girişiminin İstanbul ayağıyla ilgili planlama yapan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargahında Proje Yönetim Şube Müdürü olan sanık Kurmay Albay ...'nin yanına götüreceklerinin söylendiği, akabinde sanık Kurmay Yarbay ...'ın Kurmay .... tarafından sanık Kurmay Albay...'nin olduğu ve firari sanık Kurmay Albay ...'in kullandığı Ümitköy semtindeki bir eve götürüldüğü, 12 Temmuz 2016 günü akşam saatlerinde sanık Kurmay Yarbay Murat Yanık ile firari sanıklar Kurmay Albay Uzay Şahin ve Kurmay Binbaşı ...nun katıldığı ve sanık Kurmay Albay ... tarafından yönetilen bir toplantının bu evde gerçekleştirildiği, söz konusu toplantıda sanık Kurmay Albay ...'nin İstanbul'a ilişkin planlamaların yapıldığını, hangi birliklerin nereleri kontrol altına alacağını, enterne edilecek askeri personelin kimler olduğunu, aralarındaki haberleşme için bir WhatsApp grubu kurulması gerektiğini ve İstanbul Maltepe'deki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığından gelişmeleri takip ederek Ankara'daki Genelkurmay Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezine bilgi aktarımında bulunmalarını söylediği, Bu toplantıyı müteakiben sanık Kurmay Yarbay ... ile firari sanıklar Kurmay Albay... ve Kurmay Binbaşı ....’nun, kendilerine verilen İstanbul'da yapılması gerekenleri organize etme görevini yerine getirmek amacıyla 13 Temmuz 2016 günü saat 04.00 sıralarında Ankara'dan İstanbul'a doğru hareket ettikleri, Darbe girişiminin İstanbul ayağındaki eylem ve faaliyetlerin koordine edilmesi noktasında görevli sanık Kurmay ...nin de 13 Temmuz 2016 günü Ankara'dan İstanbul'a geldiği, 13 Temmuz 2016 günü saat 19.00 ile 14 Temmuz 2016 günü saat 01.30 arasında İstanbul Maltepe'deki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında yaptıkları toplantıya sanıklar Tugay Komutanı Tuğgeneral ..., Tugay Komutan Yardımcısı Kurmay Albay ..., Tugay Kurmay Başkanı Kurmay Yarbay..., 1. Tank Tabur Komutanı Kurmay Yarbay ..., 1. Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Başkanı Tuğgeneral ...., 23. Motorize Piyade Alay Komutanı Kurmay Albay ...., 47. Motorize Piyade Alay Komutanı Kurmay Albay ...; firari sanıklar 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı eski Kurmay Başkanı Kurmay Yarbay ..., 2. Tank Tabur Komutanı ... Cizre 172. Zırhlı Tugay Komutanlığı Komutan Yardımcısı Kurmay Albay ..., Tuzla Piyade Okul Komutanlığı Öğrenci ve Kurslar Alay Komutanı Kurmay Albay ..., 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı Harekat Eğitim Şube Müdürü Yüzbaşı ... ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurumsal Proje Şube Müdürü Kurmay Albay ...'nin katıldığı, Sanık Kurmay Albay ...'nin koordinesinde geçen söz konusu bu toplantıda darbe girişimine yönelik hazırlıkların ne seviyede olduğu, ne kadar personel, araç ve gereç sevk edileceği, ifşa olunmaması için personelin hangi gerekçelerle birliklerine çağrılmaları ve görev alanlarına sevk edilmeleri gerektiği gibi konuların konuşulduğu, sorumluluk alanlarının belirlendiği, sanık Kurmay Albay ....'nin darbe girişiminin 15 Temmuz gecesinde gerçekleşeceğini söylediği, sanık Tuğgeneral ...'nun birlik komutanlarına sorumluluk bölgelerinde sivil şekilde keşif yapmaları yönünde talimat verdiği, sanık Kurmay Albay... tarafından "ateş açana ateşle karşılık verileceği" nin tebliğ edildiği, Sanık Kurmay Yarbay ... ile firari sanıklar Kurmay Alba... ve ....’nun, 14 Temmuz 2016 günü öğle saatlerinde Esenler'deki Topkule Kışlasında bulunan 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında firari sanık Tugay Komutanı Tuğgeneral...'in ev sahipliğinde tugayın birlik komutanlarının da katıldığı ve aynı konuların gündemde olduğu bir toplantı daha gerçekleştirdikleri, Bu toplantı sonrasında sanık Kurmay Yarbay ...'ın, Kara Harp Akademisi Komutanlığına giderek firari sanık baş hoca Kurmay Albay ... ile görüşüp yönetime el konulacağını ve bu kapsamda Hava Harp Okulunda saat 21.00’de koordinasyon toplantısı icra edileceğini bildirdiği, akabinde Hasdal Kışlasındaki 6. Motorize Piyade Alayına giderek alayın eski ve yeni alay komutanları sanıklar Kurmay Alba... ile ....li'ye toplantının yerini ve zamanını söylediği ve sanık Kurmay Albay ... ile birlikte Hava Harp Okuluna gittiği, Toplantı öncesinde Cumhurbaşkanına suikast girişimi dosyasının sanığı Hava Kuvvetleri Müşterek Hedef Analiz Yönetim Başkanı Tuğgeneral ...'in, Hava Harp Okulu Komutanı sanık Tuğgeneral ...'ın makam aracıyla hava alanından alınarak saat 19.47'de okula geldiği ve sanık Tuğgeneral Fethi Alpay'ın makam odasında toplantıyı beklemeye başladığı, 14 Temmuz 2016 günü saat 21.00'de Hava Harp Okulundaki şeref salonunda başlayan ve katılımcılarının nizamiye girişinde "...'in misafiriyiz" demeleri üzerine kayıt yaptırmaksızın içeri alındıkları bu toplantıya sanık Kurmay Yarbay ..., firari sanıklar Kurmay ... ve Binbaşı... 1. Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Başkanı sanık Tuğgeneral..., Hava Harp Okulu Komutanı sanık Tuğgeneral..., Hava Harp Okulu Dekanı sanık Kurmay Albay ..., 6. Motorize Piyade Alayının eski ve yeni alay komutanları sanıklar Kurmay Albay ... ile ..., 47. Motorize Piyade Alay Komutanı sanık Kurmay Albay..., firari sanıklar 172. Zırhlı Tugay Komutan Yardımcısı Kurmay Albay ..., Tuzla Piyade Okul Komutanlığı Öğrenci ve Kurslar Alay Komutanı Kurmay ..., Kara Harp Akademileri Komutanlığında baş hoca Kurmay Albay ... ile öğretim görevlisi Kurmay Binbaşı... ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurumsal Proje Şube Müdürü Kurmay Albay ... ve başka dosya sanığı Tuğgeneral ...'in katıldığı, Söz konusu bu toplantının koordinatörlüğünü Tuğgenera..., Tuğgenera...ve Kurmay Albay ...'nin yaptığı, toplantıda darbe girişiminin 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece saat 03.00'te icra edileceğinin tebliğ edildiği, Kara Harp Akademisindeki kurmay subay öğrencilerin takviye personel olarak görevlendirilmesine karar verildiği, Alınan bu karar uyarınca Kara Harp Akademisindeki kurmay subay öğrencilerin, 15 Temmuz 2016 günü öğle saatlerinde firari sanık baş hoca Kurmay Albay ... tarafından başlarında öğretim görevlisi subaylar olmak üzere gruplara ayrılarak İstanbul'daki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı, 23. Motorlu Piyade Alay Komutanlığı ve Selimiye Kışlası gibi çeşitli birliklere görevlendirildikleri, Kurmay Albay ...'nin gerçekleştirilen toplantılar sonrasında Ankara'ya döndüğü ve darbe girişimi esnasında Akıncı Üssünde olduğu anlaşılmıştır. V-İSTANBUL'DA MEYDANA GELEN OLAYLAR: Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY mensuplarınca 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi kapsamında İstanbul'da meydana gelen olayların genel olarak belirtilmesi gerekmektedir. Şöyle ki; Saat 21.30'da Beylerbeyi civarında bir grup askerin sivil araçların önünü keserek “Darbe yaptık, kimlik soruyoruz” dedikleri ve bazı araçları da geri gönderdikleri, saat 22.00 civarında Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin bir grup asker tarafından tek taraflı olarak trafiğe kapatıldığı, Moda Deniz Kulübünde bir düğünde bulunan aralarında Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral ...'ın da olduğu çok sayıdaki üst düzey komutanın rehin alınıp Ankara'daki Akıncı üssüne götürüldüğü, Harp Akademileri Komutanı katılan Korgeneral ... ile Deniz Harp Okulu Komutanı katılan Tümamiral...in derdest edilip askeri cezaevine konuldukları, 1. Ordu Komutanı katılan Orgeneral Ümit Dündar ile Deniz Harp Akademileri Komutanı katılan Tuğamiral ...'in derdest edilmek amacıyla evlerine girilip arama yapıldığı, İstanbul Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi, Afet Koordinasyon Merkezi, Sabiha Gökçen Havalimanı, Borsa İstanbul binası, Ak Parti İl Başkanlığı ve Taksim Meydanı gibi yerlerin işgal edilmeye çalışıldığı, Katılanlar .... Platform Teknoloji Hizmetleri A.Ş. (...İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş.),....Şirketler Grubu Holding A.Ş. ve Casper Bilgisayar Sistemleri A.Ş.'ye ait işyerlerine zorla girildiği, Katılanlar Dijital Platform Teknoloji Hizmetleri A.Ş. (Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş.) ve ... Şirketler Grubu Holding A.Ş. tarafından yapılan yayınların kesildiği, Atatürk Havaalanının giriş ve çıkışlara kapatıldığı, uçuş kontrol kulesinin ele geçirilip uçuşların durdurulduğu, Yerleşim yerleri üzerinde alçaktan uçan savaş uçaklarının sonik patlamalara neden olduğu, İstanbul Valiliği, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü (Boğaziçi) Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü, Çengelköy Polis Merkezi, Borsa İstanbul, Topkule Kışlası, Taksim Meydanı ve Acıbadem Türk Telekom gibi çeşitli yerlerde polisin ve halkın direnişi ile karşılaşılması üzerine asker şahıslarca gerçekleştirilen saldırılarda bir çok sivil vatandaş ile polisin hayatını kaybettiği ve yaralandığı, sivil şahıslara ait araçlar ile kamuya ait araç ve binaların zarar gördüğü, dosya kapsamındaki olay tutanakları ve otopsi raporlarına göre; -15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsünün Anadolu yakası tarafı giriş kısmında meydana gelen olaylarda ...,....,...,....,....,....,.....,....,.....,....,....,....,....,....,....,....,....,....,....,....,....,....,....,....,...,...,...,....,...,...,...,....,...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Acıbadem semtinde bulunan Türk Telekom binası önünde meydana gelen olaylarda....,........,....,....,...,...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Çengelköy bölgesinde meydana gelen olaylarda....,....,...,...,....,....,....,...., ve ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Esenler Eski Hal yolu Edirne İstikameti ve İSTOÇ civarı TEM Otoyolu üzerinde meydana gelen olaylarda V.... ve ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması ve Hüseyin Kısa, Türkmen Tekin,... ve ....'nun ise tankla ezilme nedeniyle genel beden travması sonucu, -Harbiye semtinde bulunan TRT binası önünde meydana gelen olaylarda..., .... ve ...'nin ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -İstinye'deki Borsa İstanbul binası önünde meydana gelen olaylarda... ve....'un ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, ..., .... ....,....,....,....,....,... ve ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Topkule Kışlası önünde çıkan çatışmada ...,.... ve ....'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün Anadolu yakası tarafı giriş kısmında meydana gelen olaylarda....nın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması, ....'in künt kafa travması, ....ı'nın ise köprü yolu üzerindeki Ümraniye Çakmak Köprüsü civarında tankla ezilme nedeniyle genel beden travması sonucu, -İstanbul Emniyet Müdürlüğü yakınında bulunan Ak Parti Fatih İlçe Başkanlığı önünde meydana gelen olaylarda ....'in ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Atatürk Havalimanı pistinde meydana gelen olaylarda ....'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Gaziosmanpaşa TEM otoyolu üzerinde meydana gelen olaylarda....'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önünde meydana gelen olaylarda ise ....'nun ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu hayatını kaybettiği, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar'ın, saat 00.52'de bir televizyon kanalına bağlanarak askeri kalkışmaya ilişkin "Bu, TSK tarafından desteklenen bir hareket değildir. Bu olaylar meydana geldiği andan itibaren Sayın Valimizle bir araya gelip İstanbul üzerine yoğunlaştık. Buradaki problemi çözmek için çalışıyoruz" şeklinde açıklamada bulunduğu dosya kapsamındaki tüm bilgi, belgelerden, dairemizde aynı mahiyette temyiz incelemesi yapılan dosyalardan, basına ve sosyal medyaya yansıyan demeç ve mülakatlardan anlaşılmıştır. VI-DOSYA KAPSAMI İTİBARIYLA GERÇEKLEŞTİRİLEN EYLEM VE FAALİYETLER: A-14 Temmuz 2016 günü saat: 21.04’te Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 9 askerin katılımı ile icra edilen, “DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI” olduğu değerlendirilen toplantı: Harp Akademileri Kamera Kayıtlarının incelemesi neticesinde Hava Harp Akademisi binasında, olağan karşılanmayacak bir saatte, girilmesi kontrollü olan yer alan Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünde Darbe girişimi öncesinde 14 Temmuz 2016 günü saat:21.04’te başlayıp, 15 Temmuz 2016 saat:00.30’da giriş kapısının kilitlenmesi ile son bulan DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI olduğu anlaşılan bir toplantı düzenlendiği, bahse konu toplantıya katıldığı tespit edilen Harp Akademilerindeki Albay ve Yarbay rütbesindeki sanıkların Darbe girişimi esnasında işgal edilecek bölgelere askeri unsurların sevk ve idaresini sağlayanlar olduğu, bu toplantıya sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,..... ve Plt. Bnb. ...'nın katıldığı anlaşılmıştır. B-15.07.2016 günü gündüz saatlerinde Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 10 kişinin katılımı ile düzenlenen, 14.07.2016 gecesinde icra edilen toplantı (Olay A) ile birlikte düşünüldüğünde şüpheli görülen ve olağan dönemlerden farklı olarak değerlendirilen “DARBEYE YÖNELİK BİREYSEL BİLGİLENDİRME GÖRÜŞMELERİ” olduğu anlaşılan toplantı: Harp Akademileri Komutanlığı İdari Tahkikat Heyetince tanzim edilen 08.09.2016 tarihli Kamera Görüntüleri Tespit Tutanağı (15 Temmuz Akşamı Hava Harp Akademisi) incelendiğinde 15-16 Temmuz 2016 tarihinde yurt genelinde kalkışılan Darbe girişimi kapsamında, Harp Akademileri Komutanlığınca oluşturulan İdari Tahkikat Heyetinin; Hava Harp Akademisi kamera görüntüleri doğrultusunda, Hava Harp Akademisi Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünde İdari Tahkikat Heyetince, 14 Temmuz 2016 akşamında icra edilen toplantı ile birlikte düşünüldüğünde şüpheli görülen ve olağan dönemlerden farklı olarak değerlendirilen, açıklanan nedenlerle “darbeye yönelik bireysel bilgilendirme görüşmeleri” olduğu anlaşılan toplantıya sanıklar ..., ...., ..., ..., ..., ..., ....,...., ... ve ...'in katıldığı, sanıkların ölçme değerlendirme şubeye birçok kez giriş çıkış yaptıkları anlaşılmıştır. C-15.07.2016 akşamı saat 21.24'te Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde (21) kişinin katılımı ile düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantı: Harp Akademileri Komutanlığı İdari Tahkikat Heyetince tanzim edilen 08.09.2016 tarihli Kamera Görüntüleri Tespit Tutanağı (15 Temmuz Gündüz Hava Harp Akademisi) incelendiğinde 15-16 Temmuz 2016 tarihinde Darbe girişimi kapsamında, Harp Akademileri Komutanlığınca oluşturulan İdari Tahkikat Heyetinin; Hava Harp Akademisi kamera görüntüleri, personel bilgi tutanakları doğrultusunda, Hava Harp Akademisi Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünde icra edilen “darbeye yönelik son koordinasyon toplantısı” olan toplantıya sanıklar ..., .... ÇAY, ..., ..., ..., ..., ...,...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., İkm. Bnb. ..., ... ve ...'ın katıldığı anlaşılmıştır. D-Darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde yaşanan olaylara ilişkin tespit: Hava Harp Akademisi Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünün Darbe girişiminde ve öncesinde Koordinasyon merkezi olarak kullanıldığı, burada Koordinasyon toplantıları yapıldığı, yine Darbe girişimi esnasında yapılan görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların kışla dışına işgal için gönderildiği, Harp Akademileri Komutanlığı İdari Tahkikat Heyetince tanzim edilen 08.09.2016 tarihli Kamera Görüntüleri Tespit Tutanağı (15 Temmuz Gece Hava Harp Akademisi) tanık beyanları ve müşteki ifadeleri incelendiğinde; 1.15.07.2016 saat 23.23’de kamera görüntülerinden Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğü kapısının sanık ... tarafından açıldığı, bu saatten sonra kontrollü giriş bölgesi olan Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğü kapısının sürekli olarak açık kaldığının tespit edildiği, Darbe girişiminin idare edildiği bir harekât merkezi olarak kullanıldığı, 2.Saat 23.24’te Plt. Bnb. sanık ... ve sanık ....’ın şubeye giriş çıkış yaptığı, sonrasında sanık ...’ın eğitim elbisesini giydikten sonra saat 23.29’da şube içerisinde soldaki en sondaki demir parmaklıklı kapıyı açtığı, 3.Saat 23.29-23.40 arasında sanıklar ...,...., Plt. Bnb. ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın şubeye giriş çıkış yaptığı, 4.Saat 23.40’dan itibaren ilk olarak sanık .... olmak üzere, demir parmaklıklı kapıdan içeri giren kişiler ellerinde muhtemelen görevlendirme kâğıdı olduğu değerlendirilen ve beraberlerinde hareket edecek kişilerin yazılı olduğu küçük not kâğıtları ile hızlı adımlarla veyahut koşarak şubeden çıkmakta ve bu kişilerden bazıları sonra tekrar giriş çıkış yaptıkları, bu kişilerin ellerindeki kâğıtlara bakarak telefon görüşmeleri yaptıkları, 5.Saat 00.32’den itibaren bazı öğrenci subayların ve emir astsubayı sanık ...'un Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğüne gelerek şube içerisinde veya kapı önünde öğretim elemanları ile görüştükleri, 6.Saat 02.14’te Hava Harp Akademisi personeli olmayan sanıklar ... ve ...’ın Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğüne girdiği, orada bulunan sanık ... ile görüştüğü ve içeride bir süre kaldığı, ilerleyen saatlerde Hava Harp Akademisi ana giriş kapısında öğrenci subayların mevzilenmesini yönlendirdiği, sabah saatlerine kadar Hava Harp Akademisi binasını terk etmediği, 7.Saat 02.22’de sanıklar ... ve ...’ın Ölçme Değerlendirme Şubenin kapısına hızla gelerek kapıyı çaldığı ve içerideki personelin acele tavırlarla şube dışına çıktığı, 5 dakika sonra sanıklar ... ve ...'ın geri döndüğü, 8.Saat 03.25’te muhtemelen Darbe girişiminin başarısız olduğunu/olacağını değerlendiren sanık ...’ın, daha önce görevlendirme kâğıtlarının dağıtıldığı düşünülen demir parmaklıklı odadan bir orta boy çöp kutusu/poşeti büyüklüğündeki kabı alarak sol kapı yanındaki odaya getirdiği, bu faaliyetin Darbe girişimine yönelik belgelerin imhasına yönelik olduğu, 9.Saat 03.26’da (CAM-4 02:26:10) yeni bir toplantı faaliyetinin icra edildiği, 10.Saat 03.44’te Hava Harp Akademisi Komutanı Emir Astsubayı sanık ...'un günlük idari kıyafetli olarak belinde silahla Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğüne girdiği, 11.Sanık ...'nın elinde bir kâğıt ile Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğüne gelerek kapıyı çaldığı, tedirgin bir şekilde odadan çıkan sanık ... tarafından öncelikle kimin geldiği ve niçin geldiğinin anlaşılmaya çalışıldığı, sonrasında kapıdan kâğıdın alındığı, 12.04:45’te Hava Harp Akademisi Komutanının emir astsubayı sanık ...’un bir kez daha Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğüne gelerek içerideki sanıklarla görüştüğü, 13.Saat 06:42’de Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünün sanık ... tarafından kilitlendiği, 14.Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 17.07.2016 günü saat 15.59’da sanık ... tarafından şube içerisindeki demir parmaklıklı odadan büyük boy siyah bir çöp poşetinin çıkarıldığı ve bu poşetin ilerleyen dakikalarda temizlik görevlisi tarafından götürüldüğü belirlenmiştir. E-Darbe girişimi günü Hava Harp Akademileri Komutanlığında yaşanan darbe karşıtı subayların derdest edilmesi: Harp Akademileri Komutanlığında yaşanan diğer bir olayda ise, Hava Harp Akademisinde Komutanlığı binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından Yüzbaşı ... ile Üsteğmen ...’ın darbe girişimine iştirak eden sanıklarca bina amfilerinde rehin alınıp, silah ve telefonlarına el konulduğu, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tuttuğu, Harp Akademileri Komutanlığı İdari Tahkikat Heyetince tanzim edilen raporların ekinde sunulan Harp Akademileri Komutanlığı İdari Tahkikat Heyetince tanzim edilen 08.09.2016 tarihli Kamera Görüntüleri Tespit Tutanağında (15 Temmuz 2016 23:46 - 16 Temmuz 2016 06:34 arası Hava Harp Akademisi 2. Kat) incelendiğinde; 1.Saat 23:49’da sanık ...'in daha sonra müştekiler ... ve ...’ın hürriyetinden yoksun bırakılarak kapatılacağı amfilerin kapısının kilidini açtığı, 2.Derdest edilmek üzere saat 23:49’da (CAM-8 Saat 22:49:36) sınıf dershanesinden isimleri okunarak çıkartılan müştekiler ... ve ...'ın amfilerin önüne getirilerek üzerlerinin arandığı, bot bağcıklarının alındığı, telefonları, çantaları ve müşteki ...’un tabancasına el konulduğu (müşteki ...’ın tabancası yanında bulunmamaktadır) ve müteakiben 2 ayrı amfiye kapatıldıkları, daha sonrasında derdest edilen subayların beyanlarından anlaşıldığı üzere sanık ...'ın sesleri duyması üzerine olay yerine geldiği, müşteki ...‘ın tutulduğu amfiye gelerek “Ne oluyor burada bir adım daha atarsa vurun, ikisini birden vurun” şeklinde nöbet tutan sanıklara emir verdiği tespit edilmiştir. 3.Kapalı tutulan subayların amfileri başında nöbetçilerin değiştiği, 16 Temmuz 2016 saat 06:34’te (CAM-8 05:34:10) kapalı tutulan subayların sanıklar ... ve ... tarafından serbest bırakıldığı tespit edilmiştir. F-Hava Harp Akademileri Komutanlığı giriş katında yaşanan olaylar: Harp Akademileri Komutanlığı İdari Tahkikat Heyetince 15-16 Temmuz 2016 tarihli Hava Harp Akademileri Kamera kayıtlarının incelemesi neticesinde tanzim edilen 08.09.2016 tarihli (15 Temmuz 2016 Ana Giriş Hava Harp Akademisi)Kamera Görüntüleri Tespit Tutanağında; 15 Temmuz gecesi Darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademileri Komutanlığı binasının 2. katında bina içerisinde bulunan ve kimlikleri tespit edilen sanıkların ellerinde silahlarla dolaştıkları, sanık ... tarafından verilen talimatlar doğrultusunda hareket ettikleri, koridorlarda silahlı askerlerin dolaştığı giriş kapılarının içerden kilitlendiği, darbe taraftarı olmayan hiçbir askerin binaya alınmadığı, 01:30’da kamera görüntülerinden sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın Hava Harp Akademisi ana giriş kapısından çıktıkları, sonrasında söz konusu sanıkların otoparkta harp akademileri güvenlik timi tarafından yakalandığı, dışarıda TSK personelinin olduğu bilinmesine rağmen müteakip maddelerde arz edilen silah kullanmaya yönelik hareketler yapıldığı, bu olaydan sonra sanık ... ile sanık ...’ın aşağıya inerek kapıyı kilitledikleri ve ...'ın ''ateşe ateşle karşılık verin'' emriyle çok sayıda öğrenci subayın tabancaları ile ana girişe gelerek binayı savunduğu, Harp Akademileri güvenlik timinin ''Havacılar bu yaptığınız kanuna aykırı, teslim olun'' çağrılarına rağmen sanıkların eylemlerine devam ettikleri, sanık ...’ın telefonla konuştuğu ve bina girişinde dört sanığın mevzi alarak bekledikleri, saat 01:43’te ana giriş kapısına bir grup sanığın geldiği, bu esnada mevzide bekleyen sanıkların kapıyı açamayarak dışarıda bulunan grubu saat 01:55 ile 01:58 arasında diğer kameradan tespit edildiğine göre pencereden içeri aldıkları, pencereden atlayan sanıkların ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğunun tespit edildiği, saat 01:56 sularına kadar ortamın biraz sakinleştiği, ancak saat 01:56’da sanık ... ve arkasından birçok öğrenci subay statüsünde olan sanıkların ellerinde silah ile giriş katına indiği; bir ara merdivenlerden çıkan sanık ...’ın sonrasında elinde tabanca ile hava harp akademisi ana giriş kapısına indiği, kapı önünde toplanma sonrasında muhtemelen sanık ...’ın gruba konuşma yaptığı ve sonrasında gruptan birçok kişinin telefonla bir yerleri aradığı, müteakiben kapıya dışarıdan gelen bir grubun kapı açılarak içeri alındığı, bu grubun sanıklar ..., ... ve ... olmak üzere üç kişi olarak tespit edildiği, bundan sonra sanıkların kapı önünde mevzi almaya devam ettiği, mevzi alan sanıkların ..., ... ve ... olarak tespit edildiği, ellerinde tabanca olduğu, sonrasında kapıya dışarıdan bir grup daha geldiği, kapı açılarak bu grubun da içeri alındığı, grubun sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... olmak üzere beş kişi olduğu, saat 02:45 itibari ile kapı önündeki birikmelerin sona erdiği, iki adet nöbetçi bırakıldığı, bu esnada nöbeti sanıklar ... ve ...’ın tuttuğu ve sonrasında nöbete sanıklar ... ve ...’ın devam ettiği, müteakiben nöbete sanıklar ..., ..., ... ile ...’nun devam ettiği, saat 06:32’da sanık ... tarafından yoklama alındığı ve sanıkların binayı 06:52’de terk ettiği hususları tespit edilmiştir. G-Darbe girişimi öncesinde Kara Harp Akademisi Akademik Kurul Odasında düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI”: Harp Akademileri Komutanlığı İdari Tahkikat heyetince tanzim edilen 07.09.2016 tarih ve 771-16 (2150-13593) sayılı tahkikat evrakında; Olay günü 15 Temmuz 2016 günü saat:13.00’dan sonra Kara Harp Akademisi 6 No’lu kamera görüntülerinden “DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI” olduğu anlaşılan görüntülerin tespit edildiği, kamera görüntülerinden 14 personelin bu toplantıya iştirak ettiklerinin görüldüğü, bunlardan 8 personelin darbeye teşebbüs kapsamında gözaltına alındığı/tutuklandığı/TSK’dan çıkartıldığı, 5 personel hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı, bu 5 personelden 1’i hakkında idari tedbir olarak görevden uzaklaştırma kararı verildiği ve 1 personelin ise kimliğinin tespit edilemediği hususları bildirilmiş olup, bahse konu toplantıda; 1.15.07.2016 tarihinde saat 13.16’da kamera görüntülerinden Bnb. Mehmet TÜRK olduğu tespit edilen kişinin Akademik Kurul Odasını açtığı ve müteakiben 13.25’ten itibaren öğretim elemanlarının katılımı ile bir toplantı icra edildiği, 2.Toplantı icra edilirken toplantı odasına yaklaşan hazırlık aşamasında tanık olarak ifadesine başvurulan Öğretim Başkanı Kur. Alb. Ertan İNALTEKİN’i gören, o sırada kapıda gözcülük yapan Bnb. Mehmet TÜRK toplantı odasının kapısını açarak içeriye haber verdiği, bunun üzerine toplantı odasında bir hareketlilik meydana geldiği, 3.Odadan dışarı çıkan sanık Zafer ÖZLEBLEBİCİ ile Alb. Ahmet Zeki GEREHAN’ın öğretim başkanına bir şeyler söyleyerek öğretim başkanını toplantı salonuna almadan geri çevirdikleri, sanık Zafer ÖZLEBLEBİCİ'nin toplantıya geri dönmediği, Alb. ....N tekrar toplantıya geri döndüğü, 4.Öğretim Başkanı Kur. Alb. Ertan İNALTEKİN’in bölgeden ayrılmasından sonra Bnb. ....’ün belirli bir süre kapının dışında durmaya devam ettiği, 5.Müteakiben Bnb. Mehmet TÜRK’ün de toplantı odasına girdiği ve yaklaşık 20 dakika daha toplantının devam ettiği, bu süre içerisinde yaklaşık 20 kez kapının açılarak dışarısının kontrol edildiği, 6.Yaklaşık 40 dakika devam eden toplantının 15 Temmuz 2016 saat 14.05.35’de sona ermiş ve toplantıya katılan 14 subay (bir kişinin kimliği tespit edilememiştir) Kara Harp Akademisi Komutanlığı personelince incelenen kamera görüntülerinden tespit edilmiştir. Sonuç olarak toplantıya katılan subayların ..., ..., ..., ..., ... ve .... (Yurtta Sulh Biziz Whatsappp grubu üyesi- darbe koordinatörü) olduğu, toplantıya katılan diğer şahısların ise ....,.... (Yurtta Sulh Biziz Whatsappp grubu üyesi-CNN Türk binasını işgal eden grubun başı), ....,..... (Yurtta Sulh Biziz Whatsappp grubu üyesi- Borsa İstanbul Baskınını gerçekleştiren grubun başı), .... (Yurtta Sulh Biziz Whatsappp grubu üyesi- darbe Gişiminde 23'ncü Mknz P. Alayına gidip TRT Harbiye radyoyu işgal eden şahıs), ..... (Darbe Gişiminde 47. Mknz P. Alayına gidip, Ak Parti İl Başkanlığına işgal eden şahıs), .... (Darbe Koordinatörü-Yurtta Sulh Biziz Whatsappp grubu üyesi) ve kimliği tespit edilemeyen bir şahıs olduğu anlaşılmıştır. H-Darbe girişimi esnasında Deniz Harp Akademisi Komutanı Tuğamiral ...’in derdest edilmesi maksadıyla konutuna zor kullanılarak girilmesi, konuta zorla girme amacıyla eşi ... ve çocuğu ...'in tehdit edilmesi, konut ve makam odasının aranması, Emir Astsubayı olan ...’ın silahla tehdit edilerek hürriyetinin kısıtlanması, müştekiler ..., ..., ... ve ...'nun silahla tehdit edilmeleri eylemleri: Olaylar esnasında Harp Akademileri Komutanlığı yerleşkesinde Deniz Harp Akademisi Komutanı Tuğamiral ...'in Harp Akademilerinden darbeye katılan subaylarca derdest edilme maksadı ile ikametine zorla girildiği ve ikametinde arama yapıldığı, eşi ve çocuğunun tehdit edildiği, ikametinde bulunamaması üzerine makam odasına gidildiği, makam odasına girilerek arandığı, yine ...’in emir astsubayı olan ...’ın ...’in nerede olduğunu öğrenmek için silah zoru ile tutulduğu, kollarından tutulmak sureti ile hürriyetinden yoksun bırakıldığı belirlenmiştir. Bu olaylara iştirak eden sanıkların ..., ..., ..., ..., ... olduğu tespit edilmiştir. İ-Darbe girişimi esnasında Harp Akademileri Komutanlığı otoparkı civarında bulunan bir grubun şüpheli görülerek Güvenlik Timince yakalanması olayı: Olay günü güvenlik timinin Harp Akademileri Nöbetçi Amiri olan ve kalkışmaya katılan sanık ... ve yardımcısı sanık ...'ı bulmak maksadıyla kışla içerisinde dolaştığı, Hava Harp Akademisinin önünden geçerken kapının önünde 10-15 civarında personel olduğunu gördükleri, nöbetçi amiri ve yardımcısının bu grup içerisinde olduğunun tespit edilmesi üzerine grubun kalabalık ve silahlı olmasından dolayı doğrudan müdahale etmedikleri ve grubu gizlice takip ettikleri, grubun ikiye ayrılması üzerine, 4 kişinin (bir tanesi pilot kıyafetli) Deniz Harp Akademisi önündeki otoparka geçtikleri, grubun geri kalan kısmının da diğer yöne doğru hareket ettikleri, sayılarının daha az olmasından dolayı 4 kişilik grubu (sanık ... ve yanında bir yüzbaşı ve iki üsteğmen) takip ettikleri, araca binmeleri üzerine güvenlik timi tarafından etraflarının sarıldığı, araçtan indirildikleri ve yere yatırıldıkları, silahlarının güvenlik timi tarafından alındığı, bu esnada araçla aynı yere gelen sanık ...'ün de yere yatırılarak etkisiz hale getirildiği, personelin üzerinden çok sayıda tabanca mühimmatı çıktığı, yaklaşık 15 dakika sonra Harp Akademileri Kurmay Başkanı ....ve Genel Sekreter Albay ...'nın bölgeye geldiği, sanık ...'ın itirazları üzerine Kurmay Başkanının sanık ...'la konuştuğu, mazeretlerinin inandırıcı bulunması üzerine ellerinin çözülmesini, emirlere uymalarını, kendilerine yardımcı olacak davranışlar içerisinde olmalarını tavsiye ederek yoklamaya gönderdiği ve serbest bırakılmalarını emrettiği belirlenmiştir. Yakalanan şahısların ise; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... olduğu tespit edilmiştir. J-Darbe girişimi esnasında Harp Akademileri Komutanlığı Helikopter Pistine Darbe girişimine katılanları taşıma amaçlı helikopterlerin inmesi: Darbe girişmi esnasında Hava Harp Akademileri Komutanlığı Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünde yapılan görevlendirmeleriyle işgal edilecek bölgelerinde görevlendirilen darbeci askerlerin görev yerlerine sivil araçlar ile çıkış yaptıkları, Cumhurbaşkanımızın halkı meydanlara daveti üzerine vatandaşlarımız ve emniyet güçlerimiz tarafından kesilen yollardan darbeci askerlerin görev yerlerine gidemeyerek Harp Akademilerine geri döndüğü, buradan helikopter çağrılmak suretiyle işgalle görevlendirildikleri bölgelere hava yolu ile kolayca ulaşılmasının hedeflendiği, bu noktada Harp Akademiler Komutanlığı Helikopter pistine olay gecesi 2 defa helikopter indiği, Darbe girişimine katılacakları hava yolu ile taşıdığı hususları tespit edilmiştir. Olaya iştirak eden sanıkların, ..., ..., ..., ... ve ... olduğu tespit edilmiştir. K-Darbe kalkışması esnasında 1 No'lu Nizamiye Bölgesinde Yaşananlar ve Nöbetçi Amiri ve Amir Yardımcısının usulsüz olarak değiştirilmesi olayı: Soruşturma dosyasında sunulan Harp Akademileri Komutanlığı İdari Tahkikat Heyeti raporlarında; Harp Akademileri Komutanlığı Nöbetçi Amiri nöbet listesinde 15 Temmuz 2016 tarihinde Nöbetçi Amiri olarak sanık... olmasına rağmen nöbeti teslim almayarak onun yerine Nöbetçi Amirliği görevini sanık ...’ın devraldığı, bu konuyla ilgili herhangi bir nöbet değişim formu, dilekçesi veya sözlü beyanı bulunmadığı, Harp Akademileri Nöbetçi Amir Yardımcısı nöbet listesinde 15.07.2016 tarihinde Nöbetçi Amir Yardımcısı olarak sanık Bnb. ... olmasına rağmen, nöbetini öğlene kadar tuttuğu, öğleden sonra yerine görevini sanık ...'ın devraldığı, bu konuyla ilgili herhangi bir nöbet değişim formu, dilekçesi veya sözlü beyanı bulunmadığı, sanık ...'ın giydiği uçuş tulumunun üzerinde kendi adı yerine sanık ...'ın isimliği bulunduğu, sanık ...'ın, HAK'lığına yeni katılış yaptığı ve daha önce nöbet tutmadığı tespit edilmiştir. Olaya katılan sanıkların..., ..., ..., ... (Pilot) ve ... olduğu tespit edilmiştir. L-Darbe girişimi esnasında Nöbetçi Amiri ve Amir Yardımcısının diğer faaliyetleri: 15.07.2016 saat 23.00'dan sonra Nöbetçi Amir Yardımcısı sanık ...'ın 1 Nolu Nizamiyede bulunan kamera odasına gelerek odada bulunan Uzm. Çvş.....'a "Sistemi çok iyi bilmediğini, ilk defa nöbet tuttuğunu" belirterek kışlada kaç asker olduğunu, Ani Müdahale Timinin ve Hazır Kıtanın nerede olduğunu sorduğu, aldığı bilgi üzerine Uzm. Çavuşa "Sakin olacağız ve beni her şeyden bilgilendireceksiniz, olumsuz bir şey olursa bana hemen söyleyeceksiniz" dediği, Nöbetçi Amiri sanık ... ve Nöbetçi Amir Yardımcısı sanık ...'ın darbe girişiminin ilk saatlerinde zaman zaman kendi şahsi araçları ile zaman zaman Nöbetçi Amirliğine tahsisli askeri araçla kışla içinde bir yerlere gidip geldikleri alınan ifadelerden tespit edilmiştir. 15.07.2016 saat 24.00 sıralarında Nöbetçi Amir Yardımcısı sanık ...'ın, nizamiyeye geldiğinde Silahlı Kuvvetlerin yönetime el koyduğunu nizamiyedeki personele söylediği, "Bundan sonra bizim emirlerimize harfiyen dikkat edip yerine getireceksiniz" dediği, Nöbetçi Amir Yardımcısı sanık ...'ın, Uzm. Çvş. ....'a tutuklanacak kişilerin kapatılması için cezaevi olup olmadığını sorduğu, tutuklanacak kişiler için kendisine yardımcı olacak "Vatanını seven bir Kemalist asker lazım" dediği, terhis olan P. Er ....'yi göstererek kendisiyle gelmesini emrettiği, Nöbetçi Amir Yardımcısı sanık ...'ın askeri hattan Muhabere Bölük Komutanına ulaşılmasını istediği, ulaşılamayınca sinirlendiği, bunun üzerine telsizden Bölük Komutanına çağrı yaparak 1 Nolu Nizamiyeye gelmesini söylediği, telsiz görüşmesinden sonra "Bununla gelince görüşeceğim, gelsin buraya safını belli etsin" dediği belirlenmiştir. 16.07.2016 günü saat 01.00 civarında Nöbetçi Amir Yardımcısının kamera odasına gelerek 4 Nolu Nizamiyeyi aradığı ve "Yüzbaşı ... çıkış yapacak, ben nöbetçi amiriyim, izin verin" dediği, ardından kısa bir süre sonra sanık ...'ın 1 Nolu Nizamiyeden çıkış için geldiği, Nöbetçi Amiri ...'ın da silah zoruyla anahtarları alarak kapıyı açtırdığı ve sanık ...'ın çıkışını sağladığı tespit edilmiştir. 16.07.2016 günü saat 01.30 sıralarında Nöbetçi Amiri ve Nöbetçi Amir Yardımcısının darbeye kalkışanlardan olduğunun anlaşılması üzerine, yakalanmaları için yerleşke içinde arandıklarını öğrenen Uzm. Çvş. ..., cep telefonundan Albay ...'i arayarak Nöbetçi Amirin 1 Nolu Nizamiye bölgesine geldiğini bildirmiştir. Müteakiben Kurmay Başkanı Tümgeneral sanık ..., Nöbetçi Amiri odasına gelerek kendisini Nöbetçi Amirliği görevinden aldığını söylemiş ve bölgede bulunan Albay ...'ya sanık ...'ı gözetim altına almasını emretmiştir. 16.07.2016 günü saat 07.30'da 1 Nolu Nizamiyeye ...'ın gelmesi üzerine binada bulunan Albay ... tarafından teslim alınmıştır. Müteakiben Destek Kıtalarından gelen ekibe teslim edilmiştir. Sonuç olarak olaya iştirak eden şahısların, sanıklar ..., ... ve ... olduğu tespit edilmiştir. M-Harp Akademileri 2 Nolu Nizamiye Bölgesinde yaşanan olaylar, dışarıya çıkış yapan subaylar, önceden dışarıya çıkan ve nizamiye bölgesinden içeri girmeye çalışan ve içeriye alınmayan Ford Transit marka araçtan inen subayların kart okutmadan turnikelerden yaya şekilde Harp Akademileri Yerleşkesine girmeleri: 1.15.07.2016 günü saat 23.50'de kamera görüntülerinden yol kapama bariyerlerinin her iki yönde güvenlik görevlisi tarafından kapatıldığı tespit edilmiştir (Albay ... ve Güvenlik Şube Plan Subayı Albay ...'in beyanlarına göre söz konusu emir Kurmay Başkanı ... tarafından verilmiştir). 2.15.07.2016 günü saat 23.53'te beyaz Renault Fluence otomobilin bariyerin önünde durarak güvenlik görevlisi ile konuştuğu, güvenlik görevlisinin izin vermemesi üzerine bahse konu aracın bariyerlerin gerisindeki park yerine girdiği ve orada bekleyen diğer araçlardaki şahıslarla konuştukları, saat 23.55'te (2 nolu nizamiye araç arama kamerası 044) sanık ...'in yanında bulunan sanık ... tarafından güvenlik görevlisi kulübesine girilerek bariyerin açıldığı, müteakiben bir adet siyah Peugeot, bir adet gri Nissan Qashqai, bir adet beyaz Renault Fluence, bir adet siyah Wolswagen Passat, bir adet beyaz Nissan Qashqai ve bir adet beyaz Hatchback Renault Megane olmak üzere 6 (altı) aracın ve saat 23.58'de de bir adet siyah Peugeot, bir adet bronz Mazda olmak üzere 2 (iki) aracın daha dışarı çıktığı, dışarı çıkan araçlardan birinin (beyaz Hatchback Renault Megane) 16.07.2016 günü saat 00.00'da tekrar içeri girdiği tespit edilmiştir. 3.16.07.2016 günü saat 00:04'te bariyerlerin tekrar kapatıldığı, saat 00:18'de siyah bir aracın (siyah Honda CR-V) bariyerin önünde durduğu önce sivil güvenlik görevlisi ile görüştükleri müteakiben Nizamiye Nöbetçi Sb. Ütğm. ....'nin aracın yanına geldiği, bir süre görüştükten sonra aracın yanından ayrıldığı, açık olan giriş bariyerini de kapattığı oradan nizamiye binasına gittiği tespit edilmiştir. 4.16.07.2016 günü saat 00.24'te (2 nolu nizamiye araç arama kamerası 045) kapalı bariyerin önünde bulunan siyah araçtan (siyah Honda CR-V) Hava İstihbarat Yüzbaşı ...'ün inerek güvenlik görevlisine araç arama yerindeki bariyeri açtırdığı, sonrasında 1 adet siyah Honda CR-V, bir adet gri Renault Clio, bir adet lacivert Renault Kadjar, bir adet mavi Mitsubishi olmak üzere, 4 (dört) aracın bariyerleri geçtiği ve nizamiye demir kapılarının kapalı olması nedeniyle dışarıya çıkamadıkları, saat 00:28'de bariyerlerin tekrar kapatıldığı, aynı zamanda Nöbetçi Amirinin nizamiye binasına doğru elinde silahla yürüdüğü (2 nolu nizamiye bariyer kamerası 026) nizamiye demir kapılarının Nizamiye Nöbetçi subayı tarafından açtırılmaması nedeniyle saat 00.30'a kadar söz konusu araçların burada beklediği, ilk araçta (siyah Honda CR-V) bulunan üç kişinin (sanıklar ..., ..., ...) aşağıya inerek bekledikleri ve etrafa bakındıkları, elinde silahıyla Nöbetçi Amirinin ve Yardımcısının nizamiyeye gelişiyle birlikte kapıların açılarak araçların tümünün dışarı çıktığı belirlenmiştir. 5.16.07.2016 günü saat 01.21 sıralarında (2 nolu nizamiye bariyer kamerası 027) eğitim kıyafetli Denizci Üsteğmen ....'ın nizamiyeye geldiği, nöbetçi heyetiyle özellikle Nizamiye Nöbetçi Subayı ile görüştüğü, nizamiye girişine doğru baktığı, saat 01.35'te sivil beyaz renkli bir minibüsün (Ford Transit) nizamiyeden içeri girmek istediği, ancak içeriye sokulmadığı, bunun üzerine aşağıda kimlikleri belirtilen araç içindeki sanıklar ... (Eğtitim Kıyafetli), ... (Uçuş Tulumlu), ... (Eğitim Kıyafetli), ... (Uçuş Tulumlu), ... (Uçuş Tulumlu), ... (Uçuş Tulumlu), ... (Uçuş Tulumlu)'in yaya olarak kart okutmadan turnikeden geçtikleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak olaya iştirak eden sanıkların, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğu tespit edilmiştir. N-Darbe kalkışması esnasında Harp Akademileri 3 Nolu Nizamiye Bölgesinde Yaşanan Olaylar, içeriye alınmayan şüphelilerin tel örgülerden atlayarak içeriye girmesi: 1.16.07.2016 günü saat 01.21'de Migros otopark bariyerine gelen sağ arka tekeri patlak olduğu değerlendirilen HONDA CR-V model 34 FD 6504 plakalı aracın bariyeri açarak içeri girdiği, bariyeri açan 3 (üç) kişinin yürüyerek 3 Nolu Nizamiyeye geldiği, Nöbetçi Astsubayın giren aracı görerek ikaz etmesi üzerine aracın Migros'un arkasına çekildiği, saat 01.29'da 5 kişi nizamiyeden giriş yaparak kilitli kapının açılması talebinde bulunmuştur. 2.Nizamiye Nöbetçi Astsubayı tarafından "kendilerine nizamiyeden personel girişlerinin saat 24.00'ten sonra yapılmadığı ve 2 Nolu Nizamiyeden girmeleri gerektiği" söylenmiş, bunun üzerine sanık ... tarafından Nöbetçi Amirine bilgi verilmesi istenmiş, Nizamiye Nöbetçi Astsubayı tarafından bilgi vermek için bekleyenlerden kimliklerinin istenmesi üzerine kimlikler verilmemiş, Nöbetçi Astsubay tarafından sanık ...'ün kimliği elinden alınarak öğrenilmiştir. 3.Daha sonra Nöbetçi Astsubay tarafından Nöbetçi Amiri ve Nöbetçi Amir Yardımcısı aranmış ama ulaşılamamıştır. 4.Bu esnada Nöbetçi Amiri nizamiyeyi arayarak kapıda bekleyenlere nizamiye kapısının derhal açılması emri verilmiştir. Bunun üzerine Nöbetçi Astsubay tarafından sanık Tümgeneral ...'in emir astsubayı aranmış ve idari tahkitat raporuna göre ...'in emri ile personelin içeri alınmadığı belirlenmiştir. Ancak, nizamiyeden içeri giremeyen bahse konu sanıkların saat 01.41 sıralarında Migros bölgesinin arkasındaki tel örgülerden atlayarak içeri girdikleri tespit edilmiştir. Olaya katılan sanıkların, ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğu tespit edilmiştir. O-Darbe girişimine katılmak/destek olmak amacıyla Harp Akademilerinden Tuzla Piyade Okuluna ve 23. Motorlu Piyade Alayına gidilmesi eylemleri: 15.07.2016 gündüzünde Kara Harp Akademileri Komutanlığında sanık .......ve sanık .... tarafından yapılan görevlendirmeyle Kara Harp Akademileri öğretim üyeleri ve öğrenci subaylarının darbe girişimini yönetmek için kendilerine bildirilen askeri birliklere resmi üniformalarını ve silahlarını yanlarına alarak sivil araçlar ile akşam 20.00 itibari ile intikal ettikleri tespit edilmiş, bu olaylardan birinde Kara Harp Akademileri Öğrenci subayları olan sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın TSK yasal emir komuta zinciri dışında darbeci askerlerce yapılan görevlendirme ile darbe eylemine katılan tüm şahıslar gibi eş zamanlı bir şekilde deşifre olmamak için sivil araçları ile sivil kıyafetli şekilde Harp Akademileri Komutanlığından çıkarak emir komutayı devir alacakları Tuzla Piyade Okuluna, sanıklar ... ve ...'ın 23. Motorlu Piyade Alayına saat 23.00 sıralarında gittikleri, Tuzla Piyade Okuluna giden sanıklar vardıklarında Darbe girişiminde etkin rol alanların başında gelen ve aynı zamanda “Yurtta Sulh Biziz” isimli Whatsapp grubu üyesi olan Tuzla Piyade okulunda görevli Albay ....n karşıladığı, vardıklarında kamuflajlarının bulunduğu ellerindeki çantalarla birlikte Piyade Okulu içerisinde müsait bir yerde üzerlerine değiştirdikleri ve kamuflajlarını giyerek sözde sıkıyönetim emrini uygulamak üzere görev aldıkları, 16.07.2016 günü sabah saat 06.00'ya kadar bu şahısların burada bekledikleri, ancak darbe girişiminin halk ve kolluk kuvvetlerinin cansiperane mücadelesi sonucunda başarısız kalması neticesinde polis ve halk ile karşı karşıya gelmekten korktuklarından ve ifşa edilmemek için sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın geldikleri araçlarını Tuzla Piyade Okulunda bırakarak oradan toplu taşıma araçlarıyla uzaklaşarak kaçtıkları, Harp Akademileri Komutanlığının Nizamiye kamera kayıtları incelendiğinde; 16.07.2016 günü saat 09.11’de sanıklar ... ve ...’ın, saat 09.14’te de sanıklar ... ve ...’ın Harp Akademileri 2 Nolu Nizamiyeden sivil elbiseli olarak birlikte giriş yaptıklarının tespit edildiği, yine ... ve ...'ın da HTS Baz Analiz Raporlarına göre darbe girişimde aktif olarak kullanılan 23. Motorlu Piyade Alayı içerisinde sürekli yer değiştirdiklerinin belirlendiği, Bu sanıkların ..., ..., ..., ..., ... ve ... oldukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak; darbe girişimi sırasında Harp Akademileri Komutanlığı içerisinde bulunan subay ve astsubayların bazılarının kalkışmaya destek verdiği, helikopter kaldırıldığı, bazı subay ve astsubayların yasal emir komuta zinciri dışında birlik dışına çıkarak darbe girişimine katıldığı, destek olduğu, kalkışmada yürütülen eylem ve faaliyetlerde aktif görevler aldığı, kalkışma öncesi sivil araçları ile 4’er 5’erli gruplar halinde askeri üniformalarını yanlarına alarak Harp Akademileri Komutanlığından çıkış yaptıkları, kalkışmaya katılan mekanize-motorize birliklere intikal ettikleri, burada hazırlanan tanklar, zırhlı askeri araçlar ve askeri birliklerin başına geçerek; İstanbul Valilik Binası, TRT Binası, Büyükşehir Belediye Başkanlığı Binası, Vatan Emniyet Müdürlüğü Binası, Ak Parti İl Başkanlığı Binası, AKOM, Atatürk Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü gibi kritik noktaların işgali ve ele geçirilmesinde görevlendirildikleri, bu faaliyetlere aktif olarak katıldıkları, emniyet güçlerinin ve halkın üzerine ağır silahlarla ateş açıldığı, sabaha kadar devam eden olaylarda bazılarının öldüğü, bazılarının yaralı olarak ele geçirildiği, kalkışmayı koordine eden "Yurtta Sulh" adlı Whatsapp grubu içerisinde yazışma yapan şahısların bir kısmının Harp Akademileri öğretim görevlisi subaylar olduğu, kalkışmayı yöneten koordine eden yazışmalar yaptıkları tespit edilmiştir. Yine, Hava Harp Akademileri Komutanlığı kurmay öğrenci ve subaylarının Hava Harp Akademileri Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde darbeci kanada mensup üst rütbeli subaylarca yapılan görevlendirmeler ile kalkışma öncesi işgal bölgelerine giden gruplara; darbeyi başarılı kılma adına takviye olma, destek olma amacıyla dışarı çıkış yaptıkları, bazılarının işgal bölgelerine ulaştıkları, bazılarının ise halkın ve emniyet güçlerinin üstün gayreti sonucunda işgal bölgelerine ulaşamadan akademi yerleşkesine geri döndükleri belirlenmiştir. VII-SANIKLARIN EYLEMLERİ VE HUKUKİ DURUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ A-SANIKLARIN EYLEMLERİ: 1-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Hava Pilot Kurmay Binbaşı rütbesi ile öğretim elemanı olarak görev yaptığı, saat 21.00 sıralarında akademi binasına geldiği, burada kamera saatine göre saat 23.03.59’da Darbe girişiminde koordinasyon merkezi olarak kullanılan ve görevlendirmelerin yapıldığı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şubesine telefonla konuşarak giriş yaptığı, darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde darbe girişiminde aktif olarak faaliyet göstermiş olan 21 kişinin katılımı ile kapısı içeriden kilitlenmek sureti ile gizliliğe riayet edilerek düzenlenen darbeye yönelik son koordinasyon toplantısı ile görevlendirmelerin yapıldığı toplantıya katıldığı, toplantı sonunda elinde görevlendirme listesi olan evraklarla öğrencilerin bulunduğu sınıflara giderek sanıklar ..., ... ve ...'ın isimlerini okuduğu ve bu sanıklara kendi emrinde olduklarını söylediği, saat 23:40:32 sıralarında harici kıyafetini (yazlık kıyafet) çıkartıp, uçuş tulumu giyinmiş şekilde Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şubesi binasına giriş yaptığı, darbe girişiminin başarısız olması nedeniyle Ölçme ve Değerlendirme Şubede durumun değerlendirilmesine ilişkin gecenin ilerleyen saatlerinde yapılan toplantıya katıldığı, İstanbul ili Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı Gişelerinde yaşanan olaylarda ölü olarak ele geçirilen maktul-şüpheli Ferhat GÜNAY'dan elde edilen ajandanın ''27'' ile numaralandırılmış sayfasında; ''Turkuaz Medya-Barbaros Bulvarı No:153- Beşiktaş'' başlıklı doküman içeriğinde isminin bulunduğu, bu itibarla sanığın darbe girişiminde Turkuaz Medya Kuruluşunu işgal girişiminde görevlendirildiği, yine terör örgütünün Silahlı Kuvvetler yapılanması içerisinde faaliyet yürütmekte iken örgüt hakkında açıklamalarda bulunan örgüt mensubu şüpheli Erdem BALKAN'ın Ankara TEM Şube Müdürlüğünde alınan 25.01.2017 tarihli ifadesinde belirttiği üzere; sanığın örgüt içerisinde yer aldığı, Erdem Balkan ile beraber "abi" olarak tabir edilen örgüt mensuplarının evlerine sohbetlere gittiği, Erdem Balkan’a “abilerle görüşsen iyi olur” dediği, Erdem Balkan’ın sanığı teşhis ettiği ve ifadesinde sanığın terör örgütüyle bağını açıkça ortaya koyduğu, 2-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.30 sıralarında çağırma planının devrede olduğunu öğrenmesi üzerine Hava Harp Akademisine gittiği, burada 2. sınıf öğrenci subaylarının bulunduğu sınıf dershanesine giderek yoklamasını verdiği, daha sonra sanık ...'ın 2. sınıf dershanesine gelerek sanık ... ile birlikte sanıklar ... ve ...'ın isimlerini okuduğu ve bu sanıklara kendi emrinde olduklarını söylediği, bunun üzerine sanıklar ..., ... ve ...'ın saat 23.49 sıralarında sanık ...'nun aracıyla akademiden ayrılarak evlerine geçtikleri, saat 02.00 sıralarında sanık ...'ın, sanıklardan ...'ı araması üzerine sanıklar ..., ... ve ...'ın yine sanık ...'nun aracı ile akademiye geldikleri, sanığın darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın Darbe girişimine katılanlarca rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile Hava Harp Akademileri Akademileri Amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde öğrenci subayların tutulduğu amfilerin bulunduğu katta kamera saati ile 03.12’de görüntülendiği, sanık ...’ın müşteki ifadelerinden de anlaşılacağı üzere zorla tutulan ...’ın kapısında nöbet tutan öğrenci subaylar arasında da bulunduğu, 3-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olan sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında sınıf kıdemlisinin 2. sınıf öğrencilerinin kullanmış olduğu Whatsapp grubundan yarım saat içerisinde herkes akademide hazır olsun mesajı üzerine Hava Harp Akademisi binasına gittiği, burada 2. sınıf öğrenci subaylarının bulunduğu sınıf dershanesine giderek yoklamasını verdiği, daha sonra diğer sanık ...'ın 2. sınıf dershanesine gelerek sanık ... ile birlikte diğer sanıklar ... ve ...'ın isimlerini okuduğu ve bu sanıklara kendi emrinde olduklarını söylediği, bunun üzerine sanıklar ..., ... ve ...'ın saat 23.49 sıralarında sanık ...'nun aracıyla akademiden ayrılarak evlerine geçtikleri, saat 01.30 sıralarında sanık ...'ın, sanık ...'ı araması üzerine diğer sanıklar ..., ... ile birlikte sanık ...'ın yine sanık ...'nun aracı ile akademiye geldikleri, sanığın güvenlik timi akademi binasının etrafını sardığında güvenlik timine karşı elinde silah ile bina girişine indiği ve mevzi aldığı, darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın tutulduğu amfilerin önünde nöbet tuttuğu, 4-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Hava Pilot Kurmay Yarbay rütbesi ile öğretim elemanı olarak görev yaptığı, 14.07.2016 günü saat 21.04’te Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 9 darbeci askerin katılımı ile icra edilen, darbeye yönelik hazırlık toplantısı olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 gündüzünde Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 10 kişinin katılımı ile düzenlenen, 14.07.2016 akşamında icra edilen toplantı ile birlikte düşünüldüğünde sanığın olağan dönemlerden farklı olarak değerlendirilen darbeye yönelik bireysel bilgilendirme görüşmeleri olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile gizliliğe riayet edilerek, kapı içeriden kilitlenmek sureti ile düzenlenen darbeye yönelik son koordinasyon toplantısı olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünden olay gecesi resmi kıyafetli olarak 23.41 sıralarında elinde görevlendirme listesi olduğu değerlendirilen liste ile ayrıldığı, Harp Akademileri Komutanlığı nöbet listesinde 15 Temmuz 2016 tarihinde Nöbetçi Amir olarak sanık... olmasına rağmen sanığın nöbeti teslim almayarak onun yerine Nöbetçi Amirlik görevini Darbe girişimine aktif olarak katılan sanık ...’a usule ve nöbet hizmetleri yönergesine aykırı olarak devrettiği, bu konuyla ilgili herhangi bir nöbet değişim formu, dilekçesi veya sözlü beyanın bulunmadığı, sanık ...’ın silah zoruyla Harp Akademileri 1 Nolu Nizamiye Bölgesi kapısını silah zoruyla açtırması ile sanığın, emrindeki diğer sanıklar ..., ..., .... ve ... ile birlikte Darbe girişimine katılmak, Darbe girişiminde bulunanlara destek olmak amacı ile Harp Akademileri Komutanlığından 16 Temmuz 2016 günü saat 01.00 civarında akademi dışına çıkış yaptığı, Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine sokağa çıkan vatandaşlarımız tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerine ulaşamadan beyanlara göre sanık ...’in ailesinin Okmeydanı'ndaki ikametine geçmek zorunda kaldıkları, sabah saatlerinde ise Harp Akademilerine geri döndükleri, 5-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesiyle öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında öğrenci subayların yoklama için akademiye çağrıldığını öğrenmesi üzerine saat 23.42 sıralarında 2 nolu nizamiyeden akademiler bölgesine giriş yaptığı, daha sonra sanıklardan...'ın sanığı arayarak 2 nolu nizamiye bölgesinde bulunan otoparka gelmesini istediği, ancak sanığın öncesinde Hava Harp Akademisine gittiği, burada Darbe girişimi sırasında Hava Harp Akademileri Komutanlığında yaşanan Darbe Karşıtı oldukları bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın hürriyetlerinden alıkonularak zorla tutuldukları amfinin kapısında sanık ...'nin emrine istinaden nöbet tuttuğu, daha sonra sanığın Hava Harp Akademisinden çıkış yaparak 2 nolu nizamiye otoparkında bulunan sanık...'ın yanına gittiği, bir süre sonra diğer sanıklar ..., ... ve....'nun da yanlarına geldikleri ve birlikte 1 nolu nizamiyeye doğru gittikleri, burada nöbetçi amiri olan sanık ...'ın kapıyı açtırması üzerine saat 00.49 sıralarında akademiler bölgesinden çıkış yaptıkları, sanığın Hava Harp Akademileri Komutanlığı Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünde yapılan görevlendirmeler ile Darbe girişimine katılmak, Darbe girişiminde bulunanlara destek olmak amacı ile Harp Akademilerinden çıkış yaptığı, ancak Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine sokağa çıkan vatandaşlar tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerine ulaşamadan beyanlara göre diğer sanık ...’in ailesinin Okmeydanı'ndaki ikametine geçmek zorunda kaldığı, sabaha kadar burada kalan sanıkların saat 07.38 sıralarında Harp Akademilerine geri döndükleri, soruşturma kapsamında sanığın 24.07.2016 tarihinde kollukta müdafii eşliğinde alınan ifadesinde; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği talebi ile samimi beyanlarda bulunduğu, sivil ve askeri hayatında silahlı terör örgütü FETÖ/PDY içindeki eylem ve faaliyetlerinden bahisle son görüştüğü “Cemaat Abisi” olarak tabir edilen .... isimli sivil şahsın teşhisle yakalanmasını sağladığı, yine kollukta müdafii eşliğinde alınan 13.12.2016 tarihli ek ifadesinde; terör örgütünün ordu içerisine sızması, askerler üzerinden yürüttüğü faaliyetler ile askerlik hayatı boyunca kendisi ile irtibatlı örgüt üyeleri hakkında samimi beyanlarda bulunduğu, 6-Sanık ... (TC:....86) yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Pilot Kurmay Binbaşı rütbesi ile öğretim görevlisi olduğu, 14.07.2016 günü saat: 21.04’te Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 9 darbeci askerin katılımı ile icra edilen, darbeye yönelik hazırlık toplantısı olduğu değerlendirilen toplantıya katıldığı, 15.07.2016 saat: 00.06’da Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğüne girdiği ve saat: 00.23’te çıktığı, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile düzenlenen darbeye yönelik son koordinasyon toplantısı olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde darbe girişimi esnasında yapılan toplantının görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi ile ilgili olduğu, Harp Akademileri Komutanlığı Nöbetçi Amir Yardımcısı nöbet listesinde 15.07.2016 tarihinde Nöbetçi Amir Yardımcısı olmasına rağmen usule ve Harp Akademileri Nöbet Yönergesine aykırı olarak nöbetini öğleden sonra sanık ...'a devrettiği, bu konuyla ilgili herhangi bir nöbet değişim formu, dilekçesi veya sözlü beyanın bulunmadığı, sanık ...'ın giydiği uçuş tulumunun üzerinde kendi adı yerine sanık ...'ın isimliğinin bulunduğu, sanık ...'ın, Harp Akademileri Komutanlığına yeni katılış yaptığı ve daha önce nöbet tutmadığının personel beyanlarından anlaşıldığı, usulsüz nöbet değişiminin Darbe girişimi kapsamında planlandığı, soruşturma kapsamında olay tutanaklarından, alınan ifadelerden, kamera görüntüleri ve fotoğraf teşhislerinden sanık ...’nın olay gecesi Hava Harp Akademisi Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünde yapılan Darbe görevlendirmeleri neticesinde Harp Akademileri Komutanlığından 2 sivil araç ile silahlı, teçhizatlı ve resmi kıyafetli olarak diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte Darbe girişimine katılmak, Darbe girişiminde bulunanlara destek olmak amacı ile akademi dışına çıkış yaptığı, darbeci askerlerce kapatılmış olan 15 Temmuz Şehitler köprüsündeki darbeci askerlerin sorumluları ile görüşüp, kolayca karşıya geçtiği, Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine sokağa çıkan vatandaşlar tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerine ulaşamadığı, beyanlara göre Ataşehir civarlarında trafiğin kapanması üzerine geri dönerek 15 Temmuz Şehitler köprüsü girişine geldiği, daha sonra sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesi neticesinde diğer sanık ...’ın yönlendirmesi ile Nakkaştepe civarlarında kendilerini almak için gelen sanık ... idaresindeki helikoptere diğer sanıklar ..., ... ve ... ile binerek buradan Hava Harp Okuluna geçiş yaptığı, Harp Akademileri Komutanlığı görevlilerince tanzim edilen 01.08.2016 tarihli tutanakta sanık ...’nın 15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı VİP askeri bölümünde görüntülerinin olduğu, ayrıca olay gecesi helikopter ile darbeci askerleri işgal bölgelerine taşıyan sanık ...’ın kollukta yaptığı fotoğraf teşhisinde sanık ...'yı fotoğrafından teşhis ederek 16.07.2016 günü saat yaklaşık 04:00 sıralarında 1. Köprünün Anadolu Yakası kısmında Koç’un evine yakın üç yol gibi bir yere iniş yapıp, toplam 4 askeri personeli helikoptere alarak o bölgeden uzaklaştığını, aldığı askeri personelden birisinin sanık ... olduğunu ifade ettiği, 7-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında Hava Harp Akademisi ikinci sınıf öğrencileri tarafından kullanılan 75. dönem Whatsapp grubundan Hava Harp Akademisine çağrılması üzerine akademi binasına gitmek üzere yola çıktığı, diğer sanık ...'nın emrine istinaden ikametine giderek beylik tabancasını alarak grubunda bulunan diğer sanıklarla birlikte nizamiye otoparkına gittiği, otoparkta sanıklar ... ve ... ile buluştuğu, ..., ... ve ... ile birlikte araçla saat 23:50 sıralarında nizamiyeden çıkış yaptığı, 15 Temmuz Şehitler köprüsündeki darbeci askerlerin sorumluları ile görüşerek kolayca karşıya geçtikleri, Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine sokağa çıkan vatandaşlar tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerine ulaşamadığı, Ataşehir civarlarında trafiğin kapanması üzerine geri dönerek 15 Temmuz Şehitler köprüsü girişine geldiği, sanık ...’ın yönlendirmesi ile Nakkaştepe civarlarında kendilerini almak için gelen sanık ... idaresindeki helikoptere binerek buradan Hava Harp Okuluna diğer sanıklarla birlikte geçiş yaptığı, sanık ...’ın kollukta yaptığı fotoğraf teşhisinde sanık ...'yı fotoğrafından teşhis ederek 16.07.2016 günü saat yaklaşık 04:00 sıralarında 1. Köprünün Anadolu Yakası kısmında Koç’un evine yakın üç yol gibi bir yere iniş yapıp, toplam 4 askeri personeli helikoptere alarak o bölgeden uzaklaştığını, aldığı askeri personelden birisinin sanık ... olduğunu ifade ettiği, sanık ...’nın kullanmış olduğu hattın İstanbul ili, Üsküdar ilçesinde faaliyet gösteren Gülcan Gıda isimli iş yerinde kurulu bulunan sabit kontörlü telefondan 26.01.2016 tarihinde saat 17:34:17 ve 21:06:36'da iki kez arandığı, aynı tarihte askeri personel olan ... ve ...'nın da arandığı, sözde Yurtta Sulh harekatı adıyla FETÖ/PDY mensubu askerler tarafından gerçekleştirilmek istenen darbe teşebbüsünde etkin rol oynayan ve sözde Hava Kuvvetleri İmamı olduğu yönünden değerlendirmeler yapılan, darbe teşebbüsünü yöneten ve darbe girişiminin ana faillerinden olan Adil Öksüz'ün de aynı telefondan arandığının tespit edildiği, 8-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.20 sıralarında çağırma planının devrede olduğunu öğrenmesi üzerine saat 23.20 sıralarında akademi binasına gittiği, sanık ...'nın emrine istinaden ikametine giderek beylik tabancasını alıp, grubunda bulunan diğer sanıklarla birlikte nizamiye otoparkına gittiği, ..., ... ve ... ile birlikte araç ile saat 23:50 sıralarında nizamiyeden çıkış yaptığı, 15 Temmuz Şehitler köprüsündeki darbeci askerlerin sorumluları ile görüşüp, kolayca karşıya geçtikleri, Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine sokağa çıkan vatandaşlar tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerine ulaşamadıkları, Ataşehir civarlarında trafiğin kapanması üzerine geri dönerek 15 Temmuz Şehitler köprüsü girişine geldikleri, sanık ...’ın yönlendirmesi ile Nakkaştepe civarlarında kendilerini almak için gelen sanık ... idaresindeki helikoptere binerek sanığın buradan Hava Harp Okuluna geçiş yaptığı, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/8253 sayılı soruşturma dosyası kapsamında müşteki sıfatıyla ifadesi alınan Mehmet Alparslan ARISAN beyanında; sanık ...’nın şok mangası adı altında örgüt mensubu olmayan öğrencilerin okuldan ayrılması için mobbing uygulayan şahıslardan olduğunu, kendisine de mobbing uyguladığını belirttiği, 9-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında müşteki ...'dan çağırma planının devrede olduğunu öğrenmesi üzerine saat 23.30 sıralarında akademi binasına gittiği, sanık ...'nın emrine istinaden ikametine giderek beylik tabancasını alıp, grubunda bulunan diğer sanıklarla nizamiye otoparkına gittiği, diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte araç ile saat 23:50 sıralarında nizamiyeden çıkış yaptıkları, 15 Temmuz Şehitler köprüsündeki darbeci askerlerin sorumluları ile görüşüp, kolayca karşıya geçtikleri, Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine sokağa çıkan vatandaşlar tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerine ulaşamadığı, Ataşehir civarlarında trafiğin kapanması üzerine geri dönerek 15 Temmuz Şehitler köprüsü girişine geldikleri, sanık ...’ın yönlendirmesi ile Nakkaştepe civarlarında kendilerini almak için gelen sanık ... idaresindeki helikoptere binerek sanığın buradan Hava Harp Okuluna geçiş yaptığı, Harp Akademileri Komutanlığı görevlilerince sanığın kolluk birimine teslim edilmesi ile ilgili tanzim edilen 01.08.2016 tarihli tutanakta; sanığın müşteki ...’u terör örgütü lideri Fetullah Gülen aleyhine konuşmaması için uyardığının belirtildiği, 10-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünde Kurmay Yarbay rütbesi ile sınav subayı olduğu, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığında görev yeri olan Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile düzenlenen darbeye yönelik son koordinasyon toplantısı olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, görüntülerden ...’in kapıyı içeriden kilitlemesi ile saat 21:20’de başlayan personel girişleri ile 20 kişinin toplandığı ve 21.59’a kadar devam eden bir toplantı icra edildiği, Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde darbe girişimi esnasında yapılan toplantının görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi ile ilgili olduğu, 21 kişinin katılımı ile icra edilen toplantıdan sonra personelin dağıldığı, akabinde saat 23:30 sıralarında tekrar Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğüne gelerek bir nevi görevlendirme kağıdı olarak değerlendirilen bir belge aldığının görüntülerden tespit edildiği, sivil olarak giriş yaptığı Ölçme Değerlendirme Şubeden resmi kıyafetlerini giyerek ayrıldığı, yine 17 Temmuz 2016 günü saat 15:59’da sanık ... tarafından şube içerisindeki demir parmaklıklı odadan büyük boy siyah bir çöp poşetinin çıkarıldığı ve bu poşetin ilerleyen dakikalarda temizlik görevlisi tarafından götürüldüğü, bu itibarla darbe gecesi görevlendirme belgelerinin sanık tarafından imha edildiği, Harp Akademileri Komutanlığında yapılan Darbe girişimi görevlendirmeleri ile Darbe girişimi gecesinde yanına aldığı emrindeki diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... ile birlikte çıkışların yasaklandığı Harp Akademilerinden ayrılmak suretiyle Hava Harp Okuluna gittiği, 11-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında dışarıda bulunduğu sırada akademide toplanılması mesajını alması üzerine aracıyla akademiye doğru yola çıktığı, bu sırada diğer sanık ...'in sanığı arayarak akademiye yanına gelmesini istediği, saat 00.15 sıralarında sanığın lojman otoparkına giriş yaptığı ve diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın araçla yanına geldikleri, daha sonra sanıklardan ...'ın sanığın arabasına geçmesi üzerine sanık ...'in sanıktan kendisini takip etmesini istediği, sanıkların 2 nolu lojman nizamiyeden çıkarak saat 01.00 sıralarında Hava Harp Okuluna giriş yaptıkları, ayrıca müştekilerden alınan Whatsapp görüşmelerinde 16.07.2016 günü saat 06.44’te sanık ...’ın atmış olduğu mesajda sanığın Hava Harp Okulunda olduğu, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4301 sayılı soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade veren ...., sanık ... ile ilgili olarak vermiş olduğu 23.01.2018 tarihli ifadesinde; Bursa ilinde hafta sonu gitmiş olduğu örgüt evine kendisi ile birlikte sanığın da geldiğini, 2004 yılında sanığın Hava Harp Okulunu kazandığını ifade ederek sanığı fotoğraftan teşhis ettiği, 12-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü sanık ...'ın arayarak yoklama için akademiye çağrıldıklarını söylemesi üzerine Hava Harp Akademisine gittiği, burada sanık ...'in yanına gelerek sanığa dışarı çıkacaklarını söylediği ve sanık ...'ın aracında sanıklar ... ve ..., sanık ...'nın aracında da sanık ... olmak üzere hareket ettikleri ve sanığın 2 nolu lojman nizamiyeden çıkarak saat 01.00 sıralarında Hava Harp Okuluna giriş yaptığının tespit edildiği, ayrıca müştekilerden alınan Whatsapp görüşmelerinde sanığın 16.07.2016 günü saat 06.44’te Hava Harp Okulunda olduğunun anlaşıldığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/99780 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında beyanı alınan Murat Yücel isimli şahıs ifadesinde; İzmir Çiğli'ye pilotaj eğitimi almak için gittiğinde sanıkla birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu Hasan isimli şahsın yönlendirmesi ile İzmir’de ev tuttuğunu, sanığın FETÖ/PDY üyesi olduğunu, bir buçuk yıl aynı evde kaldıklarını, evde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin kaset ve videolarını izlediklerini, kitaplarını okuduklarını, Konya’ya kurs görmeye gittiğinde yine sanıkla birlikte aynı evde kaldıklarını, sanığın himmet de verdiğini ifade ettiği, sanık ... ile ilgili olarak şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulan.... Konya KOM Şube Müdürlüğünde 24.12.2016 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde; sanık ...'yı fotoğrafından teşhis ederek örgüte ait öğrenci evlerinde kaldığı dönemde örgütün eyalet talebe mesulü olan .... ve il eğitim danışmanı Akif isimli şahısların talimatı ile bir dönem sanık ...'nın abiliğini yaptığını ifade ettiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında ifade veren gizli tanık Selim 19.10.2016 tarihli ifadesinde; 22 sene boyunca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığını, üyeler arasındaki haberleşmenin ankesörlü telefonlardan sağlandığını, ankesörle telefonlardan bağlı olduğu abi diye tabir edilen örgüt yöneticisini arayarak toplantı yeri ve zamanını öğrendiklerini, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne himmet verdiğini, katalog evlilik yaptığını belirterek sanığın FETÖ terör örgütü üyesi olduğunu ifade ettiği, yine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2018/5219 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yapılan tespitlere göre; sanık ...'nın, Diyarbakır ilinde görev yaptığı sırada Kayapınar/Diyarbakır'da bulunan işyerindeki .... adına kayıtlı ticari sabit hattan asker şahıs ....ile aynı gün 26.03.2014 tarihinde 1'er dakika arayla peş peşe arandığı, bunun dışında münferit olarak aynı işyerindeki sabit hattan 26.12.2013, 05.01.2014, 29.03.2014, 23.06.2014, 11.08.2014, 13.08.2014 tarihlerinde arandığının tespit edildiği, 13-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında çağırma planının devrede olduğunu öğrenmesi üzerine Hava Harp Akademisine gittiği, burada sanık ...'in sanığı arayarak dışarı çıkacaklarını söylediği ve sanık ...'ın aracında sanıklar ... ve ..., sanık ...'nın aracında da sanık ... olmak üzere sıkıyönetim görevlendirmeleri kapsamında hareket ettikleri ve sanıkların 2 nolu lojman nizamiyeden çıkarak saat 01.00 sıralarında Hava Harp Okuluna giriş yaptıkları, ayrıca müştekilerden alınan Whatsapp görüşmelerinde de 16.07.2016 günü saat 06.44’te sanığın Hava Harp Okulunda olduğunun tespit edildiği, 14-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında çağırma planının devrede olduğunu öğrenmesi üzerine saat 23.30 sıralarında Hava Harp Akademisine gittiği, burada sanık ...'in sanığı arayarak dışarı çıkacaklarını söylediği ve sanık ...'ın aracında sanıklar ... ve ..., sanık ...'nın aracında da sanık ... olmak üzere hareket ettikleri ve sanığın 2 nolu lojman nizamiyeden çıkarak sıkıyönetim görevlendirmeleri kapsamında saat 01.00 sıralarında Hava Harp Okuluna giriş yaptığı, ayrıca müştekilerden alınan Whatsapp görüşmelerinde de 16.07.2016 günü saat 06.44’te sanığın Hava Harp Okulunda olduğunun tespit edildiği, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/43288 sayılı soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Ali Afşar 08.01.2016 tarihli ifadesinde; ... ile birlikte Yenibosna tarafında örgüte ait bir eve gittiklerini, evde Sabit isimli şahıs ile birlikte okuldan devre arkadaşı olan sanık ...'ın da olduğunu, Çiğli'deki eğitim süresince kiraladıkları evde birlikte kaldıklarını, himmet adı altında para verdiklerini, gazete aboneliği ve kurban bağışı yaptıklarını ifade ettiği, 15-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Hava İkmal Kurmay Albay rütbesi ile öğretim üyesi olduğu, sanığın 14.07.2016 günü saat 21.04’te Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 9 darbeci askerin katılımı ile icra edilen, darbeye yönelik hazırlık toplantısı olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 gündüzünde Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 10 kişinin katılımı ile düzenlenen, 14.07.2016 akşamında icra edilen toplantı ile birlikte değerlendirildiğinde şüpheli görülen ve olağan dönemlerden farklı olarak darbeye yönelik bireysel bilgilendirme görüşmeleri olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile düzenlenen darbeye yönelik son koordinasyon toplantısı olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 2 nolu nizamiye kamera görüntüleri incelendiğinde; 16.07.2016 günü saat 00.24'te kapalı bariyerin önünde bulunan siyah araçtan (Honda CR-V) sanık ...'ün inerek güvenlik görevlisine araç arama yerindeki bariyeri açtırdığı, sonrasında 1 adet siyah Honda CR-V, bir adet gri Renault Clio, bir adet lacivert mavi Mitsubishi olmak üzere, 4 (dört) aracın bariyerleri geçtiği ve nizamiye demir kapılarının kapalı olması nedeniyle dışarıya çıkamadıkları, saat 00.28'de bariyerlerin tekrar kapatıldığı, aynı zamanda Nöbetçi Amirinin nizamiye binasına doğru elinde silahla yürüdüğü, nizamiye demir kapılarının Nizamiye Nöbetçi Subayı tarafından açtırılmaması nedeniyle saat 00.30'a kadar söz konusu araçların burada beklediği, ilk araçta (siyah Honda CR-V) bulunan üç kişinin (sanıklar ..., ..., ...) aşağıya inerek bekledikleri ve etrafa bakındıkları, elinde silahıyla Nöbetçi Amirinin ve Yardımcısının nizamiyeye gelişiyle birlikte kapıların açılarak araçların tümünün dışarı çıktığı, sanık ...’ın darbe görevlendirmeleri ile dışarıya çıkan subayların başında yer aldığı, sanıklar hakkındaki Harp Akademileri Komutanlığınca tanzim edilen 17.07.2016 tarihli rapora göre olay gecesi sanıklar ..., ..., ..., ..., ... isimli sanıkların sanık ...’a ait olan ....plaka sayılı Honda CR-V marka araç ile 16 Temmuz saat 01.30 sıralarında uçuş tulumlu ve eğitim kıyafetli olarak 3 nolu nizamiyeden içeriye girmek istedikleri, kapının girişe kapatılmış olması ve yanlarında kimlik kartlarının olmadığından dolayı içeriye alınmadıkları, sanığın grubundaki diğer sanıklarla birlikte Migros arkasındaki J-9 Emniyet duvarından atlamak sureti ile kışlaya girdiği, deliller kısmında da belirtildiği üzere sanık ...’den elde edilen Samsung marka cep telefonun mesajlar bölümünde sanık ...’ın helikopter ile Sabiha Gökçen Hava Limanına gideceğine dair sanık ...’ın sanık ...’e mesaj attığı, sanık ... ve ekibinin helikopterle gidememeleri üzerine araçla Harp Akademilerinden çıkış yaptıkları, FSM köprüsü üzerinde yaşanan olaylara katıldıkları, tekerlekleri patladığı, trafiğin tıkanması üzerine Harp Akademileri yerleşkesine geri dönmek zorunda kaldıkları, Darbeci askeri kanat tarafından hazırlanan sıkıyönetim direktifi ekindeki sözde atama listesine göre sanığın mevcut görevi olan Hava Harp Plan Program Şube Müdürlüğü görevinin devamı yanı sıra İstanbul Radyosu Genel Müdürü olarak atandığı, İstanbul ili Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı Gişelerinde yaşanan olaylarda ölü olarak ele geçirilen maktul-şüpheli....dan elde edilen ajandanın ''26'' ile numaralandırılmış sayfasında sanığın isminin bulunduğu, darbe girişimine karşı demokratik hakkını kullanan ...'nin 29.08.2016 tarihli müşteki sıfatıyla vermiş olduğu ifadesinde; sanık ...'ı fotoğrafından teşhis ederek sanığın olay tarihinde gece Fatih Sultan Mehmet Köprüsünde olduğunu, Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçişte köprünün ayaklarına yakın siyah renk bir Honda araçta gördüğünü, sanığın sivil giyinimli olduğunu, yanında 2-3 kişinin bulunduğunu, insanlar köprü üzerine gelmeye başlayınca sanığın ortadan kaybolduğunu, sanık ... ve yanında bulunan diğer şahısların bahse konu darbe girişiminde FSM Köprüsündeki askerleri organize eden ve onlara talimat veren şahıslardan olduğunu, olaylar devam ederken bu sanık ve yanında bulunan diğer şahısların .... plakalı siyah Honda marka araçla Avrupa yakasına doğru kaçtıklarını belirtmiş olduğu, sanığın alınan ifadelere göre Harp Akademileri Komutanlığında sanık ...’ın görevlendirmesi ile sanıklar ..., ..., ... ve ... ile birlikte Darbe girişimine ve Sabiha Gökçen Havalimanın işgaline katılmak üzere Harp Akademileri Komutanlığından çıkış yaptığı, Anadolu yakasına geçtiği, Kavacık Kavşağı civarında yolun vatandaşlar tarafından kapatılması üzerine yaşanan olaylara katıldığı, yaşanan olaylarda bulunduğu araca mermi isabet ettiği, bunun üzerine geri döndüğü, akademi yerleşkesine sokulmaması üzerine demir tellerden atlayarak akademiye giriş yaptığı, 16-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Hava Harp Akademisinde Pilot Kurmay Binbaşı rütbesi ile öğretim Elemanı olduğu, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile gizliliğe riayet edilerek düzenlenen darbeye yönelik son koordinasyon toplantısı olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, girişi kontrollü olan Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğüne rahat bir şekilde giriş çıkış yaptığı, 15 Temmuz Darbe girişimi esnasında Harp Akademileri 2 nolu nizamiye bölgesindeki kamera kayıtları incelendiğinde 16.07.2016 günü saat 00.24'te kapalı bariyerin önünde bulunan siyah araçtan (siyah Honda CR-V) sanık ...'ün inerek güvenlik görevlisine araç arama yerindeki bariyeri açtırdığı, sonrasında 1 adet siyah Honda CR-V, bir adet gri Renault Clio, bir adet lacivert Renault Kadjar, bir adet mavi Mitsubishi olmak üzere, 4 (dört) aracın bariyerleri geçtiği ve nizamiye demir kapılarının kapalı olması nedeniyle dışarıya çıkamadıkları, saat 00.28'de bariyerlerin tekrar kapatıldığı aynı zamanda Nöbetçi Amirinin nizamiye binasına doğru elinde silahla yürüdüğü, nizamiye demir kapılarının Nizamiye Nöbetçi subayı tarafından açtırılmaması nedeniyle saat 00.30'a kadar söz konusu araçların burada beklediği, ilk araçta (siyah Honda CR-V) bulunan üç kişinin (..., ..., ...) aşağıya inerek bekledikleri ve etrafa bakındıkları, elinde silahıyla Nöbetçi Amirin ve yardımcısının nizamiyeye gelişiyle birlikte kapıların açılarak araçların tümünün dışarı çıktığı, sanığın da sanık ...’ın grubunda darbe görevlendirmeleri ile dışarıya çıkan ve olaylara katılan subaylardan olduğu, sanıklar hakkındaki Harp Akademileri Komutanlığınca tanzim edilen 17.07.2016 tarihli rapor içeriğinde olay gecesi sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... isimli sanıkların sanık ...’a ait olan 34 FD 6504 plaka sayılı Honda CR-V marka araç ile 16 Temmuz günü saat 01.30 sıralarında uçuş tulumlu ve eğitim kıyafetli olarak 3 nolu nizamiyeden girmek istedikleri, kapının girişe kapatılmış olması ve yanlarında kimlik kartlarının olmadığından dolayı içeriye alınmadıkları, sanığın ve grubundaki diğer sanıkların birlikte Migros arkasındaki J-9 Emniyet duvarından atlamak suretiyle kışlaya girdikleri, sanık ...’den elde edilen Samsung marka cep telefonun mesajlar bölümünde sanık ...’ın helikopter ile Sabiha Gökçen Hava Limanına gideceğine yönelik sanık ...’ın sanık ...’e mesaj attığı, sanık ... ve ekibinin helikopterle gidememeleri üzerine araçla Harp Akademilerinden çıkış yaptıkları, sanığın da bu grup içinde kışla dışına çıkış yaptığı, ayrıca Bekir Arapsun isimli şüphelinin Eskişehir TEM Şube Müdürlüğünde 07.12.2017 tarihinde alınan ifadesinde; cemaat ile ilişkilerini azalttığı ve kopartmak üzere olduğu dönemde sanığın kendisinin hak ettiği keşif uçuş filosuna atandığını ifade ettiği, aynı zamanda sanık ...'ü fotoğraf üzerinden teşhis ettiği, sanığın Harp Akademileri Komutanlığından sanık ...’ın görevlendirmesi ile diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... ile birlikte Darbe girişimine ve Sabiha Gökçen Havalimanının işgaline katılmak üzere Harp Akademileri Komutanlığından çıkış yaptığı, Anadolu yakasına geçtiği, Kavacık kavşağı civarında yolun vatandaşlar tarafından kapatılması üzerine Kavacık civarında yaşanan olaylara katıldığı, yaşanan olaylarda bulunduğu araca mermi isabet ettiği, bunun üzerine geri döndüğü, akademi yerleşkesine alınmaması üzerine demir tellerden atlayarak akademiye girdiği, 17-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesiyle öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında akademi bölgesi dışında olduğu sırada çağırma planının devrede olduğunu öğrenmesi üzerine 23.40 sıralarında lojmanlar bölgesine geldiği, daha sonra sanık ...'ın Honda CRV marka araç ile gelerek sanığı bulunduğu bölgeden aldığı, akabinde sırasıyla sanıklar ..., ... ve ...'ün de aynı araca binmesi ile araç ile 2 nolu nizamiye bölgesine saat 00.24'te geldikleri, burada sanık ...'ün araçtan inerek güvenlik görevlisine araç arama yerindeki bariyeri açtırdığı, sonrasında sanıkların içinde bulunduğu araç dışında bir adet gri Renault Clio, bir adet lacivert Renault Kadjar, bir adet mavi Mitsubishi olmak üzere, 4 (dört) aracın bariyerleri geçtiği, ancak nizamiye demir kapılarının kapalı olması nedeniyle dışarıya çıkamadıkları, saat 00.28'de bariyerlerin tekrar kapatıldığı, bu sırada Nöbetçi Amirinin nizamiye binasına doğru elinde silahla yürüdüğü, nizamiye demir kapılarının Nizamiye Nöbetçi Subayı tarafından açtırılmaması nedeniyle saat 00.30'a kadar söz konusu araçların burada beklediği, sanıkların bulunduğu araçtan sanıklar ..., ... ve ...'ün aşağıya inerek bekledikleri ve etrafa bakındıkları, elinde silahıyla Nöbetçi Amirinin ve yardımcısının nizamiyeye gelişiyle birlikte kapıların açılarak araçların tümünün dışarı çıktığı, sanığın Darbe girişimine ve Sabiha Gökçen Havalimanı işgaline katılmak üzere Harp Akademileri Komutanlığından çıkış yaptığı, araç ile Anadolu yakasına geçtiği, Kavacık kavşağı civarında yolun vatandaşlar tarafından kapatılması üzerine Kavacık civarında yaşanan olaylara katıldığı, yaşanan olaylarda sanığın içinde bulunduğu araca mermi isabet ettiği, bu nedenle sanığın grup halinde olduğu diğer sanıklarla birlikte geri döndüğü, saat 01.21'de Harp Akademileri Yerleşkesi Migros otopark bariyerine gelen ve sağ arka tekeri patlak olduğu anlaşılan aracın bariyeri açarak içeri girdiği, bariyeri açan kişilerin yürüyerek 3 nolu nizamiyeye geldikleri, Nöbetçi Astsubayın giren aracı görerek ikaz etmesi üzerine, aracın Migros'un arkasına çekildiği, saat 01.29'da sanıkların nizamiyeden giriş yaparak kilitli kapının açılması talebinde bulundukları, Nizamiye Nöbetçi Astsubayı tarafından "kendilerine nizamiyeden personel girişlerinin saat 24.00'ten sonra yapılamadığı ve 2 nolu nizamiyeden girmeleri gerektiğinin" söylenmesi üzerine sanık ... tarafından nöbetçi amirine bilgi verilmesi istendiği, nizamiye Nöbetçi Astsubayı tarafından Nöbetçi Amirine bilgi vermek için bekleyenlerden kimliklerinin istenmesi üzerine kimliklerin verilmediği, Nöbetçi Astsubay tarafından sanık ...'ün kimliğinin elinden alınarak öğrenildiği, içeri alınmayan sanıkların daha sonra Migros arkasındaki J-9 Emniyet duvarından atlamak sureti ile kışlaya girdikleri, sanığın da duvardan atlamak suretiyle akademiye girdiği, İstanbul ili Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı Gişelerinde yaşanan olaylarda ölü olarak ele geçirilen maktul-şüpheli ....dan elde edilen ajandanın ''26'' ile numaralandırılmış sayfasında sanığın isminin de bulunduğu, 18-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesiyle öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.07 sıralarında Whatsapp grubundan herkesin eğitim kıyafetli olarak yarım saat içerisinde Hava Harp Akademisi binasında olması gerektiği şeklindeki mesajı görmesi üzerine saat 23.25 sıralarında Hava Harp Akademisine gittiği, burada sanığın diğer sanık ... ile birlikte 2. sınıf dershanesinde bulunduğu sırada yanlarına sanık ...'ün gelerek sanıkları sanık ...'ın yanına götürdüğü, burada sanık ...'ın sanıklara Sabiha Gökçen Havalimanına gidileceğini söylediği, daha sonra sanık ...'ın Honda CR-V marka araç ile sanık ...'ü de bulunduğu bölgeden alarak araç ile 2 nolu nizamiye bölgesine saat 00.24'te geldikleri, burada sanık ...'ün araçtan inerek güvenlik görevlisine araç arama yerindeki bariyeri açtırdığı, sonrasında sanıkların içinde bulunduğu araç dışında bir adet gri Renault Clio, bir adet lacivert Renault Kadjar, bir adet mavi Mitsubishi olmak üzere 4 aracın bariyerleri geçtiği ancak nizamiye demir kapılarının kapalı olması nedeniyle dışarıya çıkamadıkları, saat 00.28'de bariyerlerin tekrar kapatıldığı, bu sırada Nöbetçi Amirinin nizamiye binasına doğru elinde silahla yürüdüğü, nizamiye demir kapılarının Nizamiye Nöbetçi subayı tarafından açtırılmaması nedeniyle saat 00.30'a kadar söz konusu araçların burada beklediği, sanıkların bulunduğu araçtan sanıklar ..., ... ve ...'ün aşağıya inerek bekledikleri ve etrafa bakındıkları, elinde silahıyla Nöbetçi Amirinin ve yardımcısının nizamiyeye gelişiyle birlikte kapıların açılarak araçların tümünün dışarı çıktığı, sanığın da Darbe girişimine ve Sabiha Gökçen Havalimanı işgaline katılmak üzere Harp Akademileri Komutanlığından çıkış yaptığı, araç ile Anadolu yakasına geçtiği, Kavacık kavşağı civarında yolun vatandaşlar tarafından kapatılması üzerine Kavacık civarında yaşanan olaylara katıldığı, yaşanan olaylarda sanığın bulunduğu araca mermi isabet ettiği, bu nedenle sanığın grup halinde olduğu diğer sanıklarla birlikte geri döndüğü, saat 01.21'de Harp Akademileri Yerleşkesi Migros otopark bariyerine gelen ve sağ arka tekeri patlak olduğu anlaşılan aracın bariyeri açarak içeri girdiği, bariyeri açan kişilerin yürüyerek 3 nolu nizamiyeye geldikleri, Nöbetçi Astsubayın giren aracı görerek ikaz etmesi üzerine aracın Migros'un arkasına çekildiği, saat 01.29'da sanıkların nizamiyeden giriş yaparak kilitli kapının açılması talebinde bulundukları, Nizamiye Nöbetçi Astsubayı tarafından "kendilerine nizamiyeden personel girişlerinin saat 24.00'ten sonra yapılamadığı ve 2 nolu nizamiyeden girmeleri gerektiğinin" söylenmesi üzerine sanık ... tarafından nöbetçi amirine bilgi verilmesinin istendiği, Nizamiye Nöbetçi Astsubayı tarafından Nöbetçi Amirine bilgi vermek için bekleyenlerden kimliklerinin istenmesi üzerine kimliklerin verilmediği, içeri alınmayan sanıkların daha sonra Migros arkasındaki J-9 Emniyet duvarından atlamak sureti ile kışlaya girdikleri, sanığın da bu grup içerisinde bulunduğu, İstanbul ili Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı Gişelerinde yaşanan olaylarda ölü olarak ele geçirilen maktul-şüpheli....'dan elde edilen ajandanın ''26'' ile numaralandırılmış sayfasında sanığın isminin de bulunduğu, darbe girişimine karşı demokratik hakkını kullanan ... İstanbul TEM Şube Müdürlüğünde 29.08.2016 tarihinde müşteki sıfatıyla vermiş olduğu beyanında; sanık ...’ı fotoğrafından teşhis ederek sanığın olay gecesi Fatih Sultan Mehmet Köprüsünde olduğunu, sanığı Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçişte köprünün ayaklarına yakın siyah renk bir Honda araçta gördüğünü, yanında 2-3 kişinin bulunduğunu, insanlar köprü üzerine gelmeye başlayınca sanığın ortadan kaybolduğunu, sanık ...’ın ve yanında bulunan ...’ın bahse konu darbe girişiminde FSM Köprüsündeki askerleri organize eden ve onlara talimat veren şahıslardan olduğunu, olaylar devam ederken bu sanık ve yanında bulunan diğer şahısların siyah Honda marka araçla Avrupa yakasına doğru kaçtığını beyan ettiği, 19-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesiyle öğrenci subay olduğu, 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında sanık ... tarafından aranarak çağırma planının devrede olduğunu öğrenmesi üzerine Hava Harp Akademisine gittiği, burada sanığın diğer sanık ... ile birlikte 2. sınıf dershanesinde bulunduğu sırada yanlarına sanık ...'ün gelerek sanıkları sanık ...'ın yanına götürdüğü, burada sanık ...'ın sanıklara Sabiha Gökçen Havalimanına gidileceğini söylediği, daha sonra sanık ...'ın Honda CR-V marka aracıyla sanık ...'ü de bulunduğu bölgeden alarak araç ile 2 nolu nizamiye bölgesine saat 00.24'te geldikleri, burada sanık ...'ün araçtan inerek güvenlik görevlisine araç arama yerindeki bariyeri açtırdığı, sonrasında sanıkların içinde bulunduğu araç dışında bir adet gri Renault Clio, bir adet lacivert Renault Kadjar, bir adet mavi Mitsubishi olmak üzere, 4 aracın bariyerleri geçtiği ancak nizamiye demir kapılarının kapalı olması nedeniyle dışarıya çıkamadıkları, saat 00.28'de bariyerlerin tekrar kapatıldığı, bu sırada Nöbetçi Amirinin nizamiye binasına doğru elinde silahla yürüdüğü, nizamiye demir kapılarının Nizamiye Nöbetçi subayı tarafından açtırılmaması nedeniyle saat 00.30'a kadar söz konusu araçların burada beklediği, sanıkların bulunduğu araçtan sanıklar ..., ... ve ...'ün aşağıya inerek bekledikleri ve etrafa bakındıkları, elinde silahıyla Nöbetçi Amirinin ve yardımcısının nizamiyeye gelişiyle birlikte kapıların açılarak araçların tümünün dışarı çıktığı, sanığın Darbe girişimine ve Sabiha Gökçen Havalimanı işgaline katılmak üzere Harp Akademileri Komutanlığından çıkış yaptığı, araç ile Anadolu yakasına geçtiği, Kavacık kavşağı civarında yolun vatandaşlar tarafından kapatılması üzerine Kavacık civarında yaşanan olaylara katıldığı, yaşanan olaylarda sanıkların kullandığı araca mermi isabet ettiği, bu nedenle sanıkların geri döndükleri, saat 01.21'de Harp Akademileri yerleşkesi Migros otopark bariyerine gelen ve sağ arka tekeri patlak olduğu anlaşılan aracın bariyeri açarak içeri girdiği, bariyeri açan kişilerin yürüyerek 3 nolu nizamiyeye geldikleri, Nöbetçi Astsubayın giren aracı görerek ikaz etmesi üzerine, aracın Migros'un arkasına çekildiği, saat 01.29'da sanıkların nizamiyeden giriş yaparak kilitli kapının açılması talebinde bulundukları, Nizamiye Nöbetçi Astsubayı tarafından "kendilerine nizamiyeden personel girişlerinin saat 24.00'ten sonra yapılamadığı ve 2 nolu nizamiyeden girmeleri gerektiğinin" söylenmesi üzerine sanık ... tarafından Nöbetçi Amirine bilgi verilmesi istendiği, Nizamiye Nöbetçi Astsubayı tarafından Nöbetçi Amirine bilgi vermek için bekleyenlerden kimliklerinin istenmesi üzerine kimliklerin verilmediği, içeri alınmayan sanıkların daha sonra Migros arkasındaki J-9 Emniyet duvarından atlamak sureti ile kışlaya girdikleri, sanığın da bu grup içerinde bulunduğu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/46625 sayılı soruşturma dosyası kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında beyanı alınan gizli tanık SEL'in 19.10.2016 tarihli alınan ek beyanında; bir cemaat abisinin İstanbul Hava Harp Okulu Komutanlığı ikinci filoda menfi olarak bahsettiği kişinin Hava Harp Okulundan atıldığını, FETÖ elebaşısının bu menfi kişi hakkında "Dua edelim bu menfi personel 10-15 güne kadar atılsın" dediğini ve gerçekten de kısa bir süre sonra bu menfi personel olarak bahsettiği kişinin Hava Harp Okulundan atıldığını, bahsettiği abinin "Dua edelim 15 güne kadar atılsın" dediği kişinin sanık ...'in tutanak tutturarak okuldan attırdığı kişi olduğunu öğrendiğini beyan ettiği, Bursa TEM Şube Müdürlüğünde şüpheli sıfatıyla ifade veren Ömer Harun Özhan 24.03.2018 tarihli ifadesinde; sanık ...’i fotoğraftan kesin ve net olarak teşhis ederek sanığın örgütten olmayan kişilere şok uygulaması yaptığını ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağı olduğunu ifade ettiği, İstanbul ili Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı Gişelerinde yaşanan olaylarda ölü olarak ele geçirilen maktul-şüpheli Ferhat GÜNAY'dan elde edilen ajandanın ''26'' ile numaralandırılmış sayfasında sanığın isminin de bulunduğu, 20-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Astsubay Başçavuş rütbesi ile görevli olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.30 sıralarında sanık ... tarafından aranarak mesaiye çağrılması üzerine Hava Harp Akademisine gittiği, burada sanık ...'ın kendisine nizamiyede bulunan Albay ...'ın yanına gitmesini istemesi üzerine sanığın nizamiyede sivil bir aracın başında bekleyen ...'ın yanına gittiği, burada ...'ın sanık ...'den sanık ...'yi de alarak yanlarına gelmesini istediği, daha sonra sanık ...'in içerisinde sanıklar ... ve ...'ın da bulunduğu araç ile lojmanlar bölgesine giderek sanık ...'yi aldıkları ve oradan araç ile nizamiye bölgesine tekrar geldiklerinde Albay ...'ın sanıklardan kendi aracını takip etmelerini istediği, sanıkların saat 00.00 sıralarında dışarıya çıkışların yasaklandığı nizamiyeden çıkış yaptıkları, Albay ...’ın aracında ise üsteğmenle...,... ve ....’in bulunduğu, alınan ifadelerden; sanık ...’un kullandığı aracın Albay ...’ın aracını Anadolu yakasına kadar takip ettiği, daha sonra aracı gözden kaybettikleri, trafiğin kapanması ile 1-2 saat trafikte kaldıkları, bunun üzerine sanığın araçtakilerle birlikte saat 03.30 sıralarında da Kadıköy'de bulunan Fenerbahçe Orduevine geçtiği, Albay ...’ın ekibinin ise TV yayınlarını kesmek üzere Ümraniye ilçesinden 6 sivil FETÖ/PDY mensubu teknik şahsı araca aldıkları, trafiğin kapanması üzerine Ümraniye Casper Plaza isimli iş yerinin çatısına inen helikopter ile önce TRT ULUS’a gittikleri 3 teknisyeni burada bıraktıkları daha sonra Vodafone Arena stadına indikleri, buradan toplam 46 kişilik askerle Digitürk yayınlarını kesmek üzere Beşiktaş Digitürk binasını basarak buradaki yayını kestikleri, sanık her ne kadar vatandaşların trafiği kapatmış olması nedeniyle görev yerine gidemeyerek Fenerbahçe Orduevine geçmişse de 15.07.2016 gündüzünde Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 10 kişinin katılımı ile düzenlenen, şüpheli görülen ve olağan dönemlerden farklı olarak değerlendirilen “DARBEYE YÖNELİK BİREYSEL BİLGİLENDİRME GÖRÜŞMELERİ” olduğu değerlendirilen toplantılara ilişkin görüntü kayıtlarında; saat 17.11’de girilmesi kontrollü bölge olan Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğüne girdiği ve 17.25’te buradan ayrıldığı, 21-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Hava Pilot Kurmay Binbaşı rütbesi ile öğretim elemanı olarak görev yaptığı, sanığın darbe girişiminde koordinasyon merkezi olarak kullanıldığı tespit edilen Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde Darbe girişiminde aktif olarak faaliyet göstermiş 9 kişinin katılımı ile kapı içeriden kilitlenmek sureti ile gizliliğe riayet edilerek düzenlenen, Harp Akademileri kamera kayıtlarının incelemesinde; Hava Harp Akademisi binasında olağan karşılanmayacak bir saatte, girilmesi kontrollü olan Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünde Darbe girişimi öncesinde 14.07.2016 günü saat 21.04’te başlayıp, 15.07.2016 günü saat 00.30’da giriş kapısının kilitlenmesi ile son bulan darbeye yönelik hazırlık toplantısına saat 21.05’te elinde ajanda ile girerek katıldığı, 15.07.2016 günü Darbe girişimi esnasında 21 kişinin katılımı ile kapı içeriden kilitlenmek sureti ile gizliliğe riayet edilerek düzenlenen görevlendirme ve son koordinasyon toplantısına katıldığı, sanığın 15.07.2016 tarihinde saat 23.46’da kamera görüntüleri kapsamında Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünden görevlendirme kağıtları olduğu değerlendirilen kağıtları aldıktan sonra Hava Harp Akademisi 2. katında bulunan 2. sınıf öğrenci subayların dershanesine girdiği ve bir müddet sonra çıktığı, darbe girişimi esnasında saat 01.30 sıralarında sanık ...’ın, diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte Hava Harp Akademisi ana giriş kapısından sırt çantaları ile çıkış yaptığı, akademi binasına yakın mesafede bulunan araç park yerinde bulunan sanıklardan ...'a ait araca bindiği, ancak araçla hareket edemeden otoparkta Harp Akademileri güvenlik timi tarafından yakalandığı, güvenlik timi tarafından araçtan indirilerek etkisiz hale getirildiği, bir süre sonra olay yerine gelen ...'in, o anki gerekçelerini yerinde bularak sanığı serbest bırakması üzerine sanığın Hava Harp Akademisi binasına saat 02.15 sıralarında döndüğü, güvenlik timi akademi binasının etrafını sardığında karşı koymak için bina girişine indiği, Salim Gökhan İlhan isimli şahsın Eskişehir TEM Şube Müdürlüğünde 04.12.2017 tarihinde alınan ifadesinde ve 06.12.2017 tarihli yaptırılan fotoğraf teşhisinde sanığı teşhis ederek sanık vasıtasıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile tanıştığını, İzmir Çiğli Hava Üssünde görev yaparken sanıkla birlikte örgüte ait bir eve gittiklerini, Zafer kod isimli şahısla tanıştığını, evde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderine ait videoları izlediklerini, Zafer kod isimli şahsın kendisine Mehmet kod isimini verdiğini, sanık ...’a da kod ismi verdiğini, sanık ile grup arkadaşı olduğunu belirterek fotoğraftan sanığı teşhis ettiği, sanık ...'ın hem 14 Temmuz 2016 tarihinde hem de 15 Temmuz 2016 günü yapılan Darbe girişimi esnasında, Darbe koordinasyon merkezi olarak kullanılan ve görevlendirmelerin yapıldığı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde yapılan toplantılara ve yürütülen faaliyetlere katıldığı, ayrıca Ölçme Değerlendirme Şube Müdürü odasında yapılan Darbe görevlendirmeleri ile sanığın yönetim ve koordinesinde bulunan sanıklar ..., ... ve Salih BAYRAK'ın darbeye katılmak üzere Valilik binasının işgalinde görevlendirildikleri, sanığın kollukta müdafii eşliğinde alınan savunmasında Valilik binasında görevlendirildiklerini doğruladığı, bu kapsamda sanıkların bu görevlendirme çerçevesinde Hava Harp Akademisi binasından dışarı çıktıkları, otoparkta araca binmek üzere iken güvenlik timi tarafından yakalandıkları ve yaşanan karışıklıkta tekrar serbest bırakılarak Hava Harp Akademisine geri döndükleri, 22-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında aranmak suretiyle mesaiye çağrıldığı, daha sonra sanığın öğrenci subayların aralarındaki haberleşme-iletişimde kullandıkları ortak whatsapp grubundan “pilotlar tulumlu, yer sınıfları kamuflajlı olacak şekilde yarım saat içerisinde Hava Harp Akademisinde toplanıyoruz“ şeklindeki bildirimde bulunduğu ve Hava Harp Akademisine gittiği, kamera görüntülerinden anlaşılacağı üzere saat 01.30 sıralarında sanığın, diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte Hava Harp Akademisi ana giriş kapısından sırt çantaları ile çıkış yaptığı, akademi binasına yakın mesafede bulunan araç park yerinde bulunan sanıklardan ...'a ait araca bindiği, ancak araçla hareket edemeden otoparkta Harp Akademileri güvenlik timi tarafından yakalandığı, güvenlik timi tarafından araçtan indirilerek etkisiz hale getirildiği, bir süre sonra olay yerine gelen Hasan Nevzat TAŞDELER'in o anki gerekçelerini yerinde bularak sanıkları serbest bırakması üzerine Hava Harp Akademisi binasına saat 02.15 sıralarında sanığın döndüğü, güvenlik timi akademi binasının etrafını sardığında karşı koymak amacıyla bina girişine indiği, daha sonra sanık ...'un Darbe girişiminde Hava Harp Akademileri Komutanlığında Darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın Darbe girişimine katılanlarca rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile Hava Harp Akademileri Akademileri amfilerinde zorla alıkonulması eylemine aktif şekilde katıldığı, 16.07.2016 tarihinde kamera saatine göre 03.23’te amfilerin önünden geçtiği, sanığın GSM hattının İstanbul ili, Üsküdar ilçesinde faaliyet gösteren Gülcan Gıda isimli iş yerinde kurulu bulunan ve örgüt mensupları tarafından ''Mahrem Hizmetler'' yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personelle irtibat sağlamak için kullanıldığı tespit edilen sabit kontörlü telefondan 31.10.2014, 01.11.2014, 03.04.2015, 04.05.2015 ve 01.05.2015 tarihlerinde 11 defa arandığı, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/43288 sayılı soruşturma dosyası ile hakkında silahlı terör örgütü üyeliğinden soruşturma yürütülen Emre Yavuz'un 07.01.2017 tarihli ifadesinde; askeri okulda eğitim gördüğü dönemler içerisinde ... ve sanık ...'un cemaat bağlantısı olduğunu, bu sanıkların bazı devrelerinin okulu bırakmaları için mutat uygulamalar dışında uygulamalar yaptıklarını ve bu şekilde parlak geleceği olan kişilerin önünü kestiklerini beyan ettiği, yine aynı soruşturma kapsamında 31.10.2017 tarihinde ifade veren Yalçın Aydemir'in ifadesinde; Hava Harp Okulu 3. sınıfında iken FETÖ adına hizmet yürüten şahıslarla olan görüşmelerini aksattığı dönemde okul içerisindeki üst rütbeli komutanlar tarafından mobbing ve baskıya maruz kaldığını, özellikle o dönem yüzbaşı rütbesinde olan sanık ...'un uyumsuzluk gerekçesi ile nöbet, temizlik ve hafta sonu çarşıya çıkmama cezaları verdiğini ifade ettiği, 23-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında 2. sınıf öğrenci subaylar arasında kullanılan whatsapp grubundan herkesin yarım saat içerisinde akademide olması gerektiğine dair mesaj gelmesi üzerine saat 23.45 sıralarında akademiye giriş yaptığı, daha sonra sanığın Darbe karşıtı olduğu bilinen ve Darbe girişimine katılanlarca Hava Harp Akademileri Akademileri amfilerinde zorla alıkonulan Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın tutuldukları amfilerin önünde sanık ...'nin emri ile sanıklardan ... ile birlikte nöbet tuttuğu, daha sonra kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere saat 01.30 sıralarında sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte Hava Harp Akademisi ana giriş kapısından sırt çantaları ile çıkış yaptıkları, akademi binasına yakın mesafede bulunan araç park yerinde bulunan sanıklardan ...'a ait araca bindiği, ancak araçla hareket edemeden otoparkta harp akademileri güvenlik timi tarafından yakalandığı, güvenlik timi tarafından araçtan indirilerek etkisiz hale getirildiği, bir süre sonra olay yerine gelen ...'in, o anki gerekçelerini yerinde bularak sanıkları serbest bırakması üzerine sanığın Hava Harp Akademisi binasına saat 02.15 sıralarında döndüğü, güvenlik timi akademi binasının etrafını sardığında karşı koymak için bina girişine indiği, Çanakkale TEM Şube Müdürlüğünde 23.01.2018 tarihinde şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Abdulkadir Sümer isimli şahıs ifadesinde; sanığı ortaokuldan tanıdığını, Kuleli Askeri Lisesini kazandığını, 2002 yılında sanık Yeşilyurt Hava Harp Okuluna geçtiği zaman memlekette konuştuklarını, sanığın düğününe geldiğini, kurmay kültür gezisi adı altında düzenlenen bir gezide Çanakkale iline geldiğinde bir iki saat ayaküstü görüştüklerini, İstanbul'da Musa Alemdar isimli şahısla görüştüğü zaman, sanığın da eşlik ettiğini, İstanbul Soğanlı'da birlikte bir eve gittiklerini, bu evde Musa Alemdar’ın, kendisine ve ...'a Fetullah Gülen'in kitaplarını okuyup, vaazlarını dinlettiğini, Musa Alemdar’ın kendisine Abdullah, ...'a da Deniz kod ismini verdiğini beyan ettiği, 24-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, 15.07.2016 günü saat 23.30 sıralarında sanıklardan ...'un sanığı arayarak tüm öğrenci subayların akademiye çağrıldığını söylemesi üzerine saat 00.00 sıralarında Hava Harp Akademisine gittiği, kamera görüntülerinden anlaşıldığı üzere saat 01.30 sıralarında sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte Hava Harp Akademisi ana giriş kapısından sırt çantaları ile çıkış yaptığı, akademi binasına yakın mesafede bulunan araç park yerinde bulunan sanıklardan ...'a ait araca bindiği, ancak araçla hareket edemeden otoparkta Harp Akademileri güvenlik timi tarafından yakalandığı, güvenlik timi tarafından araçtan indirilerek etkisiz hale getirildiği, bir süre sonra olay yerine gelen ...'in, o anki gerekçelerini yerinde bularak sanıkları serbest bırakması üzerine sanığın Hava Harp Akademisi binasına saat 02.15 sıralarında döndüğü, güvenlik timi akademi binasının etrafını sardığında karşı koymak için bina girişine indiği, daha sonra sanığın Darbe girişiminde Hava Harp Akademileri Komutanlığında Darbe karşıtı oldukları bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın Darbe girişimine katılanlarca rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile Hava Harp Akademileri Akademileri amfilerinde zorla alıkonulmaları eylemine aktif şekilde katıldığı, 16.07.2016 tarihinde kamera saatine göre 02.27’de amfilerin önünde sanıklar ..., ..., ..., ... ile birlikte görüntülendikleri, saat 03.35 sıralarında müşteki ...’u lavaboya götürdüğü, arkasından yürüdüğü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/20020 sayılı soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla yer alan Mustafa Atıl, Ahmet Aydoğan, Burak İnan, İsmail Barış Sağlam'ın sanık ... ile ilgili olarak alınan ifadelerinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgüt üyesi olduğunu, örgüt üyesi olmayan diğer askerlere mobing uyguladığını, bu şekilde örgüt üyesi olmayan asker öğrencilerin okulla ilişiğinin kesildiğini, Harp Okulundan atılan bu öğrencilerin şahsi olarak baskı ve yıldırmaya maruz kaldıklarını, örgüt üyesi olan öğrencilere herhangi bir ceza verilmediğini ifade ettikleri, 25-Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden; 15.07.2016 gündüzünde Kara Harp Akademileri Komutanlığı Öğretim Başkanı Albay .... ve Binbaş.... tarafından yapılan görevlendirmeyle Kara Harp Akademileri öğretim üyeleri ve öğrenci subaylarının Darbe girişimini yönetmek için kendilerine bildirilen askeri birliklere resmi üniformalarını ve silahlarını yanlarına alarak sivil araçları ile akşam 20.00 itibari ile intikal ettiklerinin tespit edildiği, olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın birlikte TSK yasal emir komuta zinciri dışında darbeci askerlerce yapılan görevlendirme ile darbe eylemine katılan tüm şahıslar gibi eş zamanlı bir şekilde deşifre olmamak için sivil araçları ile sivil kıyafetli olarak Harp Akademilerinden çıktıkları, Tuzla Piyade Okulunda darbe girişimi kapsamında hazırlanan idari tahkikat raporu ve kamera görüntüleri incelendiğinde; 15 Temmuz 2016 günü saat 23.00 civarında Tuzla Piyade Okuluna gittikleri, buraya vardıklarında kendilerini Darbe girişiminde etkin rol alanların başında gelen ve aynı zamanda “Yurtta Sulh Biziz” isimli Whatsapp grubu üyesi olan Tuzla Piyade Okulunda görevli Albay ....'in karşıladığı, vardıklarında kamuflajlarının bulunduğu ellerindeki çantalarla birlikte Piyade Okulu içerisinde müsait bir yerde üzerilerini değiştirdikleri ve kamuflajlarını giyerek sözde sıkıyönetim emrini uygulamak üzere görev aldıkları, 16.07.2016 günü sabah saat 06.00'ya kadar burada bekledikleri, ancak Darbe girişiminin halk ve kolluk kuvvetlerinin mücadelesi sonucunda başarısız olması neticesinde polis ve halk ile karşı karşıya gelmekten çekindikleri ve ifşa olmamak için sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın geldikleri araçlarını Tuzla Piyade Okulunda bırakarak oradan toplu taşıma araçlarıyla uzaklaşarak ayrıldıkları, Harp Akademileri Komutanlığı Nizamiye giriş-çıkış kamera kayıtları incelendiğinde; 16.07.2016 günü saat 09.11’de sanıklar ... ve ...’ın, saat 09.14’te de sanıklar ... ve ...’ın Harp Akademileri 2 nolu nizamiyeden sivil elbiseli olarak birlikte giriş yaptıkları, sanıklardan ...'ın HTS kaydı tespitine göre; 15.07.2016 günü kullandığı telefonu ile 19:56:55’te, 20:49:01’de, 20:49:36’da Binbaşı ..... (Darbe koordinatörlerinden- Yurtta Sulh Biziz adlı whatsapp grubu üyesi) ile görüşmeler yaptığı, yine 15.07.2016 günü 23:18:22’de, 23:33:28’de, 23:50:28’de Albay .... (Yurtta Sulh Biziz adlı whatsapp grubu üyesi- Tuzla Piyade Okulu Öğrenci Alay Komutanı) ile görüşmeler yaptığı, sanık ...'ın FETÖ/PDY'nin sözde TSK yapılanmasında asker şahıslardan sorumlu sivil şahıslar tarafından kullanılan kamuya açık büfe tarzı yerlerde kurulu sabit hatlardan olan İstanbul ili Üsküdar ilçesindeki Elif Büfe isimli iş yerinde kurulu sabit hattan ardışık veya ardışık olmayan şekilde irtibat kurulan şahıslardan olduğu, yapılan tespitlere göre sanığın 28.05.2014 tarihinde toplam 2 defa bu şekilde arandığının tespit edildiği, 25.07.2016 günü Yüzbaşı ... isimli şahsın ikamet adresinde yapılan aramada; Darbe girişiminde etkin rol oynayan subayların ve Harp Akademisinde okuyan subay öğrencilerin, tutuklu ve gözaltında bulunan şahısların adının bulunduğu 9 gruba ayrılmış isim listesinin bulunduğu, sanıklar ... ve ...’ın da bu listede isimlerinin bulunduğu, Kurmay Binbaşı .... (Yurtta Sulh Biziz isimli whatsapp grubu üyesi) isminin altında oluşturulan 9. grupta sanık ...'ın, 6. grupta ...’ın isimlerinin yer aldığı ve isimlerinin yanında (+) şeklinde ibare bulunduğu, yine sanık ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sözde TSK yapılanmasında asker şahıslardan sorumlu sivil şahıslar tarafından kullanılan kamuya açık büfe tarzı yerlerde kurulu sabit hatlardan olan İstanbul İli Üsküdar ilçesinde bulunan ...Büfe isimli iş yerinde kurulu sabit hattan ardışık veya ardışık olmayan şekilde irtibat kurulan şahıslardan olduğu, yapılan tespitlere göre sanığın 16.08.2014 tarihinde toplam 6 defa bu şekilde arandığının tespit edildiği, bunun yanında sanıkların olaydan sonra oluşturulan idari tahkikat heyetine Tuzla Piyade Okuluna gittiklerini ifade etmeyerek bu durumu saklamaya çalıştıkları, ancak kamera görüntüleri ortaya çıkınca Tuzla'ya yemek yemeğe gittiklerini ifade ettikleri, 26-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Personel Kurmay Binbaşı rütbesiyle Plan Program Şube Müdürlüğünde Plan Subayı olduğu, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile gizliliğe riayet edilerek, kapı içeriden kilitlenmek sureti ile düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisinde Komutanlığı binasında darbe Karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile Hava Harp Akademileri amfilerinde zorla alıkonulması eylemine katıldığı, kamera kayıtlarının incelemesinde; müşteki ...’u tuvalete götürdüğü, 15.07.2016 darbe girişimi esnasında, Hava Harp Akademisi Komutanlığı giriş katındaki giriş kapılarının içeriden kilitlendiği, darbe taraftarı olmayan hiçbir askerin binaya alınmadığı, 01.30’da güvenlik timi akademi binasının etrafını sardığında sanığın karşı koymak için bina girişine indiği, kapı girişinde silahla mevzi alarak güvenlik timine karşı mukavemette bulunduğu, bunların daha öncesinde Ölçme Değerlendirme Şube Müdürü odasında yapılan darbe görevlendirmeleri ile Öğretim Başkanı Hava Pilot Kurmay Albay ... tarafından sanık ...’ya AVEA Genel Merkezine 2. sınıf öğrenci subaylardan sanıklar ..., ..., ... ve ... ile birlikte gitmesinin tebliğ edildiği, bu kapsamda 16 Temmuz günü saat 01.10 sıralarında Hava Harp Akademisinden sanık ... ve aracın arkasında sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte hareket ederek 2 nolu lojman nizamiyesine geldikleri, nizamiyede bulunan dubaların kalkmış olduğunu gördükleri, sanık ...’nın arabadan indiği ve orada görevli asker ile konuştuğu, çıkışların yasaklanması ve güvenlik timinin müdahale için bölgeye gelmesi ile buradan kaçmak suretiyle Hava Harp Akademisine geri gelerek akademinin giriş katında yukarıda anlatıldığı üzere güvenlik timine elinde silahla karşı koyduğu, sanığın ikamet aramasında parçalanmış halde 750 GB imaj-export işlemi gerçekleştirilemeyen harddisk’in fotoğraflardan görüldüğü üzere sert bir cisimle (çekiç, balyoz gibi) üzerine vurularak parçalandığı, içerisindeki veri depolamaya yarayan platter adlı plakaların söküldüğü, bunların yerinde olmadığı, bu durumun iletim kanallarını parçalayarak delilleri karartma, yok etme adına yürüttüğü bir faaliyet olduğu, 27-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.09 sıralarında evinde olduğu sırada 75. dönem whatsapp grubundan herkesin eğitim elbisesi ile yarım saat içerisinde akademiye gelmesinin söylenmesi üzerine Hava Harp Akademisine gittiği, saat 01.00 sıralarında sanık ...'nın sanığın da aralarında bulunduğu diğer sanıklar ..., ... ve ...'yı yanına alarak araçla 2 nolu nizamiye bölgesine gittikleri, nizamiyede bulunan dubaların kalkmış olduğunu gördükleri, bunun üzerine sanık ...’nın arabadan indiği ve orada görevli asker ile konuştuğu, çıkışların yasaklanması ve güvenlik timinin müdahale için bölgeye gelmesi ile sanıkların buradan kaçarak Hava Harp Akademisine geri döndükleri, sanığın da akademiye geldiği, darbe taraftarı olmayan hiçbir askerin binaya alınmamasına rağmen sanığın pencereden içeri alındığı, daha sonra sanığın Darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisinde Komutanlığı binasında Darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın Darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulması eyleminde müşteki ...’ın hürriyeti kısıtlanarak zorla tutulduğu amfi kapısında nöbet tuttuğu, Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğüne 16 Temmuz günü saat 03.27’de elinde bir kağıt ile gelerek kapıyı çaldığı, içeride sanıklar ... ve ...’ın bulunduğu, tedirgin bir şekilde odadan çıkan sanık ... tarafından öncelikle kimin geldiği ve niçin geldiğinin anlaşılmaya çalışıldığı, sonrasında kapıdaki sanık ...'dan kağıdın alındığı, 28-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü ikametinde olduğu sırada 75. dönem whatsapp grubundan herkesin eğitim elbisesi ile yarım saat içerisinde akademiye gelmesinin söylenmesi üzerine Hava Harp Akademisine gittiği, saat 01.00 sıralarında sanık ...'nın sanığın da aralarında bulunduğu sanıklar ..., ... ve ...'yı yanına alarak 2 nolu nizamiye bölgesine gittikleri, nizamiyede bulunan dubaların kalkmış olduğunu gördükleri, bunun üzerine sanık ...’nın arabadan indiği ve orada görevli asker ile konuştuğu, çıkışların yasaklanması ve güvenlik timinin müdahale için bölgeye gelmesi ile sanıkların buradan kaçarak Hava Harp Akademisine geri döndükleri, sanığın da akademiye geldiği, giriş kapılarının içeriden kilitli olduğu, güvenlik timinin akademi binasının etrafını sarması nedeniyle bir grup asker tarafından güvenlik timine karşı konulduğu, darbe taraftarı olmayan hiçbir askerin binaya alınmamasına rağmen sanığın pencereden içeri alındığı, sanık ...’ın ilerleyen saatlerde güvenlik timinin olası müdahalesine karşı mevzi alıp, akademi binası girişinde nöbet de tuttuğu, 29-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü 75. dönem whatsapp grubundan herkesin eğitim elbisesi ile yarım saat içerisinde akademiye gelmesinin söylenmesi üzerine saat 00.10 sıralarında Hava Harp Akademisine gittiği, güvenlik timi akademi binasının etrafını sardığında elinde silahla giriş katına inen sanıklardan olduğu, bunun öncesinde saat 01.00 sıralarında sanık ...'nın sanığın da aralarında bulunduğu sanıklar ..., ... ve ...'ı yanına alarak 2 numaralı nizamiye bölgesine gittikleri, nizamiyede bulunan dubaların kalkmış olduğunu gördükleri, bunun üzerine sanık ...’nın arabadan indiği ve orada görevli asker ile konuştuğu, çıkışların yasaklanması ve güvenlik timinin müdahale için bölgeye gelmesi ile sanıkların buradan kaçarak Hava Harp Akademisine geri döndükleri, sanığın da akademiye geldiği, giriş katında giriş kapılarının içeriden kilitli olduğu, güvenlik timi akademi binasının etrafını sarması nedeniyle giriş katında mevzi alındığı, darbe taraftarı olmayan hiçbir askerin binaya alınmamasına rağmen sanığın pencereden içeri alındığı, daha sonra sanığın Darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisinde Darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın Darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde, sanığın müşteki ...’ın hürriyeti kısıtlanarak zorla tutulduğu amfinin kapısında nöbet tuttuğu, müştekiyi tuvalete götürdüğü, ayrıca sanık ...'nın yapılan çalışmalarda kullanımında bulunan GSM hattının İstanbul ili, Üsküdar ilçesinde Gülcan Gıda ismi ile faaliyet gösteren iş yerinde kurulu bulunan ve örgüt mensupları tarafından ''Mahrem Hizmetler'' yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personelle irtibat sağlamak için kullanıldığı tespit edilen sabit kontörlü telefondan 18.02.2015 tarihinde 2 defa arandığının tespit edildiği, 30-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında evinde olduğu sırada 75. dönem whatsapp grubundan herkesin eğitim elbisesi ile yarım saat içerisinde akademiye gelmesi gerektiğinin söylenmesi üzerine sanığın yanına şahsi tabancasını da alarak Hava Harp Akademisine gittiği, sanığın burada sınıfta beklediği sırada şahsi tabancasını ....in istemesi üzerine tabancasını ona verdiği, daha sonra sanığın Darbe girişimi esnasında yapılan görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi hususlarının yönetildiği Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğü önünde 16 Temmuz günü saat 00.33’te sanık ... ile birlikte görüntüsünün bulunduğu, askeri üniformalı olduğu, görevlendirme kağıdı olduğu anlaşılan kağıda bakarak telefon görüşmesi yaptığı, güvenlik timi akademi binasının etrafını sardığında güvenlik timine karşı koymak için giriş katına inen sanıklardan olduğu, bunun öncesinde saat 00.38’de sanık ...’in Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünün içinde bulunduğu, saat 01.00 sıralarında ise sanık ...'nın sanığın da aralarında bulunduğu sanıklar ..., ... ve ...'yı yanına alarak 2 numaralı nizamiye bölgesine gittikleri, nizamiyede bulunan dubaların kalkmış olduğunu gördükleri, bunun üzerine sanık ...’nın arabadan indiği ve orada görevli asker ile konuştuğu, çıkışların yasaklanması ve güvenlik timinin müdahale için bölgeye gelmesi ile sanıkların buradan kaçarak Hava Harp Akademisine geri döndükleri, sanığın da akademiye gittiği, giriş katında giriş kapılarının içeriden kilitli olduğu, güvenlik timi akademi binasının etrafını sarması nedeniyle giriş katında bir grup asker tarafından mevzi alındığı, darbe taraftarı olmayan hiçbir askerin binaya alınmamasına rağmen sanığın pencereden içeri alındığı, daha sonra sanığın Darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisinde Komutanlığı binasında Darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın Darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile Hava Harp Akademileri amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde, sanığın amfi kapısında nöbet de tuttuğu, 31-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Hava Harp Akademisinde İstihbarat Kurmay Binbaşı rütbesi ile öğretim elemanı olarak görev yaptığı, 15.07.2016 gündüzünde Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 10 kişinin katılımı ile düzenlenen, şüpheli görülen ve olağan dönemlerden farklı olarak değerlendirilen “DARBEYE YÖNELİK BİREYSEL BİLGİLENDİRME GÖRÜŞMELERİ” olan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile kapı içeriden kapatılmak sureti ile düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, Darbe girişimi esnasında Deniz Harp Akademisi Komutanı Tuğamiral ...’i tutuklamak, derdest etmek maksadı ile konutuna girilmesi, konut ve makamının zorla basılması, emir astsubayı müşteki ...’ın başına silah dayanması, zorla tutulması, hürriyetinin kısıtlanması eylemine katıldığı ve bu eylemleri yönettiği, Harp Akademileri Komutanlığı Nöbetçi Amiri nöbet listesinde 15 Temmuz 2016 tarihinde nöbetçi amir sanık... olmasına rağmen sanığın nöbeti usule ve Harp Akademileri Nöbet Yönergesine aykırı olarak teslim aldığı, bu konuyla ilgili herhangi bir nöbet değişim formu, dilekçesi veya sözlü beyanın bulunmadığı, Harp Akademileri Komutanlığı idari tahkikat heyeti raporunda; nöbetçi amiri ve nöbetçi amir yardımcısının usulsüz bir şekilde özel olarak o gün için değiştirildiği ve bu subayların Darbe girişiminde Harp Akademilerindeki faaliyetlerde kilit rol oynadıklarının tespit edildiği, sanığın darbe teşebbüsünde görevlendirilen personelin nizamiyelerden giriş-çıkışlarına müdahale ederek dışarıya çıkışları kolaylaştırdığı, 2 nolu nizamiyedeki nöbetçi personelin ifadesi ve kamera kayıtlarından anlaşıldığı üzere; Nizamiye Nöbetçi Subayı üsteğmen ....'nin nizamiyeden çıkış yasağı emrine riayet etmek için gayret gösterdiği, ancak Nöbetçi Amirinin elinde silahla nizamiye bölgesine gelerek görev ve rütbesini kullandığı, sanığın...'ın 1 nolu nizamiyeden çıkması için silah zoruyla anahtarları alarak kapıyı açtırdığı ve sanık...'ın çıkışını sağladığı, müteakiben Harp Akademileri Kurmay Başkanı Tümgeneral ...'in nöbetçi amiri odasına gelerek kendisini bu görevinden aldığını söylediği ve bölgede bulunan Albay ...'ya sanık ...'ı gözetim altında tutmasını emrettiği, İstanbul ili Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı gişelerinde yaşanan olaylarda ölü olarak ele geçirilen maktul-şüpheli ....'dan elde edilen ajandanın ''27'' ile numaralandırılmış sayfasında sanığın isminin bulunduğu, “27” ile numaralandırılmış sayfada darbe girişimi kapsamında Turkuaz Medya’da görevlendirilenlerin isimlerinin bulunduğu, Ankara’dan gelen sözde sıkıyönetim direktifine karşı “emirlere açığız” mesajını çektirdiği, müşteki ...’in emir astsubayı ...'ın hürriyetinin kısıtlanması olayına iştirak ettiği, yine ...'i derdest etmek için makam odasına gittiği, makam odasında ...'in ele geçirilmesi ve yerinin öğrenilmesi amacıyla diğer deniz sınıfından subaylar olan ..., ..., ... ve ...'ı silahla tehdit ettiği, 32-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Binbaşı rütbesiyle Öğretim Elemanı olduğu, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile kapının içeriden kilitlenmek sureti ile gizliliğe riayet edilerek düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu tespit edilen toplantıya katıldığı, Darbe girişimi esnasında Deniz Harp Akademisi Komutanı Tuğamiral ...'i tutuklamak, derdest etmek maksadı ile konutuna girilmesi, konut ve makamının zorla basılması, emir astsubayı müşteki ...’ın başına silah dayanması, zorla tutulması, hürriyetinin kısıtlanması eylemine katıldığı ve bu eylemleri yönettiği, darbe kalkışması esnasında Harp Akademileri Komutanlığı Nöbetçi Amir Yardımcısı ... olmasına rağmen sanığın usule ve Harp Akademileri Yönergesine aykırı şekilde nöbeti devraldığı, bu konuyla ilgili herhangi bir nöbet değişim formu, dilekçesi veya sözlü beyanın bulunmadığı, sanık ...'ın giydiği uçuş tulumunun üzerinde kendi adı yerine sanık ...'ın isimliğinin bulunduğu, sanık ...'ın, Harp Akademileri Komutanlığına yeni katılış yaptığı ve daha önce nöbet tutmadığının beyanlardan anlaşıldığı, Harp Akademileri Komutanlığı idari tahkikat heyeti raporunda; Nöbetçi amiri ve nöbetçi amiri yardımcısının usulsüz bir şekilde özel olarak o gün için değiştirildiği ve Darbe girişiminde Harp Akademileri Komutanlığındaki faaliyetlerde kilit rol oynadıklaının tespit edildiği, darbe teşebbüsünde görevlendirilen personelin nizamiyelerden giriş-çıkışlarında Nöbetçi Amir Yardımcısı olan sanığın müdahale ederek akademi dışına çıkışları kolaylaştırdığı, 15.07.2016 günü saat 23.00'dan sonra sanık ...'ın 1 nolu nizamiyede bulunan kamera odasına gelerek odada bulunan Uzman Çavuş ....'a "Sistemi çok iyi bilmediğini, ilk defa nöbet tuttuğunu" belirterek kışlada kaç asker olduğunu, Acil Müdahale Mangasının ve Hazır Kıtanın nerede olduğunu sorduğu, aldığı bilgi üzerine "Sakin olacağız ve beni her şeyden bilgilendireceksiniz, olumsuz bir şey olursa bana hemen söyleyeceksiniz" dediği, Nöbetçi Amiri ve Nöbetçi Amir Yardımcısının Darbe girişiminin ilk saatlerinde zaman zaman kendi şahsi araçları ile zaman zaman Nöbetçi Amirliğine tahsisli askeri araç ile kışla içinde bir yerlere gidip geldikleri, saat 24.00 sıralarında nizamiyeye geldiğinde Silahlı Kuvvetlerin yönetime el koyduğunu nizamiyedeki personele söyleyerek "Bundan sonra bizim emirlerimize harfiyen dikkat edip, yerine getireceksiniz" dediği, saat 01.00 civarında Nöbetçi Amir Yardımcısının kamera odasına gelerek nizamiyeyi aradığı ve "... çıkış yapacak, ben nöbetçi amiriyim, izin verin" dediği, kısa bir süre sonra sanık ...'ın 1 nolu nizamiyeden çıkış için geldiği, sanığın aynı zamanda güvenlik timi Harp Akademisi binasının etrafını sardığında onlara karşı koymak için silahla bina girişine giderek güvenlik timine mukavemette bulunduğu, müşteki ...’in emir astsubayı ...'ın hürriyetinin kısıtlanması olayına iştirak ettiği, yine ...'i derdest etmek için makam odasına gittiği, makam odasında ...'in ele geçirilmesi ve yerinin öğrenilmesi amacıyla diğer deniz sınıfından subaylar olan ..., ..., ... ve ...'ın silahla tehdit edilme eylemine iştirak ettiği, 33-Sanıklar ... ve ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay oldukları, sanıkların 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında gelen bir emir üzerine Kara Harp Akademisine geldikleri, burada sanıkların amfide bekledikleri esnada kurmaylık 2. sınıf öğrencileri sınıf sorumlusu diğer sanık ...'in sanık ...'ı yanına çağırdığı, kısa bir süre sonra sanık ...'ın yanına sanık ...'i de alarak otoparka doğru gittikleri, burada kendilerine verilen numarayı arayarak sanık ... ile görüştükleri ve sosyal tesisler bölgesinde bir araya geldikleri, daha sonra sanıkların diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte hareket ederek Deniz Harp Akademisi Komutanı Tuğamiral ...’i tutuklamak, derdest etmek maksadı ile konutuna girilmesi, konut ve makamının zorla basılması, emir astsubayı ...’ın başına silah dayanması, zorla tutulması, ...'in ele geçirilmesi ve yerinin öğrenilmesi amacıyla diğer deniz sınıfından subaylar olan ..., ..., ... ve ...'ın silahla tehdit edilme eylemlerine iştirak ettikleri, yine, sanıklardan ...'in FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sözde TSK yapılanmasında asker şahıslardan sorumlu sivil şahıslar tarafından kullanılan kamuya açık büfe tarzı yerlerde kurulu sabit hatlardan olan İstanbul ili Üsküdar ilçesindeki ....Büfede bulunan sabit kontörlü telefondan 29.08.2014 tarihinde 2 defa arandığı, 34-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Deniz Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanık ...'ın araması üzerine kısa bir süre sonra diğer sanıklar ... ve ... ile sosyal tesisler bölgesinde bir araya geldikleri, daha sonra sanıkların diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte hareket ederek Deniz Harp Akademisi Komutanı Tuğamiral ...’i tutuklamak, derdest etmek maksadı ile konutuna girilmesi, konut ve makamının zorla basılması, emir astsubayı ...’ın başına silah dayanması, zorla tutulması, ...'in ele geçirilmesi ve yerinin öğrenilmesi amacıyla diğer deniz sınıfından subaylar olan ..., ..., ... ve ...'ın silahla tehdit edilme eylemlerine iştirak ettiği, daha sonra sanık ...'ın Hava Harp Akademisi personeli olmadığı halde sanık ... ile Darbe girişiminde ve öncesinde Koordinasyon merkezi olarak kullanılan Hava Harp Akademisi Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğüne saat 02.14'te girdiği, orada bulunan sanık ... ile görüştüğü ve içeride bir süre kaldığı, ilerleyen saatlerde sanık ...’ın Hava Harp Akademisi ana giriş kapısında güvenlik timine karşı öğrenci subayların mevzilenmesini yönlendirdiği, sanık ...’ın sabah saatlerine kadar Hava Harp Akademisi binasını terk etmediği, güvenlik timi akademi binasının etrafını sardığında sanığın binanın girişine inerek güvenlik timine mukavemet gösterdiği, 35-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Deniz Harp Akademisinde Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde Denizci Kurmay Binbaşı rütbesi ile Sınav Kısmı ve Sınav Subayı olarak görev yaptığı, 15.07.2016 tarihli Darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünün koordinasyon merkezi olarak kullanıldığı, burada koordinasyon toplantıları yapıldığı, yine Darbe girişimi esnasında yapılan görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderildiği, sanığın saat 02.14’te Hava Harp Akademisi personeli olmadığı halde sanık ... ile birlikte Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğüne geldiği, orada bulunan sanık ... ile görüştükleri ve içeride bir süre kaldıkları, ilerleyen saatlerde sanık ...’ın Hava Harp Akademisi ana giriş kapısında öğrenci subayların güvenlik timine karşı mevzilenmesini yönlendirdiği, sabah saatlerine kadar Hava Harp Akademisi binasını terk etmediği, Hava Harp Akademisi giriş katında güvenlik timine karşı mukavemet gösterdiği, giriş katına kapının önüne indiği, kendisi ile birlikte silahlı olarak aşağı inen öğrencilere liderlik ettiği ve konuşma yaptığı, 36-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Kara Harp Akademisi Komutanlığında yüzbaşı rütbesi ile 2. sınıf sorumlu öğrenci subayı olduğu, sanığın Darbe girişimi esnasında Deniz Harp Akademisi Komutanı Tuğamiral ...’i tutuklamak, derdest etmek maksadı ile konutuna girilmesi, konut ve makamının zorla basılması eylemlerinde sanıklar ... ve ...'i görevlendirdiği, sanıklardan ...'ın da kendilerini ...’in derdest edilmesi için görevlendiren kişinin sanık ... olduğunu ifade ettiği, 37-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Hava Muhabere Kurmay Albay rütbesi ile öğretim elemanı olarak görev yaptığı, 14.07.2016 günü saat 21.04’te Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 9 darbeci askerin katılımı ile icra edilen “DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 gündüzünde Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 10 kişinin katılımı ile düzenlenen, şüpheli görülen ve olağan dönemlerden farklı olarak değerlendirilen “DARBEYE YÖNELİK BİREYSEL BİLGİLENDİRME GÖRÜŞMELERİ” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünün Darbe girişiminde ve öncesinde koordinasyon merkezi olarak kullanılması, burada koordinasyon toplantıları düzenlenmesi, yine Darbe girişimi esnasında yapılan görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi eylemlerine katıldığı, 15.07.2016 günü saat 23.53'te beyaz Renault Fluence otomobilin bariyerin önünde durarak güvenlik görevlisi ile konuştuğu, güvenlik görevlisinin çıkışa izin vermemesi üzerine bahse konu aracın bariyerlerin gerisindeki park yerine girdiği ve orada bekleyen diğer araçlardaki şahıslarla konuştukları, saat 23.55'te sanık ...'in yanında bulunan sanık ... tarafından güvenlik görevlisi kulübesine girilerek bariyerin açıldığı, müteakiben bir adet siyah Peugeot, bir adet gri Nissan Qashqai, bir adet beyaz Renault Fluence, bir adet siyah Wolswagen Passat, bir adet beyaz Nissan Qashqai ve bir adet beyaz Hatchback Renault Megane olmak üzere 6 aracın ve saat 23.58'de bir adet siyah Peugeot, bir adet bronz Mazda olmak üzere 2 aracın daha dışarı çıktığı, dışarı çıkan araçlardan birinin (beyaz Hatchback Renault Megane) saat 00.00'da tekrar geri geldiği, Harp Akademileri 2 nolu nizamiye kamera görüntüleri incelendiğinde; saat 01.35'te sivil beyaz renkli bir minibüsün (Ford Transit) nizamiyeden içeri girmek istediği, ancak içeriye sokulmadığı, bunun üzerine araç içindeki sanıkların yaya olarak kart okutmadan turnikeden geçtikleri, bu esnada sanık ...’in nizamiye nöbetçi subayını oyaladığı, yaya olarak giriş yapan sanıkların ... (Eğitim Kıyafetli), ... (Uçuş Tulumlu), ... (Eğitim Kıyafetli), ... (Uçuş Tulumlu), ... (Uçuş Tulumlu), ... (Uçuş Tulumlu) ve ... (Uçuş Tulumlu) olduğu, bu sanıklardan ..., ... ve ...'in lojmanlar istikametine doğru hareket ettikleri, sanık ... ve ekibinin ise sanık ...’a ait araç ile saat 01.41 sıralarında helikopter pistine giderken görüldüğü, aracın terk edilmiş olduğu, sanık ... ve ekibinin buraya gelen helikopterle Atatürk Havalimanına gittikleri, bu kapsamda sanık ...’in darbe girişiminde görevlendirildiği Atatürk Havalimanına karayolu ile gidemeyince akademiye geri dönerek helikopter ile havalimanına gittiği, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın olay gecesi karayolu ile ulaşamadıkları Atatürk Havalimanı işgali hedeflerinden, bir an olsun vazgeçmedikleri, sanık ...’den elde edilerek incelenmek üzere elkonulan Samsung marka cep telefonunun alınan imaj-exportu üzerinde yapılan incelemede sanığın Atatürk Havalimanına helikopter ile gittiğine dair diğer sanık ...’a mesaj attığı, helikopterin lazım olup olmadığını sorduğu, sanık ...’ın da helikopterin sanık ... ve ekibini alacağına dair mesaj gönderdiği, Darbe kalkışmasının başarılı olması durumunda şüpheli ...'in atama listesinde kendi görevine devam ettiği, ayrıca bu görevine ek olarak kendisine SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI MÜDÜRÜ görevinin de verildiği, 38-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde binbaşı rütbesi ile öğretim elemanı olduğu, 15.07.2016 gündüzünde Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 10 kişinin katılımı ile düzenlenen, şüpheli görülen ve olağan dönemlerden farklı olarak değerlendirilen “DARBEYE YÖNELİK BİREYSEL BİLGİLENDİRME GÖRÜŞMELERİ” konulu toplantıya katıldığı, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile gizliliğe riayet edilerek kapının içeriden kilitlenmek sureti ile düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, darbe girişimi esnasında Harp Akademileri 2 nolu nizamiye bölgesinde yaşanan olaylarda saat 23.53'te beyaz Renault Fluence otomobilin bariyerin önünde durarak güvenlik görevlisi ile konuştuğu, güvenlik görevlisinin izin vermemesi üzerine bahse konu aracın bariyerlerin gerisindeki park yerine girdiği ve orada bekleyen diğer araçlardaki şahıslarla konuştukları, saat 23.55'te sanık ...'in yanında bulunan sanık ... tarafından güvenlik görevlisi kulübesine girilerek bariyerin açıldığı, müteakiben bir adet siyah Peugeot, bir adet gri Nissan Qashqai, bir adet beyaz Renault Fluence, bir adet siyah Wolswagen Passat, bir adet beyaz Nissan Qashqai ve bir adet beyaz Hatchback Renault Megane olmak üzere 6 aracın ve saat 23.58'de bir adet siyah Peugeot, bir adet bronz Mazda olmak üzere 2 aracın daha dışarı çıktığı, dışarı çıkan araçlardan birinin (beyaz Hatchback Renault Megane) saat 00.00'da tekrar içeri girdiği, saat 01.35'te sivil beyaz renkli bir minibüsün (Ford Transit) nizamiyeden içeri girmek istediği, ancak içeriye sokulmadığı, bunun üzerine sanıkların Harp Akademileri 2 nolu nizamiye kamera görüntüleri incelendiğinde yaya olarak kart okutmadan turnikeden geçtikleri, bu esnada sanık ...’in nizamiye nöbetçi subayını oyaladığı, yaya olarak giriş yapan sanıkların içinde eğitim kıyafetli olarak sanık ...'in de bulunduğu, bu sanıklardan ..., ... ve ...'in lojmanlar istikametine doğru hareket ettikleri, sanık ...’in ekibinin ise sanık ...’a ait araç ile saat 01.41 sıralarında helikopter pistine giderken görüldüğü, aracın terk edilmiş olduğu, sanık ... ve ekibinin buraya gelen helikopterle Atatürk Havalimanına gittikleri, sanık ...’in darbe girişimi kapsamında görevlendirilmiş olduğu Atatürk Havalimanına karayolu ile gidemeyince akademiye geri dönerek helikopter ile havalimanına gittiği, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/43288 soruşturma sayılı dosyası kapsamında hakkında silahlı terör örgütü üyeliğinden soruşturma yürütülen Emre Yavuz 07.01.2017 tarihli ifadesinde; askeri okulda eğitim gördüğü dönemlerde sanık ...'in cemaatle bağlantısı olduğunu, bu sanığın bazı devrelerinin okulu bırakmaları için mutat dışı uygulamalar yaptığını ve bu şekilde parlak geleceği olan kişilerin önünü kestiğini ifade ettiği, 39-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında whatsapp isimli uygulamaya yarım saat içerisinde eğitim kıyafetli olarak akademide olmaları gerektiğine dair mesaj geldiğini görmesi üzerine özel aracı ile Hava Harp Akademisine gittiği, burada sanık ...'in sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'i görerek yanına çağırdığı ve kendisini takip etmelerini istediği, bunun üzerine sanıklar ... ve ...'in, sanık ...'e ait araca, diğer sanıklar ..., ... ve ...'un da sanık ...'a ait araca binerek saat 23.53 sıralarında çıkış yapmak amacıyla 2 nolu nizamiye bölgesine geldikleri, burada güvenlik görevlisinin çıkışlarına izin vermemesi üzerine sanıkların içinde bulunduğu aracın bariyerlerin gerisindeki park yerine girdiği ve orada bekleyen diğer araçlardaki şahıslarla konuştukları, saat 23.55'te sanık ...'in yanında bulunan sanık ... tarafından güvenlik görevlisi kulübesine girilerek bariyerin açıldığı, bunun üzerine sanıkların araçlar ile çıkış yaptıkları, daha sonra sanığın içinde bulunduğu sivil beyaz renkli bir minibüsün saat 01.35 sıralarında nizamiyeden içeri girmek istediği, ancak içeriye sokulmadığı, bunun üzerine sanığın yaya olarak kart okutmadan nizamiyeden içeri girdiği, daha sonra ...’in lojmanda bulunan aracını almaya gidip, nizamiyeye döndüğü ve sanık ... ile birlikte sanığı da alarak Hava Harp Akademisine gittikleri, sanık ...'in saat 01.43’te Hava Harp Akademisi ana giriş kapısına geldiği, bu esnada içeride mevzide bekleyen sanıkların kapıyı açamayarak sanığı sağa doğru yönlendirmesi neticesinde sanığın pencereden atlayarak içeri girdiği, ayrıca sanık ...'in Hava Harp Akademileri Komutanlığında yaşanan Darbe karşıtı olduğu bilinen öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın Darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbetçi konulmak sureti ile akademileri amfilerinde zorla alıkonulmaları eylemine katıldığı, bu kapsamda müşteki ...’un zorla tutulduğu amfi kapısında nöbet tuttuğu, 40-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında whatsapp isimli uygulamaya yarım saat içerisinde eğitim kıyafetli olarak akademide olmaları gerektiğine dair mesaj geldiğini görmesi üzerine özel aracı ile Hava Harp Akademisine geldiği, burada sanık ...'in sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'i görerek yanına çağırdığı ve kendisini takip etmelerini istediği, bunun üzerine sanıklar ... ve ...'in sanık ...'e ait araca, diğer sanıklar ..., ... ve ...'un da sanık ...'a ait araca binerek saat 23.53 sıralarında yerleşkeden çıkış yapmak amacıyla 2 nolu nizamiye bölgesine geldikleri, burada güvenlik görevlisinin çıkışlarına izin vermemesi üzerine sanıkların içinde bulunduğu aracın bariyerlerin gerisindeki park yerine girdiği ve orada bekleyen diğer araçlardaki şahıslarla konuştukları, saat 23.55'te sanık ...'in yanında bulunan sanık ... tarafından güvenlik görevlisi kulübesine girilerek bariyerin açıldığı, bunun üzerine sanığın içinde bulunduğu araç ile çıkış yaptığı, daha sonra sanığın da içinde bulunduğu sivil beyaz renkli bir minibüsün saat 01.35 sıralarında nizamiyeden içeri girmek istediği, ancak içeriye alınmaması nedeniyle sanığın yaya olarak nizamiyeden içeri girdiği, daha sonra ...’un lojmanda bulunan aracını alarak 2 nolu nizamiye geldiği sanık ...'un aracına sanık ...’ın sanıklar ..., ... ile birlikte binerek helikopter pistine gittiği, burada aracı bıraktıktan sonra piste gelen helikoptere binerek darbe görevlendirmesi çerçevesinde Atatürk Havalimanına gittikleri, bu kapsamda sanık ...'a ait olan ve olay gecesi Harp Akademileri Komutanlığının helikopter pistinde terk edilmiş halde bulunan Chevrolet Lacetti marka gümüş renkli otomobil üzerinde yapılan incelemede; aracın sol arka kapı iç açma mandalı iç yüzeyinden elde edilen 1 adet parmak izinin sanık ...'ın sol el yüzük parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği, 41-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında whatsapp isimli uygulamaya yarım saat içerisinde eğitim kıyafetli olarak akademide olmaları gerektiğine dair mesaj geldiğini görmesi üzerine özel aracı ile Hava Harp Akademisine gittiği, burada sanık ...'in sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'i görerek yanına çağırdığı ve kendisini takip etmelerini istediği, bunun üzerine sanıklar ... ve ...'in sanık ...'e ait araca, diğer sanıklar ..., ... ve ...'un da sanık ...'a ait araca binerek saat 23.53 sıralarında akademiden çıkış yapmak amacıyla 2 nolu nizamiye bölgesine geldikleri, burada güvenlik görevlisinin çıkışlarına izin vermemesi üzerine sanıkların içinde bulunduğu aracın bariyerlerin gerisindeki park yerine girdiği ve orada bekleyen diğer araçlardaki şahıslarla konuştukları, saat 23.55'te sanık ...'in yanında bulunan sanık ... tarafından güvenlik görevlisi kulübesine girilerek bariyerin açıldığı, bunun üzerine sanığın içinde bulunduğu araç ile akademiden dışarı çıktığı, daha sonra içinde bulunduğu sivil beyaz renkli bir minibüsün saat 01.35 sıralarında nizamiyeden içeri girmek istediği ancak içeriye alınmadığı, bunun üzerine sanığın yaya olarak kart okutmadan nizamiyeden içeri girdiği, lojmanda bulunan arabasını alarak 2 nolu nizamiyeye geldiği, aracına diğer sanıklar ..., ... ve ....'ı da alarak helikopter pistine gittiği, aracını burada park ederek piste gelen helikoptere binip, darbe görevlendirmesi kapsamında diğer sanıklarla birlikte Atatürk Havalimanına gittiği, 42-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında whatsapp isimli uygulamaya yarım saat içerisinde eğitim kıyafetli olarak akademide olmaları gerektiğine dair mesaj geldiğini görmesi üzerine özel aracı ile Hava Harp Akademisine gittiği, burada sanık ...'in sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'i görerek yanına çağırdığı ve kendisini takip etmelerini istediği, bunun üzerine sanıklar ... ve ...'in sanık ...'e ait araca, diğer sanıklar ..., ... ve ...'un da sanık ...'a ait araca binerek saat 23.53 sıralarında çıkış yapmak amacıyla 2 nolu nizamiye bölgesine geldikleri, burada güvenlik görevlisinin çıkışlarına izin vermemesi üzerine sanıkların içinde bulunduğu aracın bariyerlerin gerisindeki park yerine girdiği ve orada bekleyen diğer araçlardaki şahıslarla konuştukları, saat 23.55'te sanık ...'in yanında bulunan sanık ... tarafından güvenlik görevlisi kulübesine girilerek bariyerin açıldığı, bunun üzerine sanığın içinde bulunduğu araç ile görev yerine gitmek için akademi dışına çıktığı, daha sonra sanığın görev yerine ulaşamayınca içinde bulunduğu sivil beyaz renkli bir minibüsün saat 01.35 sıralarında nizamiyeden içeri girmek istediği, ancak içeriye sokulmadığı, bunun üzerine sanığın yaya olarak kart okutmadan nizamiyeden içeri girdiği, daha sonra ...’in aracına binerek Hava Harp Akademisine gittiği, bu esnada içeride mevzide bekleyen sanıkların kapıyı açamaması üzerine pencereden atlayarak binaya girdiği, güvenlik timi akademi binasının etrafını sardığında karşı koymak amacıyla bina girişine indiği, güvenlik timine karşı Hava Harp Akademisi binası girişinde diğer sanık ... ile birlikte nöbet de tuttuğu, 43-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olan sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında whatsapp isimli uygulamaya yarım saat içerisinde eğitim kıyafetli olarak akademide olmaları gerektiğine dair mesaj geldiğini görmesi üzerine özel aracı ile Hava Harp Akademisine gittiği, burada sanık ...'in sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'i görerek yanına çağırdığı ve kendisini takip etmelerini istediği, bunun üzerine sanıklar ... ve ...'in, sanık ...'e ait araca, diğer sanıklar ..., ... ve ...'un da sanık ...'a ait araca binerek saat 23.53 sıralarında yerleşkeden çıkış yapmak amacıyla 2 nolu nizamiye bölgesine geldikleri, burada güvenlik görevlisinin çıkışlarına izin vermemesi üzerine sanıkların içinde bulunduğu aracın bariyerlerin gerisindeki park yerine girdiği ve orada bekleyen diğer araçlardaki şahıslarla konuştukları, saat 23.55'te sanık ...'in yanında bulunan sanık ... tarafından güvenlik görevlisi kulübesine girilerek bariyerin açıldığı, bunun üzerine sanığın içinde bulunduğu araç ile darbeci kanat tarafından görevlendirildiği yere gitmek için çıkış yaptığı, daha sonra görevlendirildiği yere gidemeyince içinde bulunduğu sivil beyaz renkli bir minibüsün saat 01.35 sıralarında nizamiyeden içeri girmek istediği, ancak içeriye sokulmadığı, bunun üzerine yaya olarak nizamiyeden kart okutmadan içeri girdiği, daha sonra lojman bölgesinden arabasını alarak sanıklar ... ve ... ile birlikte Hava Harp Akademisine gittiği, bu esnada içeride mevzide bekleyen sanıkların kapıyı açamaması üzerine pencereden atlayarak binaya girdiği, güvenlik timine karşı Hava Harp Akademisi binası girişinde diğer sanık ... ile birlikte nöbet tuttuğu, bu kapsamda elinde silahlı bir şekilde binanın giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu, 44-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisinde Albay rütbesiyle Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürü olarak görev yaptığı, kamera kayıtları ve soruşturma aşamasında tanık olarak dinlenen Kara Harp Akademisi Öğretim Başkan....n’in beyanları kapsamında; Kara Harp Akademisinde 15.07.2016 günü saat 13.35'te darbe girişimine hazırlık amacıyla yapılan toplantıya katıldığı, aynı toplantıda Darbe girişimi kapsamında TRT Harbiye işgal girişiminde yargılanan ....'in de bulunduğu, yapılan toplantının akademinin faaliyeti dışında olduğu, kamera görüntüleri incelendiğinde akademide öğretim görevlisi olan Mehmet TÜRK'ün toplantıya katılmayarak toplantı odasının önündeki koridorda ileri geri yürüyerek merdiven çıkışını kontrol ettiği, kapının dışında gözcülük yaptığı, toplantı icra edilirken toplantı odasına yaklaşan....'i gören Mehmet TÜRK'ün toplantı odasının kapısını açarak içeriye haber verdiği, ....ile....'ın ....'e bir şeyler söyleyerek toplantı salonuna almadan geri çevirdikleri, akabinde sanık....'nin toplantıya geri dönmediği, ....ın ise toplantıya geri döndüğü, ....in bölgeden ayrılmasından sonra ....'ün belirli bir süre kapının dışında durmaya devam ederek gözcülük yaptığı, müteakiben toplantı odasına girdiği, yaklaşık 20 dakika daha toplantının devam ettiği, bu süre içerisinde yaklaşık 20 kez kapının açılarak dışarısının kontrol edildiği, toplantının yaklaşık 30 dakika devam ettiği ve 15.07.2016 günü saat 14.05'te sona erdiği, toplantıya sanık ...'ın de katıldığı, yapılan toplantının gizli olduğu, akademide yapılan toplantıların bu şekilde bir gizlilik arz etmediği, toplantıya katılan çok sayıda subayın darbe gecesinde aktif olarak yer aldığı, pek çoğunun eylem anında yakalandıkları, sanık ...’in 66. Mekanize Piyade Komutanlığı Topkule Kışlasına görevlendirildiği ve akademiden çıkarak Topkule Kışlasına gittiği, Topkule Kışlasından dışarı çıkarılan ...,....,...,....,.... ve ....'ın alınan ifadelerinde; kendilerine dışarı çıkılması konusunda emir veren ve burada dışarı çıkışları sevk ve idare eden şahsın sanık ... olduğunu ifade ettikleri, sanığı fotoğraftan teşhis ettikleri, darbe girişiminin yönetim, koordinasyon biriminde yer alan, Harp Akademilerinin darbe girişimindeki görevlendirmeleri sevk ve idare eden ve koordinasyonunu sağlayan, olay tarihinde Harp Akademileri Kara Harp Akademisi öğretim üyesi Kurmay Albay ...‘ın “Yurtta Sulh Biziz” adlı Whatsapp grubu yazışmaları incelendiğinde; sanığın darbe girişiminin Avrupa yakası ayağındaki işgal bölgelerine işgalleri gerçekleştiren birlik olan 66. Mekazine Piyade Tugayına gittiği, buradan işgal bölgelerine çok sayıda asker ve askeri araç, silah ve mühimmat sevki olduğu, AK Parti İl Başkanlığı, Valilik binası, İBB Belediye binası, Vatan Emniyet Müdürlüğü, Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne yapılan baskınların bu birlikten çıkan helikopterler, tanklar ve zırhlı askeri araçlar içerisindeki tam teçhizatlı ağır silahlı askerlerce gerçekleştirildiği, yine bu birlik içerisinde darbeci askerler ve darbeye karşı çıkanlar arasında yaşanan çatışmada; 1 albay, 1 uzman çavuş ile 1 polis memurunun şehit olduğu, sanığın olay gecesi 66. Mekanizeye giderek buradaki darbe kalkışması faaliyetlerini darbe koordinasyon ekibi ile koordineli bir şekilde yöneten, yönlendiren şahıslardan olduğu, 45-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisinde Binbaşı rütbesiyle Plan Subayı olan sanığın, 15.07.2016 günü saat 13.00’dan sonra Kara Harp Akademisi Akademik Kurul Odasında 14 öğretim üyesi subayın katılımı ile başlayıp, aynı gün saat 14.05’te sona eren “DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI” olduğu değerlendirilen toplantıya katıldığı, bahse konu toplantıyı düzenleyen, yöneten subaylardan olan sanık ... ....N ve sanık....nin darbe yönetim, koordinasyon ekibinden oldukları, “Yurtta Sulh Biziz” adlı Whatsapp grubunda yazışmalar yaptıkları, dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral ....'ı derdest etmek için görevli ekibin başında yer aldıkları, yine Binbaşı .... ve Binbaşı ....’ün de “Yurtta Sulh Biziz” adlı Whatsapp grubunda yazışmalar yaptıkları, Darbe girişimi esnasında CNN Türk binasının işgali ile Borsa İstanbul binasının işgalinde ve yaşanan silahlı çatışmalarda aktif olarak yer aldıkları, Binbaşı....in ise 3 şehidin ve çok sayıda yaralının yer aldığı TRT Radyo Binası işgalini gerçekleştiren askerlerin başında yer aldığı, Binbaşı....’in AK Parti İl Başkanlığı binasının işgalini gerçekleştiren darbeci askerlerin başında yer aldığı, Binbaşı ....un kendilerinden olmayan üst düzey komutanların derdest edilmesi ve Hasdal Cezaevinde alıkonulması faaliyetlerini yöneten ekipte yer aldığı, Binbaşı A. ....LCA'nın darbe girişiminde aktif olarak sahada yer aldığı, darbe girişimi öncesinde düzenlenen bahse konu toplantının da olağan dışı bir gizlilik atmosferinde düzenlendiği, Binbaşı ....ün yaklaşık 40 dakika süren toplantıda kapıyı 20 kez açıp kapatarak gözcülük yaptığı, ayrıca sanık ...'nun kullanımında bulunan GSM hattının İstanbul ili Üsküdar ilçesinde bulunan .... ismi ile faaliyet gösteren iş yerinde kurulu bulunan ve örgüt mensupları tarafından ''Mahrem Hizmetler'' yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personelle irtibat sağlamak için kullanıldığı tespit edilen sabit kontörlü telefondan 14.07.2013, 16.01.2014 ve 03.06.2014 tarihlerinde 5 defa arandığı, 46-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisinde Binbaşı rütbesiyle öğretim görevlisi olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 13.00’dan sonra Kara Harp Akademisi Akademik Kurul Odasında 14 öğretim üyesi subayın katılımı ile başlayıp, aynı gün saat 14.05’te sona eren “DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI” olduğu değerlendirilen toplantıya katıldığı, bahse konu toplantıyı düzenleyen, yöneten, katılan subayların darbe girişiminde aktif olarak sahada yer aldığı, darbe girişimi öncesinde düzenlenen bahse konu toplantının da olağan dışı bir gizlilik atmosferinde düzenlendiği, Binbaşı Mehmet TÜRK’ün yaklaşık 40 dakika süren toplantıda kapıyı 20 kez açıp kapatarak gözcülük yaptığı, Şişli ilçesinde bulunan TRT Radyo binası işgal eylemine katılan....’den elde edilen not defteri içerisinde beyaz not kağıdına el yazısı ile yazılmış dokümanda sanık ...’ın isminin de yer aldığı ve TRT TV/Ulus’ta görevlendirildiğinin anlaşıldığı, Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/12789 sayılı soruşturma dosyası kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan....beyanında; örgütle bağı olmayan harp okulu öğrencilerine örgüt üyesi öğretim elemanlarınca mobbing uygulandığını, sanık ...’ın da mobbing uygulayanlar arasında olduğunu ifade ettiği, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/4656 sayılı soruşturma dosyası üzerinden şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan ....isimli şahıs beyanında; sanığın kendi dönemlerinde Kara Harp Okulu Bölük Komutanı olduğunu, kendisine mobbing uyguladığını, FETÖ/PDY silahlı örgütüne karşı fikirlerinin olumsuz olması nedeniyle sanığın bağırarak psikolojik baskı yaptığını, harp okulunun 3. sınıfı başlarında iken sohbetlere ve ev buluşmalarına gitmemeye başladığında sanığın kendisini odasına çağırarak okuldan atmakla tehdit ettiğini, ilk başlarda bu duruma bir anlam veremediğini, Tufan isimli kişinin örgütün yapmış olduğu toplantıya davet etmesinden sonra ertesi gün sanığın yine kendisini odasına çağırıp, fırçalamasından ve tehditvari konuşmasından sonra sanığın örgütle ve örgüt üyesi olan kendisini toplantılara çağıran Tufan ile bağlantılı olduğunu anladığını, örgütten bu sebeple korkmaya başladığını, okuldan atılmamak ve ailesinin durumunun iyi olmaması nedeniyle tazminat ödemek zorunda kalmamak için örgütün düzenlemiş olduğu toplantılara katıldığını ifade ederek sanığı fotoğraftan teşhis ettiği, 47-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisinde Binbaşı rütbesiyle öğretim görevlisi olduğu, 15.07.2016 günü saat 13.00’dan sonra Kara Harp Akademisi Akademik Kurul Odasında 14 öğretim üyesi subayın katılımı ile başlayıp, aynı gün saat 14.05’te sona eren “DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI” olduğu değerlendirilen toplantıya katıldığı, bahse konu toplantıyı düzenleyen, yöneten, katılan subayların darbe girişiminde aktif olarak sahada yer aldığı, darbe girişimi öncesinde düzenlenen bahse konu toplantının da olağan dışı bir gizlilik atmosferinde düzenlendiği, Binbaş....’ün yaklaşık 40 dakika süren toplantıda kapıyı 20 kez açıp kapatarak gözcülük yaptığı, sanığın ifadesinde; olay günü Samandıra'da oturan abisine gitmek için akademiden çıktığını, darbe kalkışması olduğunu öğrenince geri döndüğünü, 2. köprü kapalı olduğu için geri dönemeyip sabaha kadar beklediğini iddia etse de .... ve ....'un ifadelerinde; Kara Harp Akademisindeki 1. sınıflardan olmak üzere bütün öğrenci subaylarının toplandığı amfide yapılan toplantıda Albay ....'ın Genelkurmay'dan bir emir geldiğini, listede okuyacağı öğrenci subayların akşam belirtilen birliklere takviye amaçlı gideceğini ve gittikleri birliklerde kışla emniyetini alacaklarını, okunan birliklerden aynı birliklere görevlendirilen öğrencilerden sorumlu öğretim elemanının kim olduğunun söylendiğini, herkesin kendi öğretim elemanıyla gideceğinin belirtildiğini, kendilerinin de yüzbaşı...., yüzbaşı ....., yüzbaşı Yüksel KOÇAK, yüzbaşı..... ve yüzbaşı..... ile birlikte.... Kışlasında 2. Zırhlı Tugayında görevlendirildiklerini, sorumlu öğretim elemanı olarak da sanık ...'ın isminin okunduğunu, sonrasında sorumlu eğitim elemanı olan sanık ...'ın kendilerini bir sınıfta toplayıp, sivil şekilde askeri kamuflajlarını yanlarına alarak saat 23.00'da Baransel Kışlasında olacak şekilde hareket edeceklerini söylediğini, akşam hareket saatinin 22.00 olduğunu beyan ettiğini, görev yerlerine gittiklerinde sanık ...'ın görev yerinde olmadığını ifade ettiklerini, sanığın Kara Harp Akademisinde yapılan koordinasyon ve görevlendirme toplantısına katıldığı, görev yerine gitmek için akademiden çıktığı, ancak vatandaşların gösterdiği tepki neticesinde görev yerine gidemediği, 48-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisinde Albay rütbesiyle öğretim görevlisi olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 13.00’dan sonra Kara Harp Akademisi Akademik Kurul Odasında 14 öğretim üyesi subayın katılımı ile başlayıp, aynı gün saat 14.05’te sona eren “DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI” olduğu değerlendirilen toplantıya katıldığı, bahse konu toplantıyı düzenleyen, yöneten, katılan subayların darbe girişiminde aktif olarak sahada yer aldığı, darbe girişimi öncesinde düzenlenen bahse konu toplantının da olağan dışı bir gizlilik atmosferinde düzenlendiği, Binbaşı ....’ün yaklaşık 40 dakika süren toplantıda kapıyı 20 kez açıp kapatarak gözcülük yaptığı, her ne kadar sanık icra edilen toplantının ilerleyen günlerde akademide icra edilecek olan tören ile ilgili olduğunu ifade etse de gerek kamera kayıtları gerekse öğretim başkanı Ertan İnaltekin’in ifadeleri göz önüne alındığında sanığın beyanlarına itibar edilmediği, darbeye yönelik hazırlık toplantısına katılan sanığın eyleminin darbe girişimi kapsamında icra hareketi kapsamında kaldığı, 49-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.30 sıralarında telefon ile aranarak akademide yoklama alınacağının söylenmesi üzerine saat 00.15 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada darbe girişiminde ve öncesinde koordinasyon merkezi olarak kullanılan, koordinasyon toplantıları düzenlenen, yine darbe girişimi esnasında yapılan görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi hususlarının yönetildiği Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğü girişine saat 00.48 sıralarında geldiği, burada sanık ... ile görüştüğü, darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi Hava Harp Akademisi binasının etrafını sardığında sanığın elinde silahla güvenlik timine karşı koymak amacıyla bina girişine indiği, 50-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında 76. dönem Whatsapp grubundan yarım saat içerisinde herkesin akademiye gelmesinin istenmesi üzerine Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi Komutanlığı binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu, Hava Harp Akademisi binasının kapısının önünde güvenlik timine karşı diğer sanık üsteğmen ... ile birlikte nöbet de tuttuğu, 51-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.09 sıralarında yarım saat içinde akademide toplanılması gerektiği şeklindeki Whatsapp mesajını görmesi üzerine saat 00.15 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, Hava Harp Akademisi Komutanlığı binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında bir grup askerin elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu, bu kapsamda sanığın Hava Harp Akademisi binasının kapısı önünde diğer sanık ... ile güvenlik timine karşı nöbet tuttuğu, 52-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında telefonuna gelen mesaj üzerine saat 23.30 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, burada sanığın darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile Hava Harp Akademileri amfilerinde zorla alıkonulması eyleminde görüntü kayıtlarına göre saat 00.12'de müştekilerin hapsedildiği, 2. katta amfilerin içine baktığı, saat 00.23'te ise sanık ...'in elinde tabanca ile müştekilerin zorla tutulduğu amfilere doğru yürüdüğü, sanığın müşteki ...’ın enterne edildiği odaya elinde silah ile girip odayı kontrol ettiği, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/83834 sayılı soruşturmasına istinaden 15.07.2016 günü İstanbul ili Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı gişelerinde yaşanan olaylarda ölü olarak ele geçirilen maktul-şüpheli ....'dan elde edilen ajandanın 27 ile numaralanmış sayfasında Turkuaz medyada görevlendirildiğine dair tespit bulunduğu, 53-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında yarım saat içinde akademide toplanılması gerektiği şeklindeki Whatsapp mesajını görmesi üzerine saat 23.30 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/83834 sayılı soruşturmasına istinaden 15.07.2016 günü İstanbul ili Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı gişelerinde yaşanan olaylarda ölü olarak ele geçirilen maktul-şüpheli ....Y'dan elde edilen ajandanın 27 ile numaralanmış sayfasında sanığın Turkuaz medyada görevlendirildiğine dair tespit bulunduğu, bu kapsamda heyetçe yapılan kamera görüntüleri tetkikinde 08.09.2016 tarihli Hava Harp Akademisi giriş katındaki kamera görüntüleri tespit tutanağına göre; sanığın saat 02.24'te Hava Harp Akademisi giriş katında güvenlik timine karşı elinde silahla mevzi alan sanıklar içinde yer aldığının belirtilmiş olması karşısında sanığın güvenlik timine karşı koyma eyleminin ne şekilde olduğunun araştırılmasını isteyen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmediği, 54-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında yarım saat içinde akademide toplanılması gerektiği şeklindeki Whatsapp mesajını görmesi üzerine saat 23.30'da Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında sanığın elinde silahla giriş katına inerek mevzi aldığı ve güvenlik timine karşı binayı savunduğu, bu kapsamda heyetçe yapılan kamera görüntüleri tetkikinde 08.09.2016 tarihli Hava Harp Akademisi giriş katındaki kamera görüntüleri tespit tutanağına göre; sanığın saat 02.25'te Hava Harp Akademisi giriş katında güvenlik timine karşı elinde silahla mevzi alan sanıklar içinde yer aldığının belirtilmiş olması karşısında sanığın güvenlik timine karşı koyma eyleminin ne şekilde olduğunun araştırılmasını isteyen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmediği, 55-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında yarım saat içinde akademide toplanılması gerektiği şeklindeki Whatsapp mesajını görmesi üzerine saat 23.30 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu ve elinde silahla güvenlik timine karşı mevzi de aldığı, 56-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü telefonuna gelen mesaj üzerine saat 23.00 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu, sanığın darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde sanığın da nöbet tuttuğu, bu kapsamda müştekilerden ...'ı tuvalete götürdüğü, 57-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.09 sıralarında yarım saat içinde akademide toplanılması gerektiği şeklinde Whatsapp mesajını görmesi üzerine saat 00.10 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu, ayrıca sanık ...'nın kullanımında bulunan GSM hattının İstanbul ili Üsküdar ilçesindeki Gülcan Gıda adlı iş yerinde bulunan ve örgüt mensupları tarafından ''Mahrem Hizmetler'' yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personellerle irtibat sağlamak için kullanıldığı tespit edilen sabit kontörlü telefondan 26.01.2016 tarihinde 1 defa ardışık şekilde arandığının tespit edildiği, 58-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında yarım saat içinde akademide toplanılması gerektiği şeklindeki Whatsapp mesajını görmesi üzerine saat 00.00 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu, 59-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında yarım saat içinde akademide toplanılması gerektiği şeklindeki Whatsapp mesajını görmesi üzerine Hava Harp Akademisi binasına gittiği, daha sonra sanığın darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde saat 23.51’de diğer sanık ... ile birlikte zorla alıkonulan müşteki ...’un üst aramasını yaptığı, Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı da savunduğu, 60-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında yarım saat içinde akademide toplanılması gerektiği şeklindeki Whatsapp mesajını görmesi üzerine Hava Harp Akademisi binasına gittiği, daha sonra sanığın burada bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu, saat 02.45 itibariyle kapı önünde birikmelerin sona erdiği, bunun üzerine burada güvenlik timine karşı dönüşümlü olarak ikili nöbetçiler bırakıldığı, nöbet tutanlar arasında sanık ...'nin de bulunduğu, 61-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Astsubay rütbesi ile görevli olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.14 sıralarında sanık ... tarafından mesaiye çağrılması üzerine 00.40 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, daha sonra sanığın darbe girişimi esnasında Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde kapalı tutulan müştekilerin bulundukları amfilerin başında nöbet tuttuğu, yine sanığın bina içerisinde bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı da savunduğu, 62-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Astsubay rütbesi ile görevli olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.15 sıralarında sanık ... tarafından mesaiye çağrılması üzerine 00.00 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanık ...'nin sanığın bulunduğu odaya gelerek alıkonulan müştekiler ile ilgili olarak sanıktan tutanak tutmasını istediği, sanığın buna istinaden düzenlemiş olduğu tutanağı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde bulunan sanıklar ..., ... ve ...'na imzalattığı, sanığın darbe girişiminde ve öncesinde koordinasyon merkezi olarak kullanılan, koordinasyon toplantıları düzenlenen, yine darbe girişimi esnasında yapılan görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi hususlarının yönetildiği Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde saat 00.12 de görüntülendiği, daha sonra sanığın darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde kapalı tutulan müştekilerin bulundukları amfilerin başında nöbet tuttuğu, yine sanığın bina içerisinde bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden anlaşıldığı üzere elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı da savunduğu, 63-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Astsubay rütbesi ile görevli olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.14 sıralarında sanık ... tarafından mesaiye çağrılması üzerine saat 23.35 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, daha sonra sanığın darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde görüntü kayıtlarına göre saat 23.49'da müştekilerin alıkonularak kapatılacakları amfilerin kapısının kilitlerini açtığı, müştekilerin zorla tutulduğu amfi önünde nöbet tuttuğu, yine sanığın bina içerisinde bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere sanık ... ile birlikte aşağıya inerek akademi kapısını kilitledikleri ve elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı da savunduğu, 64-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında ...'in arayarak çağırma planının uygulandığını söylemesi üzerine Hava Harp Akademisi binasına gittiği, burada sanığın darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde saat 01.13’te sanık ... ile birlikte müşteki ...'u tuvalete götürdüğü, yine sanığın bina içerisinde bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı da savunduğu, 65-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü sanıklar ... ve ... tarafından telefon ile aranarak akademide yoklama alınacağını söylemeleri üzerine Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada darbe girişiminde ve öncesinde koordinasyon merkezi olarak kullanılan, koordinasyon toplantıları düzenlenen, yine darbe girişimi esnasında yapılan görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi hususlarının yönetildiği Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğü girişine saat 00.48 sıralarında geldiği, burada sanık ... ile görüştüğü, sanığın Hava Harp Akademisinde bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı da savunduğu, 66-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında akademide toplanılması gerektiği şeklindeki whatsapp mesajını görmesi üzerine saat 00.30 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, daha sonra sanığın akademi binası içinde olduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu ve güvenlik timine karşı Hava Harp Akademisi binası girişinde diğer sanık ... ile birlikte nöbet tuttuğu, İstanbul ili Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı gişelerinde yaşanan olaylarda ölü olarak ele geçirilen maktul-şüpheli Ferhat GÜNAY'dan elde edilen ajandanın ''Turkuaz Medya-Barbaros Bulvarı No:153- Beşiktaş'' başlıklı ''27'' ile numaralandırılmış sayfasında sanığın isminin de bulunduğu, 67-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olan sanığın 15.07.2016 günü saat 23.10 sıralarında müşteki ... tarafından aranarak yarım saat içinde akademide toplanılması gerektiğinin söylenilmesi üzerine 23.30 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, daha sonra sanığın darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisinde binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde saat 23.51'de sanık ...'in zorla alıkonulan müşteki ...’un üst aramasını yaptığı, saat 04.59'da ise sanık ... ile birlikte müşteki ...'ı tuvalete götürdüğü, Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı da savunduğu, 68-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü ... tarafından aranarak akademide toplanılması emrini alması üzerine 23.30 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde müştekilerin zorla tutulduğu amfi önünde nöbet tuttuğu, Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere giriş katına inerek güvenlik timine karşı mevzi almak suretiyle binayı savunduğu, 69-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü 23.00 sıralarında yoklama için herkesin akademiye gelmesinin söylenmesi üzerine Hava Harp Akademisi binasına gittiği, Hava Harp Akademisi binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu, 70-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü 23.00 sıralarında aranarak yoklama için akademiye çağrıldığı, bunun üzerine sanığın 23.30 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada bulunduğu sırada Hava Harp Akademisi binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu ve bina girişinde güvenlik timine karşı diğer sanık ... ile birlikte nöbet tuttuğu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2018/5237 sayılı soruşturma kapsamında sanık ...'ın Diyarbakır ilinde görev yaptığı sırada Kayapınar/Diyarbakır'da bulunan..... isimli iş yerindeki ticari sabit hattan asker şahıslar .... ve .... ile birlikte aynı gün 20.06.2014 tarihlerinde 1'er dakika arayla; ...,.... ve .... .... ile 06.08.2014 tarihinde 1'er dakika arayla; Hacı ARPACI ile 10.10.2014 tarihinde 1 dakika arayla; Yasin BOSTANCI ile 25.10.2014 tarihinde 1 dakika arayla ardışık şekilde arandığı, 71-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü 23.00 sıralarında akademide eğitim kıyafetli içtima olduğuna dair mesajı görmesi üzerine sanığın 23.31 sıralarında akademilerin bulunduğu yerleşkeye A kontrol noktasından giriş yaptığı, saat 23.40 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına girdiği, daha sonra sanığın kamuflaj ve silahını almak üzere saat 23.48 sıralarında tekrar A kontrol noktasından çıkarak lojmanlar bölgesine geçtiği, daha sonra sanığın 00.28 sıralarında kamuflajlı ve silahlı bir şekilde tekrar A kontrol noktasından geçerek Hava Harp Akademine giriş yaptığı, daha sonra saat 01.34 sıralarında akademiden çıkış yaparak Renault Kadjar marka araba ile 1 nolu nizamiyeye geldiği, burada belinde silah ile nöbetçi amirliği binasına doğru gittiği, daha sonra nöbetçi amiri sanık ...'ın nizamiye çıkış kapısını açtırdığı, bölgede bir hareketlenme olduğu, sanık ...'ın tekrar nöbetçi amirliğine döndüğü sırada sanık ...'ün de aracına geri döndüğü ve aracı ile bölgeden ayrıldığı, 1 nolu nizamiye bölgesinden bunlar yaşanırken Harp Akademileri Güvenlik Timinin kalkışmaya katılan şahısları bulmak ve yakalamak maksadı ile Harp Akademileri yerleşkesinde dolaştıkları esnada, Hava Harp Akademisinin önünden geçerken kapının önünde 10-15 civarında personel olduğunu gördükleri, nöbetçi amiri ve yardımcısının bu grup içerisinde olduğunun tespit edilmesi üzerine grubun kalabalık ve silahlı olmasından dolayı doğrudan müdahale etmedikleri ve grubu gizlice takip ettikleri, grubun ikiye ayrılması üzerine, 4 kişinin Deniz Harp Akademisi önündeki otoparka geçtikleri, grubun geri kalan kısmının da diğer yöne doğru hareket ettikleri, sayılarının daha az olmasından dolayı 4 kişilik grubu takip ettikleri, araca binmeleri üzerine etraflarının sarıldığı, araçtan indirildikleri ve yere yatırıldıkları, silahlarının güvenlik timi tarafından alındığı, bu esnada 1 nolu nizamiye bölgesinden aracıyla ayrılarak aynı yere gelen sanık ...'ün de yere yatırılarak etkisiz hale getirildiği, personelin üzerinden çok sayıda tabanca mühimmatı çıktığı, yaklaşık 15 dakika sonra Harp Akademileri Kurmay Başkanı ... ve Genel Sekreter Albay ...'nın bölgeye geldiği, sanık ...'ın itirazları üzerine Kurmay Başkanının sanık ...'la konuştuğu, mazeretlerinin inandırıcı bulunması üzerine ellerinin çözülmesini, emirlere uymalarını, kendilerine yardımcı olacak davranışlar içerisinde olmalarını tavsiye ederek yoklamaya gönderdiği ve serbest bırakılmalarını emrettiği, bunun üzerine sanığın saat 02.15 sıralarında darbe taraftarı olmayan hiçbir askerin alınmadığı Hava Harp Akademisine sanıklar ..., ..., ... ve ... ile birlikte alındıkları, sanığın güvenlik timine karşı Hava Harp Akademisi binasını savunduğu, daha sonra sanığın darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde saat 04.59’da diğer sanık ... ile birlikte zorla alıkonulan müşteki ...’ı tuvalete götürdüğü, müşteki ...’ın derdest edilerek zorla tutulduğu amfi kapısında nöbet tuttuğu, ayrıca Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2018/5170 sayılı soruşturma kapsamında sanık ...'ün Diyarbakır ilinde görev yaptığı sırada Kayapınar/Diyarbakır'da bulunan .... adına kayıtlı ticari sabit hattan asker şahıslar ...,....,....,....,....,....,....,....,....,....,.... ile 01.07.2014 tarihinde ardışık olarak arandığı, 72-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Astsubay rütbesi ile görevli olduğu, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.15 sıralarında sanık ... tarafından aranarak mesaiye çağrılması üzerine saat 00.23 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, daha sonra sanığın darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde sanığın alıkonulan müştekilerin bulundukları amfilerin başında nöbet tuttuğu, Hava Harp Akademisi binasının etrafı güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı da savunduğu, 73-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olduğu, sanığın 15.07.2016 günü 23.00 sıralarında akademide yoklama alınacağını öğrenmesi üzerine Hava Harp Akademisi binasına gittiği, Hava Harp Akademisi binasının etrafı darbe girişimine karşı yerleşke içerisinde mücadele veren güvenlik timi tarafından sarıldığında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere sanığın elinde silahla giriş katına inerek güvenlik timine karşı binayı savunduğu, bu kapsamda heyetçe yapılan kamera görüntüleri tetkikinde 08.09.2016 tarihli Hava Harp Akademisi giriş katındaki kamera görüntüleri tespit tutanağına göre; sanığın saat 01.56'da Hava Harp Akademisi giriş katında güvenlik timine karşı elinde silahla binayı savunan sanıklar içinde yer aldığının belirtilmiş olması karşısında sanığın güvenlik timine karşı koyma eyleminin ne şekilde olduğunun araştırılmasını isteyen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmediği, 74-Sanıklar ... ve ... yönünden; Kara Harp Akademisinde yüzbaşı rütbesiyle öğrenci subayı olan sanıklar ... ve ...’ın Kara Harp Akademisinde öğretim görevlisi olan ... ile birlikte 23. Motorlu Piyade Alayına giderek Harp Akademileri yerleşkesi dışına çıktıkları, HTS analiz çalışmalarından gittikleri yerin askeri kışla olduğu, askeri kışla civarında sürekli olarak yer değiştirdiklerinin tespit edildiği, HTS analiz lokasyonlarında Harp Akademilerinde subay olan ve darbe girişimine katılan ...,....,....,....,...., ve .... isimli şahıslarla birlike baz verdikleri, bulundukları yerlerin askeri kışla ve askeri havaalanı olduğu, sanık ...’ın kullanımında bulunan GSM hattının, İstanbul ili Üsküdar ilçesindeki....n Gıda ismiyle faaliyet gösteren iş yerinde kurulu bulunan ve örgüt mensupları tarafından ''Mahrem Hizmetler'' yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personellerle irtibat sağlamak için kullanıldığı tespit edilen sabit kontörlü telefondan 17.09.2013, 24.11.2013 ve 25.11.2013 tarihlerinde 4 defa arandığının tespit edildiği, sanıkların darbe girişiminde aktif rol üstlendikleri, kendilerine TSK tarafından hiçbir resmi görev verilmemesine rağmen darbeci kanat tarafından yapılan görevlendirmeyle olay tarihinde Harp Akademilerinden çıkış yaparak 23. Motorlu Piyade Alayındaki darbe faaliyetlerine katıldıkları, 75-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Silahlı Kuvvetler Yüksek Sevk ve İdare Akademisinde Hava İkmal Yer Subayı Kurmay Albay rütbesiyle müdavim subay olarak görev yaptığı, sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında Harp Akademileri bölgesine gittiği, sanığın burada darbe girişiminde ve öncesinde koordinasyon merkezi olarak kullanılan, koordinasyon toplantıları düzenlenen, yine darbe girişimi esnasında yapılan görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi eylemlerine katıldığı, bu kapsamda Hava Harp Akademisi personeli olmamasına rağmen görevliler haricinde girişi yasak olan Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğüne rahat bir şekilde giriş yaptığı, bu hususun Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğüne ait kamera görüntülerinden anlaşıldığı, sanığın sözde atama listesine göre mevcut görevinin devamı yanında "Türk Hava Yolları Genel Müdürü" olarak da görevlendirildiği, bu şekilde mevcut görevi yanı sıra sanığa darbeci kanat tarafından üst düzey bir görev verilerek konumunun yükseltildiğinin tespit edildiği, 76-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Hava Harp Akademisinde Hava Pilot Kurmay Yüzbaşı rütbesinde plan subayı olduğu, darbe girişimi esnasında 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde darbe girişiminde aktif olarak faaliyet göstermiş 21 kişinin katılımıyla kapı içeriden kilitlenmek sureti ile gizliliğe riayet edilerek darbe girişimi henüz duyurulmadan düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, kamera saati ile 22.48’de sanık ...’ın Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğü içerisinde görüntülendiği, masa üzerindeki evrakları incelediği, 22.54’te Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünden ellerinde görevlendirme evrakı ve tabancasıyla çıkış yaptığı, kamera saati ile 23.10.36 sıralarında sanık ...'ın üniformalı olarak elinde evrak çantası ile birlikte tekrar Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğü binasına giriş yaptığı, saat 23.10.53 sıralarında binadan çıkış yaptığı, 23.16.09 sıralarında resmi kıyafetli sanık ... olduğu anlaşılan şahıs ile birlikte Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğü binasına tekrar giriş yaptığı, 23.20.43 sıralarında güvenlik kamera görüş açısına girdiği, 23.20.58 sıralarında sanığın, sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğü giriş kısmında bir süre bekledikleri ve bir şeyler konuştukları, 23.22.16 sıralarında Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğü binasından çıkış yaptığı, 23.37.59 sıralarında Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube binasına tekrar giriş yaptığı, saat 23.38.47 sıralarında Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğü binası içerisinde bulunduğu, 23.39.00 sıralarında resmi kıyafetli şekilde askeri personelle birlikte Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğü binasından ayrıldığı, saat 02.22’de sanıklar ... ve ...’ın Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğü kapısına hızla gelerek kapıyı çaldıkları ve içerideki personelin acele tavırlarla şube dışına çıktığı, bunların içerisinde darbe koordinatörü sanık ... ile katılan ...’i derdestle görevli grupta yer alan sanık ... ve sanıklar ... ile ...’ın bulunduğu, saat 03.25’te muhtemelen darbe girişiminin başarısız olacağını değerlendiren sanık ...’ın, daha önce görevlendirme kağıtlarının dağıtıldığı düşünülen demir parmaklıklı odadan bir orta boy çöp kutusu büyüklüğündeki kabı alarak sol kapı yanındaki odaya getirdiği, bu eylemin darbe girişimine yönelik belgelerin imhası olabileceği, imha olarak değerlendirilen faaliyetten bir dakika sonra saat 03.26’da yeni bir toplantı faaliyetinin icra edildiği, toplantıya katılan personelin toplantı sonrası sırayla çıkış yaptıkları, söz konusu toplantının muhtemelen başarısız darbe girişimi sonrası durum değerlendirmesi toplantısı olduğunun anlaşıldığı, bahse konu toplantıya katılanlar arasında sanık ...’ın da bulunduğu, darbe girişiminde Hava Harp Akademileri Komutanlığında yaşanan darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler Yüzbaşı ... ile Üsteğmen ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde öğrenci subayların tutulduğu amfilerin bulunduğu katta elinde tabanca ile görüntülendiği, darbe girişimi esnasında Harp Akademileri Komutanlığı Güvenlik Timi tarafından Hava Harp Akademisi binasının etrafı sarıldığı esnada sanığın binanın 2. katında elinde tabanca ile bulunduğu, sanık ...'ın yapılan çalışmalarda kullanımında bulunan GSM hattının İstanbul ili Üsküdar ilçesinde Gülcan Gıda ismi ile faaliyet gösteren iş yerinde kurulu bulunan ve örgüt mensupları tarafından ''Mahrem Hizmetler'' yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personellerle irtibat sağlamak için kullanıldığı tespit edilen sabit kontörlü telefondan 06.01.2013, 04.04.2013, 06.04.2013, 01.05.2013, 04.09.2013, 12.10.2013, 02.11.2013 ve 14.12.2013 tarihlerinde 8 defa arandığının tespit edildiği, sanığın 6 kez de ardışık arama kaydının bulunduğu, sanık ilk yakalandığında cüzdanı içerisinden 4 adet E, D, E ve B seri nolu “1 ABD DOLARI” kağıt paranın ele geçirildiği, 77-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Hava Harp Akademisinde Yarbay rütbesiyle Komutanlık ve Karargah Subaylığı Şube Müdürü olarak görev yaptığı, 15.07.2016 gündüzünde Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 10 kişinin katılımı ile düzenlenen, 14.07.2016 akşamında icra edilen toplantı ile birlikte düşünüldüğünde, şüpheli görülen ve olağan dönemlerden farklı olarak değerlendirilen “DARBEYE YÖNELİK BİREYSEL BİLGİLENDİRME GÖRÜŞMELERİ” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile gizliliğe riayet edilerek kapının içeriden kilitlenmesi ile düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya da katıldığı, sanığın 15.07.2016 tarihinde saat 23.15 sıralarında Hava Harp Akademisi İdari Şube Müdürlüğü koridorlarında görüntülendiği, ancak sanığın idari tahkikat heyetine vermiş olduğu ifadede; 15.07.2016 günü gece boyunca odasında oturduğunu beyan ettiği, bu haliyle darbe girişimindeki faaliyetlerini gizlediği, ayrıca Hava Harp Akademisi Komutanlığı 2010-2011 Eğitim ve Öğretim dönemine ait ders defterleri, 2014 ve 2015 yıllarına ait Hava Harp Akademisi giriş sınavının askeri kültür ve genel kültür optik cevap kağıtları ile (Mesele-1) ve (Mesele-2) sınavlarının kod numarasını gösterir kulakçıkları, 1 adet dizüstü bilgisayar ve 3 adet harddiskin kaybolması, imhası eylemi ile ilgili olarak Milli Savunma Üniversitesi Rektörlüğünün 17.01.2017 tarih ve 17/2180-1994 sayılı İdari Tahkikat Raporu konulu yazısında Mesele sınavı ikinci okuyucu kulakçıklarının asıllarının ve optik test cevap kartlarının asıllarının sanığın sorumluluğu altındayken kaybolduğunun belirtildiği, örgütsel haberleşmede kullanılan sabit/kontörlü hatlara yönelik yapılan tespitler kapsamında sanık ...'ın kullanmış olduğu GSM hattının Eskişehir ilinde Sezai Çelik adına kayıtlı Güven Market isimli iş yerine ait kontörlü/sabit hattan 18.07.2012 tarihinde 5 defa arandığı, 0 ve 36 saniye görüşme kaydının olduğu, 15.07.2012 tarihinde 1 defa arandığı, 0 saniye görüşme kaydının olduğu, 29.11.2012 tarihinde 1 defa arandığı, 28 saniye görüşme kaydının olduğu, 20.06.2012 tarihinde 1 defa arandığı, 161 saniye görüşme kaydının olduğu, 23.03.2013 tarihinde 1 defa arandığı, 24 saniye görüşme kaydının olduğu, sanığın Eskişehir ilinde bulunan Mehmet Duman adına kayıtlı kontörlü/sabit hattan 14.06.2013 tarihinde 2 defa arandığı, 0 ve 29 saniye görüşme kaydının olduğu, sanığın Eskişehir ilinde bulunan Adil Öz adına kayıtlı kontörlü/sabit hattan 13.09.2012 tarihinde 3 defa arandığı, yine sanığın Eskişehir ilinde bulunan Ümit Meseli adına kayıtlı kontörlü/sabit hattan 30.03.2012 tarihinde 1 defa arandığının bildirildiği, İstanbul ili Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı gişelerinde yaşanan olaylarda ölü olarak ele geçirilen maktul-şüpheli ....'dan elde edilen ajandanın ''26'' ile numaralandırılmış sayfasında sanığın isminin bulunduğu, ajanda içerisindeki ''26'' ile numaralandırılan sayfalarda isimleri geçen sanıkların önceden darbe koordinatörleri tarafından yapılan planlama ile gruplar halinde işgal bölgelerinde görevlendirmelerinin yapıldığı, 78-Sanık ... (TC: .... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Hava İkmal Kurmay Binbaşı rütbesiyle öğretim elemanı olduğu, 15.07.2016 akşamı darbe girişimi koordinasyon merkezi olarak kullanılan, darbe toplantıları ve görevlendirmelerinin yapıldığı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile gizliliğe riayet edilerek, kapı içeriden kilitlenmek sureti ile darbe girişimi henüz duyurulmadan düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, saat 21.21’de sanık ... ile birlikte şubeye girdiği, saat 22.29’da darbe koordinatörü olan sanık ...’ın ardından şubeden çıktığı, bu kapsamda darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde görevlendirmelerin yapıldığı toplantıya katıldığı, darbe girişiminde Hava Harp Akademisinde darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbetçi konulmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eylemine aktif olarak katıldığı, derdest edilen müşteki ...’a sanık ... tarafından amfiye girmesi dayatılırken yanında sanık ...’nın da bulunduğu, sanık ...’nın kamera saatine göre 22.54’te müşteki ...’ın detaylı üst aramasını yaptığı, malzemelerini aldığı, güvenlik timi Hava Harp Akademisi binasının etrafını sardığında elinde silahla güvenlik timine karşı koymak amacıyla giriş katına indiği, 79-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Hava Harp Akademisi Komutanlığında Pilot Kurmay Albay rütbesi ile öğretim üyesi Harekât İstihbarat Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yaptığı, darbe girişiminde koordinasyon merkezi olarak kullanıldığı tespit edilen Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde darbe girişiminde aktif olarak faaliyet göstermiş olan 9 kişinin katılımı ile kapı içeriden kilitlenmek sureti ile gizliliğe riayet edilerek düzenlenen Harp Akademileri kamera kayıtlarının incelemesi neticesinde Hava Harp Akademisi binasında, olağan karşılanmayacak bir saatte, girilmesi kontrollü olan Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde darbe girişimi öncesinde 14.07.2016 günü saat 21.04’te başlayıp, 15.07.2016 günü saat 00.30’da giriş kapısının kilitlenmesi ile son bulan DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 gündüzünde Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 10 kişinin katılımı ile düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK BİREYSEL BİLGİLENDİRME GÖRÜŞMELERİ” olduğu anlaşılan görüşmelere katıldığı, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde darbe girişim kapsamında yapılan görevlendirme ve koordinasyon toplantılarına katıldığı, 16.07.2016 günü saat 00.48’de Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğüne gelen sanıklar ..., ... ile görüştüğü, sanığın sıkıyönetim direktifi çerçevesinde yayımlanan sözde atama listesine göre mevcut görevinin devamının yanında "Atatürk Havalimanı Müdürü" olarak görevlendirildiği, bu şekilde mevcut görevinin yanı sıra sanığa darbeci kanat tarafından üst düzey bir görev verilerek konumunun yükseltildiği, 80-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Hava Savunma Yarbay rütbesi ile İdari Şube Müdürü olduğu, 15.07.2016 akşamı darbe girişimi koordinasyon merkezi olarak kullanılan, darbe toplantıları ve görevlendirmelerinin yapıldığı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile gizliliğe riayet edilerek, kapı içeriden kilitlenmek sureti ile darbe duyurulmadan düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, bu kapsamda Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde darbe girişimi çerçevesinde yapılan görevlendirme toplantılarına katıldığı, darbe girişimi sırasında Hava Harp Akademisinde darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylardan müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbetçi konulmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eylemine katıldığı, eylemi yönettiği, kamera saati ile 22.49’da derdest edilen müşteki ...’un arkasından yürüdüğü, 22.52'de resmi kıyafetli ve sırt çantalı olarak derdest edilen sanık ...’ı amfilere girmeye zorladığı, parmakla amfileri gösterdiği, derdest edilen subayların başında silahla nöbet tutmaları için sanıklar ... ve ...’ye talimat verdiği, darbe girişiminin başarısız olması üzerine 16.07.2016 günü saat 06.34’te kapalı tutulan subayları diğer sanık ... ile birlikte serbest bıraktığı, bunların öncesinde gece saat 01.48 sıralarında güvenlik timi Hava Harp Akademisi binasının etrafını sardığında güvenlik timine karşı koymak amacıyla elinde silahla binanın giriş katına indiği, 81-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Hava Pilot Kurmay Albay rütbesi ile Hava Harp Akademisi Öğretim Başkanı olduğu, 14.07.2016 günü saat 21.04’te Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 9 darbeci askerin katılımı ile icra edilen “DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 gündüzünde Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 10 kişinin katılımı ile düzenlenen, 14.07.2016 akşamında icra edilen toplantıyla birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli görülen ve olağan dönemlerden farklı olarak değerlendirilen “DARBEYE YÖNELİK BİREYSEL BİLGİLENDİRME GÖRÜŞMELERİ” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, 15.07.2016 akşamı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile darbe girişimi duyurulmadan düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, darbe girişimi esnasında Hava Harp Akademisinde darbe karşıtı olan müşteki ... ve ...’ın zorla derdest edilmesi, hürriyetlerinden yoksun bırakılması eyleminin talimatını veren kişi olduğu, “bir adım daha atarsalar ikisini birden vurun” şeklinde emir verdiği, Hava Harp Akademisi binası giriş katına inerek binanın kapılarını kilitlediği, binanın ışıklarını kapatarak güvenlik timine karşı önlem aldığı ve darbe girişimine müdahale için gelen güvenlik timine karşı silah kullanmaya yönelik yürütülen faaliyetleri yönettiği ve koordine ettiği, diğer sanık ...’den elde edilerek incelenmek üzere el konulan Samsung marka cep telefonunun alınan imaj-exportu üzerinde yapılan incelemede; darbe girişiminde işgal bölgelerine gönderilen Harp Akademileri subaylarının yönetimi ve koordinesi kapsamında yazışmalar yaptığı, sanık ...’in olay gecesi ATATÜRK Havalimanının işgali için helikopter ile Atatürk Havalimanına götürülmesi eyleminde sanık ... ile birlikte koordinasyonu sağladığı, tanık, mağdur ve müşteki ifadelerinden anlaşıldığı üzere sanığın 15.07.2016 günü saat 23.00'dan itibaren müteaddit defalarca aranmasına ve saat 02.41'de kendisine ulaşılmasına rağmen kendisinden istenen Hava Harp Akademisine ilişkin yoklamayı 5 saat geciktirmek suretiyle Hava Harp Akademisinden darbe girişimine destek olmak amacıyla yerleşke dışına çıkan ve akademide bu nedenle bulunmayan personeli gizlediği, 82-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığında Hava Pilot Kurmay Albay rütbesiyle Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürü olarak görev yaptığı, sanığın 14.07.2016 günü saat 21.04’te kendisinin Şube Müdürü olarak görev yaptığı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 9 darbeci askerin katılımı ile icra edilen “DARBEYE YÖNELİK HAZIRLIK TOPLANTISI” olduğu değerlendirilen toplantıya katıldığı, kapıyı içeriden kilitlediği, giriş çıkışların kontrolünü sağladığı, 15.07.2016 akşamı kendisinin Şube Müdürü olarak görev yaptığı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, darbe girişimi esnasında Şube Müdürü olarak görev yaptığı Ölçme Değerlendirme Şube Müdürlüğünün darbe girişiminde ve öncesinde koordinasyon merkezi olarak kullanıldığı, burada koordinasyon toplantıları düzenlendiği, yine darbe girişimi esnasında yapılan görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi hususlarına sorumlu düzeyde katıldığı, görevlendirmeleri yapan, darbe girişimine sorumlu düzeyde katılan koordinasyon ekibinde olduğu, darbe girişiminin başarısız olması üzerine daha önce görevlendirme kağıtlarının dağıtıldığı düşünülen demir parmaklıklı odadan bir orta boy çöp kutusu büyüklüğündeki kabı alarak sol kapı yanındaki odaya getirdiği, bu durumun darbe girişimine yönelik belgelerin imhasına yönelik olduğunun anlaşıldığı, sanığın darbe girişiminde işgal bölgelerine gidecek askerlerden kara yoluyla ulaşamayanların helikopterle Harp Akademileri yerleşkesinden gönderilmesi olayını koordine ettiği, diğer sanık ...’den elde edilerek incelenmek üzere el konulan Samsung marka cep telefonunun alınan imaj-exportu üzerinde yapılan incelemede darbe girişiminde işgal bölgelerine gönderilen Harp Akademileri subaylarının yönetimi ve koordinesi kapsamında yazışmalar yaptığı, sanık ...’in olay gecesi ATATÜRK Havalimanının işgali için helikopterle Atatürk Havalimanına götürülmesi eyleminde koordinasyonu sağladığı, bu hususta diğer sanık ...'a emir verdiği, HTS kayıtlarına göre; sanık ...’ın yanında bulunan pilot Hasan Kaya ile telefon görüşmesinde darbe girişimi kapsamında görev yerlerine gitmek için akademiden çıkan, ancak vatandaşların göstermiş olduğu demokratik tepki nedeniyle görev yerlerine gidemeyen sanıklar ..., ..., ... ve ...’in Nakkaştepe’den helikopter ile alınmaları için ...’a ve Hasan Kaya’ya talimat verdiği, 83-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı Hava Harp Akademisinde Hava Pilot Kurmay Yarbay rütbesi ile öğretim elemanı olduğu, 15.07.2016 akşamında darbe girişimi koordinasyon merkezi olarak kullanılan, darbe toplantıları ve görevlendirmelerinin yapıldığı Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde 21 kişinin katılımı ile gizliliğe riayet edilerek, kapı içeriden kilitlenmek sureti ile darbe girişimi henüz duyurulmadan düzenlenen “DARBEYE YÖNELİK SON KOORDİNASYON TOPLANTISI” olduğu anlaşılan toplantıya katıldığı, saat 21.21’de diğer sanık ...’in kapıyı açması üzerine sanık... ile birlikte şubeye girdiği, bu kapsamda Hava Harp Akademisi Komutanlığı Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde gerçekleştirilen görevlendirme toplantısına katıldığı, saat 00.07’de resmi kıyafetli şekilde belinde tabancası ile şubeye girdiği, bu esnada içeride olay gecesini yöneten ve koordine eden sanık ...’ın odada görevlendirme listelerini düzenlediği, 00.33’te elinde görevlendirme listesi olduğu değerlendirilen bir evrakla Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünden çıktığı, saat 02.27’de ışıkları kapatılmış olan Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünden olay gecesini yöneten ve koordine eden diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte çıktığı, darbe girişiminin başarısız sonuçlanması akabinde görevlendirme kağıtlarının sanık ... tarafından imhasından sonra 03.26’da düzenlenen toplantıya da katıldığı, 84-Sanık ... yönünden; Olay tarihinde Hava Harp Okulu Öğrenci Alayı Yalova 5. Filo Komutanlığında Pilot Üsteğmen olarak görev yaptığı, sanığın darbe girişimi esnasında Yalova ilindeki eğitim kampından kontrolündeki helikopter içerisinde darbe girişiminde TRT Ulus ve Digitürk baskınlarına, işgallerine aktif olarak katılan Binbaş.... ve ekibi ile İstanbul Atatürk Havalimanına iniş yaptığı, saat 21.30-22.00 sıralarında darbe girişiminde TRT TV baskınını yöneten ve koordine eden Albay.... ile yanında bulunan ...., ... isimli subaylar ile Hava Harp Okulu öğrencilerinin TRT binasına havayoluyla helikopter ile naklini sağladığı, darbe girişiminde darbeci askerileri taşıyan helikopterlerden birinin pilotluğunu yaptığı, TRT TV’ye darbeci askerlerin nakillerini sağlayıp, Atatürk Havalimanına geri geldiği, saat 24.00 sıralarında Vodafone Arena stadına ait kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere; Digitürk baskınını gerçekleştiren Hava Harp Okulunda görevli darbeci subaylar ile öğrencileri Vodafone Arena stadına indirdiği, Vodafone Arena stadına Digitürk baskınını gerçekleştiren darbeci askerleri indirip tekrar Atatürk Havalimanı askeri pistine geldiği, 03.30 sıralarında Harp Akademileri Komutanlığında darbe girişimini yöneten ve koordine eden sanık ...’ın talimatları doğrultusunda buradan kalkış yaparak darbe girişimine katılmak üzere Anadolu yakasına geçen ancak trafik ve halkın sokağa çıkması üzerine yolların kapanması nedeniyle görev yerine intikal edemeyen sanık ... (TC: ....) ve ekibinde yer alan sanıklar ..., ... ve ...'i Üsküdar ilçesi Nakkaştepe mevkine iniş yapıp, buradan helikoptere alarak Hava Harp Okuluna intikallerini sağladığı, sanıklar ..., ..., ... ve ...’in sanık ...’ın kullanımında olan helikoptere Nakkaştepe'den binerken kamera görüntülerinin bulunduğu, sanık ...’ın diğer sanık ...’ın talimatı ile sanıkları helikopterle alarak Hava Harp Okuluna götürdüğünü de ikrar ettiği, ayrıca sanık ...'ın kullanımında bulunan GSM hattının İstanbul ili Üsküdar ilçesindeki Gülcan Gıda ismi ile faaliyet gösteren iş yerinde kurulu bulunan ve örgüt mensupları tarafından ''Mahrem Hizmetler'' yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personellerle irtibat sağlamak için kullanıldığı tespit edilen sabit kontörlü telefondan 01.12.2013 tarihinde 1 defa arandığının tespit edildiği anlaşılmakla, B-SANIKLARIN HUKUKİ DURUMLARI: 1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (TC: ...), ... (TC: ...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Kerime Yıldırım, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ANAYASAL DÜZENİ ORTADAN KALDIRMAYA TEŞEBBÜS ETME suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik TEŞEBBÜS AŞAMASINDA KALAN ve müşteki ...'a yönelik TAMAMLANMIŞ CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA, katılan ... ile mağdurlar ... Bertuğ Erdem ve ...'e yönelik NİTELİKLİ KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL ETME, katılan ... ile mağdurlar ..., ... ve ...'a yönelik ZİNCİRLEME ŞEKİLDE SİLAHLA TEHDİT suçlarından, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik TEŞEBBÜS AŞAMASINDA KALAN CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA, katılan ... ile mağdurlar ... Bertuğ Erdem ve ...'e yönelik NİTELİKLİ KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL ETME suçlarından, sanıklar ..., ..., ... hakkında SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA suçundan kurulan MAHKUMİYET hükümlerine; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ANAYASAL DÜZENİ ORTADAN KALDIRMAYA TEŞEBBÜS ETME, TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİNİ ORTADAN KALDIRMAYA VEYA GÖREVİNİ YAPMASINI ENGELLEMEYE TEŞEBBÜS ETME, ayrıca sanıklar ... ve ... hakkında TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİ ORTADAN KALDIRMAYA VEYA GÖREVİNİ YAPMASINI ENGELLEMEYE TEŞEBBÜS ETME, SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA suçlarından verilen BERAAT kararlarına; Yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde; Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup, yakalanma ile temadi kesileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin yakalama tarihi olan sanık ... yönünden ''19.07.2016”, ... yönünden ''17.10.2016'', ... yönünden ''15.10.2016'' yerine ''15.07.2016'' olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir. Dosya kapsamına göre ve heyetçe yapılan kamera görüntüleri tetkikinde; sanık ...'ın ''ateşe ateşle karşılık verin'' emriyle çok sayıda öğrenci subayının tabancaları ile Hava Harp Akademisi ana girişine gelerek darbe girişimine karşı yerleşke içinde mücadele veren güvenlik timine karşı koymaya çalıştıkları, Harp Akademileri güvenlik timinin ''Havacılar bu yaptığınız kanuna aykırı, teslim olun'' çağrılarına rağmen sanıkların eylemlerine devam ettikleri, 08.09.2016 tarihli Hava Harp Akademisi giriş katındaki kamera görüntüleri tespit tutanağına göre; güvenlik timine karşı elinde silahla mevzi alan sanıklar arasında sanık ...'ın 01.56'da, sanık ...'ın saat 02.25'te, sanık ...'in saat 02.24'te yer aldığının belirtilmiş olması karşısında mahkemenin kabul, uygulama ve gerekçesi yerinde görüldüğünden, sanıkların güvenlik timine karşı koyma eyleminin ne şekilde olduğunun araştırılmasını isteyen tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Haklarında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların mensup oldukları örgütün yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen anayasayı ihlal suçuna ilişkin olarak; olay günü ortaya koydukları davranışlar itibariyle planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek konusu suç teşkil ettiği açıkça anlaşılan emirler doğrultusunda ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştiren sanıkların suçun icrasında üstlendikleri rolleri, her birinin suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel katkıları da göz önünde bulundurulduğunda fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile TCK'nın 309. maddesindeki Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkumiyetlerine dair verilen hükümlerde bir isabetsizlik bulunmamakla; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu, silahlı terör örgütüne üye olma, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme, zincirleme şekilde silahla tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile ilgili olarak; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanıkların üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs amacına yönelik olarak vahamet arz eden eylemleri gerçekleştirdiği, sanıkların sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğe göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edildiği, incelenen dosya kapsamına göre Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yanında işlenen diğer suçların da sübutunun kabul edildiği, bu kapsamda sanıkların savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği anlaşılmakla, kurulan mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ve müdafilerinin, sanık ... yönünden ayrıca eşi ...'in; Haklarında beraat kararları verilen sanıklar ile ilgili olarak ise, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle beraat kararları ile mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA, 2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ANAYASAL DÜZENİ ORTADAN KALDIRMAYA TEŞEBBÜS ETME suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (TC: ....), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında müştekiler ... ve ...'a yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA (2 KEZ) SUÇUNDAN, sanıklar ..., ... (TC: ...., ... (TC: ....), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik TEŞEBBÜS AŞAMASINDA KALAN ve katılan ...'na yönelik TAMAMLANMIŞ CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA, katılan ... ile mağdurlar ... Bertuğ Erdem ve ...'e yönelik NİTELİKLİ KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL ETME suçlarından, sanıklar ..., ... hakkında müştekiler ... ve ...'a yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA (2 KEZ) suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'a yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'na yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA suçundan kurulan MAHKUMİYET hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde; a-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ANAYASAL DÜZENİ ORTADAN KALDIRMAYA TEŞEBBÜS ETME suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile ilgili olarak; aa-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden; Sanıklar ..., ... ve ...'nun olay tarihinde Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay oldukları, 15.07.2016 günü çağrı planının devrede olduğunu öğrenmeleri üzerine darbe girişimi esnasında saat 23.00 sıralarında Hava Harp Akademisine geldikleri, daha sonra diğer sanık...'ın emri üzerine yanlarına şahsi tabancalarını alarak lojman otoparkına gittikleri, buradan diğer sanıklar ... ve Mücahit Y.... ile birlikte 1 nolu nizamiyeye doğru sivil araçla geçtikleri, yerleşkeden dışarıya çıkışların yasaklanmış olmasına rağmen nöbetçi amiri olan sanık ...'ın rütbe ve konumunu kullanarak kapıyı açtırması üzerine saat 00.49 sıralarında akademiler bölgesinden diğer sanıklarla birlikte çıkış yaptıkları anlaşılmakla, bu itibarla sanıkların sözde sıkıyönetim direktifi ve Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde yapılan görevlendirmeler kapsamında darbe girişimine katılmak, darbe girişiminde bulunanlara destek olmak amacı ile Harp Akademilerinden çıkış yapmaları, ancak Cumhurbaşkanının çağrısı üzerine sokağa çıkan vatandaşlar tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerlerine ulaşamadan sanık ...’in Okmeydanı'ndaki ikametine geçmek zorunda kalmaları ve sabaha kadar burada beklemeleri, darbe girişiminin başarısız olmasının ardından diğer sanıklarla birlikte 16.07.2016 günü saat 07.38 sıralarında Harp Akademilerine geri dönmeleri; Sanık ...'nin olay tarihinde Hava Harp Akademisinde astsubay, sanıklar ... ve ...'ın ise üsteğmen rütbesi ile kurmaylık öğrenci subayı oldukları, sanıkların 15.07.2016 günü saat 23.00 sıralarında çağrı planının devrede olduğunu öğrenmeleri üzerine Hava Harp Akademisine gittikleri, daha sonra Albay ...'ın 1. sınıf dershanesine gelerek sanıklar ... ve ...'u yanına çağırdığı ve kendi emrinde olduklarını söylediği, sanık ...'un kendisine ait olan sivil araç içerisinde sanıklar ... ve ... ile birlikte lojmanlar bölgesine gittikleri, buradan sanık ...'yi aldıkları ve nizamiye bölgesine geçtikleri, Albay ...'ın sanıklardan kendi aracını takip etmelerini istediği ve sanıkların saat 00.00 sıralarında yerleşkeden dışarıya çıkışların yasaklanmış olmasına rağmen nizamiyeden çıkış yaptıkları, Albay ...’ın aracında üsteğmenler ...,.... ve ....n’in bulunduğu, sanık ...’un kullandığı aracın Albay ...’ın aracını Anadolu yakasına kadar takip ettiği, daha sonra aracı gözden kaybettikleri, sanıkların dahil olduğu grubun trafiğin kapanması ile 1-2 saat trafikte kaldıkları anlaşılmakla, vatandaşlar tarafından trafiğin kapatılmış olması nedeniyle takip edemedikleri Albay ...’ın ekibinin ise TV yayınlarını kesmek üzere Ümraniye ilçesinden 6 sivil FETÖ/PDY silahlı terör mensubu teknik şahsı araca aldıkları, trafiğin kapanması üzerine Ümraniye Casper Plaza isimli iş yerinin çatısına inen helikopter ile önce TRT Ulus’a gittikleri, 3 teknisyeni burada bıraktıkları, daha sonra Vodafone Arena stadına indikleri, buradan toplam 46 kişilik asker grubuyla Digitürk yayınlarını kesmek üzere Beşiktaş Digitürk binasını bastıkları ve burada yayını kestikleri, öncesinde Casper Plaza önünde demokratik tepkileri gösteren vatandaşlar üzerine ateş de ettikleri hususları gözetilerek; sözde sıkıyönetim direktifi ve Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde yapılan görevlendirmeler kapsamında darbe girişimine katılmak, darbe girişiminde bulunanlara destek olmak amacı ile Harp Akademilerinden çıkış yapmaları, ancak Cumhurbaşkanının çağrısı üzerine sokağa çıkan vatandaşlar tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerlerine ulaşamadan saat 03.30 sıralarında Kadıköy'de bulunan Fenerbahçe Orduevine geçmeleri, darbe girişiminin başarısız olmasının ardından diğer sanıklarla birlikte 16.07.2016 günü öğlen saatlerinde Harp Akademilerine geri dönmeleri; Şeklinde gerçekleşen eylemlerinin kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmaması, neticenin/somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde faillerle birlikte fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımaması, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiklerinin kanıtlanamaması nedeniyle, müsnet suç yönünden TCK'nın 37. maddesi kapsamında fail olarak sorumlu tutulamayacakları ancak, suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan hareketlerinin, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olup, sanıklar hakkında TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçunun sübut bulduğu gözetilmeden, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması, bb-Sanıklar ... ve ... yönünden; Olay tarihinde Harp Akademilerinde sanık ...'in Tümgeneral rütbesiyle Kurmay Başkanı, sanık ...'in ise Tümgeneral rütbesiyle Kara Harp Akademisi Komutanı olarak görev yaptıkları, dosya kapsamı ve tanık anlatımlarına göre; sanıkların ilk başta sıkıyönetim emrini algılamaya çalıştıkları, olayı ve durumu algıladıktan sonra rütbe ve konumları kapsamında darbe girişimine karşı kendilerinden beklenen gerekli bütün tedbirleri ve güvenlik önlemlerini aldıkları, özellikle Kurmay Başkanı ...'in Harp Akademileri içinde darbe girişimine karşı mücadele veren Albaylar ... ve ... öncülüğündeki güvenlik timini oluşturduğu, Harp Akademileri yerleşkesinden dışarıya çıkışları yasakladığı, ...'in de ... ile birlikte hareket ettiği, katılan ...'in sanıklar hakkında aleyhe beyanlarının dosya kapsamı ve tanık anlatımları ile uyumlu bulunmadığı, sözde sıkıyönetim direktifinde sanıkların görevlerinin devamına karar verilmiş olmasının başkaca delillerle desteklenmesi halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ancak sanıklar hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatlarını ortaya koyan başkaca bir delil bulunmadığından, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun da oluşmadığı, bu itibarla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile herhangi bir bağı da tespit edilemeyen sanıkların anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraatleri yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, cc-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... yönünden; Sanık ...'ın darbe girişimi sırasında Harp Akademisinde kurmaylık öğrenimi gören öğrenci subaylarının bulunduğu whatsapp grubunda; ''Ankara'da F16'lar uçuyormuş, köprüde Jandarma var NTV'yi izleyin, köprü iki saattir kapalıymış, darbe kesin'' şeklinde diğer öğrenci subaylarının paylaşımlarının ardından saat 23.44'te öğrenci subaylarının kıdemlisi olarak sözde sıkıyönetim direktifinin fotoğrafını paylaşması karşısında eyleminin kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmaması, neticenin/somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde faillerle birlikte fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmasını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımaması, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmesi nedeniyle ika edildiğinin kanıtlanamaması nedeniyle, müsnet suç yönünden TCK'nın 37. maddesi kapsamında fail olarak sorumlu tutulamayacağı ancak, suçun icrasına başlanmasından sonra yönünü belli ederek katılma iradesini açıkça ortaya koyan hareketinin, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olup, eyleminin TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilip, dosyada bir bilgi ya da beyan bulunmadığı halde mahkemenin gerekçe ve kabulünde yer verdiği ''sanığın olay gecesinde diğer sanıklar ile irtibatlı şekilde akademi kışlasından dışarı çıkmaya çalışanlara yardım ederek nizamiyeyi arayıp kapıyı açtırmaya çalışması'' eyleminin dayanağının nelerden ibaret olduğu açıklanıp, karar yerinde tartışılarak; Sanık ...'ün olay tarihinde Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesiyle öğrenci subay olduğu, 15.07.2016 günü saat 23.10'da herkesin eğitim elbiseli olarak akademiye gelmesi gerektiğine dair whatsapp mesajını görmesi üzerine saat 23.30 sıralarında Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanığın burada darbe girişiminde ve öncesinde koordinasyon merkezi olarak kullanılan, koordinasyon toplantıları düzenlenen, yine darbe girişimi esnasında yapılan görevlendirmeler ile öğretim üyeleri ve öğrenci subayların sahaya işgal için gönderilmesi hususlarının yönetildiği Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğü girişine saat 00.32 sıralarında geldiği, burada Hava Harp Akademisi Öğretim Başkanı olan sanık ... ile görüştüğü, daha sonra sanığın Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen öğrenci subayları müştekiler ... ile ...’ın darbe girişimine katılanlarca akademi amfilerinde rehin alınıp, silah, telefonlarına el konulması, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarına silahlı öğrenci subayların nöbet tutmak sureti ile akademi amfilerinde zorla alıkonulmaları eyleminde görüntü kayıtlarına göre saat 01.52 sıralarında müştekilerin alıkonulduğu 2. kat koridorunda elinde tabanca ve askeri üniforma ile görüldüğü, ancak savunmasında ''yerleşke içerisindeki lojmanda bulunan eşinin F-16 seslerinden korktuğunu, 3 aylık oğlu olduğunu, eşinin bu nedenle Sultançiftliği'nde oturan ailesinin yanına gitmek istediğini, nizamiyeden çıkışlara izin verilmediğinden, eşinin durumunu görüşmek için öğretim başkanı ... ile görüştüğünü, ...'ın ise eşin neden gitmek istiyor, gitmesin kalsın dediğini, daha sonra eşinin bir fırsatını bulup, yerleşke dışına çıktığını öğrendiğini'' belirtmesi karşısında savunmasının doğruluğunun teyidi açısından sanığın eşinin olay tarihindeki HTS kayıtları getirtilip, savunmaya itibar edilip edilmeyeceği karar yerinde tartışılarak; Sanık ...'un olay tarihinde Hava Harp Akademisi Komutanı Tümgeneral ...'in emir astsubayı olarak görev yaptığı, 16.07.2016 günü saat 00.30 sıralarında Tümgeneral ...'in emriyle Hava Harp Akademisi binasına gittiği, sanık ...’un saat 00.37, 03.44, 04.45'te 3 kez Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğüne gelmiş olduğu, buna karşılık sanığın ''emir astsubayı olduğunu, ...'in emriyle akademiye gittiğini, ...'in makamında şoför ... ile beklediğini, ...'in komutanı olduğu Hava Harp Akademisine ulaşamadığından, Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğündeki subaylarla görüşmesini ve kendisine bilgi vermek için aramalarını istemesi nedeniyle oraya birden fazla kez gittiğini'' savunması ve tanık ...'nin bu durumu doğrulaması gözetilerek; Sanık ...'ın olay tarihinde Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subayı olduğu, 15.07.2016 günü Hava Harp Akademisine çağrı planının devrede olduğunu öğrenmesi üzerine gittiği, sanık ... ile birlikte enterne edilen müşteki ...'ın bulunduğu amfiye elinde silah ve pilot eğitim kıyafetli olarak girdiği ve etrafı kolaçan ettiğinin mahkeme gerekçesinde kabul edildiği halde, sanığın ''amfiye kesinlikle girmediğini, pilot sınıfından olmadığını ve tulum giymediğini'' savunması ve Harp Akademileri Komutanlığı İdari Tahkikat Heyeti tarafından yapılan tahkikat sonucunda hazırlanan raporlarda sanığın tulumlu şekilde müşteki ...'ın bulunduğu amfiye elinde silahla girerek etrafı kolaçan ettiği yönünden bir tespit bulunmaması karşısında olay tarihindeki kamera görüntü kayıtları TÜBİTAK veya TRT gibi uzman kuruluşlardan birisine gönderilerek görüntü iyileştirme ve analizleri de yaptırılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırılıp, sonucuna göre sanığın yerleşke içerisindeki eylem ve faaliyetlerinin nelerden ibaret olduğu tespite çalışılarak; Sanık ...'in olay tarihinde Tümgeneral rütbesiyle Hava Harp Akademisi Komutanı olduğu, sanığın darbeci askeri kanat tarafından hazırlanan sözde atama listesine göre Tümgeneral rütbesiyle görev yaptığı mevcut görevine son verilerek darbe girişimi esnasında kaçırılıp, askeri cezaevine kapatılan Harp Akademileri Komutanı Korgeneral ...'nun yerine normal şartlarda Orgeneral rütbesiyle görev yapılan Harp Akademileri Komutanlığı görevine atandığı, bu şekilde mevcut görevi yanı sıra sanığa darbeci kanat tarafından üst düzey bir görev verildiği, sanığın darbe girişimi esnasında Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanı Korgeneral Mehmet Şanver’in kızının Moda Deniz Kulübünde yapılan düğününde derdest edilerek Fenerbahçe Orduevine getirildiği, sanıktan ele geçen telefon üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan dijital metaryelleri inceleme tutanağında sanığın Harp Akademisi binasında darbe girişimine katılan ''...''ı, ''Şakir Çeşmeli'' olarak şifreli şekilde kaydettiğinin belirtildiği anlaşılmakla, sözde sıkıyönetim direktifinde sanığa üst düzey bir görev verilmiş olmasının başkaca delillerle desteklenmesi halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanığın olay gecesi Hava Harp Akademisinde darbecilerle birlikte hareket eden Komutanlık ve Karargah Subaylığı Şube Müdürü Yarbay ...'ı cep telefonunda Şakir Çeşmeli olarak kaydetmiş olmasına yönelik makul bir açıklama getirememiş olması da gözetilerek; Keza tüm sanıkların üzerine atılı suçların vasıflarının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanıklar hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte sanık ... yönünden hüküm temyiz aşamasındayken dosyaya geldiği anlaşılan Özgür Kaya'nın Ankara TEM Şube Müdürlüğünde şüpheli sıfatıyla verdiği 05.08.2019 tarihli ifadesi ve 08.08.2019 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağı ile sanıkların görev yaptıkları Harp Akademilerine bildirniş oldukları cep telefonu hatları haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadıklarının tespiti açısından ÖSYM, hesaplarının bulunduğu banka, Elektrik ve Su İdaresi gibi kurumlara bildirmiş oldukları başkaca cep telefonu hatları bulunup bulunmadığının sorulup, varsa kişiselleştirilmiş, Emniyet birimlerince, büfe/ankesörlü sabit telefon hatlarıyla irtibat kurma yöntemine ilişkin olarak düzenlenen ayrıntılı analiz raporlarının temin edilerek dosyaya konulması, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi, sanıkların görev yaptığı diğer şehirlerde ardışık aramalarının olup olmadığı araştırılarak varsa sabit hat ve ankesörlü telefondan aranmalarına ilişkin analiz raporlarının istenmesi, sanıklarla ilgili sabit hat veya ardışık aranmaya ilişkin varsa itirafçı beyanlarının dosyaya getirilmesi, yine ardışık aramalar kapsamında ardışık şekilde arandıkları diğer asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığı araştırılıp, varsa ifade örneklerinin dosyaya ibrazı sağlanarak duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanıklar ve müdafiilerine okunarak diyecekleri sorulup, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurularak sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, b-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (TC: .....), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında müştekiler ... ve ...'a yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA (2 KEZ) suçundan, sanıklar ..., ... (TC: ....), ... (TC: ....), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik TEŞEBBÜS AŞAMASINDA KALAN ve katılan ...'na yönelik TAMAMLANMIŞ CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA, katılan ... ile mağdurlar ... Bertuğ Erdem ve ...'e yönelik NİTELİKLİ KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL ETME suçlarından, sanıklar ..., ... hakkında müştekiler ... ve ...'a yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA (2 KEZ) suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'a yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'na yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile ilgili olarak; ba-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (TC: ....), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında müştekiler ... ve ...'a yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇU (2 KEZ) yönünden; Hava Harp Akademisi binasında darbe karşıtı olduğu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından Yüzbaşı ... ile Üsteğmen ...’ın darbe girişimine iştirak eden sanıklarca bina amfilerinde rehin alınıp, silah ve telefonlarına el konulduğu, kemer ve bağcıkları çıkartılarak başlarında silahlı öğrenci subayların nöbet tuttuğu, Harp Akademileri Komutanlığı İdari Tahkikat Heyetince tanzim edilen 08.09.2016 tarihli kamera görüntüleri tespit tutanağına göre (15.07.2016 günü saat 23.46 ila 16.07.2016 günü saat 06.34 arası Hava Harp Akademisi 2. Kat); derdest edilmek üzere saat 23.49’da sınıf dershanesinden isimleri okunarak çıkartılan müştekiler ... ve ...'ın amfilerin önüne getirilerek üzerlerinin arandığı, bot bağcıklarının alındığı, telefonları, çantaları ve müşteki ...’un tabancasına el konulduğu ve aynı katta bulunan iki ayrı amfiye kapatıldıkları, alıkonulan müştekilerin amfilerinin bulunduğu katta başlarına dönüşümlü şekilde nöbetçiler bırakıldığı, bu itibarla sanıkların eylemlerinin tek olduğu, aynı anda iki mağdura yönelik işlendiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, zincirleme tek suç kabul edilerek TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması suretiyle ceza tayini yerine, her bir eylemin müstakil suç kabul edilerek yazılı şekilde ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmesi, bb-Sanıklar ..., ... (TC:....), ... (TC:....), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik TEŞEBBÜS AŞAMASINDA KALAN ve katılan ...'na yönelik TAMAMLANMIŞ CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA, katılan ... ile mağdurlar ... Bertuğ Erdem ve ...'e yönelik NİTELİKLİ KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL ETME suçlarından, sanıklar ..., ... hakkında müştekiler ... ve ...'a yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA (2 KEZ) suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'a yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'na yönelik CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile ilgili olarak; Darbe girişiminin öncelikli amaçlarından olan ve darbe yanlısı güçlerin hakimiyetinin sağlanması amacıyla işlenen, sözde atama listesine göre görevli oldukları Kuvvet Komutanlığı emrinde görevlendirilen katılanlar Harp Akademileri Komutanı Korgeneral ..., Deniz Harp Akademisi Komutanı Tuğamiral ... ile eşi ... ve oğlu ...'e yönelik eylemler üzerinde rütbe ve konumları nazara alınarak ortak hakimiyet sağlayan konumunda sorumlu oldukları kabul edilen sanıkların TCK'nın 309/2. maddesi gereğince katılanlar ... ve ...'e yönelik cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ... ile eşi ... ve oğlu ...'e yönelik nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarına, ayrıca sanık ...'ın müşteki öğrenci subayları ... ve ...'ın alıkonulduğu amfilerin bulunduğu kattaki koridorda görüntülenmesinden ibaret eylemi nedeniyle cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna (2 kez) yönelik eylemlere methalleri bulunduğuna dair her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığı; Sanık ...'ın darbe girişiminin akıbeti belli olduktan sonra amfilerde alıkonulan müşteki öğrenci subaylarını serbest bırakmaktan ibaret eyleminin cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (2 kez) suçunu oluşturmadığı; Sanık ...'ın müşteki ...'ın hürriyetinden alıkonulduğu yere gelmesi üzerine diğer sanıkların müştekiyi serbest bıraktığı, sanığın müştekiye yönelik icrai herhangi bir eyleminin bulunmadığı, eyleminin ihzari nitelikte olduğu; Sanık ...'in sadece katılan ...'in derdest edilmesi için sanıklar ... ve ...'a talimat verdiği, müşteki ...'ın yakalanmasına yönelik herhangi bir talimatının olmadığı, bu nedenle sanığın talimatı ile gerçekleşen netice arasında illiyet bağı bulunmadığı; Gözetilmeden atılı suçlardan beraatleri yerine delillerin takdir ve değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, c-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile ilgili olarak; ca-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 E. 2017/370 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 E. 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanık ...'in, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin sanık yönünden suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporları getirtilip; Sözde sıkıyönetim atama listesinde bir üst görev olan Deniz Harp Akademisi Komutanı olarak atanan sanık ... yönünden örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve Bank Asya yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın Bank Asya hesap hareketlerine ilişkin, hesap açılış tarihinden itibaren Bank Asya hesap hareketleri dökümünün getirtilip, örgüt liderinin talimatı üzerine katılım hesabı açma veya mevduat artışı gibi mutad dışı bankacılık işlemlerinin bulunup bulunmadığının, bankacı uzman bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle belirlenip; Sanıklar ..., ..., ... yönünden suçun sübutu ve cezaların kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olan ve dosya arasında ifade ve teşhis tutanak örnekleri bulunan sanık ... yönünden gizli tanık Şef'in Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığında alınan 25.12.2017 tarihli ifadesi, gizli tanık Kuzgun'un Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/207705 sayılı soruşturma dosyası üzerinden alınan 07.08.2016 tarihli ifadesi; sanık ... yönünden ....'ın Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/35462 sayılı soruşturma dosyası üzerinden alınan 18.07.2016 tarihli ifadesi, ....'ün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/186269 sayılı dosyasına sunmuş olduğu 24.10.2016 tarihli dilekçesi, tanık Suphi Boşnak'ın BİMER'e yapmış olduğu 23.09.2016 tarihli başvurusu; sanık ... yönünden Mehmet Serdar Soydinç'in Gaziantep İl Emniyet TEM Şube Müdürlüğünde 08.02.2018 tarihli ifadesi kapsamında bilgilerine başvurularak; CMK'nın 180/1 ve 181/1 maddeleri gereğince sanıklar ve müdafiilerine savunma hakkının ihlaline neden olmayacak şekilde sorgulama hakkı tanınması suretiyle mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanıp; UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanıklar hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte sanık ... yönünden hüküm temyiz aşamasındayken dosyaya geldiği anlaşılan Diyarbakır İl Emniyet TEM Şube Müdürlüğünün 09.01.2020 tarihli sanığın 13.06.2015 tarihinde 1 kez ardışık şekilde arandığını belirten HTS kayıtları inceleme ve tespit tutanağı ile sanıkların görev yaptıkları Harp Akademilerine bildirniş oldukları cep telefonu hatları haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadıklarının tespiti açısından ÖSYM, hesaplarının bulunduğu banka, Elektrik ve Su İdaresi gibi kurumlara bildirmiş oldukları başkaca cep telefonu hatları bulunup bulunmadığının sorulup, varsa kişiselleştirilmiş, Emniyet birimlerince, büfe/ankesörlü sabit telefon hatlarıyla irtibat kurma yöntemine ilişkin olarak düzenlenen ayrıntılı analiz raporlarının temin edilerek dosyaya konulması, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi, sanıkların görev yaptığı diğer şehirlerde ardışık aramalarının olup olmadığı araştırılarak varsa sabit hat ve ankesörlü telefondan aranmalarına ilişkin analiz raporlarının istenmesi, sanıklarla ilgili sabit hat veya ardışık aranmaya ilişkin varsa itirafçı beyanlarının dosyaya getirilmesi, yine ardışık aramalar kapsamında ardışık şekilde arandıkları diğer asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığı araştırılıp, varsa ifade örneklerinin dosyaya ibrazı sağlanarak duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine okunarak diyecekleri sorulup, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurularak hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, cb-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup, yakalanma ile temadi kesileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında suç tarihinin sanık ... yönünden ''03.11.2016'', sanık ... yönünden ''01.08.2016'', sanık ... yönünden ''19.07.2016'', sanık ... yönünden ''21.07.2016'', sanık ... yönünden ''24.10.2017'', sanık ... yönünden ''25.07.2016'', sanık ... yönünden ''10.07.2017'' yerine ''15.07.2016'' olarak yazılması, Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın tutuklulukta geçirdikleri süre, atılı suçlar için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarları, mevcut delil durumu ve bozma nedenleri gözetilerek tutukluluk hallerinin DEVAMINA, sanık ...'un mevcut delil durumuna, sanıklar ... ve ...'in bozma nedenlerine göre TAHLİYELERİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadıkları takdirde DERHAL SALIVERİLMELERİNİN sağlanması için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi gereğince dosyanın İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

16. Ceza Dairesi, 2019/11498 E., 2020/3604 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
maddesi dikkate alınmaksızın fazla olarak belirlenmesi yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
16. Ceza Dairesi         2019/11498 E.  ,  2020/3604 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarih ve 2017/24 - 2018/88 sayılı kararı Suç : Anayasayı ihlal, Hükumete karşı suç, Yasama organına karşı suç, Kasten öldürme, Konut dokunulmazlığının ihlali, İş yeri donulmazlığının ihlali, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması, Haberleşmenin engellenmesi, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, Görevi ihmal Hüküm ... hakkında ayrı ayrı; TCK'nın 309/1, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2)Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ayrıca; a)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 82/1-g-h, 266, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (5 kez) b)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 82/1-e-h, 266, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez) c)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 82/1-h, 266, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (80 kez) d)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 223/3, 266, 43/1-2, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet e)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 124/3-2, 266, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez) f)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 116/1-4, 119/1-a-c-e, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez) g)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 116/2-4, 119/1-a-c-e, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (3 kez) h)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 109/2, 109/3-b-c-d, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet ı)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 109/2, 109/3-a-b-c-d, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3)Sanık ... hakkında ayrıca; TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 82/1-h, 266, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (14 kez) 4)Sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca; TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 82/1-h, 266, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (3 kez) 5)Sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca; a)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 82/1-h, 266, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (40 kez) b)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 82/1-g-h, 266, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez) c)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 82/1-e-h, 266, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (1 kez) d)TCK'nın 309/2 ve 38/1. maddeleri yollamasıyla 223/3, 266, 35/1-2, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet 6)Sanık ... hakkında ayrıca; TCK'nın 309/2 ve 37/1. maddeleri yollamasıyla 223/3, 266, 35/1-2, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıkların mal varlıkları üzerindeki tedbirlerin kaldırılması ve dijital materyallerinin iadesine ilişkin olarak mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüş; sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde sebep bildirmiş olduğu anlaşılmakla tebliğnamenin bu hususta ret isteyen düşüncesine iştirak olunmamıştır. Bir kısım sanıklar ve müdafileri ile bazı katılanlar vekillerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE, 1).Sanık...... vekillerinin temyiz aşamasında yaptıkları davaya katılma taleplerine ilişkin olarak; Darbe girişimi esnasında İstanbul'da çeşitli yerlerde meydana gelen olaylarda yaralanmaları nedeniyle davaya katılma talebinde bulunan adı geçenler bakımından işbu dosya kapsamında dava açılmamış olduğu anlaşılmakla katılma taleplerinin CMK'nın 237. maddesi gereğince REDDİNE, 2) a- Davaya konu eylemin askeri darbeye teşebbüs fiilinin sevk ve idare eden sanıklara ilişkin bulunup şahıs olarak katılma talebinde bulunan Cumhurbaşkanı ...'a yönelik suikasta teşebbüs fiilinin icrai hareketlerinin devam etmiş bulunmasına, İstanbul ilinde gerçekleşen bir kısım eylemler nedeniyle T.C. Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının doğrudan doğruya zararı söz konusu olduğundan ilgililerin davaya katılmalarına ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir. b-Ayrıca tüm suçlar yönünden; T.C. Cumhurbaşkanlığı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının Anayasayı ihlal suçu dışındaki suçlar yönünden; kasten öldürme suçunun mağdurları olanların ise bu suç dışındaki diğer suçlar yönünden suçların niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmedikleri ve bu nedenle davaya katılma hakları bulunmadığından davaya katılmalarına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisini vermemesi karşısında temyiz istemlerinin bu suçlar bakımından CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. BÖLÜM : HUKUKİ AÇIKLAMALAR Ayrıntıları Dairenin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 Esas 2019/1953 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B) II. BÖLÜM : SOMUT OLAY 1)DARBE TEŞEBBÜSÜNÜN ORGANİZASYONU VE PLANLANMASINA YÖNELİK OLARAK YAPILAN HAZIRLIK TOPLANTILARI: FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir Empati Danışmanlık isimli şirket adına örgüt mensupları tarafından kiralanan Ahmet Taner ... Ankara adresindeki bir villada 2016 yılı Temmuz ayının başında başlayan ve 10.07.2016 Pazar gününe kadar süren toplantıların gerçekleştirildiği, söz konusu bu toplantıların katılımcıları arasında örgütün üst düzey TSK imamlarından firari durumdaki örgüt yöneticisi Adil Öksüz ve Hava Kuvvetlerindeki sözleşmeli subayların imamı olan ...isimli sivil şahıslar ile Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/109 esas sayılı dosyasında görülen Genelkurmay Çatı dosyasının sanıklarından olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanlığı Teşkilat Şube Müdürü Kurmay Albay..., Genelkurmay Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanlığında Şube Müdürü Kurmay Albay... Avıalan, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı 1. İstihbarat Analiz ve Değerlendirme Daire Başkanı Tuğamiral Sinan Sürer, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Müşterek Hedef Analiz Yönetim (MÜHAYİM) Başkanı Tuğgeneral ... ..., İstanbul Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, Jandarma İstihbarat Okul Komutanı Jandarma Kurmay Albay Murat Koçyiğit, Genelkurmay Personel Başkanlığı Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapan Kurmay Albay Fırat Alakuş ve Genelkurmay Başkanı Başdanışmanı Kurmay Albay Orhan Yıkılkan isimli asker kişilerin olduğu, bu toplantılarda her kuvvetten askerin kendi aralarında oluşturduğu grupların çalışmalar yaparak darbe girişiminin detayları ile bu eylemlerde görev alacakların görev ve sorumluluklarının belirlendiği, Yıllık izinde olan sanık Kurmay Yarbay ...'ın, Ankara Mamak'taki 28. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına bağlı 2. Mekanize Piyade Taburu Komutanı Kurmay Yarbay Ertuğrul Terzi tarafından çağrılması üzerine 11 Temmuz 2016 günü Ankara'ya geldiği, firari bir örgüt mensubu tarafından kiralanan Çaldıran Mahallesi 494. ... adresindeki eve aynı gün akşam saatlerinde birlikte gittikleri, burada asker kişiler .....t'ın katıldığı bir toplantıya katıldıkları, bu toplantıda Tuğgenera.....'nun yönetime el koyacaklarını söylediği ve Ankara'daki kritik noktalarla kamu kurum ve kuruluşlarına nasıl konuşlanacakları gibi hususları konuşup darbe girişimine ilişkin planlamalar yapıldığı, bu plan çerçevesinde harita üzerinde Ankara'nın ikiye bölünüp hangi birliklerin kontrolünde olacağının belirlendiği, sanık Kurmay Yarbay ...'ın Ankara'daki birliğine katılışını henüz yapmamış olması nedeniyle eski çalıştığı yer olan İstanbul'da görevli olduğu ve darbe girişiminin İstanbul ayağıyla ilgili planlama yapan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargahında Proje Yönetim Şube Müdürü olan sanık Kurmay Albay ...'nin yanına götüreceklerinin söylendiği, akabinde sanık Kurmay Yarbay ...'ın Kurmay Albay... tarafından sanık Kurmay Albay ...'nin olduğu ve firari sanık Kurmay Albay ......'in kullandığı Ümitköy semtindeki bir eve götürüldüğü, 12 Temmuz 2016 günü akşam saatlerinde sanık Kurmay Yarbay ... ile firari sanıklar Kurmay Albay..... ve Kurmay Binbaşı .....'nun katıldığı ve sanık Kurmay Albay ... tarafından yönetilen bir toplantının bu evde gerçekleştirildiği, söz konusu toplantıda sanık Kurmay Albay ...'nin İstanbul'a ilişkin planlamaların yapıldığını, hangi birliklerin nereleri kontrol altına alacağını, enterne edilecek askeri personelin kimler olduğunu, aralarındaki haberleşme için bir WhatsApp grubu kurulması gerektiğini ve İstanbul Maltepe'deki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığından gelişmeleri takip ederek Ankara'daki Genelkurmay Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezine bilgi aktarımında bulunmalarını söylediği, Bu toplantıyı müteakiben sanık Kurmay Yarbay ... ile firari sanıklar Kurmay Albay..... ve Kurmay Binbaşı .....’nun, kendilerine verilen İstanbul'da yapılması gerekenleri organize etme görevini yerine getirmek amacıyla 13 Temmuz 2016 günü saat 04.00 sıralarında Ankara'dan İstanbul'a doğru hareket ettikleri, Darbe girişiminin İstanbul ayağındaki eylem ve faaliyetlerin koordine edilmesi noktasında görevli sanık Kurmay Albay ...'nin de 13 Temmuz 2016 günü Ankara'dan İstanbul'a geldiği, 13 Temmuz 2016 günü saat 19.00 ile 14 Temmuz 2016 günü saat 01.30 arasında İstanbul Maltepe'deki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında yaptıkları toplantıya sanıklar Tugay Komutanı Tuğgeneral ..., Tugay Komutan Yardımcısı Kurmay Albay ..., Tugay Kurmay Başkanı Kurmay Yarbay ..., 1. Tank Tabur Komutanı Kurmay Yarbay ..., 1. Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Başkanı Tuğgeneral ..., 23. Motorize Piyade Alay Komutanı Kurmay Albay ..., 47. Motorize Piyade Alay Komutanı Kurmay Albay ...; firari sanıklar 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı eski Kurmay Başkanı Kurmay Yarbay...... 2. Tank Tabur Komutanı İrfan Arat, Cizre 172. Zırhlı Tugay Komutanlığı Komutan Yardımcısı Kurmay Albay....., Tuzla Piyade Okul Komutanlığı Öğrenci ve Kurslar Alay Komutanı Kurmay Albay...., 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı Harekat Eğitim Şube Müdürü Yüzbaşı .... ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurumsal Proje Şube Müdürü Kurmay Albay ...'nin katıldığı, Sanık Kurmay Albay ...'nin koordinesinde geçen söz konusu bu toplantıda darbe girişimine yönelik hazırlıkların ne seviyede olduğu, ne kadar personel, araç ve gereç sevk edileceği, ifşa olunmaması için personelin hangi gerekçelerle birliklerine çağrılmaları ve görev alanlarına sevk edilmeleri gerektiği gibi konuların konuşulduğu, sorumluluk alanlarının belirlendiği, sanık Kurmay Albay ...'nin darbe girişiminin 15 Temmuz gecesinde gerçekleşeceğini söylediği, sanık Tuğgeneral ...'nun birlik komutanlarına sorumluluk bölgelerinde sivil şekilde keşif yapmaları yönünde talimat verdiği, sanık Kurmay Albay ... tarafından "ateş açana ateşle karşılık verileceği"nin tebliğ edildiği, Sanık Kurmay Yarbay ... ile firari sanıklar Kurmay Albay ....ve Binbaşı ....’nun, 14 Temmuz 2016 günü öğle saatlerinde Esenler'deki Topkule Kışlasında bulunan 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında firari sanık Tugay Komutanı Tuğgeneral .....in ev sahipliğinde tugayın birlik komutanlarının da katıldığı ve aynı konuların gündemde olduğu bir toplantı daha gerçekleştirdikleri, Bu toplantı sonrasında sanık Kurmay Yarbay ...'ın, Kara Harp Akademisi Komutanlığına giderek firari sanık ... hoca Kurmay Albay .... ile görüşüp yönetime el konulacağını ve bu kapsamda Hava Harp Okulunda saat 21.00’de koordinasyon toplantısı icra edileceğini bildirdiği, akabinde Hasdal Kışlasındaki 6. Motorize Piyade Alayına giderek alayın eski ve yeni alay komutanları sanıklar Kurmay Albay ... ile ...'ye toplantının yerini ve zamanını söylediği ve sanık Kurmay Albay ... ile birlikte Hava Harp Okuluna gittiği, Toplantı öncesinde Cumhurbaşkanına suikast girişimi dosyasının sanığı Hava Kuvvetleri Müşterek Hedef Analiz Yönetim Başkanı Tuğgeneral ... ...'in, Hava Harp Okulu Komutanı sanık Tuğgeneral ...'ın makam aracıyla hava alanından alınarak saat 19.47'de okula geldiği ve sanık Tuğgeneral ...'ın makam odasında toplantıyı beklemeye başladığı, 14 Temmuz 2016 günü saat 21.00'de Hava Harp Okulundaki şeref salonunda başlayan ve katılımcılarının nizamiye girişinde "... ...'in misafiriyiz" demeleri üzerine kayıt yaptırmaksızın içeri alındıkları bu toplantıya sanık Kurmay Yarbay ..., firari sanıklar Kurmay Albay .... ve Binbaşı..... 1. Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Başkanı sanık Tuğgeneral ..., Hava Harp Okulu Komutanı sanık Tuğgeneral ..., Hava Harp Okulu Dekanı sanık Kurmay Albay ..., 6. Motorize Piyade Alayının eski ve yeni alay komutanları sanıklar Kurmay Albay ... ile ..., 47. Motorize Piyade Alay Komutanı sanık Kurmay Albay ..., firari sanıklar 172. Zırhlı Tugay Komutan Yardımcısı Kurmay Albay ..., Tuzla Piyade Okul Komutanlığı Öğrenci ve Kurslar Alay Komutanı Kurmay Albay ...., Kara Harp Akademileri Komutanlığında baş hoca Kurmay Albay.... ile öğretim görevlisi Kurmay Binbaşı .... ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurumsal Proje Şube Müdürü Kurmay Albay ... ve başka dosya sanığı Tuğgeneral ... ...'in katıldığı, Söz konusu bu toplantının koordinatörlüğünü Tuğgeneral ..., Tuğgeneral ... ... ve Kurmay Albay ...'nin yaptığı, toplantıda darbe girişiminin 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece saat 03.00'te icra edileceğinin tebliğ edildiği, Kara Harp Akademisindeki kurmay subay öğrencilerin takviye personel olarak görevlendirilmesine karar verildiği, Alınan bu karar uyarınca Kara Harp Akademisindeki kurmay subay öğrencilerin, 15 Temmuz 2016 günü öğle saatlerinde firari sanık ... hoca Kurmay Albay.... tarafından başlarında öğretim görevlisi subaylar olmak üzere gruplara ayrılarak İstanbul'daki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı, 23. Motorlu Piyade Alay Komutanlığı ve Selimiye Kışlası gibi çeşitli birliklere görevlendirildikleri, Kurmay Albay ...'nin gerçekleştirilen toplantılar sonrasında Ankara'ya döndüğü ve darbe girişimi esnasında Akıncı Üstünde olduğu anlaşılmıştır. 2)İSTANBUL'DA MEYDANA GELEN OLAYLAR: Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY mensuplarınca 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi kapsamında İstanbul'da meydana gelen olayların genel olarak belirtilmesi gerekmektedir. Şöyle ki; Saat 21.30'da Beylerbeyi civarında bir grup askerin sivil araçların önünü keserek “Darbe yaptık, kimlik soruyoruz” dedikleri ve bazı araçları da geri gönderdikleri, saat 22.00 civarında Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin bir grup asker tarafından tek taraflı olarak trafiğe kapatıldığı, Moda Deniz Kulübünde bir düğünde bulunan aralarında Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral .....ın da olduğu çok sayıdaki üst düzey komutanın rehin alınıp Ankara'daki Akıncı üssüne götürüldüğü, Harp Akademileri Komutanı katılan Korgeneral ... ile Deniz Harp Okulu Komutanı katılan Tümamiral ...'in derdest edilip askeri cezaevine konuldukları, 1. Ordu Komutanı katılan Orgeneral ... ile Deniz Harp Akademileri Komutanı katılan Tuğamiral ...'in derdest edilmek amacıyla evlerine girilip arama yapıldığı, İstanbul Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi, Afet Koordinasyon Merkezi, Sabiha Gökçen Havalimanı, Borsa İstanbul binası, Ak Parti İl Başkanlığı ve Taksim Meydanı gibi yerlerin işgal edilmeye çalışıldığı, Katılanlar Dijital Platform Teknoloji Hizmetleri A.Ş. (Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş.), Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. ve ....'ye ait işyerlerine zorla girildiği, Katılanlar Dijital Platform Teknoloji Hizmetleri A.Ş. (Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş.) ve Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. tarafından yapılan yayınların kesildiği, Atatürk Havaalanının giriş ve çıkışlara kapatıldığı, uçuş kontrol kulesinin ele geçirilip uçuşların durdurulduğu, Yerleşim yerleri üzerinde alçaktan uçan savaş uçaklarının sonik patlamalara neden olduğu, İstanbul Valiliği, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü (Boğaziçi) Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü, Çengelköy Polis Merkezi, Borsa İstanbul, Topkule Kışlası, Taksim Meydanı ve Acıbadem Türk Telekom gibi çeşitli yerlerde polisin ve halkın direnişi ile karşılaşılması üzerine asker şahıslarca gerçekleştirilen saldırılarda bir çok sivil vatandaş ile polisin hayatını kaybettiği ve yaralandığı, sivil şahıslara ait araçlar ile kamuya ait araç ve binaların zarar gördüğü, dosya kapsamındaki olay tutanakları ve otopsi raporlarına göre; -15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsünün Anadolu yakası tarafı giriş kısmında meydana gelen olaylarda ..., ..., ......., ..., ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması ve ... ve ...'in ise ezilme nedeniyle genel beden travması sonucu, -İstanbul Büyükşehir Belediyesi Binası önünde meydana gelen olaylarda ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Acıbadem semtinde bulunan Türk Telekom binası önünde meydana gelen olaylarda ...,., ..., ... ve ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Çengelköy bölgesinde meydana gelen olaylarda ..., ...,. ..., ..., ... ve ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Esenler Eski Hal yolu Edirne İstikameti ve İSTOÇ civarı TEM Otoyolu üzerinde meydana gelen olaylarda ... ve ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması ve ..., ..., ..., ...'nun ise tankla ezilme nedeniyle genel beden travması sonucu, -Harbiye semtinde bulunan TRT binası önünde meydana gelen olaylarda ..., ... ve Jouad Merroune'nin ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -İstinye'deki Borsa İstanbul binası önünde meydana gelen olaylarda ... ve ...'un ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Sabiha Gökçen Havalimanını işgal etmek isteyen Hava Harp Okulunda görevli askerlerin durdurulduğu Tuzla ilçesi Orhanlı gişelerinde meydana gelen olaylarda ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Topkule Kışlası önünde çıkan çatışmada ..., ... ve ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün Anadolu yakası tarafı giriş kısmında meydana gelen olaylarda ...'nın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması, ...'in künt kafa travması, .....nın ise köprü yolu üzerindeki Ümraniye Çakmak Köprüsü civarında tankla ezilme nedeniyle genel beden travması sonucu, -İstanbul Emniyet Müdürlüğü yakınında bulunan Ak Parti Fatih İlçe Başkanlığı önünde meydana gelen olaylarda ...'in ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Atatürk Havalimanı pistinde meydana gelen olaylarda ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Gaziosmanpaşa TEM otoyolu üzerinde meydana gelen olaylarda ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu, -Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önünde meydana gelen olaylarda ise ...'nun ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması sonucu hayatını kaybettiği, 1. Ordu Komutanı Orgeneral ...'ın, saat 00.52'de bir televizyon kanalına bağlanarak askeri kalkışmaya ilişkin "Bu, TSK tarafından desteklenen bir hareket değildir. Bu olaylar meydana geldiği andan itibaren Sayın Valimizle bir araya gelip İstanbul üzerine yoğunlaştık. Buradaki problemi çözmek için çalışıyoruz" şeklinde açıklamada bulunduğu dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. 3)DOSYA KAPSAMI İTİBARIYLA GERÇEKLEŞTİRİLEN EYLEM VE FAALİYETLER: a)66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığının sorumluluk bölgesinde meydana gelen olaylar: aa)Borsa İstanbul Binası; Topkule kışlasındaki 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında görev yapan askeri personel ile Kara Harp Akademisinden gelen öğretim görevlileri ve kurmay subay öğrencilerin katılımıyla oluşturulan unsurun, saat 22.30 - 23.00 sıralarında kışladan çıkarak saat 23.40 civarında bina önüne geldikleri, herhangi bir uyarı atışı yapmaksızın doğrudan hedef alarak halka ve polise ateş açıldığı, bu nedenle ... isimli sivil vatandaş ile Üsküdar Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru ...'un hayatını kaybettiği, bu olayla ilgili İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/195 Esas 2018/133 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, bb)Atatürk Havalimanı; Topkule kışlasındaki 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında görev yapan personelden oluşan askeri unsurun 4 tank, ....., 4 ZMA, 1 land ve 1 Unimog personel taşıyıcı askeri kamyon ile saat 22.04'te kışladan çıktığı, Atatürk Havalimanına saat 22.44 itibariyle ulaşıp havaalanının A ve B kapıları önüne tank ve zırhlı araçları yerleştirdikleri, havalimanındaki özel harekat polislerine ve diğer yetkililere sıkıyönetimin ilan edildiğini ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğunu bildirdikleri, Smart Kule tabir edilen uçuş kontrol kulesini işgal ettikleri, ayrıca Hava Harp Okulunda görevli bazı subay ve askerlerden oluşan unsurun da havalaanına gelerek pasaport kontrol noktasındaki silahlarını yolculara doğrultup çevre tertibatı aldırdıktan sonra görevlilere Türk vatandaşlarının yurt dışına çıkmayacağı talimatını verdikleri, bu duruma itiraz eden yolcuları silah doğrultup diz çöktürdükleri, kolluk görevlilerince yapılan tüm ikaz ve uyarıları göz ardı ettikleri, Hava Harp Okulundan gelenlerden unsurdaki bir grubun da dış hatlar apron kısmına giderek yurt dışından gelen yolcuları terminal binasına taşıyan otobüsleri apron içerisinde durdurup arama yaptıkları, polis memurlarının silahlarını aldıkları, kulede özel harekat polisleri tarafından sıkıştırılan diğer unsuru kurtarmak için kontrol kulesine gittikleri ancak vatandaş kalabalığından dolayı kuleye giremedikleri, vatandaşların tepki göstermesi üzerine havaya ateş ettikleri, ayrıca vatandaşların dış hatların apron kısmına girmeye başlamaları nedeniyle paniğe kapılarak gelişi güzel şekilde ateş açtıkları, bu nedenle ... isimli çocuk yaştaki sivil vatandaşın hayatını kaybettiği, F16 uçaklarının alçak uçuşu sırasında meydana gelen sonik patlama ve basıncın etkisi ile dengesini kaybeden Zekeriya Bitmez isimli sivil vatandaşın da yüksekten düşme sonucunda hayatını kaybettiği, bu olayla ilgili İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/14 Esas 2019/52 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve dosyanın halen istinaf incelemesinde olduğu, cc)Bayrampaşa Çevik Kuvvet Yerleşkesi; Topkule kışlasındaki 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında görev yapan askeri unsurun saat 22.17'den itibaren yerleşkeye gelerek giriş kapılarını tutmaya başladıkları ve zırhlı araçları konuşlandırdıkları, etraflarının halk tarafından sarılıp eylemlerinden vazgeçirilmeye çalışıldığı esnada açılan ateş sonucu ... isimli sivil vatandaşın hayatını kaybettiği, bu olayla ilgili İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/25 Esas 2017/193 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, dd)İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Caddesi Yerleşkesi; Topkule kışlasındaki 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında görev yapan askeri unsurun söz konusu yerleşkeye intikal ederek Emniyet Müdürlüğünü işgal etmeye çalıştıkları, bir müddet sonra yardım istemeleri üzerine helikopterle takviye getirildiği ancak emniyet güçleri tarafından yerden ateş açılarak engel olunduğu, helikopterden açılan ateş sonucunda ... isimli sivil vatandaşın Adalet ve Kalkınma Partisi Fatih İlçe Başkanlığı binası önünde hayatını kaybettiği, akabinde takviye ekibin civardaki bir okulun bahçesine indiği ancak halk tarafından engellenmeleri nedeniyle yerleşkeye ulaşamayıp Millet Caddesinde zorla çevirdikleri bir minibüse binerek kışlaya döndükleri, buradan da yine başka bir helikopterle Kanal D/CNN Türk binalarının işgal girişimine katıldıkları, yerleşkeye gelen bir tankın kışlaya dönüşe geçip Esenler Birlik Köprüsüne geldiği esnada önünün halk tarafından kesilmesi üzerine tankın duran araçlara ve vatandaşlara doğru sürülmesi nedeniyle ..., ..., ... ve ... isimli sivil vatandaşların tankın altında kalarak hayatını kaybettiği, başka bir tankın üstüne çıkan sivil vatandaşlardan ...'ın ise yakın mesafeden ateş edilip yaralanması üzerine yola atıldıktan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, bu olayla ilgili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/151 Esas 2018/83 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, ee)Mahmutbey Gişeler ve Ispartakule; Topkule kışlasındaki 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında görev yapan askeri unsurun saat 21.30 - 22.00 arasında kışladan çıktıkları, saat 23.10 sıralarında gişelere ulaşıp zırhlı araçlardaki MG-3 ve uçaksavar silahlarının namluları istasyona bakacak şekilde durdukları, emniyet güçlerinin önlemleri ve halkın tepkisi üzerine bir kısmının teslim olduğu, bu esnada başlarındaki binbaşının kolluk kuvvetlerine darbe yapmaya geldiklerini söyleyip amaçlarının bu istasyonu alarak Hadımköy’de kalan birliğin sevkini sağlamak ve Avrupa yakasındaki geçişleri kontrol altına almak olduğunu belirttiği, unsurdaki bir grubun da 23.30 sıralarında TEM otoyolu Edirne - İstanbul yönünde Ispartakule kavşağına gelerek ZMA ile yolu trafik akışına kapatıp Edirne yönünden gelen araç sürücülerine "İstanbul’a girişler yasaklandı, can güvenliğiniz için Edirne tarafına gidin" dedikleri, vatandaşların yoğun mücadelesi sonunda buradan ayrılıp İstanbul yönüne geri dönüşe geçtikleri, bir süre ilerledikten sonra yeniden vatandaşlar tarafından durdurulduğu, bu olayla ilgili İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/115 Esas 2018/30 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın Dairemizin 10.12.2019 tarih ve 2019/1551 Esas 2019/7862 Karar sayılı ilamıyla usul yönünden bozulduğu, ff)A Haber binasının işgal edilme teşebbüsü; Topkule kışlasındaki 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında görev yapan personel ile Kara Harp Akademisinden gelen kurmay subay öğrenciler ve Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulu öğrencilerinden olan bir grubun katılımıyla oluşan unsurun Türk Telekom Stadyumunun bulunduğu yere geldiklerinde otoyolun polis ve halk tarafından kapatıldığını gördükleri, askeri araçlardan inerek yürümeye başladıkları, halkın tepki göstermesi üzerine havaya birkaç el ateş ettikleri, bir yolcu otobüsünü zorla durdurup kışlaya geri dönmek üzere hareket ettikleri ancak yolun halk tarafından kesilmesi üzerine fazla ilerleyemedikleri, halkın üzerine ateş etmeleri sonucunda ... isimli vatandaşın yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, bu olayla ilgili İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığındaki olaylara ilişkin ana davanın görüldüğü İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/140 Esas 2018/40 Karar sayılı dosyası ile birleştirildikten sonra devam olunan yargılama neticesinde bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, gg)Haliç Köprüsü; Topkule kışlasındaki 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında görev yapan personelden oluşan askeri unsurun, İstanbul Valiliğinin işgali için görevlendirilen sanık ...'nin komutanı olduğu 47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığından çıkan birliğe takviye amacıyla saat 22.00 sıralarında zırhlı araçlarla kışladan çıktığı, Haliç Köprüsü civarında polisler ve halk tarafından önlerinin kesildiği, yapılan eylemin kanunsuz olduğunun görevli polislerce belirtilmesine rağmen bir zırhlı aracın durmayıp yola devam ettiği, bir süre ilerledikten sonra durdurulup silah ve mühimmatlarıyla birlikte yakalandıkları, bu olayla ilgili İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/10 Esas 2017/125 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edip unsuru komuta eden Yusuf Yıldız hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın Dairemizin 31.10.2018 tarih ve 2018/2012 Esas 2018/4553 Karar sayılı ilamıyla onandığı, hh)66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Karargahı; Darbe girişimi esnasında 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Karargahının olduğu Topkule ve Baştabya kışlalarında yoğun bir hareketliliğin yaşandığı ve faaliyetlerin buradan yürütüldüğü, 4. Kara Havacılık Alayından havalanan dört helikopterin darbe kalkışması kapsamında İstanbul'da çeşitli faaliyetlerde bulunduktan sonra Topkule Kışlasına indiği, akabinde buradan kalkarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile Doğan Medya Center binalarının kontrolü için takviye amacıyla gönderilen bazı askeri personeli taşıdığı ve ayrıca Digitürk ile TRT TV yayınlarının kesilmesini sağlayacak asker şahıslarla birlikte örgüt üyesi sivil teknik ekibi belirtilen yerlere götürdüğü, kışla imkanları kullanılarak darbe girişimi yönünde faaliyetlerin gerçekleştirilmeye devam edilmesi üzerine darbe girişiminin karşısındaki bir grup asker ile emniyet personelinin saat 04.00 sıralarında kışlayı geri almak üzere harekete geçerek kışlaya geldiği, teslim olmaları için yapılan çağrılara karşılık emniyet güçlerinin üzerine kışladan yoğun şekilde ateş edilmeye başlanmasıyla silahlı çatışma çıktığı, bu çatışma esnasında Kurmay Albay ... ile polis memuru ...'ın vurularak hayatını kaybettiği ayrıca bir albay ile beş polis memurunun da yaralandığı, olaylar sırasında kışla içerisinde ölen Uzman Çavuş ...'nin ölümüyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca eylemin gerçek faillerinin tespitine yönelik ayrı bir adli soruşturma yürütülmesi nedeniyle azmettirenler yönünden görülmekte olan kamu davasının iş bu dosyadan tefrik edilerek başka bir esasa kaydedilmesine İlk Derece Mahkemesince karar verildiği, kışlada gerçekleşen olaylarla ilgili İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/140 Esas 2018/40 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, b)6. Motorlu Piyade Alay Komutanlığının sorumluluk bölgesinde meydana gelen olaylar: aa)Harbiye - TRT Radyoevi; Kara Harp Akademisinden gelen bir grup öğretim görevlisi ile kurmay subay öğrencinin Hasdal kışlasındaki 6. Motorlu Piyade Alay Komutanlığının eski ve yeni komutanları olan sanıklar ... ile ...’nin emrine girdikleri, alayda görevli bir kısım subay ve askerlerden oluşan unsura dahil olup kışladan çıkarak saat 22.30 sıralarında Şişli'deki Harbiye semtinde bulunan TRT Radyoevi'nin önüne intikal ettikleri, bina önündeki polis memurları ile özel güvenlik görevlilerini silahla etkisiz hale getirip rehin aldıktan sonra binayı işgal ettikleri, çıkan olaylarda ... ve ... sivil vatandaşlar ile yabancı uyruklu ... isimli şahsın hayatını kaybettiği, çok sayıda vatandaşın yaralandığı, kamu ve özel kişilere ait araçlar, bina ve tesislerin zarar gördüğü, bu olayla ilgili İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/109 Esas 2018/57 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın kasten öldürme suçuna ilişkin mahkumiyet hükümlerinin Dairemizin 18.03.2020 tarih ve 2019/9560 Esas 2020/2034 Karar sayılı ilamı ile onandığı, bb)TRT TV Ulus binası - Vodafone Stadı - Digitürk - Casper Plaza; Alayda görevli bir kısım subay ve asker ile Kara Harp Akademisinden gelen kurmay subay öğrencilerden oluşan başka bir unsurun saat 21.30 - 22.00 sıralarında Beşiktaş'taki TRT Ulus binasına intikal ettikleri, Hava Harp Okulunun bazı subay ve öğrencilerinin olduğu okula ait bir helikopterin TRT Ulus yerleşkesinin arkasındaki atıl konumda olan askeri alana iniş yaptıktan sonra TRT binasına gittikleri, aynı şekildeki başka bir helikopterin de Vodafone Arena Stadyumu ile Digitürk Binasına geçtiği, TRT TV'de kalan rütbeli subay konumundaki Albay... ile diğer karacı subayların bina önündeki vatandaşların dağılması için havaya ateş ettikleri, Hava Harp Okulu subay ve öğrencilerini taşıyan başka bir helikopterin teknik ekipteki sivil şahısları Ümraniye’den almak için Casper Plaza isimli iş yerinin çatısındaki piste indikleri, bunu görerek toplanan ve tepki gösteren vatandaşların üzerine helikopterdekiler tarafından ateş açılması nedeniyle yaralananların olduğu, Albay Hamdi Acar’ın yanındaki Hava Harp Okulu mensubu subaylarla birlikte sivil şahıslar ......'ı Ümraniye'deki bir evden aldıktan sonra Casper Plaza'ya gelerek helikopter pistine çıkarak kendilerini bekleyen helikopterle Ulus'taki TRT TV binasına gittikleri, böylece işgal faaliyetine yayınların kesilmesi için temin edilen bilişimci bir grup sivil şahsın da katıldığı, Digitürk binasının işgali neticesinde yayınların kesilerek haberleşmenin engellendiği, Bu olayla ilgili İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/24 Esas 2018/7 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, cc)Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) İşgali; Alayda görevli bir kısım subay ve asker ile Kara Harp Akademisinden gelen kurmay subay öğrencilerden oluşan başka bir unsurun, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak faaliyet gösteren ve üç bine yakın kamera ile İstanbul’daki birçok noktanın kayıt altına alıp elde edilen görüntülerin anlık olarak istihbarat kurumlarına iletildiği Afet Koordinasyon Merkezi'ni kamera kayıtlarını önlemek için ele geçirmek amacıyla kışladan çıktıkları, bina önüne geldiklerinde özel güvenlik görevlisini yere yatırıp tabancasını zorla aldıkları, binayı işgal ettikten sonra askerleri bina etrafına yerleştirdikleri, saat 23.00 - 24.00 sırasında bina önünde toplanan vatandaşlara ateş açtıkları, bu nedenle yaralananların olduğu, bu olayla ilgili İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/39 Esas 2018/21 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, dd)Taksim meydanı işgali; Alayda görevli bir kısım subay ve askerden oluşan başka bir unsurun kışladan çıkıp saat 22.30 - 23.00 sıralarında ulaştıkları Taksim meydanını işgal ettikleri, bir süre sonra halkın ve emniyet güçlerinin toplanıp tepki gösterip engellemeye çalışması üzerine o esnada Harbiye'deki TRT binasında olan unsurdaki bir grubun takviye olarak meydana intikal ettirildiği, Atatürk Anıtı ve çevresi ile meydana ulaşan yerleri kontrole başladıkları, akabinde halk ve emniyet güçleri tarafından engellenmeleri üzerine sanıklar ... ve ... tarafından kışladan takviye bir unsuru daha çıkardıkları ancak bu unsurun trafiğin kapanması nedeniyle meydana ulaşamayıp Beşiktaş'taki Ertuğrul askeri lojmanlarına sığındığı, meydandaki askeri unsurun da kolluk güçleri tarafından göz altına alındığı, bu olayla ilgili İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/109 Esas 2018/57 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında verilen mahkumiyet kararlarının Dairemizin 18.03.2020 tarih ve 2019/9560 Esas 2020/2034 Karar sayılı ilamı ile onandığı, ee)İstanbul Büyükşehir Belediyesi Lojistik Destek Merkezi Binası (LDM) - Arıcılar Camii: Alayda görevli bir kısım subay ve asker ile Kara Harp Akademisinden gelen kurmay subay öğrencilerden oluşan başka bir unsurun, saat 21.30 sıralarında kışladan çıkarak saat 22.08 sıralarında Eyüp'teki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Lojistik Destek Merkezine ulaştıkları, binanın etrafını kuşattıktan sonra güvenlik noktasındaki personeli etkisiz hale getirip kamera sisteminin bağlı olduğu bilgisayarı devre dışı bıraktıkları, telefon ve telsizlerini topladıkları görevli personeli silah zoruyla konferans salonuna götürerek TSK'nın yönetime el koyduğu yönünde konuşma yaptıkları, aşçılara 10.000 kişilik üç çeşit yemek yapılması için emir verdikleri, saat 01.04 sıralarında binaya gelen halkın giriş kapısını kırarak içeriye girmesi ve tepki göstermesi üzerine bir süre direndikten sonra yoğun tepkilere dayanamayıp kışlaya geri döndükleri, Alayın yakınlarında bulunan Arıcılar Camisinde okunan selayı duyan sanıklar ... ile ...'nin "camiye gidin hocanın dilini kesin, öldürün, getirin" şeklinde talimat vermesi üzerine bir grup askeri unsurun kışladan çıkarak saat 02.31 sıralarında Arıcılar Camisine ulaştıkları, caminin etrafını kuşattıkları, Binbaşı .....ın Uzman Çavuş.....'a yanına birkaç asker alarak imamı bulup susturması, imamın karşı çıkması halinde ise öldürmesi yönünde emir verdiği, cami etrafında halkın toplanmaya başlayıp tepki göstermesi üzerine olay yerinden ayrılıp kışlaya döndükleri, Bu olaylarla ilgili İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/57 Esas 2017/92 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında verilen bir kısım mahkumiyet kararlarının Dairemizin 07.11.2019 tarih ve 2019/1535 Esas 2019/7315 Karar sayılı ilamı ile onandığı, c)47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığının sorumluluk bölgesinde meydana gelen olaylar: aa)Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul İl Başkanlığının işgali; Kara Harp Akademisinden gelen bir grup öğretim görevlisi ile kurmay subay öğrencinin Metris kışlasındaki 47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığının komutanı olan sanık ...’nin emrine girdikleri, alayda görevli subay ve askerlerden oluşan unsura dahil olup saat 22.00 - 22.30 sıralarında kışladan çıkarak saat 23.15 civarında Sütlüce'deki Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanlığına ulaştıkları, binanın etrafını sardıktan sonra güvenlik görevlilerinden binayı boşaltmalarını istedikleri, binaya girip il başkanı ile görüşmeye çalıştıkları, kalabalıklaşan halkın bina bahçesinde kurulan barikata yüklenmesi üzerine havaya ateş ettikleri, amaçlarına ulaşamayan unsurun saat 04.00’den sonra temin edilen belediye otobüsleriyle kışlaya dönmesinin sağlandığı, bu olayla ilgili İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/55 Esas 2017/111 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında verilen bir kısım mahkumiyet kararlarının Dairemizin 19.07.2019 tarih ve 2019/1474 Esas 2019/5051 Karar sayılı ilamı ile onandığı, bb)İstanbul Valilik Binasının işgali; Alayda görevli bir kısım subay ve asker ile Kara Harp Akademisinden gelen öğretim görevlisi ve kurmay subay öğrencilerden oluşan başka bir unsurun, saat 21.30 sıralarında kışladan çıkarak saat 22.00 - 22.30 sıralarında Cağaloğlu semtindeki İstanbul Valiliği önüne geldiği, burada görev yapan iki polis memurunun etrafını silah doğrultarak sardıkları ve "Ordu adına geliyoruz, buranın güvenliği bizden sorulur, silahlarınızı teslim edin, aksi takdirde sizin içi olmaz, bu saatten sonra direnmenin bir anlamı yok, etrafınıza baktıktan sonra bunu anlayacaksınız" dedikleri, askeri unsur içindeki bir grubun arka taraftaki caminin kapısını kırarak valilik binası içine girdikleri, bu sırada binada nöbet tutan polis memurunu silah tehdidi ile alıkoydukları, akabinde bazı odalarda arama yaptıkları, halkın kalabalıklaşması ve emniyet güçlerinin önleme çabaları sonucunda bina önünden ayrılıp kışlaya dönüşe geçtiklerinde Unkapanı Köprüsü Taksim istikametinde emniyet güçlerince yakalanarak etkisiz hale getirildikleri, Hava Harp Okulu Dekanı sanık ... tarafından görevlendirilen okulun Kurmay Başkanı Albay.....'nın emir ve komutasındaki askeri unsurun, valilik binasının işgaline takviye olarak saat 00.00 civarında okuldan çıkarak Hava Harp Akademisinden gelecek unsurla buluşmak için Sirkeci Garına doğru özel bir araçla harekete geçtiği, Kazlıçeşme mevkisine geldiklerinde yolun polis tarafından kapatılmış olması nedeniyle araç sürücüsü Albay Ali Başaran'ın refüj üzerinden geçerek geri dönmek istediği esnada aracın refüje takılması sonucu hareketsiz kaldıkları, akabinde bu unsurdaki personelin kolluk güçlerince yakalanıp gözaltına alındığı, araçta bulunanlardan Hava Harp Okulu Personel Şube Müdürü.....ın yapılan üst araması neticesi sol yan cebindeki zarf içerisinde 15 Temmuz 2016 tarihli iç güvenlik tedbirleri talimatı SKKHM : 3711 - 34 - 16 gizli ibareli 5 maddeden oluşan talimat yazısı, Valilik "HHO (.......", buluşma noktası : HHA Sirkeci Garının önü, not:6 ibaresiyle başlayan yazı ele geçirildiği, Kurmay Başkanı Albay .....'nın makam aracında olan diğer unsurun ise Ataköy mevkiine geldiği esnada sivil polis otosu tarafından yolun kapatılması üzerine araçtan inerek polislere uzun namlulu silah doğrulttukları, .....'nın sivil polis aracının camını kırıp vitesi boşa alarak aracı iteklemek suretiyle yolu açtığı, akabinde yola devam ederek Kazlıçeşme mevkiine geldiklerinde kolluk güçleri tarafında gözaltına alındıkları, Bu olayla ilgili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/286 Esas 2018/85 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, cc)... binasının işgali; Alayda görevli bir kısım subay ve asker ile Kara Harp Akademisinden gelen öğretim görevlisi ve kurmay subay öğrencilerden oluşan başka bir unsurun, saat 22.00 - 22.40 sıralarında kışladan çıkarak saat 23.04 sıralarında Saraçhane semtindeki ... binası önüne geldiği, bina önündeki yolun yaya ve araç trafiğine kapatılmasından sonra binanın etrafının sarıldığı, güvenlik görevlilerine silahlarını bırakıp teslim olmalarının söylendiği, toplanan halkın üzerine ateş açıldığı, bu nedenle ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... isimli sivil vatandaşların hayatını kaybettiği, birçok vatandaşın da yaralandığı, bu olayla ilgili İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/208 Esas 2018/84 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, d)2. Zırhlı Tugay Komutanlığının sorumluluk bölgesinde meydana gelen olaylar: aa)Acıbadem Türk Telekom Bölge Müdürlüğünün işgali; Tugay Harekat Eğitim Şube Müdürü Kurmay Yüzbaşı..... (ölü) emir ve komutasındaki askeri unsurun, Acıbadem semtindeki Türk Telekom Anadolu Bölge Müdürlüğü Hizmet Binasını ele geçirip kontrol altına almak amacıyla saat 23.00 sıralarında kışladan çıktığı, bir müddet sonra bina önüne geldiklerinde özel güvenlik görevlilerini etkisiz hale getirip silahlarına el koydukları, etrafta konuşlandıkları ve cadde üzerindeki trafiği kestikleri, bina önünde toplanan halkın üzerine ateş açtıkları, bu nedenle ..., ..., ...... ve ... isimli sivil vatandaşların hayatını kaybettiği, bir çok vatandaşın da yaralandığı, bu olayla ilgili İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/31 Esas 2018/61 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında inceleme aşamasında olduğu, bb)Fenerbahçe Orduevi; 3. Mekanize Piyade Bölük Komutan Vekili Piyade Üsteğmen.... emir ve komutasındaki askeri unsurun, saat 22.58 sıralarında orduevinin bulunduğu caddeye ulaştığı, askeri zırhlı araçları orduevi girişinin önüne çekip tertibat aldıkları, orduevi görevlileri ile aralarında bir süre münakaşa yaşandığı, orduevi müdürü Piyade Albay... ...’in müzakere yapıp eylemlerine son vermeleri için ikna etmeye çalıştığı, buna rağmen saat 04.00 sıralarına kadar beklemeye devam ettikleri, ikna çabalarının sonuç vermesi üzerine silah ve mühimmatlarını zırhlı araçlara bıraktıktan sonra araçlardan inerek beklemeye başladıkları, silahsız bir şekilde nizamiyeden içeriye alındıkları, sonrasında kolluk güçleri tarafından gözaltına alındıkları, bu olayla ilgili İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/27 Esas 2018/40 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edip yöneten Kayhan Korkmaz hakkındaki mahkumiyet kararının. Dairemizin 26.11.2019 tarih ve 2019/7997 Esas 2019/8034 Karar sayılı ilamı ile onandığı, cc)Üsküdar Çevik Kuvvet Yerleşkesinin işgali; 2. Tank Tabur Komutanı firari sanık Kurmay Yarbay.... emir ve komutasındaki askeri unsurun, saat 23.50 civarında yerleşkenin arka kapısına geldiği, kolluk görevlilerine "Yurtta Sulh Konseyinden geldim. Yönetime el koyduk. Ülkemizin geçmiş olduğu şu süreçte Doğu'da ve Güneydoğu'da yaşanan terör olayları ile alakalı ölen polisimiz ve askerimiz için aynı zamanda Batı'da olan terör eylemleri neticesinde ölen ve zarar gören polis ve askerimiz için Türkiye’nin bekasını göz önünde bulundurarak yönetime el konulmuştur. Size herhangi bir şey yapılmayacak ve zarar verilmeyecek, sizden istediğimiz herhangi bir harekât yapmamanız, buraya tedbir amaçlı geldik" şeklinde söylemlerde bulunulduğu ancak kolluk görevlilerinin teslim olmadığı, firari sanık İrfan Arat tarafından yerleşke önünde tedbir alan kolluk kuvvetlerine karşı tank topu ile ateş etme emri verildiği ancak askeri personel tarafından bu emrin yerine getirilmediği, toplanan halk ile birlikte kolluk görevlilerinin müdahalede bulunarak zırhlı araçları durdurup içindeki askeri personeli etkisiz hale getirmeye çalıştıkları, bir kısım askeri personelin zırhlı araçlarla birlikte yerleşke önünde kaldığı, bir kısmının ise manevralar yaparak araçlara hasar vermek suretiyle ilerlemeye çalıştığı, bu esnada tüfeği ile havaya ateş eden firari sanık İrfan Arat’ın daha sonra da arkalarından gelen vatandaşlara doğru beylik tabancasıyla ateş ettiği, diğer rütbeli subayların şarjörlere mühimmat basılıp uçaksavarla havaya ateş edilmesi emrini verdiği, olaylar esnasında yaralanan vatandaşların olduğu ve sivil araçların zarar gördüğü, saat 01.00 civarında firari sanık İrfan Arat'ın içinde olduğu tankın 1. Ordu Komutanlığı Karargahının bulunduğu Selimiye Kışlasına geldiği, 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı Tow Bölük Komutan Vekili Üsteğmen.... .. emir ve komutasındaki askeri unsurun, 1. Ordu Komutanlığı Karargahını emniyet ve koruma altına alma amacıyla saat 23.30 sıralarında Selimiye Kışlasına geldiği, dört zırhlı aracın nizamiye girişlerine konuşlandırıldığı, Bu olaylarla ilgili İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/69 Esas 2018/35 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında verilen bir kısım mahkumiyet kararlarının Dairemizin 09.12.2019 tarih ve 2019/6765 Esas 2019/8453 Karar sayılı ilamı ile onandığı, dd)Fatih Sultan Mehmet Köprüsü; 2. Tank Taburu 3. Tank Bölük Komutan Vekili Üsteğmen.....'ın emir ve komutasındaki askeri unsurun, saat 21.40 civarında Fatih Sultan Mehmet Köprüsüne gelerek Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığında görevli Yarbay Adnan Uygun'un komutası altına girdikten sonra köprüyü trafiğe kapattıkları, halkın toplanıp tepki göstermeye başladığı, burada çıkan olaylar esnasında sivil vatandaşlardan ...'nın açılan ateş neticesinde, ...'in tank kulesinin 360 derece çevrilerek yüksekten düşme nedeniyle, ...'nın ise tankla ezilme sonucu hayatını kaybettiği, gerek silahla gerekse tanktan yapılan top atışlarıyla birçok vatandaşın da yaralandığı, bu olayla ilgili İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/146 Esas 2018/154 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında inceleme aşamasında olduğu, ee)15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü; 2. Tank Taburu Tank Bölük Komutan Vekili Üsteğmen .....’ın (ölü) emir ve komutasındaki askeri unsurun, 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsüne intikal ettikleri, köprü üzerinde ayrıca Kuleli Askeri Lisesinden ve Hava Harp Okulundan gelen askeri unsurların da olduğu, bu unsurların köprü üzerindeki değişik noktalara konuşlandığı, faaliyeti engellemek için toplanan halkın ve kolluk güçlerinin üzerine uzun namlulu silahlarla ateş edildiği, bir tanktan da dört kez top ateşi yapıldığı, bu nedenle polis memurları ... ve ... ile sivil vatandaşlar ..., ... ...., ..., ... ve ...'ın ateşli silahla mermi çekirdeği yaralanması nedeniyle, ... ve ...'in ise tank topu atışına bağlı genel beden travması sonucu hayatını kaybettiği, ayrıca yüzlerce vatandaşın yaralandığı ve sivil şahıslara ait ev ve araçlar ile kamu araç ve binalarına zarar verildiği, bu olayla ilgili İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/237 Esas 2018/209 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, ff)Sabiha Gökçen Havalimanı; 1. Tank Tabur Komutanı sanık Kurmay Yarbay ...'ın emir ve komutasındaki askeri unsurun, saat 22.30 - 23.00 sıralarında kışladan çıkarak E-5 üzerinden havalimanına doğru konvoy halinde gittikleri esnada 1,5 km kala vatandaşlar tarafından oluşturulan araç trafiği nedeniyle konvoyun ilerleyemediği, bunun üzerine sanığın yolun açılması için vatandaşlarla bir süre görüşmesine rağmen yolu açtıramaması üzerine orta refüj üzerindeki bariyerlerin yıkılarak ters şeride geçilmesi ve buradan havalimanına ilerlenmesi yönünde emir verdiği, verilen emir üzerine tank ve diğer zırhlı araçların bariyerleri ezip ters şeride geçerek ilerlemeye devam ettikleri, havalimanı girişine 100 metre kala emniyet güçleri ile vatandaşların araçlarla oluşturdukları barikat sayesinde konvoyun durdurulduğu, vatandaşların müdahale etmesi ve kolluk kuvvetlerinin de teslim olmaları yönünde uyarıda bulunması üzerine saat 03.00 sıralarında teslim oldukları, bu olay sırasında Astsubay ....'ın içinde bulunduğu tankta kendi tabancasıyla intihar ettiği, unsurdan ayrılan Land Rover marka bir araç içindeki askeri personelin ise Orhanlı Gişelerine doğru ilerleyip birliğe dönemeyeceklerini anlamaları üzerine yol üzerindeki Mehmetçik Vakfına ait bir akaryakıt istasyonu yakınındaki bir fidanlığa aracı bıraktığı, bu personelin de 21.07.2016 tarihinde yakalandığı, bu olayla ilgili İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/53 Esas 2017/105 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında verilen bir kısım mahkumiyet kararlarının Dairemizin 11.11.2019 tarih ve 2018/4797 Esas 2019/7819 Karar sayılı ilamı ile onandığı, e)23. Motorlu Piyade Alay Komutanlığının sorumluluk bölgesinde meydana gelen olaylar: Sancaktepe ilçesine bağlı Samandıra bölgesindeki General..... Kışlasında yer alan 23. Motorlu Piyade Alayının komutanının sanık Kurmay Albay ... olduğu, Kara Harp Akademisinden saat 20.06 civarında alaya gelen kurmay subay öğrencilerin sanık tarafından karşılandıktan sonra alayın silah ve teçhizatlarıyla kuşanmasının sağlandığı, kurmay subay öğrencilerle alay personelinden oluşan askeri unsurların saat 23.00 sıralarında kışladan çıkmaya başladıkları, bir unsurun Samandıra Gişelerine diğer unsurun ise Kartal Köprüsüne intikal ettiği, akabinde anılan yerlerdeki şerit sayısını azaltıp trafik akışını kontrol altında tuttukları, sanığın saat 00.15 civarında yanına aldığı bazı personel ve kurmay subay öğrenciyle birlikte Kartal Köprüsüne gittiği ve bu personelle kurmay subay öğrencileri buraya bırakarak kışlaya döndüğü, Samandıra Gişelerindeki unsurun kolluk güçlerinin müdahalesi ve halkın tepki göstermesi sonucunda buradan ayrılarak saat 02.30 - 03.00 civarında kışlaya geri geldiği, Kartal Köprüsündeki faaliyete katılan unsur içindeki bazı personelin kolluk kuvvetlerince burada gözaltına alındıkları, bu olayla ilgili İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/87 Esas 2018/113 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, f)Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığına bağlı unsurlarca gerçekleştirilen eylemler: 12 Temmuz 2016 günü 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında Tugay Komutanı sanık Tuğgeneral ... ile Tuzla Piyade Okulu Öğrenci Alay Komutanı Kurmay Albay .....ve Kuleli Askeri Lisesi Okul Komutanı Kurmay Albay .... ....nın katıldığı bir toplantı gerçekleştirildiği, 13 ve 14 Temmuz 2016 tarihlerinde icra edilen darbe girişiminin organizasyonu ve planlanmasına ilişkin toplantılarda Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı ve 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında görevli bir kısım personelin Boğaz Köprülerinin Anadolu ayaklarını kontrol almakla görevlendirildiği, 15 Temmuz 2016 günü sabah saatlerinde Okul Komutanı Kurmay Albay .....'nın talimatı ile rütbeli personelin okula çağrıldığı, ayrıca İstanbul'da ikamet eden öğrencilerin de önceki okul komutanının yolcu edilmesiyle ilgili olarak bir kokteyl düzenlendiğinden bahisle okula gelmelerinin söylendiği, Mesai saatinin bitimine doğru 2. Zırhlı Tugay Komutanlığından 4 askeri Unimog aracın şoförleriyle birlikte Kuleli Askeri Lisesine gönderildiği, araçların ve sürücülerinin burada bekletildiği ancak gelen rütbeli personelin tugaya geri döndüğü, Saat 20.00 sıralarında alarm verilmesi üzerine okuldaki tüm rütbeli personel ile askeri öğrenci ve erlerin kamuflajlı bir şekilde içtima alanında toplandığı, burada Okul Komutanı Kurmay Albay.... bir konuşma yaparak "Ordu yönetime el koymuştur, herkes emirlere riayet edecektir, etmeyen rütbeli, asker fark etmez ellerinden silahları alınıp gereği yapılsın" dediği, akabinde nizamiye önünde tam teçhizatlı ve silahlı bir şekilde toplanıp gruplara ayrıldıktan sonra başlarındaki rütbelilerle birlikte belirlenmiş olan bölgelere sevk edildikleri, Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı 2. Tabur Komutanı Yarbay .....'in emir ve komutasındaki askeri unsurun, saat 21.15 civarında okuldan çıkarak 15 Temmuz Şehitler Köprüsünün (Boğaziçi köprüsü) Anadolu yakası kısmına gittiği, köprünün Anadolu'dan Avrupa'ya geçiş istikametini kapattığı, Yüzbaşı.....ün emir ve komutası altındaki askeri unsurun, saat 21.27 civarında okuldan hareket edip Beylerbeyi Sarayı önüne geldiği, burada bir müddet yolu kapatarak araçları yönlendirdikten sonra 15 Temmuz Şehitler Köprüsünü kapatan unsura dahil olduğu, 3. Tabur Komutanı Yarbay .....'un emir ve komutasındaki askeri unsurun, 2. Zırhlı Tugay Komutanlığından akşam saatlerinde gelmiş olan araçlarla saat 21.27 civarından okuldan çıkarak Fatih Sultan Mehmet Köprüsü girişine intikal ettiği, emniyete ait Köprü Koruma binasını kontrol altına aldıktan sonra köprünün Anadolu'dan Avrupa'ya geçiş istikametini kapatmaya çalıştığı, Okulun Eski Komutanı Kurmay Albay..... ile Albay....’in emir ve komutasındaki askeri unsurun, okulun önü ve çevresi ile Vaniköy bölgesini kontrol altına almaya çalıştığı, Vaniköy bölgesinde toplanan halkın içinde yer alan ... isimli sivil vatandaşın açılan ateş sonucunda hayatını kaybettiği, Okul Müdürü Kurmay Albay .....nın emir ve komutasındaki askeri unsurun, Çengelköy Polis Merkezi Amirliği ve çevresini kontrol altına almak maksadıyla belirtilen bölgeye geldiği, tepki gösterip engel olmak amacıyla burada toplanan halka karşı açılan ateş sonucunda ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli sivil vatandaşların hayatını kaybettiği, birçok kişinin yaralandığı ve binaların zarar gördüğü, Bu olaylarla ilgili İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/229 Esas 2018/230 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eylemlere fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında inceleme aşamasında olduğu, g)CNN TÜRK, Kanal D ve Hürriyet Gazetesinin bulunduğu Doğan Medya Center'ın işgali eylemi: Bağcılar ilçesindeki Doğan Medya Center yerleşkesindeki CNN TÜRK, Kanal D ve Hürriyet binalarının işgal edilip yayınlarının kesilmesi amacıyla 1. Ordu Komutanlığında görev yapan astsubay ve erler ile bu unsurları komuta eden Kara Harp Akademisinden gelen kurmay subay öğrencilerin Kara Harp Akademisinde Öğretim Başkanı firari sanık Kurmay Albay .... .. tarafından görevlendirildiği, bunun üzerine ..... isimli kurmay subay öğrencilerin daha önceden atış yaptıklarını tespit ettikleri on bir eri seçerek bir binaya gireceklerini, iki üç kişiyi alıp çıkacaklarını, üstlerine gelen olursa ayağına sıkmalarını, daha da yaklaşan olursa üstüne doğru sıkmaları emrini verdikten sonra saat 01.45 sıralarında Selimiye Kışlasına gelen bir helikoptere binerek Doğan Medya Center'a geldikleri, uzun namlulu silahlarla havaya ateş açtıkları, "Genelkurmay yönetime el koydu, asker yönetime el koydu" diyerek özel güvenlik görevlilerine tüfek doğrultup kapının açılmasını sağladıktan sonra buradakileri etkisiz hale getirdikleri, askeri unsurdaki bir grubun CNN Türk binasına, diğer bir grubun ise Hürriyet Gazetesi binasına yöneldiği, kolluk görevlileri ile halkın yerleşkeye geldiği, kurmay subay öğrencilerden.....'nın polis memurlarına "mühimmatımız var çatışırız" dediği, polisin teslim olun çağrısına ateşle karşılık verildiği, bu nedenle ... isimli sivil vatandaşın hayatını kaybettiği, Topkule kışlasında görevli Kurmay Binbaşı .....’ün emir ve komutasındaki öğrenci subay ve astsubaydan oluşan başka bir askeri unsurun, saat 04.00 sıralarında destek amacı ile helikopterle yerleşkeye geldiği, kolluk kuvvetleri tarafından yerden açılan ateş sonucunda helikopterin inemeyip kışlaya geri döndüğü, Kurmay subay öğrencilerden ..... ile yanındaki personelin Kanal D binası içine girdiklerinde televizyonun yayın odasını aramaya başladığı, yetkililere elektriği kesmeleri ve yayını durdurup stüdyoyu boşaltmaları talimatını verdiği, darbe girişimi nedeniyle haber yayını yapıldığı esnada yayın odasına giren er.....in "Yayını kesin ve binayı terk edin" demesi üzerine yayın görevlilerin müdürlerine danışarak haber yayınını kesip saat 03.55’de dizi yayınına başladığı, askeri unsur içindeki bir grubun da CNN Türk canlı yayınının yapıldığı üçüncü kata çıktığı, bu esnada gazeteci ....'in etkili bir şekilde direniş gösterdiği ve giriş katına inip halkın bina içine girmesini sağladığı, er......’ın da içinde olduğu askerlerin rejiye gelerek burayı boşaltıp binayı terk etmelerini yönetmen ....a söylediği, spiker Başak Şengül'ün ise askerlerin geldiğini bildirerek canlı yayına devam ettiği ancak er .... tarafından ayrılmasının istenmesi üzerine canlı yayını terk etmek zorunda kaldığı, buna rağmen genel müdür gazeteci .... ....'ın telsiz mikrofon aracılığıyla yayını devam ettirdiği, Bu olayla ilgili İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/33 Esas 2018/49 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eylemlere fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, h)Kara Harp Akademileri Komutanı katılan Korgeneral ...'nun alıkonulması: 15 Temmuz 2016 günü firari sanıklar..... ve.... ile sanık ...'ın saat 09.00 - 10.00 sıralarında Harp Akademileri Sosyal Tesislerinde katılan ...’nun emir subayı .... ile kahvaltıda buluştukları, burada firari sanık....tarafından .....’a katılan ...’nun enterne edilip 1. Ordu Komutanlığına bağlı Hadımköy Askeri Cezaevine konulması emrinin tebliğ edildiği, Kara Harp Akademisinde kurmay subay öğrenci olan Binbaşı... ile yüzbaşılar .....e Hadımköy Askeri Cezaevinin emir ve komutasını alma emrinin verildiği, Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubunda firari sanık ... .....'nun saat 22.11'de "Hadımköy hazır mı, Ankara'dan soruyorlar" şeklinde mesaj yazdığı, 1. Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Yarbaşkanı sanık .....'in saat 20.00 sıralarında Hadımköy General...... Kışla Komutanı Albay.....’yı arayarak cezaevinin emniyetinin sağlanmasını ve gerekli hazırlıkların yapılmasını söylediği, cezaevi müdürü Albay .....'nın Hadımköy kışlasında nöbetçi subay olan .....ı arayarak "Arif, Eyüp paşa aradı.... binbaşı diye birisi gelecekmiş cezaevine yönlendir" şeklinde emir verdiği, ayrıca Albay .....nın Hadımköy Kışlasının emniyetini sağlamakla görevli Hava Savunma Taburu Komutanı Yarbay ....’u arayarak sanık ....in emirlerini iletip cezaevinin güvenliğini sağlamasını ve gerekli hazırlıkları yapmasını istediği, saat 22.10 sıralarında Kara Harp Akademisinden kışlaya intikal eden kurmay subay öğrencilerin kayıt yaptırmaksızın kışlaya geldiği, Emir subayı .....ın, katılanın koruma astsubayları..... ve ....tarafından lojmanından alındıktan sonra TSK’nın yönetime el koyduğunu belirtip darbe olduğunu ve Korgeneral ...’nu Hadımköy Askeri Cezaevine götüreceklerini söylediği, koruma astsubaylarının gelmek istememeleri üzerine....'ın firari sanık.....’i arayarak ekibini ikna edemediğini bildirdiği, bu nedenle firari sanık ....'in telefonla aradığı koruma astsubaylarına "Ben Uzay Albay Genelkurmay’dan arıyorum, Yurtta Sulh Konseyi Başkanı ..... yönetime el koydu, İstanbul Sıkıyönetim Komutanı .....’ün emri ile ...’nu Hadımköy’e götüreceksiniz, eğer emre uymazsanız bütün sorumluluk sizde" dediği, nitekim bu hususta Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubunda firari sanık ... .... tarafından saat 21.30’da gönderilen "..... albayım akademide misiniz? ......'ın desteğine ihtiyacı var, ekibini ikna edemiyor, .......akademide misin" şeklindeki mesaja firari sanık ... ......'ın saat 21.31’de "Ok yardıma gidiyoruz" şeklinde cevap verdiği, firari sanık ... ....'ın devamında saat 21.32’de "Fatih nizamiyedeki durağa gel" şeklinde bir mesaj yazdıktan sonra aynı dakikada "Fatih ve ekibi ile görüşüldü. Sorun yok" şeklinde bildirimde bulunduğu, Bu gelişmeleri müteakiben Binbaşı.... ve yanındaki koruma astsubaylarının katılan ...’nun konutuna geldiği, kapıya çıkan katılana Binbaşı Fatih Irmak'ın "Genelkurmay Başkanımız Orgeneral.....’ın emriyle Yurtta Sulh Konseyi ülke yönetimine el koymuştur" şeklinde bildirimde bulunduktan sonra katılanın "darbe mi oldu" sorusuna "evet komutanım darbe oldu" diyerek karşılık verdiği ve emri firari sanık.....’den aldığını söylediği, akabinde kıyafetlerini giymesini isteyip kendisini Hadımköy Askeri Cezaevine götüreceklerini bildirdiği, bir süre sonra katılanı alarak saat 21.30’da Hadımköy Askeri Cezaevine gitmek üzere hareket edip saat 22.43 sıralarında Hadımköy kışlasına getirdiği, cezaevi nöbetçisi......'ya ......'ın "Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu, cezaevi bölümünü aç, komutanı içeriye kapat" dediği, cezaevi görevlilerinin katılanı cezaevine konulmasını kabul etmedikleri, katılanın ..... tarafından dinlenme salonuna alındığı, .....'ın cezaevi nöbetçisi .....’ya "bak sıkıyönetim kanunları var kapıları açman lazım, bizim emirlerimizi dinlemek zorundasın" diyerek ısrar ettikleri ayrıca "daha çok tutuklu gelecek kapıları aç" şeklinde baskı yapmaya devam ettikleri, cezaevi anahtarlarının .....'nun bilgisi dahilinde santral görevlisi tarafından saklandığı, yaklaşık saat 07.00'ye kadar bu şekilde alıkonulan katılanın darbe girişiminin başarısız olduğunu öğrenmesi üzerine akademiye döneceklerini söyleyip yanına....ı da alarak Harp Akademileri Komutanlığına gittiği, Bu olayla ilgili İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/50 Esas 2018/77 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eylemlere fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu, ı)Deniz Harp Okulu Komutanı katılan Tümamiral ...'in alıkonulması: Sözde sıkıyönetim emri ekindeki atama listesinde Deniz Harp Okulu Komutanı olarak okulun dekanı olan Kurmay Albay.......’ın isminin yer aldığı, okul komutanı katılan ...'in ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrine alındığının belirtildiği, 15 Temmuz 2016 günü saat 22.30 sıralarında Deniz Harp Okulu Komutanlığı nöbetçi amiri olan Kurmay Binbaşı....'ın telefonla arayarak bizzat görmesi gereken önemli bir mesaj olduğunu belirtip .....'nun gelip kendisini alacağını söyleyerek katılan ...'i okula davet ettiği, bir müddet sonra lojmanına gelen.... ile birlikte ....'ün kullandığı araca bindiği, kısa bir süre sonra aracın durduğu ve Üsteğmenler İsa Demirbilek ile......nın da araca binerek arka koltukta oturan katılanın sağına ve soluna geçtiği, böylece katılanın kontrol altına alındığı, Mustafa Köroğlu'nun oturduğu ön koltuktan arkaya dönerek katılana mühürlü bir zarf gösterip "komutanım sıkıyönetim ilan edildi, TSK yönetime el koydu, sizi güvenli bir yere almam gerekiyor" dediği, akabinde katılanan ağzını bantlayarak ellerini kelepçelediği, araçtakilerin çantalarından çıkardıkları silahları katılanın görmesini sağlayıp yedek şarjör var mı şeklinde konuşarak direncini kırdıkları, saat 22.45 sıralarında 1. Ordu Komutanlığına bağlı 2. Zırhlı Tugay Komutanlığındaki Maltepe 2. Sınıf Askeri Cezaevine getirildiği, üzerindeki metal eşyalardan arındırılan katılanın herhangi bir tutuklama kararı veya savcılık talimatı olmaması nedeniyle cezaevi görevlileri tarafından tutuklu muamelesi yapılmadan psikolog odasına alındığı, akabinde katılanı getiren.....ile yanındakilerin buradan ayrıldıkları, katılanın telefonla görüştüğü Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral ..... tarafından "oradan derhal çık, İstanbul Tersanesi Komutanlığına git orası emniyetli oradan birliğine ulaş, güvendiğin şahıslarla birlikte birliğini emniyete al" şeklinde emir verilmesi üzerine cezaevinden ayrılmaya karar verdiği, yapılan görüşmelere rağmen 1. Ordu Komutanlığından tutuklama müzekkeresi gelmemesi üzerine saat 01.52 sıralarına kadar tutulan katılanın cezaevi görevlilerinin yardımıyla birlik dışına çıkıp bir taksiye binerek Deniz Harp Okuluna döndüğü, bu olayla ilgili İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/76 Esas 2018/2 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eylemlere fiilen iştirak edenler hakkında verilen bir kısım mahkumiyet kararlarının Dairemizin 30.04.2019 tarih ve 2019/1536 Esas 2019/3785 Karar sayılı ilamıyla onandığı, i)Tuzla Orhanlı Gişelerinde meydana gelen olaylar: Hava Harp Okulu Öğrenci Alayı 4. Filo Komutanı Kurmay Binbaşı.....'ın emir ve komutasındaki askeri unsurun, Sabiha Gökçen Havalimanını işgal için giden askeri birliğe takviye amacıyla Yalova Hava Meydan Komutanlığından hareketle saat 01.25 sıralarında Orhanlı Gişelerine geldiği, burada tedbir alan kolluk kuvvetlerinin uyarılarına silahla karşılık verip silahlı çatışmaya girdikleri, "polisler silahlarınızı bırakın, teslim olun" çağrıda bulundukları, gişelerin İstanbul giriş kısmına geçerek bir belediye otobüsünü kendilerine siper yapıp kolluk kuvvetlerinin ve vatandaşların bulunduğu bölgeye ateş etmeye devam ettikleri, "şehidimiz var, siz komutanımızı şehit ettiniz, siz teslim olun, yoksa hepinizin kafasına sıkarız" şeklinde sözler sarf edip çatışmayı sürdürdükleri, vatandaşların olay yerini terk etmemeleri ve kolluk kuvvetlerinin müdahaleyi sürdürmeleri üzerine dirençlerinin kırıldığı, çıkan çatışma esnasında ..., ..., ..., ... ve .....isimli sivil vatandaşlar ile polis memuru ...'in hayatını kaybettiği, polis memuru ...'in ölümüyle ile ilgili sorumluluğu olanlar yönünden yargılamayı yürüten İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesince gerçek faillerin tespitine yönelik suç duyurusunda bulunulduğu gözetilerek adı geçenle ilgili davanın iş bu dosyadan tefrikine İlk Derece Mahkemesince karar verildiği, bu olayla ilgili İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/144 Esas 2018/89 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eylemlere fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında incelemede aşamasında olduğu, j)Deniz Harp Akademisi Komutanı katılan Tuğamiral ...'in konutuna girilmesi: 15 Temmuz 2016 günü saat 22.45 sıralarında Harp Akademileri Kurmay Başkanı Tümgeneral .....in telefonla aradığı katılandan karargaha gelmesini istemesi üzerine katılanın üniformasını giydikten sonra saat 22.55 civarında kendi özel arabasıyla kurmay başkanının makam odasına gittiği, odaya girdiğinde çok sayfalı bir mesajı okuduğunu gördüğü kurmay başkanının kendisine Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrine alındığını söylediği, bu da nereden çıktı diyerek nedenini sorduğunda bilmediğini belirttiği, böyle bir atama yönteminin normal olmadığını düşünüp ülke yönetimine el konulmaya çalışılmış olabileceğini hissettiği, sonrasında kendi okuluna gitmek için saat 23.00 sıralarında konutuna geldiği, emir astsubayını çağırıp getirttiği makam aracına binerek saat 23.25 sıralarında okula gittiği, makam odasına geçerek bazı subaylarıyla durum değerlendirmesi yaptığı esnada eşi katılan ...'in odadaki subaylardan Albay .....'nun telefonuna mesaj atarak durumdan haberdar ettiği, bunun üzerine katılan ...'in eşi ...'i aradığında "Atatürkçü subaylar tarafından yönetime el konulmuştur" diyen kamuflaj kıyafetli ve silahlı üç akademi öğrencisi subayın konuta gelerek kendisini tutuklamak istediklerini öğrendiği, eşi katılan ...'den telefonu gelenlerden birine vermesini istediğinde telefonu alan Yüzbaşı .....'ın "seni tutuklamaya geldik" demesi üzerine katılan ...'in "yazıklar olsun, evimi basmaya utanmıyor musunuz" diyerek tepki gösterdiği, nerede olduğunu soran Yüzbaşı .....'a makamında olduğunu söylediği, bu gelişme üzerine saat 23.50 civarında Kurmay Başkanı Tümgeneral.....'in makam odasına tekrar gittiği, burada bulunduğu esnada saat 00.00 civarında emir astsubayı... ....'ın telefonla arayarak bazı şahısların makam odasını basıp kafasına silah dayayarak kendisini sorduklarını, odada arama yaptıklarını, bir süre oyaladıktan sonra evde olduğunu söylediğini bildirdiği, bir müddet sonra aynı şahısların katılanın konutuna ikinci defa gittikleri, katılan ... ile oğlunun engel olmaya çalışmalarına rağmen evin içine zorla girip arama yaptıkları, oğlunun engel olmaya çalıştığı ancak karnına silah dayamak suretiyle etkisiz hale getirdikleri, arama neticesinde katılan ...'i bulamamaları üzerine konutu terk ettikleri, bu olayla ilgili İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/110 Esas 2018/147 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın halen temyiz incelemesine gönderilme aşamasında olduğu, k)1. Ordu Komutanı Orgeneral ...'ın konutuna girilmesi: 15 Temmuz 2016 günü saat 22.00 - 22.30 sıralarında Kara Harp Akademisinden bir grup kurmay subay öğrenci ile aynı akademide öğretim görevlisi olan firari sanıklar ....ve .....nin 1. Ordu Komutanlığının harekat merkezine geldikleri, sanık ...'in katılan ...'ı derdest etmek üzere görevlendirdiği kurmay subay öğrencilerden....,.....'ın saat 23.00'e doğru katılanın konutunun bulunduğu Fenerbahçe Orduevine gittikleri, konutun mutfak kısmına izinsiz olarak girip görevlilerden katılanın konutta olmadığını öğrenmeleri üzerine verilen görevi gerçekleştiremeden harekat merkezine geri döndükleri, bu olayla ilgili İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/69 Esas 2018/35 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu eyleme fiilen iştirak edenler hakkında verilen mahkumiyet kararlarının Dairemizin 09.12.2019 tarih ve 2019/6765 Esas 2019/8453 Karar sayılı ilamı ile onandığı dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile UYAP sorgulaması neticesinde anlaşılmıştır. 4)YURTTA SULH İSİMLİ WHATSAPP GRUBUNUN KURULMASI: Darbe girişimi teşebbüsünün başladığı ilk anlar olan saat 21.15'te firari sanık Binbaşı .... tarafından kurulan, katılımcıları Ankara ve İstanbul'da görevli bazı subaylar olan, darbe girişimi esnasındaki gelişmelerin birbirlerine aktarılmasında ve buna göre gerekli eylemlerin yapılmasına yönelik olarak "E5 ve TEMden istanbul disina cikan trafik serbest birakilacak, istanbul icine giren trafik engellenecek ve geri cevirilecek; AKOM'a müdahale edildi; 1.koprunun avrupa istikameti durduruldu; Alademi takviye ekibi hadimkoyde; Tanklar b.paşada; Ataturk hava limani tamam. Hava limanina girisler yasaklandi. Cikislar serbest; geçirmeyin ateş serbest; Bayrampasadan bir tane bile polis cikmayacak; tüm zırhlı unsurlar sahaya insin; AKP İstanbul il teşkilatı kontrol altında; sakın tereddüt etmeyin çakın; İstanbul moda deniz kulübüne müdahale lazım. Generaller var.derdest edilecek; Taksime takviye istiyoruz kalabalik toplanıyor; toplanan kitlelere ve askeri kuvvetlere karşı duran polislere silahla, tanklarla sert şekilde müdahale edilecek; bu tvlerin susturulması gerekiyor; Çengelköy de direnen 4 kişiyi vurduk; arıcılar camisini susturuyoruz" şeklinde mesajlar paylaşıldığı ve darbe girişiminin başarısızlıkla neticeleneceğinin anlaşılması üzerine saat 05.48'de "faaliyet iptal, hayatta kalın" şeklindeki mesajla sona eren söz konusu grubun katılımcıları arasında sanık ... haricindeki diğer sanıkların da olduğu anlaşılmıştır. III. BÖLÜM: SANIKLARIN EYLEMLERİ VE HUKUKİ DURUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ: 1)Sanık ... yönünden; Sanığın Hava Harp Okulunda Kurmay Albay rütbesiyle dekan olarak görev yaptığı, okulun yönetiminde okul komutanından sonra geldiği, Sözde sıkıyönetim emri ekindeki atama listesinde halihazırdaki görevine ilaveten İş Bankası Genel Müdürü olarak atandığının belirtildiği, Darbe girişimi esnasında askeri helikopterlerin iniş ve kalkışı ile yakıt ikmalinin sağlanması konusunda sanığın dekanı olduğu Hava Harp Okulunun yoğun bir şekilde kullanıldığı ve ayrıca okul personelinden bir çok rütbeli personel ile öğrecinin darbe girişiminde aktif olarak katıldığı, Hava Harp Okulu Karargahında 14 Temmuz 2016 günü gündüz saat 14.15 - 16.45 saatleri arasında ve akşam 21.00 - 03.00 saatleri arasında gerçekleştirilen darbe girişimine hazırlık toplantılarına katıldığı, Yurtta Sulh isimli Whatsap grubuna üye olduğu, herhangi bir paylaşımının bulunmadığı, ancak sanık ...'nin bu grupta saat 00.12'de "müzahir yayın organları susturulacak" şeklinde mesaj gönderdiği, firari sanık.....'in yine aynı grupta 00.14'te ve 00.18'de "müzahir yayın organlarını Hava Kuvvetleri vurmalı talimat verin, acil havacılar devreye girmeli" paylaşımda bulunmasından hemen sonra sanık ...'ın saat 00.19'da sanığı cep telefonundan arayarak 19 saniyelik bir görüşme gerçekleştirdiği, sanık ...'ın bu görüşmenin hemen akabinde söz konusu grupta saat 00.20'de "Havadan Gümüş Alb basın için ekibin intikal halinde olduğunu söyledi" şeklinde paylaşımda bulunduğu, Sanığın isim ve irtibat bilgilerinin, Acıbadem semtindeki silahlı çatışmada etkisiz hale getirilen 2. Zırhlı Tugay Harekat Eğitim Şube Müdürü Yüzbaşı .... ...in ajandasındaki notlarda yer aldığı, Darbe girişimine aktif olarak katılan bazı başka dosya sanıklarıyla olay günü ve gecesinde yoğun şekilde cep telefonu irtibatının olduğu, Saat 21.00 civarından itibaren personel çağrı planının uygulanması gerekçesiyle rütbeli personeli okula çağırdığı, bunun üzerine okula gelenlerin dekanın emri denilerek kamuflajlarını giydikleri, sanığın rütbeli personeli kendi odasına çağırıp görevlendirmeler yaptığı, tanıklardan Albay ...'ye içinde tanığın kendi isminin ve bazı rütbeli personel ile okul öğrencilerinin isimlerinin yazılı olduğu sarı bir zarf uzatıp "Atatürk Havalimanı THY Genel Müdürlük ya da kargo bölümüne gidip el koyacaksın" dediği, tanığın kabul etmemesi üzerine içinde sözde sıkıyönetim emrinin olduğu ikinci bir zarf verip "sen bunu anlamayacaksın, aşağıya in bunu oku" dediği, içlerinde Kurmay Başkanı Albay......'nın olduğu bir grup personelin de sanık tarafından Valilik binasına görevlendirildiği, Moda Deniz Kulübünde rehin alınan düğün sahibi Korgeneral .....'in de aralarında olduğu sekiz generalin saat 04.30 civarına kadar havada helikopterle dolaştırılıp birkaç yere iniş kalkış yaptıktan sonra Hava Harp Okuluna getirilerek öğrenci yatakhane binasındaki odalara kelepçelenerek kapatıldıkları ve bu şekilde yaklaşık iki saat kaldıkları, Okul Komutanı sanık ...'ın Moda Deniz Kulübünü işgal eden MAK ekibinden bir unsurla birlikte kulüpten helikopterle ayrılarak saat 02.04 civarında eşi, emir subayı ve astsubayı ile birlikte okula geldiği, karargah binasındaki makam odasına giderek sivil kıyafetini çıkarıp kamuflaj elbisesini giydiği ve tabancasını yanına aldığı, saat 02.48'de sanığın Dekanlık binasındaki makam odasına gittiği, burada yaklaşık üç saat birlikte bulundukları, Olay gecesi dekanlık binasındaki kendi makam odasında birlikte bulunduğu Hava Kuvvetleri Komutanlığı Değerlendirme ve Denetleme Başkanlığında albay rütbesi ile görev yapan ve sözde atama listesine göre ... Afet Acil Durum Yönetimi Başkanı olarak atanan başka dosya şüphelisi..... ile darbe girişiminin başarısızlığa uğramaya başlaması üzerine saat 07.30 sıralarında tanık Albay ...'ye "millet sakin olsun, evlerinize gidebilirsiniz" dedikten sonra okulu terk edip Ayvalık ilçesine gittikleri, aynı gün burada bir cep telefonu bayisinde hat değişikliği yapmak istediği esnada üzerinde pasaportu olduğu halde yakalandığı, Anlaşılmakla, sanığın hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan, doğrudan ika ettiği icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer alması nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin kabulde isabetsizlik görülmemiştir. 2)Sanık ... yönünden; Sanığın 1. Ordu Komutanlığında Tuğgeneral rütbesiyle Harekat Kurmay Yarbaşkanı olarak görev yaptığı, sözde sıkıyönetim emri ekindeki atama listesinde görevinin devam etmesinin belirtildiği, Sanığın Sulh Ceza Mahkemesinde müdafi huzurunda 18.07.2016 tarihinde alınan ifadesinde Tuğgeneral Adem Boduroğlu'nun bir hafta kadar önce telefonla arayıp TRT 1'de okunan bildirideki hususları anlattığını, buradaki fikirlerin kendisinin de iştirak ettiği fikirler olduğunu, bu nedenle ....na katıldığını, ayın 15'i akşam haber alması üzerine harekat merkezine inerek harekatı koordine etmeye çalıştığını, sivil cep telefonunda bir WhatsApp grubunun oluşturulduğunu, Genelkurmaydan gelen sıkıyönetim bildirisini birliklere dağıttığını, tüm birliklerden sözlü olarak İstanbul'a destek sağlamaları için gelmelerini istediğini, birliklerin durumlarını ve ihtiyaçlarını tespit etmeye çalıştığını, sıkı yönetim bildirisinden bunun bir darbe olduğunu zaten bildiğini, vatandaşın askeri görünce direncinin kırılacağını umduğunu ancak tam tersinin olduğunu, harekatın Ankara merkezli emir komuta silsilesi içerisinde yapıldığını, yasa dışı olduğunu bildiğini, sabahleyin emrindeki kışlaya polisin girmemesi için emniyet alındığını, tüm zırhlı araçların ve silahların meydanda toplanması ve polisin gelişinin beklenmesi emrini verdiğini, olayın bilançosunu daha sonradan öğrendiğini, dış politikada ve terör olaylarında daha başarılı bir yönetim şekli sağlamak ve kendi amacının da vatanı ve milleti için daha güzel bir gelecek hazırlamak olduğunu, olaylar nedeniyle pişmanı olduğunu belirttiği, Sanığın kollukta müdafi huzurunda 13.08.2016 tarihinde alınan ifadesinde Tuğgeneral Adem Boduroğlu ile görüşmesinden 1 - 2 gün sonra Kara Kuvvetli Komutanlığında görevli Albay ...'nin arayarak Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığına çağırdığını, buraya gittiğinde Albay ...'nin darbe türü bir faaliyet olacağını söyleyip 1. Ordu karargahında herhangi bir çatlak ses olmaması şeklindeki görevini kendisine anlattığını, akabinde görevi kabul ettiğini, gerektiği zaman İstanbul dışındaki birliklerin İstanbul'a sevkini sağlamasını istediğini ayrıca faaliyetin Cuma'yı Cumartesi'ye bağlayan gece saat 03.00 sıralarında başlayacağını ve haberleşmenin kişisel telefon numaraları ile WhatsApp üzerinden yapılacağını söylediğini, 15 Temmuz 2016 günü saat 21.00 sıralarında dahil olduğu Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna birliklerin ulaştığı ve bazı yerlerin emniyete alındığı şeklinde mesajlar gelmeye başladığını, akabinde makam odasındaki telefondan arayan Albay ...'nin faaliyetin erkene alındığını söylediğini, bunun üzerine o esnada odasında bulunan rütbeli personele sıkıyönetimin ilan edildiğini, ordunun yönetime el koyduğunu, emir komuta bütünlüğü içinde kendisine yardımcı olmalarını söylediğini, harekat merkezine indiklerini, burada sıkıyönetim emrini getirdiklerini, faaliyete katılan birliklerle telsiz irtibatı kurmakta başarılı olamadıklarını, birliklerin nerede ve ne durumda olduklarına dair bir harita oluşturmak istediklerini ancak irtibat kurulamayınca bunu gerçekleştiremediklerini, televizyondaki haberlerde askerler tarafından bazı yerlerin kapatıldığını izlediğini, bir müddet sonra odasına geçtiğini, Tuğgeneral..... ile telefonda sürekli görüşüp vaziyet hakkında bilgi aldığını, saat 23.00 sıralarında Kara Harp Akademisinden gelen öğrenci subayları birliklerin durumları hakkında bilgi edinmeleri için harekat merkezinde görevlendirdiğini, kışlaya kendisinden izinsiz kimsenin giriş çıkış yapamadığını, nizamiyelere giriş çıkış olduğunda kendisine bilgi verilmesi için emir gönderdiğini, askerlere kışlanın emniyetini almasını söylediğini, WhatsApp grubunda 1. Ordu Komutanı ...'ın olayı kabul etmediğini belirtir şekilde mesajlar gelmesi üzerine faaliyete zarar gelmemesi için "1. Or. K. Hemen alınmalı işi" ve "Lütfen ordu komutanını alın ne olur diye" şeklinde mesajlar attığını, Albay ...'nin Hasdal kışlasındaki ceza evine faaliyete karşı gelenlerin konulacağını belirtmiş olması nedeniyle kışla komutanı Albay ......'ya faaliyet başladığında ceza evini hazır etmesi için emir verdiğini, bu ceza evine sadece Harp Akademileri Komutanı Korgeneral ...'nun götürüldüğünü ancak ceza evine konulmadığını öğrendiğini, Yurtta Sulh grubundaki mesajında dört akademi öğrencisini Orgeneral ...'a göndermiş olduğu yazılı ise de kimseyi görevlendirmediğini, bu şekilde bir mesaj atmadığını, Albay ... ile yaptığı görüşme esnasında dışarıdaki birliklerinin İstanbul'da bulunan hangi birliklere destek amaçlı geleceklerinin belirtir şekilde verdiği talimatları not almış olduğunu, Tuğgeneral .....nun bu birliklere mesaj çekilmesini söylemesi üzerine Trakya birliklerine gerekli mesajları çektiğini ve notları yırtıp attığını, Albay ... ile yaptıkları görüşmede alınan karar uyarınca 2. Zırhlı Tugay Komutanlığından 4 ZPT aracının faaliyet doğrultusunda Selimiye kışlasının emniyetini almak amacıyla geldiğini, Yurtta Sulh grubunda yer alan Albay ... haricinde hiç kimseyi tanımadığını, Trakya birliklerinin İstanbul'a gelmesi için çekilen emirlerdeki imzaların kendisine ait olduğunu, görüntü izleme merkezine emir vererek bütün kameraların kapatılmasını söylediğini, sıkıyönetim atama listesinde isminin yer aldığını ve görevine aynı şekilde devam edeceğinin belirtildiğini gördüğünü, Tümgeneral ... ile Tuğgeneral .....'ın faaliyetten vazgeçirmek için ikna etmek amacıyla aradıklarını beyan ettiği, Sanığın 23.11.2016 tarihinde savcılıkta müdafi huzurunda alınan ifadesinde soruşturma konusu olayla ilgili vermiş olduğu ifadesini tekrar ettiğini belirttiği, 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında 13 Temmuz 2016 günü ve 14 Temmuz 2016 Perşembe günü Hava Harp Okulunda darbe girişimi faaliyetinin İstanbul'a ilişkin planlamasının ve ayrıntılarının konuşulduğu iki ayrı toplantıya katıldığı, Darbe girişimine aktif olarak iştirak eden bazı başka dosya sanıklarıyla olay günü ve gecesinde yoğun şekilde cep telefonu irtibatının olduğu, ancak darbe girişiminin karşısında yer alan tanık Tümgeneral ... aradığında telefonu yüzüne kapadığı, Sanık ... tarafından aranıp darbe girişiminin erkene alındığını haber vermesinin hemen akabinde saat 20.58'de günlük çalışma kıyafetini çıkarıp kamuflaj elbisesini giydiği ve silahını da yanına alarak harekat merkezine gittiği, ayrıca emir astsubayı .... da kışlaya çağırtarak MP 5 silahla yanında bulundurduğu, Harekat merkezindeki nöbetçi vardiya heyetine sıkıyönetim ilan edildiğini ve mutlak itaat etmeyenlerin cezalandırılacağını söylediği, saat 22.00 civarında kışlaya gelen Kara Harp Akademisi Harekat İstihbarat Ana Bilim Dalı Başkanı firari sanık .......ve öğretim elemanı firari sanık ... ... ile yanlarındaki kurmay subay öğrencileri harekat merkezinde görevlendirerek faaliyetleri yönetmeye başladıkları, 1. Ordu Komutanı Orgeneral ...'ın televizyonda canlı olarak yayınlanan açıklamasını gördüğünde "Komutanın sesini taklit ediyor olabilirler, montaj olabilir" dediği, Kara Harp Akademisinden gelen kurmay subay öğrenci subaylar .....'ı 1. Ordu Komutanı katılan Orgeneral ...'ı derdest etmeleri için konutunun olduğu Fenerbahçe Orduevine gönderdiği, saat 22.26'da WhatsApp grubuna "Ümit Paşaya 4 akademi öğrencisi gönderdim ancak yardım almalılar enterne" şeklinde mesaj yazdığı, bu kurmay subay öğrencilerin 1. Ordu Komutanı Orgeneral ...'ı konutunda bulamamaları sebebiyle derdest edemeden harekat merkezine döndükleri, akabinde kurmay subay öğrencilerden ....'ın firari sanık ... ...'ın talimatıyla CNN Türk binasının işgali için kışladan aldığı askerlerle gönderildiği, Harp Akademileri Komutanı katılan Korgeneral ...'nun emir subayı tarafından derdest edilmesinden sonra sanığa bağlı Hadımköy Kışlasındaki askeri cezaevine konulması için cezaevi rütbeli personeli ile görüşerek cezaevinin hazırlanması amacıyla emir verdiği, Deniz Harp Okulu Komutanı katılan Tümamiral ...'in birliğindeki bazı rütbeli personel tarafından saat 22.30 civarında konutundan alındıktan sonra araçta ağzı bantlanıp elleri kelepçelenerek derdest edilmesi sonrasında götürüldüğü ve 1. Ordu Komutanlığına bağlı 2. Zırhlı Tugay Komutanlığındaki askeri cezaevine konulmak istendiği, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu ile görüşmesi sonrasında cezaevinden çıkmak isteyen katılana cezaevi personeli tarafından 1. Ordudan emir olduğunu ve görüşüp emri almaya çalıştıklarının söylendiği, katılanın saat 02.00 civarında 1. Ordu karargahını aradığı ve sanıkla görüşüp durumu aktararak cezaevinden çıkmak istediğini söylediğinde sanığın "bunu teyit etmem lazım" diyerek telefonu kapattığı, Harekat merkezinden Trakya'daki bazı zırhlı birliklere İstanbul'a intikal etmeleri için kendisi tarafından imzalanan emirler gönderildiği, akabinde saat 23.12'de WhatsApp grubuna "Trakya birliklerine mesaj çekildi" şeklinde mesaj attığı, ayrıca Trakya'daki bazı birlik komutanlarının sanık tarafından bizzat arandığı gibi harekat merkezinde olan kurmay subay öğrencilerden Osman Erim tarafından da arandığı, Kışladaki MEBS Merkez Amirliği görüntü izleme merkezinin görüntü kayıtlarının silinmesi ve kayıt almamasına ilişkin emir vermesi üzerine saat 22.45'ten itibaren kayıt cihazının kapatıldığı, akabinde kurmay subay öğrencilerden Baturalp Çakır'ı burada görevlendirdiği, Kışla giriş çıkışlarının kontrol altına alınması ve dışarıdan gelenlerin içeri alınmaması için başka dosya şüphelisi Binbaşı Nurullah Kalebaşı'ya emir verdiği, Sözde sıkıyönetim emri ekindeki atama listesine göre İstanbul Sıkıyönetim Komutanı olarak atanan 3. Kolordu Komutanı Korgeneral ....'ü saat 01.39'da arayarak karargaha gelip gelmeyeceğini ve emirlerini sorduğu, .....'ün sözde sıkıyönetim emrinin geçersiz ve hukuksuz olduğunu söyleyerek sanığı "git işine kardeşim" diyerek terslediği, Yurtta Sulh adlı Whats App grubunun adının sanık tarafından saat 04.44 itibariyle "Yurtta Sulh Biziz" olarak değiştirildiği, 1. Ordu Harekat Merkezi Nöbetçi Vardiya Amiri Yarbay ... vasıtasıyla sanıkla görüşen 1. Ordu Komutanı Orgeneral ...'ın sanığa "yanlış yapıyorsun, teslim ol, teslim olmayacaksan oraya operasyon yapılacak, sonuçlarına katlanırsın, senin gibi düşünen varsa yanında kalsın, diğerlerini bırak, masum insanların burnu kanamasın" dediği, buna karşılık sanığın "Komutanım özür dilerim ama ben sonuna kadar devam edeceğim, buraya kimseyi göndermeyin, cesedimi çiğnerler" diyerek telefonu kapattıktan sonra Orgeneral ...'ı kast ederek "adam gitmiş Vali'nin kucağına oturmuş" dediği ve sonrasında kendisine elle boğaz kesme işareti yaparak "kestiririz ama geri dönmek yok" dediği, 16 Temmuz 2016 günü sabah 09.30 civarında telefonunu şoförüne vererek WhatsApp uygulamasını sildirdiği, İstanbul Merkez Komutanı Tuğgeneral .....'ın telefonla ikna çabaları ve sanığın kardeşinin de kışlaya gelmesi üzerine 16 Temmuz 2016 günü öğle saatlerine doğru teslim olduğu, Anlaşılmakla sanığın hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan, doğrudan ika ettiği icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer alması nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin kabulde ve ayrıca darbe girişiminin İstanbul'a ilişkin planlama ve icrasına bizzat katılan sanığın, İstanbul'da hakimiyetin ele geçirilmesi ve darbe girişiminin başarılı şekilde gerçekleştirilmesi için işlenen kasten öldürme (87 kez), konut dokunulmazlığının ihlali (2 kez), iş yeri dokunulmazlığının ihlali (3 kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (2 kez), ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması ile haberleşmenin engellenmesi (2 kez) suçlarından da cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak söz konusu bu suçlar üzerinde müşterek hakimiyet kurmadığı ve somut olayda yönetici konumunda olduğu nazara alındığında TCK'nın 220/5. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerekirken TCK'nın 38. maddesi kapsamında azmettiren olarak nitelendirilmesi sonuca etkili olmadığından ve ayrıca TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca kurulan hüküm yönünden 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile Atatürk Havalimanının işgali ve Sabiha Gökçen Havalimanının teşebbüs aşamasında kalan işgal girişiminin farklı eylemler olarak gerçekleştirildiği gözetilerek gerçek içtima hükümlerine göre anılan madde uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken somut olayda tatbik imkanı olmayan TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükümleri uygulanarak TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca bir kez mahkumiyet kararı verilmesi bu cezanın teşdiden belirlenmiş olması karşısında gerçek içtima kuralına göre ayrı ayrı cezalandırma halinde de teşdiden uygulama yapılacağından daha fazla cezayı gerektirmekle aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine TCK'nın 223/3. maddesinden kurulan hükümde eylemin en ağır olan hava ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması olduğundan bahisle tek suç olarak nitelendirilmesinden sonra zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmesi suretiyle cezanın artırılması yukarıda belirtilen hatalı uygulama dikkate alındığında çifte atıfet yasağı söz konusu olduğundan ve söz konusu aynı hükümde sonuç cezanın TCK'nın 61/7. maddesi dikkate alınmaksızın fazla olarak belirlenmesi yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. 3)Sanık ... yönünden; Sanığın 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında Kurmay Yarbay rütbesiyle Kurmay Başkanı olarak görev yaptığı, Sanığın Sulh Ceza Mahkemesinde müdafi huzurunda 18.07.2016 tarihinde alınan ifadesinde Ankara'daki Kuvvet Karargahından ve Genelkurmay Başkanlığından gelen sıkıyönetim direktifinin kanunsuz olduğunu bilmediğini, Tugay Komutanı ...'nun gerekli hazırlıkları yapmalarını emrettiğini, görevinin Tugay Komutanı ile birlikler arasında irtibatı sağlamak olduğunu, bu itibarla sadece emirleri birliklere ilettiğini, harekata emir komuta hiyerarşisi içerisinde birlik ve bütünlük içinde katılıp görev aldığını, sonuç olarak harekatın başarılı olamadığını, harekatın tamamının Ankara'dan karargahtan idare edildiğini, kendilerine ise sadece kısmi bölgelere müdahale emri ve görevinin verildiğini, olaylar sonrası baktığında harekatın tasvip edilebilir bir tarafının olmadığını gördüğünü, planın sadece küçük bir parçası olduklarını, sonuçları itibariyle çok pişman olduğunu beyan ettiği, 13 Temmuz 2016 günü saat 20.00 - 01.30 arasında 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında yapılan ve darbe girişiminin İstanbul'daki faaliyetlerinin planlaması ve ayrıntılarının konuşulduğu toplantıya katıldığı, Mekanize Piyade Tabur Komutanlığı üzerinde doğrudan herhangi bir emir ve komuta yetkisi olmamasına rağmen 14 Temmuz 2016 günü bölük komutanları ile yaptığı toplantıda hafta sonu için Kara Kuvvetlerinden harbe hazırlık denetlemesi heyetinin gelmesi ve İstanbul'da büyük bir terör eyleminin beklenmesi nedeniyle personel ve araçlardan oluşan kuruluşlar teşkil etmelerini istediği, bu kuruluşlarda yer alacak personel ve araçların hem denetlemeye hem de terör eylemi vuku bulması halinde İstanbul'daki kontrol noktalarına çıkacağını söylediği, 15 Temmuz 2016 günü saat 15.00 sıralarında tabur mühimmat sorumlusu Astsubay ......'na emir vererek 2000 adet ZMA top mermisinin darbe girişiminde aktif şekilde yer alan 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına teslim edilmesini sağladığı, Saat 16.00 sıralarında bazı bölük komutanlarını garaj bölgesinde toplayarak "denetleme olacak bu kesin, ayrıca terör eylemi kapsamında kontrol noktalarına çıkılacak, kuruluşlara geçilecek, mühimmat listelerinizi getirin" şeklinde emir verdiği, bir saat sonra tekrar gelip mühimmatın yüklenmesine nezaret ettiği, saat 17.00 civarında her birliği kendi garajında denetleme düzeninde tertibat aldırarak personelin teçhizatını ve silahını kontrol ettiği, Saat 19.30 sıralarında bölük komutanlarını karargaha çağırarak "emir geldi, terör eylemi gerçekleşecek, kontrol noktalarına çıkılacak, mühimmatınızı yükleyin" dediği, tanık Yüzbaşı ...'a 2 adet zırhlı muharebe aracı ve mangasıyla birlikte kışladan çıkarak D-100 Karayolu'nun Tuzla yönünden İstanbul istikametine doğru gelen araç trafiğini kışla önünde kesmesi emrini verdiği, Bazı bölük komutanlarına birlik bütünlüğünü bozacak şekilde askeri personel ve araçları farklı unsurların emrinde görevlendirmeleri emrini verdiği, bir bölüğün emrinde görev yapan personelin bölünüp parçalanarak başka bölüklerin emir ve komutasında görevlendirildiği, Tugay bünyesindeki bölüklerde hazırlanan tank ve zırhlı muharebe araçlarının tank topu ve uçaksavar mermisi yüklendikten ve askeri personel silahlandırılıp mühimmat verildikten sonra başlarında rütbeli personel olmak üzere gruplar halinde Sabiha Gökçen Havalimanı, Acıbadem Türk Telekom, Fenerbahçe Orduevi, Üsküdar Çevik Kuvvet Müdürlüğü, Kuleli Askeri Lisesi, 1. Ordu Komutanlığı Selimiye Kışlası, 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsüne gönderildiği, Tanık Yüzbaşı ...'ın kendisine verilen kışla önündeki D-100 Karayolunun kesilmesi görevini yerine getirmeyip nizamiyeden çıkmak isteyen bir kısım tankların önünü kesmesi nedeniyle sanığın emredilen bölgeye neden gitmediğini sorduğunda "dışarıda yüz binlerce kişi var, kimse nizamiyeden çıkamaz, o yüzden emredilen yere gitmedim" demesi üzerine tanığa "havaya ateş edeceksin, kararlılığını göstereceksin, aracı üzerlerine sürdüğün zaman insanlar açılır, kararlılığını göster" dediği, Fenerbahçe Orduevine gönderilen unsurların başındaki 3. Mekanize Piyade Bölük Komutan Vekili Üsteğmen.....ın kendi davasındaki savunmasında olayların orduevinin emniyetini sağlamaya dönük bir faaliyet değil bir darbe girişimi olduğunu ve sanığın kendisini kandırdığını anlaması üzerine saat 02.08'de telefonla aradığı sanığa bu durumu izah edip dönüş için hazırlıklara başladığını söylediğinde sanığın bu haberlere itibar etmemesini ve emirlere itaat edip doğrudan Selimiye Kışlasına gitmesini emrettiğini, akabinde saat 02.24'te kendisini arayan sanık ...'ın Acıbadem Türk Telekom bölgesindeki Yüzbaşı .....'e destek için gitmesini söylemesi üzerine "ben yalnızca amirlerimden emir alırım" şeklinde cevap verdiğinde sanık ...'ın "seninle görüşürüz" diyerek telefonu kapattığını, akabinde kendisini arayan sanığın emrin yerine getirilmemesine sinirlenerek "hemen Selimiye Kışlası'na değil, Acıbadem Türk Telekom Yüzbaşı .....'in yanına gidiyorsun, o seninle irtibat kuracak" dediğini belirttiği, Uzman Çavuş......'in savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmasında Fatih Sultan Mehmet Köprüsüne doğru yola çıktıklarında irtibatı kaybetmeleri üzerine saat 00.35 sıralarında bölük nöbetçi subayı Asteğmen Nazif Kartal vasıtasıyla ulaştığı tabur nöbetçi subayı Yüzbaşı Olgun Yıldız'ın "halkı bertaraf edin, geri dönemezsiniz, kesin emir var" demesi üzerine "bu kimin emri" diye sorduğunda Yüzbaşı .....'ın "Kurmay Başkanının emridir, bertaraf edin çıkın, gerekirse ezin geçin, köprüye gidin" dediğini belirttiği, Sanığın görev yaptığı 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında bulunan askeri cezaevine konulmak istenen Deniz Harp Okulu Komutanı katılan Tümamiral ...'in saat 02.30 civarında kışladan çıkmak istediğinde nizamiye önündeki bir grup askerin Kurmay Başkanının emri olmadan kışladan çıkamayacaklarını söylediği, 52. Taktik Zırhlı Tümen Komutanlığında Kurmay Başkanı olan tanık Albay ...'ın mahkemede talimatla alınan ifadesinde darbe girişimi başladığı yönünde haberler alması üzerine 2. Zırhlı Tugay Komutanlığına gitmek için aracını istediğinde şoförünün anahtarların alındığını ve araçların kilitlendiğini söylediğini, Kurmay Başkanına veya tugaydan başka bir kişiye ulaşamadığını, daha sonradan öğrendiğine göre askerlerinin Kurmay Başkanı olan sanığın emriyle kelepçelenip kontrol altına alındığını, sabah olduğunda askerleri bu durumdan kurtardığını, sivil aracıyla tugaya gittiğinde tugaydan çıkarılan iki zırhlı araçla E-5 yan yolunun trafiğe kesildiğini gördüğünü, saat 02.46'da tugaya geldiğini, sanığın nizamiye bölgesinde olduğunu öğrendiğinde yanına gelmesi için birini gönderdiğini, ancak gönderdiği bu kişiden sanık tarafından tümen komutanının, kendisinin, Albay ...'ın ve Albay ...'nın emirlerine uyulmaması, nizamiyeden sokulmamaları ve direnirlerse vurulmaları emrinin verildiğini ve sanığın bölgeden uzaklaştığını öğrendiğini, tugay karargahında bulunanlara ulaşmaya çalıştığında telefonlarını açmadıklarını, orada bulunan bir personelin telefonundan sanığa ulaşarak konuşup ikna etmeye çalıştığını ancak başarılı olamadığını, tugay karargahının emniyetini aldıklarında içeride bir takım evrakların yakılarak imha edildiğini tespit ettiklerini beyan ettiği, Tugayın eski komutan yardımcısı olan tanık Albay ...'ın mahkemede talimatla alınan ifadesinde tugaydaki darbe girişimine yönelik faaliyetleri engellemek ve kontrolünü ele almak amacıyla sanığı telefonla aradığında telefonlarına cevap vermediğini beyan ettiği, 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında Mekanize Piyade Tabur Komutan Vekili olan tanık Binbaşı ...'nun mahkemede talimatla alınan ifadesinde 2. Zırhlı Tugay Komutanlığından ..., ..., ..., .......'in emir komuta zinciri içinde darbe girişimine iştirak eden tugay personeli olduklarını, sanığın 14 Temmuz 2016 ve 15 Temmuz Cuma günleri kendisinin kışlada olmadığı saatlerde taburdaki bölük komutanları ile hafta sonu için darbe olacağını söylemeden hazırlık toplantısı yaptığını ifade ettiği, Tugayda görevli olup darbe girişimi faaliyetine aktif olarak katılan ... personeller..... ile gece boyunca yoğun telefon irtibatının bulunduğu, Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna üye olduğu, ancak herhangi bir paylaşımının bulunmadığı, Tugay Komutan Yardımcısı sanık ... tarafından kurulan ve sanıkla birlikte bazı bölük komutanlarının dahil olduğu ve "Sulh" adıyla saat 21.05'te etkinleştirilen başka bir Whats App grubunda saat 23.09 sıralarında "tüm unsurlar çıktı, ihtiyat mekanize unsurları yeni bina bölgesine çekiliyor" şeklinde paylaşımda bulunduğu, Harekat Merkezi Nöbetçi Vardiya Amiri Astsubay .....tarafından tutulan ve kolluğa teslim edilen belgeye göre Irmak 5 telsiz kodunu kullanan sanığın saat 23.02'de "1 nolu nizamiye mevkindeyim" diyerek bildirim yaptığı, akabinde saat 23.02'de Irmak 1 telsiz kodunu kullanan Tugay Komutanı sanık ...'nun sanığa hitaben "bir mektup gönderiyorum" dediği, Irmak 121 kodunu kullanan Topçu Tabur Komutanı ....'ün saat 01.44'de "1 nolu nizamiye takviye gerekiyor, acil" şeklinde anons yapmasından sonra sanığın saat 01.44'de "alındı" diyerek cevapladığı, akabinde ....'ün "derhal bir unsur gönderelim 1 nolu nizamiyeye" anonsu üzerine sanığın "anlaşıldı" dediği, Kurmay başkanlığı odasını birlik dışından gelen firari sanık ....... ve görevi devrettiği halde tugaya askeri kıyafetle gelen firari sanık ... Durmaz'a kullandırtarak faaliyetleri buradan takip ve koordine etmelerine imkan sağladığı, Makam odasında yapılan aramada bulunan ajandanın incelenmesinde 22.30 - Orduevi...Üst 4 araçla geçti, 22.45 - 1 Nolu Nizamiye 2 tank 2 ZMA emniyetle yol kesildi, 22.50 - Irmak 101 çıkış, Irmak 81 Kartal saat 11.00, Irmak 81 5 dk şeklinde darbe girişimi kapsamında kışladan görevlendirilen araç ve personellerin faaliyetleri ile ilgili alınan notlar bulunduğunun tespit edildiği ve ayrıca sözde sıkıyönetim direktifinin ele geçirildiği, Tugayın komuta heyetini oluşturan Tugay Komutanı sanık ..., Komutan Yardımcısı sanık ..., görevi devretmesine rağmen olay günü tugaya gelen eski Kurmay Başkanı firari sanık ... ...., birlik komutanları 1. Tank Tabur Komutanı sanık ..., 2. Tank Tabur Komutanı firari sanık....Komutanı sanık ... Gümüş, Harekat Eğitim Şube Müdürü (ölü) Mehmet Karabekir ile birlikte kalkışma faaliyeti süresince eylem ve irade birliği içerisinde hareket ederek İstanbul'un Anadolu yakasında önceden planlanıp belirlenen kritik bölgeleri kontrol altına almak ve ele geçirmek amacıyla askeri personel ve araçların sevkinde aktif görev aldığı, Saat 05.00 - 06.00 sıralarında darbe girişimi kapsamında eylem irade birliği içerisinde hareket ettiği sanıklar ... ve ... ile birlikte 2 nolu nizamiyeden kaçmak için girişimde bulunduğu, ancak emrindeki askerlerle bu noktayı tutan Üsteğmen ... tarafından izin verilmemesi üzerine adı geçenlerle birlikte Bayraktepe Üs Bölgesi civarında teslim olduğu, Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12.04.2017 tarihli tutanakta aynı tarihte sanığı ziyarete giden eşinin sanığa teslim edilmesi için bıraktığı kişisel eşyalar arasındaki beyaz renkli bir tişörtün ön alt iç kısmında silik bir yazı ile "2 hafta önce burada biri rüyasında Peygamberimizin balyozla cezaevi duvarlarını yıkıyormuş" yazdığının tespit edildiğinin belirtildiği Anlaşılmakla, kolluğun tanık dinleme yetkisi bulunmaması karşısında İlk Derece Mahkemesince tanık olarak dinlenmeyen ... ve ....'ün kollukta bilgi alma tutanağı ile alınan beyanlarının hükme esas alınması diğer deliller nazara alındığında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanığın hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan, doğrudan ika ettiği icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer alması nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin kabulde ve rütbesi, konumu, görev yaptığı yer ile darbe girişimi kapsamında İstanbul Anadolu yakasında gerçekleştirilen faaliyetlerin organizasyonunda ve icrasında oynadığı etkin rol dikkate alınarak İstanbul'un Anadolu yakasında hakimiyetin ele geçirilmesi ve darbe girişiminin başarılı şekilde gerçekleştirilmesi için İstanbul'un Anadolu yakasında işlenen kasten öldürme (43 kez) ve hava ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçlarından da TCK'nın 38. maddesi kapsamında azmettiren olarak sorumlu tutulmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca kurulan hüküm yönünden 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile Sabiha Gökçen Havalimanının teşebbüs aşamasında kalan işgal girişiminin farklı eylemler olarak gerçekleştirildiği gözetilerek gerçek içtima hükümlerine göre anılan madde uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken somut olayda tatbik imkanı olmayan TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükümleri uygulanarak TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca bir kez mahkumiyet kararı verilmesi bu cezanın teşdiden belirlenmiş olması karşısında gerçek içtima kuralına göre ayrı ayrı cezalandırma halinde de teşdiden uygulama yapılacağından daha fazla cezayı gerektirmesi ve yine TCK'nın 223/3. maddesinden kurulan hükümde tamamlanmış suçlar dikkate alınmadan eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle TCK'nın 35. maddesinin tatbiki suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ve anılan suça ilişkin kabule göre de TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 4)Sanık ... yönünden; Sanığın Hava Harp Okulunda Tümgeneral rütbesiyle okul komutanı olarak görev yaptığı, sözde sıkıyönetim emri ekindeki atama listesinde İstanbul Valisi olarak atandığının belirtildiği, Yurtta Sulh Konseyi üyesi olduğu iddiasıyla halen yargılanmakta olan ve 12 Temmuz 2016 günü saat 02.30 sıralarında Hava Harp Okuluna normal nizamiyede kayıt yaptırmak yerine konut nizamiyesinden giren Ankara 4. Hava Ana Jet Üs Komutanlığı Harekat Komutanı Hava Pilot Kurmay Albay..... ile bir görüşme gerçekleştirdiği, 14 Temmuz 2016 günü Hava Harp Okulu Karargahında sanığın makam odasında saat 14.15 - 16.45 arasında yapılan ve katılımcılarının görüşme öncesinde telefonlarını sekreterlik odasına bıraktıkları bir toplantıya ev sahipliği yaptığı, bu toplantıya sanık ve darbe girişimine aktif olarak iştirak eden 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanı firari sanık ... Nail Yiğit, İl Jandarma Komutanı .... Kuzey Deniz Saha Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü..... Hava Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanı..., Okul Dekanı sanık ... ve kimliği belirlenemeyen sivil bir şahsın katıldığı, 14 Temmuz 2016 günü saat 21.30 civarında başlayıp 15 Temmuz 2016 günü saat 03.30 sıraları arasında gerçekleştirilen darbe girişimi faaliyetlerinin planlamasının ve organizasyonunun yapıldığı toplantıya komuta katındaki şeref salonunda ev sahipliği yaptığı, toplantı öncesinde emir astsubayı vasıtasıyla makam aracını göndertip Hava Kuvvetleri Müşterek Hedef Analiz Yönetim Başkanı Tuğgeneral ... ...'i havalimanından aldırıp toplantı saatine kadar okulda ağırladığı, bir müddet sonra sanığın emir astsubayı ......'a Tuğgeneral ... ...'in "bir süre sonra misafirlerim gelecek, toplantıya katılacak personel, toplantının vahameti sebebi ile sivil olacaklar, girişte benim adımı söyleyecekler, nizamiyeyi arayıp emrimi ilet, sıkıntı çıkarmasınlar, kayda gerek yok" dediği, emir astsubayının bu emri nizamiyeye iletmesinden sonra gelen katılımcıların "... ...'in misafiriyiz" diyerek kayıt yaptırmadan okula girdikleri, Hava Harp Okulu Karargahındaki kamera kayıtlarının 14 Temmuz 2016 günü saat 22.18 itibariyle devre dışı bırakıldığı, Tuğgeneral ... ...'in savcılıkta alınan ifadesinde darbe girişimi kapsamında Moda Deniz Kulübündeki operasyona katılan MAK personelini taşıyan helikopterlerin yakıt ikmalinde sorun yaşaması nedeniyle kendisini aramaları üzerine sanığa ulaşarak bu hususta yardımcı olmasını istediğini ve yakıt problemini bu şekilde çözdüğünü beyan ettiği, Üsteğmen.....'ın da savcılık ifadesinde Moda Deniz Kulübünden aldıkları generalleri Fenerbahçe Orduevine bıraktıktan sonra Hava Harp Okuluna giderek yakıt ikmali yaptıklarını söylediği, 15 Temmuz 2016 günü akşam saatlerinde Moda Deniz Kulübünde gerçekleştirilen ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal da olmak üzere bir çok generalin iştirak ettiği Korgeneral Mehmet Şanver'in kızının düğününe katıldığı, saat 23.30 civarında Konya 3. Ana Jet Üssünden gelen MAK timi tarafından düğünün basıldığı, derdest edilen generallerden ... ile ...'in beyanlarında rehin tutuldukları sırada içeri giren sanığın kelepçesiz bir şekilde yanlarına gelerek kendileri dahil odada bulunan generallere hitaben "silahlı kuvvetlerin yönetime el koyduğunu, bir grup asker olarak darbe yaptıklarını, Genelkurmay Başkanının bu darbe girişimini desteklediğini, diğer Kuvvet Komutanlarının ikna edilmeye çalışıldığını" söylediğini, akabinde sözlerine devam ederek "bazı görevler verilebilir, kabul edenler görev yerine gider, kabul etmeyenler evine gider, evinde bekler, var mısınız, yok musunuz" diyerek odada rehin tutulan generallere bu girişime destek verip vermediklerini sorduğunu, ... ve ...'ın olumsuz reaksiyon göstermesi üzerine "fazla vaktimiz yok, ben buradan ayrılacağım, kararınızı verin" diyerek odadan ayrıldığını ifade ettikleri, Moda Deniz Kulübünü işgal eden MAK ekibiyle birlikte kulüpten helikopterle ayrılarak saat 02.04 civarında eşi, emir subayı ve astsubayı ile okula geldiği, karargah binasındaki makam odasına giderek sivil kıyafetini çıkarıp kamuflaj elbisesini giydiği ve tabancasını da yanına aldığı, akabinde saat 02.48'de Dekanlık binasındaki okul dekanı sanık ...'ün makam odasına gittiği, burada yaklaşık üç saat birlikte bulundukları, Moda Deniz Kulübünde rehin alınan düğün sahibi Korgeneral ......r'in de aralarında olduğu sekiz generalin saat 04.30 civarına kadar havada helikopterle dolaştırılıp birkaç yere iniş kalkış yaptıktan sonra Hava Harp Okuluna getirilerek öğrenci yatakhane binasındaki odalara kelepçelenerek kapatıldıkları ve bu şekilde yaklaşık iki saat kaldıkları, Darbe girişiminin başarısızlığa doğru gittiğinin belli olduğu sabaha karşı sanığın kamuflajını çıkarıp emir astsubayıyla getirtiği takım elbisesini giydiği, akabinde rehin alındığı ve mağdurlardan olduğu intibaını uyandırmak için MAK ekibi tarafından kelepçelendiği ve 06.30 civarında diğer generallerin rehin tutulduğu binaya götürülerek Tümgeneral Haluk Şahar'ın olduğu odaya konulduğu, saat 07.30 civarında bu generallerle birlikte MAK ekibi tarafından helikoptere bindirilerek Ankara'daki Akıncı üstüne götürüldüğü, nitekim sanığın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Polatlı Topçu Füze Okulu soruşturmasına yönelik düzenlediği iddianamede mağdur olarak yer aldığı, Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna üye olduğu, ancak herhangi bir paylaşımının bulunmadığı, Darbe girişimine aktif olarak katılan bazı başka dosya sanıklarıyla olay esnasında yoğun şekilde cep telefonu irtibatının olduğu, Sanığın isim ve irtibat bilgilerinin Acıbadem Türk Telekom Bölge Müdürlüğünün işgal edilmesi eylemine katılan ve girdiği silahlı çatışma sonucu etkisiz hale getirilen Yüzbaşı ......'in ajandasındaki notlarda yazılı olduğu, Hava Harp Okulunun Atatürk Havalimanının yanındaki askeri bir pistinin olduğu, darbe girişimine katılan ... helikopterlerin iniş ve kalkışı ile yakıt ikmali konusunda okulun imkanlarından istifade edildiği, ayrıca bir kısım okul personelinin de darbe girişimi esnasında bir çok faaliyete iştirak ettiği, bu kapsamda Hava Harp Okuluna bağlı Yalova Hava Meydan Komutanlığında tatbiki eğitim kampındaki yaklaşık üç yüz civarındaki öğrencinin darbe girişimi faaliyetlerine destek amacıyla kara ve hava yoluyla İstanbul'a gönderildiği, sözde sıkıyönetim emri ekindeki atama listesinde TRT İstanbul Müdürü olduğu belirtilen Hava Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanı Kurmay Albay...'in emrindeki bir kısım personelle TRT Ulus binasının işgaline katıldığı, Ümraniye'deki Casper Plazanın çatısına indirilen helikopterle yayınların kesilmesi için temin edilen sivil ekibin alındığı, Hava Harp Okulu Kurmay Başkanı .......'nın emrindeki bir kısım personelle birlikte Atatürk Havalimanı dış apron kısmının ve İstanbul Valiliğinin işgali faaliyetine katıldığı, Hava Harp Okulu Destek Grup Komutanı Albay ...... ile 5. Filo Komutanı Binbaşı......'ın Atatürk havalimanı kontrol kulesi ve pasaport kontrol noktalarının işgali faaliyetine katıldıkları, Okul Dekanı sanık ...'ün personel çağırma planı uygulayarak okula gelen bir kısım personeli işgal faaliyetlerinde görevlendirdiği, pilot Üsteğmenler..... ve ..... tarafından kullanılan Hava Harp Okuluna ait iki helikopterin gece boyunca okulun askeri personel ve öğrencilerinin faaliyet alanlarına taşınmasında kullanıldığı, bir kısım askeri personelin Digitürk binasını işgal ederek yayınları kestikleri, Yalova'daki kamptan gelen ve esasen Valilik binasının işgali faaliyetinde görevlendirilmiş olan Hava Harp Okulu Öğrenci Alayı 3. Filo Komutanı Kurmay Binbaşı Gazi Odacı emrindeki askeri öğrencilerin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü üzerinde hareket kabiliyetlerini yitirmeleri üzerine buradaki askeri unsura dahil olup faaliyet gösterdikleri, Hava Harp Okulu Öğrenci Alayı 4. Filo Komutanı Binbaşı ......ın emir ve komutasındaki subay ve askeri öğrencilerin Sabiha Gökçen Havalimanına takviye amacıyla gittikleri esnada Tuzla Orhanlı Gişelerinde kolluk kuvvetlerince durdurulduklarında polislere silahlarını bırakmalarını ve teslim olmalarını söyledikten sonra çıkan çatışmada bir polis memuru ve dört vatandaşın vurularak öldürüldüğü, Hava Harp Okulu Öğrenci Alayı 2. Filo Takım Komutanı Kurmay Yüzbaşı ......'nın emir ve komutasındaki subay ve askeri öğrencilerin Tuzla Mehmetçik Vakfı mevkiine geldiklerinde daha fazla ilerleyememeleri üzerine kendilerine engel olmaya çalışan iki sivili yaraladıkları ve polis memurlarını da darp edip silahlarını alarak yolu açtıktan sonra İstanbul'a doğru hareket ettikleri, Hava Harp Okulu Öğrenci Alayı 3. Filo Kol Komutanı Kurmay Yüzbaşı .......'nın emir ve komutasındaki subay ve askeri öğrencilerin Kavacık Ümraniye Çakmak Köprüsü mevkiinde kolluk tarafından durdurulup göz altına alındıkları, anlaşılmakla sanığın hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan, doğrudan ika ettiği icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer alması nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin kabulde ve ayrıca darbe girişiminin İstanbul'a ilişkin planlama ve icrasına bizzat katılan sanığın, İstanbul'da hakimiyetin ele geçirilmesi ve darbe girişiminin başarılı şekilde gerçekleştirilmesi için işlenen kasten öldürme (87 kez), konut dokunulmazlığının ihlali (2 kez), iş yeri dokunulmazlığının ihlali (3 kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (2 kez), ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması ile haberleşmenin engellenmesi (2 kez) suçlarından da cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak söz konusu bu suçlar üzerinde müşterek hakimiyet kurmadığı ve somut olayda yönetici konumunda olduğu nazara alındığında TCK'nın 220/5. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerekirken TCK'nın 38. maddesi kapsamında azmettiren olarak nitelendirilmesi sonuca etkili olmadığından ve ayrıca TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca kurulan hüküm yönünden 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile Atatürk Havalimanının işgali ve Sabiha Gökçen Havalimanının teşebbüs aşamasında kalan işgal girişiminin farklı eylemler olarak gerçekleştirildiği gözetilerek gerçek içtima hükümlerine göre anılan madde uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken somut olayda tatbik imkanı olmayan TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükümleri uygulanarak TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca bir kez mahkumiyet kararı verilmesi bu cezanın teşdiden belirlenmiş olması karşısında gerçek içtima kuralına göre ayrı ayrı cezalandırma halinde de teşdiden uygulama yapılacağından daha fazla cezayı gerektirmekle aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine TCK'nın 223/3. maddesinden kurulan hükümde eylemin en ağır olan hava ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması olduğundan bahisle tek suç olarak nitelendirilmesinden sonra zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmesi suretiyle cezanın arttırılması yukarıda belirtilen hatalı uygulama dikkate alındığında çifte atıfet yasağı söz konusu olduğundan ve söz konusu aynı hükümde sonuç cezanın TCK'nın 61/7. maddesi dikkate alınmaksızın fazla olarak belirlenmesi yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. 5)Sanık ... yönünden; Sanığın 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında Kurmay Albay rütbesiyle Komutan Yardımcısı olarak görev yaptığı, Sanığın Sulh Ceza Mahkemesindeki 17 Temmuz 2016 tarihinde alınan ifadesinde "sıkıyönetim ilanı önümüze konunca bir taraf seçmeliydik, bulunduğumuz ortamda bu ilanın karşısında duramadım" dediği, 13 Temmuz 2016 Çarşamba günü saat 20.00 - 01.30 arasında 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında yapılan ve darbe girişiminin İstanbul'daki faaliyetlerinin planlaması ve ayrıntılarının konuşulduğu toplantıya katıldığı, 14 Temmuz 2016 Perşembe günü Ankara'da Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanlığında yapılan toplantıya tugayı temsilen katıldığı, 15 Temmuz 2016 günü mesaiyi terk etmeyip karargahta kaldığı, firari sanık ... ...nun darbe girişiminin erkene alındığı bilgisini verip Tugay Komutanını çağırmasını istemesi üzerine saat 20.24'te Tugay Komutanı sanık ...'yu arayarak tugaya geri gelmesini söylediği, Tanık Yüzbaşı ...'ın mahkemede alınan ifadesinde sanığın Üsteğmen ....'e emir ve komuta ettiği iki tanktan oluşan unsurla birlikte kışla önündeki D-100 Karayolu'na çıkarak Tuzla - İstanbul istikametini araç trafiğine kapatmaları emrini verdiğini, emri sorgulamaya başladıklarını, Üsteğmen ....e sanığı tekrar arattığını, Üsteğmen.....in telefonu hoparlöre verdiğini, bu sırada kendisinin söz alarak sanığa hitaben "Komutanım biz nizamiyeye geldik ama sizin verdiğiniz emri tam anlayamadık, ne yapacağımızı bir daha söyler misiniz bize" diye soru sorduğunda sanığın cevaben "abicim, bak E-5 Karayolu'na çıkacaksınız, Tuzla'dan gelen trafiği keseceksiniz, İstanbul'dan çıkış trafiği açık olacak, Tuzla'dan gelen trafik Tugayın önündeki köprüden dönüp İstanbul çıkışına doğru geri dönecek" dediğini ifade ettiği, Kara Harp Akademisinde kurmay subay öğrenci olup darbe girişimi faaliyetleri kapsamında 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında görevlendirilen.....'nun kendi aracıyla yanına üç kurmay subay öğrenciyi de alarak tugaya gitmek için yola çıktığında sanığın saat 22.45'te arayarak çabuk gelmelerini istediği, bunun üzerine saat 23.00 civarında tugaya girerek karargaha gittiklerinde sanığın "arkadaşlar, kimse kalmadı, siz üç dört tankçı arkadaş Sabiha Gökçen havaalanına gidin" diyerek emir verdiği, .....'na da dönerek "sen de burada ol, eski kurmay başkanının yanında dur" dediği, akabinde ......'nun eski kurmay başkanı firari sanık ... ....'ın yanına gidip telsizden konuşmaları dinledikten sonra telsiz kodlarını okuyarak her kodun karşısına yerine ulaştı veya şu an yolda şeklinde söylediklerini yazdığı, Saat 23.59'da sanık ...'ı arayarak kurmay subay öğrencilerin gelip gelmediğini sorduğu, ancak takviye olarak gönderdiği bu ekibin trafiğin kilitlenmesi nedeniyle havalimanına ulaşamadan tugaya geri döndükleri, Fenerbahçe Orduevine giden 3. Mekanize Piyade Bölük Komutan Vekili Üsteğmen ......'ı saat 00.27'de arayıp birliklerin akıbetini sorduğu, Tugayda darbe girişimine aktif olarak katılan bazı birlik komutanlarının ve kendisinin dahil olduğu ve "Sulh" adıyla saat 21.05'te etkinleştirilen başka bir WhatsApp grubuna saat 21.53'de "arkadaşlar çıkışı bildirin" şeklinde mesaj attığı, Sabiha Gökçen Havalimanının işgali için gönderilen unsurun içinde yer alan Yüzbaşı ......ün müdafii huzurunda alınan 04.08.2016 tarihli savcılık ifadesinde Sabiha Gökçen'de yaşanan olumsuz gelişmeler, sivil halkın tankların üzerine çıkarak gösterdiği tepki, linç girişiminde bulunmaları karşısında Tabur Komutanı sanık ... ile iletişim kuramayınca sanığı ve o esnada Acıbadem Türk Telekom Binası önünde olan Harekat Eğitim Şube Müdürü Yüzbaşı ......'i birkaç kez arayarak ne yapacağını sorduğunu, her ikisinin de takviye göndereceklerini söylediklerini, bunun işe yaramayacağını belirtmesi üzerine sanığın her ne pahasına olursa olsun mutlaka havalimanına girilmesini, gerekirse sivil halka ve direnen tüm unsurlara karşı silah kullanılması gerektiğini, polise mukavemet gösterilerek teslim olunmayacağını söylediğini belirttiği, Eski Tugay Komutan Yardımcısı Albay ...'ın tugayı kontrol altına almaya başlaması üzerine Kara Harp Akademisinde kurmay subay öğrenci olup darbe girişimi faaliyetleri kapsamında 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında görevlendirilen kurmay subay öğrencilerden .....in sanıkla mesajlaştığı, .....'in saat 02.07 ve 03.07'de sanığa attığı mesajlarda "nizamiyeden çıkamadık, 2 nolu nizamiyeye gidiyoruz, Hançeri Albay burada, personeli koğuşa sevk ediyor" ve ayrıca saat 03.17 ve 03.30'da attığı mesajlarda "silahları topluyorlar, herkesi topladı" dediği, buna karşılık sanığın ise İsmail Girgin'e gönderdiği 03.08'deki mesajda "müsaade etme" diye cevap verdiği, Eski Tugay Komutan Yardımcısı Albay ...'ın darbe girişimi faaliyetlerinden vazgeçirmek için ısrarla aradığı halde telefonlarına çıkmadığı, ancak saat 03.14'te cevap verdiği, Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna üye olduğu, ancak herhangi bir paylaşımının bulunmadığı, Darbe girişimine aktif olarak katılan bazı başka dosya sanıklarıyla olay günü ve gecesinde yoğun şekilde cep telefonu irtibatının olduğu, Tugayın komuta heyetini oluşturan Tugay Komutanı sanık ..., Kurmay Başkanı sanık ..., görevi devretmesine rağmen olay günü tugaya gelip fiilen katılan eski Kurmay Başkanı firari sanık ... ...., birlik komutanları 1. Tank Tabur Komutanı sanık ..., 2. Tank Tabur Komutanı firari sanık .... ve Topçu Tabur Komutanı....., Harekat Eğitim Şube Müdürü Mehmet Karabekir ile birlikte kalkışma faaliyeti süresince eylem ve irade birliği içerisinde hareket ederek İstanbul'un Anadolu yakasında önceden belirlenen kritik bölgeleri kontrol altına almak ve ele geçirmek amacıyla askeri personel ve araçların sevkinde aktif görev aldığı, Saat 05.00 - 06.00 sıralarında darbe girişimi kapsamında eylem irade birliği içerisinde hareket ettiği sanıklar ... ve ... ile birlikte 2 nolu nizamiyeden kaçmak için girişimde bulunduğu, ancak emrindeki askerlerle bu noktayı tutan Üsteğmen ... tarafından izin verilmemesi üzerine adı geçenlerle birlikte Bayraktepe Üs Bölgesi civarında teslim olduğu Anlaşılmakla, sanığın hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan, doğrudan ika ettiği icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer alması nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin kabulde ve rütbesi, konumu, görev yaptığı yer ile darbe girişimi kapsamında İstanbul Anadolu yakasında gerçekleştirilen faaliyetlerin organizasyonunda ve icrasında oynadığı etkin rol dikkate alınarak İstanbul Anadolu yakasında hakimiyetin ele geçirilmesi ve darbe girişiminin başarılı şekilde gerçekleştirilmesi için işlenen kasten öldürme (43 kez) ve hava ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçlarından da TCK'nın 38. maddesi kapsamında azmettiren olarak sorumlu tutulmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca kurulan hüküm yönünden 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile Sabiha Gökçen Havalimanının teşebbüs aşamasında kalan işgal girişiminin farklı eylemler olarak gerçekleştirildiği gözetilerek gerçek içtima hükümlerine göre anılan madde uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken somut olayda tatbik imkanı olmayan TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükümleri uygulanarak TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca bir kez mahkumiyet kararı verilmesi bu cezanın teşdiden belirlenmiş olması karşısında gerçek içtima kuralına göre ayrı ayrı cezalandırma halinde de teşdiden uygulama yapılacağından daha fazla cezayı gerektirmesi ve yine TCK'nın 223/3. maddesinden kurulan hükümde tamamlanmış suçlar dikkate alınmadan eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle TCK'nın 35. maddesinin tatbiki suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ve anılan suça ilişkin kabule göre de TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 6)Sanık ... yönünden; Sanığın Kara Harp Akademisinde Kurmay Yarbay rütbesiyle Harekat ve İstihbarat Ana Bilim Dalı öğretim elemanı olarak görev yaptığı, Sanığın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde 23.07.2016 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından müdafi huzurunda alınan ifadesi ile İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinde 25.07.2016 tarihindeki savunmasında üzerine atılı suçlamaları ikrar ederek Yurtta Sulh adlı WhatsApp grubunun üyelerinden olduğunu, 11 Temmuz 2016 Pazartesi günü akşamı Ankara'da Altınpark civarında adresini bilmediği bir evde altı kişi toplandıklarını, bu toplantıda silahlı kuvvetlerin topyekun emir komuta zinciri içerisinde idareye el koyacağının söylendiğini, Ankara'da yeni atandığı askeri birliğe katılım işlemlerinin tamamlanmamış olması nedeniyle buradaki faaliyetlerde görev alamayacağından dolayı kendisine verilen görevin İstanbul'daki gelişmeleri Genelkurmaydaki Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezine iletmek ve görev yerinin de Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı olduğunun söylenildiğini, 13 Temmuz 2016 günü firari sanıklar...... ve ......'le birlikte İstanbul'a geldiklerini, darbe girişiminin İstanbul ayağının hazırlık ve planlanması hususunda toplantılar gerçekleştirdiklerini, 15 Temmuz 2016 günü saat 17.00 sıralarında 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında Tugay Komutanı sanık ...'nun yanına gittiklerini, Ankara'dan harekatın saat 03.00'te olacağına dair haber geldiğini, sanık ...'nun "hazırlıklar ona göre tamamlansın" şeklinde emir verdiğini, saat 20.00 sıralarında Ankara'dan Albay ...'nin arayarak harekatın erkene çekildiğinden bahisle hazır olmaları gerektiğini söylediğini ve birkaç dakika sonra ise......nu aradığında harekata başlayın dediğini, bunun üzerine.....'nun Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubunu kurduğunu, halkın sokağa çıkması üzerine harekatta sıkıntılar olmaya başlayınca WhatsApp grubunda ...'nin mukavemet edilirse ateş edilmesi yönünde mesaj attığını, bunu gören sokaktaki tüm rütbelilerin buna riayet ederek silah kullanmaya başladıklarını, bu sırada Tugay Komutanının odasında ..., ..., Uzay Şahin,..... ve kurmay başkanı ile birlikte televizyondan takip yaptıklarını, darbe girişimi olumsuz yönde seyretmeye başlayınca asıl görev yerlerinin burası olmaması nedeniyle ... tarafından tugayı terk etmelerinin istendiğini, bunun üzerine Uzay Şahin ve Mehmet Murat Çelebioğlu ile tugayın arka tarafındaki ormanlık alandan yola çıkarak kışlayı terk ettiklerini, kara yolu ile önce Düzce'ye akabinde Ankara'ya gittikten sonra burada ayrıldıklarını ve memleketi Sivas'a gittiğini beyan ettiği, Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nde tutuklu iken kendi el yazısıyla kaleme aldığı 07.09.2016 tarihli 17 sayfadan oluşan beyanlarını içerir dilekçesinin, sanıkla vekaletnameli müdafii arasında gerçekleştirilen görüşme sırasında soruşturma savcısına gönderilmek üzere cezaevi idaresince alındığı, Savcılıkta 10.10.2016 tarihinde müdafi huzurunda verdiği ifadesinde önceki ifadelerini tekraren cezaevinde 17 sayfalık kapsamlı bir dilekçe hazırladığını, burada savunmasını genişlettiğini, bu dilekçesinin savcılığa ulaşmasından sonra tekrar beyanda bulunmak istediğini söylediği, Anılan dilekçesinin ulaşmasından sonra İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nde 30.11.2016 tarihinde müdafi huzurunda ek ifadesinin alındığı ve teşhislerde bulunduğu, bu ifadede dilekçesi kapsamında sorulan soruları cevapladığı, ifadesinin sonunda 15 Temmuz darbe girişiminin topyekun bir TSK faaliyeti olduğunu düşündüğü için bu girişime iştirak ettiğini ve bu nedenle isnat edilen darbe suçlamasını kabul ettiğini, yaşadığı bu süreçte hiçbir ayrıntıyı atlamayarak darbe teşebbüsüyle ilgili tüm bildiklerini anlattığını, ancak FETÖ/PDY örgütüne üye olduğu suçlamasını kabul etmediğini, ifadelerinin samimi olduğunu, 17 sayfalık dilekçesinin de soruşturma evrakı içerisine konulmasını istediğini ifade ettiği, 17.01.2017 tarihinde savcılıkta müdafi huzurunda alınan ifadesinde önceki ifadelerini tekrar ettiğini belirtip İstanbul'daki hazırlık toplantılarına ilişkin anlatımda bulunduğu, Yurtta Sulh Konseyi tarafından sanığa darbe girişimi sırasında İstanbul'da bulunarak İstanbul ile darbe girişiminin merkez üssü konumundaki Ankara arasındaki iletişimi ve koordinasyonunu sağlamak görevinin verildiği, sanığın bu görevi itibariyle darbe girişimi sırasında irtibat ve koordinasyonu sağlayacak üç kişilik timde firari sanıklar......ve.... ile birlikte görev alarak darbe girişimi günü bulunduğu 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı Karargahından Yurtta Sulh adlı whatsapp grubu ve telefon görüşmeleri üzerinden faaliyetleri denetlemek suretiyle verilen emirleri ilettiği ve ayrıca gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin raporları Ankara'daki merkez yapılanmasına ileterek gelen talimatları tekrar İstanbul'daki birlik komutanlarına aktardığı, Darbe girişiminde aktif rol alan asker şahıslarla 11 Temmuz 2016 tarihinden itibaren çok yoğun telefon irtibatı kurduğu, Yurtta Sulh adlı WhatsApp grubu üzerinden faaliyetleri takip ederek buradan yönlendirmeye çalıştığı, Harp Akademileri Komutanı Korgeneral ...'nu derdest ederek Hadımköy'deki askeri cezaevine götüren ekibin başındaki emir subayı Binbaşı .....'ın bu faaliyeti birlikte ifa edeceği emir astsubayları ......'ı faaliyete ikna noktasında sorun yaşaması üzerine firari sanık .....'in bu emir astsubaylarını arayarak tehdit etmesiyle sorunun çözümlendiği, nitekim saat 21.18 - 21.28 saatleri arasında Binbaşı .....'la 3 kez arka arkaya telefon görüşmesi gerçekleştiren sanığın WhatsApp grubuna saat 21.32'de "Fatih ve ekibi ile görüşüldü, sorun yok" şeklinde bildirimde bulunarak rapor verdiği, saat 21.43'de "Fatih durum: pozitif ? negatif ?" diyerek son durumu soran sanığın WhatsApp grubuna kayıtlı olmayan Binbaşı Fatih Irmak'tan haber alamaması üzerine peşinden hemen saat 21.44'de Binbaşı ......'a mesaj atıp akabinde 21.55'de bir görüşme gerçekleştirdiği, sanık ... ile saat 21.54'de yaptığı telefon görüşmesinden bir dakika sonra saat 21.55'de gruba yazdığı "..... arandı, kapıları açtıracak ve ..... ile görüşüyor" diyerek durum bildirdiği, Hadımköy Kışla Komutanı Albay......ile saat 22.01 - 22.20 arasında birkaç telefon görüşmesi gerçekleştirdikten sonra saat 21.56'da WhatsApp grubuna "Harp Akademileri Komutanı alındı, Hadımköy ekibi takip" ve saat 22.46'da "Hadımköy acele etsin, Harp Akademileri Komutanı ulaştı, itaat ediyor, içeride oturuyorlar" şeklinde mesajlar yazdığı, Binbaşı ......'ın 03.08.2016 tarihinde müdafi huzurunda alınan savcılık ifadesinde ... ile birlikte Hadımköy'e ulaşmalarından sonra saat 21.55'te sanığı arayarak kışlaya intikal ettiklerini söylemesi üzerine sanığın "tamam oraya bir ekip gelecek" diye cevap verdiğini, ekibin gelmemesi üzerine tekrar arayıp "neyi bekliyoruz" diye sorduğunda sanığın bu kez de cevaben ekibin kışlaya geleceğini ancak trafiğe takıldığını ve bir süre daha beklemelerini söylediğini beyan ettiği, ayrıca takviye ekipte yer alan Kara Harp Akademisinde öğretim görevlisi Kurmay Binbaşı .....'un da müdafi huzurunda alınan 03.08.2016 tarihli savcılık ifadesinde saat 22.00 sıralarında kendisini arayan sanığın cezaevine ulaşıp ulaşmadıklarını sorduğunda trafik nedeniyle sıkıntı yaşadıkları şeklinde cevap verdiğini ifade ettiği, böylece sanığın Harp Akademileri Komutanı katılan Korgeneral ...'nun ceza evine konulmasını takip ettiği, Hava Harp Akademisinde öğretim görevlisi olan Kurmay Binbaşı ......'ın savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmasında sıkıyönetim direktifinin gelmesinden sonra arayan sanığın Deniz Harp Akademisi Komutanı katılan Tuğamiral ...'i bulamadıklarını söylediğini, bunun üzerine Kara Harp Akademisinden üç öğrenciyle birlikte katılanı evde bulamayınca makamına gittiklerini beyan ettiği, bu hususta sanığın katılan Tuğgeneral ...'in enterne edilmesi girişiminde bulunan Kurmay Binbaşı..... ile saat 23.48, 23.51, 23.57, 00.02 ve 00.04'te beş kez irtibat kurduğu, yine bu faaliyete aktif olarak katılan öğrenci subaylardan Yüzbaşı ..... ile saat 22.43, 23.15, 23.24, 23.28, 23.41, 23.45, 23.49, 00.05, 01.01, 01.39 saatleri arasında yoğun bir telefon irtibatının olduğu, böylece katılan Tuğamiral ...'in enterne edilmesi girişimiyle yakından ilgilendiği, Kuleli Askeri Lisesi Komutanı Albay .....ın Yurtta Sulh WhatsApp grubuna saat 23.39'da darbe girişiminin Ankara'da Genelkurmay Başkanlığı ayağındaki Tuğgeneral......ün telefon numarasına ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine sanığın saat 23.40'da "0 530 ..... partigöç paşa" diye yazarak irtibat numarasını paylaştığı, İstanbul'daki basın yayın kuruluşlarının ve televizyonların yayın faaliyetlerinin bir an önce susturulması için bilişimci sivil ekibin acilen devriye girmesinin gerekmesi üzerine Hava Harp Okulu Dekanı sanık ...'ü saat 00.19'da cep telefonuyla arayan sanığın bu görüşmeden hemen sonra WhatsApp grubuna saat 00.20'de "Hava'dan Gümüş Albay basın için ekibin intikal halinde olduğunu söyledi" şeklinde mesaj yazarak bu konuda gruba rapor verip bildirimde bulunduğu, Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna saat 00.23'te gönderdiği "Selimiye 4 ZPT giriş yaptı" şeklindeki mesajı ile 2. Zırhlı Tugay Komutanlığından hareket eden 4 ZPT'nin Selimiye Kışlasına ulaştığını bildirdiği, saat 01.46'da aynı gruba "Ege Ordu Komutanı telefonla arıyor, cevap vermeye gerek var mı" diye yazan Sakarya 1. Motorlu Piyade Tugay Komutan Vekili Albay ....'a saat 01.47'de "gerek yok komutanım" diyerek cevap verdiği, saat 02.37'de ise "Ankara'dan gelen talimat: ATEŞ EDİLECEK" mesajını yazarak Ankara'daki komuta merkezinden gelen talimatı ilettiği, Fenerbahçe Orduevine gönderilen unsurların başındaki 3. Mekanize Piyade Bölük Komutan Vekili Üsteğmen Kayhan Korkmaz'ın kendi davasındaki savunmasında olayların orduevinin emniyetini sağlamaya dönük bir faaliyet değil bir darbe girişimi olduğunu ve sanık ...'nın kendisini kandırdığını anlaması üzerine saat 02.08'de telefonla aradığı sanık ...'ya bu durumu izah edip dönüş için hazırlıklara başladığını söylediğinde sanık ...'nın bu haberlere itibar etmemesini ve emirlere itaat edip doğrudan Selimiye Kışlası'na gitmesini söylediğini, akabinde saat 02.24'te kendisini arayan sanığın Acıbadem Türk Telekom bölgesindeki Yüzbaşı Mehmet Karabekir'e destek için gitmesini söylemesi üzerine "ben yalnızca amirlerimden emir alırım" şeklinde cevap verdiğinde "seninle görüşürüz" diyerek telefonu kapattığını belirttiği, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Harekat Merkezinde görevli Kurmay Yarbay.....'in de savcılıkta müdafi huzurunda alınan ifadesinde Tugay Kurmay Başkanı Yarbay......'nın saat 21.30 civarında bir hareketlenme yaşanınca sanığı aramasını söyleyerek faaliyetin öne alınıp alınmadığını araştırmasını istediğini, bunun üzerine sanığı aradığında sanığın "birlikler acele etsin, darbe başladı, planı hemen uygulamaya koysunlar" dediğini ifade ettiği, Darbe girişiminin başarısızlığa uğradığının anlaşılmasından sonra 16 Temmuz 2016 günü saat 05.30 - 06.00 civarında firari sanıklar ..... ve .....'le birlikte 2. Zırhlı Tugay Komutanlığının konuşlu olduğu kışlayı terk ederek kaçtıkları, kara yolu ile Ankara'ya intikal ettikleri, sonrasında memleketi Sivas'a gittiği, kullanmakta olduğu telefon hattını kırarak imha ettikten sonra yeni bir hat alıp kullanmaya başladığı, 21 Temmuz 2016 günü ailesiyle birlikte İstanbul'a doğru gelmekte iken Kandıra gişelerine varmadan ihbar üzerine kolluk tarafından yakalandığı, İkametgahında yapılan aramada bulunan ajandada "sosyal medyayı nasıl yöneteceğiz?, yetkimiz var mı?" "sıkıyönetim komutanı kim olacak SÖGK X başkası?" şeklinde notların olduğunun tespit edildiği Anlaşılmakla sanığın hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan, doğrudan ika ettiği icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer alması nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin kabulde ve ayrıca darbe girişiminin İstanbul'a ilişkin planlama ve icrasına bizzat katılan sanığın, İstanbul'da hakimiyetin ele geçirilmesi ve darbe girişiminin başarılı şekilde gerçekleştirilmesi için işlenen kasten öldürme (87 kez), konut dokunulmazlığının ihlali (2 kez), iş yeri dokunulmazlığının ihlali (3 kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (2 kez), ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması ile haberleşmenin engellenmesi (2 kez) suçlarından da cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak söz konusu bu suçlar üzerinde müşterek hakimiyet kurmadığı ve somut olayda yönetici konumunda olduğu nazara alındığında TCK'nın 220/5. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerekirken TCK'nın 38. maddesi kapsamında azmettiren olarak nitelendirilmesi sonuca etkili olmadığından ve ayrıca TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca kurulan hüküm yönünden 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile Atatürk Havalimanının işgali ve Sabiha Gökçen Havalimanının teşebbüs aşamasında kalan işgal girişiminin farklı eylemler olarak gerçekleştirildiği gözetilerek gerçek içtima hükümlerine göre anılan madde uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken somut olayda tatbik imkanı olmayan TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükümleri uygulanarak TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca bir kez mahkumiyet kararı verilmesi bu cezanın teşdiden belirlenmiş olması karşısında gerçek içtima kuralına göre ayrı ayrı cezalandırma halinde de teşdiden uygulama yapılacağından daha fazla cezayı gerektirmekle aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine TCK'nın 223/3. maddesinden kurulan hükümde eylemin en ağır olan hava ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması olduğundan bahisle tek suç olarak nitelendirilmesinden sonra zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmesi suretiyle cezanın arttırılması yukarıda belirtilen hatalı uygulama dikkate alındığında çifte atıfet yasağı söz konusu olduğundan ve söz konusu aynı hükümde sonuç cezanın TCK'nın 61/7. maddesi dikkate alınmaksızın fazla olarak belirlenmesi yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni yapılmamış; sanığın soruşturma aşamasındaki ifadelerinde gerek darbe girişimi öncesindeki hazırlık ve planlama toplantıları gerekse darbe girişimi esnasındaki faaliyetler hakkında somut ve ayrıntılı anlatımlarıyla suçluların belirlenmesi bakımından önemli bir katkısı söz konusu ise de yargılama aşamasındaki savunmalarında anılan beyanlarından döndüğünü belirterek atfı cürüm mahiyetinde açıklamalar yaptığı nazara alındığında sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması yerinde bulunmuştur. 7)Sanıklar ... ve ... yönünden; Sanık ...'nın Kurmay Albay rütbesiyle Hasdal Kışlasındaki 6. Motorlu Piyade Alayının Alay Komutanı iken 23. Motorlu Piyade Tümen Komutanlığı emrine atanması nedeniyle 14 Temmuz 2016 günü gerçekleştirilen devir teslim töreni ile görevini Kurmay Albay rütbesiyle Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Kolordu Harekat Eğitim Şube Müdürlüğünden tayinen gelen sanık ...'ye devrettiği, bu nedenle sanık ...'nın alayla ilişiğinin kesildiği ayrıca 15 Temmuz 2016 - 08 Ağustos 2016 tarihleri arasında yıllık izinli olduğu, Sanık ...'nın İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği'nde 30.08.2016 tarihinde alınan savunmasında görevi devrettiği sanık ...'nin 15 Temmuz akşamı saat 20.30 - 21.15 sıralarında lojmana sivil plakalı araç göndererek kendisini evinden aldırdığını, kışlaya gittiğinde sanık ...'deki sıkıyönetim kararını okuyup incelediğini, bu emrin Genelkurmaydan geldiğini görünce askeri liseden beri aldığı eğitim gereği üst komutanlıklardan gelen emir ve talimatları sorgulama durumu söz konusu olmadığından sıkıyönetim kararının doğru olduğunu düşündüğünü beyan ettiği, Sanık ...'nın Hava Harp Okulunda 14 Temmuz 2016 tarihinde akşam saatlerinde yapılan ve darbe girişiminin İstanbul'un Avrupa yakasındaki faaliyetlerinin planlandığı ve ayrıntılarının konuşulduğu toplantıya sanık ... ile aynı araçta giderek katıldığı, sanık ...'nın haberci ve şoföre "araçtan inmeyin, kimseyle konuşmayın" diyerek talimat verdiği, sanık ...'nin de bu toplantıya ayrı bir araçta sanık ... ile gelerek saat 21.30 civarında katıldığı, sanık ...'nin şoförü olan tanık er ...'ın mahkemede talimatla alınan ifadesinde Hava Harp Okuluna ulaştıklarında sanık ... Cebecinin bir isim söylemesi ve onunla görüşeceğini belirtmesi üzerine arama ve kimlik kontrolü yapılmadan içeri girdiklerini, bu sırada sanık ...'nin "demek ki şifre buymuş, bunu söyleyince arama bile yapmadan bizi aldılar" dediğini, aracı park ettikten sonra sanık ...'nin kesinlikle araçtan inilmemesini ve kimseyle konuşulmamasını emrettiğini belirttiği, söz konusu bu toplantıda sanık ...'ye Afet Koordinasyon Merkezi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Lojistik Destek Merkezi, TRT Harbiye Radyo Binası, Taksim Meydanı ve TRT TV Ulus Binasının kontrol ve işgal edilmesi görevinin verildiği, sanık ...'ya darbe girişimi kapsamında alaydaki faaliyetlerde sanık ...'nin yeni atanmış olması nedeniyle yardımcı olma görevinin verildiği, Sanıkların 15 Temmuz 2016 günü sabah saatlerinde başka bir birlikteki devir teslim törenine giderken araçtaki haberci ve şoföre İngilizce bilip bilmediklerini sorup onlardan bilmedikleri cevabını aldıktan sonra aralarında İngilizce konuşmaya başladıkları, sanık ...'nın aynı gün akşam saatlerinde askeri kamuflajıyla lojmanının yangın merdiveninden inerek sanık ... tarafından kendisini almak için gelen servis aracına binerek arka tarafa oturduğu, böylece sanıkların darbe girişimine yönelik faaliyetler öncesi gizlilik kurallarına azami surette riayet ettikleri, 15 Temmuz 2016 günü sabah saatlerinde sanık ...'nin, habercisi tanık er ...'a misafirlerinin geleceğini söylediği, misafir olarak bahsedilen Kara Harp Okulunda kurmay subay öğrencisi olan yirmi iki subayın sivil kıyafetli olarak akşam saatlerinde alaya geldiği, sanık ...'nin alay bahçesinde bu kişilerle gerçekleştirdiği toplantı esnasında kışlaya gelen sanık ...'nın yanlarına gittiği ve tanığa çay servisinin durdurulmasını söyleyip "Cavit arka tarafta dursun, sen arka tarafta dur, bizim bulunduğumuz bölgeye kimse girmesin, siz de bizim konuşmalarımızı dinlemeyin" dediği, bu toplantının saat 18.00 civarında bitmesini takiben iki araç içinde getirtilen silah, mühimmat ve hücum yeleklerinin kurmay subay öğrenciler tarafından kuşanıldığı, Saat 20.00 civarında tüm alayın sanıklar tarafından içtima alanında toplandığı, sanıkların burada kurmay subay öğrencileri yanlarına çağırarak plan yaptıkları, akabinde kurmay subay öğrencilerin dağıtılması suretiyle oluşturulan ve gerekli silah ve mühimmatla donatılan iki yüze yakın rütbeli ve erden oluşan alay askeri personeli ile araçlarının Afet Koordinasyon Merkezi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Lojistik Destek Merkezi, TRT Harbiye Radyo Binası, Taksim Meydanı ve TRT TV Ulus Binasının kontrol ve işgal edilmesi için saat 21.30 civarında çıkış emrini verdikleri, kışladan çıkmadan önce sanık ...'nın "gazanız mübarek olsun" dediği, olaydan sonra alay komutanı makam odasında yapılan aramada sanık ...'nın eğitim elbisesinin cebinde bulunan belgede kurmay subay öğrencilerin yukarıda belirtilen yerlere göre gruplandırılmış olduğunun tespit edildiği, üst kısmında sanıkların isimleri ile kurmay subay öğrencilerin isim ve görev yerleri yazılı olan benzer bir listenin de kurmay subay öğrencilerden Kurmay Binbaşı Hamza Mermer'in üst aramasında bulunduğu ve bu listenin arka yüzünde "Gen. Kur. ve KKK.lığınca görevlendirildiniz, ateş açmada tereddüt yok, toparlanmalarına fırsat vermek yok, kararsızlık yok, law v.s. deyip geri durma, telefon kullanımı (önce ve sonra) dikkat" ibarelerinin yazılı olduğu, Tanık ...'ın mahkemede talimatla alınan ifadesinde saat 21.45 civarında dışarı çıkma sırası kendilerine geldiğinde sanık ...'nin dışarıda polis kıyafeti giyen teröristler olduğunu, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünde C-4 patlayıcıların olduğunu söyleyip kendilerinden önce kışladan çıkan arkadaşlarına yardım için gitmelerini söylediğini, bu esnada arka taraftan sesi gelen sanık ...'nın "bazı yerleri ele geçirdik" dediğini belirttiği, Sanıkların tanık erler ... ve ...'u saat 22.30 civarında nizamiyeye göndererek kameraların kapatılmasını, Tümen Komutanı dahil kimsenin kışlaya alınmamasını ve herhangi bir olay olduğunda ateş etmenin serbest olduğunu söylemelerini istedikleri, bunun üzerine anılan tanıkların nizamiyeye giderek bu emirleri nizamiyedekilere ilettikleri, Tanık er......'ın mahkemede talimatla alınan beyanında sanık ...'nın WhatsApp uygulamasına nasıl kişi ekleneceğini sorduğunu, sürekli telefon görüşmeleri yaptığını, telefonda konuşurken "sakın çekilmeyin, elebaşlarını vurun" tarzı şeyler söylediğini beyan ettiği, tanık er ...'un mahkemede talimatla alınan beyanında sanık ...'nın telefonla konuştuğu kişilere "geri çekilmeyin, gerekirse üstlerine sıkın, diğer bölgelerde üstlerine sıkmışlar ve kalabalık dağılmış" dediğini duyduğunu, daha sonra sanıkların Taksim'i ve TRT binasını ele geçirdik diye sevinmeye başladıklarını ifade ettiği, Taksim Meydanına gönderilen kurmay subay öğrencilerden .....ın savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmasında kendisi gibi akademi öğrencisi olan .....'nın yaşanan olaylar sırasında sanık ... ile telefonla görüştüğünde sanığın "gerekirse ateş edin" talimatı verdiğini ancak kendilerinin bu emri kesinlikle uygulamadıklarını, bir süre sonra kendisinin telefonla arayıp iyice köşeye sıkıştıklarını ve ne yapmaları gerektiğini sorduğu sanık ...'nin "geri çekilmeyin" şeklinde emir verdiğini ifade ettiği, Yüzbaşı......'nın savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmasında Taksim Anıtı bölgesinde iken bilmediği bir numaradan arandığını, cevap verdiğinde sanık ... olduğunu anladığını, durumu sorması üzerine olayları anlattığını ve kışladan çıkarken kendilerine anlatıldığı gibi bir durum olmadığını söylediğini, bunun üzerine sanık ...'nın "birazdan F-16 uçakları gelecek, siz de ateş edin" diye söylediğini belirttiği; 23. Tümen Komutanı Tümgeneral ...'ın kışlaya girmiş olduğunu öğrenen sanıkların bu hususa sinirlendikleri, sanık ...'nın sanık ...'ye Tümen Komutanının her şeye karışıp burnunu soktuğunu söylediği, sonrasında sanıkların Tümen Karargahına doğru yanındaki askerlerle birlikte gittikleri ancak Tümen Komutanını bulamadıkları, saat 23.00 sıralarında karargah girişinde karşılaştıkları Tümen Kurmay Başkan Vekili tanık Albay ...'i sanık ...'nın durdurarak elindeki sözde sıkıyönetim emrini kendisine vermesini istediği, bunu reddeden tanığa hitaben "burada emirleri ben veririm" dediği, tanığın "burada emirleri sen veremezsin, Tümen Komutanı verir" şeklinde cevap vermesi üzerine tekrar emri isteyip "emri ver, vururum seni" diyerek tehdit ettiği, tanığın "vurursan vur, buradayım, karşındayım, ne yapacaksan yap" şeklinde karşılık vermesi üzerine sanık ...'nın tabancayla havaya bir el ateş ettiği ve emrindeki askerlere "alın bunu" diyerek tanığı karargah önünde derdest ettirdiği, tanığın elindeki sözde sıkıyönetim emrini sanık ...'nin alıp sanık ...'ya verdiği ve bir müddet bu emri incelediği, akabinde tanığın "bu yaptığınız yanlış, yanlış yoldasınız, bu uygulanacak bir emir değil" diyerek uyarıda bulunduğu, yapılan UYAP sorgulamasında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/61 Esas sayılı dosyasında sanıkların tanık Albay ...'e yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkum oldukları ancak hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, Alayda nöbetçi astsubayı olan tanık Astsubay.......'ın mahkemede talimatla alınan beyanında saat 24.00'e doğru nizamiyeye gelen sanık ...'nin durumla ilgili bilgi istemesi üzerine dışarıda polis olarak değerlendirdiği silahlı şahısların olduğu şeklinde bilgi verdiğini, akabinde sanık ...'nin "kim gelirse gelsin, buradan kimseyi geçirmeyeceksin, gerekirse ateş açacaksın" dediğini, polisler kışlaya gelirse onlara nasıl ateş açarım diye şaşırıp tepki göstermesi üzerine sanık ...'nin "ne hissediyorsun" diye sorduğunu, bu soruya bir şey hissetmediği, ne olduğunu anlamaya çalıştığı, hiçbir şey düşünemediği cevabını vererek burada ne oluyor diye sorduğunu, akabinde sanık ...'nin "AKP Hükümeti bitti, yönetime el koyduk, yukarıda geçen helikopterlerin içerisinde tutuklular var" şeklinde sözler söylediğini ifade ettiği, Taksim Meydanına takviye için gönderilen unsurda yer alan Üsteğmen Mustafa Kemal Kütahya'nın savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmasında kışladan çıkıp saat 01.30 sıralarında Barbaros caddesine geldiklerinde kalabalıkla karşılaştıklarını, telefonla arayıp bu durumu sanık ...'ye bildirdiğinde sanığın "önce havaya ateş et, dağılmazlarsa üzerlerine ateş et" diye emir verdiğini, kabul etmeyip yapamayacağını söylediğinde ise sanık ...'nin bu kez "Barbaros Bulvarı'nda mevzilen orayı tut, yaklaşırlarsa yine çatış" dediğini belirttiği, Üsteğmen ..... ile aynı unsurda yer alan Üsteğmen ......nın savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmasında bu hususa ilişkin olarak sanık ...'nin sürekli arayarak ulaşıp ulaşmadıklarını sorması üzerine Barbaros bulvarından yukarı çıktıkları esnada barikatlar nedeniyle gidemediklerini kendisine söylediğinde sanık ...'nin "acımayın, ateş edin, öldürün" şeklinde emir verdiğini ifade ettiği, Sanık ...'nın Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubunda saat 21.29-00.38 arasında "6 başladı / 6. Alay AKOM çıktı varmak üzere / AKOM'a müdahale edildi, enterne ediliyor, personel emrimize uyuyor, birazdan kontrol altına alınacak / TRT Radyo yolda / AKOM kontrol altına alındı, çok acil havacıların teknik ekibini istiyorlar, görüntü izlemeyi kesmek için, kendileri yapamıyorlar, uğraşıyorlar / Lütfen yayın kesimi için teknik ekip arasın / TRT TV yola çıktı / LDÜ yolda / Belediye'den yüksek seviyedeki Mehmet Tunç Bey itaat ediyor, İBB'yi halledeceğim diyor, bana zarar vermesinler diyor, 532 ....... / AKOM'da görüntüler tamamen kesildi, kontrol altına alındı / Lojistik Destek Üssü kontrol altına alındı, yarın sabahtan itibaren Anadolu ve Avrupa yakasındaki tüm birliklerimizin yemek ihtiyacı için planlama yapıyoruz, ben genel resmi bilmediğim için genel resmi bilen bir arkadaşın LDÜ'ye gitmesi gerekiyor, LDÜ askerimizin 3 öğün yemek ihtiyacını karşılarız diyor / İl AFAD Müdürü Valilik'te sorun çıkmaz dedi, Edremit'ten İstanbul'a dönmek istiyor, faaliyeti destekliyor, gelişine müsaade edilebilir mi diye soruyor / TRT Radyo kontrol altına alındı / Taksim Meydanı yola çıktı / Taksim'de halk "en büyük asker bizim asker" tezahüratı yapıyor" şeklinde mesajlar yazdığı; saat 21.57'de yazdığı mesajda kurmay subay öğrencilerden Yarbay .....'ın telefon numarasını paylaşıp "lütfen yayın kesimi için teknik ekip arasın" diyerek irtibat kurulmasını istediği; saat 23.52'de "sıkıyönetim emrinde KKK emrine denilenlere ne işlem yapılacak" şeklinde mesaj göndererek talimat veya bilgi sorduğu; saat 00.45 - 04.57 saatleri arasında yazdığı "Taksim'e takviye ihtiyacı var, zırhlı araç gönderilebilir mi / TRT Radyo'da çatışma, karşılık veriliyor, zırhlı birlik takviye lazım / Taksim'de çevrilmişler, bizimkiler ateş ediyor / İş makinelerini AKOM'a yaklaştırıyorlar, arkadaşlar ateş ediyor / Polis AKOM'a operasyon yapacakmış, Taksim ve AKOM'a hava desteği olamaz mı / Uçak Taksim'de alçak uçuş yapsın / Uçaklar az önce 3 defa ateş etti yaramış Taksim'e, şuan sakinmiş, uçaklar moral için önemli, hava aydınlanınca hava desteği artırılabilir mi, Taksim önemli komutanım" şeklindeki mesajları ile durum bildirimi yapıp takviye istediği; saat 01.07 ve 01.14'de "Taksim'e ve Radyo'ya zırhlı araç desteğine ihtiyaç var ..... gönderebilir misin" diyerek 66. Mekanize Piyade Tugayı Topçu Tabur Komutanı ve Kurmay Başkan Vekili Yarbay....'dan destek istediği, Tanıklar ..., ..., ...'ın, sanıkların saat 01.00 - 01.30 sıralarında ezan ve sela seslerini duymaları üzerine halkın galeyana getirildiğinden bahisle imamın sesinin kesilmesi gerektiğini söyleyerek içtima alanındaki rütbelilere "camiye gidin hocanın dilini kesin, öldürün, getirin" dediklerini beyan ettikleri, nitekim bu hususta sanık ...'nın Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna saat 02.13'te "Arıcılar Camisini susturuyoruz" şeklinde mesaj gönderdiği, Sanık ...'nin Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna saat 23.50'de "Taksim'e takviye istiyoruz, kalabalık toplanıyor" şeklinde mesaj yazdığı, 23. Tümen Komutanı tanık Tümgeneral ...'ın mahkemede alınan beyanında sanık ...'yi bir çok kez aramasına rağmen telefonlarına çıkmadığını ifade ettiği, 3. Kolordu Komutanlığı MEBS alayında görev yapan tanık Üsteğmen ...'nın mahkemede talimatla alınan beyanında sanık ...'nin kolordudaki MEBS Alay Komutanı ile görüşmeyi reddettiğini söylediği, Sanık ...'nın 28.07.2017 tarihli sorgu sonucu belgesinde bylock kullanıcısı olduğunun belirtildiği, CGNAT kayıtlarına göre kullandığı cep telefonu hattı üzerinden bylock IP'lerine giriş yapıldığının tespit edildiği ancak bylock değerlendirme ve tespit tutanağının dosyaya gelmediği, Sanıkların darbe girişiminin başarısızlığa uğrayacağını anlamaları üzerine saat 05.30 sıralarında sivil kıyafetlerini giydikleri, sanık ...'nın tanık er ...'un üzerindeki sivil kıyafetleri yüz lira verip aldığı, sanık ...'nin tanık er ...'a silah doğrultarak "akıllı olacaksın, konuşmayacaksın" diyerek tehditte bulunduğu, akabinde alaya ait resmi otomobile sivil plaka takarak kışladan çıktıkları, sanık ...'nın kamuflaj elbisesini ve harici subay üniformasını Avcılar'da bir çöp konteynırına attığı, bir süre İstanbul'da saklandıktan sonra otobüsle sanık ...'nin memleketi Konya'ya gittikleri, burada günü birlik kiralık evlerde birlikte kaldıkları, beylik silahları ile bir miktar mermiyi ve 9.000 dolar nakit parayı saklaması için sanık ...'nin kardeşi ......'ye verdikleri, 14.08.2016 günü bir stüdyo dairede yakalanarak gözaltına alındıkları, yapılan üst aramalarında sanıkların üzerinden 7'şer bin dolar ve bir miktar Türk Lirası ile sahte isimlerle alınmış 16.08.2016 tarihli Konya - Gebze güzergahlı otobüs bileti ele geçirildiği, sanık ...'nin yakalanması esnasında elde edilerek adli bilişim incelemesi yapılan cep telefonunda Yurtta Sulh WhatsApp grubundaki yazışmaların tamamının tespit edildiği, anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince tanık olarak dinlenmeyen gizli tanıklar ......'in savcılıktaki ifadelerinin ve ayrıca kolluğun tanık dinleme yetkisi bulunmaması karşısında yine mahkemede tanık olarak dinlenmeyen ......'ın kollukta bilgi alma tutanağı ile alınan beyanının hükme esas alınması diğer deliller nazara alındığında sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamış; sanıkların hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan, doğrudan ika ettikleri icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer almaları nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiklerine ilişkin kabulde ve rütbeleri, konumları, görev yaptıkları yer ile darbe girişimi kapsamında görevlendirildikleri İstanbul'un Avrupa yakasındaki Afet Koordinasyon Merkezi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Lojistik Destek Merkezi, TRT Harbiye Radyo Binası, Taksim Meydanı ve TRT TV Ulus Binasında gerçekleştirilen faaliyetlerin organizasyonunda ve icrasında oynadıkları etkin rol dikkate alınarak İstanbul'un Avrupa yakasında hakimiyetin ele geçirilmesi ve darbe girişiminin başarılı şekilde gerçekleştirilmesi için TRT Harbiye Radyo binası önünde işlenen kasten öldürme (3 kez) suçundan da TCK'nın 38. maddesi kapsamında azmettiren olarak sorumlu tutulmak suretiyle cezalandırılmalarına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 8)Sanık ... yönünden; Sanığın Sancaktepe Samandıra bölgesinde bulunan General İsmail Hakkı Tunaboylu Kışlasındaki 23. Motorlu Piyade Alay Komutanlığında Kurmay Albay rütbesiyle Alay Komutanı olarak görev yaptığı, Sanığın Sulh Ceza Hakimliğinde müdafii huzurunda yapılan sorgusunda sıkıyönetim emrinin emir komuta hiyerarşisi içerisinde olduğunu gördüğünü ve emri uyguladığını ifade ettiği, 13 Temmuz 2016 günü saat 20.00 - 01.30 arasında 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında yapılan ve darbe girişiminin İstanbul'daki faaliyetlerinin planlanıp görüşüldüğü toplantıya katıldığı, bu toplantıda sanığın emir komuta ettiği birliğe İstanbul'un Anadolu yakasındaki D-100 (E-5) Karayolu Kartal Köprüsü ile E-6 (Ankara - İstanbul TEM Otoyolu) yolu üzerinde yer alan Samandıra gişelerinin kontrol altına alınması görevi verildiği, Darbe girişiminden bir önceki hafta KOKTOD'la ilgili eğitim faaliyetlerine ağırlık verdiği, nöbetçi amirlere bayram tatilinden sonra KOKTOD faaliyetine önem verilmesi gerektiğini vurguladığı, 11 Temmuz 2016 günü karargah personeli ve birlik komutanlarınca icra edilen haftalık toplantıda KOKTOD faaliyetleri üzerinde yoğunlaşılması, yoklamaların hazırlanması, eğitimlerinin yapılması, mühimmatın diğer kışladan getirtilmesi, personelin birbirini arayacak şekilde arama zinciri oluşturulması emirlerini verdiği, alayın asıl vazifesi olan KOKTOD eğitiminin aksatıldığını ifade ederek kışla dışında yaşanabilecek olası bir toplumsal olaya karşı birlik eğitim seviyesinin hazır hale getirilmesi gerektiğini vurguladığı, Harekat Eğitim Kısım Amirliğine 13 Temmuz 2016 tarihinde "KOKTOD faaliyeti kapsamında personelin atanması ve kışlaya intikali" konulu emir yayınlattığı, 15 Temmuz 2016 günü saat 08.40'da 1. Motorlu Piyade Tabur Komutanlığı binasında staj eğitimi için kalan Astsubay Meslek Yüksekokulu öğrencilerini başka bir kışlaya taşıtarak tabur binasını boşalttığı, saat 17.40 sıralarında gelen Hava Kuvvetleri MAK birliğine ait üç aracı giriş kayıtlarını yaptırmadan kışlaya aldırtıp boşaltılan tabur binasına yerleştirdiği, saat 20.00 sıralarında kışlaya gelen 24 kişilik ekibi de bu binada aldığı, alay askerlerinin tabur binası önünden geçmelerini yasakladığı, alaya dışarıdan gelen söz konusu askeri personelin Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığına bağlı asker şahıslar oldukları ve saat 23.00'e doğru tam teçhizatlı olarak aynı kışla içerisindeki 4. Kara Havacılık Alayına geçtikten sonra helikopterle buradan ayrılıp Moda Deniz Kulübünde düzenlenen düğün merasimindeki generallerin derdest edilmesi ve darbe girişimi kapsamındaki diğer uçuş faaliyetlerine katıldıkları, sanığın bu faaliyete katılanlardan Binbaşı Gökhan Maldar ile 16 Temmuz 2016 günü saat 01.00 sıralarında üç kez görüşme yaptığı, Saat 20.00 sıralarında Kara Harp Akademisinde öğretim görevlisi olan Kurmay Binbaşı ...... öncülüğündeki on iki kurmay subay öğrencinin alaya geldiği, sanığın bu ekibe hazır kıtadan silah, mühimmat ve teçhizat aldırdığı, Saat 20.30 ve 20.49'da firari sanık ... ..... ile saat 20.46'da ise sanık ... ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği, Alay Karargah Bölüğü Muhabere Takım Komutanı Üsteğmen .....nun savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmasında mesai bitiminde eve geldikten sonra cep telefonundan sanığın arayıp terör olayı olabilir birliğe gel demesi üzerine yarım saat içinde birliğe gittiğini, sanığın astsubay ve uzman çavuşları da çağır şeklindeki emri üzerine onları da çağırdığını, kamuflajlarını giydiklerini, saat 21.00 sıralarında alarm verildiğini, saat 22.00'de yanına çağırıp Genelkurmaydan bir mesaj geleceğini söyleyip geldiğinde kendisine iletmesi emrini verdiğini, saat 23.04'te gelen sözde sıkıyönetim emrini sanığa götürdüğünü, sanığın da emri alıp kısa süre incelediğini beyan ettiği, Sözde sıkıyönetim emrinin geldiğini öğrendikten sonra Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna saat 23.13'de "sıkıyönetim emri geldi" şeklinde mesaj gönderdiği, Saat 23.00 civarında alay personelini içtima alanında topladığı, silah ve mühimmat ile donatılan yüz yetmiş kadar rütbeli ve erden oluşan askeri personel ile araçları Kartal Köprüsü ile Samandıra gişelerinin kontrol altına alınması amacıyla saat 23.18 - 23.28 arasında kışladan gönderdiği, bahse konu bölgelere intikal eden askeri unsurların anılan yerlerde trafiği kısmen keserek vatandaşları durdurup sokağa çıkma yasağının ilan edildiğinden bahisle halkı evlerine gitmeye yönlendirdiği, 23. Tümen Komutanı tanık Tümgeneral ...'ın mahkemede alınan beyanında sanığı bir çok kez aramasına rağmen telefonlarına çıkmayıp kendisine herhangi bir bilgi de vermediğini, darbe girişiminin başarısızlığa uğradığının anlaşıldığı gecenin ilerleyen saatlerinde kendisine dönüş yaptığını, aramalarına neden cevap vermediğini sorduğunda basit mazeretler öne sürdüğünü ifade ettiği, bu hususta 23. Motorlu Piyade Tümeni Çekmeköy Kışla Komutanı Albay ...'ın tanık olarak mahkemede talimatla alınan beyanında olayları haber alır almaz tümene bağlı diğer alay komutanlarını aradığını, diğerlerinin cevap vermediğini, cevap veren sanığın ise toplumsal olaylara müdahale maksadıyla kışlada olduğunu ve hazırlık yaptığını söylemesinden sonra "Tümen Komutanını arayıp bilgi verdin mi?" şeklindeki sorusuna "hayır aramadım" diye cevap verdiğini, daha sonra Tümen Komutanı Tümgeneral ... ile görüştüğünde sanığın kendisinin telefonlarına cevap vermediğini söyleyerek "bana cevap vermiyorlar, söyle ona benimle irtibat kursun" dediğini, bu görüşme sonrası tekrar aradığı sanığın bu kez sıkıyönetim emrinden söz etmesi üzerine "bu emir madem sana geldi, bana niye gelmiyor, neden sen kendi başına hareket ediyorsun, bana gönderir misin, ben de bakayım" dediğini, sanığın göndereceğini söylediği emri göndermediği gibi Tümen Komutanını da ısrarlarına rağmen aramadığını öğrenince sanığı tekrar arayarak "Tümen Komutanı senin aramanı bekliyor mutlaka ara, onun emri dışında bir şey yapma" diye uyardığında sanığın "tamam" dediğini, bu sırada bir tabur komutanının sanık hakkında "komutanım, alay komutanı beni aradı, ben ona sizin burada olduğunuzu söylemedim, ayrıca bana Tümen Komutanı ve Hasan Albay bizden değil, emirlerimi çaktırmadan yerine getirin, ona da bir şey söylemeyin" dediğini ifade ettiği, Saat 00.15'te bazı askeri personel ve akademiden gelen beş kurmay öğrenci subayla birlikte kışladan hareket ederek Kartal Köprüsüne gittiği, yanındaki kurmay öğrenci subayları buradaki unsurların yanında görevlendirdiği, diğer kurmay öğrenci subayları da Samandıra gişelerine gönderdiği, akabinde saat 00.56 itibariyle kışlaya döndüğü, Samandıra gişelerine giden unsur içinde yer alan Üsteğmen......'in Sulh Ceza Hakimliğindeki 20.07.2016 tarihli savunmasında gişelere geldiklerinde dört şeridi ikiye düşürdüklerini ancak trafiği kesmediklerini, içinde bir binbaşı ve üç yüzbaşı olan askeri bir aracın geldiği esnada sanığın telefonla arayıp akademiden komutanların gelip gelmediğini sorduğunu, geldiklerini söylediğinde sanığın emir komuta onlarda dediğini beyan ettiği, Ceza infaz kurumunda tutuklu olarak kalmakta iken intihar eden Yarbay ......'ın Sulh Ceza Hakimliğindeki 20.07.2016 tarihli savunmasında sanığın akademiden gelen subaylarla birlikte Kartal Köprüsüne geldiğinde "ihtilal oluyor, arkadaşlar seni bilgilendirecekler, arkadaşların talimatlarına uyalım" şeklinde emir verdiğini ifade ettiği, Kışla dışına sevk edilen birliklerin gittikleri yerlerde herhangi bir ölüm veya yaralama olayına karışmadığı, bir kısım birliğin saat 02.37 - 02.57 arasında kışlaya geri döndüğü, 28.07.2017 tarihli sorgu sonucu belgesinde bylock kullanıcısı olduğunun belirtildiği, CGNAT kayıtlarına göre sanığın kullandığı cep telefonu hattı üzerinden bylock IP'lerine giriş yapıldığının tespit edildiği ancak bylock değerlendirme ve tespit tutanağının dosyaya gelmediği, 16 Temmuz 2016 günü öğlen saatlerinde birliğinde bulunduğu esnada göz altına alındığı Anlaşılmakla sanığın hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan, doğrudan ika ettiği icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer alması nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin kabulde isabetsizlik görülmemiştir. 9)Sanık ... yönünden; Sanığın Maltepe'de bulunan General Nurettin Baransel Kışlasındaki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında Tuğgeneral rütbesiyle Tugay Komutanı olarak görev yaptığı, sözde sıkıyönetim emrinin ekindeki atama listesinde İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Yardımcılığı görevine getirildiğinin ve ayrıca halihazırdaki görevine ilaveten 52. Taktik Zırhlı Tümen Komutanlığı görevi verildiğinin belirtildiği, Sanığın Sulh Ceza Hakimliğinde müdafi huzurunda 18.07.2016 tarihinde alınan savunmasında 13 Temmuz 2016 günü Kahramanmaraş'taki 5. Zırhlı Tugay Komutanlığında tugay komutan yardımcısı olan.......'in tugaya geldiğini, tugayın Suriye'deki planları ile ilgili konuşmak için geldiğini düşündüğünü, üst düzey komutanların da desteklediğini söylediği yurtta sulh hareket planından bahsedip bu planın üst komutanlık tarafından onaylanmış olduğunu söylediğini, o planda tugayın yapacağı işlerin kendisine anlatıldığını, herhangi bir talimat ve emir görmediğini ancak......'in anlattıklarının 15 Temmuz günü Genelkurmaydan geldiğini hatırladığı sıkıyönetim planlaması ile birebir uyuştuğunu, aynı gün Kara Kuvvetleri Komutanlığından ...'nin geldiğini, onun da aynı şeyleri anlattığını, olay günü de öncesinden emniyet mesajı gelince çarşı çıkışlarını iptal ettiğini ve herhangi bir saldırıya karşı gerekli tedbirleri aldığını, bir kısım personeli de takviye kuvvet olarak planlanması için tabur komutanları İrfan Arat ve ...'a talimat verdiğini, ...... ve ...'nin anlattıkları ve gelen sıkıyönetim planında kendi emri altındaki askeri birliklerin Sabiha Gökçen Havalimanı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Boğaziçi Köprüsünün anadolu yakası, Üsküdar Çevik Kuvvet Amirliği, 1. Ordu Komutanlığının takviye edilmesi, Ümraniye Avea ve Acıbadem Telekom binalarının emniyet altına alınması hususlarının olduğunu, emri alıp incelediğinde Ümraniye Telekomun bunların içinde olmadığını, olay günü saat 18.30 sularında eve giderken Tugay Komutan Yardımcısı ...'ın arayıp "komutanım önemli bir şey var, tugaya gelir misiniz" demesi üzerine tugaya döndüğünü, emrin yazılı bir metin halinde geldiğini ve ıslak imzalı olmadığını gördüğünü, evrakın gizlilik numarası olduğunu, gönderen Genelkurmay Başkanlığı imzasının bulunduğunu, birliklere durumu hemen bildirip gereken yerlerin emniyete alınması emrini verdiğini, bunun üzerine tankların çıktığını, tankların içine 9 ya da 10 tane savaş top mermisi, 2000 tane MG3 mermisi, ZMA'lara 3 kutu yani toplam 165 top mermisi almalarını ayrıca ZPT'lere de alabildikleri kadar yaklaşık 500 mermiyi almalarını söylediğini, Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi Köprülerine iki tank ve iki tane zırhlı personel taşıyıcı, Sabiha Gökçen Havaalanına 4 tank, 2 ZPT, 2 ZMA, 1. Ordu Komutanlığının emniyeti için 4 ZPT, Acıbadem Telekom için 4 ZPT, Üsküdar Çevik Kuvvet için 8 tank, 2 ZPT, 2 tane ZMA gönderdiğini, mümkün olduğunca araçlar ve görevli personelin mühimmatlı bir şekilde gönderildiğini, tankların normalde şehir içi trafiğine ya da askeri kışla veya birlik dışında tatbikat gibi bir sebeple gönderildiğinde bir taşıyıcı ve gerekli güvenlik tedbirleri alınarak gönderildiğini ancak gelen emir gereğince tankların paletlerinde zaten birlik içerisinde plastik koruyucular takılı olduğundan dolayı herhangi bir taşıyıcı veya eskort almaksızın normal yürür şekilde trafiğe çıkartarak emirde belirtilen noktalara gönderdiklerini, emirdeki hususların açık olduğunu, sıkıyönetim ilan edildiğini ve sıkıyönetim gereği polise kendilerine yardımcı olmalarının tebliğ edileceğini, işbirliği yapmayan polislerin bir kenara alınıp en azından mukavemet etmelerinin engelleneceğini, araçlar zırhlı olduğundan polis herhangi bir şekilde ateş etse bile içindeki askeri personeli etkilemediğini, dolayısıyla açık ve net olan emrin gereğini yerine getirmek için polisi dinlemeyip yola devam edeceklerini, emrin doğruluğuna emin olduğundan ve bu vakte kadar emir gereğini yerine getirmek için yetiştirildiğinden emrin gereğini yerine getirmek için çalıştığını, Sabiha Gökçen Havalimanına giden tabur komutanı olsun köprüye giden tabur komutanı olsun kendisini telefondan arayarak halkın yoğun trafiğinden dolayı ilerleyemediklerini ve boş alan bulamadıklarını, tankların üzerlerine sivil insanların çıkmaya başladığını aktardıklarında bunları yapan sivil halkı korkutmak ve araçların yanlarından uzaklaştırmak için gerekirse birkaç el havaya ateş etmelerini söylediğini, personelin insanların üzerine ateş etmeyip havaya ateş ettiklerini, yapılan ateşlerden sonra sivil halkın uzaklaşmadığını, vatandaşın üzerlerine tanklar ve zırhlı araçlarla yürünmediğini, kendisini arayan Tümen Komutanı Tümgeneral ...'nin dışarıda herhangi bir askeri aracın ve personelin olup olmadığını sorduğunda telefonda yalan söyleyerek dışarıda sorumlusu olduğu birliğin herhangi bir aracı ya da personeli veyahut askeri unsuru olmadığını söylediğini, daha sonrasında da tugay komutanı olarak makama tahsis edilmiş olan telefonu tümden kapattığını, sabaha karşı emrin kendisinden geldiğini düşündüğü Genelkurmay Başkanının kurtarıldığını ve darbeye karşı olduğu yönündeki beyanlarını duyduğunu, 3. Kolordu Komutanlığından da Kurmay Başkanı ... imzalı askeri birliklerin kışlaya geri çekilmesi gerektiği mesajları aldıklarını, tankların insan kalabağı arasına sıkışıp kaldığını, bir süre sonra personelle telefon irtibatının kesildiğini, tankları ve diğer zırhlı araçları geri çekemediğini, İrfan Arat'a destek olması için çıkarmayı planladığı tankları askeri birliğin önünde nizamiye kapısı civarındaki vatandaşlardan dolayı çıkartamadığını, Üsteğmen ......'a vatandaşa kesinlikle ateş etmemesini ve çıkamadığı taktirde bir boşluk bulup birlik içinde kalmasını söylediğini, gece karanlığında istemediği bir çatışma ortamı olabilir diye günün ışımasını beklediğini, garajlar bölgesinde dolaşırken emniyetten gelenlere yanında ... ve ... ile teslim olduklarını, tanklardaki mühimmatın bir çatışma çıktığı taktirde fazla olmayıp en azından sivillerin yaklaşmayıp asayişi sağlayacak kadar olduğunu, kalabalıktan köprünün sadece Anadolu ayağını kapatabildiklerini, yapılan planlanmada kendisinin sıkıyönetim komutan yardımcısı olarak görevlendirildiğini, sadece emir doğrultusunda hareket ettiğini, TBMM'nin bombalanmasından haberinin olmadığını, doğru olduğuna inandığı bir emri uyguladığını, FETÖ olarak adlandırılan illegal yapı ile bir alakasının olmadığını, görevini yaptığını, suç işleme kastı ile hareket etmediğini beyan ettiği, Sanığın savcılıkta müdafi huzurunda 13.08.2016 tarihinde alınan savunmasında 15 Temmuz günü saat 19.00 sıralarında mesaiden ayrılıp evine giderken Tugay Komutan Yardımcısı ...'ın arayıp bir emir geldiğinden bahisle birliğe gelmesini istediğini, kışlaya geri döndüğünde komutan yardımcısı ile kurmay başkanının kendisini karşıladıkları esnada ellerinde bir emir olduğunu gördüğünü, emri alıp okuduğunda sıkıyönetim emri olduğunu ve Genelkurmay Başkanlığından geldiğini anladığını, iki gün önce de 13 Temmuz 2016 günü ...... ile ...'nin tugaya gelip bilgi aktarımında bulunduklarını, genel itibarıyla bildirilen bilgiler ile gelen yazının içeriğinin aynı olduğunu, TSK'nın bir bütün olarak emir komuta birliği içinde sıkıyönetimle yönetime el konularak kendisine yapması gerekenleri söylediklerini, ayrıca komuta kademesinin darbe konusunda hem fikir olduğunun söylendiğini, bu görüşmeden sonra kendi sivil aracıyla giderek 1. Ordu Komutanlığı Harekat Yarbaşkanı Tuğgenerali (sanık ...) birliğe getirdiğini, onun da planı dinlendiğini, emniyet altına alınacak yerlerin belli olduğunu, gelen yazıda nerelerin tutulması gerektiğinin yazdığını, gizli ve şifreli olarak gelen bir yazı olduğunu, bu nedenle gerçek olduğuna kanaat getirdiklerini, 1. Tank Tabur Komutanı ...'ı Sabiha Gökçen Havalimanını emniyet altına alması görevini verdiğini, 2. Tank Tabur Komutanı İrfat Arat'a her iki boğaz köprüsünün Anadolu yakasının girişlerinin güvenliğini ve Üsküdar Çevik Kuvvetin emniyet altına alınması yönünde talimat verdiğini, Sabiha Gökçen Havalimanına 4 tank ve 2 ZPT, köprülere 2'şer tank ve 2'şer ZPT, Çevik Kuvvet Müdürlüğüne 6 tank sevk ettiğini, keşif bölüğünden 4 ZPT'yi Acıbadem Telekom'a gönderdiğini, 1. Ordu Komutanlığına takviye askeri araç gönderdiğini, 2 ZPT'yi de Fenerbahçe lojmanına gönderdiğini, darbe girişimi esnasında birliğinin başında olduğunu, yalnızca yönlendirme faaliyetinde bulunduğunu, gelen yazılı emirde karşı çıkan sivil halka karşı silah kullanılması yönündeki talimatı uygulamadığını, birlik komutanlarına vatandaşların can ve mal güvenliğine zarar gelecek bir hareket içinde bulunmamalarını özellikle belirttiğini, Mehmet Murat Çelebioğlu, Uzay Şahin ve ...'ın sivil olarak kışlaya geldiklerini ve ayrılmak istediklerini söylediklerinde gittiklerini, bu şahıslara herhangi bir talimat vermediğini, Harp Akademilerinden gelen öğrencilerin kışlada niçin bulunduklarını bilmediğini, atama dönemi olduğu için askeri personel olduklarını düşündüğünü, bu kişileri hiçbir şekilde görevlendirmediğini, 13 Temmuz 2016 günü Uzay Şahin ve ...'nin sözlü olarak kendisini bilgilendirmesinden sonra tabur komutanlarıyla bir toplantı yapıp ne kadar askeri personel ve asker çıkarılacağı yönünde bilgiler aldıklarını, darbe girişiminin gerçekleştiği esnada Uzay Şahin'in tugay karargahında olduğunu ve telefonla ulaşanlara talimat verdiğini, tabur komutanlarından ... ve .....a kesinlikle sivil halka ateş edilmemesi ve sıkışma halinde herhangi bir kimseyi hedef almadan yalnızca uyarı ateşi yapılması ve mermi yolu dikkate alınarak yapamıyorsa da herhangi bir eylemde bulunmadan beklemeleri yönünde talimat verdiğini, sadece üst komutanlıktan gelen bir emri uyguladığını belirttiği, 12 Temmuz 2016 günü saat 22.46 - 23.29 arasında tugay karargahındaki makam odasında darbe girişimi eyleminin sanıklarından Tuzla Piyade Okulu Öğrenci Kurslar Alay Komutanı Kurmay Albay Rıfkı Keser ve Kuleli Askeri Lisesi Komutanı Albay ...... ile bir toplantı gerçekleştirdiği, 13 Temmuz 2016 günü saat 20.00 - 01.30 arasında tugay karargahındaki brifing salonunda yapılan ve darbe girişiminin İstanbul'da gerçekleştirilecek faaliyetlerin planlanıp ayrıntılarının konuşulduğu ve tugay komuta heyeti ile birlik komutanlarının da bulunduğu toplantıya katıldığı, 15 Temmuz 2016 günü mesaiden sonra ayrılıp evine doğru gittiği esnada Tugay Komutan Yardımcısı sanık ...'ın arayıp çağırması üzerine geri dönerek saat 21.00'e doğru tugaya geldiği, Sanıklar ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle tank topu ve uçaksavar mermisi yüklenen araçları ve yeterli mühimmat ile donatılmış olan askeri personeli görevlendirildikleri bölgelere sevk etmeye başladığı, bu kapsamda Tugay Harekat Eğitim Şube Müdürü Yüzbaşı...... emir ve komutasındaki 3 ZPT, 1 İMZA ve 1 oto ile 41 askeri personeli Acıbadem Türk Telekom Bölge Müdürlüğüne; Mekanize Tabur 3. Bölük Komutanı Üsteğmen Kayhan Korkmaz emir ve komutasındaki 4 GZPT ile 40 askeri personeli Fenerbahçe Orduevi'ne; 2. Tank Tabur Komutanı Yarbay.... emir ve komutasındaki 8 tank, 4 GZPT ve 1 Land Rover ile toplam 74 askeri personeli Üsküdar Çevik Kuvvet'e; 2. Tabur 3. Tank Bölük Komutan Vekili Tank Üsteğmen Mustafa Ceyhan emir ve komutasındaki 4 tank ve 1 ZPT ile 27 askeri personeli Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne; 2. Tabur 2. Tank Bölük Komutanı Tank Üsteğmen...... emir ve komutasındaki 41 askeri personel ile zırhlı araçları 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü'ne; 1. Tank Tabur Komutanı Yarbay ...'ın emir ve komutasındaki 4 tank, 2 ZMA, 2 GZPT, 1 Unimog ve 1 Land Rover ile 63 askeri personeli Sabiha Gökçen Havalimanı'na işgal edip kontrol altına almaları amacıyla askeri personeli de farklı unsurla dağıtıp birlik bütünlüğünü alt üst edecek şekilde saat 22.00 civarından itibaren tugaydan çıkarmaya başladığı, hatta nizamiye önünde fenerle işaret edip bizzat el sallamak suretiyle uğurladığı, bazı personele "nereye gideceğinizi biliyor musunuz, gazanız mübarek olsun, tabur komutanınızdan öğrenirsiniz" dediği, Birinci sicil amiri olan 3. Kolordu Komutan Vekili Tümgeneral ...'nin saat 22.17'de sanığı arayıp dışarıda askeri birlik olup olmadığını sorması üzerine dışarıda birlik bulunmadığını söyleyerek gerçeğe aykırı cevap verdiği, Herhangi bir şekilde resmi olarak görevlendirilmemiş olmalarına rağmen 15 Temmuz 2016 günü saat 17.00 sıralarında tugaya gelen firari sanıklar ...... ve ...... ile sanık ...'a darbe girişimi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi esnasında makam odasını kullandırttığı, MEBS Bölüğü Muhabere Astsubayı.....'nın kendi davasında alınan savunmasında sanığın emri üzerine makam odasına girdiğini, ......'in telefon irtibatı yapmasını söyleyip bir listedeki numaraları arayarak telefonu vermesini istediğini, altı yedi civarında numarayı çevirdiğini, lakin bir kısmının cevap vermediğini, bunun üzerine Uzay Şahin'in aramaya devam etmesini isteyip "Sıkıyönetim Bölge Komutanı Korgeneral .....ün emir astsubayıyım, komutanımız sizinle görüşme yapmak istiyor" ibaresinin yazılı olduğu bir metni okumasını söylediğini, duydukları karşısında şok olup korkmaya başladığını, ikinci görüşme sonrasında Uzay Şahin'in ensesine vurarak metni gür okumasını istediğini beyan ettiği, Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna üye olduğu, ancak bu grupta herhangi bir paylaşım yapmadığı, grubun yöneticisi olan firari sanık ... Murat Çelebioğlu'nun saat 21.22'deki "Tuğgeneral ... 533 ......." mesajıyla sanığın cep telefonu numarasını bildirdiği, Tugayla hiyerarşik bağı ve görevi bulunmamasına rağmen Kara Harp Akademisinden gelen kurmay subay öğrencilerin faaliyetlerine göz yumduğu, Harekat Merkezi Nöbetçi Vardiya Amiri Astsubay ...... tarafından tutulan ve kolluğa teslim edilen belgeye göre Irmak 1 telsiz kodunu kullandığı, Irmak 81 telsiz kodunu kullanan sanık ...'ın saat 23.33'de "Nizamiyeye yaklaşıyorum, yoğun trafik var" ve saat 23.58'de "trafik kapalı, polisler tarafından kapatıldı, jandarma çatışın emrini almış" şeklindeki anonslarına Irmak 1 telsiz kodunu kullanan sanığın saat 23.58'de "basıp geçin" şeklinde talimat verdiği, bu talimat üzerine ise sanık ...'ın "yolu açıp geçeceğiz" anonsunda bulunduğu, MEBS Bölük Komutanı Muhabere Yüzbaşı...... tarafından çağrılarak sanığın bilgisi dahilinde telsizcisi olarak görevlendirilen Teğmen ......ün Sulh Ceza Hakimliğinde müdafi huzurunda 24.07.2016 tarihinde alınan savunmasında sanığın telsizden polis veya sivil vatandaşların karşılık vermesi halinde ateşle karşılık verileceğini söylediğini bizzat duyduğunu ve hatta "size karşı gelen her güç düşmandır, düşman unsurudur" diye konuştuğunu duyduğunu ifade ettiği, Sanık ...'ın savcılıkta müdafi huzurunda 04.08.2016 tarihinde alınan savunmasında gündüz keşif için havalimanına gittiğinde telefon numarasını aldığı jandarma görevlisini arayarak durumu sorduğunu, bu jandarma görevlisinin emniyetle görüşüp döneceğini söyledikten sonra kendisini arayıp "emniyet direnecekmiş" diye söylediğini, bu aşamada aldatıldığını anladığını, bu durumu söylediğinde sanığın "direnişi kırın, tanklarla içeri girin, nizamiyeyi kapatın" dediğini, önlerinde sivil halk olduğunu söylediğinde kendisine iyice kızan sanığı sakinleştirmek için WhatsApp grubuna "emniyetin direncini kıracağız" diye yazdığını belirttiği, Darbe girişimi kapsamında enterne edilen generallerin kapatılmak istenildiği 2. Zırhlı Tugay Komutanlığının bulunduğu General Nurettin Baransel Kışlası içerisinde yer alan ve 1. Ordu Komutanlığına bağlı olan Maltepe Askeri Cezaevindeki faaliyetlerin de sanığın bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği, zira 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı Topçu Taburu Harekat Kısım Amiri Topçu Yüzbaşı ......'ın kendi davasındaki savunmasında gecenin ilerleyen saatlerinde tugay helikopter pistine inen askeri helikopterdeki MAK personeli şahısların "6 general getirdik, bunları Tuğgeneral ...'ya teslim etmemiz gerekiyor" dediklerini, "biz almıyoruz, Cezaevi Müdürü de almıyor" şeklinde konuştuğunda Başçavuş rütbesindeki MAK personelinin elini silahına götürerek omuzuna vurup "bu zamanlar zor zamanlardır, emir verilir, uygulanır, sorgulanmaz" diye kendisini üstü kapalı tehdit ettiğini söylediği, Deniz Harp Okulu Komutanı katılan Tümamiral ...'in aşamalardaki beyanlarında derdest edilerek Maltepe Askeri Cezaevi'ne götürüldüğünde buradan çıkabilmek için birkaç saat çaba sarf ettikten sonra "benim buradan çıkıp birliğimin başına geçmem lazım" diyerek cezaevinden çıktığını, peşinden gelen cezaevi müdür yardımcısı Yarbay Yüksel Tosun'un dışarıda bekleyen silahlı askerlerle konuştuktan sonra yanına gelerek sanığı kastedip birlik komutanından teyit almaya çalıştıklarını söylediğini, çıkış yapmak için 2 nolu nizamiyeye yöneldiklerinde oradaki askerlerin "Tugay Komutanının emri olmadan çıkış yapamazsınız" dediklerini ifade ettiği, Darbe girişimini bastırmaya çalışan unsurların olay gecesi sanığın da bulunduğu karargah binasındaki tüm odaların kapılarının açık ve içlerinin dağınık halde bina içerisinde de yoğun bir duman kaplı olduğunu tespit ettikleri, Tanık Üsteğmen ...'ın mahkemede talimatla alınan beyanında saat 05.00 - 06.00 sıralarında sanığın diğer sanıklardan ... ve ... ile birlikte 2 nolu nizamiyeden çıkmak için girişimde bulunmalarına izin vermediğini belirttiği, bunun üzerine adı geçenlerle birlikte Bayraktepe Üs Bölgesi civarında teslim olduktan sonra gözaltına alındığı, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden Genelkurmay Çatı Davasında Yurtta Sulh Konseyi üyeliği iddiasıyla yargılanan sanık hakkında anılan mahkemece birleştirme önerisinde bulunulduğu, sanığın üzerine atılı fiillere ilişkin eylem yoğunluğu dikkate alınarak İstanbul'daki hazırlık ve planlama toplantılarıyla kalkışma kapsamındaki fiilerin icrasına İstanbul'da katıldığının iddia edilmesi ve İstanbul'da yakalanarak gözaltına alınması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince birleştirme önerisine olumsuz görüş bildirildiği, ancak gerekçeli kararın bir suretinin bilgi mahiyetinde anılan dosyaya gönderilmesine karar verildiği Anlaşılmakla sanığın hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan, doğrudan ika ettiği icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer alması nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin kabulde ve ayrıca darbe girişiminin İstanbul'a ilişkin planlama ve icrasına bizzat katılan sanığın, İstanbul'da hakimiyetin ele geçirilmesi ve darbe girişiminin başarılı şekilde gerçekleştirilmesi için işlenen kasten öldürme (87 kez), konut dokunulmazlığının ihlali (2 kez), iş yeri dokunulmazlığının ihlali (3 kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (2 kez), ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması ile haberleşmenin engellenmesi (2 kez) suçlarından da cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak söz konusu bu suçlar üzerinde müşterek hakimiyet kurmadığı ve somut olayda yönetici konumunda olduğu nazara alındığında TCK'nın 220/5. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerekirken TCK'nın 38. maddesi kapsamında azmettiren olarak nitelendirilmesi sonuca etkili olmadığından ve ayrıca TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca kurulan hüküm yönünden 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile Atatürk Havalimanının işgali ve Sabiha Gökçen Havalimanının teşebbüs aşamasında kalan işgal girişiminin farklı eylemler olarak gerçekleştirildiği gözetilerek gerçek içtima hükümlerine göre anılan madde uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken somut olayda tatbik imkanı olmayan TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükümleri uygulanarak TCK'nın 223/3. maddesi uyarınca bir kez mahkumiyet kararı verilmesi bu cezanın teşdiden belirlenmiş olması karşısında gerçek içtima kuralına göre ayrı ayrı cezalandırma halinde de teşdiden uygulama yapılacağından daha fazla cezayı gerektirmekle aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine TCK'nın 223/3. maddesinden kurulan hükümde eylemin en ağır olan hava ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması olduğundan bahisle tek suç olarak nitelendirilmesinden sonra zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmesi suretiyle cezanın arttırılması yukarıda belirtilen hatalı uygulama dikkate alındığında çifte atıfet yasağı söz konusu olduğundan ve söz konusu aynı hükümde sonuç cezanın TCK'nın 61/7. maddesi dikkate alınmaksızın fazla olarak belirlenmesi yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. 10)Sanık ... yönünden; Sanığın Esenler'de bulunan Metris Kışlasındaki 47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığında Kurmay Albay rütbesiyle Alay Komutanı olarak görev yaptığı, Sanığın İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinde müdafi huzurunda 18.07.2016 tarihindeki savunmasında 13 Temmuz 2016 günü Albay ... ile buluşup 2. Zırhlı Tugay'a gittiklerini, burada kendisine durumu anlatmaya başlayıp Yurtta Sulh olayı olacağını, bir konsey kurulacağını, Kuvvet Komutanlarının ve Genelkurmay Başkanının bu konseyin içinde olacağını, daha fazla demokrasi, hukuk ve adalet getirileceğini, bu kapsamda yönetime el konulacağını, bunun için uzun süre planlama yapıldığını, her birliğe görev verildiğini, faaliyetin İstanbul ayağının başına......ün getirileceğini söylediklerini, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Valilik ve İstanbul Ak Parti teşkilatının kontrol altına alınması görevinin kendisine verildiğini beyan ettiği, Sanığın savcılıkta müdafi huzurunda alınan 03.08.2016 ve 23.11.2016 tarihli ifadelerinde de aynı mahiyette 13 Temmuz 2016 günü Maltepe 2. Zırhlı Tugaydaki toplantıda Albay ...'nin kendisine 15 Temmuz 2016 Cuma gününü Cumartesi'ye bağlayan gece saat 03.00 sıralarında "Yurtta Sulh" operasyonu icra edileceğini, Kuvvet Komutanları ve Genelkurmay Başkanının bu işin içerisinde olduklarını, bu konuda askeri bir direktif yayınlanacağını, faaliyetin resmi ve yasal bir faaliyet olduğunu söylediğini belirttiği, 13 Temmuz 2016 günü saat 20.00 - 01.30 arasında 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında yapılan ve darbe girişiminin İstanbul'daki faaliyetlerinin planlaması ve ayrıntılarının konuşulduğu toplantıya katıldığı, 14 Temmuz 2016 günü Hava Harp Okulunda düzenlenen toplantıya sanıklardan ... ile birlikte giderek katıldığı, bu hususta sanık ...'nin şoförü olan tanık er ...'ın mahkemede talimatla alınan ifadesinde Hava Harp Okuluna ulaştıklarında sanık ...'nin bir isim söylemesi ve onunla görüşeceğini belirtmesi üzerine arama ve kimlik kontrolü yapılmadan içeri alındıklarını, bu sırada sanık ...'nin "demek ki şifre buymuş, bunu söyleyince arama bile yapmadan bizi aldılar" dediğini beyan ettiği, 15 Temmuz 2016 günü saat 20.00 sıralarında Kara Harp Akademisinden alaya gelen on beş kurmay subay öğrenciye zimmetsiz bir şeklide silah, mühimmat ve teçhizat aldırdığı, Silahlı Kuvvetler Akademisinde kurs gören iki subayın da benzer şekilde sanığın emrine girerek silahlandıkları, Saat 20.28'de telefonla arayan firari sanıklardan Mehmet Murat Çelebioğlu'nun harekatın öne çekildiğini söyleyip askerleri çıkartın demesi üzerine hazırlıklara başladığı, 2. Motorlu Piyade Tabur Komutanı Yarbay...... ile aynı taburun Karargah Bölüğü komutanı Yüzbaşı......'ın savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmalarında sanığın, saat 21.00 civarında brifing salonunda alaydaki bazı rütbeliler ile kurmay subay öğrencilerin katıldığı bir toplantı gerçekleştirdiğini, taburu üçe bölüp görev dağılım yaptığını, emir ve komutanın akademiden gelenlere verdiğini beyan ettikleri, Akabinde alay içtima alanında toplanan 2. Motorlu Piyade Taburunun 5, 6 ve 7. Motorlu Piyade Bölük Komutanlıkları emrinde olup gerekli silah ve mühimmatla donatılan askeri personelle akademiden gelen subaylardan oluşturduğu unsurları hazırlık toplantılarında bildirilmiş olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Valiliği ile Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanlığının işgali ve kontrol altına alınması için saat 21.30'dan itibaren sevk etmeye başladığı, 23. Tümen Komutanı tanık Tümgeneral ...'ın mahkemede alınan beyanında 15 Temmuz gecesi olayı haber alır almaz kendisine bağlı alay komutanlarını tek tek aradığını, ancak diğerleri gibi sanığın da bu aramaları cevapsız bıraktığını, sanığın birinci sicil amiri olarak bu kapsamda kendisine herhangi bir bilgi vermediğini ifade ettiği, nitekim sanığın Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna saat 22.19 itibariyle "... sürekli arıyor, cevap vermiyorum" şeklinde bildirimde bulunduğu, Saat 23.00 sıralarında Esenler İlçe Emniyet Müdürü tanık ...'i telefonla arayıp "Ordu ülkenin yönetimine el koymuştur, sen ve adamların direnme, teslim olun, personeline ve sana zarar gelmesin" diyerek tehditte bulunup tanığın teslim olmasını istediği, bu hususun tanığın mahkemede alınan beyanıyla da doğrulandığı, İstanbul Valiliğinin işgali için gönderilen unsur içinde yer alan Yarbay Recep Karaçam'ın savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmasında akademiden gelen Albay .....ın komutasındaki şahısların polislerin silahlarına ve cep telefonlarına el koyduklarını, vatandaşlar toplanmaya başlayınca Albay .....'ın vatandaşları dağıtması yönünde emir verdiğini, hukuksuz hiçbir işlemin içinde yer almayacağını söylediğinde alay komutanını ara dediğini, bunun üzerine sanığı aradığında sanığın sıkıyönetimin ilan edildiğini ve silahlı kuvvetlerin yönetime el koyduğunu söylediğini beyan ettiği, Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna saat 22.21, 22.40, 22.55, 23.09'da "10 dakika içinde valilik birliği çıkıyor, Valilik birliği yolda, İBB yolda, AKP İl Teşkilat yolda, İBB kontrol altında sorun yok", saat 23.18, 23.26, 23.35, 23.41'de "Valilik direnmeye çalışıyor, görüşme devam ediyor, AKP İstanbul İl Teşkilatı kontrol altında, enterneler yapılıyor, AKP İl Teşkilatı önünde halk yoğunluğu var, ateş açılıyor, ZPT veya tank ihtiyacı var, Polis Valilikte direnmekten vazgeçti", saat 01.30'da "Trakya'dan takviyeler gelmeli", saat 23.46'da "Muzaffer İstanbul İl Teşkilat Başkanı'nı almak üzereyiz, bekletiyorum, dışarı kalabalık, sonra ne yapabiliriz", saat 00.40'da "özel tv'lerin susturulması gerekiyor" şeklinde mesajlar yazdığı, 16 Temmuz 2016 günü Metris kışlasında olduğu esnada yakalanıp gözaltına alındığı Anlaşılmakla sanığın hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan, doğrudan ika ettiği icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer alması nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin kabulde ve rütbesi, konumu, görev yaptığı yer ile darbe girişimi kapsamında görevlendirildiği İstanbul'un Avrupa yakasındaki İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Valiliği ile Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul İl Başkanlığında gerçekleştirilen faaliyetlerin organizasyonunda ve icrasında oynadığı etkin rol dikkate alınarak İstanbul'un Avrupa yakasında hakimiyetin ele geçirilmesi ve darbe girişiminin başarılı şekilde gerçekleştirilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediye binası önünde işlenen kasten öldürme (14 kez) suçundan da TCK'nın 38. maddesi kapsamında azmettiren olarak sorumlu tutulmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 11)Sanık ... yönünden; Sanığın Maltepe'de bulunan General Nurettin Baransel Kışlasındaki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı 1. Tank Tabur Komutanlığında Kurmay Yarbay rütbesiyle Tabur Komutanı olarak görev yaptığı, Tayininin çıkması nedeniyle 13 Temmuz 2016 günü görevini vekaleten 1. Tank Taburu Harekat Eğitim Kısım Amiri Yüzbaşı......'e devrettiği halde ilişiğini kesmediği ve 15 Temmuz 2016 günü taburun başında yer aldığı, Sanığın Sulh Ceza Hakimliğinde müdafi huzurunda alınan savunmasında 15 Temmuz 2016 günü akşam saat 20.00 sıralarında kendisini tugaya çağıran sanık ...'nun emir ve komuta ilişkisi çerçevesinde Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarının da dahil olduğu askeri hiyerarşi ile sıkıyönetim ilan edildiğini ifade ederek kolluk kuvvetlerini toplumsal olaylarda destekleme görevi (KOKTOD) adı altında kendisine verilen görevin Sabiha Gökçen Havalimanının emniyetini sağlamak olduğunu ve en kısa sürede hareket etmesi gerektiğini söylediğini ve hatta öğlen keşif yapmaya da gönderdiğini beyan ettiği, 13 Temmuz 2016 günü saat 20.00 - 01.30 arasında 2. Zırhlı Tugay Komutanlığında yapılan ve darbe girişiminin İstanbul'daki faaliyetlerinin planlaması ve ayrıntılarının konuşulduğu toplantıya katıldığı, 15 Temmuz 2016 günü saat 19.40 sıralarında yazıcı olarak görev yapan ve olay günü izinli olduğu halde mesaiye çağrılan Uzman Çavuş.....'nin yanına gidip "bu aralar senin psikolojik hal ve tavırlarını beğenmiyorum, psikolojik sorunların var galiba, bu yüzden tabur komutanı yetkilerimi kullanarak silahına el koyuyorum" dedikten sonra adı geçenin tabancasını tüm itirazlarına rağmen yanına aldığı, sanığın savunmalarında yurt dışına tayininin çıkması nedeniyle kendi beylik tabancasını birliğine teslim ettiğini beyan ettiği, 15 Temmuz 2016 günü personelin mesaiyi terk etmesine izin vermediği, saat 21.00 sıralarında personele toplanmaları için alarm verdiği, 4 tanktan oluşan 1 takım ve 2 tanktan oluşan bir unsurun hazırlanması emrini verdiği, söz konusu bu tanklara tank başına 10 adet tank topu, 2000 adet MG-3 ve HK33 mühimmatı, Leopard tankı içinse 2250 adet 7.62 mm makineli tüfek mühimmatının yüklendiği, sanık ...'nın talimatı ile diğer taburlardan gelen piyade sınıfındaki subay ve askerler ile ZPT araçlarının da sanığın emrine girerek gerekli teçhizat ve mühimmatla donatıldığı, Bu şekilde bir araya getirilip hazırlanan unsurları garajlar bölgesinde saat 21.30 - 22.00 arasında toplayan sanığın, ülkede terör saldırısı olasılığına karşı tüm kuvvet komutanlıkları, emniyet ve jandarma işbirliğinde sıkıyönetim ilan edildiğini, kendilerinin de bunun bir parçası olarak Sabiha Gökçen Havalimanının güvenliğini sağlamakla görevlendirildiklerini, içlerinde emre itaat etmeyenlerin tutuklanacağını hatta bunda ısrar edenin vurulabileceğini, buna yetkisi olduğunu, direnen olursa polis veya sivil farketmeden etkisiz hale getirilip gerekirse vurulacağını söyledikten sonra elindeki plastik kelepçeleri gösterdiği, telefonunu çıkarıp "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" ismiyle WhatsApp grubunun oluşturulduğunu, yapılan hareketin de aynı adı taşıdığını ve kendisinin de bu grubun üyesi olduğunu beyan ettiğinin gerek Üsteğmen ..., Üsteğmen ...... ve Astsubay.....'ın savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmaları gerekse tanık Yüzbaşı ...'ın mahkemede talimatla alınan beyanlarından anlaşıldığı, Bu konuşmayı takiben sanığın emir ve komutasındaki 4 Tank, 2 ZMA, 2 GZPT, 1 Unimog ve 1 Land Rover araç ile 63 askeri personelin saat 22.50 civarında tugay nizamiyesinden çıkıp konvoy halinde D-100 Karayolundan ilerleyerek saat 23.30 civarında Sabiha Gökçen Havalimanına yaklaştıkları, bu hususta firari sanıklardan .....nun Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna saat 23.45'de "Sabiha Gökçen'e ulaşılmak üzere" şeklinde mesaj attığı, Harekat Merkezi Nöbetçi Vardiya Amiri Astsubay Süleyman Akgün tarafından tutulan ve kolluğa teslim edilen belgeye göre Irmak 81 telsiz kodunu kullanan sanığın saat 23.33'de "Nizamiyeye yaklaşıyorum, yoğun trafik var", saat 23.58'de "trafik kapalı, polisler tarafından kapatıldı, jandarma çatışın emrini almış" şeklinde anons yaptığı, bunun üzerine Irmak 1 telsiz kodunu kullanan sanık ...'nun saat 23.58'de "basıp geçin" şeklinde verdiği talimat üzerine sanığın "yolu açıp geçeceğiz" şeklinde anons geçtiği, Saat 23.00 sıralarında havalimanının ana nizamiye girişinin kolluk görevlilerince araç trafiğine kapatıldığı, araç ve halk yoğunluğunun oluştuğu, saat 00.20 sıralarında zırhlı araçlarla ters şeritten havalimanına doğru ilerleyen sanığın emir komutasındaki askeri unsurun nizamiyeye 100 - 150 metre kala araçlarla yolu kapatan vatandaşlar tarafından durdurulduğu, bu nedenle daha fazla ilerleyemedikleri, bu esnada Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna saat 00.26'da "Sabiha Gökçen sivil trafikten dolayı nizamiyeye giremiyoruz, ayrıca PÖH çatışacağız diyormuş jandarmaya, sivil trafiği hemen açıp çatışacağız" şeklinde mesaj attığı, Bu gelişmelerin yaşandığı vakit Acıbadem Telekom önünde olan Yüzbaşı ......'in saat 00.49'da Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubunda "Sabiha Gökçen direk sağa sola ateş edin" şeklinde paylaşımda bulunduğu, Astsubay Çavuş.....'ın komutanı olduğu tanka binen sanığın tank personeline "halkı bombalayın, top atın, kimseyi yaklaştırmayın" diyerek dört beş kez bağırdığı, hatta aynı tank içinde olan Uzman Çavuş.....'in ayağına silah doğrultup ateş etmesi için zorladığı, bunun üzerine askeri personelin piyade tüfekleriyle havaya ateş açtıkları, bir süre sonra sanığın Üsteğmen .....ın komutanı olduğu tanka gelerek aynı emri verdiği, bu olayların gerçekleştiği esnada başka bir tankın içinde bulunan Astsubay Ferhat Daş'ın kendini vurarak intihar ettiği, Saat 02.10 sıralarında emrindeki personelle birlikte kolluk kuvvetlerine teslim olduğu, Sanığa ait ajandada yapılan hazırlıklarla personel görevlendirmesine ilişkin bir kısmı elle yazılı bir kısmı da bilgisayar çıktısı olan personel ve araç listelerinin tespit edildiği, Sabiha Gökçen Seyrüsefer Müdürlüğünün 09.02.2017 tarihli yazısında 15.07.2016 günü Sabiha Gökçen Havalimanının uçak iniş ve kalkış faaliyetlerinin işgal girişimi nedeniyle tamamen durmadığının belirtildiği Anlaşılmakla kolluğun tanık dinleme yetkisi bulunmaması karşısında İlk Derece Mahkemesince tanık olarak dinlenmeyen İrfan Donat'ın kollukta bilgi alma tutanağı ile alınan beyanının hükme esas alınması diğer deliller nazara alındığında sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamış; sanığın hukuki anlamda tek bir fiil olarak gerçekleştirilen darbe girişimi ile eş zamanlı olarak iştirak iradesi içinde, bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan doğrudan ika ettiği icrai hareketleriyle darbe girişimi içinde fiilen yer alması nedeniyle Anayasayı ihlal suçuna TCK'nın 37. maddesi kapsamında asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkin kabulde ve eylemdeki aktif katılımı nazara alındığında hava ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçuna teşebbüsten de anılan madde uyarınca asli fail olarak olarak sorumlu tutulmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 12)Sanık ... yönünden; Sanığın Üsküdar'da bulunan Selimiye Kışlasındaki 1. Ordu Komutanlığında Tuğgeneral rütbesiyle İdari Kurmay Yarbaşkanı olarak görev yaptığı, sözde sıkıyönetim emrinin ekindeki atama listesinde görevine devam edeceğinin belirtildiği, İdari Kurmay Yarbaşkanı olarak Ordu Kurmay Başkanının personel, lojistik, maliye, gıda kontrol ve muayene komisyonu gibi idari hizmetlerle alakalı yardımcısı konumunda olduğu, Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral ...'nin yıllık izne ayrılması sebebiyle Ordu Kurmay Başkanlığına vekalet ettiği, bu nedenle olay tarihinde 1. Ordu Komutanlığında Ordu Komutanı Orgeneral ...'dan sonra en rütbeli ikinci kişi olduğu, Darbe girişimi öncesinde İstanbul'da düzenlenen planlama toplantılarına katıldığına dair bir tespitin bulunmadığı gibi darbe girişiminin İstanbul'daki faaliyetlerine aktif olarak katılan asker şahıslarla 15 Temmuz 2016 öncesinde irtibatının da belirlenemediği, 15 Temmuz 2016 günü mesai bitimini takiben saat 19.00 civarında kışladan ayrılarak Fenerbahçe Orduevindeki lojmanına gittiği, saat 21.00 civarında askeri hattan arayan santral görevlisinin "komutanım Tuğgeneral ... sizinle görüşmek istiyor" demesi üzerine sanık ...'in kritik bir emir geleceğinden bahisle karargaha intikalinin uygun olacağını söyleyerek sanığı karargaha davet ettiği, bu davet üzerine sanığın yazlık askeri kıyafetle ve silahsız olarak saat 21.12 civarında karargaha geldikten sonra makam odasına çıktığı, yanına çağırdığı sanık ... ile saat 21.16 - 21.38 arasında bir görüşme gerçekleştirdiği, sanığın savunmalarında bu görüşmede sanık ...'in daha önce telefonda geleceğini söylediği kritik emirle ilgili herhangi bir bilgi vermeyip devamlı suretle telefonuna bakarak "komutanım askeri darbe başladı, ben de bu maksatla buradayım" diyerek darbe girişiminin başladığını göstermek için cep telefonundan tankların intikaliyle ilgili bir mesaj gösterdiğini ve Genelkurmay Başkanlığından bu konu ile ilgili bir emir geleceğini söylediğini, darbe girişimini ilk olarak bu beyanlar üzerine öğrendiğini, bunun üzerine sanık ...'e "ne darbesi, sen ne saçmalıyorsun, ben böyle bir işin içerisinde bulunmam, bu işi de tasvip etmem" diyerek tepki gösterdiğini ve Ordu Komutanı Orgeneral ...'ı aramaları gerektiğini söylediğini, buna karşılık sanık ...'in "Ordu Komutanı alındı, kendisine ulaşılamaz, sizi arayan olursa faaliyet başladı dersiniz" diyerek odadan ayrıldığını ve odadan çıkarken de "isterseniz Harekat Merkezi'ne gelebilirsiniz, orada gerekli hazırlıklar yapıldı, ben de orada olacağım" dediğini beyan ettiği, bu hususta sanık ...'in kollukta müdafi huzurunda alınan savunmasında saat 21.00 sıralarında mesaj gelince kendisinden daha kıdemli olan sanığa haber verip karargaha gelmesini istediğini, karargaha geldiğinde durumu izah edince sanığın birden bire şoka girdiğini ve öylece kaldığını, bunun üzerine odadan çıkarak harekat merkezine gittiğini ifade ederken mahkemedeki savunmalarında sanık karargaha geldiğinde "komutanım sıkıyönetim ilan edildi, birlikler çıkmaya başladı" sözü üzerine sanığın şoka girerek "ne sıkıyönetimi, kimin emriyle, birlikler nereye çıkıyor, bunlardan Ordu Komutanı'nın haberi var mı, sıkıyönetim ne demek, bizim niye haberimiz yok, böyle şey olur mu" şeklinde kesik kesik sorular sorduğunu, verdiği tepkiden sanığın konuyla ilgili önceden bilgilendirilmediğini anladığını, sanığın başka bir şey söylemeyip rahatsızlanarak oturduğu yerde kaldığını, kendisinin ise "ben Harekat Merkezine iniyorum" diyerek yanından ayrıldığını, sanığın gece boyunca harekat merkezine gelmediğini ifade ettiği, Darbe girişiminin başladığına bu görüşme ile muttali olan sanığın kısa bir süre sonra habercisi er......'i yanına çağırarak hiçbir telefonu bağlamamasını emrettiği, yaklaşık on dakika sonra haberci er .....in 3. Kolordu Komutan Vekili Tümgeneral ...'nden gelen telefonu bağlamak istediği esnada sanığın "oğlum ben sana telefon bağlama demiştim, kapat şu telefonu" diyerek tepki gösterdiği, Akabinde odasında bulunmadığını göstermek için ışığı kapatıp habercisi er .....ile birlikte orta bahçe kısmına gitmek üzere odadan ayrıldığı, karargah binasından çıkacağı esnada haber merkezinin bulunduğu alt kattaki koridorda sanık ... ve dışarıdan gelen askeri personelle karşılaştığı, Orta bahçe kısmına çıktıktan sonra da gelen hiçbir telefona cevap vermemesini habercisi er ....e söyleyerek yaklaşık 2 saat boyunca habercisiyle birlikte orta bahçede zaman geçirdiği, buradayken gelen telefonları açtırmadığı, saat 23.45 civarında odasına geri döndüğü, saat 23.48 ve 00.02'de kendisini makam cep telefonundan arayan sanık ...'in telefonlarına cevap vermediği, 1. Ordu Komutanlığında Lojistik Komutanı olarak görev yapan Albay ...'ün savcılıkta tanık sıfatıyla yeminli olarak alınan beyanında harekat merkezine indiğinde sıkıyönetim direktifinde ..... imzasını görünce darbe girişiminin FETÖ'cüler tarafından gerçekleştirildiğini anladığını, sanığın odasına giderek sanıkla baş başa görüştüğünde.....'ün FETÖ'cü olduğundan şüphelendiğini, emrin yasal olmadığını, çıkmaları gerektiğini, kalmaları halinde bu işin içinde gibi algılanabileceklerini söylediğini, sanığın bir değerlendirmede bulunmayıp tepkisiz kaldığını, tekrar harekat merkezine indiğinde geldiğini gördüğü Albay ... ile kısa bir durum değerlendirmesi yaptıklarını, beraberce sanığın odasına giderek aynı değerlendirmeleri tekrar anlattıklarını, bu sefer de sanığın herhangi bir emir vermeden tepkisiz kaldığını, Albay ... ile tekrar harekat merkezine gittiğini, sanık ... ile konuşup emrin yasa dışı olduğunu anlattıklarını, sanık ...'in emre tam itaat edileceğini söylediğini, bunun üzerine sanığın yanına gidip çıkmaları gerektiğini tekrar belirttiklerinde makam arabasını çağırttığını ve bu araca binerek kışladan beraberce çıktıklarını beyan ettiği, aynı hususların Albay ...'un savcılıkta tanık sıfatıyla yeminli olarak alınan beyanında da doğrulandığı, idari tahkikat raporundaki tespitlere göre bu çıkışın saat 23.55 sıralarında gerçekleştiği, Bu şekilde kışladan çıktıktan bir müddet sonra Albaylar ... ile ...'u istekleri doğrultusunda metro istasyonu civarında araçtan indirip saat 00.54'te lojmanının bulunduğu Fenerbahçe Orduevine giderek Orduevi Müdürü tanık Albay... ...'in odasında bir süre gelişmeleri takip ettiği, akabinde konutuna geçtiği, sivil kıyafetlerini giyerek saat 03.30 civarında tekrar Orduevi Müdürü tanık Albay... ...'in yanına gittiği, Ordu Komutanı Orgeneral ...'a emir astsubayı vasıtasıyla ulaşılabildiğini öğrenmesi üzerine arayıp emirleri olup olmadığını sorduğu, 1. Ordu Komutanı Orgeneral ...'ın o esnada orduevi yerleşkesinde bulunan 1. Ordu Destek Grup Komutanı tanık Albay ...'a darbecilerin elinde bulunan ordu karargahını ele geçirmeleri emrini verdiği, ancak tanık Albay ... ile sanığın yaptığı değerlendirme neticesinde kışla nizamiyesinin önünün zırhlı araçlarla kapatılmış ve askerlerin de mevzilenmiş olması nedeniyle tekrar Orgeneral ...'ı arayıp bunun mümkün olmadığını söyledikleri, bunun üzerine Orgeneral ...'ın 3. Kolordu Komutan Vekili tanık Tümgeneral ... ile koordine ederek kışlaya kolluk kuvvetleriyle birlikte girilmesi emrini verdiğinde tanık Tümgeneral ... ile bu konuda irtibat kurduğu, harekat merkezini elinde bulunduran sanık ...'i Orgeneral ...'ın emri üzerine telefonla arayarak ikna etmeye çalıştığı, ordu karargahının ele geçirilerek darbecilerden temizlenmesinden sonra 16 Temmuz 2016 tarihinden 19 Temmuz 2016 tarihine kadar Ordu Kurmay Başkanı tanık Tümgeneral ...'nin nezaretinde ordu karargahında düzen ve disiplinin tekrar sağlanmasına dönük faaliyetlere katıldığı, Fenerbahçe Orduevi Müdürü Albay ...'in mahkemede tanık olarak alınan ifadesinde saat 23.33'de ve sonrasında gelişen durumlar hakkında bilgi vermek için birinci sicil amiri olan sanığı aradığını ancak cevap alamadığını, saat 01.00 civarında Orduevi 3 nolu nizamiyeden giriş yaparak yanına gelen sanığın karargahtan geldiğini söylemediğini ve ne yaptınız diyerek gelişmeleri sorması üzerine o anki koşuşturmaca, yoğunluk ve gerginlikten ötürü sanığa hitaben "görüyorsunuz komutanım 4 tane GZPT gelmiş, öbür taraftan 2 tane helikopter inmiş kalkmış, durumu aydınlatmaya çalışıyoruz, Ordu Komutanı ile görüştük, Ordu Komutanımız kesinlikle GZPT'leri içeri almayın diye emir verdi" diyerek sanığa bilgi verdiğini, sanığın ise bu sırada hayli donuk ve şaşkın vaziyette olduğunu, sanıktan o anki beklentisinin duruma vaziyet edip emir ve komutayı üstlenmesi olduğu halde sanığın eve gideceğini söyleyerek yanından ayrıldığını, bunun üzerine tekrar Orgeneral ...'a emir astsubayının telefonu üzerinden ulaşarak sanığa güvenmediğini söylediğini, Orgeneral ...'ın ise cevaben "ben de bu şartlarda kimseye güvenemiyorum, sen de güvenme, orası sana emanet, senin emir - komutan altındadır" diye emir verdiğini, sanığın eve gittikten sonra saat 05.00'e doğru tekrar yanlarına geldiğini, ikinci kez gelişinden sonraki tutum ve davranışlarının daha tutarlı olduğunu, nitekim Orgeneral ...'a telefonda sanığın da geldiğini söylediğinde sanığı telefona istediğini ve bir süre konuştuklarını, sanığın bu sırada "emredersiniz komutanım" diyerek tekmil verdiğini duyduğunu, sanığın darbe girişiminin yaşandığı bu süreçte girişimi destekleyici mahiyette herhangi bir söz ve eylemine tanık olmadığını ancak ilk gelişinde pasif tutum takındığını, ikinci gelişinde ise Orgeneral ...'la görüşmesinden sonra sanık ...'i vazgeçirmek için sabah saatlerinde telefonda konuştuğunu ifade ettiği, 1. Ordu Destek Grup Komutanı Albay ...'ın mahkemede tanık olarak alınan ifadesinde saat 22.45 - 22.50 civarında sanığın emir astsubayı Astsubay Başçavuş......u arayarak irtibat kurmaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını, gece boyunca sanıkla ilk temasının saat 04.00 - 05.00 sularında orduevinde gerçekleştiğini, bundan önce saat 02.00 - 02.30 civarında Orduevi Müdürü Albay... ...'in sanığın orduevine geldiğini söyleyip "gördüm ama bizim yanımıza pek gelmedi, sürekli telefon görüşmesi yapıyordu" dediğini, sanığın orduevine geldiğini böylelikle öğrendiğini, nitekim saat 04.00 civarına kadar da sanığı görmediğini, bu saat itibariyle sanığı gördüğünde de yaşanan olaylar karşısında sessiz kaldığını müşahede ettiğini, orduevinde karşılıklı temas kurduğu saat 04.00 - 05.00'den sonraki süreçte sanığın darbe girişimini destekler bir söylem veya eylemine tanık olmadığı gibi kendilerinin bu girişime karşı verdiği mücadeleyi engelleyici veyahut yanıltıcı herhangi bir söz veya beyanına da tanık olmadığını ancak müdahale konusunda en baştan gayret göstermemesini ve yönlendirmede bulunmamasını, aktif bir tutum ve çaba içerisinde olmamasını yadırgadığını beyan ettiği, 3. Kolordu Komutan Vekili Tümgeneral ...'nin mahkemede tanık olarak talimatla alınan beyanında 1. Ordu Komutanı Orgeneral ...'ın kışla dışında askeri birlik olup olmadığını sorup süratle bu durumu teyit etmesini istemesi üzerine sanık ...'yu aradığını ancak cevap alamadığını, sanık ...'in telefonu yüzüne kapattığını, sanık ...'ın ise telefona çıkmadığını ifade ettiği, 1. Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral ...'nin mahkemede tanık olarak talimatla alınan beyanında Bodrum'da yıllık izinde bulunduğu sırada ilk gelişmeleri öğrenmesini müteakip ilk önce ordu karargahında harekata ilişkin görevleri yürüten sanık ...'i aradığını, ondan cevap alamaması üzerine müteakiben Kurmay Başkanlığına vekalet eden sanığı arayarak uzun süreli çaldırmasına rağmen cevap alamadığını belirttiği, Sanığın habercisi olan er......'in savcılıkta tanık sıfatıyla yeminli olarak alınan ifadesinde sanık ... odadan çıkar çıkmaz sanığın "oğlum bana sakın hiçbir telefonu bağlama" diye emir verdiğini, on dakika sonra emir astsubayı odasının telefonunun çaldığını, arayan şahsın kendisini Tümgeneral Yavuz diye tanıtarak "oğlum bana komutanını bağla" dediğini, bu sırada telefonun sesini duyan sanığın kapıya çıkarak sinirli bir şekilde "oğlum ben sana telefon bağlama demiştim, kapat şu telefonu" demesi üzerine telefonu kapattığını, bir süre daha odasında tek başına oturup sonra telefonları yanına almasını söyleyerek "biraz dışarıda gezelim" dediğini, alt kata inerken karşılaştığı sanık ... ile bir süre baş başa konuştuğunu, sanık ...'in daha sonra harekat merkezine döndüğünü, kendisinin ise sanıkla birlikte 1 nolu kapıdan dışarı çıkarak bahçeye indiklerini, burada 40 - 45 dakika kadar yürüyüp dolandıklarını, bu sırada sanığın olaylarla ilgili kendisine herhangi bir şey söylemediğini, hem şahsi hem makam telefonunun sıkça çalmasına rağmen sanığın telefonları açtırmadığını, Fenerbahçe Orduevi Müdürünün çok sık aradığını hatırladığını, bölük komutanlarından Yüzbaşı ....'nin "çabuk olun, mevzi alın, her tarafta emniyeti sağlayın" şeklindeki bağırışlarını gören sanığın herhangi bir tepki vermeyip önemli bir şey olmadığını söylediğini, odasına çıkınca ... ve ...'ün gelerek kapı önünden kendisine "komutanım ne oluyor, ne yapıyoruz" dediklerini, sanığın içeride konuşalım diyerek bu şahısları odasına aldığını, yarım saat kadar kaldıktan sonra birlikte çıktıklarını beyan ettiği, Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubuna üye olmadığı Anlaşılmakla sanığın rütbesi ve mesleki tecrübesi ile olay günü 1. Ordu Komutanlığındaki konumu itibarıyla Anayasayı ihlal suçunda hal ve koşullara göre neticeyi önleme yönünden hukuki yükümlülüğünün olması ve ayrıca Anayasal düzene yönelik tehlike ve tehditler ortaya çıktığında farklı saiklerle çekimser kalınmasının görevle bağdaşmayıp tehditi ortadan kaldırmak için zamanında ve isabetli karar vererek uygulamada oluşabilecek riskleri üstlenme zorunluluğunun bulunması karşısında Ordu Komutanı ile irtibat kurarak veya bunda başarılı olamaması halinde inisiyatif alarak darbe girişimine ilişkin faaliyetlerin engellenmesine yönelik her türlü etkin harekette bulunup çaba göstermesi gerekirken hiçbir teşebbüste bulunmayarak ihmali davranış sergilemesi suretiyle darbe teşebbüsünde bulunanların fiiline doğrudan iştirak etmemekle birlikte eylemlerini kolaylaştırdığından 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlal suçuna yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesi ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. IV. BÖLÜM : KARAR 1)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip tartışılarak, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz 2016 günü ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden, özellikle Tük Silahlı Kuvvetlerinde oluşturduğu "mahrem" yapılanmanın kullandığı kamu gücü, silah, vasıta ve mühimmattan istifade ederek planlayıp icra ettiği Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna, sübutu kabul olunan, iştirak iradesi kapsamında ve iş bölümü doğrultusunda bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve neticeye katkı sunan eylemlerinin, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde Anayasayı ihlal suçunun vasfı tayin edilmiş, işlenen diğer suçların sübutu kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde aşağıdaki hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ve müdafilerinin, katılanlar T.C. Cumhurbaşkanlığı ve ... vekillerinin, diğer katılanlar ve vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak; Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçuna ilişkin sonuç cezanın TCK'nın 61/7. maddesi dikkate alınmaksızın fazla olarak belirlenmesi, Kanuna aykırı olduğundan hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçundan kurulan hükme TCK'nın 62. maddesine ilişkin fıkrayı takip eden fıkra olarak "TCK'nın 61/7. maddesi dikkate alınarak sonuç cezanın 30'ar yıl hapis cezası olarak belirlenmesine" ibaresinin eklenmesi; suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2)Sanık ... hakkında görevi ihmal ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; TCK'nın 309. maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilen sanık hakkında görevi ihmal suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, hükmolunan cezanın tür ve süresine göre 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile değişik CMK'nın 286. maddesi gereğince kesin nitelikte ise de suçun vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminin varlığı halinde temyiz incelemesinin mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede; a)Temyiz aşamasında UYAP üzerinden dosyaya gönderilen İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 15.04.2020 tarihli yazısında sanığın operasyonel hat kullanarak örgütün bir mahrem imamıyla irtibatlı olduğunun belirtilmesi karşısında bu hususun usulünce araştırılıp tam ve kesin bir şekilde sonucunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması, b)Kabule göre de; 1. Ordu Komutanlığında Tuğgeneral rütbesiyle İdari Kurmay Yarbaşkanı olarak görev yapan sanığın, sözde sıkıyönetim emrinin ekindeki atama listesinde görevine devam edeceğinin belirtildiği, olay günü Ordu Kurmay Başkanlığına vekalet etmesi nedeniyle Ordu Komutanı katılan Orgeneral ...'dan sonra gelen en rütbeli ikinci kişi olduğu, darbe girişimi öncesinde düzenlenen hazırlık toplantılarına katılmadığı gibi İstanbul'daki faaliyetlere aktif olarak katılan asker şahıslarla öncesinde irtibatının belirlenemediği, olay günü sanık ...'in çağırtması üzerine yazlık askeri kıyafetle ve silahsız olarak karargaha geldiği, kendi makam odasında sanık ...'le saat 21.16 - 21.38 arasında yaptığı görüşme üzerine darbe girişiminden haberdar olduğu, sanık ...'in davetine rağmen faaliyetlerin yürütüldüğü harekat merkezine gitmediği, habercisine hiçbir telefonu bağlamamasını söylediği, hatta 3. Ordu Komutan Vekili tanık Tümgeneral ...'nin telefonunu bağlattırmadığı, yaklaşık iki saat boyunca habercisiyle birlikte orta bahçede vakit geçirdiği, bu esnada da gelen hiçbir telefona cevap vermediği, akabinde tanık Albaylar ... ile ...'un iki kez makam odasına gelip bu darbe girişiminin FETÖ örgütünce gerçekleştirildiğini ve kışladan ayrılmaları gerektiğini belirtmeleri üzerine herhangi bir emir vermeden tepkisiz kaldığı, anılan tanıkların üçüncü kez gelişinde harekete geçip saat 23.55'te birlikte kışladan ayrıldıkları, tanıkları yakındaki bir metro istasyonuna bıraktıktan sonra saat 00.54'te lojmanının olduğu Fenerbahçe Orduevine giderek orduevi müdürü tanık Albay... ...'in odasında bir süre gelişmeleri takip edip konutuna gittiği, saat 03.30 civarında orduevi müdürü tanık Albay... ...'in odasına sivil kıyafetle tekrar geldiği, bu esnada 1. Ordu Komutanı katılan Orgeneral ...'ı arayarak emri olup olmadığını sorduğu, 1. Ordu Komutanı katılan Orgeneral ...'ın ordu karargahının bulunduğu Selimiye Kışlasını ele geçirme görevini verdiği tanık Albay ... ile istişarede bulunduğu, 3. Ordu Komutan Vekili tanık Tümgeneral ... ile bu hususta irtibat kurup görüştüğü, sanık ...'i katılan Orgeneral ...'ın emri üzerine telefonla arayarak ikna etmeye çalıştığı, Ordu Kurmay Başkanı tanık Tümgeneral ...'nin nezaretinde 19 Temmuz 2016 tarihinde kadar ordu karargahında düzen ve disiplinin tekrar sağlanmasına dönük faaliyetlere katıldığı anlaşılan sanığın, rütbesi ve mesleki tecrübesi ile olay günü 1. Ordu Komutanlığındaki konumu itibarıyla Anayasayı ihlal suçunda hal ve koşullara göre neticeyi önleme yönünden hukuki yükümlülüğünün olması ve ayrıca Anayasal düzene yönelik tehlike ve tehditler ortaya çıktığında farklı saiklerle çekimser kalınmasının görevle bağdaşmayıp tehditi ortadan kaldırmak için zamanında ve isabetli karar vererek uygulamada oluşabilecek riskleri üstlenme zorunluluğunun bulunması karşısında Ordu Komutanı ile irtibat kurarak veya bunda başarılı olamaması halinde inisiyatif alarak darbe girişimine ilişkin faaliyetlerin engellenmesine yönelik her türlü etkin harekette bulunup çaba göstermesi gerekirken hiçbir teşebbüste bulunmayarak ihmali davranış sergilemesi suretiyle darbe teşebbüsünde bulunanların fiiline doğrudan iştirak etmemekle birlikte eylemlerini kolaylaştırdığından 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlal suçuna yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesi ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılanlar T.C. Cumhurbaşkanlığı ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükümlerin CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, verilen ceza miktarı, tutuklulukta geçirilen süre ve mevcut delil durumu dikkate alınarak sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Ceza Dairesi, 2021/7448 E., 2023/161 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Ceza Dairesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2018/868 Esas, 2019/1999 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hükmün düzeltilmesi ile aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvur
12. Ceza Dairesi         2021/7448 E.  ,  2023/161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Taksirle yaralama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2016/42 Esas, 2017/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının b bendi uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2018/868 Esas, 2019/1999 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hükmün düzeltilmesi ile aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2021 tarihli ve 2019/71475 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Kusur durumuna, 2. Uzlaşmaya, 3. Temel cezanın tayininde alt sınırdan fazla uzaklaşıldığına, 4. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına, ilişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri 1. Temel cezanın tayininde alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. 01.11.2015 günü saat 18:30 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki sayılı otomobili ile ... il yolu istikametinden ....mahallesi istikametine seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada karşı istikamet şeridine girerek otomobilin sol yan ön kısmı ile karşı istikametten seyreden katılan sürücü ... sevk ve idaresindeki motosikletin sol yan kısmına çarpması neticesinde davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, sanığın sevk ve idaresindeki otomobili ile mahal şartlarına uygun hızda seyretmediği, yola gereken dikkati vermediği, kaza mahalline geldiği esnada karşı istikamet şeridine girerek karşı istikametten seyreden motosiklet sürücüsünün seyir şeridini kapattığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, katılan ...'ın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiş, sanığın taksirle birden fazla kişinin yaralanması suçundan cezalandırılması kanaatine varılmış, katılan ...'ın kaza neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, yaşamını tehlikeye soktuğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğu şekilde yaralanmasına neden olduğu, katılan ...'ın ise yaralanmasının duyularından veya organlarından birisinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanığın, kolluk aşamasında alınan savunmasında aracı ile herhangi bir kaza yapmadan evine gittiğini, atılı suçu kabul edilmediğini beyan ettiği, yargılama aşamasında alınan savunmasında ise "alkol almıştım, benim ehliyetim yoktur, o tarihte köy yolunda köprüye geldim, kendi şeridimde gidiyordum, çok hızlı değildim, 90-100 km hızım vardı, karşı taraftan da motorsiklet geliyordu, yol biraz dardı, ancak ben kendi şeridimdeydim, trafik kaza tespit tutanağını kabul etmiyorum, motorsikletliler telaşlandılar, direksiyonu benim önüme doğru kırdılar, benim arabamın sol ön çamurluğuna çarptılar, ben olayın şoku ile oradan elli yüz metre kadar ilerledim, durdum, sonra köye yardım istemeye gidecektim, sonra vazgeçtim, geri döndüm" şeklinde üzerine atılı suçu tevil yollu ikrar ettiği görülmüştür. 3. Katılanların aşamalarda şikayetçi oldukları, katılma talebinde bulundukları, uzlaşmayı kabul etmedikleri görülmüştür. 4. Katılan ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23/05/2017 tarihli raporunda; meydana gelen yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, yaşamını tehlikeye soktuğu, trafik kazası sonucu meydana gelen sol dizde ankiloza neden olan yaralanmasının duyularından veya organlarından birisinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğu tespit edildiği, katılan ... hakkında ... Adnan ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 15/01/2016 tarihli raporunda; katılan ...'ın meydana gelen yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, yaşamını tehlikeye soktuğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğu belirtilmiştir. 5. ... İlçe Emniyet Amirliği'nin 02/02/2016 tarihli yazısında, sanığın sürücü belgesinin olmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. 6. ... ... İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 01.11.2015 tarihli adli rapora göre sanığın kazadan iki saat sonra yapılan alkol muayenesine göre 2.05 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır. 7. Tanık Serkan D., ... U., ... E., ... A. ve İlker T. beyanları dosya kapsamında bulunmaktadır. 8. Kolluk güçlerince tanzim olunan 01.11.2015 tarihli Kaza Tespit Tutanağı, 09.11.2016 tarihli Trafik Bilirkişi Raporu ve 14.04.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu gereğince sanığın idaresindeki otomobili ile mahal şartlarına uygun hızda seyretmediği, yola gereken dikkati vermediği, kaza mahalline geldiği esnada karşı istikamet şeridine girerek, karşı istikametten seyreden motosiklet sürücüsünün seyir şeridini kapattığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davrandığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesinin beşinci fıkrası, 84 üncü maddesinin g bendi gereğince tam kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 9. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında Taksirle Yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı ve başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23/05/2017 tarih 2017/2610 Esas, 2017/4236 Karar sayılı ilamında, "sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan hüküm kurulması sırasında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesinin yanı sıra 89/2-b maddesinin de uygulanması suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediği" bildirilmekle, hakkında TCK'nın 89/4. maddesinden hüküm kurulan sanık hakkında ayrıca TCK'nın 89/3-b maddesi gereğince artırım yapılması, 5271 sayılı Kanunun 280/1-c ve 303/1-f maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir eksiklik olduğundan, istinaf yoluna başvurulan hüküm fıkrasının üçüncü paragrafın tamamının hükümden çıkartılması suretiyle CMK' nın 280/1-c ve 280/1 (a) maddesi delaletiyle CMK' nın 303/1-f maddesi gereğince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden; 1. Kusurlu Olmadığı Yönünden Oluş, dosya kapsamı, 10.06.2012 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile uyumlu nitelikteki 07.05.2013 tarihli Trafik Bilirkişi Raporu kapsamında sanığın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Uzlaşma Yönünden Katılanların soruşturma aşamasında alınan beyanlarında uzlaşmayı kabul etmedikleri, 26.02.2016 tarihinde talimat yoluyla alınan ilk beyanlarında " olaydan sonra sanık yanımıza da gelmedi, hiçbir şekilde sanık zarar gideriminde de bulunmadı" şeklinde beyanda bulundukları, 04.05.2016 tarihli celsede sanığın uzlaşma amacıyla zarar giderimi talebinde bulunduğu ve mahkemece zarar miktarının tespiti bakımından araştırma yapıldığı ancak sanık tarafından bu yönde bir girişimde bulunulmayarak sigorta şirketi tarafından katılanlara ödeme yapıldığı savunmasında bulunulduğu, açıklanan nedenlerle olayın gerçekleştiği 01.11.2015 tarihi ile son hükmün kurulduğu 13.05.2019 tarihine kadar süre içerisinde sanığın taksirle işlediği suç neticesinde oluşan zararın giderilmesi yönünde gerçek bir çabasının bulunmadığı kanaatine varılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Temel Cezanın Tayininde Alt Sınırdan Fazla Uzaklaşıldığı Yönünden; Sanığın tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın oluş ve dosya kapsamıyla uyumlu olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanmaması Yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Katılanlar Vekilinin Temyizi Yönünden 1. Temel Cezanın Tayininde Alt Sınırdan Daha Fazla Uzaklaşılması Gerektiği Yönünden Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2018/868 Esas, 2019/1999 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2023 tarihinde karar verildi.
9. Ceza Dairesi, 2023/6062 E., 2023/5423 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
nan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra TCK 58/6 maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına' içeriğinin yazılarak, İlk Derece Mahkeme hükmünün CMK'nun 280/1.1 cümle delaleti ile CMK 303/1-c madde uyarınca düzeltilmesine, CMK'nun 280/1a maddesi uyarınca sari hususlar yönünden İstinaf Başvurusunun Esasta
9. Ceza Dairesi         2023/6062 E.  ,  2023/5423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/163 E., 2023/241 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, tehdit, hakaret HÜKÜM :İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2021/530 Esas, 2022/436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdure ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'e yönelik 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ... ile katılan mağdureye yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2023/163 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusu neticesinde çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan kurulan hüküm hakkında tekerrür hükümleri yönünden istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümler hakkında istinaf başvurusunun kabulüyle hükümlerin kaldırılarak sanığın müsnet suçlardan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyizi Mağdure ve katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi bozması sonrası yapılan moleküler genetik incelemenin atılı suçun işlenemediğini gösterdiğine, taraflar arasında husumet bulunduğuna ve mevcut şüphenin giderilmediğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyizi Sanığın hakaret ve tehdit suçlarını işlediğinin sabit olduğuna, eylemin ikamet edilen hane içinde işlenmesi nedeniyle tanık bulunmamasının doğal olduğuna, sanığın tüm suçlardan üst hadden cezalandırılması gerektiğine ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; "Mahkememizin 27/05/2021 tarih 2020/368 Esas 2021/256 Karar sayılı ilamı ile verilen karara yapılan istinaf başvurusu üzerine dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 16/11/2021 tarih ve 2021/2467 Esas 2021/2165 Karar sayılı ilamı ile; sanığın 03.09.2020 tarihinden önce farklı zamanlarda mağdur ...'in boğazına bıçak dayayarak ve 'sizi öldürürüm' diyerek işlediği iddia edilen bıçakla (silahla) tehdit suçundan dolayı açılmış dava bulunmamasına karşın mahkememizce açılmayan davadan karar verildiği gerekçesiyle bozma kararı verilerek dava dosyasının Mahkememizin 2021/530 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememiz kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından kaldIrılması sonrası taraflara gönderilen bozma ilamı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu görülmüştür. Sanığın 03/09/2020 tarihinden önce farklı zamanlarda katılan ...'in boğazına bıçak dayayıp işlediği iddia edilen silah ile tehdit suçundan gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulduğu Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca sanığın katılan ...'e karşı silahla tehdit suçundan cezalandırılması istemli iddianamenin mahkememizce kabul edilerek mahkememizin 2022/151 Esas sırasına kaydının yapıldığı bundan sonra mahkememizin 2022/151 Esas sayılı dosyası ile iş bu 2021/530 Esas sayılı dosyamız arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, birlikte görülmelerinde hukuki yarar görüldüğü anlaşıldığından sanık hakkında sonradan açılan mahkememizin 2022/151 Esas sayılı dava dosyasının iş bu dosyamız ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Bozma kararı sonrasında; Sanığın alınan savunmalarında özetle üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, katılan ...'in boğazına bıçak dayayarak tehdit etmediğini, sadece tartıştıklarını bu olaylara kızı ...'nın da şahit olduğunu beyan ettiği, Katılan ...'nın alınan beyanlarında özetle; 03/02/2020 tarihli olaydan sonra sanığın kendisine karşı eylemini annesine anlattığında, annesinin bu olaydan haberdar olduğunu sanığın anlamamasını istediğini, anladığı takdirde her ikisini de öldürebileceğini söylediğini, sanığın ikinci olaydan sonra boğazına bıçak dayayarak 'öldürürüm seni' dediğini, bu esnada katılan ...'in yanında olmadığını ancak kardeşi ...'nın yanında olduğunu beyan ettiği, Katılan ... ...'nın alınan beyanlarında özetle; olayı kızı olan katılanın kendisine anlattığında sanığın kendilerine zarar vereceğini söyleyerek kızına sanığın bu hususu bilmemesi gerektiğini söylediğini, katılan ... evden gittikten sonra sanık ile konuşarak 'nasıl yaparsın o senin kızın' dediğini, sanığın ise buna karşılık 'akli dengem yerinde değildi psikolojim bozuktu, uyuşturucu etkisi ile yaptım' şeklinde sözler söylediğini, sanığın katılan ...'in boğazına bıçak dayadığını gören diğer kızı ...'nın korkudan kaçıp saklandığını beyan ettiği görülmüştür. Mahkememizce bilgisine başvurulan ...'nın alınan beyanlarında özetle; Olay günü ablası olan katılan ...'in çiğ köfte yaptığını, bahçeye getirdiğinde sanığın tadını beğenmeyerek katılan ...'e çıkıştığını, ve katılan ...'e tokat attığını, tepside bulunan bıçağı eline alarak katılan ...'in boğazına bu bıçağı dayadığını, kendisinin saklandığını, boğazına bıçağı dayadığında 'birdaha bana karşı gelmeyeceksin' şeklinde bir söz söylediğini duyduğunu ama 'seni öldürürüm' şeklinde bir söz söylediğini duymadığını, bu sırada katılan ...'in yanlarında olmadığını beyan ettiği görülmüştür. Katılan ...'nın bozma öncesi alınan beyanlarında; sanığın babası olduğunu, beraber Bursa ili Keles ilçesi Kıranışıklar Mahallesinde ikamet ettiklerini, ilk olarak 03/05/2020 günü saat 13.00 sıralarında ikamette bulundukları sırada sanığın kendisinin bulunduğu odaya geldiğini ve yatmakta olduğu yatağa uzanarak arkasından kendisine sarıldığını, uzaklaşmak için yatakta ileri doğru hamle yapmasına karşın sanığın yakınlaşıp kıyafetleri üzerinden göğüslerine dokunduğunu, sanığı eliyle iteklemesine karşın bu kez yüzü kendisine bakacak şekilde kendisine döndürüp dudaklarından öperek eliyle kıyafetleri üzerinden cinsel organına dokunduğunu, sanığa 'sen benim babamsın, nasıl böyle şeyler yaparsın' demesi üzerine sanığın odadan çıktığını daha sonra kendisinin lavaboya gidip elini yüzünü yıkayıp ikamette bulunan annesi olan katılan ...’ın yanına gittiğini, annesinin hareketlerinden şüphelenmesi üzerine ne olduğunu sorduğunu, kendisinin de sanığın cinsel içerikli eylemlerinden bahsettiğini, bunun üzerine annesinin katılanı anneannesinin Gelemiç Mahallesi'nde bulunan evine gönderdiğini, orada bir buçuk ay kadar kaldıktan sonra ikametine döndüğünü, sanığın kendisiyle konuşarak eylemi uyuşturucu madde etkisi altında yaptığını bir daha tekrarlanmayacağını söyleyerek özür dilediğini, ancak 2020 yılının Ağustos ayının ilk günlerinde ikamette kimsenin bulunmadığı bir vakitte sanığın yanına gelerek üzerinde bulunan kıyafetlerini zorla çıkartarak cinsel organını vajinasına sokmak suretiyle istismar ettiğini bu olayın üzerine yüzünün asıldığını dışarıda masada oturdukları sırada sanığın boğazına bıçak dayadığını, yine 01/09/2020 günü odasında bulunduğu esnada sanığın üzerinde sadece atlet ve külotla yanına gelip yatakta yanına uzanarak sarıldığını, uyuyacağını söyleyerek sanığı eliyle ittirmesine karşın sanığın yanak ve dudak kısımlarından öperek kıyafetleri üzerinden göğüslerine dokunarak sıktığını, sonrasında üst kıyafetlerini yukarı doğru çekiştirip doğrudan göğüslerine dokunarak sıktığını daha sonra alt kıyafetlerini aşağı doğru indirip cinsel organına dokunduğunu ve sanığın iç çamaşırını çıkararak cinsel organını vajinasına sokmaksızın bacaklarını arasına sürterek karın bölgesine boşaldığını, sanığın cinsel organını eline aldığı atlet ile sildiğini, son olarak 03/09/2020 günü katılan olan annesinin işte olduğu sırada sanığın kendisine seslenerek yanına çağırdığını, sanığa doğru yaklaştığı sırada kolundan tutup çekiştirerek yatırdığı ve üstüne çıktığını, göğüs ve cinsel organına kıyafetleri üzerinden dokunup dudağından öptüğünü ve sonrasında cinsel organını mağdurun vajinasına doğru bacakları arasına sokarak sürtünmeye başladığını bu esnada annesinin ikamete gelerek sanığı o şekilde gördüğünü, sanığın üzerinden kalkarak odadan çıktığını, kendisinin annesiyle birlikte bahçede oturdukları sırada yanlarına gelen sanığın 'bu olaydan kimseye bahsederseniz sizi öldürürüm, ben kahveye gidiyorum'' dediğini, katılan olay nedeniyle şikayetçi olduğunu belirtmiştir. Katılan ... Kaba beyanlarında sanığın kızı olan katılana yönelik eylemlerinden ilk olarak kızının anlatması üzerine haberdar olduğunu, son olayda ise işten döndüğünde katılan ve sanığın evde dinlendiğini düşünerek kapıyı kendi anahtarıyla açtığını, kapıyı açtığında kızının 'baba dur yapma' dediğini duyduğunu, önce sanığın katılanı dövdüğünü düşündüğünü ancak yukarı çıktığında sanığın üzerinde şort ve atlet bulunduğu halden üzerinde o katılanın üzerinde olduğunu kızına sürtündüğünü ve sanığın elinin kızının göğsünde olduğunu gördüğünü, bunu görünce donup kaldığını, bir şey söyleyemediğini, kızının kendisini gördüğünü ve 'anne beni kurtar' dediğini, sanık kendisini görünce ayağa kalktığını ve 'bu olayı başkasına anlatırsanız amınıza koyarım' dedikten sonra içeri geçtiğini, çalıştığı okulun müdürüne mesaj atarak olaydan haberdar ettiğini belirtmiştir. Buna ilişkin mesaj çıktısının dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür. Katılan olay nedeniyle sanıktan şikayetçi olduğunu belirtmiştir. Katılan ve sanığa ait giysiler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 16/09/2020 tarihli uzmanlık raporunda; katılan ve sanığa ait külot ve atletler üzerindeki lekelerden elde edilen DNA profili ile sanıktan alınan kan numunesinden elde edilen DNA profilinin uyumlu olduğu belirtilmiştir. Adli raporda katılanın sağ uyluk dış kısımda iki adet 1cm çağında yeşil ekimoz ve sağ bacak ön yüzde iki adet 1cm çapında mor ekimoz bulunduğu belirtilerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olduğunun belirtildiği, mağdurun iç beden muayenesi neticesinde düzenlenen aynı tarihli raporda; şahsın bakire olmadığı, saat kadranına göre saat -7 hizasında kaideye varan eski yırtık izlendiği, yırtık etrafında ekimoz, hematom gibi akut bulgular görülmemesi nedeniyle bu yırtıkların eski olup, muayene tarihinden en az 7-10 gün veya daha öncesinde meydana gelmiş olduğu yönünde kanaat bildirildiği belirtilmiştir. Sanığın savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, katılan olan kızının annesinin yönlendirmeleri üzerine bu şekilde beyanda bulunduğunu belirtmiştir. Sanık savunması, katılan beyanları, adli raporlar, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle; her ne kadar sanık savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirtmiş ise de katılan ...'in aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunduğu, katılan ...'in sanığın 03/09/2020 tarihinde kızı ...'e yönelik eylemini gördüğünü ve bunun üzerine çalıştığı okul müdürüne mesaj attığı şeklindeki beyanının mesaj çıktısı ve katılan ...'in beyanıyla doğrulandığı, uzmanlık raporunda katılan ve sanığa ait külot ve atletler üzerindeki lekelerden elde edilen DNA profili ile sanıktan alınan kan numunesinden elde edilen DNA profilinin uyumlu olduğunun belirtildiği görüldüğü, katılan ...'in bakire olmadığına ilişkin rapor da dikkate alındığında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek katılanlar ... ve ...'in istikrarlı beyanlarına itibar edilmiştir.Katılan ...'in babası olan sanığın 03/05/2020 günü saat 13.00 sıralarında katılanın yatmakta olduğu yatağa uzanarak arkasından sarılıp kıyafetleri üzerinden göğüslerine dokunduğu, katılanın eliyle iteklemesine karşın sanığın katılanı kendisine döndürüp dudaklarından öperek eliyle kıyafet üzerinden cinsel organına dokunduğu, 2020 yılının Ağustos ayının ilk günlerinde sanığın katılanın yanına gelerek üzerinde bulunan kıyafetleri zorla çıkartarak kendi cinsel organını katılanın vajinasına soktuğu olaydan sonra ise katılanın boğazına bıçak dayadığı, 01/09/2020 günü katılanın odasında yatağında uzanırken sanığın yanına uzanarak sarılıp yanak ve dudaklarından öperek önce kıyafetleri üzerinden sonrasında altından göğüslerine dokunarak sıktığı devamında kıyafetlerini çıkararak katılanın cinsel organına dokunup sonrasında cinsel organını vajinasına sokmaksızın bacak arasına sürterek vajinasına doğru baskı uygulamak suretiyle boşaldığı, 03/09/2020 günü yatağında uzanırken katılanı yanına çağırıp kolundan tutup çekiştirerek yatağa yatırıp uzandırıp göğüs ve cinsel organına kıyafetleri üzerinden dokunup dudağından öptüğü ve sonrasında cinsel organını katılanın vajinasına doğru bacakları arasına sokarak sürtündüğü akabinde katılan ...'in eve gelerek sanığı görmesi üzerine sanığın katılanlara 'bu olaydan kimseye bahsederseniz sizi öldürürüm, amına koduklarım ben kahveye gidiyorum' dediği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda sanığın öz kızı olan katılana yönelik eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğunun kabulü ile eylemine uyan TCK'nın 103/2-1, 103/3-c, 43/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanığın kastının yoğunluğu ve eylemlerin 4 defa oluşu dikkate alınarak temel cezada ve TCK'nın 43. Maddesinde teşdit uygulanmasına, sanığın katılanlara 'amına koduklarım' demekle tek bir fiille her iki katılana yönelik hakaret suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan TCK'nın 125/1 ve 43/1 maddesi gereği cezalandırılmasına, sanığın katılan ...'e yönelik 'sizi öldürürüm' demek suretiyle tehdit suçundan eylemine uyan TCK'nın 106/1-1 cümlesi gereği cezalandırılmasına karar vermek gerektiği, Birleşen dosya yönünden mahkememizce yapılan değerlendirmede; sanığın 03/09/2020 tarihli eyleminden sonra her iki katılana birden 'sizi öldürürüm' dediği, bu tarihten önce 2020 yılı ağustos ayı içerisinde sanığın katılan ...'in boğazına bıçak dayayarak 'seni öldürürüm' dediği, tanık ...'nın da sanığın katılanın boğazına bıçak dayadığını gördüğüne ilişkin beyanlar ile katılanların aşamalarda alınan tutarlı beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın katılan ...'e karşı silahla tehdit suçunu işlediği hususun sübuta erdiği, sanığın atılı suçu kabul etmediğine ilişkin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmekle mahkememizce itibar edilmemiştir. Sanığın katılan ...'e yönelik farklı zamanlarda gerçekleşen boğazına bıçak dayamak ve bu eyleminden daha önceki tarihte katılan ...'e karşı 'sizi öldürürüm' demek suretiyle üzerine atılı suçun sübuta erdiği, sanığın eylemlerini aynı kasıt altında tekrarladığı anlaşıldığından silahla tehdit suçu yönünden TCK'nın 43/1 maddesinin tatbik edilmesi gerektiği kanaatine varılarak sanığın katılan ...'e karşı eylemlerinden ayrıca TCK'nın 106/2-a ve 43/1. maddeleri gereği cezalandırılmasına karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; "1. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin kararında ;yapılan yargılamaya ,oluşa,dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, kabul ve gerekçeye göre, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı,delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı,ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği , kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ve cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmıştır. Ancak: İlk Derece Mahkemesince 2020/368 esas ve 2021/256 karar sayılı,27.05.2021 tarihli hükmünde TCK'nun 58 madde uygulamasında Bursa 4 Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/318 esas ve 2005/175 karar sayılı hükmünün tekerrüre esas alındığı, Dairemizin 2021/2467 esas ve 2021/2165 karar sayılı,16.11.2021 tarihli kararı ile tekerrür uygulamasına sanığın sabıka kaydına göre ikinci kez tekerrüre esas teşkil eden Keles Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1 esas ve 2012/39 karar sayılı hükmünün esas alınması gerektiği nedeniyle kararın bu sebeple eleştirildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince bozma kararı sonrası yapılan yargılamada, 2021/530 esas ve 2022/436 karar sayılı, 24.11.2022 tarihli hükmünde tekerrür uygulamasına , CMK'nun 283/1 madde hükmünde düzenlenen aleyhe bozma ve değiştirme yasağı gözetilmeksizin ve Dairemiz kararının yanlış yorumlanmasıyla, Keles Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1 esas ve 2012/39 karar sayılı ilamı esas alınarak karar verilmesi hatalı olduğundan, Aleyhe istinaf olmaması karşısında ,CMK'nun 283/1 madde hükmü uyarınca aleyhe bozma ve değiştirme yasağı da göz önünde bulundurularak bir önceki kararda yazılı olduğu üzere; Hükmün (A) bendinin (8) paragrafının tamamen çıkartılarak yerine; 'Sanığın adli sicil kaydında yer alan Bursa 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/318 esas ve 2005/175 karar sayılı ilamın tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, tekerrür nedeniyle TCK 58/1-6 maddesi gereğince hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra TCK 58/6 maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına' içeriğinin yazılarak, İlk Derece Mahkeme hükmünün CMK'nun 280/1.1 cümle delaleti ile CMK 303/1-c madde uyarınca düzeltilmesine, CMK'nun 280/1a maddesi uyarınca sari hususlar yönünden İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine karar verilmiştir. 2. Tehdit, Silahlı Tehdit ve Hakaret Suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya kapsamına göre katılan ... ... ın anlatımında; 03.05.2020 tarihinde gerçekleşen ilk olay sonrası sanığın mutfakta yanlarına gelerek kızı ... ve kendisine 'bu olayı başkasına anlatırsanız sizi öldürürüm' demek suretiyle tehdit ettiğini, keza 03.09.2020 tarihinde gerçekleşen olay sonrası bahçede bulundukları sırada kendisine ve kızı ... 'bu olayı başka bir yerde anlatırsanız sizi öldürürüm, a,,, koyduklarım' diyerek hakaret ve tehdit ettiğini beyan ettiği, Ancak mağdur ... in anlatımında; 03.05.2020 tarihinde gerçekleşen olay sonrası mutfağa gittiğini, annesine babasının kendisine dokunduğunu söylediğini, annesinin " şimdilik bu olay aramızda kalsın" dediğini, o akşam annesinin babası ile bu konuyu görüşmediğini, ertesi günü kendisini anneannesine gönderdiğini, 03.09.2020 günü gerçekleşen olay sonrası annesi ile bahçeye indiklerini, babasının yanlarına gelmeden kahvehaneye gittiğini, tehdit ve hakaret olaylarının olmadığını beyan ettiği, Yapılan açıklamalar kapsamında; müsnet eylemlere ilişkin olarak mağdur anlatımlarının kendi içerisinde çelişkili ve tutarsız olduğu, olayın tarafsız görgü tanığının bulunmadığı, sanığın suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. Keza silahlı tehdit suçlamasına ilişkin olarak ;mağdurların soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarında olaya ilişkin anlatımda bulunmadıkları, mağdur ... ın kovuşturma aşamasında sanığın kızı ... boğazına bıçak dayayarak tehdit ettiğini beyan ettiği, yeni ortaya çıkan duruma ilişkin olarak Mahkemenin suç duyurusunda bulunduğu, sanık hakkında silahlı tehdit suçundan açılan kamu davasının iş bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Mağdur ... bu olaya ilişkin olarak anlatımında; cinsel istismar suçundan bağımsız olarak babasının yaptığı çiğ köfteyi beğenmediğini, kendisi tepki gösterince boğazına bıçak dayayarak tehdit ettiğini, babası olan sanığın kendilerini her fırsatta tehdit ettiğini ve dövdüğünü beyan ettiği, Tanık ... anlatımında; babasının ablasının yaptığı çiğ köfteyi beğenmediğini, ablası tepki gösterince boğazına bıçak dayayarak 'bundan sonra bana karşı gelmeyeceksin' diyerek tehdit ettiğini, kendisinin korkudan kümese saklandığını beyan ettiği, Olayın sonradan kovuşturma aşamasında ortaya atıldığı, mağdur ... sanığın eylemini cinsel istismar sonrası gerçekleştirdiğini beyan etmesine karşın mağdur ... ve tanık ... çiğ köfteden kaynaklı tartışma sonrası gerçekleştiğini beyan ettikleri, bu haliyle mağdur ve tanık beyanlarının kendi içerisinde çelişkili ve tutarsız olduğu anlaşılmıştır. Hakaret ve tehdit olaylarına ilişkin olarak tarafsız görgü tanığı bulunmadığı, sanığın suçlamaları kabul etmediği, yapılan açıklamalar bağlamında suçun işlendiği hususunda mağdurların ve tanığın çelişkili ve tutarsız anlatımlarından başka , sanığın cezalandırılmasına yeter somut veri elde edilemediği, suçun işlendiği hususunda şüphe hasıl olduğu, Ceza Hukukunun genel prensipleri uyarınca şüpheden sanığın sanığın yararlanması gerektiği, kişi hakkında şüphe ve varsayıma dayalı olarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği değerlendirilmiştir. Yapılan açıklamalar kapsamında; İlk Derece Mahkemesinin ispat bakımından değerlendirmesi hatalıdır. Bu haliyle dosya kapsamındaki delillere göre mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırıdır. Ancak ; bu husus yeniden araştırmayı ve yargılamayı gerektirmeyip, CMK'nun 303/1-a madde hükmünün verdiği yetkiye istinaden Dairemizce düzeltilmesi mümkün olduğundan, Hükümden sanık hakkında her iki mağdura yönelik hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin (B-C-D) bentlerinin tamamen çıkartılarak yerine; 'Sanık ... hakkında her ne kadar mağdur ... Kayaya yönelik tehdit ve silahlı tehdit, hakaret suçlarından ,mağdur ... Turaya yönelik hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre suçları sabit olmadığından ,CMK 223/2-e madde uyarınca her bir suçtan ayrı ayrı Beraatine,' içeriğinin yazılarak, İlk Derece Mahkeme hükmünün CMK'nun 280/1.1 cümlesi uyarınca CMK 303/1-a madde uyarınca düzeltilmesine CMK'nun 280/1a maddesi uyarınca sair hususlar yönünden İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümlerin, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2023/163 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.
16. Ceza Dairesi, 2019/11085 E., 2021/1786 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 8.
16. Ceza Dairesi         2019/11085 E.  ,  2021/1786 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma (sanıklar .., ...,... ve ... hakkında), Silahlı terör örgütüne yardım etme (sanıklar ..., ..., ..., ...., ...,..., ..., ... ve ... hakkında) 28.09.2016 sanıklar ...,... ve... hakkında, 24.02.2015 sanık ... hakkında, 04.02.2015 sanık ... hakkında, 20.10.2014 sanık ... hakkında, 16.09.2014 sanık ... hakkında, 28.08.2014 sanıklar ... ve ... hakkında, 07.02.2014 sanık ... hakkında, sanıklar ... ve .... hakkındaki kararların niteliği gereği suç tarihleri yazılmamıştır. Hüküm : -Sanıklar...,...,...,... ve Turan hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1. TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri, -Sanıklar ...,...,...,...,... hakkında TCK'nın 314/3, 220/7 delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1. TCK'nın 62, 53. Maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, -Sanıklar ... ve ... hakkında CMK 223/2-e maddesi uyarınca Beraat kararları Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ...,...,...,...,...,..., ve ... yönünden silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan kanunun eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içinde, diğer sanıklar yönünden ise olağan süresinde temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Tayin olunan cezaların süreleri itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanık ... ile sanıklar Cihan, Ekrem, Hakan ve Turan müdafilerinin duruşma istemlerinin CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriklerine göre, 1-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle ilgili temyiz talepleri yönünden: Sanık ... hakkında suç tarihinin ilk yakalama tarihi olan "28.09.2017" yerine Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında 27.07.2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ve müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2-) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle ilgili temyiz talepleri yönünden: Sanık ... hakkındaki isimsiz ihbar evrakının müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan diğer delillerin suçun sübutu, vasfı ve cezanın bireyselleştirilmesi bakımından yeterli olduğu görülmekle sonuca etkili bulunmamış, Sanık ... hakkında suç tarihinin yardım teşkil ettiği kabul edilen son eylem tarihi olan "28.08.2014" yerine İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlıklarında 15.12.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ve müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının esastan reddine ancak; Sanıklara verilen silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen cezaların 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 8. ve 11 bentlerinin 3. paragraflarındaki "5. maddesi” ibarelerinin çıkarılması ve yerine "5/1.maddesi" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle ilgili temyiz talepleri ile ilgili olarak: A- Sanık ... yönünden: Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmıştır. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeden örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemleri olduğuna dair mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak yeterli delilde bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, B-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... yönünden: Silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan müdafii yardımından faydalandırılmadan yargılanıp anılan suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği görüldüğünden ceza muhakemesi hukukunda savunmanın ayrılmaz parçası olan “müdafilik” kavramı üzerinde durmak ve sanıklara 5271 sayılı CMK'nun 150/3. maddesi uyarınca müdafii atanmasının zorunlu olup olmadığının, bu bağlamda zikredilen yasa maddesinde şart koşulan beş yıllık ceza süresinin, suçun basit hali için öngörülen temel cezaya göre mi yoksa uygulanması zorunlu nitelikli haller ile cezayı ağırlaştırıcı nedenlerin de dikkate alınması suretiyle belirlenecek cezaya göre mi tespit edileceğinin irdelenmesi gerekmektedir. Adil yargılamanın zımni gerekleri "hakkaniyete uygun yargılama" kavramından hareket ederek saptanmıştır. Bu gereklerden en önemlisi Anayasa'nın 36. maddesinde de açıkça ifade edilmiş olan "savunma hakkı"dır. Ceza yargılamasındaki savunma haklarının güvence altına alınması demokratik toplumun temel bir ilkesidir. Bu sebeple hakkaniyete uygun bir yargılamanın gerçekleştirilmesi için, yargılamanın yürütülmesi sırasında alınan önlemlerin, savunma hakkının yeterince ve tam olarak kullanılması ile uyumlu olması ve bu hakların teorik ve soyut değil, etkili ve pratik olacak şekilde yorumlanması gerekmektedir (Anayasa Mahkemesi B. No: 2013/4784, 7/3/2014, § 32). Müdafii; şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı ifade eder (CMK m. 2/1-c). Müdafilik ihtiyari veya zorunlu olabilir. 1412 sayılı sayılı CMUK, kişisel savunmada kural olarak isteğe bağlı/ihtiyari müdafilik sistemini benimsemiş, sınırlı hallerde ise kişilerin kendilerini yeterince savunamayacakları ve kamusal bir kurum olan savunmanın zaafa uğrayacağı kabulünden hareketle zorunlu müdafilik sistemini getirmiştir. 5271 sayılı CMK ise zorunlu müdafilik sistemini, istisna olmaktan çıkararak adeta kural haline getirecek şekilde genişletmiştir. (C.G.K. 17/12/2009 t. 2008/1-172 E. 2009/26 K.). Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafinin yardımından yararlanabilir. Müdafiyi kendisi ya da kanuni temsilcisi seçebilir. Müdafii seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. Bu haller isteğe bağlı müdafiliktir. Kanunumuz bazı hallerde ise zorunlu müdafiliği benimsemiştir. Bu durum Ceza Genel Kurulunun gündemine de birçok kez gelmiştir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2016 tarih ve 2016/17-939, 2016/465 sayılı kararında açıklandığı üzere; 1412 sayılı CMUK, kişisel savunmada kural olarak ihtiyari müdafilik sistemini benimsemiş ve sınırlı bazı hallerde zorunlu müdafilik sistemini getirmişken; 5271 sayılı CMK zorunlu müdafiilik sistemini, önemli ölçüde genişletmiştir. 5271 sayılı CMK’ya göre; müdafii bulunmayan şüpheli veya sanığın, çocuk, kendini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olması (CMK’nın 150/2. maddesi), soruşturma veya kovuşturma konusu suçun cezasının alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi (CMK’nın 150/3. maddesi), resmi bir kurumda kusur yeteneğinin araştırılması için gözlem altına alınmasına karar verilecek olması (CMK’nın 74/2 maddesi), tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesi (CMK’nın 101/3. maddesi), davranışları nedeniyle hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşılan sanığın yokluğunda duruşma yapılması (CMK’nın 204/1. maddesinde) ve kaçak sanık hakkında duruşma yapılması (CMK’nın 247/4. maddesinde) hallerinde, şüpheli veya sanığın istemi bulunmasa, hatta açıkça müdafi istemediğini beyan etse bile müdafi görevlendirme zorunluluğu bulunmaktadır. Adil yargılanma hakkı, Anayasanın 36/1. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6/1. maddesinde de; “Herkes davasının, … cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak, … görülmesini isteme hakkına sahiptir..” denilerek teminat altına alınmıştır. Adil yargılanma hakkının muhtevası, savunma ve müdafii yardımından faydalanma hakkı yönünden iç hukukumuzun da bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, bir suç ile itham edilen herkes, kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafiin yardımından faydalanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabilmek hakkına sahiptir. Anılan madde gereğince, bir suç isnadı altında bulunan kişi savunma hakkının kullanılmasında, kendisini bizzat savunma, seçtiği bir müdafi yardımından yararlanma ve bir müdafi tayin etme imkanından yoksun ise ve adaletin selameti için gerekli görülürse re’sen atanacak bir müdafi yardımından yararlanma olmak üzere üç ayrı hakka sahiptir. Bu nedenle, suç isnadı altında bulunan kişinin kendisini bizzat savunması talep edilemez. Savunma hakkının etkin bir şekilde kullanma imkânını sağlayan müdafi yardımından yararlanma hakkı aynı zamanda adil yargılanma hakkının diğer bir unsuru olan “silahların eşitliği” ilkesinin de gereğidir (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Pakelli/Federal Almanya Davası, B.No: 8398/78, 25.04.1983). Gözaltı sırasında bir avukatın hazır bulunmaması ile ilgili olarak AİHM, her sanığın, gerekiyorsa resmi olarak görevlendirilen bir avukat tarafından etkili bir şekilde savunulması hakkının adil yargılamanın temel özelliklerinden birisi olduğunu hatırlatmaktadır(Salduz, Poitrimol-Fransa, 23 Kasım 1993 ve Demebukov- Bulgaristan, başvuru no: 68020/01, 28 Şubat 2008). Kural olarak sanığa polis tarafından ifadesinin alındığı veya tutuklu olarak yargılandığı andan itibaren avukat yardımından yararlanma imkanı sağlanmalıdır (Dayanan/Türkiye davası, başvuru no:7377/03). Adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan müdafi yardımından yararlanmadan vazgeçmenin geçerli ve etkin olabilmesi için her türlü şüpheden uzak bir açıklıkta olması, ayrıca sonuçlarının ağırlığı itibariyle asgari garantileri içermesi, önemli hiçbir kamu menfaatine ters düşmemesi ve vazgeçmenin sonuçlarının makul olarak öngörebileceğinin ortaya konulması gerekir (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Salduz/Türkiye Davası, B. No: 36391/02, 27.11.2008; Talat Tunç/Türkiye Davası, B. No: 32432/96, 27.03.2007). Ne var ki; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bazı durumlarda kişinin talebi olmasa da, resen ücretsiz olarak avukat tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Kişinin imkanının olmaması yanında, ayrıca suçlama nedeniyle alabileceği özgürlükten mahrum bırakılmayı gerektiren bir ceza ve davanın karmaşıklığı, avukat yardımının sağlanmasını gerektiren bir hukuki menfaati ortaya çıkarmaktadır (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Talat Tunç/Türkiye Davası, B. No: 32432/96, 27.03.2007). Bu cümleden olarak, kanun koyucu bir suç isnadıyla karşı karşıya kalan şüpheli ya da sanığın, müdafii yardımından faydalanmak hakkından açıkça vazgeçmesi halinde dahi adaletin selameti bakımından re'sen bir müdafiin atanması gerektiğini, 5271 sayılı CMK'da tahdidi olarak düzenlemiştir. Savunma, toplumun suçtan sorumlu olması nedeniyle muhakemenin vazgeçilmez unsuru olduğu için, en azından ağır suçlarda müdafii bulunmasının gerektirir. Nitekim Ceza Muhakemesi Kanunu önce sadece küçükler bakımından (CMK. 150/2) ve gözlem altına almada (CMK. 74/2) kabul edilmiş olan mecburi müdafiiliği yerinde bir şekilde genişletmiştir. CMK'nın 150/3 maddesine göre; alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada müdafii bulunmayan şüpheli veya sanığa istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. Görüldüğü üzere kanun vazıı, belli ağırlıkta ceza öngören suçlar ile ilgili soruşturma ya da kovuşturmalarda bir müdafiin hukuki yardımından faydalandırılmayı adaletin selameti açısından zorunlu görmüş ve bunu sanık veya şüphelinin isteğine bağlı tutmadığı gibi bu hususta hiç bir istisnaya da yer vermemiştir. AİHS'nin 6. maddesinden daha geniş bir teminat içeren düzenleme bu yönü ile tartışmadan varestedir. Ancak sorun CMK'nın 150/3.maddesinde şart koşulan beş yıllık ceza süresinin, suçun basit hali için öngörülen temel cezaya göre mi yoksa uygulanması zorunlu nitelikli haller ile cezayı ağırlaştırıcı nedenlerin de dikkate alınması suretiyle belirlenecek cezaya göre mi tespit edileceği noktasında toplanmaktadır. Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı (06.12.2016 tarih ve 2016/17-939, 2016/465 sayılı kararı) doğrultusunda genel uygulama beş yıllık ceza süresinin, suçun basit hali için öngörülen temel cezaya göre belirlenmesi şeklindedir. Ancak hakkaniyete uygun bir yargılamanın gerçekleştirilmesi için, savunma hakkının yeterince ve tam olarak kullanılması ve bu hakkı teminat altına alan usul kurallarının teorik ve soyut değil, etkili ve pratik olacak şekilde yorumlanması gerekmektedir. Suç genel teorisinde suça etki eden nedenler, suçun temel şeklini düzenleyen suç tipindeki kanuni unsurların dışında kalan ve ona eklenen özel fiili nedenler veya şahsi nedenlerdir. Bu bağlamda suça etki eden nedenler, doktrinde çeşitli ayrımlara tabi tutulmaktadır: Ağırlatıcı-hafıfletici nedenler, genel-özel nedenler, kanuni-takdiri nedenler, fıili-şahsi nedenler gibi. Suça etki eden nedenlerden cezanın artırılmasını gerektiren nedenler ağırlatıcı nedenler iken, indirilmesini gerektirenler hafifletici nedenlerdir. Ceza adalet sistemimizde "bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin aynı suç sayılacağı" kabul edilmiştir. (TCK md. 43/1, 3. cümle) Keza dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de göz önünde bulundurulacağı hüküm altına alınmıştır. (TCK md. 66/ 3) Dairemiz de, 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesinin 2/g bendi kapsamında “temyiz edilebilirlik sınırının” belirlenmesinde beraat kararı verilen suç için yasada öngörülen cezanın üst haddinin, nitelikli hal ve ağırlaştırıcı nedenler de gözetilerek saptanması gerektiğini kabul etmektedir. (16/01/2018 tarih, 2017/3415 E. - 2018/495 K. sayılı karar) Esasen suç isnadı altında olan şüpheli ya da sanık için önemli olan husus, tehdit altında tutulduğu hapis cezasının alt veya üst sınırının miktarıdır.Bu miktarın, suçun temel şekli için ya da uygulanması zorunlu nitelikli halleri veya ağırlaştırıcı sebepleri için öngörülmüş olmasının pratikte sanık/şüpheli için hiç bir önemi yoktur.Aksi yöndeki düşünce, ceza adalet sistemimizin kabul ettiği "bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin aynı suç sayılacağı" olgusuna, kişisel savunmada kural olarak ihtiyari müdafilik sistemini benimseyen1412 sayılı CMUK'un rağmına, zorunlu müdafiilik sistemini önemli ölçüde genişleten, AİHS'nin 6. maddesinden daha geniş bir teminat içeren 5271 sayılı CMK'nın 150/3.maddesinin amaç ve kapsamına, dürüstlük ilkesine ve adil yargılanma hakkına uygun düşmeyeceği apaçık ortadadır. 5237 sayılı TCK'nın 314/2.maddesinde düzenlenen ve 3713 sayılı TMK'nın 3. maddesinde tadat olunan mutlak terör suçlarından olması nedeniyle aynı kanunun 5. maddesinin zorunlu olarak uygulanmasını gerektiren silahlı terör örgütü üyesi olmak suçu-(ları)nda cezanın alt sınırının beş yıldan fazla (7 yıl 6 ay hapis cezası) olduğu görülmektedir. Bu nedenlerle sanık hakkında, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan yapılan yargılama sırasında, CMK'nın 150/3 maddesi gereğince isteğine bağlı olmaksızın hatta açıkça müdafi istemediğini beyan etse bile müdafii görevlendirme zorunluluğu bulunmaktadır. Bu zorunluluğa uyulmamasının temyizen inceleme konusu yapılıp yapılamayacağına gelince; CMK’nın, “Duruşmada hazır bulunacaklar” kenar başlıklı 188/1. maddesinde; "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır." denilmek suretiyle duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafii "de muhakeme heyetinden sayılmıştır. CMK 289. maddesinin 1-a ve e bendlerinde, " mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması",hukuka kesin aykırılık halleri içinde sayılmıştır.Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da bu madde kapsamında sayılan hukuka aykırılıklar temyiz denetiminde res’en incelenecektir.(CMK 289/1)Temyiz incelemesi yönünden hukuka kesin aykırılık hallerinde, hükümden önce verilen kararların hükme esas teşkil edip etmediğinin de bir önemi bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkülü için duruşmada hazır bulunması doğrudan şart koşulan zorunlu müdafiin görevlendirilmemesi, CMK 289. maddesinin 1-a-e bendleri bağlamında hukuka kesin aykırılık oluşturması nedeniyle usulüne uygun açılmış bir temyiz davasında temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da res’en inceleme konusu olacaktır. Açıklanan gerekçeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütü üyeliği/yardım etme suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafiiisi bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmeyen sanıklara, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi, C- Sanık ... ve ... yönünden: aa-İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar hakkında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan istinaf incelemesi neticesinde CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanıkların CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatleri ile CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmaktadır. Olayla ilgili yasal düzenlemeler şöyledir: Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma: Madde 280 – (1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, …. g) Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, Karar verir. (2) (Ek: 18/6/2014-6545/77 md.) Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar. ... Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller, hukuka aykırılığın düzeltilmesi Madde 303 – (1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse. …. Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, özü itibariyle uyuşmazlık hakkında maddi ve hukuki yönleri tekrar ele alınarak yeni bir karar verilmesi anlamına geldiğinden bir tür “ıslah”tır.(Yenisey İstinaf ve tekrar Kabulü sh.189,Centel/Zafer Ceza Muhakemesi Hukuku sh 359) Esas itibariyle istinaf kanun yolunda aslolan bozma yerine ıslahtır.Bu şekilde ıslah olunan karar, bir bütün olarak yeni bir karar olmayıp ilk derece mahkemesi kararında tespit olunan maddi ve/veya hukuki meseleye ilişkin hataların düzeltilmesi sonucunda ortaya çıkan ve ilk derece mahkemesi kararı üzerine bina edilen kısmi bir hükümdür.(Birtek Fatih Ceza Muhakemesinde İstinaf sh.235) Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, kural olarak ilk derece mahkemesi kararı üzerine bina edilen, incelenen kararda kısmi değişiklik yapılarak veya yeni bir hüküm fıkrası eklenerek verilen bir karardır. Ancak ilk derece mahkemesinin hükmü mahkumiyet iken, İstinaf mahkemesi duruşma açılmasına ihtiyaç duymaksızın CMK 303/1-a maddesi gereğince beraat kararı verip hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kararı vermiş ise bu kararın hüküm niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla CMK 280/1-a,b,c maddesi kapsamında duruşma açılmaksızın verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, maddi vakıanın belerlenmesi bakımından yeni delil ikamesini veya mevcut delillerin yeniden takdir edilmesini gerektirmeyen hallerle sınırlı olduğunun kabulü gerekmektedir. Doktrinde de, CMK m. 280/1-a (CMK m. 303/1-a) hükmü uyarınca “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması” gerekçesiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, bu türden durumlarda duruşma açılması ve bir öğrenme yargılaması yapılması gerekeceği görüşü savunulmaktadır.(Kaymaz Seydi Ceza Muhakemesinde İstinaf sh.132, Balcı/Öztürk Ceza Yargılamasında İstinaf ve Temyiz sh 165) Yargıtayın CMK m. 193/2 (ve CMK m. 223/9) hükmünün uygulanmasında derhal beraat kararı verilmesi) bakımından dahi “delil takdiri gereken hallerde” savunma alınmaksızın ve sanık sorguya çekilmeksizin beraat kararı verilemeyeceğini kabul ettiği nazara alındığında CMK m. 280/1-a hükmü kapsamında duruşma açılmaksızın ve delil takdiri yapılmaksızın sadece dosya üzerinden inceleme yapılarak sanığın savunması alınmaksızın mahkumiyet kararı verilebileceğini kabul etmenin ceza muhakemesinin temel ilkelerine aykırı olacağı izahtan varestedir.(Birtek Fatih Ceza Muhakemesinde İstinaf sh.235) Şu hale göre istinaf mahkemesi, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü maddi vakıanın sübutu yönünden isabetli bulmakla birlikte, sübutu kabul edilen maddi vakıaya bağlanan hukuki neticenin hatalı olduğunu düşünmekte, mesala eylemin kanunda suç olarak düzenlenmediği ya da suç olmaktan çıkarıldığı kanaatinde ise incelenen hükmün bütünü kaldırılmaksızın sadece hukuki meselenin çözümüne ilişkin mahkumiyet yerine beraat kararı verebilecektir. Yerleşik Yargıtay uygulaması da böyledir. Bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarının istinaf edilmesi üzerine, delillerin hatalı değerlendirildiği mülahazasına istinaden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kanıtlanamaması gerekçesiyle duruşma açılmaksızın sanıkların beraatine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, bb-Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere, silahlı terör örgütü üyeliği/yardım etme suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmeyen sanıklara, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar H...,...,...,... ve ..., sanık ... vasisi, sanıklar ... ve ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Yargıtay ilgili ceza dairesi, bir mahkûmiyet hükmüne yönelik yaptığı temyiz incelemesinde; mahkemece suçun unsurlarının ve cezanın doğru belirlendiğini, ancak sanığa uygulanan kanun maddesinin numarasının yanlış yazıldığını ve hesaplamada basit bir maddi hata yapıldığını tespit etmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca Yargıtay'ın bu durumda vermesi gereken karar aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hükmün bozulması ve dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesi.
B) Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün doğrudan onanması.
C) Hukuka aykırılığın düzeltilmesi (Düzelterek Onama).
D) Davanın düşmesine karar verilmesi.
E) Yargılamanın yenilenmesi kararı verilmesi.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol