5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 304

Ceza Muhakemesi Kanunu 304. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 304 – (1) (Değişik:20/2/2019-7165/8 md.) Yargıtayca 302 nci maddenin birinci fıkrası veya 303 üncü madde uyarınca verilen kararlara ilişkin dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği ise bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. (2) Yargıtay, dosyayı 303 üncü maddede belirtilenlerin dışında kalan hâllerde yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan bölge adliye mahkemesine veya diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderir. (Ek cümleler:20/2/2019-7165/8 md.) Ancak bozma kararı, a) İstinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosya, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine, b) Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosya, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine ya da bozma kararının içeriği doğrultusunda Yargıtayca uygun görülmesi halinde bölge adliye mahkemesine, gönderilir. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği hallerde, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Hüküm, mahkemenin hukuka aykırı olarak kendisini görevli veya yetkili görmesinden dolayı bozulmuşsa, Yargıtay aynı zamanda dosyayı görevli veya yetkili mahkemeye gönderir. (4) İlk derece mahkemesi tarafından doğrudan temyiz yolu açık bulunan hükümlerle ilgili olarak verilen karara ilişkin dosya, hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Yargıtayda hükmün açıklanması

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

5.558 karar eşleşti
6. Ceza Dairesi, 2020/11192 E., 2021/381 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
0.2020 tarihli, 2020/8581 E-2020/9522 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.12.2020 tarih ve KD-2020/107017 sayılı yazısı ile itiraza konu ilamın sonuç kısmında "5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ilk derece Mahkemesi olan Bakırköy 8.
6. Ceza Dairesi         2020/11192 E.  ,  2021/381 K. "İçtihat Metni" Sanık ... hakkında Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2019 gün ve 2019/722 E. ve 2019/799 K. sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının sanık müdafii tarafından istinaf talebi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 22/04/2020 gün ve 2020/1147 E. ve 2020/871 K. sayılı kararı ile sanık müdafiinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin bu kararına karşı sanık müdafiinin temyiz itirazı üzerine, Dairemizin 15.10.2020 tarihli, 2020/8581 E-2020/9522 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.12.2020 tarih ve KD-2020/107017 sayılı yazısı ile itiraza konu ilamın sonuç kısmında "5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ilk derece Mahkemesi olan Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine," yerine “5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine," ibaresi yazıldığı görülmekle, ilamdaki bu maddi hatanın düzeltilmesi yönünde talepte bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca yapmış olduğu, 16.12.2020 tarih ve KD-2020/107017 sayılı maddi hatanın düzeltmesi istemi yerinde görülmüş olduğundan talebin KABULÜ ile Dairemizin 15.10.2020 tarihli, 2020/8581 E-2020/9522 Karar sayılı kararının III. Kısmında yer alan sanık Yıldırım Bozkurt hakkında müşteki İbrahim İçin’e yönelik hırsızlık suçuyla ilgili sonuç kısmından “5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine," ilişkin kısmın çıkarılarak yerine "5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ilk derece Mahkemesi olan Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine," cümlesinin eklenerek ilamın düzeltilmesine, diğer kısımların aynen bırakılmasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 20.01.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Diğer kararlar (4)

1. Ceza Dairesi, 2024/2837 E., 2025/4280 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Ceza Dairesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/8908 Esas, 2022/100 Karar sayılı ilâmı ile sanığın cezai ehliyetine ilişkin olarak Adli Tıp üst kurulundan rapor alınmasına dair eksik inceleme gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1. Ceza Dairesi         2024/2837 E.  ,  2025/4280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/249 E., 2024/42 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, 307/3. maddesi gereğince bozma üzerine verilen kararın Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/21 Esas, 2020/263 Karar sayılı kararı ile kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/1613 Esas, 2021/88 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/8908 Esas, 2022/100 Karar sayılı ilâmı ile sanığın cezai ehliyetine ilişkin olarak Adli Tıp üst kurulundan rapor alınmasına dair eksik inceleme gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2022/249 Esas, 2024/42 Karar sayılı kararı ile; sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğine ve eksik incelemeye ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; teşebbüsün derecesine ve takdiri indirim nedenlerine ilişkindir. III. GEREKÇE Dairemizin 11.01.2022 tarihli ve 2021/8908 Esas, 2022/100 Karar sayılı ilamı ile "Sanığın suç tarihi itibariyle organik olmayan psikoz hastalığı nedeniyle cezai sorumluluğunun bulunmadığının belirtildiği 03.02.2020 tarihli İstanbul .... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporu ile işlenen suça karşı cezai sorumluluğunun olduğunun belirtildiği 17.06.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporu arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin gerekmesi" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği ancak Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen Adli Tıp Kurulu Gözlem İhtisas Dairesinden alınan raporla yetinilmek suretiyle hüküm kurulduğu ve bu itibarla bozma ilamının yerine getirilmediği anlaşıldığından bu husus hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeksizin gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2022/249 Esas, 2024/42 Karar sayılı kararının eksik inceleme yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2025/852 E., 2025/3878 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Ceza Dairesinin 02.11.2023 tarihli ve 2022/14420 Esas, 2023/6721 Karar sayılı kararıyla özetle; eksik inceleme nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1. Ceza Dairesi         2025/852 E.  ,  2025/3878 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/771 E., 2024/733 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2021/125 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/1034 Esas, 2022/1303 Karar sayılı kararıyla verilen istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın katılan kurum vekili, katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.11.2023 tarihli ve 2022/14420 Esas, 2023/6721 Karar sayılı kararıyla özetle; eksik inceleme nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli ve 2023/771 Esas, 2024/733 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d ve 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a ve b maddelerinin uygulanması gerektiğine, 2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemini canavarca hisle gerçekleştirdiğine, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, cezai ehliyete ilişkin aldırılan raporlara, haksız tahrike, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın cezai ehliyetinin varlığına ilişkin aldırılan raporların yeterli ve hüküm kurumaya elverişli olduğu, somut olayda haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, mevcut delillerle mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli ve 2023/771 Esas, 2024/733 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili, katılanlar vekili, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2024/5502 E., 2025/928 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
ası ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek, makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 15 yıl hapis cezası verilmek suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1. Ceza Dairesi         2024/5502 E.  ,  2025/928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/531 E., 2024/154 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2020/323 Esas, 2021/411 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvurularının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2022/547 Esas, 2022/554 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2023 tarihli ve 2022/7437 Esas, 2023/5875 Karar sayılı ilâmı ile özetle; olay tarihinde sanığın annesi olan mağduru batın, sol el, sol meme bölgelerinden bıçakla, "batın sol üstte 5 cm içinden omentum çıkan laserasyon, sol el medialde 4 cm laserasyon, sol meme alt kadranda 3 cm ve üst kadranda 3 cm laserasyon, elde tendon kesisi, mide corpusunda serozal yaralanma, batın içi kanama oluşacak, yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaraladığı olayda, teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35/2. maddesinin ikinci fıkrası ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek, makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 15 yıl hapis cezası verilmek suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2023/531 Esas, 2024/154 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında teşebbüs nedeniyle üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın akıl sağlığının yerinde olmadığına, ruh ve sinir hastalıkları bölümüne yatırılarak tedavisine başlanması ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, sanığın cezai ehliyeti yönünden Adli Tıp Birinci Üst Kurulundan mütalaa almak suretiyle çelişkilerin giderildiği, rapor sonucuna göre sanığın oy birliği ile cezai sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezada bir isabetsizlik bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2023/531 Esas, 2024/154 Karar sayılı kararında katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2024/6259 E., 2025/960 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2023/6588 Esas, 2024/2068 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında yardım etme hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1. Ceza Dairesi         2024/6259 E.  ,  2025/960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/294 E., 2024/409 K. SUÇ : Kasten öldürmeye yardım etme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2021/45 Esas, 2023/35 Karar sayılı kararı ile kurulan hükme yönelik sanık müdafileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, 30.03.2023 tarihli ve 2023/431 Esas, 2023/471 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, bu kararın sanık müdafileri ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2023/6588 Esas, 2024/2068 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında yardım etme hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/294 Esas, 2024/409 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereği ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın sadece tarafları ayırmaya çalışıp suça iştirak etmediğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleme asli fail olarak iştirak ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından yardım etmek suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, maktulden kaynaklanan haksız bir söz ya da ... bulunmadığından sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanma koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirim hükümleri yönünden mahkemenin takdir yetkisi dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/294 Esas, 2024/409 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: İnceleme konusu yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu sanıklardan ...'ın hukuki durumunun ne olduğu yolundadır. Olay günü öncesinde sanıklardan ... ...'n eski kız arkadaşı (ve dava tarihi itibariyle eşi olan) ... ile arasının bozulması üzerine ... 5-6 ay kadar maktul ile ... ilişkisi yaşamış ancak maktulün kendi beyanına göre kötü alışkanlıkları nedeniyle ayrılmıştır. Ardından yeniden sanık ...'a dönmek istemiştir. Bu aşamada sanık ... ile maktul arasında husumet oluşmuş hatta bunların birbirlerine karşı tehdit eden uyuşmazlıkları resmi kayıtlara yansımıştır. Olay öncesinde de ... ile maktul arasında karşılıklı silahlı eylemler vardır. Bu çerçeve içinde olay günü maktul dava dışı ... adlı bir kadınla İstanbul'da meskun mahal olmayan herkesin rahatça gelip gidebildiği piknik-mesire alanı tarzı bir yere araçla gitmiş orada aracını park etmiştir. Aynı gün akşam sanık ..., eski arkadaşı sanık ... ile görüşmüş sanık ...'ın karısı ile kavga ettiğini öğrenince onun evine gitmiş onu aracı ile almış arkasından kendi kafesini kapatmış ve kafe de kendi çalışanı olan diğer sanık ...'i de alarak maktul ve ...'in de bulunduğu yere köfte yemeye gitmişlerdir. ... ve ... köfte siparişlerini verirken sanık ... aracı park etmek üzere oradan uzaklaşmış bu sırada patronu ... ile arasındaki süregelen husumet sebebiyle ...'i tanıyan maktul ... ve ...'in yanına gelmiştir. ... ile arada kısa bir sözlü tartışma olmuş arkasından köfte tezgahının yanına gelen sanık ...'ı görünce maktul hızla önce arabasına gitmiş sonradan da koşarak kaçmaya başlamıştır. Bu kabul ve örgü içerisinde yerel mahkeme her üç sanığı TCK'nin 37 nci madde uyarınca sorumlu tutmuştur. Ancak mevcut deliller ile bu husus kabul edilebilir değildir şöyle ki: 1- Eylemde tasarlama koşulları yoktur. Bunu gösteren hiçbir delil mevcut değildir 2- Sanık ...'ın evden ayrılma sebebi eşi ile tartışması ve hatta bu tartışma esnasında telefonunu kırmış olması ve neticede eski arkadaşı ... ile haberleşip dışarıda kafa dağıtmaktır. 3- Olayın meydana geldiği yer herkesin o bölgede rahatlıkla izinsiz olarak gidip gelebildiği yerleşim alanı dışında bir mesire alanıdır. 4- Her ne kadar olay yerinde çok sayıda boş kovan ve hatta fişek bulunmuş ise de sanık ...'dan elde edilen tabancadan beş adet uyum sağlandığı ve yine olayda kullanıldığı kabul edilen ve ...'in tevilli ikrarı ile ... tarafından kullanıldığı kabul edilen Etna marka tabancadan üç adet atış yapıldığı ve kovanların bunlarla eşleştiği tartışmasızdır. Olay yerinde bulunan on dört kovanın dört farklı tabancadan atıldığı da tartışmasızdır. Yine bunun yanında maktulde tabanca olduğunu gösterir hiçbir delil yoktur. Dolayısıyla tüm kovanların bu olayın sanıkları ile eşleştirilmesi mümkün değildir. 5- Sanık ...'in tevilli ikrarı ile Etna marka tabancayı kullandığı kabul edilmiştir. Zira tutanak mümzisi polislerde sadece ...'ın attığı beş adet mermi sesine değil toplam on civarı mermi sesi duyduklarını söylemişlerdir. 6- Heyet tarafından izlenen ve olay yerinde bulunan Saray Bar isimli iş yerine ait kamera kayıtlarına göre maktul sırtından vurulmuş halde 03.13.49 zamanında kamera önünden koşarak geçmekte sanık ... elinde tabanca ile dört ... farkla koşarak onu takip etmektedir. Sanıklar ... önde ve ... arkada olacak şekilde bu ikisi aynı kameranın önünden 03.14.35 zamanında geçmektedir ve yürümektedir. Onların bir kovalama hali mevcut değildir. Yine bu görüntülere göre sanık ...'ın üzerinde eşofman ve terlik vardır. Bu husus önemsenmiştir. 7- Sanık ...'ın anlatımları tanık Azeri köftecinin beyanları tanık polis ekibinin olay yerinde tuttuğu tutanak bu olayda en fazla iki silah kullanıldığını göstermektedir. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde ANİ GELİŞEN OLAYDA sanık ...'ın olay yerine gidiş sebebi, gidiş şekli, olay yerinde bu sanık aleyhine öngörü dışında maddi bir aleyhe delilin bulunmaması gözetildiğinde ...'ın adam öldürme kastına iştirak ettiği veya arkadaşı ...'ın maktule yönelik öldürme iradesini güçlendirdiği yolunda her türlü şüpheden uzak kesin delil yoktur. Sanık ...'ın sadece olaydan hemen sonra teslim olmamış olması evvelki sabıkalarının değerledirilmesi ile aleyhine delil kabul edilemez. Bu gerekçe ile sanık ...'ın maktule yönelik eyleminin TCK'nin 39 uncu madde uyarınca suça iştirak yolunda kararın Bozulması için görüş bildiren Sayın çoğunluğa, bu sanığın beraat etmesi gerektiği yolunda bozma kararı düzenlenmesi gerekeceği görüşü ile iştirak etmiyoruz.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.