5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 62

Ceza Muhakemesi Kanunu 62. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 62 – (1) Tanıklara ilişkin hükümlerden aşağıdaki maddelere aykırı olmayanlar bilirkişiler hakkında da uygulanır. Bilirkişinin atanması

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

11 karar eşleşti
8. Ceza Dairesi, 2024/3236 E., 2024/9487 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğuna, somut delil bulunmadan ticaretten ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, ele geçen uyuşturucu maddenin çelişkili olduğuna, arama kararının usule aykırı olduğuna, 5271 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
8. Ceza Dairesi         2024/3236 E.  ,  2024/9487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/360 E. 2023/303 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 17.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz isteği; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğuna, somut delil bulunmadan ticaretten ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, ele geçen uyuşturucu maddenin çelişkili olduğuna, arama kararının usule aykırı olduğuna, 5271 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, sanığın, uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. 2. Yakalama ve rızaen muhafaza altına alma tutanağı ile 09.07.2022 tarihli ev arama tutanağına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine olay günü saat 23.30 sıralarında sanık ...'ın 06 \*\*\* plaka sayılı araç ile ikametinin önüne geldiğinin görülmesi üzerine araçta sanık ... ile tanık ...'in bulunduğunun tespit edildiği, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararına istinaden tanık ...'in yapılan kaba üst aramasında 4 adet satışı kırmızı reçeteye tabi Suboxone ibareli hapların ele geçirildiği, sanık ...'ın ikametinde usulüne uygun yapılan aramada 2 farklı poşet içerisinde toplam daralı ağırlığı 31,20 gram gelen eroin maddesinin, 8 adet satışı kırmızı reçeteye tabi olan Symra ibareli hapın, 2 adet tanık ...'te ele geçirilen haplar ile birebir aynı olan Suboxone ibareli hapların ele geçirildiği belirlenmiştir. 3. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.10.2022 tarihli raporuna göre; tanıktan ele geçen 4 adet N8 ibareli beyaz renkli tabletin (Suboxone hapı) Buprenorphine ve Naloxone maddelerini ihtiva ettiği, sanığın evinde ele geçen 8 adet beyaz pembe renkli kapsülün (Symra isimli hap) Pregabalin maddelerini ihtiva ettiği, 2 adet N8 ibareli beyaz renkli tabletin (Suboxone hapı) Buprenorphine ve Naloxone maddelerini ihtiva ettiği, net 5,4 gram ağırlığında krem renkli katı maddenin % 4 oranında eroin, Kafein ve Parasetemol, % 81oranında metamfetamin içerdiği; net 23,4 gram krem renkli toz maddenin ise % 8 oranında eroin ile Kafein ve Parasetemol ihtiva ettiğinin tespit edildiği belirlenmiştir. 4. Dava dosyası kapsamında, kolluk tarafından düzenlenen araştırma, ev arama, yakalama ve rızaen muhafaza altına alma tutanakları ve diğer kolluk tutanakları, Kriminal Laboratuvardan alınan uzmanlık raporu, tanık beyanları ve sanık savunmaları mevcuttur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde ''uyuşturucuların kendisine ait olduğunu, hapları ...'ün kendisine krizde olması nedeniyle verdiğini", Sulh Ceza Hakimliğinde 09.07.2022 tarihli sorgusunda ''sentetik hapları arkadaşı ...'ten aldığını'' kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ise; "suç tarihinde tanık ...'e kendisinin uyuşturucu hap vermediğini, tanık ...'in üzerinde ele geçirilen ilaçları kendi arabasında unuttuğunu'' beyan ederek evinde ele geçirilen sentetik hapların kime ait olduğu hususunda çelişkili beyanlarda bulunduğu, tanık ...'in de soruşturma ve kovuşturma aşamasında çelişkili beyanlarda bulunduğu, sanık ...'ın evinde ele geçen diğer uyuşturucu maddeleri kullanmak için Konya ilinden aldığını beyan ettiği görülmüşse de Yargıtayın yerleşmiş içtihatları uyarınca ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı, çeşitliliği, suça konu uyuşturucu maddenin kullanım sınırını aşması göz önünde bulundurulduğunda, sanık ...'ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda isabetsizlik görülmediği, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği belirtilerek sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak şüpheden uzak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun elde edildiği, İlk derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler özellikle; ev arama tutanağı, yakalama ve rızaen muhafaza altına alma tutanağı, tanık beyanları, uzmanlık raporları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ve müdafiinin delil bulunmadığına, kullanıcı olduğuna, ele geçen uyuşturucu maddenin çelişkili olduğuna, 5271 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/360 Esas, 2023/303 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 62 ]
4. Ceza Dairesi 2009/7562 E., 2011/6419 K. 4. Ceza Dairesi 2009/7562 E., 2011/6419 K. - BİLİRKİŞİ DİNLENMESİ - KANUNA AYKIRI EĞİTİM KURUMU AÇMA- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 263 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 58 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 62 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 64 ] - 625 S. ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU(MÜLGA) [ Madde 1 ] - 625 S. ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU(MÜLGA) [ Madde 3 ] - 2828 S. SOSYAL HİZMETLER KANUNU [ Madde 34 ] - 2828 S. SOSYAL HİZMETLER KANUNU [ Madde 3 ] - 2828 S. SOSYAL HİZMETLER KANUNU [ Madde 4 ] "İçtihat Metni" Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- "... çeşitli kurslar, ..., öğrenci etüd eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ve benzeri kurumların kurum açma, öğretime başlama, eğitim, öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi.." hakkında düzenlemeler içeren, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 5580 saydı Kanun'un 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 625 sayılı Özei Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1 ve 3. maddesine göre özel öğretim kurumu açmak için Milli Eğitim Bakanlığı'ndan "Kurum açma izni" alınması gerektiği şeklindeki düzenleme ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu'nun 3. maddesinde yer alan "...doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olup; korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyacı olan kişi"nin özürlü olarak tanımlanması, aynı Kanun'un 4. ve 34. maddeleri gereğince Kanun kapsamına giren sosyal hizmetlere ilişkin faaliyetlerin, sunulacak bakım ve diğer hizmetlerin kapsamı ve bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişilerin izin, çalışma usul ve esasları ve diğer hususlar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceğini içermesi karşısında; Kanuna aykırı olarak belirtilen kurumlardan herhangi bir izin almadan kekemelik eğitimine dair özel eğitim merkezi açan sanıklara yüklenen suçun oluşmasına rağmen yetersiz gerekçelerle beraat kararı verilmesi, 2- Kabule göre de; görüşüne başvurulan ve uzmanlık alanı belirtilmeyen bilirkişiye yemininin yaptın I ma ma sı suretiyle, CMK.nun 62/1. maddesi yollamasıyla CMK.nun 58/1 ve 64/6. maddelerine aykırı davranılması, Yasaya aykırı ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (HÜKMÜN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
9. Ceza Dairesi, 2021/18776 E., 2024/7399 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 103/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2021/18776 E.  ,  2024/7399 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/185 E., 2016/166 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 103/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi Suça sürüklenen çocuğun kız arkadaşı ile parka gitmesinin cinsel saldırı olarak değerlendirildiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuğun annesinin çağrılarak mağdurenin intikalden önce suça sürüklenen çocuğun annesine on dört yaşında olduğunu söylediğine ilişkin beyanının sorulmasından sonra suça sürüklenen çocuğun mağdurenin kendisini on beş yaşında olarak tanıttığı yönündeki savunması ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılıp hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2022/2536 E., 2024/1326 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
...'a ise 15.11.2012 tarihli celsede yeniden yemin verdirilmemesi veya eski yemininin hatırlatılmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi delaletiyle aynı Kanunun 57 nci, 64 üncü ve 202 nci maddelerine aykırı davranılması ve kabul ve uygulamaya göre nitelikli mala zarar verme suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin ikinci fıkrasında 28.06.2014 tarihli resmi ga
1. Ceza Dairesi         2022/2536 E.  ,  2024/1326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Katılan ... vekilinin, sanıklar hakkında katılanlar ... ve ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça yardım suçundan kurulan hükümleri temyiz hak ve yetkisi olmadığı belirlenmiştir. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, kasten öldürme suçunun re'sen de temyize tabi olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2011/449 Esas, 2014/429 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 18.12.2017 tarihli ve 2016/1787 Esas, 2017/5129 Karar sayılı ilâmı ile sanıklar ... ve ...'tan bozmaya karşı diyeceklerinin sorulduğu ve bozmaya uyma yönünde kararın verildiği 10.01.2012 tarihli celsede hazır bulunan tercüman ...'nun kimlik tespiti ve yeminin yaptırılmaması; bazılarında esaslı işlemlerin de yapılmış olduğu 07.02.2012, 20.03.2012, 08.05.2012, 29.05.2012, 26.06.2012, 24.07.2012, 11.09.2012, 06.11.2012 ve 08.11.2012 tarihli celselere katılan tercümanın ad ve soyadının duruşma tutanağında gösterilmemesi ve kimlik tespiti ile yeminin yaptırılmaması; 09.11.2012 tarihli celseye katılan ve o celsede usulüne uygun şekilde kimlik tespiti ve yemini yaptırılan tercüman ... ...'a ise 15.11.2012 tarihli celsede yeniden yemin verdirilmemesi veya eski yemininin hatırlatılmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi delaletiyle aynı Kanunun 57 nci, 64 üncü ve 202 nci maddelerine aykırı davranılması ve kabul ve uygulamaya göre nitelikli mala zarar verme suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin ikinci fıkrasında 28.06.2014 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 65 ... maddesiyle yapılan değişiklik ile "2 katına kadar" ibaresinin "1 katına kadar" olarak değiştirilmesi karşısında, sanık Mikail ...'in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemesi nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. B. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2020 Tarihli ve 2018/29 Esas, 2020/382 Karar Sayılı Kararı İle 1. Sanık ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürmeye yardım etmeden 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 4. Sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etmeden 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı ve iki kez 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 5. Sanık Mikail ... hakkında mala zarar vermeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151 ... maddesinin birinci fıkrası, 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz isteği özetle; suç vasfının kan gütme saikiyle tasarlayarak öldürme olduğuna, vesaire ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanık olay yerinde olmadığından atılı suçları işlemediğine, sanığın mahkûmiyeti için yeterli ve kesin delil bulunmadığından atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın olay yerinde olmadığına, sanığın atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. 5. Sanık Mikail ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanık atılı suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 ... maddesi ertelenmesine veya 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. ... ailesi ile ... ailesi arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, 18.07.2006 tarihinde ... ailesine ait hayvanların sanık ...'in yonca tarlasına girmesi nedeniyle sanık ... ile katılan ... arasında tartışma çıktığı, her iki tarafın aile fertlerinin bu tartışmayı duyması üzerine gerginliğin arttığı, sanık Mikail'in, sanık ...'e ait ev inşaatının içindeki ahşap eşyanın üzerine benzin dökmek suretiyle yakmaya çalıştığı, daha sonra ... ve ... ailelerinin toplanarak yaklaşık 100-150 metrelik mesafeden birbirlerine ateş ettikleri, ... ...'ın kavgayı ayırmak üzere araya girdiği sırada kim tarafından atıldığı tespit edilemeyen silahtan çıkan merminin vücuduna isabet etmesi neticesinde yaralandığı, yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, 23.03.2007 tarihinde katılan ... ile sanık ... 'in saat 10:00 sıralarında ... İlçesinde bulunan ... şubesinde kavga ettikleri, kavganın banka görevlilerince yatıştırıldığı, kavga neticesinde sanık ...'in burnunun kanamasından dolayı devlet hastanesine müracaat ettiği ancak kayıt yapılmasına rağmen tedavi olmayıp hastaneden ayrıldığı, olaydan kısa bir süre sonra saat 11.00 sanıklar ..., ... ve hakkındaki yakalama emri infaz edilemeyen...'un, sanık ...'in kullandığı araçla katılan ...'ın işlettiği ... Gıda isimli işyerinin önüne gittikleri, sanık ... ve oğlu olan...'un ellerinde bulunan kaleşnikof marka silahlar ile ... yerinde bulunan maktul ... ile katılanlar ... ve ...'e doğru hedef gözeterek ateş ettikleri, olay yerin hücum yeleği ile gelen sanık ...'in mermisi biten...'a mermi dolu şarjör verdiği, sanıkların belirtilen şekilde eyleme iştirak ettikten sonra işyerinden uzaklaştıkları, maktul ...'in vücuduna 11 adet kaleşnikof mermisinin isabet ettiği, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kemik kırıkları ile müterafik iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu yaşamını yitirdiği, katılan ...'in sağ el sinir kesisi ve uyuşukluk olduğu, sağ el 2. ve 3. parmaklarda parçalı kırıklar meydana gelecek şekilde yaralandığı, kırıkların hayat fonksiyonlarını orta(2) derecede etkilediği, katılan ...'ın sırtından ve ayağından yaralandığı, akciğer kontüzyonuna neden olan yaralanmasının yaşamsal tehlikeye neden olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, maktulün kesin ölüm nedeninin tespiti amacıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.03.2007 tarihli ölü muayene tutanağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.03.2007 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı ile ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 26.03.2007 tarihli adli rapor, katılan ...'in yaralanmasına ilişkin ... Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 23.02.2009 tarihli kati rapor, katılan ...'in yaralanmasına ilişkin ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 09.02.2009 tarihli adli rapor, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlene 23.03.2007 tarihli olay yeri inceleme tutanağı, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 23.03.2007 tarihli olay yeri inceleme raporu, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Maktule Karşı Kasten Öldürme ve Bu Suça Yardım ile Katılanlar ... ve ...'e Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Bu Suça Yardım Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden 1. Sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığı, sanıkların maktulü bir görevi yerine getirme inancı ve sırf kan gütme saikiyle öldürdüklerine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmış olup katılan vekilinin ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Eksik İnceleme a. Sanıkların eylemlerinin ardından olay yerinde yapılan incelemeye ilişkin ... Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Büro Amirliğince düzenlenen 23.03.2007 tarihli raporda belirtilen 19 adet ... namlulu silah kovanları, mermi çekirdekleri, çekirdek nüveleri ve çekirdek gömleğinin aynı veya farklı ... namlulu silahtan atılıp atılmadıkları hususunda kriminal laboratuvarından uzmanlık raporu aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. b. Katılan ...'in yaralanmasına ilişkin ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 09.02.2009 tarihli adli raporda sağ el sinir kesisi ve uyuşukluk olduğu, sağ el 2 ve 3. parmaklarda parçalı kırıklar bulunduğunun tespit edildiği, raporda katılandaki yaralanmanın organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda olay tarihinden 18 ay sonra katılanın Adli Tıp Anabilim Dalına muayeneye gönderilmesi gerektiği belirtildiği halde katılanın bu hususta raporu aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kabul ve uygulamaya göre; 3. Hesap Hatası Sanıklar ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 12 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/4) oranında indirim yapılırken "9 yıl hapis cezası" yerine "8 yıl hapis cezasına" hükmedilmesi ve aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken sonuç cezanın "7 yıl 6 ay hapis cezası" yerine "6 yıl 8 ay hapis cezasına" belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Fazla Ceza Tayini Katılan ...'in, sağ el sinir kesisi ile sağ el 2. ve 3. parmaklarında hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek kırık oluşacak şekilde yaralandığı, katılan ...'ın ise akciğer kontüzyonu sonucu yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olaya ilişkin sanıklar hakkında kurulan hükümlerde eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek alt ve üst sınır arasında makul bir ceza belirlenmesi yerine kanuni sınır aşılarak yazılı şekilde 16 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Vermeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünde Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin yerinde, yeterli ve kanuni gerekçe ile uygulanmadığı anlaşılmış olup sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanıklar Hakkında Katılanlar ... ve ...'e Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Bu Suça Yardım Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Katılan ...'in, sanıklar hakkında katılanlar ... ve ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davalarına katılmaya, kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Vermeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2018/29 Esas, 2020/382 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Maktule Karşı Kasten Öldürme ve Bu Suça Yardım Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri ile Katılanlar ... ve ...'e Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Bu Suça Yardım Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A-2), (A-3) ve (A-4) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2018/29 Esas, 2020/382 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz isteği eksik inceleme, kabule göre hesap hatası ve fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıklar hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemleri yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.
14. Ceza Dairesi, 2016/2389 E., 2019/11165 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
maddesine göre algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 62 ila 73. maddeleri arasında düzenlenen bilirkişi incelemesine ilişkin hükümlere göre de, hakimin gerekirse bu konuda tam kanaat sahibi olabilmesi için sosyal inceleme raporu ile birlikte adli tıp uzmanı, çocuk psikiyatristi ya da zorunlu hallerde uzman hekim
14. Ceza Dairesi         2016/2389 E.  ,  2019/11165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Bozma İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Suç tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, cezalandırılabilmesi için işlediği beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu suçla ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olması gerektiği, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 62 ila 73. maddeleri arasında düzenlenen bilirkişi incelemesine ilişkin hükümlere göre de, hakimin gerekirse bu konuda tam kanaat sahibi olabilmesi için sosyal inceleme raporu ile birlikte adli tıp uzmanı, çocuk psikiyatristi ya da zorunlu hallerde uzman hekimden görüş de alabileceğinin hüküm altına alındığı, mevcut düzenlemeler karşısında alınan raporların bizzat duruşmada yapılan gözlemle birlikte irdelenerek 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesine göre suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğinin belirlenmesinden sonra hüküm kurulması gerekirken, bu konuda gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirme yapılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında ... Devlet Hastanesinde görevli ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen suçun adının da yer almadığı 19.07.2012 günlü içerik olarak yetersiz raporla yetinilerek yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/1, 103/6. maddeleri gereğince hükmedilen 15 yıl hapis cezasında aynı Kanunun 31/2. maddesi ile 1/2 oranında indirim yapılırken anılan maddenin son cümlesine göre verilecek hapis cezasının 7 yıldan fazla olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde 7 yıl 6 ay hapis cezası belirlenip, bu ceza üzerinden TCK'nın 62/1. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılması suretiyle sonuç cezanın 5 yıl 10 ay yerine 6 yıl 3 ay olarak fazla tayini, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.