TBK Madde 1152. Sorumsuzluk anlaşması

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

TBK m.115, borçlunun önceden yaptığı sorumsuzluk anlaşmalarının hangi hallerde kesin hükümsüz olacağını düzenler. Üç hal kapsanır: borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma, alacaklıyla hizmet sözleşmesinden doğan borçlar bakımından her türlü sorumsuzluk anlaşması ve uzmanlık gerektiren, kanun veya yetkili makam izniyle yürütülen hizmet, meslek veya sanat bakımından hafif kusur sorumsuzluğu.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin olarak önceden yaptığı her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesini karşılamaktadır. Tasarının üç fıkradan oluşan 114 üncü maddesinde, sorumsuzluk anlaşması düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan "2. Mesuliyet ten beraet şartı" şeklindeki ibare, Tasarıda "2. Sorumsuzluk anlaşması" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesi iki fıkradan oluştuğu hâlde, üç ayrı konunun düzenlendiği göz önünde tutularak, madde, Tasarıda üç fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. - 6 9 - 818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesinin birinci fıkrasında "hile veya ağır kusur" ibaresi kullanılmışsa da, ağır kusurun, kastı ve ağır ihmali kapsadığı göz önünde tutularak, Tasanda "hile" ibaresinin de kullanılması gereksiz görülmüş ve madde metnine alınmamıştır. Aynı fıkrada kullanılan "batıldır." sözcüğü, Tasarının 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında, yine Tasannın 27 nci maddesinin gerekçesinde açıklandığı gibi, "kesin olarak hükümsüzdür." sözcükleriyle ifade edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında kullanılan "hafif kusur" şeklindeki ibare, "hafif ihmal"i ifade etmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan "hükümet tarafın dan imtiyaz suretiyle verilen bir sanatın icrasından tevellüt ediyorsa" şeklindeki ibare, Tasarının 114 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında "Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya san'at, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa" şeklinde değiştirilmiştir. Böylece, fıkra hükmünün, kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebilen her türlü faaliyet için değil, sadece uzmanlığı gerektiren hizmet, meslek veya san'atlar için uygulanması amaçlanmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeden farklı olarak, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülen hizmetlerde hafif kusurdan sorumlu olunamayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma, bu tür hizmetleri yürütenlerin hafif kusurlarının varlığı hâlinde de olsa, sorumsuzluk kaydına yer vermelerinin uygun görülmemesi nedeniyle, hâkime takdir yetkisi verilmeksizin, kesin hükümsüzlük yaptırımına bağlanmıştır.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

51 karar arasından seçildi
  1. Hukuk Genel Kurulu E.2013/1696 K.2015/1109 T.2015-03-27
    Hukuk Genel KuruluBozma
    Sorumsuzluk anlaşmasına ilişkin 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun 99. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 115. maddesi, satıcının ayıptan sorumluluğunu kaldıran anlaşmalarda da uygulanır.
  2. 11. Hukuk Dairesi · E. 2025/1248 · K. 2025/6996 · T. 24.11.2025
    Daire kararıOnama
    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 115/3. maddesi gereğince uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat ancak Kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurdan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
  3. 15. Hukuk Dairesi · E. 2019/3700 · K. 2020/1385 · T. 09.06.2020
    Daire kararıBozma
    Ltd. Şti.) yönünden ise taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinin sorumsuzluk anlaşması niteliğinde olduğu, davalı taşeronun ise SGK müfettişliği tarafından düzenlenen 24.04.2015 tarihli inceleme raporu ve Gaziantep 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/429 Esas, 2015/653 Karar sayılı kararında açıklanan olayın oluş şekline göre hafif kusurlu olduğu ve Türk Borçlar Kanunu’nun 115. maddesi gereğince taşeronun hile ve ağır kusuru tespit edilemediğinden takibe konu alacağın tamamından davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle taşeron ...

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Oto galerisi işletmecisi (S), alıcı (A)'ya, “sadece kaportasında birkaç lokal boya olduğunu” beyan ederek ikinci el bir otomobil satmıştır. Taraflar arasındaki satış sözleşmesine, “Alıcı, aracı mevcut ve halihazır durumu ile görmüş, beğenmiş ve bu haliyle, ileride ortaya çıkabilecek her türlü mekanik, elektronik veya kaporta aksamındaki ayıplara karşı satıcının sorumlu olmayacağını gayrikabili rücu olarak kabul ve beyan etmiştir.” şeklinde bir sorumsuzluk kaydı eklenmiştir. Ancak (S), satıştan kısa bir süre önce aracın şanzımanında kronik bir arıza olduğunu ve bu arızanın pahalı bir onarım gerektirdiğini, geçici ve ucuz bir müdahale ile gizlendiğini bilmektedir. Satıştan iki ay sonra arızanın nüksetmesi üzerine (A), durumu (S)'ye bildirmiş; (S) ise sözleşmedeki sorumsuzluk kaydına dayanarak talepleri reddetmiştir. Bu olayda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümleri dikkate alındığında, sözleşmedeki sorumsuzluk kaydının hukuki akıbeti hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A) Sözleşme serbestisi ilkesi gereğince, alıcı (A)'nın aracı "halihazır durumu ile" kabul ettiğini beyan etmesi, satılanı mevcut ayıplarıyla birlikte benimsediği anlamına geldiğinden, sorumsuzluk kaydı geçerlidir ve satıcı (S)'yi sorumluluktan kurtarır.
  2. B) Alıcı (A)'nın, ikinci el bir araç satın alırken bir uzman incelemesi yaptırmaması, işlerin olağan akışına göre gözden geçirme yükümlülüğünü ihlal ettiği için, sonradan ortaya çıkan ayıplara karşı satıcıya başvurma hakkını kaybetmesine neden olur; bu nedenle sorumsuzluk kaydı geçerlidir.
  3. C) Satıcı (S)'nin, satılanın ayıbını (A)'dan hileli bir şekilde gizleyerek devretmesi ağır kusur teşkil ettiğinden, ayıptan doğan sorumluluğunu kaldıran bu anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
  4. D) Şanzıman arızası gizli ayıp teşkil etse ve satıcının ağır kusuru bulunsa dahi, bu durum yalnızca alıcının genel hükümlere göre tazminat hakkını doğurur, ancak tarafların iradesiyle konulmuş olan sorumsuzluk anlaşmasının geçerliliğini ortadan kaldırmaz.
  5. E) Satıcının ağır kusuru nedeniyle sorumsuzluk kaydı geçersiz olsa bile, alıcı (A) bu durumda sadece sözleşmeden dönme veya bedel indirimi talep edebilir; ayıbın ücretsiz onarımını istemesi, sorumsuzluk kaydının en azından bu hakkı sınırladığı kabul edildiğinden mümkün değildir.