6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 124

Türk Borçlar Kanunu 124. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 124- Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur: 1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa. 2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa. 3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa. c. Seçimlik haklar

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1 karar eşleşti
19. Hukuk Dairesi, 2015/15582 E., 2016/6945 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
anın yapılacağı son gün sözleşmenin kurulduğu anda belli olduğundan, avansın verildiği tarihten itibaren geçecek 90 iş günü sonunda borçlunun ihtarsız olarak temerrüde düşeceği, davacı alacaklının davalı borçlunun temerrüde düşmesi sonunda TBK.nın 124/1. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, davacı alacaklının haklı olduğu, bu durumda yapılan kısmi ödeme gözönüne alınmak suretiyle
19. Hukuk Dairesi         2015/15582 E.  ,  2016/6945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket yetkilisi ... ve vek.Av. ...gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan şirket yetkilisi ile avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı Işıl ... Ltd.Şti. vekili, taraflar arasındaki makine alım satımı konusunda 08/04/2011 tarihli 430.000 USD bedelli ve 05/05/2011 tarihli 90.000 USD bedelli iki ayrı sözleşme akdolunduğunu, müvekkilinin ödeme yükümlülüğünü sözleşmeye uygun şekilde ifa ettiği halde davalının taahhüt ettiği makineleri zamanında teslim etmediğini, sözleşmelerin feshedildiğini, sözleşme gereği aylık 10.000 TL tazminat ile birlikte ödenen meblağın faiziyle ödenmesi için gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, bununla birlikte toplam 88.000 USD müvekkili şirkete ödendiğini belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Makine ... Ltd.Şti. vekili, davacının makine bedellerini eksik ödemesi nedeniyle temerrüde düştüğünü, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan süreden önce tüm makineleri ve sistemlerini teslime hazır ettiğini ancak davacının makineleri teslim almaktan kaçındığını, haksız şekilde sözleşmelerin feshedildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraf iddia ve savunmaları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının makineleri sözleşmede kararlaştırılan şekilde ifaya hazır olduğunu ispatlayamadığı için davalının, davacının temerrüde düştüğü iddiasının yerinde görülmediği, kaldı ki sözleşme çerçevesinde davalının makinelerin teslimi için kararlaştırılan süreleri geçirdiği, davalı borçlunun ifa için kendisine düşen her şeyi yaptığı, ifanın gerçekleşmesinin sadece alacaklının davranışına kalmış olması gerektiğine ilişkin herhangi bir olguyu ispatladığına rastlanılmadığı, taraflarca satıcının teslim borcunun vadesinin avanstan itibaren 90 iş günü olarak belirlenmiş olup, ilanın yapılacağı son gün sözleşmenin kurulduğu anda belli olduğundan, avansın verildiği tarihten itibaren geçecek 90 iş günü sonunda borçlunun ihtarsız olarak temerrüde düşeceği, davacı alacaklının davalı borçlunun temerrüde düşmesi sonunda TBK.nın 124/1. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, davacı alacaklının haklı olduğu, bu durumda yapılan kısmi ödeme gözönüne alınmak suretiyle davalının davacıdan aldığı miktarı ödemesi gerektiği, inkar tazminatının koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi sonrasında Dairemizin 2014/4515 E. 10018 K. sayılı 29/05/2014 tarihli ilamıyla kararın onanmasına hükmedilmiştir. Davalı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Dairemizin 2014/17444 E. 2015/4771 K. sayılı ilamıyla red kararı verilmiş, hüküm 02/04/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı ... Makine ... Ltd.Şti. vekili, 03/05/2015 havale tarihli dilekçesiyle bu kez yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunarak davacı Işıl ... Ltd.Şti. tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, HMK.nın 347 ve devamı maddeleri doğrultusunda davacının talepleri yapılan yargılama ve Yargıtay aşamasında denetlenmiş olup, HMK.nın 375 ve devamı madde koşullarını içermeyen talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı (itirazın iptali davasının davalısı) ... Makine ... Ltd.Şti. vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı (itirazın iptali davasının davalısı) ... Makine Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Borçlar Hukuku Genel Hükümler

Makine üreticisi (Y), sanayici (İ) ile yaptığı eser sözleşmesi uyarınca özel imalat bir pres makinesini 15.08.2023 tarihinde teslim etmeyi taahhüt etmiştir. Sözleşmede bu tarih "kesin vade" olarak belirtilmiştir. (Y), kararlaştırılan tarihte makineyi teslim etmeyerek temerrüde düşmüştür. (İ), sözleşmeyi derhal feshetmemiş ancak ifayı beklemeye devam etmiştir. Teslim tarihinden iki ay sonra, 15.10.2023 tarihinde (İ), (Y)'ye noter aracılığıyla bir ihtarname göndererek makinenin 15 gün içinde teslim edilmesini, aksi takdirde sözleşmeden doğan diğer haklarını kullanacağını bildirmiştir. (Y), bu ek süre içinde de edimini ifa etmemiştir. Bu olaya ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, ek sürenin de sonuçsuz kalması durumunda (İ)’nin hukuki durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) İ’nin, başlangıçta kesin vade olmasına rağmen borçlunun temerrüdü sonrası derhal fesih hakkını kullanmayıp beklemesi, Yargıtay içtihatlarına göre sözleşmeyi belirsiz süreli hale getirebilir; bu durumda İ’nin sonradan fesih hakkını kullanabilmesi için borçluya uygun bir süre vermesi gereklidir.
B) İ, ek sürenin sonunda, aynen ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini derhal bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan müspet zararının tazminini talep etme hakkına sahiptir.
C) Borçlunun durumundan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı kesin olarak anlaşılıyorsa ya da borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa, İ'nin başlangıçta ek süre vermesine dahi gerek kalmaksızın seçimlik haklarını kullanması mümkündür.
D) İ, ek sürenin sonunda, sözleşmeden döndüğünü derhal bildirerek, sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan menfi zararının tazminini ve o ana kadar yaptığı ödemelerin iadesini talep edebilir.
E) İ'nin ek süre sonunda sözleşmeden dönebilmesi için, Y’nin makineyi teslime hazır ettiğini fakat kendisinin teslim almaktan kaçındığını ispatlaması gerekir.