TBK Madde 15
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Bu madde, borç altına girenin imzasının nasıl atılacağını ve imzanın yerine geçen araçların hangi hallerde geçerli sayılacağını düzenler.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur. Güvenli elektronik imza da, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur.
İmzanın el yazısı dışında bir araçla atılması, ancak örf ve âdetçe kabul edilen durumlarda ve özellikle çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakın imzalanmasında yeterli sayılır.
(Değişik fıkra: 13/2/2011-6111/213 md.) Görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranır. Aksi takdirde görme engellilerin imzalarını el yazısı ile atmaları yeterlidir.
d. İmza yerine geçen işaretler
Madde gerekçesi
Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 1 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 14 üncü maddesini karşılamaktadır. Tasarının dört fıkradan oluşan 15 inci maddesinde, imza düzenlenmektedir. Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında olduğu gibi, imzanın borç altına girenin el yazısıyla atılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, aynı fıkraya, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 4 üncü maddesinde güvenli elektronik imzanın tanımlandığı göz önünde tutularak, güvenli elektronik imzanın da el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukukî sonuçlarını doğurduğunu belirten yeni bir hüküm eklenmiştir. Nitekim, 5070 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre de: "Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğurur." Yine aynı Kanunun 22 nci maddesiyle, 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Ka nununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir: "Güvenli elektronik imza elle atılan imza ile aynı ispat gücünü hâizdir." Bu durum karşısında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında olduğu gibi, Tasarının 15 inci maddesinin birinci fıkrası iki cümle hâlinde kaleme alınarak fıkranın, güvenli elektronik imzayı da kapsayacak biçimde düzen lenmesinde zorunluluk görülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasında, imzanın el yazısı dışında bir araçla atılmasının yeterli olduğu du rumlar belirtilmiştir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında körlerin imzalarının, onları bağlamayacağı kuralı ile bu ku ralın istisnası düzenlenmiştir. "Görme özürlülerin imzaları" şeklindeki nitelendirmenm, "görme yeteneğinin tam olarak kaybı"nı ifade etmekte yetersiz kaldığı düşüncesiyle, "körlerin imzaları" ifadesinin kullanılması zorunlu görülmüştür. Ayrıca, 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 50 nci maddesinin (c) bendi ile, 818 sayılı Borçlar Kanununun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılmasının, görme yeteneğinden tamamen yoksun kişilerin, imzaladıkları sırada içeriğini bildiklerinin ispat edilmesine gerek olmaksızın, kendilerini borç altına sokan hukukî işlemler karşısında korumasız bırakılmaları sonucunu doğuracağı için, bu fıkranın Tasan metninden çıkarılması uygun görülmemiştir. - 3 1 - 818 sayılı Borçlar Kanununda mevcut olmadığı için yeni bir hüküm niteliğindeki Tasarının 15 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ise, açığa atılan imzanın hükmü ile açığa atılan imzanın üstün deki metnin, anlaşmaya aykırı olarak yazıldığı iddiasında ispat yükü düzenlenmektedir. Bu yeni hükümle, aslında bir ispat hukuku sorunu olmakla birlikte, uygulamada sıkça karşılaşılan, doktrinde ve mahkeme kararlarında "açığa imza" veya "beyaza imza" olarak nitelendirilen hukukî olguyla il gili bir düzenleme yapılması yararlı görülmüştür. Boş bir kâğıda (veya buna benzer diğer maddelere) atılan imzaların üstünün, sonradan doldurulup borç senedine dönüştürülmesi durumunda, sonradan yazılan metnin, o metindeki imzayı atanın iradesine uygun olduğu, bir âdi karine olarak kabul edilmiştir. Buna göre, durumun özelliği aksini göstermedikçe, açığa imza atan, sonradan yazılan met nin anlaşmaya aykırılığını ispat yükü altında olacaktır.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Değişiklik geçmişi(1)
- 13.02.2011“Görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranır. Aksi takdirde…” ile başlayan fıkra 13.02.2011 tarihinde 6111 sayılı Kanunla değiştirildi
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Bu maddedeki kavramlar
- Güvenli elektronik imza
- Kıymetli evrak
- El yazısıyla imza
- Görme engelli imzası
- Örf ve âdet
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
26 karar arasından seçildi- 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/461 · K. 2024/903 · T. 15.02.2024Daire kararıOnama
Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde imzanın borç altına girenin el yazısı ile atılmasının zorunlu olduğu belirtilmiş olup, davacı el yazısı ile imzasını atmış ve imzasını da inkâr etmemiştir.
- 8. Daire · E. 2019/4831 · K. 2024/1405 · T. 13.03.2024Daire kararı
İmza" başlıklı 15. maddesinde, "İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur.
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2018/143 · K. 2020/410 · T. 25.09.2020İlk dereceRet
(2) El ile atılan imza yerine, mekanik herhangi bir araç veya elle yapılan veya onaylanmış bir işaret veya resmî bir şahadetname kullanılamaz." İmzaya ilişkin bir başka düzenleme içeren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 15. maddesi şöyledir; "İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddenin ders anlatımı
- Sözleşmelerde ŞekilBorclar Hukuku · 2.1 Borcun Kaynakları - Sözleşme · 9:02
Bu maddeye özel soru
Antika otomobil koleksiyoncusu (K), değerli bir aracını alıcı (L)'ye satmak üzere anlaşır. Hukuken herhangi bir şekle tabi olmayan bu satım sözleşmesi için taraflar, aralarındaki anlaşmanın tüm koşullarını içeren yazılı bir sözleşme yapmayı kararlaştırırlar. (K) tarafından bilgisayarda hazırlanan sözleşme metninin altına (K), el yazısı imzasının birebir aynısını içeren kişisel kaşesini basar. (L) ise sözleşmeyi okuduktan sonra metnin sonuna isminin baş harflerinden oluşan bir işaret (paraf) koyar. Bir süre sonra (K), sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek aracı teslimden kaçınır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun iradi şekle ve imzaya ilişkin hükümleri dikkate alındığında, taraflar arasındaki bu sözleşmenin geçerliliği hakkındaki aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Sözleşme konusu satım işlemi kanunen bir şekle tabi olmadığından, tarafların sonradan belirlediği yazılı şekle uyulmaması sözleşmenin geçerliliğini etkilemez ve sözlü anlaşma bağlayıcıdır.
- B) Taraflarca yazılı şekil kararlaştırıldığından yasal yazılı şekil kuralları uygulanır ve borç altına girenlerin metni el yazısı ile imzalamaları zorunlu olduğundan sözleşme kurulmamış sayılır.
- C) (K)'nin kullandığı kaşe, imzasının bir kopyası olduğundan geçerli bir imza sayılır; fakat (L)'nin parafı geçersiz olduğundan sözleşme tek taraflı olarak sadece (L) yönünden bağlayıcı değildir.
- D) Güvenli elektronik imza ile atılan imzaların geçerli sayıldığı bir hukuk düzeninde, imza kaşesi ve paraf gibi iradeyi belirten modern yöntemlerin de yazılı şeklin imza şartını sağladığı kabul edilmelidir.
- E) Tarafların sözleşme yapma iradesi açıkça belli olduğundan, şekle aykırılığın ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder ve bu nedenle sözleşme geçerli kabul edilmelidir.
Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl