TBK Madde 160G. Zamanaşımından feragat

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

TBK m.160, zamanaşımından önceden feragatin yasaklanmasını, müteselsil borçlulardan birinin feragatinin diğerlerine etkisizliğini, bölünemez borçta aynı kuralı ve asıl borçlunun feragatinin kefile karşı ileri sürülemeyeceğini düzenler. Hüküm, zamanaşımı def'ini ileri süren borçlu ve onun borç ilişkisindeki müteselsil borçlular, bölünemez borcun borçluları ve kefil bakımından uygulanır. Maddede süre, oran veya tutar yoktur.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Zamanaşımından önceden feragat edilemez.

Müteselsil borçlulardan birinin feragat etmiş olması, diğerlerine karşı ileri sürülemez.

Bölünemez bir borcun borçlularından birinin feragat etmiş olması durumunda da aynı hüküm uygulanır.

Asıl borçlunun feragati de kefile karşı ileri sürülemez.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 139 uncu maddesini karşılamaktadır. Tasannın dört fıkradan oluşan 159 uncu maddesinde, zamanaşımından feragat düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 139 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan "VII. Müruru zamandan feragat" şeklindeki ibare, Tasarıda "G. Zamanaşımından feragat" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 139 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, daha kolay anlaşılmasını sağla mak amacıyla, Tasannın 159 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralannda ayn ayn düzenlenmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 139 uncu maddesinin birinci fıkrasında kullanılan "...feragat batıldır." şeklindeki ibare yerine, Tasarının 159 uncu maddesinin birinci fıkrasında ".. .feragat edile mez." şeklindeki ibare kullanılmıştır. Bunun sebebi, borçlunun zamanaşımı defini ileri sürmekten önceden feragat etmesi durumunda, Tasarının 27 nci maddesi anlamında, kanunun emredici nitelik teki bir hükmüne aykırılığın söz konusu olmasıdır. Bu durumda uygulanacak yaptırımın, aynı mad denin birinci fıkrası uyarınca kesin hükümsüzlükten ibaret olduğunda bir duraksama yoktur. Bundan dolayı, emredici nitelikteki bir kanun hükmüne aykırılığın söz konusu olduğu her durumda, kesin hükümsüzlük yaptırımının tekrar edilmesine gerek görülmemiştir. Sistematik yapısı ile metninde yapılan anlaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Genel Hükümler

Arsa sahibi (A) ile yüklenici (Y) A.Ş. arasında 10.05.2010 tarihinde bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşmeye göre inşaatın 10.05.2015 tarihinde teslim edilmesi kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin "Zamanaşımı" başlıklı 15. maddesinde, "İşbu sözleşmeden kaynaklanacak her türlü alacak ve tazminat talebi için kanuni zamanaşımı süreleri işlemeyecek olup, taraflar zamanaşımı def'inde bulunma hakkından gayrikabili rücu olarak peşinen feragat ettiklerini kabul ve beyan ederler." şeklinde bir hükme yer verilmiştir. (Y) A.Ş. inşaatı zamanında teslim edememiş ve temerrüde düşmüştür. Arsa sahibi (A), 15.06.2023 tarihinde, sözleşmeye dayalı eksik iş bedeli ve teslimdeki gecikme nedeniyle uğradığı zararların tazmini talebiyle dava açmıştır. Davalı (Y) A.Ş. ise, aradan uzun süre geçtiğini belirterek zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Taraflar tacir olduğundan ve aralarındaki sözleşme ticari bir iş niteliği taşıdığından, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince zamanaşımından peşinen feragati içeren hüküm geçerlidir ve (Y) A.Ş.'nin def'i dinlenmez.
  2. B) (Y) A.Ş.'nin, sözleşmede bizzat kabul ettiği bir hükme rağmen sonradan zamanaşımı def'inde bulunması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder ve hakkın kötüye kullanılması sayılacağından mahkemece bu def'i dikkate alınmamalıdır.
  3. C) Türk Borçlar Kanunu'nun emredici hükmü gereğince, zamanaşımı süresi dolmadan önce yapılan feragat geçersiz olduğundan, sözleşmedeki bu kayıt kesin hükümsüzdür ve (Y) A.Ş. zamanaşımı def'inde bulunabilir.
  4. D) Teslim borcu henüz ifa edilmediği için, ifaya ekli gecikme tazminatı alacağı açısından zamanaşımı işlemeye başlamamıştır; bu nedenle feragat hükmü bu alacak yönünden geçerli, süresi dolan diğer alacaklar yönünden ise geçersiz kabul edilmelidir.
  5. E) Zamanaşımı süreleri sözleşme ile tamamen kaldırılamayacağından hüküm geçersizdir, ancak tarafların gerçek iradesi süreyi uzatmak olarak yorumlanmalı ve on yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulandığı kabul edilerek davanın süresinde olduğu sonucuna varılmalıdır.

Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl