TBK Madde 237A. Şekil
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Bu madde taşınmaz satış sözleşmesinin geçerlilik şeklini (resmî şekil), taşınmaz satış vaadi, geri alım ve alım sözleşmelerinin şeklini ve önalım sözleşmesinin şeklini düzenler. Hüküm, taşınmaz satışına ilişkin sözleşmeleri taraflar bakımından kurar; taşınır satışı ve taşınır ile ilgili sözleşmeler bu maddenin kapsamında değildir. Madde taşınmazın tanımını, satışın unsurlarını ve satış konusunun belirlenmesini düzenlemez (TMK m.704, m.998 ve KMK m.13 bu konuda belirleyicidir).
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır.
Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.
Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 213 üncü maddesini karşılamaktadır. Tasarının üç fıkradan oluşan 236 nci maddesinde, taşınmaz satış sözleşmesinin ve satış ilişkisi doğuran sözleşmelerin şekli düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 213 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan "A. Akdin Şekli" ibaresi, Tasarıda "A. Şekil" ibaresine dönüştürülmüştür. 818 sayılı Borçlar Kanununun 213 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kullanılan "bey'i bilvefa" şeklindeki ibare, Tasarıda "geri alım" şeklinde; yanlış çevrilen "istimlâk mukavelesi" şeklindeki ibare ise, "alım sözleşmesi" şeklinde düzeltilmiş olup, söz konusu cümle, Tasarının aynı maddesinin ikinci fıkrası olarak düzenlenmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 213 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan ".. .tahrirî şekil kâfidir." şeklindeki ibare, bu şeklin geçerlilik şekli olduğunu belirtmek üzere, Tasarının 236 nci mad desinin son fıkrasında "...geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır." şekline dönüştürülmüştür. Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve anlaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Geçerlilik şekli
- Resmî şekil
- Alım sözleşmesi
- Geri alım sözleşmesi
- Önalım sözleşmesi
- Taşınmaz satış vaadi
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
731 karar arasından seçildi- Hukuk Genel Kurulu E.2025/258 K.2025/593 T.2025-10-01Hukuk Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
Dolayısıyla TMK’nın 706/1 ve TBK’nın 237/1. maddeleri uyarınca taşınmaz satış sözleşmesinin yapılması resmî şekle tabidir ve buradaki resmî şekil, geçerlilik şartıdır.
- 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/4165 · K. 2024/8659 · T. 04.12.2024Daire kararıOnama
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmesi geçerlilik şartı olup bu şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin hüküm doğurmayacağı, bu nedenle tapulu taşınmazların harici satış yoluyla devrinin mümkün olmadığı, davaya konu uyuşmazlığa neden olan ve her ikisi de 11.03.2016 tarihinde akdedilen taşınmaz satış sözleşmelerinin resmi şekilde yapılmadıkları için geçerli kabul edilemeyecekleri,
- 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/1598 · K. 2024/6847 · T. 26.09.2024Daire kararıOnama
davacının taraflar arasındaki satım sözleşmesi gereğince davalı tarafından, taşınmazın yapı kullanım ruhsatının taahhüt edilen süreden 5 ay gecikmeli olarak almasından kaynaklanan cezai şart istemine dayanak teşkil eden 23.11.2015 tarihli gayrimenkul alım satım sözleşmesinin adi yazılı şekilde düzenlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 inci maddesi gereği düzenlenme anında resmi şekilde yapılmamış olan taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin geçerli kabul edilemeyeceği, öngörülen şekle uyulmadan yapılan sözleşmenin hüküm doğurmayacağı,
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Tapuda kendi adına kayıtlı bir konutun maliki (M), alıcı (A) ile 2.500.000 TL bedel karşılığında satış için anlaşmıştır. Taraflar, bir emlak ofisinde, "Taşınmaz Satış Sözleşmesi" başlığı altında adi yazılı bir belge düzenlemiş ve imzalamışlardır. Sözleşmeye göre, (A) sözleşme anında 100.000 TL peşinat ödemiş ve tapu devrinin bir ay içinde yapılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmede ayrıca, "Taraflardan birinin kusurlu olarak sözleşmeden cayması halinde, diğer tarafa 200.000 TL cezai şart ödeyecektir." şeklinde bir hükme yer verilmiştir. Kararlaştırılan devir tarihinden önce konutun değerinin piyasada beklenmedik şekilde artması üzerine (M), devir işleminden vazgeçtiğini (A)’ya bildirmiş ve aldığı 100.000 TL'yi iade etmeyi teklif etmiştir. (A) ise sözleşmenin geçerli olduğunu ileri sürerek tapu devrini, bu mümkün olmazsa ödediği peşinat ile cezai şartın kendisine ödenmesini talep ederek dava açmıştır. Bu hukuki uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay içtihatları ve ilgili kanun hükümleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Satış sözleşmesi şekle aykırı olduğu için geçersiz olsa da, sözleşmeye duyulan güvenle kararlaştırılan cezai şart hükmü bağımsız bir taahhüt niteliğinde olduğundan, (M)’nin bu bedeli ödemesi gerekir.
- B) Tapuda kayıtlı taşınmazın devrini konu alan sözleşme, kanunda öngörülen resmi şekle uyulmadığından kesin hükümsüzdür. Asıl sözleşme geçersiz olduğundan, fer'i nitelikteki cezai şart da geçersiz olup, (A) yalnızca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği 100.000 TL’nin iadesini talep edebilir.
- C) (M)’nin sırf taşınmazın değerinin artması nedeniyle sözleşmeden dönmesi Türk Medeni Kanunu m. 2’de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder; bu nedenle hâkim, şekil eksikliğini göz ardı ederek sözleşmenin ayakta tutulmasına ve tapunun (A) adına tesciline karar vermelidir.
- D) Taraflar arasındaki adi yazılı sözleşme, bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olarak yorumlanmalı ve (M)'nin ifadan kaçınması nedeniyle (A) lehine uğradığı müspet zararın tazminine hükmedilmelidir.
- E) Sözleşmenin geçersizliği (M) tarafından ileri sürülemeyeceğinden, (A) seçimlik hakkını kullanarak ya tapu devrini ya da ödediği peşinat ile birlikte cezai şartın tamamının ödenmesini talep edebilir.
Bu maddeyle ilgili 8 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl