TBK Madde 301I. Teslim borcu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, kiraya verenin temel borcunu düzenler: kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmak. Hükmün ikinci cümlesi, bu borcun konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemeyeceğini, diğer kiralarda ise genel işlem koşulları yoluyla kiracı aleyhine değiştirilemeyeceğini kurar.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 249 uncu maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır. Tasarının tek fıkradan oluşan 300 üncü maddesinde, kiraya verenin kiralananı teslim borcu düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 249 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan "B. Kiralayanın vazifeleri / 1 . Kiralananın teslimi/ 1. Kullanılmağa salih bir halde" şeklindeki ibare, Tasanda "C. Kiraya verenin borçlan /1. Teslim borcu" şeklinde değiştirilmiştir. Maddede, kiraya verenin kiralananı teslim borcunu, "sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir dummda" olmak üzere, kararlaştırılan tarihte ifa etmekle ve kiralananı sözleşme süresince de bu dummda bulundurmakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 249 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Tasarının 303 üncü madde siyle başlayan "V. Kiraya verenin kiralananın ayıplarından sorumluluğu" başlığı altında özel olarak düzenlendiği için, Tasarının 300 üncü maddesine alınmamıştır. Maddeye göre, konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiraya verenin teslim borcuna ilişkin hüküm lerinde, hiçbir dummda, diğer kira sözleşmelerinde ise genel işlem koşulları yoluyla kiracı aleyhine düzenleme yapılamayacaktır. Maddede, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 256 nci maddesinden yararlanılmıştır.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

136 karar arasından seçildi
  1. Hukuk Genel Kurulu E.2017/1848 K.2021/1423 T.2021-11-16
    Hukuk Genel KuruluBozma
    24. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 301. maddesi hükmüne göre borçlular itirazında kiralananın teslim edilmediğini bildirdiğinden bu konu tartışmalı olduğuna göre kira sözleşmesinin delil olmayıp, yazılı delil başlangıcı olabileceği, icra mahkemesinin dar yetkili olup, çekişmeli hususlarda yargılama yaparak karar veremeyeceği gerekçesi ile direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
  2. Hukuk Genel Kurulu E.2022/404 K.2022/1155 T.2022-09-27
    Hukuk Genel KuruluGönderme
    6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 301. maddesi hükmü ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 249 /1 maddesi ) gereği kiraya veren kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.
  3. 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2431 · K. 2025/1733 · T. 19.03.2025
    Daire kararıOnama
    kiralanan taşınmazın davalı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 301. maddesine göre sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim edilip edilmediği hususu değerlendirilmeden İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme sonucu karar verildiğini, karara esas alınan 12.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda kiralanan taşınmazın sözleşme süresince sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim edip edilmediği ve taşınmazdaki ayıplar sebebiyle kiracının kira ödeme yükümlülüğü bulunmadığı hususlarının göz ardı edildiğini,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Tacir (A), bir iş merkezinde ofis olarak kullanmak üzere (K)'dan bir taşınmaz kiralamıştır. 10 yıl süreli kira sözleşmesinin "Giderler" başlıklı maddesinde, "Kiracı, kiralananın ısıtma, soğutma, aydınlatma ve su gibi kullanımından doğan tüm işletim giderlerini ve ortak alan gider payını ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmü bulunmaktadır. Sözleşmede başkaca bir düzenleme olmamasına rağmen, kiraya veren (K), binanın Emlak Vergisi ile Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) priminin kiralanana isabet eden kısmını, bunların "kiralananın kullanıma elverişli halde bulundurulması için katlanılması gereken zorunlu masraflar" olduğu gerekçesiyle (A)'dan talep etmiştir. (A) ise bu talebi reddetmiştir. Bu uyuşmazlıkla ilgili 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümleri ve Yargıtay'ın yerleşik uygulaması dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Kiracı (A), tacir olması sebebiyle basiretli davranma yükümlülüğü altındadır ve bu nedenle ticari faaliyetini sürdürdüğü taşınmazın tüm vergi ve sigorta gibi kamusal yükümlülüklerini üstlenmek zorundadır.
  2. B) Kiraya veren (K), kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masrafların vekâletsiz iş görme hükümlerine göre istenebileceği ilkesinden hareketle, taşınmazın değerini koruyan bu gibi zorunlu ödemeleri de kiracıdan talep etme hakkına sahiptir.
  3. C) Emlak Vergisi ve DASK primi gibi giderler, mülkiyet hakkı ile doğrudan ilgili olup, kiralananın kullanımıyla doğan yan gider niteliği taşımazlar; bu nedenle sözleşmede aksine açık ve özel bir hüküm bulunmadıkça kiraya verenin sorumluluğundadır.
  4. D) Sözleşmede "işletim giderleri" ifadesinin kullanılmış olması, kiralananın ticari bir işletme olarak faaliyetini sürdürebilmesi için gerekli olan tüm mali yükümlülükleri kapsar; bu sebeple (K)'nın talebi sözleşmeye uygun ve hukuken geçerlidir.
  5. E) Kiracı (A), talep edilen giderleri ödemeyi reddederse, kiralananın kullanıma elverişli tutulmasından kaynaklanan zenginleşmesi nedeniyle, kiraya veren (K) sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak bu bedellerin tahsilini dava edebilir.