TBK Madde 302II. Vergi ve benzeri yükümlülüklere katlanma borcu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklerin kim tarafından karşılanacağını düzenler; kural olarak bu yükümlülükler kiraya verene aittir, ancak sözleşmeyle veya kanunla aksi öngörülebilir. Kiraya verenin bu yükümlülüklere katlanma borcu, kiracıya yüklenen vergi ve giderler ile yan giderler, kiralananın ayıplarından doğan sorumluluk ve kiralananın teslimi ile sözleşme süresince elverişli halde bulundurulması borcu bakımından uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklere, aksi kararlaştırılmamış veya kanunda öngörülmemiş ise, kiraya veren katlanır.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 258 inci maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır. Tasarının tek fıkradan oluşan 301 inci maddesinde, kiraya verenin vergi ve benzeri yüküm lülüklere katlanma borcu düzenlenmektedir. - 1 3 6 - 818 sayılı Borçlar Kanununun 258 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan "D. Mükelle fiyet ve vergileri ve tamiri tahammül" şeklindeki ibare, Tasarının 301 inci maddesinde "II. Vergi ve benzeri yükümlülüklere katlanma borcu" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 258 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan "tamiri tahammül" şeklindeki ibareye, bu konunun Tasarının 302 nci maddesinde özel olarak düzenlenmesi sebebiyle, Tasarının 301 inci maddesinin kenar başlığında yer verilmemiştir. Kaynak İsviçre Borçlar Kanunundaki düzenlemeden farklı olarak, Tasarının 301 inci madde sine "aksi kararlaştırılmamış veya kanunda öngörülmemiş ise" şeklindeki ibare eklenmiştir. Böylece, hükmün emredici nitelikte olmadığı belirtilmiştir. Nitekim, İsviçre'de de, kaynak hükmün emredici nitelikte olmadığı kabul edilmektedir. Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 256b maddesi göz önünde tu tulmuştur.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

13 karar arasından seçildi
  1. 3. Hukuk Dairesi · E. 2018/6066 · K. 2018/12636 · T. 11.12.2018
    Daire kararıOnama
    otomobil teşhiri-satış-servis-otopark olarak kullanılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin hususi şartlar bölümünün 6. maddesinde “Emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi kiracıya aittir” şeklinde taraflar arasında düzenlenme yapıldığını, taşınmaz arsa vasfında olduğundan Türk Borçlar Kanununun 302. maddesi gereğince emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi borcunun sözleşme hükümleri gereğince davalı kiracının sorumluluğunda olduğunu, davalı kiracının, 2013 yılından itibaren sözleşme hükümleri gereğince ödemesi gereken,
  2. 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/594 · K. 2025/111 · T. 08.01.2025
    Daire kararıOnama
    Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin (10.) maddesinde kira ücretinin belirlendiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 302 nci maddesinde de, aksi kararlaştırılmamışsa kiralananla ilgili vergi ve benzeri yükümlülüklere kiraya verenin katlanması gerektiğinin düzenlendiğini, sözleşmede kararlaştırılan ücretin brüt olduğunu, ayrıca talep edilen stopaj bedelinin sözleşmeye aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Tacir (A), bir iş merkezinde ofis olarak kullanmak üzere (K)'dan bir taşınmaz kiralamıştır. 10 yıl süreli kira sözleşmesinin "Giderler" başlıklı maddesinde, "Kiracı, kiralananın ısıtma, soğutma, aydınlatma ve su gibi kullanımından doğan tüm işletim giderlerini ve ortak alan gider payını ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmü bulunmaktadır. Sözleşmede başkaca bir düzenleme olmamasına rağmen, kiraya veren (K), binanın Emlak Vergisi ile Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) priminin kiralanana isabet eden kısmını, bunların "kiralananın kullanıma elverişli halde bulundurulması için katlanılması gereken zorunlu masraflar" olduğu gerekçesiyle (A)'dan talep etmiştir. (A) ise bu talebi reddetmiştir. Bu uyuşmazlıkla ilgili 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümleri ve Yargıtay'ın yerleşik uygulaması dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Kiracı (A), tacir olması sebebiyle basiretli davranma yükümlülüğü altındadır ve bu nedenle ticari faaliyetini sürdürdüğü taşınmazın tüm vergi ve sigorta gibi kamusal yükümlülüklerini üstlenmek zorundadır.
  2. B) Kiraya veren (K), kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masrafların vekâletsiz iş görme hükümlerine göre istenebileceği ilkesinden hareketle, taşınmazın değerini koruyan bu gibi zorunlu ödemeleri de kiracıdan talep etme hakkına sahiptir.
  3. C) Emlak Vergisi ve DASK primi gibi giderler, mülkiyet hakkı ile doğrudan ilgili olup, kiralananın kullanımıyla doğan yan gider niteliği taşımazlar; bu nedenle sözleşmede aksine açık ve özel bir hüküm bulunmadıkça kiraya verenin sorumluluğundadır.
  4. D) Sözleşmede "işletim giderleri" ifadesinin kullanılmış olması, kiralananın ticari bir işletme olarak faaliyetini sürdürebilmesi için gerekli olan tüm mali yükümlülükleri kapsar; bu sebeple (K)'nın talebi sözleşmeye uygun ve hukuken geçerlidir.
  5. E) Kiracı (A), talep edilen giderleri ödemeyi reddederse, kiralananın kullanıma elverişli tutulmasından kaynaklanan zenginleşmesi nedeniyle, kiraya veren (K) sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak bu bedellerin tahsilini dava edebilir.