6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 329

Türk Borçlar Kanunu 329. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 329- Taraflardan her biri, bir taşınmaza veya taşınır bir yapıya ilişkin kira sözleşmesini yerel âdette belirlenen kira döneminin sonu için veya böyle bir âdetin bulunmaması durumunda, altı aylık kira döneminin sonu için, üç aylık fesih bildirim süresine uyarak feshedebilir. 3. Taşınır kiralarında

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
3. Hukuk Dairesi, 2017/5199 E., 2017/13536 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSULH HUKUK MAHKEMESİ
Buna göre sözleşme ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 329. maddesine göre 6 aylık döneme nazaran 3 ay önceden fesih ihtarında bulunarak 6 ayın sonunda açılacak dava ile sona erdirilebilir.
3. Hukuk Dairesi         2017/5199 E.  ,  2017/13536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile aralarında 30.01.2009 başlangıç tarihli üç yıl süreli bina üzerine baz istasyonu kurulumuna ilişkin kira sözleşmesi bulunduğunu, 13.10.2014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunun bildirilmesine rağmen tahliyeye yanaşmadığını belirterek davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, kira sözleşmesindeki şart gereğince sözleşmenin belirsiz süreli hale geldiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdirme hakkı bulunmadığı, kira sözleşmesinin başlangıcından dava tarihine kadar on yıl geçmediğinden Yasa'nın 347/2 maddesine dayalı olarak fesih isteme hakkının henüz doğmadığı; bir an için kira ilişkisinin genel hükümlere tabi olduğu kabul edilse dahi sözleşmenin “Kiranın Başlangıcı ve Süresi” başlıklı 5. maddesinde fesih hakkının kiracıya tanınmış olduğu, taraflar bununla bağlı olduğundan, davalının fesih ihbarıyla sözleşmeyi sona erdirmesi mümkün görülmediğinden, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 327. maddesinde yer alan düzenlemeye göre genel hükümlere tabi kira sözleşmelerinde kira sözleşmesinin başlangıcı ve süresi belli ise kira sözleşmesinde sürenin dolması ile kira sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Kiraya veren sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir ay içinde dava açarak süre bitimi nedeniyle tahliye talep edebilir. Belirli süreli kira sözleşmelerinde belirlenen sürenin dolması halinde taraflar arasında açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisi sürdürülürse kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür. Genel hükümlere tabi kira sözleşmelerinde belirli süreli kira sözleşmesinin süresiz hale gelmemesi için kiraya veren kira süresi bitmeden veya dava açma süresi içinde kira sözleşmesini yenilemeyeceğine dair ihtarname tebliğ ettirirse kira sözleşmesi yenilenmeyeceği gibi süresiz hale de gelmez. Bu durumda her zaman süre bitimi nedeniyle tahliye davası açılabilir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 328. maddesinde yer alan düzenlemeye göre ise; belirsiz süreli kira sözleşmelerinde taraflardan her biri, daha uzun bir fesih bildirim süresi veya başka bir fesih dönemi kararlaştırılmış olmadıkça, yasal fesih dönemlerine ve fesih bildirim sürelerine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. Buna göre sözleşme ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 329. maddesine göre 6 aylık döneme nazaran 3 ay önceden fesih ihtarında bulunarak 6 ayın sonunda açılacak dava ile sona erdirilebilir. Sözleşmede veya kanunda belirtilen fesih dönemine veya bildirim süresine uyulmamışsa, bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur. Olayımıza gelince; Dava konusu kiralananın konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabii olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenmiş olan 30/01/2009 başlangıç tarihli üç yıl süreli sözleşmenin 5. maddesindeki "Kira sözleşmesi başlangıç tarihinden itibaren üç yıl müddetle geçerli olacaktır. Sözleşmenin yenilenmeyeceği kiracı tarafından bu üç yıllık dönemin sona ermesinden üç ay önce kiralayana yazılı olarak ihbar edilmeyecek olursa, iş bu sözleşme ayrıca herhangi bir işleme veya bildirime gerek olmaksızın aynı şartlarla ve süre ile kendiliğinden uzar. " düzenlemesi bulunmakta olup bu düzenleme davacı kiraya vereni bağlar. Ancak üç yıllık uzama süresi bir defa geçerli olup kira sözleşmesi 30.01.2015 tarihine kadar devam ederek bu tarihte bitecektir. Davacı 21/10/2014 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirip 04/05/2015 tarihinde süresinde açtığı tahliye davası ile süre bitimi nedeniyle tahliye isteminde bulunmuş ise de; kira sözleşmesinden binanın bodrum katının da ayrıca kiraya verildiği anlaşılmış, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporundan da, bir kısım cihazların yapının bodrum katında olduğu belirlenmiştir. Bu durumda kiralanan yerin konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu gerekçe yazılarak davanın reddine karar verilmiş ise de; gerekçe kısmının son bölümü doğru olmadığından bu bölüm gerekçe kısmından çıkartılması suretiyle hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme ilamının gerekçe kısmında yer alan bir an için kira ilişkisinin genel hükümlere tabi olduğu kabul edilse dahi sözleşmenin “Kiranın Başlangıcı ve Süresi” başlıklı 5. maddesinde fesih hakkı kiracıya tanınmış olup, taraflar bununla bağlı olduğundan, davalının fesih ihbarıyla sözleşmeyi sona erdirmesi mümkün görülmediğinden, açıklanan nedenlerle davanın reddine ...."ifadesi gerekçe kısmından çıkartılması suretiyle hükmün gerekçesinin düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

6. Hukuk Dairesi, 2015/598 E., 2015/1378 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varÜnye Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece, TBK 329. Maddesi gereğince feshi ihbar sürelerine uyulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2015/598 E.  ,  2015/1378 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/10/2014 NUMARASI : 2014/883-2014/1207 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, TBK 347. maddesine dayalı on yıllık uzama süresinin dolması nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, TBK 329. Maddesi gereğince feshi ihbar sürelerine uyulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347/1.maddesi hükmüne göre konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminde en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşemeye son verebilir. 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçici 2.maddesi uyarınca, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce TBK.nun 347.maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden 10 yıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte geri kalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl, on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkında da yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl sonra uygulanacağı öngörülmüştür. Davacı vekili, dava dilekçesinde ve 26.06.2014 keşide tarihli ihtarnamede konut ve çatılı işyeri kiraları hükümlerine tabi konut olarak Eylül 2002 ayı sonunda kiraya verilen taşınmazın kiraya verilmesinden itibaren on yıl geçtiğinden, on yıllık uzama süresi sonunda, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunduğunu, kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili T.B.K.'nın 347.maddesi uyarınca sözleşmenin bitiminden üç ay önceden bildirimde bulunulmadığını, davanın reddini savunmuştur. Tarafların bu açıklamalarından kira sözleşmesininin belirli süreli olduğu, davanın hukuki dayanağının konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin sona ermesini düenleyen T.B:K.'nın 347/1.maddesi olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda kiralanan TBK.nun konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi olup, TBK.nun 347/1 maddsine göre kiracı tarafından sözleşmenin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunulmadığından kira sözleşmesi aynı şartlarda birer yıl uzayarak on yıllık uzama süresi 30.09.2012 tarihinde dolmuştur. TBK.nun yürürlük tarihi 01.07.2012 tarihidir. 6101 Sayılı TBK.nun Uygulama ve Yürürlülük Kanunun geçici 2.maddesine göre on yıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte geri ./.. kalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında yürürlülük tarihinden itibaren beş yıl sonra uygulanacağı nazara alınarak davanın süresinden önce açıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken belirsiz süreli kira sözleşmelerinin sona ermesine ilişkin TBK.nun 347/2.maddesi gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2015/7331 E., 2015/9163 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
esih türünün kullanılabilmesi için, taraflar arasında akdedilen geçerli bir kira sözleşmesinin varlığı, kira sözleşmesinin devamını tarafları için beklenemez kılan haklı sebeplerin var olması ve haklı sebebe dayanan kiralayan ve kiracının, TBK. m. 329 maddesine göre (üç ay) ve TBK.
6. Hukuk Dairesi         2015/7331 E.  ,  2015/9163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/12/2013 NUMARASI : 2013/657-2013/740 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde davacı tarafından ise süresi geçtikten sonra temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık davacı kiralayanın kira sözleşmesinin kendisi için çekilmez hale geldiği iddiasına dayalı tahliye davasına ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş hüküm davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Hüküm temyiz isteminde bulunan davacı vekiline 04/02/2014 tarihinde tebliğ olunmuş, temyiz dilekçesi sekiz günlük yasal süre geçtikten sonra 6/3/2014 tarihinde verilmiş olduğundan davacı vekilinin HUMK.nun 432/4.maddesi ve 1.6.1990 gün 1989/3,1990/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince temyiz istemi süresinde değildir. 2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Davacı vekili dava dilekçesinde davalı hakkında kira parasının ödenmemesi üzerine takip başlattığını ve kira parasının takipten sonra ödendiğini, ayrıca site aidatının ödenmemesi nedeniyle site yönetimi tarafından da kiracı aleyhine icra takibi başlattıklarını, ayrıca bir yıllık olan kira sözleşmesinin süresi dolmasına ve kendisine sözleşmenin feshedildiğinin bildirilmesine rağmen tahliye edilmediğini bildirerek kira sözleşmesinin kendisi için çekilmez hale geldiğini belirterek TBK'nun 331. maddesi gereğince kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Olağanüstü fesih, belirli ve belirsiz süreli sürekli borç ilişkilerini haklı sebeple, vaktinden önce ve ileriye yönelik olarak sona erdiren bir imkandır. Olağanüstü feshin, olağan fesih karşısındaki özelliği geçerliliğinin akdi veya kanuni bir fesih sebebine (haklı sebebe) dayanmasıdır. Olağanüstü nedenler yasada sayılmış olup bunlardan biriside TBK. 331. maddesinde düzenlenen önemli sebeplerle kira sözleşmesinin feshi halidir. Herhangi bir nedenle, sürekli edimli sözleşmeler kapsamında olan kira sözleşmesinde eğer taraflardan herhangi birisi için çekilmezlik hali durumu ortaya çıkmışsa, o tarafın sözleşme ile bağlı kalması kendisinden beklenemez. Önemli sebep kapsamında çekilmezlik, tarafın sözleşmeye katlanamayacağı haldir . Bu duruma örnek olarak kiracı memurun başka bir şehre atanması hali gösterilebilir. Böyle bir durumda, kiracı memur için kira sözleşmesinin devamı, çekilmez bir hal sayılır. Çekilmezlik halinin varlığında, taraflardan her biri, fesih süresine uymak şartıyla sözleşmeyi her zaman için feshetme hakkını kullanabilir. Genel kural niteliğinde olan bu tür fesih hakkı, sözleşme belirli veya belirsiz olsun, konut ve çatılı işyeri kirası dahil her tür kira ilişkisinde kullanılabilir. TBK m.331 de düzenlenen bu fesih türünün kullanılabilmesi için, taraflar arasında akdedilen geçerli bir kira sözleşmesinin varlığı, kira sözleşmesinin devamını tarafları için beklenemez kılan haklı sebeplerin var olması ve haklı sebebe dayanan kiralayan ve kiracının, TBK. m. 329 maddesine göre (üç ay) ve TBK. 330.maddesine göre (üç gün) yasal fesih bildirimi süresine uyarak fesih bildiriminde bulunması gerekmektedir. Somut olaya gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 9/7/2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralanan yer konut olup 6098 sayılı TBK’nın konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabidir. Davacı dava dilekçesinde sözleşmenin kendisi için çekilmez hale gelmesi nedeni olarak kira ve aidat parasının düzenli ödenmemesi sebebine dayanmıştır. Kiracının kira bedelini veya yan gideri ödemede temerrüde düşmesi hali, TBK'nun 315. Maddesinde düzenlenmiştir.. Bundan ayrı olarak TBK'nun 352/2 maddesinde kira bedelinin veya yan giderin gününde ödenmemesi halinde iki haklı ihtar nedeniyle fesih hali düzenlemiştir. Davcı taraf bu tahliye nedenlerine dayanmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davacının dayandığı sebep (TBK'nun 331.mad.) nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın temerrüt nedeniyle tahliye davası olarak nitelendirilmek suretiyle kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazın süresinde olmadığından temyiz talebinin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde taraflardan peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Borçlar Hukuku Genel Hükümler

(A), ev sahibi (B)'ye kira sözleşmesini feshettiğine dair bir ihtarname göndermiştir. (A)'nın bu fesih beyanı, hukuki işlemlerin sınıflandırılması bakımından ne tür bir işlemdir?

A) Ulaşması gerekmeyen tek taraflı hukuki işlem
B) Ulaşması gereken tek taraflı hukuki işlem
C) Sözleşme
D) Karar
E) Taahhüt işlemi