TBK Madde 3252. Kiralananın sözleşmenin bitiminden önce geri verilmesi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Kiracının, sözleşme süresi dolmadan ya da fesih dönemine riayet etmeden kiralananı iade etmesi durumunda kira borcunun ne kadar süreyle devam edeceğini ve kiracının bu borçlardan ne zaman kurtulacağını düzenler. Ayrıca kiraya verenin kendi tasarruflarını ve kiralananı başka yolla kullanarak elde ettiği ya da kasten elde etmekten kaçındığı yararları kira bedelinden indirme yükümlülüğünü kapsar. Kiracı ve kiraya veren arasındaki kira ilişkisinde uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Kiracının bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulması hâlinde, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer.

Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin ikinci fıkrasını karşılamaktadır. Tasarının iki fıkradan oluşan 324 üncü maddesinde, kiralananın sözleşmenin bitiminden önce geri verilmesinin sonuçları düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan "4. Kullanmanın mümkün olamaması" şeklindeki ibare, Tasarıda "2. Kiralananın sözleşmenin bitiminden önce geri verilmesi" şeklinde ifade edilmiştir. - 1 4 6 - Maddenin birinci fıkrasında, kiracının, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın ki ralananı geri vermesi hâlinde, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için sorumlu tutulabileceği; hattâ, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bularak, kira sözleşmesinden doğan borçlarından kurtulabileceği kabul edilmiştir. Böylece, bir yan dan, kendisine teslim edilmiş kiralananı kullanmayan ve ondan yararlanmayan kiracının sorumlu luğunun devam edeceği öngörülmüş; diğer yandan, kiracıya, kiralananı geri vermek suretiyle, söz leşmeden doğan sorumluluğunu makul bir süre ile sınırlama olanağı sağlanmıştır. Bu düzenlemeyle, kiracının korunması gereği ilkesi terk edilmemekle birlikte, kiraya verenin menfaatleri de korun muştur. Nitekim, Tasannın 113 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yapılan yollama uyarınca uygu lanması gereken Tasarının 52 nci maddesinin birinci fıkrasında, zarar görenin zararın artmasında bir likte kusurunun bulunması hâlinde, hâkime tazminatı indirme yetkisi verildiği gibi, Yargıtayın yer leşmiş içtihadında da, kiraya verenin, bu durumda, bilirkişi mütalâası göz önünde tutularak belir lenecek olan, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için, kiracıdan tazmi nat isteyebileceği kabul edilmektedir. Maddenin ikinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin ikinci fıkrasın da olduğu gibi, "Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullan makla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yüküm lüdür." şeklinde, denkleştirme (mahsup) ilkesine uygun bir düzenleme yapılmıştır. Maddenin düzenlenmesinde, konuya ilişkin öğreti ve uygulama ile kaynak İsviçre Borçlar Ka nununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrası göz önünde tutulmuştur

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Atıflar(1)

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

553 karar arasından seçildi
  1. 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1874 · K. 2025/2622 · T. 06.05.2025
    Daire kararıOnama
    davalı kiracı tarafından kira sözleşmesi, süre bitiminden evvel, feshi ihbar sürelerine uyulmaksızın ve her hangi bir haklı neden ileri sürülmeksizin feshedildiği, davalının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 325. maddesi gereği kira sözleşmesinden doğan borçlardan kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul süre ile sorumlu olduğu,
  2. 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/5375 · K. 2024/3758 · T. 20.11.2024
    Daire kararıBozma
    öte yandan kiralananın 10.03.2009 tarihinde yeniden kiraya verildiği, Mahkemece kira sözleşmesi 20.08.2008 tarihinde fesih edildiğine göre bu tarihten itibaren kiralananın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 325 inci maddesine göre, aynı şartlarda kiraya verilebileceği makul süre belirlenerek,
  3. 10. Daire · E. 2021/6417 · K. 2022/609 · T. 10.02.2022
    Daire kararıOnama
    ayrıca söz konusu olay açısından idarenin tehlike sorumluluğunun da söz konusu olduğu, manevi tazminat miktarının, zarar verenin idare olduğu durumlarda caydırıcı olması bakımından yüksek tutulması gerektiği, dosyaya sunulan kira kontratındaki sürenin tamamını kapsayacak şekilde tazminat hesabının yapılması gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 325. maddesi uyarınca kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçların,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Lokanta işletmek amacıyla (M)'ye ait bir dükkânı 5 yıllığına kiralayan (K), kira sözleşmesine “Kiracı, kiraya verenin yazılı onayı olmaksızın taşınmazda herhangi bir tadilat yapamaz ve yaptığı tadilatlar için herhangi bir bedel talep edemez.” şeklinde bir hüküm konulmasını kabul etmiştir. (K), bir süre sonra (M)'nin yazılı onayını almaksızın, çatıda meydana gelen ve acil müdahale gerektiren bir akıntıyı tamir ettirmiş, dükkânın mutfak tesisatını tamamen yenilemiş ve lokantanın konseptine uygun olarak duvarlara sökülüp götürülmesi mümkün olmayan özel tasarım alçı süslemeler yaptırmıştır. Kira süresinin sonunda taşınmaz tahliye edildiğinde, (M) yapılan tüm bu değişiklikleri benimsemiş ve taşınmazı bu haliyle yeni bir kiracıya daha yüksek bir bedelle kiralamıştır. Bu durumda (K)'nin yaptığı masrafları talep hakkına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ışığında doğrudur?

  1. A) Sözleşmedeki açık hüküm nedeniyle (K), kiraya verenin zenginleşip zenginleşmediğine bakılmaksızın, yaptığı zorunlu, faydalı ve lüks nitelikteki hiçbir masrafı (M)'den talep edemez.
  2. B) (K), sadece acil nitelikteki çatı onarımı gibi zorunlu masrafları talep edebilir; ancak mutfak tesisatı gibi faydalı ve alçı süslemeler gibi lüks masrafları sözleşme hükmü gereği isteyemez.
  3. C) Kiracı (K), yaptığı tüm masrafların kira süresinin bitimindeki güncel piyasa değerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak (M)'den talep etme hakkına sahiptir.
  4. D) Kiraya veren (M) yapılan değişiklikleri benimsediği için (K), sökülüp götürülmesi mümkün olmayan zorunlu ve faydalı masrafların yapıldıkları tarihteki bedelini, yıpranma payı düşüldükten sonra vekâletsiz iş görme hükümlerine göre (M)'den talep edebilir.
  5. E) (K), sözleşmeye aykırı davrandığı için herhangi bir masraf talep edemeyeceği gibi, (M)'nin taşınmazı eski hâle getirme masraflarını da karşılamakla yükümlüdür.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl