6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 310

Türk Borçlar Kanunu 310. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 310- Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Kamulaştırmaya ilişkin hükümler saklıdır. b. Üçüncü kişinin sınırlı ayni hak sahibi olması

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
3. Hukuk Dairesi, 2017/5242 E., 2018/11238 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSULH HUKUK MAHKEMESİ
TBK’nun 310. maddesi hükmüne göre kiralananın mülkiyetinin kiralayan malik tarafından üçüncü kişiye devri ile birlikte, kiralayan ve kiracı arasındaki kira sözleşmesi tüm hak ve borçları ile birlikte yasa gereği kendiliğinden yeni malike geçer.
3. Hukuk Dairesi         2017/5242 E.  ,  2018/11238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kira bedelinin ve kiracılık sıfatının tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; babası ile dava dışı ... muhtarlığı arasında 13.09.2007 tarihli kira sözleşmesi mzalandığını, davaya konu işletmenin devrini aldıklarını, taşınmaazın 6360 sayılı yasa uyarınca davalı ... tasarrufuna geçtiğini, belediyenin yeni sözleşme yapma talebini reddettiğini ileri sürerek, kiracılık sıfatının tespiti ile uygulanacak kira bedelinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı; davacının devir için kira sözleşmesine göre hareket etmediğini, devrin onaylanmamış olduğunu ve muhtarlık kayıtlarında devir bedeli ödendiğine dair kayıt bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davacının devir için muhtarlıktan onay almadığı ve devir bedeli ödenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacının kiracılık sıfatının tespitine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince; 06.12.2012 tarihinde yayımlanan 6360 sayılı yasa ile 13 ilde büyükşehir kurulmasına karar verilmiş, yasanın geçici 1/2 maddesinde; köy tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına ve taşınmazlarının ilgili belediyelere devri düzenlenmiş, yasanın bu maddesi 30.03.2014 tarihinde yürülüğe girmiştir. TBK’nun 310. maddesi hükmüne göre kiralananın mülkiyetinin kiralayan malik tarafından üçüncü kişiye devri ile birlikte, kiralayan ve kiracı arasındaki kira sözleşmesi tüm hak ve borçları ile birlikte yasa gereği kendiliğinden yeni malike geçer. Somut olayda; Dava dışı ... muhtarlığı ile dava dışı ... ve ... arasında imzalanan 13.09.2007 başlangıç ve yirmi yıl süreli kira sözleşmesinin varlığına dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Köy tüzel kişiliği kaldırılmış ve taşınmaz davacı belediyeye devredilmiştir. TBK’ nun 310. maddesi gereğince yeni malik önceki malikle yapılan kira sözleşmesinin halefiyet yolu ile tarafı olacağından kiraya verenin değişmesi akdi sona erdirmez. Kira sözleşmesinin özel şartlar 2. maddesinde; kiracının kiralananı amacına uygun olarak 3. kişilere devredebileceği ancak devir için muhtarlık onayı alınacağı ve devir bedelinin %10 unun muhtarlığa ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacının, ... 1. Notreliğinin 03.09.2012 tarihli ve 5554 yevmiye nolu işletme devir hakkı sözleşmesi ile dava dışı kiracılardan tavuk çiftliğinin işletme hakkını 5.000 TL bedel ile devraldığı anlaşılmaktadır. Davacı 30.09.2015 tarihinde davalı belediyeden yeni kira sözleşmesi yapılması için talepte bulunmuş, davalı ... 06.10.2015 tarihli encümen kararı ile devir için onay alınmadığı ve devir bedeli ödenmediği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Mahkemece bu durumda; davacı tarafından devir bedelinin ödendiği de iddia edilmekle, muhtarlığa ait tüm kayıtların getirilerek devir için bir onay verilip verilmediği, davacının devirden sonra dava dışı muhtarlığa bir kira ödemesi olup olmadığı, kira bedeli yanında devir bedeli de ödendiğine dair kayıt olup olmadığı üzerinde durularak, devrin geçerli olduğunun tespiti halinde davacının kiracılık sıfatının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz talebinin REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

3. Hukuk Dairesi, 2024/565 E., 2025/67 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 310. maddesinde, "Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur." düzenlemesi bulunmakta olup, söz konusu madde uyarınca, davalı yeni malik Mahkemece belirtildiği üzere kira sözle
3. Hukuk Dairesi         2024/565 E.  ,  2025/67 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2564 E., 2023/2275 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elmalı Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/614 E., 2021/591 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalılar ... ve ...'ye ait olan taşınmazı 01.01.2016 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli sözleşme ile kiraladığını, kiralanana çok yıllık nitelikli ve destekleme kapsamında yonca bitkisi ektiğini ancak sözleşme devam ederken davalı kiraya verenlerin taşınmazı diğer davalı ...’a sattığını, müvekkilinin 18.03.2019 tarihli ihtarnameyle taşınmazda kiracı olduğunu yeni malik ...'a bildirdiğini ve kira sözleşmesi ile bağlı olup olmadığı hususunda beyanda bulunmasını istediğini, davalı ...’ın 20.03.2019 tarihli ihtarnamesinde, kira sözleşmesi ile bağlı bulunmadığı ve taşınmazı terk etmesi yönünde talepte bulunması üzerine kiralanandaki zilyetliğini sonlandırdığını, bakiye yıllara ilişkin yoksun kalınan kâr, taşınmazda müvekkil tarafından yaptırılan sulama sisteminin bedeli ve yine bakiye yıllar yönünden yoksun kalınan desteklenme bedelinin tespitini yaptırdıklarını, bilirkişi raporu ile zararın 90.431,66 TL olarak belirlendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000,00 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 72.182,93 TL’nin davalılardan tahsilini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazı diğer davalılardan satın aldığını, tapu kaydında herhangi bir kira sözleşmesi şerhi bulunmadığını, taşınmazı satın alırken yonca bitkisinin davacıya ait olduğunu bilmediğini, diğer davalılara ait olduğunu bildiğini ve buna göre satın aldığını, taşınmazı satın almasından sonra tarafına noter vasıtasıyla kira sözleşmesinin bildirildiğini ve sözleşme ile bağlı olup olmadığının sorulduğunu, bunun üzerine sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirdiğini, kira sözleşmesine tarafı olmadığından, kira sözleşmesi nedeniyle kendisinden tazminat talep edilemeyeceğini savunarak, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddini talep etmiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili; kira sözleşmesinin yeni malik ile kiracı arasında devam ettiğini, sözleşmesinin feshedilmediğini, yeni malikin de davacıyı tahliyeye zorlamadığını, müvekkillerinin artık kira sözleşmesinin taraf olmadığı için kendilerinden tazminat talep edilemeyeceğini, müvekkillerinin yazılı rızası olmadan sulama sistemi döşendiğini, Kanuna göre kiracının sulama sistemi bedelini müvekkilinden isteme hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesi devam ederken kiralanan taşınmaz devredildiği için, davalı ...’ın kira sözleşmesinin tarafı haline geldiği, artık kira sözleşmesinin tarafı olmadıklarından eski maliklerden kira sözleşmesinin erken feshi nedeniyle tazminat isteminde bulunmanın mümkün olmadığı, davacı ile kiraya veren ... arasındaki ürün kirası sözleşmesinin devam ettiği, kiracı ile kiraya veren ... arasındaki ürün kirası sözleşmesi feshedilmediğinden kiraya verenden erken fesih nedeniyle tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle; davalılar ... ve ... yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... yönünden tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2023 tarihli kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkiline ait yonca bitkisi ve sulama sisteminin kiralananda kaldığı ve bedelinin müvekkiline ödenmediğini, davalı ... tarafından keşide edilen ihtarnamede, müvekkilinin işgalci olarak tanımlandığını ve taşınmazı terk etmesinin ihtar edildiğini, bu nedenle davalı ...’ın tahliye talebi olmadığına ilişkin gerekçenin bir dayanağı bulunmadığını, müvekkilin zararının tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin süresinden önce sona erdiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 1.Davacı ile davalılar ... ve ... arasında düzenlenen 01.01.2016 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmeleri ile tarla vasıflı taşınmazlar davacıya kiralanmış, sözleşme devam ederken 2019 yılında kiraya verenler taşınmazdaki paylarını davalı ...’a satılmışlardır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 310. maddesinde, "Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur." düzenlemesi bulunmakta olup, söz konusu madde uyarınca, davalı yeni malik Mahkemece belirtildiği üzere kira sözleşmenin tarafı olmuştur. Geçerli olan bir kira sözleşmesi ya tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ile ya mahkeme kararı ile ya da kiralananın yok olması ile sona erer. Davalı yeni malik, davacı kiracı tarafından keşide edilen ihtarnameye cevabında kiralanın kullanımının sonlandırılmasını istemiştir. Davalının ihtarnamesinden sonra davacı kiracının kiralananın kullanımına son verdiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda davalı yeni malik ile davacı kiracının, kira sözleşmesinin feshi yönündeki iradeleri uyuşmakla kira sözleşmesinin sona erdiğinin kabulü gerekir. Kira sözleşmesi tarafların iradeleri ile sona erdiğinden, davacı kiracının kira sözleşmesinin erken sona ermesine dayalı gelir kaybı ve mahrum kalınan destekleme bedelini talebinin reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından, davacının bu hususlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Kural olarak kiracı tarafından kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu imalat bedellerinin vekâletsiz işgörme ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre kiraya verenden istenmesi mümkündür. Yargıtayın yerleşik uygulamaları, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların, yapıldığı tarih itibariyle belirlenecek değerinden yıpranma payı düşülmek suretiyle elde edilecek değeri isteme hakkı olduğu yönündedir. Kural olarak bu gibi zorunlu ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir. Kiralananın üçüncü kişiye satılması ile satış tarihinden önce gerçekleştirilen zorunlu ve faydalı masrafların satış bedeli içinde kaldığı, taşınmazı satın alan üçüncü kişinin taşınmazı mevcut hali ile görerek aldığı kabul edildiğinden, sebepsiz zenginleşen taraf kiralananın eski maliki olmaktadır. Kiraya veren faydalı imalatları benimsemiş, bu haliyle yeni malike satmış ve kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşme meydana gelmiştir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince; davacının kiralanana yaptırdığı sulama sistemi imalatının, faydalı, zaruri ve kalıcı imalatlar olup olmadığı, bu imalat ve tesislerin taşınmazın değerini artırıp artırmadığını araştırması, faydalı, zaruri ve değer artırıcı imalatlar ise yapım tarihlerindeki değerlerinin (sözleşmenin başında yapıldığının kabulü ile) tespiti ile kullanım süresindeki yıpranma payı düşülmüş bedellerinin davalı kiraya veren eski maliklerden tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle davanın tümden reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2015/1751 E., 2015/3521 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGeyve Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Nitekim TBK.nun 310.maddesi (BK.
6. Hukuk Dairesi         2015/1751 E.  ,  2015/3521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Geyve Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/02/2014 NUMARASI : 2013/665-2014/123 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 09/04/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, kira alacağının tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ve itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 21/01/2010 tarihli kira sözleşmesi ile mülkiyeti davacıya ait tarlanın yıllığı 1.500 TL'den 2 yıl süre ile davalıya kiraya verildiği, kiralananın 07/06/2010 tarihinde dava dışı E... K...'a satıldığı anlaşılmaktadır. Kiralayan sıfatının taşınmazın satışı ile birlikte yeni malike geçtiğinin kabulü gerekir. Nitekim TBK.nun 310.maddesi (BK. madde 254) hükmü de bu yöndedir. Davalı takibe yaptığı itiraz ile davaya verdiği cevabında 2011 yılı kira parası yönünden davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığını bildirdiğine göre, satışla birlikte kiralayan sıfatı sona erdiği anlaşılan davacıya karşı davalının 2011 yılı kirası yönünden sorumlu olduğundan sözedilemez. Bu durumda 2011 yılı kirası olarak istenen 1.500 TL üzerinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerektiği kanaatini taşıdığımdan sayın çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşlerine katılamıyorum.09/04/2015

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Kiraya veren (K), sahibi olduğu depoyu 01.01.2023 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli bir sözleşmeyle lojistik hizmetleri sunan bir anonim şirket olan (A.Ş.)'ye kiralamıştır. (K), 15.01.2024 tarihinde bu depoyu yatırımcı (Y)'ye satmış ve tapuda devir işlemleri tamamlanmıştır. Devirden sonra (Y), kiracı (A.Ş.)'ye bir ihtarname göndererek, mülkiyeti iktisap etmesiyle birlikte eski kira sözleşmesinin kendisi açısından bağlayıcılığını yitirdiğini ve depoyu kullanmaya devam etmeleri için yeni şartlarda bir sözleşme akdedilmesi gerektiğini iddia etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, bu hukuki durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Kira sözleşmesi tapu siciline şerh edilmediği için, iyiniyetli yeni malik (Y), mevcut kira sözleşmesi ile bağlı sayılamaz.
B) Kiracının tacir sıfatını haiz bir anonim şirket olması nedeniyle, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince yeni malik (Y)'nin sözleşme koşullarını yeniden belirleme yetkisi bulunmaktadır.
C) Kiralananın mülkiyetinin devri ile birlikte yeni malik (Y), kanun gereği mevcut kira sözleşmesinin tarafı haline gelir.
D) Mülkiyetin devri, kira sözleşmesini sona erdiren bir sebep olduğundan, (Y)'nin yeni bir sözleşme yapılması yönündeki talebi hukuken geçerlidir.
E) Yeni malik (Y), ancak kiracı (A.Ş.)'nin rızasıyla ve bir devir sözleşmesi akdederek kira sözleşmesinin tarafı olabilir.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol