Türk Borçlar Kanunu 350. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini;
1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa,
2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise,
belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.
b. Yeni malikin gereksinimi
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
9 karar eşleşti
3. Hukuk Dairesi, 2017/4928 E., 2017/12939 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSULH HUKUK MAHKEMESİ
bulunduğu binanın yıkılıp yeniden inşa edileceğini, ibraz edilecek olan tasdikli mimari projeden anlaşılacağı üzere yeniden inşa edilecek binada yer alan bağımsız bölümlerin sayılarında ve niteliklerinde değişiklik yapılacağını belirterek TBK'nun 350/2 maddesi gereğince kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Hukuk Dairesi 2017/4928 E. , 2017/12939 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının evvelki malik ile aralarında yapılan 15.05.2007 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesine istinaden kiracı olduğu dava konusu mecurun bulunduğu binanın yıkılıp yeniden inşa edileceğini, ibraz edilecek olan tasdikli mimari projeden anlaşılacağı üzere yeniden inşa edilecek binada yer alan bağımsız bölümlerin sayılarında ve niteliklerinde değişiklik yapılacağını belirterek TBK'nun 350/2 maddesi gereğince kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının iddiasında samimi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,dava şartı oluşmadan açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 350/2. maddesi hükmüne göre kiralananın yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi için açılacak davalarda imarca tasdikli mimari ya da avan projenin ibrazı zorunludur. Ne var ki söz konusu projenin davanın açıldığı sırada verilmesi şart olmayıp dava tarihinden sonra da ibrazı mümkündür.
Olayımıza gelince ; Davacının, dava açılmadan önce, yeniden inşa edilmek üzere dava konusu kiralananın da içinde bulunduğu taşınmazın yıkımına izin verilmesine ilişkin ilgili Belediye'ye yaptığı başvurunun 29.05.2014 tarihinde uygun görüldüğü, sonrasında da gerekli işlemlerin gerçekleştirilmek suretiyle mimari proje ön izninin verildiği böylelikle yargılama sırasında dava şartlarının oluştuğu, yapılan keşifle de projenin taşınmaza uygun olduğunun saptandığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK. nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
6. Hukuk Dairesi, 2015/2565 E., 2016/25 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKozan Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Türk Borçlar Kanununun 350/1 ve 351. maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte o
6. Hukuk Dairesi 2015/2565 E. , 2016/25 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kozan Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/10/2013
NUMARASI : 2013/89-2013/690
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iş yeri ihtiyacı ve yeniden inşa ve imar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 350/1 ve 351. maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez. Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince;Hükme esas alınan 01.01.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı vekili dava dilekçesinde Kozan ilçesinin sahip olduğu tarihi ve doğal güzelliklerin ön plana çıkarılması için tanıtım noktasının oluşturulmasına ihtiyaç olduğundan kiralananda yeniden inşa imar nedeniyle tadilat yapılacağını tadilat ruhsat ve projesinin ibraz edildiğini, kiraya verilen iş yerinde yapılacak bu tadilat sırasında davalının işyerinde bulunması ve işini devam ettirmesinin mümkün olmadığını, dava konusu yerin turizm tanıtım noktası olarak kamu yararına kullanılmasının planlandığını, davalının kira sözleşmesinin bitiminde işyerini tahliye etmesi ihtarla istendiği halde tahliye etmediğini bu nedenle kiralananın ihtiyaç, yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliyesini talep ettiğini bildirmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde tahliye sebebini iki nedene dayandırmıştır.Birinci tahliye sebebi yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye, ikinci sebebi ise iş yeri ihtiyacı nedeniyle tahliyedir. Davacı vekili ise
ihtayacın samimi olmadığını 4 katlı binanın sadece zemin katındaki küçük bir bölümde imar uygulaması yapılmasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.TBK 350/2 maddesine dayanılarak açılan davalarda tahliye kararı verilebilmesi için yapılmak istenilen tamirat tadilat ve genişletmenin imar amaçlı ve esaslı surette olması ve bu ameliyenin yapılması sırasında kiralananda oturmanın mümkün olmadığının fennen tesbit edilmiş olması, tamirat tadilat ve genişletme ile ilgili projenin yetkili makamlarca onanması ve uygulama kabiliyetinin bulunması gerekir.İbraz edilen projeye göre mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu sunulan rapor ve ek rapora göre "projeye göre duvarların alçı yapılması, tavanın ahşap döşeme ile kaplanması sırasında işyerindeki eşyaların bir tarafa toplanmasının mümkün olmadığı, tadilat esnasında tahliyesinin uygun olacağı" bildirilmiş ise de yapılan keşif ve mahallinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre kiralananda yapılacak boya badana ve parke döşeme işinin basit tadilat olduğu imar amaçlı esaslı bir tadilat olmadığı anlaşıldığından yeniden inşa ve esaslı tamir ve tadilat nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabul edilmesi doğru değildir. Öte yandan davacı vekili dava dilekçesinde ikinci talep olarak kiralananda turizm ofisi yapılması için belediyenin bu taşınmaza ihtiyacı olduğunu bu yerin kamu yararına kullanılmasının planlandığını belirterek ihtiyaç nedeni ile tahliye talep etmiş ve dava dilekçesi ekinde delillerini bildirmiştir.Bu nedenle mahkemece dava konusu yerin kamu yararına tahsis edilmesi için encümen kararı bulunup bulunmadığının araştırılması, ihtiyaca ilişkin taraf delillerinin toplanması tanık ismi bildirilmiş ise dinlenilmesi ve varılacak sonuca göre iş yeri ihtiyacı nedeniyle tahliye konusunda bir karar verilmesi gerekirken taraf delilleri toplanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
3. Hukuk Dairesi, 2017/6353 E., 2017/15622 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSULH HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 350/1 ve 351. maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte o
3. Hukuk Dairesi 2017/6353 E. , 2017/15622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; eczacı olduğunu, dava konusu taşınmazı 09/04/2015 tarihinde mesleğini icra edebilmek ve iş yeri ihtiyacını karşılamak amacı ile satın aldığını, taşınmazın tam hastane kapısı karşısında olup ihtiyaçlarına karşılık verecek konumda bulunduğunu, bu nedenle kira sözleşmesinin uzatılamayacağının davalıya ...1. Noterliğinin 28/04/2015 tarih ve 5048 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, ihtarnamenin 04/05/2015 tarihinde davalı tarafa bizzat tebliğ edildiğini ancak davalının halen taşınmazı tahliye etmediğini belirterek kiralanan taşınmazın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 350/1 ve 351. maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez. Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, davacının mesleğinin eczacılık olduğu, dava konusu dükkanın hastanenin tam karşısında bulunduğu belirtilerek işyeri iddiasının gerçek , samimi ve zorunlu olduğu gerekçesiyle davalının tahliyesine karar verilmiş ise de dosya kapsamında gerekçede belirtilen hususlara ilişkin toplanan herhangi bir delile rastlanmamıştır. Mahkemece, dava konusu kiralanan taşınmazda yapılacak keşif ile özellikle taşınmazın Eczacılar ve Eczaneler hakkındaki 12.04.2014 tarih ve 28970 sayılı Yönetmeliğe uygun şekilde Eczane olarak kullanılıp kullanılamayacağı ve ayrıca davacının halen bulunduğu bir işyeri olup olmadığının tespiti ile her iki taşınmaz üzerinde yapılacak mukayeseli keşif ile üstünlük vasıfları araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan araştırma ve inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
3. Hukuk Dairesi, 2017/3589 E., 2017/12111 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSULH HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
TBK'nun 350./2 maddesine göre, yeniden inşa ve imar sebebiyle kira sözleşmesinin feshi mümkündür.
3. Hukuk Dairesi 2017/3589 E. , 2017/12111 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı ile arasında 18.09.2003 başlangıç tarihli, yıllık 6000.-TL bedelli kira sözleşmesi imzalandığını, kiralananın bulunduğu binanın yeniden inşaası sebebiyle taşınmazı tahliye ettiğini, davalı tarafından gönderilen 04.09.2013 tarihli ihtarnamede kira bedelinin aylık 6.665.-TL olarak belirlenerek eski kiracı olması sebebiyle kiralama hususunda öncelik hakkına sahip olduğunun bildirildiğini, bedelin fahiş olduğunu, ihtirazi kayıtla 06.11.2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin imzalandığını belirterek kira bedelinin 06.11.2013 tarihinden itibaren tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kiralananın bulunduğu binanın yeniden inşa edildiğini, kira bedelinin kurumun değerleme uzmanları tarafından tespit edildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ... İli, ... İlçesi,... Mah.... Cad. 129 ada 21 parselde kayıtlı 100 m2 ölçümlü taşınmaz üzerinde binanın zemin katındaki 36 m2 yüzölçümlü bağımsız bölümde kiracı olarak bulunan ...'in 06/11/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hak ve nesafet kuralları uyarınca hesaplanmış 11/08/2014 havale tarihli inşaat ve mülk bilirkişileri raporunda belirtilen aylık kira bedelinin 2.570,40-TL, yıllık kira bedelinin 30.844,80-TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TBK'nun 350./2 maddesine göre, yeniden inşa ve imar sebebiyle kira sözleşmesinin feshi mümkündür. Kira ilişkisi sona ermekle birlikte, yeniden inşa nedeniyle fesih durumunda aynı yasanın 355. maddesi ile taşınmazın yeniden kiraya verilebilmesi için kiraya verene bazı sınırlamalar getirilmiş ve yükümlülükler yüklenmiştir. TBK'nun 355/2. maddesinde "...Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olduğu..." düzenlenmiştir.
Olayımızda, davalı yeniden inşaat yapılacağı gerekçesiyle davacı kiracının kiralanandan tahliyesini sağlamıştır. Davacı kiracının TBK.nun 355/2 gereğince yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır, davalı kirayaveren bu madde kapsamında davacının öncelik hakkını sona erdirmeden 3 yıl geçmedikçe başkasına kiralama yapamaz. Mahkemece kira bedeli, dosya içerisinde bulunan rapor doğrultusunda belirlenerek dava kabul edilmiş ise de rapor hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun değildir. Mahkemece yapılacak iş; kiralananın niteliklerine göre üç kişilik (inşaat-mimar, mülk bilirkişileri) bilirkişi kurulu oluşturularak bilirkişi kurulu marifetiyle taşınmazın yeni olduğu da dikkate alınarak kiralanan taşınmaz ve benzer nitelikteki emsaller tek tek görülüp incelenmeli, bilirkişilerce gerekli ölçüm ve inceleme yapılıp böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeni durumu ile yeniden kiraya verilmesi (boş olarak) halinde getirebileceği kira parası rayice uygun olarak belirlenmeli, özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2015/7205 E., 2016/102 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
TBK'nun 350./2 maddesine göre, yeniden inşa ve imar sebebiyle kira sözleşmesinin feshi mümkündür.
6. Hukuk Dairesi 2015/7205 E. , 2016/102 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kira bedelinin tespiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından kiraya veren aleyhine açılan kiralanan yerlerin tespiti, tespit edilen yerlerin davacıya teslimi ve tespit ve teslim edilen bu yerlerin rayiç aylık kira bedellerinin tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, ... Havalimanı İç Hatların kiralanacak yerlerini gösterir ve ... tarafından onaylanan projesinde; DTLD 307-321-322-327 ve 328 olarak gösterilen ve sırasıyla 28,8m2 - 12m2 - 12m2 - 15,30m2 ve 18.50m2 alanlara sahip yerlerle ilgili olarak aylık KDV dahil 15.930,00TL bedel ile keşif tarihi olan 06/11/2014 tarihi itibari ile, kira sözleşmesinin imzalanmış sayılmasına, karar kesinleştikten ve yer teslim edildikten sonra 06/11/2015 tarihine kadar aylık KDV dahil 15.930,00TL olarak kiranın uygulanmasına, 26/11/2015 tarihinden itibaren aylık kiranın ÜFE+TEFE ortalaması oranında arttırılarak ve yer teslim tarihi kiranın başlangıç tarihi kabul edilerek uygulanmasına karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacı ile dava dışı ... arasında yapılan, ... Hava Limanı İç Hatlar Terminalinde 4 adet işyerini 01.01.2012 tarihinde yenilenen sözleşme ile kiralandığını, ... ihale yoluyla ... Havalimanı Terminali İşletmesini davalı şirkete devrettiğini, ihaleden sonra kira sözleşmesi adı altında tanzim edilen sözleşmenin 6. maddesinde "Kiracı; İç Hatlar Terminalinde hizmet sunan İhale Şartnamesinin 8 nolu ekinde listesi verilen kiracıları mevcut sözleşmesi ile birlikte devralacaktır.", 13. maddesinin "Kiracı; iç hatlar terminalinde görev yapan hava yolu şirketleri, yer hizmet kuruluşları ve müstecirleri, idare ile bağıtlanmış bulunan sözleşmeleri ile birlikte devir alacaktır" düzenlemesi bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan 27.12.2012 tarihli protokol ile davalının, iç hatlar terminalinin yapımı tamamlanıp işletmeye hazır hale geldikten sonra tarafların üzerinde mutabık kalacakları, işletmecinin eski iç hatlar terminalindeki konumu ve tahsisi amacı dikkate alınarak belirlenecek alanın tahsis tarihindeki yeni şartlara göre tespit edilecek rayiç bedel üzerinden davacı kiracıya tahsis etmeyi üstlendiğini, davalının yeniden inşaat amacıyla ihtarname göndererek davacıyı tahliye ettiğini ancak davalı şirketin yiyecek-içecek ve hediyelik eşya satışına uygun ticari mahalleri öncelik hakkı bulunan davacı yerine kendi iştiraki olan ....'ne tahsis ettiğini, uygunsuz yerlerin ise davacıya teklif edildiğini, davacı kiracının bu teklifi kabul etmediğini belirterek kiralanan yerlerin tespitine, tespit edilen yerlerin davacıya teslimine ve tespit ve teslim edilen bu yerlerin rayiç aylık kira bedellerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
TBK'nun 350./2 maddesine göre, yeniden inşa ve imar sebebiyle kira sözleşmesinin feshi mümkündür. Kira ilişkisi sona ermekle birlikte, yeniden inşa nedeniyle fesih durumunda aynı yasanın 355. maddesi ile taşınmazın yeniden kiraya verilebilmesi için kiraya verene bazı sınırlamalar getirilmiş ve yükümlülükler yüklenmiştir. TBK'nun 355/2. maddesinde "...Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olduğu..." düzenlenmiştir.
Olayımızda, davalı yeniden inşaat yapılacağı gerekçesiyle davacı kiracıyı kiralanandan tahliyesini sağlamıştır. Davacı kiracının TBK.nun 355/2 gereğince yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır, davalı kiraya veren bu madde kapsamında davacının öncelik hakkını sona erdirmeden 3 yıl geçmedikçe başkasına kiralama yapamaz. Ancak bu hak davacı kiracıya dava yoluyla sözleşme yapmaya zorlama ve kira bedeli belirlenmesi hakkı vermez. Kiraya verenin bu maddeye aykırı davranışları şartları oluşmuş ise kiracı lehine tazminatı gerektirir. Bu nedenle Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalının sözleşme yapmaya zorlanması ve yeni kira bedelinin belirlenmesi şeklinde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.1.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
Kendi mülkiyetindeki bir konutta kiracısı olan Kerem’i, kızı Leyla’nın evlenip bu evde oturacak olması sebebiyle tahliye etmek isteyen malik Deniz, dava açmaya hazırlanmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun "ihtiyaç sebebiyle tahliye" hükümleri uyarınca, bu davanın açılma süresi ile ilgili aşağıdaki "süre" kuralı hangisidir?
A) Kira sözleşmesinin bitiminden itibaren 15 gün içinde.
B) Kira sözleşmesinin bitiminden itibaren 1 ay içinde.
C) İhtiyacın doğduğu tarihten itibaren 6 ay içinde.
D) Belirli süreli sözleşmelerde sürenin bitiminden 3 ay önce ihtar çekmek şartıyla her zaman.
E) Her yıl kira artış döneminden itibaren 2 ay içinde.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.