TBK Madde 39IV. İrade bozukluğunun giderilmesi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

TBK m.39, yanılma, aldatma veya korkutma ile sözleşme yapan tarafın, bu irade bozukluklarından doğan iptal hakkını bir yıllık süreye bağlayan ve süre sonunda sözleşmeyi onamış sayılmasını düzenler. Maddenin ikinci fıkrası, aldatma veya korkutma halinde onanmış sayılmanın tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağını hükme bağlar. Madde, iradesi sakatlanan taraf bakımından uygulanır; karşı tarafın iyiniyeti hükmün uygulanmasını değiştirmez.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.

Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.

H. Temsil

I. Yetkili temsil

1.Genel olarak

a. Temsilin hükmü

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 31 inci maddesini karşılamaktadır. Tasarının iki fıkradan oluşan 39 uncu maddesinde, irade bozukluğu sonucunda bir sözleşme ya pan tarafın, bu sözleşmenin onanmış sayılmasının koşullan ile aldatma sebebiyle veya korkutulma sonucunda sözleşme yapan tarafın tazminat hakkı düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 31 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan "IV. Akde icazet ile rızanın fesadı (nın) bertaraf edilmesi" şeklindeki ibare, Tasarının 39 uncu maddesinde, "IV. İrade bozukluğunun giderilmesi" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrası, iki cümleden oluştuğu hâlde, Tasarıda tek cümleye dönüştüriilmüştür. Ayrıca, "akde icazet vermiş nazariyle bakılır." şeklindeki ibare yerine, Tasarıda "sözleşmeyi onamış sayılır."; "bir akde icazet" yerine de "bir sözleşmenin onanmış sayılması" şeklindeki ibareler kullanılmıştır. Maddenin birinci fıkrasında öngörülen bir yıllık süre, hak düşürücü niteliktedir. Metninde yapılan anlaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

424 karar arasından seçildi
  1. 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1508 · K. 2025/3204 · T. 10.06.2025
    Daire kararıBozma
    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 39/2 maddesi uyarınca, aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılmasının tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağı, tahakkuk yapıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uymayan bir ödeme yapıldığı iddia edildiği taktirde, ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmese dahi ödeyenin zamanaşımı süresi içinde bu bedelin istirdadını talep edilebileceği,
  2. 11. Hukuk Dairesi · E. 2021/6394 · K. 2023/839 · T. 14.02.2023
    Daire kararıOnama
    zor kullanılarak tehditle alınan bonodan dolayı menfi tespit davası olduğu, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 39 uncu maddesi uyarınca irade bozukluğu sebebiyle sözleşmeyi imzalayan tarafın aldatmayı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını beyan etmediği takdirde sözleşmeyi kabul etmiş sayılacağı, davacının bononun 23.02.2015 tarihinde düzenlendiğini iddia ettiği, 10.03.2015 tarihinde şikayette bulunduğu,
  3. 15. Hukuk Dairesi · E. 2018/826 · K. 2018/3194 · T. 12.09.2018
    Daire kararıBozma
    Karşı davanın açıldığı 30.09.2013 tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39/1. maddesine göre “ Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.” düzenlemesi mevcuttur.Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarında,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • İrade Bozuklukları
    Borclar Hukuku · 2.1 Borcun Kaynakları - Sözleşme · 21:24
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Borçlar Hukuku Genel Hükümler

Sanat koleksiyoneri (K), bir sanat galerisinin sahibi (G)'den, ünlü ressam H'nin eseri olduğu belirtilen bir tabloyu, bu niteliğine güvenerek piyasa değerine uygun olarak 500.000 TL'ye satın almıştır. (G) de, elindeki mevcut belgelere dayanarak tablonun orijinal olduğuna inanmaktadır. Ancak (K), satın alma işleminden sekiz ay sonra yaptırdığı detaylı bir kimyasal analiz sonucunda, tablonun H'nin atölyesinde üretilmiş yüksek kaliteli bir kopya olduğunu öğrenmiş ve bu durum karşısında sözleşmeyle bağlı kalmak istememektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre bu hukuki durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Sözleşmenin temelini oluşturan bir hususta yanılma mevcut olduğundan, sözleşme yapıldığı andan itibaren kesin hükümsüzdür ve (K) ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre her zaman geri isteyebilir.
  2. B) Satıcı (G)'nin de tablonun orijinal olduğuna inanması ve bu konuda iyi niyetli olması, dürüstlük kuralı gereğince (K)'nin yanılmaya dayalı iptal hakkını kullanmasını engeller.
  3. C) (K), yanıldığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırabilir.
  4. D) Olayda sözleşmenin konusunda değil, yalnızca saikte yanılma söz konusu olduğundan, bu durum ticari doğruluk kuralları gereği esaslı bir yanılma olarak kabul edilmez ve sözleşme geçerliliğini korur.
  5. E) (K), ancak satıcı (G)'nin bu durumda kusurlu olduğunu ispat etmesi halinde sözleşmeyi iptal edebilir ve uğradığı menfi zararların tazminini talep edebilir.

Bu maddeyle ilgili 13 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl