TBK Madde 382. Koşulları
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Madde, korkutma (ikrah) irade bozukluğunda korkutmanın gerçekleşmiş sayılmasının koşullarını düzenler. Birinci fıkra, korkutulan kişinin kendisinin veya yakınlarının kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna haklı olarak inanmasını esas alır. İkinci fıkra, bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla yapılan sözleşmelerde, aşırı menfaat sağlanmış olmasını korkutmanın varlığı için aranan ölçüt olarak belirler.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır.
Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir.
Bu maddedeki kavramlar
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
147 karar arasından seçildi- 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/5798 · K. 2024/3956 · T. 28.11.2024Daire kararıOnama
takibe ve davaya konu senet üzerinde teminat olarak alındığına dair bir ibare bulunmadığını, Ceza Mahkemesince davalı hakkında nitelikli yağma suçundan hüküm kurulmamış ise de senedin düzenlenme tarihi ile olay tarihinin aynı olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 38 inci maddesi uyarınca korkutma eyleminin bu tarihte gerçekleşmiş olduğu, davalının tehdit ve yaralama eylemlerini davaya konu bonoyu almak için gerçekleştirdiği ve davacının da bu eylemler karşısında rızası hilafına bonoyu keşide ettiği,
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi · E. 2023/1058 · K. 2025/1631 · T. 27.11.2025İstinafGönderme
Bu nedenle, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2021/148 E. sayılı dosyasındaki eylemler, yalnızca davacının oğluna yönelmiş fiiller olarak değerlendirilemez.Zira Türk Borçlar Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, korkutma yalnızca doğrudan kişiye yönelik olmasıyla sınırlı değildir, kişinin içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesi bulunduğuna inanması hâlinde de iradeyi sakatlayıcı nitelik taşır.
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2023/755 · K. 2024/1103 · T. 05.12.2024İlk dereceRet
Yine 6098 sayılı Kanun'un 38/1. maddesine göre korkutmanın gerçekleşebilmesi için korkutulanın içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı görülebilmesi gerekir.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddenin ders anlatımı
- İrade BozukluklarıBorclar Hukuku · 2.1 Borcun Kaynakları - Sözleşme · 21:24
- Korkutma (İkrah)Borclar Hukuku · 2.1 Borcun Kaynakları - Sözleşme · 26:09
Bu maddeye özel soru
İş insanı (A), rakibi olan ve bölgede yasa dışı yöntemler kullandığı bilinen (B)’nin sürekli ve sistemli baskılarına maruz kalmaktadır. (B), 2018 yılında (A)’ya ait ticari değeri yüksek bir taşınmazı rayiç bedelinin çok altında bir fiyata devretmesi için üstü kapalı tehditlerde bulunmuş, (A)’nın işlerini aksatacak eylemler organize etmiş ve bu baskı ortamını devir işlemi gerçekleştikten sonra da sürdürmüştür. Ocak 2023'te (B), çıkar amaçlı bir suç örgütüne yönelik operasyon kapsamında tutuklanmış ve bu durum ulusal basında yer almıştır. (B)’nin tutuklandığını öğrenen ve artık kendisini güvende hisseden (A), Aralık 2023’te, 2018 yılında yaptığı taşınmaz devrinin iptali için dava açmıştır. Bu olayda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde (A)’nın açtığı davanın akıbeti hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Dava, sözleşmenin yapıldığı 2018 yılından itibaren işlemeye başlayan bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddedilmelidir.
- B) Baskı ve tehdidin devam ettiği ispatlansa dahi, irade fesadı nedeniyle sözleşmenin iptali için öngörülen hak düşürücü sürenin başlangıcı, her halükârda sözleşmenin yapıldığı tarihtir.
- C) Korkutmanın etkisinin ne zaman ortadan kalktığının tespiti sübjektif olup, (B)’nin tutuklanmasıyla korkunun kalktığı ve davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilerek iddiaların esastan incelenmesi gerekir.
- D) Sözleşme, (B)'nin kişiliği ve eylemleri nedeniyle kamu düzenine aykırı olduğundan, kurulduğu andan itibaren kesin hükümsüzdür ve bu durum hâkim tarafından re'sen dikkate alınmalıdır.
- E) (A)’nın yıllarca bekleyip (B) tutuklandıktan sonra dava açması, sözleşmeye zımnen icazet verdiğini gösterir; bu nedenle dava hakkını kaybetmiştir.
Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl