TBK Madde 30G. İrade bozuklukları — I. Yanılma — 1. Yanılmanın hükümleri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

TBK m.30, sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen tarafın sözleşmeyle bağlı olmayacağını düzenler. Hükmün konusu, yanılmanın genel koşulu ve bu yanılmanın sözleşmeye etkisidir. Maddenin uygulanması, açıklamada yanılma, saik yanılması ve iletmede yanılma gibi yanılma hallerinin ayrıntılı tanımını içermez; bunlar m.31 ile m.33 ve m.32 hükümlerinde ele alınır. Maddeye dayanarak iptal hakkının kullanım süresi, yanılanın tazminat yükümlülüğü ve iptalin sonuçları düzenlenmez (m.35, m.39).

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz.

2.Yanılma hâlleri

a. Açıklamada yanılma

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 23 üncü maddesini karşılamaktadır. Tasarının tek fıkradan oluşan 30 uncu maddesinde, sözleşmenin kurulduğu sırada esaslı yanıl maya düşen tarafın, o sözleşmeyle bağlı olmayacağı düzenlenmektedir. Esaslı yanılma hâllerine ilişkin Tasarının 31 inci maddesinden de anlaşılacağı gibi, esaslı yanılma, sözleşmenin geçerliliğini etkileyebilen bir irade bozukluğudur. 818 sayılı Borçlar Kanununun 23 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan "F. Rızadaki Fe sat / I. Hata / 1. Hatanın hükümleri" şeklindeki ibareler, Tasarının 30 uncu maddesinde, "G. İrade bozuklukları /1. Yanılma / 1 . Yanılmanın hükümleri" şeklinde değiştirilmiştir. Metninde yapılan anlaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

172 karar arasından seçildi
  1. 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/4118 · K. 2023/4599 · T. 04.09.2023
    Daire kararıOnama
    davacı yeterli derece Türkçe bilmemesi sebebiyle iradesinin sakatlandığını ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi uyarınca sözleşmenin yanılma sebebiyle geçersiz olduğunu iddia etmiş ise de, hangi hususlarda yanıldığına dair somut bir açıklama yapmadığı,
  2. 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/1165 · K. 2024/3688 · T. 08.05.2024
    Daire kararıOnama
    davacının USD/CHF paritesindeki alış fiyatındaki hatayı görüp bilerek bu hatalı fiyatlar üzerinden işlem gerçekleştirdiği, sistemdeki bu hatanın davalı yönünden esaslı hata niteliği taşıdığı, 6098 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine göre davalının yapılan işlemlerle bağlı olmadığı, bu nedenle yaptığı iptal işlemlerinin SPK tebliğine uygun olduğu gibi 6098 sayılı Kanun'un 30 uncu vd. maddelerine de uygunluk sağladığı, öte yandan 9.000,
  3. 22. Hukuk Dairesi · E. 2017/16512 · K. 2020/6565 · T. 11.06.2020
    Daire kararıBozma
    6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 30. maddesi gereğince Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • İrade Bozuklukları
    Borclar Hukuku · 2.1 Borcun Kaynakları - Sözleşme · 21:24
  • Yanılma
    Borclar Hukuku · 2.1 Borcun Kaynakları - Sözleşme · 22:15
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Genel

Koleksiyoner (K), bir antika dükkanından satın aldığı gümüş bir leğen-ibrik takımının üzerinde, Sultan II. Abdülhamid dönemine ait olduğunu düşündüğü bir tuğra izi görmüştür. Satıcı (S) ise ürünün dönemi hakkında kesin bir beyanda bulunmamış ancak fiyatlandırmayı nadir bir Osmanlı eseri olduğunu ima edecek şekilde yapmıştır. Satın alımdan sonra (K)’nin yaptırdığı ekspertizde, eserin tuğralı olmadığı ve erken Cumhuriyet dönemine ait usta işi bir taklit olduğu ortaya çıkmıştır. (K), eserin bu özelliğini bilseydi sözleşmeyi bu bedelle veya bu koşullarda yapmayacağını ileri sürmektedir. Bu olay ve Türk Borçlar Kanunu'nun irade bozukluklarına ilişkin hükümleri göz önüne alındığında, (K)'nin durumu hakkında aşağıdaki hukuki nitelemelerden hangisi doğrudur?

  1. A) (K)’nin düştüğü yanılma, sözleşmenin zorunlu bir unsuru olarak gördüğü ve iş hayatındaki dürüstlük kurallarınca da temel kabul edilebilecek bir niteliğe ilişkin olduğundan, esaslı bir saik yanılması teşkil eder ve sözleşme ile bağlı olmama hakkı verir.
  2. B) (K)’nin, eserin dönemine ilişkin kişisel beklentisi, sözleşmenin içeriğine açıkça dahil edilmediği sürece basit saik yanılması niteliğindedir ve TBK m. 30 uyarınca sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.
  3. C) Koleksiyoner olan (K)'nin, satın almadan önce gerekli araştırmayı yapmamış olması kusurlu bir davranış olup, TBK m. 35 uyarınca kendi kusuruna dayanarak sözleşmenin iptalini talep etme hakkını ortadan kaldırır.
  4. D) Olayda bir açıklama yanılması (beyan hatası) söz konusu olmadığından ve yanılma sadece eserin niteliklerine ilişkin olduğundan, TBK m. 31'de sınırlı olarak sayılan esaslı yanılma hallerinden hiçbiri mevcut değildir.
  5. E) Satıcı (S)'nin eseri ima yoluyla olduğundan farklı tanıtarak yüksek bedelle satması aldatma (hile) teşkil ettiğinden, (K) sözleşmeyi ancak aldatma hükümlerine dayanarak iptal edebilir, yanılma hükümlerine başvuramaz.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl