TBK Madde 354. Yanılmada kusur
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Bu madde, yanılan tarafın kendi kusuruyla yanılması hâlinde sözleşmeyi iptal etmesi sonucunda karşı tarafa ödeyeceği tazminatı düzenler. Tazminatın kapsamını (sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar), tazminat isteme hakkının sona ermesini ve hâkimin hakkaniyet gereği daha fazla tazminata hükmetme yetkisini kapsar. Maddenin uygulanması, esaslı yanılma koşulları ve iptal hakkı bakımından yanılan ile iyiniyetli karşı taraf arasındaki ilişkiye bağlıdır.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Yanılan, yanılmasında kusurlu ise, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak, diğer taraf yanılmayı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, tazminat istenemez.
Hâkim, hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda, ifadan beklenen yararı aşmamak kaydıyla, daha fazla tazminata hükmedebilir.
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 26 nci maddesini karşılamaktadır. Tasarının iki fıkradan oluşan 35 inci maddesinde, yanılmada kusurlu olan tarafın, tazminat so rumluluğu ve kapsamı düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun kenar başlığında kullanılan "4. İhmal yüzünden hata" şeklindeki ibare, Tasarıda "4. Yanılmada kusur" olarak değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 26 nci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde kullanılan "mukavelenin bu suretle feshinden mütevellit zarar" şeklindeki ibare, Tasarıda "sözleşmenin hüküm süzlüğünden doğan zarar" şeklinde değiştirilmiştir. - 4 1 - Tasarının 35 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yandan, esaslı yanılmaya dayanarak sözleş menin hükümsüz kalmasına sebep olursa, bunda kusurlu olması durumunda, kural olarak, diğer tarafın uğradığı olumsuz (menfi) zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak, diğer taraf yanılmayı bildiği veya bilmesi gerektiği takdirde, yanılandan tazminat isteyemez. Maddenin ikinci fıkrasında ise, hâkimin, hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda, yanılanı diğer tarafın sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan olumsuz zararını aşabilmekle birlikte, onun ifadan bek lenen yararını, yani olumlu zararını aşmaması kaydıyla, daha fazla tazminat ödemekle yükümlü kıla cak bir tazminat kararı da verebileceği belirtilmiştir. Nitekim, uygulamada da durum bu yöndedir. Metninde yapılan düzeltme ve anlaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Hakkaniyet
- Yanılma
- İfadan beklenen yarar
- Kendi kusuruyla yanılma
- Sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddenin ders anlatımı
- İrade BozukluklarıBorclar Hukuku · 2.1 Borcun Kaynakları - Sözleşme · 21:24
- YanılmaBorclar Hukuku · 2.1 Borcun Kaynakları - Sözleşme · 22:15
Bu maddeye özel soru
Yanılma (hata) nedeniyle sözleşmeyi iptal eden taraf, yanılmasında kendi kusuru varsa, sözleşmenin geçersizliğinden dolayı karşı tarafın uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Kanuna göre, kusurlu yanılanın ödeyeceği bu tazminatın üst sınırı nedir?
- A) Menfi zarar miktarını aşamaz.
- B) İfadan beklenen yararı (müspet zararı) aşamaz.
- C) Sözleşme bedelinin yarısını aşamaz.
- D) Karşı tarafın manevi zararını aşamaz.
- E) Hâkimin takdir edeceği miktarı aşamaz.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl