6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 473

Türk Borçlar Kanunu 473. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir. 4. Ayıp sebebiyle sorumluluk a. Ayıbın belirlenmesi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

41 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2021/6237 E., 2022/5584 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 473. maddesinin 1.
6. Hukuk Dairesi         2021/6237 E.  ,  2022/5584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde şirket yetkilisi ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, sözleşmenin davalı idarece haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak mahrum kalınan kârın, kesin teminatın irat kaydedilmesinden doğan alacağın, davacıya haksız olarak ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilmesi ihtimali nedeniyle oluşacak maddi ve manevi zarar ile sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Taraflar arasında 17.06.2015 tarihinde düzenlenen “Anadolu Otoyolunun Ankara/Gümüşova kesimi ile Ankara Çevre Otoyolunda bulunan muhtelif kilometrelerdeki betornarme köprülerin ve diğer sanat yapılarının bakımı ve onarımının yapılması işine ait sözleşme” uyuşmazlık konusu değildir. Davacı yüklenici, davalı idaredir. Davada, sözleşme süresinin dolmasına 8 ay 25 gün süre olduğu halde davalı idare tarafından 21.01.2016 tarihinde fesih kararı alındığı belirtilerek sözleşmenin haksız feshi sonucunda uğranılan maddi ve manevi zararların, kâr kaybının, idarece irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin tahsili talep edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 473. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre; yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Böyle bir fesih halinde sözleşmenin haksız feshinden söz edilemeyecektir. Somut olayda mahkemece alınan 01.12.2016 tarihli asıl ve bu rapora ek olarak alınan üç raporda bilirkişiler Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen teslim için belirlenen günü beklemeden sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda inceleme yaparak değerlendirmede bulunmamışlardır. Bu durumda mahkemece HMK’nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan, idarece işin feshedildiği tarih itibariyle dosya kapsamındaki deliller, tutanak ve belgelere göre işin kalan kısmını da gözönünde tutarak davalı yüklenicinin, fesih tarihi ile işin teslimi gereken süreye kadar tamamlayıp tamamlayamayacağı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre değerlendirme yapılarak davadaki talepler konusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 371. maddesi uyarınca temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın 373. maddesi hükümleri gözetilerek dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine, karardan bir örneğin ise İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

6. Hukuk Dairesi, 2021/494 E., 2021/1469 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Arsa sahipleri 16.8.2016 da yükleniciye verdikleri vekâletten azletmişler, iki gün sonra da 18.8.2016 tarihinde de sözleşmeyi feshettiklerini bildirmişlerdir.TBK nın 473. maddesinde “Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaş
6. Hukuk Dairesi         2021/494 E.  ,  2021/1469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi İLK. DRC. MHK. : Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 15.11.2021 gününde oy çokluğuyla karar verildi. - MUHALEFET ŞERHİ - Taraflar arasında 06.05.2015 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşmeye göre yapı ruhsatı alındıktan sonra 20 ayda inşaat tamamlanacaktır. Yüklenicinin sözleşmeden ruhsat alımı için yaptığı işlemler dosyada mevcuttur. Özellikle çap alımı için müracaat sırasında Belediyeye ait 3,92 m2 lik yerin arsaya dahil edilmesi gerektiği hususunun önceden yüklenicinin bilmesi gerektiği beklenemez. Buna rağmen bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi yüklenicinin azledilinceye kadar gecikmesi sadece 47 gündür. Arsa sahipleri 16.8.2016 da yükleniciye verdikleri vekâletten azletmişler, iki gün sonra da 18.8.2016 tarihinde de sözleşmeyi feshettiklerini bildirmişlerdir.TBK nın 473. maddesinde “Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.” Hükmü mevcuttur. Somut olayda yüklenici işe başlamış ve bilirkişi raporlarına göre yapı ruhsatı alma hususunda 47 gün geciktiği kabul edilse bile, kalan 18 ay 13 günlük sürede rahatlıkla işi tamamlayabileceğinden TBK nın 473. maddesinde “yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa” koşulu gerçekleşmediğinden arsa sahiplerinin sözleşmeden dönme koşulu gerçekleşmemiştir. Kaldı ki yapı ruhsatının alınacağı tarih sabit olmadığından arsa sahipleri bu nedenle sözleşmeden dönebilmeleri için yükleniciye ihtar göndermeleri de zorunludur (TBK.m.90). Görüldüğü gibi, arsa sahiplerinin sözleşmeyi geriye etkili feshetmelerinde yasal koşullar oluşmadığı ve haksız oldukları için yüklenicinin kar kaybını da karşılamakla yükümlüdürler. Dosya içeriği, hayatın gerçekleriyle örtüşmeyen ve bir biriyle çelişen raporlar yerine yeni bilirkişiden alınacak ve yüklenicinin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle yoksun kaldığı net karın ne olduğu hususunda alınacak rapora göre bir karar verilmesi gerekir. Anılan gerekçelerle yerel mahkeme kararını bozması gerekirken, Sayın çoğunluğun kararın onanmasına dair karara muhalifim.
15. Hukuk Dairesi, 2019/1874 E., 2020/181 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 473. maddesinin 1.
15. Hukuk Dairesi         2019/1874 E.  ,  2020/181 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi, mahrum kalınan kira bedelinin ve uğranılan zararın tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 19.03.2018 tarih, 2016/1156 Esas ve 2018/2232 Karar sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, 18.000,00 TL mahrum kalınan kira gelir bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, taraf vekillerince yasal süresi içinde temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Taraflar arasında ... 5. Noterliği’nin 18.10.2011 tarih ve 14434 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlenmiş olup, davacı arsa sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşme ile davalı şirketin müvekkiline ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, 13 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılacak binadan 6 adet dairenin müvekkiline verilmesi ve inşaat ruhsatı alım itibaren itibaren 20 ay sonra dairelerin teslim edilmesi hususlarının kararlaştırıldığını, müvekkilinin kiracısını 30.000,00 TL ödeyerek tahliye ettiğini, arsayı davalıya teslim ettiği halde davalı şirketin inşaata başlamadığını ileri sürerek, sözleşmenin iptâline, müvekkilinin mahrum kaldığı kira bedeli olan 18.000,00 TL ile kiracısına tahliye için ödediği 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde; kiracının arsadan tahliye edilememesi ve sözleşme tarihinden sonra belediye tarafından ilâve kat verilmesinin beklenmesi nedeniyle inşaata başlanamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 473. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre; yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Taraflar arasında düzenlenen ... 5. Noterliği’nin 18.10.2011 tarih ve 14434 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi’nin 5. maddesinde inşaat süresinin yapı ruhsatı alınmasından itibaren 20 ay olduğu kararlaştırılmıştır. Dosya kapsamındaki deliller ve tarafların beyanlarından inşaat yapılacak arsa üzerindeki kiracının 31.05.2012 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Yapı ruhsatının alınması için sözleşmede öngörülen bir süre bulunmamaktadır. Bu halde dava tarihi itibariyle TBK’nun 473/1. fıkrasında belirtilen erken fesih koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti için, inşaat yapılacak yerin boşaltıldığı tarihten itibaren yüklenici tarafından ne kadarlık süre içerisinde binanın yıkım ve yapı ruhsatının alınabileceği, makul süreye göre yapı ruhsatının alınabileceği tarihe 20 aylık inşaat süresi eklendiğinde tespit edilecek bu tarihten itibaren 18.12.2013 dava tarihine kadar geçen süreye göre yüklenici temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının araştırılması gerekir (Yargıtay 15. HD. 26.04.2011 T. 2010/2618 E. 2011/2549 K. ve 15.10.2018 T. 2018/1277 E. 2018/3790 K.). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 139. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre; iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise herbiri alacağını borcuyla takas edebilir. Davalı yüklenici cevap dilekçesi ve savunmalarında sözleşme konusu işin ifası zımnında yapı ruhsatı aldığını ve bununla ilgili masraflar da yaptığını ileri sürerek mahsup itirazında bulunmuştur. Davalı yüklenici davacı arsa sahibi yararına sözleşme konusu iş ile ilgili iş yapmış ya da yapı ruhsatı almış ve bunlar için kendisi masraf yapmış ise bunların bedelini davacı arsa sahibinin alacağından mahsubunu istemekte haklıdır. Mahsup itirazında bulunabilmek için cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunlu olmadığı gibi karşı dava açılarak talep edilmesi de zorunlu değildir. Mahsup talebi itiraz niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mevcut delillere göre anlaşılması halinde mahkemece de kendiliğinden gözetilir (Yargıtay 15. HD. 15.07.2010 T. 2010/3016 E. 2010/4126 K.). Bu durumda mahkemece, davalı yükleniciye takas-mahsup talebi ile ilgili yaptığı harcamalara ilişkin belgelerini ibraz etmesi için süre verilip, bunların sıhhati de gerekirse araştırıldıktan sonra konusunda uzman teknik bilirkişi marifeti ile gerekirse mahallinde inceleme yapılarak, sözleşme konusu inşaat yapılacak yerdeki kiracının 31.05.2012 tarihinde arsa üzerindeki binayı tahliye etmiş olması göz önünde tutularak bu tarihten itibaren ne kadarlık süre içerisinde davalı yüklenicinin binayı yıkıp molozları kaldıracağı ve yapı ruhsatı alabileceği, dava tarihine kadar gerçekleştirdiği imalâtı ve yaptığı işin aşamasının dosya kapsamına göre ne olduğu, makul süreye göre yapı ruhsatının alınabileceği tarihe 20 aylık inşaat süresi eklendiğinde dava tarihi itibariyle yüklenici temerrüdünün ya da 6098 sayılı TBK’nın 473. maddesi 1. fıkrasında belirtilen şekilde süreden önce dönme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve mevcut delillerle sunulacak belgelere göre davalı yüklenicinin yaptığı ve davacı yararına olan yapı ruhsatı masraflarının miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp kanıtlanırsa arsa sahibinin istemekte haklı olduğu alacak miktarından mahsup edilmek suretiyle fesih, alacak ve mahsup itirazı ile ilgili olarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı hüküm tesisi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.540,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödenenden 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 22.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
15. Hukuk Dairesi, 2018/3930 E., 2019/685 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
dürüstlük kuralına aykırı olduğu belirtilmiş ise de; keşfe bağlı olarak rapor düzenleyen, teknik bilirkişiler sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 473. maddesinin 1.
15. Hukuk Dairesi         2018/3930 E.  ,  2019/685 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi, daireleri tamamlayıp teslim etmemesi nedeniyle sözleşmenin feshi ile devredilen hisselerin adlarına tapuda tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Davacılar, arsa sahipleri davalı .... İnş. Tarım Tic. San. Ltd. Şti. de yüklenicidir. Diğer davalılar davalı yüklenici yetkilisine verilen vekâletnameye istinaden tapuda pay satın alan sözleşme dışı 3. kişilerdir. ... 9. Noterliği'nin 11.10.2013 gün ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile davalı yüklenici ... İnş. Tarım Tic. San. Ltd. Şti. davacı arsa sahiplerine ait ... ili ... ilçesi 21 K 4 pafta 14854 ada, 10 parsel sayılı taşınmazda arsa payı karşılığı inşaat yapımını üstlenmiştir. Sözleşmenin 5. maddesinde yapılacak inşaatın paylaşımı, 9. madde de yükleniciye ait bağımsız bölümlerin satışları, 11. maddede devir yasağı, 12. maddede işin teslimi hususları düzenlenmiştir. Sözleşmenin 12. maddesinde yüklenicinin inşaata hemen ruhsat alması ile başlayacağı ve ruhsat tarihinden sonra 2 yıl içerisinde teslim edeceği, yükleniciye 6 ay ek süre verileceği kararlaştırılmıştır. Yapı ruhsatının alındığı 01.12.2014 tarihine göre davanın ilk açıldığı 26.06.2015 tarihi itibari ile sözleşmenin 12. maddesinde kararlaştırılan süre uzatımıyla birlikte 2 yıl 6 aylık inşaat süresi henüz dolmamıştır. Mahkemece karar gerekçesinde 818 sayılı BK'nın 358/1. maddesine göre yüklenicinin asli edimini büyük oranda yerine getirmesi sebebiyle sözleşmenin feshinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu belirtilmiş ise de; keşfe bağlı olarak rapor düzenleyen, teknik bilirkişiler sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 473. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen teslim için belirlenen günü beklemeden sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda inceleme yaparak değerlendirmede bulunmamışlardır. Bu durumda mahkemece yapılan keşfe bağlı olarak raporu düzenleyen teknik bilirkişi kurulundan sözleşmenin 12. maddesine göre inşaatın yapı ruhsatından itibaren 2 yıl içerisinde bitirileceği, 6 aylık ek sürede verileceği de kararlaştırıldığından ruhsatın alındığı 01.12.2014 tarihinden itibaren inşaatın tamamlanıp teslimi gereken süre 01.06.2017 olup davanın açıldığı 25.06.2015 tarihi olduğu ve 6098 sayılı TBK'nın 473. maddesinin 1. fıkrasına göre yüklenicinin ise zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanında bitiremeyeceği açıkca anlaşılıyorsa iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebileceğinden, dava tarihi itibari ile delil belge tutanak ve yapılan keşifte tesbit edilen bulgulara göre işin kalan kısmını da gözönünde tutarak davalı yüklenicinin teslimi gereken süreye kadar işi tamamlayıp tamamlayamıyacağı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sözleşmeye aykırılık iddiası tartışılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, teknik konuda bilirkişiden rapor alınmaksızın yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 19.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2024/594 E., 2025/1563 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; 6098 sayılı TBK’nın 473/1. maddesine göre yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan za
6. Hukuk Dairesi         2024/594 E.  ,  2025/1563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/103 E., 2023/1211 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/67 E., 2019/272 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kar karşılığı şimdilik 1.000,00 TL, kesin teminatın gelir kaydedilmesi nedeniyle 334.779,00 TL, haksız yasaklama kararı verilmesi ihtimali nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ile sözleşme masrafları nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere 387.779,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, 25.03.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle mahrum kalınan kâr talebini 308.179,00 TL artırılarak toplam 695.958,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı iş sahibi idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1 maddesinde 4735 sayılı Yasa'ya atıf yapılarak 20.a bendinde yüklenicinin taahhüdünü ihale dökümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi ...halinde idarenin en az 10 gün süreli ihtar göndererek aynı durumun devam etmesi halinde ise sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiğini, idarenin işin süresinin bitimini bekleme zorunluluğu bulunmadığını, davacının iş programına göre verilen her iş kalemi için düzenlenen harcama birimini kullanmadığını, son durum tespit tutanağına göre işin gerçekleşme oranının %34 olması gerekirken, %0,94 olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacının iddiasının iyiniyetle bağdaşmadığını, malzeme temininin davacı tarafından yapılması gerektiğini ve teklif verilirken bu durumun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararı ile davalının fesih işleminin haksız olduğunun tespitine, haksız fesih nedeniyle davacıdan alınan 334.779,00 TL kesin teminat mektubunun davacı tarafa iadesine, davacı tarafın 309.179,01 TL kâr mahrumiyetinin 1.000,00 TL'sinin dava, bakiyesinin 25.03.2019 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının maddi ve manevi tazminata ilişkin davası subut bulmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; 6098 sayılı TBK’nın 473/1. maddesine göre yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibinin teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebileceği, böyle bir fesih halinde sözleşmenin haksız feshinden söz edilemeyeceği, somut olayda mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda bu yönde bir inceleme yapılarak değerlendirmede bulunulmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 18. İdare Mahkemesi'nin 2016/1639 Esas ve 2017/2437 Karar sayılı kararında, davacı tarafından bir yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemin iptâli için dava açıldığı, davanın reddine karar verildiği, kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği, kesinleşen bu karar ile davalının sözleşmenin feshinde haklı olduğunun belirlendiği, verilen bu kararın taraflar açısından kuvvetli delil teşkil ettiği gibi Yargıtay bozma ilamından sonra konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında da idarece işin feshedildiği tarih itibariyle işin kalan kısmı da gözönünde tutularak davacı yüklenicinin, fesih tarihi ile işin teslimi gereken süreye kadar işi tamamlayamayacağı husunun bildirildiği, alınan kök ve ek bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve oluşa uygun olup denetlenebilir olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde : a. İş bitimine fazla süre varken sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, b. Programdaki gecikmenin teknik özelliği olan sözleşme içerisinde önemli bir ağırlığı olan genişleme derzleri temini ile ilgili olduğunu, sözleşmede fiyatı çok düşük belirlenen söz konusu malzeme fiyatının gerçekte sözleşme fiyatlarının birkaç katı üzerinde olduğunu, yurt dışı ithalatının ise beklenmedik bir şekilde döviz fiyatlarının aniden değişmesi ile güçleştiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr kaybı, teminat mektup bedelinin tahsili, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kurulu raporunun uyuşmazlığı kavrayışı, açık ve denetlenebilir oluşu, rapora göre davacı yüklenicinin iş programının çok gerisinde kaldığı, kalan sürede işi tamamlama imkanının bulunmadığı, işin teslim süresinin mevsim koşulları gözetilerek belirlendiği, davacının basiretli tacir olup malzeme tedariki ve fiyat artışlarını öngörmesi gerektiği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı taraf duruşmada vekille temsil olunmadığından yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Arsa sahibi (A) ile yüklenici (Y) arasında 01.02.2022 tarihinde imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, inşaat süresinin yapı ruhsatının alındığı tarihten itibaren 24 ay olacağı kararlaştırılmıştır. Ancak sözleşmede, yapı ruhsatının alınması için belirli bir son tarih öngörülmemiştir. Sözleşmenin imzalanmasından üzerinden yaklaşık 22 ay geçmesine rağmen, 01.12.2023 tarihi itibarıyla yüklenici (Y)’nin henüz yapı ruhsatı için ilgili belediyeye başvuruda dahi bulunmadığı ve şantiyeyi kurmadığı tespit edilmiştir. Tüm tahminlere ve inşaatın niteliğine göre, kalan sürede ruhsatın alınıp inşaatın tamamlanmasının fiilen imkânsız olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde (A)’nın sahip olduğu hakka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Sözleşmede inşaat ruhsatının alınması için belirli bir süre öngörülmediğinden, (A) her durumda inşaatın bitimi için kararlaştırılan genel teslim süresinin sonunu beklemeli ve ancak bu tarihten sonra temerrüt hükümlerine başvurmalıdır.
B) (A), yüklenici (Y)’nin temerrüdünü ispat etmek için öncelikle noter aracılığıyla ihtar çekerek işe başlaması için uygun bir ek süre (mehil) vermekle yükümlüdür.
C) Yüklenici (Y)’nin işe zamanında başlamaması ve tüm tahminlere göre işi kararlaştırılan sürede bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması sebebiyle, (A) teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.
D) Bu aşamada (A)’nın tek hukuki imkânı, ileride teslimde gecikme yaşanması halinde talep etmek üzere gecikme tazminatı hakkını saklı tuttuğunu (Y)’ye bildirmektir.
E) (Y)’nin, ruhsat başvurusundaki gecikmenin arsa birleştirme veya imar planı değişikliği gibi (A)’nın sorumluluğundaki bir nedenden kaynaklandığını ispat etmesi durumunda dahi (A)’nın sözleşmeden dönme hakkı saklıdır.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol