TBK Madde 82D. Zamanaşımı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının zamanaşımı süreleri (iki yıl ve on yıl) ile zenginleşmenin bir alacak hakkı doğurması hâlinde geri verme borçlusuna tanınan daimi def'i hakkını düzenler. Hüküm, geri verme borcunun alacaklısı konumundaki hak sahibi ile zenginleşen arasındaki ilişkiye uygulanır. Sürelerin hangi andan başlayacağı ve zamanaşımının durma, kesilme ve hesaplama kuralları bu maddede düzenlenmez; bunlar genel zamanaşımı hükümlerine (TBK m.146, m.151 vd.) tabidir.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir.
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 66 ncı maddesini karşılamaktadır. Tasarının iki fıkradan oluşan 81 inci maddesinde, sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılacak da vanın tâbi olduğu zamanaşımı süresi düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 66 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan "D. Müruruzaman" şeklindeki ibare, Tasarının 81 inci maddesinde "D. Zamanaşımı" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 66 ncı maddesinin birinci cümlesinde kullanılan "mutazarnr olan taraf aleyhinde" ibaresi de, Tasarıda geri verme borcunun alacaklısını ifade etmek üzere, "diğer taraf şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 66 ncı maddesinin son cümlesinde kullanılan ".. .borç teşkilinden ibaret ise" şeklindeki ifade, Tasarının 81 inci maddesinin ikinci fıkrasında "zengin leşenin bir alacak hakkı kazanması" şekline dönüştürülmüştür. 818 sayılı Borçlar Kanununun 66 ncı maddesinde öngörülen bir yıllık kısa zamanaşımı süresi, Tasanda iki yıla çıkanlmıştır. Bununla birlikte, aynı maddede öngörülen on yıllık zamanaşımı süresi ko runmuştur. Sebepsiz zenginleşmenin kanunda düzenlenmesinin amacı, iki mal varlığı arasındaki sebepsiz değer kaymasının geri verilmesinin sağlanmasıdır. Zenginleşenin geri verme borcunun doğumu için kusurlu olması şartının aranmaması nedeniyle, meselâ doğal bir olay olan rüzgârın etkisiyle komşu tar laya sürüklenen ekinleri, bu tarla malikinin geri vermekle yükümlü olduğu göz önünde tutularak maddede, haksız fiil zamanaşımına ilişkin yirmi yıllık süreyle paralellik sağlanması uygun görülmemiştir. - 5 9 - Maddenin ikinci fıkrasında, geri verme borcunun alacaklısı durumundaki diğer tarafa "daimî def î hakkı" tanınmaktadır. Bu hükme göre, sebepsiz zenginleşmenin nedeni, diğer tarafın zenginleşene karşı bir borç tanımasında bulunması ise, diğer taraf, borç tanımasının geçersiz bir hukukî sebebe dayandığı iddiasıyla sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman, geçersiz hukukî sebebe dayanan borcu ifadan kaçınabilir. Meselâ, (B)'nin, (A)'ya sebebini belirtmeksizin, bin lira borçlu olduğunu kabul etmekle birlikte, borç tanımasının sebebini oluşturan borçlandırıcı işlemin (meselâ, konusu taşınır bir mal olan satış sözleşmesinin), (B)'nin ehliyetsizliği nedeniyle geçersiz olduğunu varsayalım. Borç tanıması hakkında sebebe bağlı olmama ilkesinin geçerli olduğu, yani temel borçlandırıcı işlemin geçersizliğinden etkilenmeyeceği kabul edilirse (A), bu borç tanımasına dayanarak bin liranın ödenmesi istemiyle (B)'ye karşı alacak davası açtığı takdirde, (B) temel borçlandırıcı işlemin, ehliyetsizlik nedeniyle geçersizliğini, bir def î olarak ileri sürüp ispat ederse, sebepsiz zenginleşme davası için öngörülen iki ve on yıllık zamanaşımı süreleri dolmuş olsa bile, (A)'ya karşı sebepsiz zenginleşme defi ileri sürerek, her zaman bin liralık borcu ifadan kaçınabilir. Öğretide tartışmalı olmakla birlikte, (B) tarafından yapılan bin liralık borç tanımasının, (A)'ya alacak hakkı kazandırmasının sebebe bağlı olduğu (yani, temel borçlandıncı işlemin geçerliliğine bağlı bulunduğu) kabul edilirse, (B)'nin sebepsiz zenginleşme defi ileri sürmesine de gerek olmaksızın, hâkimin, dosyadaki bilgi ve belgelerden, (B)'nin taşınır satış sözleşmesini yaptığı sırada ehliyetsizliği sonucuna varması durumunda, ehliyetsizlik bir itiraz niteliğinde olduğu için, bunu kendiliğinden göz önünde tutarak, davanın reddine karar vermesi gerektiği ileri sürülmektedir. İKİNCİ BÖLÜM Borç İlişkisinin Hükümleri 818 sayılı Borçlar Kanununda "İkinci Bap / Borçlann Hükmü" şeklindeki üst başlık, Tasarıda "İkinci Bölüm / Borç İlişkisinin Hükümleri" şeklinde değiştirilmiştir. BİRİNCİ AYIRIM Borçların İfası 818 sayılı Borçlar Kanununun 67 nci maddesiyle başlayan "Birinci Fasıl / Borçların ifası" şek lindeki alt başlık, Tasarıda "Birinci Ayırım / Borçların İfası" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Sebepsiz zenginleşme
- Daimi def'i hakkı
- Hak sahibinin öğrenme anı
- Zenginleşmenin alacak hakkı doğurması
- Zenginleşmenin gerçekleştiği tarih
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
240 karar arasından seçildi- 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/117 · K. 2024/4024 · T. 02.12.2024Daire kararıOnama
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava tarihi olan 03.09.2021 tarihine kadar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 82 inci maddesi uyarınca on yıllık genel zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının sebepsiz zenginleşmeye göre açmış olduğu alacak davasına konu alacağın dava tarihine kadar zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
- 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/3458 · K. 2025/12739 · T. 13.10.2025Daire kararıOnama
6098 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi gereğince ise sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı hak sahibinin geri isteme hakkının olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle zaman aşımına uğrar hükmü gözetildiğinde davanın açılmasına neden olan taşınmaz 2006 tarihli encümen kararı ile imar uygulamasına dahil edilmiş olmasına karşılık, imar uygulamasının kesinleşmesi ile sebepsiz zenginleşme olgusu meydana gelmesine karşılık,
- 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2130 · K. 2025/2778 · T. 13.05.2025Daire kararıBozma
istinafa konu bu davanın açılma tarihi 16.05.2022 olup, yukarıda yazılı kararın kesinleşme tarihinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 82. maddesi uyarınca öğrenme tarihi olduğu kabul edileceğinden, işbu davanın açıldığı tarihte 2 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle;
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Sebepsiz zenginleşmeden doğan iade istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Aşağıdaki durumların hangisinde, zenginleşen kişi zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile iade borcunu ifa etmekten kaçınabilir (defi hakkını kullanabilir)?
- A) Zenginleşme, zenginleşenin bir taşınır malı mülkiyetine geçirmesiyle oluşmuşsa
- B) Zenginleşme, zenginleşenin bir miktar parayı kullanmasıyla oluşmuşsa
- C) Zenginleşme, zenginleşenin bir "alacak hakkı kazanması" suretiyle gerçekleşmişse
- D) Zenginleşen kötü niyetliyse
- E) Zenginleşme konusu mal telef olmuşsa
Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl