HMK Madde 109Kısmi dava
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
6100 sayılı Kanun'un 109. maddesi, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebildiği hallerde alacağın yalnızca bir kısmının dava yoluyla ileri sürülebilmesini (kısmi dava) düzenler; kısmi davanın açılabilmesi, dava açılırken fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmamasının feragat sayılmaması ve sonradan ek dava açılabilmesi ile artırım imkânını kapsar. Hüküm, bölünebilir talep konularında taraflar arasındaki her türlü hukuki ilişkiden doğan alacak ve haklar bakımından uygulanır.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.
(2)(Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.)
(3)Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.
(4)(Ek:16/7/2026-7589/20 md.) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Madde gerekçesi
Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 2 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.
Maddenin birinci fıkrasında, kısmî dava kurumunun ne zaman işlerlik kazanabileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme çerçevesinde, talep konusu niteliği itibarıyla bölünebiliyor ise onun sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülmesi mümkün olacaktır. Alacağın tamamı aynı hukukî ilişkiden doğup, şimdilik sadece bir kesimi dava ediliyorsa kısmî davadan söz etmek gerekecektir. Bu dava çeşidine müracaat edebilmek için, talebin konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olması gerekir. Maddenin ikinci fıkrasında talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olması durumunda kısmî davanın açılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla kısmî dava kurumunun amaç dışı kullanılmasının önüne geçilmek istenmiş, yani sözü edilen hâlde davacının kısmî dava açmakta hukukî yararının bulunmadığı kabul edilmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında ise dava açılırken fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmamasına ilişkin bir kayda yer verilmemiş olmasının, dava dışı tutulan kesim bakımından feragat edilmesi anlamına gelmeyeceği hususu açıkça hüküm altına alınmış, bu konudaki suskunluğun ileride ek dava açma imkânını ortadan kaldırmayacağına işaret edilmiştir. Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmişse, bu durumda feragat nedeniyle alacak da zaten sona ermiş olacağından ek dava yoluyla ileri sürülmesi mümkün bir alacaktan söz edilemeyecektir.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Değişiklik geçmişi(2)
- 16.07.20264. fıkra 16.07.2026 tarihinde 7589 sayılı Kanunla eklendi
- 01.04.20152. fıkra 01.04.2015 tarihinde 6644 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Bu maddedeki kavramlar
- Hukuki yarar
- Kısmi dava
- Ek dava
- Fazlaya ilişkin hak saklı tutma
- İddianın genişletilmesi
- Talep konusunun bölünebilirliği
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
915 karar arasından seçildi- Hukuk Genel Kurulu E.2023/915 K.2024/80 T.2024-02-07Hukuk Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
Kısmi dava, 6100 sayılı Kanunu’nun 109 uncu maddesinde ise, ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
- Hukuk Genel Kurulu E.2021/485 K.2021/971 T.2021-07-07Hukuk Genel KuruluBozma
6100 sayılı Kanun'un 109/1. maddesi gereğince talep konusunun niteliği itibari ile bölünebildiği durumlarda sadece bir kısmının dava yolu ile ileri sürülmesi mümkün olup işin esasına girilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
- 22. Hukuk Dairesi · E. 2015/18306 · K. 2017/30355 · T. 21.12.2017Daire kararıBozma
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109/3. maddesine göre, 'Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.'
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
I. Somut bir hukuki ilişki olmaksızın, sadece maddi vakıalar tespit davasına konu edilemez. II. Dava açılırken fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması veya açıkça feragat edilmemesi durumunda, kısmi dava açılması, alacağın geri kalanından feragat edildiği anlamına gelmez. III. Kanunlarda aksi belirtilmedikçe, inşai davalar sonucunda verilen hükümler geçmişe etkili değil, ileriye etkilidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, dava çeşitleri ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
- A) I ve II
- B) II ve III
- C) Yalnız II
- D) Yalnız III
- E) I, II ve III