6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 117

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 117. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 117- (1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. (2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir. (3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır. ÜÇÜNCÜ KISIM Yazılı Yargılama Usulü BİRİNCİ BÖLÜM Davanın Açılması Davanın açılma zamanı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

34 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2013/13867 E., 2014/30 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
* HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 117
2. Hukuk Dairesi         2013/13867 E.  ,  2014/30 K. * YETKİ İTİRAZI HAKKINDA KARAR VERİLMEDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİ * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 116 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 117 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 164 "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Kesin yetki kuralının söz konusu olmadığı hallerde mahkemelerin yetkisine yönelik itirazlar, ilk itirazlardan olup (6100 s. HMK. d. 116/1-a) bu husus, mahkemece öncelikle ve esasa girilmeden ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır (6100 s. HMK. md. 117/3). Hakim, ön sorun hakkındaki kararını taraflara tefhim veya tebliğ eder (6100 s, HMK. md.164/3). Görüldüğü gibi yetki itirazı hakkında verilen ara kararın ilgilisine tebliğinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Davalı vekili süresi içinde verdiği dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuş, mahkemece bu itiraz ile ilgili karar verilmeden yargılamaya devam edilmiştir. Belirtilen yasal kurala uyulmadan yetki itirazı ile ilgili olumlu ya da olumsuz karar verilmeden davalının yokluğunda hüküm kurulması savunmayı ve davanın sonucunu etkileyen önemli bir usul hatası olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer bölümlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13.01.2014 (Pzt.)

Diğer kararlar (4)

5. Hukuk Dairesi, 2024/1310 E., 2024/4814 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Kanun'un “İleri sürülmesi ve incelenmesi” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir.
5. Hukuk Dairesi         2024/1310 E.  ,  2024/4814 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/518 Esas, 2023/472 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.01.2023 Tarihli ve 2023/39 Esas, 2023/56 Karar Sayılı Kararı Davanın ayıplı maldan doğan sorumluluğa dayanmakta olup, her iki tarafı gerçek kişi olduğu, bu itibarla davalının ikametinde açılması gerektiği, kesin yetki mevcut olduğundan tensiben yetkisizliğine karar verilmiş olup, dava konusu yerin Tekirdağ olduğu, davalının bulunduğu yer itibariyle davalının ikametinde bakmaya görevli ve yetkili mahkemenin Tekirdağ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.09.2023 Tarihli ve 2023/518 Esas, 2023/472 Karar Sayılı Kararı Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleri olduğu, ayıplı maldan kaynaklı satım bedelinde tenskis davalarında kesin yetki kuralı olmayıp genel yetkiye tabi davalardan olduğu anlaşılmakla somut olayda, kesin yetki durumu bulunmadığından ve davalı yetki itirazı ileri sürmediğinden, davanın ilk açıldığı Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili hale geldiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, ayıplı mal satışından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6100 sayılı Kanun'un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 3. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir. “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” 4. 6100 sayılı Kanun'un “İlk İtirazlar - Konusu” başlıklı 116 ncı maddesi şöyledir. “- (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.” 5. 6100 sayılı Kanun'un “İleri sürülmesi ve incelenmesi” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir. “(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.” C. Değerlendirme 1. Ayıplı mal satımından kaynaklanan davalarda yetki konusunda özel bir düzenleme bulunmadığına göre, yetkili mahkeme genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yetki kuralı kesin olmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 2. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. 3. Dosya kapsamından taraflar arasındaki uyuşmazlıkta kesin yetki durumu bulunmadığı ve davalı tarafça cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunulmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
5. Hukuk Dairesi, 2023/12415 E., 2024/3227 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Kanun'un “İleri sürülmesi ve incelenmesi” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir.
5. Hukuk Dairesi         2023/12415 E.  ,  2024/3227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/59 Esas, 2022/52 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.12.2021 Tarihli ve 2021/98 Esas, 2021/288 Karar Sayılı Kararı Davalı vekilinin cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunduğu ve davalı tarafın yerleşim adresinin Şeyhcui Mah Macit Ceren Sok. No: 22/1/8 ... adresi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2022 Tarihli ve 2022/59 Esas, 2022/52 Karar Sayılı Kararı Dava dilekçesinin 22.03.2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin 07.04.2021 tarihinde yasal cevap verme süresi olan 2 haftalık süre geçtikten sonra yapılmış olmakla süresinde olmayan yetki itirazı nedeniyle Giresun Mahkemeleri yetkili hale geldiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, kurum zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Kanunu’nun 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ncı maddesi şöyledir: " Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." 3. 6100 sayılı Kanun'un "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkrası şöyledir: "(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." "(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir." "(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." 4. 6100 sayılı Kanun'un “İleri sürülmesi ve incelenmesi” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir. “(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.” 5. 6100 sayılı Kanun'un “Cevap dilekçesini verme süresi” başlıklı 127 inci maddesi şöyledir. “Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.” C. Değerlendirme Somut olayda, davalı tarafa dava dilekçesinin 22.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi vermesi için gereken yasal süre geçtikten sonra 07.04.2021 tarihli dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu, bu haliyle davalının süresinde yetki itirazında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı yer olan Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2017/1448 E., 2017/2569 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
Diğer bir yandan da, borçlu tarafından icra dairesinin yetkisi ile birlikte açılan davada mahkemenin de yetkisine itiraz edilmesi halinde, mahkemece, HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir.
11. Hukuk Dairesi         2017/1448 E.  ,  2017/2569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/01/2015 tarih ve 2014/237-2015/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalı olan emtiaların 13/06/2009 tarihinde taşınmak üzere taşıyıcı davalı Şirket'e ait ve ... idaresindeki ... plakalı araca yüklendiğini, söz konusu aracın saat 11:00 sularında yolun sağında 1 metre derinliğindeki kanala sağ tekerleğinin düşmesi ile sağ yanına doğru kayalık tepeye yattığını ve emtianın hasar gördüğünü, araç sürücüsü ...'in KTK 56/1a maddesini ihlal ile kazaya sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazadan dolayı hasar dolayısı ile zarar görene 17/12/2009 tarihinde 4.890,00 TL hasar tazminatının ödendiğini, TTK 1472. maddesi gereğince halefiyet yetkisine haiz sigorta bedelini ödeyen müvekkilinin poliçe kapsamında ödemiş olduğu 4.890,00 TL'nin tahsili için ... 32. İcra Müdürlüğü'nün 2010/25094 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan takibe davalının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davacı yararına %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın yetkisiz icra müdürlüğünde takip yaptığını, davanın da yetkisiz icra dairesinde açıldığını, müvekkilinin kusuru olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı Şirket'in adresinin ... olduğu, davalı Şirket'in adresinin ... ... olduğu, davaya konu haksız fiilin de mahkemenin yargı alanı dışında bulunan ... - ... Karayolu üzerinde meydana geldiği, her üç adresin de mahkemenin yargı alanı dışında bulunduğu, bu nedenlerle mahkemenin ve ... İcra Daireleri'nin yetkisiz olduğu, davalı tarafın hem icra dosyasında hem de dava dosyasında yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. .. 1- Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Mahkemece, davalı borçlunun ödeme emrine hem esas ve hem de yetki yönünden itiraz ettiği gibi mahkemenin de yetkili olmadığını ileri sürdüğü gerekçesiyle takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ancak, itirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya ödeme emrinin tebliği ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde ödeme emrine itirazda bulunmasıdır. Bu husus bir dava şartı niteliğindedir. Diğer bir yandan da, borçlu tarafından icra dairesinin yetkisi ile birlikte açılan davada mahkemenin de yetkisine itiraz edilmesi halinde, mahkemece, HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir. İncelenen takip dosyasında, borçlu şirket vekilinin 16.1.2014 tarihli itiraz dilekçesinde, ödeme emrine "ıttıla" ettiklerinden bahisle borcun esasına ve zamanaşımına ilişkin itirazda bulunduğu, 10.9.2014 tarihli itiraz dilekçesinde ise, ödeme emrinin ikinci kez kendilerine "tebliğ edildiğinden" söz ederek, hem borcun esasına ve hem de icra dairesinin yetkisine yönelik itirazda bulunduğu gözlenmiştir. Takip dosyasında davalı borçlu şirkete üç ayrı tarihte ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı, ilk iki tebliğ işleminin gerçekleştirilemeyerek tebligatın bilatebliğ iade edildiği, en son 25.6.2014 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca çıkarılan tebligata ilişkin tebliğ evrakının ise dosyada mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı borçlu şirket vekilinin 10.9.2014 tarihli dilekçe ile takip dairesinin yetkisine vaki itirazının süresinde olup olmadığı belirlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, davadışı sigortalı ile davalı şirket arasındaki sözleşme ilişkisi ihtilafsız olmakla, yasal halefiyete dayalı olarak sigortacı tarafından girişilen icra takibi ve dava süreçleri bakımından söz konusu sözleşme hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken, davanın haksız fiilden kaynaklandığı kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmiş olması da doğru değildir. Şu halde, yukarda açıklanan hususlar gözden kaçırılmak suretiyle yetersiz ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olması yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2015/12532 E., 2016/2764 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece yapılacak iş, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 164. ve 117/3. maddesinde gösterilen şekilde inceleme yapılabilmesi için taraflara yetki konusunda delillerini gösterme olanağı tanınıp, gösterildiği takdirde toplanarak;
2. Hukuk Dairesi         2015/12532 E.  ,  2016/2764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Boşanma davalarında kesin yetki kuralı geçerli değildir. Kesin yetki kuralının söz konusu olmadığı hallerde mahkemelerin yetkisine yönelik itirazlar, ilk itirazlardan olup (6100 s. HMK m. 116/1-a) bu husus, mahkemece öncelikle ve esasa girilmeden ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır (6100 s HMK m. 117/3). Hakim, ön sorun hakkındaki kararını taraflara tefhim veya tebliğ eder (6100 s. HMK m. 164/3). Davalının yetki itirazı mahkemece hadise şeklinde incelenmeden karara bağlanmıştır. Dava tarihinde ve itirazın incelenip karara bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre hakim hadise hakkındaki tarafların göstereceği delilleri toplayıp kararını verir (HMK m. 225). Mahkemece davalının yetki itirazı ön sorun olarak incelenmeden karara bağlanmıştır. Mahkemece yapılacak iş, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 164. ve 117/3. maddesinde gösterilen şekilde inceleme yapılabilmesi için taraflara yetki konusunda delillerini gösterme olanağı tanınıp, gösterildiği takdirde toplanarak; gerçekleşecek sonucuna göre yetki itirazı hakkında bir karar vermekten ibarettir. Bu husus gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 17.02.2016 (Çrş)

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Ankara merkezli (A) İnşaat A.Ş. ile İstanbul'da mukim arsa sahibi (B) arasında, İstanbul'daki bir arsa üzerine alışveriş merkezi inşa edilmesine yönelik bir eser sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşmenin 18. maddesinde, "İşbu sözleşmenin yorumlanmasından veya uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın çözümünde münhasıran tahkim yolu geçerli olacaktır." şeklinde bir hükme yer verilmiştir. İnşaatın zamanında teslim edilmediğini ve ayıplı olduğunu iddia eden arsa sahibi (B), sözleşmedeki tahkim şartına rağmen (A) İnşaat A.Ş. aleyhine İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde bir tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinin tebliği üzerine davalı (A) İnşaat A.Ş.'nin vekili, aralarındaki geçerli tahkim anlaşmasını gerekçe göstererek mahkemenin davaya bakma yetkisinin bulunmadığını ileri sürmek istemektedir. Bu durumda, davalı vekilinin bu savunmasının hukuki niteliği, ileri sürülme zamanı ve usulü hakkında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Tahkim anlaşmasının varlığı, mahkemenin yargı yoluna ilişkin görevini ortadan kaldıran bir dava şartı olduğundan, mahkeme tarafından re'sen gözetilmeli ve davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebilmelidir.
B) Mahkeme, davalının tahkim itirazını yerinde bulursa, yargılamaya son vererek dava dosyasını sözleşmede belirtilen hakem veya hakem kuruluna göndermelidir.
C) Davalının bu savunması, niteliği gereği bir "ilk itiraz" olup, cevap süresi içinde cevap dilekçesiyle ileri sürülmediği takdirde bir daha dinlenmez ve mahkeme uyuşmazlığın esasına girer.
D) Davalı tarafından ileri sürülen bu itiraz "tahkim ilk itirazı" niteliğinde olup, bu itirazın kabulü hâlinde mahkeme, uyuşmazlığın esasına ilişkin bir karar veremeyeceğinden davayı esastan reddeder.
E) Tahkim itirazının mahkemede ileri sürülmesi, tahkim yargılamasının başlamasına engel teşkil ettiğinden, öncelikle mahkemenin itiraz hakkındaki kararının kesinleşmesi beklenmelidir.

Bu maddeyle ilgili 7 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol