6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 122

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 122. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 122- (1) Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir. Davanın geri alınması

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2023/7250 E., 2024/4827 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKonya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 122 nci, 127 nci ve 128 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2023/7250 E.  ,  2024/4827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/362 E., 2023/1328 K. KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile gerekçenin düzeltilmesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Yunak Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2020/89 E., 2021/94 K. Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiştir. Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde; kadının eviyle ve erkek ile ilgilenmediğini, temizliğine dikkat etmediğini, iki haftada bir banyoya girdiğini, hiç bir ev işini yapmadığını, vücudunda yaralar çıktığını ve yaraların kötü koktuğunu, yatağını ayırdığını, gece gündüz telefonla konuştuğunu, misafir istemediğini, misafir gelince başka odaya geçtiğini, erkeğin önceki evliliğinden olan çocukları eve istemediğini, ziynetlerini ve diğer eşyalarını toplayıp ailesinin yanına gittiğini, evi terk ettiğini belirterek davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kadın süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının, erkeğin önceki evliliğinden olan çocukların eve gelmesini istemediği, eve misafir gelmesini istemediği, evin temizliğiyle ilgilenmediği, kişisel hijyenine dikkat etmediği, makul olmayacak sıklıkta kendi ailesinin evine gittiği, tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ara karar ile kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir nafakasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde;dava dilekçesinin usule uygun tebliğ edilmemesi, davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri hakkında karar verilmemesi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıkların çelişkili beyanları nedeniyle kadına yüklenen kişisel hijyene dikkat etmeme kusurun kaldırılması gerektiği, kadına yüklenen diğer kusurların sabit olduğu, erkeğin kusurunun bulunmadığı, kadının yine tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının kusur belirlemesine yönelik istinaf talebinin kısmen kabulüne, sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin kadının oturduğu adrese tebliğ edilmediğini, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığını, kadının kusurunun bulunmadığını, erkeğin kusurlu olduğunu, yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerine ilişkin hüküm kurulmadığını belirterek cevap dilekçesinin usule uygun tebliğ edilmemesi, davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri hakkında karar verilmemesi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dilekçesinin tebliğinin usule uygun olup olmadığı, davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminatlar hakkında hüküm kurulmaması noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 122 nci, 127 nci ve 128 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ...'ya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

23. Hukuk Dairesi, 2016/3195 E., 2017/785 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
1-Mahkemece; şikayet olunan vergi dairesine şikayet dilekçesi tebliğ edilmeksizin savunmaya yönelik delilleri de toplanmamak suretiyle yargılamaya devam edilerek HMK'nın 122. maddesi amir hükmüne aykırı şekilde savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle şikayet olunan vergi dairesi aleyhine hüküm kurulması doğru olmamıştır.
23. Hukuk Dairesi         2016/3195 E.  ,  2017/785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunanlar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/1279 sayılı dosyasında ipotekli bulunan 3 adet taşınmazın 30.04.2014 tarihinde satıldığını, İcra Müdürlüğü'nün 30.04.2014 tarihli kararı ile sıra cetveli düzenlenmesine karar verildiğini ve İİK'nın 100. maddesine göre işlem başlatıldığını, müvekkilince sıra cetvelinin düzenlenmesine yönelik memur işleminin iptali için şikayette bulunulduğunu, taleplerinin yerel mahkemece reddedilmesi üzerine müvekkilince temyiz edilip dosyanın halen Yargıtay'da olduğunu, müvekkil bankanın herbir taşınmaz için ayrı ayrı 120.000,00'er TL olmak üzere toplamda 360.000,00 TL ipoteğinin bulunduğunu, söz konusu ihale bedellerinin ayrı ayrı müvekkil bankanın ipotek limitleri ile alacak miktarının altında kalması sebebiyle sıra cetveli düzenlenmesinin yasal olmayıp icra müdürünün sıra cetveli düzenlemeksizin satış bedelinin tamamını müvekkili dosyasına yatırması gerektiğini, bu sebeple sıra cetvelinde diğer alacaklılara verilmesinin kanuna uygun olmadığını ileri sürerek, ihale bedellerinin tamanının sıra cetveli düzenlenmeksizin müvekkil bankaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şikayetçi ... ... ... Şubesi'nden dava dışı borçlu ... Un Yem. San. A.Ş. tarafından 30.06.2008 tarihinde 150.000,00 TL'lik kredinin kullanıldığı, aynı tarihte ... 'in kendilerine ait 3 ayrı taşınmazı çekilen krediye teminat olarak ipotek gösterdiklerini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine icra dairesinin 2012/1279 sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 133.878,16 TL alacak için takip yapıldığını, takibin kesinleşip taşınmazların paraya çevrildiğini, hazırlanan sıra cetvelinde şikayetçi ipotekli alacaklının alacağının diğer alacaklarla garamet ettirildiğini, ipotek alacağının öncelikle ödenmesi gerektiğini, ipoteğin tesis edildiği tarihler ile tapuda haciz tarihleri dikkate alındığında ipotek tesis tarihinin önce olduğu, bu nedenle de şikayetçi alacağının öncelikle ödenmesi gerektiği ve artan bedel bulunması halinde sıra cetvelinin düzenlenebileceği gerekçesiyle, şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunanlar vekilleri temyiz etmiştir. 1-Mahkemece; şikayet olunan vergi dairesine şikayet dilekçesi tebliğ edilmeksizin savunmaya yönelik delilleri de toplanmamak suretiyle yargılamaya devam edilerek HMK'nın 122. maddesi amir hükmüne aykırı şekilde savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle şikayet olunan vergi dairesi aleyhine hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2-Bozma neden ve şekline göre; şikayet olunan vergi dairesi vekilinin diğer, şikayet olunan ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vergi dairesi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün şikayet olunan vergi dairesi yararına BOZULMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle şikayet olunan vergi dairesi vekilinin diğer, şikayet olunan ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, şikayet olunan ... A.Ş.'den peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren karar düzeltme yolu 10 gün açık olmak üzere, 13.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2013/18134 E., 2013/19965 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki düzenlemeye paralel olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 122. maddesinde de dava dilekçesinin mahkeme tarafından davalıya tebliğ edileceği ve davalının da iki hafta içinde davaya cevap verebileceğinin tebliğ zarfında gösterileceğine dair düzenleme getirilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2013/18134 E.  ,  2013/19965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... .....Limited Şirketi aleyhine 10/08/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı firma tarafından yürütülen baraj inşaatı nedeniyle kayalıkların patlayıcı madde ile patlatılması sırasında kopan parçaların evine ve ağaçlarına zarar verdiğini iddia ederek uğranılan zararın davalıdan tazminini talep etmiştir. Davalı, duruşmalara katılmamış cevapta vermemiştir. Mahkemece, dosyada mevcut bilirkişi raporu esas alınarak açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; davalı tarafa dava dilekçesi tebliğinin, şirket ünvanı ...yazılarak ve ... Caddesi No:95,.... adresinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Gerekçeli karar ise; belirtilen şekilde aynı adrese çıkartılmış, ... idaresi tarafından mercie iade edilmesi üzerine de yine davalı ismi ... olarak yazılarak, gerçek hasım olan davalı ... Proje İnşaat Taahhüt ve Ticaret Limited Şirketi’nin geçerli adresi olan .... Caddesi 44.Sk.N0:9 Merkez .... adresinde tebliğ edilmiştir. Karar aşamasından sonra hakkında açılan davadan bu şekilde haberdar olan Berk Yapı Proje İnşaat Taahhüt ve Ticaret Limited Şirketi vekili ibraz etmiş olduğu temyiz dilekçesinde, açılan davadan haberdar olmadıklarını dava dilekçesi ve diğer tebligatların ünvan benzerliği nedeniyle başka bir şirkete yapıldığını, bu şekilde savunma haklarının kıstlandığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinin davalıya tebliği savunma hakkının en temel ilkesi olup davalı da bu şekilde davadan haberdar olabilecek ve savunmalarını ileri sürebilecektir. 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki düzenlemeye paralel olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 122. maddesinde de dava dilekçesinin mahkeme tarafından davalıya tebliğ edileceği ve davalının da iki hafta içinde davaya cevap verebileceğinin tebliğ zarfında gösterileceğine dair düzenleme getirilmiştir. Davalı şirketin ticaret ünvanı, başka bir şirket ünvanına benzerliği nedeniyle sehven yanlış gösterilmekle tebligatların da yanlış adrese çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinin gerçek hasma tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra, davalının ileri süreceği savunma vasıtaları, delil ve belgeleri de dosya içerisine alındıktan sonra uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir, eksik inceleme ile ve taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, davalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir.
B) Davacı, hüküm verilinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir.
C) Davanın geri alınması durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
D) Bir davada taraf değişikliği, kural olarak ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
E) Maddi hatadan kaynaklanan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol