6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 155

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 155. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 155- (1) Tutanak, hâkim ve zabıt kâtibi tarafından derhâl imzalanır. (2) Tutanağa imza atamayacak durumda olan kimsenin parmak izi alınır, bunun hangi parmağa ait olduğu belirtilir. Ancak elinde parmak bulunmayanlar, imza yerine mühür veya özel işaret kullanabilirler. Tutanağın ispat gücü

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
20. Hukuk Dairesi, 2015/1939 E., 2015/12985 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varFethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
HMK'nın 155/2. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usûlden reddine karar verir.
20. Hukuk Dairesi         2015/1939 E.  ,  2015/12985 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/07/2010 NUMARASI : 2004/579-2010/645 DAVACI : Orman Yönetimi DAVALILAR : S.. B.. mirasçıları D.DAVALILAR : Hazine - M.. S.. ve Ark. Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Orman Yönetimi, Kesikkapı Mahallesi 93 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali orman niteliği ile Hazine adına tescili ve elatmanın önlenmesi istemleriyle dava açmıştır. Yargılama sırasında tapu malikinin mirasçılarının tespit edilemediğini, bu yönde açılan veraset davasınında tapu maliki adına nüfus kaydı bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek son mirasçı sıfatıyla Hazinenin davaya dahil edilmesini istemiştir. Mahkemece; Hazine, davaya dahil edildikten sonra çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1956 yılında genel arazi kadastrosu, 1976 yılında 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, daha sonra 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 16.08.1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. 1) Davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazları vekâlet ücreti ve elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkin olup; dava konusu taşınmaz, tapuda davalı adına kayıtlı olduğundan haksız elatmadan sözedilemeyeceğine ve 19.01.2011 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddeleri uyarınca davacı Orman Yönetimi yararına vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğine göre elatmanın önlenmesi isteğinin reddedilmesi ve davacı yönetim yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmadığından Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Dahili davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece yapılan inceleme, araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki dosya kapsamından; 1959 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Kesikkapı mahallesi 93 ada 7 parsel sayılı 9.203 m² yüzölçümündeki taşınmazın K.Sani 1330 tarih 22 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile Bayram oğlu Süleyman adına tespit edildiği, daha sonra kadastro komisyonunca; dayanak tapunun değişir sınırlı olduğu, tapu miktar fazlasının bulunduğu, miktar fazlasının 7367 sayılı Kanun kapsamına girdiğinden 9203 pay itibariyle 6000/9203 payın Bayram oğlu Süleyman, 3.203/9203 payın Fethiye Belediyesi adlarına tesbitine karar verildiği, 93 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 9.203 m² yüzölçümlü olarak tarla niteliğiyle Bayram oğlu Süleyman adına 28.02.1960 tarihinde tapuya tescil edildiği, kadastro tespit tutanağının ekinde Karaçulha Köyünden Süleyman Sopa'nın çekişmeli parsel ile dava dışı 93 ada 5 sayılı parselle ilgili kaymakamlık makamına sunduğu dilekçenin bulunduğu, anılan dilekçede 93 ada 7 sayılı parselle ilgili Süleyman Yörük adına vergide kayıtlı ancak kendisinin kullanımında bulunduğunu belirttiği vergi kaydını ve dava dışı 93 ada 5 sayılı parsele ilişkin kendi adına olan vergi kaydını sunduğu, Orman Yönetimi tarafından tapu maliki taraf gösterilerek dava açıldığı, mahkemece tapu malikinin mirasçılarının belirlenmesi için zabıta araştırması yaptırıldığı, zabıta araştırmasında isimleri belirtilen kişilerin davaya dahil edilmedikleri, taşınmaz başında yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tanık dinlenmediği, tapu malikinin mirasçılık belgesinin sunulması için davacı vekiline yetki verildiği, anılan yetki belgesine istinaden sulh hukuk mahkemesine dava açıldığı, Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/352 E. - 2007/345 K. sayılı ilâmla; tanık dinlemeden, Fethiye ilçesi nüfus kütüğünde Karaçulha köyü, Karagedik mahallesi nüfusuna kayıtlı Bayram oğlu Sü.. S..'nın nüfus kaydının bulunmadığı gerekçesiyle veraset davasının reddine karar verdiği, bunun üzerine davacının, tapu malikinin mirasçıları tespit edilmediğinden son mirasçı sıfatıyla Hazinenin davaya dahil edilmesini istediği, mahkemecede anılan istek uyarınca Hazinenin davaya dahil edildiği, Hazinenin huzuruyla yargılama yapılarak yazılı şekilde sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Tapu iptali ve tescil davaları, iptali istenen tapu kaydındaki malik/malikler, tapu malikleri ölü ise mirasçı/mirasçıları taraf gösterilerek açılmalıdır. Pasif taraf sıfatı ve kanuni temsil, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup istek olmasızın re'sen gözetilmelidir. HMK'nın 155/2. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usûlden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmüne yer verilmiştir. Bilindiği üzere mirasçı bırakmadan ölen kişilerin malvarlığı son mirasçı sıfatıyla Hazineye intikal eder. Somut olayda, tapu maliki Bayram oğlu S.. (S..)'nın hayatta olup olmadığı, mirasçısının bulunup bulunmadığı yönünde inceleme, araştırma yapılmadan Orman Yönetiminin isteği üzerine son mirasçı sıfatıyla Hazinenin davaya dahil edilmesi doğru değildir. 93 ada 7 sayılı parsel tapu kütüğünde Bayram oğlu S.. adına kayıtlı olup, tutanağa ekli komisyon kararıyla temyize konu taşınmaz Bayram oğlu S.. ve dava dışı Fethiye Belediyesi adına paylı mülkiyet üzere tespit edilmiştir. Anılan komisyon kararından sonra yeni bir komisyon kararı bulunup bulunmadığı da anlaşılamamaktadır. Çekişmeli taşınmazın tutanağına ekli olan Karaçulha köyünden Süleyman Sopa'nın kaymakamlık makamına hitaben yazdığı tarih bölümü gözükmeyen dilekçe içeriğinden dava dışı 93 ada 5 sayılı parselinde S.. S..'ya ait olduğu anlaşıldığı halde mahkemece 93 ada 5 sayılı parselin kadastro tespit tutanağı ve ekindeki tüm belgeler ile var ise revizyon tapu ve vergi kayıtları ile çekişmeli taşınmaza kadastro sırasında revizyon gören tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileriyle birlikte getirtilip incelenmemiştir. Bu sebeplerle; öncelikle çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tutanağına ekli olan tüm belge ve kadastro komisyonu kararları ile kadastro sırasında revizyon gören K.Sani 1330 tarih 22 sıra nolu tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri, yine davalıya ait olduğu anlaşılan Kesikkapı Mahallesi 93 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı ve var ise revizyon gören tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittilerinin tapu sicil müdürlüğünden, revizyon gören vergi kayıtlarının özel idare müdürlüğünden getirtilmesi, Patlangıç köyü nüfus kütüğünde Bayram oğlu S.. (S..) adına kayıt bulunup bulunmadığının var ise anılan kişiye ait vukuatlı aile nüfus kayıt tablosunun nüfus müdürlüğünden istenmesi, elverdiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler ile hayatta iseler kadastro tespit bilirkişileri, 06.04.2006 tarihli zabıta araştırmasında isimleri belirlenen kişiler huzuruyla keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın öncesinde ve halen kime ait olduğunun, kim, kimler tarafından kullanıldığının, Bayram oğlu S.. (S..)'nın ve mirasçılarının kim/kimler olduğunun belirlenmesi, tespit edilen mirasçılara dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye usulünce tebliğ edilip , delil ve belgeleri istenmeli, tüm inceleme ve araştırmaya rağmen tapu malikinin hayatta olup olmadığının, mirasçılarının bulunup bulunmadığının tespit edilememesi halinde tapu maliki Bayram oğlu S..'a 4721 sayılı TMK'nın 427. maddesi ve 3561 sayılı Kanun uyarınca kayyım tayin edilmek üzere davacı Orman Yönetimine uygun önel verilmesi, kayyım tayin edilmesi halinde yargılamanın kayyım huzuruyla yapılıp sonuçlandırılması gerekirken davanın görülebilirlik koşulu sağlanmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentde açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2) Yukarıda 2. bentde açıklanan nedenlerle dahili davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 22.12.2015 günü oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

21. Hukuk Dairesi, 2013/20803 E., 2014/3010 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBakırköy 1. İş Mahkemesi
tam metni aç
1-6100 sayılı HMK'nın tutanak ve tutanağın imzalanması ve imza atamayanların durumunu düzenleyen 154. ve 155. maddeleri şöyledir: Madde 154- (1) Hâkim, tahkikat ve yargılama işlemlerinin icrasıyla, iki tarafın ve diğer ilgililerin sözlü açıklamalarını, gerekirse özet olarak zabıt kâtibi aracılığıyla tutanağa kaydettirir.
21. Hukuk Dairesi         2013/20803 E.  ,  2014/3010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 28/06/2011 NUMARASI : 2003/1446-2011/511 Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat ile işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, sübut bulmayan davanın reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. KARAR Dava, iş kazasına ve meslek hastalığına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı vekilinin 01.02.2010 günlü celsede davanın meslek hastalığına dayalı olarak açıldığını, maluliyete ilişkin iddia ve taleplerinin bulunmadığını belirtmiş olduğu, meslek hastalığı nedeniyle de maluliyetin oluşmadığı gerekçeleriyle "davacının davasının sübut bulmadığı anlaşılmakla reddine" karar verilmiştir. 1-6100 sayılı HMK'nın tutanak ve tutanağın imzalanması ve imza atamayanların durumunu düzenleyen 154. ve 155. maddeleri şöyledir: Madde 154- (1) Hâkim, tahkikat ve yargılama işlemlerinin icrasıyla, iki tarafın ve diğer ilgililerin sözlü açıklamalarını, gerekirse özet olarak zabıt kâtibi aracılığıyla tutanağa kaydettirir. (2) Taraflar veya diğer ilgililer sözlü açıklamalarını hâkimin izniyle doğrudan da tutanağa yazdırabilir. (3) Aşağıdaki hususlar mutlak olarak tutanağa yazılır: a) Mahkemenin adı, duruşmanın açıldığı yer, gün ve saat. b) Hâkim, zabıt kâtibi, hazır bulunan taraflar ve varsa vekilleri, kanuni temsilcileri, fer’î müdahil ve tercümanın ad ve soyadları. c) Yargılamanın aleni ya da gizli yapıldığı. ç) Beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabule ilişkin beyanlar ve sulh müzakereleri ile sonucu. d) Beyanda bulunana okunmak kaydıyla taraf, tanık, bilirkişi veya uzman kişi beyanı. e) Duruşma dışında yapılan işlemlerin özeti. f) Tarafların sundukları belgelerin neler olduğu. g) Tarafların soruşturmaya ilişkin istekleri ile diğer kanunların tutanağa yazılmasını emrettiği konular. ğ) Ara kararları ve hükmün sonucu. h) Karar veya hükmün açıklanma biçimi. (4) Tutanakta sözü edilen veya dosyaya konduğu belirtilen belgeler de tutanağın eki sayılır. (5) Tahkikat ve yargılama sırasında yapılan işlemler teknik araçlarla kayda alınırsa, bu durum bir tutanakla tespit olunur. Madde 155- (1) Tutanak, hâkim ve zabıt kâtibi tarafından derhâl imzalanır. (2) Tutanağa imza atamayacak durumda olan kimsenin parmak izi alınır, bunun hangi parmağa ait olduğu belirtilir. Ancak elinde parmak bulunmayanlar, imza yerine mühür veya özel işaret kullanabilirler. Bu düzenlemeler çerçevesinde; Davacı taraf dava dilekçesi ile işkazasına ve meslek hastalığına dayalı olarak tazminat taleplerinde bulunmuştur. Her ne kadar Mahkemece iş kazasına dayalı tazminat taleplerinin olmadığı gerekçesiyle iş kazası nedeniyle istenen tazminatlar reddedilmiş ise de davacının talebini daraltması, vazgeçmesi vb. hallerde tatunağa beyanı yazıldıktan sonra ayrıca imzasının da alınacağı belirtilmiş olup bu düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu anlaşılmakla; somut olayda davacı vekilinin 01.02.2010 tarihli oturuma ilişkin tutanakta imzasının olmaması nedeniyle belirtilen tutanaktaki beyanla bağlı tutulması mümkün değildir. Hal böyleyken iş kazasına ilişkin talepler hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 2- Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 30.04.2002 tarihinde tespit edilen meslek hastalığının maluliyet bırakmasa da Kurum tarafından 30.04.2002-26.05.2002 arasında 129,67 TL, 31.05.2002-23.06.2002 tarihleri arasında 126,58 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 47. maddesine ve 26.06.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre, manevi tazminata hükmedilmesi için 1-Eylem, 2-Zarar, 3-Zarar ile eylem arasında illiyet bağı, 4-Eylemin hukuka aykırı olması, 5- İşçinin cismani zarara uğraması koşuldur. Somut olayda, davacının zararlandırıcı olay sonucunda vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu açıktır. Zarara uğrayan kişinin, sağlam insana göre sürekli iş göremez duruma gelmese dahi üzüntü ve elem duyacağı, ruh bütünlüğünün bozulacağı hususlarınında cismani zarar kavramına dahil bulunduğu söz götürmez. Hal böyle olunca ve özellikle yukarıda anılan koşulların oluştuğu da dikkate alınarak, uygun bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

I. Hakim II. Zabıt katibi III. Davacı vekili 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, duruşma tutanağını her celsede imzalaması zorunlu olan kişiler yukarıdakilerden hangileridir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) II ve III

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol